SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ermenistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ermenistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ermenistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karadağlı Katliamı'nın üzerinden 34 yıl geçti Haber

Karadağlı Katliamı'nın üzerinden 34 yıl geçti

Karabağ'ın işgali esnasında, Rus destekli Ermeni güçlerinin Azerbaycanlı sivillere yaşattığı vahşetlerden yalnızca biri olan Karadağlı Katliamı, yakın tarihte cezasız kalan birçok katliamdan yalnızca biri oldu. RUS DESTEKLİ ERMENİLERİN SİVİL HALKA KARŞI GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SOYKIRIM… 1988 yılında, Azerbaycan’ın Hocavend ilçesine bağlı olan Karadağlı köyünün acı dolu günleri başladı. Karadağlı köyü, 17 Şubat 1992 tarihinde Rus destekli Ermeni güçleri tarafından işgal edilerek yakıldı. Köy sakinleri, doğup büyüdükleri köyün her karışı uğruna mücadele ettiler ve Rus destekli Ermenilere karşı eşit olmayan çatışmalarda şehit oldu. Ermeni işgalciler, sivil halka karşı amansız bir soykırım gerçekleştirdi. Rus destekli Ermeni işgalcilerin Azerbaycanlılara besledikleri nefret, 34 yıl önce köyün sakinlerine karşı yaptığı katliamlarla birlikte, Azerbaycanlılara karşı yaklaşık 200 yıldan beri yürüttüğü etnik temizlik ve soykırım politikasının devamı oldu. ERMENİLERİN AZERBAYCAN’IN CANLARINI YOK ETME, TARİHİNİ İSE SİLME GİRİŞİMİ İşgal sırasında 118 kişi esir alındı, 33 kişi kurşuna dizildi. Rus destekli Ermeni güçleri, öldürülenleri ve yaralıları bir çiftlik kuyusuna atıp üzerini toprakla örttü. Toplamda esir alınanlardan 68 kişi öldürüldü, 50 kişi büyük zorluklarla esaretten kurtarıldı. Esirlerden 10'u kadın, 2'si öğrenciydi. Kurtulanlardan 18 sivil, aldıkları iyileşmez yaralar nedeniyle daha sonra vefat etti. İki aileden 4'er kişi katledildi. 43 aile reisini kaybederken 146 çocuk ise yetim kaldı. İşgal sonucunda Azerbaycanlılara ait birçok tesis, tarihi, dini, kültürel anıtlar ve mezarlık yıkıldı. Köyün 800'e yakın sakini, yurdundan edildi. KATLİAMA GİDEN SÜREÇTE NELER YAŞANDI? 24 Kasım 1990 tarihinde üç köy sakini, Hocavend-Hankendi yolunun 6. kilometresinde, Rus destekli Ermeni eşkıyaları tarafından katledildi. 9 Ocak 1991 tarihinde ise Karadağlı köyüne gelen “UAZ” marka araç, Rus destekli Ermeniler tarafından ateşe tutuldu, bir Azerbaycanlı sivil bu şekilde katledilirken 4 Azerbaycanlı sivil ise yaralandı. Yaralanan Azerbaycanlı sivillerden 2’si, aldığı yaralar sebebiyle daha sonra hayatını kaybetti. 8 Mart 1991 tarihinde 2 Azerbaycanlı sivil, köyün yakınında Ermeniler tarafından vahşice katledildi. 28 Haziran 1991 tarihinde ise köyün yanındaki çiftlikte Azerbaycanlı 3 erkek ve 3 kadın, Rus destekli Ermeniler tarafından diri diri yakıldı. 8 Eylül 1991 tarihinde Ağdam'dan Karadağlı'ya gelen yolcu otobüsü, Hocavend-Hankendi yolunun 5. kilometresi ile 6. kilometresi arasında, Ermeni eşkıyaları tarafından ateşe tutuldu. Otobüsteki 40'a yakın yolcudan 2 erkek ve 6 kadın hayatını kaybetti. 8 Ocak 1992'de köyün yakınında bir Azerbaycanlı daha vahşice katledildi, 100'e yakın koyun ise Ermeniler tarafından ganimet olarak götürüldü. 19 Aralık 1991 tarihinde Hocavend köyü, 12 Şubat 1992 tarihinde ise Şuşa'nın Malıbeyli köyü, Rus destekli Ermeniler tarafından işgal edilerek yakıldı. Bir sonraki hedef ise Karadağlı oldu. İNSANLIK, 17 ŞUBAT 1992 TARİHİNDE UTANDI… 14 Şubat 1992'de Ermeni çeteleri, yabancı paralı askerler ve özellikle Hankendi'de konuşlanan Sovyet ordusunun 366. alayının teknik ve insan gücünü kullanarak her taraftan bağlantısı kesilen ve yardımsız kalan Karadağlı köyüne, 17 Şubat 1992 tarihinde saldırdılar. Köydeki 104 sivil ve 14 asker, 4 gün boyunca düşmanla mücadele etti. Çatışmalarda biri kadın olmak üzere 14 Azerbaycanlı sivil hayatını kaybetti. Köyün “Beylik bahçesi” bölgesinde 23 Azerbaycanlı sivil, Rus destekli Ermeni cellatları tarafından kurşuna dizildi; çoğunluğu yaralı olan siviller, diri diri silaj çukuruna gömüldü. Esirlerin bir kısmı, Karadağlı-Hankendi yolu üzerindeki Ermeni köylerinde, araçlardan indirilerek kurşuna dizildi. İki sivil Zeki pınarında, diğer iki sivil ise Cemiyet köyünde katledildi. Ermeniler, rehin aldıkları 8 köy sakinine işkence ederek vahşice katletti. Dört sivil, farklı zamanlarda şehit olurken beş sivilin akıbeti, bilinmezliğin esiri oldu. Birkaç gün sonra ise Rus destekli Ermeni askerleri, bölge yakınlarındaki Hocalı'da büyük bir katliam yapacaklardı. KARADAĞLI KÖYÜ, ERMENİ İŞGALİNDEN KURTARILDI Köy, 17 Şubat 1992 tarihinden 10 Kasım 2020 tarihine kadar Ermenistan işgali altında kaldı. İkinci Karabağ Savaşı'nın ardından imzalanan 10 Kasım 2020 tarihli üçlü bildiri uyarınca bölgeye, sözde Rus Barış Gücü konuşlandırıldı. 19 Eylül 2023 tarihinde yaklaşık 24 saat süren anti terör operasyonu neticesinde ise Azerbaycan, vatan toprağına kavuştu. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak Rus destekli Ermeni güçleri tarafından katledilen masum Azerbaycanlı sivilleri, katliamın 34. yılında saygıyla anıyoruz.

