SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eskender Bariyev

QHA - Kırım Haber Ajansı - Eskender Bariyev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskender Bariyev haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" Haber

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor"

Ukrayna Parlamentosunda (Verhovna Rada), Sovyet rejiminin en karanlık suçlarından biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alan "Dün Cezalandırılmadı; Bugün Tekrarlanıyor" başlıklı sergi açıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) desteğiyle hazırlanan sergi, Ukraynalı sanatçı Andriy Yermolenko tarafından hayata geçirildi. Sergi; Kırım'ın işgalden kurtarılması, insan hakları ve Ukrayna'nın yerli halklarının haklarının korunması uğruna verilen 12 yıllık mücadeleyi konu alan 17 posterden oluşuyor. Serginin açılışı, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenine; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov katıldı. Sergi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü bir soykırım suçu olarak hatırlatmanın ötesinde, Sovyet rejiminin suçları ile Rusya Federasyonu'nun günümüzde Kırım Tatar ve Ukrayna halkına yönelik politikaları arasında paralellikler kurmayı amaçlıyor. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk yaptığı açılış konuşmasında, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesinin, Rusya’nın işlediği suçlar karşısında uzun yıllardır süregelen cezasızlığının bir başka kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Cezalandırılmayan kötülük tekerrür eder, cezalandırılmayan kötülük geri döner. Bugün görevimiz; hem parlamento düzeyinde hem de uluslararası toplum düzeyinde bu kötülüğün cezalandırılmasını sağlamak için gereken her şeyi yapmaktır.” ifadelerini kullandı. KTMM Başkanı Çubarov ise, "Bu sergi sadece 1944 trajedisini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda cezalandırılmayan kötülüğün geri dönme eğiliminde olduğunun da bir kanıtı niteliğini taşıyor. Sergi, geçmiş ile günümüz arasındaki bağa ve layıkıyla mahkum edilmeyen suçların tekerrür edebileceğine dikkat çekiyor." şeklinde konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, serginin Ukrayna Parlamentosunda düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Kırım Tatar halkının sürgününü bir "soykırım eylemi" olarak tanıyan ilk kurumun 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu olduğunu hatırlatan Bariyev, Rusya'nın 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinin, aynı soykırımcı politikanın bir devamı olduğunun altını çizdi. Bariyev, “Bu bizim için sadece geçmişle ilgili bir mesele değil. Bu; adalet, tarihi hafıza ve gelecek meselesidir. Güçlerimizi birleştirdiğimiz, dünyayı bilgilendirdiğimiz ve mücadele ettiğimiz sürece adaleti, Kırım'ın işgalden kurtarılmasını ve Ukrayna'nın zaferini yakınlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması Haber

