SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ermenistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ermenistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ermenistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Azerbaycan’da Kara Yanvar’ın 36. yılı: Keder ve gurur günü Haber

Azerbaycan’da Kara Yanvar’ın 36. yılı: Keder ve gurur günü

Azerbaycan'da keder ve gurur günü olarak anılan ve tarihe "Kara Yanvar" (Kara Ocak) olarak geçen 20 Ocak Katliamı'nın 36'nci yılı geride kaldı. Azerbaycan’ın bağımsızlığının önemli dönüm noktalarından biri olan Kara Yanvar; Azerbaycan ordusunun İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda elde ettiği zafer ve başarıyla icra ettiği "Anti Terör Operasyonu" neticesinde Karabağ'ın Ermenistan işgalinden kurtarılmasının ardından daha fazla anlam kazandı. 20 Ocak kurbanları, katliamın her yıl dönümünde tüm Türk dünyasında minnetle anılıyor. Ermeniler, 1980'li yılların sonlarında Karabağ'ın Azerbaycan'dan koparılması için faaliyetlerini artırdı ve Aralık 1989'da Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi, Karabağ'ın Ermenistan'la birleştirilmesi yönünde karar aldı. Azerbaycanlılar, bu kararı tepkiyle karşıladı ve Bakü'de yüz binlerce kişinin katıldığı mitingler düzenlendi. Halk, Ermenilerin artan toprak taleplerine ve Sovyet yönetimine tepkilerini göstermek için Bakü'nün Azadlık Meydanı'na akın etti. Aralıksız olarak devam eden mitingler Sovyet yönetimini tedirgin etti ve Bakü'ye asker gönderilmesi yönünde karar alındı. Halk ise kentin giriş yollarını ve Bakü'deki askeri birliklerin önünü kapattı. İlk önce 19 Ocak 1990'da Sovyet istihbaratı tarafından Azerbaycan televizyonunun enerji hatları patlatıldı. Akşam saatlerinde ise 26 bin kişilik Sovyet ordusu zırhlı araçlarla 5 yönden Bakü'ye girdi. Sovyet ordusu, onları engellemeye çalışan silahsız sivillere mermi yağdırarak kente ulaştı. Tanklar ve ağır zırhlı araçlar insanların üstüne sürüldü, ambulanslara ve yolcu otobüslerine ateş açıldı. O gece Bakü'de 130 sivil hayatını kaybetti. Sovyet ordusu, katliamını Neftçala ve Lenkeran gibi diğer illerde de sürdürdü ve toplamda 150 Azerbaycanlı sivil, 20 Ocak Katliamı'nın kurbanı oldu. Olaylarda 744 kişi yaralandı, yaklaşık 400 kişi Sovyet ordusunca gözaltına alındı. Bakü'de Sovyet yönetiminin olağanüstü hâl ilan etmesine ve kentin tamamen Sovyet ordusu tarafından kontrol altına alınmasına rağmen halk şehitlerin defni için sokaklara çıktı. Şehitlerin, 1918 senesinde Bakü'nün kurtuluşu adına girişilen harekatta şehit düşen askerlerinin toprağa verildiği, daha sonra Bolşevikler tarafından eğlence parkı haline getirilen Dağüstü Park'ta defnedilmesine karar verildi. Cenazeler Azadlık Meydanı'nda toplandı ve buradan insanların omzunda daha sonra Şehitler Hıyabanı ismi verilen alana getirilerek yan yana defnedildi. Cenazelere yaklaşık 1 milyon kişi eşlik etti. Kanlı Ocak Katliamı, Azerbaycanlıların eski Sovyet yönetimine güvenini tamamen sarstı ve ülkenin bağımsızlığına giden süreç başladı. Azerbaycanlılar 36 yıldır her 20 Ocak'ta, o günün kurbanlarının simgesi haline gelen karanfillerle şehitliğe akın ediyor, bağımsızlık ateşini yakanlara minnettarlığını gösteriyor.

Zengezur'da koridor hayata geçiyor: ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan "Trump Rotası" açıklaması Haber

Zengezur'da koridor hayata geçiyor: ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan "Trump Rotası" açıklaması