Azerbaycan itiraz etmişti: Ermeni patencilerin provokasyonu engellendi Haber

Azerbaycan itiraz etmişti: Ermeni patencilerin provokasyonu engellendi

2026 Milan-Kortina Kış Olimpiyat Oyunları'nda Ermenistan'ı temsil eden buz patencilerinin, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü hedef alan siyasi ve ayrılıkçı içerikli bir müzik kullanma girişimi, Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesinin kararlı duruşuyla engellendi. Rusya doğumlu Ermeni sporcular Karina Akopova ve Nikita Rahmanin'in, artistik buz pateni kısa programında işgal döneminde Karabağ için kullanılan sözde isim olan "Artsah" (Arsax) adlı bir müzik eserini kullanacaklarının duyurulması üzerine Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesi, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) nezdinde resmî itirazda bulundu. OLİMPİYAT ŞARTNAMESİ HATIRLATILDI Azerbaycan'ın itirazını değerlendiren IOC ve Uluslararası Paten Birliği (ISU) yetkilileri, Ermeni sporcuların bu seçiminin Olimpiyat Şartnamesi'nde yer alan "siyasi tarafsızlık" ilkesine aykırı olduğunu tescil etti. Yapılan resmî açıklamada, yarışma esnasında kullanılacak müziğin değiştirilmesine karar verildiği bildirildi. SPORUN SİYASALLAŞTIRILMASINA İZİN VERİLMEDİ Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesi tarafından yapılan açıklamada, sporun siyasi emellere alet edilmesine karşı verilen bu mücadelenin olimpiyat ruhunu korumak adına büyük önem taşıdığı vurgulandı. Ermeni tarafının söz konusu provokatif girişimi, uluslararası spor hukuku çerçevesinde bertaraf edilmiş oldu.

