SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazeteci

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gazeteci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazeteci haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Tomilenko: Kremlin’in esir tuttuğu 28 gazetecinin yarısı Kırım Tatarı Haber

Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Tomilenko: Kremlin’in esir tuttuğu 28 gazetecinin yarısı Kırım Tatarı

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûp işgal saldırılarında bugüne kadar 150 medya mensubu hayatını kaybetti. İşgal altındaki Kırım'da ve yeni işgal edilen bölgelerde ise gazeteciler baskı ve tehditlerle susturulmaya çalışılıyor. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği (NSJU) Başkanı Serhiy Tomilenko, Kırım Haber Ajansı'na (QHA) verdiği özel demeçte, Ukrayna’da Rus saldırganlığı sonucu zarar gören gazetecileri, işgal altındaki topraklarda yürütülen sistematik baskıları ve esir tutulan gazetecilerin durumunu anlatarak uluslararası topluma acil eylem çağrısında bulundu. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Tomilenko, Rus işgal ordusunun basın mensuplarının pasaportuna ya da milliyetine bakmaksızın gerçekleri susturmak için doğrudan hedef aldığını belirtti. GÖREVİ BAŞINDA KATLEDİLEN GAZETECİLER: “RUSYA BASINI DOĞRUDAN HEDEF ALIYOR” Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin doğrulanmış verilerine göre, geniş çaplı işgalin başından bu yana Ukrayna'da 150 medya temsilcisinin hayatını kaybettiğini belirten Serhiy Tomilenko, bu korkunç tablonun detaylarını paylaştı. Tomilenko, 21 gazetecinin doğrudan sahada profesyonel görevlerini yerine getirirken, 10 gazetecinin sivil alanlarda uğradıkları bombardımanlarda katledildiğini, en az 119 medya mensubunun ise Ukrayna Silahlı Kuvvetleri saflarında vatanı savunurken şehit düştüğünü aktardı. Savaşın ilk günlerinde Harkiv’de hayatını kaybeden fotoğrafçı İgor Gudenko’dan, Kıyiv Televizyon Kulesi’ne düzenlenen füze saldırısında ölen Evgeniy Sakun’a; Buça’da işgal sonrası cesedi işkence izleriyle bulunan Zoreslav Zamoyskıy’dan, Rus zindanlarında katledilen genç muhabir Viktoriya Roşçına’ya kadar uzanan listenin basın tarihi için bir trajedi olduğunu vurgulayan Tomilenko, ölümlerin hâlâ sürdüğünü ifade etti. Yakın dönemde Kramatorsk yakınlarında zırhlı basın aracını hedef alan Rus "Lancet" tipi SİHA saldırısında hayatını kaybeden Freedom televizyonu ekibinden Olena Hubanova (Hramova) ile Evhen Карmazin’i hatırlatan Tomilenko, aynı saldırıdan kameraman Oleksandr Kolıçev’in yaralı kurtulduğunu, sahada görev yaparken yaralanan gazeteci sayısının ise en az 33'e ulaştığını belirtti. Rus ordusunun uluslararası basının gerçekleri dünyaya duyurmasını engellemek için de özel bir çaba sarf ettiğini dile getiren Tomilenko, bugüne kadar 8 yabancı medya mensubunun Rus ordusu tarafından katledildiğini aktardı. İrpin'de öldürülen Brent Renaud (TIME Studios, ABD), topçu ateşinde hayatını kaybeden Pierre Zakrzewski (Fox News) ve onunla birlikte çalışan Ukraynalı Oleksandra Kuvşınova, Kıyiv’de ölen Rus muhalif gazeteci Oksana Baulina, Mariupol'den çıkmaya çalışırken katledilen Litvanyalı belgesel yönetmeni Mantas Kvedaravičius, Fransız muhabirler Frédéric Leclerc-Imhoff (BFMTV) ile Arman Soldin ve Donetsk'teki otel bombardımanında can veren Ryan Evans (Reuters) bu isimler arasında yer alıyor. Son olarak Fransız ajansı Hans Lucas için çalışan Anthony Lallican’ın bir Rus FPV SİHA saldırısında öldüğünü, aynı saldırıda Ukraynalı foto muhabiri Georgiy İvançenko’nun bacağını kaybettiğini belirten Tomilenko; Sky News, La Repubblica ve ANSA muhabirleri dahil onlarca yabancı gazetecinin de sahada yaralandığını kaydetti. KIRIM’DA ÖZGÜR BASIN SUSTURULDU VE YURTTAŞ GAZETECİLİK DİRENİŞİ Kırım’ın, bir bölge işgal edildikten sonra özgür basının başına neler gelebileceğinin dünyadaki en somut örneği olduğunu vurgulayan Serhiy Tomilenko, “2014'teki işgalden sonra bağımsız medya ortadan kaybolmaya başladı ve bilgi alanı hızla daraldı. Buna karşılık, benzersiz bir olgu ortaya çıktı: Yurttaş gazetecilik. Profesyonel eğitim almamış aktivistler, Kırım Dayanışması girişiminde birleşerek aramaları, gözaltıları ve yargılamaları belgelemeye ve gerçeği ortaya çıkarmaya başladılar.” dedi. İşgalci Rus rejiminin bu direnişe yanıtının çok sert olduğunu belirten Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı, “Yurttaş gazeteciler kendilerini Rus işgalcilerinin baskıcı mekanizmasının değirmen taşları arasında buldular.” şeklinde konuştu. Ev baskınları, düzmece deliller ve uydurma "terörizm" suçlamalarının ardından işgal mahkemelerinden 15-17 yıllık ağır hapis cezaları çıktığını vurgulayan Tomilenko, "12 yıllık işgal süresi boyunca Kırım’da en az 19 gazeteci ceza davalarıyla