SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eskender Bariyev

QHA - Kırım Haber Ajansı - Eskender Bariyev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskender Bariyev haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’dan Kırım Tatar Kaynak Merkezine siber saldırı: Eskender Bariyev'den açıklama geldi Haber

Rusya’dan Kırım Tatar Kaynak Merkezine siber saldırı: Eskender Bariyev'den açıklama geldi

Rus bilgisayar korsanlarının düzenlediği siber saldırılar kapsamında, işgal altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan Kırım Tatar Kaynak Merkezinin Instagram hesabı hedef alındı. “RUS HACKERLAR, GERÇEKLERİN BİRİNCİL KAYNAĞINA KARŞI BİR SAVAŞ YÜRÜTÜYOR” Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, olaya ilişkin resmî sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, söz konusu hesabın silindiğine dikkat çekerek “Füzeler, aralıksız olarak Kıyiv’i ve Ukrayna’nın diğer kentlerini hedef alırken Rus hackerlar, işgal altındaki Kırım ile Herson (Kherson) ve Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin işgal altındaki sivil yerleşimlerinde, gerçeklerin birincil kaynağına karşı bir savaş yürütüyor.” değerlendirmesini yaptı. Siber saldırıların “KillNet” ve diğer hacker gruplarına mensup Rus bilgisayar korsanları tarafından gerçekleştirildiğini kaydeden Bariyev, “KillNet”in, NATO üyesi ülkeler ile Ukrayna’yı destekleyen diğer ülkelerin devlet kurumlarına, kritik altyapılarına ve internet sitelerine yönelik geniş çaplı siber saldırılar düzenlemesiyle tanındığını hatırlattı. “BU SİBER SALDIRI, İŞGALCİLERİN DUYDUĞU ÖFKENİN ÇARESİZCE BİR DIŞA VURUMUDUR” Kırım Tatar Kaynak Merkezinin, hem Kırımlıların bireysel hakları hem de Kırım’daki yerli halkların insan haklarının ihlal edilmesini ele aldığını dile getiren Bariyev, Merkezin Kırım’ın işgalden kurtarılması amacıyla faaliyette bulunmasının da Rus işgalcileri rahatsız ettiğini vurguladı. Öte yandan Bariyev, “Faaliyetlerimiz, Rusya’nın yarımadayla ilgili mitlerini yıkıyor ve düşman propagandasını sistematik olarak etkisiz hâle getiriyor.” şeklinde konuştu. Bununla birlikte Rusların yalanlar üzerine kurdukları bir siyaset yürüttüğünü dile getiren Bariyev, Rusların gerçeklerle yüzleşemediğini kaydederek “Bu siber saldırı, işgalcilerin, Rusya’nın kanlı rejiminin gerçek yüzünün Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından her gün dünyaya gösterilmesinden dolayı duyduğu öfkenin çaresizce bir dışa vurumudur.” dedi. “KIRIM’IN İŞGALDEN KURTARILMASININ ÖNÜNE GEÇEMEZSİNİZ” Rusya’nın siber saldırılarının Merkezin çalışmalarına engel olamayacağını belirten Bariyev, açıklamasında Rus işgalcilere hitap ederek şu ifadelere yer verdi: Sosyal medya hesabımızı yok edebilirsiniz ancak gerçeği asla silemez, bizi korkutamaz ve Kırım’ın işgalden kurtarılmasının önüne geçemezsiniz. Ekibimiz söz veriyor: Daha da büyük bir azimle çalışacağız. Kırım Tatar Kaynak Merkezi olarak her türlü baskıya rağmen faaliyetlerimize bir dakika bile ara vermiyoruz. Her savaş suçunuzu kaydetmeye ve bunları tüm uluslararası platformlarda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz. “SİBER TERÖRİSTLERE VERİLECEK EN İYİ YANIT, DAYANIŞMAMIZDIR!” Öte yandan, Merkezin Instagram hesabının mümkün olan en kısa sürede geri alınması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Bariyev, “Siber teröristlere verilecek en iyi yanıt dayanışmamızdır!” ifadelerini kullanarak, Merkezin Instagram hesabına Ruslar tarafından getirilen erişim engeli devam ettiği sürece bütün gelişmelerin alternatif platformlarda yayımlanacağını dile getirdi. “KIRIM UKRAYNA’YDI, UKRAYNA’DIR VE UKRAYNA OLARAK KALACAKTIR!” Rusya’nın siber saldırılarına karşı Merkezin resmî internet sayfası ile sosyal medya hesaplarının takibe alınması çağrısını yapan Bariyev, son olarak şu ifadelere yer verdi: İşgalcilere bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Kırım Ukrayna’ydı, Ukrayna’dır ve Ukrayna olarak kalacaktır!

