SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gülnara Bekirova

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gülnara Bekirova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülnara Bekirova haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eski Kırım Tatar siyasî tutsak Edem Bekirov için Ankara'da 52 duası okundu Haber

Eski Kırım Tatar siyasî tutsak Edem Bekirov için Ankara'da 52 duası okundu

Rusya hapishanelerinde maruz kaldığı kötü muamele nedeniyle sağlık durumu ağır şekilde bozulan ve 24 Kasım 2025’te tedavi gördüğü İstanbul’da hayatını kaybeden eski Kırım Tatar siyasî tutsak Edem Bekirov için Ankara'da dua programı düzenlendi. Kırım Derneği Genel Merkezi bünyesindeki Dr. Ahmed İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi’nde yer alan Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi’nde Bekirov'un 52. gün duası münasebetiyle tertip edilen programa, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'de faaliyet gösteren Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarının başkanları, yöneticileri ve üyeleri katıldı. Programda, Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Enver Aydoğan ve İlahiyat fakültesi doktora öğrencisi Ali Muradasılov tarafından Yasin-i Şerif tilaveti ve Aşr-ı Şerif okunurken; Kırım Derneğinin geçmiş dönem genel başkan yardımcılarından Ömer Özel tarafından Kırım Tatarca dua yapıldı. Yapılan duaların ardından Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin yaptığı konuşmada, Gülnara Bekirova ve Edem Bekirov'un uzun süre mücadele ettikleri sağlık problemleri karşısında hiçbir zaman yılmadıklarını ifade etti. Gülnara Bekirova ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de hiç yalnızlık çekmediklerini ve gördükleri destekten dolayı memnuniyetini belirterek teşekkür etti. Dua programının ardından katılımcılara Kırım Tatar mutfağı Qalaqay’da Kırım Tatar aşları ve helva ikram edildi.

Tarak Tamgalı bayrak 108 yıl önce Hansaray'da yükseldi: Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümü Haber

Tarak Tamgalı bayrak 108 yıl önce Hansaray'da yükseldi: Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümü

