SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cop31

QHA - Kırım Haber Ajansı - Cop31 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cop31 haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fidan ADF2026'da duyurdu: Antalya küresel diplomasinin merkezi oldu! Haber

Fidan ADF2026'da duyurdu: Antalya küresel diplomasinin merkezi oldu!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) son gününde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Fidan’ın toplantıda bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dışişleri Bakanı Fidan, üç gün süren forumun “yoğun, nitelikli ve verimli” geçtiğini vurgulayarak, Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin nabzının attığı merkez haline geldiğini ifade etti. Forum boyunca lider panelleri ve bölgesel oturumlar dâhil olmak üzere toplam 52 oturum gerçekleştirildiğini belirten Fidan, farklı formatlarda yürütülen tartışmalarla mevcut krizlerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. 150 ÜLKE, 6 BİN 400 KATILIMCI Bu yılki foruma 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan yaklaşık 6 bin 400 katılımcının katıldığını aktaran Fidan, rakamların forumun küresel ölçekte ulaştığı etkiyi açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. 23 devlet ve hükûmet başkanı, 13 başkan yardımcısı, çok sayıda meclis başkanı, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluş temsilcisinin Antalya’da bir araya geldiğini belirtti. Fidan, Cumhurbaşkanı ve hükûmet üyelerinin forum kapsamında çok sayıda üst düzey temas gerçekleştirdiğini, kendisinin de birçok mevkidaşı ve uluslararası kuruluş temsilcisiyle görüşmeler yaptığını ifade etti. KRİTİK BÖLGESEL TOPLANTILAR Forum marjında düzenlenen diplomatik temaslara değinen Fidan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiği dörtlü toplantıda bölgesel barış, istikrar ve deniz seyrüsefer güvenliği konularının ele alındığını aktardı. Ayrıca altı Müslüman ülkenin katılımıyla yapılan toplantıda Gazze’ye ilişkin barış planının detaylarının görüşüldüğünü ve ortak iradenin teyit edildiğini söyledi. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Gayriresmî Toplantısı ile Balkan Barış Platformu’nun üçüncü toplantısının da forum kapsamında gerçekleştirildiğini belirten Fidan, bu platformlarda ortak coğrafyaya ilişkin meselelerin ve sahadaki iş birliği imkânlarının ele alındığını kaydetti. GAZZE VE İNSANİ GÜNDEM Fidan, Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen “Filistin için Tek Yürek” başlıklı yüksek düzeyli oturumun forumun en anlamlı etkinliklerinden biri olduğunu belirterek, eğitim ve insani krizlere dikkat çekildiğini ifade etti. KÜRESEL SİSTEM VE “BELİRSİZLİKLER ÇAĞI” Forumun ana teması olan “belirsizliklerle baş etmek” çerçevesinde, küresel sistemin geleceğine ilişkin kapsamlı tartışmalar yürütüldüğünü söyleyen Fidan, bölgesel krizlerin çözümünde yerel aktörlerin daha etkin rol alması gerektiği yönünde güçlü bir görüş birliği oluştuğunu dile getirdi. Küresel ekonomi oturumlarında ise artan korumacılık eğilimlerine karşı serbest ticaretin ve bağlantısallık projelerinin öneminin vurgulandığını belirten Fidan, jeoekonominin yeniden şekillendiği bu dönemde çok taraflılığın rolünün de detaylı şekilde ele alındığını ifade etti. AFRİKA, ENERJİ VE YAPAY ZEKÂ GÜNDEMİ Afrika kıtasının yatırım ve kalkınma potansiyelinin bu yıl özel olarak ele alındığını söyleyen Fidan, güvenlik ve kalkınma arasındaki bağlantının altının çizildiğini aktardı. Ayrıca yapay zekânın jeopolitiği, kritik mineraller üzerinden yürütülen rekabet ve küresel enerji denklemindeki dönüşüm gibi konuların da forum gündeminde öne çıktığını belirtti. İklim değişikliği, kuraklık ve gıda güvenliği gibi başlıkların da COP31 süreci bağlamında değerlendirildiğini kaydeden Fidan, bu alanlarda atılacak adımların jeopolitik gerilimlere kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı. “ADF BİR UMUT VE DİYALOG PLATFORMUDUR” Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun çoklu krizlerin yaşandığı bir dönemde diyalog ve çözüm üretme açısından nadir platformlardan biri hâline geldiğini belirterek, Türkiye’nin diplomasiyi barışın anahtarı olarak görmeye devam edeceğini söyledi. Türkiye’nin uluslararası alanda güven inşa eden, tarafları yakınlaştıran ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenen bir aktör olmaya devam edeceğini ifade eden Fidan, “Değerli basın mensupları, şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki, belirsizliklerin ve çoklu krizlerin uluslararası sistemin baskın karakteri hâline geldiği, diyaloğun yerini kutuplaşmanın almaya başladığı böylesine çetin bir dönemde, Antalya Diplomasi Forumu dünyada eşine az rastlanır bir umut, diyalog ve çözüm zeminine dönüşmüştür. Bu forum aynı zamanda Hariciye Teşkilatımızın diplomatik birikiminin ve organizasyonel kapasitesinin de bir tescili olmuştur. Türkiye olarak dış politikamızı dar çerçevelere hapse olmadan, diplomasiyi barışın anahtarı olarak gören bir anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz. Diplomasinin tüm imkanlarından ispat ederek, iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye'nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek.” ifadelerini kullandı. Fidan, konuşmasının sonunda forumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür ederek, basın mensuplarının katkılarının önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ADF2026'da duyurdu: Liderler Zirvesi için hazırız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan ADF2026'da duyurdu: Liderler Zirvesi için hazırız

