SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hazar Denizi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Hazar Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazar Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TDT ülkeleri Astana’da çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunu ele aldı Haber

TDT ülkeleri Astana’da çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunu ele aldı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çevre ve ekolojiden sorumlu bakan ve bakan yardımcılarının ikinci toplantısı, 23 Nisan 2026 tarihinde Astana’da düzenlenen Bölgesel Ekoloji Zirvesi kapsamında gerçekleştirildi. Astana'da Kazakistan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Yerlan Nısanbayev'in ev sahipliğinde yapılan toplantıya; Kırgızistan Doğal Kaynaklar, Ekoloji ve Teknik Denetim Bakanı Akıl Toktobayev, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Süver, Azerbaycan Cumhuriyeti Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakan Yardımcısı Rauf Hacıyev, Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abduhakimov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Genel Sekreteri Asad Majeed Khan katıldı. “TÜRKİYE, DENEYİM VE BİRİKİMİNİ PAYLAŞMAYA HAZIR” Toplantıda konuşan Suver, çevre, iklim ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarının günümüzün öncelikli küresel gündem maddeleri arasında yer aldığını belirterek, iklim değişikliği, çölleşme ve biyolojik çeşitlilik kaybının çok boyutlu krizler olarak derinleştiğine dikkat çekti. Türkiye'nin uluslararası alanda bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme faaliyetlerinde aktif rol üstlendiğini kaydeden Suver, TDT bünyesinde Türkiye’nin deneyim ve birikimini sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Bu sorunların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarının bulunduğunu vurgulayan Suver, Türkiye'nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle çölleşme, kuraklık ve arazi tahribatı gibi etkileri yoğun şekilde hissettiğini söyledi. TÜRKİSTAN’DAKİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MASAYA YATIRILDI Ömüraliyev ise, iklim krizinin eşitsizlikleri derinleştiren bir çarpan etkisi yarattığını ve tüm sektörlerde kaydedilen ilerlemeyi tehdit ettiğini vurguladı. Bölgenin karşı karşıya olduğu başlıca çevresel sorunlara dikkat çeken Ömüraliyev, Aral Gölü felaketi, Hazar Denizi’ndeki su seviyesinin düşmesi, buzulların hızla erimesi ve arazi bozulması gibi kritik konulara işaret etti. Ömüraliyev, 6 Kasım 2024 tarihinde Bişkek’te düzenlenen TDT 11. Zirvesi’nde kabul edilen “Türk Yeşil Vizyonu”na atıfta bulunarak, çevre alanında acil, ortak adımlar atılması çağrısında bulundu. Toplantıda, ortak tehditlere karşı işbirliğini yansıtan bir sonuç bildirisi imzalandı. Bir sonraki toplantının 2027 yılında Kırgızistan'da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

Kazakistan: Hazar Denizi’nde silah kullanımı yasaklanmalı Haber

Kazakistan: Hazar Denizi’nde silah kullanımı yasaklanmalı

Türkistan bölgesindeki çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında farkındalık oluşturmak ve politika geliştirmek amacıyla Kazakistan’ın başkenti Astana’da Bölgesel Ekoloji Zirvesi (RES2026) başladı. Zirve, 22-24 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kazakistan’ın resmi haber ajansı Kazinform tarafından servis edilen habere göre, zirvede açış konuşması yapan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkistan’ın su kıtlığı, çölleşme, hava kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin azalması sorunlarıyla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. TOKAYEV, HAZAR DENİZİNİN KORUNMASININ ÇEVRE AÇISINDAN ÖNEMİNİ VURGULADI Konuşmasında; temiz havanın, sağlıklı suyun ve kirletilmemiş toprağın çocukların geleceği ile ilgili bir mesele olduğunun altını çizen Tokayev, “Ülkemiz için önemli konuların başında Hazar Denizi gelmektedir. Hazar’ın korunması bölgenin ekolojik dengesinin, biyolojik çeşitliliğinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. Hazar Denizi’nin bozulmasını önlemek amacıyla Hazar Denizi Araştırmaları Merkezi kurduklarını kaydeden ve Hazar için “Eşsiz bir miras” nitelendirmesi yapan Tokayev, “Tüm bölgesel ve uluslararası paydaşlar Hazar Denizi’ni korumak için elini taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda Hazar Denizi silahsızlandırılmalıdır.” dedi. Türkistan bölgesindeki çölleşmeye de dikkat çeken Tokayev, su kaynaklarının rasyonel ve adil bir şekilde yönetilmesi gerektiğini kaydetti. Zirve, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaa Khurelsukh, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mikheil Kavelashvili, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Khaçaturyan ve Azerbaycan Başbakanı Ali Esedov başta olmak üzere pek çok ülkenin devlet başkanının katılımıyla gerçekleştiriliyor.

