SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk Kaçırma

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çocuk Kaçırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Kaçırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa Konseyinden Rusya'ya sert tepki: "Ukraynalı çocukların evlat edindirilmesi gaddarlıktır” Haber

Avrupa Konseyinden Rusya'ya sert tepki: "Ukraynalı çocukların evlat edindirilmesi gaddarlıktır”

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Strazburg’da düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin 50. oturumunda yaptığı konuşmada, Rusya tarafından hukuka aykırı şekilde alıkonulan ve evlat edindirilen Ukraynalı çocukların durumuna dikkat çekti. O’Flaherty, bu uygulamayı "tarif edilemez bir gaddarlık" olarak nitelendirdi. Komiser O’Flaherty, çocukların ailelerinden ve köklerinden koparılmasının gelişimsel süreçleri üzerindeki yıkıcı etkisine vurgu yaptı. Rusya’daki evlat edinme süreçlerinin uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Komiser, şu ifadeleri kullandı: Rusya'daki evlat edinme vakaları tek kelimeyle sarsıcıdır. Bu durumun gaddarlığını tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Çocukluk döneminin hassasiyeti ve hızlı gelişimi göz önüne alındığında, bu çocukların ailelerinden ve sevdiklerinden uzak geçirdikleri her dakika, onlara telafisi mümkün olmayan devasa bir zarar veriyor. O’Flaherty, uluslararası camianın bu çocukların Ukrayna’ya güvenli bir şekilde dönmesi için elindeki tüm imkanları seferber etmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa Konseyi sisteminin bir bütün olarak bu çocukların özgürleşmesi ve ailelerine kavuşması için kararlılıkla çalışacağını ifade eden Komiser, konunun öncelikli gündem maddesi kalmaya devam edeceğini kaydetti. EN AZ 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Savaşın Çocukları” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgal girişiminin başlangıcından bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun kaçırıldığı belgelendi. Öte yandan Ukraynalı yetkililer, gerçek sayının 200 bin ila 300 bin arasında olabileceğini ifade ediyor. PUTİN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde kaçırılması suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova yönetimi ise söz konusu suçlamaları reddediyor ABD Dışişleri Bakanlığı, sağlanan finansmanın kaçırılan çocukların geri getirilmesine yönelik diplomatik ve insani çabalara önemli katkı sunacağını vurguladı.

Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar için ABD’den 25 milyon dolarlık destek Haber

Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar için ABD’den 25 milyon dolarlık destek

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların tespiti ve geri getirilmesi için 25 milyon dolarlık yeni bir kaynak ayırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 26 Mart 2026 tarihinde yapılan açıklamada, söz konusu fonun çocukların bulunması, izlenmesi ve rehabilitasyonu süreçlerinde kullanılacağı bildirildi. Açıklamaya göre, ABD Kongresi’nin desteğiyle sağlanan bu kaynak, Ukrayna hükûmetinin çalışmalarını desteklemek amacıyla ABD merkezli sivil toplum kuruluşlarına aktarılacak. Program kapsamında, güvenilir ortaklar aracılığıyla kaçırılan çocukların kimliklerinin tespit edilmesi ve izlenmesi sağlanacak, ardından Ukrayna’daki yetkili kurumlarla iş birliği içinde bu çocukların ülkeye geri dönüş süreci desteklenecek. EN AZ 20 BİN ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Children of War” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgali başlangıcından bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun kaçırıldığı belgelendi. Öte yandan Ukraynalı yetkililer, gerçek sayının 200 bin ila 300 bin arasında olabileceğini ifade ediyor. Şu ana kadar Ukrayna’ya geri döndürülebilen çocuk sayısının ise 2 binin altında kaldığı belirtilirken, ABD First Lady’si Melania Trump’ın bu konuyu insani gündeminin merkezine aldığı ve bazı çocukların ailelerine kavuşmasına katkı sağladığı kaydedildi. Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen bir soruşturma, Ukraynalı çocukların zorla Rusya’ya götürülmesinin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini ortaya koydu. Raporda, Rusya’nın bu politikalarının uygulanmasında üst düzey yetkililerin rolüne de dikkat çekildi. PUTİN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Öte yandan, Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde kaçırılması suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova yönetimi ise söz konusu suçlamaları reddediyor ABD Dışişleri Bakanlığı, sağlanan finansmanın kaçırılan çocukların geri getirilmesine yönelik diplomatik ve insani çabalara önemli katkı sunacağını vurguladı.

