SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Göçmenler

QHA - Kırım Haber Ajansı - Göçmenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göçmenler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Birleşik Krallık’tan Rus ordusu için göçmen devşiren şebekeye yaptırım Haber

Birleşik Krallık’tan Rus ordusu için göçmen devşiren şebekeye yaptırım

Birleşik Krallık, 5 Mayıs 2026 itibarıyla Rusya'nın savaş makinesini besleyen kritik ağlara karşı yeni bir yaptırım paketi açıkladı. Hedefte, yabancı göçmenleri kandırarak cepheye süren şebekeler ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) üretimi için parça tedarik eden uluslararası şirketler var. Birleşik Krallık hükûmeti tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, Rusya'nın Ukrayna'daki yasa dışı savaşını sürdürmek için başvurduğu "barbarca" yöntemlere darbe vurulması amaçlanıyor. Yeni yaptırım listesi, 35 kişi ve kuruluşu kapsıyor. GÖÇMENLER “TOP YEMİ” OLARAK KULLANILIYOR Yaptırımların en dikkat çekici kısmını, savunmasız göçmenleri hedef alan insan ticareti ağları oluşturuyor. Rusya'nın özellikle "Alabuga Start" adlı SİHA üretim programı üzerinden yürüttüğü şemalar mercek altına alındı. Açıklamada, yabancı göçmenlerin aldatılarak silah fabrikalarında çalıştırıldığı veya doğrudan cephe hattına "top yemi" olarak gönderildiği aktarıldı. Bu kapsamda, Rusya destekli ağlar üzerinden Mısır, Irak, Nijerya, Suriye ve Yemen gibi ülkelerden gelen kişileri Rusya’ya taşıyarak cepheye gönderilmesine aracılık eden Polina Azarnıh (Azarnykh) ve iki kişi daha yaptırım listesine alındı. SİHA ÜRETİMİNE ULUSLARARASI DARBE Rusya’nın saldırılarında kullandığı silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim kapasitesini kısıtlamak amacıyla, tedarik zincirindeki üçüncü ülke yapıları da hedef alındı. Rusya'ya kritik askeri bileşenler ve SİHA parçaları sağlayan Çin ve Tayland merkezli şirketlere kısıtlama getirildi. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında sıkça kullandığı VT-40 saldırı SİHA’sını geliştiren şirketin sahibi Pavel Nikitin, yaptırım listesine giren isimler arasında yer aldı. “BU BİR BARBARLIK” Birleşik Krallık Yaptırım Bakanı Stephen Doughty, Rusya'nın savunmasız insanları sömürmesini şu sözlerle eleştirdi: Savunmasız insanların Rusya'nın Ukrayna'daki başarısız ve yasa dışı savaşını desteklemek için istismar edilmesi barbarlıktır. Birleşik Krallık hükûmeti, Ukrayna'ya olan desteğinin sarsılmaz olduğunu ve Kremlin'in savaş makinesine baskı yapmak için yaptırım yetkilerini sonuna kadar kullanmaya devam edeceğini vurguladı.

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi Haber

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi

Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, yabancı uyruklu vatandaşların sınır dışı edilmesine yol açacak idari suç kapsamının yaklaşık iki kat genişletileceğini duyurdu. Söz konusu kararın, özellikle Türkistan coğrafyasından gelen göçmenler üzerinde yeni bir baskı dalgası oluşturacağı tahmin ediliyor. Yeni düzenlemelerin göçmenleri "ya hapis, ya sınır dışı ya da Ukrayna’da savaş" tercihiyle karşı karşıya bırakacak. Rusya Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in açıklamasına göre, kısa süre içinde kabul edilmesi beklenen yeni yasayla birlikte sadece kamu düzenini bozmak değil; internetteki paylaşımlar, ordunun itibarını zedelemek ve hatta polisin "yasal taleplerine" uymamak gibi ucu açık maddeler de sınır dışı gerekçesi haline geliyor. TÜRKİSTANLI GÖÇMENLER HEDEFTE Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan gibi ülkelerden Rusya’ya giden göçmenleri sınır dışı edilmekle tehdit edilerek Ukrayna’ya karşı savaştırdığı biliniyor. İnsan hakları savunucuları, Rus emniyet güçlerinin özellikle Türkistan coğrafyasından gelenleri hedef alan geniş kapsamlı baskınlar düzenlediğine dikkat çekiyor. Bu süreçte uygulanan "sınır dışı" tehdidinin, Rus Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalayarak "askerlik hizmeti karşılığı vatandaşlık" veya "ceza muafiyeti" tekliflerini kabul ettirmek için bir şantaj aracına dönüştüğü belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte eklenen "orduyu diskredite etme" veya "kamu düzenine uymama" gibi suçlamaların muğlaklığı, göçmenlerin keyfi olarak gözaltına alınmasının önünü açıyor. 2025 yılında 72 bin kişinin sınır dışı edildiği Rusya’da, 2026 yılı itibarıyla bu sayının artması ve göçmenlerin en küçük bir idari ihlalde deport listesine alınması öngörülüyor. HUKUKİ KILIF ALTINDA SEFERBERLİK Duma’nın 2024’ten bu yana göçmenler hakkında kabul ettiği 22 farklı yasa, aslında sessiz bir "göçmen seferberliği"nin altyapısını oluşturuyor. Rusya ordusunun personel ihtiyacını karşılamak için kendi vatandaşları yerine "harcanabilir" gördüğü göçmen nüfusu kullanma eğilimi, bu yeni yasal düzenlemelerle resmi bir zemine oturtuluyor. Özellikle Türkistanlılar için Rusya’da çalışmak, artık sadece ekonomik bir mücadele değil; hapis, sınır dışı edilme veya tanımadıkları bir savaşta ön saflara sürülme tehlikesiyle örülü bir hayatta kalma savaşına dönüşmüş durumda.

