SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finlandiya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Finlandiya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finlandiya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin banisi Resulzade vefatının 71. yılında anılıyor Haber

Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin banisi Resulzade vefatının 71. yılında anılıyor

Odlar yurdu Azerbaycan’da alevlenen bağımsızlık ateşinin önderi, üç renkli bayrağı yükseltip bir daha inmeyeceğini gönüllere nakşeden mücadele adamı, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade, 6 Mart 1955 tarihinde Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Mehmet Emin Resulzade, Azerbaycan ve Türk dünyası sevdalıları tarafından rahmet ve minnetle anılmaya devam ediyor. Mehmet Emin Resulzade, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan ve 1991'e kadar kesintiye uğramaksızın devam eden Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinde, dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçti. Azerbaycan Türkleri için 1918'de yaşanan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti deneyimi, devletçilik fikri için yeni bir şiar oluşturdu. Meclise, orduya, polise ve bir çok devlet kurumuna sahip olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği'nin baskısından kurtulup; bağımsızlığını kazanan Azerbaycan içinde kılavuz olma görevi görmüştür. 18 Ekim 1991’de Azerbaycan Parlamentosu tarafından kabul edilen anayasa kanunu, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 28 Mayıs 1918’de kurulan cumhuriyetin devamı olduğunu vurguluyor. MEHMET EMİN RESULZADE'NİN HAYATI 31 Ocak 1884 tarihinde Bakü'nün Novhanı köyünde dünyaya gelen Resulzade, genç yaşlarından itibaren milletinin özgürlüğü yolunda çeşitli çalışmalarda bulundu. Gerçekleştirdiği teşkilatçılık faaliyetleri ve çeşitli dergilerde yer alan yazıları Çarlık Rusyası’nın dikkatini çekince 1909 yılında İran’a gitmek zorunda kaldı. İran’da bulunduğu yıllarda gazetecilik faaliyetlerinde bulunan Mehmet Emin Resulzade, İran demokratik hareketi ve basın tarihinde özel bir konuma sahip olan “Irani-Nov" gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. 1910 yılı Eylül ayında Avrupa'da eğitim görmüş bir grup İranlı aydınla birlikte İran Demokrat Partisinin kuruluşunda yer alan Resulzade, İran’da meşrutiyet rejiminin feshedilmesi sonrasında Haziran 1911’de Çarlık Rusyası’nın İran'daki elçiliğinin baskısıyla ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Astara Lenkeran yolu üzerinden gizlice Bakü’ye giden Mehmet Emin Resulzade, sonrasında İstanbul’a geçti. Türkiye’de özellikle Türk Ocakları ve teşkilâtın yayın organı olan Türk Yurdu dergisi çatısı altında çalışmalar yürüttü. 1913’te Romanov Hanedanı'nın 300. yıl dönümü münasebetiyle ilan edilen genel affın ardından Bakü'ye dönen Resulzade, burada -kuruluşunda Türkiye’den yazdığı mektuplarda dile getirdiği fikirleriyle katkı sunduğu- Müsavat Partisinin faaliyetlerini güçlendirdi. 17 Haziran 1917 tarihinde Müsavat ve Türk Ademi Merkeziyet partilerinin birleşmesi sonrasında partinin liderliğini üstlenen Resulzade, önemli siyasi çalışmalar ve başarılar elde etti. Tarihler 28 Mayıs 1918’i gösterdiğinde ise Resulzade başkanlığındaki Azerbaycan Milli Şurası, kabul ettiği 6 maddelik İstiklal Beyannamesi ile Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilân etti. Azerbaycan ile Osmanlı Devleti arasında 4 Haziran 1918'de imzalanan dostluk ve işbirliği anlaşmasını Azerbaycan adına Dışişleri Bakanı Memmedhasan Hacınski ile birlikte imzalayan Resulzade, yeni kurulan devletin tanıtılması için 18 Haziran 1918'de İstanbul'da düzenlenen konferansa heyet başkanı olarak katıldı. Nuri Paşa komutasındaki Kafkas-İslâm Ordusu birlikleri ve birliklere dahil olan Azerbaycanlı gönüllülerden oluşan ordunun Bakü’yü kurtarması sonrasında Azerbaycan hükûmeti Gence'den Bakü'ye taşındı. 7 Aralık 1918’de ise devletin ilk parlamentosu toplandı. Mehmet Emin Resulzade, başta Azerbaycan olmak üzere bütün Türk dünyasında bir mottoya dönüşen o meşhur sözlerini burada yaptığı konuşmasında dile getirdi: Bir kere yükselen bayrak, bir daha yere inmez! 11. Kızıl Ordu birliklerinin 27 Nisan 1920’de Azerbaycan sınırını geçerek Bakü’yü işgal etmesi sonrasında 17 Ağustos 1920’de Göyçay ilçesinin Garamaryam köyünde Bolşevikler tarafından tutuklandı ve önce Bakü’ye ardından Stalin’in emriyle Moskova'ya götürüldü. Gözetim altında yaşadığı Moskova’da Stalin’in birlikte çalışma teklifini reddeden Resulzade, ülkeden ayrılarak ilk olarak Finlandiya’ya gitti. Kısa bir süre Helsinki’de yaşadıktan sonra burada pasaport ve vize işlemlerinin tamamlanmasıyla önce Fransa’ya oradan Berlin’e ve son olarak Türkiye’ye geldi. 1947 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığı alan Resulzade, kurmuş olduğu Azerbaycan Kültür Derneği ve yapmış olduğu yayınlarla Azerbaycan’daki Sovyet işgalini anlatmaya, duyurmaya, bölgedeki durumu aktarmaya devam etti. Ömrünün sonuna kadar kalbi Azerbaycan için atan, ülkesinin bağımsızlığı için çalışan Mehmet Emin Resulzade, 6 Mart 1955'te Ankara’da vefat etti.

