SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump, Rusya ve Çin’in İran’a yardım ettiğine inanmadığını söyledi Haber

Trump, Rusya ve Çin’in İran’a yardım ettiğine inanmadığını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta Rusya ile Çin’in Tahran’a yardım etmediğine inandığını söyledi. Trump, 12 Ekim gecesi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eleştirmenlerinin ve siyasi muhaliflerinin Rusya ile Çin’in İran’a destek verdiği yönündeki açıklamalarına yanıt verdi. Trump, “Eğer yardım ediyorlarsa, bu çok düşük bir seviyededir, ancak ben hiç yardım ettiklerine inanmıyorum. Kaybedecekleri çok şey var ve biz bunu bilirdik, hem de çok çabuk bilirdik.” ifadeleriyle 2 ülkenin desteğinin ABD tarafından kısa sürede tespit edileceğini savundu. İRAN’A DESTEK İDDİALARINI DAHA ÖNCE DE ÖNEMSEMEMİŞTİ Trump’ın açıklaması, Çin’in İran’a omuzdan ateşlenen hava savunma sistemleri sağladığı ve Tahran’ın petrol yaptırımlarını aşmasına yardımcı olduğu yönündeki haberlerin ardından geldi. ABD’nin Pekin Büyükelçisi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in eylül ayındaki Vaşington ziyaretinde Trump’ın İran’a destek verilmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu ve Pekin’den bu yönde güvence aldığını açıklamıştı. Trump, İran’ın temmuz ayında Ürdün’de 3 ABD askerinin hayatını kaybettiği saldırıdan önce Çinli kuruluşlardan bir ABD üssünün uydu görüntülerini aldığı yönündeki haberi de eylül ayında önemsemediğini gösteren açıklamalarda bulunmuştu. MOSKOVA VE PEKİN’İ “TARAFSIZ” OLARAK NİTELENDİRMİŞTİ Daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Şi Cinping’i İran savaşında “tarafsız” olarak nitelendiren Trump, temmuz ayında 2 ülkenin Tahran’a yardım etmeyeceğine güvendiğini söylemişti. Bununla birlikte, savaşa müdahil olmalarının kendileri açısından ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunmuştu.

Ukrayna istihbaratı, Rusya’nın gölge filosundan 20 gemiyi ifşa etti! Haber

Ukrayna istihbaratı, Rusya’nın gölge filosundan 20 gemiyi ifşa etti!

