SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dışişleri Bakanlığı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Dışişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dışişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü’nü kutladı Haber

Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü’nü kutladı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ukrayna’nın 35. Bağımsızlık Günü’nü kutladı. Bakanlığın paylaşımında, “Dost Ukrayna Halkının 35. Bağımsızlık Günü kutlu olsun!” ifadelerine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı, paylaşımında Türkiye ve Ukrayna bayraklarının birlikte yer aldığı bir görsele de yer verdi. UKRAYNA BUGÜN 35. BAĞIMSIZLIK GÜNÜ'NÜ KUTLUYOR Ukrayna, 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) ayrılarak bağımsız, özgür ve egemen bir devlet olarak dünya sahnesine çıktı. Egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak adına Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişimine karşı kahramanca direnen Ukrayna, bugün bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutluyor. VAR OLMA VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ Olası Rus hava saldırıları riski nedeniyle kitlesel kutlamaların kısıtlandığı bu anlamlı günde, milyonlarca Ukraynalı bağımsız bir ülkede yaşamanın gururunu ve sorumluluğunu taşıyor. Ukrayna'nın bağımsızlık mücadelesi, onlarca yıl boyunca komünist rejime karşı duran, sürgünleri ve baskıları göğüsleyen insan hakları savunucuları ile muhaliflerin direniş temelleri üzerinde yükseldi. Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosu, 24 Ağustos 1991 tarihinde Ukrayna’nın Bağımsızlık Bildirgesi'ni kabul etti. 1 Aralık 1991’de düzenlenen tarihî referandumda ise Ukrayna halkının yüzde 90’ından fazlası bağımsızlık lehinde oy kullanarak uluslararası toplumca tanınan sınırlar içinde demokratik bir devlet kurma iradesini tescilledi. OTORİTERLİĞE KARŞI HALKIN DİRENİŞİ Bağımsızlığın ardından geçen süreçte, ülkede otoriter yönetimi yeniden tesis etme yönündeki tüm girişimler Ukrayna halkının güçlü direnişiyle karşılaştı. Kasım 2004’teki Turuncu Devrim ve Kasım 2013-Şubat 2014 arasında gerçekleşen Onur Devrimi (Euromeydan), özgürlüğün Ukrayna halkı için vazgeçilmez bir varoluş ilkesi olduğunu kanıtladı. SSCB’nin dağılmasını jeopolitik bir felaket olarak gören Kremlin yönetimi ise bağımsız ve güçlü bir Ukrayna’nın varlığını tehdit olarak değerlendirdi. Onur Devrimi’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Rusya, hibrit yöntemlerle Ukrayna’ya karşı geniş çaplı bir konsept başlattı. 2014'TEN TOPYEKÛN İŞGALE Rusya, 2014 yılında Kırım’ı yasa dışı olarak işgal etti ve Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde silahlı ayrılıkçı hareketleri kışkırtarak savaşı körükledi. Ardından gelen 8 yıl boyunca işgal ettiği Kırım’ı ve kontrolündeki ayrılıkçı bölgeleri askerîleştiren Kremlin, daha büyük bir işgalin altyapısını hazırladı. 24 Şubat 2022 sabahı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "özel askerî operasyon" ilan etmesiyle Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırısı başladı. Yüzyıllardır Rus emperyalizmine karşı direnen Ukrayna halkı; yaşanan katliamlara, yıkılan şehirlere ve ağır kayıplara rağmen ordusuyla kenetlenerek vatanını savunma azminden bir adım bile geri atmadı. Dört buçuk yıla yaklaşan geniş çaplı işgal karşısında sergilenen bu sarsılmaz direniş, Ukrayna’nın bağımsızlık iradesinin diz çöktürülemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz'deki Türk gemilerine yönelik saldırılara ilişkin açıklama Haber

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz'deki Türk gemilerine yönelik saldırılara ilişkin açıklama