Finlandiya, Ukrayna’ya insani yardımı artırıyor: 52 yeni jeneratör gönderilecek Haber

Finlandiya, Ukrayna’ya insani yardımı artırıyor: 52 yeni jeneratör gönderilecek

Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, Finlandiya’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ile Helsinki’de bir araya geldi. Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, Finlandiya’nın Ukrayna’ya yönelik insani yardımını 22 milyon avroya çıkaracağı ve şubat ayı içinde 52 ek jeneratör göndereceği bildirildi. Kondratiuk, Finlandiya’ya sağladığı destek ve Uluslararası Sivil Savunma Sığınakları Koalisyonu’ndaki liderliği için teşekkür etti. Finlandiya’nın sivil savunma alanında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Kondratiuk, ülkenin Ukrayna’da planlanan 10 bin sığınağın ilk etabı için 13,2 milyon avro kaynak ayırdığını ifade etti. Ayrıca bu sürece daha fazla ülkenin dahil edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. FİNLANDİYA UKRAYNA’YA DESTEK VERMEYİ SÜRDÜRECEK Başbakan Orpo ise Finlandiya hükûmetinin Ukrayna’ya askerî yardımı sürdüreceğini ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinin hızlandırılması için destek vermeye devam edeceğini belirtti. Öte yandan, geçen hafta Kıyiv Belediye Başkanı Vitaliy Klıçko, AB’den başkente 323 jeneratör daha ulaştığını açıkladı. Bu jeneratörlerin bir kısmı, konutlardaki ısı merkezlerine bağlanmak üzere dağıtıldı. Daha önce gönderilen 177 jeneratör ise bireysel ısı noktalarına sahip binalarda kullanılmaya başlanmıştı.

Polonya, kara mayın kullanımını yasaklayan Ottawa Sözleşmesi’nden resmen çekiliyor Haber

Polonya, kara mayın kullanımını yasaklayan Ottawa Sözleşmesi’nden resmen çekiliyor

Polonya, kara mayını (antipersonel mayın) kullanımını, üretimini ve stoklanmasını yasaklayan Ottawa Sözleşmesi'nden 20 Şubat itibarıyla resmen çekiliyor. Yetkililer, sözleşmeden ayrılma kararının altı aylık fesih sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girdiğini bildirdi. Kararla birlikte Polonya’nın savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla antipersonel mayın üretimi ve stoklamasına imkân tanınacak. “HAKLI VE GEREKİ” KARAR Polonya Parlamentosu Millî Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Joanna Kluzik-Rostkowska, kararı “haklı ve gerekli” olarak nitelendirdi. Kluzik-Rostkowska, Ukrayna’daki savaş deneyimine işaret ederek, “Geniş çaplı işgalin başında Ukraynalılar sınır hattında yaklaşık üç milyon antipersonel mayın kullandı ve bu durum Rus birliklerinin ilerleyişini ciddi biçimde yavaşlattı.” ifadelerini kullandı. Milletvekili, olası bir çatışma durumunda mayınların Polonya topraklarında bulunabileceğini belirterek, “Mesele bunların yalnızca düşmana mı ait olacağı, yoksa bizim savunma unsurlarımız arasında da yer alıp almayacağıdır.” şeklinde konuştu. Öte yandan Kluzik-Rostkowska, üretim kapasitesi ve depolama alanlarına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmediğini, bu konuda erken değerlendirme yapılmaması gerektiğini kaydetti. Ayrıca söz konusu savunma araçlarının kullanımı için personelin uygun şekilde eğitilmesinin önemine dikkat çekti. AVRUPA’DA BENZER ADIMLAR: BİR DİZİ ÜLKE AYNI KARARI ALDI Ukrayna Parlamentosu, 15 Temmuz 2025’te yapılan oylamada Ottawa Sözleşmesi’nden çekilme kararını 299 milletvekilinin oyuyla kabul etmişti. Ayrıca Estonya, Letonya, Litvanya ve Finlandiya da aynı kararı almıştı. İlgili sözleşmeden ayrılan ülkeler antipersonel mayın envanterlerini artırmaya başladı. Bu kapsamda Litvanya 2035 yılına kadar tanksavar mayınları ve mayın sistemlerinin tedariki için 812 milyon avro ayırmayı planlıyor.

