SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çi̇n

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çi̇n haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çi̇n haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Taha Kılınç ASBÜ’de anlattı: “Uygur amcalar cami bahçesinde sıraya dizilip Çin’e bağlılık yemini ettirildi” Haber

Taha Kılınç ASBÜ’de anlattı: “Uygur amcalar cami bahçesinde sıraya dizilip Çin’e bağlılık yemini ettirildi”

Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı ve asimilasyon politikalarını yerinde inceleyerek gözlemlediklerini kaleme alan Gazeteci-Yazar Taha Kılınç, 6 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen konferansta okurlarıyla bir araya geldi. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından tertip edilen programda Kılınç, kaleme aldığı “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi” eserini ve Doğu Türkistan’daki izlenimlerini katılımcılara aktardı. Sümerbank Konferans Salonu’nda saat 15.00’te başlayan etkinlikte İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt açılış konuşması yaptı. KURT: DOĞU TÜRKİSTAN SİYASİ BİR MESELE YA DA HABER MALZEMESİ OLACAK NESNE DEĞİLDİR" Prof. Dr. Kurt, Doğu Türkistan meselesinin gündeme alınacak siyasi bir mesele, haber malzemesi olacak bir nesne veya istatiksel bir veri değil; vicdan, ahlâk, hafıza ve adalet meselesi olduğunu vurguladı. Rusya’nın Kırım’ı işgal ettiğine şimdi de Ukrayna’yı işgal girişiminde bulunduğuna işaret eden Kurt, İsrail’in Filistin’i hedef belirlediğini ve Avrupa’nın soykırıma sessiz kaldığını ifadelerine ekledi. Kurt, “Şu anda hiçbir ülke güvenli değil. Haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak gerekiyor. Adalet ancak güçlüyseniz geçerli bir akçe haline gelir. Uluslararası hukuk diye bir mefhum artık gündemden tamamen çıkmış durumda. Yapılması gereken şey, bunları daima hatırlamak ve hatırlatmaktır. İlgimizin oraya yönelmesi vicdani temasımızın hiçbir zaman kesilmemesi gereken coğrafyalardır.” şeklinde konuştu. Dekan Kurt, Doğu Türkistan’a gidilerek zulmün yerinde incelenmesinin ve bu izlenimlerin birinci ağızdan dinlenmesinin kıymetli olduğunun da altını çizdi. "İSLAM COĞRAFYASINDA ANLAMANIN VE ANLATMANIN EN ZOR OLDUĞU YER: DOĞU TÜRKİSTAN" Ardından Gazeteci-Yazar Taha Kılınç, seyahat esnasında kaydettiği fotoğraflarla birlikte kadim Türk yurdu Doğu Türkistan’da neler gördüğünü katılımcılara aktardı. Suriye, Balkanlar ve Filistin’e ziyaretler gerçekleştirdiğini belirterek sözlerine başlayan Kılınç, “Son ziyaretimden sonra İslam coğrafyasında Doğu Türkistan’ı anlamanın ve anlatmanın en zor yer olduğunu söyleyebilirim.” yorumunda bulundu. Rastgele uçağa binerek Doğu Türkistan’a gitmenin kolay olmadığını, medyada bölgeye yönelik ciddi bir dezenformasyon inşa edildiğini ve Türkiye’de Uygur Türklerinin yeterince gündeme getirilmediğini vurgulayan Kılınç, haziran ayında Doğu Türkistan’a yaptığı ziyareti