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio; Azerbaycan, ABD ve Ermenistan liderleri tarafından imzalanan tarihi barış zirvesinde verilen taahhütler doğrultusunda hazırlanan "Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası"nın (TRIPP) uygulama çerçevesini Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile birlikte açıkladı. Azerbaycan Devlet Haber Ajansı (AZERTAC) tarafından gündeme taşınan habere göre Rubio, açıklamasında TRIPP’in Güney Kafkasya’nın ticaret, transit ve enerji alanlarındaki potansiyelini açığa çıkaracağını belirterek, projenin bölge genelinde refah ve güvenliğin artırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. TRIPP, TRANS-HAZAR TİCARET YOLU İÇİN KRİTİK BİR BAĞLANTI SUNUYOR Görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından TRIPP'e ilişkin kabul edilen uygulama çerçevesinin detayları yayımlandı. Belgede söz konusu çerçevenin, 8 Ağustos 2025 tarihinde Beyaz Saray’da düzenlenen ve Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasına yönelik taahhütlerin verildiği zirvenin hayata geçirilmesi yönünde atılan son adım olduğu vurgulandı. Belgede, koridorun altyapısı, geliştirilmesi ve uygulanmasından "TRIPP Geliştirme Şirketi"nin sorumlu olacağı aktarıldı. Bu şirketin, Ermenistan topraklarındaki belirlenen transit güzergahları boyunca demir yolu, kara yolu, enerji ve dijital altyapıyı yöneteceği belirtilen belgede, şirket yapısında ABD'nin çoğunluk hissesini elinde bulunduracağı, Ermenistan'ın ise belirli "rezerv konular" üzerinde denetim yetkisine sahip olacağı kaydedildi. Belgede, şirketin kurulmasının ardından ilk etapta 49 yıllık geliştirme hakkına sahip olacağı, Ermenistan'ın ABD'ye yüzde 74 hisse vermeyi, kendisinin ise yüzde 26 payı korumayı planladığı ifade edildi. Anlaşmanın ilerleyen aşamada 50 yıl daha uzatılmasının ve Ermenistan'a ek hisse verilerek payının yüzde 49'a çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi. Açıklamada, uygulama çerçevesinin, Ermenistan toprakları üzerinden engelsiz ve çok modlu bir transit bağlantı oluşturmayı hedefleyen TRIPP projesinin somut şekilde hayata geçirilmesine yönelik yol haritası sunduğu kaydedildi. Projenin, Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni birbirine bağlamasının yanı sıra, Trans-Hazar Ticaret Yolu üzerinde stratejik bir bağlantı oluşturduğu belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 8 Ağustos 2025’te Başkan Trump’ın ev sahipliğinde düzenlenen tarihi Barış Zirvesi’nde onaylanan ilkeleri yansıtan TRIPP Uygulama Çerçevesi, projenin başarısı için egemenlik, toprak bütünlüğü ve karşılıklılık ilkelerinin önemini vurgulamaktadır. TRIPP’in temel amacı, Ermenistan ve Azerbaycan’ın refahını ve güvenliğini artırmak, bölgesel ticaret ve bağlantıyı genişletmek ve Orta Asya ile Hazar Denizi’ni Avrupa’ya bağlayan yeni transit fırsatları hayata geçirerek Amerikan ticaretini daha da geliştirmektir. GEÇEN YIL AĞUSTOS AYINDA ÜÇLÜ ZİRVEDE KARAR ALINMIŞTI Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde 8 Ağustos 2025'te Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği 3'lü zirvede, Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında engelsiz bağlantıyı sağlayacak TRIPP'in hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştı. "Zengezur Koridoru" olarak da adlandırılan bu hat kapsamında demiryolu, karayolu, enerji ve iletişim altyapılarının oluşturulması amaçlanıyor.

Azerbaycan yazısını kapatan Ermeni kayakçıya tepki! Haber

Azerbaycan yazısını kapatan Ermeni kayakçıya tepki!

İtalya’da düzenlenen ve kış sporlarının en prestijli organizasyonlarından biri olan Tour de Ski kros kayak etkinliğinde skandal bir olay yaşandı. Azerbaycan’ın resmi sponsoru olduğu yarışmada, Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan’ın gerçekleştirdiği eylem, uluslararası spor camiasında geniş yankı uyandırdı. SPONSORLUK LOGOSUNA MÜDAHALE VE DİSİPLİN CEZASI İtalya’nın Dobbiaco kentinde düzenlenen müsabakalar sırasında Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan, tüm sporcuların giymekle yükümlü olduğu ve üzerinde organizasyonun ana sponsoru olan "Azerbaycan" yazısının bulunduğu spor kıyafetine müdahale etti. Kıyafet üzerindeki yazıyı bantla kapatarak kamufle eden Mikaelyan, bu hareketiyle Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonunun (FIS) reklam ve etik kurallarını ihlal etti. Olayın rapor edilmesi üzerine toplanan FIS disiplin kurulu, Ermeni sporcuya para cezası uygulanmasına karar verdi. Olayın ardından Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan ve Ermenistan Kayak Federasyonu Başkanı Gagik Sargsyan, eylemin gerekçelerine dair savunmada bulundu; ancak bu açıklamalar tepkileri dindirmeye yetmedi. "ETNİK NEFRETİN ÖNLENMESİ TÜM SPORCULAR İÇİN TEMEL KOŞUL OLMALIDIR" Öte yandan Azerbaycan Kış Sporları Federasyonunun, FIS'a resmî başvuruda bulunarak memnuniyetsizliğini dile getirdiği kaydedildi. Federasyon tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu tür vakalara karşı alınan tüm adımlar ve önlemlerin Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonunun iç kuralları ve prosedürlerine uygun olarak düzenlendiğini ve bu tür vakaların tekrarına bağlı olarak FIS tarafından uygun yaptırımlar ve para cezaları uygulandığını belirtmek gerekir. Yarışmalara katılan sporcuların genel sporun ve FIS'in etik ilkelerine bağlı kalmalarını sağlamanın önemli olduğuna inanıyoruz. Sporun siyasallaştırılmaması, etnik nefretin, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının ve diğer olumsuz unsurların önlenmesi, tüm sporcular ve yarışmalar için temel koşullardan biri olmalıdır." Geçen yıl mayıs ayında Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu (FIS) ile Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Turizm Ajansı arasında 5 yıllık sponsorluk anlaşmasına imza atılmıştı. Kış turizmine dikkat çekmek amacıyla yapılan anlaşma kapsamında Azerbaycan yazılı kıyafetler ve bilbordlar yarışmalarda yer alıyor.

