SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elmira Ablyalimova-Çiygöz

QHA - Kırım Haber Ajansı - Elmira Ablyalimova-Çiygöz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elmira Ablyalimova-Çiygöz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ablyalimova-Çiygöz: Rusya, Kırım Tatarlarının tarihî hafızasını kültürel miras üzerinden silmeye çalışıyor Haber

Ablyalimova-Çiygöz: Rusya, Kırım Tatarlarının tarihî hafızasını kültürel miras üzerinden silmeye çalışıyor

Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) düzenlenen Kırım Tatar Akademik İş Birliği Çalıştayı’nın ikinci günü boyunca; Kırım Tatar dilinin korunması ve geliştirilmesinden tarihî araştırmalara, kültürel mirastan edebiyata kadar birçok konu, Türkiye ve Ukrayna’dan gelen akademisyenler tarafından ele alındı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz’ün eşi, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (CISS) Uzmanı ve Kıyiv Borys Grinçenko Metropoliten Üniversitesi doktora öğrencisi Elmira Ablyalimova-Çiygöz, Kırım Tatar Akademik İş Birliği Çalıştayı’nın ikinci gününde düzenlenen “Kültürel Miras, Sanat Tarihi ve Dijital Beşerî Bilimler” başlıklı panelde konuştu. "İşgal Altındaki Hafıza: Kültürel Mirasın Yok Edilmesine Dair Kırım Tatarlarının Bakış Açısı” başlıklı bildirisinde Ablyalimova-Çiygöz, Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgal etmesinin ardından yarımadadaki kültürel mirasa yönelik uygulamalarını değerlendirdi. Yasa dışı arkeolojik kazılar, sözde restorasyon çalışmaları ve kültürel varlıkların Rusya’ya aitmiş gibi kayda geçirilmesinin yalnızca tarihî eserlerin tahrip edilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Ablyalimova-Çiygöz, bu uygulamaların Kırım Tatarlarının tarihî ve millî hafızasını hedef alan bir politikaya dönüştüğünü vurguladı. Ablyalimova-Çiygöz, çalıştayın Kırım Tatar, Ukraynalı ve Türkiyeli uzmanları bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmasında, Kırım’ın kültürel mirasının korunmasına yönelik teorik araştırmalarla saha çalışmalarını bir arada ele aldıklarını ifade etti. RUSYA, KIRIM’IN KÜLTÜREL MİRASINI KENDİ ENVANTERİNE KATIYOR Ablyalimova-Çiygöz, 2014 öncesine ait veriler üzerinden Kırım’daki müzelerin ve kültürel miras alanlarının durumunu aktardı. Kırım’ın farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan çok katmanlı bir kültürel hafızaya sahip olduğunu belirten Ablyalimova-Çiygöz, işgalin ardından Rusya’nın yarımadadaki kültürel varlıklar üzerinde kontrol kurmaya yönelik uygulamalarını artırdığını söyledi. Rusya’nın Kırım’daki kültürel mirası kendi hukuk ve envanter sistemine dâhil etmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Ablyalimova-Çiygöz, Kırım müzelerinde bulunan 700 binden fazla eserin Rusya Federasyonu’nun devlet müzeleri envanterine alındığını, 8 binden fazla tarihî ve kültürel alanın da Rusya’nın kültürel miras siciline kaydedildiğini aktardı. Bu uygulamaların kültürel varlıklara el koyma, izinsiz nakil ve yasa dışı arkeolojik kazılar gibi ihlalleri beraberinde getirdiğini kaydeden Ablyalimova-Çiygöz, 1954 Lahey Sözleşmesi ve ilgili protokollerin silahlı çatışma hâlinde kültürel varlıkların korunmasına ilişkin hükümlerine dikkati çekti. Ablyalimova-Çiygöz, Rusya’nın işgal sonrasında Kırım’da yürüttüğü arkeolojik kazıların kapsamına ilişkin değerlendirmesinde, tespit ettikleri 114 kazı alanından yalnızca üçünün sonraki çalışmalar sırasında koruma altına alındığını belirtti. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan tarihî kalıntıların ve kültürel katmanların zarar görmesinin, Kırım’ın geçmişine ilişkin önemli bilgilerin kaybolmasına yol açtığını ifade etti. KIRIM TATARLARININ TARİHÎ İZLERİ KAZILARLA YOK EDİLİYOR Kırım’daki arkeolojik alanların yalnızca eski yerleşimlere ait kalıntılardan ibaret olmadığını belirten Ablyalimova-Çiygöz, bu alanların bölgede yaşamış toplulukların gündelik hayatı, inançları ve kültürel ilişkileri hakkında önemli bilgiler taşıdığını söyledi. Bu kapsamda 40 Azizler Nekropolü örneğini veren Ablyalimova-Çiygöz, yaklaşık 200 yıllık mezar taşlarının bölgenin geçmişine ilişkin önemli veriler sunduğunu kaydetti. Nekropolde bulunan mezar taşlarının üzerindeki yazıların ve sembollerin, farklı dinî ve kültürel toplulukların tarihini araştırmak açısından değer taşıdığını belirten Ablyalimova-Çiygöz, alanın