26 Aralık 1917 tarihinde Bahçesaray’da toplanan ilk Kırım Tatar Milli Kurultayı, Kırım Anayasası’nı kabul ederek Kırım Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Demokratik esaslarla kabul edilen millî hükûmet, Türk dünyasında da bir ilki temsil ediyor. 9 Aralık 1917’de Bahçesaray’da açılışını yapan Kırım Tatar Milli Kurultayı, 26 Aralık 1917 tarihinde oylanıp kabul edilen Kanun-u Esasî (Anayasa) ile birlikte Kırım Halk Cumhuriyeti esasını da kabul etmişti. Böylece Kurultay kendisini Kırım Halk Cumhuriyeti’nin meclisi olarak ilan ederken; meclise daimi reis olarak Hasan Sabri Ayvaz, Cafer Ablayev ve Ablâkim İlmiy seçilmişti. Dünya tarihinde ilk kez kadınların seçme ve seçilme hakkını birlikte kullandığı Kurultay Vekilleri seçimleri ile Kırım Tatarları Kurultaya katılmak üzere 5’i kadın 76 vekil belirlemişti. KIRIM TATAR HALKININ GÖK BAYRAĞI HANSARAY’IN ÜZERİNDE YÜKSELDİ: KIRIM HALK CUMHURİYETİ VE NUMAN ÇELEBİCİHAN Kurultay’a Yarımada'nın dört bir yanından gelen yaklaşık 10 bin Kırım Tatarı iştirak etti. Kongre, Kırım’ın farklı halklarının temsilcileri, Ukrayna Sovyetlerinin olağanüstü temsilcileri ve Letonya’daki teşkilatları selamlarken, Rusya’da yaşayan Türk halklarından çok sayıda kutlama telgrafı alındı. Aynı zamanda Kırım, Ukrayna, Polonya, Litvanya ve Batı Rusya Müslümanlarının Müftüsü de olan 32 yaşındaki Numan Çelebicihan'ın kurduğu hükûmet, Bolşeviklerin işgaline dek varlığını sürdürebildi. Kurultaydan kısa bir süre önce Çelebicihan konuşmasında, Kırım Tatarlarının yeni siyasi programını ilan etti: “Kırım’ı korumak için, Kırım’da kendi kanunlarımızı ve düzenimizi kurmak için Kırım Müslümanları Kurultayını toplamaya karar verdik. Çünkü Kurultay, yüzlerce yıldır Türkler tarafından düzen ve adaleti sağlayan yasama organı olarak tanınmaktadır… Kurultay, Kırım’ın diğer sakinleriyle adil ve beraber yaşama ilkesini hayata geçirmek istiyor… Kırım yarımadasında çeşitli renklerde birçok zarif gül, zambak, lale vardır. Ve bu lâtif ruh-i naz çiçeklerin hepisinin kendilerine has bir güzelligi, kendilerine has lâtif kokuları var. Bu güller, bu çiçekler Kırım’da yaşayan milletler: Tatarlar, Ruslar, Ermeniler, Yahudiler, Almanlar ve diğerleridir. Kurultayın maksadı onları bir yere toplayıp hepsinden güzel ve nefis bir buket yapmaktır, güzel Kırım adasında hakiki ve medeni bir İsviçre tesis etmektir.” Kırım halklarının farklı renklerde bir buketle böylesine şiirsel bir karşılaştırması halen Çelebicihan’ın en ünlü ifadesi olarak kabul edilmektedir. İşte o zaman ilk kez “Ant Etkenmen” marşı seslendirilmiş ve Kırım Tatarlarının Gökbayrağı, Hansaray’ın üzerinde yükselmiştir. İlk Kurultay, 18 gün devam etti. Bu süre içinde Kurultay, Anayasa’yı kabul etti, devletçiliğin temellerini attı ve parlamentoyu kurdu. Dönemin kaynaklarına göre Kırım Tatarlarının önerdiği anayasa, gayet demokratik bir yapıdaydı. Belgede kadın erkek eşitliği, eşit oy hakkı, ayrıcalıkların ve mülklerin kaldırılması, kişisel ve kamusal yaşam özgürlüğü düzenlendi. Anayasada kadın erkek eşitliği, eşit oy hakkı, ayrıcalıkların ve sınıfların kaldırılması, kişisel ve kamusal yaşam özgürlüğü öngörülüyordu. Daha Kurultay’dan önce Müslüman İcra Komitesi Amet Özenbaşlı başkanlığındaki heyeti Kıyiv’e Ukrayna Milli Radası yönetimine, Mihaylo Gruşevskiy ve Volodımir Vinniçenko ile müzakerelere gönderdi. Mücadelenin bu aşamasında hem Ukrainler hem Kırım Tatarları kendi halkları için bağımsızlık kazanmaya çalışıyorlardı. KIRIM HALK CUMHURİYETİ BOLŞEVİK İŞGALİ NEDENİYLE AKAMETE UĞRADI 14 Ocak 1918’de Akmescit’e Bolşevikler girdi ve Kurultay’ın çalışmalarını durdurdu, liderlerini mevcut olmayan bir anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Kırım’dan kanlı kızıl terör dalgası başladı. Dışişlerinden sorumlu Cafer Seydahmet Türkiye’ye ulaşabildi. Numan Çelebicihan tutuklandı ve deniz birliklerine mensup anarşistler tarafından Akyar'a (Sivastopol) götürüldü. 27 gün hapis tutulduktan sonra kurşuna dizildi ve cesedi Karadeniz’e atıldı. İki ay süren sıkı çalışmadan sonra Kırım Tatarlarının milli hareketi inanılmaz kayıplara uğradı. Kırım Tatar tarihçi Gülnara Bekirova, verdiği bir demeçte bu yaşananları, "Ya kalıp belli bir süreliğine bu sistemin bir parçası haline geliyorsun, ama yine de seni öldürüyorlar (Bolşeviklerin ülkesi böyle gelişiyordu işte), ya da gidiyorsun, vatandan uzakta yaşıyor ve ordaki süreçlere dahil olamıyorsun ama bir şekilde hayatını kurtarıyorsun. Öte yandan, Numan Çelebicihan’ın siyasi faaliyetleri sadece bir yılı kapsıyor, ama biz onu bir kahraman olarak hatırlıyoruz ve Kırım Tatar halkı yaşadığı sürece -ki ebediyen yaşayacağını ümit ediyorum- Kırım Tatar halkının varlığı için verdiği 12 aylık mücadele için, Kırım Tatarlarını kendi toprağının sahibi yapma çabaları için bu ismi hep hatırlayacağız" sözleriyle özetledi. 26 Aralık 1917'de Kırım Tatar halkının Tarak Tamgalı Gökbayrağı, Hansaray üzerinde yükseldi. Kırım Tatar halkının bağımsızlığa olan azminin nişanesi olan Kırım Halk Cumhuriyeti, halen hafızalardaki yerini koruyor.

