SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Egemenlik

QHA - Kırım Haber Ajansı - Egemenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egemenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ankara'da Ukrayna'nın Rus saldırganlığı karşısındaki direnişi selamlandı Haber

Ankara'da Ukrayna'nın Rus saldırganlığı karşısındaki direnişi selamlandı

Mustafa KOÇYEGİT OHA Ankara Ankara'da, Ukrayna'nın Rus işgaline karşı sergilediği sarsılmaz direnişin 4. yılı (ve Kırım'ın işgalinin 12. yılı) münasebetiyle diplomatik düzeyde geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirildi. 24 Şubat 2026 tarihinde Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği binasında düzenlenen etkinlik, uluslararası toplumun Ukrayna'ya olan desteğini bir kez daha tescilledi. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'in ev sahipliğinde tertip edilen programa çok sayıda askerî ve diplomatik misyon temsilcisi, sivil toplum örgütü üyesi ve basın mensubu katıldı. Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara SAVAŞ 12 YIL ÖNCE BAŞLADI Ukrayna millî marşının okunması ve bayrağının göndere çekilmesiyle başlayan törende Büyükelçi Nariman Celâl, savaşın 4 yıl önce değil 12 yıl önce Kırım'ın işgali ile başladığını vurguladı. Bu savaşın yalnızca Ukrayna’ya karşı yürütülen bir savaş olmadığını belirten Nariman Celâl, "Bu savaş, Birleşmiş Milletler Şartı’na ve egemenlik ile toprak bütünlüğü ilkelerine dayalı uluslararası düzene yöneltilmiş bir meydan okumadır." dedi. Rusya’nın stratejisini değiştirmediğini; Ukrayna’yı yıpratmak, nükleer tehditlerle dünyayı sindirmek ve demokratik toplumlarda yorgunluk yaratmak olduğunu kaydeden Celâl, "Bu nedenle saldırganlığın toprak tavizleriyle ödüllendirildiği herhangi bir anlaşmanın tüm dünya için tehlikeli bir emsal oluşturacağını özellikle vurguluyoruz." ifadelerini kullandı. Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara "Ukrayna’ya verilen destek bir hayır işi değildir. Bu destek, istikrara, güvenliğe ve kurallara dayalı uluslararası düzenin geleceğine yapılan bir yatırımdır." şeklinde konuşan Büyükelçi Celâl, sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye Cumhuriyeti ile stratejik ortaklığımıza büyük değer veriyoruz. Türkiye, Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne istikrarlı biçimde destek vermekte; arabuluculuk rolü üstlenmekte; esir değişimleri ve insani girişimlere katkı sağlamaktadır. Türk diplomasisinin çabaları sayesinde 2025 yılında İstanbul’da üç tur müzakere gerçekleştirilmiş ve iki binden fazla vatandaşımızın geri dönüş süreci hızlandırılmıştır. Celâl konuşmasında ayrıca hayatını kaybedenlerin anısını bir dakikalık saygı duruşunda bulunmaya davet etti. Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİ DE TEHLİKEDE Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Ukrayna'nın Rusya için hiçbir şekilde bir tehdit unsuru oluşturmamışken Rusya'ın tam 4 yıl önce, komşusuna karşı tam ölçekli bir işgal girişimi başlattığını anımsatarak, "Bu hukuksuz ve herhangi bir meşru zemine oturmayan işgalden 4 yıl sonra çatışmalar hâlâ devam ediyor." diye konuştu. Binlerce evin yıkıldığı ve yüz binlerce insan ya hayatını kaybettini ya da yaralandığını vurgulayan Isabelle Dumont, "Ukrayna halkı özgürlüğü için, emperyalist Rus güçlerine karşı amansız bir mücadele veriyor ve Rusya, kendi nüfusu için temel kamu hizmetlerini karşılamak yerine, Ukrayna'nın bitap düşmesi için milyarlarca dolar harcıyor." ifadelerine yer derdi. Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara G7 kapsamında Ukrayna'ya sağlanacak desteğin en büyük öncelikleri arasında bulunduğunu dile giteren Dumont şu şekilde devam etti. Donbas'ın siperlerinde veya Rusya'nın Karadeniz'deki uçaklarına karşı, yalnızca bağımsız bir millet olan Ukrayna'nın geleceği tehlike altında değil. Aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği ve istikrarının geleceği de burada söz konusu. Bu yüzden G7 yönetimi, bu savaşı sonlandırmaya yönelik çalışmaların yapılmasına ve G7 kapsamında Ukrayna ile Ukrayna halkına sağlanan desteğin sürdürülmesine karar verdi. AB'DEN İŞGAL MÜKÂFATLANDIRILMAMALI MESAJI Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas konuşmasına, "Bin 462 gün içerisinde birçok iş yapabilirsiniz. Üniversite bitirebilirsiniz, aile kurabilirsiniz, yeni bir dil öğrenebilirsiniz, bir müzik aleti çalmayı öğrenebilirsiniz." sözleriyle başladı ve şöyle devam etti: Bin 462 günde aynı zamanda evinizi kaydedebilirsiniz. Sevdiklerinizi, arkadaşlarınızı kaybedebilir, bitmek bilmeyen bombardımanlar altında kalabilirsiniz. Hava eksi 20 dereceyken elektrik, su ve ısıtma olmadan yaşayabilirsiniz. Bütün Ukrayna halkı, bunları son 4 yılda deneyimledi. Bunlar yaşanırken aynı zamanda, büyük bir kahramanlık örneği göstererek kendi ülkelerini, bağımsızlıklarını ve tabii ki Avrupa'nın barışını ve refahını savundular. 2026'nın Rusya'nın Ukrayna'da barbarlıkla yürüttüğü topyekûn işgal girişiminin sona erdiği yıl olmak zorunda olduğunu söyleyen Jurgis Vilcinskas, yaşananların sorumluluğunun tamamen işgali devam ettiren Rusya'ya ait olduğunu vurguladı. Ukrayna'dan daha fazla kimsenin barıştan yana olmadığını kaydeden Vilcinskas, "Fakat işgalciyle barış sağlamak, seçenekler dâhilinde değildir. İşgal de mükâfatlandırılmamalıdır. Barış, sadece savaşların yapılmaması değildir; barış, gelecekteki savaşların önlenmesidir. Ukraynalılar apaçık bir şekilde güvenlik, egemenlik ve refah temelli adil ve kalıcı barış için hazır olduklarını göstermişlerdir. AB de Ukrayna'ya tam desteğini göstermektedir ve ABD arabuluculuğundaki barış girişimlerine aktif olarak katkıda bulunmaktadır. Bu savaşın sona erme şekli, gelecek adına belirleyici olacaktır; Burada Ukrayna, Türkiye, Avrupa ve dünyanın geleceği söz konusudur." dedi. UKRAYNA'DA HAYATINI KAYBEDENLER İÇİN DUA Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara Konuşmaların ardından, Rus saldırılarında hayatını kaybeden Ukrainler için Hristiyan din görevlisi; Kırım Tatarları için ise Ömer Özel tarafından dua okundu. Fotoğraf: Mustafa Koçyegit/QHA Ankara UKRAYNA'DAKİ RUS SALDIRGANLIĞI,GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ Ukrayna ve Hollanda büyükelçilikleri tarafından hazırlanan sergide, savaşın askerî boyutunun yanı sıra sivil halk üzerindeki etkisi belgeleyen fotoğraflar yer aldı.