Çubarov: Kırım Tatarları için tek çıkış yolu Kırım’ın işgalden kurtarılması

BM Yerli Halklar Daimi Forumu 25. Oturumu kapsamında gerçekleştirilen yan etkinlikte, işgal altındaki Kırım’da yerli halkların karşı karşıya olduğu ihlaller ele alındı. Toplantı, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), Ukrayna’nın BM Daimi Temsilciliği ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi iş birliğiyle düzenlendi. Toplantıda, Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, KTMM Başkanı Refat Çubarov, temsilci yardımcısı Hrıstına Hayovışın, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesinin temsilcisi Pavel Sulyandziha ve Kırım Tatar Kaynak Merkezinin hukukçusu Lyudmıla Korotkıh konuşmacı olarak yer aldı. “SAVAŞ 2014’TE KIRIM’IN İŞGALİYLE BAŞLADI” Refat Çubarov konuşmasında, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın 2022’de değil, 2014 yılında Kırım’ın işgaliyle başladığını hatırlatarak, yarımadanın 12 yıldır uluslararası hukukun ihlal edildiği kapalı bir bölgeye dönüştüğünü belirtti. Kırım Tatar halkının işgal yönetimi altında “rehin” konumuna düştüğünü ifade eden Çubarov, uluslararası gözlemcilerin bölgeye erişiminin engellenmesinin durumu daha da ağırlaştırdığını söyledi. 1944 SÜRGÜNÜ'NÜN DEVAMI NİTELİĞİNDE Refat Çubarov, Rusya’nın Kırım’daki uygulamalarını 1944 Kırım Tatar Sürgünü politikalarının devamı olarak nitelendirerek, sistematik baskı, aramalar, tutuklamalar ve zorunlu askerlik uygulamalarına dikkat çekti. Kırım’da demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığını belirten Çubarov, son yıllarda yüz binlerce Rus vatandaşının yasa dışı şekilde yarımadaya yerleştirildiğini kaydetti. MECLİS YASAĞI VE SİYASİ BASKILAR Toplantıda, Kırım Tatarlarının temsil organı olan KTMM’nin “aşırılıkçı örgüt” ilan edilmesinin, halkı siyasi temsil hakkından mahrum bırakmayı amaçladığı vurgulandı. Konuşmacılar, Kırım Tatarlarının orantısız şekilde siyasi tutsaklar arasında yer aldığını, ana dilde eğitimin fiilen ortadan kaldırıldığını ve sivil alanın daraltıldığını ifade etti. Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de Kırım’ın hızla askerileştirilmesi edilmesi oldu. Bu durumun hem çevresel yıkıma hem de yerli halkın yaşam alanlarının yok edilmesine yol açtığı belirtildi. Ayrıca, işgal altındaki Kırım’da yaşayanların Rus ordusuna zorla alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve savaş suçu teşkil ettiği vurgulandı. “KIRIM TATARLARININ MÜCADELESİ VAROLUŞ MÜCADELESİDİR” Çubarov, Kırım Tatar halkının mücadelesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda varoluşsal bir mücadele olduğuna işaret ederek, “Kırım Tatar halkını kurtarmanın ve adaleti yeniden sağlamanın tek yolu Kırım’ın tamamen işgalden arındırılmasıdır.” ifadelerini kullandı. Bunun yanında toplantıda, yerli halkların barış süreçlerindeki rolü, kendi kaderini tayin hakkı ve çatışma koşullarında korunmalarına yönelik mekanizmalar da ele alındı.

Bariyev: Yerli Halklar için Uluslararası Barış İnşası On Yılı ilan edilsin! Haber

Bariyev: Yerli Halklar için Uluslararası Barış İnşası On Yılı ilan edilsin!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, "United Nations Permanent Forum on Indigenous Issues" kapsamında düzenlenen kapalı oturumda konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin yaptığı açıklamada, Bariyev yerli halkların dünya genelinde savaş ve çatışmalardan en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığını belirtti. “100’DEN FAZLA SAVAŞ, 100 MİLYON YERİNDEN EDİLMİŞ İNSAN” Bariyev, dünyada hâlihazırda yüzden fazla çatışmanın sürdüğünü ve bu nedenle 100 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini ifade etti. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına da değinen Bariyev, sivillere yönelik saldırıların altyapı, hastaneler ve eğitim kurumlarını hedef aldığını vurguladı. Bunun yanında Eskender Bariyev, barış süreçlerinin çoğu zaman yerli halkların katılımı olmadan yürütüldüğüne dikkat çekerek, “Yerli halkların topraklarıyla ilgili kararlar, onların katılımı olmadan alınamaz” şeklinde konuştu ve bu durumun yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. SOMUT ÖNERİLER SUNDU Başkan Bariyev, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası topluma yönelik bir dizi öneri sundu: 1. Yerli halkların barış inşasındaki rolüne ilişkin küresel bir araştırma yapılması “Uluslararası Yerli Halklar Barış İnşası On Yılı” ilan edilmesi 2. Yerli halk temsilcilerinin müzakere süreçlerine dâhil edilmesi 3.Yerli halklar için uluslararası bir mahkeme kurulması 4.Yerli insan hakları savunucularını koruyacak programların geliştirilmesi Ayrıca, yerli halklardan insan hakları savunucularına yönelik uluslararası bir ödül oluşturulmasını da önerdi. KÜRESEL ZİRVE ÇAĞRISI Bariyev, 25–26 Nisan 2026 tarihinde düzenlenecek ikinci Küresel Yerli Halklar Barış İnşası Zirvesi’ne de dikkat çekerek, uluslararası toplumu bu girişim etrafında birleşmeye çağırdı. Konuşmasını, yerli halkların tarihsel olarak barışın temsilcileri olduğunu vurgulayarak tamamlayan Eskender Bariyev, bu toplulukların küresel barış süreçlerinde daha aktif rol alması gerektiğini ifade etti.