İşgal, işkence ve korku: Rus tanklarına direnen halk, şimdi neden sessiz? Haber

İşgal, işkence ve korku: Rus tanklarına direnen halk, şimdi neden sessiz?

Rusya'nın Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’te karşı başlattığı geniş çaplı işgal saldırısının ilk günlerinde Rus işgal güçleri tarafından kontrol altına alınan Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki baskılar 3 yıldır devam ediyor. İşgalcilerin uyguladığı baskılar, yerel halkı sindirmeyi amaçlayan politikalara dayanırken halkta ciddi bir korku yaratıyor. İşgalin başından itibaren Rus güçler, bu bölgelerde başta Kırım Tatarları olmak üzere Ukrayna yanlısı sivil aktivistlere, gazetecilere ve kamu görevlilerine yönelik zorla alıkoyma, işkence ve tehdit yöntemlerini sıkça uyguluyor. Bölgedeki Ukrayna nüfusu; Rus pasaportlarının zorla kabul ettirilmesi, eğitim müfredatının Rus propagandasına göre değiştirilmesi ve muhalif seslerin susturulması gibi uygulamalarla ağır bir baskı altına alındı. İşgal altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerinde yaşayan insanlar, Rus güçlerinin ağır baskısı nedeniyle işlenen suçları ve insan hakları ihlallerini duyurmaktan çekiniyor. İşgalin ilk günlerinden beri Rus güçleri, Ukrayna yanlısı bireyleri tespit etmek için sıkı gözetim sistemleri kurarak, sosyal medya paylaşımlarını izlemeye alarak ve en ufak bir muhalif sesin dahi şiddetle bastırılacağını gösterdi. Kaçırılma, işkence, keyfi tutuklamalar ve zorla kaybetmelerin yaygın olduğu bu ortamda, halk korku içinde yaşıyor. Özellikle Rus işgaline karşı çıkan aktivistler, gazeteciler ve eski Ukrayna yetkilileri hedef alınırken, sıradan vatandaşlar bile herhangi bir şikâyet veya direniş belirtisi gösterdiklerinde cezalandırılıyor. Bu nedenle birçok kişi, yaşanan insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmak yerine hayatta kalabilmek için sessiz kalmayı tercih etmek zorunda kalıyor. Son olarak Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 12 Mart 2025 tarihinde, Rus işgal güçleri tarafından yasa dışı olarak alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati’nin Rus tutukevinde yaşamını yitirdiğini duyurdu. Herson bölgesindeki Novooleksiyivka kasabasında 16 Mart 2023 tarihinde işgalciler tarafından alıkonulan, işkence gören daha sonra işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde 8 yıl hapis cezasına çarptırılan Virati hakkında hiç bir şey bilinmiyordu. Ailesi, onun kurtulacağına inanarak ve gazetecilerin haber yapmasının işgalcileri daha fazla baskıya yönlendireceğinden korkarak durumu gizli tutmayı tercih etti. Öte yandan Ukraynalı insan hakları savunucuları başta insan kaçırma olmak üzere işgalciler tarafından işlenen hak ihlallerinin dünyaya duyurulmasının işgalcilere karşı koymanın en etkili yöntem olduğuna dikkat çekiyor. İşgalcilerin bu tip bilginin yayılmasından korktuğunu belirten insan hakları savunucuları, ihlallerin gündeme getirilmesinin alıkonulan kişilerin hayatlarını korumaya yardımcı olduğuna dikkat çekiyor. Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Av. Lyudmıla Korotkıh (Lyudmyla Korotkykh) ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Gülnara Bekirova, Rus işgal güçlerinin Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki baskılarını değerlendirerek işgal altında yaşayan insanların sessiz kalmalarının sebebini ele aldı. EN AZ 413 KİŞİ İŞGALCİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, 24 Şubat 2022’ten sonra Rus işgali altına alınan Herson ve Zaporijjya bölgelerinde en az 413 kişi işgal güçleri tarafından alıkonuldu. İşgalcilerce hukuksuz bir şekilde alıkonulan 413 kişiden 104’ü ise Kırım Tatarı. Son zamanlarda çoğunlukla Rus işgalcilerce kaçırılan insanların yakınlarının insan hakları savunucularına ilgili vakaları bildirmediğini belirten Lyudmıla Korotkıh, “Bildiğiniz gibi işgalciler, Geniçesk dahil yeni işgal altına alınan bölgelerde kendi mahkemelerini oluşturdu ve insanları ‘yargılıyorlar’. Maalesef biz bazen bu davaları oldukça uzun bir gecikmeyle öğreniyoruz. Öncelikle bunun sebebi yakınlarının bu vakaları bildirmemesi ve bu konuda açık kaynaklarda bir bilginin olmaması; sosyal ağlarda veya medyada bu bilgiler yer almıyor.” dedi. Rusya’nın işgal altındaki bölgelerde yaşayan insanlara baskı uyguladığı için insanların ihlalleri bildirmeye korktuğunu aktaran Korotkıh, “Gerçekten çok korkuyorlar çünkü Rus işgal güçleri tarafından bu bölgelerin ele geçirilmesi sırasında büyük bir şiddet dalgasına tanık oldular. Dolayısıyla de herhangi bir bilgiyi paylaşmaktan çekiniyorlar.” ifadelerini kullandı.  BİRÇOK İNSAN KAÇIRILARAK İŞKENCEYE MARUZ KALDI "KAÇIRILAN İNSANLARIN KIRIM’A GÖTÜRÜLDÜĞÜ, ORADA YARGILANARAK CEZAEVLERİNE GÖNDERİLDİĞİ BİLİNİYOR" Yeni işgal edilen bölgelerde insanların kaçırıldığı, belirli bir süre boyunca alıkonularak işkencelere maruz kaldığı birçok vakanın mevcut olduğuna dikkat çeken insan hakları savunucusu şunları kaydetti: Özellikle, insanların kaçırılarak belirli bir süre boyunca alıkonulduğu birçok vaka yaşandı. Bir süre sonra insanlar serbest bırakıldı ancak fiziksel ve psikolojik olarak korkunç durumdaydılar. Bu yüzden sevdiklerinin bir gün serbest bırakılmasını uman aileler konuşmaktan, bilgi vermekten korkuyor. Ancak ne yazık ki her zaman böyle olmuyor. Kaçırılan insanların Kırım’a götürüldüğü, orada yargılanarak cezaevlerine gönderildiği biliniyor. Aileler ise mahkeme kararı açıklandıktan sonra bilgi vermeye başlıyor. Ayrıca bir başka sorun da ailelerin kime başvuracaklarını bilmemesidir. Kime güvenebileceklerini, hangi iletişim kanallarının güvenli olduğunu ve bu bilgileri nasıl yayabileceklerini bilmiyorlar. “Öncelikli sebep elbette güvenlik faktörü, çünkü insanlar korkuyor.” diyen Korotkıh, bir diğer meselenin ise, alıkonulan kişilere atanan sözde avukatların ailelere bu konuyu dile getirmemelerini ve bilgiyi yaymamalarını tavsiye etmesi olduğunu belirterek şu ifadelerini kullandı: Bunun sebebi, işgalcilerle