tüm detaylarıyla ele aldı. Kılınç, toplamda 15 şehri bilinçli bir şekilde gezdiğini, gittiği her yere soru işaretlerini de götürdüğünü dile getirdi. Yaptığı seyahatler arasında en zor olanının bu olduğunu, devamlı Çin polisinin sorgusuna maruz kaldığını ifade eden Kılınç, “Bu şekilde fiziksel baskıya hiçbir yerde rastlamadım.” dedi. KARDEŞ AİLE PROJESİNE DEĞİNDİ Her yerin kameralarla kaplı olduğunu söyleyen Kılınç, “Bütün bu kameralar görüntünüzün yanı sıra sesinizi de kaydediyor. Sadece bunu düşünmeye çalışmak bile oradaki kuşatmanın boyutunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Kılınç, “Kardeş Aile Projesi” kapsamında Uygurların evlerine giren Çinliler tarafından daha yakından takibe alındığını anımsattı. Kılınç, son 10 yılda bir milyondan fazla Uygur Türkünün evine Çinlinin yerleştirildiğini kaydetti. 10 BİNİN ÜZERİNDE CAMİ YIKILMIŞ! Çin’in ibadethanelere girişi yasaklayarak Uygurların İslam kimliğini elinden almaya çalıştığının da altını çizen yazar, camilerdeki eksikliği sıraladı. Kılınç, kimi camilerin kapalı olduğunu kimi camilerin müze veya alkollü mekân haline getirildiğini kimi camilerin ise Çinlilerin düzmeceleriyle halka açık olduğunu belirtti. Kılınç, camilerin yıkıldığını da sözlerine ekleyerek 10 binin üzerinde ibadethanenin yok edildiğini resmî veriler, uydu görüntüleri ve şahitlerle tescil ettiklerini vurguladı. Ayrıca Kılınç, Çin’in sözde “aşırıcılık” iddiası nedeniyle uyguladığı baskı politikası sonucunda Doğu Türkistan’da tesettürlü kadın görmediklerini, sakallı yalnızca 3 amca ile karşılaşabildiklerini söyledi. Kılınç, “Amcalardan biri kuruyemiş satıyordu biri davulcuydu diğeri ise turistler için her gün Uygur dansı etmeye çıkan figüran bir amcaydı” bilgisini verdi. BAYRAM NAMAZI EN SON 2016'DA KILINMIŞ Kılınç, Kaşgar’da bayram namazının ise en son 2016 yılında kılındığını sözlerine ekledi. Öte yandan Hoten’de sansasyonel bir olayla karşılaştıklarını vurgulayan Kılınç, Çin bayrağının olduğu camiye sayımı yapılarak içeri alınan yaşça büyük amcaların sıraya dizildiğini ve Çin Komünist Partisine (ÇKP) bağlılık yemini ettirildiğini dile getirdi. MEZARLIĞIN ÜZERİNE "MUTLULUK PARKI" İNŞA EDİLDİ Mezarlıkların Çinliler tarafından Uygurların varlığını reddetme amacıyla kasıtlı olarak yok edildiğini ifade eden Kılınç, mezarlıklardan birinin üzerine “Mutluluk Parkı” inşa edildiğini de gözler önüne serdi. Kılınç, Doğu Türkistan’daki zulmün duyurulması ve hatta sona ermesi için herkesin kendisine “Ne yapmalıyım?” sorusunu devamlı olarak sorması ve Uygurlarla temasın sağlanması gerektiği konusunda öneride bulundu. Konferans, Kılınç’ın katılımcıların sorularını cevaplandırmasıyla sona erdi. Programın sonunda İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt, Gazeteci-Yazar Taha Kılınç’a hediye takdimi etti. Konferansın akabinde Kılınç, “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi” adlı kitabını katılımcılara imzaladı.