doğrudan hedef alındı. Şu an Rus hapishanelerinde tutulan Kırımlı gazetecilerin 14’ü Kırım Tatar halkının temsilcisidir." dedi. RUS ZİNDANLARINDAKİ GAZETECİLER: “ESİR TUTULAN 28 MEDYA MENSUBU VAR” Haziran 2026 itibarıyla en az 28 Ukraynalı gazetecinin Rusya’nın elinde yasa dışı olarak esir tutulduğunu açıklayan Serhiy Tomilenko; Kırım, Herson ve Melitopol'den kaçırılan bu meslektaşlarının Rusya'daki tutukevleri ve cezaevlerinde çok ağır şartlar altında bulunduğunu söyledi. Bazı meslektaşlarının 2016 yılından beri, yani tam 10 yıldır hücrede olduğunu belirten Tomilenko, Rusya'nın zindanlarında tuttuğu Kırım ve Kırım Tatar sivil gazetecilerin isimlerini tek tek paylaştı: Oleksiy Bessarabov, Volodımır Dudka ve Dmitro Ştıblıkov 2016'dan beri tutuklular ve 14 ila 19 yıl arası hapis cezaları var. Kırım Dayanışması sivil gazetecileri ve koordinatörleri Ernes Ametov, Marlen Asanov (19 yıl), Timur İbragimov (17 yıl), Seyran Saliyev (16 yıl), Server Mustafayev (14 yıl), Ruslan Süleymanov (14 yıl), Rüstem Şeyhaliyev (14 yıl), Remzi Bekirov (19 yıl) ve Osman Arifmemetov (14 yıl) demir parmaklıklar arkasında. Çok ağır bir kalp hastası olan ve hayati tehlikesi bulunan Amet Süleymanov'a 12 yıl hapis cezası verildi. Ağır işkencelere maruz kalan Asan Ahtemov, İrina Danılovıç (7 yıl), Vilen Temeryanov, Rüstem Osmanov (6 yıl) ve Aziz Azizov da listedeki diğer isimler. Rusya’nın Kırım'da test ettiği bu susturma yöntemlerini yeni işgal ettiği Zaporijjya ve Herson bölgelerinde de uyguladığını ifade eden Tomilenko, Melitopol'den kaçırılan 8 gazetecinin bulunduğunu aktardı. 40 yıllık gazeteci İrına Levçenko’nun şu an işgal altındaki Kırım'da hücrede yargılandığını, RIA Melitopol yöneticisi Georgiy Levçenko’ya 16 yıl, Oleksandr Malışev’e ise geçtiğimiz nisan ayında tam 26 yıl hapis cezası verildiğini belirten Tomilenko, bunun sivillere yönelik en barbarca cezalardan biri olduğunu vurguladı. Ayrıca Herson bölgesinden gazeteci Serhiy Tsıhipa (13 yıl) ve Gennadiy Osmak’ın da (3.5 yıl) uydurma suçlarla Rus zindanlarında tutulduğunu sözlerine ekledi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI: “4 MADDELİK ETKİLİ BASKI STRATEJİSİ ŞART” Uluslararası toplumun esir meslektaşlarının kurtarılması ve haklarının korunması için acilen harekete geçmesi gerektiğini belirten Serhiy Tomilenko, Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği olarak yürüttükleri etkili baskı stratejisini dört temel başlıkta şu şekilde açıkladı: “Birincisi, davaların gündemden kaybolmasını engellemektir. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği, uluslararası savunuculuk, kamuoyu kampanyaları ve ailelere destek yoluyla meslektaşlarının serbest bırakılması için sistematik çalışmalar yürütüyor. Rusya tarafından hapsedilen Ukraynalı gazetecilerle dayanışma bildirgesinde şöyle deniyor: ‘Görevimiz, susturulanlar hakkında konuşmaktır. Tüm risklere rağmen, sadece kamuoyuna duyuru, uluslararası dayanışma ve sürekli baskı, gazetecilerin hayatlarını ve özgürlüklerini kurtarma şansı veriyor.’ Uluslararası düzeyde, Birlik sistematik olarak AGİT, BM ve Avrupa Konseyi'ne başvurarak Rusya'nın yasa dışı olarak alıkonulan gazetecileri serbest bırakması için baskıyı artırma çağrısında bulunuyor. Bu talepler Uluslararası ve Avrupa Gazeteciler Federasyonları tarafından da destekleniyor. Özellikle, bu talepler arasında kaçırma ve zulüm olaylarına karışan medya çalışanlarına karşı kişisel yaptırımların uygulanması gibi somut adımlar yer alıyor. Uluslararası hukuk mekanizmalarını devreye sokuyoruz. Tutsak gazetecilerin (örneğin Irına Levçenko, Anastasiya Glukhovska, Heorhiy Levçenko vb.) davaları, Avrupa Konseyi Gazetecilerin Güvenliği Platformu'na resmen dahil edildi. Bu, uluslararası kurumları durumu sürekli olarak izlemeye mecbur kılıyor. Bir sonraki adım, takasla ilgili her türlü müzakere biçiminde sivil tutsaklar konusunu ayrı olarak gündeme getirmektir. Mevcut mekanizmaların dışında kalanlar yurttaş gazetecilerdir, bu nedenle onların dahil edilmesi ayrı bir gereklilik haline gelmelidir. Üçüncü adım ise, dava uydurma, hüküm verme ve gazetecileri gözaltına alma olaylarına karışanlara karşı kişisel yaptırımlar uygulamaktır. Dördüncü ve çok önemli nokta ise vakaların kayıt altına alınmasıdır. İşkence, yasa dışı gözaltılar ve baskı hakkındaki toplanan tanıklıklar, Rusya'ya karşı kurulacak gelecekteki uluslararası mahkemenin davalarının temelini oluşturmalıdır. Bu konu, özellikle şu anda Ukrayna Milletvekili Yevheniya Kravçuk başkanlığındaki geçici soruşturma komisyonu tarafından ele alınmaktadır. Birçok toplantı zaten yapıldı ve onlarca gazetecinin tanıklığı toplandı. Komisyon, bu konuları Lahey'deki AGİT Parlamenter Meclisinde ve Uluslararası Ceza Mahkemesindeki toplantılarda gündeme getirecektir."

