SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

QHA - Kırım Haber Ajansı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna'da yeni dönem: Her yeni binaya sığınak yapılması zorunlu hale geldi Haber

Ukrayna'da yeni dönem: Her yeni binaya sığınak yapılması zorunlu hale geldi

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) tarafından onaylanan ve Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın imzasıyla yürürlüğe giren yeni yasa, ülkenin savunma mimarisinde köklü bir değişiklik öngörüyor. Yeni düzenleme, savaş sonrası ve mevcut süreçteki yapılaşma standartlarını yeniden belirliyor. SIĞINAKLAR ŞEHİR PLANLAMASINA ENTEGRE EDİLİYOR Yeni yasanın en dikkat çekici maddesi, inşa edilecek tüm yeni binalar ve kritik altyapı tesisleri için sığınak zorunluluğu getirmesi oldu. Artık koruyucu yapıların şemaları, yerel ve ulusal düzeydeki tüm şehir planlama belgelerine doğrudan dahil edilecek. Bu sayede, inşaat ruhsatı alım sürecinde sığınak kapasitesi ve erişilebilirliği öncelikli bir kriter olarak değerlendirilecek. GÜVENLİK MERKEZLERİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM Yasa sadece fiziksel yapılarla sınırlı kalmayıp, yerel toplulukların güvenlik kapasitesini artırmayı da hedefliyor. Belirlenen strateji kapsamında yerel topluluklarda modern güvenlik merkezleri ve "güvenlik sınıfları" oluşturulması için yasal zemin sağlandı. Ayrıca itfaiye ve kurtarma birimleri ile acil servislerin kayıtları dijital ortama taşınacak. Bu sayede ekiplerin hazırlık durumu ve envanteri tek bir merkezden takip edilebilecek. Bununla birlikte devlet organları ve yerel yönetimlerin sivil savunma alanındaki görev tanımları netleştirilerek, mevzuattaki eski terimler ve hukuki boşluklar giderildi. Düzenlemenin, Ukrayna’nın sivil güvenlik standartlarını Avrupa Birliği kriterlerine yaklaştırması ve olası saldırılara karşı toplumsal direnci artırması bekleniyor.

Ukrayna, savaş sonrası için kendi güvenlik modelini hazırlıyor: Batı garantileri yetersiz kalırsa “B planı” devrede Haber

Ukrayna, savaş sonrası için kendi güvenlik modelini hazırlıyor: Batı garantileri yetersiz kalırsa “B planı” devrede