Rusya "Numan Çelebicihan Taburu Davası" kapsamında 87 kişiyi yasa dışı şekilde alıkoydu Haber

Rusya "Numan Çelebicihan Taburu Davası" kapsamında 87 kişiyi yasa dışı şekilde alıkoydu

Rusya, Kırım’ın işgalinden bu yana uydurma "Numan Çelebicihan Taburu" dosyası kapsamında 87 Ukrayna vatandaşını yasa dışı olarak gözaltına aldı ve mahkûm etti. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, "Numan Çelebicihan Taburu Davasında Kremlin'in Esirleri: Rusya Ukrayna Vatandaşlarını Nasıl Takip Ediyor ve Onlar Eve Nasıl Geri Getirilir?" başlıklı basın toplantısında konuya ilişkin güncel verileri paylaştı. Bariyev’in aktardığı bilgilere göre, hedef alınan 87 kişinin 71’i sivil vatandaşlardan, 16’sı ise Rus ordusuna esir düşen ve işgal mahkemelerince 14 yıldan 22 yıla kadar ağır hapis cezalarına çarptırılan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 48. Müstakil Hücum Taburu mensubu askerlerden oluşuyor. GENİŞ ÇAPLI İŞGALDEN BU YANA 47 YENİ ALIKOYMA Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının ardından baskıların tırmandığını belirten Eskender Bariyev, şu ifadeleri kaydetti: Bu 87 kişiden 24'ü işgal altındaki Kırım'da, 47'si ise 24 Şubat 2022'den sonra Herson ve Zaporijjya bölgelerinde yasa dışı olarak alıkonuldu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Ukrayna vatandaşlarının yasa dışı olarak gözaltına alınması, hapsedilmesi ve düzmece suçlamalarla sözde Numan Çelebicihan Taburuna üye oldukları gerekçesiyle soruşturulması vakalarını belgelemeye ve bu kişilerin serbest bırakılmaları için mümkün olan her şeyi yapmaya devam ediyor. 61 KİŞİYE HUKUK DIŞI CEZA Kırım Tatar Kaynak Merkezi verilerine göre, yargılanan isimlerden 61’i hakkında yasa dışı hapis kararları çıkarıldı; bu mahkumiyetlerin 6'sı kişilerin yokluğunda (gıyaben) verildi. Öte yandan daha önce hapis cezasına çarptırılan Kırım Tatarlarından Edem Kadırov, Aydin Mamutov ve Medjit Ablyamitov ceza sürelerini tamamlayarak serbest kaldı. NUMAN ÇELEBİCİHAN TABURU NEDİR? Numan Çelebicihan Taburu fikri Ukrayna’da 2016 yılından beri tartışılıyordu. Bununla birlikte tabur resmî olarak, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal girişimi ve saldırısını başlattığı 24 Şubat 2022 tarihinden sonra kuruldu. Rusya Yüksek Mahkemesi, siyasi bir şekilde 1 Haziran 2022'de Numan Çelebicihan Taburu’nu sözde “terör örgütü” olarak tanıdı. Rus özel servisleri bu bahaneyi öne sürerek, Kırım Tatar halkına ve Ukraynalı aktivistlere karşı baskı uygulamaya başladı. KIRIM TATARI RÜSTEM VİRATİ RUS ESARETİNDE CAN VERDİ 12 Mart 2025 tarihinde Rus işgal güçleri tarafından Herson bölgesinde sözde Numan Çelebicihan Taburu Üyesi olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati'nin, esaret altındayken hayatını kaybettiği öğrenildi. İŞGALCİLER, NUMAN ÇELEBİCİHAN DAVASINI KIRIM TATARLARINDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN KULLANIYOR KrımSOS İnsan Hakları Örgütü Uzmanı Yevgeniy Yaroşenko, bu hususta, “İşgalci Rus yönetimi, Numan Çelebicihan Taburu Davası'nı, Herson bölgesinde yaşayan Kırım Tatarlarından ‘Kırım’ın ablukası’ için intikam almak için kullanıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Kırım Tatar siyasi tutsakların yakınlarını hedef alan dolandırıcılık ağı ifşa edildi! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsakların yakınlarını hedef alan dolandırıcılık ağı ifşa edildi!

