Gaziantep Valisi Çeber: Kültürel değerler dünya barışının aracı olmalı
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer alan Gaziantep’te düzenlenen “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” kapsamında Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yabancı basın mensupları ile bir araya geldi.
Gaziantep’in tarihî, kültürel ve gastronomik zenginliklerini anlatan Çeber, kentin yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Gaziantep’in yaklaşık 8 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Çeber, kentte aynı anda beş antik kentte arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Karkamış, Yesemek, Dülük, Zeugma ve Rumkale’de yürütülen çalışmaların kentin tarihsel derinliğini ortaya koyduğunu kaydeden Çeber, Gaziantep’in diğer tarih kentlerinden farklı olarak binlerce yıldır kesintisiz yerleşime ev sahipliği yaptığını vurguladı.
Gaziantep’in Mezopotamya ve Bereketli Hilal coğrafyasının önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çeber, buğdayın ve zeytinin ilk kez kültüre alındığı bölgelerden birinin de bu coğrafya olduğunu belirtti. Tarihin ve medeniyetlerin kesişme noktasında bulunan kentin gastronomi kültürünün de bu birikimden beslendiğini ifade eden Çeber, Gaziantep mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını, binlerce yıllık kültürel etkileşimin sonucu olarak şekillendiğini söyledi.
Gaziantep mutfağının bugün dünya çapında tanınan bir marka hâline geldiğini ifade eden Çeber, kentte 600’den fazla yöresel yemeğin bulunduğunu belirtti. Şehrin gastronomi alanındaki iddiasını yineleyen Çeber, “Dünya eğer bir ev olsaydı, mutfağı Gaziantep’te olurdu.” sözleriyle kentin mutfak kültürüne olan güvenini dile getirdi.
“KÜLTÜREL DEĞERLER DÜNYA BARIŞININ ARACI OLMALI”
Gaziantep Valisi Çeber, yabancı basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada katılımcıların sorularını da yanıtladı.
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, gastronominin yalnızca bir mutfak meselesi olmadığını, ülkelerin kültürel kimliklerini dünyaya anlatan önemli bir unsur olduğunu söyledi. Her ülkenin kendine özgü yemekleri, kıyafetleri, halk oyunları ve müziği bulunduğunu belirten Çeber, bu değerlerin toplumlar arasında dostluğu güçlendirmek ve dünya barışına katkı sunmak amacıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Güney Kore’den Amerika Birleşik Devletleri’ne, Birleşik Krallık’tan İtalya’ya kadar birçok ülkenin gastronomik ve kültürel değerleriyle tanındığını kaydeden Çeber, Türkiye’nin de sahip olduğu zengin kültürel mirası uluslararası alanda daha görünür hâle getirmesi gerektiğini vurguladı.
Dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Çeber, kültürel etkileşim ve insanî değerlerin önemine işaret ederek, savaşların ve çatışmaların gölgesinde yaşayan çocukları hatırlattı. Filistin’de, Ukrayna’da ve dünyanın farklı bölgelerinde çocukların savaşın sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Çeber, insanların ortak değerler etrafında buluşmasının ve barış kültürünün güçlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Konuşmasında eğitimin ve kültürel iş birliğinin önemine de değinen Çeber, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insani krizlerin yalnızca ilgili ülkeleri değil tüm insanlığı ilgilendirdiğini ifade etti. Kültür, sanat ve gastronomi gibi ortak değerlerin toplumlar arasında köprü kuran en güçlü araçlardan biri olduğunu vurgulayan Çeber, uluslararası ilişkilerde diyalog ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesine katkı sunacak her girişimin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
“GAZİANTEP’İN 27 KARDEŞ ŞEHRİ VAR”
Gaziantep’in uluslararası ilişkileri ve kardeş şehir uygulamaları üzerine değerlendirmelerde bulunan Çeber, kentin farklı ülkelerden 27 kardeş şehir bağlantısına sahip olduğunu belirtti.
Bir gazetecinin Yunanistan’ın Selanik kentiyle kardeş şehir ilişkilerine yönelik sorusu üzerine konuşan Çeber, Türkiye ile Yunanistan halkları arasındaki kültürel yakınlığa dikkat çekti. Selanik’in Türkiye açısından özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Çeber, kardeş şehir süreçlerinin yalnızca yerel yönetimlerin iyi niyetiyle değil, ülkeler arasındaki diplomatik süreçlerle de bağlantılı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin dış politika anlayışının barış temeline dayandığını vurgulayan Çeber, “Bizim felsefemiz Atatürk’ün ortaya koyduğu ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesidir. Başka türlü bir yaklaşımımız yok.” dedi.