BM: Rusya’nın Ukraynalı çocukları kaçırması insanlığa karşı suç Haber

BM: Rusya’nın Ukraynalı çocukları kaçırması insanlığa karşı suç

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen soruşturma, Rusya’nın Ukrayna’daki geniş çaplı savaşı boyunca Ukraynalı çocukları zorla yerinden etmesinin insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ortaya koydu. BM’ye bağlı Bağımsız Uluslararası Ukrayna Araştırma Komisyonunun 10 Mart 2026 tarihinde yayımladığı rapora göre, Rus makamları tarafından gerçekleştirilen çocukların zorla sınır dışı edilmesi ve başka bölgelere transfer edilmesi hem insanlığa karşı suç hem de savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor. EN AZ 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Savaşın Çocukları” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişiminden bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden en az 20 bin Ukraynalı çocuk kaçırılarak Rusya’ya veya Rus kontrolündeki bölgelere götürüldü. Komisyon raporunda, “Rus makamları tarafından işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının, en savunmasız mağdurlar arasında yer alan çocukları hedef aldığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verildi. Söz konusu raporun 12 Mart’ta BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulması bekleniyor. SİSTEMATİK VE YAYGIN BİR POLİTİKA Komisyon, Rusya tarafından gerçekleştirilen çocuk kaçırma vakalarına ilişkin bin 205 olayı inceledi ve 200’den fazla kişiyle görüşme gerçekleştirdi. Yapılan incelemeler sonucunda çocukların zorla götürülmesinin “yaygın ve sistematik bir uygulama olduğunu gösteren yerleşik bir davranış kalıbı” oluşturduğu tespit edildi. Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde Rusya’ya kaçırması suçlamasıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova ise söz konusu suçlamaları reddediyor. PUTİN’İN ROLÜ VURGULANDI Raporda, üst düzey Rus yetkililerin çocukların zorla transfer edilmesindeki rolüne de dikkat çekildi. Belgede, Rusya’nın uyguladığı politikanın hayata geçirilmesinde Putin’in rolünün en başından itibaren görünür olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, Rusya’daki en üst düzey yetkililerden bölgesel yönetimlere ve işgal altındaki Ukrayna bölgelerindeki idarelere kadar birçok kurumun bu kaçırmaların gerçekleştirilmesi ve çocukların Rusya içinde yeniden yerleştirilmesi için koordinasyon içinde hareket ettiği belirtildi. GERÇEK SAYI ÇOK DAHA YÜKSEK OLABİLİR Ukraynalı yetkililer kaçırılan çocukların gerçek sayısının çok daha yüksek olabileceğini ifade ediyor. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Dmıtro Lubinets bu sayının 150 bine kadar çıkabileceğini belirtirken, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Daria Herasımçuk ise sayının 200 bin ile 300 bin arasında olabileceğini ifade etti. Kıyiv yönetimi bazı çocukların geri getirilmesi konusunda ilerleme kaydetse de şu ana kadar kaçırılan çocuklardan 2 binden daha azı ailelerine geri dönebildi.

