SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pekin’in yapay zekâ korkusu: “Siyasi ve ideolojik güvenlik” tehdit altında Haber

Pekin’in yapay zekâ korkusu: “Siyasi ve ideolojik güvenlik” tehdit altında

Çin’in en büyük istihbarat teşkilatı ve aynı zamanda ülkedeki ÇKP rejiminin koruyucusu olan Devlet Güvenlik Bakanlığının başındaki Chen Yixin, yapay zekânın hızlı gelişiminin ülkenin siyasi düzeni, ideolojik güvenliği ve kritik altyapısı açısından ciddi riskler oluşturabileceğini ileri sürdü. Bloomberg’in haberine göre Yixin, China Cyberspace dergisinde yayımlanan makalesinde, yapay zekânın kötüye kullanılmasının “Çin’in siyasi güvenliğini, kurumsal güvenliğini ve ideolojik güvenliğini doğrudan tehdit edebileceğini” öne sürdü. Yixin ayrıca yapay zekânın sistemlerdeki açıkları tespit etme ve bu zafiyetlerden yararlanabilecek kötü amaçlı yazılımlar geliştirme kapasitesinin arttığını savundu. DÜŞMAN GÜÇLER VURGUSU Çinli istihbaratçının değerlendirmesinde en fazla öne çıkan başlıklardan biri, Pekin’in düşman güçler olarak tanımladığı aktörlerin yapay zekâyı kamuoyu savaşı ve bilişsel savaş amacıyla kullanabileceği iddiası oldu. Yixin; deepfake içerikler, yapay zekâ tarafından üretilen metin ve görseller ile sosyal medya botlarının siyasi söylentiler üretmek, zararlı bilgileri yaymak ve toplumsal bölünmeleri körüklemek amacıyla kullanılabileceğini savundu. Makalede ayrıca yapay zekâ destekli internet tarama, veri madenciliği ve profil oluşturma sistemlerinin yabancı istihbarat servislerinin devlet verileri, ticari sırlar ve kişisel bilgilere erişim kapasitesini artırabileceği ileri sürüldü. TEKNOLOJİK EGEMENLİK ENDİŞESİ Yixin, yapay zekâ alanında üstünlük sağlayan ülkelerin millî güvenliği gerekçe göstererek teknoloji kontrolleri uygulayabileceğini, sektör standartlarını “tekelleştirebileceği” ve kapalı kaynaklı ekosistemler kurabileceği değerlendirmesinde bulundu. Pekin’in yaklaşımında yapay zekâ risklerinin yalnızca teknik güvenlik başlığı altında değil, siyasi kontrol, ideolojik güvenlik, teknolojik egemenlik ve dış rekabet çerçevesinde ele alınması dikkati çekti. Makale, Çin yönetiminin yapay zekânın oluşturduğu tehditlere ilişkin bugüne kadarki en ayrıntılı değerlendirmelerinden biri olarak öne çıktı.

Rus hackerlardan Ukrayna'ya yapay zekâ destekli siber saldırı Haber

Rus hackerlardan Ukrayna'ya yapay zekâ destekli siber saldırı

Yapay zekâ şirketi Anthropic, Rusya bağlantılı bir siber casusluk grubunun Ukrayna’daki hükûmet, askerî ve diplomatik kurumları hedef alan saldırılarda Claude yapay zekâ modellerini kapsamlı biçimde kullandığını ve kampanyanın engellendiğini açıkladı. Şirketin yeni tehdit istihbaratı raporuna göre saldırılar, Rusya ile bağlantılı Midnight Blizzard grubuyla ilişkilendirildi. Hackerların kimlik avı kampanyaları, otellerdeki Wi-Fi ağlarının ele geçirilmesi ve WhatsApp hesaplarının hedef alınması gibi yöntemlere başvurduğu belirtildi. Claude’un saldırıların neredeyse her aşamasında kullanıldığı; kötü amaçlı yazılım geliştirme ve değiştirme, saldırı süreçlerinin koordinasyonu ve güvenlik sistemlerinin kodu tespit edip etmediğinin otomatik olarak kontrol edilmesi gibi görevlerde devreye sokulduğu kaydedildi. Anthropic, yapay zekânın siber saldırılarda kullanımının giderek insan müdahalesini azaltacak şekilde otomatikleştiğine dikkat çekti. Şirkete göre saldırganlar artık insanları doğrudan operasyon yürütmekten ziyade yapay zekâ sistemlerini denetleyen kişiler olarak konumlandırabiliyor. ÇİN VE YEMEN BAĞLANTILI ŞİRKETLERDE DE KULLANILDI Raporda ayrıca Claude’un Rusya, Çin ve Yemen bağlantılı askerî faaliyetlerde de kullanıldığı belirtildi. Yapay zekâ modelinin füze, silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve mühimmat çalışmaları, istihbarat faaliyetleri ve tedarik süreçlerinde kullanıldığı ifade edildi. Anthropic Siber Tehdit Analiz Birimi Başkanı Jacob Klein, yapay zekâ modellerinin kabiliyetlerindeki hızlı gelişimin yeni güvenlik riskleri oluşturduğunu söyledi. Klein, günümüzdeki modellerin SİHA optimizasyonu ve füze yazılımlarının geliştirilmesi gibi teknik görevlerde yalnızca bir yıl öncesine kıyasla çok daha başarılı olduğunu vurguladı.

