SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO Genel Sekreteri Rutte: Arktik bölgesinin güvenliği için atılacak adımları görüşüyoruz Haber

NATO Genel Sekreteri Rutte: Arktik bölgesinin güvenliği için atılacak adımları görüşüyoruz

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak amacıyla müttefiklerle birlikte atılacak adımların ele alındığını söyledi. Rutte, resmî ziyaret kapsamında bulunduğu Hırvatistan’da Başbakan Andrej Plenkovic ile düzenlediği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Birleşik Krallık ve Almanya öncülüğünde bazı Avrupa ülkelerinin Arktik bölgesinin güvenliği için girişimlerde bulunma niyetine ilişkin bir soruya yanıt veren Rutte, tüm müttefiklerin bölgenin stratejik öneminde hemfikir olduğunu belirtti. Rutte, “Deniz yollarının açılmasıyla birlikte Rusya ve Çin’in bölgede daha aktif hâle gelme riski bulunuyor. Bu nedenle Arktik’in güvenliği tüm müttefikler için önem taşıyor.” dedi. RUSYA VE ÇİN BÖLGEDEKİ FAALİYETLERİNİ ARTIRIYOR NATO’nun yedi üyesinin Arktik bölgesinde yer aldığına dikkat çeken Rutte, buna karşın Rusya ve Çin’in de bölgedeki faaliyetlerini artırdığını kaydetti. Bölgenin güvenliğine yönelik daha önce de görüşmeler yapıldığını hatırlatan Rutte, “Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak için atılacak adımları görüşüyoruz.” ifadelerini kullandı. Rutte, NATO ve müttefiklerin Arktik’in güvenli kalmasını öncelik olarak belirlediğini vurgulayarak, Grönland’ın da ortak savunma açısından kilit önemde olduğunu söyledi. Grönland’ın NATO için stratejik bir parça olduğuna işaret eden Rutte, bu konuda ittifak içinde verimli görüşmeler yürütüldüğünü aktardı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamalarına yönelik soruları ise doğrudan yanıtlamaktan kaçınan Rutte, önemli olanın “bir sonraki adım için birlikte çalışmaya devam etmek” olduğunu ifade etti. RUTTE'DEN TÜRK İHA TEKNOLOJİSİNE ÖVGÜ Resmî ziyareti kapsamında Albay Marko Zivkovic Kışlası’nı da ziyaret eden Rutte, Hırvatistan’ın Türkiye’den satın aldığı insansız hava aracı (İHA) teknolojisini yerinde inceleme fırsatı bulduğunu belirterek, “Bugün sabah Türkiye’den İHA teknolojisi alanında satın aldıklarınızı tekrar görme fırsatı buldum ve çok etkilendim.” dedi. Hırvatistan’ın ABD ve Fransa’dan aldığı teçhizatın yanı sıra kendi İHA kapasitesini de geliştirdiğine dikkat çeken Rutte, Avrupa hava sahalarında artan İHA ihlallerine değinerek, NATO’nun bu alandaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kapasitesini artırmaya devam ettiğini söyledi.

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor! Haber

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor!

