SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin Büyükelçiliği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin Büyükelçiliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin Büyükelçiliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor! Haber

Birleşik Krallık, Çin'in “Gizli Elçilik Planı” iddialarıyla sarsılıyor!

Avrupa’daki en büyük Çin Büyükelçiliği olması planlanan Londra’daki binanın altında, Birleşik Krallık’ın en hassas fiber optik kablolarına yalnızca bir metre mesafede gizli bir bodrum odası bulunduğu ortaya çıktı. Aylarca inkâr edilen söylentiler, art arda yayımlanan bağımsız medya raporlarıyla doğrulanırken, hükûmetin hem basını hem de müttefik ülkeleri yanıltmış olabileceği tartışması büyüyor. “YOK” DENİLEN KABLOLAR BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI Birleşik Krallık gazetesi Telegraph'ın 13 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran habere göre, Çin’in Londra’da inşa etmeyi planladığı dev elçilik binasının altında yer alan bodrum alanı, ülkenin en kritik fiber optik iletişim altyapısına son derece yakın bir konumda bulunuyor. Planlarda, söz konusu odanın kablolara yalnızca bir metre mesafede yer aldığı görülüyor. Bu kablolar, yalnızca internet trafiğini değil; finans merkezleri, bankalar, küresel yatırım şirketleri ve devlet kurumlarının veri akışını taşıyan hayati bir altyapıyı oluşturuyor. BİNA DAHA ÖNCE KÜRESEL FİNANS DEVLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORDU Haberde dikkat çekilen bir diğer kritik detay ise binanın geçmişi oldu. Söz konusu yapı, Çin tarafından satın alınmadan önce Barclays Bank, BlackRock ve Deloitte gibi küresel finans devlerinin merkez ofislerine ev sahipliği yapıyordu. Bu durum, binanın yüksek kapasiteli ve hassas iletişim altyapısıyla donatılmış olmasının tesadüf olmadığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu tür altyapılar, istihbarat ve siber güvenlik açısından yüksek riskli alanlar olarak değerlendiriliyor. İSTİHBARAT UYARDI, HÜKÛMET İNKÂR ETTİ Gazeteci Richard A. Holmes, Ocak 2024’te yayımladığı bir haberinde, Birleşik Krallık istihbarat birimlerinin 2022 yılında yapılan ilk elçilik başvurusunda bu kablolarla ilgili ciddi güvenlik endişeleri dile getirdiğini yazmıştı. Ancak hükûmet yetkilileri bu iddiaları kesin bir dille reddetmiş, “böyle kabloların varlığını tanımıyoruz” açıklaması yapmıştı. Aynı inkâr politikası, finansal sistemler açısından doğabilecek riskleri gündeme getiren gazeteci Catherine Wheeler için de uygulanmış, her iki gazeteci de kulislerde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı. Konuya ilişkin uyarılar yalnızca basınla sınırlı kalmadı. Birleşik Krallık Avam Kamarasından bazı milletvekilleri ve Lordlar Kamarası üyeleri de elçilik projesinin millî güvenlik riski oluşturabileceğini dile getirdi. Ancak bu itirazlar da bakanlıklar tarafından “asılsız” gerekçesiyle reddedildi. Yetkililerin ortak yanıtı ise "Bu raporları tanımıyoruz." oldu. ABD VE 5 EYES MÜTTEFİKLERİNE DE YANILTICI BİLGİ Mİ VERİLDİ? İddialara göre, geçen yıl ağustos ayında üst düzey bir ABD’li yetkiliye de Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı tarafından “kabloların mevcut olmadığı” bilgisi aktarıldı. Ancak artan uluslararası baskı sonrası Birleşik Krallık, yalnızca bir ay önce 5 Eyes istihbarat ortaklarına, kablolara ilişkin bir risk değerlendirme raporu sunmak zorunda kaldı. Raporda kamuoyuna yansıyan ifadeyle, “kayda değer bir risk olmadığı” savunuldu. Bu açıklama ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. “SORUNU GİDERMEK” DE BAŞLI BAŞINA SORUN Uzmanlara göre, kabloların yerinin değiştirilmesi veya güvenli hale getirilmesi milyonlarca sterlinlik kamu harcaması gerektiriyor. Ayrıcan kazı ve düzenleme çalışmaları için Çin makamlarının izni gerekiyor. Hükûmet ise maliyet ve süreç hakkında bugüne kadar kamuoyuna net bir bilgi sunmadı. BASINAYA BASKI, DEVLETTE ÖRTBAS İDDİASI Ortaya çıkan tablo, Birleşik Krallık’ta yalnızca bir güvenlik açığını değil; yürütmenin şeffaflığı, basın özgürlüğü ve müttefiklerle güven ilişkisi konularını da tartışmaya açtı. Siyasi kulislerde bu süreç, “devlet eliyle örtbas” ve “Çin’i rahatsız etmeme refleksi” olarak yorumlanırken, hükûmetin inkâr politikasının itibar krizine dönüştüğü ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.