SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fsb

QHA - Kırım Haber Ajansı - Fsb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fsb haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus esaretindeki Kırım Tatar kadın tutsaklar: 21 yaşındaki Elviza’nın yatağında başlayan kabus Haber

Rus esaretindeki Kırım Tatar kadın tutsaklar: 21 yaşındaki Elviza’nın yatağında başlayan kabus

Rusya’nın Kırım’ı uluslararası hukuku çiğneyerek işgal etmesinin ardından yarımadada başlatılan sistematik baskı, tecrit ve yıldırma politikaları her geçen gün boyut değiştiriyor. Kremlin rejimi, ilk yıllarda daha çok erkek aktivistleri, gazetecileri ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyelerini hedef alırken; son dönemde baskı dalgasını Kırımlı kadınlara, annelere ve genç kızlara kadar genişletti. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak hazırladığımız "İşgal Altında Çalınan Hayatlar: Kırım’ın Siyasi Tutsak Kadınları" özel dosya serimizin ilk bölümünde; henüz 20 yaşında bir üniversite öğrencisiyken yatağından dipçiklerle alınan, düzmece "terör" suçlamalarıyla hayatı çalınan Elviza Aliyeva’nın hikâyesini ve bir annenin adalet uğruna Kırım’dan Moskova’ya uzanan amansız mücadelesini sayfalarımıza taşıyoruz. Elviza Aliyeva, üniversite 4. sınıf öğrencisiydi. Fiolent Fabrikası'nda staj yapıp üniversiteden mezun olmaya hazırlanıyordu. Ancak evine düzenlenen baskın tüm hayallerini yıktı. Rus işgal güçleri 15 Ekim 2025 tarihinde, sabahın ilk ışıkları Kırım’ın Bahçesaray bölgesinin üzerine henüz düşmemişken, saat 04.00 sularında Aliyev ailesinin evine baskın düzenledi. Yüzü maskeli silahlı adamlar kapıları tekmelemeye başladı. Kızının hukuksuzca elinden, evinden, hürriyetinden koparıldığı günün şokunu hâlâ atlatamayan Elviza Aliyeva, o karanlık sabahı QHA'ya şu sözlerle anlattı: O sabah saat dörtte korkunç bir gürültü ile uyandım. Koridora nasıl çıktığımı, kapıyı nasıl açtığımı hâlâ hatırlamıyorum. 'Açın, polis!' diye bağırıyorlardı. Evimiz beş odalı, içeri maskeli, iri yarı bir sürü adam doluştu. Ne yapacağımı bilemedim, tam bir şok halindeydim. Kızımın giyinmesine bile izin vermediler. Elviza bana daha sonra yaptığımız görüşmelerde; ‘Uyuyordum, başıma bir şey dayadıkları için uyandım. Gözümü açtığımda silah gördüm.’ diye anlattı. Maskeli, silahlı koca adamların karşısında uykusunda, yatağında basılan 20 yaşında bir kız... Küçük oğlum 16 yaşında, onun da odasına girip yatağını sarsmaya başladılar, 'Uyan ufaklık, yeter bu kadar uyku.' diye bağırıyorlardı. Onu aşkın silahlı Rus güvenlik görevlisi evi altüst etti. Ailenin daha önce ömründe görmediği dini kitaplar, sanki oradaymış gibi "bulunarak" tutanağa geçirildi. Elviza, o sabah evinden, hayallerinden ve diplomasından koparılarak bilinmezliğe götürüldü. “YA İFTİRA ATIP 5 YIL YATARSIN YA DA 15 YIL SÜRGÜNÜNE GİDERSİN” Ertesi gün sözde mahkemeye çıkarılan Elviza Aliyeva; Esma Nimetulayeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova adlı üç Kırım Tatar kadınıyla birlikte Rusya Ceza Kanunu'nun 205.5 maddesi uyarınca "terör örgütüne üye olmakla" suçlanarak tutuklandı. Evinde tek bir silah bulunmayan, hayatı boyunca hiçbir şiddet eylemine karışmayan üniversite öğrencisi için bu suçlama tam bir saçmalıktan ibaretti. Düzmece davanın tüm iddianamesi ise Esma Nimetulayeva'nın evine iki yıl boyunca yerleştirilen yasa dışı ses kayıtlarına dayandırıldı. Annesi, sözde “mahkeme” sürecinde maruz kaldıkları psikolojik şantajı ve Rus adalet sisteminin iki yüzlülüğünü şu sözlerle ifşa etti: İlk başta 'Bir inceleyip bırakacağız' dediler. Hep yalan. Avukatlarımız ev hapsi istedi, 'Delilleri karartırlar, şahitleri tehdit ederler' diyerek reddettiler. Ortada tek bir somut delil yok, olsaydı şimdiye cezayı çoktan kesmişlerdi. Şimdi baskı yapıyorlar; 