SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eskender Bariyev

QHA - Kırım Haber Ajansı - Eskender Bariyev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskender Bariyev haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü Haber

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yürüttüğü sistematik propaganda ve askerileştirme (militarizasyon) faaliyetlerinin bilançosuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Bariyev, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus işgali altındaki okullarda eğitim gören gençlerin, Rusya’nın emperyal emelleri için nasıl "top yemi" haline getirildiğini anlattı. Bariyev’in aktardığına göre, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin analizleri sonucunda, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus eğitim programlarıyla yetiştirilen 318 Kırımlının, para karşılığında Ukrayna’ya karşı savaştığı ve daha sonra Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği tespit edildi. Bariyev, işgal altındaki topraklarda çocukların maruz kaldığı Rus ideolojik aşılama ve askerileştirme faaliyetlerinin sıkça dile getirildiğini ancak bu sürecin somut sonuçlarının nadiren ortaya konduğunu belirtti. Paylaşılan verilerin, Rusya’nın uzun vadeli propaganda politikasının sahadaki etkilerini açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Bariyev, “Putin'in; Ukrayna'da doğup büyüyen Kırımlıların beyinlerini yıkayarak, hiçbir utanç ve vicdan azabı duymadan kendi ülkelerine ve vatandaşlarına karşı silahlanıp savaşa girmeye ikna etmesi yaklaşık 12 yılını aldı. Putin Rusya'sının her yıl işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü propagandaya akıttığı milyonlarca ruble, işgalcilere istedikleri sonucu veriyor.” dedi. Bariyev, Rus ideolojisini benimseyen ya da eleştirel düşünme yetisini kaybeden kişilerin, işgal rejiminin mağduru haline gelerek “top yemi”ne dönüştürüldüğünü ve Rusya tarafından emperyal hedefler uğruna gözünü kırpmadan kullanıldığını dile getirdi. Rus işgalinin her yılıyla birlikte Ukrayna döneminde doğmuş Kırımlıların sayısının azaldığını, işgal sırasında çocuk olan birçok kişinin ise yoğun propaganda ve militarizasyonun etkisi altına girdiğini kaydeden Bariyev, “Bugün itibarıyla, Ukrayna topraklarında etkisiz hale getirilen Kırımlıların sayısı bin 800’ü aşmış durumda. 2022 yılında, bu kardeş katliamı niteliğindeki savaşa dahil olmamak ve Rusya'nın işlediği suçlara ortak edilmemek için ellerinden geleni yapan insanlardan yüzlerce mesaj ve telefon aldık. Kırım Yarımadası halkının büyük bir çoğunluğunun bu şekilde onurlu bir duruş sergilemiş olmasından memnuniyet duyuyorum." dedi.

Kırım Tatar siyasi tutsak Nasrulla Seydaliyev Altay’a sürgün edildi Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Nasrulla Seydaliyev Altay’a sürgün edildi

