SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnsan Hakları

QHA - Kırım Haber Ajansı - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi Haber

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi

Almanya’nın başkenti Berlin’deki tarihi Checkpoint Charlie Duvar Müzesi (Mauermuseum), Rusya tarafından düzmece gerekçelerle alıkonulan Kırım Tatar siyasî tutsakların çocuklarına ithaf edilen "Babayı Bekleyerek Büyümek" adlı sergiye kapılarını açtı. İnsan hakları örgütü Zmina tarafından yapılan açıklamaya göre, Çekya Dışişleri Bakanlığı desteğiyle açılan sergi, babaları Rus mahkemeleri tarafından haksız yere hapis cezasına çarptırılan 16 Kırım Tatarı çocuğun hikayesini dünya kamuoyuna sunuyor. Berlin’in en çok ziyaret edilen 10 noktasından biri olan Checkpoint Charlie’de açılan sergi, Avrupa’da bir müzenin kalıcı çalışma programı dahilinde sivil ziyarete açılan ilk Kırım temalı proje olma özelliğini taşıyor. İnsan hakları örgütü, bu lokasyonun seçilmesinin tesadüf olmadığını; mekanın onlarca yıldır süregelen özgürlük mücadelesini ve insan haklarını belgeleyen tarihi bir sembol olduğunu vurguladı. ÇOCUKLARIN ELİNDEN ALINMIŞ ÇOCUKLUK ​Sergide, çocukların 2020 ve 2025 yıllarında çekilmiş fotoğrafları yan yana getirilerek zamanın ve ayrılığın izleri gözler önüne seriliyor. Daha önce Ukrayna’da "Olmayan Çocukluk" adıyla farklı yerlerde sergilenen proje, Berlin’de çeşitli parçalarla zenginlaştirildi. Siyasi tutsak Server Mustafayev’in hapishanede oğlu için ekmek içinden yaptığı tesbih, serginin en dikkat çeken kişisel eşyaları arasında yer alıyor. İnsan hakları savunucusu, siyasi tutsak Emir Üsein Kuku’nun oğlunun babasına yazdığı mektup, ziyaretçileri duygulandırıyor. Küçük çocuğun, "Baba, tam 10 yıldır parmaklıklar arkasındasın. Sensiz bu yıllar çok zor geçti... Dualarımdasın" sözleri, parçalanmış ailelerin yaşadığı travmayı özetliyor. Kuku, Rus mahkemesi tarafından 12 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılmıştı. 367 ÇOCUK BABASIZ KALDI ​İnsan hakları savunucularının verilerine göre, Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı işgalinin 12. yılında, siyasi baskılar nedeniyle babasından koparılan çocukların sayısı 367'ye ulaştı. Bunlardan 246’sı reşit olmayan çocuk. Ev baskınları ve babaların alıkonulmalarına tanıklık eden çocukların çoğunda nevroz, depresyon, kekemelik ve kalp ritim bozuklukları gibi kalıcı sağlık sorunlarının geliştiğine dikkat çekiliyor. ​Sergi, Berlin’i ziyaret eden binlerce turiste Kırım’daki insan hakları ihlallerinin sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda çocukların geleceğini karartan insani bir trajedi olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.