Norveç, Rusya'yı uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlayan Milli Güvenlik Stratejisi'ni onayladı! Haber

Norveç, Rusya'yı uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlayan Milli Güvenlik Stratejisi'ni onayladı!

Norveç hükûmeti, tarihinde ilk kez bir Milli Güvenlik Stratejisi onayladı. Belgede Rusya; sadece caydırıcılık, savunma ve sıkı kontrol yoluyla ele alınması gereken sürekli ve uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlandı. Haber, Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından 20 Mayıs 2025 tarihinde duyuruldu. RUSYA UZUN VADELİ BİR TEHDİT! Hükûmete göre Ukrayna ve Rusya arasında devam eden savaş, ülkenin savunma politikasının yeniden gözden geçirilmesinde kilit bir faktör oldu. Aynı zamanda Kıyiv'in desteklenmesi Avrupa güvenliğine bir katkı olarak görülüyor. Öte yandan stratejide, süregelen savaşın sonucunun sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa'nın güvenlik mimarisi için de geniş kapsamlı sonuçları olacağı belirtiliyor. RUSYA'YA YÖNELİK POLİTİKA OLDUKÇA NET Aynı zamanda Norveç, ilk kez resmi olarak Rusya'ya yönelik politikasını “çevreleme ve kontrol” terimleriyle tanımlıyor ve “diyalog” ya da “ilişkilerin yeniden başlatılması” yanılsamasını açıkça reddediyor. Strateji, Oslo'nun Avrupa savunma politikasının şekillendirilmesinde ve Kuzey Avrupa'da güvenliğin güçlendirilmesine yönelik girişimlerde daha aktif rol alma niyetini de ortaya koyuyor. SAVUNMA, EKONOMİ VE TEHDİTLERE KARŞI DİRENÇ ÖNCELİKLİ Belge şu üç stratejiye öncelik tanındı: 1-Savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi: Avrupa'da artan savaş riskine karşılık olarak Norveç silahlı kuvvetlerini hızla güçlendirmeyi, NATO içindeki işbirliğini genişletmeyi ve özellikle Kuzey Kutbu'nda olası bir çatışmaya hazırlanmayı planlıyor. 2-Toplumun hibrid tehditlere karşı direncinin güçlendirilmesi: Öncelikler arasında kritik altyapının korunması, dezenformasyon, terörizm ve radikalleşmeyle mücadele ve acil durumlar konusunda kamu bilincinin artırılması yer almaktadır. Özellikle 8 Eylül 2025'te yapılacak parlamento seçimleri öncesinde demokratik süreçlerin korunmasına özel önem verilmektedir. 3-Ekonomik güvenlik: Oslo, başta Çin olmak üzere dost olmayan devletlere bağımlılığı azaltarak açık ama korunaklı bir ekonomi sürdürmeyi amaçlamaktadır. Öncelikler arasında yatırımların kontrol edilmesi, kritik teknolojilerin geliştirilmesi, stratejik endüstrilerin desteklenmesi ve güvenlik riskleri göz önünde bulundurularak Avrupa'ya istikrarlı enerji tedarikinin sağlanması yer alıyor. ÇİN, KÜRESEL İSTİKRARI BALTALIYOR Öte yandan, belgede Çin'den "uluslararası düzene karşı sistemik bir meydan okuma" olarak bahsediliyor. Çin'in ekonomik büyümesinin ve Rusya'ya verdiği desteğin küresel istikrarı baltaladığı vurgulandı. Söz konusu strateji, kritik sektörlerde Çin teknolojisine, sermayesine ve uzmanlığına olan bağımlılığın kademeli olarak azaltılmasını öngörüyor.

ABD, İran'dan petrol satın alan Çin rafinerisine yaptırım uyguladı Haber

ABD, İran'dan petrol satın alan Çin rafinerisine yaptırım uyguladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı, 1 milyar dolardan fazla değerinde İran petrolü satın aldığı iddia edilen bir Çin rafinerisine 16 Nisan 2025 tarihinde yaptırım uyguladı. Açıklamada, bu gelirin hem Tahran hükûmetini hem de İran'ın militan gruplara verdiği desteği finanse etmeye yardımcı olduğu belirtildi. İRAN'IN GÖLGE FİLOSUNA YAPTIRIM UYGULANDI Trump yönetimi, yaptırım uygulanan rafinerinin İran'dan 1 milyar dolardan fazla değerde düzinelerce ham petrol sevkiyatı aldığını kaydetti. ABD'li yetkililer, petrolün bir kısmının, İran'ın paramiliter silahlı grubu Devrim Muhafızları için paravan bir şirketten geldiğini gözler önüne serdi.  Ayrıca ABD, İran'ın “gölge filosunun" bir parçası olarak; petrolün Çin'e sevkiyatını kolaylaştıran bazı şirket ve gemilere de yaptırım uyguladı.  YAPTIRIMLAR EKSİKSİZ OLARAK UYGULANACAK Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Trump yönetiminin İran'a yönelik maksimum baskı kampanyası kapsamında tüm yaptırımlar eksiksiz olarak uygulanacaktır. İran, istikrarı bozucu faaliyetleri finanse etmek için petrol geliri elde etmeye çalıştığı sürece, ABD, hem İran'ı hem de yaptırımların delinmesindeki tüm ortaklarını sorumlu tutacaktır." ifadelerine yer verildi. ABD HAZİNE BAKANI AÇIKLAMA YAPTI ABD'li Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı basın açıklamasında, “İran petrolü satın almayı ya da İran'ın petrol ticaretini kolaylaştırmayı tercih eden herhangi bir rafineri, şirket ya da komisyoncu kendisini ciddi bir risk altına sokmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, rejimin terörist vekillerini ve ortaklarını desteklemek için kullandığı İran'ın petrol tedarik zincirine destek sağlayan tüm aktörleri sekteye uğratmaya kararlıdır.” şeklinde konuştu.