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğünün (HUR), Rusya’nın petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatında kullandığı veya yaptırım uygulanan gemilere yakıt sağlayan 20 gemiye ilişkin bilgileri yayımladı. HUR’un War&Sanctions portalında yayımladığı bilgilere göre, söz konusu gemilerin tamamı Birleşik Krallık veya Ukrayna’nın yaptırım listesinde bulunurken gemilerden birine ayrıca Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından da yaptırım uygulanıyor. İstihbaratın açıkladığı gemiler arasında, Rusya’nın sıvılaştırılmış doğal gaz taşımak ve depolamak için kullandığı PORTOVIY adlı gaz tankeri de yer alıyor. 2021’den bu yana yaptırım uygulanan Gazprom’a ait olan gemi, Leningrad bölgesindeki Portovaya tesisinde yüzer gaz deposu olarak kullanılıyor. Bununla birlikte PORTOVIY, 15 Ağustos 2026’da Kasım 2021’den bu yana ilk kez Finlandiya Körfezi’nden ayrılarak Rusya’ya ait sıvılaştırılmış doğal gaz yükünü Çin’in Beihai Limanı’na taşımak üzere Kuzey Deniz Rotası’nı izledi. HUR’un verdiği bilgiye göre gemi, şu anda Zhoushan Adası’ndaki Zhoushan Huafeng Tersanesi’nde teknik bakımdan geçirilmeyi bekliyor. GÖLGE FİLO YAPTIRIMLARI DELMEYE ÇALIŞIYOR Ayrıca HUR, Rusya’nın gölge filosunu (uluslararası yaptırımlar altında bulunan fakat üçüncü devlet bayrağı altında faaliyet yürüten gemiler) genişletmek amacıyla 2026 baharında aracı şirketler üzerinden satın aldığı iki gaz tankerine ilişkin bilgileri de paylaştı. Bunlardan AVACHA adlı tanker, daha önce Çin merkezli Jovo Energy şirketine aitti. Gemiyi 2026 baharında Marshall Adaları’nda kayıtlı Tudor Maritime Ltd. satın aldı. Haziran ayında Rus bayrağı altında sefer yapmaya başlayan tanker, Rusya merkezli Cryoline Management şirketinin yönetimine verildi. Bunun yanında HUR; AVACHA, ağustos ayından bu yana yaptırım uygulanan Arctic LNG 2 projesinin Utrenniy terminalinden Çin’in Beihai Limanı’na sıvılaştırılmış doğal gaz taşıdığını bildirdi. CHAIVO adlı diğer tanker ise daha önce Yunanistan merkezli Maran Gas Maritime şirketine aitti. Daha sonra Tudor Maritime Ltd. tarafından satın alınan gemi, Temmuz 2026’da Rus bayrağına geçirildi ve Cryoline Management şirketinin yönetimine devredildi. İstihbaratın açıklamasına göre CHAIVO, ağustos ayından bu yana Kamçatka’daki Petropavlovsk-Kamçatskiy Limanı açıklarında bulunan ve yaptırım uygulanan KORYAK adlı yüzer gaz depolama tesisinden Beihai’ye yük taşıyor. RUSYA, GÖLGE FİLOSUNU GENİŞLETİYOR Öte yandan HUR, Rusya’nın kendi tersanelerinde buz sınıfı gemiler inşa etmeye çalışmasının yanı sıra, enerji kaynaklarından elde ettiği ihracat gelirlerini korumak amacıyla açık denizlerde faaliyet gösteren şirketlerden oluşan bir ağ üzerinden gölge filosunu genişlettiğini belirtti. Ukrayna askeri istihbaratı, uluslararası ortaklarına gemi satışları üzerindeki denetimleri artırma, yaptırım uygulanan gemilerin yabancı tersanelerde bakım ve onarım görmesini engelleme ve Rusya’nın enerji ihracatından elde ettiği gelir kaynaklarını kesme çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Zelenskıy: Rusya'nın Kıyiv'e yönelik saldırılarının amacı Ukraynalıları başkentten kovmaktır! Haber

Cumhurbaşkanı Zelenskıy: Rusya'nın Kıyiv'e yönelik saldırılarının amacı Ukraynalıları başkentten kovmaktır!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya'nın Kıyiv'e yönelik saldırıları artırmasının amacının Ukraynalıları başkentten ayrılmaya zorlamak olduğunu söyledi. Zelenskıy, İspanyol El Pais gazetesine verdiği röportajda, Rusya'nın Kıyiv'e yönelik son saldırılarını ve Moskova'nın savaş stratejisini değerlendirdi. Rusya'nın özellikle başkent Kıyiv'i hedef aldığını vurgulayan Volodımır Zelenskıy, Moskova'nın 24 Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı işgalin ilk günlerinden itibaren Ukraynalıların başkenti terk etmesini amaçladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, "Ruslar, özellikle başkentte yaşayan Ukraynalıların başkenti terk etmesini istiyor. 2022'de geniş çaplı işgal başladığında da bunu istiyorlardı. Amaçları, insanların başkentlerini terk etmesi ve 'başkentiniz yoksa ülkeniz de yok' mesajını verebilmekti." dedi. "RUSYA UKRAYNA'YI KAOSA SÜRÜKLEMEK İSTİYOR" Rusya'nın saldırılarının Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ara seçimler yaklaşırken daha da yoğunlaşacağını aktaran Zelenskıy, bu konuda Amerikalı müzakerecileri önceden uyardığını belirtti. Volodımır Zelenskıy, Rusya'nın seçim döneminde ve sonrasında özellikle sivil nüfusu hedef alan yoğun saldırılar düzenleyeceğini açıklayarak, Moskova'nın Ukrayna'yı istikrarsızlaştırmaya çalıştığını söyledi. Kıyiv'in güçlü kalmaya devam ettiğini vurgulayan Zelenskıy, "Ülkemiz sadece başkentten ibaret değil. Ancak başkent hâlâ güçlü. Şimdi gün boyunca 300, 500 hedefle saldırıyorlar. Bize 24 saat, haftanın 7 günü saldırıyorlar." ifadelerini kullandı. Zelenskıy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gerilimi mümkün olduğunca artırmaya çalıştığını ve bu saldırıların Ukrayna'yı kaosa sürüklemeyi amaçladığını belirten Zelenskıy, ülkesinin savunması için ek finansman arayışının sürdüğünü ancak mevcut kaynakların yeterli olmadığını kaydetti. ZELENSKIY'DEN ÇİN, HİNDİSTAN VE İRAN AÇIKLAMASI Cumhurbaşkanı Zelenskıy ayrıca Çin, Hindistan ve diğer bazı ülkelerin Rusya'nın Batı yaptırımlarını aşmasına yardımcı olduğunu vurguladı. Bu ülkelerin Rusya'ya teknoloji konusunda da destek verdiğini aktaran Zelenskıy, İran'ın ise Rusya'ya savaş yürütme ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) kullanımı konusunda deneyim aktardığını söyledi. Bununla birlikte Zelenskıy, Ukrayna'nın yeni savaş yöntemlerine karşı koyabilmek için ek kaynak bulması gerektiğini ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.