ABD, siber dolandırıcılıkta kullanılan Çin merkezli platforma yaptırım uyguladı Haber

ABD, siber dolandırıcılıkta kullanılan Çin merkezli platforma yaptırım uyguladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık operasyonlarının arkasındaki suç ağları tarafından kullanılan Çin merkezli Xinbi Guarantee adlı platforma yaptırım uyguladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, yaptırım kararının ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından alındığını açıkladı. Xinbi Guarantee'nin yanı sıra platformun faaliyetlerini destekleyen Singapur merkezli SafeW Technology ve Kamboçya merkezli Anwen Technology de yaptırım listesine alındı. 24 MİLYAR DOLARDAN FAZLA DİJİTAL VARLIK ABD'li yetkililere göre Xinbi Guarantee, siber dolandırıcılık, para aklama ve diğer yasa dışı faaliyetlerde kullanılan büyük bir çevrim içi kara borsa işletiyor. Yaklaşık 2022'de faaliyete geçen platform üzerinden bugüne kadar 24 milyar dolardan fazla dijital varlık ve itibari para geçtiği tahmin ediliyor. Platformun özellikle Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerine, para aklama ağlarına ve siber suç gruplarına finansal hizmetler ve emanet (escrow) hizmetleri sağladığı belirtildi. Xinbi Guarantee'nin kullanıcıları arasında Kuzey Koreli bilgisayar korsanları ile yaptırım uygulanan bazı kuruluşların da bulunduğu kaydedildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerinin her yıl Amerikalı mağdurlardan milyarlarca dolar çaldığını bildirdi.

Güney Kore, Japonya ve ABD, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehdidine karşı tatbikat düzenleyecek Haber

Güney Kore, Japonya ve ABD, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehdidine karşı tatbikat düzenleyecek

Kuzey Kore, Rusya ve Çin’in müttefiki olarak sahip olduğu gücü artırmaya çalışırken, uluslararası alanda sözde devlet görüntüsünü sürdürmeye devam ediyor. Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Rusya’ya silah tedarik etmesi ve Batı dünyasını nükleer silah kullanmakla tehdit etmesi, diplomatik dengeleri daha da zorluyor. Bu gelişmeler göz önünde bulundurularak Güney Kore, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kuzey Kore’nin nükleer ve füze tehditlerine karşı hazırlıklarını sınamak amacıyla 9-11 Eylül tarihlerinde ortak askerî tatbikat gerçekleştirecek. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, "Freedom Edge" adı verilen yıllık üçlü tatbikat, 9-11 Eylül'de Güney Kore'nin Jeju Adası'nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda gerçekleştirilecek. Savunma amaçlı düzenlenecek tatbikatta, üç ülkenin Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehditlerine karşı ortak hareket etme ve müdahale kabiliyetinin test edilmesi planlanıyor. TATBİKATLARIN KAPSAMI KÜÇÜLTÜLMÜŞTÜ Üçlü tatbikat, ABD Başkanı Donald Trump'ın Güney Kore ile düzenlenen büyük ortak askerî tatbikatların kapsamını daraltmasının ardından gerçekleştirilecek. ABD'nin ayrıca gelecek ay düzenlenmesi planlanan ABD Deniz Piyadeleri ile Güney Kore arasındaki ortak tatbikatı iptal ettiği belirtildi. Trump, söz konusu kararın gerekçelerinden birinin Seul yönetiminin İran'a karşı yürütülen savaşta ABD'ye destek vermeyi reddetmesi olduğunu ifade etmişti. ABD Başkanı ayrıca bu ay gerçekleştirilen "Ulchi Freedom Shield" tatbikatlarının Kuzey Kore'ye "yanlış bir mesaj" verdiğini savunmuştu. Bunun yanında, Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile son dönemde görüşme isteğinin ve bu liderlere yönelik hayranlığının arttığı görülürken, bu durum Avrupa kamuoyunda endişeye neden oluyor. Öte yandan Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yeni bir zirve gerçekleştirmek için girişimlerde bulunduğu bildirildi. Trump ile Kim, daha önce 2018 ve 2019 yıllarında bir araya gelmişti.

