SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uluslararası basın ABD'nin Grönland planının detaylarına ulaştı Haber

Uluslararası basın ABD'nin Grönland planının detaylarına ulaştı

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Grönland’da Rusya ve Çin’in maden çıkarmasını engellemeye yönelik planlar üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Tartışmaların, NATO’nun Arktik bölgesindeki varlığının güçlendirilmesi, ABD’ye Grönland’ın belirli bölgelerinde özel yetkiler tanınması ve potansiyel rakip ülkelerin adadaki doğal kaynaklara erişiminin sınırlandırılması başlıkları etrafında şekillendiği belirtildi. The New York Times’ın sekiz Batılı üst düzey güvenlik ve diplomasi yetkilisine dayandırdığı haberine göre, bu başlıklar ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıkladığı ancak ayrıntı vermediği olası uzlaşının ana hatlarını oluşturuyor. Söz konusu adımların, Danimarka’ya bağlı Grönland nedeniyle yaşanan transatlantik krizinin en azından geçici olarak yatıştırdığı ifade edildi. Yetkililer, tartışılan önerilerin Trump’ın Grönland’ın tamamının mülkiyetinin Danimarka’dan ABD’ye devredilmesi yönündeki hedefiyle örtüşmediğini vurguladı. Konuşmaların hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, birçok detayın hâlen netleşmediğini belirtti. BELİRSİZLİK SÜRÜYOR Görüşmelerin somut bir anlaşmayla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Danimarka’nın, Grönland topraklarının devrine açıkça karşı çıktığına dikkat çekilirken, buna rağmen ABD’nin Rusya ve Çin kaynaklı olası Arktik tehditlere ilişkin kaygılarının, Avrupa’nın “Grönland satılık değildir” şeklindeki kırmızı çizgisiyle dengelenmeye çalışıldığı aktarıldı. Bu kapsamda masada olan başlıca öneriler şöyle sıralandı: Arktik’te yeni bir NATO misyonu: NATO bünyesinde “Arctic Sentry” (Arktik Nöbetçi) adıyla yeni bir misyon kurulması. Bu misyonun, Baltık Denizi ve Doğu Avrupa’daki benzer NATO görevleri gibi Rusya’nın artan askeri faaliyetlerine karşı caydırıcılık sağlaması hedefleniyor. 1951 ABD-Danimarka savunma anlaşmasının güncellenmesi: Anlaşma, ABD ordusuna Grönland’da üs kurma ve işletme dahil geniş yetkiler tanıyor. NATO çevrelerinde, Grönland’ın olası bağımsızlığı durumunda bu erişimin risk altına girebileceği değerlendirilerek, ABD’ye fiili “askeri enklavlar” sağlayacak yeni bir düzenleme üzerinde duruluyor. Rusya ve Çin’e kısıtlama: NATO üyesi olmayan ülkelerin, özellikle Rusya ve Çin’in, Grönland’ın buz tabakasının altında bulunan nadir toprak elementleri ve diğer madenler için ruhsat almasının engellenmesi. TRUMP AVRUPA ÜLKELERİNE GÜMRÜK VERGİSİ GETİRMEYECEK Trump, 21 Ocak’ta Grönland’a ilişkin gelecekteki bir anlaşmanın temelini oluşturduğunu ve bu çerçevede Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifeleri getirmeyi planlamadığını açıklamıştı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise ABD ile yapılacak olası bir anlaşmada ülkesinin “kırmızı çizgisinin” net olduğunu belirterek, Grönland’ın egemenlik statüsünün müzakere konusu olmayacağını vurgulamıştı.