Hint petrol şirketleri ABD yaptırım yasası nedeniyle Rus petrolüne alternatif arıyor Haber

Hint petrol şirketleri ABD yaptırım yasası nedeniyle Rus petrolüne alternatif arıyor

Hindistan’daki petrol rafinerisi şirketleri, kasım ayında teslim edilmek üzere petrol tedarik anlaşmaları yaparken Rus petrolüne alternatif aramaya başladı. Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kabul edilen ve Rus enerji ürünlerini satın alan ülkelere yüzde yüze kadar gümrük vergisi uygulanmasının önünü açan yeni yaptırım yasası, Hindistan’ın Rus petrolü alımlarını azaltmasına yol açabilir. Dünyanın en büyük üçüncü petrol ithalatçısı olan Hindistan, son aylarda Orta Doğu’daki yüksek fiyatlar ve tedarik kesintilerini telafi etmek amacıyla petrol ithalatının yarısından fazlasını Rusya’dan gerçekleştirdi. Ancak ülkenin önde gelen petrol şirketlerinin son günlerde Rus ham petrolüne alternatif aramaya başladığı belirtildi. Kaynaklara göre Yeni Delhi kısa vadede Rus petrolünün toplam ithalattaki payını yüzde 20-30 seviyesine çekebilir. Böylece Hindistan’ın Rus petrolünün deniz yoluyla en büyük alıcısı olma konumundan çıkması hedefleniyor. Ayrıca, Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı şimdiden geriledi. Eylül ayında Rus petrolü ithalatının günlük ortalama 1,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu miktar, Hindistan’ın toplam petrol ithalatının yüzde 35’inden fazlasına karşılık geliyor ve nisandan bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi oluşturuyor. ALTERNATİF PETROL DAHA PAHALI Rus petrolünün yerini başka kaynaklardan yapılacak ithalatla doldurmanın, yüksek hacim ve alternatif kaynakların daha pahalı olması nedeniyle zor olacağı belirtiliyor. Argus Media verilerine göre Rusya’nın Urals petrolünün Hindistan’a yönelik fiyatı geçen haftanın sonunda varil başına yaklaşık 133 dolar seviyesindeydi. Orta Doğu menşeli Oman ve Murban petrolünün fiyatları ise birkaç dolar daha yüksekti. Bunun yanında, Hindistan’ın petrol ihtiyacının da artması bekleniyor. Racastan’da yeni bir petrol rafinerisinin faaliyete geçmesi ve mevcut rafinerilerin kapasite artırmasıyla ülkenin petrol ithalatının günlük 5,4 milyon varille rekor seviyeye ulaşabileceği öngörülüyor. ABD’NİN YAPTIRIM KARARI YAKINDAN İZLENİYOR Öte yandan, ABD’de kabul edilen yeni yaptırım yasası, Donald Trump yönetimine Rus enerji ürünlerini satın alan ülkelerden ithal edilen mallara 30 gün içinde yüzde yüze kadar gümrük vergisi uygulama yetkisi veriyor. Kaynaklara göre Hindistan, Vaşington’ın bu önlemleri Çin başta olmak üzere Rus petrolünün diğer büyük alıcılarına da uygulayıp uygulamayacağını yakından takip edecek. Hindistan daha önce de Vaşington’ın baskısına bağlı olarak Rus petrolü alımlarının hacmini değiştirdi. Yeni Delhi ise enerji politikasının temel önceliğinin 1,4 milyar vatandaşına uygun fiyatlı enerji tedarikini güvence altına almak olduğunu savunuyor.