Rus makamlarının, işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde 9 yıl hapis cezasına mahkûm edilen 66 yaşındaki Kırım Tatar siyasî tutsak Nasrulla Seydaliyev’i “aşırılıkçılar ve teröristler listesine” eklediği bildirildi. Ayrıca siyasi tutsağın Krasnoyarsk bölgesindeki Minusinsk Cezaevi’nden Altay Cumhuriyeti’nin Mayma köyünde bulunan 1 No’lu cezaevine yasa dışı şekilde nakledildiği aktarıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Nasrulla Aga, Altay Cumhuriyeti’ne gönderilen ilk Kırım Tatarı oldu” diyerek, ileri yaşına rağmen bu tür bir suçlamayla binlerce kilometre uzağa sürgün edilmesinin akıl almaz olduğunu vurguladı. Bariyev, Seydaliyev’in Minusinsk’teki cezaevinde kaldığı süre boyunca sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini aktardı. Vücut ağırlığının yaklaşık yarısını kaybeden siyasi tutsağın kemik iltihabı, yüksek tansiyon, bacaklarda ödem ve varis sorunları yaşadığı, ancak kendisine yeterli tıbbi yardım sağlanmadığı ifade edildi. Verilen ilaçların ne olduğunun dahi bilinmediğini belirten Bariyev, “İlaçları almazsan daha kötü olur, kimse sana yardım etmez” denilerek siyasi tutsağa baskı yapıldığını aktardı. 28 Ağustos 2025’te Altay’daki 1 No’lu cezaevine sevk edilmesi gereken Seydaliyev’den ailesi aylarca haber alamadı. Daha sonra Barnaul’daki bir hastaneden gelen mektupla, sağlık durumunun ağırlaşması nedeniyle bir ay boyunca hastanede tutulduğu ortaya çıktı. Ancak sözde tedavinin ardından Altay’daki cezaevine gönderilen Seydaliyev’in tüm ilaçlarına el konulduğu, ailesi tarafından gönderilen ilaçların ise kendisine teslim edilmediği belirtildi. Son dört ayda açık havaya çıkarılmayan Seydaliyev’in, metal çerçeveli olduğu gerekçesiyle sürekli kullandığı gözlüklerinin dahi elinden alındığı aktarıldı. Bariyev, bu yıl ailesine ulaşan ilk mektubun 14 Ocak 2026 tarihinde sansürlenmiş şekilde teslim edildiğini söyledi. Ailenin tek umudunun esir takası olduğunu vurgulayan Bariyev, “Evinden yaklaşık 5 bin kilometre uzakta tutulan Nasrulla Aga'nın hayatını kurtarmanın ve olası bir sürgünü önlemenin tek yolu bu” ifadelerini kullandı. SİYASİ TUTSAK NASRULLA SEYDALİYEV Rus işgal güçleri, 4 Mart 2022 tarihinde Kırım’da yaşayan oğlunu ziyaret etmek için geldiği sırada Nasrulla Seydaliyev’i alıkoydu. Ardından Seydaliyev sözde Numan Çelebicihan Taburu üye olma iddiasıyla tutuklandı. 30 Kasım 2022’de işgalci mahkeme haksız yere alıkonulan Kırım Tatarı hakkında 9 yıl hapis cezası kararı aldı. Kırım Tatarına yöneltilen suçlamalar, yalnızca gizli tanık ifadelerine ve Rus güvenlik birimleriyle sistematik biçimde çalışan sözde uzman raporlarına dayandırıldı.