Melania Trump'ın yardımı ile kaçırılan 7 çocuk Ukrayna'ya döndü Haber

Melania Trump'ın yardımı ile kaçırılan 7 çocuk Ukrayna'ya döndü

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump'ın yardımlarıyla Rusya tarafından kaçırılan 7 çocuk Ukrayna'ya teslim edildi. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, altısı erkek, biri kız olan çocukların 4 Aralık 2025 tarihi itibarıyla aileleriyle bir araya geldiği belirtildi. Fırst Lady Trump'ın konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada ise "Bu bölgedeki çocukların ailelerine güvenli bir şekilde geri dönmelerini garanti altına alma konusundaki kararlılığım sarsılmazdır. Umuyorum ki, ortak çabalarımız nihayetinde daha geniş bir bölgesel istikrara yol açacaktır." ifadelerini kullandı. Melania Trump bu yıl temmuz ayında savaş suçlusu Rusya Devlet başkanı Vladimri Putin'e yazdığı mektupta Ukraynalı çocukların güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekmişti. Eylül ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, bin 625 çocuğun Rusya'dan Ukrayna'ya geri getirildiğini duyurmuştu. ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİNDEN PUTİN HAKKINDA YAKALAMA KARARI Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), çocuk kaçırma dahil Ukrayna'da işlenen suçlara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya'nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkında "savaş suçu" nedeniyle yakalama kararı çıkarıldığını duyurmuştu. AKPM, UKRAYNALI ÇOCUKLARIN RUSYA’YA KAÇIRILMASINI SOYKIRIM OLARAK TANIDI AKPM, Nisan 2023’de Ukraynalı çocukların ve genel olarak Ukraynalı sivillerin işgalci Rus güçleri tarafından Rusya'ya kaçırılması çerçevesinde bir karar kabul etti. Ukraynalı çocukların ve yetişkinlerin Rusya'ya zorla sınır dışı edildiği ifade edilen kararda; Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna bölgelerindeki insanları ve çocukları nasıl kaçırdığı ve işkence uyguladığı açıkça ifade edildi. Kararda, uluslararası hukuk normlarına göre zorla sınır dışı etmenin bir soykırım uygulaması olduğu, bu nedenle tüm vakaların soruşturulması ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiği belirtildi.

Kırım Platformu Zirvesi katılımcılarından ortak mesaj: Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar mutlaka geri döndürülmeli Haber

Kırım Platformu Zirvesi katılımcılarından ortak mesaj: Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar mutlaka geri döndürülmeli

İsveç’in başkenti Stockholm’de, 70’ten fazla ülkenin ve uluslararası kuruluşun katılımıyla 4. Kırım Platformu Parlamenter Zirvesi düzenlendi. Zirve bu yıl Kırım’ın işgalden kurtarılması ve işgal altındaki bölgelerde insan haklarının korunmasına yönelik en geniş kapsamlı uluslararası toplantı oldu. Zirvenin en kritik bölümlerinden biri, Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocuklar konusunu ele alan özel oturumdu. Bu oturuma, çocuk hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla bilinen İsveç Kraliçesi Silvia da katılarak konuya verilen uluslararası önemi vurguladı. İsveç Parlamentosu (Riksdag) Başkanı Andreas Norlen yaptığı konuşmada, "Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü acımasız savaşın tüm suçları arasında, binlerce çocuğun kaçırılması en acımasız olanlardan biridir. Bu Ukraynalı çocukların yaşadığı acı ve çaresizliği hayal etmek ve evlerine duydukları özlemin boyutunu kavramak zor.” dedi. Estonya Parlamentosu Başkanı Lauri Hussar, “Rusya tarafından ülkelerinden yasa dışı olarak çıkarılan Ukraynalı çocuklar evlerine dönmeli, suçlular hesap vermeli ve dondurulmuş Rus varlıkları tazminat için kullanılmalı.” şeklinde vurguladı. Yale Üniversitesi araştırmacısı Nathaniel Raymond, Rusya’nın sistematik şekilde yürüttüğü çocuk kaçırma ve zorla Ruslaştırma faaliyetlerine ilişkin yeni verileri sundu. Rapora göre, Rusya en az 35 bin Ukraynalı çocuğu kaçırıldı, en az 314 çocuk yasa dışı şekilde Rus ailelere verildi, Rusya’da Ukraynalı çocukların alıkonulması ve kimliklerinin silinmesi için kullanılan 210 kurum tespit edildi, en az 39 merkezde çocuklara askeri eğitim veriliyor. Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, Rusya Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova’nın Ukraynalı çocukların zorla Ruslaştırıldığını kamuoyunda açıkça itiraf ettiğini hatırlatarak bunun “planlı bir kimlik yok etme siyaseti” olduğunu vurguladı. Kırım’ın işgalinden bu yana süren bu uygulamaların ilk olarak yarımadada test edildiğini söyleyen Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, 2014 sonrası işgalcilerce başlatılan “Umut Treni: Kırım” adlı projede Rus vatandaşlarının Kırım’a getirilerek Ukraynalı çocukları “evlat edinmeye” yönlendirildiğini hatırlattı. Ukrayna resmî olarak 19 binden fazla çocuğun Rusya’ya kaçırıldığını açıkladı ancak Yale verilerine göre gerçek sayı çok daha yüksek olabilir. İşgal altındaki bölgelerde yaklaşık 1,5 milyon çocuk, psikolojik baskı, Rus vatandaşlığı dayatma, ideolojik yönlendirme ve askeri eğitim gibi uygulamalara maruz kalıyor. Ukrayna, Rusya tarafından kaçırılan çocukların geri dönüşü konusunda uluslararası ortaklarına net talepler iletti. Buna göre Kıyiv, Rusya’dan kaçırılan tüm çocukların eksiksiz listesinin talep edilmesini, uluslararası misyonların çocukların bulunduğu bölgelere erişiminin sağlanmasını, siyasi ve diplomatik baskının artırılmasını ve çocuklar konusunun olası tüm barış müzakerelerinde zorunlu bir başlık hâline getirilmesini istedi. Zirveye katılan ülkeleri temsilcileri, binlerce Ukraynalı çocuk yasa dışı şekilde alıkonulurken Rusya ile gerçek bir barıştan söz edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca çocukların Kremlin tarafından bir propaganda aracı olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Oturumun kapanışında ise güçlü bir mesaj verildi: Dünya bu haberlere alışma lüksüne sahip değil. Ukraynalı çocukların akıbeti, BM’den ulusal parlamentolara kadar tüm uluslararası platformlarda gündemde tutulmalı. Ukrayna, her bir çocuğun evine dönmesi için küresel ölçekte eşgüdümlü hareket çağrısı yaparken, bu sürecin temelinin uluslararası dayanışma olması gerektiğinin altını çizdi.

