SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İha

QHA - Kırım Haber Ajansı - İha haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İha haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım’da işgalcilerden "İHA operatörü" seferberliği: Hedef yılda 3 bin uzman Haber

Kırım’da işgalcilerden "İHA operatörü" seferberliği: Hedef yılda 3 bin uzman

İşgal altındaki Kırım'daki Rus yönetimi, bölgedeki eğitim merkezlerinde yetiştirilen insansız sistem operatörü sayısını iki katına çıkarmayı hedefliyor. Sözde Rusya Devlet Duması Milletvekili Mihail Şeremet, cephedeki yüksek ihtiyaç nedeniyle eğitim kapasitesinin yıllık 3 bin uzmana ulaştırılmasının planlandığını açıkladı. Kremlin kontrolündeki işgalci yönetim, yarımadada silahlı insansız hava aracı (SİHA) birliklerine personel yetiştirmek amacıyla kapsamlı bir altyapı oluşturmayı sürdürüyor. Rus işgali altındaki Kırım’da eğitim faaliyetlerine 2023 yılında sadece 15 mezunla başlayan SİHA operatörleri eğitim merkezi, 2025 yılına gelindiğinde bu sayıyı bin 500’e çıkardı. Kırım’da düzenlenen sözde seçimler sonucu “Rusya Devlet Duması Milletvekili” olarak seçilen ve Kırım’da SİHA operatörleri eğitim merkezinin kurulmasına öncülük yapan Mihail Şeremet birkaç gün önce, “Talep oldukça yüksek olduğu için yaklaşık 3 bin uzman yetiştirmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu. 2026 yılı hedefi olan 3 bin operatör sayısı, merkezin kuruluşundan bu yana kapasitesini 200 kat artırmayı amaçladığını gösteriyor. SİMÜLATÖRLERDEN SAVAŞ SAHASINA Eğitim süreci, Ukrayna'ya karşı yürütülen savaşta doğrudan deneyim kazanmış eğitmenlerin gözetiminde gerçekleştiriliyor. Kursiyerler, bilgisayar simülatörleriyle donatılmış sınıflarda yeni nesil insansız sistemleri modellerini kullanmayı öğreniyor. Eğitim programı sadece hava araçlarıyla sınırlı kalmayıp; kendi kendine hareket edebilen paletli ve tekerlekli kara platformları ile insansız deniz araçlarını da kapsıyor. Bu durum, Kırım’daki merkezin Rus ordusu için çok amaçlı bir "insansız sistemler üssü" haline getirildiğini teyit ediyor. ÇOCUKLAR DA HEDEFTE: “İHA LİGLERİ” İLE ASKERİLEŞTİRME İşgal yönetiminin askerî hazırlıkları sadece profesyonel askerlerle sınırlı kalmıyor. Daha önce bildirildiği üzere, Kırımlı çocuklar "İHA ligleri" gibi etkinlikler aracılığıyla savaşa hazırlanıyor. Akmescit’te (Simferopol) düzenlenen ve yaklaşık 200 çocuğun katıldığı okul seviyesindeki İHA yarışmaları, bölgedeki genç neslin sistemli bir şekilde askerîleştirildiğini ve askerî teknolojiye yönlendirildiğini gösteriyor.