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor Haber

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor

İşgalci Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı Şâhid tipi SİHA'ların artık pervaneli eski modeller yerine çok daha hızlı turbojet motorlu versiyonlarla değiştirildiği bildirildi. Füzeyi andıran bu yeni nesil SİHA'ların saatte 480 kilometreye varan hıza ulaştığı, bu hızın önceki modellerin neredeyse üç katına denk geldiği kaydedildi. The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Şâhid'lerde kullanılan turbojet motorların Çin'den tedarik edildiği aktarıldı. ABD'li ve Ukraynalı yetkililer, İran'ın Şâhid üretiminde motor parçaları, servo motorlar, jiroskoplar ile navigasyon sistemlerinde kullanılan anten, modem ve SIM kart gibi bileşenler için Çin'i uzun süredir başlıca tedarik merkezi olarak kullandığını belirtti. HAVA SAVUNMASINI BASKILIYOR Yaklaşık 20 bin dolara üretilebilen Şâhid'lerin düşük maliyeti sayesinde Ukrayna'nın hava savunma kapasitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğu kaydedildi. Ukraynalı yetkililer, yeni turbojet modellerinin Ukrayna'nın önleme İHA'larından daha hızlı olduğunu, bu nedenle düşürülmelerinin ancak savaş uçakları veya sınırlı sayıdaki hava savunma füzeleriyle mümkün olabildiğini bildirdi. Bu durumun Ukrayna'yı çok daha pahalı mühimmat harcamaya zorladığı ifade edildi. Ukrayna'nın normal şartlarda Rusya'nın gönderdiği eski model tek yönlü SİHA'ların yüzde 90'ından fazlasını durdurabildiği, ancak yeni turbojet modelleriyle bu oranın düştüğü aktarıldı. Bazı yeni Şâhid modellerinde kendilerini düşürmeye çalışan uçak ve helikopterlere karşı uçaksavar silahlarının tespit edildiği kaydedildi. Batı menşeli parçaların, uygulanan yaptırımları delen Hong Kong merkezli paravan şirketler aracılığıyla İran ve Rusya'ya ulaştırıldığı belirtildi.

Pentagon’dan 30 ABD üniversitesine Rusya ve Çin bağlantıları için denetim talimatı Haber

Pentagon’dan 30 ABD üniversitesine Rusya ve Çin bağlantıları için denetim talimatı

ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), 30 ABD üniversitesinden Rusya ve Çin dâhil, ABD'nin millî güvenliği açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen yabancı kuruluşlarla akademik, mali ve araştırma bağlantılarını incelemelerini istedi. Pentagon, üniversitelerden söz konusu ortaklıkları incelemelerini ve sorunlu görülen iş birliklerini iki hafta içinde sonlandırmalarını istedi. Talimatın yerine getirilmemesi hâlinde üniversitelerin federal araştırma fonlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağı bildirildi. Pentagon'un açıklamasında, denetimlerin vergi mükelleflerinin finanse ettiği araştırmaların çalınmasını ve kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçladığı belirtildi. Pentagon'un baş teknoloji sorumlusu Emil Michael, millî güvenliği tehlikeye atan akademik ortaklıklara karşı "sıfır tolerans" politikası uygulayacaklarını söyledi. Pentagon, denetim talimatı gönderilen üniversitelerin isimlerini açıklamadı. Ancak ABD'li bir yetkili, listede Harvard Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Johns Hopkins Üniversitesi gibi kurumların bulunduğunu belirtti. LİSTEDE RUS ÜNİVERSİTELERİ BULUNUYOR Talimat, Pentagon'un geçen ay ABD'nin millî güvenliği açısından risk oluşturduğu değerlendirilen 130 yabancı kurumdan oluşan listeyi güncellemesinin ardından geldi. Listedeki kurumların büyük bölümünü Çin'deki üniversiteler ve araştırma kuruluşları oluştururken, İran ve Rusya'dan bazı kurumlar da listede yer aldı. Listede Rusya'dan Moskova Devlet Üniversitesi (MGU), Ulusal Araştırma Üniversitesi İktisat Yüksek Okulu (HSE) ve MIREA gibi üniversiteler de bulunuyor. ABD yönetimi, söz konusu kuruluşlarla iş birliğine getirilen kısıtlamaların Amerikan bilimsel çalışmalarının izinsiz teknoloji transferi, fikri mülkiyet hırsızlığı ve ABD'nin rakipleri tarafından kullanılmasına karşı korunmasını amaçladığını belirtiyor.

