SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güney Kore, Japonya ve ABD, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehdidine karşı tatbikat düzenleyecek Haber

Güney Kore, Japonya ve ABD, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehdidine karşı tatbikat düzenleyecek

Kuzey Kore, Rusya ve Çin’in müttefiki olarak sahip olduğu gücü artırmaya çalışırken, uluslararası alanda sözde devlet görüntüsünü sürdürmeye devam ediyor. Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Rusya’ya silah tedarik etmesi ve Batı dünyasını nükleer silah kullanmakla tehdit etmesi, diplomatik dengeleri daha da zorluyor. Bu gelişmeler göz önünde bulundurularak Güney Kore, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kuzey Kore’nin nükleer ve füze tehditlerine karşı hazırlıklarını sınamak amacıyla 9-11 Eylül tarihlerinde ortak askerî tatbikat gerçekleştirecek. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, "Freedom Edge" adı verilen yıllık üçlü tatbikat, 9-11 Eylül'de Güney Kore'nin Jeju Adası'nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda gerçekleştirilecek. Savunma amaçlı düzenlenecek tatbikatta, üç ülkenin Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehditlerine karşı ortak hareket etme ve müdahale kabiliyetinin test edilmesi planlanıyor. TATBİKATLARIN KAPSAMI KÜÇÜLTÜLMÜŞTÜ Üçlü tatbikat, ABD Başkanı Donald Trump'ın Güney Kore ile düzenlenen büyük ortak askerî tatbikatların kapsamını daraltmasının ardından gerçekleştirilecek. ABD'nin ayrıca gelecek ay düzenlenmesi planlanan ABD Deniz Piyadeleri ile Güney Kore arasındaki ortak tatbikatı iptal ettiği belirtildi. Trump, söz konusu kararın gerekçelerinden birinin Seul yönetiminin İran'a karşı yürütülen savaşta ABD'ye destek vermeyi reddetmesi olduğunu ifade etmişti. ABD Başkanı ayrıca bu ay gerçekleştirilen "Ulchi Freedom Shield" tatbikatlarının Kuzey Kore'ye "yanlış bir mesaj" verdiğini savunmuştu. Bunun yanında, Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile son dönemde görüşme isteğinin ve bu liderlere yönelik hayranlığının arttığı görülürken, bu durum Avrupa kamuoyunda endişeye neden oluyor. Öte yandan Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yeni bir zirve gerçekleştirmek için girişimlerde bulunduğu bildirildi. Trump ile Kim, daha önce 2018 ve 2019 yıllarında bir araya gelmişti.

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor Haber

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor

İşgalci Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı Şâhid tipi SİHA'ların artık pervaneli eski modeller yerine çok daha hızlı turbojet motorlu versiyonlarla değiştirildiği bildirildi. Füzeyi andıran bu yeni nesil SİHA'ların saatte 480 kilometreye varan hıza ulaştığı, bu hızın önceki modellerin neredeyse üç katına denk geldiği kaydedildi. The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Şâhid'lerde kullanılan turbojet motorların Çin'den tedarik edildiği aktarıldı. ABD'li ve Ukraynalı yetkililer, İran'ın Şâhid üretiminde motor parçaları, servo motorlar, jiroskoplar ile navigasyon sistemlerinde kullanılan anten, modem ve SIM kart gibi bileşenler için Çin'i uzun süredir başlıca tedarik merkezi olarak kullandığını belirtti. HAVA SAVUNMASINI BASKILIYOR Yaklaşık 20 bin dolara üretilebilen Şâhid'lerin düşük maliyeti sayesinde Ukrayna'nın hava savunma kapasitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğu kaydedildi. Ukraynalı yetkililer, yeni turbojet modellerinin Ukrayna'nın önleme İHA'larından daha hızlı olduğunu, bu nedenle düşürülmelerinin ancak savaş uçakları veya sınırlı sayıdaki hava savunma füzeleriyle mümkün olabildiğini bildirdi. Bu durumun Ukrayna'yı çok daha pahalı mühimmat harcamaya zorladığı ifade edildi. Ukrayna'nın normal şartlarda Rusya'nın gönderdiği eski model tek yönlü SİHA'ların yüzde 90'ından fazlasını durdurabildiği, ancak yeni turbojet modelleriyle bu oranın düştüğü aktarıldı. Bazı yeni Şâhid modellerinde kendilerini düşürmeye çalışan uçak ve helikopterlere karşı uçaksavar silahlarının tespit edildiği kaydedildi. Batı menşeli parçaların, uygulanan yaptırımları delen Hong Kong merkezli paravan şirketler aracılığıyla İran ve Rusya'ya ulaştırıldığı belirtildi.