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor Haber

Uluslararası Göçmenler Günü: Savaş Ukraynalıları yerinden ederken Kırım’da zorunlu göç sürüyor

18 Aralık günü, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak 2000 yılında “Uluslararası Göçmenler Günü” olarak kabul edildi. Her yıl 18 Aralık’ta kutlanan Uluslararası Göçmenler Günü; dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların yaşamları ve sorunları konusunda bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor. UNESCO verilerine göre göçün temel nedeni, insanların onurlu, güvenli ve huzurlu bir yaşam arzusudur. Ancak bu kavram, Ukrayna için özellikle 2014’ten bu yana ve 2022’de Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgalin ardından çok daha acı bir anlam kazandı. SAVAŞ MİLYONLARI YERİNDEN ETTİ Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgali ve ardından başlayan saldırılar, Ukrayna’da yüz binlerce kişiyi yerinden etti. Şubat 2022’de başlayan tam kapsamlı işgal ise milyonlarca Ukraynalının ülke içinde ve dışında göç etmek zorunda kalmasına yol açtı. Evlerini çoğu zaman “tek bir bavulla” terk eden insanlar, çocuklarını ve yakınlarını kurtarmak için güvenli bölgelere ya da yabancı ülkelere sığındı. Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) verilerine göre neredeyse dört yıldır devam eden geniş çaplı işgalin sonucunda her dört Ukraynalıdan biri hâlâ savaş nedeniyle yerinden edilmiş durumda. Bunların 3,8 milyonu ülke içinde yerinden edilmiş kişilerden, 5,6 milyonu ise yurt dışına sığınan mültecilerden oluşuyor. Yurt dışındaki mültecilerin 5,1 milyonu Avrupa ülkelerinde yaşıyor. GERİ DÖNÜŞLER SÜRÜYOR, ANCAK TABLO AĞIR Verilere göre Rusya’nın başlattığı geniş çaplı işgal saldırısının ilk haftalarında yerinden edinen 4,1 milyon Ukrayna vatandaşı zamanla eski yerleşimlerine döndü. Bunlar arasında 1,1 milyon kişinin yurt dışından Ukrayna’ya geri döndüğü, 340 bin kişinin ise ülkeye dönmesine rağmen hâlâ iç göçmen statüsünde yaşadığı belirtiliyor. Her altı ayda yaklaşık 100 bin savaş mültecisi Ukrayna’ya geri dönüyor, bu oran 2023 Eylül’den bu yana istikrarını koruyor. KIRIM’DA DEMOGRAFİK DEĞİŞİM VE ZORUNLU GÖÇ Kırım Tatar halkının anavatanı Kırım Yarımadası, Rus işgalinin başladığı Mart 2014’ten itibaren sistematik baskıların, zorla kaybetmelerin, hukuksuz tutuklamaların ve işkencenin yoğun yaşandığı bir bölgeye dönüştü. Kremlin yönetiminin yürüttüğü baskı ve sömürgeci politikaları zorunlu göç ve yarımadanın nüfus yapısının değiştirilmesine yol açıyor. 2014’ten bu yana yaklaşık 1 milyon Rusya vatandaşı yarımadaya yerleştirilirken, yaklaşık 100 bin Ukrayna vatandaşı Kırım’ı terk etmek zorunda kaldı. Kırım Tatar halkı da bu süreçten ağır şekilde etkilendi. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov’un verdiği bilgilere göre, özellikle Rusya’nın seferberlik ilanının ardından göç hızlandı ve Kırım’ı terk etmek zorunda kalan Kırım Tatarlarının sayısı 50 bine ulaştı. İşgal öncesinde Kırım’da yaklaşık 300 bin Kırım Tatarının yaşıyordu, bunun da yarımada nüfusunun yüzde 13’üne denk geldiyordu, bugün ise işgal koşulları nedeniyle kalan nüfusu net olarak tespit edilemiyor. Uluslararası Göçmenler Günü, Ukrayna örneğinde olduğu gibi göçün çoğu zaman bir tercih değil, hayatta kalma mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Milyonlarca insan için göç, savaşın ve işgalin dayattığı zorunlu bir yol olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.