Azerbaycanlı araştırmacı-yazar Ahmed: Batı Azerbaycan’a dönüş, Azerbaycan’ın aktif gündemindedir Haber

Azerbaycanlı araştırmacı-yazar Ahmed: Batı Azerbaycan’a dönüş, Azerbaycan’ın aktif gündemindedir

1985 yılında Revan’da doğan; Azerbaycanlı araştırmacı, yazar ve Bakü’de yayımlanan Çapar Tarih Dergisi Editörü Dr. Dilgam Ahmed, Batı Azerbaycan’a dönüş konusunda Kırım Haber Ajansına (QHA) dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dr. Ahmed; Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen etnik temizlik sürecini geçmişten bugüne ele alarak, Azerbaycanlıların Batı Azerbaycan’a geri dönebilmeleri adına hâlihazırda yürütülen faaliyetlerden bahsetti. "ŞU AN, BATI AZERBAYCAN’DA BİR TÜRK DAHİ YAŞAMAMAKTADIR" Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen zulümlerin, Rusya’nın, 19. yüzyılda, Kafkasya’yı işgalinden itibaren başladığını kaydeden Ahmed, Rus işgaline kadar, Revan bölgesinde, Azerbaycan Türklerinin kurduğu Revan Hanlığı’nın mevcut olduğunu hatırlatarak, "Güney Kafkasya’da, Azerbaycan bölgesinde, hem güneyinde hem kuzeyinde 30’un üzerinde hanlık kurulmuştur. Bu hanlıklardan birisi de Revan Hanlığı’ydı. Revan Hanlığı, 1827 senesinde Rusya tarafından işgal edildi, öncesinde de Azerbaycan’ın kuzey hanlıkları işgal edilmişti" dedi. 1803 yılından itibaren bu işgallerin başladığını ve Rusya ile Kaçar Hanedanlığı arasında gerçekleşen ikinci savaştan sonra, 1827 yılında Revan Hanlığı’nın işgal edilmesine işaret eden Ahmed, 1828 yılında Kaçarlar ve Rusya arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması sonucu ise, Revan Hanlığı’nın Rusya’ya dâhil edildiğini ve Ermenilerin, İran’ın içlerinden Batı Azerbaycan’a; 1829 senesinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Edirne Antlaşması’ndan sonra da Anadolu’daki Ermenilerin, Azerbaycan’ın Karabağ, Zengezur ve Nahçıvan ve Revan bölgelerine göç ettirilmeye başlandığını belirterek, "Bu göçler sayesinde Rusya, Türk dünyasını parçalamak için yavaş yavaş Ermenistan projesine başladı ve Revan Hanlığı’nın işgal edilmiş bölgelerinde bir Ermeni vilayeti oluşturarak, daha sonrasında ise Erivan Valiliği (Erivan Guberniyası) meydana getirip Ermeni nüfusunun artmasına sebep oldu. Ermeniler, kısa zaman içerisinde bölgedeki Azerbaycan Türklerine, 1918-1920 yıllarına kadar zulmetmeye başladılar. 1915 senesindeki Ermeni Tehciri’nden sonra ise Ermeni çeteleri; Güney Kafkasya’ya akın ederek, Zengezur’da ve Nahçıvan’da büyük felaketlere neden oldular. Tabii, Ermeni Bolşeviklerin faaliyetleri ve Stepan Şaumyan’ın, Bakü’de iktidarı ele geçirmesinden sonra, 1918 senesinde yaptığı katliamlar da söz konusudur. Bu süreç, 1827 senesinde, Revan Hanlığı’nın işgaliyle başlayan bir süreçtir ve maalesef, hâlen devam etmektedir. Ne acı ki şu an, Batı Azerbaycan’da bir Türk dahi yaşamamaktadır" değerlendirmesini yaptı. AZERBAYCANLILARIN BATI AZERBAYCAN’A GERİ DÖNÜŞÜ Azerbaycan’ın, Batı Azerbaycan’a geri dönüş üzerine bir devlet politikasının olduğunu ve bu politikanın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından desteklendiğini belirten Ahmed, "Hiçbir şekilde savaş hedeflenmeksizin Azerbaycan hükûmeti, Batı Azerbaycan’da doğmuş insanların, kendi yurtlarına dönüp orada yaşamasını istemektedir" dedi. 1988 senesinde, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, Batı Azerbaycan’dan Azerbaycan’ın içlerine 300 bin kişinin geldiğini, ve bu kişilerin torunlarıyla birlikte de sayılarının şu anda bir milyonu geçtiğini vurgulayan Ahmed, "Bu kadar insanın geri dönüşü, gönüllülük esasına göre olacaktır. İnsanlar döndükten sonra orada güvenli şekilde yaşamalıdır. Nasıl ki 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra kurtarılmış topraklara göç oldu, şimdi de bizlerin oraya gitmesi ve orada yaşaması lazımdır" ifadelerini kullanan Ahmed, Azerbaycanlıların, Batı Azerbaycan’a döndükleri zaman sahip olacağı temel hak ve özgürlüklerinin korunacağını belirterek, "Şu anda, özellikle de 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra, bu konu Azerbaycan’da aktif olarak gündemdedir ve devletin de böyle bir projesi vardır" şeklinde konuştu. “TÜRKLER GİDİYOR, HEMEN EŞYALARINI YAKALIM” Ermenilerin Taşnak ideolojisinin, Azerbaycanlılara yaşatılan zulümlerin kaynağı olduğunu vurgulayarak, Ermenistan’ın en büyük sorununun Ermeni Kilisesi olduğunu belirten Ahmed, son olarak şu değerlendirmede bulundu: Biz 1988 yılında Revan’dan göç ettiğimiz zaman, bizim kendi komşularımız, ‘Türkler gidiyor, hemen eşyalarını yakalım’ diye beyanda bulunmuşlardı. Biz Sovyet döneminde dahi, orada çok güvenli bir şekilde yaşamıyorduk. 1915-1918 senelerinde ve sonrasında 1940’lı yıllara kadar, Revan’dan, Türkiye’ye ve Azerbaycan’ın içlerine birçok akın olmuştu. Ermenilerin, güya eski zamanlardan beri bu topraklarda yaşadıklarına dair bir mitolojileri ve Karadeniz’den Hazar Denizi’ne kadar olan alanı kapsayan, ‘Denizden denize Ermenistan’ şeklinde bir Taşnak ideolojileri var. Tarihin hiçbir döneminde, söz konusu alanı dolduracak kadar Ermeni yaşamamıştır.