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor! Haber

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, işgal altındaki Kırım'da düzmece bir dava çerçevesinde 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan 26 yaşındaki siyasi tutsak Mamut Belalov'un alıkonulduğu tutukevinde ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve tıbbi yardıma erişiminin engellendiği bildirdi. Bariyev, Belalov’un ailesi tarafından gönderilen ilaçların kendisine verilmediğini ve ağır enfeksiyon riskiyle karşı karşıya olduğunu aktardı. Eskender Bariyev, 6 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işgal altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentindeki 2 No’lu tutukevinde alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belalov’un maruz kaldığı insanlık dışı koşulları kamuoyuyla paylaştı. Belalov’un cezaevinde idrar yolu hastalıklarına yakalandığını ve durumunun her geçen gün kötüleştiğini belirten Bariyev, Rus işgalci yönetiminin siyasi tutsağa karşı sergilediği tutumu "insanlık dışı" olarak nitelendirdi. Açıklamasında Bariyev, şu ifadelere yer verdi: Mamut Balalov’un idrar yolunda akut iltihaplanma var ve ateşi çok yüksek. Tutukevinin revirinde ilaç yok, ailesi tarafından gönderilen ilaçlar ise kendisine teslim edilmiyor. Mevcut enfeksiyon böbrek iltihabına ve diğer kronik hastalıklara yol açabilir. Tüm bunlara rağmen, gün boyunca yatağına uzanması, hatta oturması bile yasaklanıyor. Bariyev ayrıca, Belalov’a ne olduğu belirsiz bazı ilaçların verildiğini ancak bu ilaçların içeriği hakkında bilgi paylaşılmadığını, siyasi tutsağın sistematik sorgulara maruz bırakıldığını ve ailesiyle görüşme ya da telefonla konuşma hakkının engellendiğini ekledi. MAMUT BELALOV DAVASI Kendisi de eski bir siyasi tutsak olan Ukrayna'nın mevcut Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Nisan 2023’te Akmescit tutukevinde alıkonulduğu dönemde rastladığı Kırım Tatarı Mamut Belalov’un hikâyesini kaydederek insan hakları savunucularına iletmişti. İşgalciler, Kefe (Feodosiya) bölgesi İçki kasabası sakini genç Kırım Tatarını 9 Eylül 2022 tarihinde alıkoydu. Daha sonra işgalciler, acımasız işkencelere maruz kalan Belalov’u, Kırım’ın sözde Turizm Bakanına cinayet girişiminde bulunmakla suçladı. 2024 yılında işgalci mahkeme Belalov’u 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Volçenko ise Belalov'dan bir milyon ruble manevi tazminat talep etmişti. 17 Aralık 2025 tarihinde görülen temyiz davasında, Belyalov’un 12 yıllık hapis cezası 6 ay indirilerek 11 yıl 6 aya düşürüldü. 28 Aralık 2025 tarihinde 27 yaşına giren Belyalov, ömrünün son 3 yıl 4 ayını Rus esaretinde geçirdi. FSB SİYASİ TUTSAĞA ZULMETMEYE DEVAM EDİYOR Yasa dışı mahkûmiyetin ardından Kırım Tatarı, işgal altındaki Kırım'dan Rusya'nın Volgograd kentindeki 19 numaralı cezaevine nakledildi. Ancak kısa bir süre önce Belalov'un sebepsiz bir şekilde Kırım'a geri getirilerek Akmescit’teki 2 No'lu tutukevine yerleştirildiği öğrenildi. Ekim 2025’te açıklama yapan Eskender Bariyev, siyasi tutsağın avukatı olmaksızın tutukevinden çıkarılarak FSB binasına götürüldüğünü ve burada "şiddetli bir sorgulamadan" geçirildiğini akratmıştı. Bariyev, yaşananları Rus işgal adalet sisteminin özeti olarak nitelendirerek şunları kaydetmişti: Bu, Rusya'nın Kırım'daki işgalci adalet sisteminin özü hakkında bilmeniz gereken her şeydir. İşkence, işgalcilerin Kırım'da rehber edindiği ilkelerle gerçekleştirildi: Ukrayna mevzuatını görmezden geliyoruz, uluslararası hukuku duymuyoruz ve duymak istemiyoruz, Rus mevzuatını ise istediğimiz kişiye istediğimizi yapıyoruz diye uyguluyoruz.