İstanbul'da düzenlenen AKPM oturumunda Rus esaretindeki Ukraynalı gazeteciler konusu ele alındı Haber

İstanbul'da düzenlenen AKPM oturumunda Rus esaretindeki Ukraynalı gazeteciler konusu ele alındı

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Kültür, Bilim, Eğitim ve Medya Komitesi, 2 Haziran'da İstanbul'da kritik bir oturum gerçekleştirdi. "Gazeteciler Önemlidir: Rusya Federasyonu Tarafından Esir Tutulan Ukraynalı Gazetecilerin Serbest Bırakılması İçin Çabaların Artırılması İhtiyacı" başlığıyla düzenlenen oturumda, Rus esaretindeki Ukraynalı medya çalışanlarının durumu ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in çarpıcı tanıklıkları damga vurdu. Oturumun raportörlüğünü üstlenen Ukrayna Parlamento Milletvekili ve Gazeteci Hakları İhlallerini Araştırmadan Sorumlu Geçici Özel Komisyonu Başkanı Yevheniya Kravçuk, Rus hapishanelerinde tutulan Ukraynalı gazetecilerin trajik kaderlerini gözler önüne serdi. Ukrayna parlamentosundaki oturumlarda dile getirilen medya çalışanlarının ifadelerini aktaran Kravçuk, Rus esaretinde işkence görerek hayatını kaybeden gazeteci Viktoriya Roşçına’nın acı dolu hikâyesine özel olarak dikkat çekti. Kravçuk ayrıca, Ukrayna Gazeteciler Birliği'nin Rusya'nın medya sektörüne yönelik saldırılarına ilişkin verilerini paylaştı. Sunulan verilere göre, geçen mayıs ayında Rus saldırılarının sivil gazeteciler ve medya üzerindeki etkisine dair doğrulanmış 22 vakayla yılın rekor düzeyi kaydedildi. Bu rakam, sene başından beri bir ay içinde tespit edilen en yüksek veri olarak kayıtlara geçti. ESKİ KREMLİN ESİRİ, BÜYÜKELÇİ NARİMAN CELAL İSTANBUL’DA KONUŞTU Oturumda Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl de konuşma yaptı. Kendisi eski bir Kremlin tutsağı olan ve Rus hapishanelerinde yaklaşık üç yıl esir kalan Büyükelçi Celal, işgal altındaki Kırım'da ve işgal altında bulunan Ukrayna'nın diğer topraklarında gazetecilere yönelik yürütülen sistemli baskıları anlattı. Kırım'daki profesyonel ve yurttaş gazetecilere yönelik zulme dikkat çeken Büyükelçi Celâl, ifade özgürlüğünün ve toplumun gerçeğe erişim hakkının korunmasının hayati önemde olduğunu belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı: Bir gazeteci parmaklıklar arkasına atıldığında, bu durum gerçeğin bir parçasının da hapsedildiği anlamına gelir. Büyükelçi Celâl, bugün işgal altındaki Kırım'da Rus yönetiminin sadece gazetecileri değil; insanların görme, konuşma ve hatırlama hakkını da doğrudan hedef aldığını ve cezalandırdığını vurguladı. Ukrayna heyeti, uluslararası topluma seslenerek yasa dışı yollarla alıkonulan Ukraynalı gazetecilerin serbest bırakılması ve işgal altındaki topraklarda ifade özgürlüğüne yönelik baskıların son bulması için Rusya üzerindeki baskının artırılması çağrısında bulundu.