Ermeni patencilerin sinsi planı: Azerbaycan, Olimpiyat Komitesine itiraz etti Haber

Ermeni patencilerin sinsi planı: Azerbaycan, Olimpiyat Komitesine itiraz etti

Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesi, 25. Kış Olimpiyat Oyunları’nda Ermenistanlı sporcuların yarış programında siyasi ve ayrılıkçı içerikli müzik kullanmasını Olimpiyat değerlerine aykırı bularak Uluslararası Olimpiyat Komitesine resmî itirazda bulundu. Komite, 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyat Oyunları'nda Ermenistan adına yarışan artistik buz pateni çifti Nikita Rahmanin ve Karina Akopova'nın, programlarında siyasi ve ayrılıkçı mesajlar içeren "Arsax" isimli müziği kullanmasını büyük bir endişeyle karşıladığını duyurdu. OLİMPİYAT DEĞERLERİNE AYKIRI Azerbaycan Devlet Haber Ajansı (AZERTAC) tarafından gündeme taşınan habere göre, Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesi, Uluslararası Olimpiyat Komitesine (IOC) protesto mektubu ileterek, "Arsax" ifadesinin Azerbaycan'ın uluslararası hukukla tanınan toprakları üzerinde Ermenistan tarafından uzun yıllardır yürütülen yasa dışı ve ayrılıkçı siyasetin ideolojik bir yansıması olduğunu vurguladı. Resmî itirazda ayrıca, Olimpiyat Oyunları gibi siyasetten uzak tutulması gereken uluslararası bir spor organizasyonunda bu tür bir müzik seçiminin açık şekilde siyasi ve ideolojik anlam taşıdığı ve Olimpiyat değerleriyle bağdaşmadığı kaydedildi. Olimpiyat Şartı’nın temel ilkelerine dikkat çeken Komite, Olimpiyat Oyunları’nda her türlü siyasi, ideolojik ve ayrılıkçı propagandaya izin verilmemesi gerektiği belirtti. Resmî başvuruda IOC’nin temel misyonlarından birinin sporu siyasetten uzak tutmak ve sporcuların ya da müsabakaların siyasi amaçlarla kullanılmasına karşı çıkmak olduğu hatırlatıldı. Bu tür girişimlerin Olimpiyat Oyunları’nın ruhuna, spor etiğine ve uluslararası spor ilkelerine zarar verdiği, Olimpiyat Hareketi’nin tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği ve bölgede barış ile karşılıklı güven ortamını zedelediği ifade edildi. Azerbaycan Millî Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat Oyunları’nın barışın, dostluğun ve halklar arasında karşılıklı saygının sembolü olduğunu bir kez daha vurgulayarak, bu platformun siyasi ve ayrılıkçı propaganda amacıyla kullanılmasının kabul edilemez olduğunu bildirdi.