bir şekilde anlaşmaya vararak durumu çözmeyi ve alıkonulan kişinin serbest bırakılmasını umuyorlar. Ancak ne yazık ki bu tür durumlar oldukça nadir gerçekleşiyor. “İHLALLERİ GÜNDEME TAŞIMAK EN ETKİLİ YÖNTEM” İnsan kaçırma vakasının duyurulmasının, bilginin yayılmasının en etkili yöntem olduğunu vurgulayan Korotkıh, “İlgili bilgilerin Ukraynalı insan hakları savunuculara aktarılması ilk önce bize hızlı tepki vermemizi, bu bilgiyi ilgili uluslararası kurumlara, başta BM olmak üzere insan hakları koruma örgütlerine iletmemizi sağlıyor. Bilgiyi yabancı medyada yayıyoruz, sosyal medyada duyuruyoruz, işgalciler bunlardan korkuyor, bundan sonra bazı insanlar serbest bırakılıyor veya en azından kaçırılan insanın alıkonulduğu yer hakkında bilgi veriliyor. Ayrıca işgalciler bu sayede alıkonulanan kişilere daha farklı davranmaya başlıyor; en azından işkence uygulamıyorlar ve yaşamları doğrudan tehdit altında olmuyor. Bu yüzden, işgal altındaki bölgelerde yaşayan herkesten, kaçırılan veya alıkonulan kişiler hakkında bilgi sahibi olduğunda, ister aile üyesi, ister komşu ya da tanıdık olsun, bu durumu duyurmasını istiyoruz. Çünkü bu, öncelikle alıkonulan kişilerin hayatlarını korumamıza yardımcı olur.” şeklinde konuştu. “SİLAHSIZ İNSANLAR RUS TANKLARINA KARŞI YÜRÜDÜ” Rusya Kırım’ı işgal ettikten sonra başta Geniçesk ili olmak üzere Herson ve Zaporijjya bölgelerinde yaşayan Kırım Tatarlarının ve Ukraynalı aktivistlerinin Kırım’ın idari sınırında düzenlenen birçok eyleme katılarak Ukrayna toprak bütünlüğünü kararlı bir şekilde savunduğunu belirten KTMM Üyesi Gülnara Bekirova, “Bu yüzden Rusya Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgal saldırısı başlattığında ve yüzlerce tankın bölgemizden geçtiktiğini gördüğümüzde elbette önce ailelerimiz, hayatlarımız için korktuk. Ama bu korku aynı zamanda bize evlerimizi, ailelerimiz korumaya cesaret verdi. İlk haftalarda silahsız, ellerinde sadece Ukrayna ve Kırım Tatar bayrakları olan insanlar tanklara karşı yürüdü. İşgalcilerin vazgeçeceğinden emindik. Ama bu çok acımasız, kanlı bir savaş. Çok sayıda insan işgalcileri protesto etmek için sokaklara çıktı. Ancak işgal güçlerinin uyguladığı baskı, aramalar, insan kaçırmaları, işkenceler insanları sindirdi.” dedi. “İNSANLAR ÇOK KORKUYOR” Rus işgalcilerin sindirme taktiğini yaygın bir şekilde kullandığını kaydeden Bekirova, “Geniçesk bölgesinde yaşayan Kırım Tatarları ve Ukraynalı aktivistlerin yüzde 70’i işgal altındaki bölgeleri terk etti. Çünkü işgalciler bölgeyi kontrol altına aldıktan hemen sonra özellikle aktif olan insanlara baskılar uyguladı, alıkoyarak işkence etti. Serbest bırakılanlar bir daha yakalanmamak üzere evlerini terk etmek zorunda kaldı. İşgalcilerin Ukrayna vatandaşlarına karşı benzeri görülmemiş vahşice yöntemler kullanıyor. İşgal altındaki topraklarda hapiste alıkonulan insanlarımıza her türlü işkence ve kötü muamele uyguluyorlar. Bu yüzden insanlar çok korkuyor.” ifadelerini kullandı.