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) açılış töreni gerçekleşti. “TÜRKİYE, HER TÜRLÜ KOLAYLAŞTIRICI ADIMI DESTEKLEMEYE HAZIRDIR” Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış konuşmasında uluslararası barışın önemine vurgu yaparak, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın getirdiği yıkım ve can kayıplarından Türkiye’nin üzüntü duyduğunu dile getirirdi. Erdoğan, “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı hâlen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim: Türkiye, tarafların da istekli olması hâlinde, Liderler Zirvesi dâhil, doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öte yandan Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesi, bölgenin geleceği için hayati önemi olduğunu dile getirerek aynı zamanda “Balkan Vizyonu” nda barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin Türkiye’nin önceliği olmayı sürdürdüğünü belirtti. Türkiye’nin bu düşünceyle hayata geçirdiği Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutlu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öte yandan, Avrasya’da barışın ve huzurun teminatı olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatımızı (TDT) her geçen gün güçlendiriyoruz.” şeklinde konuşarak bu yılın son çeyreğinde Türkiye’de düzenlenecek olan 13. TDT Zirvesi’nde Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağını hatırlattı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, KIBRIS VE BATI TRAKYA TÜRKLERİNİ GÜNDEME TAŞIDI Bununla birlikte Erdoğan, “Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergâh olan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimi’ne de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmeyi istiyoruz. Bunun için Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi savaş ortamından medet uman beyhûde çabaları da doğru bulmuyoruz.” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türklerinin dirayetli tutumunun bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamış olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır.” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikasını yürüttüğünü ve mevcut ittifak bağlarını tahkim ettiğini belirtti. “TÜRKİYE, AVRUPA’NIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR” Öte yandan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleşecek olan NATO Lİderler Zirvesi’nde ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar alınmasının ümit edildiğini ve bunun altyapısının şimdiden oluşturulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa’yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin, istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz.” cümlelerini sarf etti. Kasım ayında ise Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) Antalya’da ev sahipliği yapılacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin COP31 başkanlığı süresince sıfır atık hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre ve gençliğin gündemini buluşturan politikaların öne çıkarılacağını belirtti. Erdoğan son olarak şu ifadelere yer verdi: Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil, aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır. Büyük mütefekkir İbn-i Haldun’un işaret ettiği gibi; bir toplumu ayakta tutan, sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan asabiyedir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Vicdan sahipleri olarak savaş ve soykırım cephesi karşısında barış ve insanlık cephesini ne kadar güçlendirirsek yarınlarımıza o derece güvenli bakabiliriz. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir. Asıl mesele, yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir. BAKAN FİDAN, UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI’NIN YAPISAL BİR SINAMAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ BELİRTTİ Bakan Fidan, bölgesel çapta eş zamanlı krizlere dikkat çekerek 5. yılına giren Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarsan, yapısal bir sınamaya dönüştüğünün altını çizdi. Bununla birlikte, “Güneydoğumuzda ise İsrail’in pervasız saldırganlığı, Gazze sınırlarını çoktan aşmıştır. Suriye’ye, Lübnan’a ve son olarak İran’a uzanan bu tırmanma hattı, bölgemizi derin bir çatışma girdabına sürüklemiştir.” şeklinde konuşan Bakan Fidan, Afrika Boynuzu’ndaki gelişmelerin ise Türkiye için bir diğer endişe kaynağı olduğunu dile getirdi. “BÖLGEMİZİN SELAMETİ İÇİN DAİMA ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK” “Bu kriz haritasının neredeyse tamamında, sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde konuşabilen, arabuluculuk rolü üstlenebilen ender ülkelerden biri Türkiye’dir.” diyerek Türkiye’nin teknik anlamda arabuluculuk rolü üstlenmekten çok ötede bir misyonu olduğunun altını çizdi. “Bölgemizin karşı karşıya olduğu sınamaları yüreğimizde hissediyor; her krizin yükünü, acısını ve doğuracağı sonuçları derinden kavrıyoruz. Bu anlayışla bugüne kadar bölgemizin selameti için daima elimizi taşın altına koyduk, koymaya da devam edeceğiz.” şeklinde konuşan Bakan Fidan, bu yolda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği ve çizdiği dış politika vizyonunun Türkiye’nin istikametini belirlemeye devam edeceğini ifade etti. Fidan; bölge ülkelerinin bölgesel barış ve istikrarı, güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla hayata geçirmek zorunda olduğunu dile getirerek bu vizyonun ana hatlarıyla, ortak çıkar alanlarında daimî ve sonuç odaklı bir diyalogla; bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla; etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin birleştirici bir unsur olarak görülmesiyle; bölgesel aktörlerin savunma kapasitelerini birbirlerinin güvenliği için bir araya getirilmesiyle ve bölgede devlet dışı aktörlerin kullanılması arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesiyle, neredeyse bölgedeki tüm sorunların temel kaynağı olarak değerlendirdiği “Filistin meselesi”nde iki devletli çözüm yönündeki meşru beklentinin hayata geçirilebileceğini belirtti. Bakan Fidan, son olarak şu değerlendirmeleri yaptı : Tarih bize defalarca göstermiştir ki kalıcı barış ve istikrar, krizleirn en derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla ortaya çıkıyor. Buna yürekten inanıyoruz. Bu minvalde, ortak akla dayanan çözümleri bugünden kurguluyor ve hayata geçirmek için adımlar atıyoruz. 5. Antalya Diplomasi Forumu, işte bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle forumumuzun hem bölgemiz hem de tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.