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz'de Türk sahipli iki sivil gemiye yönelik gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, saldırıda yaralananlar arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğu belirtilirken, vatandaşların durumunun yakından takip edildiği bildirildi. Bakanlığın açıklamasına göre, "Yaşar" ve "Nadezhda" isimli Türk sahipli sivil gemiler, 3 Ağustos akşamı Rusya'nın Novorossiysk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra İHA saldırısına uğradı. Saldırıda gemilerdeki mürettebattan bazılarının yaralandığı, yaralananlar arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğu ifade edildi. "VATANDAŞLARIMIZIN GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZ" Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların can güvenliğinin birinci öncelik olduğunu vurgulayarak, yaralıların durumunun yakından takip edildiğini kaydetti. KARADENİZ'DEKİ TIRMANIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın tüm uyarılara rağmen Karadeniz'de sivil gemileri de etkileyecek şekilde giderek yayıldığına dikkat çekildi. Bakanlık, gerekli önlemlerin alınmaması hâlinde Karadeniz'deki gerilimin başta gıda güvenliği olmak üzere birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı, başta savaşın tarafları olmak üzere ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısını yineledi. Açıklamada, bölgedeki gerilimin tırmanmasının uluslararası deniz ticareti ve küresel gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğu vurgulandı. Karadeniz’de Türk Sahipli Sivil Gemilere Yönelik Saldırılar Hk. https://t.co/T8RtfskO55 pic.twitter.com/Wv1tth0Yws — T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) August 4, 2026

Gökbayrak Ukrayna Dışişleri Bakanlığında dalgalandı: “Bugün Kırım Tatar bayrakları tüm dünyadaki diplomatik misyonlarımızda göndere çekilecek” Haber

Gökbayrak Ukrayna Dışişleri Bakanlığında dalgalandı: “Bugün Kırım Tatar bayrakları tüm dünyadaki diplomatik misyonlarımızda göndere çekilecek”

Kırım Tatar Millî Kurultayının 2010 yılında aldığı karar neticesinde her 26 Haziran'da, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü kutlanıyor. Kırım Tatar kimliğinin, adaletinin ve özgürlüğünün sembolü olan Tarak Tamgalı Gökbayrak günümüzde Rus işgaline karşı mücadelenin sembolü olarak da kabul ediliyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığında bugün Kırım Tatar Millî Bayrak Günü kapsamında Kırım Tatar bayrağını göndere çekme töreni gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığında düzenlenen törene; Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatar bayrağını Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov katıldı. Törende konuşan Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, ilk kez 2016 yılında Ukrayna Dışişleri Bakanlığında başlatılan bu geleneğin artık küresel bir boyuta ulaştığını belirterek, "Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi olduğum dönemde, 2016 yılında bu geleneği yurt dışında da geliştirmek için adımlar atmıştım. Bugün ise Kırım Tatar bayrakları tüm dünyadaki diplomatik misyonlarımızda göndere çekilecek. Kırım Tatar bayrağı; hafızayı, onuru ve eğilmezliği temsil eden bir simgedir. Bugün ise işgale karşı direnişin, adalet mücadelesinin ve eve dönüşe olan inancın sembolü haline geldi. Kırım Tatar halkı bir kez daha işgalci yönetimin baskıcı politikalarının hedefi oldu ancak Rusya en önemli şeyi başaramadı; insanların iradesini kıramadı." ifadelerini kullandı. “LOJİSTİK HATLARIN ÇÖKMESİ KIRIM’IN KURTULUŞUNU YAKINLAŞTIRIYOR” Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu konuşmasında, cephede işgale karşı çarpışan ve Kırım'ın özgürlüğü için canını ortaya koyan tüm Ukrayna askerlerini selamlayarak onlara sağ salim dönmeleri için duacı olduklarını belirtti. Gökbayrak’ın artık askeri karargahlarda da yerini aldığını belirten Kırımoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: Son yıllarda bu bayrağı, işgal altındaki topraklarımızı kurtarmak için savaşan Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine bağlı birçok taburun karargahında görmek mümkün. Ukrayna ordusu için toplanan birçok hayırseverlik açık artırmasının da bir parçası haline geldi. Kırım'daki askeri noktalara yönelik gerçekleştirilen başarılı vuruşlar ve lojistik yolların çoğunun imha edilmesi, dolayısıyla Rusya'nın Kırım'a sevkiyat yapmasının imkansız hale gelmesi, Kırım'ın işgalciden tamamen temizleneceği o günü şüphesiz çok daha yakınlaştırmaktadır." “İKİNCİ KURULTAY’IN 35. YILINDA SOYDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ” KTMM Başkanı Refat Çubarov ise konuşmasında, bu anlamlı günün tarihi arka planına değinerek tam 35 yıl önce Akmescit'te (Simferopol) toplanan İkinci Kırım Tatar Millî Kurultayını hatırlattı. Sovyet rejiminin baskıları nedeniyle verilen 74 yıllık aranın ardından toplanan bu kurultayın bir "yeniden doğuş" olduğunu belirten Çubarov, "Bu kurultayın en önemli kararlarından biri, Kırım Tatar halkının millî marşı ve millî bayrağına ilişkin kararnamenin kabul edilmesiydi. Bugün, geçici işgal altındaki Kırım'da yaşayan ve Ukrayna devletine sadık kalan soydaşlarımıza, etnik Ukraynalılara ve tüm vatandaşlarımıza destek sözlerimizi iletiyoruz. Rus hapishanelerinin insanlık dışı koşullarında boyun eğmeyen Kırımlı siyasi tutsaklarının fedakarlığına şükranlarımızı sunuyoruz." dedi. “RUSYA KİMLİĞİMİZİ YOK ETMEK İSTİYOR AMA İNANCIMIZ ORTAK” Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko ise iki halkın Kırım'ın geleceği etrafındaki kenetlenmesine vurgu yaparak, "Rusya Federasyonu, hem Kırım Tatar kimliğini hem de Ukrayna halkının kimliğini yok etmek istiyor. Ancak burada ortak inancımızdan bahsetmek çok önemli. Bugün bu bayrak, Kırım Yarımadası’nın işgalden kurtarılması yönündeki ortak duruşumuzun ve ortak eylemlerimizin şahididir." şeklinde konuştu. Kurışko, işgalden kurtarılan Kırım’ın tüm şehirlerinde Gökbayrak’ın gururla dalgalanacağını sözlerine ekledi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından konuklar, Bakanlık binasının yanında açılan Birlik Kırım Tatar Lisesi öğrencilerinin çalışmalarından oluşan sergiyi gezdi. Gençlerin bu etkinliğe katılımı, nesiller arası sürekliliğin ve Kırım Tatar topluluğunun kendi dili, kültürü ve millî sembolleriyle olan canlı bağının en somut göstergesi oldu.