KTMM Başkanı Çubarov BM Yerli Halklar Forumu’nda Kırım’ın sesi olacak Haber

KTMM Başkanı Çubarov BM Yerli Halklar Forumu’nda Kırım’ın sesi olacak

Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimi Forumu’nun 25. oturumu bugün New York’taki BM Genel Merkezi’nde başladı. Bu yılki ana teması "Çatışma Koşulları Dahil Olmak Üzere Yerli Halkların Sağlığının Korunmasının Sağlanması" olarak belirlenen forumda, Kırım Tatar halkını temsil eden heyet de yerini aldı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev forumun çalışmalarına katılarak işgal altındaki Kırım’da yerli halkın karşılaştığı hak ihlallerini ve sağlık sorunlarını dünya gündemine taşıyacak. KIRIM’DAKİ HAK İHLALLERİ ULUSLARARASI KÜRSÜDE Kırım Tatar heyet, forum kapsamında gerçekleştireceği temaslarda Rusya’nın Kırım’daki işgal politikalarının yerli halk üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekecek. Özellikle çatışma bölgelerinde yerli halkların sağlık hizmetlerine erişimi ve temel insan haklarının korunması konularının tartışılacağı oturumlarda, Kırım Tatar halkının maruz kaldığı sistematik baskılar ve kısıtlamalar detaylı raporlarla sunulacak. Geleneksel olarak foruma katılan Kırım Tatar temsilciler, bu yıl da uluslararası toplumun dikkatini yarımadadaki insani duruma çekmeyi hedefliyor. BM YERLİ HALKLAR DAİMİ FORUMU’NUN ÖNEMİ BM Yerli Halklar Daimi Forumu, yerli halkların ekonomik ve sosyal kalkınma, kültür, çevre, eğitim, sağlık ve insan hakları gibi temel meselelerini ele alan en yüksek düzeyli danışma organı olma özelliğini taşıyor. Forum, dünya genelindeki yerli halkların sesini doğrudan BM’ye duyurması ve üye devletlere tavsiyelerde bulunması açısından kritik bir platform olarak kabul ediliyor.

Bariyev: KTMM’nin resmî olarak tanınması Kırım Tatar halkı için tarihî bir kazanımdır! Haber

Bariyev: KTMM’nin resmî olarak tanınması Kırım Tatar halkı için tarihî bir kazanımdır!

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, KTMM’nin resmî ve hukuki olarak tanınmasının Kırım Tatar halkı açısından “çok önemli bir gelişme” olduğunu söyledi. DİPLOMATİK ALANDA DAHA GÜÇLÜ HAREKET EDECEĞİZ Eskender Bariyev, yeni statüyle birlikte Kırım Tatar halkının diplomatik ve siyasi temsil gücünü artıracağını ve uluslararası platformlarda daha etkin bir rol üstlenmelerine imkân sağlayacağını ifade etti. Bu gelişmenin farklı ülkelerdeki siyasetçiler ve yetkililerle daha doğrudan temas kurulmasına imkân sağlayacağını belirten Bariyev, “Artık halkımızın durumunu daha güçlü şekilde anlatabileceğiz.” dedi. İşgal altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının sorunlarının sürekli gündemde tutulmasının bu sürecin en önemli boyutu olduğunu ifade etti. 35 YILLIK MÜCADELENİN SONUCU KTMM’nin resmî tanınma sürecinin uzun yıllara yayıldığını hatırlatan Bariyev, bu kararın yaklaşık 35 yıllık bir mücadelenin ürünü olduğunu söyledi. 2021 yılında yerli halklara ilişkin yasanın kabul edildiğini, 2022’de hukuki kayıt ve resmî işlemlerin tamamlandığını aktaran Bariyev, ardından 2-3 yıl süren ek prosedürlerin sonucunda nihai kararın alındığını belirtti. Sürecin gecikmesinde bürokratik engellerin de etkili olduğunu ifade eden Bariyev, gerekli hukuki ve idarî altyapının oluşturulmasının zaman aldığını dile getirdi. YENİ BİR SİYASİ DÖNEM BAŞLIYOR Bariyev, bu adımın Kırım Tatar halkı için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, Meclis’in bundan sonra hem Ukrayna siyasetinde hem de uluslararası ilişkilerde daha etkin bir rol üstleneceğini söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy yönetiminin Kırım Tatar halkının temsilini resmî düzeyde tanımasının önemli bir siyasi gelişme olduğunu ifade eden Bariyev, bunun Kırım Tatarlarının görünürlüğünü artıracağını vurguladı. HALKIMIZ İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR TEMSİL İMKÂNI Bariyev son olarak, bu kararın Kırım Tatar halkının uluslararası arenada daha güçlü temsil edilmesine imkân sağlayacağını belirterek “Bu adım, halkımızın sesini daha yüksek seviyede duyurmasına ve haklı davamızın daha güçlü şekilde savunulmasına katkı sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kırım’da hak ihlalleri raporu: 2026’nın ilk çeyreğinde 57 yasa dışı tutuklama Haber