Ukrayna enerji hattına dev destek: Avrupa ve Türkiye seferber oldu Haber

Ukrayna enerji hattına dev destek: Avrupa ve Türkiye seferber oldu

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, ülkenin enerji sistemini ayakta tutmak için yürütülen uluslararası yardım çalışmalarına dair güncel verileri paylaştı. Litvanya hükûmetinin desteğiyle, 100 ila 900 kW kapasiteli 48 adet yüksek güçlü jeneratörün Ukrayna’ya gönderilmek üzere yola çıktığını belirten Sıbiha; Estonya, İsveç ve Finlandiya’nın da ülke çapında yardım kampanyaları başlattığını ve onlarca jeneratörü nükleer santraller ve çocuk hastaneleri gibi kritik noktalar için sevk ettiğini duyurdu. TÜRKİYE’DEN KIRIM TATAR KURUMLARI ELİYLE YARDIM Bakan Sıbiha, Türkiye’den gelen insani desteğin önemine ayrı bir parantez açtı. İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı tarafından gönderilen dört tır dolusu yardımın Ukrayna’ya ulaştığını bildiren Bakan; bu yardımın içeriğinde 157 adet ev tipi jeneratör, şarj cihazları, giysi ve gıda paketlerinin bulunduğunu kaydetti. Yardımların dağıtım süreci, Kırım Millî Varlık Vakfı ve Kırım Müslümanları Dinî İdaresi tarafından koordine ediliyor. Ayrıca Ukraynalı Diplomat Eşleri Derneği aracılığıyla 60 jeneratörün doğrudan ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacağı belirtildi. KIYİV VE BÖLGE BELEDİYELERİNE POLONYA DESTEĞİ Komşu ülke Polonya’nın lojistik ve insani yardımlardaki öncü rolü devam ediyor. "Polonya’dan Kıyiv’e Sıcaklık" girişimi kapsamında başkent Kıyiv’in belediye hizmetleri için onlarca jeneratör teslim edildi. Varşova Belediyesi ile yapılan iş birliği çerçevesinde jeneratör taşıyan dördüncü konvoyun da şehre ulaştığı aktarıldı. Polonya iş dünyasının da sürece dahil olduğunu belirten Sıbiha, girişimci Dominik Desch’in şahsi desteğiyle satın alınan ekipmanların yakında Ukrayna’ya ulaşacağını ifade etti. FİNLANDİYA VE İSVEÇ'TEN JENERATÖRLER GELECEK Finlandiya'dan yaklaşık 50 adet farklı güçte jeneratörün teslimatının hazırlandığını kaydeden Sıbiha, "Ayrıca, önümüzdeki haftalarda İsveç'ten çocuk hastaneleri için düzinelerce jeneratörün gelmesini bekliyoruz." açıklamasında bulundu. Öte yandan Estonya Kızılhaçı, Ukrayna’daki sivil nüfus için ülke genelinde bir yardım kampanyası başlattı. Benzer bir ulusal yardım kampanyasının İsveç’te de yarın başlatılacağı bildirildi. ODESA VE DNİPRO’YA CAN SUYU Bulgaristan’daki Ukrayna toplumunun 34 jeneratörü Kıyiv ve Odesa’ya gönderdiğini ifade eden Sıbiha, Polonya ile kurulan bölgeler arası ortaklıklar sayesinde Nikopol ve Dnipro bölgelerindeki acil müdahale servislerine de jeneratör desteği sağlandığını vurguladı. Bakan Sıbiha, "Dayanışma gösteren ve somut adımlarla Ukrayna’nın yanında duran tüm hükûmetlere, iş dünyasına ve sivil topluma attıkları somut adımlar için içtenlikle teşekkür ederim." diyerek sözlerini tamamladı.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil Haber