Rusya, 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım’da Kırım Tatarları ile diğer yarımada topluluklarını siyasi saikli düzmece davalar kapsamında alıkoyuyor. Uyguladığı ağır insan hakları ihlalleriyle yetinmeyen işgalci Ruslar, aynı zamanda Kırım Tatar siyasi tutsakların aileleri ve yakınlarının acıları üzerinden kâr elde etme girişimlerinde bulunuyor. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev’in resmî sosyal medya hesabı üzerinden 15 Eylül’de yayımladığı açıklamada, Kırım Tatar siyasi tutsakların ailelerinin ve yakınlarının sözde avukatlar, sahte mahkûmlar ve Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) bünyesinde çalışan işgalci Rusların dâhil olduğu bir “şantaj düzeni” ile hedef alındığı belirtilerek “Bu paylaşımın amacı, Kırım’daki siyasi tutukluların yakınlarını uyarmak ve onları alçakça bir dolandırıcılıktan korumaktır.” ifadelerine yer verildi. DOLANDIRILAN AİLELER HAKSIZ YERE CEZA ALARAK AĞIR MADDİ KAYIPLAR YAŞIYOR Bariyev, açıklamasında dolandırıcılık ağının, yakınları Rusya tarafından zulme uğrayan, alıkonulan ve uydurma davalar kapsamında Kırım’daki tutukevlerine gönderilen ailelerin çaresizliğinden yararlanmaya çalıştığı ve para karşılığı yakınlarına özgürlük vaadinde bulunduğunu kaydetti. Sözde avukatların yaklaşık 2 milyon ruble, FSB yetkililerinin ise 150 ila 200 bin dolar arasında astronomik ücretler talep ettiğine işaret eden Bariyev, “Ancak insanlar, vadedilen özgürlük yerine çifte darbe alıyor: Suçlandıkları madde kapsamında mümkün olan en ağır ceza ve geri dönüşü olmayan şekilde büyük miktarda para kaybı...” dedi. RUSYA’NIN SAHTE MAHKÛMLARI, ÖNCE KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARIN GÜVENİNİ KAZANIYOR Bariyev, sahte mahkûmların ilk önce “Biz aynı inançtanız”, “Aynı kandanız”, “Aynı ekmeği bölüşüyoruz”, “Aynı balandayı (tutuklu yemeğini) yiyoruz” gibi ifadelerle tutukevlerindeki Kırım Tatar siyasi tutsakların güvenini kazandığına dikkat çekti. Sahte mahkûmların, Kırım Tatarlarını verdikleri “hizmet” ucuz olmayan ama “aldıkları paranın hakkını veren”, FSB’nin üst düzey makamlarıyla bağlantıları olan ve gerekli kişilerle birçok işi “halledecek” olan sözde “avukatlar” sayesinde serbest kalabilecekleri şeklinde yönlendirdiğini kaydeden Bariyev, öte yandan “Bir süre sonra, güven kazanmış bu sahte mahkûmlar doğal olarak serbest bırakılıyor ve (Kırım Tatarlarının) yakınlarından on binlerce dolar koparmaya başlıyor.” dedi. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR, İŞGALCİ RUS ORDUSUNA ALINMAK İÇİN SÖZLEŞME İMZALAMAYA ZORLANIYOR Bariyev, çocukları hayatları boyunca suç dünyasıyla hiçbir bağlantısı olmamış, cezaeviyle hiçbir ilgisi bulunmamış Kırım Tatar ailelerin, hiçbir suç işlememiş çocuklarının özgürlüğü için ellerinde ne varsa vermeye, büyük borçların altına girmeye, yaşadıkları evi ve tüm mal varlıklarını satmaya hazır olduğunu ifade etti. Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılması için hiçbir şey yapmamış olan ve milyonluk ücretler alan sahte avukatların, Kırım Tatarlarını Ukrayna’ya karşı savaşmak ve işgalci Rus ordusuna katılmaları için sözleşme imzalamaları adına sahte mahkûmla birlikte ikna çabalarına girdiğini dile getiren Bariyev, ayrıca sınırda görev yapan muhafızların varlığına rağmen, Kırım Tatarlarına Ukrayna tarafında geçmelerine yardımcı olunacağının vadedildiğine dikkat çekti. Öte yandan Bariyev, şu değerlendirmelerde bulundu : Böylece, öğrendiğim kadarıyla, şimdiden birkaç kişi bu tuzağa düşmüş durumda. Sonuç olarak çocukların ‘200 numaralı yük’ olarak siyah torbalarda eve getirildiği, yakınlarının ise hem çocuklarını, hem paralarını hem de evlerini kaybettiği, üstelik büyük borçlarla baş başa kaldığı bilinen vakalar var. “AİLENİZİN YAŞADIĞI FELAKETİN BİRİLERİNİN KANLI SERMAYESİNE DÖNÜŞMESİNE İZİN VERMEYİN” Bariyev, açıklamasında son olarak şu ifadelere yer verdi: Bu tür hikâyeler, herhangi bir ebeveynin en büyük korkusu üzerinden nasıl para kazanıldığına yönelik acımasız bir örnek. Yakınınızın başı dertte olduğunda eleştirel düşünme yetisi devre dışı kalıyor. Cübbeler ve takım elbiseler içindeki suç ortaklarıyla birlikte sahte mahkûmlar ise tam da buna güveniyor. Çocuğunuzun kaderini ve elinizdeki son parayı emanet etmeyi düşündüğünüz herkesi iyice araştırın. Gerçekten yardımcı olabilecek kişilerin, cephe ve engelleme birlikleri üzerinden kaçışlar organize etmeyeceğini unutmayın. Kendinizi ve yakınlarınızı bu akbabalardan koruyun. Böyle bir durumda yapılması gereken yalnızca soğukkanlılığınızı korumak ve kamuoyuna çağrıda bulunmaktır. Ailenizin yaşadığı felaketin birilerinin kanlı sermayesine dönüşmesine izin vermeyin.