Brüksel’den kritik altyapı hamlesi: Çin menşeli ekipmanlar kademeli olarak çıkarılacak Haber

Brüksel’den kritik altyapı hamlesi: Çin menşeli ekipmanlar kademeli olarak çıkarılacak

Brüksel, Avrupa Birliği’nin (AB) kritik altyapısından Çin menşeli ekipmanların çıkarılmasını öneriyor. Financial Times’ın Avrupalı üst düzey yetkililere dayandırdığı haberine göre; Brüksel, AB ülkelerine, kritik altyapılarda kullanılan Çin menşeli ekipmanlardan aşamalı olarak vazgeçilmesini öngören bir plan sunmaya hazırlanıyor. Bu adım, Huawei ve ZTE gibi şirketlerin telekomünikasyon ağları, güneş enerjisi sistemleri ve güvenlik tarayıcıları gibi alanlara erişimini fiilen engelleyecek. Habere göre, AB Komisyonu’nun 20 Ocak Salı günü açıklaması beklenen siber güvenlik önerisi, hâlihazırda gönüllülük esasına dayanan ve “yüksek riskli tedarikçilerin” Avrupa pazarından sınırlandırılmasını ya da dışlanmasını öngören uygulamayı zorunlu hâle getirecek. ÇİN TEKNOLOJİSİNE GÜVEN AZALDI Bu girişimin, AB’nin güvenlik politikasını güncelleme ve hem ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerine hem de gizli veri toplama riski taşıdığı düşünülen Çinli tedarikçilere olan bağımlılığı azaltma hedefinin bir parçası olduğu belirtiliyor. Önceki tavsiyelerin üye ülkeler tarafından eşit şekilde uygulanmadığına dikkat çekilirken, bazı Avrupa ülkelerinin Çin teknolojilerine güvenmeye devam ettiği ifade ediliyor. Örneğin, İspanya geçen yaz, kolluk kuvvetleri ve istihbarat servisleri tarafından yapılan dinlemelerin kayıtlarını saklamak üzere Huawei ile 12 milyon euroluk bir sözleşme imzalamıştı. Yetkililer, Çin menşeli ekipmanlardan çıkış takviminin, her tedarikçi ve sektör için yapılacak risk değerlendirmelerine bağlı olacağını belirtiyor. Bu süreçte maliyetler ve alternatiflerin bulunabilirliği de göz önünde bulundurulacak. MÜZAKERELERE BAŞLANACAK Öte yandan sektör temsilcileri, planın hayata geçirilmesinin zorluklarına dikkat çekiyor. Verilere göre, AB’de kurulu güneş panellerinin yüzde 90’ından fazlası Çin’de üretiliyor. Telekomünikasyon operatörleri ise doğrudan bir yasak getirilmesi hâlinde tüketiciler için fiyatların artabileceği uyarısında bulunuyor. Yasa teklifinin resmî olarak sunulmasının ardından, AB Parlamentosu ve üye ülkelerle müzakerelere başlanacak. Bazı başkentlerin, millî güvenliğin üye devletlerin yetki alanında kalması gerektiğini savunarak plana karşı çıkması bekleniyor.

ABD'de California Valisi Trump'ı hedef aldı: "Ülkede iç savaş çıkarmaya çalışıyor" Haber

ABD'de California Valisi Trump'ı hedef aldı: "Ülkede iç savaş çıkarmaya çalışıyor"