'Suçunu itiraf et, arkadaşına karşı ifade ver. Eğer itiraf ederseniz 5 yıl ceza yer, Kırım'daki bir cezaevinde cezanızı çekersiniz. Ama terörist olmadığını savunup suçlamayı reddedersen 15 yıl 'Kolıma' sürgününe gidersin diyorlar. Kolıma Rusya'nın en ücra, en ölümcül cezaevlerinin olduğu yer... “KÜFLÜ HÜCRELER, YIRTILAN BAŞÖRTÜLERİ…” Elviza Aliyeva şu anda Akmescit’teki (Simferopol) 1 Nolu Tutukevi'nde dört kişilik bir hücrede tutuluyor. Esaret altındaki Kırım Tatar kadınlarının maruz kaldığı şartlar sadece ağır değil, aynı zamanda insanlık onurunu zedeleyici boyutta. Hücreler nem ve küf içinde, kaloriferler neredeyse hiç yanmıyor ve sıcak su yok; tutsaklar sularını küçük su ısıtıcılarıyla ısıtmaya çalışıyor. Gündüz vakti tutsakların battaniye ile örtünmesi kesinlikle yasak. Tabak, çatal kaşık gibi kişisel eşyalara el konuluyor. Daha da acısı, işgalcilerin inanç özgürlüğüne yönelik barbarca saldırılar söz konusu. Gözaltının ilk günlerinde Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlisi bir kadının, tutsak kadınlardan Fevziye Osmanova'nın başörtüsü takmasını yasakladığı ve erkek görevlilerin gözü önünde başörtüsünü zorla çekip yırttığı öğrenildi. Aynı haysiyet kırıcı muamele Elviza, Esma ve Nasiba’ya da uygulandı. Buna rağmen gencecik Elviza, hücresindeki gardiyanların tehditlerine meydan okuyarak her gün gardiyanlara haber verip namazını kılmaya, inancına tutunmaya devam ediyor. Boş zamanlarında ise dil çalışmaları yaparak; İngilizcesini geliştirirken bir yandan da kendi çabasıyla Arapça ve Türkçe öğreniyor. KIRIM’DAN MOSKOVA’YA ADALET YOLCULUĞU Evlatları haksızca ellerinden alınan Kırım Tatar aileler sessiz kalmadı. İçlerinde Elviza, Nasiba ve Fevziye’nin ailelerinin de bulunduğu 16 kişilik bir heyet, Kırım genelinden topladıkları 6 bin 500 imzalı dilekçeyi teslim etmek üzere 29 Ekim'de Rusya’nın başkenti Moskova’ya doğru yola çıktı. Yolculuk tam bir psikolojik harbe dönüştü. Kırım Tatar heyet, 36 saat içinde Rus kolluk kuvvetleri tarafından tam 5 kez gerekçesiz şekilde durdurularak alıkonuldu. Moskova’ya ulaştıklarında ise Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Tatyana Moskalkova randevu vermeyerek kapıları yüzlerine kapattı. Ardından Rusya Başsavcılığı ve Devlet Başkanlığı İdaresine gitmeye çalışan heyet, Moskova'nın göbeğinde FSB ablukasına alındı. Anne Aliyeva o tehlikeli anları şöyle anlatıyor: Savcılığa gitmeden önce bir kafede oturup bekliyorduk. Kimseye bir zararımız yoktu. Birden içeri 23 tane Aşırılıkla Mücadele Merkezi memuru daldı, her yeri arıyorlar. Bizi aradıklarını anladık. Hemen toparlandık, bizi gözaltına alıp sorgulamak istediler. Belgelerimizi şikayet dilekçelerimizi teslim etmeden hiçbir yere gitmeyeceğimizi söyledik. Sırf evrakları vermeyelim diye süreci sabote etmeye çalıştılar. Hafta sonu araya girdi ama biz gitmedik, cumartesi günü o şikayet dilekçelerini savcılığa teslim ettik. Biz uyurken bile kapımızda iki kişi bekliyordu, bizi adım adım izlediler. Ancak toplanan binlerce imzaya ve göze alınan tüm tehlikelere rağmen siyasi kadın tutsakların yakınlarının Moskova’ya yaptığı yolculuk sonuçsuz kaldı. TUTUKEVİNDE 21 YAŞINA GİRDİ Akmescit tutukevinin soğuk bir hücresinde tutulan Elviza Aliyeva, 29 Mayıs’ta 21 yaşına girdi. 8 aydır haksız yere alıkonulan genç kız son görüşmelerinde parmaklıkların arkasından annesine bakarak şu yürek burkan sözleri söyledi: Anne, en çok neye yanıyorum biliyor musun? Yanınızdayken size yeterince sarılamadığıma, size az vakit ayırdığıma yanıyorum. Şimdi yüzünüzü sadece bir kez görebilmek için tam altı ay beklemek zorunda kaldım... Aliyeva ailesi ve tüm Kırım, şimdi gencecik Elviza’nın ve esir tutulan tüm Kırımlı kadınlarının bir an önce özgürlüklerine kavuşması ve adaletin tecelli etmesi için dualarla direniyor.