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı Haber

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgalcilerin 27 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’a yönelik zulmü derinleştirdiğini duyurdu. İşgalci mahkeme tarafından kurgulanmış "vatana ihanet" davası kapsamında ikinci kez yargılanan Belalov’un hapis cezası 21 yıla yükseltildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, İçki (Sovetskoye) kasabası sakini Mamut Belyalov ilk olarak Kasım 2024'te sözde "suikasta yardım", "yasa dışı silah ve patlayıcı bulundurma" suçlamalarıyla 12 yıl hapis cezasına ve sözde Kırım Turizm Bakanı Vadim Volçenko'ya 1 milyon ruble tazminat ödemeye mahkûm edilmişti. Aralık 2025'te temyiz mahkemesi bu cezayı 11 yıl 6 aya indirmişti. HAKKINDA YENİ DAVA AÇILDI Öte yandan sözde mahkeme kararı açıklandıktan hemen sonra Belyalov hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı. İşgalci Rus makamlarının yeni iddialarına göre Belyalov, 2022 yazında Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile iletişime geçerek Vadim Volçenko'ya yönelik suikast hazırlığına katıldı. Belyalov'un tetikçiye para, silah, mühimmat ve patlayıcı teslim edeceği, ancak Rus işgal güçleri (FSB) tarafından yakalanması sebebiyle bu eylemi gerçekleştiremediği öne sürüldü. Soruşturma sürecinde Belyalov, Akmescit (Simferopol) tutukevinden sık sık FSB binasına götürülerek psikolojik işkenceye maruz bırakıldı. Aile görüşmeleri kılıfı altında ses ve görüntü kaydı alınan odalarda Belyalov ve akrabaları, Ukrayna'ya destekleri ve "özel askerî harekât" (Rusya'nın Ukrayna'nın işgaline verdiği isim) hakkındaki görüşleri sorgulanarak provokasyonlara maruz bırakıldı. Öte yandan, Belyalov'un 2022 yılındaki ilk alıkonulması sırasında kullandığı VAZ 2111 markalı otomobiline dahi olaydan 4 yıl sonra (27 Mayıs 2026 tarihinde) el konuldu. "SÜRESİ BİTEN TUTSAKLARA İKİNCİ CEZA VERİLİYOR" Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, Belyalov dosyasının münferit bir olay olmadığını vurguladı. İşgalci yönetimin ceza sürelerini tamamlayan ya da hapiste bulunan Ukrayna vatandaşlarına ek dosyalar açarak ceza sürelerini uzatmayı bir yöntem hâline getirdiğini belirten Bariyev; Serhiy Lıhomanov, Hennadiy Lımeşko ve Oleksandr Doljenkov gibi siyasi tutsakların da cezaları bittikten hemen sonra ikinci kez mahkûm edildiklerini hatırlattı.

İşgal altındaki Kırım’da alıkonulan iki Kırım Tatarı, 20 aydan uzun süre aileleriyle görüştürülmedi Haber