Pentagon’dan 30 ABD üniversitesine Rusya ve Çin bağlantıları için denetim talimatı Haber

Pentagon’dan 30 ABD üniversitesine Rusya ve Çin bağlantıları için denetim talimatı

ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), 30 ABD üniversitesinden Rusya ve Çin dâhil, ABD'nin millî güvenliği açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen yabancı kuruluşlarla akademik, mali ve araştırma bağlantılarını incelemelerini istedi. Pentagon, üniversitelerden söz konusu ortaklıkları incelemelerini ve sorunlu görülen iş birliklerini iki hafta içinde sonlandırmalarını istedi. Talimatın yerine getirilmemesi hâlinde üniversitelerin federal araştırma fonlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağı bildirildi. Pentagon'un açıklamasında, denetimlerin vergi mükelleflerinin finanse ettiği araştırmaların çalınmasını ve kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçladığı belirtildi. Pentagon'un baş teknoloji sorumlusu Emil Michael, millî güvenliği tehlikeye atan akademik ortaklıklara karşı "sıfır tolerans" politikası uygulayacaklarını söyledi. Pentagon, denetim talimatı gönderilen üniversitelerin isimlerini açıklamadı. Ancak ABD'li bir yetkili, listede Harvard Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Johns Hopkins Üniversitesi gibi kurumların bulunduğunu belirtti. LİSTEDE RUS ÜNİVERSİTELERİ BULUNUYOR Talimat, Pentagon'un geçen ay ABD'nin millî güvenliği açısından risk oluşturduğu değerlendirilen 130 yabancı kurumdan oluşan listeyi güncellemesinin ardından geldi. Listedeki kurumların büyük bölümünü Çin'deki üniversiteler ve araştırma kuruluşları oluştururken, İran ve Rusya'dan bazı kurumlar da listede yer aldı. Listede Rusya'dan Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), Ulusal Araştırma Üniversitesi İktisat Yüksek Okulu (HSE) ve MIREA gibi üniversiteler de bulunuyor. ABD yönetimi, söz konusu kuruluşlarla iş birliğine getirilen kısıtlamaların Amerikan bilimsel çalışmalarının izinsiz teknoloji transferi, fikri mülkiyet hırsızlığı ve ABD'nin rakipleri tarafından kullanılmasına karşı korunmasını amaçladığını belirtiyor.

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor! Haber

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor!