Aliyev: Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir" sözü tüm dünyaya mesajdı Haber

Aliyev: Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir" sözü tüm dünyaya mesajdı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2. Karabağ Savaşı'nda kazanılan zaferin 5. yıl dönümü dolayısıyla Bakü'de tertip edilen askerî geçit töreninde konuştu. Azerbaycan halkını kutlayan Aliyev, törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'e teşekkür etti. ALİYEV: AZERBAYCAN HALKI, BU DESTEĞİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAKTIR Aliyev, "Aziz kardeşim Erdoğan, 2. Karabağ Savaşı'nın ilk saatlerinden itibaren Azerbaycan'ı destekledi. Onun desteği, bize ek güç ve moral veriyordu. Erdoğan, Azerbaycan'ı muazzam destekledi. Erdoğan'ın 'Azerbaycan yalnız değildir.' sözü, tüm dünyaya mesajdı. Azerbaycan halkı, bu desteği hiçbir zaman unutmayacaktır." diye konuştu. Türk askerlerinin de törende yer aldığını vurgulayan Aliyev, bunun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki birliğin göstergesi olduğunu vurguladı. Aliyev, Pakistan ve halkının da 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a destek verdiğini hatırlatarak, "Törende Pakistan askerleri de bulunuyor. Bu, üç ülkenin ordularının birliğinin tezahürüdür." değerlendirmesinde bulundu. "BİZ, HİÇBİR ZAMAN İŞGALİ KABULLENMEDİK" Ermenistan’ın işgalci politikasına, Azerbaycan topraklarının işgal altında bulunduğuna ve yaklaşık bir milyon kişinin yurtlarından edildiğine dikkati çeken Aliyev, "Biz, hiçbir zaman işgali kabullenmedik. Barış müzakerelerinde hep söyledik: 'Eğer müzakerelerden sonuç alınmazsa topraklarımızı savaş yoluyla kurtaracağız.'" ifadelerini kullandı. Aliyev, "Ermenistan'ın arkasında duran bazı devletler, onlara ekonomik, siyasi ve askeri destek veriyordu. Onlar, ezeli toprağımız Karabağ'ı bizden kopararak Ermenistan'la birleştirmek istiyordu." dedi. Devlet ve halk olarak topraklarını kurtarmak amacıyla 30 yıl boyunca çalıştıklarını vurgulayan Aliyev, "Uluslararası arenada sesimizi yükselttik. Güçlü ekonomi kurduk. Ekonomik bağımsızlık elde ettik. Bugün Azerbaycan, ekonomik olarak hiçbir ülkeye bağlı değil. Biz, bağımsız politika yürüten ülkeyiz. Güçlü ordu kurduk. Bu etkenler bizi zafere yaklaştırdı." şeklinde konuştu. "ARTIK KURTARILAN TOPRAKLARDA 60 BİN İNSAN YAŞIYOR" Karabağ'daki işgal rejiminin bazı yöneticilerinin bir zamanlar "Tanklarımız Bakü sokaklarında olacak. Bakü'de çay içeceğiz." şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Aliyev, "Aslında hayalleri gerçek oldu. Bugün tankları Bakü'de, Savaş Ganimetleri Müzesi'nde sergileniyor. Ermeni savaş suçluları mahkemede hesap veriyor ve gözaltı merkezinde Azerbaycan çayı içiyor." ifadelerini kullandı. Aliyev, Karabağ ve Doğu Zengezur’da kapsamlı imar ve ihya çalışmalarını hayata geçirdiklerini belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı: Artık kurtarılan topraklarda 60 bin insan yaşıyor. Halkımı bu başarı dolayısıyla kutluyorum. Bu 5 yılı gururla yaşadık. Bu toprakların sahipleri olarak Karabağ ve Doğu Zengezur’a döndük. Bu topraklarda ebedi yaşayacağız. Azerbaycan bayrağı burada ebedi dalgalanacak. Karabağ, Azerbaycan’dır.