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi Haber

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi

5. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) düzenlenen, “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” başlıklı panelde, C5 + 1 mekanizmalarının artan cazibesine ve Türkiye'nin, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve diğer uluslararası kurumlar içindeki benzersiz ortaklığına vurguyla Türkistan'nın başlıca uluslararası aktörlerle ilişkilerini ve bölgesel sahiplenmenin geleceği tartışıldı. Kapadokya Üniversitesi Rektörü Hasan Ali Karasar’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Türkmenistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Rashid Meredov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Jeenbek Kulubaev, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci, Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, Özbekistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Muzaffarbek Madrahimov konuşmacı olarak katıldı. TÜRKMEN GAZI, HAZAR DENİZİ ÜZERİNDEN AB’YE TAŞINACAK Türkmenistan Dışişleri Bakanı Meredov, Türkistan için istikrar ve güvenlik kavramlarının çok önemli kavramlar olduğunu vurgulayarak, bölgenin jeopolitik rekabete çekilmesine izin verilmemesi konusunda bölge devletleri arasında tam bir mutabakat olduğunu dile getirdi. Türkmenistan’ın dünya enerji güvenliği meselesini küresel güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Meredov, “Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Türkmenistan’ın önerisiyle, enerji güvenliğinin sürdürülebilirliğine ilişkin üç önemli kararı kabul etti. Ulusal düzeyde ise biz bu anlayıştan hareketle, bölgesel ve bölgeler arasında enerji güvenliğini güçlendirmek için Türkmenistan-Çin doğalgaz boru hattını inşa ettik. Bu hat üzerinden Çin’e yılda 40 milyar metreküp doğalgaz ihraç ediyoruz. Komşu Orta Asya devletleri de bu hattı kullanarak doğalgazlarını iletme imkânı buldular.” ifadelerini kullandı. Meredov, enerji güvenliğinin dünyada giderek daha da büyük önem kazandığının altını çizerek, “Türkmen doğalgazını Hazır denizi altından Avrupa’ya taşınması hususunda çeşitli adımlar attık. Tabi burada Hazar Denizi’nin hukuki statüsüne ilişkin birtakım meselelerin de çözüme ulaştırılması gerekiyor. Biz bölge ülkeleri olarak ortaklarımızla birlikte enerji güvenliğinin sağlanması konusunda gayret gösteriyoruz. Bu alandaki iş birliğimizi daha da geliştireceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. “ORTA ASYA YENİ FIRSATLAR DİYARIDIR” Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubaev, “Dünyamızda uluslararası ilişkiler denkleminin değiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde taraflar arasında diyalog çok daha büyük önem kazanmaktadır.” ifadelerini kullanarak ADF2026 gibi platformların önemine işaret etti. Bağımsızlıklarının 35. yılını kutlayan Türkistan Türk devletlerinin bu süre zarfında çok büyük bir ilerleme kaydettiğinin altını çizen Kulubaev, “35 yılda güçlü devlet kurumları inşa ettik. Tacikistan ve Özbekistan ile olan sınır problemlerimizi i şbirliği ve diyalog çerçevesinde çözdük. Büyük ekonomik atılımlar gerçekleştirdik. Orta Asya devletleri olarak rekabetten ziyade iş birliğiyle ilerliyoruz. Bölgedeki ticaret hacmi giderek büyüyor. Ve bugün Orta Asya aslında yeni fırsatlar diyarı haline gelmiş durumdadır.” dedi. Orta koridorun; doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birbirine kenetleyen çok önemli bir bağlantı noktası olduğunu söyleyen Kulubaev, bölge ülkelerinin tam bir iş birliği içerisinde istikrarlı ve öngörülebilir bir gelecek arzusunda olduğunu ve güven temelinde birlikte güçlenebileceklerini vurguladı. EKİNCİ: TÜRKİSTAN BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZ Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, Türkiye’nin Türkistan ülkeleriyle benzersiz bir ortaklığının olduğunu; ortak dil, kültür, tarih bağlamında “Orta Asya’yı atalarımızın memleketi olarak niteliyoruz. Orta Asya ülkeleri ile ortak bir mirasa sahibiz.” dedi. Ekinci, Türkistan’nın öneminin giderek arttığını, büyük pazarı, genç nüfusu, zengin kaynaklarıyla bağlantısallıkta rolünün giderek önem kazandığını kaydetti. Türkiye’nin Türkistan ile iş birliğinin karşılıklı güven ve saygı temelinde kurulduğunun aktaran Ekinci, “Mevcut istikrarı sürdürmek, refahı geliştirmek için yakından çalışıyor, hedeflerimizi ortaklaştırıyoruz.” dedi. Basra Körfezi’nde yaşanan çatışmalara değinen Ekinci, “Mevcut gerilimler Orta Koridor’un enerji güvenliği anlamında önemini bir kez daha göstermiştir. Türkmen doğalgazının, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden Avrupa’ya nakliyesi giderek daha da önem kazanmaktadır.” şeklinde konuştu. “TİCARİ İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRİYORUZ” Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakayev de Orta Koridor’un önemine işaret ettiği konuşmasında, “Kazakistan bölgesel kalkınmanın devamlılığına önem vermektedir. Orta Asya etkin bir şekilde kendi potansiyelini gelecekteki kalkınma alanlarına taşımayı başarıyor. Orta Koridor sadece bölge ülkelerini değil tüm Avrasya ülkelerini birbirine bağlıyor. Bu anlamda ticari ilişkilerimizi daha da geliştirmek için gayret ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. TDT’nin de önemine işaret eden Bakayev, TDT’nin siyasi işbirliğinden öte çok kapsamlı ve çeşitli alanlarda kardeş ülkeleri ortak bir noktada bulunduğunu aktardı. TÜRKİSTAN’DA TEMEL ANAHTAR İŞ BİRLİĞİ Özbekistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Madrahimov, küresel düzenin değiştiği önemli bir dönemi yaşadıklarını belirterek, “İş birliği ve güven temeline odaklanan yöntemler önem kazanıyor. Orta Asta ülkeleri stratejik açıdan çok önemli bir konumu paylaşıyor. Bölgesel istikrarın karşılıklı güven ve fayda temelinde inşa edilebilir. Orta Koridor, Güney Pasifik bölgesinden Orta Doğu’ya kadar çok büyük bir alanı birbirine bağlıyor. Tedarik zinciri bu bölgeden taşınıyor aynı zamanda koridorun gıda güvenliği için önemi çok büyük. Bu anlamda bölge ülkeleri olarak; iş birliği temelinde büyük bir ivme yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Oturuma; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev dinleyici olarak katıldı.