Avrupa’daki en büyük Çin Büyükelçiliği olması planlanan Londra’daki binanın altında, Birleşik Krallık’ın en hassas fiber optik kablolarına yalnızca bir metre mesafede gizli bir bodrum odası bulunduğu ortaya çıktı. Aylarca inkâr edilen söylentiler, art arda yayımlanan bağımsız medya raporlarıyla doğrulanırken, hükûmetin hem basını hem de müttefik ülkeleri yanıltmış olabileceği tartışması büyüyor. “YOK” DENİLEN KABLOLAR BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI Birleşik Krallık gazetesi Telegraph'ın 13 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran habere göre, Çin’in Londra’da inşa etmeyi planladığı dev elçilik binasının altında yer alan bodrum alanı, ülkenin en kritik fiber optik iletişim altyapısına son derece yakın bir konumda bulunuyor. Planlarda, söz konusu odanın kablolara yalnızca bir metre mesafede yer aldığı görülüyor. Bu kablolar, yalnızca internet trafiğini değil; finans merkezleri, bankalar, küresel yatırım şirketleri ve devlet kurumlarının veri akışını taşıyan hayati bir altyapıyı oluşturuyor. BİNA DAHA ÖNCE KÜRESEL FİNANS DEVLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORDU Haberde dikkat çekilen bir diğer kritik detay ise binanın geçmişi oldu. Söz konusu yapı, Çin tarafından satın alınmadan önce Barclays Bank, BlackRock ve Deloitte gibi küresel finans devlerinin merkez ofislerine ev sahipliği yapıyordu. Bu durum, binanın yüksek kapasiteli ve hassas iletişim altyapısıyla donatılmış olmasının tesadüf olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu tür altyapılar, istihbarat ve siber güvenlik açısından yüksek riskli alanlar olarak değerlendiriliyor. İSTİHBARAT UYARDI, HÜKÛMET İNKÂR ETTİ Gazeteci Richard A. Holmes, Ocak 2024’te yayımladığı bir haberinde, Birleşik Krallık istihbarat birimlerinin 2022 yılında yapılan ilk elçilik başvurusunda bu kablolarla ilgili ciddi güvenlik endişeleri dile getirdiğini yazmıştı. Ancak hükûmet yetkilileri bu iddiaları kesin bir dille reddetmiş, “böyle kabloların varlığını tanımıyoruz” açıklaması yapmıştı. Aynı inkâr politikası, finansal sistemler açısından doğabilecek riskleri gündeme getiren gazeteci Catherine Wheeler için de uygulanmış, her iki gazeteci de kulislerde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı. Konuya ilişkin uyarılar yalnızca basınla sınırlı kalmadı. Birleşik Krallık Avam Kamarasından bazı milletvekilleri ve Lordlar Kamarası üyeleri de elçilik projesinin millî güvenlik riski oluşturabileceğini dile getirdi. Ancak bu itirazlar da bakanlıklar tarafından “asılsız” gerekçesiyle reddedildi. Yetkililerin ortak yanıtı ise "Bu raporları tanımıyoruz." oldu. ABD VE 5 EYES MÜTTEFİKLERİNE DE YANILTICI BİLGİ Mİ VERİLDİ? İddialara göre, geçen yıl ağustos ayında üst düzey bir ABD’li yetkiliye de Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı tarafından “kabloların mevcut olmadığı” bilgisi aktarıldı. Ancak artan uluslararası baskı sonrası Birleşik Krallık, yalnızca bir ay önce 5 Eyes istihbarat ortaklarına, kablolara ilişkin bir risk değerlendirme raporu sunmak zorunda kaldı. Raporda kamuoyuna yansıyan ifadeyle, “kayda değer bir risk olmadığı” savunuldu. Bu açıklama ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. “SORUNU GİDERMEK” DE BAŞLI BAŞINA SORUN Uzmanlara göre, kabloların yerinin değiştirilmesi veya güvenli hale getirilmesi milyonlarca sterlinlik kamu harcaması gerektiriyor. Ayrıcan kazı ve düzenleme çalışmaları için Çin makamlarının izni gerekiyor. Hükûmet ise maliyet ve süreç hakkında bugüne kadar kamuoyuna net bir bilgi sunmadı. BASINAYA BASKI, DEVLETTE ÖRTBAS İDDİASI Ortaya çıkan tablo, Birleşik Krallık’ta yalnızca bir güvenlik açığını değil; yürütmenin şeffaflığı, basın özgürlüğü ve müttefiklerle güven ilişkisi konularını da tartışmaya açtı. Siyasi kulislerde bu süreç, “devlet eliyle örtbas” ve “Çin’i rahatsız etmeme refleksi” olarak yorumlanırken, hükûmetin inkâr politikasının itibar krizine dönüştüğü ifade ediliyor.