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi" Haber

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, Kırım Platformu Ofisi, insan hakları savunucuları ve UNESCO Ukrayna Masası temsilcileri, işgal altındaki Kırım'da her geçen gün kötüleşen insani ve kültürel durumu masaya yatırmak üzere kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Zirvede, Rusya Federasyonu'nun yarımadada Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi resmî bir devlet politikası hâline getirdiği vurgulandı. UNESCO İHLALLERİ KAYIT ALTINA ALMAYA DEVAM EDİYOR Kıyiv’de 27 Mayıs tarihinde düzenlenen toplantının açılışında konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Rusya'nın kültür ve tarihi birer manipülasyon ve savaş enstrümanı olarak kullandığına dikkat çekti. Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğinin yok edilmesi, saldırgan devletin devlet politikasının bir parçası hâline geldiğini belirten Kurışko, "Rusya için Ukrayna'ya ait her şeyi zihinsel ve fiziksel olarak yok etmek, hafızayı silmek, tarihi değiştirmek ve kimliği bastırmak bir norm hâline geldi." ifadelerini kullandı. UNESCO Ukrayna Masası Başkanı Chiara Dezzi Bardeschi ise Kırım'daki durumun kesintisiz olarak izlenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Bardeschi; kültür, eğitim, basın ve ifade özgürlüğü alanlarında Rusya tarafından gerçekleştirilen hak ihlallerini UNESCO olarak kaydetmeyi sürdürdüklerini ifade ederek, işgalin yarattığı krizlere karşı uluslararası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı. 14’Ü KIRIM TATARI OLAN SİYASİ TUTSAK GAZETECİLER TIBBİ YARDIMDAN MAHRUM Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, toplantıda yaptığı konuşmada işgal altındaki Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde tutuklu bulunan gazetecilerin trajik durumuna dikkat çekti. Hapisteki Kırımlı gazetecilerden 14'ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Skrıpnık, bu isimlerin Rus cezaevlerinde dehşet verici şartlar altında tutulduğunu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyduklarını aktardı. Rusya'nın gazeteciler de dâhil olmak üzere Kırımlı siyasi tutsakları Ukrayna'ya iade etmeyi kesin bir dille reddettiğini hatırlatan insan hakları savunucusu, rehin alınan sivil vatandaşların özgürlüğü için küresel çapta konsolide bir baskı mekanizması kurulması çağrısında bulundu. KREMLİN’İN DEZENFORMASYONUNA KARŞI DAHA SIKI ÖLEM ALINMALI Gazeteci ve aktivistlere yönelik baskıların Kremlin güdümlü medyanın dezenformasyon kampanyalarıyla perdelendiğini söyleyen Olha Skrıpnık, Birleşmiş Milletler’in (BM) bu propaganda ağına karşı somut mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Rusya tarafından finanse edilen bu kampanyaların Ukrayna kültürünü aşağılamayı veya tamamen yok saymayı amaçladığını belirten Skrıpnık, bu durumun işgal altındaki vatandaşların kültürel yaşama katılma hakkını doğrudan gasp ettiğini vurguladı. Kırım İnsan Hakları Grubunun, dezenformasyonun kültürel haklar üzerindeki yıkıcı etkisine dair hazırladığı resmî raporu daha önce BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne sunduğu hatırlatıldı. EĞİTİMDE ASKERİLEŞME VE ÇEVRE TEHDİTLERİ ELE ALINDI İstişare toplantısında ayrıca Kırım'daki okullarda eğitim sürecinin tamamen askerîleştirilmesi, tarih müfredatının Rus propaganda anlatılarına göre yeniden yazılması ve eğitim haklarına yönelik sistemli baskılar detaylıca ele alındı. Yerli halkların ve ulusal azınlıkların kültürel miraslarının tahrip edilmesinin yanı sıra yarımadadaki spor faaliyetlerinin durumu, Rus askeri varlığının neden olduğu çevre tehditler ve doğa miraslarının korunması başlıkları da uzmanlarca değerlendirildi. Toplantı sonunda katılımcılar, Kırım'daki hak ihlallerini belgelemek ve tarihi ile doğal mirası korumak adına UNESCO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini beyan ettiler.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı: Rusya, 30 Ukraynalı gazeteciyi esir tutuyor