On yıllardır yürürlükte olan silahların kontrolüne ilişkin anlaşmaların ardından dünya, nükleer caydırıcılık sisteminin giderek daha öngörülemez hale geldiği yeni bir döneme giriyor. Özellikle Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından, dünya genelinde nükleer savaş riskinin arttığı görülüyor. "The Washington Post" gazetesinin değerlendirmesine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) güvenlik garantilerine ilişkin artan endişeler, Güney Kore ve Japonya'yı kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğini açıkça değerlendirmeye itiyor. Çin ve Kuzey Kore'nin artan baskısı da küresel caydırıcılık dengesini değiştirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. “KIYAMET SAATİ” TARİHİNİN EN TEHLİKELİ NOKTASINDA Nükleer savaş riskine ilişkin sembolik gösterge olan Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalayı göstermesi, mevcut tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Bu seviye, saatin tarihindeki en kritik nokta olarak kayda geçti. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından küresel nükleer riskler daha da arttı. ABD’nin güvenlik garantilerine ilişkin artan soru işaretleri ise Güney Kore ve Japonya’da kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğinin daha açık biçimde tartışılmasına neden oluyor. Bunun yanında, gazetedeki analizde, 40 yıl önce ABD Başkanı Ronald Reagan ile Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması konusunda anlaşmaya yaklaşmasının ardından oluşan fırsat penceresinin uzun süredir kapandığı belirtildi. Buna rağmen, kademeli adımların nükleer riskleri azaltabileceği ve Kıyamet Saati'nin yeniden geriye çevrilebileceği değerlendirildi. ABD VE RUSYA YENİ BİR SİLAH KONTROLÜ ANLAŞMASINDAN YOKSUN ABD ve Rusya, dünya genelindeki nükleer cephaneliğin yaklaşık yüzde 86'sını elinde bulunduruyor. Ancak iki ülke, 1972'den bu yana ilk kez stratejik silahları sınırlandıran yürürlükte bir anlaşma olmadan karşı karşıya bulunuyor. 2010'da imzalanan ve 2021'de uzatılan Yeni START Anlaşması'nın süresi şubatta sona erdi. ABD Başkanı Donald Trump ise yeni bir anlaşma yapılması yönünde niyetini açıklamıştı. Analize göre, iki ülke arasındaki eski ikili kontrol sistemi artık çok kutuplu nükleer ortamı yönetmekte yetersiz kalıyor. ÇİN VE KUZEY KORE'NİN NÜKLEER KAPASİTELERİ BÜYÜYOR Ayrıca haberde, yaklaşık 600 nükleer savaş başlığına sahip olduğu belirtilen Çin, nükleer kapasitesini hızla artırıyor. Pekin ise ABD ve Rusya ile bu konuda müzakere yürütmeye yanaşmıyor. Kuzey Kore'nin ise 50'den fazla nükleer savaş başlığına sahip olduğu ve yeni silahlar üretmek için gerekli malzemeyi bulundurduğu ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Güney Kore ve Japonya'da ABD'nin nükleer şemsiyesine olan güven konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. GÜNEY KORE VE JAPONYA İÇİN NÜKLEER SEÇENEK GÜNDEMDE “Nükleer iyimserlik” olarak adlandırılan yaklaşımın destekçileri, Güney Kore ve Japonya'nın kendi nükleer kapasitesini geliştirmesinin Çin ve Kuzey Kore karşısında yeni bir denge oluşturabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre nükleer caydırıcılık geçmişte büyük ölçekli savaşların önlenmesine katkı sağladı. Ancak karşıt görüşte olanlar, nükleer silaha sahip ülke sayısının artmasının yanlış hesaplama, hata ve kontrolsüz tırmanma riskini yükselteceği konusunda uyarıyor. KARAR VERME SÜRESİ GİDEREK KISALIYOR Analizde özellikle balistik füzelerin hedeflerine ulaşma süresinin nükleer caydırıcılık açısından ciddi bir risk oluşturduğu vurgulanıyor. Kuzey Kore veya Çin'den fırlatılacak bir balistik füzenin Vaşington'a yaklaşık 30 dakikada ulaşabileceği, Seul veya Tokyo'nun ise 15 dakikadan daha kısa sürede hedef alınabileceği belirtiliyor. Bu kısa süreler, liderlerin kriz anlarında doğru karar vermesi için sahip olduğu zamanı ciddi şekilde azaltıyor. Öte yandan, Nükleer yarış tartışmaları Avrupa'ya da uzanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa'nın nükleer caydırıcılığı konusunda gizli görüşmeler yürüttüğü bildirilmişti. Ayrıca ABD, Çin'in Lop Nur poligonunda meydana gelen şüpheli bir patlamaya ilişkin yeni bilgiler yayımlamış ve olayın olası bir nükleer denemeyle bağlantılı olabileceğini değerlendirmişti. Batılı kaynaklara göre Rusya'nın nükleer kapasitesini Belarus üzerinden Avrupa Birliği sınırlarına daha yakın bölgelere taşıdığı da iddia ediliyor. Tüm bu gelişmeler, onlarca yıldır nükleer silahların yayılmasını sınırlamaya yönelik oluşturulan sistemin giderek daha kırılgan hale geldiğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Rusya, sıvılaştırılmış doğal gaz taşımak için gölge filo kuruyor Haber