KTMM Başkanı Çubarov BM Yerli Halklar Forumu’nda Kırım’ın sesi olacak Haber

KTMM Başkanı Çubarov BM Yerli Halklar Forumu’nda Kırım’ın sesi olacak

Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimi Forumu’nun 25. oturumu bugün New York’taki BM Genel Merkezi’nde başladı. Bu yılki ana teması "Çatışma Koşulları Dahil Olmak Üzere Yerli Halkların Sağlığının Korunmasının Sağlanması" olarak belirlenen forumda, Kırım Tatar halkını temsil eden heyet de yerini aldı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev forumun çalışmalarına katılarak işgal altındaki Kırım’da yerli halkın karşılaştığı hak ihlallerini ve sağlık sorunlarını dünya gündemine taşıyacak. KIRIM’DAKİ HAK İHLALLERİ ULUSLARARASI KÜRSÜDE Kırım Tatar heyet, forum kapsamında gerçekleştireceği temaslarda Rusya’nın Kırım’daki işgal politikalarının yerli halk üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekecek. Özellikle çatışma bölgelerinde yerli halkların sağlık hizmetlerine erişimi ve temel insan haklarının korunması konularının tartışılacağı oturumlarda, Kırım Tatar halkının maruz kaldığı sistematik baskılar ve kısıtlamalar detaylı raporlarla sunulacak. Geleneksel olarak foruma katılan Kırım Tatar temsilciler, bu yıl da uluslararası toplumun dikkatini yarımadadaki insani duruma çekmeyi hedefliyor. BM YERLİ HALKLAR DAİMİ FORUMU’NUN ÖNEMİ BM Yerli Halklar Daimi Forumu, yerli halkların ekonomik ve sosyal kalkınma, kültür, çevre, eğitim, sağlık ve insan hakları gibi temel meselelerini ele alan en yüksek düzeyli danışma organı olma özelliğini taşıyor. Forum, dünya genelindeki yerli halkların sesini doğrudan BM’ye duyurması ve üye devletlere tavsiyelerde bulunması açısından kritik bir platform olarak kabul ediliyor.

NATO Karargahı'nda kritik Kırım oturumu: Ukrayna "Rus işgal modelini" ifşa etti Haber

NATO Karargahı'nda kritik Kırım oturumu: Ukrayna "Rus işgal modelini" ifşa etti

NATO Karargahı'nda 9 Nisan'da düzenlenen Ukrayna-NATO Konseyi Siyasi Komite toplantısında, işgal altındaki Kırım'daki güvenlik, insani ve hukuki durum kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantıda Ukrayna, Rusya'nın hibrit saldırganlık yöntemlerini içeren stratejik bir rapor sundu. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko ve Kırım Platformu Destek Birimi Başkanı Nelya Grınışın’ın katıldığı oturumda, Ukrayna ekibi tarafından hazırlanan bir rapor sunuldu. Rapor, Ukrayna'nın Rus hibrit saldırganlığına karşı koyma deneyimini sistemleştirerek, egemenliklerini korumak isteyen devletler için pratik tavsiyeler sunuyor. Raporu sunan Olha Kurışko, Rusya'nın işgal stratejisini şu sözlerle özetledi: Rusya, Ukrayna'da hibrit saldırganlığın tam döngüsünü uyguladı; hazırlık aşamasındaki bilgi ve ekonomi operasyonlarından, geniş bölgelerin işgal edilmesine ve bu bölgelerin nüfus dahil yeni yerleri işgal etmek için kullanılmasına kadar. Kırım, Rusya'nın 2014'ten bu yana test ettiği ve daha sonra diğer bölgelere yaydığı işgal modelinin test sahası oldu. KIRIM’DAKİ MEVCUT DURUM: ASKERİLEŞTİRME VE BASKI Toplantıda Kırım'daki güncel duruma dair çarpıcı detaylar paylaşıldı. Kurişko'nun sunumunda; yarımadanın topyekûn askerileştirilmesine, çocukların ve gençlerin ideolojik telkinlere maruz bırakılmasına, insan hakları ihlallerine, yerli Kırım Tatar halkına yönelik zulümlere ve kültürel mirasın işgalciler tarafından kasıtlı olarak tahrip edilmesine dikkat çekildi. Ukrayna heyeti, sadece mevcut sorunları değil, Kırım’ın işgalden kurtarılmasından sonrası için hazırlanan stratejik kararları ve yeniden entegrasyon politikalarını da ortaklara aktardı. Ayrıca uluslararası ortaklara Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdikleri kararlı destek için teşekkür etti.

KTMM heyeti, BM temsilcileriyle bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı Haber