Azerbaycan’da Kara Yanvar’ın 36. yılı: Keder ve gurur günü Haber

Azerbaycan’da Kara Yanvar’ın 36. yılı: Keder ve gurur günü

Azerbaycan'da keder ve gurur günü olarak anılan ve tarihe "Kara Yanvar" (Kara Ocak) olarak geçen 20 Ocak Katliamı'nın 36'nci yılı geride kaldı. Azerbaycan’ın bağımsızlığının önemli dönüm noktalarından biri olan Kara Yanvar; Azerbaycan ordusunun İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda elde ettiği zafer ve başarıyla icra ettiği "Anti Terör Operasyonu" neticesinde Karabağ'ın Ermenistan işgalinden kurtarılmasının ardından daha fazla anlam kazandı. 20 Ocak kurbanları, katliamın her yıl dönümünde tüm Türk dünyasında minnetle anılıyor. Ermeniler, 1980'li yılların sonlarında Karabağ'ın Azerbaycan'dan koparılması için faaliyetlerini artırdı ve Aralık 1989'da Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi, Karabağ'ın Ermenistan'la birleştirilmesi yönünde karar aldı. Azerbaycanlılar, bu kararı tepkiyle karşıladı ve Bakü'de yüz binlerce kişinin katıldığı mitingler düzenlendi. Halk, Ermenilerin artan toprak taleplerine ve Sovyet yönetimine tepkilerini göstermek için Bakü'nün Azadlık Meydanı'na akın etti. Aralıksız olarak devam eden mitingler Sovyet yönetimini tedirgin etti ve Bakü'ye asker gönderilmesi yönünde karar alındı. Halk ise kentin giriş yollarını ve Bakü'deki askeri birliklerin önünü kapattı. İlk önce 19 Ocak 1990'da Sovyet istihbaratı tarafından Azerbaycan televizyonunun enerji hatları patlatıldı. Akşam saatlerinde ise 26 bin kişilik Sovyet ordusu zırhlı araçlarla 5 yönden Bakü'ye girdi. Sovyet ordusu, onları engellemeye çalışan silahsız sivillere mermi yağdırarak kente ulaştı. Tanklar ve ağır zırhlı araçlar insanların üstüne sürüldü, ambulanslara ve yolcu otobüslerine ateş açıldı. O gece Bakü'de 130 sivil hayatını kaybetti. Sovyet ordusu, katliamını Neftçala ve Lenkeran gibi diğer illerde de sürdürdü ve toplamda 150 Azerbaycanlı sivil, 20 Ocak Katliamı'nın kurbanı oldu. Olaylarda 744 kişi yaralandı, yaklaşık 400 kişi Sovyet ordusunca gözaltına alındı. Bakü'de Sovyet yönetiminin olağanüstü hâl ilan etmesine ve kentin tamamen Sovyet ordusu tarafından kontrol altına alınmasına rağmen halk şehitlerin defni için sokaklara çıktı. Şehitlerin, 1918 senesinde Bakü'nün kurtuluşu adına girişilen harekatta şehit düşen askerlerinin toprağa verildiği, daha sonra Bolşevikler tarafından eğlence parkı haline getirilen Dağüstü Park'ta defnedilmesine karar verildi. Cenazeler Azadlık Meydanı'nda toplandı ve buradan insanların omzunda daha sonra Şehitler Hıyabanı ismi verilen alana getirilerek yan yana defnedildi. Cenazelere yaklaşık 1 milyon kişi eşlik etti. Kanlı Ocak Katliamı, Azerbaycanlıların eski Sovyet yönetimine güvenini tamamen sarstı ve ülkenin bağımsızlığına giden süreç başladı. Azerbaycanlılar 36 yıldır her 20 Ocak'ta, o günün kurbanlarının simgesi haline gelen karanfillerle şehitliğe akın ediyor, bağımsızlık ateşini yakanlara minnettarlığını gösteriyor.

Zengezur'da koridor hayata geçiyor: ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan "Trump Rotası" açıklaması Haber

Zengezur'da koridor hayata geçiyor: ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan "Trump Rotası" açıklaması