Rusya, sıvılaştırılmış doğal gaz taşımak için gölge filo kuruyor

Rusya, Avrupa Birliği'nin (AB) Rus sıvılaştırılmış doğal gazına (LNG) yönelik ithalat yasağının 1 Ocak 2027'de tamamen yürürlüğe girmesine hazırlanırken, LNG taşımacılığında kullanılmak üzere bir “gölge filo” (yaptırımlar altında olan fakat üçüncü devletin bayrağı altında faaliyet yürüten gemiler) oluşturma çalışmalarını hızlandırıyor. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından yapılan açıklamada, Kremlin'in ikinci el piyasasından eski LNG tankerleri satın aldığı ve Rusya'da üretilen ilk gaz taşıyıcılarını da hizmete almaya başladığı bildirildi. Ukrayna istihbaratına göre Rusya'nın LNG üretiminin yüzde 65'inden fazlası Novatek'in “Yamal LNG” ve yaptırım altındaki “Arctic LNG 2” projelerinden, yaklaşık yüzde 30'u ise Gazprom'un “Sakhalin-2” projesinden sağlanıyor. Ayrıca, Arctic LNG 2'nin başlıca alıcısı Çin olurken, uzman tahminlerine göre bu projeye ait LNG kargoları yaklaşık 10 yaşındaki 11 gemi tarafından taşınıyor. Petrol taşımacılığında kullanılan Rus gölge filosunun aksine LNG taşımacılığı için filo oluşturmanın daha zor olduğu belirtiliyor. Bunun temel nedeni, sıvılaştırılmış gazın yaklaşık eksi 162 santigrat derecede tutulmasını sağlayan yüksek teknolojili kriyojenik tankerlerin gerekliliği. Modern bir LNG tankerinin maliyetinin 300 milyon dolara kadar çıkması nedeniyle Moskova, uluslararası denizcilik şirketlerinin filolarından çıkardığı 19 yaşın üzerindeki eski gemileri satın almayı tercih ediyor. GÖLGE LNG FİLOSU 25 GEMİYE ULAŞTI Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, son altı ayda Rusya'nın LNG filosuna en az sekiz kullanılmış gaz taşıyıcı ile Rusya'nın kendi tersanelerinde üretilen iki yeni geminin katıldığını bildirdi. Gemilerin çoğunun Dubai, Hong Kong ve Singapur'daki Rusya ile bağlantılı şirketler üzerinden kayıt altına alındığı belirtildi. Bunun yanında, 2026 itibarıyla Rusya'nın LNG tankerlerinden oluşan gölge filosunun 25 gemiye ulaştığı kaydedildi. Filo içerisinde Kosmos, Orion, Merkuriy, Luch, Arctic Express, Avacha ve Chaivo'nun yanı sıra yeni inşa edilen Aleksey Kosygin ve Konstantin Posiet adlı gemiler de bulunuyor. Rusya'nın Primorskiy Krayı'ndaki Bolşoy Kamen kentinde bulunan Zvezda Tersanesi'nde dört LNG tankerinin daha inşa edildiği bildirildi. YAPTIRIMLAR RUSYA'NIN LNG PLANLARINI ZORLAŞTIRIYOR Ukrayna istihbaratına göre yaptırımlar, Rusya'nın LNG taşımacılığı alanındaki kapasitesini artırmasını önemli ölçüde zorlaştırıyor. Bunun yanın sıra, Güney Kore merkezli Hanwha Ocean'da Rusya'nın Arktik projelerinde kullanılması planlanan Arc7 buz sınıfındaki altı LNG tankerinin hazır durumda olmasına rağmen yaptırımlar nedeniyle teslim edilemediği belirtildi. Rusya'nın LNG için oluşturduğu gölge filonun, AB'nin ithalat yasağının etkilerini yalnızca kısmen azaltabileceği değerlendiriliyor. ASYA'YA YÖNLENDİRMEDE ENGELLER BULUNUYOR Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, Rusya'nın Avrupa pazarındaki LNG sevkiyatlarını tamamen Asya'ya yönlendirmesinin önünde ciddi engeller bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında uygun LNG tankerlerinin yetersizliği, Arktik bölgedeki deniz taşımacılığının mevsimsel olması ve buz sınıfı gemilerin azlığı öne çıkıyor. Öte yandan, AB'nin tam kapsamlı ambargosunun yürürlüğe girmesinin ardından Novatek'in satılamayan LNG stoklarıyla karşı karşıya kalabileceği, üretimi azaltmak veya gazı büyük indirimlerle satmak zorunda kalabileceği ifade edildi.

