SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

QHA - Kırım Haber Ajansı - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu Haber

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), görkemli bir açılış töreni ile başladı. "SAHA 2026 GELİRLERİYLE 81 İLDE İHA ÜRETİM VE EĞİTİM TESİSLERİ KURULACAK" SAHA 2026'nın açış konuşmasını gerçekleştiren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk savunma ve havacılık sanayiinin 2025 yılı ihracatının 10 milyar doları aştığını belirterek, “Bir zamanlar sadece basit bileşenler ihraç edebilen bir ülkeyken bugün akıllı mühimmattan insansız muharebe sistemlerine kadar uzanan yüksek teknolojiyi ihraç eden bir üsse dönüştük.” dedi. Savunma sanayinin sadece bir güvenlik meselesi olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Savunma sanayi Türkiye’nin yüksek endüstriyel dönüşümünün itici gücü ve amiral gemisidir. Bunun en net göstergesi Türkiye’nin İHA/SİHA ihracatındaki küresel liderliği ve 185 ülkeye ihraç edilen ürünlerdir.” diye konuştu. Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine bağımlı hâle geldiğine dikkat çekerek, bu kaynakların arz güvenliğinin artık milli güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Nadir toprak minerallerinin jeopolitik bir araç olarak kullanılabildiğini belirten Bayraktar, bu nedenle kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlığın kritik önem taşıdığını ifade etti. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar hâlihazırda savaşın, yalnızca askerî güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle belirlendiğine vurgu yaptı. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar’a göre günümüzde savaş, yalnızca askeri güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle SAHA 2026’nın sıradan bir fuardan çok daha fazlası olduğunu belirten Bayraktar, bin 300’den fazla şirketi, 30 üniversiteyi ve 49 şehri kapsayan bir yapı olarak teknolojinin geleceğini şekillendirecek zihinlerin buluşma noktası olduğunu kaydetti. SAHA 2026’yı 150 binden fazla kişinin ziyaret etmesini beklediğini ifade eden Bayraktar, “Bugün burada 4 kıtadan 76 ülkeden tam 192 resmî heyet bulunuyor. SAHA 2026’da 2 bin 100 imza töreni, 30 binden fazla iş görüşmesinin gerçekleşmesini bekliyoruz. SAHA 2026, 6 milyar doları doğrudan ihracat olmak üzere 8 milyar dolarlık bir stratejik iş hacmini temsil ediyor.” şeklinde konuştu. Bayraktar, SAHA 2026'dan elde edilecek gelirin 81 ilde kurulacak İHA üretim ve eğitim merkezlerinin inşası için kullanılacağını belirterek, amaçlarının sadece teknoloji üretmek olmadığını aynı zamanda bu teknolojiyi geliştirecek nesli yetiştirmek olduğunu böylelikle gerekli durumlarda milyonlarca İHA’yı hızla üretebilecek bir kapasite oluşturacaklarını vurguladı. “ÇAĞIMIZ NET VE SOMUTTUR” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik ve elektronik harp gibi alanların geleceğin savaş ve güvenlik ortamını şekillendireceğini belirterek, Türkiye’nin bu alanlarda milli yetkinliklerini güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. Savunma sanayisinde kalıcı başarının yalnızca üretimle sınırlı olmadığını vurgulayan Görgün, tasarım, test, sertifikasyon ve sahada sürdürülebilir destek süreçlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığının, tüm paydaşları kapsayan güçlü bir ekosistem inşa etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Kümelenmeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve girişimlerin sektörde kritik rol oynadığını belirten Görgün, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti. SAHA 2026’nın bu açıdan önemli bir buluşma zemini sunduğunu ifade eden Görgün, fuar süresince yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji ortaklıklarının gelişeceğini söyledi. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını belirten Görgün, son dönemde 185 ülkeye 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini aktararak, hedefin Türkiye’yi bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına taşımak olduğunu vurguladı. Uluslararası iş birliklerine de değinen Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün satışı değil, ortak üretim ve teknoloji geliştirme odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Görgün, “Her ülkenin kendi sanayi önceliklerini, yerel yetkinliklerini ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan esnek modeller geliştirebiliriz. Tek taraflı bağımlılıklar yerine adil ve sürdürülebilir ortaklıkları önemsiyoruz. Çağrımız net ve somuttur. Gelin savunma sanayinde yalnızca alım satıma dayalı ticari ilişkilerin ötesine geçelim. Gelin güvene dayalı, uzun soluklu ve sürdürülebilir ortaklıkları birlikte inşa edelim. Gelin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil yarının güvenlik sınamalarına da birlikte çözüm üretelim.” dedi. Görgün, konuşmasında ayrıca önümüzdeki dönemde kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, ihracatın artırılması ve kamu-sanayi-akademi iş birliğinin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını belirtti. SAHA 2026’nın yeni projelerin başlatıldığı, uluslararası ortaklıkların kurulduğu ve savunma sanayisinin geleceğine yön veren bir platform olacağını ifade eden Görgün, organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. “ULUSLARARASI HUKUKA DUYULAN GÜVEN AŞINDI” Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk savunma sanayiinin elde ettiği büyük başarıların ardında dev bir ekosistem olduğunu belirterek, “Bu başarının ardında rakipleri henüz tasarım aşamasındayken seri üretime geçmeyi başarmış, en temel bileşenlerde dahi kısıtlamalarla karşılaştığında yoluna devam etmesini bilmiş, asla yılmayan, pes etmeyen ve Türk milletini havada, karada, denizde, uzayda, siber alanda yeniden çok güçlü şekilde tarih sahnesine çıkarmayı başaran alın teri, akıl teri var.” ifadelerini kullandı. II. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma amaçlarıyla kurulan düzenin vaat ettiği huzur, güven ve istikrarı sağlayamadığını kaydeden Kacır, meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığını, uluslararası hukuka duyulan güvenin aşındığını, bu nedenle aktörlerin diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ettiği değerlendirmesinde bulundu. Kacır, Türkiye’nin uzun dönemli ARGE planları hazırlayıp nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak dünyada az sayıda örneği bulunan bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu kaydetti. KACIR: “HER 3 İHA/SİHA’DAN 2’Sİ TÜRK YAPIMI” Dünyada satılan her 3 İHA/SİHA’dan 2’sinin Türk firmalarca üretildiğini söyleyen Kacır, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten on ülkeden biriyiz. Beşinci nesil savaş uçağımız Kağan gökyüzüyle buluştu. Bayraktar TB 3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. İnsansız savaş uçağımız Bayraktar Kızılelma, ASELSAN'ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE'nin Gökdoğan füzesi hedef uçağı başarıyla vurdu. Silah sistemlerine hava-hava angajman kabiliyeti kazandıran ilk ülke Türkiye oldu. Bugüne kadar elimizi zayıflatmak için ülkemize gizli açık çok sayıda engelleme, kısıtlama uygulandı. Fakat hamdolsun birileri bizden neyi esirgiyorsa çok daha iyisini yerli ve milli olarak geliştirmeyi üretmeyi başardık.” dedi. Kacır, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülke olduğunu ve bu yükseliş ivmesinin artarak devam edeceğini belirtti. "TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN NELER BAŞARABİLECEĞİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLMİŞTİR" Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptığı konuşmada, fuarın savunma sanayi alanında uluslararası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Güler, SAHA Expo’nun nitelikli görüşmeler, uluslararası paneller ve yeni ürün lansmanlarıyla savunma sanayi ekosisteminde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, fuar kapsamında kurulacak temasların ve imzalanacak anlaşmaların yalnızca ticari değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıkların temelini oluşturacağını ifade etti. Küresel güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hâle geldiğine dikkat çeken Güler, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ile Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin güvenlik mimarisini derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte yalnızca askerî hareketliliğin değil, savunma sanayii kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini vurguladı. Güler, yalnızca güncel askerî hareketliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosisteminin varlığının da önemli olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Güler, Türkiye’nin artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını ifade etti. Kara, deniz ve hava platformlarında elde edilen kabiliyetlerin sahada etkin şekilde kullanıldığını kaydeden Güler şu ifadeleri kullandı: Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi dünya harp doktrinlerini yeniden yazdıran gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla (İHA) gerçekleşmiştir. Bugün insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve stratejik seviyedeki SİHA teknolojilerimiz sahip oldukları yapay zekâ, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş, özellikle Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan çelik kubbe bütünleşik hava savunma sistemimizde bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbiriyle tam bir uyum içerisinde çalışacağı bu yapı Türkiye'nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de bir ispatıdır. Güler, savunma sanayisinde ulaşılan seviyenin önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurgulayarak, rekabetin arttığı bu dönemde teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Güler, seri üretim kapasitesinin artırılmasının ve seferberlik esnekliğiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Konuşmasında uluslararası iş birliklerine de değinen Güler, Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarını askeri yeteneklerle entegre ederek bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. UKRAYNA'DAN YOĞUN KATILIM Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor.