Ukrayna'nın esir aldığı Çinli askerler konuştu: Reklamlar, Rus ordusuna katılmayı teşvik ediyor! Haber

Ukrayna'nın esir aldığı Çinli askerler konuştu: Reklamlar, Rus ordusuna katılmayı teşvik ediyor!

Ukraynalı askerler tarafından Donetsk bölgesinde esir alınan Çinli paralı askerler, 14 Nisan 2025 tarihinde düzenlenen bir basın toplantısında konuştu. Asker Zhang Zhenbao ve Wang Guangjun, Çin hükûmeti tarafından savaşa gönderilmediklerini iddia ederek, Rus saflarında yaşadıkları zorlukları anlattı. "UKRAYNALI ASKERLER BİZİ KORUDU" Wang Guangjun, Ukraynalı bir asker tarafından esir alındıktan hemen sonra Rus "kimyasal silahlarının" hedefi olduğunu belirtti. Esir, "Gücümü kaybediyordum ve baygınlık geçiriyordum... Sonra birinin yakamdan tutup beni temiz havaya çıkardığını hissettim" şeklinde konuştu. Wang, Ukrayna birlikleri tarafından yakalandıktan sonra kendisini bir Rus saldırısı sırasında sığınakta, bir Ukraynalı askerle birlikte bulduğunu aktardı. Guangjun, gaz saldırısı olarak tanımladığı olayda, hayatta kalmasına Ukraynalı askerin yardım ettiğini ifade etti. "(Ukraynalı) askerler bizi korudu ve tüm bu süre boyunca bize iyi davrandılar" dedi. SOSYAL AĞLARDAKİ REKLAMLAR, RUS ORDUSUNA KATILMAYI TEŞVİK EDİYOR! Askerler, gerçekleşen toplantı esnasında daha önce Çin'in devlet yetkilileriyle hiçbir ilgileri olmadığını ve orduda görev yapmadıklarını aktardı. Toplantıda yapılan açıklamalarda dikkat çeken nokta ise bu iki kişinin Rus ordusuna nasıl katıldığı oldu. Esirler, sosyal ağlarda bir reklam gördüklerini ve Rus Silahlı Kuvvetlerine bir sözleşme imzalayarak girdiklerini ifade etti. Asker Guangjun, "Kuaishou veya TikTok gibi bazı Çin platformlarında bu tür reklam materyallerini tanıtan bazı blog yazarları var." şeklinde konuştu. Rus ordusunun kendisine yakalanma durumunda nasıl davranması gerektiği konusunda talimat verip vermediği sorulan Zhenbao ise böyle bir şey olmadığını, ancak tüm yabancı vatandaşlara "esaret altında çok acımasız bir şekilde ölebileceklerinin" söylendiğini belirtti. Esirler, gerçekleşen toplantıda ilk muharebe görevlerindeyken yakalandıklarını ve Ukraynalı askerleri öldürmediklerini iddia ettiler. Mahkumlar, Uluslararası Kızılhaç veya diğer insani yardım kuruluşlarının temsilcileri tarafından henüz ziyaret edilmediklerini aktardı. UKRAYNA, ESİRLERE ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN MUAMELE GÖSTERİYOR Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) sözcüsü Artem Dehtyarenko, yakalanan askerlere düzgün bir muamele gösterildiğini belirtti. Sözcü, "Acil yardım sağlandıktan sonra her iki yabancı da gerekli soruşturma ve prosedürel işlemler için Ukrayna Güvenlik Servisine teslim edildi. Kıyiv'e nakledildiler. Burada, Savaş Esirlerinin Tutuklanması ve Muamelesine ilişkin Cenevre Sözleşmesi'nin tüm gerekliliklerini karşılayan uygun koşullarda tutuluyorlar. Ayrıca bu basın toplantısının mahkumların kendi rızalarıyla düzenlendiğini de vurgulamak isterim. Bu uluslararası hukuka uygundur." dedi. YAKALANAN ASKERLER ORDUYA KATILMA SÜREÇLERİNİ ANLATTI Wang, Çin'de TikTok'ta gezinirken Rus ordusuna katılmak için bir ilan gördüğünü ve geçen yaz işini kaybettikten sonra bu teklifle ilgilendiğini, özellikle de Çin'de askerlik hizmetinin "prestijli" olarak görüldüğünü belirtti. Wang'ın irtibata geçtiği bir acemi asker ona Çinli bir aceminin Rus ordusunda ayda 200 bin ila 250 bin Rus rublesi kazanabileceğini söyledi. Guangjun, işe alan kişinin ayrıca Rusya'ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü verdiğini aktardı. Ancak bunun gerçekleşmediğini söyleyen Wang, daha sonra Rusların banka kartını ve telefonunu elinden aldığını belirtti. Yakalanan diğer asker Zhenbao ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya'ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını belirtti. Zhang, "Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim." ifadelerini kullandı. İki askerden hiçbiri Çin'in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükûmetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti. Savaş alanına ulaşmadan önce güzergâhlarının Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna'nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk'ten geçtiğini aktardılar. Ayrıca Wang, kendisinin Kazan'daki kampa Türkistan, Gana ve Irak'tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte yerleştirildiğini belirtti. ESİRLER ÇİN'E GERİ DÖNMEK İSTİYOR Esirler takasa hazır olduklarını ve Çin'e dönmek istediklerini belirtti. Ülkelerinde karşılaşabilecekleri olası cezanın farkında olduklarını ve buna hazır olduklarını kaydettiler. Esir Zhenbao, "Çin'de yasalara göre, nerede düşmanlıklara katılırsanız, orada cezalandırılırsınız" şeklinde konuştu. Guangjun ise "Cezalandırılabileceğimi anlıyorum ve buna hazırım. Çünkü savaşa katılmanın ceza gerektirebileceği açık. Ancak yine de ailemin yanına, evime dönmek istiyorum." cümlelerini sarf etti. Guangjun, "Gerçek savaş filmlerde ve televizyonda gördüğümüzden tamamen farklı. Tek bir şeyden pişmanım, ailemden özür dilemek istiyorum. Ve tek dileğim (Çin'e) geri dönmek ve bunu yapmama yardımcı olacak tüm talimatları takip etmek." şeklinde konuştu. Esirler, Çin hükûmeti kendilerini bilgilendirmediği için olası cezalarını bilmiyor.