İşgal altındaki Kırım’da alıkonulan iki Kırım Tatarı, 20 aydan uzun süre aileleriyle görüştürülmedi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iki Kırım Tatarı Enver Çauş ve Müslim Mambetov’un 25 Aralık 2024’te alıkonulduğunu ve yaklaşık 20 ay boyunca Akmescit’teki (Simferopol) 2 No’lu Cezaevi’nde tutulduklarını bildirdi. Bariyev, iki gencin bu süre boyunca aileleriyle herhangi bir iletişim kurmasına izin verilmediğini belirtti. Çauş ve Mambetov’un gözaltında tutulduğu bilgisi, haklarında yürütülen mahkeme sürecinin ardından Ağustos 2026’da kamuoyuna yansıdı. Böylece aileleri, yakınlarının yaklaşık 20 ay boyunca nerede ve hangi koşullarda tutulduğunu ancak uzun bir süre sonra öğrenebildi. Ailelerin bu süreçte Rusya Federal Güvenlik Servisine (FSB) karşı şikayet ve dava başvurularında bulunduğu fakat sonuç alamadığı kaydedildi. Rus işgal makamlarının, iki Kırım Tatarının alıkonulduğu ancak 18 Ağustos’ta gerçekleştirilen mahkeme duruşmasının ardından kabul ettiği bildirildi. Bunun yanında Bariyev, aynı dosya kapsamında sekiz kişinin "vatana ihanet" suçlamasıyla alıkonulduğunu belirterek, bu kişilerin Andriy Bryuhanov, Taras Hudak, Enver Çauş, Olha Tsırık, Hlib Kutsenko, Anatoliy Revut, Evelina Melnıçuk ve Tetyana Diyakunovska olduğunu açıkladı. AİLELERİ, İLK KEZ KAFESİN ARDINDAN GÖRDÜLER Rus işgal makamlarının Çauş ve Mambetov’u, Ukrayna istihbarat servislerine bilgi aktarmak ve para transferi yapmakla suçladığı belirtildi. İki Kırım Tatarı hakkında yöneltilen "vatana ihanet" suçlamasının 20 yıla kadar hapis cezası öngördüğü ifade edildi. Başkan Bariyev, Mambetov’un tutsaklık tedbirine ilişkin ilk mahkeme duruşmasının 28 Ağustos’ta yapıldığını, Çauş’un duruşmasının ise 2 Eylül’de gerçekleştirilmesinin planlandığını kaydetti. Ayrıca, Bariyev’in aktardığına göre aileler, çocuklarını yasa dışı bir şekilde gözaltına alınmalarından bu yana ilk kez Akmescit'teki Kıyivskiy Bölge Mahkemesinin avlusunda, konvoy eşliğinde götürülürken ve yalnızca bir kafesin ardından görebildi. Çauş ve Mambetov’un, gözaltına alındıkları gün üzerlerinde bulunan kıyafetleri giymeyi sürdürdükleri, bu süre boyunca kendilerine paket veya ilaç ulaştırılmasına izin verilmediği bildirildi. Bunu yanı sıra, tam izolasyon altında tutulduğu süre boyunca Enver Çauş’un iki büyükbabasını ve kardeşini kaybettiği, ancak kendisinin bu ölümlerden haberdar olmadığı belirtildi. İKİ GENÇ DE KEZLEV’DE DÜNYAYA GELDİ Öte yandan, Enver Çauş ve Müslim Mambetov’un, Kırım’ın Kezlev (Yevpatoriya) kentindeki Kırım Tatarlarının yoğun olarak yaşadığı İsmail Bey bölgesinde doğup büyüdüğü ifade edildi. Eskender Bariyev, ailelerinin 1990'lı yıllarda sürgün edildikleri yerlerden tarihî vatanları Kırım'a dönme hayali kurduğunu ve çocuklarını kendi topraklarında yetiştirdiğini belirtti. Ayrıca, Kırım Tatar Kaynak Merkezi daha önce, iki ay süren çalışmalar sonucunda Rus işgali altındaki Akmescit'te bulunan 2 No’lu cezaevinin gizli hücrelerinde tutulan 12 kişinin kimliğinin tespit edildiğini açıklamıştı.

Kırım Dayanışmasının insan hakları mücadelesi engellendi: Kırım dış dünya için daha az görünür hâle gelecek Haber

Kırım Dayanışmasının insan hakları mücadelesi engellendi: Kırım dış dünya için daha az görünür hâle gelecek