Nariman Celal’in eşi Leviza Celal QHA’ya konuştu: Mücadelemiz devam ediyor! Haber

Nariman Celal’in eşi Leviza Celal QHA’ya konuştu: Mücadelemiz devam ediyor!

Esma KASAR QHA Ankara Yaklaşık 3 yıldır Rus esaretinde bulunan Kırım Tatar Millî Meclis (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal, 28 Haziran 2024 tarihinde gerçekleşen esir takası ile hürriyetine kavuştu. Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Nariman Celal’in eşi Leviza Celal ve çocukları Kırım’dan çıkarak Türkiye'ye geldi. Leviza Celal ve çocuklarını Türkiye'de, Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun eşi Safinaar Cemileva, KTMM Üyesi Gülnara Bekirova, Kırım Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten, Emel Kırım Vakfı Başkan Yardımcı Nurten Bay ve Kırım Haber Ajansı Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar karşıladı. "MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR" Mutluluğunu Kırım Haber Ajansı (QHA) ile paylaşan Leviza Celal, hâlâ Rus esareti altında olan 200'ü aşkın siyasi mahkûm için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Nariman Celal'in serbestliğinin Rus esaretinde olanlar için birer umut olduğunu ifade eden Celal, "Mahkûmların ailelerini unutmuyoruz, onlara yardım ediyoruz." dedi. Bu süre zarfında zor yıllar yaşadıklarını vurgulayan Celal, öncelikle 3 yıl içinde destek olan Kırım Tatar halkına ve Nariman Celal'in Rus esaretinden kurtulmasına yardımcı olan herkese teşekkür etti. Ayrıca Nariman Celal'i Rus hapishanesinden kurtulmadan 1 hafta önce ziyaret ettiklerini bildiren Celal, QHA'nın "Eşiniz Rus esaretinden kurtulduktan sonra ne hissettiniz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "3 yıl mücadele verdik, elbette mücadelimiz devam ediyor. Çok mutlu ve gururluyuz. Özellikle çocuklarımız babalarını çok bekledi. Çocuğumuz, Nariman'ın serbest bırakılmasından sonra babasını arayıp, 'Baba ben sana geleceğim' diyerek 3 gün geçirdi, artık kavuşacağız"  "NARİMAN CELAL’İN EŞİ VE ÇOCUKLARINI BAĞRIMIZA BASTIK" Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva, Türkiye'ye gelen Nariman Celal’in eşi Leviza Celal ve çocuklarını karşıladı. Cemileva, Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına yaptığı konuşmasında Nariman Celal’in Rusya’nın pençesinden kurtulmasının çok zor bir iş olduğuna işaret ederek emeği geçen herkese teşekkür etti. Cemilev, Rus esaretinde kalan diğer siyasi mahkûmların da kurtulmasını beklediklerini belirtti. "Nariman Celal'in çocuklarını kucakladık, bağrımıza bastık" diyen Cemileva, buradan ailece Kıyiv'e giderek çocukların babalarına kavuşacaklarını söyledi. "YAKINDA TÜM SİYASİ MAHKÛMLAR SERBEST OLACAK!" KTMM Üyesi Gülnara Bekirova KTMM Başkan Yardımcısı Nariman Celal’in özgürlüğüne kavuşması sonrasında QHA'ya açıklamalarda bulundu. Rus işgali altındaki Kırım’dan çıkarak Türkiye'ye gelen Leviza Celal’i karşılayan Bekirova, Celal ve ailesine sağlık dilerken, bütün siyasi mahkûmların hapishaneden çıkması için çalıştıklarını belirtti. Gözyaşlarını tutamayan Bekirova, "Çok dua ettik, bu yüzden bu çok mutluyuz. Allah'a şükürler olsun. Yıllarca bekledik ama bir gecede oldu. Nariman Celal'e sağlık dilerim, Allah yıllarca çalışmayı nasip eylesin" dedi. Bekirova, Kırım ve Ukrayna'nın özgürlüğü için mücadele ettiklerini ifade etti.  "NARİMAN CELAL, UKRAYNA PARLAMENTOSUNDA MİLLETİMİZİ TEMSİL ETMELİ" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şube Başkanı Celal İçten de 2014 yılından bu yana Rus işgali altında olan Kırım’dan çıkarak Türkiye'ye gelen Nariman Celal’in eşi Leviza Celal ve çocuklarını karşılayanlar arasındaydı. QHA'ya konuşan İçten, Nariman Celal’in Kıyiv’e (Kiev) gelmesinin mutluluk verici bir olay olduğunu belirtti. İçten, Nariman Celal'in özgürlüğüne kavuşmasıyla birlikte Kırım Tatarlarını Ukrayna Parlamentosu'nda (Verhovna Rada) temsil etmesi gerektiğini vurguladı.  İçten, "Kırım Derneği İstanbul Şubesi olarak içimizden geçen Nariman Celal'in Ukrayna Parlamentosu'nda yer alarak milletimizin daha iyi temsil edilmesi. İnşallah ileride de Millî Meclisimizin reisi olmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.  "KIRIM TATAR MİLLÎ BAYRAK GÜNÜ’NÜN EN BÜYÜK HEDİYESİ NARİMAN CELAL OLDU" Emel Kırım Vakfı Başkan Yardımcısı Nurten Bay ise 2014 yılından bu yana Rus işgali altında olan Kırım’dan çıkarak Türkiye'ye gelen Nariman Celal’in eşi Leviza Celal ve çocuklarını karşıladı. QHA'ya demeç veren Bay, tüm siyasi mahkûmların yanında olduklarını kaydetti.  Nariman Celal'in 2021 tarihinde evine yapılan baskın sonrasında alkonulduğunu anımsatan Bay, şu anda 132'si Kırım Tatarı olmak üzere 200'ün üzerinde siyasi tutuklu olduğunu söyledi. Bay, Emel Kırım Vakfı olarak 2023'te siyasi mahkûmlara ulaştırılması için bir mektup kampanyası başlattıklarını ve çok sayıda mektubun Nariman Celal'e ulaştığını dile getirdi. Bay, Nariman Celal'in bu mektuplara karşılık olarak, "Karanlık ve dipsiz bir kuyu kenarında dik duran bizler için bu kartlar, bu mektuplar uzatılan birer iplerdir." yanıtı verdiğini ifade etti. Bay, esaret altındaki Kırım Tatarlarının ailelerinin ümit dolu olduğunu belirttiği konuşmasına, "Çok yakında Kırım özgür olacak. 26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günümüz'ün en büyük hediyesi Nariman Celal'in serbest kalması oldu. İnşallah o günü seneye Akmescit'te, özgür Kırım'da kutlayacağız" ifadeleriyle son verdi. "KAHRAMANLARIMIZIN EVLERİNE DÖNMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ" Öte yandan Nariman Celal'in eşi Leviza Celal'i ve çocuklarını karşılayan Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy de QHA'ya yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: Bugünlerde çok güzel bir olay  yaşadık. Aralarında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Nariman Celal'in de bulunduğu kahramanlarımızın Ukrayna'ya dönmesi nedeniyle çok sevinçliyiz. Ukrayna her bir kahramanı için mücadele veriyor.  Esir alınan işgalcilerin Ukrayna'da ne şartlarda tutulduğunu biliyoruz. Maalesef kahramanlarımızın Rus esaretinde ne hallerde tutulduğunu gördük. Ukrayna ve Kırım Tatar halkı olarak her bir vatandaşımızın, her bir kahramanımızın evlerine, ailelerine, çocuklarına, eşlerine dönmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiçbir insanımızı unutmayacağız. En kısa zamanda diğer insanlarımızın da dönmesini ümit ediyorum. Bu kez 10 kişi Ukrayna'ya döndü ve onların arasında bizim kahramanımız da vardı.