Rusya’dan Çornomorsk Limanı’na saldırı: Bitkisel yağ terminali ağır hasar aldı Haber

Rusya’dan Çornomorsk Limanı’na saldırı: Bitkisel yağ terminali ağır hasar aldı

Ukrayna’nın önde gelen tarım holdinglerinden "Kernel" tarafından 4 Mayıs’ta yapılan resmî açıklamaya göre, Rus silahlı insansız hava araçları (SİHA) 3 Mayıs’ı 4 Mayıs’a bağlayan gece Çornomorsk Limanı'ndaki bitkisel yağ terminalini doğrudan hedef aldı. Saldırı sonucunda tesiste yangın çıkarken, lojistik altyapıda büyük çaplı yıkım meydana geldi. REZERVUARLAR PARÇALANDI, BİN TON AŞKIN YAĞ SIZDI Şirketten yapılan açıklamada, SİHA’ların doğrudan isabet etmesi sonucu depolama rezervuarlarının parçalandığı bildirildi. Hasar gören tanklardan bin 100 tondan fazla bitkisel yağ sızdı. Yetkililer, sızan yağın denize karışmasının engellendiğini ve çevre felaketinin önüne geçildiğini belirtti. Saldırının ardından çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Ancak alevler ve SİHA parçaları; üretim ekipmanlarına, ofis binalarına, lojistik altyapıya ve bölgede bulunan dört demiryolu tankına ciddi zarar verdi. ŞİRKET FAALİYETLERİNİ DURDURDU Meydana gelen ağır tahribat nedeniyle terminal, ürün kabul ve sevkiyat işlemlerini geçici olarak askıya aldı. Saldırı sırasında bir çalışanın orta derecede yaralandığı ancak hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı. Kernel ise, Çornomorsk’taki ana terminalin devre dışı kalmasına rağmen uluslararası ihracat sözleşmelerini yerine getirmek için alternatif rotalara yöneldiğini açıkladı. Şirket, bu süreçte Odesa ve Tuna Nehri üzerindeki ortak liman terminallerinin yanı sıra demir yolu taşımacılığını da aktif olarak kullanmaya devam ediyor.

Kazakistan pazarında Azerbaycan rüzgârı: Rakamlar ilk kez bu seviyede! Haber

Kazakistan pazarında Azerbaycan rüzgârı: Rakamlar ilk kez bu seviyede!

Azerbaycan ile Kazakistan arasındaki ticaret, 2026’nın ilk iki ayında dikkat çekici bir değişim gösterdi. Toplam ticaret hacmi düşmesine rağmen Azerbaycan’ın Kazakistan’a ihracatının neredeyse iki katına çıkması, ekonomik dengelerde farklı bir yönelime işaret etti. İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 65,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8’lik bir düşüş anlamına geliyor. Ancak toplam düşüşe rağmen ihracat tarafındaki güçlü artış tabloyu farklı bir noktaya taşıdı. İHRACAT NEDEN YÜKSELDİ? Azerbaycan’ın Kazakistan’a ihracatı 24,3 milyon dolara ulaşarak neredeyse iki katına çıktı. Bu rakamın 24,1 milyon dolarlık kısmını petrol dışı ürünler oluşturdu. Bu gelişmeyle birlikte Kazakistan, Azerbaycan’ın petrol dışı ihracatında yüze 4,15 payla yedinci en büyük pazar konumuna yükseldi. İhracattaki bu artış, özellikle çeşitlendirilmiş ürün gruplarının etkisini ortaya koydu. İTHALATTAKİ SERT DÜŞÜŞ NE ANLAMA GELİYOR? Aynı dönemde Azerbaycan’ın Kazakistan’dan yaptığı ithalat ise yüzde 30,9 oranında azalarak 41,3 milyon dolara geriledi. İthalattaki bu sert düşüş, toplam ticaret hacmindeki gerilemenin ana nedeni olarak öne çıktı. Böylece iki ülke arasındaki ticaret dengesi daha farklı bir yapıya evrildi. GENEL DIŞ TİCARETTE TABLO NASIL? Azerbaycan’ın toplam dış ticaret hacmi Ocak-Şubat 2026 döneminde 6,264 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,6’lık bir düşüşe işaret ediyor. İhracat yüzde 23,1 azalarak 3,665 milyar dolara gerilerken, ithalat 2,599 milyar dolar seviyesine indi. Buna rağmen Azerbaycan, 1,066 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vererek geçen yıla göre 1,7 kat artış kaydetti. BÖLGESEL TAŞIMACILIKTA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ Öte yandan Kazakistan ile Türkistan arasındaki demiryolu taşımacılığında yüzde 34’lük artış yaşandı. Bu gelişme, bölgesel ticaretin lojistik boyutunda hareketliliğin sürdüğünü gösterdi.