ABD'de 7 Ocak'ta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) görevlisinin bir ABD vatandaşını öldürmesinin ardından protestolar devam ederken California Valisi Gavin Newsom, ABD Başkanı Donald Trump'ın "bir iç savaş çıkarmaya çalıştığını" savundu. Gelecek başkanlık seçiminde Demokrat Partinin en güçlü aday adaylarından biri olarak görülen Newsom, eyaletin San Francisco kentinde düzenlenen basın toplantısında, ABD Başkanı Trump'ı doğrudan hedef aldı. NEWSOM: YAPTIKLARI BİR REZALET Anadolu Ajansının (AA) gündeme taşıdığı habere göre, Newsom, ABD'deki şehirlerin sokaklarına Apaçi helikopterlerin indiğini ve maskeli görevlilerin sokaklarda gezdiğini vurgulayarak, "(Trump) Bu ülkede bir iç savaş çıkarmaya çalışıyor. Minneapolis'te yaptıkları bir rezalet." ifadelerini kullandı. Trump yönetiminin "beyaz ırk üstünlüğünü" teşvik ettiğini savunan Newsom, "modern dünya tarihinde hiç görülmeyen türden yolsuzluk ve rüşvetin" olduğunu ifade etti. "EĞER SESİMİZİ ÇIKARMAZSAK CUMHURİYETİMİZİ KAYBEDECEĞİZ" Newsom, ABD'de "bir tür kırmızı alarm durumunun" olduğunu öne sürerek, "Eğer sesimizi çıkarmazsak cumhuriyetimizi kaybedeceğiz. Bu yüzden barışçıl bir şekilde protesto eden insanları alkışlıyorum. Cesur ve inançlı insanları alkışlıyorum." dedi. ABD halkına, "neler olup bittiğine uyanmak için yalvardığını" dile getiren Newsom, "Bu şansımız var. Eğer görevimizi, yani halk egemenliğini yerine getirirsek Temsilciler Meclisini ve Senatoyu geri alabiliriz." değerlendirmesinde bulundu. "TRUMP YIKICI VE BAŞARISIZ" Newsom, Trump'ın ABD'yi "daha zengin ve daha sağlıklı" yapacağını belirtmesini anımsatarak, "Ama şu an daha fakiriz ve daha hastayız." dedi. İmalat sektöründe gelişimin "Trump'ın en büyük vaatlerinden biri" olduğunu belirten Newsom, buna rağmen ekonominin iş yaratma oranının 2003'ten bu yana en düşük seviyede olduğunu kaydetti. Newsom, Trump'ın başkanlığını "yıkıcı ve başarısız" şeklinde niteleyerek, yönetimin her konuda "haftalık olarak başarısız olduğunu" ileri sürdü. Kanada Başbakanı Mark Carney'in Çin'e yaptığı ziyarette, 2024'te Çin'den ithal elektrikli araçlara Kanada'nın getirdiği yüzde 100 ek gümrük vergisini kaldırdığını hatırlatan Newsom, Çin'in bölgedeki etkisinin artmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

NATO Genel Sekreteri Rutte: Arktik bölgesinin güvenliği için atılacak adımları görüşüyoruz Haber

NATO Genel Sekreteri Rutte: Arktik bölgesinin güvenliği için atılacak adımları görüşüyoruz

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak amacıyla müttefiklerle birlikte atılacak adımların ele alındığını söyledi. Rutte, resmî ziyaret kapsamında bulunduğu Hırvatistan’da Başbakan Andrej Plenkovic ile düzenlediği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Birleşik Krallık ve Almanya öncülüğünde bazı Avrupa ülkelerinin Arktik bölgesinin güvenliği için girişimlerde bulunma niyetine ilişkin bir soruya yanıt veren Rutte, tüm müttefiklerin bölgenin stratejik öneminde hemfikir olduğunu belirtti. Rutte, “Deniz yollarının açılmasıyla birlikte Rusya ve Çin’in bölgede daha aktif hâle gelme riski bulunuyor. Bu nedenle Arktik’in güvenliği tüm müttefikler için önem taşıyor.” dedi. RUSYA VE ÇİN BÖLGEDEKİ FAALİYETLERİNİ ARTIRIYOR NATO’nun yedi üyesinin Arktik bölgesinde yer aldığına dikkat çeken Rutte, buna karşın Rusya ve Çin’in de bölgedeki faaliyetlerini artırdığını kaydetti. Bölgenin güvenliğine yönelik daha önce de görüşmeler yapıldığını hatırlatan Rutte, “Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak için atılacak adımları görüşüyoruz.” ifadelerini kullandı. Rutte, NATO ve müttefiklerin Arktik’in güvenli kalmasını öncelik olarak belirlediğini vurgulayarak, Grönland’ın da ortak savunma açısından kilit önemde olduğunu söyledi. Grönland’ın NATO için stratejik bir parça olduğuna işaret eden Rutte, bu konuda ittifak içinde verimli görüşmeler yürütüldüğünü aktardı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamalarına yönelik soruları ise doğrudan yanıtlamaktan kaçınan Rutte, önemli olanın “bir sonraki adım için birlikte çalışmaya devam etmek” olduğunu ifade etti. RUTTE'DEN TÜRK İHA TEKNOLOJİSİNE ÖVGÜ Resmî ziyareti kapsamında Albay Marko Zivkovic Kışlası’nı da ziyaret eden Rutte, Hırvatistan’ın Türkiye’den satın aldığı insansız hava aracı (İHA) teknolojisini yerinde inceleme fırsatı bulduğunu belirterek, “Bugün sabah Türkiye’den İHA teknolojisi alanında satın aldıklarınızı tekrar görme fırsatı buldum ve çok etkilendim.” dedi. Hırvatistan’ın ABD ve Fransa’dan aldığı teçhizatın yanı sıra kendi İHA kapasitesini de geliştirdiğine dikkat çeken Rutte, Avrupa hava sahalarında artan İHA ihlallerine değinerek, NATO’nun bu alandaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kapasitesini artırmaya devam ettiğini söyledi.

