SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güney Azerbaycan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Güney Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehdizade, İran'daki olaylara Tebriz'den baktı Haber

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehdizade, İran'daki olaylara Tebriz'den baktı

İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında yaşadığı sert değer kaybı ve artan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnaf eylem başlatmış, kısa sürede yankı bulan protestolar ülkenin birçok kentine yayılmıştı. Protestolar sırasında çıkan olayların ardından internet kesintisi yaşanmıştı. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), bugün devam eden protesto gösterilerinde 2 bin 615 kişi kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Ayrıca 2 bin 54 kişinin yaralandığı ve 18 bin 470 kişinin de gözaltına alındığı aktarıldı. DR. MEHDİZADE PROTESTOLARIN ARKA PLANINI DEĞERLENDİRDİ Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehsa Mehdizade, aralık ayında halkın rejim güçlerine karşı başlattığı protestolarda yer alan Güney Azerbaycanlılara dikkat çektiği değerlendirme yazısını Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla paylaştı. Azerbaycan Türklerinin İran'daki protestolara Tebriz merkezli bakmasının son derece önemli olduğunu aktaran Dr. Mehdizade, enformasyon ve algı savaşının yaşandığını vurguladı. Bu bağlamda Azerbaycanlıların büyük ölçüde yalnız bırakıldığının altını çizen Mehdizade, "Bu yalnızlık sadece görünürlükle ilgili değil; bilginin nerede üretildiği, kimler tarafından süzüldüğü ve hangi mutfakta pişirildiğiyle doğrudan ilgilidir." yorumunu yaptı. Türkiye'de medyanın olaylara Fars merkezli bakış açısıyla baktığını vurgulayan Mehdizade, meselenin Güney Azerbaycan gerçeğinin çarpıtılarak aktarılmasına neden olduğunu, İran'ın toplum bilimi açısından tanımanın "zaten" zor olduğunu söyledi. "GÜNEY AZERBAYCAN MESELESİNİN DOĞRU OKUNMASI VE AKTARILMASINDA SORUMLUYUZ" "Görünür olan her şey gerçek değildir." değerlendirmesinde bulunan Mehdizade, "Bugün gerek ana akım medyada, gerek sosyal medyada, gerekse düşünce kuruluşlarında Güney Azerbaycan meselesinin doğru okunması ve doğru aktarılması için kolektif bir sorumluluğa ihtiyacımız var. Özellikle Batılı ya da dış güçlerin sponsor olduğu, ciddi finansmanla görünür kılınan anlatıların otomatik olarak 'doğru' kabul edilmesi son derece tehlikelidir." ifadelerini kullandı. Mehdizade, Tahran'ın sorunları çözmek yerine bastırmayı, susturmayı ve ertelemeyi tercih ettiğini sözlerine ekleyerek, zaman zaman meydana gelen sessizliğin sorunların çözüldüğü anlamına gelmediğinin, aksine daha da büyümesine yol açtığının altını çizdi. Bu kaotik ortamda Türkiye ve Azerbaycan'daki aydınlara, akademisyenlere ve kanaat önderlerine ihtiyaç olduğunu belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı, vicdan sahibi herkesin bu ihtiyaca karşılık vermesi gerektiğini söyledi. Kendisinin de meseleye Tebriz-Bakü-Ankara hattı üzerinden baktığını dile getiren Mehdizade, tek bir perspektifle sorunların görülemeyeceğini kaydetti. "İRAN'I İÇTEN İÇE PARÇALAYAN ASIL ŞEY SORUNLARI BASTIRAN YÖNETİM ŞEKLİDİR" Mehdizade açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "'ABD yaptı', 'İsrail yaptı', 'ABD İran’ı parçalamak istiyor' gibi söylemlerin tek başına açıklayıcı bir analiz çerçevesi olarak sunulmasını doğru bulmuyorum. Ancak bu, ABD'yi ya da İsrail’i aklamak anlamına da gelmez. Yıllardır ekonomik olarak ağır bedeller ödeyen, siyasal temsilden yoksun bırakılan, baskı altında yaşayan bir ülkede, halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesi ABD ve İsrail gibi güçler tarafından da çıkarları doğrultusunda istismar edilmektedir. Bu güçlerin amacı demokrasi ya da özgürlük değildir; var olan kırılganlıkları kendi jeopolitik hesapları için kullanmaktır. Bu durum son derece acı vericidir. Asıl kaosu büyüten ve İran’ı içten içe parçalayan şey, dış müdahaleden önce, orada yaşayan insanların gerçek sorunlarını perdeleyen, inkâr eden ve bastıran yönetim anlayışıdır. Dış aktörler bu kırılgan zemini sadece fırsata çevirir. Yani bu tablo bir neden değil, bir sonuçtur." Olaya Tebriz merkezli bakılması gerektiğini yineleyen Mehdizade, Tebriz'e sahip çıkmanın zorunlu ve hayatî bir mesele olduğunu vurguladı. Mehdizade, "Unutulmamalıdır ki Güney Azerbaycan meselesi sadece kültürel ya da etnik bir konu değildir." dedi. Mehdizade bu hususta, "Türkiye’de Güney Azerbaycan meselesini doğru okuyan, sahayı tanıyan, Tebriz’den bakabilen ve bunu doğru şekilde aktarabilen insanlara ihtiyacımız var. Bu bir duygusal talep değil; tarihsel, stratejik ve insani bir zorunluluktur." çağrsıında bulundu.