Gazprom, Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti Haber

Gazprom, Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti

Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine karşı başlattığı topyekûn saldırı ve işgal girişimini dört yıldır sürdüren Vladimir Putin idaresindeki Rusya, en büyük ticaret ortaklarından biri olan Çin'e rekor seviyede doğal gaz tedarik etti. Ukrayna'da sürdürdüğü savaş nedeniyle yaptırımlara tabî tutulan ve doğalgaz satışında düşüş kaydeden Rusya, çareyi Çin'de aradı. Rusya devlet gaz şirketi Gazprom, Çin'e yaptığı doğal gaz tedarikiyle rekor kırdı. Şirket, doğal gaz tedarikinin miktarını açıklamadı ancak tedarikin Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) arasında imzalanan uzun vadeli bir doğalgaz alım ve satım anlaşması kapsamında yapıldığını bildirdi. GEÇEN SENE 38,8 MİLYAR MEKTREKÜP İHRAÇ EDİLDİ Rapora göre ise 2025 yılında Sibirya Gücü boru hattı üzerinden 38,8 milyar metreküp doğalgaz ihraç edildi. Boru hattı üzerinden günde 100 milyon metreküpten fazla doğalgaz taşıdığı kaydedildi. Ayrıca raporda Türk devletleri ve Güney Kafkasya'ya yapılan doğal gaz ihracatının da arttığı belirtildi. ABD, bu ayın başında Rusya'nın büyük petrol üreticilerinden Gazprom Neft ve Surgutneftegas'ı, 180'den fazla gemiyi, çok sayıda petrol tüccarını, petrol sahası hizmet sağlayıcısını ve enerji yetkilisini yaptırım listesine ekledi. 2014’TEN BERİ KARA LİSTEDE Rusya’nın üçüncü büyük petrol üreticisi Gazprom Neft, 1995 yılında kuruldu. Sırbistan, Angola, Venezuela ve Irak olmak üzere çeşitli ülkelerle anlaşmalar imzalayan şirket; 2014 yılında ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kara listeye alındı.

Özbekistan'da Çin destekli kazılar: İpek Yolu mirası mı, tarihsel alan paylaşımı mı? Haber

Özbekistan'da Çin destekli kazılar: İpek Yolu mirası mı, tarihsel alan paylaşımı mı?

