SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dezenformasyon

QHA - Kırım Haber Ajansı - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya, Polonya'daki propaganda faaliyetlerini artırıyor Haber

Rusya, Polonya'daki propaganda faaliyetlerini artırıyor

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko, Rusya'nın Polonya'da toplumsal bölünmeleri derinleştirmek ve Polonyalılar ile Ukraynalılar arasındaki gerilimi artırmak amacıyla bilgi operasyonlarını genişlettiğini söyledi. Kovalenko, Rusya'nın bu faaliyetlerde bot çiftlikleri ve sosyal medya platformu TikTok'taki yeni altyapıları kullandığını belirtti. Kremlin'in özellikle Ukrayna ile ilişkiler, tarihsel hassasiyetler ve Polonya'daki siyasi ayrışmalar üzerinden dezenformasyon yaydığı ifade edildi. 2014'TEN BU YANA DEVAM EDİYOR Rusya'nın Polonya toplumunda bölünme yaratmak için Ukrayna konusunu kullandığını belirten Kovalenko, farklı siyasi grupların da birbirine karşı kışkırtılmaya çalışıldığını söyledi. Rusya'nın bu yöntemleri 2014'ten bu yana Polonya'ya yönelik bilgi operasyonlarının önemli bir parçası olarak kullandığını kaydetti. Kovalenko, Rusya'nın ayrıca internette Lehçe yayın yapan "Pravda" benzeri ağlar oluşturduğunu ve yıkıcı içerikleri farklı kanallar üzerinden yaydığını aktardı. Rusya'nın yaydığı dezenformasyon örnekleri arasında, Polonya'nın Ukrayna Silahlı Kuvvetlerini 10 yıl daha finanse etmek zorunda kalacağı yönündeki asılsız iddiaların da bulunduğu belirtildi. Açıklamalar, Polonya'da Ukrayna karşıtı söylemlerin ve iki ülke arasındaki toplumsal gerilimlerin arttığı bir dönemde geldi. Ukrayna'nın Gdansk Başkonsolosluğu da kısa süre önce Bydgoszcz kentinde Ukraince konuştukları gerekçesiyle iki Ukraynalı çocuğun saldırıya uğradığını açıklamıştı.

Fransa'da 2027 seçimleri öncesi Rusya alarmı: Adaylara yönelik dezenformasyon soruşturuluyor Haber

Fransa'da 2027 seçimleri öncesi Rusya alarmı: Adaylara yönelik dezenformasyon soruşturuluyor