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio; Azerbaycan, ABD ve Ermenistan liderleri tarafından imzalanan tarihi barış zirvesinde verilen taahhütler doğrultusunda hazırlanan "Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası"nın (TRIPP) uygulama çerçevesini Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile birlikte açıkladı. Azerbaycan Devlet Haber Ajansı (AZERTAC) tarafından gündeme taşınan habere göre Rubio, açıklamasında TRIPP’in Güney Kafkasya’nın ticaret, transit ve enerji alanlarındaki potansiyelini açığa çıkaracağını belirterek, projenin bölge genelinde refah ve güvenliğin artırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. TRIPP, TRANS-HAZAR TİCARET YOLU İÇİN KRİTİK BİR BAĞLANTI SUNUYOR Görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından TRIPP'e ilişkin kabul edilen uygulama çerçevesinin detayları yayımlandı. Belgede söz konusu çerçevenin, 8 Ağustos 2025 tarihinde Beyaz Saray’da düzenlenen ve Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasına yönelik taahhütlerin verildiği zirvenin hayata geçirilmesi yönünde atılan son adım olduğu vurgulandı. Belgede, koridorun altyapısı, geliştirilmesi ve uygulanmasından "TRIPP Geliştirme Şirketi"nin sorumlu olacağı aktarıldı. Bu şirketin, Ermenistan topraklarındaki belirlenen transit güzergahları boyunca demir yolu, kara yolu, enerji ve dijital altyapıyı yöneteceği belirtilen belgede, şirket yapısında ABD'nin çoğunluk hissesini elinde bulunduracağı, Ermenistan'ın ise belirli "rezerv konular" üzerinde denetim yetkisine sahip olacağı kaydedildi. Belgede, şirketin kurulmasının ardından ilk etapta 49 yıllık geliştirme hakkına sahip olacağı, Ermenistan'ın ABD'ye yüzde 74 hisse vermeyi, kendisinin ise yüzde 26 payı korumayı planladığı ifade edildi. Anlaşmanın ilerleyen aşamada 50 yıl daha uzatılmasının ve Ermenistan'a ek hisse verilerek payının yüzde 49'a çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi. Açıklamada, uygulama çerçevesinin, Ermenistan toprakları üzerinden engelsiz ve çok modlu bir transit bağlantı oluşturmayı hedefleyen TRIPP projesinin somut şekilde hayata geçirilmesine yönelik yol haritası sunduğu kaydedildi. Projenin, Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni birbirine bağlamasının yanı sıra, Trans-Hazar Ticaret Yolu üzerinde stratejik bir bağlantı oluşturduğu belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 8 Ağustos 2025’te Başkan Trump’ın ev sahipliğinde düzenlenen tarihi Barış Zirvesi’nde onaylanan ilkeleri yansıtan TRIPP Uygulama Çerçevesi, projenin başarısı için egemenlik, toprak bütünlüğü ve karşılıklılık ilkelerinin önemini vurgulamaktadır. TRIPP’in temel amacı, Ermenistan ve Azerbaycan’ın refahını ve güvenliğini artırmak, bölgesel ticaret ve bağlantıyı genişletmek ve Orta Asya ile Hazar Denizi’ni Avrupa’ya bağlayan yeni transit fırsatları hayata geçirerek Amerikan ticaretini daha da geliştirmektir. GEÇEN YIL AĞUSTOS AYINDA ÜÇLÜ ZİRVEDE KARAR ALINMIŞTI Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde 8 Ağustos 2025'te Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği 3'lü zirvede, Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında engelsiz bağlantıyı sağlayacak TRIPP'in hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştı. "Zengezur Koridoru" olarak da adlandırılan bu hat kapsamında demiryolu, karayolu, enerji ve iletişim altyapılarının oluşturulması amaçlanıyor.

Azerbaycan yazısını kapatan Ermeni kayakçıya tepki! Haber

Azerbaycan yazısını kapatan Ermeni kayakçıya tepki!