Özbekistan ve Çinli arkeologların yürüttüğü ortak çalışmalar neticesinde, antik Kuva kentinde milattan önce 3. yüzyıldan milattan sonra 10. yüzyıla kadar uzanan bir döneme ait şehir surları gün yüzüne çıkarıldı. Fergana Vadisi’nde yer alan bu antik yerleşimin, tarihi İpek Yolu üzerinde stratejik bir merkez olduğu bilinirken, yürütülen kazıların Çin’in bölgedeki tarihsel nüfuzunu bilimsel verilerle destekleme çabası olup olmadığı sorusu akıllara geliyor. Yaklaşık 110 bin metrekarelik sahada devam eden çalışmalarda, kentin savunma hatlarının yüzyıllar boyunca geçirdiği yapısal değişimler ve mimari evrimi mercek altına alınıyor. ÇİN'İN FERGANA VADİSİ'NDEKİ "TARİHSEL BAĞ" ARAYIŞI Çin'in resmî haber ajansı Xinhua Tongxunshe tarafından gündeme getirilen habere göre, kazı sahasının tarihsel arka planı, Çinli uzmanlar tarafından iki bin yıl öncesine, Han Hanedanlığı dönemine dayandırılıyor. MÖ 2. yüzyılın sonlarında Çin dışındaki dünyaya imparatorluk elçisi olarak hizmet eden Çinli diplomat Zhang Qian'ın kayıtlarında geçen antik "Dayuan" devletinin bir parçası olduğu iddia edilen Kuva alanı, 2023 yılından bu yana Luoyang Arkeoloji Enstitüsü ile Fergana Devlet Üniversitesinin ortak gözetiminde kazılıyor. Ancak Çinli heyetin, bölgedeki saray kalıntıları, şehir kapıları ve atölyeler üzerindeki çalışmalarında, özellikle "Çin etkisi" ve "tarihsel bağ" unsurlarının altını çizmesi, kültürel diplomasinin akademik saha üzerindeki etkisini tartışmaya açıyor. 2025 yılı boyunca kuzey kapısı ve savunma hendeği üzerine yoğunlaşan ekip, kentin yerleşim düzenini Çin merkezli tarih projeksiyonlarıyla uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Kazı sorumlusu Liu Bin, kentin surlarının kerpiç ve çamur tuğla kullanılarak defalarca tadilattan geçirilmesini kentin "bitmek bilmeyen canlılığı" olarak yorumluyor. Yapılan incelemeler, surların bin 300 yıl boyunca kesintisiz bir işlev gördüğünü kanıtlarken; Çinli uzmanlar, inşa tekniklerindeki değişimin farklı dönemlerdeki kültürel etkileri anlamak için kilit öneme sahip olduğunu savunuyor. Ancak bu tür çok uluslu projelerde, Türkistan mimarisinin özgünlüğünden ziyade, Çin’in tarihî İpek Yolu anlatısına ne kadar hizmet ettiği konusu bağımsız tarihçiler tarafından dikkatle takip ediliyor. SARAY BÖLGESİNDE YENİ HEDEFLER VE PLANLANAN KAZILAR Saray kompleksinin doğu kanadında yürütülen son araştırmalarda, temel hendekleri ve çevre kanalları gibi stratejik unsurlar tespit edildi. Bu bulguların kentin genel yerleşim planını ortaya çıkaracağı belirtilse de, Çinli ekibin bu yıl saray alanında gerçekleştirmeyi planladığı sistemli kazılarla hangi fonksiyonel bölgeleri ön plana çıkaracağı merak konusu olmaya devam ediyor. Antik kentin tam yerleşim düzeni netleştirilmeye çalışılırken, Fergana Vadisi'nin bu tarihî hazinesinin gerçek anlamda Özbek kültürel mirası olarak mı yoksa Çin’in bölgesel genişleme stratejisinin bir kültürel bileşeni olarak mı sunulacağı, önümüzdeki kazı raporlarıyla daha net görülecek.

"Allah'a emanet ol" yasak: Çin, Uygur Türklerini hapis cezası tehdidiyle susturmaya çalışıyor! Haber

"Allah'a emanet ol" yasak: Çin, Uygur Türklerini hapis cezası tehdidiyle susturmaya çalışıyor!

Şi Cinping idaresindeki Çin, Doğu Türkistan'daki baskı ve asimilasyon politikalarıyla birlikte Türk kültürüne ait değerleri yok etmeyi amaçlıyor. Uygur Türklerinin dilini, dinini ve kültürünü yaşamasına izin vermeyen Çin, kimliğinden vazgeçmeyenleri toplama kampına alarak türlü işkencelere tâbi tutuyor. KAŞGAR'DA DÜZENLENEN TOPLANTIDA DİLE GETİRİLDİ Associated Press (AP) tarafından gündeme taşınan habere göre Çinli yetkililer Doğu Türkistan'da çoğu şarkıyı yasak listesine eklediğini beyan ettiği bir toplantı icra etti. Norveç merkezli "Uygur Hjelp" kuruluşunun kayıtlarına dayandırılan haberde, Ekim 2025'te Kaşgar'da düzenlenen toplantıda bazı şarkıların yasak listesine dahil edildiği belirlendi. ALLAH SİZİ KORUSUN YERİNE, KOMÜNİST PARTİ SİZİ KORUSUN Buna göre Uygur halk baladı olan "Beş Pede", "sorunlu" olarak lanse edilerek, Doğu Türkistan'da yasaklandı. Toplantıda yasaklı şarkıları dinleyen veya telefonunda kayıtlı olduğu belirlenen kişilerin hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu söylendi. Ayrıca Uygurların, "Esselamu aleyküm", "Allah'a emanet ol", "Allah sizi korusun" gibi söylemler yerine "Komünist Parti sizi korusun" ifadesini kullanması konusunda uyarıldığı aktarıldı. Öte yandan sözde "terörizmi, aşırıcılığı kışkırtan ve Çin Komünist Partisinin Sincan'daki yönetimini karalayan" kategorisinde Uygur şair Abdülkadir Celaleddin'in "Eve Dönüş Yolu Yok" şiirinden uyarlanan "Yanarim Yoq" şarkısının yer aldığı belirtildi. Aynı kategoride Abdurehim Heyit'in "Atalar" şarkısı da yasaklı listede yer alıyor. Bunun Uygur ataların savaşa hazır şehitlerin olduğu yönünde, milliyetçiliği ortaya koymasından dolayı yasaklandığı ifade ediliyor. Çin asimilasyon politikaları gündemdeki yerini korurken, Birleşmiş Milletler (BM) 2022'de Uygur Türklerinin insan hakları ihlâllerine maruz bırakıldığını kaydetti. Çocukların ailelerinden koparılarak sözde okullara gönderildiği Doğu Türkistan'da zorunlu kürtaj da soykırım denebilecek bir vahşeti gözler önüne seriyor. Londra SOAS Üniversitesinde Etnomüzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rachel Harris, Beş Pede eserinin dini içeriği nedeniyle eleştirildiğini, ancak şarkının dini aşırıcılık içermediğini vurguladı. Harris, dini unsurların romantik motiflerle ele alındığını "Aman Tanrım, seni seviyorum" gibi ifadelerin olduğunu belirterek, "Sorun tam olarak bu" dedi.