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor!

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde yasa dışı alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov’un ailesi, Rusya’daki tutukevinde tutulan siyasi tutsağın sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini ve gerekli tedavinin sağlanmadığını bildirdi. Kırım Dayanışması’na konuşan eşi Lenara Şeyhlislamova, 50 yaşındaki Mamutov’un gözaltında bulunduğu süreçte sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Ailenin aktardığına göre Ali Mamutov’da yüksek kan şekeri, böbrek taşı ve şiddetli sırt ağrıları ortaya çıktı. Ayrıca siyasi tutsağın önemli ölçüde kilo kaybettiği belirtildi. Mamutov’un ayrıca, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra hepatit C hastalığına yakalandığını ifade ettiği kaydedildi. Ailesi, hastalığın tutsaklık sürecinde ortaya çıktığını aktardı. Bunun yanında siyasi tutsağın ailesinin, gerekli ilaçları kendi imkânlarıyla cezaevine ulaştırmaya çalıştığı ifade edildi. KIRIM’DA TOPLU BASKIN: 10 KİŞİ ALIKONULDU Rus işgal güçleri, 5 Mart 2024 tarihinde sabah erken saatlerde Bahçesaray ile Canköy kentlerinde yaşayan 10 Kırım Tatarının evinde arama gerçekleştirdi. Aramaların ardından Bahçesaray’da; Memet Lyumanov, Rüstem Osmanov, Mustafa Abduramanov, Aziz Azizov; Canköy’de; Remzi Kurtnezirov, Nariman Ametov, Enver Halilayev, Arsen Kaşka, Ali Mamutov ve Vahid Mustafayev olmak üzere toplamda 10 Kırım Tatarı alıkonuldu. Avukatların verdiği bilgiye göre, işgalciler 10 Kırım Tatarına sözde terör örgütü üyesi olma ve faaliyetlerini düzenleme çerçevesinde suçlamalar yöneltti. Ardından sözde mahkeme sağlık durumu nedeniyle tansiyon hastası, kısmi felç Remzi Kurtnezirov hakkında ev hapsi diğer 9 kişi hakkında ise tutuklama kararı almıştı. Öte yandan Uluslararası insan hakları kuruluşları ve hak savunucuları, Kırım Tatarlarına yönelik bu davaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü defalarca dile getirdi. MAHKEME AĞIR HAPİS CEZALARI VERDİ Rus mahkemesi 21 Mayıs 2026’da davada kararını açıklamıştı. Kurgulama dava çerçevesinde mahkeme, Remzi Kurtnezirov hakkında 20 yıl, Nariman Ametov hakkında 15 yıl, Enver Halilayev hakkında 14,5 yıl hapis cezası verdi. Vahid Mustafayev ile Ali Mamutov ise 14’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ukrayna istihbaratı Kıyiv ve Donetsk bölgelerini hedef alan Rus ajanını yakaladı Haber