Kırım’da hak ihlalleri raporu: 2026’nın ilk çeyreğinde 57 yasa dışı tutuklama

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rus işgali altındaki Kırım’da 2026 yılının ilk üç ayında yaşanan hak ihlallerine ilişkin analizini yayımladı. Rapora göre, işgal yönetimi kontrolündeki sözde mahkemeler yılın ilk çeyreğinde 18’i Kırım Tatarı olmak üzere toplam 57 kişi hakkında yasa dışı tutuklama kararı kabul etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki insan hakları durumuna ilişkin 2026 yılı birinci çeyrek raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan verilere göre, Ocak-Mart döneminde yarımadada 17 yasa dışı gözaltı ve 6 ev araması gerçekleştirildi. Ayrıca, işgalci mahkemeler 18 Kırım Tatarı hakkında olmak üzere 57 yasa dışı tutuklama kararı aldı, işgal güçleri ise 2’si Kırım Tatarı olmak üzere 17 kişiyi yasa dışı şekilde sorguladı. Bununla birlikte adil yargılanma hakkının 68 vakada ihlal edildiği, bu ihlallerin 22’sinin doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldığı belirtildi. SAĞLIK HAKKI İHLALLERİNDE KIRIM TATARLARI İLK SIRADA Raporda dikkat çeken en çarpıcı verilerden biri, siyasi tutsakların fiziksel ve ruhsal sağlık haklarına yönelik ihlaller oldu. Birinci çeyrekte tespit edilen 23 sağlık hakkı ihlalinin 20’sinin Kırım Tatar siyasi mahkumlara yönelik olduğu açıklandı. Bariyev, bu durumun cezaevlerindeki baskının sistematik bir parçası olduğunu vurguladı. Öte yandan, resmî kayıtlara geçen ev araması sayısındaki düşüşün yanıltıcı olabileceğini ifade eden Bariyev, artan baskılar nedeniyle halkın bu tür olayları bildirmekten çekindiğini, ihlallerin ancak aylar sonra gün yüzüne çıkabildiğini belirtti. İŞGAL ALTINDAKİ DİĞER BÖLGELERDE DURUM İhlallerin kapsamı sadece Kırım ile sınırlı kalmadı. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin raporunda, Rus işgali altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki duruma da yer verildi. Yılın ilk üç ayında bu bölgelerde en az 2 yasa dışı gözaltı ve 22 yasa dışı tutuklama vakasının belgelendiği aktarıldı. Bu veriler, işgalci yönetimin baskı politikasını yeni ele geçirdiği topraklarda da benzer yöntemlerle sürdürdüğünü gösteriyor. "AMACIMIZ SİYASİ MAHKUMLARIN SESİNİ DUYURMAK” Eskender Bariyev, hazırladıkları üç aylık analizlerin temel amacının siyasi tutsakların maruz kaldığı hukuksuzlukları uluslararası kamuoyuna ve siyasetçilere duyurmak olduğunu belirtti. Bariyev, "Bu çalışmalar, siyasi tutsaklarımıza nasıl yardım edebileceğimizi anlamamız, siyasetçilerin ve kamuoyunun dikkatini esaret altında, hapislerde alıkonulan siyasi tutsakların sorunlarına çekmemiz için gereklidir; böylece bizlerin onları unutmadığımızı ve serbest bırakılmaları için elimizden gelen herşeyi yapmaya çalıştığımızı görüyorlar.” dedi.