F-35 savaş uçaklarına ait gizli parçaların Çin’e ulaşması ABD Kongresini harekete geçirdi Haber

F-35 savaş uçaklarına ait gizli parçaların Çin’e ulaşması ABD Kongresini harekete geçirdi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi, Avustralya’dan ABD’ye onarım amacıyla gönderilen F-35 savaş uçaklarına ait bazı parçaların rotasının değiştirilerek Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ne ulaştırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. Bloomberg’in haberine göre olay, ABD’nin en gelişmiş savaş uçaklarından F-35’lere ilişkin hassas askerî teknolojilerin Çin’in eline geçme ihtimali nedeniyle Vaşington’da ciddi güvenlik endişesine yol açtı. AVUSTRALYA’DAN ABD’YE GÖNDERİLEN KARGO HONG KONG’A ULAŞTI Soruşturmanın merkezinde, Avustralya’da bulunan F-35 savaş uçaklarına ait bazı parçaların bakım ve onarım amacıyla ABD’ye gönderilmesi sırasında yaşanan sevkiyat olayı bulunuyor. Söz konusu parçaların Avustralya’dan ABD’ye gönderilmesi planlanırken, kargonun hangi nedenle olduğu henüz açıklanmayan bir şekilde güzergâh değiştirdiği ve Hong Kong’a ulaştığı belirtildi. ABD Kongresindeki soruşturmanın, parçaların Hong Kong’a nasıl gönderildiği, sevkiyat sürecinde hangi güvenlik prosedürlerinin uygulandığı ve hassas askeri teknolojilerin Çin’in erişimine girip girmediği gibi konulara odaklandığı bildirildi. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Sözcüsü Heather Vong, komitenin olaydan haberdar olduğunu ve konuyla ilgili birden fazla bilgilendirme aldığını açıkladı. Vong, komitenin olayla ilgili incelemesini ve denetim çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. F-35 PROGRAM YÖNETİMİ OLAYI DOĞRULADI Pentagon bünyesindeki F-35 program yönetimi de söz konusu sevkiyatla ilgili bir sorun yaşandığını doğruladı. Öte yandan yetkililer, hangi parçaların sevkiyata konu olduğu konusunda ayrıntı vermedi. Program yönetiminden yapılan açıklamada, kullanılamaz durumdaki F-35 parçalarının teslimatında bir sorun yaşandığının bilindiği ve parçaların geri alınması için ABD makamları ile sektördeki ortaklarla birlikte çalışıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca olayın araştırıldığı ve benzer durumların gelecekte yaşanmasını önlemek amacıyla ek tedbirlerin uygulanacağı ifade edildi. Yetkililer, parçaların niteliği ve güvenlik açısından taşıdığı önem konusunda ise ayrıntılı bilgi paylaşmadı. SEVKİYATTA F-35’İN KABİN PARÇALARINDAN BİRİ BULUNUYOR Olayla ilgili ilk ayrıntılar 18 Eylül’de Politico tarafından yayımlandı. Habere göre Avustralya’dan ABD’ye onarım amacıyla gönderilen F-35 parçalarının bulunduğu bir kargo, planlanan güzergâhtan saparak Hong Kong’a ulaştı. Politico’nun aktardığı bilgilere göre söz konusu kargoda, F-35 savaş uçağının kokpit bölümüne ait parçalardan biri de bulunuyordu. Haberde özellikle parçalar arasında, uçağın düşük görünürlük yani “stealth” teknolojisiyle üretilmiş kokpit kanopisinin yer aldığı belirtildi. ÇİN’İN TERSİNE MÜHENDİSLİK YAPABİLECEĞİ ENDİŞESİ Olayın Kongre tarafından soruşturulmasının temel nedenlerinden biri, hassas F-35 teknolojilerinin Çin tarafından incelenmesi veya tersine mühendislik yoluyla analiz edilmesi ihtimali olarak kaydediliyor. Ancak mevcut aşamada, Hong Kong’a ulaşan parçaların Çinli makamların veya Çinli kuruluşların eline geçtiğine ilişkin kamuya açık bir doğrulama bulunmuyor. ABD makamları da parçaların şu anda nerede olduğu ve Çin tarafından incelenip incelenmediği konusunda ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Pentagon’un F-35 program yönetimi, parçaların geri alınması ve olayın soruşturulması için çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