Ukrayna istihbaratı Kıyiv ve Donetsk bölgelerini hedef alan Rus ajanını yakaladı

Ukrayna'da cephe hattındaki çatışmalar sürerken, cephe gerisinde de casusluk şebekelerine yönelik amansız bir karşı istihbarat savaşı yürütülüyor. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), başkent Kıyiv ve Donetsk bölgelerindeki stratejik tesislere yönelik Rus füze ve İHA saldırılarını yönlendiren bir Rus askerî istihbarat (GRU) ajanını kıskıvrak yakaladı. Ukrinform haber ajansının aktardığı detaylara göre, Kıyiv'de bir üniversitede güvenlik görevlisi olarak kamufle olan zanlının, haince bir siber-istihbarat ağı kurduğu ortaya çıkarıldı. Yapılan ön soruşturmada, şüphelinin Rusya’da yaşayan kız kardeşi aracılığıyla GRU tarafından devşirilerek askerî istihbarat ağına dahil edildiği tespit edildi. Zanlının, Kıyiv'de elde ettiği kritik askerî ve sivil koordinatları kız kardeşi vasıtasıyla Moskova'ya ilettiği belirlendi. GOOGLE HARİTALAR İLE RUSYA’YA HEDEF GÖSTERİYOR Soruşturma dosyasında, yakalanan zanlının Rus ordusunun düzenlediği füze ve İHA saldırılarının isabet oranını artırmak ve takip saldırılarını kalibre etmek amacıyla hasar tespit çalışmaları yürüttüğü ifade edildi. Öncelikli hedefleri arasında başkentteki termik santraller ve diğer kritik enerji altyapı tesisleri yer alan zanlının, şehirde dolaşarak hedef alınan bölgelerin fotoğraflarını çektiği ve coğrafi konumlarını Google Haritalar üzerinde işaretlediği belgelendi. SBU, zanlının faaliyetlerinin Kıyiv ile sınırlı kalmadığını; Donetsk bölgesinde Ukrayna Savunma Kuvvetlerine ait yedek komuta merkezleri ile askerî mevzilerin konumlarına dair de bilgi topladığını açıkladı. Şüphelinin, askerî bilgileri elde etmek için çevresindeki tanıdıklarını fark ettirmeden gizlice sorguladığı öğrenildi. SUÇ KANITLARI TELEFONDA BULUNDU Karşı istihbarat görevlileri tarafından Kıyiv bölgesindeki ikametgâhında gözaltına alınan şüphelinin evinde arama yapıldığı belirtildi. SBU tarafından gerçekleştirilen aramada, zanlının Rusya ile iş birliği yaptığını ve bilgi akışı sağladığını kesin olarak kanıtlayan yazışma ve belgeler içeren bir akıllı telefona el konuldu. RUS AJANINA ÖMÜR BOYU HAPİS İSTEMİ Ukrayna Ceza Kanunu'nunda yer alan “sıkıyönetim altında işlenen vatana ihanet” kapsamında yargılanacak olan şüpheli, kefalet hakkı olmaksızın tutuklandı. Zanlının, suçlu bulunması halinde tüm mülküne el konulması şartıyla ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanacağı bildirildi. Öte yandan SBU, cephe gerisindeki casusluk faaliyetlerine yönelik operasyonların genişletildiğini duyurdu. Kıyiv ve Zaporijya bölgelerine yönelik hava saldırılarını koordine ettiği tespit edilen Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) mensubu iki ajan daha SBU tarafından gözaltına alındı.