Holodomor Soykırımı 92. yılında Başkent Üniversitesinde konuşuldu Haber

Holodomor Soykırımı 92. yılında Başkent Üniversitesinde konuşuldu

Ukrayna’da 1932-33 yıllarında kasıtlı olarak meydana getirilen açlık soykırımı Holodomor, bu sene 92. yılında Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği ve Başkent Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen program ile ele alındı. Başkent Üniversitesi Prof. Dr. İhsan Doğramacı Konferans Salonu’nda 26 Kasım 2025 tarihinde düzenlenen “Geçmiş ve Bugün: Holodomor ve Rusya'nın Ukrayna'ya Karşı Savaşı" başlıklı panele yoğun katılım oldu. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş’in de katıldığı program; saygı duruşu, İstiklâl Marşı ve Ukrayna millî marşının okunmasıyla başladı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA DÜNYA, SOVYETLER BİRLİĞİ OLMAK İSTEYEN ÜLKENİN KARŞISINDA DAHA İYİ DURMALI Panelin açılış konuşmalarını Rektör Özkardeş ve Büyükelçi Celâl gerçekleştirdi. Prof. Dr. Özkardeş, Ukrayna’nın yaşadığı hadiselerin dünya tarihinde örneklerinin olduğunu belirtti. Bir asır önce egemenlik ve bağımsızlık mücadelesi veren Türkiye’nin her zaman Ukrayna’nın yanında yer aldığına vurgu yapan Özkardeş, “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok, kimsenin gözünün topraklarımızda olmasını da istemiyoruz." dedi. Ukrayna’nın, yeniden Sovyetler Birliği olmak isteyen bir ülkeyle karşı karşıya olduğunun altını çizen Özkardeş, bunların karşısında dünyanın daha iyi durması gerektiğini söyledi. Özkardeş, “Elimizin ulaştığı yere kadar Başkent Üniversitesi olarak Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadesine yer verdi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA BİRÇOK ÜLKE HOLODOMOR'U SOYKIRIM OLARAK TANIDI Büyükelçi Celâl sözlerine başta Rektör Özkardeş olmak üzere programın icra edilmesini sağlayan herkese teşekkür ederek başladı. Celâl, 1932-33 yıllarındaki Holodomor’un yalnızca geçmişin acı bir sayfası değil, açlık ve ablukanın siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının yol açtığı önemli bir uyarı olduğunun altını çizdi. Birçok dünya ülkesinin Holodomor’u soykırım olarak tanıdığını ve kınadığını belirten Celâl, Holodomor’u ele alırken yalnızca Ukrayna’yı değil, günümüzde yaşanan pek çok insanî felaketin yaşanmaya devam ettiğini hatırlattığını da kaydetti. Celâl, “Bugün Ukrayna yine benzer yöntemlerle yüz yüzedir. Rusya’nın saldırganlığı sonucu kaynaklara erişimin engellenmesi, zorla tehcirler, geçici işgal altındaki bölgelerde sivillere yönelik baskılar ve bunların tümü, geçmişteki totaliter suçların mantığını yeniden ortaya koymaktadır. Bu nedenle, totaliter bir rejim tarafından yapay olarak oluşturulan kıtlıkta milyonlarca vatandaşını kaybetmiş bir ülke olarak Ukrayna, insani koridorların açılması ve ablukaların sivillerin hayatını tehdit etmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları her zaman güçlü şekilde desteklemiştir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin adil ve kalıcı bir barış için sarf ettiği çabanın takdir edildiğini sözlerine ekleyen Büyükelçi, bu desteklerin önemli olduğunu vurguladı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA "DÜNYA SESSİZ KALDIĞINDA TRAJEDİLER TEKRAR EDER" “Geçmiş ve bugün bize şunu hatırlatıyor: Dünya sessiz kaldığında trajediler tekrar eder.” diyen Celâl, 1944’te yaşanan Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı da anımsattı. Büyükelçi Celâl sözlerine son