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesine, Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 22. Maddesi'nin 38. Genel Yorumuna dair bir analiz raporu gönderdi. Sözleşmenin ilgili maddesi, örgütlenme özgürlüğünü koruma altına alıyor. RAPORDA, KIRIM TATAR MİLLÎ MECLİSİNE YER VERİLDİ Merkez hazırladığı raporda; dernek kurma özgürlüğünün, kimlik, temsil ve egemenlik hususundaki anahtar bir mekanizma olduğunu, dolayısıyla yerli halklar için özel öneme sahip olduğunu vurguladı. “Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) yasaklanması, yasa dışı faaliyetler sebebiyle değil, Rus işgalini reddeden bir halkın tamamına ve temsili organına yöneltilen bir tepkidir” değerlendirmesinin yapıldığı rapor, Rusya Federasyonu’nun, 2016 yılında yasakladığı ve Uluslararası Adalet Divanının hükmüne rağmen, yasağını hâlâ kaldırmadığı KTMM’ye dikkat çekti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh); Ukrayna Parlamentosu Vekhovna Rada’nın 20 Mart 2014 tarihli kararıyla, KTMM’yi, Kırım Tatarlarının siyasi arenada temsil organı olarak kabul ettiğini vurgulayarak, Verhovna Radanın, Ukrayna’nın Yerli Halklar Kanunu'nu 2021 yılında onayladığını, akabinde bu konuda çeşitli önergelerin ise Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından onayladığını hatırlattı. KTMM’NİN YASAL STATÜSÜNÜN ONAYINDA GECİKMELER YAŞANIYOR Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinin akabinde, Kırım Tatarları ve Ukraynalılar başta olmak üzere, Kırım’ın yerli halklarının sistematik baskıya ve zulme maruz kaldığını ve KTMM’nin, Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisine 14 Haziran 2023 tarihinde yasal statü elde etmek adına başvuru yaptığını hatırlatan Merkez yetkilileri; Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisinin, akabinde Ukrayna Bakanlar Kuruluna önerge gönderdiğini, bu önergenin gerekli onay aşamalarından geçtiğini, fakat Ukrayna Bakanlar Kurulunun henüz konuyla ilgili bir karara varmadığını belirtti. KTMM’nin yasal statüsünün onayında yaşanan bu gecikmenin, hukuki açıdan belirsizliğe yol açtığını vurgulayan Merkez yetkilileri, KTMM ile görüşmelerin yapılmasına rağmen, prosedürün resmiyetinin ve hukuki geçerliliği olmadığına dikkat çekerek, Ukrayna devletinin Kırım Tatar halkına yönelik kararlar alırken, Kırım Tatarlarını temsil eden organın hesaba katılmadığını aktardı. MERKEZ DE RUSYA’NIN İSTENMEYEN ÖRGÜTLER LİSTESİNDE BULUNUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgalci Rusya’nın, örgütleri “istenmeyen” olarak ilan etmesini de sunduğu raporda ele aldı. Rusya’nın teşkilâtları “istenmeyen” olarak sınıflandırması; örgütlerin faaliyetlerini bütünüyle yasaklayarak, örgütlenme özgürlüğünü ihlal ediyor. Merkez öte yandan, “Bugün, Rusya’nın ‘istenmeyen örgütler’ listesinde yaklaşık 200 uluslararası ve Ukrayna kökenli örgüt bulunuyor. Bunların arasında, 2024 yılının ocak ayında listeye eklenen Kırım Tatar Kaynak Merkezi de var” dedi. Ayrıca, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı açıklamada: "Örgütlenme özgürlüğü; ayrımcılığa karşı korunma hakkı başta olmak üzere ve diğer haklarla da doğrudan bağlantılı olması sebebiyle, özellikle işgal koşulları altında, en temel haklardan biridir. Bu tür hak ihlallerini kaydedip belgelemek ve ilgili raporları uluslararası mercilere sunmanın önemi yadsınamaz. Bilgilendirmenin de ötesinde, bu rapor, uluslararası standartların gelişimi açısından bir kaynak görevi görecektir. BM İnsan Hakları Komitesinin, Genel Yorumlarında, işgal altında örgütlenme özgürlüğünün korunmasına yönelik kararlı bir duruş sergilemenin yanı sıra, özellikle bu tür koşullar altında, örgütlenme hakkının korunmasına ve bu haktan yararlanabilmeye dair öneriler sunacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı.