Ukrayna ile İspanya savunma sektöründe iş birliği güçlendiriyor Haber

Ukrayna ile İspanya savunma sektöründe iş birliği güçlendiriyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenskiy), Avrupa turu kapsamında 18 Mart’ta Madrid’e gerçekleştirdiği resmî ziyarette İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya gelerek savunma ve finans alanlarında beş stratejik anlaşmaya imza attı. İspanya, Ukrayna’nın savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla 2026 yılı için 1 milyar avroluk yeni bir askerî yardım paketi taahhüt etti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana Madrid’e yaptığı dördüncü ziyaret olan bu görüşmede, özellikle hava savunma sistemleri ve ortak silah üretimi ön plana çıktı. İspanyol savunma devi Sener grubunun Ukraynalı üreticilerle üç ayrı iş birliği anlaşması imzaladığı görüşmelerde; insansız hava araçları (İHA), füzeler ve radar sistemlerinin ortak geliştirilmesi kararlaştırıldı. UKRAYNA CEPHE DENEYİMİNİ PAYLAŞACAK Ukrayna'nın savaş sahasında edindiği teknolojik tecrübeyi bu projelere aktarmaya hazır olduğunu belirten Zelenskıy, “Ukrayna, özellikle insansız hava araçları konusunda savaş sırasında edindiği bilgilerden yararlanarak yardım sağlamaya hazırdır. İspanyol savunma sanayisi ise Ukrayna'ya gerekli mermileri, radarları ve ekipmanları sağlayabilir." dedi. Öte yandan İspanya Başbakanı Sanchez ise Ortadoğu’daki gerilimin Ukrayna’ya olan desteği gölgelemeyeceğini belirterek, bu yılki toplam finansal katkının 4 milyar avroya ulaşacağını duyurdu. Bu fonun büyük bir kısmının, Avrupa genelinde anti-balistik sistem üretimini hedefleyen PURL programı kapsamında Patriot füzeleri ve gelişmiş hava savunma ekipmanlarına ayrılması planlanıyor. AB YOLUNDA TAM DESTEK Zirvede sadece askerî değil, siyasi destek mesajları da ön plandaydı. Sanchez, İspanyol hükûmetinin ve toplumunun Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine tam destek verdiğini bir kez daha teyit etti. Zelenskıy ise Madrid’den ayrıldıktan sonra Brüksel’deki Avrupa Konseyi toplantısına katılarak, halen Macaristan tarafından bloke edilen 90 milyar avroluk kredi paketinin serbest bırakılması için diplomatik temaslarını sürdürecek.

Zelenskıy: Rusya’nın büyük taarruz planını İHA taktikleriyle boşa çıkardık Haber

Zelenskıy: Rusya’nın büyük taarruz planını İHA taktikleriyle boşa çıkardık

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya’nın 2025 sonunda başlatmayı planladığı büyük taarruz operasyonunun Ukrayna’nın karşı adımlarıyla engellendiğini açıkladı. Zelenskıy, bu süreçte 434 kilometrelik alanın kontrolünün geri alındığını ve insansız teknolojilerinin savaşın kaderini belirlediğini vurguladı. "HAZIRLIKLARIMIZI YAPTIK, ONLARIN OPERASYONUNU MAHVETTİK" CNN’e konuşan Volodımır Zelenskıy, Rusya’nın geçen yılın sonundan itibaren başlayıp bu bahar aylarında tırmandırmayı hedeflediği büyük bir operasyon hazırlığı yaptığını bildirdi. Ukrayna ordusunun bu saldırıyı beklemek yerine 2025’in sonunda paralel bir karşı operasyon başlattığını ifade eden Zelenskıy, "Bu adımları, Rusya'nın savaş meydanında bize büyük çaplı saldırı gerçekleştirme fırsatını elinden almak için attık." dedi. Operasyonun başarısında insansız hava araçları (İHA) kullanımının ve yeni nesil operasyon projelerinin kilit rol oynadığını söyleyen Cumhurbaşkanı, Ukrayna'nın taktiksel üstünlüğüne dair çarpıcı veriler paylaştı. Özellikle FPV ve İHA sistemlerinin yoğun kullanımı sayesinde Rus ordusunun ayda 30 bin ile 35 bin arasında personel kaybettiğini dile getirdi. Zelenskıy, elde edilen sonucun sadece toprak kazanımı değil, aynı zamanda düşmanın savaşma iradesine vurulan ağır bir darbe olduğunu belirtti. "Hazırlıklarımızı yaptık, onların operasyonunu mahvettik ve çok sayıda Rus askerini etkisiz hale getirdik," diyerek Ukrayna ordusunun savunma hattındaki stratejik başarısının altını çizdi.