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Rusya’nın işgal altındaki topraklarında ve savaş sahasında gazetecilere yönelik uyguladığı "bilinçli terör" politikasını deşifre etti. Bakanlık verilerine göre, Rusya'nın geniş çaplı işgali başlattığı 24 Şubat 2022’ten bu yana hem Ukraynalı hem de yabancı olmak üzere toplam 149 medya mensubu Rus saldırılarında hayatını kaybetti. Bu kişilerden en az 21'inin doğrudan görevlerini yerine getirirken hedef alındığı belirtildi. İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA “TOTAL SANSÜR” REJİMİ Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında ifade özgürlüğünü fiziksel olarak yok ettiğini ve bir "total sansür" rejimi kurduğunu ifade etti. Açıklamada, bu bölgelerdeki durum şu sözlerle ifade edildi: İşgal altındaki topraklarımızda ifade özgürlüğü fiziksel olarak yok edilmiştir. Topraklarımızın işgalden kurtarılması, gazetecilerin özgürlüğüne ve insanların dürüst bilgi alma hakkına dönmesinin tek yoludur. Uluslararası izleme gruplarını ve uluslararası kuruluşların uzman birimlerini, geçici işgal altından bulunan Ukrayna topraklarında ifade ve basın özgürlüğünün ağır ihlallerini dikkatle izlemeye, belgelemeye ve ilkeli kamuoyu tutumları sergilemeye çağırıyoruz. 30 UKRAYNALI GAZETECİ RUS ESARETİNDE Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin verilerine atıfta bulunan bakanlık, halen 30'a yakın Ukraynalı gazetecinin Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulduğunu hatırlattı. Bakanlık, dünya kamuoyuna şu çağrıyı yaptı: Tüm Ukraynalı gazetecilerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Ukrayna, tüm vatandaşları, asker veya sivil, evlerine dönene kadar mücadeleye devam edecektir. Gazetecilerin hakları ve ifade özgürlüğü mücadelesi, tüm uluslararası toplumun ortak davasıdır. Bu sadece tek bir ülkenin görevi değil, tiranlığa karşı küresel dokunulmazlığın korunmasıdır. Dünyayı, savaş bölgelerindeki medya çalışanlarının güvenliğini sağlamak, ifade özgürlüğüne karşı işlenen suçlara kararlı bir şekilde karşılık vermek ve diktatörlüğe karşı bir güvence olarak bağımsız medyayı desteklemek için güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz. Gazeteciler işlerini yapabilmelidir. İfade özgürlüğü tehdit edildiğinde, tüm özgür dünyanın geleceği tehlikeye girer. 17 KIRIMLI YURTTAŞ GAZETECİ RUSYA TARAFINDAN ALIKONULUYOR Alıkonulan 30 gazeteciden 17’si, Rus işgali altındaki Kırım’da faaliyet gösteren yurttaş gazetecilerden oluşuyor. Büyük çoğunluğu Kırım Tatarı olan bu gazeteciler, Rusya’nın düzmece davaları kapsamında tutuklu bulunuyor. İnsanlık dışı koşullarda tutulan bu kişilerin; tecrit, psikolojik baskı, tıbbi bakım eksikliği ve adil savunma hakkından mahrumiyet gibi ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu bildirildi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’den AB’ye çağrı: "İrına Danılovıç derhal serbest bırakılmalı" Haber

Sınır Tanımayan Gazeteciler’den AB’ye çağrı: "İrına Danılovıç derhal serbest bırakılmalı"