Ukrayna’dan Hazar Denizi’nde stratejik darbe: İki petrol platformu vuruldu Haber

Ukrayna’dan Hazar Denizi’nde stratejik darbe: İki petrol platformu vuruldu

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 9 Nisan’ı 10 Nisan’a bağlayan gece Hazar Denizi açıklarında Rusya'ya ait iki stratejik petrol platformunu hedef aldı. Cephe hattından yaklaşık bin kilometre uzaklıktaki operasyon, Rus ordusunun lojistik ikmal zincirine yönelik en uzak menzilli saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Ukrayna birlikleri Hazar Denizi'nin kuzey kesiminde yer alan iki önemli tesisi başarıyla vurdu. Vurulan platformların, cephe hattından yaklaşık bin kilometre mesafede bulunması, Ukrayna'nın derin operasyon yeteneğini bir kez daha gözler önüne serdi. HEDEF ALINAN TESİSLER: LSP-1 VE LSP-2 Operasyonda Rus enerji devi Lukoil tarafından işletilen ve Rus ordusu için kritik öneme sahip olduğu belirtilen noktalar isabet aldı. V. Grayfer Yatağı’ndeki (aski adıyla Rakuşeçnoye) bulunan LSP-2 buz dirençli sabit platformu ağır hasar aldı. Ayrıca Yuriy Korçagin Yatağı’ndaki LSP-1 buz dirençli sabit platformu da saldırının hedefi oldu. RUS ORDUSUNUN LOJİSTİK DAMARI KESİLİYOR Genelkurmay Başkanlığı, bu platformların sadece ekonomik birer tesis olmadığını, Rusya ordusunun akaryakıt ve madeni yağ tedarikinde hayati bir halka olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna Savunma Kuvvetleri, Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya yönelik silahlı saldırganlığı tamamen durdurulana kadar işgalcilerin önemli hedeflerine yönelik saldırılarına devam edecektir.” şeklinde vurguladı.