İşgalci mahkemeden engelli Kırım Tatarına 8 yıl hapis cezası Haber

İşgalci mahkemeden engelli Kırım Tatarına 8 yıl hapis cezası

İşgalci Rus yönetimi, Kırım başta olmak üzere işgal altındaki Ukrayna topraklarında; Kırım Tatar halkına zulmetmek için kurgulanan sözde "Numan Çelebicihan Taburu Davası" çerçevesinde bir kişiyi daha mahkûm etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev’in aktardığına göre, Rus işgali altında bulunan Herson bölgesinin Heniçesk kentindeki Kremlin kontrolündeki sözde mahkeme, Numan Çelebicihan Taburuna mensup olma iddiasıyla alıkonulan 47 yaşındaki Kırım Tatarı Eldar Karamurzayev’i 8 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sözde mahkeme kararının 12 Aralık’ta açıklandığını belirten Bariyev, bu kararın işgal altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerinde söz konusu düzmece dava kapsamında verilen 30’uncu hüküm olduğunu kaydetti. Karamurzayev, 25 Şubat 2025’te evinde yapılan yasa dışı aramanın ardından alıkonuldu. İşgal makamları, Karamurzayev’i “Numan Çelebicihan Kırım Tatar Gönüllü Taburuna katılmak” ve “Kırım’ın ekonomik ablukasına destek vermekle” suçladı. Bariyev, Karamurzayev’in doğuştan serebral palsi hastası olduğunu belirterek, “Eldar engelli bir insan. Bir ayağında aksama var ve ağır fiziksel işlerde çalışması mümkün değil” dedi. Bariyev ayrıca, alıkonma sırasında işgalcilerin Karamurzayev’e ait FIAT marka otomobile ve ruhsatına da el koyduğunu aktardı. 4 ÇOCUK BABASI VE 2. GRUP ENGELLİ Doğuştan serebral palsi hastalığı nedeniyle ikinci grup engelli olan Eldar Karamurza, dört çocuk babası. 2014 yılından önce aile Kırım’da yaşıyordu ancak Rusya yarımadayı işgal ettikten sonra Jıtomir’e taşındı. Birkaç yıl sonra ise aile Kırım’a daha yakın olan Novooleksiyivka’da yaşamaya başladı. EN AZ 53 KİŞİ ALIKONULUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, işgalciler 2014 yılından bu yana sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde, 21’i işgal altındaki Kırım’dan, 52'si işgal altındaki Herson ve Zaporijjya bölgeleriinden olmak üzere toplamda en az 73 kişiyi alıkoydu. Kırım’da 7 kişi mahkûm edilirken, Karamurzayev yeni işgal edilen bölgelerde bu davadan hüküm giyen 30’uncu kişi oldu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, tutuklanan 73 kişiden hiçbirinin bugüne kadar serbest bırakılmadığına veya esir takasında yer almadığına dikkat çekerek, bu kişilerin Üçüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında savaş esiri sayılması ve değişime tabi tutulması gerektiğini belirtti. KIRIM TATARI RÜSTEM VİRATİ RUS ESARETİNDE CAN VERDİ 12 Mart 2025 tarihinde Rus işgal güçleri tarafından Herson bölgesinde sözde Numan Çelebicihan Taburu üyesi olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati'nin, esaret altındayken hayatını kaybettiği öğrenildi. İŞGALCİLER, NUMAN ÇELEBİCİHAN DAVASINI KIRIM TATARLARINDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN KULLANIYOR KrımSOS insan hakları örgütü uzmanı Yevgeniy Yaroşenko, bu hususta, “İşgalci Rus yönetimi, Numan Çelebicihan Taburu Davası'nı, Herson bölgesinde yaşayan Kırım Tatarlarından ‘Kırım’ın ablukası’ için intikam almak için kullanıyor” ifadelerini kullanmıştı. NUMAN ÇELEBİCİHAN TABURU NEDİR? Numan Çelebicihan Taburu fikri Ukrayna’da 2016 yılından beri tartışılıyordu. Bununla birlikte tabur resmî olarak, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal girişimi ve saldırı başlattığı 24 Şubat 2022 tarihinden sonra kuruldu. Diğer yandan, Rus özel servisleri bu bahaneyi öne sürerek, Kırım Tatar halkına karşı baskı uygulamaya başladı.