Fransa'da 2027'de yapılacak cumhurbaşkanı seçimi öncesinde bazı adayları hedef alan dezenformasyon ve karalama kampanyalarının arkasında Rusya'nın bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla soruşturma başlatıldı. Paris Savcılığı, seçim sürecine yönelik olası dış müdahale iddialarının incelendiğini açıkladı. Soruşturmanın, son haftalarda merkez sağcı Ufuklar Partisinin cumhurbaşkanı adayı ve eski Başbakan Edouard Philippe ile Rönesans Partisinin adayı Gabriel Attal'ı hedef alan çeşitli dezenformasyon ve karalama kampanyalarına odaklandığı bildirildi. Fransız makamları, söz konusu kampanyaların arkasında Rusya bağlantılı aktörlerin bulunup bulunmadığını ve faaliyetlerin 2027 cumhurbaşkanı seçimini etkilemeye yönelik organize bir girişimin parçası olup olmadığını araştırıyor. PHİLİPPE VE ATTAL HEDEF ALINDI Soruşturmanın merkezinde, Fransa'nın iki önemli siyasi ismini hedef alan çevrim içi dezenformasyon faaliyetleri bulunuyor. Eski Başbakan Edouard Philippe ve eski Başbakan Gabriel Attal, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un siyasi çizgisine yakın isimler arasında yer alıyor ve 2027 seçimlerinde Macron sonrası dönemin öne çıkan adayları olarak değerlendiriliyor. Fransız makamları, söz konusu kampanyaların adayların kamuoyu nezdindeki itibarını zedelemeye, siyasi konumlarını tartışmalı hâle getirmeye ve seçmenlerin tercihlerini etkilemeye yönelik olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Soruşturmanın Rusya bağlantısına ilişkin nihai bir sonuca ise henüz ulaşılmış değil. Paris Savcılığı'nın incelemesi kapsamında dezenformasyon içeriklerinin kaynağı, yayılma biçimi ve arkasındaki olası aktörlerin tespit edilmesi amaçlanıyor. ATTAL RUSYA'YI İŞARET ETTİ Gabriel Attal, ağustos ayının başında yaptığı açıklamada Rusya'nın Fransa'daki seçim sürecine müdahale etmeye çalıştığını söyledi. Attal, Moskova'nın özellikle sosyal medya ve çevrim içi propaganda araçları üzerinden Fransa'daki siyasi tartışmaları etkilemeye çalıştığını bildirmişti. Attal ayrıca Rusya'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin adayı Marine Le Pen'i desteklediğini söylemişti. Bu açıklamalar, Fransa'da yaklaşan cumhurbaşkanı seçimi öncesinde yabancı ülkelerin siyasi süreçlere yönelik olası müdahalesi tartışmasını yeniden gündeme getirmişti. Paris yönetimi daha önce de Rusya bağlantılı aktörlerin sosyal medya üzerinden dezenformasyon yaydığı ve Fransız kamuoyunu etkilemeye yönelik operasyonlar yürüttüğü yönünde açıklamalarda bulunmuştu. MACRON YENİDEN ADAY OLAMAYACAK Fransa'da 2027 cumhurbaşkanı seçimi, Emmanuel Macron'un görev süresinin sona ermesi nedeniyle siyasi açıdan kritik bir dönüm noktası olacak. İki dönem üst üste cumhurbaşkanlığı yapan Macron, anayasal sınırlamalar nedeniyle üçüncü kez aday olamayacak. Bu nedenle seçim, Macron sonrası dönemde Fransa'nın siyasi yöneliminin belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Merkez sağ, aşırı sağ ve sol partiler arasında yaşanması beklenen rekabetin yanı sıra yabancı müdahale söylemleri de seçim kampanyasının önemli başlıklarından biri hâline geliyor. İSRAİL'İN SEÇİMLERE MÜDAHALESİ DE GÜNDEME GELMİŞTİ Öte yandan Fransa'da seçimlere yönelik dış müdahale tartışmaları yalnızca Rusya'yla sınırlı değil. Yakın zamanda İsrail merkezli olduğu belirtilen BlackCore adlı şirketin de Fransız siyasetindeki bazı aktörlere yönelik dezenformasyon faaliyetleri yürüttüğü gündeme gelmişti. Basına yansıyan iddialara göre BlackCore, Filistin'e yönelik desteği seçim kampanyasının temel unsurlarından biri hâline getiren Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinden belediye başkan adaylarını hedef alan içeriklerin yayılmasında rol oynadı. Söz konusu faaliyetlerde, adayların kamuoyu nezdindeki itibarını zedelemeye ve seçimlerdeki performanslarını olumsuz etkilemeye yönelik dezenformasyon içerikleri kullanıldı. Fransa hükûmeti de mart ayında düzenlenen yerel seçimlere müdahale edildiği şüphesi üzerine BlackCore hakkında yasal süreç başlatmıştı.

Büyükelçisi Celâl'den Savaş Çakar açıklaması: “Bu açık bir dezenformasyon” Haber

Büyükelçisi Celâl'den Savaş Çakar açıklaması: “Bu açık bir dezenformasyon”