Yaşar Güler'in Kırım Platformu Zirvesi'ndeki konuşması yeniden gündemde! Haber

Yaşar Güler'in Kırım Platformu Zirvesi'ndeki konuşması yeniden gündemde!

Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu marjında 24 Eylül 2025 tarihinde New York’ta düzenlenen Beşinci Kırım Platformu Zirvesi'nde Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklediği, Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımadıklarını bildiren Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in konuşması yeniden gündeme geldi. Kırım Platformu bugün sosyal medya hesabından Bakan Güler'in konuşması bir kez daha paylaştı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) ise söz konusu paylaşımı alıntılayarak, Türkiye'ye teşekkür etti. ????????At the Fifth Summit of the Crimea Platform, Yaşar Güler, The Minister of National Defense of Türkiye, emphasized that the Crimean Tatars are an integral part of the Ukrainian people. He stressed that Türkiye has never recognized — and will never recognize — the illegal… pic.twitter.com/Gyf8jK242R — Crimea Platform (@crimeaplatform) November 4, 2025 60 ülke ve uluslararası örgütün katılımıyla tertip edilen zirvenin ana odak noktası "özgürlük, egemenlik ve uluslararası hukukun ortak değerlerinin pekiştirilmesi" olan zirveye Türkiye'yi temsilen katılan Güler, Rusya'nın Kırım'ı işgaline işaret etmişti. "KIRIM TATARLARI UKRAYNA'NIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR" "Bizim için, Kırım meselesinin barışçıl bir şekilde çözülmesi, Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barış arayışından ayrı tutulamaz. Kırım Tatarları, uzun süredir Ukrayna’nın çok kültürlü dokusunun ayrılmaz bir parçası olmuş ve barış ile istikrara katkıda bulunmuşlardır." cümlelerini sarf eden Bakan Güler, Türkiye'nin Kırım'ın yasa dışı ilhakını hiçbir zaman tanımadığını, 2014 yılından bu yana Kırım dahil olmak üzere Ukrayna'nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü güçlü bir şekilde desteklediğini vurgulamıştı. "KIRIM TATARLARININ HAKLARI TÜRKİYE İÇİN YALNIZCA DIŞ POLİTİKA MESELESİ DEĞİL AYNI ZAMANDA TARİHSEL VE AHLAKÎ BİR SORUMLULUKTUR" Kırım Tatarlarının haklarının korunmasının önemine dikkat çeken Güler, "Kırım Tatarlarının hakları, bizim için yalnızca bir dış politika meselesi değil, aynı zamanda tarihsel ve ahlakî bir sorumluluktur. Onların sesini duyurmak, haklarını korumak ve özgürlükleri ile onurlarını sağlamak adına kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz." demişti. Ayrıca Güler, Ukrayna’nın Kırım Tatar halkına yönelik desteğini ve haklarını koruduğunu görmenin umut verici olduğunu belirtmişti. Güler konuşmasında, "Türkiye, bu yöndeki çabalarını sürdürecektir. Son olarak, Türkiye’nin Kırım Platformu’na olan bağlılığını bir kez daha teyit ediyor ve sadece Kırım davasını değil, aynı zamanda bağımsız, refah içinde ve egemen bir Ukrayna’nın sürekli çıkarlarını da ilerletmeyi umuyoruz." diyerek Türkiye'nin Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik desteğini yinelemişti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Azınlık olacağımız bir anlaşmayı asla kabul etmeyiz! Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Azınlık olacağımız bir anlaşmayı asla kabul etmeyiz!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 11 Şubat 2025 tarihinde Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Genel Merkezini ziyaret etti. KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada Tatar, Kıbrıs Adası'ndaki iki halktan biri olan Kıbrıs Türkünün aslî bir unsur olduğunu vurguladı.  "ASİMİLASYONA GİDECEK HİÇBİR YOL KABUL EDİLMEYECEK" Kurucu lider Rauf Raif Denktaş'ın altını çizdiği devlet ve egemenlik uyarısına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkünün egemenlik haklarının elinden alınacağı, devletin eyalet statüsüne getirileceği asimilasyona gidecek yolu kabul etmeyeceklerini kaydetti. KKTC EGEMENLİK HAKKINDAN VAZGEÇMEYECEK Ada'da uzun zamandır var olan barış ve güven ortamından Güney Kıbrıs'ın da yararlandığını aktaran Tatar, 50 yıl önce Ada'nın Yunanistan'a bağlanmak suretiyle Türklerin katledildiğini ve hala kayıpların bulunamadığını anımsattı. Tatar, Kıbrıs Türkü'nün kazanmış olduğu kendini yönetme ve egemenlik hakkından vazgeçemeyeceklerini söyledi. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo'yu kabul eden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs'taki tüm gerçeklerini kendisine anlattığını belirtti. Ayrıca KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatında (TDT) gözlemci üye olduğunu ifade eden Tatar oradaki çalışmalardan da söz etti.  "ANLAŞMA TOPLUM DEĞİL DEVLET DÜZEYİNDE OLMALI" Kimilerinin federal temelde çözüm ve Birleşik Kıbrıs gibi saftsataları direttiklerini kaydeden Tatar, “Egemenliğimizden, devletimizden ve anavatanımızdan vazgeçmeyiz.” dedi. Tatar, bir olası anlaşma için KKTC'in bu anlaşmaya dahil olacağını ve iki devlete dayalı bir iş birliği yapılacağı şartını yineleyerek şu ifadeleri kullandı: Bir antlaşma olacaksa toplum değil devlet düzeyinde olacak. Toplum düzeyinde bir antlaşmada devlet eyalete dönüşecek, Türk askeri Ada'dan çekilecek. Biz, Yunanların daha fazla egemen olacağı bizim azınlık olacağımız bir antlaşmayı kabul etmeyeceğiz. Federasyon görüşmelerinin yıllarca sürdüğünü ancak karşı tarafın eşitliği kabul etmediğini de hatırlatan Tatar, görüşmelerin Crans Montana'dan devam etmeyeceğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.