FSB'den Kırım'daki Tıp Akademisine baskı: Kırım Tatarı öğrenciler hedef alındı Haber

FSB'den Kırım'daki Tıp Akademisine baskı: Kırım Tatarı öğrenciler hedef alındı

Rusya’nın Kırım’ı işgalinin ardından yarımadada tırmandırdığı Rus şovenizmi ve etnik ayrımcılık, bu kez eğitim ve bilim yuvalarını hedef aldı. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), işgal altındaki Akmescit’te bulunan Kremlin kontrolündeki Kırım Federal Üniversitesi Tıp Akademisinde eğitim alan Kırım Tatarı öğrencilerin yüksek yoğunluğunu gerekçe göstererek şovenist bir denetim ve baskı dalgası başlattı. “MİLLÎ LOBİ” BAHANESİ: ETNİK BAŞARIYA RUS ŞOVENİZMİ ENGELİ "Kırım.Realii" haber ajansının Kırımlı bir insan hakları savunucusuna dayandırdığı habere göre; Rus güvenlik mekanizmaları, tıp akademisindeki bazı uzmanlık alanlarında Kırım Tatarı öğrencilerin oranının neredeyse yüzde 50’ye ulaşmasını hazmedemedi. Kırım Tatar gençlerinin sınav başarısını ve tıp alanındaki yeteneğini doğrudan bir "tehdit" olarak gören işgalci yönetim, bu durumu "yolsuzluk şemaları" veya kurum içerisinde Rus karşıtı bir "millî lobi oluşturma çabası" olarak yaftalamaya çalıştı. BASKINLAR SONUÇSUZ KALDI Şovenist reflekslerle akademide suç unsuru arayan FSB’nin derinlemesine yürüttüğü haksız incelemeler, Kırım Tatar gençlerin engellenemez başarısına çarptı. İnsan hakları savunucusu, yürütülen siyasi güdümlü denetimlere ilişkin şu bilgileri verdi: FSB'nin şüpheleri üzerine yapılan tüm incelemeler sonuçsuz kaldı. Giriş ve kayıt işlemlerine dair tüm dokümantasyonun tamamen yasal, şeffaf ve temiz olduğu ortaya çıktı. Gerçek şu ki; Kırım Tatarları arasında hayatını tıp mesleğine adamak isteyen, nitelikli ve son derece yetenekli bir gençlik var ve bu gençler bileklerinin hakkıyla bu okulları kazanıyor. Kırım Tatarlarının tıp alanındaki köklü varlığının ve entelektüel birikiminin işgal öncesinde de güçlü bir gelenek olduğunu hatırlatan kaynak, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) birçok önemli figürünün de hekimlerden oluştuğuna dikkat çekti. FSB eliyle yürütülen bu operasyon, Rus şovenizminin klasik bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İşgalci Kremlin rejimi, Kırım'ın yerli halkı olan Kırım Tatarlarının tıp gibi stratejik ve saygın meslek kollarında yükselmesini engellemeyi, onları kamusal ve entelektüel hayatın dışına iterek yarımadayı tamamen "Ruslaştırmayı" amaçlıyor.

Rus ajanın filmlere taş çıkartan kaçış hikâyesi: “Ölü bir ineğin içinde saklanarak Putin’den kaçtım!” Haber

Rus ajanın filmlere taş çıkartan kaçış hikâyesi: “Ölü bir ineğin içinde saklanarak Putin’den kaçtım!”