Dışişleri Bakanlığından Avrupa Konseyindeki IV. Rum kararı sürecine tepki Haber

Dışişleri Bakanlığından Avrupa Konseyindeki IV. Rum kararı sürecine tepki

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi'nin İnsan Hakları Konulu 1563. Toplantısı'nda ele alınan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) 2001 tarihli IV. Rum kararının "yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakları" başlığına ilişkin yaşanan gelişmelere tepki gösterdi. Keçeli, yaptığı açıklamada, 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde Strazburg'da düzenlenen toplantıda söz konusu başlığın yeniden görüşüldüğünü belirterek, Avrupa Konseyi Sekretaryasının 2022 yılından bu yana icra denetiminin sonlandırılmasını tavsiye etmesine rağmen başlığın bu kez de kapatılamadığını ifade etti. Açıklamada, toplantıda ayrıca yalnızca AİHM kararlarının yorum farklılıkları nedeniyle uygulanmasının mümkün olmadığı istisnai durumlarda başvurulması öngörülen bir prosedür kapsamında, Avrupa Konseyi Sekretaryasının AİHM'in 2014 tarihli tazminat kararındaki mülkiyetle ilgili ifadelerin yorumlanmasına yönelik taslak bir çalışma hazırlamakla görevlendirildiği kaydedildi. Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesinin tarihinde benzeri görülmemiş olarak nitelendirdiği bu gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemini siyasi amaçları doğrultusunda kullanma çabalarının sonucu olduğu bildirdi. Açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin etkin işleyişini engellediği ve Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik samimiyetsiz tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siyasi saiklerle aşındırılmasından derin endişe duyduğu belirtilen açıklamada, konunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile istişare içinde yakından takip edilmeye devam edileceği vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz mesajı: Tırmanmadan kaçınılmalı Haber