Çin, Tayvan’ı kuşatan askerî tatbikatını sürdürüyor: Bölgedeki gerilim tırmanıyor Haber

Çin, Tayvan’ı kuşatan askerî tatbikatını sürdürüyor: Bölgedeki gerilim tırmanıyor

Doğu Asya’da hegemonya kurma peşindeki Çin yönetimi, demokratik Tayvan üzerindeki baskı ve sindirme politikalarını tehlikeli bir boyuta taşıdı. Kendi topraklarının bir parçası olduğunu iddia ettiği ancak 1949’dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip olan Tayvan Adası'nı kuşatan askerî tatbikat, ikinci gününde tüm hızıyla devam ediyor. Pekin yönetiminin bölgesel güvenliği hiçe sayarak başlattığı "Adalet Görevi 2025" adlı bu gövde gösterisi, işgal simülasyonlarıyla dolu bir provokasyon olarak değerlendiriliyor. bölgesel istikrara çin darbesi: saldırı simülasyonları ve abluka Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO), sabahın erken saatlerinde Tayvan’ın kuzeyindeki sulara yerleştirilen hedeflere yönelik uzun menzilli atış talimleri yaparak bölgedeki sivil deniz trafiğini tehdit etti. Komünist yönetimin Doğu Cephesi Komutanlığından yapılan açıklamalar, tatbikatın sadece bir savunma eğitimi olmadığını; deniz hedeflerine yönelik saldırı senaryoları ve stratejik limanların bloke edilmesi gibi açık bir işgal hazırlığını kapsadığını ortaya koydu. Bombardıman uçakları, savaş jetleri ve insansız hava araçlarının katıldığı bu geniş kapsamlı taciz, bölge ülkeleri tarafından endişeyle takip ediliyor. TAYVAN’DAN YANIT: 130 HAVA ARACIYLA SINIR İHLALİ TESPİT EDİLDİ Tayvan Savunma Bakanlığı, Çin’in saldırgan tutumuna ilişkin korkutucu veriler paylaştı. Yapılan açıklamada, ada çevresinde son 24 saatte Çin’e ait tam 130 askerî hava aracı ve 22 geminin tespit edildiği bildirildi. Bu uçaklardan 90’ının, tarafların etki alanlarını ayıran "orta çizgiyi" fütursuzca geçerek Tayvan’ın Hava Savunma Tanımlama Bölgesi'ne (ADIZ) girmesi, Pekin’in uluslararası teamülleri hiçe saydığını bir kez daha kanıtladı. Tayvan ordusu, bu sınır ihlallerine karşı "Acil Yanıt Tatbikatı" başlatarak meşru müdafaa hakkını kullanmaya hazır olduğunu duyurdu. ABD İLE GERİLİM VE TRUMP’IN ŞAŞIRTAN YAKLAŞIMI Çin’in bu saldırgan hamlesinin, ABD’nin Tayvan’ın savunma kapasitesini artırmak için onayladığı 11 milyar dolarlık tarihi silah satışının hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Vaşington yönetimi bu hamleyle Tayvan’ın yanında durduğunun sinyalini verirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın sakin tavrı şaşkınlık yarattı. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı basın toplantısında konuya değinen Trump, Şi Cinping ile "çok iyi bir ilişkisi" olduğunu belirterek, Çin’in ciddi bir çatışma başlatacağına inanmadığını ifade etti. Pekin’in son üç yılda; 2022'de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Tayvan'ı ziyaretinin ardından, 2023'te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen'in ABD'ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024'te Tayvan'ın yeni lideri Lai Ching-te'nin göreve başladığı mayısta ve ilk "Ulusal Gün" konuşmasını yaptığı ekimde askeri tatbikatlar düzenlemişti. Söz konusu tatbikatlara "Müşterek Kılıç" adı verilmişti. ÇHKO, bu yıl da 1-2 Nisan'da "Boğaz Tufanı 2025/A" adıyla, Ada'yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikat düzenlemişti. ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞI Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmişti. İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ilan ederej burada geçici hükûmet kurmuştu. Pekin yönetimi Tayvan’ı kendi toprağı olarak görürken, ada yaklaşık 75 yıldır fiilî bağımsızlıkla yönetiliyor. Son yıllarda askerî baskıyı belirgin şekilde artıran Çin yönetimi, Tayvan’ın ana kara ile birleşmesi için gerekirse güç kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça dile getiriyor. Uzmanlara göre, son tatbikatlar Pekin’in bu tehdidi fiilî askerî hazırlıkla desteklediğini gösteriyor.

