SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çkp

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çkp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çkp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uygur Hareketinden Çin’in “Etnik Birlik Yasası”na tepki: "Bu kanun soykırımı yasallaştırmıştır" Haber

Uygur Hareketinden Çin’in “Etnik Birlik Yasası”na tepki: "Bu kanun soykırımı yasallaştırmıştır"

Çin’de kabul edilen yeni “Etnik Birlik ve İlerleme Yasası”, uluslararası insan hakları çevreleri ve akademisyenler arasında tartışmalara yol açarken, Uygur hak savunucuları yasaya sert tepki gösterdi. Uygur Hareketi tarafından yapılan açıklamada, söz konusu düzenlemenin “soykırımı kanunlaştırdığı” ifade edildi. Çin yasama organı tarafından 12 Mart 2026’da kabul edilen yasa, resmî söylemde “etnik birliği teşvik etmeyi” amaçlıyor. Öte yandan Uygur Hareketi, düzenlemenin farklı etnik ve dinî toplulukların kültürlerinin ve dillerinin ortadan kaldırılmasını teşvik ederek Han Çin kimliği etrafında tek tip bir millî kimlik oluşturmayı hedeflediğini bildirdi. Açıklamada, yasanın eğitim ve kamu hayatında Mandarin Çincesini tek eğitim ve iletişim dili hâline getirdiği, yetkililerin vatandaşları tarih ve din konularında “doğru görüşlere” yönlendirmesini zorunlu kıldığı ve ebeveynlerin çocuklarını Şi Cinping’in Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) destekleyecek şekilde yetiştirmelerinin beklendiği belirtildi. Ayrıca farklı etnik veya dinî grupların Han Çinlilerle evliliklere itiraz edemeyeceği ve “karışık topluluklarda” yaşamın teşvik edilmesiyle Doğu Türkistan ve Tibet gibi bölgelere Han Çinlilerin göçünün destekleneceği ifade edildi. “SOYKIRIM YASALLAŞMIŞTIR” Uygur Hareketi, söz konusu düzenlemenin özellikle Doğu Türkistan’da Uygurların uzun süredir maruz kaldığını belirttiği baskıcı uygulamaları hukuki bir çerçeveye oturttuğunu vurguladı. Açıklamada bölgede toplu gözaltılar, ailelerin ayrılması, dinî ve kültürel kimliğin silinmesi ve yaygın gözetim uygulamalarının devam ettiği belirtildi ve şu ifadelere yer verildi: Bu yasa, Uygurların yıllardır maruz kaldığı baskıcı uygulamaları tamamen yasallaştırıyor ve kodifiye ediyor. Doğu Türkistan gibi bölgelerde, nüfus toplu gözaltılara, aile ayrılıklarına, kadına yönelik şiddete, bireysel din, dil ve kültürün silinmesine ve toplu gözetime maruz kalıyor. Şimdi ise bu yasa, ‘tek bir ulusal bilinç oluşturmak için parti, devlet ve toplumun tüm unsurlarının seferber edilmesini’, öngörüyor. Bu, Çin rejiminin asimilasyon ve birlik adı altında bireysel kimlikleri ve kültürleri tamamen ortadan kaldırması için bir alan yaratmaktadır. Bu kanun soykırımı yasallaştırmıştır. “ÇİN HÜKÛMETİ TÜM İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR” Bununla birlikte Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas yaptığı açıklamada, “Uygur Hareketi, Çin yasama organı tarafından kabul edilen bu sözde ‘etnik birlik yasasını’ şiddetle kınıyor. Bu politikalar birliği teşvik etmiyor: soykırımı meşrulaştırıyor ve insanlığa karşı işlenen suçları yasallaştırıyor. Bu yasa, ÇKP’ye hayatta kalmaya layık görmedikleri tüm kültürleri ve medeniyetleri ortadan kaldırmak için tam kontrol sağlıyor. Uygur kimliğinin tamamen silinmesinin eşiğindeyiz ve uluslararası toplum somut adımlar atmalıdır. Çin hükûmeti sadece Çin sınırları içindeki halkın düşmanı değil, aynı zamanda özgürlük, demokrasi ve tüm insanlığın düşmanıdır.” dedi. Uygur Hareketi ayrıca uluslararası topluma çağrıda bulunarak, yeni yasa kapsamında hedef alındığını belirttiği Uygurlar ve diğer etnik-dinî toplulukların haklarının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, zorla asimilasyon politikalarına karşı dil ve kültürel kimliklerin korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Bir ÇKP yetkilisi zimmetine ne kadar para geçirebilir? Haber