Ukrayna saldırdı, sevkiyat durdu: Rusya’nın milyarlarca dolarlık kaybı Haber

Ukrayna saldırdı, sevkiyat durdu: Rusya’nın milyarlarca dolarlık kaybı

Ukrayna’nın silahlı insansız hava aracı (İHA) operasyonları sonrası Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki başlıca petrol ihracat merkezleri Primorsk ve Ust-Luga’dan sevkiyatların büyük ölçüde durduğu bildirildi. Finlandiya Sınır Muhafızları tarafından yapılan açıklamaya göre, saldırıların başlamasından bir haftadan uzun süre geçmesine rağmen söz konusu limanlardan yalnızca sınırlı sayıda tanker çıkışı gerçekleşiyor. Kurum yetkilileri, sevkiyatın “tekil gemiler” düzeyine düştüğünü ifade etti. BİR HAFTADA BEŞ KEZ HEDEF ALINDI Ukrayna’nın son dönemde yoğunlaştırdığı SİHA saldırıları sonucunda limanlarda yangınlar çıktığı, bu nedenle yakıt yüklemelerinin geçen haftadan itibaren askıya alındığı kaydedildi. Ust-Luga limanının son 10 gün içinde beşinci kez hedef alındığı belirtildi. Uzmanlara göre yaşanan kesinti, Rusya’nın modern tarihindeki en ciddi petrol arz aksaklıklarından biri olarak değerlendiriliyor. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının hesaplamalarına göre Baltık limanları ve daha önce zarar gören Drujba boru hattı dâhil olmak üzere Rusya’nın petrol ihracat kapasitesinin en az yüzde 40’ı geçici olarak devre dışı kaldı. 75 MİLYON DOLAR GELİR KAYBI Finlandiya Merkez Bankası danışmanlarından Laura Solanko, Baltık üzerinden yapılan sevkiyatların durmasının Rusya’ya günlük 70-75 milyon dolar arasında gelir kaybına yol açabileceğini belirtti. Saldırılar öncesinde Rusya’nın Baltık hattı üzerinden günlük 2 milyon varilin üzerinde petrol ve petrol ürünü ihraç ettiği ifade ediliyor.