Kayıp Marat Batırov, Rusya’da gözaltında tutuluyor olabilir! Haber

Kayıp Marat Batırov, Rusya’da gözaltında tutuluyor olabilir!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, 6 aydır kayıp olan Kırım Tatarı Marat Batırov’un olayının işgal altındaki Kırım’da zorla kaybetme vakası olabileceğini belirtti. Bariyev, Batırov’un uzun süredir hiçbir resmî kurumda kayıtlı olmadığını ve ailesiyle iletişimin kesildiğini ifade etti. RUSYA’DA BİR CEZAEVİNDE TUTULUYOR OLABİLECEĞİ İDDİASI Bariyev, güvenilir kaynaklara dayandırdığı açıklamasında Marat Batırov’un Rostov-na-Donu’daki cezaevinde tutuluyor olabileceğini söyledi. Ancak Rus makamlarının resmî olarak bu durumu doğrulamadığı belirtildi. Bariyev’e göre, Federal Güvenlik Servisi (FSB) Batırov’un evinde arama yapmış, “yasaklı semboller ve yayınlar” bulduğunu iddia etmişti. Ancak daha sonra yürütülen incelemelerde herhangi bir suç veya idari ihlal tespit edilmediği aktarıldı. AİLESİYLE İLETİŞİMİ KESİK Kırım’ın Kefe (Feodosiya) bölgesinde yaşayan 64 yaşındaki eski deniz piyadesi Kırım Tatarı Marat Batırov'un, 2 Ekim 2025’ten bu yana kayıp olduğu biliniyor. Görgü tanıklarına göre, kimliği belirsiz kişiler tarafından evinden çıkarılarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Öte yandan, bu geçen süre içerisinde Marat Batırov’un avukat veya yakınlarıyla hiçbir iletişimi bulunmuyor. İnsan hakları savunucuları, bu durumun kişinin dış dünya ile hiçbir iletişim kuramaması durumu olan “inkommunikado” uygulamasına işaret ettiğini ve ciddi hak ihlali riski taşıdığını belirtiyor.