İran'daki protestolar Güney Azerbaycan'a da sıçradı: Millî kimlik sloganları yükseliyor Haber

İran'daki protestolar Güney Azerbaycan'a da sıçradı: Millî kimlik sloganları yükseliyor

İran'da başlayan protesto gösterileri etkisini hızla sürdürürken, eylemler Güney Azerbaycan'a da sıçradı. Ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protesto gösterileri, Güney Azerbaycan'da millî kimlik haykırışına evrildi. Günaz TV'nin gündeme getirdiği habere göre Urmiye, Zencan, Hoy, Erdebil, Tebriz, Meraga başta olmak üzere Güney Azerbaycan'da 8 şehirde protestolar başladı. Protesto gösterilerinde sıklıkla millî kimliğe yönelik sloganlar atıldığı kaydedildi. Göstericilerin, "özgürlük, adalet, millî hükûmet", "ölüm olsun diktatöre" gibi sloganlarla millî kimlik çağrısı yaptığı aktarıldı. Haberde, özellikle Hoy kentinde daha güçlü protesto gösterileri yapıldığı ve "Ölmeye hazırız, biz Babek'in askerleriyiz" sloganı atıldığı belirtildi. İRAN'DAKİ PROTESTOLAR İran'da yılın son pazar günü yerel para birimi riyaldeki değer kaybına hiddetlenen Tahran esnafları sokağa çıktı. Ekonomik krize gösterilen tepki kısa sürede rejim karşıtı gösterilere evrilerek ülke geneline yayıldı. Gösteriler kızışırken İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney göstericilere sert müdahaleden yana açıklamalar yaptı. Ancak gösterilerin bu denli alevleneceğini hesaba katmayan Hamaney'in ülkeden kaçacağına yönelik iddiaların olduğu söyleniyor. İran'da yaklaşık iki hafta önce başlayan protesto gösterileri sırasında güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalarda, Oslo merkezli insan hakları örgütü İran İnsan Haklarına göre, en az 45 kişi öldürüldü. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) verilerine göre ise en az 2 bin 277 kişi gözaltına alındı. Yaralanmaların büyük ölçüde saçma ve plastik mermi isabeti sonucu meydana geldiği belirtildi. İran makamlarından ise gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

Türk dünyasının 2025 panoraması: Bir yıl nasıl geçti? Haber

Türk dünyasının 2025 panoraması: Bir yıl nasıl geçti?