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın Rus işgal güçleri tarafından kaçırılmasının üzerinden tam dört yıl geçti. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Danılovıç’ın Rus hapishanelerinde gördüğü işkence ve tıbbi ihmal nedeniyle hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda dünyayı uyardı. Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından 29 Nisan 2026’da yapılan açıklamada, İrına Danılovıç’ın 2022 yılındaki kaçırılma süreci ve sonrasındaki baskılar hatırlatıldı. Koktebel’de hemşirelik yaparken aynı zamanda Kırım’daki sağlık sisteminin aksaklıklarını ve hak ihlallerini raporlayan Danılovıç, 29 Nisan 2022’de gece mesaisinden dönerken kaçırılmıştı. Günlerce kendisinden haber alınamadı. Avukat ancak 11 gün sonra onu Akmescit’teki tutukevinde buldu. PSİKOLOJİK BASKI VE TIBBİ İHMAL Sınır Tanımayan Gazeteciler, Kremlin’in Ukraynalı gazetecilerin direncini kırmak için özel bir yöntem izlediğini belirtti. Açıklamada, Rus hapishanesinde hayatını kaybeden gazeteci Viktoriya RoşçIna’nın durumu örnek gösterilerek şu ifadelere yer verildi: Psikolojik işkence, tıbbi yardımın yokluğu ve coğrafi izolasyon: Rusya'da Kremlin tarafından belirlenen gözaltı koşulları, Ukraynalı gazetecilerin direncini kırmaya yöneliktir. İrına Danılovıç keyfi olarak tutulmakta ve Kırım'dan Rusya'ya sürgün edilmiş durumdadır. Danılovıç serbest bırakılmalıdır. AB ise, o ve esaret altındaki tüm gazetecilerin serbest bırakılması için çabalarını artırmalıdır. SAĞLIK DURUMU KRİTİK: SOL KULAĞINDAKİ İŞİTME YETİSİNİ TAMAMEN KAYBETTİ Danılovıç’ın ailesi, hapishanedeki koşulların dayanılmaz olduğunu bildirdi. Edinilen bilgilere göre, İrına Danılovıç sol kulağındaki işitme yetisini tamamen kaybetmiş durumda. Şiddetli baş ağrıları, kulak çınlaması ve denge kaybı yaşamasına rağmen kendisine tıbbi müdahalede bulunulmadığı, ailesi tarafından gönderilen ilaçların ise cezaevi yönetimi tarafından engellendiği belirtiliyor. PSİKOLOJİK BASKI OLARAK “YÜKSEK SESLİ MÜZİK” Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yayımlanan açıklamada, siyasi tutusağın alıkonulduğu Rusya’daki Zelenokumsk kentindeki 7 numaralı cezaevinde uygulanan psikolojik şiddete de dikkat çekildi. İşitme kaybı ve şiddetli migren ağrıları çeken Danılovıç’ın, saatlerce yüksek sesle Rus müziği dinletilerek işkenceye maruz bırakıldığı ifade edildi. Bu durumun, kronik ağrıları olan biri için dayanılmaz bir fiziksel ve ruhsal acıya dönüştüğü vurgulandı.

