SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ersin Tatar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ersin Tatar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ersin Tatar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın “Köklerden Dallara” romanı Ankara'da tanıtıldı Haber

Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın “Köklerden Dallara” romanı Ankara'da tanıtıldı

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın Kırım’dan Balkanlar’a ve Kıbrıs’a uzanan göç ile Kıbrıs’ın yakın geçmişini konu alan “Köklerden Dallara” adlı tarihî romanının tanıtım toplantısına ev sahipliği yaptı. Konferans, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın teşrifleriyle 4 Ekim 2026 tarihinde Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisindeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesinde gerçekleştirildi. Program, Kırım Derneği Genel Merkezi Kırım Tatar Halk Oyunları ve Müzik Topluluğu Cıyın Ansambli'nin geleneksel dansları "Ağır ava ve Qaytarma" ile başladı. Programın açış konuşmasını yapan Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, böylesi bir programa ev sahipliği yaptıklarından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirdi ayrıca Ersin Tatar'ın aralarında olmasından onur duyduğunu belirtti. Kırım Hanlığı’nın 1783 yılında yıkılmasının ardından Kırım’dan, Romanya ve Moldova’dan İdil (Volga) Nehri’ne kadar uzanan Kıpçak coğrafyasından Osmanlı topraklarına göçlerin başladığını vurgulayan Şahin, bu göçlerin Kırım Harbi’nden sonra kitlesel hâle geldiğini ifade etti. Şahin, “Bu göçler münferit olarak Kırım’da devletimizin yıkılmasından hemen sonra başlamış, Kırım Harbi’nden sonra da kitlesel göçlere dönüşmüştür. 1920-23’lere kadar devam eden bu göçlerdeki sayı, kendileri de Kırım Tatarı olan Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Kemal Karpat gibi merhum hocalarımızın tespitlerine göre 2 milyon civarındadır. Bu nüfusun tamamı Osmanlı coğrafyasına dağılmıştır.” dedi. Ayrıca, Ersin Tatar’ın aile tarihinin de bu sürece dâhil olduğunu aktaran Şahin, “Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin aile tarihinin de bu sürece dâhil olması bizlerin size bakışını daha anlamlı hâle getirmektedir.” ifadesini kullandı. Başkan Şahin, bugün vatanları Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının sayısının net bir sayım olmamasına rağmen tahminlere göre 400 bin civarında olduğunu belirterek, Kırım dışında ise bu nüfusun en az 20 katı insanın yaklaşık 20 ülkeye dağılmış şekilde yaşadığını söyledi. Kırım Tatarlarının en kalabalık yaşadığı ülkenin Türkiye olduğunu kaydeden Şahin, “Biz de burada Genel Merkez olarak 23 şube ve 12 temsilcilikle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Buradaki teşkilât sayımız, bize bağlı olmayan bağımsız derneklerle birlikte 45 civarındadır ve bizler Kırım Tatar Teşkilâtları Platformu adı altında ortak hareket kabiliyetine sahibiz.” şeklinde konuştu. Bunun yanı sıra, Kırım Tatarlarının yakın tarihinde İsmail Bey Gaspıralı, Bekir Sıtkı Çobanzade ve Mustafa Cemiloğlu gibi isimleri yetiştirdiğini belirten Şahin, halkın ilim, sanat, kültür ve iş dünyasında da çok yönlü pek çok insanı Türk Dünyasının hizmetine sunduğunu şu ifadelerle söyledi: Dünyadaki Kırım Tatar diasporası aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de doğal diasporasıdır. Bugün yalnızca bölge siyasetinin değil, dünya siyasetinin de Karadeniz’de Kırım’a, Akdeniz’de ise Kıbrıs’a kilitlendiğini vurgulayan