SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gülnara Abdullayeva

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gülnara Abdullayeva haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülnara Abdullayeva haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşgal altındaki Kırım’da “Latin alfabesi” baskısı: "Yasak, asimilasyon politikasının parçası" Haber

İşgal altındaki Kırım’da “Latin alfabesi” baskısı: "Yasak, asimilasyon politikasının parçası"

İşgal altındaki Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde yönetimi, kültürel alan üzerindeki kontrolünü artırmaya yönelik yeni bir adım attı. Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, tüm resmî belgelerde ve kamusal alanlardaki yazılarda yalnızca Kiril alfabesinin kullanılmasını savunarak Latin alfabesini “vatansever olmayan” olarak nitelendirdi. Kırım Tatarları açısından bu çağrı, teknik bir düzenlemeden çok daha fazlası olarak değerlendiriliyor. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları için Latin alfabesinin yasaklanması, dilsel kimliğe yeni bir darbe, Ukrayna ve Türk dünyasıyla bağların koparılması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın modern eğitim, medya ve dijital alanda Kırım Tatar dilinin kullanımını da ciddi biçimde kısıtlayacağına dikkat çekiyor. “BU SADECE BİR ALFABE MESELESİ DEĞİL…” İşgalcilerin söz konusu politikasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar tarihçi Gül­nara Abdullayeva, Latin alfabesine yönelik baskının dilbilimsel değil, tamamen siyasî bir karar olduğunu vurgulayarak, “Latin alfabesinin yasaklanması sadece alfabe meselesi değil. Bu, Kırım Tatar halkının kültür politikasını kontrol etme ve onları Ukrayna ve Türk dünyasından ayırma girişimidir.” diyerek Latin alfabesinin Kırım Tatar dili için tarihsel ve doğal bir zemin olduğunu hatırlattı. Tarihçiye göre 1920’li yıllarda Kırım Tatar aydınlar, dili halka daha erişilebilir kılmak ve Türk dünyasıyla ilişkileri güçlendirmek amacıyla Latin alfabesine geçmişti. Bu süreç, eğitimden basına, tiyatrodan bilime kadar geniş bir kültürel canlanma dönemini de beraberinde getirmişti. RUSLAŞTIRMA POLİTİKASI 1930’lu yıllarda Sovyet yönetiminin dayattığı Kiril alfabesinin ise tarafsız bir tercih olmadığını vurgulayan Abdullayeva’ya göre bu adım, Kırım Tatarlarını dünya Türk kültüründen izole etmeyi ve Ruslaştırma politikasını derinleştirmeyi amaçlıyordu. “Kiril alfabesine geçiş, dili siyasi merkeze tâbi kılmanın ve Türk dünyasıyla bağları koparmanın bir yoluydu” diyen Abdullayeva, günümüzdeki uygulamaların Sovyet dönemindeki yöntemlerin yeni koşullarda tekrarı olduğunu vurguladı. GENÇ KUŞAK İÇİN YENİ ENGELLER Uzmanlara göre Latin alfabesinin kamusal alandan dışlanması, özellikle genç kuşaklar için ciddi sonuçlar doğuracak. Eğitim, internet ve çağdaş kültürel üretimde Latin harflerinin yaygın kullanımı dikkate alındığında, bu yasak Kırım Tatar gençlerin ana dillerine erişimini daha da zorlaştıracak. Abdullayeva, “Latin alfabesinin yasaklanması, gençlerin ana dillerini modern dünyada öğrenme ve kullanma imkanlarını fiilen ortadan kaldırıyor.” şeklinde vurguladı. Kırım Tatarları için dilin kimliklerinin ve kendi topraklarında var olma hakkı mücadelesinin en önemli sembollerinden biri olduğunu belirten Abdullayeva, “Kırım Tatarları için dil sadece bir iletişim aracı değil. Hafıza, tarih ve geleceğe sahip olma hakkıdır. Latin alfabesinin yasaklanması, onları bu gelecekten mahrum etme girişimidir.” dedi. Tarihçi, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da izlediği dil politikasının, Kırım Tatarlarını Ukrayna’dan ve Türk dünyasından izole etmeyi amaçlayan daha geniş bir asimilasyon stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekti. UKRAYNA'DAN KIRIM TATARCA İÇİN LATİN ALFABESİ ADIMI Ukrayna Bakanlar Kurulu, 3 Nisan 2025’te aldığı kararla Kırım Tatarca İmla (Yazım) Kılavuzu önerisini kabul etmişti. Kılavuz, 2021’de onaylanan Latin alfabesine dayalı Kırım Tatar dili alfabesi temel alınarak hazırlandı. Böylece, Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından 23 Şubat 2022 tarihinde onaylanan 2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi Stratejisi ve Ukrayna Bakanlar Kurulunun 28 Temmuz 2023 tarihli “Kırım Tatar Dilinin Yazımının Geliştirilmesi Sorunları” başlıklı kararnamesi ile öngörülen önemli görevlerden biri, Ukrayna'nın yerli halkı olan Kırım Tatar halkının dilini ve kimliğini koruma-geliştirme hakkının gerçekleşmesini sağlamak amacıyla yerine getirilmiş oldu.