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu Haber

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu

Kırım Tatar Gazetecilik Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 2014 yılından bu yana en az 25 Kırımlı gazetecinin siyasi baskılara maruz kaldığını ve medya üzerindeki sistematik baskının bir "özgürlük krizine" dönüştüğünü duyurdu. Türk dünyasının büyük ismi, Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk dünyasına kazandırdığı en önemli miraslardan biri olan Tercüman gazetesinin yayın hayatına başladığı 10 Nisan tarihi, Kırım Tatar Gazetecilik Günü olarak kaydediliyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, 143 yıl önce millî uyanışın ve özgür basının simgesi olan bu mirasın, günümüzde işgal altındaki Kırım’da ağır bir darbe aldığı vurgulanarak, "İşgal altındaki Kırım’da medya ortamının mevcut durumu; bağımsız düşüncenin zulme uğradığı ve ifade özgürlüğünün fiilen yok edildiği derin bir özgürlük krizin örneğidir." denildi. 25 GAZETECİ ZULMÜN HEDEFİ OLDU Merkezin paylaştığı verilere göre, işgalci yönetim profesyonel gazetecileri ve yurttaş gazetecilik yapan aktivistleri sistematik olarak hedef alıyor. Bugüne kadar toplamda 25 Kırımlı gazeteci işgalci yetkililer tarafından kovuşturmaya uğradı, gözaltına alındı veya hapsedildi. Özellikle Kırım Tatarca yayın yapan "Qırım" gazetesi örneğinde olduğu gibi, yayın organları "bilgiyi çarpıtma" veya "ifade özgürlüğünü kötüye kullanma" gibi asılsız iddialarla baskı altına alındı. Editörlerin evlerine düzenlenen baskınlar ve el konulan ekipmanlar, bağımsız gazeteciliği susturma politikasının birer parçası olarak kayıtlara geçti. 21 İSİM HALEN ALIKONULUYOR Açıklamada, Kırım’daki gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilerin bedel ödemeye devam ettiği hatırlatılırken şu ifadelere yer verildi: Şu an itibarıyla 21 gazeteci Rus cezaevlerinde hukuksuz bir şekilde alıkonuluyor. Bunlar: Aziz Azizov, Amet Süleymanov, Asan Ahtemov, Volodımır Dudka, Vilen Temeryanov, Gennadiy Osmak, Dmıtro Shtıblikov, Ernes Ametov, Irına Danılovıç, Irına Levçenko, Marlen Asanov, Osman Arifmemetov, Aleksey Bessarabov, Remzi Bekirov, Ruslan Süleymanov, Rüstem Osmanov, Rüstem Şeyhaliyev, Seyran Saliyev, Sergey Tsıgipa, Server Mustafayev, Timur Ibragimov. Diğer dört isim; Nariman Celâl, Mıkola Semena, Nariman Memedeminov ve Vladıslav Yesıpenko, esir takasları kapsamında veya yasa dışı hapis cezalarının sona ermesinin ardından serbest bırakıldılar. “KIRIM TATAR GAZETECİLERİ MÜCADELEYİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEDİR” İşgalin başladığı 2014 yılından bu yana uygulanan baskıların, birçok profesyonel gazeteciyi can güvenliği nedeniyle yarımadayı terk etmeye zorladığını belirten Kırım Tatar Kaynak Merkezi, “Günümüzde Kırım, Avrupa'da gazetecilik faaliyeti yürütmek için en tehlikeli bölgelerden biri haline gelmiştir. Buna rağmen Kırım Tatar gazeteciler; hakikat, halkları ve ifade özgürlüğü uğruna verdikleri mücadeleyi kararlılıkla sürdürmektedirler.” şeklinde vurguladı.

Lubinets: Rusya 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı şekilde alıkoyuyor Haber

Lubinets: Rusya 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı şekilde alıkoyuyor

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, Rusya’nın halen 26 Ukraynalı gazeteci ve medya çalışanını esir tutulduğunu açıkladı. Lubinets, uluslararası mekanizmaların yetersizliğine dikkat çekerek, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin (ICRC) bu kişilerden sadece birinin tutukluluğunu resmi olarak teyit ettiğini, geri kalanların ise hukuken "görünmez" sayıldığını vurguladı. Kıyiv’de bugün düzenlenen "Savaş Zamanında Ukraynalı Medya Uzmanlarının Dayanıklılığı ve Refahı" konulu yuvarlak masa toplantısında konuşan İnsan Hakları Yetkilisi Lubinets, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan sivil rehinelerin ve gazetecilerin iadesi sürecindeki zorlukları dile getirdi. 2025 yılı boyunca yürütülen yoğun diplomatik çabalar sonucunda; Dmıtro Hılyuk, Marko Kaliuş ve Vladıslav Yesıpenko olmak üzere sadece üç gazetecinin evine dönebildiğini belirten Lubinets, Rusya’nın elindeki diğer medya çalışanlarının akıbetinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti. KIZILHAÇ VERİLERİNDEKİ BÜYÜK EKSİK Lubinets, Rusya tarafından kaçırılan veya işgal altındaki bölgelerde alıkonulan 26 basın mensubundan 25’inin Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından hukuki olarak tanınmadığını belirtti. Bu durumun müzakere süreçlerini ve esir takaslarını doğrudan engellediğini vurgulayan Ombudsman, şu ifadeleri kullandı: Kızılhaç aracılığıyla resmî olarak sadece bir gazetecinin alıkonulması onaylandı. Geri kalan esir medya çalışanları Kızılhaç tarafından hukuken 'görülmüyor'. Bu şeffaflık eksikliği, hem onların güvenliğini tehlikeye atıyor hem de geri dönüşleri için yürüttüğümüz görüşmelerde ek engeller yaratıyor. MEDYA ÇALIŞANLARI DOĞRUDAN HEDEF ALINIYOR Gazetecilerin sadece cephe hattında değil, güvenli kabul edilen şehirlerde bile SİHA ve füze saldırılarının kurbanı olduklarını hatırlatan Lubinets, uluslararası raporlardaki çarpıcı rakamları paylaştı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana 175 yerli ve yabancı gazeteci Rus saldırılarından zarar gördü. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin (NUJU) kayıtlarına göre ise geniş çaplı işgalin başından bu yana 21 medya çalışanı doğrudan mesleki görevlerini yerine getirirken hayatını kaybetti.