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor! Haber

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor!

On yıllardır yürürlükte olan silahların kontrolüne ilişkin anlaşmaların ardından dünya, nükleer caydırıcılık sisteminin giderek daha öngörülemez hale geldiği yeni bir döneme giriyor. Özellikle Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından, dünya genelinde nükleer savaş riskinin arttığı görülüyor. "The Washington Post" gazetesinin değerlendirmesine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) güvenlik garantilerine ilişkin artan endişeler, Güney Kore ve Japonya'yı kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğini açıkça değerlendirmeye itiyor. Çin ve Kuzey Kore'nin artan baskısı da küresel caydırıcılık dengesini değiştirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. “KIYAMET SAATİ” TARİHİNİN EN TEHLİKELİ NOKTASINDA Nükleer savaş riskine ilişkin sembolik gösterge olan Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalayı göstermesi, mevcut tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Bu seviye, saatin tarihindeki en kritik nokta olarak kayda geçti. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından küresel nükleer riskler daha da arttı. ABD’nin güvenlik garantilerine ilişkin artan soru işaretleri ise Güney Kore ve Japonya’da kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğinin daha açık biçimde tartışılmasına neden oluyor. Bunun yanında, gazetedeki analizde, 40 yıl önce ABD Başkanı Ronald Reagan ile Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması konusunda anlaşmaya yaklaşmasının ardından oluşan fırsat penceresinin uzun süredir kapandığı belirtildi. Buna rağmen, kademeli adımların nükleer riskleri azaltabileceği ve Kıyamet Saati'nin yeniden geriye çevrilebileceği değerlendirildi. ABD VE RUSYA YENİ BİR SİLAH KONTROLÜ ANLAŞMASINDAN YOKSUN ABD ve Rusya, dünya genelindeki nükleer cephaneliğin yaklaşık yüzde 86'sını elinde bulunduruyor. Ancak iki ülke, 1972'den bu yana ilk kez stratejik silahları sınırlandıran yürürlükte bir anlaşma olmadan karşı karşıya bulunuyor. 2010'da imzalanan ve 2021'de uzatılan Yeni START Anlaşması'nın süresi şubatta sona erdi. ABD Başkanı Donald Trump ise yeni bir anlaşma yapılması yönünde niyetini açıklamıştı. Analize göre, iki ülke arasındaki eski ikili kontrol sistemi artık çok kutuplu nükleer ortamı yönetmekte yetersiz kalıyor. ÇİN VE KUZEY KORE'NİN NÜKLEER KAPASİTELERİ BÜYÜYOR Ayrıca haberde, yaklaşık 600 nükleer savaş başlığına sahip olduğu belirtilen Çin, nükleer kapasitesini hızla artırıyor. Pekin ise ABD ve Rusya ile bu konuda müzakere yürütmeye yanaşmıyor. Kuzey Kore'nin ise 50'den fazla nükleer savaş başlığına sahip olduğu ve yeni silahlar üretmek için gerekli malzemeyi bulundurduğu ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Güney Kore ve Japonya'da ABD'nin nükleer şemsiyesine olan güven konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. GÜNEY KORE VE JAPONYA İÇİN NÜKLEER SEÇENEK GÜNDEMDE “Nükleer iyimserlik” olarak adlandırılan yaklaşımın destekçileri, Güney Kore ve Japonya'nın kendi nükleer kapasitesini geliştirmesinin Çin ve Kuzey Kore karşısında yeni bir denge oluşturabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre nükleer caydırıcılık geçmişte büyük ölçekli savaşların önlenmesine katkı sağladı. Ancak karşıt görüşte olanlar, nükleer silaha sahip ülke sayısının artmasının yanlış hesaplama, hata ve kontrolsüz tırmanma riskini yükselteceği konusunda uyarıyor. KARAR VERME SÜRESİ GİDEREK KISALIYOR Analizde özellikle balistik füzelerin hedeflerine ulaşma süresinin nükleer caydırıcılık açısından ciddi bir risk oluşturduğu vurgulanıyor. Kuzey Kore veya Çin'den fırlatılacak bir balistik füzenin Vaşington'a yaklaşık 30 dakikada ulaşabileceği, Seul veya Tokyo'nun ise 15 dakikadan daha kısa sürede hedef alınabileceği belirtiliyor. Bu kısa süreler, liderlerin kriz anlarında doğru karar vermesi için sahip olduğu zamanı ciddi şekilde azaltıyor. Öte yandan, Nükleer yarış tartışmaları Avrupa'ya da uzanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa'nın nükleer caydırıcılığı konusunda gizli görüşmeler yürüttüğü bildirilmişti. Ayrıca ABD, Çin'in Lop Nur poligonunda meydana gelen şüpheli bir patlamaya ilişkin yeni bilgiler yayımlamış ve olayın olası bir nükleer denemeyle bağlantılı olabileceğini değerlendirmişti. Batılı kaynaklara göre Rusya'nın nükleer kapasitesini Belarus üzerinden Avrupa Birliği sınırlarına daha yakın bölgelere taşıdığı da iddia ediliyor. Tüm bu gelişmeler, onlarca yıldır nükleer silahların yayılmasını sınırlamaya yönelik oluşturulan sistemin giderek daha kırılgan hale geldiğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Rusya, sıvılaştırılmış doğal gaz taşımak için gölge filo kuruyor Haber