İşgal altındaki Kırım'da siyasi baskılara maruz kalan kişileri, siyasi tutsakları ve ailelerini desteklemek amacıyla 2016 yılında kurulan insan hakları hareketi Kırım Dayanışması (Krımskaya Solidarnost), 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini resmî olarak sonlandırdığını açıkladı. Yapılan duyuruda, Rusya Adalet Bakanlığının kuruluşu "yabancı ajan" listesine almasının ardından mevzuatın incelendiği ve mevcut koşullarda çalışmaya devam etmenin imkansız olduğu belirtildi. Kararın ardından Rusya mevzuatını ve hukuki riskleri ayrıntılı şekilde inceleyen hareket yönetimi, mevcut şartlar altında insan hakları faaliyetlerini sürdürmenin imkansız olduğu sonucuna vararak resmî internet sayfası ve sosyal medya hesaplarındaki yayınları tamamen durdurma kararı aldı. Kırım Dayanışması tarafından yayımlanan veda açıklamasında, bu kararı almanın kendileri için son derece zor olduğu ancak aktivistlerin ve ailelerinin güvenliği açısından bu adımın kaçınılmaz hâle geldiği vurgulandı. On yıl boyunca bir hak arayışı girişiminden öte, karşılıklı güven ve dayanışmayla örülmüş büyük bir topluluğa dönüştüklerini belirten hareket mensupları, işgalci yönetimin hukuki ve siyasi baskıları nedeniyle halka açık sivil toplum faaliyetlerine nokta koyduklarını ifade ettiler. AKTİVİSTLER ÜZERİNDE YILLARDIR SÜREN SİSTEMATİK BASKI Ukrayna merkerli Suspilne haber ajansına konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Kırım Dayanışmasının kurulduğu günden bu yana Rus işgal güçlerinin hedefinde olduğunu hatırlattı. İşgalci yönetimin hareketi işlevsiz kılmak adına aktivistlerin, gazetecilerin ve avukatların evlerine baskınlar düzenlediğini, idari para cezaları kestiğini ve çok sayıda kişiyi günlerce süren geçici gözaltılarla yıldırmaya çalıştığını belirtti. Remzi Bekirov, Marlen Asanov, Seyran Saliyev, Amet Süleymanov ve Server Mustafayev gibi hareketin önde gelen isimleri hukuksuz yargılamalar sonucunda ağır hapis cezalarına çarptırılırken, Kırımlı tutsakları savunan avukatların dâhi ruhsatlarının iptal edilmesi için sistemli adımlar atıldı. 2012 yılından bu yana Rusya'da bağımsız sivil toplumu ve basını susturmak için kullanılan "yabancı ajan" yasası, son dönemde Kırım'daki bağımsız sesleri tamamen boğmak amacıyla genişletildi. Sadece örgütler değil, bireyler de bu kapsama alındı. Geçtiğimiz dönemde yurttaş gazeteci Lutfiye Zudiyeva ile yıllardır hapiste bulunan Kırım Dayanışması Koordinatörü Server Mustafayev de "yabancı ajan" ilan edildi. Söz konusu yasanın başlangıçta siyasi faaliyetlerde bulunan ve yurtdışından fon alan kâr amacı gütmeyen kuruluşları kapsadığını hatırlatan Eskender Bariyev, "Daha sonra yasa, yetkililer tarafından 'yabancı etki altında' olduğu düşünülenler de dâhil olmak üzere medya kuruluşlarını ve bireyleri kapsayacak şekilde genişletildi. Ancak Rus yasalarında bu tür bir etki için net kriterler bulunmuyor; bu da statünün çok çeşitli bağımsız kuruluşlara ve aktivistlere uygulanmasına olanak tanıyor." şeklinde belirtti. KIRIM'DA YAŞANAN HAK İHLALLERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜ CİDDİ ORANDA AZALACAK ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, cezaevinde bulunan bir kişinin her üç ayda bir finansal beyanname verme zorunluluğu getiren bu yasanın tam bir saçmalık olduğunu ve doğrudan ifade özgürlüğünü yok etmeyi amaçladığını vurguladı. Son olarak Rusya Adalet Bakanlığı, Kırım Dayanışması ile bağlantılı gördüğü avukat, gazeteci, insan hakları savunucusu, sanatçı ve tutuklu annelerinin de aralarında bulunduğu listedeki kişi sayısını 137'ye çıkararak baskının dozunu artırdı. İnsan hakları savunucuları, Kırım Dayanışmasının faaliyetlerini durdurmasının işgal altındaki yarımada için telafisi güç bir bilgi boşluğu yaratacağı konusunda hemfikir. Viktoriya Nesterenko, örgütün yarımadadaki insan hakları ihlallerini, mahkeme süreçlerini ve ev aramalarını tarafsız şekilde dünyaya aktaran en güvenilir kaynaklardan biri olduğunu kaydederek, “Kırım Dayanışması sayesinde bizler, uluslararası kurumlar ve uluslararası sivil toplum, Kırım'da neler olup bittiğini öğreniyorduk. Ayrıca Kırım Dayanışması, işgal altındaki bölgelerde vatandaşlar arasında büyük güven uyandıran kamu girişimlerinden biriydi. Bilginin çarpıtılmayacağını ve doğru bir şekilde iletileceğini bildikleri için bilgileri paylaşıyorlardı. Kırım Dayanışmasının çalışmalarını durdurması, işgal altındaki yarımadadan doğrudan bilgi edinmenin sürekli kaynaklarından birinin kaybı anlamına geliyor. Bu nedenle, Kırım'daki olaylar dış dünyaya daha az görünür hâle gelebilir.” dedi. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen Eskender Bariyev, Kırım'da kalan aktivistlerin siyasi tutsaklara ve ailelerine yardım etmekten tamamen vazgeçmeyeceğini belirterek, “Kırım Dayanışması çatısı altında resmî bir faaliyet yürütülmeyecek olsa da, bölgedeki duyarlı insanların bireysel düzeyde veya farklı kanallardan haksızlıkları duyurmaya, mahkemeleri takip etmeye ve mağdur ailelerin yanında durmaya devam edecektir.” dedi. İnsan hakları savunucuları, hareketin kapanmasının Kırım'daki baskıların azaldığı anlamına gelmediğini, aksine işgalci yönetimin cezasızlık algısıyla baskı rejimini derinleştirdiğini vurguladı.