Rusya Federal Güvenlik Servisinde (FSB) 18 yıl görev yapan ve bizzat Vladimir Putin’in elinden "Cesaret Madalyası" alan Dmitry Senin, sisteme karşı geldiğinde yaşadıklarını ve film sahnelerini aratmayacak Rusya'dan kaçış hikayesini anlattı. Senin, Rusya’nın çıkarları yerine, iktidarkilerin çıkarlarına hizmet ettiğini anladığında, sistemin kendisini yok etmeye karar verdiğini ve kaçmaya mecbur olduğunu kaydetti. “PUTİN’DEN MADALYA ALDIM” Birleşik Krallık merkezli basın kuruluşu The Telegraph’a konuşan ve Rusya’dan kaçmadan önce FSB içinde önemli görevlerde bulunduğunu söyleyen Senin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in elinden “Cesaret Madalyası” aldığını ifade etti. 2016 yılında FSB’nin önemli bir departmanında çalışırken üst düzey bürokratların içinde olduğu büyük bir yolsuzluk davası yürüttüğünü belirten Senin, çökerttiği şebekenin şüphelisi hâline getirildiğini, kimlik bilgilerinin gazetelerde yazıldığını ve can güvenliğinin kalmadığını aktardı. 2017 yılının şubat ayında hakkında tutuklama kararı verildiğini, kim olduğunu bilmediği güçlü kişilerce kumpasa uğradığını iddia eden Senin, “Cezaevine girmem halinde masum olduğumu asla kanıtlayamayacaktım.” dedi. Kaçmaya karar verdiğini ve sahte pasaportla Gürcistan’a girdiğini ancak aynı gün FSB ajanları tarafından evinin basıldığını ve rüşvet almak, haraç kesmek, organize suç örgütü kurmakla itham edildiğini öğrendiğini belirten Senin, kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu ve tekrar kaçabilmeyi başardığını ifade etti. “UKRAYNA’DA SAVAŞIRSAM AFFEDİLECEKTİM” Peşine infaz timlerinin takıldığını ve onlardan saklanmak amacıyla kendisini asla aramayacaklarını düşündüğü Rusya’ya yaşlı bir adam kılığında gizlice geri döndüğünü belirtti. Geri dönüşüne dair, “Adımı temize çıkarma çabamın boşuna olduğunu” anladığını ve yeniden kaçma planları yaptığını aktaran Senin, kendisine üçüncü kişiler tarafından ulaştırılan, kendisinin Ukrayna’da savaşması koşuluyla affedileceğine ilişkin teklifi reddettiğini kaydetti. “ÖLÜ BİR İNEĞİN İÇİNDE SINIRDAN GEÇTİM” Bir traktör römorkunda ölü bir ineğin içinde gizlenerek Kazakistan’a geçtiğini aktaran Senin, termal kameralara yakalanmamk için kendisini alüminyum folyoya sardığını ve çürük et kokusundan zehirlenmemek için gaz maskesi taktığını ifade etti. Bu zorlu süreçte neler hissettiğine yönelik soruya, “Ben bir askerim. Korku, kontrol etmen gereken bir duygudur ve ben riski göze aldım.” dedi. Kaçakçılar tarafından kendisine ayarlanan motosikletle havalimanına gittiğini ve Karadağ’a uçtuğunu aktaran Senin, Karadağ’da kendisine siyasi sığınma hakkı verildiğini belirtti. “PUTİN GİDECEK” Senin, FSB’nin Karadağ’da da kendisini izlemeye devam ettiğini, adı açıklanmayan bir Avrupa ülkesinde Rus suikast timlerine karşı sürekli tetikte olarak saklandığını aktardı. Röportajda “Putin sonsuza dek kalmayacak, gidecek.” ifadelerini kullanan senin, ailesinden ve çocuklarından uzakta saklanarak yaşamasına rağmen mücadele etmeye devam edeceğini aktardı.