Şahin, “Önümüzdeki süreçte bu iki adanın önemi daha da artacaktır. Biz Kırım Tatarları Kıbrıs’ımıza ve orada yaşayan kardeşlerimize sizin şahsınızda en güçlü muhabbetimizi, sevgimizi, saygımızı ve desteğimizi iletiyoruz.” ifadelerini kullandı. Kırım Derneği Genel Merkezi’nde bir gün önce Batı Trakya Türklüğünün ve bütün Türk dünyasının en yiğit evlatlarından biri olan Dr. Sadık Ahmet’i andıklarını hatırlatan Şahin, eşi Işık Sadık Ahmet’i konuk ettiklerini belirterek, “Onun aziz hatırası önünde de bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.” dedi. Bununla birlikte Başkan Şahin, Ersin Tatar’a Kırım Tatar kalpağı ile Genel Merkezin 70 yıllık tarihini anlatan “70 Yaşında Bir Çınar” adlı kitabı da hediye etti. TATAR: KIRIM TATARLARI DEĞERLERİNİ KORUYARAK BUGÜNLERE GELDİ KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Kırım Tatarlarının Osmanlı coğrafyasından Kıbrıs’a, Özbekistan’dan Amerika’ya kadar dünyanın farklı bölgelerine dağıldığını belirterek, yaşadıkları cefalara rağmen değerlerini koruduklarını vurguladı. Tatar, Kırım Tatarlarının “hiçbir zaman yılmadan, hiçbir zaman pes etmeden o değerlerini koruyarak” bugünlere geldiğini aktararak, “Esaslı böyle bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin de çok önemli değerlerinin içerisine bağlı olan bir millet, bir cefa ve dolayısıyla bunu gururla birlikte yaşıyoruz.” dedi. Bu yollarda hayatlarını kaybedenlere, Gaspıralı’ya ve benzeri kahramanlara minnet, saygı ve şükranlarını sunan Tatar, “Onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Ve tabii ki Türkiye’nin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e rahmet ve minnet diliyorum.” ifadelerini kullandı. MENEKAY: ROMANIN ÇİMENTOSUNU ERSİN TATAR’IN AİLE HİKÂYESİ OLUŞTURDU Kırım Tatarı yazar Serra Menekay da Kıbrıs’la ilgili bir roman yazmak istediğini belirterek, “Ben bunu hep yazmak istiyordum. Hani böyle bana çok güçlü bir çimento lazımdı. İşte romanın çimentosu Sayın Cumhurbaşkanımın ailesinin hikâyesi oldu.” dedi. Menekay, kitabı sekiz ayda yazdığı için övüldüğünü ancak bunun övülecek bir tarafı olmadığını ifade ederek, “O kadar kolaydı ki, ilk defa bu kadar kolay yazdım.” şeklinde konuştu. Romanı evde bir sohbet yazar gibi kaleme aldığını açıklayan Menekay, Ersin Tatar’ın dedesi Cemal Müftüzade’nin Dr. Fazıl Küçük’ün müsteşarı olduğunu, Tatar’ın babası Hüsrev Tatar’ın ise Rauf Denktaş’ın yıllarca yanında bulunduğunu ifade etti. Menekay, “Dolayısıyla ben ikisini konuşturuyorum, Kıbrıs’ın yakın tarihi yazılmış oluyor. O kadar kolaydı işte.” dedi. Romanın ortaya çıkmasını sağlayan Ersin Tatar’a teşekkür eden Menekay, “İlle de beni bir Kırımlı yazsın diyen, beni buldurtan Sayın Cumhurbaşkanımın bu romanı mümkün kıldığı için ve bana, ‘Ben biyografi yazmıyorum efendim, ben gazeteci değilim, biyografi istiyorsanız başkası yazması lazım ama ne olur ben bunu roman yazayım’ dediğimde, ‘Köklerimi vurgula benim, benim Kırımlı olduğumu vurgula’ dediği için ve bütün bu sekiz aylık süreçte, benim abim olduğum için, beni ailesinin bir ferdi gibi kucaklayıp bütün olanakları açıp benim herkesin hikâyesini diline kadar öğrenmemi sağladığı için sayın Cumhurbaşkanım Ersin Tatar Bey’e şükranlarımla bu kitabın özel baskısını armağan etmek istiyorum.” ifadelerine yer verdi. Ayrıca Menekay, kitabın ilk baskısını kendisine destek olan ve bu hikâyenin ortaya çıkması için zorluklara aldırmadan başvuran kişilere minnetlerini ifade ederek hediye etti. Program, yazarın kitap imzalamasıyla sona erdi.