Ukrayna-Rusya Savaşı'na tanıklık eden emekli asker, geride kalan 4 yılı ve geleceği QHA'ya değerlendirdi Haber

Ukrayna-Rusya Savaşı'na tanıklık eden emekli asker, geride kalan 4 yılı ve geleceği QHA'ya değerlendirdi

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Emekli Kurmay Albay, araştırmacı yazar ve şair Canfer Balçık, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın seyrine ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. Savaşın başlangıcında Kıyiv'de bulunan Balçık, Ukrayna’nın direncinin temelinde halk-ordu bütünleşmesinin yattığını ifade etti. Modern savaş konseptinin insansız hava araçlarıyla (İHA) köklü biçimde değiştiğini vurgulayan Balçık, Kırım meselesinin ise olası bir barış anlaşmasında en kritik başlık olmaya devam edeceğini söyledi. “YANILDIM VE İYİ Kİ YANILMIŞIM” Savaşın patlak vermesinden hemen önce Ukrayna’ya giden ve işgal girişimine yerinde tanıklık eden Balçık, başlangıçta Rusya’nın stratejik üstünlüğü nedeniyle başkentin kısa sürede düşebileceğini öngördüğünü ancak Ukrayna halkının gösterdiği dirençle bu tahmininde yanıldığını ifade etti. Rusya’nın askeri kapasitesi ve Sovyet doktrininden gelen savaş stratejileri nedeniyle Kıyiv'in kısa sürede düşebileceğinin düşünüldüğünü kaydeden Balçık, “Yanıldım ve iyi ki yanılmışım” ifadelerini kullandı. UKRAYNA, KIRIM'IN İŞGALİ SONRASINDA HAZIRLANMIŞ Ukrayna halkının 2014’teki Kırım işgalinden itibaren olası geniş çaplı bir saldırıya karşı bilinçlendirilmiş ve örgütlenmiş olmasının savaşın uzamasındaki temel unsur olduğunu kaydeden Balçık, bu süreçte liderliğin ve toplumsal direncin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Ayrıca Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın ülkeyi terk etmeyerek direnişin sembolüne dönüştüğünün altını çizdi. Ukrayna’nın Rus stratejisini Kırım işgalinden bu yana doğru analiz ettiğini belirten Balçık, direnişin başarısını halkın örgütlenmesine bağladı. Meskûn mahal savaşlarında düzenli orduların ötesinde "halk destekli savaşın" önemine dikkat çeken Balçık, tanık olduğu bir sahneyi şöyle aktardı: Çok yaşlı bir hanımefendi lazerle Rus tankını işaretliyor, mevzisinden çıkan yine yaşlı bir Ukraynalı roketle o tankı vuruyordu. İşte bu inanç, Rusları geri çekilmek zorunda bıraktı. Tıpkı bizim İstiklal Harbi’mizde olduğu gibi, Ukrayna’da da bir 'ordu-millet' kavramı hayat buldu. “SİHA'LAR SAVAŞ KONSEPTİNİ DEĞİŞTİRDİ” Modern savaşın en dikkat çekici boyutunun İHA'lar olduğunu söyleyen Balçık, bu alandaki dönüşümün ilk örneklerinin Karabağ’da görüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin geliştirdiği İHA ve SİHA’ların savaş doktrininde önemli bir kırılma yarattığını belirten Balçık, düşük maliyetli sistemlerle yüksek maliyetli hedeflerin etkisiz hale getirilebildiğine dikkat çekti. Ukrayna Savaşı'nda da SİHA'ların belirleyici rol oynadığını vurgulayan Balçık, Rus hava ve deniz unsurlarının bu nedenle ciddi kayıplar verdiğini, Karadeniz’deki Rus donanmasının