Bir ÇKP yetkilisi zimmetine ne kadar para geçirebilir?

Çin’de yolsuzluk ve zimmete geçirme vakalarına bir yenisi daha eklendi. Son dönemdeki en büyük skandallardan biri, Çin'in önde gelen enerji şirketi PetroChina Yönetim Kurulu Başkanı Wang Yilin'in zimmetine geçirdiği yüksek meblağlarla gündeme geldi. Wang Yilin’in evine yapılan baskın sırasında, toplamda 900 milyar yuan (yaklaşık 126 milyar dolar) nakit para ve değerli eşya bulundu. PARALARIN TAŞINMASI İÇİN 10 KAMYON ÇALIŞTI Çin'in Disiplin Denetim Komitesi (CCDI) tarafından geçen hafta gerçekleştirilen operasyonun ardından basına yansıyan görüntülerde, Wang Yilin'in evinin bodrumunda bulunan değerli eşyaların ve nakit paranın taşınması için bir hafta boyunca 10 kamyonun kullanıldığı ortaya çıktı. Bu durum, yolsuzlukla mücadele çabalarını sorgulayan birçok kişi tarafından büyük bir skandal olarak değerlendiriliyor. ÇİN'DEKİ RÜŞVET VAKALARI VE İDAM  Çin'de rüşvet ve zimmete geçirme olayları, uzun yıllardır ülkenin ekonomik ve siyasi yapısını derinden etkiliyor. Wang Yilin’in yanı sıra, eski Çin Komünist Partisi (ÇKP) yetkililerinden Bo Xilai ve Zhou Yongkang gibi isimler de büyük çapta rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelmişti. Bo Xilai, 2013 yılında rüşvet ve yolsuzluk suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken; Zhou Yongkang, 2014 yılında yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alınmış ve hapis cezasına mahkum edilmişti. Öte yandan Çin'in devlete ait en büyük varlık yönetim şirketlerinden biri olan Çin Huarong Uluslararası Holding Limitedin eski CEO'su Bai Tianhui'nin "son derece büyük miktarda" rüşvet alma suçlamasıyla çıkarıldığı ilk mahkemede idam cezasına çarptırıldığı bildirilmişti. PetroChina skandalı, Çin’deki yolsuzlukla mücadele çabalarının ne kadar karmaşık ve derin olduğunu da gösteriyor. Bu tür olayların, yalnızca Çin devletinin üst kademelerindeki yetkililerle sınırlı kalmayıp, tüm ülke genelinde büyük etkilere yol açtığı açıkça görülüyor.