Ukrayna yönetimi, Rusya ile yürütülen barış müzakerelerinde Batılı müttefiklerin sağlayacağı güvenlik garantilerinin yetersiz kalma ihtimaline karşı, ülkeyi aşılması imkansız bir askeri kaleye dönüştürmeyi hedefleyen "B Planı" üzerinde çalışmaya başladı. Kıyiv, güçlü ve kalabalık bir orduyu muhafaza etmeyi, yerli üretim SİHA ve füzelere yatırım yapmayı ve sürdürülebilir bir savunma sanayisi oluşturmayı güvenliğinin temel direkleri olarak görüyor. Politico’nun haberine göre, Kıyiv yönetimi barışın sağlanmasının ardından da caydırıcılığını koruyacak uzun vadeli bir güvenlik mimarisi üzerinde çalışıyor. “ÇELİK KİRPİ” MODELİ Geçen yıl Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna’yı düşman için “dokunulamaz” hâle gelecek bir “çelik kirpi” olmaya çağırmıştı. Bu yaklaşım; güçlü ve kalıcı bir orduyu, yüksek teknolojili insansız sistemleri ve füze yatırımlarını ve yerli savunma üretiminin hızla geliştirilmesini öngörüyor. Ukrayna’nın NATO Misyonu Başkanı Alyona Getmançuk’a göre, Ukrayna bugün kendi güvenliğinin temelinin ne olduğu konusunda net bir anlayışa sahip. Bu temelin merkezinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve savunma sanayisi yer alıyor. BARIŞ DÖNEMİNDE 800 BİN KİŞİLİK ORDU HEDEFİ Ukrayna, barış görüşmeleri sırasında barış zamanında dahi 800 bin kişiye kadar bir orduyu muhafaza etmekte ısrar ediyor. Ancak bunun için öncelikle savunma sektörünün güçlendirilmesi, tedarik sisteminin yenilenmesi ve asker alım süreçlerinin reforme edilmesi gerekiyor. Savunma Bakanı Mıhaylo Fedorov, hedeflerini şu sözlerle özetledi: Amacımız sistemi dönüştürmek: Askerî reformu hayata geçirmek, cephedeki altyapıyı iyileştirmek, yalanı ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak ve gerçek sonuçlar elde edenlerin ödüllendirildiği yeni bir liderlik ve güven kültürü oluşturmak. SİHA’LAR, FÜZELER VE YENİDEN SİLAHLANMA Kıyiv için öncelikli başlıklar arasında silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim teknolojilerinin modernleştirilmesi, yerli füze üretiminin artırılması ve ordunun yeniden silahlandırılması bulunuyor. Bu kapsamda tanklar, topçu sistemleri ve hava kuvvetleri öne çıkıyor. Hatırlanacağı üzere Ukrayna ile İsveç, Ukrayna Hava Kuvvetleri için 120–150 adet Saab JAS-39E Gripen savaş uçağının olası tedariki konusunda anlaşmaya varmıştı. SİHA’lara özel bir vurgu yapılıyor. Mevcut verilere göre SİHA’lar Rusya’ya ciddi kayıplar verdiriyor; aylık yaklaşık 35 bin Rus askerinin etkisiz hâle getirildiği belirtiliyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı 2025 yılında 4,5 milyon FPV tipi SİHA siparişi verdi ve bunun için 110 milyar grivnadan (2,55 milyar dolar) fazla harcama yaptı. Bu rakam, geçen yıla kıyasla üç kat artış anlamına geliyor. Bunun yanında Ukraynalı üreticiler kendi uzun menzilli ve güçlü füzeleri üzerinde çalışıyor. Bazı iddialı projeler henüz hayata geçmemiş olsa da, geliştirilen bazı füze sistemleri Rus hedeflerine karşı etkili saldırılar düzenlemeyi başardı. Ukrayna ayrıca Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri vurabilecek seyir füzeleri ve uzun menzilli SİHA’lara da sahip. Kıyiv, Birleşik Krallık ile birlikte 500 kilometre menzilli, 200 kilogram savaş başlığına sahip taktik balistik füze geliştirme projesi üzerinde de çalışıyor. MİLYONLARCA DOLARLIK DESTEK VE “KENDİ GÜCÜNE DAYALI” YAKLAŞIM Kıyiv, Rusya’nın yeniden saldırmasını engellemek için ordunun finansmanı amacıyla ortak ülkelerden milyarlarca dolarlık destek çekmeyi hedefliyor. Avrupa’daki SAFE programı gibi silah kredisi mekanizmalarının Ukraynalı üreticilere açılması ve büyük ölçekli kredi paketlerinin önemli bir bölümünün savunmaya yönlendirilmesi planlanıyor. Bunun dışında, taraflar ABD ve Avrupa ülkeleriyle yasal olarak bağlayıcı anlaşmaları ve potansiyel bir "Gönüllüler Koalisyonunun" varlığını görüşüyorlar. Ancak Kıyiv’de bu mekanizmalar, kendi askerî gücünün yerine geçen unsurlar değil, onu tamamlayan araçlar olarak görülüyor. KIYİV NEDEN ABD VE AB GARANTİLERİNE TEMKİNLİ? ABD’de Donald Trump’ın NATO üyeliği konusundaki söylem değişikliği, Kıyiv’in Vaşington’dan gelecek güvenlik garantilerine temkinli yaklaşmasına yol açtı. Bu garantilerin, NATO’nun kolektif savunma güvencelerinden çok daha zayıf olacağı düşünülüyor. 1994’te nükleer silahlardan vazgeçtiğinde ABD ve Birleşik Krallık’ın verdiği ancak fiilen karşılıksız kalan sözleri hatırlayan Ukrayna, bu tür anlaşmalara karşı temkinli yaklaşıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 3 Şubat’ta Kıyiv’e yaptığı ziyarette, bir anlaşmanın ardından bazı Avrupalı müttefiklerin Ukrayna’ya asker konuşlandıracağını ve ABD’nin de “caydırıcı” rol üstleneceğini söyleyerek bu garantilerin “güvenilir” olduğunu savundu. Ancak Moskova’nın tutumu değişmiş değil; Kremlin, Ukrayna’ya yönelik her türlü güvenlik garantisine karşı çıkmayı sürdürüyor. Trump'ın güvenilmez vaatleri ve ani ve öngörülemeyen siyasi hamleleri, Kıyiv'de güvenlik garantilerinin etkinliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Rusya ve Ukrayna üzerine çalışan analist Timothy Ash durumu şöyle özetliyor: Trump, Ukrayna için Rusya’yla savaşa girer miydi? Kesinlikle hayır. Ateşkesin ihlali durumunda Rusya’ya yaptırım uygular mıydı? Bu da son derece düşük bir ihtimal.

