SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Donald Trump

QHA - Kırım Haber Ajansı - Donald Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donald Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus saldırıları ve olumsuz hava koşulları Ukrayna’yı karanlığa gömdü Haber

Rus saldırıları ve olumsuz hava koşulları Ukrayna’yı karanlığa gömdü

İki günlük aradan sonra Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları yeniledi. Ukrayna'nın devlet enerji şirketi Ukrenergo, Rus ordusunun saldırıları sonucu Sumı, Harkiv, Dnipropetrovsk ve Çerkası bölgelerinde çok sayıda insanın elektriksiz kaldığını bildirildi. Ukrenergo tarafından bugün yapılan açıklamaya göre, Rusya’nın stratejik altyapıyı hedef alan son saldırıları sonucunda Sumı, Harkiv, Dnipropetrovsk ve Çerkası bölgelerinde elektrik şebekelerinde ciddi hasarlar meydana geldi. Güvenlik durumunun izin verdiği noktalarda acil onarım çalışmaları başlatılırken, bazı bölgelerde sistemin çökmesini engellemek amacıyla acil durum kesintilerine gidildi. Savaşın yarattığı tahribata ek olarak, Ukrayna’nın güney ve orta kesimlerinde etkili olan şiddetli buzlanma ve fırtına da enerji hatlarını vurdu. Odesa, Mıkolayiv ve Kirovohrad bölgelerinde 162 yerleşim yerinin elektriği tamamen veya kısmen kesildi. Aşırı soğuklar nedeniyle elektrik tüketiminin bir önceki iş gününe göre yüzde 7,5 oranında artması, halihazırda yaralı olan enerji sistemindeki yükü daha da artırdı. Enerji sistemindeki zorlayıcı tablo nedeniyle bazı bölgelerde acil elektrik kesintileri uygulanırken, diğer bölgelerde sanayi için güç sınırlamaları ve haneler için saatlik kesinti programları devrede. Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Ocak’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aşırı soğuklar sırasında bir hafta boyunca Ukrayna şehirlerini hedef almama sözü verdiğini açıklamasının ardından geldi. Ancak Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin Moskova ile doğrudan bir anlaşma yapılmadığını belirterek, “enerji ateşkesi” iddialarını yalanladı. Ardından Zelenskıy, 30 Ocak’ta yaptığı açıklamada, gece Rusya’nın Donetsk bölgesi hariç, enerji sektörüne yönelik neredeyse hiç saldırı gerçekleştirmediğini bunun yerine lojistik altyapının hedef alındığını bildirdi.

Eski İran Cumhurbaşkanı Ruhani’den tarihî çağrı: "Büyük bir reform şart" Haber

Eski İran Cumhurbaşkanı Ruhani’den tarihî çağrı: "Büyük bir reform şart"