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor Haber

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor

Rusya, esir takası görüşmelerinde Kırım Tatarlarını ve gazetecileri özellikle görüşme dışı bırakıyor. Kırım’ın 2014’teki işgalinden bu yana gerçekleştirilen esir takaslarında sadece 12 Kırımlı siyasi tutsak serbest kalabildi. Bunların sekizi 2022’den önce, dördü ise geniş çaplı işgal saldırısı başladıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de dün "Kırım Parantez Dışında mı? Kırımlı Siyasi Tutsakları Özgürleştirmek İçin Bir Şans Var mı?" konulu basın toplantısı düzenlendi. Etkinlikte konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın özellikle Kırım Tatarlarını takas görüşmelerinin dışında tutmaya çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Mayıs ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı ile görüştüğümüzde, Rusların takas görüşmeleri sırasında; gazeteciler, Kırım Tatarları ve Azov mensupları hakkında konuşmak istemediğini söyledi. Bu nedenle tüm müzakere taraflarına çağrımız nettir: Her takasta Kırım’dan insanlar ve Kırım Tatar halkının temsilcileri yer almalıdır. Bu yalnızca adalet değil, işgal altındaki soydaşlarımız için bir umut meselesidir. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar Temsilcisi Elvin Kadırov, ise devlet kurumlarının sınırlı bilgiye rağmen siyasi tutsakların serbest bırakılması için çalışmaya devam ettiğini anlattı. Kadırov, ofislerinin Kırım’daki insan hakları ihlallerini sürekli olarak kayda aldığını ve bu verilerin uluslararası girişimlere temel oluşturduğunu kaydederek, “Bugüne kadar devlet kurumlarının ve uluslararası ortakların ortak çabalarıyla 160 sivil esiri geri getirmeyi başardık. Ancak Rusya’da kaç sivilin alıkonulduğuna dair resmi veri yok. Tahminler 30 binden başlıyor ve bana göre sayı çok daha yüksek.” dedi. Kadırov, Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) ile de temas kurarak hasta ve ağır durumdaki esirlerin listelerini ilettiklerini, tıbbi yardım sağlanması veya serbest bırakılmaları için girişimde bulunulduğunu ifade etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Uzmanı ve insan hakları savunucusu Volodımır Lyaşenko ise serbest bırakılan birçok siyasi tutsak için ortaya çıkan yeni bir sorun hakkında bilgi verdi. Lyaşenko, Ukrayna belgelerinin olmaması nedeniyle ceza süresi biten kişilerin işgal altındaki Kırım’dan veya Rusya’dan çıkamadığını kaydetti. Bunun çok karmaşık bir sorun olduğuna dikkat çeken Lyaşenko, “Bu sorun, işgalin 12 yıldır sürüyor olmasının bir sonucu. Ukrayna’da kimlik doğrulama sistemi 2016’dan itibaren tek demografik kayıt sistemine bağlandı. Kırım’daki birçok kişi hakkında bu sistemde herhangi bir kayıt bulunmuyor.” dedi. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, 10 Aralık itibarıyla Rusya’daki cezaevlerinde ve kolonilerde 42’si kadın olmak üzere toplam 325 Kırımlı siyasi tutsak bulunuyor.