Rusya, sıvılaştırılmış doğal gaz taşımak için gölge filo kuruyor

Rusya, Avrupa Birliği'nin (AB) Rus sıvılaştırılmış doğal gazına (LNG) yönelik ithalat yasağının 1 Ocak 2027'de tamamen yürürlüğe girmesine hazırlanırken, LNG taşımacılığında kullanılmak üzere bir “gölge filo” (yaptırımlar altında olan fakat üçüncü devletin bayrağı altında faaliyet yürüten gemiler) oluşturma çalışmalarını hızlandırıyor. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından yapılan açıklamada, Kremlin'in ikinci el piyasasından eski LNG tankerleri satın aldığı ve Rusya'da üretilen ilk gaz taşıyıcılarını da hizmete almaya başladığı bildirildi. Ukrayna istihbaratına göre Rusya'nın LNG üretiminin yüzde 65'inden fazlası Novatek'in “Yamal LNG” ve yaptırım altındaki “Arctic LNG 2” projelerinden, yaklaşık yüzde 30'u ise Gazprom'un “Sakhalin-2” projesinden sağlanıyor. Ayrıca, Arctic LNG 2'nin başlıca alıcısı Çin olurken, uzman tahminlerine göre bu projeye ait LNG kargoları yaklaşık 10 yaşındaki 11 gemi tarafından taşınıyor. Petrol taşımacılığında kullanılan Rus gölge filosunun aksine LNG taşımacılığı için filo oluşturmanın daha zor olduğu belirtiliyor. Bunun temel nedeni, sıvılaştırılmış gazın yaklaşık eksi 162 santigrat derecede tutulmasını sağlayan yüksek teknolojili kriyojenik tankerlerin gerekliliği. Modern bir LNG tankerinin maliyetinin 300 milyon dolara kadar çıkması nedeniyle Moskova, uluslararası denizcilik şirketlerinin filolarından çıkardığı 19 yaşın üzerindeki eski gemileri satın almayı tercih ediyor. GÖLGE LNG FİLOSU 25 GEMİYE ULAŞTI Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, son altı ayda Rusya'nın LNG filosuna en az sekiz kullanılmış gaz taşıyıcı ile Rusya'nın kendi tersanelerinde üretilen iki yeni geminin katıldığını bildirdi. Gemilerin çoğunun Dubai, Hong Kong ve Singapur'daki Rusya ile bağlantılı şirketler üzerinden kayıt altına alındığı belirtildi. Bunun yanında, 2026 itibarıyla Rusya'nın LNG tankerlerinden oluşan gölge filosunun 25 gemiye ulaştığı kaydedildi. Filo içerisinde Kosmos, Orion, Merkuriy, Luch, Arctic Express, Avacha ve Chaivo'nun yanı sıra yeni inşa edilen Aleksey Kosygin ve Konstantin Posiet adlı gemiler de bulunuyor. Rusya'nın Primorskiy Krayı'ndaki Bolşoy Kamen kentinde bulunan Zvezda Tersanesi'nde dört LNG tankerinin daha inşa edildiği bildirildi. YAPTIRIMLAR RUSYA'NIN LNG PLANLARINI ZORLAŞTIRIYOR Ukrayna istihbaratına göre yaptırımlar, Rusya'nın LNG taşımacılığı alanındaki kapasitesini artırmasını önemli ölçüde zorlaştırıyor. Bunun yanın sıra, Güney Kore merkezli Hanwha Ocean'da Rusya'nın Arktik projelerinde kullanılması planlanan Arc7 buz sınıfındaki altı LNG tankerinin hazır durumda olmasına rağmen yaptırımlar nedeniyle teslim edilemediği belirtildi. Rusya'nın LNG için oluşturduğu gölge filonun, AB'nin ithalat yasağının etkilerini yalnızca kısmen azaltabileceği değerlendiriliyor. ASYA'YA YÖNLENDİRMEDE ENGELLER BULUNUYOR Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, Rusya'nın Avrupa pazarındaki LNG sevkiyatlarını tamamen Asya'ya yönlendirmesinin önünde ciddi engeller bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında uygun LNG tankerlerinin yetersizliği, Arktik bölgedeki deniz taşımacılığının mevsimsel olması ve buz sınıfı gemilerin azlığı öne çıkıyor. Öte yandan, AB'nin tam kapsamlı ambargosunun yürürlüğe girmesinin ardından Novatek'in satılamayan LNG stoklarıyla karşı karşıya kalabileceği, üretimi azaltmak veya gazı büyük indirimlerle satmak zorunda kalabileceği ifade edildi.