Kırım’ın kültürel mirası tehlikede: İşgal beş yıl daha sürerse kayıplar telafi edilemez olacak Haber

Kırım’ın kültürel mirası tehlikede: İşgal beş yıl daha sürerse kayıplar telafi edilemez olacak

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi 2 Kasım’da Kıyiv’de yapıldı. Etkinlik kapsamında “Ukrayna’nın Yerli Halklarının Maddi ve Manevi Kültürel Mirası: Rus Saldırganlığı Koşullarında Korunma Zorlukları” başlıklı panel düzenlendi. Panele; Ukrayna Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Departmanı Başkanı Anastasiya Kozyar, Ukrayna Karay Birliği Başkanı ve Yerli Halklar Danışma Kurulu Üyesi Olena Arabacı, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Elmira Ablalimova Çiygöz ve Kırım Evi temsilcisi, tarihçi Gülnara Abdullayeva katıldı. Panelin moderatörlüğünü gazeteci Hanna Homonay üstlendi. SOMUT OLMAYAN MİRAS LİSTESİ GENİŞLİYOR Ukrayna Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Departmanı Başkanı Anastasiya Kozyar 2018’den beri yürürlükte olan Ukrayna Ulusal Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nin kapsamını anlattı. Bugün listede Kırım Tatarlarının “Örnek” adlı geleneksel deseni, Karay halkının Et Ayaklak (Karay böreği) geleneği, Kırım Tatar çibörek ve yantık yapım pratiği, Kırım Tatar kahve geleneği, Ağır Ava ve Kaytarma danslarının yer aldığını belirten Kozyar, “Bu unsurlar yalnızca yüzyıllar öncesine dayanan tarihi yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda Ukrayna'nın yerli halklarının modern kültürel alandaki öznelliğini de teyit ediyor.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİLER KARAY MİRASINI HEDEF ALIYOR Rusya’nın işgal altındaki topraklarda kültürel mirası sistematik olarak yok etmeyi sürdürdüğünü aktaran Ukrayna Karay Birliği Başkanı Olena Arabacı, işgal altındaki Melitopol’deki Karay Kültür Merkezi’nin işgalciler tarafından kasıtlı biçimde tahrip edilip nargile kafeye dönüştürülmesini örnek gösterdi. Arabacı ayrıca, Kırım kültürünün korunması için düzenlenen “Kırım Günleri” girişiminin önemine dikkat çekti. “BEŞ YIL DAHA SÜRERSE KAYIPLAR TELAFİ EDİLEMEZ OLACAK” Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Elmira Ablalimova Çiygöz, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün işgal altındaki tüm bölgelerde kültürel mirasın durumunu belgelediğini ifade etti. Rusya’nın eğitim sistemini ideolojik olarak dönüştürdüğünü, yerel dilleri kamusal alandan ittiğini söyleyen Ablalimova Çiygöz, bunun doğrudan kimliği yok etme politikası olduğunu vurguladı İşgalin en az beş yıl daha sürmesi halinde dünyanın, Kırım Tatarlarının kültürel hafızasını ve kimliğini etkileyecek çok derin kayıplarla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunan Ablalimova Çiygöz şunları kaydetti: Kültürün yok edilmesi sadece binaların yıkılması değildir. Hafızanın, sürekliliğin, devamlılığın kaybına yol açar; bir halkın deneyimlerin silinmesine, temelini kaybetmesine ve gelecekten mahrum kalmasına yol açar. “KÜLTÜREL SOYKIRIM YÜZYILLARDIR SÜRÜYOR” Tarihçi Gülnara Abdullayeva, Kırım’daki kültürel mirasın yok edilmesinin 2014’te başlamadığını, Rusya’nın bunu 18. yüzyıldan beri planlı şekilde yürüttüğünü belirtti. Abdullayeva, Rus imparatorluğunun Kırım’ın demografisini bilinçli olarak değiştirdiğini, böylece yerli halkların “buraya sonradan gelmiş gibi” gösterildiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.