Boğaziçi’nde "Turan" Rüzgârı: Türk Dünyası Zirvesi düzenlendi Haber

Boğaziçi’nde "Turan" Rüzgârı: Türk Dünyası Zirvesi düzenlendi

Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde on yılı aşkın süredir Türkoloji, tarih, kültür ve sosyal bilimler alanlarında millî bir perspektifle akademik ve kültürel faaliyetler yürüten bağımsız bir öğrenci topluluğu olan Türk Araştırmaları Kulübü (BÜTAK), 3 Mayıs 2026 Pazar günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Türk Dünyası Zirvesi”ni tertip etti. 3 Mayıs Türkçüler Günü’nde gerçekleştirilen zirve; Türk dünyasının güncel ve stratejik meselelerinin tartışıldığı, Turan coğrafyasından pek çok katılımcının ağırlandığı kapsamlı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti. Türk milletinin tarihî, kültürel ve entelektüel birikimini katılımcılarla buluşturarak kalıcı bir farkındalık oluşturmayı amaçlayan zirve, Albert Long Hall ve Güney Meydan’da eş zamanlı programlarla icra edildi. ZİRVEDE ÖNEMLİ İSİMLER BİR ARAYA GELDİ Zirvenin açılış konuşması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından gerçekleştirildi. Tatar konuşmasında, Türk dünyasının bir arada durmasının stratejik önemine ve bu birliktelikte Kıbrıs Türklerinin üstlendiği kritik role değinerek oturumları başlattı. Ardından söz alan Prof. Dr. Ahat Andican, özerk veya bağımsız devlet organizasyonu olarak faaliyet gösteren tüm Türk devletlerinin günümüz dünyasındaki ilişkilerini analiz ederek, Türk dünyası birlikteliğinin önemini vurguladı. İlk oturum, geçmişte Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreterliği ve çeşitli ülkelerde büyükelçilik görevlerinde bulunan Halil Akıncı’nın sunumuyla tamamlandı. Akıncı, Türk kimliğinin diplomatik temsiline ve Türk dünyasının genel durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. İkinci oturum, Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın “Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı” başlıklı konuşmasıyla başladı. Taşağıl, Türklerin tarihteki ilk teşkilatlı yapılarını, bizzat incelediği yazılı Çin kaynaklarından belgeler sunarak katılımcılara aktardı. Dr. Göksel Gökçe ise Türk- İslam sentezi sonrası oluşan Türk kültürünün en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinden; göçlerin ve farklı kültürlerle etkileşimlerin Türk dünyasında yarattığı değişimleri ele aldı. Zirvenin son konuşmacısı olan Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, “Küresizleşme ve Türk Dünyası: Dünyalar Arasında, Dünyamızın Peşinde” başlıklı sunumunda, ulusların kendi içine kapandığı yeni dünya düzeninde Türk dünyasının izlemesi gereken stratejik politikaları tartışmaya açtı. KÜLTÜREL ETKİNLİKLER VE KONSERLER Zirve sadece akademik tartışmalarla sınırlı kalmadı. Güney Kampüs Meydanı’nda kurulan "Türkistan Coğrafyası Kültür ve Müzik Fuaye Alanı", katılımcılara kültürel bir yolculuk sundu. "Grup Mesa-i" ve "Grup Arkaiym"; dombra, ağız kopuzu ve kam davulu gibi kadim enstrümanlarla Türkistan ezgilerini Boğaziçi semalarına taşıdı. Etkinlik kapsamında katılımcılar ayrıca, alanda sergilenen Türk dünyasına ait kültürel materyalleri inceleme fırsatı buldu.

KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimi için oy kullanma işlemleri başladı Haber

KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimi için oy kullanma işlemleri başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu için kurulan sandıklarda oy verme işlemi başladı. KKTC vatandaşları, ülke tarihindeki 9’uncu cumhurbaşkanlığı seçiminde sandık başına gitti. Seçmenler, 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başlarken, ülke genelinde kurulan 777 sandıkta oy verme işlemi 18.00’e kadar sürecek. Yüksek Seçim Kurulu verilerine göre 218 bin 313 seçmen bulunuyor. KKTC yasalarına göre, cumhurbaşkanı seçilebilmek için geçerli oyların salt çoğunluğunu (yüzde 50+1) almak gerekiyor. İlk turda hiçbir aday bu çoğunluğa ulaşamazsa, en fazla oyu alan iki aday bir hafta içinde yapılacak ikinci turda yarışacak. İkinci turda en fazla oyu alan aday, KKTC’nin yeni cumhurbaşkanı olacak. 5’İ BAĞIMSIZ 7 ADAY YARIŞIYOR Bu yılki seçimde 5’i bağımsız olmak üzere 7 aday yarışıyor. Oy pusulasında sıralama şöyle: 1. Osman Zorba (Kıbrıs Sosyalist Partisi) 2. Tufan Erhürman (Cumhuriyetçi Türk Partisi) 3. Arif Salih Kırdağ (Bağımsız) 4. Ahmet Boran (Bağımsız) 5. Mehmet Hasgüler (Bağımsız) 6. İbrahim Yazıcı (Bağımsız) 7. Hüseyin Gürlek (Bağımsız) 8. Ersin Tatar (Bağımsız) Öte yandan, 7’nci sırada yer alan Hüseyin Gürlek, dün yaptığı açıklamayla Ersin Tatar lehine adaylıktan çekildiğini duyurmuştu. Oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından, sandıkların kapanmasıyla birlikte sayım ve sonuç açıklama süreci başlayacak.

KKTC Meclisi, “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm” kararını kabul etti Haber

KKTC Meclisi, “Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm” kararını kabul etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi, "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm" konulu karar önerisini oy çokluğuyla kabul etti. KTCC Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda daha önce komiteden geçen "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm" konulu karar önerisi için 14 Ekim 2025 tarihinde oylama yapıldı. Genel Kurulda oylanan karar önerisi, iktidardaki Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP) ve Yeniden Doğuş Partisi ile Lefkoşa Bağımsız Milletvekili Hasan Tosunoğlu'nun verdiği 29 oy ile kabul edildi. Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekilleri ise, oylamaya katılmadı. “KTCC’NİN Bİ HALKI VE DEVLETİ VARDIR” KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda KKTC’nin tanınması yönünde yaptığı çağrıları hatırlattı ve "KKTC’nin bir halkı ve bir devleti vardır. Biz, ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleriyle bugünlere geldik." dedi. Federasyon görüşmelerinde Rumların tavizler verilmesine rağmen anlaşmaya yanaşmadıklarına dikkati çeken Üstel, "Avrupa’nın göbeğinde Bosna Hersek’te yaşananları hepimiz biliyoruz. BM Güvenlik Konseyi kararı olmamasına rağmen bugün yüze yakın ülke Bosna Hersek'i tanımaktadır. Gazze’deki ateşkesi biliyoruz. Yaklaşık 157 ülke Filistin’i BM kararı, Güvenlik Konseyi kararı olmadan tanımaktadır." ifadelerini kullandı. ANA MUHALEFETTEN İTİRAZ Genel Kurulda söz alan ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da Kıbrıs konusunda Türk halkının ortaklık hakkından vazgeçmeyeceğini söyledi ve "Kıbrıs sorunuyla ilgili bir kararın seçime beş gün kala alındığı tarihte görülmedi. Meclis, seçim maksadıyla kullanılacak bir enstrüman değildir." dedi. Erhürman, kararın Cumhuriyet Meclisine değil hükûmet'e ait olduğunu savunarak, ne Türkiye'nin ne de önceki cumhurbaşkanlarının Kıbrıs Türk halkını azınlık haline getirecek bir görüşmede bulunduğunu söyledi. KARAR METNİNDE “BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR” VURGUSU Cumhuriyet Meclisinde oy çokluğu ile kabul edilen "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm" konusundaki karar önerisi metninde şu ifadeler yer alıyor: KKTC'ye yönelik haksız siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonların kaldırılması için çalışılması, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması ve tanıtılması yönündeki çabaların hızlandırılması, 'iki devletli' uzlaşının Kıbrıs'ta gerçek ve kalıcı barışın temelini teşkil ettiğinin uluslararası topluma anlatılması. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi, dünyadaki gelişmeleri ve değişmekte olan dengeleri göz önünde bulundurarak, birlik ve beraberlik içinde olunması, ana vatan Türkiye ile sıkı bir çalışma içine girilmesi halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bir an önce bu hedeflere ulaşabileceğine inanmaktadır. Öneride, KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) tam üyeliği de hedefler arasında yer alırken, Cumhuriyet Meclisi ile Kıbrıs Türk halkının, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bağımsızlık benim karakterimdir" vizyonuna bağlı olduğu vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Tatar’dan BM’de net mesaj: “Egemen eşitlik vazgeçilmez” Haber