verirken, “Holodomor’un hatırasını yaşatmak yalnızca geçmişe saygı değildir. Bu, sivillerin hayatının siyasi şantaj aracı hâline gelmesine izin vermeme yönünde bugünkü sorumluluğumuzdur. Bu, uluslararası insancıl hukukun önemine ve küresel dayanışmanın güçlendirilmesine yapılan bir çağrıdır.” ifadelerini kullandı. HOLODOMOR VE KAÇIRILAN UKRAİN ÇOCUKLAR Ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Aydıngün’ün moderatörlüğünü üstlendiği panel gerçekleştirildi. Aydıngün, “kasıtlı olarak aç bırakmak” şeklinde tanımlanan Holodomor’un birçok ülke tarafından soykırım olarak tanındığını dile getirdi. Ukrayna’nın çok önemli bir tarım ülkesi olduğunu vurgulayan Aydıngün, o dönemin Sovyet yönetimi tarafından milyonlarca tahılın ihraç edilerek, Ukrayna halkını sunî bir açlığa sürüklediğini söyledi. Panelde ele alınacak konuları sıralayan Aydıngün ayrıca Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocukların da programda konuşulacağını belirtti. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA "RUSYA UYGULADIĞI BU İKİ POLİTİKADA UKRAİN KİMLİĞİNİ HEDEF ALIYOR" Çocukların ilk olarak işgal altındaki bölgelerde bulunan yetimhanelerden kaçırıldığını aktaran Aydıngün, Rusya’ya götürülen çocukların kendilerine ait tüm belgelerinin yok edildiğini ve Rus vatandaşı olmaya zorlandığını ifade etti. Bu iki konunun ele alınmasının sebeplerine yer veren Aydıngün, “Bu iki olgu arasındaki ortak nokta ikisinin de Ukrayna halkının bir millet olarak var olmasının engellenmeye çalışılmasıdır. Holodomor bir toplumu açlık yoluyla yok etmeyi hedeflemiştir. Ukrain çocukların kaçırılması da Ukrayna'nın gelecek kuşaklarını Ruslaştırma yoluyla yok etmeyi hedeflemektedir. Rusya uyguladığı bu iki politikada Ukrayna toplumunu hedef alan Ukrain kimliğini silmeye, Ukrayna millî bilincini yok etmeye yönelik politikadır.” dedi. Bunun sadece Ukrayna’nın sorunu olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Aydıngün, bunların birer hukuk ihlâli olduğunu sözlerine ekledi. Öğretim Üyesi, “Dolayısıyla bu hepimizi ilgilendiren küresel bir sorundur.” ifadeleriyle hukuk düzeninin sarsılmasının güç siyasetinin yolunu açabileceğini ve savaş riskini beraberinde getirebileceğini vurguladı. ÇIKIŞ YASAĞI AÇLIĞIN KASITLI MEYDANA GETİRİLDİĞİNİ GÖSTERİYOR Kapadokya Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Valeriy Morkva, “Holodomor Soykırımı: Ukrayna’nın Unutulmaz Acısı” başlığıyla yaptığı konuşmasında açlıkla ölümün en büyük işkencelerden biri olduğunu söyledi. Morkva, açlık çeken halkın bulunduğu bölgelerden çıkmasına yasak koyulmasının kasıtlı bir niyetle yapıldığını gösterdiğini ifade etti. Benzer bir açlığın Mao’nun politikaları sonucunda 1950’li yıllarda Çin’de ve 19. yüzyılda İrlanda’da yaşandığını örneklendiren Valeriy Morkva, “Ama Ukrayna’da böyle olmadı. Ne yanlış ekonomik politika ne de doğal sonuçla oldu. Bu kasıtlı bir soykırımdı. 1932’nin ortasından itibaren komünist Rusya rejimi Ukrayna’daki tüm tahılları ve yiyecekleri aldı. Vermeyenlerin daha ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacağı tehdidi yaydılar.” bilgisini verdi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA EN AZ 3 MİLYON UKRAYNALI HAYATINI KAYBETTİ Bir sene sonra kış mevsimi itibarıyla insanların ölmeye başladığını belirten Morkva, aynı yılın baharında açlıktan ölümün zirvede yaşandığını sözlerine ekledi. Öğretim Üyesi, tahılların sanayileşme için satıldığını söyledi. Morkva bu nedenle en az 3 milyon Ukrayna halkının hayatını kaybettiğini bildirdi. Ayrıca bunun Rusya tarafından inkâr edildiğini dile getiren Morkva, “Bunu yapma sebepleri belliydi: Aç kalan insanın ayaklanması zordur. Çünkü ortada Ruslaştırma politikası vardı.” değerlendirmesini yaptı. Ukraynalı aydınların da kurşuna dizildiğini anımsatan Morkva, “Ukrayna kimliğini yok etmeyi, Ukrayna devletini sildirmeyi günümüzde de sürdürüyorlar.” diyerek Ukrayna-Rusya Savaşı’na işaret etti. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA RUSYA TARAFINDAN KAÇIRILAN UKRAİN ÇOCUKLAR Öte yandan Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Aydıngün, “Hepiniz Russunuz: Stratejik Emperyal Demografik Politikanın Çocuk Kurbanları” başlığıyla Rusya tarafından kaçırılan Ukrain çocukları gündeme taşıdı. Aydıngün, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tarihsel yaklaşımını ele alarak konuşmasına başladı. Emperyal demografik politikaya değinen Aydıngün, “Bu kavram Rusya'nın Ukrayna’ya yönelik tarihsel yaklaşımını, ötekini yok etme gibi ‘bize dönüştürme’ projesi olarak anlamayı mümkün kılmaktadır.” dedi. Kaçırılan Ukrain çocukların sayısının belirlenmesinde güçlük yaşandığını kaydeden Aydıngün, Ukrayna verilerine göre 19 bin 546 çocuğun kaçırıldığının belgelendiğini söyledi. Aydıngün, “Rus kaynakları, gönüllü tahliye veya kurtarma süreleri çerçevesinde 744 bin çocuğun Rusya’ya götürüldüğünü iddia etmektedir. Bağımsız uzmanlar ise gerçek sayıların yüz binlerle ifade edilmesi gerektiği ileri sürmektedir. Sayılardaki olağanüstü fark, savaş koşullarının yarattığı ortam nedeniyle doğru verilen toplanamaması Rusya'nın sistematik kayıp manipülasyonu ve çocukların kimlik bilgilendirilmesi nedeniyle daha da derinleşmektedir.” yorumunda bulundu. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA UKRAİNCE KONUŞMALARI YASAKLANIYOR Çocukların toplu bir şekilde yetimhanelerden götürüldüğüne ya da ailelerinin tamamen ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Aydıngün, aynı zamanda kaçırılan çocukların ana dili olan Ukrainceyi konuşmalarının da yasaklandığını aktardı. Aydıngün ayrıca Rusya’nın çocukları kaçırma gibi insanlık suçuna “gönüllü tahliye veya kurtarma” olarak, “Rus vatandaşlığının ise kimlik sildirme değil, vatandaşlık fırsatı sunma” gibi gerekçelerle kılıf geçirdiğinin altını çizdi. Öğretim Üyesi, “Bu çerçeve Rusya'nın saldırgan değil, koruyucu bir aktör olduğunu ima eden taktiğidir.” cümlelerini sarf etti. "ÇOCUK KAÇIRMALARI RUS NÜFUSUNUN NİTELİKSEL GÜÇLENDİRİLMESİNİ AMACINI TAŞIYOR" Aydıngün konuşmasını, “2014’ten itibaren Rusya'nın Ukrayna'da işgal ettiği bölgelerde kamusal alanlar silinmiştir. Eğitimde Rusya yanlısı müfredatlar dayatılmıştır. Ukrayna tarihi taşıyan referanslar kaldırılmıştır. Ukrayna sadakat potansiyeli taşıyan çocuklar özellikle hedef alınmıştır. Bu nedenle çocukların kaçırmaları hem gelecek kuşakların sayı olarak azaltılması hem de Rus nüfusunun niteliksel olarak güçlendirilmesi amacını taşımaktadır.” ifadeleriyle sürdürdü. Aydıngün, konuşmasının sonunda Mart 2023’te çocuk kaçırma suçundan dolayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya’nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevena hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarıldığını anımsattı. PROGRAMIN SONUNDA PLAKET TAKDİMİ YAPILDI Panelin sonunda katılımcılar tarafından sorular soruldu. Program, panelistlere plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA

Savaş suçlusu Rus yetkiliden iğrenç itiraf: "Kaçırdığım Ukraynalı çocuğu yeniden eğiterek Rus yaptım" Haber

Savaş suçlusu Rus yetkiliden iğrenç itiraf: "Kaçırdığım Ukraynalı çocuğu yeniden eğiterek Rus yaptım"

Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından “savaş suçu” sebebi ile hakkında yakalama kararı çıkarılan Rusya'nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova, yaptığı bir röportajda Ukraynalı bir çocuğu kaçırıp “yeniden eğittiğini” itiraf etti. Lvova-Belova, Rus ordusunun Mariupol’ü geçici olarak işgal etmesinin ardından Filipp isimli Ukraynalı bir çocuğu zorla Rusya’ya götürdüğünü ve “Ukrayna’yı seviyorum” diyen çocuğun kimliğini ve bilincini sistematik biçimde değiştirdiğini anlattı. Röportajda, çocuğun Ukrayna’yı terk etmek istemediğini, ancak kendisinin onu “yeniden eğiterek Rus yaptığını” söyledi. “RUSLARA ÖZEL TUTUM” Röportajda Lvova-Belova, “Ailemizden biri olan Filip, Mariupol’den geldi. Çok ağır durumdaydı, bombardımanlardan sonra travma sonrası stres bozukluğu yaşıyordu. Ayrıca Rusya’ya karşı özel bir tutumu vardı.” sözleriyle başladı. Lvova-Belova, kaçırdığı Ukraynalı çocuğun Rusya’ya ve Moskova’ya karşı olumsuz bir bakış açısına sahip olduğunu belirterek, "Rusya, Moskova. Her şey beni sinirlendiriyor, bunların hiçbirini istemiyorum’ diyordu. Sürekli Ukrayna yanlısı sitelere girip oradaki propagandayı okuyordu.” şeklinde konuştu. SAVAŞ SUÇLUSU BELOVA, UKRAYNALI ÇOCUĞU ASİMİLE ETTİ Rusya’da yaşamak istemediğini dile getiren Filip’in, “Ukrayna’yı seviyorum, Ukraynaca şarkılar söylüyorum.” dediğini aktaran Lvova-Belova, daha sonra, “Zamanla bilincinde bir değişim olmaya başladı” sözleriyle kaçırdığı çocuğun düşüncelerini zorla değiştirdiğini itiraf etti. RUSYA UKRAYNALI ÇOCUKLARI “RUSLAŞTIRIYOR” Rus yetkililer Ukraynalı çocukların zorla götürüldüğü iddialarını reddetse bile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın bir üst düzey yetkilinin bu açıklamaları, Rusya’nın uyguladığı zorla asimilasyon ve Ruslaştırma politikalarının açık bir kanıtı olarak kaydedildi. Lvova-Belova’nın sözleri, Rusya’nın Ukraynalı çocukları sistematik biçimde kaçırdığı ve kimliklerini silmeye çalıştığına dair güçlü bir delil niteliğinde ortaya çıktı. RUSYA, UKRAYNALI ÇOCUKLARI KAÇIRIYOR! Rus işgalciler, sözde tahliye bahanesiyle işgal altına aldığı Ukrayna bölgelerinden çocukları, ailelerinden kopararak Rusya’ya kaçırıyor. Rusya, işgal altına aldığı Ukrayna bölgelerinden kaçırdığı çocuklara fiziksel ve psikolojik baskı uyguluyor. Ukrayna’ya iade edilen çocuklar, Rusya’da aşağılandıklarını ve kötü muamele gördüklerini anlatıyor. Ukrayna yönetimi, yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun, Rusya tarafından kaçırıldığını resmî olarak teyit etmişti. Rus tarafı, işgal altındaki Ukrayna topraklarından 700 bin çocuğun kaçırılmasını, sözde tahliye bahanesine sığınarak savunmaya çalışıyor. ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİNDEN PUTİN HAKKINDA YAKALAMA KARARI Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), çocuk kaçırma dahil Ukrayna'da işlenen suçlara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Rusya'nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkında "savaş suçu" gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldığını duyurmuştu. AKPM, UKRAYNALI ÇOCUKLARIN RUSYA’YA KAÇIRILMASINI SOYKIRIM OLARAK ELE ALINMASI GEREKTİĞİNİ KABUL ETTİ AKPM, Nisan 2023’te Ukraynalı çocukların ve genel olarak Ukraynalı sivillerin işgalci Rus güçleri tarafından Rusya'ya kaçırılması çerçevesinde bir kararı kabul etti. Ukraynalı çocukların ve yetişkinlerin Rusya'ya zorla sınır dışı edildiği ifade edilen kararda; Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna bölgelerindeki insanları ve çocukları nasıl kaçırdığı ve işkence uyguladığı açıkça ifade edildi. Kararda, uluslararası hukuk normlarına göre zorla sınır dışı etmenin bir soykırım uygulaması olduğu, bu nedenle tüm vakaların soruşturulması ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiği belirtildi.