hareket alanının önemli ölçüde daraldığını dile getirdi. Balçık, “Artık yüz milyonlarca dolarlık platformlar, çok daha düşük maliyetli sistemlerle devre dışı bırakılabiliyor. Bu, geleceğin savaş konseptini kökten etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu. KIRIM MASANIN EN KRİTİK BAŞLIĞI Olası bir ateşkes veya barış sürecinde en zor başlığın Kırım ollacağını belirten Balçık, 2014’te Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın statüsünün Rusya tarafından tartışma dışı tutulduğunu ve Ukrayna’nın ise bu konuyu zamana yayarak çözme stratejisi izleyebileceğini ifade etti. Bu noktada Türkiye’nin Lozan sonrası Boğazlar meselesini hatırlatan Balçık, Mustafa Kemal Atatürk döneminde 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye’nin lehine sonuç elde edildiğini anımsattı. Balçık, “Kırım konusunda kesin ve bağlayıcı bir barış anlaşması yerine, açık kapı bırakılan bir formül daha gerçekçi olabilir” dedi. “ATEŞKES MÜMKÜN, ANCAK TESLİMİYET OLMAMALI” Balçık, savaşın insani ve ekonomik maliyetinin sürdürülebilirliğinin zorlaştığını, bu nedenle bir ateşkes anlaşmasının mümkün olduğunu söyledi. Ancak olası barış anlaşmasının, Ukrayna’yı kalıcı tavizlere zorlayacak hükümler içermemesi gerektiğini belirtti. Toprak tavizi, asker sayısının sınırlandırılması veya tarafsızlık dayatmalarını “teslimiyet maddeleri” olarak nitelendiren Balçık, Ukrayna’nın uzun vadeli bağımsızlık idealinden vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan Kırım’ın Rusya açısından tarihsel ve stratejik önemine dikkat çeken Balçık, yarımadanın Karadeniz ve Azak Denizi’ne erişim bakımından kritik konumda olduğunu ifade etti. Rusya’nın tarihsel olarak sıcak denizlere inme stratejisinden vazgeçmediğini savunan Balçık, bu nedenle Kırım’dan geri adım atmasının kısa vadede olası görünmediğini dile getirdi. KIRIM: TÜRKİYE VE UKRAYNA ARASINDA BİR KÖPRÜ Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteğin stratejik bir tercih değil, ilkesel bir duruş olduğunu vurgulayan Canfer Balçık, Kırım Tatarlarını öz soydaşları olarak gördüklerini belirtti. Türkiye’nin bölgede herhangi bir toprak iddiası olmadığının altını çizen Balçık, Rusya ile olan doğalgaz ve nükleer santral gibi devasa ekonomik iş birliklerine rağmen Türkiye’nin her zeminde Kırım dahil Ukrayna’nın birliğini savunduğunu ifade etti. “SAVAŞIN YÜKÜNÜ KADINLAR VE ÇOCUKLAR TAŞIYOR” Balçık, savaşın en ağır bedelini sivillerin ödediğini belirtti. Özellikle kadınların hem cephedeki yakınlarını beklediklerini hem de aileyi ayakta tutmaya çalıştıklarını ifade eden Balçık, çocukların ve gençlerin geleceğinin savaşın en kritik boyutu olduğunu söyledi. Ukrayna’nın uzun vadede yeniden toparlanabilmesinin, genç kuşaklara milli bilinç ve tarihsel hafıza kazandırılmasıyla mümkün olabileceğini belirten Balçık, savaşın yalnızca askeri değil, sosyolojik ve kültürel bir mücadele olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin NATO’ya üyeliğinin 74. yıl dönümü Haber