Rusya'dan Trabzon'a kömür taşıyan Türk bayraklı geminin Karadeniz'de silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırısına uğraması sonucu hayatını kaybeden Türk denizci Savaş Çakar'ın kardeşi gazeteci Abbas Çakar'ın, olayla ilgili iddialarına Ukrayna'dan yanıt geldi. Abbas Çakar, yazısında Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi tarafından kendisine gönderildiğini belirttiği mesajda, ağabeyi Savaş Çakar için "Hak ettiğini aldı." ifadelerinin kullanıldığını öne sürdü. Ukrayna Büyükelçisi Sn. Naryman Dzhelialov GDH’ye yaptığı açıklamada son günlerde Türk kamuoyunda, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi’nin, Türk denizci Savaş Çakar’ın hayatını kaybetmesiyle ilgili bir yorum yaptığı iddiasını yorumladı. pic.twitter.com/JK7Kq11wcQ — Ukraine in Türkiye (@UKRinTR) August 17, 2026 UKRAYNA BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN İDDİALARA CEVAP Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türk kamuoyunda son günlerde yayılan iddianın doğru olmadığını bildirdi. Celâl, Robert Brovdi'nin Savaş Çakar'ın hayatını kaybetmesine ilişkin "Hak ettiğini aldı." şeklinde bir yorum yaptığı iddiasını kesin bir dille reddederek, söz konusu haberin "açık bir dezenformasyon ve manipülasyon" olduğunu söyledi. Büyükelçi Celâl yaşanan olay nedeniyle Savaş Çakar'ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Bir sivilin hayatını kaybetmesinin her zaman büyük bir trajedi olduğunu vurgulayan Celâl, Karadeniz'deki güvenlik risklerine de dikkat çekti. "KARADENİZ'DE CİDDİ GÜVENLİK RİSKLERİ VAR" Celâl, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Karadeniz'de ciddi güvenlik risklerinin bulunduğunu belirtti. Ukrayna'nın denizcilere tehlikeli bölgeler ve mevcut riskler konusunda önceden uyarılarda bulunduğunu ifade eden Büyükelçi, sivil gemilerden bu uyarıları dikkate almalarını istedi. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi, olayla ilgili ortaya atılan iddianın Türk kamuoyunda Ukrayna karşıtı bir algı oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Celâl, "Yaşanan bir trajediyi kullanarak Türk toplumunda Ukrayna'ya karşı olumsuz bir düşünce oluşturmak" amacı taşıdığını belirttiği bu tür iddialara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. "TÜRKİYE-UKRAYNA DOSTLUĞU KORUNMALI" Celâl, yaşanan tartışmanın Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilere zarar vermemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ve Ukrayna arasındaki dostluk ile karşılıklı güvenin korunmasının önemine işaret eden Büyükelçi, bunun en iyi yolunun gerçekleri ortaya koymak, dürüst olmak ve tarafların birbirleriyle doğrudan iletişim kurması olduğunu ifade etti.

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler Haber

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler

Rusya Savunma Bakanlığı ve Kremlin yanlısı propaganda kanalları, Harkiv bölgesinde yer alan Şçerbakivka köyünün kontrolünü sağladıklarını duyurarak yeni bir dezenformasyon kampanyasına imza attı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, bu iddianın Rus ordusunun tüm cephe hattında kesintisiz ve başarılı bir ilerleyiş sürdürdüğü algısını oluşturmak amacıyla ortaya atılan tipik bir propaganda örneği olduğu ifade edildi. HAYALİ BAŞARILARLA KAMUOYU YANILTILMAYA ÇALIŞILIYOR Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Şçerbakivka adında bir köyün Ukrayna'da günümüzde var olmadığını bildirdi. Açıklamada, hiçbir sakini kalmadığı gerekçesiyle söz konusu yerleşim yerinin resmî olarak 1997 yılında tasfiye edildiği ve haritadan silindiği hatılatıldı. Rus askerî yönetiminin kamuoyunu yanıltmak adına geçmişte de benzer yalan haberlere başvurduğu, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un kontrol edemedikleri Kupyansk ve Kupyansk-Vuzlovıy kentlerini defalarca "tamamen ele geçirdiklerini" iddia ettiği vurgulandı. SAHADAKİ ÇATIŞMALAR VE PROPAGANDA BASKISI ARTACAK Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Birleşik Kuvvetler Grubu Sözcüsü Viktor Tregubov ise son günlerde Harkiv yönündeki Rus saldırılarının yoğunlaştığını açıkladı. Askerî uzmanlar, sahadaki baskının arttığı bu dönemde Kremlin propaganda aygıtının, askerî başarısızlıkları ve ağır kayıpları örtbas etmek için hayali köy ve kasaba zaferleri kurgulamaya devam edeceğine dikkat çekiyor.