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun Haber

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü'de tertip edilen Azerbaycan'ın Zafer Günü Töreni'nde konuştu. ERDOĞAN'DAN AZERBAYCAN ORDUSUNA TEBRİK Konuşmasına, "Zafer Günü'nüzün 5. yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. İlham Aliyev kardeşimin nazik daveti için şükranlarımı sunuyorum. Sizlere Türkiye'deki kardeşlerinizin selamlarını getirdim." sözleriyle başlayan Erdoğan, bu gurur gününde Türk Devletleri Teşkilatının da aynı coşkuyu yaşadığını belirtti. "Zaferiniz kutlu olsun. Cenab-ı Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun." diyen Erdoğan, vatan muharebesinde toprağa düşen tüm şehitleri, Azerbaycan'ın yiğit evlatlarını rahmetle yad etti. Erdoğan, Azerbaycan edebiyatının sembol isimlerinden Mehmet Aras'ın Azerbaycan Türkü'nün vatan aşkını, "Bugün gerek her anımız vatan desin. Kılıcımız, kalkanımız, vatan desin. Ölenlerin yerine kalanımız vatan desin. Vatan desin, kalbimizin her duygusu her vurgusu vatan desin. Farkı yoktur harda olak, zamanımız, mekanımız vatan desin." sözleriyle anlattığını söyledi. Kalpleri her seferinde "vatan" diye çarpan kahraman gazilere minnet duygularını ifade eden Erdoğan, hayatları pahasına verdikleri destansı mücadeleyle 30 yıllık işgali sona erdiren Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarını bir kez daha tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi. "BU BARIŞ VE GÜVEN İKLİMİ DAHA DA GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: Karabağ'ın azatlığa kavuşması sadece Azerbaycan için değil, Türk dünyası içinde büyük bir gurur vesilesidir. Azerbaycan Ordusunun Karabağ toprağında attığı her adım, istiklal ve izzet uğruna dökülen her damla kan, Türk dünyasının tarihinde birer şeref nişanesi olarak ortak tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Bugün burada Azerbaycan askeri Türkiye'den gelen asker kardeşleriyle omuz omuza yan yanalar. Askerlerimize baktıkça iki devlet tek millet şiarının ne demek olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Şehitlerimizin birbirine karışan kanlarının üzerinde yükselen hürriyet sancağı, Karabağ'ın dört bir yanında şanla, şerefle, gururla dalgalanıyor. Bundan 45 gün önce aslen Karabağlı olan büyük bir şairi rahmeti rahmana uğurladıklarını hatırlatan Erdoğan, merhum Yavuz Bülent Bakiler'in Karabağ'a olan hasretini, "Toprağına bayraklarla girebilirim. Kara sevdalılar gibi hasretim Karabağ'a. Uğruna ölebilirim. Bir gün biterse her şey Karabağ'ı görmeden, istemem bandolar büyük çelenkler. Allah'ım, ruhuma biraz sükun ver. Üstüme okunmuş birkaç avuç mübarek Karabağ toprağından serpilse yeter." mısralarıyla dile getirdiğini hatırlattı. Yıllarca şairlerin Karabağ için böyle özlem dolu şiirler yazdığını aktaran Erdoğan, "İlham kardeşimin dirayetli liderliği altında Azerbaycan Ordusu, Karabağ'ı işgalden kurtararak gönüllerdeki 30 yıllık bu yangını da söndürdü. Allah'a hamdolsun bugün Laçin'den Şuşa'ya, Zengilan'dan Hankendi'ne, Hocalı'dan Fuzuli'ye kadar Karabağ'ın her karışında huzur var, kalkınma var, barış, refah ve özgürlük var. İnşallah bu barış ve güven iklimi daha da güçlenmeye devam edecek." diye konuştu. "BU ZAFERİ KAFKASYA'DA KALICI BARIŞA GİDEN YOLUN KİLOMETRE TAŞI OLARAK GÖRÜYORUZ" Karabağ Zaferi'nin vicdanları kanatan büyük bir adaletsizliği sonlandırmakla kalmadığını aynı zamanda bölgede yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Erdoğan, "Vatan muharebesi, Asya ve Avrupa'daki jeopolitik dengeleri de değiştirdi. Biz ne kin tutarız ne de geçmişteki acıların tekrar yaşanmasına izin veririz. Dolayısıyla bu zaferi bir son olarak değil, Kafkasya'da kalıcı barışa giden yolun kilometre taşı olarak görüyoruz." dedi. Kafkasya'da barışın hakim olmasının Asya'dan Avrupa'ya tüm bölgenin refahına hizmet edeceği kanaatinde olduklarına değinen Erdoğan, şöyle devam etti: Şunu da burada özellikle vurgulamak isterim; biz kalıcı barış noktasında son derece