Kremlin’de darbe paranoyası: Putin, darbe ve suikasttan korkuyor Haber

Kremlin’de darbe paranoyası: Putin, darbe ve suikasttan korkuyor

Avrupa istihbarat servislerine dayandırılan raporlara göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus siyasi elitleri tarafından insansız hava araçları (İHA) kullanılarak yapılacak bir suikasttan ve Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu liderliğindeki bir devlet darbesinden ciddi şekilde endişe duyuyor. Sürgünde faaliyet gösteren bağımsız Rus medya kuruluşu "Vajniye İstorii" tarafından incelenen bir Avrupa Birliği (AB) ülkesine ait istihbarat raporu, Kremlin’in içindeki gerçek durumu ve Vladimir Putin’in artan paranoyasını gözler önüne seriyor. Mart 2026 başından itibaren Kremlin’de gizli bilgilerin sızması ve bir komplo ihtimaline karşı alarm durumuna geçildiği belirtiliyor. RUS ELİTLERDEN “İHA’LI SUİKAST” BEKLENTİSİ Rapora göre Putin, özellikle Rus siyasi elitlerinin kendisine yönelik insansız hava araçları (İHA) ile bir suikast girişiminde bulunmasından korkuyor. Bu tehdit algısı nedeniyle Federal Koruma Servisi (FSO), Putin etrafındaki fiziksel koruma önlemlerini tarihin en yüksek seviyesine çıkardı. Putin’in yakın çalışma arkadaşlarının evlerine gizli güvenlik kameraları yerleştirildi. Devlet Başkanı ile çalışan aşçı, koruma ve fotoğrafçıların toplu taşıma kullanması yasaklandı. Putin’in yakın çevresindeki çalışanların sadece internet erişimi olmayan telefonlar kullanmasına izin veriliyor. Ayrıca Putin’in düzenli ziyaret ettiği yerlerin sayısı keskin bir şekilde azaltıldı. Valday ve Moskova bölgesindeki konutlarına gidişler durduruldu; Putin vaktinin çoğunu Krasnodar’daki modernize edilmiş sığınaklarda geçiriyor. Kremlin, bu tür kısıtlamaları gizlemek için halka Putin’in önceden kaydedilmiş görüntülerini servis etmeye devam ediyor. Raporda, bu tedbirlerin bir kısmının, Aralık ayında üst düzey bir generalin suikasta uğramasının ardından geçtiğimiz aylarda alındığı belirtiliyor. Bu suikast, Rus güvenlik yapılarının en üst kademelerinde ciddi bir tartışmaya yol açtı. Söz konusu gelişmeler; ekonomik sorunlar, artan muhalefet belirtileri ve Ukrayna cephesindeki başarısızlıklar dahil olmak üzere, içeride ve dışarıda biriken sorunlarla karşı karşıya kalan Kremlin’de endişelerin giderek arttığına işaret ediyor. ŞOYGU HEDEF TAHTASINDA İstihbarat raporundaki en dikkat çekici iddia, bir dönem Putin’in en yakınındaki isim olan mevcut Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu’nun olası bir darbe girişimiyle ilişkilendirilmesi oldu. Şoygu’nun eski yardımcısı Ruslan Tsalikov’un 5 Mart 2026’da tutuklanması, Rus elitleri arasındaki gayri resmi "güvenlik garantilerinin" sona erdiğinin bir kanıtı olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu hamlenin Şoygu’yu zayıflatmak ve ordu üzerindeki nüfuzunu kırmak için yapıldığını belirtiyor. PARANOYANIN DİĞER GÖSTERGESİ Rus iç istihbaratı FSB’den bir yetkilinin aktardığına göre, birimlerin suç dosyaları için teknik takip izni alması zorlaştı; çünkü tüm dinleme cihazları ve kapasitesi hükûmet üyelerini ve diğer resmi kurumları dinlemek üzere yeniden yönlendirildi. Ayrıca, Putin’in korkusunun bir başka dolaylı kanıtı olarak, bu yıl Kızıl Meydan’daki Zafer Bayramı geçit törenine tek bir Devlet Duması milletvekilinin bile davet edilmemesi gösteriliyor.

Rusya’dan "dijital demir perde" hamlesi: İnternet tamamen devlet kontrolüne giriyor Haber

Rusya’dan "dijital demir perde" hamlesi: İnternet tamamen devlet kontrolüne giriyor