Çin’den ABD’ye Tayvan yaptırımı: 10 kişi ve 20 savunma şirketi hedefte Haber

Çin’den ABD’ye Tayvan yaptırımı: 10 kişi ve 20 savunma şirketi hedefte

Çin Dışişleri Bakanlığı, Tayvan’a silah satışları nedeniyle 10 kişi ve 20 ABD’li savunma şirketine yaptırım uygulandığını duyurdu. Yaptırım listesinde, Boeing’in St. Louis birimi, Northrop Grumman Systems Corporation ve L3Harris Maritime Services gibi şirketler yer aldı. Bakanlık açıklamasına göre, söz konusu şirketler ve kişilerinin Çin’de bulunan varlıkları dondurulacak; Çinli kurum ve bireylerin bu kişi ve şirketlerle iş yapması yasaklanacak. Listede yer alanlar arasında savunma şirketi Anduril Industries’in kurucusu ile yaptırım uygulanan firmalardan dokuz üst düzey yönetici de bulunuyor. Bu kişilerin Çin’e girişine de yasak getirildiği belirtildi. ABD TAYVAN’A SİLAH SATIŞI YAPMIŞTI Yaptırımlar, ABD’nin geçen hafta Tayvan’a 11,1 milyar dolarlık silah satışı paketini açıklamasının sonrasında duyuruldu. Söz konusu paket, Vaşington’un Tayvan’a şimdiye kadarki en büyük silah satışı olarak kayda geçti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, yaptığı açıklamada, “Tayvan meselesi, Çin’in temel çıkarlarının özünü oluşturmakta ve Çin-ABD ilişkilerinde asla aşılmaması gereken ilk kırmızı çizgidir.” ifadelerini kullandı. Sözcü, Tayvan konusunda “sınırı aşan her türlü provokatif adımın Çin tarafından güçlü bir karşılık göreceğini” ileri sürerek, ABD’yi Tayvan’ı silahlandırmaya yönelik “tehlikeli” girişimlerine son vermeye çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.