Başkonsolos Roman Nedilskıy:  Kırım Tatar bayrağı, Ukrayna’ya ait Kırım’da dalgalanacak Haber

Başkonsolos Roman Nedilskıy: Kırım Tatar bayrağı, Ukrayna’ya ait Kırım’da dalgalanacak

İşgalci Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna topraklarının tamamına yönelik başlattığı işgal girişimi 16 aydır devam ediyor. Bu kapsamda, İstanbul’da yaşayan Ukraynalılar, Rusya’nın saldırganlığını protesto etmek için her hafta Odakule’de toplanmaya devam ediyor. Ukrayna Kültür Derneği tarafından İstanbul Odakule'de 24 Haziran 2023 tarihi Cumartesi günü düzenlenen eylemde, Rusya’nın Ukrayna‘ya karşı başlattığı savaşın 16 aydır devam ettiğine dikkat çekildi ve 26 Haziran’da kutlanan Kırım Tatar Milli Bayrak Günü’nün önemi vurgulandı. Türkiye, Ukrayna ve Kırım Tatar milli marşlarının okunmasıyla başlayan eyleme, Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Gülnara Bekirova, İsmail Gaspıralı Kırım, Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Hakkı Karadaş ve Maltepe Çerkes Derneği Başkanı Murat Özden ve çok sayıda aktivist katıldı. ???? Ukrayna Kültür Derneği tarafından İstanbul'da 24 Haziran'da düzenlenen eylemde, Rusya’nın Ukrayna ‘ya karşı başlattığı savaşın 16 aydır devam ettiğine dikkat çekildi ve 26 Haziran’da kutlanan Kırım Tatar Milli Bayrak Günü’nün önemi vurgulandı. ???? https://t.co/VqTdMHfDJQ pic.twitter.com/9S0PqVyOCc — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 26, 2023 NEDİLSKIY: KIRIM TATAR BAYRAĞI, UKRAYNA'YA AİT KIRIM'DA DALGALANACAK Eylemde konuşma yapan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, “Hava alarmları, acı, umut ve inancımız 16 aydır devam ediyor. Ukrayna'nın bağımsızlığı ve özgürlüğü için 16 aydır mücadele ediyoruz. 16 aydır boyun eğmeyen Ukrayna halkı ve cesur Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile gurur duyuyoruz. Karşı koyuyoruz ve kazanacağız! İki millet bir ulus, iki can bir hayat, iki bayrak bir ülke. Ataların yüzyıllardır yasaklara rağmen koruduğu Kırım Tatar bayrağı olması gereken yerde, Ukrayna’ya ait Kırım’da dalgalanacak!” dedi. "İKİ HALK ÖZGÜRLÜK İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR" Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Gülnara Bekirova, eylem kapsamında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:  "Uzun süredir birbirine bağlı iki millet olarak yan yana duruyoruz. Yüzyıllardır yaşam hakkı için mücadele eden iki halk; Kırım için, tüm Ukrayna için birlikte mücadele ediyor. Rusya'nın 2014'te başlattığı savaş da ortak mücadelemizin kanıtıdır. Biz Herson bölgesinin sakinleri, Ukrayna toprak bütünlüğünü savunarak 9 yıldır Kırım’ın idari sınırında Ukrayna ve Kırım Tatar bayraklarıyla eylemler düzenledik. 2014 yılında Kırım Tatar bayrağı, dünyadaki birçok insan için yılmazlığın, hak ve özgürlük mücadelesinin sembolü haline geldi. Ve 24 Şubat 2022'den sonra Kırım Tatar bayrağı, Ukrayna bayrağıyla birlikte çatışmaların en sıcak noktalarında dalgalanmaya başladı. Bugün iki bayrak ortak olan özgürlük arzumuz için birleşiyor"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.