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı Haber

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi 2 Aralık’ta Kıyiv’de gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında "Yerli Halklar Yasası: Yerli Halkların Haklarının Gerçekleştirilmesinin Garantisi" başlıklı panel düzenlendi. Panelde Ukrayna’daki yerli halkların statüsü, yasal çerçevenin güçlendirilmesi ve yerli halkların işgal koşullarında korunmasına yönelik mekanizmalar ele alındı. Panele; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özel Temsilcisi Olha Kurışko, BM Yerli Halklar Hakları Uzman Mekanizması Üyesi ve İnuit Kutup Çevresi Konseyi Başkanı Dalee Sambo Dorough, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Ukrayna Uluslararası Hukuk Derneği Başkanı Olga Butkevıç ve Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo katıldı. Oturum, Ukrayna Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev tarafından yönetildi. “KIRIM TATARLARININ STATÜSÜNE DAİR AYRI YASA GEREKLİ” Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, genel bir çerçeve sağlayan Yerli Halklar Yasası'nın yanı sıra, Kırım Tatar halkının statüsünü ayrıntılı biçimde düzenleyecek özel bir yasanın hazırlanmasının zorunlu olduğunu belirtti. 2022’de hazırlanan ve ilgili kurumlarla uyumlandırılan taslağın AGİT’ten olumlu görüş aldığını, şimdi ise Avrupa Konseyi’nden değerlendirme beklediklerini açıkladı. Aynı zamanda Taşeva uluslararası ortaklarla etkileşim sürecinin daha karmaşık olduğunu, çünkü birçok kuruluşun ağırlıklı olarak ulusal azınlıklarla çalıştığını ifade etti. KIRIM TATAR DİLİ KONUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, temsilcilik için en önemli önceliklerden birinin Kırım Tatar dili ve edebiyatının geliştirilmesi olduğunu söyledi. Yerli Halklar Yasası sonrası kabul edilen Kırım Tatar Dilini Geliştirme Stratejisi ve kurulan ulusal komisyonun, bakanlıklar arasındaki yetki devri sorunları nedeniyle yaklaşık bir yıldır tam kapasiteyle çalışamadığını aktardı. Kurışko, “Kırım Temsilcisi olarak işgal meselesi benim için de önemli, çünkü yasa ve devlet politikasının varlığı Ukrayna'ya yerli halkları korumak için ek argümanlar ve fırsatlar sağlıyor. Bugün Kırım işgal altındayken ve siyasi tutsakların çoğu Kırım Tatarı iken Ukrayna ek koruma mekanizmaları uygulamalıdır." dedi. “DİL POLİTİKASI: AVRUPA STANDARTLARIYLA UYUMLU VE KAPSAYICI OLMALI” Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, dil politikasının Avrupa standartları ile Ukrayna siyasi ulusunun güçlendirilmesini ve yerli halkların kimliklerinin korunmasını birleştirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Ukrayna ile uzman iş birliğinin önemine dikkat çeken Haug, bu sayede 2023 İnsan Hakları Komiseri raporundaki bulgular aracılığıyla Kırım'daki insan hakları savunucularına yönelik zulme dikkat çekildiğini hatırlattı. “ASIL ZORLUK, YASAYI HAYATA GEÇİRMEK” BM Yerli Hakları Uzman Mekanizması Üyesi Dalee Sambo Dorough, yerli halklara ilişkin yasal düzenlemelerin en büyük zorluğun uygulama aşaması olduğunu belirtti. Kanada’nın 2021 sonrası ilerlemelerinden örnek veren Dorough, kültürel ve siyasi hakların hâlâ tam güvence altında olmadığını söyledi. Dorough, Ukrayna yasasının en önemli avantajının “yerli halk” tanımının net bir biçimde yapılmış olması olduğunu kaydetti ve yasanın etkin uygulanması için uluslararası mekanizmaların ve yeterli mali kaynakların gerekli olduğunu ifade etti. “KTMM’İN STATÜSÜ NETLEŞMELİ, İŞGALDEN KURTARILMASI SONRASI DÖNEM İÇİN HAZIRLIK YAPILMALI” Uluslararası hukuk uzmanı Olga Butkevıç, yasanın uygulanmasının iki yönde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Birinci hemen alınabilecek kararlar örneğin KTMM’nin temsilci organ olarak yasal tescilinin tamamlanması; ikinci ise işgalden kurtarılması sonrası dönem için hazırlık kapsamında yerli halkların mülkiyeti, iş birlikçilerin sorumluluğu ve anayasal değişiklikler dahil, Kırım'ın işgalden kurtarılması sonrası döneme yönelik normatif çözümlerin hazırlanması. Butkevıç, bu konuların uluslararası alanda her zaman popüler olmayabileceğini ancak savunulması gerektiğini vurguladı. “YERLİ HALKLARIN KORUNMASI İÇİN GERÇEK ARAÇ YASA VE ALT DÜZENLEMELER” KTMM Üyesi Eskender Bariyev, yerli halk kavramının kökenden değil; dil, kültür, gelenek, kimlik ve inançların korunması ile öz yönetim hakkından kaynaklandığını ifade etti. Bariyev bu sorunların bir bildirgeyle değil, ancak gerçek hakların korunmasının bir aracı olarak yasayla çözülebileceğini belirterek, yerli halklara ilişkin yasanın tam anlamıyla yürürlüğe girmesi için 17 alt yasal düzenlemenin kabul edilmesi gerektiğini hatırlattı. “TOPLUMUN BİLGİ EKSİKLİĞİ UYGULAMAYI YAVAŞLATIYOR” Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo, Ukrayna toplumunun yerli halklarla ilgili temel kavramları yeterince bilmediğini, bu nedenle yasayı destekleyen kamu talebinin oluşmadığını kaydederek halkın bilinçlendirilmesinin hem siyasi iradeyi hem de reform sürecini güçlendireceğini söyledi.