Cumhurbaşkanı Tatar’dan BM’de net mesaj: “Egemen eşitlik vazgeçilmez”

Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu kapsamında New York’ta bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından BM Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Görüşmenin “yapıcı ve samimi” geçtiğini belirten Tatar, bu yılki Genel Kurul toplantılarını “en kritik buluşmalardan biri” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a KKTC’ye verdiği destek ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan insanlık dışı tecridin kaldırılması çağrısı için teşekkür etti. “İŞ BİRLİĞİ KÜLTÜRÜ ŞART, FEDERAL MODEL TÜKENMİŞTİR” Ersin Tatar, mart ve temmuz aylarında Kıbrıs Rum tarafıyla gerçekleştirilen görüşmelere atıfta bulunarak, güven inşa etmek ve yeni girişimlerde bulunmak konusunda mutabakata varıldığını hatırlattı. BM Genel Sekreteri’nin himayesinde yapılacak üçlü toplantıya “iyi niyet ve iyimserlikle” yaklaştığını belirten Tatar, bu görüşmelerin yeni sınır kapıları, ara bağlantılar, elektrik ve su gibi konularda somut ilerlemeye zemin hazırlamasını umduğunu söyledi. Tatar, “Bu adımlar günlük yaşamı iyileştirecek ve ada genelinde halklar arası iletişimi güçlendirecektir. Temel mesajım açıktır: Kıbrıs’taki iki halkın acilen iş birliği kültürü yaratması gerekiyor” dedi. Federal temelli müzakerelerin elli yılı aşkın süredir başarısızlıkla sonuçlandığını vurgulayan Tatar, sahadaki gerçekleri dikkate alan yeni bir yaklaşımın artık zorunlu olduğunu ifade etti. “EGEMEN EŞİTLİK VE ULUSLARARASI STATÜ OLMADAN ÇÖZÜM SÜRDÜRÜLEMEZ” Kıbrıs Adası’nda her biri kendi demokratik kurumlarına, kimliğine ve hedeflerine sahip iki halk bulunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, “Herhangi bir çözümün sürdürülebilir olması için, egemen eşitliğimize ve uluslararası statümüze dayanması gerekir” dedi. Ticaret, halk sağlığı, çevre ve kaynak yönetimi gibi alanlarda iş birliğinin ortak öncelik haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Tatar ayrıca, iklim değişikliği, salgınlar ve enerji güvenliği gibi küresel zorlukların siyasi çözüme ulaşılana kadar iş birliğini zorunlu kıldığını belirterek, Kıbrıs'ta eşitlik, onur ve karşılıklı saygı temelinde etkileşimi teşvik eden yapıcı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