İtalya’da düzenlenen ve kış sporlarının en prestijli organizasyonlarından biri olan Tour de Ski kros kayak etkinliğinde skandal bir olay yaşandı. Azerbaycan’ın resmi sponsoru olduğu yarışmada, Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan’ın gerçekleştirdiği eylem, uluslararası spor camiasında geniş yankı uyandırdı. SPONSORLUK LOGOSUNA MÜDAHALE VE DİSİPLİN CEZASI İtalya’nın Dobbiaco kentinde düzenlenen müsabakalar sırasında Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan, tüm sporcuların giymekle yükümlü olduğu ve üzerinde organizasyonun ana sponsoru olan "Azerbaycan" yazısının bulunduğu spor kıyafetine müdahale etti. Kıyafet üzerindeki yazıyı bantla kapatarak kamufle eden Mikaelyan, bu hareketiyle Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonunun (FIS) reklam ve etik kurallarını ihlal etti. Olayın rapor edilmesi üzerine toplanan FIS disiplin kurulu, Ermeni sporcuya para cezası uygulanmasına karar verdi. Olayın ardından Ermeni kayakçı Mikael Mikaelyan ve Ermenistan Kayak Federasyonu Başkanı Gagik Sargsyan, eylemin gerekçelerine dair savunmada bulundu; ancak bu açıklamalar tepkileri dindirmeye yetmedi. "ETNİK NEFRETİN ÖNLENMESİ TÜM SPORCULAR İÇİN TEMEL KOŞUL OLMALIDIR" Öte yandan Azerbaycan Kış Sporları Federasyonunun, FIS'a resmî başvuruda bulunarak memnuniyetsizliğini dile getirdiği kaydedildi. Federasyon tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu tür vakalara karşı alınan tüm adımlar ve önlemlerin Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonunun iç kuralları ve prosedürlerine uygun olarak düzenlendiğini ve bu tür vakaların tekrarına bağlı olarak FIS tarafından uygun yaptırımlar ve para cezaları uygulandığını belirtmek gerekir. Yarışmalara katılan sporcuların genel sporun ve FIS'in etik ilkelerine bağlı kalmalarını sağlamanın önemli olduğuna inanıyoruz. Sporun siyasallaştırılmaması, etnik nefretin, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının ve diğer olumsuz unsurların önlenmesi, tüm sporcular ve yarışmalar için temel koşullardan biri olmalıdır." Geçen yıl mayıs ayında Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu (FIS) ile Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Turizm Ajansı arasında 5 yıllık sponsorluk anlaşmasına imza atılmıştı. Kış turizmine dikkat çekmek amacıyla yapılan anlaşma kapsamında Azerbaycan yazılı kıyafetler ve bilbordlar yarışmalarda yer alıyor.

Azerbaycanlı araştırmacı-yazar Ahmed: Batı Azerbaycan’a dönüş, Azerbaycan’ın aktif gündemindedir Haber

Azerbaycanlı araştırmacı-yazar Ahmed: Batı Azerbaycan’a dönüş, Azerbaycan’ın aktif gündemindedir