ümit varız, iyimseriz. İlham Aliyev kardeşimin kalıcı barışın tesisi için gösterdiği, samimi çabaları takdirle karşılıyoruz. Ermenistan Başbakanı Sayın (Nikol) Paşinyan'ın da bu yolda attığı cesur adımları memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah bu muhteşem zafer her iki liderin yapıcı tavrıyla bölgede huzuru ve barışı edecek kalıcı bir anlaşmayla neticelenecektir. Türkiye olarak bu konuda üzerimize ne düşüyorsa inşallah bunu yapmaya devam edeceğiz. Gelinen noktada Can Azerbaycan'ın hem bölgesinde hem de ötesinde kaydettiği ilerlemeden büyük bir kıvanç duyuyoruz. İlişkilerin somut ve stratejik projelerle her geçen gün daha da güçlendiğini kaydeden Erdoğan, "Hatırlayacaksınız asrın proje Azeri-Çırak-Güneşli başta olmak üzere Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Şahdeniz ve TANAP ile taçlandırdığımız iş birliğimizi son olarak Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı'nı faaliyete geçmesiyle daha da perçinledik. Şimdi bu iş birliğimizi daha da ileriye götürmenin ve kapsamını geliştirmenin gayreti içindeyiz. Kafkasya'da tesis edilecek yeni rotaların ulaştırma ve enerji iletim imkanlarını arttırmasını temenni ediyoruz. Hazar Geçişli Doğu Batı Orta Koridoru'nun bölgedeki tüm kardeşlerimizin faydasına olacak şekilde yatırımlarla geliştirmemiz gerekiyor." diye konuştu. ⁠"AZERBAYCAN, BÖLGENİN YENİDEN İMAR VE İHYASI İÇİN BÜYÜK BİR GAYRET SARF EDİYOR" Bilhassa Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı'nı en verimli şekilde kullanmak için Azerbaycan'la beraber çok daha ileri adımlar atacaklarına inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Karabağ başta olmak üzere bölgenin yeniden imar ve ihyası, halkın güvenli geri dönüşü ve yok edilen kültürel ve dini mirasın restorasyonu için büyük bir gayret sarf ediyor." ifadelerini kullandı. İlham Aliyev ile Karabağ'a yaptıkları ziyaretlerin bir kısmına Şahbaz Şerif'in de iştirak ettiğini hatırlatan Erdoğan, zaferden sonra Karabağ'ın tamamında yaşanan kalkınma ve yatırım seferberliğine bizzat şahitlik ettiğini söyledi. Havalimanlarını, yolları, köprüleri, tünelleri, demir yollarını, evleri, yükselen binaları, tarım ve ulaştırma projelerini yerinde gördüklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: İlham kardaşımın liderliğinde Can Azerbaycan'ın neleri başarabileceğine yakından tanık olduk. Bir kez daha 'maşallah, barekallah' diyorum. Tabii bizim gördüklerimiz sadece bir başlangıç, inşallah bunların devamı da gelecek. Muhteşem güzelliğiyle Karabağ tekrar bölgenin parlayan yıldızı olacak. Bu süreçte biz de Azerbaycan'a gereken her türlü desteği vereceğiz. Can Azerbaycan'la ikili işbirliğimizin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki birlik ve dayanışmamızı da sürdürüyoruz. Aile meclisimizin tüm fertlerinin en üst düzey katılımıyla Ekim ayında Gebele'de 12. Zirvemizi gerçekleştirdik. Zirvede çağrısını yaptığım, 15 Aralık Dünya Türk Dili Günü kararının da UNESCO bünyesinde hayata geçmesinden memnuniyet duyuyorum. ERDOĞAN, ENVER PAŞA VE NURİ PAŞA'YI ANDI Azerbaycan'ın sarsılmaz desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk dünyası içindeki konumunun güçlenmesini temenni ettiklerini belirten Erdoğan, "Bu düşüncelerle vatan muharebesinde alkanlarıyla toprağa sulayan aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde 1918'de Bakü'yü işgalden kurtarın Kafkas İslam Ordusu'nun bütün şehitlerin, bilhassa Gazi-i Namdar, Şehid-i Ala Enver Paşa'yı ve kardeşi Nuri Killigil Paşa'yı bir kez daha minnetle anıyorum. Bu vesileyle 9 Kasım Devlet Bayrak Günü'nüzü de yürekten kutluyorum." dedi. Töreni, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte izledi. Üç ülkenin milli marşlarının seslendirilmesiyle başlayan törenin ardından 44 günlük savaşta şehit düşen askerlerin aziz hatırasına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Erdoğan, Aliyev ve Şahbaz'ın konuşmalarından sonra Türk askerlerinin de yer aldığı geçit töreni gerçekleştirildi.