2025 yılı, Türk dünyasının hem kendi içindeki bağları güçlendirdiği hem de küresel ölçekte stratejik bir güç merkezi olma yolunda dev adımlar attığı bir sene olarak tarihe geçti. Siyasi dönüşümlerden teknolojik atılımlara, kültürel mirasa sahip çıkmaktan spor başarılarına kadar geniş bir yelpazede yaşanan gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir miras bırakıyor. AZERBAYCAN Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) Yekaterinburg kentinde 25 sene önceki meçhul suç kaydının failini bulmak için 27 Haziran’da Azerbaycanlıların evine baskın düzenleyerek, 2 kişinin ölümüne olmuştu. 9 kişinin yaralandığı olay kamuoyunda yankı uyandırırken, Azerbaycan-Rusya arasındaki gerginlik tırmandı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Temmuz’da Abu Dabi’de bir araya gelerek ikili görüşmelerin devamlılığı konusunda anlaşmaya varıldı. Ayrıca liderler normalleşme sürecini de ele aldı. Bakü, 14 Kasım’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın 18. Aksallar Konseyi Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. KIRGIZİSTAN Türk dünyasının incilerinden Kırgızistan hem ikili ilişkilerde hem de eğitim alanında yeni adımlar atarken aynı zamanda ülke içindeki siyasi mekanizmasında değişikliğe gitti. Kırgız Cumhuriyeti'nin Bazı Yasama Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’nın kabul edilmesiyle ülkede soy isimlerin sonuna eklenen Rusça eklerin kaldırılarak yerine Türkçe karşılığı ekler getirilmesine onay verildi. Kırgızistan’da Eğitim ve Bilim Bakanlığı kaldırılırken yerine “Eğitim ve Bilim Bakanlığı” ile “Bilim, Yüksek Öğretim ve Yenilik Bakanlığı” kuruldu. Kırgızistan’daki Celal-Abad kentinin adı Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un imzasıyla 19 Eylül’de “Manas” olarak değiştirildi. Kırgızistan Parlamentosu, 2027’de gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Kasım 2026’da yapılacak parlamento seçimlerinin arasının çok yakın olması nedeniyle 24 Eylül’de kendini feshetti. Ardından parlamento yeniden seçime giderek, milletvekillerini belirledi. KAZAKİSTAN Bu sene ticari ilişkilerin yanı sıra dijitalleşme yolunda adım atan Kazakistan, teknolojik yeniliklere kapı araladı. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkenin ekonomik dönüşümünü dijitalleşme ve yapay zekâ üzerine inşa edeceklerini açıklayarak, bu süreci yönetmek üzere Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma Bakanlığı kurulmasını önerdi. Siyasi yapılanmada değişikliğe giden Kazakistan, Meclis ve Senato'dan oluşan Kazakistan Parlamentosunun üst kanadı Senato'nun feshedilerek tek meclisli sisteme geçilmesine hazırlanmaya başladı. 23 Aralık’ta Kazakistan’ın Türkistan kenti yakınlarındaki Kültöbe Oğuz yerleşiminde bulunan ve 9-10. yüzyıllara tarihlendirilen Kültöbe Yazıtı keşfedildi. ÖZBEKİSTAN Özbekistan bu yıl spor tarihine bir katkıda bulundu. Dünya Kupası Asya Elemeleri 3. Tur A Grubu’ndaki maçlarda başarı elde eden Özbekistan, tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılma hakkı elde etti. Ekonomisinde de ciddi bir ilerleme kaydeden Özbekistan, büyüme performansı sergiledi. Öyle ki Uluslararası Para Fonu (IMF) Özbekistan’ın ekonomik reformlarını olumlu gelişmelere yol açmasından dolayı takdir etti. TÜRKMENİSTAN 11 Şubat 2025 tarihinde Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ve Türkmengaz şirketleri arasında yeni bir anlaşmaya varıldı. Böylelikle Türkmenistan, Türkiye’ye gaz tedarik süreci başlamış oldu. 11-12 Aralık 2025 tarihlerinde Türkmenistan’da “Uluslararası Barış ve Güven Forumu” düzenlendi. Programa çok sayıda devlet ve hükûmet başkanı katıldı. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ Girne mayıs ayında Türk Devletleri Teşkilatı 17. Aksakallar Konseyi Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 18 Ekim’de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimi kapsamında Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçildi. DOĞU TÜRKİSTAN Şi Cinping idaresindeki Çin’in, baskı ve asimilasyon politikaları bu yıl da devam etti. Bu yıl da Çin yönetimi, Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza dil, din, kimlik hakkı tanımadı. Bu yıl da binlerce Doğu Türkistanlı toplama kamplarında Çin işkencesine maruz bırakıldı. Doğu Türkistan 2025’te açık hava hapishanesi olmaya devam etti. Camiler kapatıldı, turizm tiyatrosuyla dünya kandırıldı, Uygur Türkçesi bu yıl da o topraklarda konuşulamadı. Amsterdam Belediye Meclisi, DENK Partisi Belediye Meclis Üyesi Süleyman Koyuncu'nun sunduğu "Zulmü gören, Doğu Türkistan'ı tanır" başlıklı teklifini 26 "evet" ile kabul ederek, Xinjiang yerine Doğu Türkistan ismini kullanmayı kabul etti. TÜRKMENELİ Irak'ın Selahaddin kentinde Türkmence, resmî yazışmalarda üçüncü dil olarak kabul edildi. Irak Türkmen Cephesi (ITC) nisan ayındaki olağan aylık toplantısında Muhammed Saman Ağaoğlu, oy birliğiyle başkanlık görevine seçildi. Ayrıca bu sene Irak, 11 Kasım 2025 tarihinde parlamento seçimleri için sandık başına gitti. Oylama sonucunda Irak Türkmen Cephesi parlamentoda 4 sandalyenin sahibi oldu. GÜNEY AZERBAYCAN İran’ın dil ve Türk kimliği üzerindeki baskıya devam ettiği Güney Azerbaycan’da bu yıl da yeni gelişmeler yaşandı. En çok Türk taraftarına sahip olan Güney Azerbaycan futbol takımı Traktör Tebriz tarihinde ilk defa İran Pers Körfez Pro Ligi Şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı. Ancak Güney Azerbaycan’ın incisi Urmiye Gölü, çeşitli ihmalkârlıklar nedeniyle tamamıyla kurudu. Bu sene de aileler, çocuklarına Türkçe isim verme mücadelesine devam etti. BATI TRAKYA Lozan Antlaşmasıyla kazandığı tüm haklarından mahrum bırakılan Batı Trakya Türkleri, bu yıl da eğitimlerine devam etmekte zorlandı. Türlü bahanelerle kapatılan Türk okullarının sayısı giderek artıı ve toplam sayı 83’e kadar düştü. Bağımsız Türk devletleri ise bir araya gelerek çeşitli zirvelerde önemli kararlara imza attı. TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan, 7 Nisan’da acil tıbbi bakım alanında İş Birliği Muhtırası imzaladı. Türk Akademisi, Abay Kunanbay’ın Kara Sözleri ile Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemi adlı eserini ortak Türk alfabesi ile yayımladı. Bu, bağımsız Türk dünyası ülkelerinin birlikte yazı dili hususunda gerçekleştirdiği ilk adım oldu. Azerbaycan’ın Gebele kentinde 7 Ekim’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 12. Zirvesi'nde liderler, Gebele Bildirisi ile TDT formatı kurulması, TÜRKSOY'un güçlendirilmesi ve geliştirilmesine dair bir karara imza attı. Semerkand’ta düzenlenen UNESCO 43. Konferansı’nda alınan kararla 15 Aralık, Dünya Türk Dili ailesi Günü olarak kabul edildi. C5+1 formatı kapsamında Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan liderleri ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. 8 Kasım’da yapılan görüşmelerde Türkistan coğrafyasındaki ülkelerin ABD ile olan ilişkisine dikkat çekildi.