Özbekistan ekonomisi Çin’e bağımlı hale geldi: Yabancı yatırımda yüzde 47’lik pay! Haber

Özbekistan ekonomisi Çin’e bağımlı hale geldi: Yabancı yatırımda yüzde 47’lik pay!

Özbekistan ekonomisinin dış finansmanında Çin’in ağırlığı dikkat çekici seviyeye ulaştı. 2026’nın ocak-haziran döneminde ülkede kullanılan yabancı yatırım ve kredilerin yüzde 47’si Çin kaynaklı olurken, Pekin diğer ülkeleri açık ara geride bıraktı. Özbekistan Millî İstatistik Komitesinin verilerine göre, 2026’nın ilk 6 ayında ülke ekonomisinin ve sosyal alanların geliştirilmesi amacıyla tüm finansman kaynaklarından 338,9 trilyon Özbekistan somu tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirildi. Bu yatırımların yüzde 69,5’ini yabancı yatırımlar ve krediler oluşturdu. Ancak yabancı yatırım ve kredilerin ülkelere göre dağılımında Çin’in ağırlığı öne çıktı. NEREDEYSE YARISI ÇİN'DEN 2026’nın ilk yarısında Özbekistan’da kullanılan yabancı yatırım ve krediler içerisinde Çin’in payı yüzde 47 olarak kaydedildi. Çin’i yüzde 7,4 ile Rusya, yüzde 6,6 ile Türkiye takip etti. Böylece Çin’in Özbekistan’ın kullandığı yabancı yatırım ve kredilerdeki payı, Rusya’nın yaklaşık 6 katına, Türkiye’nin ise 7 katından fazlasına ulaştı. Diğer ülkelerin paylarına bakıldığında ise Suudi Arabistan yüzde 4,1; Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 3,2 ve Kazakistan yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti. PEKİN'İN EKONOMİK AĞIRLIĞI DİKKAT ÇEKİYOR Veriler, Özbekistan’ın yabancı kaynaklara dayalı yatırım yapısında Çin’in diğer ülkelerle arasındaki farkı ciddi biçimde açtığını gösteriyor. Özbekistan’ın 2026’nın ilk yarısında kullandığı yabancı yatırım ve kredilerin neredeyse yarısının tek bir ülkeden gelmesi, Taşkent’in dış finansmanında Çin’in belirleyici konumunu ortaya koyuyor.

Tayvan'dan Çin tehdidine karşı Ukrayna formülü! Haber

Tayvan'dan Çin tehdidine karşı Ukrayna formülü!

Tayvan, Çin tehdidine karşı ve ülkenin garantisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) bölgeden ziyade İran'a yönelmesi nedeniyle Ukrayna'nın savaş deneyiminden yararlanarak silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) yöneliyor. The New York Times'ın haberine göre Tayvanlı yetkililer, Ukrayna'nın kendisinden askerî ve ekonomik açıdan çok daha güçlü bir rakibe karşı düşük maliyetli ve manevra kabiliyeti yüksek SİHA'lar kullanarak geliştirdiği "Davud'a karşı Golyat" yaklaşımını yakından inceliyor. Tayvan Ulusal İHA Endüstrisi Birliği Başkanı Max Lo, SİHA'ların yeni bir döneme girdiğini belirterek, Tayvan'ın "hayatta kalması ve ulusal savunması" için bu sistemlere acilen ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Bunun yanında Tayvan yönetimi, adayı dünya çapında bir SİHA üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Hükûmet, 2030'a kadar ayda 100 bin SİHA üretmeyi, bunların yaklaşık yarısını ihraç etmeyi planlarken, insansız deniz araçları (İDA) da dahil olmak üzere 210 binden fazla insansız sistem satın almayı planladığı bildirildi. KIYI SAVUNMASINDA SİHA'LAR VE FÜZELER BİRLİKTE KULLANILACAK Tayvan, olası bir Çin saldırısına karşı insansız sistemler, hareketli füze sistemleri ve topçu birliklerini bir araya getiren Kıyı Muharebe Komutanlığı da oluşturdu. New York Times'a göre Çin'in olası bir saldırı sırasında Tayvan'ı abluka altına alarak dışarıdan gelecek yardımların adaya ulaşmasını engellemeye çalışması bekleniyor. Bu nedenle Tayvan, özellikle kısa menzilli ve düşük maliyetli saldırı SİHA'ları olmak üzere kendi üretimini artırmayı ve geniş stoklar oluşturmayı amaçlıyor. Öte yandan Çin de SİHA ve İDA'dan oluşan filosunu genişletirken, SİHA'ların tespit edilmesi ve etkisiz hale getirilmesine yönelik teknolojilere yatırım yapıyor. Ayrıca, Tayvan'ın 2026'nın ilk üç ayında 115 milyon dolar değerinde SİHA ihraç ettiği ve bu rakamın 2025'in tamamındaki ihracatı geride bıraktığı belirtildi. En büyük ihracat pazarı Çekya olurken, New York Times, bu SİHA'ların önemli bir bölümünün daha sonra Ukrayna'ya ulaştığına dikkati çekti. Bunun yanı sıra Tayvan Bakanlar Kurulu, 2027 yılında savunma harcamalarının yüzde 16 artırılmasını önerdi. Bu artışla savunma bütçesinin ilk kez 1 trilyon Tayvan dolarını (yaklaşık 31 milyar dolar) aşması bekleniyor.