Eski İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkede artan toplumsal huzursuzluklara dikkat çekerek köklü bir reform çağrısında bulundu. Kendi dönemindeki bakanlarla bir araya gelen Ruhani; televizyonlardan okullara kadar birçok kurumda sorun olduğunu vurgularken, millî güvenliğin ancak halkın memnuniyeti ve rasyonel diplomasiyle sağlanabileceğini belirtti. RUHANİ: HALK VERDİĞİ MESAJI ALDIĞIMIZI HİSSETMELİ "Entekhab" haber sitesi tarafından gündeme taşınan habere göre, ülkesinde 11 ve 12. hükûmet döneminde görev yapan eski bakanlarla bir araya gelen Eski Cumhurbaşkanı Ruhani, ülkesinde özellikle son dönemde meydana gelen toplumsal olaylara işaret ederek “Büyük bir reformla halka cevap vermeliyiz.” dedi. Ruhani burada yaptığı konuşmada, “Halk verdiği mesajı aldığımızı hissetmeli. Hedef, halkın memnuniyeti olmalı. Büyük bir reformla halka cevap vermeliyiz.” ifadelerini kullandı. Protestolar amacıyla sokağa inen hatta “biraz da şiddet eylemlerine katılan halkın” yöneticilere aynı mesajı ilettiğini söyleyen Ruhani, “Halkın mesajı şuydu: Yanlış uygulamaları protesto etmek meşrudur ve yabancı güçlerin İran’a yönelik müdahalesine karşı duracağız." diye konuştu. “SOKAKTAKİ İNSANLAR NE SÖYLEMİŞ OLURSA OLSUNLAR SESLERİNİ DUYMALIYIZ" Ruhani, İran halkının İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma sürecinde de yabancı güçlerin İran’ın iç işlerine karışmasına müsaade etmediğini belirterek “Sokaktaki insanlar ne söylemiş olursa olsunlar seslerini duymalıyız." dedi. Eski Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca şunları kaydetti: İran İslam Devrimi’nin üzerinden 47 yıl geçti ve bugün bir İranlının yabancı güçlerin müdahalesinden yana tavır almasının bizi üzüntüden uyuyamaz hale getirmesi lazım. Bu durum bizim için kabul edilebilir değil ve demek ki bir sorunumuz var. Kürsülerimizde, televizyonlarımızda, radyomuzda ve okullarımızda sorun var. Hedeflerinin yalnızca halkı sakinleştirmek olmaması gerektiğini söyleyen Ruhani, “Hedefimiz İran’ı güçlendirmek olmalı. Askerî olarak güçlenmek vakit alabilir ancak İran halkının iradesi karşısında saygılı olmak anlık bir iştir." değerlendimesinde bulundu. RUHANİ'DEN DİPLOMASİNİN SINIRLANDIRILMASI ELEŞTİRİSİ Ruhani, özellikle Cumhurbaşkanlığı döneminde diplomasi faaliyetlerinin sınırlandırıldığına işaret ederek, “Bir şey yapmamız gerekiyor dediğimizde ‘ABD ile ilişki mi kuralım? (Donald) Trump’a tevazu mu gösterelim?’ deniliyor. Mesele ilişki kurmak değil yönetimdir. Bir ülke ile düşmansak bu düşmanlığı kontrol etmek gerekiyor. Gerilimleri düşürmenin yolu yokmuş gibi davranmamalıyız.” şeklinde konuştu. İran’ın, 1979 yılındaki İslam Devrimi’nden sonra da çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Ruhani, ayrıca şu ifadeleri kullandı: Irak ile savaş sona erdiğinde İran’ın güvenliğini sağladığımız için gurur duyuyorduk. Bugün ise millî güvenliğimiz zarar gördü. Bunun sebebi nedir? 2018 ve 2019 yılında da (Binyamin) Netanyahu ile Trump yok muydu? Ruhani ayrıca İran’ın, 2019 yılında ABD’ye ait Global Hawk İHA’sının vurulması ve Suudi Arabistan’a ait petrol şirketi Aramco tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle birkaç kez savaşın eşiğine geldiğini ancak İran’ın kararlı duruşu ve diplomasiye yönelik çabaları sayesinde bunun engellendiğini söyledi. Görevde olduğu sürede zor koşullardan geçtiğini ancak alınan tedbirlerle bu zorlukları aştıklarını dile getiren Ruhani, “Maalesef şu an yıllardır kaçınmaya çalıştığımız bir sürecin içerisine girdik. Mesele nükleer santrallerin vurulması değil buna cesaret edilebilmesidir. Bunu tartışmalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Zelenskıy: Bir haftalık ateşkes ABD’nin önerisi, Rusya ile doğrudan bir anlaşmamız yok Haber

Zelenskıy: Bir haftalık ateşkes ABD’nin önerisi, Rusya ile doğrudan bir anlaşmamız yok

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin girişimin Vaşington'dan (Washington) geldiğini belirterek, Rusya’nın anlaşmaya uyması durumunda Ukrayna’nın da Rus petrol rafinerilerini hedef almayacağını belirtti. Bugün Kıyiv’de gazetecilerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Zelenskıy, ABD yönetiminden gelen enerji ateşkesi teklifine dair önemli detaylar paylaştı. Bu girişimi bir "anlaşma" değil, bir "fırsat" olarak nitelendiren Zelenskıy, sürecin başarısının tamamen sahadaki gerçeğe bağlı olduğunu vurguladı. Zelenskıy, “Bu girişim sonuç verir mi? Şu an size bir cevap veremem. Eğer ABD’nin verdiği mesaj Rusya tarafından da bizim duyduğumuz gibi duyulduysa, muhtemelen bir sonuç alacağız ve bunu değerlendirebileceğiz. Burada hiçbir sır yok. Bizimle Rusya arasında bu konuda doğrudan bir diyalog, doğrudan bir anlaşma olmadı." dedi. TRUMP’TAN “ATEŞKES” RİCASI Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump 29 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den "Ukrayna'ya bir hafta boyunca ateş açmamasını" rica ettiğini, Putin'in de bunu kabul ettiğini ifade etimişti. Trump’ın açıklaması üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy bu adımın bu adımın özellikle zorlu kış koşullarında Kıyiv başta olmak üzere Ukrayna şehirlerinin enerji altyapısının korunması açısından hayati önem taşıdığını belirterek çabalarından dolayı ABD’ye teşekkür etti.