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti Haber

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgal yönetiminin 2026 yılının şubat ve mart aylarında 10 Kırım sakinini daha resmî "aşırılıkçı ve teröristler" listesine eklediğini duyurdu. Ukrayna vatandaşlarını hedef alan bu hamle, yarımadadaki muhalif sesleri ekonomik ve sosyal olarak tamamen yalnızlaştırmayı amaçlayan sistematik bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamaya göre, Rusya Federasyonu'nun "terörizm ve aşırılıkçı faaliyetlere karıştığına dair bilgi bulunan kuruluşlar ve şahıslar" listesine eklenen isimler arasında Akmescit (Simferopol), Akyar (Sivastopol), Kerç, Kefe (Feodosiya) ve Alupka gibi şehirlerden farklı yaş gruplarına mensup bireyler bulunuyor. Listeye dahil edilen isimler arasında Maksım Suprun, Dmıtro Girenko, Kostyantın Kolçenko, Anna Moroz (Panova), Viktor Bondarenko, Oleksandr Rebedak, Andriy Blohin, Dmıtro Dolgopolov, Danilo Romanov ve İvan Ulanovskiy yer alıyor. Eskender Bariyev, bu kişilerin listeye eklenmesinin herhangi bir hukuki dayanaktan ziyade, işgal politikalarına karşı duran veya Ukrayna kimliğini koruyan bireylere yönelik doğrudan bir siyasi yıldırma çabası olduğunu vurguladı. "EK BİR CEZA VE ARTAN BASKI" Bir kişinin söz konusu listeye dahil edilmesinin, Rus mevzuatına göre ağır yaptırımları beraberinde getirdiğini belirten Bariyev, “İlgili şahısların tüm banka hesapları bloke edilirken, mülkleri üzerinde tasarruf hakları kısıtlanıyor ve bu durum kişileri fiili bir ekonomik izolasyona sürüklüyor. Ukrayna vatandaşlarının bu listeye dahil edilmesi genellikle siyasi amaçlı cezai kovuşturmalara dayanıyor ve bu da bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Bu tür durumlarda mali kısıtlamalar ek bir ceza biçimi ve artan bir baskı haline geliyor." ifadelerini kullandı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) tarafından ortak iftar programı tertip edildi. “Kırım Cephesi” girişiminin desteğiyle, 6 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, bu yıl ikinci kez düzenlendi. İlki geçen yıl tertip edilen ve geleneksel hâle gelen iftar programına, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşayeva, Kırım Özerk Cumhuriyeti Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov başta olmak üzere çok sayıda isim yer aldı. Programa ayrıca; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Ukrayna'da akredite olan Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri, askerî personel ve devlet yetkilileri katıldı. Ukrayna için hayatını kaybeden askerler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan iftarda Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve KTMM Başkanı Refat Çubarov birer konuşma yaptı. "GERÇEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞIN YOLU KIRIM’IN İŞGALİNİN SONA ERMESİNDEN GEÇER" Refat Çubarov konuşmasında, Ramazan ayının Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım’ın işgali bağlamında özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Çubarov, “Rusya’nın Şubat 2014’te Kırım’ı işgaliyle başlayan savaş 13. yılına girerken; Ramazan, aynı zamanda vicdan, sorumluluk ve hakikat sınavıdır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu belirten Çubarov, Ukrayna ordusuna teşekkür etti. Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da baskı altında yaşayan Kırım Tatarları dikkat çeken Çubarov, Kırım’da Ramazan ayının arama ve tutuklamalar gölgesinde geçtiğini belirterek, “Sadece halkına ve Ukrayna devletine sadık kaldıkları için insanlar hapishanelerde iftar yapmak zorunda bırakılıyor” dedi. Çubarov ayrıca, Kırım’ın özgürlüğünün adil ve kalıcı barışın anahtarı olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’da gerçek ve sürdürülebilir barışın yolu Kırım’ın işgalinin sona ermesinden geçer” değerlendirmesinde bulundu. "SAVAŞ KIRIM'IN İŞGALİYLE BAŞLADI VE KIRIM'IN İŞGALDEN KURTARILMASIYLA SONA ERECEKTİR" "Bugün bu mübarek akşamı sizlerle paylaşmak benim için büyük bir onurdur. Bu bizim için artık her zamankinden daha geleneksel bir hâl aldı. Üst üste ikinci kez Dışişleri Bakanlığı bünyesinde iftarda buluşuyoruz ve devam eden savaş ortamında bu gelenek özel bir anlam kazanıyor." sözleriyle konuşmasına başlayan Bakan Sıbiha, "Zira bu savaş Kırım'ın işgaliyle başladı ve bir gün mutlaka Kırım'ın işgalden kurtarılmasıyla sona erecektir." dedi. Sıbiha konuşmasını şöyle sürdürdü: Tam 12 yıl önce Rus "yeşil adamcıklarının" tüfeklerinin gölgesinde sözde bir referandum yapılacağını ilan edilmişti. Dünya, saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik bu girişimi tanımadı. Rusya'nın sahte referandumlarının hukuki sonuçları hükümsüzdür. O gün Kırım parlamentosunun duvarları önünde neler yaşandığını hatırlamak önemlidir. Kırım şehirlerinin meydanlarına kimlerin çıktığını, kimin işgale "Hayır" demekten korkmadığını... Savaşın ilk kurbanlarından biri olan Reşat Ametov'un adını asla unutmayacağız. İşgale karşı tek kişilik protesto için sokağa çıkmış ve cesareti nedeniyle işkenceyle katledilmişti. İşgalciler, haysiyetin bakışına dayanamadıkları için onun gözünü oydular. Bu yıl Ramazan'ı başta Orta Doğu olmak üzere dünya için daha zorlu ve çalkantılı zamanlarda karşıladıklarını kaydeden Bakan, "Ukrayna, gelişmeleri yakından takip etmekte ve İran rejiminin pervasız saldırganlığıyla karşı karşıya kalan devlet ve halklarla dayanışmasını ifade etmektedir. Azerbaycan, Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye ile dayanışma içindeyiz. Aynı şekilde İran halkının da bir gün özgürlük ve demokratik değerler içinde yaşayabilmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.