Rusya ve Çin, İran yaptırımlarının bağımsız izlenmesine ilişkin BM görev süresini uzatmadı Haber

Rusya ve Çin, İran yaptırımlarının bağımsız izlenmesine ilişkin BM görev süresini uzatmadı

Rusya ve Çin, İran'a yönelik Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının uygulanmasını bağımsız biçimde izleyen uzmanlar panelinin görev süresinin uzatılmasını öngören karar tasarısını veto etti. BM Güvenlik Konseyinde 17 Eylül 2026 tarihinde yapılan oylamada 15 üyeden 11'i tasarının uzatılması yönünde oy kullanırken, Pakistan ve Somali çekimser kaldı. Rusya ve Çin'in vetosu nedeniyle karar kabul edilmedi. Söz konusu uzmanlar paneli, İran'a yönelik yaptırımların ihlal edilip edilmediği konusunda Güvenlik Konseyine bağımsız ve kanıta dayalı raporlar sunmak ve gerekli görülmesi hâlinde yeni adımlar konusunda tavsiyelerde bulunmakla görevliydi. Ancak BM Güvenlik Konseyi, panel üyelerinin atanması konusunda uzlaşı sağlanamaması nedeniyle son bir yıldır İran yaptırımlarına ilişkin bağımsız uzmanlar paneli olmadan faaliyet gösteriyordu. Panel üyelerinin atanabilmesi için Güvenlik Konseyinin uzlaşıya varması gerekiyor. Rusya ve Çin, oylama sırasında Batılı ülkelerinin İran meselesini Güvenlik Konseyinde siyasallaştırdığını iddia etti. ABD: İZLEME BOŞLUĞU OLUŞTU ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Jennifer Locetta ise oylamanın ardından yaptığı açıklamada, bağımsız uzmanlar panelinin bulunmamasının yaptırım ihlallerinin tespit edilmesi ve raporlanması açısından önemli bir boşluk oluşturduğunu söyledi. Locetta, bağımsız panelin Güvenlik Konseyinin yaptırım ihlallerine ilişkin "tarafsız ve kanıta dayalı" temel bilgi kaynaklarından biri olduğunu belirterek, panelin bulunmamasının İran yönetimi ve yaptırımlardan kaçınan kişiler açısından avantaj oluşturduğunu vurguladı. İRAN YAPTIRIMLARI YENİDEN YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİ İran'a yönelik BM yaptırımları, Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'nın Tahran'ı 2015 tarihli nükleer anlaşmayı ihlal etmekle suçlamasının ardından yaklaşık bir yıl önce yeniden yürürlüğe girmişti. Söz konusu anlaşma, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı ve nükleer silah geliştirmesini engellemeyi amaçlıyordu. İran ise nükleer silah geliştirmeyi hedeflediği yönündeki suçlamaları reddediyor. ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde 2018 yılında ABD'yi 2015 tarihli İran nükleer anlaşmasından çekmiş ve anlaşmayı "gelmiş geçmiş en kötü anlaşma" olarak nitelendirmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.