SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

QHA - Kırım Haber Ajansı - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ankara’da Hıdırellez ateşi yandı, bahar coşkusu yaşandı! Haber

Ankara’da Hıdırellez ateşi yandı, bahar coşkusu yaşandı!

Fatma Nur Sarıcaoğlu QHA ANKARA Baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdırellez, Ankara’da 6 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen şenlikle kutlandı. Hıdırellez Şenliği, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu (UTMK), Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (THBMER), Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Gölbaşı Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Somut Olmayan Kültürel Miras Derneği, Geleneksel Sporlar ve Oyunlar Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu (GSDF) iş birliğiyle gerçekleştirildi. Hıdırellez Şenliği’nin açılış konuşmalarını gerçekleştiren AHBVÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurşen Özkul Fındık 2022 yılından bu yana Edebiyat Fakültesi olarak Hıdırellez’i coşkuyla kutladıklarını belirtti. Hıdırellez’in baharın gelişi, mevsim dönüşümü, bolluk ve bereketin simgesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fındık, etkinliğin aynı zamanda geleceğe yönelik umutların ve dileklerin paylaşılmasına vesile olduğunu söyledi. Öğrencilerle birlikte geleneksel oyunlar ve kültürel uygulamaların yaşatıldığını kaydeden Fındık, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Türk Halk Bilimi Bölümüne teşekkür etti. Fındık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 2022 yılından beri Edebiyat Fakültesi olarak baharın gelişini, mevsim dönüşümünü, yeryüzüne bolluk ve bereketin gelişini, geleceğe yönelik umutların ifadesi olan Hıdırellez’i coşkuyla kutluyoruz. Öğrencilerimizle birlikte oyunlar oynuyor, gelenekleri öğreniyor ve paylaşımlar yapıyoruz. Bu geleneğin sürdürülmesinde emeği geçen başta hocalarımız olmak üzere tüm öğretim elemanlarına ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Umarım bundan sonraki yıllarda da Hıdırellez’i aynı coşkuyla kutlamaya devam ederiz. Hepinize sağlık, mutluluk ve güzellik getirsin. “HIDIRELLEZ İNSANLIĞIN ORTAK MİRASIDIR” UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz konuşmasında, Hıdırellez’in yalnızca mevsimsel bir kutlama olmadığını; toplumsal dayanışmayı, kültürel aidiyeti ve birlikte yaşama kültürünü güçlendiren önemli bir miras olduğunu vurguladı. Oğuz, baharın gelişiyle birlikte kutlanan Hıdırellez’in insanları bir araya getiren ortak bir kültürel değer olduğunu ifade etti. Bu tür geleneklerin toplumların yalnızlaşmasını engellediğini belirten Oğuz, özellikle teknolojinin insan ilişkilerini zayıflattığı günümüzde kültürel buluşmaların daha büyük anlam taşıdığını söyledi. Akıllı telefonlar, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin insanların günlük yaşamını dönüştürdüğünü kaydeden Oğuz, buna rağmen bireylerin sosyal anlamda yalnızlaştığını dile getirdi. Oğuz, bu nedenle ortak kültürel değerlerin yaşatılmasının hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemli olduğunu belirtti. Geleneksel bayramların geçmişten bugüne toplumları bir arada tuttuğunu ifade eden Oğuz, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Hıdırellez gibi geleneklerin yalnızca eğlence amacı taşımadığını söyleyen Oğuz, bu etkinliklerin genç kuşakların toplumsal bağ kurmasına katkı sunduğunu belirtti. Oğuz, “Bizim temel amacımız; bir milletin mensubu olmanın verdiği huzurla sağlıklı, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmek. Geçmişte atalarımız bu gelenekleri doğal yaşamın bir parçası olarak sürdürüyorlardı. Bugün ise bu mirası yaşatmak bizim için çok daha büyük bir anlam taşıyor.” dedi. Konuşmasında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’ne de değinen Oğuz, Hıdırellez’in 2017 yılında Türkiye ve Kuzey Makedonya’nın ortak başvurusu ile UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydedildiğini hatırlattı. Bu gelişmeyle birlikte Hıdırellez’in artık yalnızca belirli toplumlara ait bir gelenek değil, insanlığın ortak kültürel mirası olarak kabul edildiğini söyledi. Hıdırellez’in Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan Akdeniz coğrafyasına kadar çok geniş bir bölgede kutlandığını belirten Oğuz, farklı toplumların benzer gelenekler etrafında bir araya gelebildiğini ifade etti. Oğuz, Noel ile Hıdırellez arasında sembolik bir karşılaştırma yaparak şu ifadeleri kullandı: İnsanlık Noel yaptığında bir araya geliyor, mutlu oluyor; buna hiçbir itirazımız yok. Hıdırellez yaptığında da bir araya gelebilir ve mutlu olabilir. Mesela Noel’de, herkese yetişsin diye Noel Baba’nın kızağı anlatılır. Noel Baba milyarlarca insana yetişmeye çalışıyor. Biz ise Hızır’ın, uçağın altıyla, kanadıyla insanlara yetiştiğini söylüyoruz. Sekiz milyar insana bir yaşlı Noel Baba’nın yetişmesi mümkün değil. Biz de diyoruz ki bırakın ona Hızır yardım etsin; bizim Hızır’ımız insanlara yetişiyor. Prof. Dr. Öcal Oğuz, konuşmasının sonunda etkinliğe ev sahipliği yapan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yönetimine, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür ederek, Hıdırellez’in tüm insanlığa sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. “YAŞAYAN MİRASIN KORUNMASI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ” Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Terzi, Hıdırellez gibi geleneksel bayramların kültürel hafızanın yaşatılması açısından önemli olduğunu ifade etti. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz’un konuşmasının ardından söz aldığını belirten Terzi, “Öcal hocamdan sonra konuşmanın güzel tarafı, söylenmesi gereken pek çok şeyi söylemiş olmasıdır. Ben de söylediklerinin altına imzamı atıyorum.” dedi. Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü olarak güçlü bir ekiple çalıştıklarını kaydeden Terzi, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve yaşatılması için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Terzi, “Yaşayan mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette eksiklerimiz olabilir ancak çok değerli yol arkadaşlarımız ve bize rehberlik eden kıymetli hocalarımız var.” ifadelerini kullandı. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ile yürütülen çalışmalara da değinen Terzi, son üç yıldır Prof. Dr. Öcal Oğuz ile birlikte önemli projelere imza attıklarını belirtti. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile iş birliğinin artarak devam edeceğini vurgulayan Terzi, gelecek yıl daha kapsamlı bir Hıdırellez programı düzenlemeyi hedeflediklerini açıkladı. “MİTSEL OLANIN GÜNDELİK HAYATLA BULUŞTUĞU MÜSTESNA BİR EŞİK” AHBVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fulya Bayraktar, Hıdırellez Şenliği’nde yaptığı konuşmada, Hıdırellez’in yalnızca mevsimsel bir geçişi değil, aynı zamanda kolektif hafızanın ve kültürel sürekliliğin önemli bir yansımasını temsil ettiğini söyledi. Hıdırellez’in köklerinin Orta Asya bozkırlarından Mezopotamya’ya, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan geniş bir kültürel coğrafyaya dayandığını belirten Bayraktar, bu geleneğin Türk kültür hafızasının farklı renklerini bir araya getiren güçlü bir miras olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Fulya Bayraktar, konuşmasında Hıdırellez’in taşıdığı sembolik anlamlara dikkat çekerek, “6 Mayıs, dikey zamanın yatay zamanla kesiştiği; mitsel olanın gündelik hayatla buluştuğu müstesna bir eşiktir. Karaların koruyucusu Hızır ile denizlerin hâkimi İlyas’ın sembolik buluşması, insanın tabiatla, bireyin toplumla ve geçmişin gelecekle yeniden barışmasını temsil etmektedir.” cümlelerini sarf etti. Hıdırellez ritüellerinin Türk milletinin binlerce yıllık kültürel birikiminin estetik bir yansıması olduğunu kaydeden Bayraktar, gül ağacına bırakılan dileklerin evrensel bir bolluk, bereket ve barış arzusunu ifade ettiğini söyledi. Bayraktar, Hıdırellez’in 2017 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne dâhil edilmesinin bu kültürel mirasın evrensel değerini tescillediğini belirterek, “Ancak bizim için bu miras yalnızca bir belge değil; toplumsal hafızanın sürekliliğini sağlayan, millî kimliği estetik ve manevi bir disiplin içerisinde yaşatan canlı bir kültür ekosistemidir.” dedi. Konuşmasında ateş ve su ritüellerinin anlamına da değinen Bayraktar, Hıdırellez geleneklerinin Türk insanının doğayla kurduğu zarif ve derin ilişkinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretim merkezleri olmadığını vurgulayan Bayraktar, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda da önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Fulya Bayraktar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Doğanın bu muazzam uyanışının akademik ve entelektüel üretimlerimize de ilham olmasını diliyorum. Hıdırellez’in Türk dünyasına ve tüm insanlığa huzur, bereket ve yenilenme getirmesini temenni ediyor, baharın bu güzel coşkusunun hepimize kutlu olmasını diliyorum. HIDIRELLEZ ATEŞİNDEN ATLANDI Şenlikte Hıdırellez kapısından geçiş, gül ağacına dilek bağlama ve Hıdırellez ateşinden atlama ve yumurta tokuşturma ritüelleri yapıldı. KALAKAY TIGIRTMASI TÖRENİ YAPILDI Hıdırellez kutlayan ülkelerin ritüellerinin uygulandığı bir Hıdırellez Sokağı şenliğin gözdesi oldu. Şenlikte uygulanan Kırım Tatarlarının geleneksel Hıdırellez ritüeli Kalakay Tıgırtması (kalakay yuvarlama) uygulaması büyük ilgi ile karşılandı. HIDIRELLEZ DİLEKLERİ DİLENDİ Geleneksel çocuk oyunları, yumurta ve balık boyama etkinlikleri ile çeyiz serme ve bilmece etkinlikleri katılımcılarla buluştu. Martuval çadırında dilek ritüelleri gerçekleştirilirken, kilit ile kısmet açma ve kısmet çemberinden geçme uygulamaları yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.