Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından 1944 Sürgünü açıklaması: Kırım Tatarlarına desteğimiz sürecek
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı ile Çerkes Sürgünü’nün yıl dönümlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Kırım Tatarlarının, 82 yıl önce bugün ana vatanları Kırım’dan çıkartılarak sürgüne gönderildiğinin vurgulandığı açıklamada, “1944 sürgününde yüz binlerce Kırım Tatarı çeşitli ülkelerdeki çalışma kamplarına sürülmüş, birçoğu maruz kaldıkları koşullar sonucunda hayatını kaybetmiştir. Soydaşlarımız, uzun yıllar boyunca ana vatanları olan Kırım yarımadasına dönememiştir.” ifadelerine yer verildi.
Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte acıların arttığına değinilerek şu ifadeler kaydedildi:
Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının acıları, Yarımada’nın yasa dışı biçimde ilhakıyla daha da ağırlaşmıştır. Türkiye, Kırım Tatarlarının millî kimlik, dil ve kültürlerinin korunması ile güvenlik ve refahlarının sağlanmasına yönelik desteğini sürdürecektir.
Çerkes Sürgünü’ne ilişkin değerlendirmenin de yapıldığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Çerkes Sürgünü ise 162 yıl önce 21 Mayıs'ta Kafkas halklarını çok ağır şartlar altında ana vatanlarını terk etmeye zorlayan, Kafkasya’ya büyük kayıplar ve derin acılar yaşatan büyük bir insani trajedi olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Kırım Tatarlarının ve Kafkasya’nın kardeş halklarının acılarını paylaşıyor, hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anıyoruz.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026