Türkiye'nin NATO’ya üyeliğinin 74. yıl dönümü

Türkiye, Sovyet tehdidine karşı kolektif savunma amacıyla 1949'da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) tam 74 yıl önce bugün resmen katıldı. Bu katılım, Soğuk Savaş'tan modern asimetrik tehditlere kadar geçen sürede hem Türkiye'nin millî güvenliğini perçinledi hem de İttifak'ın harekat kabiliyetini küresel ölçekte artırdı. 1952'de Yunanistan ile birlikte üyeliğe kabul edilen Türkiye’nin katılımıyla NATO’nun üye sayısı 14’e yükseldi. Bugün 32 üyeye ulaşan İttifak içinde Türkiye, sahip olduğu askerî kapasite, savunma sanayi altyapısı ve operasyonel tecrübesiyle öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. TÜRKİYE, MÜTTEFİKLER ARASINDA İHA PAZARINDAKİ PAYIYLA GÖZE ÇARPIYOR Türkiye, son dönemde özellikle savunma sanayi atılımları nedeniyle NATO ülkeleri arasında öne çıkıyor. Ülkedeki savunma sanayi alanında 3 bin 500'ün üzerinde şirket faaliyet gösterirken, Avrupa'daki 29 NATO müttefikinde bu sayı toplam 2 bin 800 civarında. Türk şirketlerinin ürettiği silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) savaşta kendini kanıtlamış olmaları nedeniyle dünya pazarında ilgi artarak devam ediyor. Savaşların kaderini değiştirmekle ünlenen insansız hava aracı (İHA) sektöründeki girişimleriyle de dünya çapında tanınan Türkiye, küresel İHA pazarında yüzde 65'lik paya sahip. Türkiye, genel olarak da savunma alanında yapılan ihracatta 2020-2024 yıllarında dünyada 11. ülke olarak göze çarpıyor. NATO'NUN EN BÜYÜK İKİNCİ BÜYÜK ORDUSU: TÜRKİYE Aradan geçen 74 yılda Türkiye, stratejik konumuyla bölgede özellikle terörizmle mücadelede tehdit ve riskleri doğrudan göğüsleyen ilk müttefik olarak NATO'ya kritik katkılarda bulunuyor. NATO'nun en büyük ikinci büyük ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), aynı zamanda özellikle terörle mücadeledeki aktif rolü nedeniyle müttefikler içinde saha tecrübesi en yüksek ordular arasında yer alıyor. Türkiye, NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü'ne (KFOR) en fazla katkı sağlayan ülkelerden biri olarak halihazırda, 2023-2024 döneminde de üstlendiği KFOR Komutanlığı görevini yürütüyor. NATO bütçesine katkı payı sıralamasında 32 müttefik arasında 7. ülke olan Türkiye'nin İttifak'a toplam katkısının bu yıl 300 milyon avro, 2030'da da 620 milyon avroyu bulması bekleniyor. TÜRKİYE, NATO HAREKAT VE MİSYONLARINA EN ÇOK KATKI VEREN İKİNCİ MÜTTEFİK TSK, NATO'nun bu yılki en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya yaklaşık 2 bin kişilik askeri personelin yanı sıra TCG Anadolu amfibi hücum gemisinin öncülüğündeki Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetiyle katılıyor. Bosna Hersek'teki Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu'na (EUFOR Althea) en çok katkı veren Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan ülke konumundaki Türkiye, NATO harekat ve misyonlarına en fazla katkı sağlayan ikinci müttefik olarak savunma sanayisinde artan kabiliyetleriyle İttifak içinde öne çıkıyor. Türkiye ayrıca, 4 Temmuz 2025'ten bu yana NATO Müttefik Reaksiyon Kuvveti, Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı görevlerini yürütüyor. TÜRKİYE, KARADENİZ'DEN ORTA DOĞU'YA İTTİFAK'A STRATEJİK DEĞER KATIYOR Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadında üstlendiği kritik rolün yanı sıra İttifak'ın Karadeniz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'e erişimini sağlaması açısından da İttifak'a stratejik değer katıyor. Ordusuyla NATO'nun caydırıcılığına önemli katkıda bulunan ve Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin önemli bir parçası olan Türkiye, bölgesel krizlere coğrafi yakınlığı nedeniyle NATO'nun hızlı müdahale kapasitesini büyük ölçüde artıyor. NATO da Türkiye'nin savunması için önemli desteklerde bulunuyor. İttifak üyeliği, hem Türkiye'nin askeri modernizasyon ve uluslararası iş birliği imkanlarını güçlendiriyor hem de istihbarat paylaşımı ve erken uyarı sistemleri, Türkiye'nin ulusal güvenliğine destekte bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.