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor! Haber

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor!

Avrupa’daki en büyük Çin Büyükelçiliği olması planlanan Londra’daki binanın altında, Birleşik Krallık’ın en hassas fiber optik kablolarına yalnızca bir metre mesafede gizli bir bodrum odası bulunduğu ortaya çıktı. Aylarca inkâr edilen söylentiler, art arda yayımlanan bağımsız medya raporlarıyla doğrulanırken, hükûmetin hem basını hem de müttefik ülkeleri yanıltmış olabileceği tartışması büyüyor. “YOK” DENİLEN KABLOLAR BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI Birleşik Krallık gazetesi Telegraph'ın 13 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran habere göre, Çin’in Londra’da inşa etmeyi planladığı dev elçilik binasının altında yer alan bodrum alanı, ülkenin en kritik fiber optik iletişim altyapısına son derece yakın bir konumda bulunuyor. Planlarda, söz konusu odanın kablolara yalnızca bir metre mesafede yer aldığı görülüyor. Bu kablolar, yalnızca internet trafiğini değil; finans merkezleri, bankalar, küresel yatırım şirketleri ve devlet kurumlarının veri akışını taşıyan hayati bir altyapıyı oluşturuyor. BİNA DAHA ÖNCE KÜRESEL FİNANS DEVLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORDU Haberde dikkat çekilen bir diğer kritik detay ise binanın geçmişi oldu. Söz konusu yapı, Çin tarafından satın alınmadan önce Barclays Bank, BlackRock ve Deloitte gibi küresel finans devlerinin merkez ofislerine ev sahipliği yapıyordu. Bu durum, binanın yüksek kapasiteli ve hassas iletişim altyapısıyla donatılmış olmasının tesadüf olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu tür altyapılar, istihbarat ve siber güvenlik açısından yüksek riskli alanlar olarak değerlendiriliyor. İSTİHBARAT UYARDI, HÜKÛMET İNKÂR ETTİ Gazeteci Richard A. Holmes, Ocak 2024’te yayımladığı bir haberinde, Birleşik Krallık istihbarat birimlerinin 2022 yılında yapılan ilk elçilik başvurusunda bu kablolarla ilgili ciddi güvenlik endişeleri dile getirdiğini yazmıştı. Ancak hükûmet yetkilileri bu iddiaları kesin bir dille reddetmiş, “böyle kabloların varlığını tanımıyoruz” açıklaması yapmıştı. Aynı inkâr politikası, finansal sistemler açısından doğabilecek riskleri gündeme getiren gazeteci Catherine Wheeler için de uygulanmış, her iki gazeteci de kulislerde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı. Konuya ilişkin uyarılar yalnızca basınla sınırlı kalmadı. Birleşik Krallık Avam Kamarasından bazı milletvekilleri ve Lordlar Kamarası üyeleri de elçilik projesinin millî güvenlik riski oluşturabileceğini dile getirdi. Ancak bu itirazlar da bakanlıklar tarafından “asılsız” gerekçesiyle reddedildi. Yetkililerin ortak yanıtı ise "Bu raporları tanımıyoruz." oldu. ABD VE 5 EYES MÜTTEFİKLERİNE DE YANILTICI BİLGİ Mİ VERİLDİ? İddialara göre, geçen yıl ağustos ayında üst düzey bir ABD’li yetkiliye de Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı tarafından “kabloların mevcut olmadığı” bilgisi aktarıldı. Ancak artan uluslararası baskı sonrası Birleşik Krallık, yalnızca bir ay önce 5 Eyes istihbarat ortaklarına, kablolara ilişkin bir risk değerlendirme raporu sunmak zorunda kaldı. Raporda kamuoyuna yansıyan ifadeyle, “kayda değer bir risk olmadığı” savunuldu. Bu açıklama ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. “SORUNU GİDERMEK” DE BAŞLI BAŞINA SORUN Uzmanlara göre, kabloların yerinin değiştirilmesi veya güvenli hale getirilmesi milyonlarca sterlinlik kamu harcaması gerektiriyor. Ayrıcan kazı ve düzenleme çalışmaları için Çin makamlarının izni gerekiyor. Hükûmet ise maliyet ve süreç hakkında bugüne kadar kamuoyuna net bir bilgi sunmadı. BASINAYA BASKI, DEVLETTE ÖRTBAS İDDİASI Ortaya çıkan tablo, Birleşik Krallık’ta yalnızca bir güvenlik açığını değil; yürütmenin şeffaflığı, basın özgürlüğü ve müttefiklerle güven ilişkisi konularını da tartışmaya açtı. Siyasi kulislerde bu süreç, “devlet eliyle örtbas” ve “Çin’i rahatsız etmeme refleksi” olarak yorumlanırken, hükûmetin inkâr politikasının itibar krizine dönüştüğü ifade ediliyor.