ABD, Küba'nın Rusya ve Çin ile askeri iş birliği nedeniyle yeni yaptırımlar uyguladı Haber

ABD, Küba'nın Rusya ve Çin ile askeri iş birliği nedeniyle yeni yaptırımlar uyguladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, Küba'nın Rusya ve Çin ile yürüttüğü askeri iş birliği ile silah tedarik faaliyetleri gerekçesiyle 5 Küba devlet şirketi ve 8 üst düzey yetkiliye yeni yaptırımlar uyguladı. ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, yaptırımların Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığına bağlı silah ithalatı, savunma sanayisi ve uluslararası askeri iş birliği faaliyetlerinde görev alan kurum ve yetkilileri kapsadığı bildirildi. Bakanlık, 20 Temmuz'da yayımladığı "Küba: 21. Yüzyıl Komünizminin Başkenti" başlıklı rapora atıfta bulunarak, Havana yönetiminin Rusya ve Çin ile askerî alandaki ilişkilerini derinleştirdiğini belirtti. Açıklamada, Moskova ve Pekin'in Küba'ya askerî teçhizat, gözetleme teknolojileri ve çeşitli güvenlik sistemleri sağladığı, Küba yönetiminin ise adayı ABD'nin rakip ülkelerinin faaliyetleri için bir üs olarak kullandırdığı vurgulandı. BEŞ ŞİRKET VE SEKİZ YETKİLİ YAPTIRIM LİSTESİNDE Yaptırım listesine, "Tecnoimport", "Duna S.A.", "Union de Industria Militar", "Empresa Militar Industrial Yuri Gagarin" ve "Tecnotex" adlı 5 devlet şirketi dahil edildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu şirketlerin silah ve askerî ekipman ithalatı, askerî uçak ve silah sistemlerinin bakım-onarımı ile Rusya ve Çin savunma kuruluşlarıyla iş birliği yaptığını bildirdi. Ayrıca Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanı, Genelkurmay Başkanı, bakanlığa bağlı çeşitli birimlerin yöneticileri ile Küba'nın Rusya ve Çin'deki askerî ataşeleri de yaptırım listesine alındı. ABD'DEKİ VARLIKLAR DONDURULACAK ABD mevzuatı kapsamında yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların ABD'deki veya ABD vatandaşlarının kontrolündeki tüm mal varlıkları dondurulacak. ABD vatandaşları ile şirketlerinin, Hazine Bakanlığından özel izin almadan yaptırım listesindeki kişi ve kurumlarla herhangi bir mali ya da ticari işlem yapması da yasaklandı. ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE DE YAPTIRIM UYARISI Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, yaptırım listesinde yer alan kişi ve kuruluşlarla iş yapan yabancı kişi ve şirketlerin de ABD yaptırımlarına maruz kalabileceği uyarısında bulundu. Bunun yanında Vaşington yönetimi, haziran ayı sonunda da çeşitli Küba kuruluşları ile Küba Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Alejandro Castro Espín'in eşine yönelik yaptırımlar açıklamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.