Özbekistan ekonomisi Çin’e bağımlı hale geldi: Yabancı yatırımda yüzde 47’lik pay! Haber

Özbekistan ekonomisi Çin’e bağımlı hale geldi: Yabancı yatırımda yüzde 47’lik pay!

Özbekistan ekonomisinin dış finansmanında Çin’in ağırlığı dikkat çekici seviyeye ulaştı. 2026’nın ocak-haziran döneminde ülkede kullanılan yabancı yatırım ve kredilerin yüzde 47’si Çin kaynaklı olurken, Pekin diğer ülkeleri açık ara geride bıraktı. Özbekistan Millî İstatistik Komitesinin verilerine göre, 2026’nın ilk 6 ayında ülke ekonomisinin ve sosyal alanların geliştirilmesi amacıyla tüm finansman kaynaklarından 338,9 trilyon Özbekistan somu tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirildi. Bu yatırımların yüzde 69,5’ini yabancı yatırımlar ve krediler oluşturdu. Ancak yabancı yatırım ve kredilerin ülkelere göre dağılımında Çin’in ağırlığı öne çıktı. NEREDEYSE YARISI ÇİN'DEN 2026’nın ilk yarısında Özbekistan’da kullanılan yabancı yatırım ve krediler içerisinde Çin’in payı yüzde 47 olarak kaydedildi. Çin’i yüzde 7,4 ile Rusya, yüzde 6,6 ile Türkiye takip etti. Böylece Çin’in Özbekistan’ın kullandığı yabancı yatırım ve kredilerdeki payı, Rusya’nın yaklaşık 6 katına, Türkiye’nin ise 7 katından fazlasına ulaştı. Diğer ülkelerin paylarına bakıldığında ise Suudi Arabistan yüzde 4,1; Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 3,2 ve Kazakistan yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti. PEKİN'İN EKONOMİK AĞIRLIĞI DİKKAT ÇEKİYOR Veriler, Özbekistan’ın yabancı kaynaklara dayalı yatırım yapısında Çin’in diğer ülkelerle arasındaki farkı ciddi biçimde açtığını gösteriyor. Özbekistan’ın 2026’nın ilk yarısında kullandığı yabancı yatırım ve kredilerin neredeyse yarısının tek bir ülkeden gelmesi, Taşkent’in dış finansmanında Çin’in belirleyici konumunu ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.