Ukrayna halkı, cephe hattının dondurulmasının Rusya'yı durduracağına inanmıyor Haber

Ukrayna halkı, cephe hattının dondurulmasının Rusya'yı durduracağına inanmıyor

Ukrayna toplumunun neredeyse tamamı, cephe hattının olası dondurulmasının Rusya'yı durdurmayacağını ve kısa bir aradan sonra yeni bir saldırının daha başlayacağına inanıyor. "Yeni Avrupa Merkezi" tarafından hazırlanan "Dış Politika ve Güvenlik: Ukrayna Toplumunun Eğilimleri 2025" başlıklı anketin sonuçlarına göre, Ukraynalıların yüzde 86,7'si, cephe hattı dondurulsa bile Rusya'nın kısa bir aradan sonra Ukrayna'ya tekrar saldıracağına inanıyor. Anketi hazırlayanlar bu verilerin, Ukrayna toplumunun "cepheyi dondurma" senaryosunu kalıcı bir barış yolu olarak gerçekçi görmediğini gösterdiğini belirtti. Sadece ankete katılan yüzde 9,5'lik bir kesim, dondurmanın daha uzun süreli bir barış sağlayabileceğini düşünüyor. MÜZAKERE ŞARTI: BATI’DAN GÜVENLİK GARANTİSİ Bununla birlikte Ukraynalıların Rusya ile müzakerelere ilişkin tutumu istikrarlı kalıyor: Ankete katılanların neredeyse üçte ikisi (yüzde 64,9), Ukrayna'nın Batı'dan güvenlik garantisi almadığı sürece müzakerelere girmemesi gerektiğine inanıyor. Bu oran 2024 yılına (yüzde 64,1) kıyasla neredeyse hiç değişmedi. Ankete katılanların neredeyse üçte biri (yüzde 30,7) ise güvenlik garantisi olmasa bile müzakerelerden yana. Genel olarak, Ukraynalılar arasında "müzakere uğruna müzakere" yaklaşımına karşı şüpheci bir tutumun hakim olduğu görülüyor.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Saldırganın yatıştırılmasına değil, gerçek barışa ihtiyacımız var Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Saldırganın yatıştırılmasına değil, gerçek barışa ihtiyacımız var