Cephedeki askerin çizimleri posta pulu oldu: "Kırım'da başladı, Kırım'da bitecek!" pul serisi Kıyiv'de tanıtıldı Haber

Cephedeki askerin çizimleri posta pulu oldu: "Kırım'da başladı, Kırım'da bitecek!" pul serisi Kıyiv'de tanıtıldı

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nın direnişini ve özgürlük mücadelesini simgeleyen "Kırım’da başladı, Kırım’da bitecek!" adlı yeni bir posta pulu serisi tanıtıldı. Söz konusu özel proje, Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile #LiberateCrimea hareketi aktivistlerinin ortak girişimiyle hayata geçirildi. GENÇ AKTİVİSTLERİN FİKİRLERİ CEPHEDEKİ SANATÇIYLA HAYAT BULDU Pulların sanatsal tasarımını, aynı zamanda Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde asker olarak görev yapan ünlü sanatçı Andriy Yermolenko üstlendi. Tasarım sürecinde #LiberateCrimea hareketinin genç aktivistlerinden ilham aldığını belirten Yermolenko, "Bu kadar çok gencin Kırım için içtenlikle mücadele ettiğini gördüğümde, yarımadanın Ukrayna’ya mutlaka geri döneceğini bir kez daha anladım. Benim için bu proje sadece çizimlerden ibaret değil; pes etmeyen ve savaşmaya devam eden insanların hikâyesidir." dedi. “KIRIM’IN EVİNE DÖNMESİNİ GEREKTİĞİNİ TÜM DÜNYAYA HATIRLATIYORUZ” Tanıtım etkinliğinde konuşan ünlü yönetmen, oyuncu, Kırım Evi Kültür Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar yönetmen Ahtem Seitablayev, bu tür kültürel projelerin de işgalden kurtarma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Posta pullarının geçmişi, bugünü ve geleceğin Ukrayna Kırımına dair vizyonu birleştirdiğini söyleyen Seitablayev, bu adımın Kırım’ın özgürleşmesi yolunda hem Ukrayna içinde hem de uluslararası arenada yarımadanın unutulmaması adına güçlü bir hatırlatıcı olacağını vurgulayarak şu ifadelerini kullandı: Bu, Kırım'ın işgalden kurtarılması yolunda atılmış bir başka adımdır. Bu tür projeler hem Ukrayna’da hem de yurt dışında yarımadanın hâlâ işgal altında olduğunu ve mutlaka evine dönmesi gerektiğini hatırlatmaya yardımcı oluyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev de Kırım konusunun Ukrayna ve dünya gündeminde sürekli canlı tutulması gerektiğinin altını çizdi. Bariyev, "Kırım’ı sistemli bir şekilde hatırlatmak zorundayız. Bu tür girişimler sayesinde uluslararası ortaklarımızın dikkati yarımadanın işgalden kurtarılması hedefinden uzaklaşmayacaktır." şeklinde konuştu. 8 PULLUK ÖZEL SET UKRPOŞTA’DA SATIŞTA Ukrayna Devlet Posta Servisi "Ukrpoşta" Filatelik Ürünleri Departmanı Müdürü Nataliya Muhina, sekiz puldan oluşan bu özel serinin resmî çevrim içi mağaza üzerinden siparişe açıldığını duyurdu. Pulların tüm dünyaya filateli sanatı aracılığıyla Kırım’ı anlattığını belirten Muhina, geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana Ukrpoşta’nın Kırım temalı birçok popüler seriye imza attığını hatırlattı. Ayrıca daha önce yayımlanan "Kırım Köprüsü: Bir Daha!", "Kırım Hazineleri: Geri Dönüş" ve Kırım Tatar geleneksel nakışlarını içeren pul serilerinin ardından, bu yeni adımın da geçici işgale karşı haklı bir ses yükseltme amacı taşıdığını vurguladı.

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" Haber

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor"