Çin'de robot polisler devriye atmaya başladı! Haber

Çin'de robot polisler devriye atmaya başladı!

Teknolojik alanda kullanıcıların verilerini ele geçiren Çin, Shenzhen bölgesinde robot polisleri devreye soktu. Shenzhen Engine AI Robotik Teknoloji Şirketi tarafından geliştirilen robot polislerin idari yönetimi geliştirmek ve kamu hizmetlerini iyileştirmek için kullanıldığı iddia ediliyor.  17 Şubat 2025 tarihinde Çin televizyon kanalları tarafından yayınlanan videolarda; polis üniforması giydirilmiş, 1,38 metre boyundaki bir robotun polislere devriye gezilerine yardım ettiği ve sokakları denetlediği kaydedildi. Çin'in hayata geçirdiği bu uygulama, insanların hayatını daha yakından izleme potansiyeli taşıyor. Özellikle Uygur Türklerinin Çin'de yaşadığı ve maruz kaldığı baskı politikaları göz önünde bulundurulduğunda, bu uygulamanın ne tür etkileri olacağını tahmin etmek oldukça zor. Teknolojiyi halk üzerindeki baskıyı artırmak için kullanan Çin, son zamanlarda gündeme gelen yapay zeka uygulaması DeepSeek ile de dikkatleri üzerine çekmişti.  DEEPSEEK KULLANICI VERİLERİNİ ÇALIYOR Kişisel verileri koruma alanında güvenlik endişesi yaratan Çin menşeili yapay zeka uygulaması DeepSeek, birçok ülkeyi rahatsız ediyor. 20 Ocak 2025'te Donald Trump'ın ABD başkanlığına oturmasıyla ChatGPT'ye rakip olarak piyasadaki yerini alan DeepSeek, güvenlik endişesi yaratması sebebiyle birçok ülkede yasaklanmış durumda.  DEEPSEEK, BYTDANCE İLE İLETİŞİME GEÇİYOR Güney Kore Kişisel Bilgileri Koruma Komisyonu (PIPC) ise vatandaşların verilerinin çalındığını duyurdu. Güney Kore merkezli basın servisi Yonhap'ın gündeme taşıdığı habere göre DeepSeek'in kullanıcılara ait verileri üçüncü şahıslara naklettiği belirtildi. PIPC, kısa süreliğine yasaklanan DeepSeek üzerinde inceleme yapıldığını vurguladığı açıklamasında, "DeepSeek'in ByteDance ile iletişime geçtiğini doğruladık." bilgisini verdi. Ancak PIPC, hangi verilerin ne ölçüde aktarıldığını henüz tespit edemeklerini kaydetti. Güney Kore Dışişleri, Ticaret ve Çevre Bakanlıkları güvenlik endişeleri nedeniyle DeepSeek'in kurum içi cihazlarda kullanımını yasaklamıştı.