Kazakistan’ın Azerbaycan’a ihracatında dikkat çeken artış Haber

Kazakistan’ın Azerbaycan’a ihracatında dikkat çeken artış

2026 yılının ocak ayında Kazakistan ile Azerbaycan arasındaki dış ticaret hacmi 19,7 milyon dolar olarak kaydedildi. Kazakistan Millî İstatistik Bürosunun verilerine göre, Azerbaycan’a yapılan ihracat 15,6 milyon dolara ulaşarak iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde lokomotif rolü üstlendi. Kazakistan Millî İstatistik Bürosu verilere göre, 2026 yılının ilk ayında Kazakistan ve Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliği istikrarlı bir seyir izledi. Ocak ayı itibarıyla iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 19,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, Kazakistan’ın söz konusu dönemdeki genel dış ticaret devir hızının yüzde 0,2’sini oluşturdu. İHRACATTA AZERBAYCAN’IN PAYI Kazakistan’ın Azerbaycan pazarına yönelik ihracat potansiyeli ocak ayında dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Resmî istatistiklere göre, Kazakistan’dan Azerbaycan’a yapılan ihracatın bedeli 15,6 milyon dolar oldu. Bu miktar, Kazakistan’ın toplam ihracatının yüzde 0,2’sine tekabül ediyor. İTHALAT VERİLERİ VE DENGE Azerbaycan’dan Kazakistan’a yapılan ithalatın hacmi ise ocak ayında 4,1 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu rakam, Kazakistan’ın genel ithalat rakamlarının yüzde 0,1’ini temsil ediyor. İki ülke arasındaki ticaret dengesinin Kazakistan lehine seyretmesi, Astana’nın Azerbaycan pazarındaki aktif tedarikçi rolünü bir kez daha teyit etti. Hazar Denizi üzerinden kurulan lojistik hatlar ve Orta Koridor projesinin etkisiyle, Kazakistan ve Azerbaycan arasındaki ticaret rakamlarının yılın geri kalanında artış göstermesi bekleniyor. Uzmanlar, iki kardeş ülke arasındaki bu ticari ivmenin, Türk Devletleri Teşkilatı içindeki ekonomik iş birliği hedefleriyle uyum sağladığına dikkat çekiyor.

Rusya Odesa'nın liman altyapısını hedef aldı: Ölü ve yaralılar var Haber

Rusya Odesa'nın liman altyapısını hedef aldı: Ölü ve yaralılar var

Ukrayna'nın güneyindeki Odesa kenti, gece boyunca Rus ordusunun fırlattığı silahlı insansız hava araçlarının hedefi oldu. Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba ve Odesa Bölgesi Askeri İdaresi Oleh Kiper tarafından yapılan açıklamalara göre, saldırılar liman altyapısı başta olmak üzere sanayi ve sivil yerleşim bölgelerinde ağır yıkıma yol açtı. Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Düşman Odesa bölgesindeki limanlardan birini SİHA’larla vurdu.” diye bildirdi. Saldırıda bir sivil yaşamını yitirdi, altı sivil ise yaralandı. Yaralılardan üçünün durumunun kritik olduğu belirtilirken, liman sahasındaki gübre depoları, sanayi binaları ve lojistik araçlar büyük hasar gördü. Patlamaların ardından dört otomobil ve ihracat yükü taşıyan çok sayıda yük vagonu alev alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun çaba sarf etti. Limanın yanı sıra Odesa şehir merkezinde de dehşet dolu anlar yaşandı. Odesa Bölgesi Askeri İdaresi Oleh Kiper’in aktardığına göre, Rusya'ya ait iki Şahid tipi SİHA doğrudan sivil apartman dairelerine isabet ederken, düşürülen SİHA’ların parçaları bir otomobil galerisi ile dinlenme tesisi bahçesine düştü. Kiper, yerleşim bölgelerindeki yangınların söndürüldüğünü ancak binalarda ciddi yapısal hasar oluştuğunu bildirdi. RUSYA’NIN HEDEFİ LOJİSTİK VE İHRACAT HATTI Bakan Kuleba, Rusya'nın Odesa'yı hedef alarak Ukrayna'nın ihracat kabiliyetini ve dünyaya gıda sağlayan lojistik ağlarını sistemli bir şekilde yok etmeye çalıştığını vurguladı. Odesa ile eş zamanlı olarak Dnipropetrovsk bölgesindeki demiryolu hattının da hedef alındığını belirten yetkililer, Rusya’nın ülkenin yaşam damarlarını kesmeyi amaçladığını belirtti. Bölgede enkaz kaldırma ve hasar tespit çalışmaları sürerken, hukuk birimleri saldırıları "savaş suçu" kapsamında kayıt altına alıyor. ENERJİ ALTYAPI TESİSİ AĞIR HASAR ALDI Öte yandan Ukrayna'nın en büyük özel enerji şirketi DTEK, gece saldırısı sırasında Odesa’daki enerji altyapı tesisinin hedef alındığını bildirdi. Tesisin ağır hasar aldığı belirtilen açıklamada, “Gece saatlerinde düşman Odesa’nın enerji altyapısına yeniden yıkıcı saldırılar gerçekleştirdi. Yıkım son derece ciddi. Ekipmanın yeniden çalışır hale getirilmesi için uzun süreli onarım gerekecek.” ifadelerine yer verildi. Saldırılar ardından bölgede elektrik ve su kesintileri meydana geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.