1985 yılında Revan’da doğan; Azerbaycanlı araştırmacı, yazar ve Bakü’de yayımlanan Çapar Tarih Dergisi Editörü Dr. Dilgam Ahmed, Batı Azerbaycan’a dönüş konusunda Kırım Haber Ajansına (QHA) dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dr. Ahmed; Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen etnik temizlik sürecini geçmişten bugüne ele alarak, Azerbaycanlıların Batı Azerbaycan’a geri dönebilmeleri adına hâlihazırda yürütülen faaliyetlerden bahsetti. "ŞU AN, BATI AZERBAYCAN’DA BİR TÜRK DAHİ YAŞAMAMAKTADIR" Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen zulümlerin, Rusya’nın, 19. yüzyılda, Kafkasya’yı işgalinden itibaren başladığını kaydeden Ahmed, Rus işgaline kadar, Revan bölgesinde, Azerbaycan Türklerinin kurduğu Revan Hanlığı’nın mevcut olduğunu hatırlatarak, "Güney Kafkasya’da, Azerbaycan bölgesinde, hem güneyinde hem kuzeyinde 30’un üzerinde hanlık kurulmuştur. Bu hanlıklardan birisi de Revan Hanlığı’ydı. Revan Hanlığı, 1827 senesinde Rusya tarafından işgal edildi, öncesinde de Azerbaycan’ın kuzey hanlıkları işgal edilmişti" dedi. 1803 yılından itibaren bu işgallerin başladığını ve Rusya ile Kaçar Hanedanlığı arasında gerçekleşen ikinci savaştan sonra, 1827 yılında Revan Hanlığı’nın işgal edilmesine işaret eden Ahmed, 1828 yılında Kaçarlar ve Rusya arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması sonucu ise, Revan Hanlığı’nın Rusya’ya dâhil edildiğini ve Ermenilerin, İran’ın içlerinden Batı Azerbaycan’a; 1829 senesinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Edirne Antlaşması’ndan sonra da Anadolu’daki Ermenilerin, Azerbaycan’ın Karabağ, Zengezur ve Nahçıvan ve Revan bölgelerine göç ettirilmeye başlandığını belirterek, "Bu göçler sayesinde Rusya, Türk dünyasını parçalamak için yavaş yavaş Ermenistan projesine başladı ve Revan Hanlığı’nın işgal edilmiş bölgelerinde bir Ermeni vilayeti oluşturarak, daha sonrasında ise Erivan Valiliği (Erivan Guberniyası) meydana getirip Ermeni nüfusunun artmasına sebep oldu. Ermeniler, kısa zaman içerisinde bölgedeki Azerbaycan Türklerine, 1918-1920 yıllarına kadar zulmetmeye başladılar. 1915 senesindeki Ermeni Tehciri’nden sonra ise Ermeni çeteleri; Güney Kafkasya’ya akın ederek, Zengezur’da ve Nahçıvan’da büyük felaketlere neden oldular. Tabii, Ermeni Bolşeviklerin faaliyetleri ve Stepan Şaumyan’ın, Bakü’de iktidarı ele geçirmesinden sonra, 1918 senesinde yaptığı katliamlar da söz konusudur. Bu süreç, 1827 senesinde, Revan Hanlığı’nın işgaliyle başlayan bir süreçtir ve maalesef, hâlen devam etmektedir. Ne acı ki şu an, Batı Azerbaycan’da bir Türk dahi yaşamamaktadır" değerlendirmesini yaptı. AZERBAYCANLILARIN BATI AZERBAYCAN’A GERİ DÖNÜŞÜ Azerbaycan’ın, Batı Azerbaycan’a geri dönüş üzerine bir devlet politikasının olduğunu ve bu politikanın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından desteklendiğini belirten Ahmed, "Hiçbir şekilde savaş hedeflenmeksizin Azerbaycan hükûmeti, Batı Azerbaycan’da doğmuş insanların, kendi yurtlarına dönüp orada yaşamasını istemektedir" dedi. 1988 senesinde, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, Batı Azerbaycan’dan Azerbaycan’ın içlerine 300 bin kişinin geldiğini, ve bu kişilerin torunlarıyla birlikte de sayılarının şu anda bir milyonu geçtiğini vurgulayan Ahmed, "Bu kadar insanın geri dönüşü, gönüllülük esasına göre olacaktır. İnsanlar döndükten sonra orada güvenli şekilde yaşamalıdır. Nasıl ki 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra kurtarılmış topraklara göç oldu, şimdi de bizlerin oraya gitmesi ve orada yaşaması lazımdır" ifadelerini kullanan Ahmed, Azerbaycanlıların, Batı Azerbaycan’a döndükleri zaman sahip olacağı temel hak ve özgürlüklerinin korunacağını belirterek, "Şu anda, özellikle de 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra, bu konu Azerbaycan’da aktif olarak gündemdedir ve devletin de böyle bir projesi vardır" şeklinde konuştu. “TÜRKLER GİDİYOR, HEMEN EŞYALARINI YAKALIM” Ermenilerin Taşnak ideolojisinin, Azerbaycanlılara yaşatılan zulümlerin kaynağı olduğunu vurgulayarak, Ermenistan’ın en büyük sorununun Ermeni Kilisesi olduğunu belirten Ahmed, son olarak şu değerlendirmede bulundu: Biz 1988 yılında Revan’dan göç ettiğimiz zaman, bizim kendi komşularımız, ‘Türkler gidiyor, hemen eşyalarını yakalım’ diye beyanda bulunmuşlardı. Biz Sovyet döneminde dahi, orada çok güvenli bir şekilde yaşamıyorduk. 1915-1918 senelerinde ve sonrasında 1940’lı yıllara kadar, Revan’dan, Türkiye’ye ve Azerbaycan’ın içlerine birçok akın olmuştu. Ermenilerin, güya eski zamanlardan beri bu topraklarda yaşadıklarına dair bir mitolojileri ve Karadeniz’den Hazar Denizi’ne kadar olan alanı kapsayan, ‘Denizden denize Ermenistan’ şeklinde bir Taşnak ideolojileri var. Tarihin hiçbir döneminde, söz konusu alanı dolduracak kadar Ermeni yaşamamıştır.