Almanya'da SİHA alarmı: Askerî bölgelerde yüzlerce ihbar Haber

Almanya'da SİHA alarmı: Askerî bölgelerde yüzlerce ihbar

Almanya Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr), Ukrayna-Rusya Savaşı'nın başlamasından bu yana askerî faaliyet alanlarında tespit edilen insansız hava aracı (İHA) vakalarında önemli artış yaşandığını açıkladı. Bundeswehr Operasyon Komutanlığı Sözcüsü, Rusya'nın Şubat 2022'de başlayan ve uluslararası hukuku ihlal eden geniş çaplı işgalinden bu yana Bundeswehr ile bağlantılı İHA ihbarlarının ciddi şekilde arttığını ve yüksek seviyede seyretmeye devam ettiğini bildirdi. Alman askerî yetkiliye göre son yıllarda Bundeswehr'in operasyon alanlarında birkaç yüz şüpheli İHA uçuşu rapor edildi. Vakaların çoğunda tek bir İHA tespit edilirken, bazı olaylarda İHA sürülerinin görüldüğü belirtildi. LEİPZİG/HALLE HAVALİMANI'NDA SİHA PANİĞİ Alman ordusunun açıklaması, Leipzig/Halle Havalimanı yakınlarında patlayıcı ve fünye taşıyan bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) tespit edilmesinden yalnızca bir hafta sonra geldi. Söz konusu SİHA, Ukrayna'ya ait bir kargo uçağının yakınında görülmüştü. Olayın ardından Almanya Federal Savcılığı soruşturmayı devraldı. Alman askerî yetkili, son yıllarda Almanya ve Avrupa'nın güvenlik ortamının temelden değiştiğini belirterek ülkenin günlük olarak dezenformasyon, siber saldırılar, casusluk ve sabotaj gibi hibrit tehditlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti. ASKERÎ ÜS ÜZERİNDE DE SİHA GÖRÜLDÜ Geçtiğimiz hafta Almanya'nın batısındaki Mechernich kentinde bulunan bir askerî üssün üzerinde de iki SİHA görüldüğü bildirilmişti. Son gelişmeler, Almanya'daki askerî tesisler ve kritik altyapılara yönelik drone faaliyetlerinin güvenlik kurumlarının gündeminde giderek daha fazla yer aldığını gösteriyor. Alman makamları, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın ardından Avrupa'nın güvenlik ortamında yaşanan değişimin yalnızca geleneksel askeri tehditlerle sınırlı olmadığını; İHA faaliyetleri, siber saldırılar, casusluk ve sabotaj gibi hibrit tehditlerin de giderek önem kazandığını değerlendiriyor.

Kremlin bağlantılı ajansın, yapay zekâyı hedef alan siber dezenformasyon planı ifşa edildi Haber

Kremlin bağlantılı ajansın, yapay zekâyı hedef alan siber dezenformasyon planı ifşa edildi