KKTC'de seçim için geri sayım: Cumhurbaşkanlığına 8 aday başvurdu Haber

KKTC'de seçim için geri sayım: Cumhurbaşkanlığına 8 aday başvurdu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 19 Ekim 2025 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimi için hazırlıklarını tamamladı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), toplam 8 adayın başvurusunu kabul ettiğini duyurdu. Seçimin ilk turunda yüzde 50+1 oy alan aday doğrudan cumhurbaşkanı seçilecek; aksi hâlde en çok oyu alan iki aday 7 gün içinde yapılacak ikinci turda yarışacak. Mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, adaylık başvurusundan önce Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’nı ziyaret etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından anıta çelenk sunan Tatar, eşi Sibel Tatar ve UBP, DP, YDP liderleriyle birlikte YSK’ye gelerek başvurusunu yaptı. Ana muhalefet lideri CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ise partililer ve destekçileriyle birlikte YSK’ye yürüyerek başvurusunu sundu. Yürüyüşe 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, TDP lideri Zeki Çeler ve çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. Kıbrıs Sosyalist Partisinin (KSP) Cumhurbaşkanı adayı Osman Zorba ile bağımsız cumhurbaşkanı adayları İbrahim Yazıcı, Arif Salih Kırdağ, Mehmet Hasgüler, Ahmet Boran ve Hüseyin Gürlek, 19 Ekim'de yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi için YSK'ye adaylık başvurusunda bulundu. KKTC YSK'den yapılan açıklamada, başvuruda bulunan 8 adayın başvurusunun kabul edildiği, adaylıklara ilişkin itirazların 13-14 Eylül tarihlerinde saat 09.00'dan 17.00'ye kadar yapılabileceği duyuruldu. İlk turda yüzde 50+1 oy alan (salt çoğunluk) aday cumhurbaşkanı seçilecek. Hiçbir adayın salt çoğunluğu sağlayamaması durumunda en çok oyu alan ilk iki aday 7 gün içinde yapılacak ikinci tur seçimlerine katılacak ve ikinci turda en yüksek oyu alan aday cumhurbaşkanı koltuğuna oturmaya hak kazanacak.KKTC'de en son 2022'de yapılan yerel seçimler için seçmen sayısı 208 bin 236 olarak belirlenmişti. KKTC'de cumhurbaşkanı 5 yılda bir halk tarafından seçiliyor ve dönem kısıtlaması bulunmuyor.

Tatar: Kıbrıs Türkü, fethin mirasını direniş ruhuyla geleceğe taşıyor Haber

Tatar: Kıbrıs Türkü, fethin mirasını direniş ruhuyla geleceğe taşıyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar yayımladığı yazılı mesajla, 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı, Kıbrıs’ın fethinin 454’üncü yıl dönümü, Kıbrıs Türk Halkının Enosis’e karşı direnişinin millî simgesi Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) kuruluşunun 67’nci yılını ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 49’uncu yıl dönümünü kutladı. “ASLA VAZGEÇMEMEK, FETHİN BİZE ÖĞRETTİĞİDİR” Tatar, Kıbrıs Türkü’nün 1571’deki Osmanlı fethinden bu yana cesaret ve fedakârlıkla şekillenen bir tarihe sahip olduğunu belirtti. “Fethin bize öğrettiği en önemli şey: asla vazgeçmemek” diyen Cumhurbaşkanı, halkın en zorlu şartlarda bile mücadele ruhunu koruduğunu ifade etti. Mesajında TMT’nin yalnızca bir direniş örgütü değil, aynı zamanda millî birliğin ve güvenlik yapısının temel taşı olduğunu vurgulayan Tatar, “TMT, kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş demektir. Dr. Burhan Nalbantoğlu demektir. Ama hepsinden önemlisi, halkımızın ebedi direniş ruhudur.” ifadelerini kullandı. ŞEHİTLERE VE GAZİLERE MİNNET Cumhurbaşkanı Tatar, mesajının sonunda tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise şükranla anarken son olarak Tevfik Fikret’in “Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa, / Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır; / Göz yumma güneşten, ne kadar nûru kararsa / Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır.” dizelerine yer verdi.