Traktör'den kritik açıklama: "Ya futbol reformdan geçecek ya da Traktör kulübü ligden çekilecek!" Haber

Traktör'den kritik açıklama: "Ya futbol reformdan geçecek ya da Traktör kulübü ligden çekilecek!"

Türklere yönelik hakaret içerikli sloganlara karşılık veren Güney Azerbaycan futbol takımı Traktör, İran Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından verilen para ve taraftarsız maç cezasının ardından resmî bir açıklama yayımladı. İran Körfez Pro Ligi'nde geçtiğimiz sezonu şampiyonluk ile noktalayan ve İran'ın "Doğu Azerbaycan" eyaletinin başkenti Tebriz merkezli olarak Güney Azerbaycan Türklerini temsil eden Traktör Kulübü, yaşanan gelişmelerin ardından resmî kanalları üzerinden bir açıklama paylaştı. Traktör'ün yaptığı paylaşımda yaşanan ırkçı olaylar nedeniyle ligden çekilebileceklerini açıkladı. Tebriz temsilcisi son olarak Shams Azar'a konuk olduğu mücadelede ev sahibi takımın taraftarları tarafından etknik hakaretlere maruz kalmıştı. "KULÜBÜMÜZ LİGDEN ÇEKİLMEK ZORUNDA KALABİLİR!" Kulübün sahibi Mohammadreza Zunuzi-Mutlaq, Traktör Kulübü'nün resmi kanalları üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Sayın Taj (İran Futbol Federasyonu Başkanı Mehdi Taj) İran futbolunu yönetme gücü yoksa istifa etmeli. Bu süreç böyle devam ederse Traktör Kulübü'nün bu ligde kalmasının bir nedeni kalmayacak. Adil bir şekilde yönetilemiyorsa futbolu tamamen bırakmak daha iyidir. Traktör Kulübü, bazı kişilerin kötü yönetim yoluyla çıkarlarını güvence altına alırken, taraftarlarımızın etnik sloganların hedefi haline gelmesinden rahatsızdır. Bu sloganlar ya federasyondan sessizlikle karşılanıyor ya da kurumları tarafından görmezden geliniyor. Bu davranış kabul edilemez." "TEKNİK SORUNLAR GÖZ ARDI EDİLEBİLİR, ETNİK HAKARETLER ASLA!" Hakemlerin görevlendirilmesinden planlamanın büyük bir bölümüne kadar her şeyin sanki Traktör'e karşı tasarlanmış gibi yapıldığına dikkat çeken Zunuzi-Mutlaq, "Bazı teknik sorunlar göz ardı edilebilir ancak etnik hakaretler asla. Ne ben ne de Traktör taraftarları bu konuyu asla unutmayacağız. Traktör'ün tek bir kişiye yönelik hakaret nedeniyle benzeri görülmemiş cezalarla karşı karşıya kalması üzücü, ancak geçen sezon çeşitli stadyumlarda Traktör'e, oyuncularına ve en önemlisi Türklere karşı etnik hakaretler edildi ve federasyon hiçbir ciddi adım atmadı. Bu ikili yaklaşım, apaçık bir adaletsizlik örneğidir." ifadelerini kullandı. "YA REFORM GEÇECEK YA DA TRAKTÖR ÇEKİLECEK" Kulübün sahibi Mohammadreza Zunuzi-Mutlaq, açıklamasında son olarak şunları kaydetti: Sayın Taja'ya ve Futbol Federasyonundaki herkese sözüm şu: Traktör Kulübü'nün İran futbolunun yabancı bir parçası olduğunu düşünmeyin. İster kasıtlı ister kasıtsız olsun; bu tür kötü yönetim, ülke halkı arasındaki bölünmeyi derinleştiriyor. Bu durumu düzeltme gücünüz yoksa, sorumluluğu başkasına verin. Ya bu futbol reformdan geçecek ya da Traktör Kulübü geri çekilecek ve FIFA da dahil olmak üzere yasal ve uluslararası yollarla haklarını geri kazanmak için adımlar atacak. Bu ülkenin insanları etnik sloganlardan bıktı ve bu duruma artık tahammül etmek istemiyor.