Kazakistan’ın Azerbaycan’a ihracatında dikkat çeken artış Haber

Kazakistan’ın Azerbaycan’a ihracatında dikkat çeken artış

2026 yılının ocak ayında Kazakistan ile Azerbaycan arasındaki dış ticaret hacmi 19,7 milyon dolar olarak kaydedildi. Kazakistan Millî İstatistik Bürosunun verilerine göre, Azerbaycan’a yapılan ihracat 15,6 milyon dolara ulaşarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde lokomotif rolü üstlendi. Kazakistan Millî İstatistik Bürosu verilere göre, 2026 yılının ilk ayında Kazakistan ve Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliği istikrarlı bir seyir izledi. Ocak ayı itibarıyla iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 19,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, Kazakistan’ın söz konusu dönemdeki genel dış ticaret devir hızının yüzde 0,2’sini oluşturdu. İHRACATTA AZERBAYCAN’IN PAYI Kazakistan’ın Azerbaycan pazarına yönelik ihracat potansiyeli ocak ayında dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Resmî istatistiklere göre, Kazakistan’dan Azerbaycan’a yapılan ihracatın bedeli 15,6 milyon dolar oldu. Bu miktar, Kazakistan’ın toplam ihracatının yüzde 0,2’sine tekabül ediyor. İTHALAT VERİLERİ VE DENGE Azerbaycan’dan Kazakistan’a yapılan ithalatın hacmi ise ocak ayında 4,1 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu rakam, Kazakistan’ın genel ithalat rakamlarının yüzde 0,1’ini temsil ediyor. İki ülke arasındaki ticaret dengesinin Kazakistan lehine seyretmesi, Astana’nın Azerbaycan pazarındaki aktif tedarikçi rolünü bir kez daha teyit etti. Hazar Denizi üzerinden kurulan lojistik hatlar ve Orta Koridor projesinin etkisiyle, Kazakistan ve Azerbaycan arasındaki ticaret rakamlarının yılın geri kalanında artış göstermesi bekleniyor. Uzmanlar, iki kardeş ülke arasındaki bu ticari ivmenin, Türk Devletleri Teşkilatı içindeki ekonomik iş birliği hedefleriyle uyum sağladığına dikkat çekiyor.