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Donbas’ta durmayı planlamadığını ve bu nedenle Ukrayna’nın diğer bölgeleri koruyacak güvenilir güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. AB Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde açıklama yapan Kallas, önlerinde yoğun bir diplomatik hafta olduğunu belirterek, özellikle Ukrayna’ya sağlanacak finansman konusunun bu hafta açısından belirleyici olacağını ifade etti. Konuşmasında ayrıca Donbas’ın Putin için nihai bir hedef olmadığını hatırlatan Kallas, “Eğer Donbas düşerse, bu bir kalenin düşmesi anlamına gelir ve ardından tüm Ukrayna’yı ele geçirmeye çalışırlar. Ukrayna düşerse, diğer bölgeler de tehlike altına girer. Tarih bunu bize defalarca gösterdi ve tarihten ders almalıyız.” dedi. Avrupalı liderlere gerçekleri açıkça dile getirme çağrısında bulunan Kallas, “Bir saldırgan var, bir de kurban. Güvenlik garantilerine ihtiyaç duyan taraf Ukrayna’dır, Rusya değil.” diye konuştu. Son 100 yılda Rusya’nın en az 19 ülkeye saldırdığını hatırlatan Kallas, bu ülkelerden hiçbirinin Rusya’ya saldırmadığını vurgulayarak, Moskova’nın güvenlik garantilerine değil, diğer ülkelerin korunmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kallas ayrıca, ülkelerin NATO’ya katılma isteğinin temel nedeninin Rusya tehdidi olduğuna dikkat çekti. İsveç ve Finlandiya’nın yanı sıra Baltık ülkelerinin de bu nedenle NATO’ya üye olduklarını belirten AB Yüksek Temsilcisi, “Eğer NATO üyeliği mümkün değilse ya da dışlanıyorsa, o zaman güvenlik garantilerinin kâğıt üzerinde kalmaması gerekir. Bunlar gerçek birlikler, gerçek yetenekler olmalı ki Ukrayna kendini savunabilsin.” ifadelerini kullandı.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen: Ukrayna’da kalıcı barış tavizle sağlanamaz Haber

Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen: Ukrayna’da kalıcı barış tavizle sağlanamaz

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, ABD Başkanı Donald Trump’a çağrıda bulunarak, Ukrayna’daki savaşla ilgili yürütülen barış görüşmelerinin yalnızca ateşkese değil, kalıcı ve adil bir barışa yol açması gerektiğini söyledi. Bloomberg TV’ye verdiği röportajda Bakan Valtonen, “Dürüst olmak gerekirse, önümüzdeki günlerin ve haftaların neler getireceği konusunda biraz endişeliyim.” diyerek Finlandiya’nın tıpkı Ukrayna gibi barışın mümkün olan en kısa sürede sağlanmasını istediğini ancak bunun "her ne pahasına olursa olsun" tavizin olmaması gerektiğini vurguladı. Valtonen, Trump’ın arabuluculuğu ile ortaya çıkabilecek olası bir anlaşmanın onun siyasi mirasının parçası olacağını belirterek, “Bu savaş Trump’ın savaşı değil, fakat barış Trump’ın barışı olacak.” dedi. Bakan, adil olmayan hiçbir barış anlaşmasının uzun ömürlü olmayacağını belirterek, "Eminim Başkan Trump da kalıcı barıştan yanadır, ancak adil olmayan barış genellikle kalıcı olmaz.” ifadelerini kullandı. “RUSYA DÜNYA BARIŞI İÇİN TEHDİT” Ayrıca ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni değerlendiren Valtonen, belgede Rusya’nın ABD için tehdit olarak tanımlanmamasını eleştirdi. Rusya’nın yalnızca Ukrayna için değil, küresel yıkıcı faaliyetleri nedeniyle "tüm dünya barışı" için bir tehdit oluşturduğunu belirten Valtonen, “Rusya Arktik’te aktif, dünyanın dört bir yanındaki ‘haydut devletlerle’ iş birliği yapmaktan çekinmiyor. Afrika’da darbelere öncülük ediyor, yasa dışı göçü ve insanî acıları körüklüyor.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.