İran, Urmiye Gölü rehabilitasyonu vaatlerini yerine getirmedi Haber

İran, Urmiye Gölü rehabilitasyonu vaatlerini yerine getirmedi

İran’ın, su kaynaklarını yanlış yönetmesi ve üzerine kurduğu barajlar nedeniyle tamamen kuruttuğu, Türk dünyasının incisi Urmiye Gölü’nü rehabilite etmeye yönelik yeterli bütçe ayırmadığı aktarıldı. Urmiye Gölü’nün yeniden canlanması üzerine, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile yapılan iş birliğinin değerlendirildiği bir seminerde konuşan, İran’ın “Batı Azerbaycan Eyaleti Valisi” Reza Rahmani, Urmiye Gölü’ndeki çevresel koşulların tehlike aşamasını çoktan geçtiğini kaydetti. REHABİLİTASYONUN KOORDİNELİ VE ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE UYGULANMASI GEREKİYOR Güney Azerbaycan medyası GünAz TV’nin, İran devlet haber ajansı IRNA’ya dayandırdığı haberine göre; gölün rehabilitasyonunun, yalnızca koordineli ve şeffaf bir şekilde yürütülecek programlarla uygulanabileceğini vurgulayan Rahmani, “Tarım sektörü, havzadaki suyu tüketen başlıca faktör. Su tüketiminde önemli bir azalma meydana gelmeden (Urmiye Gölü’nü rehabilite etmeye yönelik) hiçbir plan, başarıyla sonuçlanamayacaktır” ifadelerini kullandı. Rahmani, Urmiye Üniversitesinin ve bölgedeki çevre uzmanlarının, Urmiye Gölü’nü rehabilite etmeye yönelik potansiyelleri olduğunu dile getirse de yıllar boyunca alınan kararların önemli bir kısmının, bölgenin imkânlarını göz ardı ettiğini belirtti. İRAN, URMİYE GÖLÜ’NÜN REHABİLİTASYONUNA YETERLİ BÜTÇE AYIRMIYOR İran’ın “Doğu Azerbaycan Eyaleti Valisi” Malek Rahmati ise, gölün rehabilitasyonuna yönelik planların uygulamaya hazır olduğunu fakat maddi desteğin yeterli olmamasının, önlerinde bir engel teşkil ettiğini beyan etti. Öte yandan, Hasan Ruhani başta olmak üzere göreve gelen cumhurbaşkanlarının seçim vaatlerinden biri gölü yeniden canlandırmak olsa da maddi destek konusundaki eksiklikleri değerlendireceğini açıklayan İran hükûmetinin, bu yönde herhangi bir ilerleme kaydetmediği bildirildi. Güney Azerbaycan’ın incisi olarak bilinen Urmiye Gölü, son yıllarda ciddi bir ekolojik kriz ile savaşıyor. Dünyanın ikinci büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü'nde son 20 yıldır su seviyesi son derece azalmış durumda. Bu çevre krizi, en başta Güney Azerbaycan Türkleri olmak üzere bütün Türk dünyasında ciddi endişelere sebep oluyor.

Evin Cezaevi’nde açlık grevi: Güney Azerbaycanlı aktivistler işkenceye direniyor! Haber

Evin Cezaevi’nde açlık grevi: Güney Azerbaycanlı aktivistler işkenceye direniyor!