Trump’tan bir haftalık ateşkes talebi: Putin kabul ettiğini açıkladı Haber

Trump’tan bir haftalık ateşkes talebi: Putin kabul ettiğini açıkladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den "Ukrayna'ya bir hafta boyunca ateş açmamasını" rica ettiğini, Putin'in de bunu kabul ettiğini söyledi. Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği ve uyuşturucuyla mücadele ile ilgili bir başkanlık kararnamesine imza attıktan sonra Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin açıklamalar yaptı. Trump, aşırı soğuk havalar nedeniyle Putin'den "bir hafta boyunca Ukrayna'ya saldırı yapmaması" ricasında bulunduğunu ve Putin'in de bunu kabul ettiğini açıkladı. Ayrıca Trump, Abu Dabi'de devam eden barış müzakerelerinde "büyük ilerleme" kaydedildiğini ifade ederek, savaşın sona ermesi konusunda umutlu olduklarını söyledi. Oval Ofis'teki katılımcılar arasında yer alan Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff da müzakerelerde ciddi mesafe katettiklerini ifade ederek, bu ilerlemenin Trump sayesinde olduğunu belirtti. ZELENSKIY’DAN AÇIKLAMA Trump’ın açıklaması üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) bu adımın bu adımın özellikle zorlu kış koşullarında Kıyiv başta olmak üzere Ukrayna şehirlerinin enerji altyapısının korunması açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Zelenskıy elektrik tedarikinin yaşamın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, Ukrayna’ya verilen destekten dolayı ortak ülkelere teşekkür etti. Ayrıca Zelenskıy, “Gerilimi azaltmaya yönelik adımlar, savaşın sona erdirilmesine giden yolda somut ilerlemeye katkı sağlıyor.” dedi.

Uluslararası basın ABD'nin Grönland planının detaylarına ulaştı Haber

Uluslararası basın ABD'nin Grönland planının detaylarına ulaştı

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Grönland’da Rusya ve Çin’in maden çıkarmasını engellemeye yönelik planlar üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Tartışmaların, NATO’nun Arktik bölgesindeki varlığının güçlendirilmesi, ABD’ye Grönland’ın belirli bölgelerinde özel yetkiler tanınması ve potansiyel rakip ülkelerin adadaki doğal kaynaklara erişiminin sınırlandırılması başlıkları etrafında şekillendiği belirtildi. The New York Times’ın sekiz Batılı üst düzey güvenlik ve diplomasi yetkilisine dayandırdığı haberine göre, bu başlıklar ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıkladığı ancak ayrıntı vermediği olası uzlaşının ana hatlarını oluşturuyor. Söz konusu adımların, Danimarka’ya bağlı Grönland nedeniyle yaşanan transatlantik krizinin en azından geçici olarak yatıştırdığı ifade edildi. Yetkililer, tartışılan önerilerin Trump’ın Grönland’ın tamamının mülkiyetinin Danimarka’dan ABD’ye devredilmesi yönündeki hedefiyle örtüşmediğini vurguladı. Konuşmaların hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, birçok detayın hâlen netleşmediğini belirtti. BELİRSİZLİK SÜRÜYOR Görüşmelerin somut bir anlaşmayla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Danimarka’nın, Grönland topraklarının devrine açıkça karşı çıktığına dikkat çekilirken, buna rağmen ABD’nin Rusya ve Çin kaynaklı olası Arktik tehditlere ilişkin kaygılarının, Avrupa’nın “Grönland satılık değildir” şeklindeki kırmızı çizgisiyle dengelenmeye çalışıldığı aktarıldı. Bu kapsamda masada olan başlıca öneriler şöyle sıralandı: Arktik’te yeni bir NATO misyonu: NATO bünyesinde “Arctic Sentry” (Arktik Nöbetçi) adıyla yeni bir misyon kurulması. Bu misyonun, Baltık Denizi ve Doğu Avrupa’daki benzer NATO görevleri gibi Rusya’nın artan askeri faaliyetlerine karşı caydırıcılık sağlaması hedefleniyor. 1951 ABD-Danimarka savunma anlaşmasının güncellenmesi: Anlaşma, ABD ordusuna Grönland’da üs kurma ve işletme dahil geniş yetkiler tanıyor. NATO çevrelerinde, Grönland’ın olası bağımsızlığı durumunda bu erişimin risk altına girebileceği değerlendirilerek, ABD’ye fiili “askeri enklavlar” sağlayacak yeni bir düzenleme üzerinde duruluyor. Rusya ve Çin’e kısıtlama: NATO üyesi olmayan ülkelerin, özellikle Rusya ve Çin’in, Grönland’ın buz tabakasının altında bulunan nadir toprak elementleri ve diğer madenler için ruhsat almasının engellenmesi. TRUMP AVRUPA ÜLKELERİNE GÜMRÜK VERGİSİ GETİRMEYECEK Trump, 21 Ocak’ta Grönland’a ilişkin gelecekteki bir anlaşmanın temelini oluşturduğunu ve bu çerçevede Avrupa ülkelerine yönelik gümrük tarifeleri getirmeyi planlamadığını açıklamıştı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise ABD ile yapılacak olası bir anlaşmada ülkesinin “kırmızı çizgisinin” net olduğunu belirterek, Grönland’ın egemenlik statüsünün müzakere konusu olmayacağını vurgulamıştı.