Kırım’da insan hakları ihlallerinin yüzde 60’ından fazlası Kırım Tatarlarına yönelik Haber

Kırım’da insan hakları ihlallerinin yüzde 60’ından fazlası Kırım Tatarlarına yönelik

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, 2017-2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 binden fazla insan hakları ihlali kaydedildiğini, bunların 6 binden fazlasının Kırım Tatarlarına karşı işlendiğini açıkladı. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bariyev, Berlin’de 27-28 Kasım tarihlerinde düzenlenen Yerli Halklar Diyalog Platformu’na katıldığını bildirdi. Etkinlikte Rusya’daki yerli halkların durumu ve sürgündeki Rus demokratik güçleriyle iş birliğinin ele alındığını belirten Bariyev, “Bu tür etkinlikler, Kırım'daki gerçek durum ve yerli Kırım Tatar halkının temsilcilerine yönelik sistemli baskılar hakkında konuşmak için bir fırsattır.” dedi. Etkinlikte konuşan Bariyev’in aktardığına göre Rusya’nın kontrolündeki cezaevleri ve tutukevlerinde şu anda 176’sı Kırım Tatarı olmak üzere 316 Kırımlı siyasi tutsak alıkonuluyor. Tutsaklar arasında en az 41 kadın, 64 genç, 28 yaşlı ve 10 engelli kişinin yer aldığını belirten Bariyev, “2017–2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 binden fazla insan hakları ihlali kaydedildi. Bunların 6 binden fazlası Kırım Tatarlarına karşı işlendi.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Bariyev Kırım Tatar Kaynak Merkezinin, işgal süresince toplam 477 kişinin siyasi nedenlerle tutuklandığını veya ceza davalarıyla baskı altına alındığını tespit ettiğini bildirdi. Bu vakaların 269’u ise Kırım Tatarlarına yönelik. Bununla birlikte işgal döneminde 32 kişi zorla kaybedildi; bu kişilerin 18’i Kırım Tatarıydı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı, işgalci yönetimin 2025 yılında en çok “casusluk”, “vatana ihanet”, "Numan Çelebicihan Taburuna katılım", Rus ordusunu “itibarsızlaştırma” ve “Hizb-ut Tahrir üyeliği” gibi suçlamaları kullanarak Kırım sakinlerini hedef aldığını belirtti. Bariyev, Kırım’ın işgalinin Kırım Tatar halkı için ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak, “Kırım'ın işgali, bir yandan Kırım Tatar halkı için büyük bir tehdit, diğer yandan ise dünyada daha görünür ve özne olma fırsatı. Pek çok şey Kırım Tatar halkının nasıl davrandığına bağlı. Ancak en ağır sonuç insan kaybıdır.” dedi.

İşgalciler Kırım’da 8 kişiyi daha sözde “vatana ihanet” suçlamasıyla alıkoydu Haber

İşgalciler Kırım’da 8 kişiyi daha sözde “vatana ihanet” suçlamasıyla alıkoydu

Rusya’nın 2014’ten bu yana işgal altında tuttuğu Kırım’da baskılar artarak sürüyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rus işgal güçlerinin yarımadada sekiz kişiyi daha uydurma “vatana ihanet” suçlamasıyla alıkoyduğunu bildirdi. Eskender Bariyev'im 26 Kasım’da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre alıkonulan isimler şunlar: Andriy Bryukhanov, Taras Hudak, Enver Çavuş, Olha Tsiryk, Hlib Kutsenko, Anatoliy Revyut, Evelina Melnychuk ve Tetyana Dyakunovska. Rus işgal güçlerinin büyük baskısına rağmen Kırımlıların direnmeye devam ettiğini belirten Bariyev, “Bu insanlar tüm risklere rağmen direniyor çünkü özgür, demokratik ve bağımsız bir ülkede yaşamak istiyorlar.” dedi. Açıklamasında Kırımlıların Rusya’nın dayattığı kimlik, dil, bayrak ve yönetimi kabul etmediğini vurgulayan Bariyev, “Bu gözaltılar basit bir gerçeği gösteriyor: İşgal ne kadar uzun sürerse sürsün, Ukrayna vatandaşları Rus düzenini benimsemedi, işgalciyle iş birliği yapmadı ve Rusya yönetimi altında yaşamak istemiyor.” ifadelerini kullandı. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, işgalin başlangıcından bu yana Kırım’da, 268’i Kırım Tatarı olmak üzere en az 473 kişi siyasi tutuklama veya sözde ceza davaları kapsamında baskıya maruz kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.