Erdoğan: Artık Türk Devletleri Teşkilatında temsil edilen bir KKTC var Haber

Erdoğan: Artık Türk Devletleri Teşkilatında temsil edilen bir KKTC var

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 51. seneidevriyesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yönelik olarak gerçekleştirdiği ziyaretinde Kıbrıs Türklerinin barış ve özgürlüğe kavuşmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu bildirdi. ŞEHİTLERE VE KIBRIS'IN VAR OLMA MÜCADELESİNE DESTEK VEREN LİDERLERE RAHMET DİLEDİ Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tertip edilen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni kapsamında konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesideki şehitlere rahmet dileyerek başladığı sözlerine Türkiye'nin kalbinin Kıbrıs Türk halkı ile attığını vurgulayarak devam etti. Erdoğan, "Kıbrıs Barış Harekâtı'nın kararlı liderliğini üstlenen dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit'i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan hocamızı, ömrünü Kıbrıs davasına adamış Alparslan Türkeş'i, ayrıca Londra Zürih Anlaşması ile Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hukukî zeminini oluşturan şehit Başbakanımız Adnan Menderes'i ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu ve emeği geçen tüm devlet büyüklerimizi şükranla, minnetle yad ediyorum." ifadelerini kullandı. Ayrıca Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesine önderlik eden Dr. Fazıl Küçük KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı ve Rauf Denktaş'u saygıyla andığını ifade etti. "ŞANLI TÜRK ORDUSU VE KAHRAMAN MÜCAHİTLER İLE ADA'YA BARIŞ VE HUZUR GELDİ" Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılara dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "51 yıl önce bugün şanlı Türk ordusu, kahraman mücahitler ve Kıbrıslı kardeşlerimizle birlikte Enosis hayali kuranları hüsrana uğratmıştır, Ada'ya barış ve huzur gelmiştir. Kıbrıs Barış Harekatı'nda Mehmetçiğin Ada'ya ayak basmasıyla Kıbrıs Türk'ünün yalnız olmadığını tüm dünya görmüştür." cümlelerini sarf etti. "RUMLAR MÜZAKERE MASASINI DEVİRİP ÇÖZÜM İSTİYOR" Öte yandan Erdoğan, Ada'nın tek başına sahibi olmalarına izin verilmeyeceğini bildikleri için Rumların hep çözümsüzlük peşinde koştuğunu, Kıbrıs Türk tarafının ne zaman yapıcı bir irade ortaya koysa sunulan planları reddettiklerini, müzakere masalarından kaçtıklarını, masayı her devirdiklerinde çözüm istediklerini, müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini öne sürdüklerini belirttiği açıklamasında, "Biliyorsunuz, esasen Kıbrıs Türk tarafının teklifi olan federal çözüm karşısında Rumlar 'üniter devlet' diye tutturmuşlardı. Federal model, merhum Denktaş'ın liderliğinde müzakerelerin temel çerçevesi olarak kabul edilmişti. Peki, 1960 ortaklık devletinde olduğu gibi federal çözüm modelini de kabullenemeyen Rumlar ne yaptı? İki toplumlu, iki kesimli federal model temelinde hazırlanan bütün çözüm önerilerini reddettiler." dedi. "TÜRKİYE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VİZYONUNUN ARKASINDA" Kıbrıs Türklerinin kaybedecek bir 60 yılının daha olmadığını vurgulayan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunun her zaman arkasında olduklarını kaydetti. KKTC'nin uluslararası alanda tanınması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Uluslararası toplum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımalı, diplomatik, siyasî ve ekonomik ilişkileri bir an önce kurmalıdır. Doğrudan uçuşların ve ticaretin önü açılmalıdır." çağrısında bulundu. "KKTC; TDT, İİT VE EİT'DE TEMSİL EDİLİYOR" KKTC'nin uluslararası alanda görünürlülüğünün arttığına işaret eden Erdoğan, "Rumlar kendini Ada'nın tek hakimi ve sahibi gibi göstermeye çalışsa da artık Türk Devletleri Teşkilatında, İslam İşbirliği Teşkilatında, Ekonomik İşbirliği Teşkilatında temsil edilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır." dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar: Mehmetçik ile Kıbrıs Türkünün direnişi Ada'ya huzur getirdi Haber