ABD, Dünya Sağlık Örgütünden resmen ayrıldı Haber

ABD, Dünya Sağlık Örgütünden resmen ayrıldı

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) üyeliğinin resmen sona erdiği bildirildi. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın kararı doğrultusunda, 78 yıllık üyeliğin bir yılın ardından resmen sonlandırıldığını açıkladı. Açıklamada, DSÖ’ye yönelik tüm ABD fonlarının kesildiği ve örgüt bünyesinde görev yapan ABD’li personelin geri çağrıldığı belirtildi. Böylece Trump’ın ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı kararnameyle başlatılan çekilme süreci tamamlanmış oldu. DSÖ verilerine göre ABD’nin kuruma olan borcu 130 milyon doları aşarken, ABD’li yetkililer ayrılık sürecinin tamamlandığını ancak bunun “tam ve sorunsuz” gerçekleşmediğini ifade ediyor. Uzmanlar, ABD’nin çekilmesinin, salgınlara ilişkin erken uyarı sağlayan kritik sağlık verilerine erişimde boşluklar yaratabileceği uyarısında bulunuyor. YILLIK 680 MİLYON DOLAR DESTEK ABD, yıllar boyunca DSÖ’nün en büyük finansal destekçilerinden biri olmuş; kuruma yıllık yaklaşık 111 milyon dolar aidat ve 570 milyon dolar gönüllü katkı sağlayarak toplamda yaklaşık 680 milyon dolarlık destek vermişti. DSÖ, mpox, Ebola ve çocuk felci gibi küresel sağlık tehditlerine müdahaleyi koordine ediyor; yoksul ülkelere teknik destek sağlıyor ve aşı ile tedavilerin dağıtımına katkıda bulunuyor. Uzmanlara göre ABD’nin çekilmesi, çocuk felcinin ortadan kaldırılması, anne-çocuk sağlığı programları ve yeni virüslerin tespiti gibi küresel sağlık girişimlerini ciddi şekilde zayıflatabilir. ABD Bulaşıcı Hastalıklar Derneği Başkanı Dr. Ronald Nahass da kararı “dar görüşlü ve bilimsel açıdan sorumsuz” olarak değerlendirdi. TRUMP İMZALAMIŞTI Trump, göreve geldikten kısa süre sonra imzaladığı kararnamede, DSÖ’nün Covid-19 salgınını kötü yönettiğini, gerekli reformları benimsemediğini ve siyasi etkiler karşısında bağımsızlığını koruyamadığını savunmuştu. Kararnamede ayrıca DSÖ’nün ABD’den “orantısız ve haksız” ödemeler talep ettiği öne sürülmüştü.