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü Haber

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü

Azerbaycan’ın tarihi harekatı, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. 44 günde gelen büyük bir zaferle işgal altındaki Karabağ topraklarının büyük bölümü kurtarıldı. 8 Kasım 2020 tarihi itibarıyla Ermenistan'ın 30 yıllık işgaline son vererek Azerbaycan'ı eski topraklarına geri kavuşturan Karabağ Zaferi'nin 4. yılı büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Azerbaycan ve Türk dünyasının gurur günü olan bu özel tarih, ülkede 8 Kasım Zafer Bayramı olarak ilan edildi. ???????? Şuşa özgür, Karabağ hür, Türk'ün alnı ak! Azerbaycan'ın Zafer Günü kutlu olsun! pic.twitter.com/lC6Kb9Eamy — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 8, 2025 Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali, Azerbaycan için hiç kapanmayan bir yara iken bununla yetinmeyen Erivan, 2020 yılında “Yeni Savaşlar, Yeni Topraklar” politikasını benimsediğini açıkladı. Ardından da 12 Temmuz 2020’de, hem Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun geçtiği stratejik Tovuz bölgesine saldırdı. Bu saldırı, Azerbaycan’ı ayağa kaldırdı. Azerbaycan ordusunun 27 Eylül’de başlattığı topraklarını işgalden kurtarma operasyonu 44 gün sürdü. Azerbaycan'ın operasyonunda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etti. Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza attı. 10 Kasım tarihinin Türkiye'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olması sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Zafer Günü olarak belirlenen 10 Kasım tarihini, 8 Kasım olarak değiştirme kararı almıştı. TÜRKİYE AZERBAYCAN’A TAM DESTEK VERDİ Türkiye Cumhuriyeti, gelişen olaylar karşısında Ermenilerin saldırgan ve terörist tavırlarına en üst seviyeden tepki gösterdi. Ardından, Azerbaycan ile ortak tatbikat başladı. Türkiye Cumhuriyeti ordusu, Azerbaycan ordusunun haberleşme ve uydu sistemlerini yeniledi. Azerbaycan'ın ordu envanterine ASELSAN ve ROKETSAN’dan alınan akıllı mühimmat girdi. Bölgede keşif, tespit ve sınır güvenliği için de Türkiye’den SİHA’lar satın alındı. ZAFERE GİDEN YOL Azerbaycan ordusu, ciddi bir teyakkuz haline geçti. Ancak 22 Eylül 2020’de Ermeni güçler bir kez daha Tovuz’a saldırdı. Artık tahammül sınırı aşılmıştı. Azerbaycan ordusu, 27 Eylül sabahı cephe hattı boyunca harekat başlattı. Harekatın hemen başında 3 bin 500 metre yükseklikteki stratejik Murov Dağı zirvesi Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Ermenistan, bu süreçte sık sık sivilleri hedef aldı. Gence ve Berde’ye yapılan saldırılarda onlarca sivil hayatını kaybetti. Azerbaycan ordusu ise Karabağ çevresindeki bölgeleri birer birer işgalden kurtardı. KARABAĞ'IN İNCİSİ ŞUŞA KURTARILDI Azerbaycan’ın Türkiye’den satın aldığı SİHA’lar sahada dengeleri değiştirdi. 8 Kasım’da Şuşa’nın işgalden kurtarılması bir dönüm noktası oldu. Ermeni güçlerin savaşma iradesi kırıldı. Bir gün sonra da Rusya arabuluculuğunda Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes anlaşması imzalandı. ERMENİSTAN TESLİM OLDU: PAŞİNYAN YENİLGİYİ KABUL ETTİ Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 10 Kasım'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Karabağ’daki savaşı bitirecek anlaşmayı imzaladığını duyurdu. Anlaşmaya göre Karabağ’a Türk Barış Gücü ve "Rus Barış Gücü" konuşlandırıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gece yarısı ulusa seslenişinde söz konusun Barış Gücü Merkezinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin de olacağını vurguladı. Aliyev, Karabağ’ın statüsünün tartışmasız ve Azerbaycan toprağı olduğunun altını çizdi ve bu anlaşmayla da tasdik edildiğini açıkladı. AZERBAYCAN ORDUSU 2 BİN 908 ŞEHİT VERDİ Azerbaycan Savunma Bakanlığı, 27 Eylül-10 Kasım tarihleri arasındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda 2 bin 908 Azerbaycan askerinin şehit olduğunu ve bin 245 askerin de yaralandığı açıkladı. Ayrıca, 94 sivil Azerbaycanlı da Ermenistan'ın saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti. GÜN GÜN İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA NELER YAŞANDI? Kırım Haber Ajansı (QHA), Azerbaycan’ın 27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar sürdürdüğü tarihi Karabağ Harekatının kırılma noktalarını gün gün takip etti. Azerbaycan’ın nihai zaferiyle sonuçlanan çatışmalarda, Ermenistan’ın hiçbir ateşkes anlaşmasına uymayarak sivillere saldırıları da unutulmadı. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı videosunda, savaşın hafızalara kazınan anlarını izleyeceksiniz. İşte o video:

Aliyev: Azerbaycan ordusu NATO standartlarına uyumlu hale getirildi Haber

Aliyev: Azerbaycan ordusu NATO standartlarına uyumlu hale getirildi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 6 Kasım 2025 tarihinde NATO heyetini kabul etti. Heyette; Türkiye, Yunanistan, Macaristan, Karadağ, Hollanda, Kuzey Makedonya, Norveç, Slovakya, Slovenya, İsveç, Çekya, Portekiz ve İspanya’nın NATO’daki daimi temsilcileri ile ABD ve Fransa’nın NATO’daki daimi temsilci yardımcıları yer aldı. Türkiye'nin NATO Daimi Temcilsicisi Basat Öztürk, NATO heyetinin Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edilmesinin önemine işaret ederek, Azerbaycan liderinin NATO Karargâhına yaptığı ziyaretleri memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. KATILIMCILARDAN ALİYEV'E TEBRİK Katılımcılar, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış gündeminin ilerletilmesi kapsamında Vaşington'da yapılan görüşmelerden dolayı Aliyev'i tebrik etti. Aliyev ise anlaşmaların bölgenin kalkınması için geniş imkânlar sunduğunu kaydetti. NATO Karargâhı'na yaptığı ziyaretleri anımsatan Cumhurbaşkanı, Azerbaycan-NATO iş birliğinin bölgesel kalkınma, enerji güvenliği ve diğer alanlardaki iş birliğinin gündemde olduğunu dile getirdi. AZERBAYCAN ORDUSU NATO STANDARTLARINA UYUMLU HALE GETİRİLDİ Ayrıca Azerbaycan ordusunun NATO standartlarına uyum sağladığının altını çizen Aliyev, Türkiye Cumhuriyeti ordusuyla da yakın iş birliğine dikkat çekti. Aliyev bu bağlamda ülke ile ittifak arasındaki ilişkilerin genişletilmesinin önemine değindi. ORDUNUN MODERNLEŞME SÜRECİ DEVAM EDECEK Aliyev, Azerbaycan'ın temel hedeflerine ulaştığını, topraklarının işgalden kurtarıldığını belirterek, ordunun modernleşme sürecinin bundan sonra da devam edeceğini sözlerine ekledi. Toplantıda, Azerbaycan'ın NATO'nun değerli bir ortağı olduğu vurgulandı. Ayrıca Azerbaycan'ın NATO üyesi ülkelerle olan yakın dostluk ve stratejik ortaklık ilişkilerine değinildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.