Rus dezenformasyonunu çevrim içi olarak yayan Kremlin'le bağlantılı Sosyal Tasarım Ajansı (SDA), internet arama motoru yanıtlarını ve sohbet botlarını etkileyerek alternatif bir yanıltıcı bilgi ekosistemi oluşturmayı hedefleyen "Proje 2026" adlı devasa bir kampanya planladığı ortaya çıktı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli haber kuruluşu Bloomberg'in sızdırılmış belgelere dayandırarak hazırladığı haber, Kremlin ile bağlantılı, yaptırım listesindeki Sosyal Tasarım Ajansı (SDA) adlı kuruluşun, internette dezenformasyon yaymanın ötesine geçen "Proje 2026" planını gözler önüne serdi. Plan; arama motorlarını ve ChatGPT gibi yapay zeka botlarını, Kremlin yanlısı anlatılarıyla beslemek için sahte bir bilgi ekosistemi kurmayı amaçlıyor. WİKİPEDİA KLONLARI VE YAPAY ZEKA “ZEHİRLEME” GİRİŞİMİ Sızdırılan 73 dosya, siber operasyonun karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Eski Wagner lideri Prigojin’in "bot çiftliklerinin" aksine, SDA algoritma odaklı çalışıyor. Plan kapsamında, yabancı ülkelerin bayrakları arkasına gizlenmiş yüz binlerce sahte haber sayfası, sözde araştırma merkezleri ve "Wikipedia kopyaları" kurulması hedefleniyor. Örneğin Almanya'daki arama motoru sonuçlarını manipüle etmek için 200 bin sahte site açılması ve her ay 6 farklı büyük yapay zeka platformunun bu sahte verilerle "eğitilerek" zehirlenmesi planlanmış. Benzer şekilde Ermenistan'da seçimleri etkilemek amacıyla Wikipedia'nın Rusça içerikli bir benzeri tasarlanmış ve operasyonun izini gizlemek için web sitelerinin sunucu barındırma (hosting) işlemlerinin Türkiye üzerinden yapılması kararlaştırılmış. Yapılan teknik incelemeler bu sitelerin Rusya'daki aynı internet protokolü (IP) adresine bağlı olduğunu ve tahrif edilmiş bilgiler içerdiğini doğruladı. SAHTE ANALİZLER VE MİLYONLARCA İZLENEN YALAN HABERLER Belgeler, SDA'nın ürettiği yalan haberlerin ulaştığı kitleyi ve performansını nasıl titizlikle takip ettiğini de ortaya koyuyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın annesine Dubai’deki Burj Khalifa'dan daireler satın aldığına dair uydurulan kurmaca bir hikaye, siber ajanlar ve kiralık yükleniciler eliyle internette tam 86 milyon izlenmeye ulaştı. Ermenistan Başbakanı Paşinyan hakkında yayılan sahte bir villa haberi ise 10,6 milyon izlenme alarak, olayı yalanlayan resmî ve doğru haberlerin iki katı etkileşim aldı. Siber güvenlik uzmanları, yapay zeka şirketlerinin İngilizce modelleri korumakta daha başarılı olduğunu ancak Türkçe, Almanca veya Ermenice gibi diğer dillerde manipülatif kaynakların yapay zeka modellerinin eğitim verilerine sızma riskinin çok yüksek olduğu konusunda uyardı.

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım Haber

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna vatandaşlarına yönelik hukuk dışı hapis kararları veren Rus yargıçlar ile Kremlin’in dezenformasyon aygıtı olarak faaliyet gösteren propaganda medyasına karşı yaptırım öngören kararnameyi imzaladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyinin kararını yürürlüğe koyan yaptırım paketiyle, aralarında Rusya Gazeteciler Birliğinin de bulunduğu 29 gerçek ve 17 tüzel kişiye kısıtlama getirildi. UKRAYNALI GAZETECİYİ ÖLÜME GÖNDEREN YARGIÇ DA LİSTEDE Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, yaptırım listesine dahil edilen isimlerin büyük bir bölümünü, Rusya’da ve işgal altındaki Kırım'da Ukraynalı sivil aktivistleri, gazetecileri, siyasetçileri ve askerleri siyasi gerekçelerle gıyabında yargılayan Rus hakimler oluşturuyor. Bu isimler arasında en dikkat çekeni ise Moskova Mahkemesi Yargıcı Timur Vahrameyev oldu. Kararnamede, Vahrameyev'in Ukraynalı sivillere ve gönüllü birliklerin savaşçılarına karşı sistematik olarak siyasi motivasyonlu kararlar imzaladığı vurgulandı. Yargıç Vahrameyev’in, yasa dışı olarak gözaltına alınan Ukraynalı gazetecilerin tam tecrit altında tutulmasını sağladığı ve Rus esaretinde işkenceyle katledilen Ukraynalı kadın gazeteci Viktoriya Roşçına'nın (Viktoria Roshchyna) hapsedilmesinden doğrudan sorumlu olduğu belirtildi. KREMLİN’İN PROPAGANDA KANALLARI VE GAZETECİLER BİRLİĞİ HEDEFTE Yaptırımların kurumsal ayağında ise Kremlin’in sistematik yalanlarını, savaş propagandalarını ve dezenformasyon kampanyalarını küresel ölçekte yayan medya kuruluşları ile yöneticileri yer aldı. Rusya'nın en büyük dijital medya organlarından Gazeta.Ru ve Lenta.Ru'nun yanı sıra, işgal altındaki topraklarda yürüttüğü illegal faaliyetler ve asimilasyon çalışmaları nedeniyle Rusya Gazeteciler Birliği de yaptırım listesine dahil edilen stratejik tüzel kişilikler arasında yer aldı. “UKRAYNA’NIN YAPTIRIMLARI SADECE BİR BAŞLANGIÇ” Ukrayna Cumhurbaşkanının Yaptırım Politikasından Sorumlu Temsilcisi Vladıslav Vlasyuk, karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Ukraynalılara yönelik adli zulümlere karışan, bu yasa dışı yargılamaları yürüten ve Rus propagandasını yayan herkesin eylemlerinin hesabını vermesi gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna'nın uyguladığı bu yaptırımlar sadece bir başlangıçtır, bunu küresel ölçekte alınan benzer kararlar izleyecektir. Rusya'nın bu savaş suçlarını belgelememize ve vakaları tespit etmemize bilgi akışıyla destek veren tüm insan hakları örgütlerine minnettarız." dedi.

Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik baskısı sürüyor: 63 yaşındaki öğretmen “terörist” ilan edildi Haber

Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik baskısı sürüyor: 63 yaşındaki öğretmen “terörist” ilan edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında sivil halkı sindirmek ve Kırım Tatar kimliğini itibarsızlaştırmak için yargıyı nasıl bir terör aracı olarak kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Herson’a bağlı Rıkovo köyünde ömrünü çocuklara adamış 63 yaşındaki matematik öğretmeni Kırım Tatarı Saliye Azmeyeva’nın Rus işgal yönetimi tarafından "terörist" ilan edildiğini bildirdi. EĞİTİME ADANAN 38 YIL VE UYDURMA “TERÖR” SUÇLAMASI Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Zarema Bariyeva’nın aktardığına göre, 1944 yılında Sovyet rejimi tarafından Türkistan'a sürülen Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak Özbekistan'da doğan Saliye Öğretmen, ömrünün 38 yılını köy okulunda çocuklara matematik öğreterek geçirdi. 2015 yılında Saliye Azmeyeva, Rıkovo Kırım Tatar Yerel Meclisi Başkanı olarak seçildi. 2022 yılındaki Rus işgali, yaşlı öğretmen için kabusa dönüştü. Can güvenliği nedeniyle Haziran 2022'de Ukrayna kontrolündeki güvenli bölgeye tahliye olan eğitimcinin arkasından Rus istihbaratı (FSB) akıl almaz bir ceza davası kurguladı. HAKKINDA ULUSLARARASI ARAMA KARARI ÇIKARILDI İşgalciler Saliye Öğretmeni, 2015'teki barışçıl Kırım ablukasına katılmak, Numan Çelebicihan Taburuna üye olmak ve Kırım Tatar Yerel Meclisi Başkanlığı yapmak gibi uydurma iddialarla suçladı. Rusya Federal Mali İzleme Servisi (Rosfinmonitoring), Ocak 2024’te sivil öğretmen Azmeyeva’yı resmi "Aşırıcılar ve Teröristler" listesine ekledi. Kremlin, baskıyı Ukrayna dışına da taşımak amacıyla yaşlı kadın hakkında uluslararası kırmızı bültenle arama kararı çıkarttı. Söz konusu siyasi takibat derin bir kişisel trajediye de yol açtı. Saliye Azmeyeva’nın 37 yıllık hayat arkadaşı, işgal koşullarının yarattığı ağır strese dayanamayarak Mart 2023'te köyünde hayatını kaybetti. Saliye Öğretmen, Rus işgalcilerin tutuklama ve işkence tehditleri nedeniyle eşinin cenazesine katılamadı. Saliye Azmeyeva’nın tek isteğinin; doğup büyüdüğü köyüne dönmek, işgale kalbi dayanmayan eşinin mezarını ziyaret etmek ve Ukrayna’nın barışçıl egemenliği altında, torunlarıyla birlikte huzur içinde yaşlanmak olduğunu belirten Zarema Bariyeva, “Ancak Rus emperyalizminin propaganda mitleri, sivil öğretmenleri terörist ilan ederek bu insani hakkı gasp etmeye devam ediyor." şeklinde vurguladı. “13 YILDIR DEVAM EDEN SAVAŞTA RUSYA’NIN TERÖR ENSTRÜMANLARI GİDEREK ARSIZLAŞTI” Rusya'nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü hibrit savaşın ve sivil baskı politikalarının dönüşümüne dikkat çeken Bariyeva, Rusya'nın Kırım Tatarlarını hedef alan dezenformasyon ve yaftalama stratejisini şu şekilde ifade etti: Savaşın 13. yılında, işgal altındaki topraklarda vatandaşlarımıza yönelik zulüm vakalarını analiz ettiğimizde, Rusların ne kadar planlı hareket ettiğini ve baskı taktiklerini nasıl sinsice değiştirdiğini görebiliyoruz. Kremlin, heybesinden her geçen gün daha rafine terör araçları ve daha arsız baskı yöntemleri çıkarıyor. İşgalin başından bu yana Kırım Tatarlarına yapıştırmadıkları yafta kalmadı: Teröristler, aşırıcılar, sabotajcılar, dolandırıcılar, casuslar, hainler, dini fanatikler... Tüm bu absürt ve asılsız suçlamalar tek bir amaca hizmet ediyor; Haklı davamızı itibarsızlaştırmak ve koca bir halka uyguladıkları kitlesel baskıları uluslararası toplum nezdinde meşrulaştırmak.