Cumhurbaşkanı Tatar: Mehmetçik ile Kıbrıs Türkünün direnişi Ada'ya huzur getirdi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 51. yıl dönümü vesilesiyle değerlendirmede bulunarak, Ada'da 1974'ten önceki durumu anımsattı. "BİR SONRAKİ ADIM TÜRKLERİN TAMAMEN İMHA EDİLMESİYDİ" Yunanistan'ın "Büyük Yunanistan" hayalleri için Rumları kışkırttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Anadolu Ajansına (AA) yaptığı değerlendirmede, "Kıbrıs'ta asıl işgalci olan Yunanistan'dır. 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'ın komutan ve askerleri o dönemin Devlet Başkanı III. Makarios'a darbe düzenledi. Düşünebiliyor musunuz? Bir sonraki adım Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması ve Ada'daki Türklerin tamamen imha edilmesiydi." ifadelerini kullandı. "HEPİMİZİ ACIMASIZCA TOPLU MEZARLARA KOYACAKLARDI" Tatar, harekât öncesine kadar Kıbrıs Türklerinin çok zorlu dönemlerden geçtiğini ifade ederek, o dönem Birleşimiş Milletlerin (BM) ve İngilizlerin, Rumların Türklere yönelik saldırılarını ve katliamlarını izlediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı açıklamasında şunları ifade etti: "Bizi acımasızca toplu mezarlara koyacaklardı. Zaten Kıbrıs Türkleri 1963'te soykırımdan geçti, 1974'te de soykırım olacaktı. Bu kadar açık ve net söylüyorum. Bazıları abarttığımı düşünebilir fakat gerçek bu ki, Türkiye'nin gelmediği bir ihtimalde tümümüzü birkaç gecede toplu mezarlara koyacaklardı. O zaman böyle iletişim de yoktu. Anında olan şeylerin fotoğrafları dünyaya bugün olduğu gibi yayılmıyordu. O gün katledilsek bizler öldükten 3 gün sonra duyardı dünya. 1963'te çok insanımızı kaybettik dünya duymadan. BM sonradan geldi, İngilizler de iyi bir garantör değildi. Kıbrıs Türklerinin acımasızca katledilişini İngilizler üslerinden sessizce seyrettiler." ADA'YA GELEN MEHMETÇİK VE KIBRIS TÜRKÜ DİRENİŞİYLE BÜYÜK YUNANİSTAN HAYALLERİ ENGELLENDİ Tatar, 20 Temmuz 1974'te yapılan çıkarmanın Ada'ya barış, huzur ve güven getirdiğini belirtti. Tatar, Ada'ya gelen Mehmetçik ve Kıbrıs Türkünün direnişiyle sözde "Büyük Yunanistan" hayalinin engellendiğinin altını çizdi. Kıbrıs Türkünün geleceğe huzur ve güvenle bakabildiğini vurgulayan Tatar, ana vatan Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin Kıbrıs Türklerine yönelik fedakarlığından hiçbir zaman vazgeçmediğine işaret eden Cumhurbaşkanı, denizin altından borularla Ada'ya getirilen su, Ercan Havalimanı ve gelecekte Türkiye'den kabloyla getirilecek elektrik hizmetinin kendileri için önemli olduğunu aktardı. CUMHURBAŞKANI TATAR, TÜRK MİLLETİNE TEŞEKKÜR ETTİ Kıbrıs'a her zaman destek veren Türk milletine teşekkür eden Tatar, 20 Temmuz 1974'te şehit olanlara Allah'tan rahmet, gazilere sağlıklı ömür diledi. Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve emeği geçen diğer devlet adamlarına da rahmet diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.