Ukrayna Dış İstihbarat Servisinin raporuna göre Rusya Dijital Kalkınma Bakanlığı, Rus internetini (Runet) tamamen devlet güdümüne sokacak radikal bir reform paketi hazırlıyor. Yeni düzenlemeler, doğrudan engellemeler yerine ekonomik baskı ve lisans kısıtlamalarıyla kullanıcıları ve küçük sağlayıcıları hedef alıyor. Rusya'nın hazırladığı yeni sistem, interneti bir özgürlük alanından ziyade kontrol edilebilir bir altyapıya dönüştürmeyi amaçlıyor. Ukrayna istihbarat verileri, bu stratejinin sıradan kullanıcılar için daha yüksek faturalar, yavaş bağlantı ve alternatiflerin yok olması anlamına geleceğini ortaya koyuyor. VPN KULLANIMI İMKANSIZ KILACAK “ULUSLARARASI TRAFİK VERGİSİ” Yeni düzenlemenin en radikal adımı, mobil aboneler için uluslararası internet trafiğine ücret getirilmesi planı. İstihbarat verilerine göre, gigabayt başına yaklaşık 2 dolar (yaklaşık 180-200 Ruble) bir ücret alınması öngörülüyor. Söz konusu uygulama görünürde bir tarife değişikliği gibi sunulsa da asıl hedef VPN kullanımını engellemek. Bir kullanıcı VPN açtığında, tüm veri trafiği yurt dışındaki bir sunucu üzerinden geçtiği için "uluslararası" olarak sınıflandırılıyor. Ayda ortalama 25-30 GB veri tüketen aktif bir kullanıcı için bu, sadece internet faturasına ek olarak 50-60 dolar ek yük binmesi anlamına geliyor. Bu durum, Rus vatandaşları için VPN kullanımını ekonomik olarak sürdürülemez kılacak. KÜÇÜK SAĞLAYICILARIN SONU: LİSANS REFORMU Rus hükûmeti, pazardaki binlerce küçük operatörü devre dışı bırakmak için lisanslama şartlarını ağırlaştırıyor. Mevcut 17 lisans türünün 3'e indirilmesi ve giriş maliyetlerinin astronomik seviyelere çıkarılması planlanıyor. Şu an yaklaşık 134 dolar olan asgari sermaye şartı, temel lisans için 66 bin dolara, genel lisans için ise 1,3 milyon doların üzerine çıkarılacak. Bunun sonucunda, Rusya'daki 4 bin 200 geniş bant operatörünün yüzde 90'ından fazlasının (küçük yerel sağlayıcılar, kablolu TV şirketleri) tasfiye olması veya devlete yakın dev federasyon yapıları tarafından yutulması bekleniyor. FSB’YE TAM ERİŞİM: SORM ZORUNLULUĞU Planın bir diğer ayağı ise veri gözetimi. Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) kullanıcı verilerine ve trafiğine doğrudan erişimini sağlayan SORM (Operatif Soruşturma Faaliyetleri Sistemi) cihazlarını kurmayan şirketlerin hizmet vermesi yasaklanacak. Daha önce bu sistemin kurulması için iki yıla kadar süre tanınırken, yeni kurallar bu süreyi önemli şekilde kısaltacak. Ayrıca Dijital Kalkınma Bakanlığı, 2030'a kadar geçerli olan denetim moratoryumuna rağmen operatörlere yönelik planlı baskın ve kontrolleri yeniden başlatmak istiyor.

Ukrayna'dan Kerç Köprüsü hattına darbe: İki Rus devriye gemisi vuruldu Haber

Ukrayna'dan Kerç Köprüsü hattına darbe: İki Rus devriye gemisi vuruldu

Ukrayna Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, gece saatlerinde Kerç Boğazı bölgesindeki Rus gemi ve bot grubuna yönelik hassas bir saldırı düzenlendi. Operasyon sonucunda, köprünün güvenliğinden sorumlu olan ve Rus işgal güçleri için kritik öneme sahip iki farklı sınıf gemi hedef alındı. HEDEF ALINAN GEMİLER VE STRATEJİK ÖNEMLERİ Saldırıda, "Sobol" sınıfı devriye botu ve "Graçonok" sınıfı sabotajla mücadele botu ağır hasar aldı. Saldırıda ağır hasar alan gemilerin Rusya'nın bölgedeki güvenlik mimarisinin temel taşları olduğu belirtildi. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Sahil Güvenlik birimine ait olan "Sobol" sınıfı devriye botu, yüksek hızı ve manevra kabiliyeti ile boğaz hattında devriye faaliyetleri yürütüyordu. Rus Donanması bünyesinde faaliyet gösteren "Graçonok" sınıfı sabotajla mücadele botu ise, özellikle su altı sabotajlarına karşı gelişmiş sonar sistemleri ile donatılmış olup Kerç Köprüsü’nün (Kırım Köprüsü) su altındaki güvenliğini sağlamak için kullanılıyordu. Yapılan açıklamada, her iki gemide de mürettebat arasında ölü ve yaralıların bulunduğu, Rus tarafının "telafisi mümkün olmayan kayıplar" verdiği belirtildi. KÖPRÜ SAVUNMA HATTI ZAYIFLIYOR Vurulan bu gemiler, Kerç Köprüsü'nü Ukrayna’nın insansız deniz araçları (İDA) ve özel operasyon birimlerinden korumak için kullanılan "en kilit" birimler olarak değerlendiriliyordu. Operasyon, köprünün savunma kalkanında önemli bir boşluk yaratırken, Ukrayna'nın Rusya'nın lojistik hattı üzerindeki baskısını artırdığını bir kez daha kanıtladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.