Zelenskıy ile Trump Davos’ta bir araya geldi Haber

Zelenskıy ile Trump Davos’ta bir araya geldi

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlendiği İsviçre’nin Davos kentinde bir araya geldi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Serhiy Nikiforov gazetecilere yaptığı açıklamada Zelenskıy ile Trump’ın görüşmesinin sona erdiğini bildirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanının İletişim Danışmanı Dmitro Litvin ise temasları “iyi bir görüşme” olarak nitelendirdi. "VERİMLİ VE ANLAMLI GÖRÜŞME YAPTIK" Görüşmenin ardından açıklama yapan Zelenskiy, temasların verimli geçtiğini belirterek, “Başkan Trump ile iyi, üretken ve anlamlı bir görüşme yaptık. Ekiplerin çalışmasını ele aldık; neredeyse her gün toplantılar ya da temaslar oluyor. Belgeler daha da iyi hazırlanmış durumda.” ifadelerini kullandı. Zelenskıy, görüşmede Ukrayna’nın hava savunmasının da gündeme geldiğini vurgulayarak, Trump ile daha önce yapılan temasların ülkenin hava sahasının korunmasına katkı sağladığını söyledi. Bu görüşmenin de savunma kapasitesini güçlendirmesini umduğunu belirten Zelenskıy, ABD’nin daha önce sağladığı hava savunma füzeleri için teşekkür ettiğini ve ek destek talebinde bulunduğunu aktardı. TRUMP: ÇOK İYİ GEÇTİ Görüşmenin ardından gazetecilere konuşan ABD Başkanı Donald Trump da Zelenskıy ile yaptığı teması “çok iyi” olarak değerlendirdi. Savaşın sona ermesi gerektiğini vurgulayan Trump, çok sayıda insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Trump, barış sürecine ilişkin olarak bunun devam eden bir süreç olduğunu belirterek, ABD tarafının Rusya ile de görüşmeler yapacağını söyledi. “Rusya ile görüşeceğiz, bu yarın gerçekleşecek” diyen Trump, ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bir araya gelmeyi planladığını ifade etti. “ÖNEMLİ İLERLEME SAĞLANDI” ABD Başkanının özel temsilcisi Steven Witkoff da bugün yaptığı açıklamada, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde “önemli ilerleme” sağlandığını, yalnızca bir konunun tartışmalı kaldığını söyledi.

The Economist'ten çarpıcı "Trump ve Ayı" sembolizmi Haber

The Economist'ten çarpıcı "Trump ve Ayı" sembolizmi

Birleşik Krallık merkezli The Economist dergisi, son sayısının kapağında kullandığı çarpıcı görselle küresel gündemi sarstı. Kapakta Amerika Birlelik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın bir ayının üzerinde tasvir edilmesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçmişte verdiği “ayıya binme” pozlarına açık bir gönderme olarak yorumlandı. Dergide yer alan analizde, Trump’ın Grönland çıkışıyla tetiklenen “transatlantik krizinin” şimdilik yatıştığı ancak bunun yalnızca taktiksel bir geri çekilme olabileceği vurgulandı. Yazıda, Trump’ın Davos’taki açıklamalarında beklenen sert tonu kullanmadığına dikkat çekilerek, gümrük tarifeleri ve güç kullanımı konularında geri adım attığı belirtildi. Ancak dergi, asıl sorunun hâlâ geçerliliğini koruduğunu yazdı ve “Kriz şimdilik yatıştı. Peki ama ne zamana kadar?” ifadelerini kullandı. Analizde, Trump’ın müttefikleri “yük” olarak gören ve ortak değerleri küçümseyen yaklaşımını değiştirmesinin pek olası olmadığına dikkat çekildi. Bu çerçevede Grönland krizinin daha büyük bir küresel kırılmanın yalnızca başlangıcı olabileceği ifade edildi. “GRÖNLAND, BUZDAĞININ YALNIZCA GÖRÜNEN KISMI” Dergi, ABD’ye duyulan güvenin sarsılmasının Almanya, Japonya, Polonya ve Güney Kore gibi ülkeleri hızla silahlanmaya, hatta nükleer silah arayışına itebileceği uyarısında bulundu. Bu sürecin küresel güvenliği daha da kırılgan hâle getireceği vurgulandı. Analizde, “Çin ve Rusya, ABD’nin nüfuzunun nerede bittiği ve kendilerininkinin nerede başladığı konusunda Trump ile hemfikir olmayacaktır. Nükleer silahların yayılması, ABD’nin kendi cephaneliğinin değerini düşürecek ve devlet yönetimini kısıtlayacaktır. Bu durum, ABD’nin dışında kalamayacağı kadar yıkıcı bir savaşa yol açabilir.” ifadelerine yer verildi. “O GÜNLER GERİDE KALDI” Yazıda ayrıca Trump’ın müttefiklik ilişkilerini sürekli bir güç mücadelesine dönüştürmesinin, ülkeleri ABD ile ayrı ayrı uzlaşma yolları aramaya itebileceği ve bunun Avrupa içinde bölünmelere yol açabileceği kaydedildi. Dışarıdan ise Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, Batı ittifakındaki bu kırılganlığı derinleştirecek hamlelerde bulunabileceği ifade edildi. The Economist’e göre, ABD korumasının sağladığı güven Avrupalıları rehavete sürüklemişti ancak bu dönem artık sona eriyor. Dergi, Avrupalı liderlerin transatlantik ittifakın zayıflamasını yavaşlatmaya çalışması gerektiğini, ancak NATO’nun artık var olmadığı bir senaryoya da hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.