QHA ÖZEL/ANKARA İran rejimi, Güney Azerbaycan Türklerinin millî kimliğine yönelik baskı ve ayrımcı tutumlarını sürdürürken, Tahran’daki Evin Cezaevi’nde tutulan Güney Azerbaycan Millî Hareketi aktivistlerine yönelik işkence ve kötü muamelelerin arttığı bildirildi. Aktivistler, yaşadıkları hak ihlallerine karşı 27 Ekim 2025’ten bu yana eş zamanlı olarak açlık grevinde bulunuyor. Kırım Haber Ajansı (QHA) tarafından bölgeden teyit edilen bilgilere göre, Vadud Asadi ve Avukat Taher Nagavi başta olmak üzere tutuklu aktivistler, gözaltı anından itibaren işkence, kötü muamele, hukuksuz sorgu süreçleri ve ailelerle iletişim engeli gibi ciddi insan hakları ihlallerine maruz bırakılıyor. Aktivistlerin Türkçe yazmaları ve millî kimliklerini savunmaları gerekçesiyle gözaltına alındığı, aileleriyle görüştürülmedikleri ve tamamen tecrit edildikleri bildirildi. AKTİVİSTLER AÇLIK GREVİNE GİRDİ Açlık grevine katılan isimler arasında Vadud Asadi, Mahmoud Ojaglu, Murteza Parvin, Ayaz Seyfkhah, Abdulaziz Azimi Ghadim ve Taher Nagavi yer alıyor. Aktivistlerin 24. gününe giren açlık grevi, sağlık durumlarının kritik bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Vadud Asadi son günlerde cezaevinin sağlık merkezine birkaç kez nakledilirken, her iki tutuklunun da durumu endişe verici olarak değerlendirildi. TUTUKLULARIN AİLELERİ DE AÇLIK GREVİNE BAŞLADI Güney Azerbaycan Millî Hareketi aktivistleri Abbas Lisani, Ali Hayrcu, Yusuf Kari ve Behzad Daşti, 13 Kasım 2025’te Tahran Savcılığı ve cezaevi yönetimine mektuplar yazarak, tutuklama sırasında aldıkları yaraların kayıt altına alınması için derhâl adli tıp kurumuna sevk edilmelerini talep etti. Bununla birlikte grevdeki bazı tutukluların ailelerinin de yakınlarına destek olmak amacıyla açlık grevine başladıkları bildirildi. Aktivistler, ailelerinin çağrılarına rağmen baskı ve aşağılanmaya geri dönmemek için grevini sürdürme kararı aldı. Cezaevi yönetimi ise aile görüşmelerini engelleyerek bilgi akışını kesmeye devam ediyor. İRAN YASASINA VE ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI Öte yandan bu durumun İran yasaları ve uluslararası hukuk açısından suç unsuru taşımadığı biliniyor. Bununla birlikte bu uygulamaların tamamı, İran’ın taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin (ICCPR) 7., 9. ve 14. maddelerinin açık ihlali niteliği taşıyor. Bu isimlerin tamamının işkence sonucu ciddi yaralanmalar taşıdığı, bazılarına günlerce süren “uykusuz bırakma”, “soğuk oda”, “zorla sorgu”, “dayak”, “elektrik verme” gibi işkence yöntemlerinin uygulandığı bildirildi. BASKI VE AŞAĞILANMAYA KARŞI ONUR SAVAŞI Açlık grevinin 24. gününe giren aktivistler artık ölüm sınırına ulaştı. Aileler defalarca eylemi durdurmaları için çağrı yapsa da aktivistler “baskı ve aşağılanmaya geri dönmemek” için grevi sürdürme kararı aldı. Cezaevi yönetimi ise aile görüşmelerini engelleyerek bilgi akışını kesmeye devam ediyor. Tüm tutukluların Tahran’daki Evin Cezaevinde tutulduğu, tamamının ağır işkenceden geçtiği ve hiçbir hukuk sürecinin işletilmediği aktarılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.