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz mesajı: Tırmanmadan kaçınılmalı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın Odesa Limanı'ndan Türkiye'ye kuru yük taşıyan Türk sahipli bir geminin silahlı insansız hava aracı saldırısına (SİHA) uğradığını açıkladı. Saldırıda gemide görev yapan iki Türk vatandaşının hafif yaralandığı bildirildi. Bakanlıktan 29 Mayıs 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Vanuatu bayrağı taşıyan Türk sahipli kuru yük gemisinin 28 Mayıs gecesi Karadeniz'de saldırıya maruz kaldığı belirtildi. Yaralanan Türk vatandaşlarının durumlarının Türkiye Cumhuriyeti Odesa Başkonsolosluğu tarafından yakından takip edildiği kaydedildi. Açıklamada, son dönemde Karadeniz'de yaşanan savaş bağlantılı gerilimin bölge açısından ciddi risk ve tehditler oluşturduğuna dikkat çekildi. Türkiye'nin, söz konusu gelişmelerin ülkeye yönelik olası etkilerine ilişkin endişelerini ve uyarılarını ilgili tüm taraflara her düzeyde ilettiği ifade edildi. Dışişleri Bakanlığı, savaşın kontrolsüz şekilde tırmanmasına yol açabilecek adımlardan kaçınılması yönündeki çağrısını yineleyerek, Karadeniz'de sivil gemilerin seyrüsefer güvenliğinin korunmasının önemine vurgu yaptı. "SAVAŞ MÜZAKERELER İLE SONUÇLANMALI" Açıklamada ayrıca, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi gerektiği belirtilirken, gerilimin önlenmesi ve barış sürecinin hızlandırılması amacıyla bölgesel aidiyet temelinde ve sonuç odaklı girişimlerin geliştirilmesine Türkiye'nin hazır olduğu ifade edildi. RUSYA KARADENİZ’DE TÜRK GEMİSİNİ VURDU: İKİ YARALI Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Rus ordusunun Karadeniz'de seyir halinde olan bir Türk ticari yük gemisini silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) kasıtlı olarak hedef aldığını açıkladı. Saldırı neticesinde gemide yangın çıkarken, mürettebattan iki kişinin yaralandığı bildirilmişti. Ukrayna Deniz Kuvvetlerinin resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre olay 28 Mayıs’ı 29 Mayısa’a bağlayan gece saatlerinde meydana geldi. Odesa bölgesindeki limanların birinden yükünü aldıktan sonra Türkiye'ye doğru hareket eden, Vanuatu bayraklı ancak mülkiyeti ve işletmesi bir Türk firmasına ait olan "ANT" isimli kuru yük gemisi, Rus ordusuna ait kamikaze SİHA'ların hedefi oldu. İsabet alan geminde patlamayla birlikte şiddetli bir yangın çıktı. Saldırının hemen ardından Ukrayna Deniz Arama Kurtarma Servisi ile Ukrayna Deniz Kuvvetleri birlikleri koordineli bir kurtarma operasyonu başlattı. Askerî ve sivil kurtarma ekiplerinin profesyonel müdahalesi sayesinde gemideki yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Saldırı esnasında yaralanan iki mürettebat, Ukrayna Deniz Kuvvetlerine ait hücumbotlarla süratle gemiden tahliye edilerek en yakın hastaneye nakledildi ve tedavi altına alındı. “RUSYA ULUSLARARASI DENİZ TİCARETİNİ KASITLI OLARAK HEDEF ALIYOR” Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Rusya Federasyonu'nun bu saldırıyla küresel lojistik ağları ve sivil gıda arzını doğrudan baltalamayı amaçladığını vurguladı. Yapılan açıklamada, "Rusya, sivil altyapıyı ve ticari gemileri hedef alarak uluslararası deniz taşımacılığı ve seyrüsefer güvenliğine yönelik kasıtlı olarak tehdit oluşturmaya devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından 1944 Sürgünü açıklaması: Kırım Tatarlarına desteğimiz sürecek Haber

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından 1944 Sürgünü açıklaması: Kırım Tatarlarına desteğimiz sürecek

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı ile Çerkes Sürgünü’nün yıl dönümlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Kırım Tatarlarının, 82 yıl önce bugün ana vatanları Kırım’dan çıkartılarak sürgüne gönderildiğinin vurgulandığı açıklamada, “1944 sürgününde yüz binlerce Kırım Tatarı çeşitli ülkelerdeki çalışma kamplarına sürülmüş, birçoğu maruz kaldıkları koşullar sonucunda hayatını kaybetmiştir. Soydaşlarımız, uzun yıllar boyunca ana vatanları olan Kırım yarımadasına dönememiştir.” ifadelerine yer verildi. Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesiyle birlikte acıların arttığına değinilerek şu ifadeler kaydedildi: Kırım’ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının acıları, Yarımada’nın yasa dışı biçimde ilhakıyla daha da ağırlaşmıştır. Türkiye, Kırım Tatarlarının millî kimlik, dil ve kültürlerinin korunması ile güvenlik ve refahlarının sağlanmasına yönelik desteğini sürdürecektir. Çerkes Sürgünü’ne ilişkin değerlendirmenin de yapıldığı açıklamada şu ifadeler yer aldı: Çerkes Sürgünü ise 162 yıl önce 21 Mayıs'ta Kafkas halklarını çok ağır şartlar altında ana vatanlarını terk etmeye zorlayan, Kafkasya’ya büyük kayıplar ve derin acılar yaşatan büyük bir insani trajedi olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Kırım Tatarlarının ve Kafkasya’nın kardeş halklarının acılarını paylaşıyor, hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anıyoruz. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı. 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.