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı Haber

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı

Kırım İnsan Hakları Grubu, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne resmi bir bildiri sunarak, Rusya’nın dezenformasyon mekanizmalarını silahlı çatışma koşullarında kültürel hakları engellemek için nasıl kullandığını raporladı. Raporda, işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın dezenformasyon yoluyla kültürel mirası dönüştürdüğü, gasp ettiği ve özellikle Kırım Tatar halkı için hayati önem taşıyan tarihî yapıları hedef aldığı vurgulandı. BAHÇESARAY’DAKİ HANSARAY “RESTORASYON” ADI ALTINDA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın uyguladığı bu politikanın en somut ve acı verici örneği olarak Kırım Tatarlarının tarihî ve sembolik mirası olan Bahçesaray’daki Hansaray’ı gösterdi. Raporda, Rus işgal yönetimi tarafından yürütülen sözde "restorasyon" ve "yenileme" adı altında sarayın özgün mimarisinin ve tarihî bağlamının fiilen değiştirildiği belirtildi. Bu faaliyetlerin amacının, tarihî anıtı Rus devletinin resmi kültür politikasına entegre etmek ve sarayın taşıdığı otantik Kırım Tatar anlatısını zamanla tamamen hafızalardan silmek olduğu belirtildi. İDEOLOJİK KONTROL MEKANİZMASI Kırım İnsan Hakları Grubu, bu tür uygulamaların sadece tarihi bir binaya yönelik fiziksel bir müdahale olmadığını, doğrudan bir ideolojik kontrol aracına dönüştürüldüğünü kaydetti. Sürecin sadece yıkım veya yeniden inşa ile sınırlı kalmadığı; kültürel kurumların yönetim kademelerinin değiştirilmesi, Kırım Tatar tarihiyle ilgili eğitim programlarının dönüştürülmesi ve tarihî anlamların çarpıtılması yoluyla yürütüldüğü ifade edildi. KIRIM TATARLARININ KÜLTÜREL YAŞAMA KATILMA HAKKI GASP EDİLİYOR BM'ye sunulan bildiride, bu asimilasyon süreçlerinin işgale eşlik eden daha geniş bir Rus dezenformasyon stratejisinin parçası olduğunun altı çizildi. Bu stratejiyle, kültürel mirasa verilen zararların ve yapılan değişikliklerin sorumluluğunun gizlenmesi ve Kırım Tatarlarının kendi tarihi mekanlarıyla olan köklü bağlarının zayıflatılması amaçlanıyor. Kırım İnsan Hakları Grubu, Bahçesaray’daki Hansaray’ı örneğinde yaşananların sadece somut bir kültürel miras meselesi olmadığını, Kırım Tatar halkının kendi kültürel yaşamına katılma ve onu koruma hakkına yönelik sistemli bir saldırı olduğunu belirterek komiteyi acil önlem almaya çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.