Çin'in ABD'deki gizli yapılanmasındaki casuslar hakkında hüküm verildi Haber

Çin'in ABD'deki gizli yapılanmasındaki casuslar hakkında hüküm verildi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ekipleri, 18 Mayıs 2023 tarihinde New York’un Manhattan bölgesinde, Çin hükûmeti adına gizli bir polis karakolu faaliyeti yürüten yapıyı tespit etmişti. Olayla ilgili olarak yargılanan 61 yaşındaki Çen Cinping suçunu kabul etti. Çen, Brooklyn Federal Mahkemesinde verdiği ifadede, Çin’in yurt dışında yürüttüğü gizli operasyonu itiraf etti. Mahkemede Çin Halk Cumhuriyeti’nin, ABD'de illegal faaliyetlerde bulunarak egemenliğini ihlal ettiği vurgulandı. ÇİN'İN YASA DIŞI OPERASYONLARI MANHATTAN’DA ORTAYA ÇIKTI Çen, Manhattan bölgesindeki Çin Mahallesi civarında Çin adına faaliyet gösteren bir polis karakolu işletmekten suçlu bulundu. Mahkemenin Çen hakkında 5 yıl hapis cezası vereceğini bildiriyor. Bu karakolun, Çinli vatandaşlara ehliyet yenileme gibi basit hizmetler sunmasının yanı sıra, Pekin hükûmetine yurt dışındaki demokrasi yanlısı aktivistleri takip etme imkânı tanıdığı belirtiliyor. ÇİN, DEVLETLERİN EGEMENLİĞİNİ İHLAL EDİYOR ABD Başsavcısı Breon Peace, Çin’in Manhattan’daki yasa dışı polis karakolunu kurarak uluslararası ilişkilerde yeni krizlere zemin hazırladığını belirtti. Başsavcı Yardımcısı Matthew Olsen ise, Çin’in bu tür faaliyetlerinin yalnızca ABD’nin egemenliğini ihlal etmekle kalmayıp, diaspora topluluklarını da hedef aldığını söyledi. ÇİN'İN "POLİS MERKEZLERİ" DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA Times gazetesi tarafından aktarılan bilgilere göre, Çin’in dünya çapında 100’ün üzerinde "polis merkezi" faaliyet gösteriyor. Yurt dışında yaşayan 230 bin Çinliyi ülkeye dönmeye ikna için kurulduğu belirtilen polis merkezlerinin, 11'i İtalya'da, bazılarının Hırvatistan, Sırbistan ve Romanya'da ve diğer ülkelerde olduğu biliniyor.

Dünyaca ünlü çip üreticisi, Çin şirketlerine satışları durduruyor! Haber

Dünyaca ünlü çip üreticisi, Çin şirketlerine satışları durduruyor!