Gazprom, Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti Haber

Gazprom, Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti

Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine karşı başlattığı topyekûn saldırı ve işgal girişimini dört yıldır sürdüren Vladimir Putin idaresindeki Rusya, en büyük ticaret ortaklarından biri olan Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti. Ukrayna'da sürdürdüğü savaş nedeniyle yaptırımlara tabî tutulan ve doğalgaz satışında düşüş kaydeden Rusya, çareyi Çin'de aradı. Rusya devlet gaz şirketi Gazprom, Çin'e yaptığı doğal gaz tedarikiyle rekor kırdı. Şirket, doğal gaz tedarikinin miktarını açıklamadı ancak tedarikin Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) arasında imzalanan uzun vadeli bir doğalgaz alım ve satım anlaşması kapsamında yapıldığını bildirdi. GEÇEN SENE 38,8 MİLYAR MEKTREKÜP İHRAÇ EDİLDİ Rapora göre ise 2025 yılında Sibirya Gücü boru hattı üzerinden 38,8 milyar metreküp doğalgaz ihraç edildi. Boru hattı üzerinden günde 100 milyon metreküpten fazla doğalgaz taşıdığı kaydedildi. Ayrıca raporda Türk devletleri ve Güney Kafkasya'ya yapılan doğal gaz ihracatının da arttığı belirtildi. ABD, bu ayın başında Rusya'nın büyük petrol üreticilerinden Gazprom Neft ve Surgutneftegas'ı, 180'den fazla gemiyi, çok sayıda petrol tüccarını, petrol sahası hizmet sağlayıcısını ve enerji yetkilisini yaptırım listesine ekledi. 2014’TEN BERİ KARA LİSTEDE Rusya’nın üçüncü büyük petrol üreticisi Gazprom Neft, 1995 yılında kuruldu. Sırbistan, Angola, Venezuela ve Irak olmak üzere çeşitli ülkelerle anlaşmalar imzalayan şirket; 2014 yılında ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kara listeye alındı.

Özbekistan'da Çin destekli kazılar: İpek Yolu mirası mı, tarihsel alan paylaşımı mı? Haber

Özbekistan'da Çin destekli kazılar: İpek Yolu mirası mı, tarihsel alan paylaşımı mı?