Azerbaycan'da 240 megavat kapasiteli rüzgar enerjisi santrali açıldı Haber

Azerbaycan'da 240 megavat kapasiteli rüzgar enerjisi santrali açıldı

Azerbaycan’da 240 megavat kurulu güce sahip "Hızı-Abşeron Rüzgar Enerjisi Santrali", 8 Ocak 2026 tarihinde Gülistan Sarayı'nda düzenlenen törenle hizmete açıldı. Suudi Arabistan merkezli ACWA Power şirketi tarafından inşa edilen santralin Bakü’deki açılış törenine Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de katıldı. ALİYEV: ÜRETİM KAPASİTEMİZ YAKLAŞIK 10 BİN MEGAVATA ULAŞTI Törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Aliyev, ülkede enerji sisteminin modernleştirilmesi ve geliştirilmesinin son yıllarda temel önceliklerden biri olduğunu belirterek, yaklaşık 20 yılda enerji üretim kapasiteleri, büyük ölçekli trafo merkezleri ve iletim hatlarının tamamen yenilendiğini söyledi. Aliyev, santralin temelinin 2022 yılının ocak ayında atıldığını hatırlatarak, projeye yatırım yapan Suudi Arabistan merkezli ACWA Power ile başta Çinli Power China olmak üzere emeği geçen tüm kurum ve çalışanlara teşekkür etti. Son 20 yılda ülkede oluşturulan enerji üretim kapasitesinin önceki dönemlere kıyasla yaklaşık üç kat arttığını vurgulayan Aliyev, "Bugün üretim kapasitemiz yaklaşık 10 bin megavata ulaştı. Bu, tabiri caizse tarihi bir rekordur." dedi. Aliyev, ilerleyen yıllarda çok sayıda yenilenebilir enerji üretim tesisinin devreye alınacağını bildirerek, bu artışın hem iç talebin karşılanmasına hem de elektrik enerjisi ihracatının büyütülmesine imkan sağlayacağını ifade etti. HAZAR'IN RÜZGAR POTANSİYELİ, ULUSLARARASI DEĞERLENDİRMELERE GÖRE 157 GİGAVAT SEVİYESİNDE Azerbaycan'da kısa süre önce 230 megavat kapasiteli bir güneş enerjisi santralinin işletmeye alındığını anımsatan Aliyev, bugün açılışı yapılan 240 megavatlık rüzgar enerjisi santralinin yanı sıra, işgalden kurtarılan Cebrayıl ilinde üç güneş enerjisi santralinin inşa edildiğini ve bu santrallerin toplam kapasitesinin 340 megavat olduğunu anlattı. Aliyev, Azerbaycan'ın coğrafi konumunun ülkenin her bölgesinde yenilenebilir enerji üretimine elverişli olduğunu kaydederek, "Hazar Denizi'nin Azerbaycan sektöründeki rüzgar potansiyeli, uluslararası değerlendirmelere göre 157 gigavat seviyesindedir." şeklinde konuştu. ALİYEV'DEN YERLİ VE YABANCI ŞİRKETLERE YATIRIM DAVETİ Azerbaycan'ın bölgenin güvenilir ve büyük elektrik üretim kapasitesine sahip ülkelerinden biri olacağına inandığını belirten Aliyev, "Yabancı yatırımcıları yenilenebilir enerji alanına ve yüksek miktarda elektrik enerjisi gerektiren sektörlere davet ediyorum. Yerli ve yabancı şirketleri özellikle yapay zeka, veri merkezleri ve yüksek enerji talebi bulunan diğer alanlara yatırım yapmaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı. Azerbaycan'a bugüne kadar 300 milyar dolardan fazla yabancı yatırım çekildiğini ve ülkenin mali durumunun oldukça olumlu olduğunu söyleyen Azerbaycan lideri, enerji üretim kapasitelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, "İmzalanan sözleşmeler çerçevesinde 2030 yılına kadar 6, 2032 yılına kadar ise toplamda 8 gigavat kapasiteli rüzgar ve güneş enerjisi santralleri inşa edilecektir." dedi. Hidroelektrik santrallerinin potansiyelinin de eklenmesiyle ülkenin toplam enerji kapasitesinin daha da artacağına işaret ederen Aliyev, son beş yılda Karabağ ve Doğu Zengezur'da devlet kaynaklarıyla yaklaşık 40 küçük hidroelektrik santralinin inşa edildiğini, bu santrallerin toplam kapasitesinin 300 megavatı aştığını kaydetti. Ermeni işgalinden kurtarılan bölgelerdeki hidroelektrik potansiyeline ilişkin haritaların da hazırlandığına değinen Aliyev, "Kurtarılan bölgelerdeki potansiyel hidroelektrik santrallerinin haritası da çizildi ve sadece bu bölgede yaklaşık 500, belki 600 megavat kapasiteli küçük hidroelektrik santralleri inşa edeceğiz. Bunun neredeyse yarısı zaten hazır ve kurtarılan bölgeler de dahil olmak üzere tüm ülke tek bir şebekeye bağlı ve her yöne enerji akışının gönderilmesi ve alınması da sağlanmış durumda." diye konuştu.

Tokayev'dan Hazar için çağrı: Bu yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir krizdir Haber

Tokayev'dan Hazar için çağrı: Bu yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir krizdir

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 8 Eylül’de yaptığı açıklamada Hazar Denizi’nin hızla düşen su seviyesine dikkat çekerek, “Bu yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir krizdir” dedi. Tokayev, kıyıdaş ülkelerin tek başına bu sorunu çözemeyeceğini belirterek acil bir devletlerarası program başlatılması çağrısında bulundu. SU SEVİYESİ 29 METRENİN ALTINA DÜŞTÜ 2000’li yılların başından bu yana su seviyesi sürekli olarak düşen Hazar Denizi, 2025 yazı itibarıyla küresel deniz seviyesine göre 29 metrenin altına inerek tarihî bir seviyeye geriledi. Özellikle Rusya ve Kazakistan’ın sınırında bulunan kuzey havzası, Volga Nehri’nden gelen akışın azalması nedeniyle hızla kurumaya başladı. HÜKÛMETLERARASI PROGRAM ÇAĞRISI Tokayev, daha önce de uluslararası platformlarda bu konuda uyarılarda bulunduklarını hatırlatarak, Hazar’ı koruyacak bir hükûmetlerarası program geliştirme ihtiyacının “olgunlaştığını” söyledi. Cumhurbaşkanı Tokayev, bu sürecin yalnızca beş kıyıdaş devletle (Rusya, İran, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan) sınırlı kalmaması, bölgenin çevresel sağlığıyla ilgilenen diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede yapay zekâ destekli birleşik bir dijital su kaynakları platformu kurulmasını öneren Tokayev, sistemin doğru hidrojeolojik izleme, ulusal su dengesi oluşturma ve uzun vadeli su politikalarının temeli olacağını, ayrıca sektöre yatırım çekeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.