tahrip edilmesiyle bu bilgilerin önemli bir bölümünün kaybolduğunu ifade etti. Tarihî alanların yol ve inşaat çalışmaları nedeniyle zarar görmesine de değinen Ablyalimova-Çiygöz, bazı mezar alanlarının asfalt altında kaldığını ve böylece Kırım’ın kültürel hafızasına ait izlerin görünmez hâle geldiğini söyledi. Kuş Kuyu yerleşim yerinin Kırım Tatar tarihinin sürekliliğini göstermesi bakımından özel bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ablyalimova-Çiygöz, bölgedeki arkeolojik katmanların Tunç Çağı’ndan Altın Orda dönemine ve daha yakın tarihlere uzanan bir geçmişi ortaya koyduğunu belirtti. Kırım Tatarlarının yalnızca sonradan bölgeye gelen bir topluluk olduğu yönündeki iddiaların bu tarihî bulgularla çeliştiğini dile getiren Ablyalimova-Çiygöz, Kuş Kuyu’nun 1944 sürgününe kadar Kırım Tatarlarının yaşadığı yerleşimlerden biri olduğunu hatırlattı. HAN SARAYI’NDAKİ RESTORASYON ÇALIŞMALARINA TEPKİ Ablyalimova-Çiygöz, Kırım Tatarlarının tarihî ve millî hafızası açısından en önemli sembollerden biri olan Bahçesaray’daki Kırım Han Sarayı’nda yürütülen çalışmalara da dikkat çekti. Han Sarayı’nın yalnızca mimari bir yapı olmadığını, Kırım Hanlığı’nın devlet geleneğini ve Kırım Tatarlarının tarihî kimliğini temsil ettiğini belirten Ablyalimova-Çiygöz, sarayda gerçekleştirilen müdahalelerin bu tarihî niteliğe zarar verdiğini ifade etti. Konuşmasında, 31 Ekim’de Han Sarayı’nda işgalci Rus ordusunun tarihî askerî varlığını ve günlük yaşamını canlandıran bir etkinlik düzenlendiğini aktaran Ablyalimova-Çiygöz, söz konusu etkinliğin sarayın tarihî kimliğiyle bağdaşmadığını söyledi. Kırım Hanlığı’nın başkentindeki sarayda, Kırım Hanlığı’nı ortadan kaldıran Rus ordusunun zaferlerinin temsil edilmesini eleştiren Ablyalimova-Çiygöz, bu tür uygulamaların Kırım Tatarlarının tarihî hafızasını dönüştürmeye yönelik olduğunu kaydetti. Rusya’nın Kırım Hanlığı’nın tarihini ve devlet geleneğini gölgede bırakarak kendi tarih anlatısını öne çıkarmaya çalıştığını belirten Ablyalimova-Çiygöz, bunun yalnızca geçmişe ilişkin bir anlatı mücadelesi olmadığını, Kırım Tatarlarının bugününü ve geleceğe ilişkin kimlik algısını da etkilediğini vurguladı. KÜLTÜREL MİRASIN TAHRİBİ, TARİHÎ HAFIZAYI HEDEF ALIYOR Kültürel mirasın tahrip edilmesinin bir halkın tarihî hafızasını ortadan kaldırmaya yönelik sonuçlar doğurduğunu belirten Ablyalimova-Çiygöz, bu süreci epistemik şiddet kavramı üzerinden değerlendirdi. Tarihî eserlerin, yer adlarının, sembollerin ve hafıza mekânlarının ortadan kaldırılmasının, bir toplumun kendi geçmişini tanıma ve anlatma imkânını da zayıflattığını ifade etti. Ablyalimova-Çiygöz, Kırım Tatarlarının 1944 sürgününün üzerinden 80 yılı aşkın zaman geçtiğini hatırlatarak, kuşaklar arasında doğrudan aktarılan sözlü hafızanın zamanla zayıfladığını söyledi. Bu nedenle kültürel hafızanın yalnızca aile anlatılarıyla değil, tarihî mekânlar, semboller, gelenekler ve kültürel etkinlikler aracılığıyla da yaşatılması gerektiğini belirtti. Kırım Tatar toplumunun hafızasını korumak için sürgünün ve tarihî kayıpların etkilerini aşmaya yönelik çalışmaların önemine değinen Ablyalimova-Çiygöz, tarihî mekânların ve millî sembollerin yeniden görünür kılınmasının bu sürecin temel unsurları arasında yer aldığını kaydetti. Kültürel hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi için araştırmaların, kültürel etkinliklerin ve toplumsal çalışmaların birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Ablyalimova-Çiygöz, Kırım Tatarlarının tarihî mirasının korunmasının yalnızca geçmişe sahip çıkmak değil, gelecek nesillerin kimliklerini özgürce tanıyabilmelerini sağlamak anlamına geldiğini ifade etti. TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL HAFIZANIN KORUNMASINDAKİ ROLÜ Konuşmasının sonunda Türkiye’nin Kırım Tatar kültürel hafızasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Ablyalimova-Çiygöz, Türkiye’nin Kırım Tatar tarihinin özgürce araştırılabildiği, kültürel mirasın tanıtılabildiği ve kuşaklar arasında aktarılabildiği bir alan hâline gelebileceğini söyledi. Ablyalimova-Çiygöz, Türkiye’de akademik araştırmaların, kültürel faaliyetlerin ve Kırım Tatar toplumunun çalışmalarının desteklenmesinin, işgal altındaki Kırım’da baskı altında tutulan tarihî hafızanın yaşatılmasına katkı sunacağını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.