Özbekistan ve Çinli arkeologların yürüttüğü ortak çalışmalar neticesinde, antik Kuva kentinde milattan önce 3. yüzyıldan milattan sonra 10. yüzyıla kadar uzanan bir döneme ait şehir surları gün yüzüne çıkarıldı. Fergana Vadisi’nde yer alan bu antik yerleşimin, tarihi İpek Yolu üzerinde stratejik bir merkez olduğu bilinirken, yürütülen kazıların Çin’in bölgedeki tarihsel nüfuzunu bilimsel verilerle destekleme çabası olup olmadığı sorusu akıllara geliyor. Yaklaşık 110 bin metrekarelik sahada devam eden çalışmalarda, kentin savunma hatlarının yüzyıllar boyunca geçirdiği yapısal değişimler ve mimari evrimi mercek altına alınıyor. ÇİN'İN FERGANA VADİSİ'NDEKİ "TARİHSEL BAĞ" ARAYIŞI Çin'in resmî haber ajansı Xinhua Tongxunshe tarafından gündeme getirilen habere göre, kazı sahasının tarihsel arka planı, Çinli uzmanlar tarafından iki bin yıl öncesine, Han Hanedanlığı dönemine dayandırılıyor. MÖ 2. yüzyılın sonlarında Çin dışındaki dünyaya imparatorluk elçisi olarak hizmet eden Çinli diplomat Zhang Qian'ın kayıtlarında geçen antik "Dayuan" devletinin bir parçası olduğu iddia edilen Kuva alanı, 2023 yılından bu yana Luoyang Arkeoloji Enstitüsü ile Fergana Devlet Üniversitesinin ortak gözetiminde kazılıyor. Ancak Çinli heyetin, bölgedeki saray kalıntıları, şehir kapıları ve atölyeler üzerindeki çalışmalarında, özellikle "Çin etkisi" ve "tarihsel bağ" unsurlarının altını çizmesi, kültürel diplomasinin akademik saha üzerindeki etkisini tartışmaya açıyor. 2025 yılı boyunca kuzey kapısı ve savunma hendeği üzerine yoğunlaşan ekip, kentin yerleşim düzenini Çin merkezli tarih projeksiyonlarıyla uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Kazı sorumlusu Liu Bin, kentin surlarının kerpiç ve çamur tuğla kullanılarak defalarca tadilattan geçirilmesini kentin "bitmek bilmeyen canlılığı" olarak yorumluyor. Yapılan incelemeler, surların bin 300 yıl boyunca kesintisiz bir işlev gördüğünü kanıtlarken; Çinli uzmanlar, inşa tekniklerindeki değişimin farklı dönemlerdeki kültürel etkileri anlamak için kilit öneme sahip olduğunu savunuyor. Ancak bu tür çok uluslu projelerde, Türkistan mimarisinin özgünlüğünden ziyade, Çin’in tarihî İpek Yolu anlatısına ne kadar hizmet ettiği konusu bağımsız tarihçiler tarafından dikkatle takip ediliyor. SARAY BÖLGESİNDE YENİ HEDEFLER VE PLANLANAN KAZILAR Saray kompleksinin doğu kanadında yürütülen son araştırmalarda, temel hendekleri ve çevre kanalları gibi stratejik unsurlar tespit edildi. Bu bulguların kentin genel yerleşim planını ortaya çıkaracağı belirtilse de, Çinli ekibin bu yıl saray alanında gerçekleştirmeyi planladığı sistemli kazılarla hangi fonksiyonel bölgeleri ön plana çıkaracağı merak konusu olmaya devam ediyor. Antik kentin tam yerleşim düzeni netleştirilmeye çalışılırken, Fergana Vadisi'nin bu tarihî hazinesinin gerçek anlamda Özbek kültürel mirası olarak mı yoksa Çin’in bölgesel genişleme stratejisinin bir kültürel bileşeni olarak mı sunulacağı, önümüzdeki kazı raporlarıyla daha net görülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.