Aliyev: Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir" sözü tüm dünyaya mesajdı Haber

Aliyev: Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir" sözü tüm dünyaya mesajdı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2. Karabağ Savaşı'nda kazanılan zaferin 5. yıl dönümü dolayısıyla Bakü'de tertip edilen askerî geçit töreninde konuştu. Azerbaycan halkını kutlayan Aliyev, törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'e teşekkür etti. ALİYEV: AZERBAYCAN HALKI, BU DESTEĞİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAKTIR Aliyev, "Aziz kardeşim Erdoğan, 2. Karabağ Savaşı'nın ilk saatlerinden itibaren Azerbaycan'ı destekledi. Onun desteği, bize ek güç ve moral veriyordu. Erdoğan, Azerbaycan'ı muazzam destekledi. Erdoğan'ın 'Azerbaycan yalnız değildir.' sözü, tüm dünyaya mesajdı. Azerbaycan halkı, bu desteği hiçbir zaman unutmayacaktır." diye konuştu. Türk askerlerinin de törende yer aldığını vurgulayan Aliyev, bunun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki birliğin göstergesi olduğunu vurguladı. Aliyev, Pakistan ve halkının da 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a destek verdiğini hatırlatarak, "Törende Pakistan askerleri de bulunuyor. Bu, üç ülkenin ordularının birliğinin tezahürüdür." değerlendirmesinde bulundu. "BİZ, HİÇBİR ZAMAN İŞGALİ KABULLENMEDİK" Ermenistan’ın işgalci politikasına, Azerbaycan topraklarının işgal altında bulunduğuna ve yaklaşık bir milyon kişinin yurtlarından edildiğine dikkati çeken Aliyev, "Biz, hiçbir zaman işgali kabullenmedik. Barış müzakerelerinde hep söyledik: 'Eğer müzakerelerden sonuç alınmazsa topraklarımızı savaş yoluyla kurtaracağız.'" ifadelerini kullandı. Aliyev, "Ermenistan'ın arkasında duran bazı devletler, onlara ekonomik, siyasi ve askeri destek veriyordu. Onlar, ezeli toprağımız Karabağ'ı bizden kopararak Ermenistan'la birleştirmek istiyordu." dedi. Devlet ve halk olarak topraklarını kurtarmak amacıyla 30 yıl boyunca çalıştıklarını vurgulayan Aliyev, "Uluslararası arenada sesimizi yükselttik. Güçlü ekonomi kurduk. Ekonomik bağımsızlık elde ettik. Bugün Azerbaycan, ekonomik olarak hiçbir ülkeye bağlı değil. Biz, bağımsız politika yürüten ülkeyiz. Güçlü ordu kurduk. Bu etkenler bizi zafere yaklaştırdı." şeklinde konuştu. "ARTIK KURTARILAN TOPRAKLARDA 60 BİN İNSAN YAŞIYOR" Karabağ'daki işgal rejiminin bazı yöneticilerinin bir zamanlar "Tanklarımız Bakü sokaklarında olacak. Bakü'de çay içeceğiz." şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Aliyev, "Aslında hayalleri gerçek oldu. Bugün tankları Bakü'de, Savaş Ganimetleri Müzesi'nde sergileniyor. Ermeni savaş suçluları mahkemede hesap veriyor ve gözaltı merkezinde Azerbaycan çayı içiyor." ifadelerini kullandı. Aliyev, Karabağ ve Doğu Zengezur’da kapsamlı imar ve ihya çalışmalarını hayata geçirdiklerini belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı: Artık kurtarılan topraklarda 60 bin insan yaşıyor. Halkımı bu başarı dolayısıyla kutluyorum. Bu 5 yılı gururla yaşadık. Bu toprakların sahipleri olarak Karabağ ve Doğu Zengezur’a döndük. Bu topraklarda ebedi yaşayacağız. Azerbaycan bayrağı burada ebedi dalgalanacak. Karabağ, Azerbaycan’dır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.