Çin, kaybolan iki savunma bakanını yolsuzluktan ihraç etti Haber

Çin, kaybolan iki savunma bakanını yolsuzluktan ihraç etti

Çin'de kayıp devlet görevlileri ihraç edilmeye başladı. Çin'in bir önceki Dışişleri Bakanı Qin Gang'dan sonra bu kez de Çin Ulusal Savunma Bakanlarından Li Şangfu ve Wei Fenghe'nin yolsuzluktan yargılandığı ve Çin Komünist Partisinden (ÇKP) ihraç edilmek üzere askerî savcılığa sevk edildiği öğrenildi. SİYASİ VE ÖRGÜTSEL DİSİPLİNİ İHLAL ETME SUÇU ÇKP Siyasi Bürosu tarafından 27 Haziran 2024 tarihinde konuya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada iki bakanın yolsuzluk suçlamalarının yanı sıra rüşvet aldığı, başkaları için çıkar sağladığı, siyasi ve örgütsel disiplini ihlal ettiği bildirildi. "Lİ ŞANGFU ASIL GÖREVİNE İHANET ETTİ" Ayrıca, "Partinin ve ordunun kıdemli bir lider kadrosu olarak, Li Şangfu asıl görevine ihanet etti. Parti Merkez Komitesi ve Merkez Askeri Komisyonu'nun güvenine ihanet etti, parti davasına ve ulusal savunmaya büyük zarar verdi" ifadeleri kullanıldı.  SORUŞTURMA SÜRECİNDE OLDUĞU İÇİN GÖZALTINA ALINMIŞTI Li Şangfu en son 29 Ağustos 2023 tarihinde Pekin'de katıldığı Çin-Afrika Forumu'ndan sonra kamuoyu önüne çıkmamıştı. Pekin ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmamıştı. Asia Nikkei haber servisinin 12 Eylül 2023 tarihinde aktardığına göre Li Şangfu'nun, görevden alındığı ve soruşturma sürecinde olduğu için gözaltında olduğu kaydedilmişti.

Çin'den Uygur soykırımını anlatan filme karalama kampanyası! Haber

Çin'den Uygur soykırımını anlatan filme karalama kampanyası!

Çin'in Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri başta olmak üzere diğer Türk topluluklarına uygulamakta olduğu Uygur Soykırımı, 21'ci yüzyılda insanlığın yüz karası olarak tarihe geçti. Bu soykırımı dünyaya duyurmak adına atılan her adım ise Çin Komünist Partisi tarafından karalanmak isteniyor. Bunun en son örneği ise Doğu Türkistan'da Çin kamplarına atılan Dr. Gülşen Abbas’ın kaçırılması ve onu arayan kız kardeşi Ruşen Abbas’ın hikayesini anlatan "Kız Kardeşimi Arıyorum" adlı film. Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas’ın Uygur soykırımını dünyaya duyurmak maksadıyla öncülüğünü yaptığı film hakkında, Pekin hükumeti basın toplantısı yaparak filmi temelsiz yalanlarla karalamak istedi. ÇKP, RUŞEN ABBAS'I HEDEF ALDI! 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde yayımlanan film, Abbas’ın ablası Dr. Gülşen Abbas'ın kaçırılmasını anlatıyor. Filmde Ruşen Abbas’ın ablasının izini bulmak için ortaya koyduğu mücadeleler yer alıyor. Uygur Soykırımı mağdurları, tanıkları ve Çin'in resmi hükumeti sözcülerinin de açıklamalarının yer aldığı film, Komünist Partinin hedefi halinde geldi. Pekin hükümeti, sözde özerk bölge temsilcilerinin de katıldığı basın toplantısını düzenleyerek, "Kız Kardeşimi Arıyorum" filmine dair temelsiz iddialar ortaya attı. Filmin gizli bir anlaşma ile yapıldığı yalanını öne süren komünist rejim yetkilileri, Abbas’ın ablasını arama mücadelesine leke sürmek istedi. Abbas konuyla ilgili “Komünist rejimin bu açıklamayı yapmasını filmin etkisi olarak görüyorum. Masum kız kardeşim bir hapishane hücresinde acı çekiyor ve Çin rejimi onu sahte suçlamalarla şeytanlaştırmaya devam ediyor ancak ÇKP'nin saldırıları, belgeselin gerçeği ifşa etmesiyle tehdit altında olduklarını ve bu nedenle onu itibarsızlaştırma ihtiyacı duyduklarını gösteriyor. İnsanları filmi izlemeye teşvik ediyorum. Gülşen'in hikayesi bir etki yaratmaya devam edecek ve farkındalığı yaymayı asla bırakmayacağız” açıklamasında bulundu. Abbas, Çin rejiminin ablasını sadece kendisinden intikam almak için kaçırdığını belirterek, onun sağlığı ve durumu hakkında açıklama yapılmasını talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.