Ukrayna Parlamentosunda (Verhovna Rada), Sovyet rejiminin en karanlık suçlarından biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alan "Dün Cezalandırılmadı; Bugün Tekrarlanıyor" başlıklı sergi açıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) desteğiyle hazırlanan sergi, Ukraynalı sanatçı Andriy Yermolenko tarafından hayata geçirildi. Sergi; Kırım'ın işgalden kurtarılması, insan hakları ve Ukrayna'nın yerli halklarının haklarının korunması uğruna verilen 12 yıllık mücadeleyi konu alan 17 posterden oluşuyor. Serginin açılışı, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenine; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov katıldı. Sergi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü bir soykırım suçu olarak hatırlatmanın ötesinde, Sovyet rejiminin suçları ile Rusya Federasyonu'nun günümüzde Kırım Tatar ve Ukrayna halkına yönelik politikaları arasında paralellikler kurmayı amaçlıyor. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk yaptığı açılış konuşmasında, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesinin, Rusya’nın işlediği suçlar karşısında uzun yıllardır süregelen cezasızlığının bir başka kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Cezalandırılmayan kötülük tekerrür eder, cezalandırılmayan kötülük geri döner. Bugün görevimiz; hem parlamento düzeyinde hem de uluslararası toplum düzeyinde bu kötülüğün cezalandırılmasını sağlamak için gereken her şeyi yapmaktır.” ifadelerini kullandı. KTMM Başkanı Çubarov ise, "Bu sergi sadece 1944 trajedisini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda cezalandırılmayan kötülüğün geri dönme eğiliminde olduğunun da bir kanıtı niteliğini taşıyor. Sergi, geçmiş ile günümüz arasındaki bağa ve layıkıyla mahkum edilmeyen suçların tekerrür edebileceğine dikkat çekiyor." şeklinde konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, serginin Ukrayna Parlamentosunda düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Kırım Tatar halkının sürgününü bir "soykırım eylemi" olarak tanıyan ilk kurumun 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu olduğunu hatırlatan Bariyev, Rusya'nın 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinin, aynı soykırımcı politikanın bir devamı olduğunun altını çizdi. Bariyev, “Bu bizim için sadece geçmişle ilgili bir mesele değil. Bu; adalet, tarihi hafıza ve gelecek meselesidir. Güçlerimizi birleştirdiğimiz, dünyayı bilgilendirdiğimiz ve mücadele ettiğimiz sürece adaleti, Kırım'ın işgalden kurtarılmasını ve Ukrayna'nın zaferini yakınlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması Haber

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması

BM Yerli Halklar Daimi Forumu 25. Oturumu kapsamında gerçekleştirilen yan etkinlikte, işgal altındaki Kırım’da yerli halkların karşı karşıya olduğu ihlaller ele alındı. Toplantı, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), Ukrayna’nın BM Daimi Temsilciliği ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi iş birliğiyle düzenlendi. Toplantıda, Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, KTMM Başkanı Refat Çubarov, temsilci yardımcısı Hrıstına Hayovışın, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesinin temsilcisi Pavel Sulyandziha ve Kırım Tatar Kaynak Merkezinin hukukçusu Lyudmıla Korotkıh konuşmacı olarak yer aldı. “SAVAŞ 2014’TE KIRIM’IN İŞGALİYLE BAŞLADI” Refat Çubarov konuşmasında, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın 2022’de değil, 2014 yılında Kırım’ın işgaliyle başladığını hatırlatarak, yarımadanın 12 yıldır uluslararası hukukun ihlal edildiği kapalı bir bölgeye dönüştüğünü belirtti. Kırım Tatar halkının işgal yönetimi altında “rehin” konumuna düştüğünü ifade eden Çubarov, uluslararası gözlemcilerin bölgeye erişiminin engellenmesinin durumu daha da ağırlaştırdığını söyledi. 1944 SÜRGÜNÜ'NÜN DEVAMI NİTELİĞİNDE Refat Çubarov, Rusya’nın Kırım’daki uygulamalarını 1944 Kırım Tatar Sürgünü politikalarının devamı olarak nitelendirerek, sistematik baskı, aramalar, tutuklamalar ve zorunlu askerlik uygulamalarına dikkat çekti. Kırım’da demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığını belirten Çubarov, son yıllarda yüz binlerce Rus vatandaşının yasa dışı şekilde yarımadaya yerleştirildiğini kaydetti. MECLİS YASAĞI VE SİYASİ BASKILAR Toplantıda, Kırım Tatarlarının temsil organı olan KTMM’nin “aşırılıkçı örgüt” ilan edilmesinin, halkı siyasi temsil hakkından mahrum bırakmayı amaçladığı vurgulandı. Konuşmacılar, Kırım Tatarlarının orantısız şekilde siyasi tutsaklar arasında yer aldığını, ana dilde eğitimin fiilen ortadan kaldırıldığını ve sivil alanın daraltıldığını ifade etti. Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de Kırım’ın hızla askerileştirilmesi edilmesi oldu. Bu durumun hem çevresel yıkıma hem de yerli halkın yaşam alanlarının yok edilmesine yol açtığı belirtildi. Ayrıca, işgal altındaki Kırım’da yaşayanların Rus ordusuna zorla alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve savaş suçu teşkil ettiği vurgulandı. “KIRIM TATARLARININ MÜCADELESİ VAROLUŞ MÜCADELESİDİR” Çubarov, Kırım Tatar halkının mücadelesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda varoluşsal bir mücadele olduğuna işaret ederek, “Kırım Tatar halkını kurtarmanın ve adaleti yeniden sağlamanın tek yolu Kırım’ın tamamen işgalden arındırılmasıdır.” ifadelerini kullandı. Bunun yanında toplantıda, yerli halkların barış süreçlerindeki rolü, kendi kaderini tayin hakkı ve çatışma koşullarında korunmalarına yönelik mekanizmalar da ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.