Birleşik Krallık’tan Rusya’ya yaptırım: Ukraynalı çocukları kaçıran yetkililer ve kuruluşlar listede Haber

Birleşik Krallık’tan Rusya’ya yaptırım: Ukraynalı çocukları kaçıran yetkililer ve kuruluşlar listede

Birleşik Krallık hükûmeti, Ukraynalı çocukları zorla sınır dışı eden, ideolojik olarak manipüle eden ve askerîleştiren Rus yetkililere ve kuruluşlara karşı aldığı yeni yaptırımları açıkladı. Yaptırımların, Rusya'nın Ukraynalı çocuklara yönelik "iğrenç politikaları"nı hedef aldığı belirtildi. YAPTIRIM LİSTESİNDE KREMLİN KUKLASI RAMZAN KADİROV'UN ANNESİ DE VAR Birleşik Krallık hükûmeti tarafından 3 Eylül 2025 tarihinde alınan karar kapsamında, Rus devletiyle bağlantılı sekiz kişi ve üç kuruluşa yaptırım uygulandı. Bu kuruluşlar arasında, Ukraynalı çocuklara "yeniden eğitim" ve askerî eğitim programları uygulayan Ahmat Kadirov Vakfı da yer alıyor. Vakfın Başkanı ve Kremlin kuklası Çeçen lider Ramzan Kadirov'un annesi Aimani Kadirova da yaptırım listesine alındı. Yaptırım uygulanan diğer isimler arasında, işgal altındaki topraklarda çocukları Ukrayna'ya karşı kışkırtan ve Rusya'ya bağlılık aşılayan bir kuruluş olan Ergen Programları Merkezi Yöneticisi Valeriy Mayorov da bulunuyor. Birleşik Krallık hükûmeti tarafından yapılan açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel kimliğini ve devlet yapısını yok etmeye yönelik uzun süreli bir "Ruslaştırma politikası" yürüttüğüne dair askerî istihbarat verilerine dikkat çekildi. Ayrıca BM raporlarına göre, Rusya’nın, işgal altındaki bölgelerde yer alan okullarda kendi müfredatını uygulayarak çocukları Rus askerî hizmetine hazırlayan eğitimler verdiği vurgulandı. İngiliz yetkililer, 19 bin 500'den fazla Ukraynalı çocuğun Rus yetkililer tarafından zorla Rusya'ya veya işgal altındaki bölgelere nakledildiğini, yaklaşık 6 bin çocuğun ise "yeniden eğitim" kamplarına yerleştirildiğini belirtti. "KREMLİN'İN BU POLİTİKASI İĞRENÇTİR" Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Lammy konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kremlin'in Ukraynalı çocukları zorla sürgün etme, beynini yıkama ve militarize etme politikası iğrençtir ve Putin'in Ukrayna dilini, kültürünü ve kimliğini yok etmek için ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Hiçbir çocuk savaşın piyonu olmamalıdır ve bu nedenle suçluları hesap vermeye zorluyoruz." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.