ABD'nin Çin'e yönelik ileri teknoloji ve yarı iletken ürünlere ilişkin yaptırımları devam ediyor. Bu kapsamda; Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC), Çinli müşterilerine gelişmiş yapay zeka çipleri üretmeyi durdurma kararı aldı. Bu adım, ABD hükumetinin açıkladığı yeni yaptırım paketi çerçevesinde alındı. ÇİN’E YAPAY ZEKA ÇİPLERİ GÖNDERİLMEYECEK TSMC, 11 Kasım 2024 tarihinden itibaren Çinli firmalar için 7 nanometre veya daha gelişmiş çip üretimini sonlandıracak. Bu çipler, yapay zeka işlemcileri ve grafik işlem birimlerinde (GPU) kullanılıyor. ABD, bu ürünlerin Çin'e satışını ciddi şekilde sınırlayarak; ulusal güvenlik endişelerini öne sürüyor. TSMC'nin bu kararı ile ABD hükumeti, özellikle Huawei'nin yapay zeka (AI) araştırmalarını engellemeyi amaçlıyor. TARTIŞMALI KURUM HUAWEİ TSMC, dünyanın en büyük çip üreticisi ve küresel çip pazarında oldukça önemli bir rol oynuyor. ABD hükumetinin yeni ihracat kısıtlamaları, Çin'in çip ihtiyacına darbe oluyor. Geçen yıl TSMC, Huawei'nin geliştirdiği Ascend 910B yapay zeka çiplerinde, kendi ürettiği bazı bileşenlerin yer aldığını fark etmiş ve durumu ABD hükumetine bildirmişti. Bu durum, ABD'nin yaptırımlarını tetiklemişti. Bu yönüyle Huawei, ABD'nin teknoloji savaşının en büyük hedeflerinden biri. ABD, Huawei'nin gelişmiş yapay zeka çiplerine ulaşmasını engellemeyi hedefliyor. Bunun için tüm tedarik zincirine, özellikle de çip üreticilerine yeni yaptırım politikaları uyguluyor. ABD'nin yeni yasakları, bu tür çiplerin sadece resmi onayla Çin'e gönderilmesine izin verecek. TSMC’NİN YASAKLARA UYUMU VE DİĞER ŞİRKETLERİN DURUMU TSMC, ABD’nin ihracat kısıtlamalarına uymak için, Çinli müşterilerine bu yasakları duyurdu ve üretimlerini durdurdu. Benzer şekilde, geçen yıl da, Nvidia ve AMD gibi diğer büyük çip üreticileri de benzer şekilde Çin’e ileri düzey yapay zeka çipi satışını kısıtlamıştı. 

Asya'da Çin'e karşı “NATO” benzeri ittifak çağrısı Haber

Asya'da Çin'e karşı “NATO” benzeri ittifak çağrısı

ABD’nin Tokyo Büyükelçisi Rahm Emanuel, Çin’in ekonomik baskılarına karşı “NATO benzeri” bir ticaret ve savunma ittifakı kurulması gerektiğini vurguladı. Büyükelçi Emanuel, basın servisi The Wall Street Journal’da (WSJ) geçen hafta yayımlanan makalesinde, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Hint-Pasifik bölgesindeki çok taraflı güvenlik ortaklıklarını güçlendirmeye yönelik etkili yaklaşımına dikkat çekti. Ayrıca, ekonomik önlemlerle Çin’in baskılarına karşı ortak bir duruş sergilenebileceğini belirtti. JAPONYA’DAN STRATEJİK ADIM: ASYA NATO’SU! Japonya Başbakanı İşiba Şigeru da Asya’da bir NATO benzeri ittifak kurulması çağrısında bulundu. Başbakan İşiba, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’den gelen güvenlik tehditlerine karşı koymak için ABD-Japonya ittifakının merkezinde yer aldığı bir “Asya NATO’su” oluşturulmasını önerdi. ÇİN’İN EKONOMİK BASKISI ALTINDA BİRLEŞME ZAMANI İşiba, bu ittifakın güçlendirilmesi için Avustralya, Kanada, Filipinler, Hindistan, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve Güney Kore ile iş birliğinin artırılmasını gerektiğini belirtti. Emanuel, bu yeni ittifakın etkili olabilmesi için NATO'nun kolektif savunma maddesine benzer bir yapının gerekliliğine dikkat çekti. Özellikle, Avustralya’nın Çin’in yüksek gümrük vergileriyle karşı karşıya kaldığı dönemde müttefiklerinin yardımıyla ekonomik bağımlılığını azalttığını hatırlatarak, dayanışmanın önemini vurguladı. Çin’e karşı güçlü bir duruş sergilemek için bu tür ittifakların kurulması, bölgedeki güvenlik dinamiklerini değiştirebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.