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Rusya’nın savaşı durdurmaya niyetinin olmadığını ve tehlikenin tüm Avrupa’ya yayılabileceğini söyledi. Sıbiha, konuşmasına şu sözlerle başladı: Geçen yıl, ‘Ukrayna kan kaybediyor’ demiştim. Ne yazık ki bugün de bu gerçek değişmedi. Bugün, Rusya'nın geniş çaplı işgaline direnişimizin 1380’inci günü. Ukrayna’nın hâlâ ağır saldırılar altında olduğunu belirten Sıbiha, Avrupa devletlerini tehditleri küçümsememeye çağırarak, “Bu savaş bazılarına uzak görünebilir ama değil. Viyana, Avrupa’daki pek çok başkentten cephe hattına daha yakın. Ukrayna kan kaybederken bu salonda kimse güvende değil. Rusya bugün durmadı, yarın Avrupa’nın daha derinlerine ilerleyebilir.” dedi. “BARIŞ İÇİN HER FIRSATI DEĞERLENDİRECEĞİZ” Sabiha, Ukrayna’nın barış istediğini vurgulayarak ABD ve Avrupa ülkelerinin desteklerine teşekkür etti. “Eğer masada barış için tek bir fırsat bile varsa, bu önceliğimiz olmalı” diyen Bakan, kalıcı barışın ancak “gerçek güç ve gerçek güvenlik garantileriyle” sağlanabileceğinin altını çizdi. “SORUNUN KAYNAĞI ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLAMAZ” Bakan Sıbiha, Rusya’nın uluslararası kurumlarda art arda seçim kaybettiğini hatırlatarak, Moskova’nın küresel sorunların çözümünde güvenilir bir ortak olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: Dünyadaki ülkeler Rusya’yı çözüm ortağı olarak görmüyor; çünkü küresel sorunların kaynağı bizzat Moskova. Savaş suçlularının AGİT masasında yeri yok. “AGİT, RUSYA’NIN SUÇLARINI BELGELEMEYE DEVAM ETMELİ” Sıbiha, Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu tutulması gerektiğini, AGİT’in bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini ifade ederek, “Tüm AGİT mekanizmalarının Rusya’nın işlediği suçların belgelenmesi ve ifşa edilmesi için kullanılması gerekiyor. Ayrıca, örgütün savaş sonrası dönemde oynayabileceği rol üzerinde düşünmenin de zamanı geldi.” şeklinde kaydetti. “MÜNİH ÖRNEĞİ UNUTMAMALI” Konuşmasının sonunda Avrupa’ya tarihsel bir hatırlatma yapan Sıbiha, karar vericileri pasif kalmamaya çağırarak şu ifadeleri kullandı: Gelecek nesiller bizi nasıl hatırlayacak? Eylemlerimiz hakkında adil bir değerlendirme yapmalarını istiyorsak, hemen harekete geçmeliyiz. Ukrayna ve tüm Avrupa için gerçek, adil ve kalıcı bir barış sağlamak için harekete geçmeliyiz. Çünkü her şey birbirine bağlı. Münih'te gelecek nesillere ihanet edenlerin isimlerini hâlâ hatırlıyoruz. Bu bir daha olmamalı. Saldırganın yatıştırılmasına değil, gerçek barışa ihtiyacımız var. Viyana’da 4 Aralık’ta başlayan iki günlük toplantıya AGİT’e üye 57 ülkenin ve 11 ortak ülkenin temsilcileri katılıyor. Ukrayna heyetine Dışişleri Bakanı Andriy Sıbıha başkanlık ediyor.

Polonya ordusu Rus istihbaratıyla bağlantılı sabotaj tehdidine karşı harekete geçiyor Haber

Polonya ordusu Rus istihbaratıyla bağlantılı sabotaj tehdidine karşı harekete geçiyor