Ukrayna Parlamentosundan Kırım Tatar gazeteci Elvina Seitbullayeva’ya Onur Belgesi Haber

Ukrayna Parlamentosundan Kırım Tatar gazeteci Elvina Seitbullayeva’ya Onur Belgesi

Ukrayna’nın bağımsızlık mücadelesini ve savaşın gerçeklerini dünyaya duyurmak için cephe hattında canı pahasına görev yapan gazeteciler onurlandırılıyor. Kırım Tatar gazeteci ve "Mı-Ukrayina" (Biz Ukrayna'yız) televizyon kanalı savaş muhabiri Elvina Seitbullayeva, Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin (NSJU) önerisiyle Ukrayna Parlamentosu Onur Belgesi’ne layık görüldü. Kıyiv’de, 26 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen törende ödülünü Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Serhiy Tomilenko’dan teslim alan Elvina Seitbullayeva, bu anlamlı ödülün Kırım’ın işgaline karşı direnişin başladığı gün verilmesinin kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirtti. Kırım Tatar gazeteci, duygularını şu sözlerle dile getirdi: Kırım'ın işgaline karşı direnişin 12. yıl dönümünü kaydettiğimiz böylesine anlamlı bir günde bu ödülü almak benim için çok sembolik. Kırım'ı geri alacağımıza ve özgürleşmiş Ukrayna'da gazetelerin yeniden canlanacağına yürekten inanıyorum. VATANDAN CEPHE HATTINA UZANAN MÜCADELE Elvina Seitbullayeva’nın mesleki yolculuğu, Kırım’daki Kırım Tatar televizyon kanalı ATR’de başladı. Rus işgalin ardından bağımsız gazetecilere uygulanan baskı nedeniyle vatanını terk etmek zorunda kalan Seitbullayeva, mesleki faaliyetlerini başkent Kıyiv’e taşıdı. Rusya’nın 2022 yılında başlattığı tam kapsamlı işgal girişiminden bu yana en sıcak çatışma bölgelerinden bildirdiği haberlerle tanınan Seitbullayeva, hem bir gazeteci hem de bir Kırım Tatarı olarak büyük bir sorumluluk üstleniyor.

AB Konseyi rehinelere işkence uygulayan 10 Rus'a yaptırım uyguladı Haber

AB Konseyi rehinelere işkence uygulayan 10 Rus'a yaptırım uyguladı

Avrupa Birliği Konseyi, 20 Kasım 2025'te rehin alınan Ukraynalı sivillere karşı kötü muamelede bulunan 10 Rus'a yaptırım uygulama kararı aldı. Yaptırım uygulanan kişilerin Rusya Federasyonu Federal Cezaevi Hizmetleri Ana Müdürlüğünün Rostov bölgesindeki üst düzey yetkilileri olduğu kaydedildi. AB Konseyi, aralarında gazeteci Viktorya Roşçina'nın da bulunduğu en az 15 rehinenin işkence sonunda öldürüldüğünü anımsattığı açıklamasında, rehinelere kötü muamalede bulunanların yaptırıma tâbi tutulduğunu belirtti. Açıklamada, rehinelerin düzenli olarak şiddete maruz kaldığı, gıda sıkıntısı çektiği, herhangi bir hukukî ve tıbbî yardıma erişemediği bildirildi. Ayrıca yaptırımların gazetecilere ve aktivistlere yönelik kovuşturmalarda yer alan Rus hakimleri kapsadığı da aktarıldı. REHİNELERDEN GAZETECİ ROŞÇİNA 2024'TE HAYATINI KAYBETTİ 3 Ağustos 2023'te kaybolan gazeteci Viktorya Roşçina'nın, Mayıs 2024'te işgalci Rus birlikleri tarafından esir alındığı ortaya çıkmıştı. Gazetecinin 10 Ekim 2024'te bildirilen ölümü ise Ukrayna basını tarafından doğrulanmıştı. İnsan Hakları Medya Girişimi, Viktorya Roşçina'nın; Berdyansk'taki 77 No'lu Ceza İnfaz Kurumu ve Rusya'da "Ukraynalılar için Rusya Federasyonu'ndaki en acımasız gözaltı yerlerinden biri" olarak bilinen Taganrog'daki 2 No'lu Tutuklama Merkezi olmak üzere en az iki hapishanede tutulduğunu kaydetmişti. GAZETECİLİKTE CESARET ÖLDÜLÜ ALMIŞTI Öte yandan Roşçina'nın cenazesi şubat ayında 757 Ukraynalının cenaze takasında teslim edilmişti. Ukrayna'nın pek çok basın organında çalışan Roşçina, 2022'de Uluslararası Kadın Medya Vakfının "Gazetecilikte Cesaret Ödülü'ne" layık görülmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.