Polonya, artan sabotaj ve hibrit tehditlere karşılık vermek amacıyla ülke genelinde 10 bin asker görevlendirdi. Polonya Savunma Bakanı Vladislav Kosinyak-Kamış dün konu ile ilgili yaptığı açıklamada, son yıllarda ülke içerisinde gerçekleştirilen en büyük askerî güvenlik görevi olma özelliği taşıyan Horyzont (Ufuk) adı verilen operasyonun kamu güvenliğini artırmayı, kritik altyapıyı korumayı ve olası yabancı istihbarat kaynaklı sabotaj girişimlerinin önüne geçmeyi maçladığını ifade etti. Bakan ayrıca çok sayıda devlet kurumunun bu operasyona dahil olacağını belirtti. Görev gücü; operasyonel birlikleri, bölgesel savunma yapıları olan WOT (Bölgesel Savunma Kuvvetleri) birliklerini ve gerektiğinde askerî teknik unsurları içeriyor. Polonya, bu kapsamda yalnızca personel değil; mobil güvenlik sistemleri, keşif ekipmanları ve modern askerî araçlar da kullanacak. Ayrıca operasyon kapsamında tehdit tespitini ve kritik tesislerin izlenmesini geliştirmek amacıyla yapay zeka tabanlı sistemlerin de devreye alınacağı bildirildi. Askerlerin enerji, ulaşım ve savunma tesisleri dahil ülke geneline geniş bir alana dağıtıldığı belirtildi. Varşova yönetimi, söz konusu kararın Avrupa genelinde artan yabancı istihbarat faaliyetlerine bir yanıt olduğunu vurgularken, Horizon Operasyonu’nun Polonya’nın dayanıklılığını artırmayı ve hibrit tehditlere karşı halkın güvenliğini garanti altına almayı hedeflediğini ifade etti. Öte yandan Polonya Genelkurmay Başkanı Wiesław Kukula, Horizon Operasyonu'nun 21 Kasım'da başlatılacağını duyurdu. Kukula, yaklaşan Noel döneminin sabotaj girişimleri için uygun bir zaman olarak görülebileceğine dikkat çekerek halka uyarıda bulundu. POLONYA’DAKİ DEMİRYOLUNA SABOTAJ 16 Kasım’da Polonya'daki stratejik demir yolu hattına sabotaj düzenlendi. Sabotajın gerçekleştiği Varşova-Lublin hattının, Ukrayna’ya yapılan askerî ve insani yardımlar açısından kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Polonya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, demiryoluna yapılan saldırıların Ukrayna’ya verilen desteği azaltmayacağını vurguladı. SABOTAJ DÜZENLEYENLERİN KİMLİKLERİ TESPİT EDİLDİ Polonya Başbakanı Donald Tusk 18 Kasım'da parlamentodaki konuşmasında, ülkeyi sarsan demir yolu sabotajıyla ilgili yeni bilgiler paylaştı. Tusk sabotajı gerçekleştiren kişilerin, Belarus üzerinden Polonya’ya giriş yapan iki Ukrayna vatandaşı olduğunu belirtti. Söz konusu kişilerin uzun süredir Rus istihbaratıyla iş birliği yaptığını ve eylemin ardından Belarus’a kaçtıkları aktarıldı. Yetkililerin paylaştığı detaylara göre sabotajcıların kimlikleri tespit edildi ancak soruşturma gereği kamuoyuyla paylaşılmadı. Faillerden birinin, bu yıl Ukrayna'nın Lviv kentinde “sabotaj faaliyetleri” nedeniyle hüküm giymiş bir kişi olduğu bildirildi. Diğerinin ise işgalcilerle iş birliği yapan Donbas sakini eski bir savcı olduğu kaydedildi. Polonya yönetimi, saldırının Rusya’nın Avrupa’daki hibrit operasyonlarının bir parçası olduğuna dikkat çekti.

Angelina Jolie Ukrayna'da: Diplomasi ve sivillerin korunması acımasızlığın gerisinde kalmamalı Haber

Angelina Jolie Ukrayna'da: Diplomasi ve sivillerin korunması acımasızlığın gerisinde kalmamalı

Hollywood yıldızı, Birleşmiş Milletler (BM) eski İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie, 5 Kasım 2025 tarihinde Ukrayna'yı ikinci kez ziyaret etti. Jolie, Savaş Mirası Vakfının yardım projesi kapsamında Herson ve Mıkolayiv'de eğitim kurumları ile sağlık tesislerini gezdi. Ünlü oyuncu daha sonra Rus saldırılarından etkilenen çocuklar başta olmak üzere Ukraynalı sivillerle bir araya geldi. "MIKOLAYİV VE HERSON SAKİNLERİ PES ETMEYİ REDDEDİYOR" Ziyarete ilişkin olarak açıklamalarda bulunan Jolie, "Mıkolayiv ve Herson sakinleri her gün tehlike altında yaşıyor, ancak pes etmeyi reddediyorlar. Dünya çağındaki hükûmetlerin sivilleri korumayı bıraktığı bir dönemde, onların gücü ve karşılıklı desteği takdire şayan. Neredeyse üç yıllık çatışmanın ardından yorgunluk aşikâr ancak kararlılıkları da öyle... Aileler güvenlik, barış ve hayatlarını yeniden kurma fırsatı istiyor." ifadelerini kullandı. "DİPLOMASİ ACIMASIZLIĞIN GERİSİNDE KALMAMALI" Ayrıca Sudan, Gazze ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde benzer uzun vadeli çatışmaların olduğuna dikkat çeken Jolie, "Her durumun kendine özgü bir hikâyesi vardır ancak insan deneyimi benzerdir: Zorla yerinden edilme, kayıp ve onurunu korumak için verilen günlük mücadele. Diplomasi ve sivillerin korunması, silah ve teknolojinin acımasız mücadelesinin gerisinde kalmamalıdır." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.