KTMM heyeti, BM temsilcileriyle bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) heyeti, 8 Nisan’da BM Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu temsilcileriyle bir araya gelerek işgal altındaki Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki ağır hak ihlallerini raporladı. Kıyiv’deki KTMM ofisinde gerçekleşen görüşmeye KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov ve KTMM üyeleri Eskender Bariyev, Riza Şevkiyev ile Gülnara Bekirova katıldı. BM tarafını ise insan hakları uzmanları Tagui Melkumyan ve Alina Grigoras temsil etti. Görüşmenin ana gündemini, Rus işgali altındaki topraklarda Kırım Tatarlarına ve etnik Ukraynalılara yönelik sistematik baskıların artması oluşturdu. SİYASİ TUTSAKLAR VE İNSANİ KRİZ KTMM üyeleri, Kırım’da siyasi nedenlerle hapsedilenlerin sayısının 350 kişiye ulaştığını ve bu kişilerinin büyük çoğunluğunun Kırım Tatarlarından oluştuğunu vurguladı. Görüşmede özellikle ağır hastalığı olan siyasi tutsakların yeniden hapsedilmesi ve tedavi haklarının engellenmesine, tutukevi ve cezaevlerindeki insanlık dışı yaşam koşullarına dikkat çekildi. Ayrıca siyasi davaları takip eden savunma avukatlarına uygulanan baskılar ele alındı. ÇOCUKLARIN ASKERİLEŞTİRİLMESİ VE ZORUNLU ASKERLİK KTMM heyeti, işgalci yönetimin eğitim sistemini kullanarak çocukları ve gençleri askerileştirdiğine dikkat çekti. Ayrıca, Kırım sakinlerinin uluslararası hukuka aykırı olarak Rus ordusuna zorla alınması ve yarımadada yürütülen gizli seferberlik yöntemleri hakkında BM temsilcilerine detaylı bilgi verildi. KÜLTÜREL SOYKIRIM VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM Kırım’ın demografik yapısının Rusya lehine kasıtlı olarak değiştirilmeye çalışıldığına vurgu yapan KTMM üyeleri, kültürel mirasın yok edilmesine dair endişelerini de paylaştı. Özellikle Bahçesaray’daki Hansaray’da yürütülen sözde "restorasyon" çalışmalarının, sarayın tarihi dokusuna telafisi imkansız zararlar verdiği ve bunun bir kültürel soykırım girişimi olduğu belirtildi. HERSON VE ZAPORİJJYA’DA KIRIM TATARLARININ DURUMU Görüşmede, işgal altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerinde yaşayan Kırım Tatar topluluklarının karşılaştığı sorunlar da gündeme getirildi. İşgalcilerin mülklere el koyduğu ve yağmaladığı, Ukrayna yanlısı tutum sergileyen insanlara baskı uygulandığı, baskılar nedeniyle halkın bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. UKRAYNA’NIN YERLİ HALKLAR POLİTİKASI KTMM heyeti, Ukrayna hükûmetinin son dönemde attığı olumlu adımlar hakkında da BM uzmanlarını bilgilendirdi. Ukrayna Yerli Halkları Hakkında Kanunu'nun uygulanması ve Bakanlar Kurulu’nun KTMM’yi Kırım Tatar halkının resmî temsil organı olarak tescil etmesi gibi gelişmelerin, yerli halkların haklarının korunması açısından hayati önem taşıdığı kaydedildi. TÜM İHLALLER BM RAPORUNA GİRECEK BM İzleme Misyonu temsilcileri, görüşmede toplanan tüm bilgi ve belgelerin BM Genel Sekreteri’nin Kırım ve Akyar (Sevastopol) dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarına ilişkin yıllık raporunda kullanılacağını teyit etti. Taraflar, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve Rusya’nın uluslararası insancıl hukuku ihlallerinden sorumlu tutulması için uluslararası baskının artırılması mekanizmalarını ele aldı.

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi Haber

Rusya göçmenlere yönelik baskıyı artırıyor: Sınır dışı tehdidiyle cepheye zorlama stratejisi

Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, yabancı uyruklu vatandaşların sınır dışı edilmesine yol açacak idari suç kapsamının yaklaşık iki kat genişletileceğini duyurdu. Söz konusu kararın, özellikle Türkistan coğrafyasından gelen göçmenler üzerinde yeni bir baskı dalgası oluşturacağı tahmin ediliyor. Yeni düzenlemelerin göçmenleri "ya hapis, ya sınır dışı ya da Ukrayna’da savaş" tercihiyle karşı karşıya bırakacak. Rusya Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in açıklamasına göre, kısa süre içinde kabul edilmesi beklenen yeni yasayla birlikte sadece kamu düzenini bozmak değil; internetteki paylaşımlar, ordunun itibarını zedelemek ve hatta polisin "yasal taleplerine" uymamak gibi ucu açık maddeler de sınır dışı gerekçesi haline geliyor. TÜRKİSTANLI GÖÇMENLER HEDEFTE Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan gibi ülkelerden Rusya’ya giden göçmenleri sınır dışı edilmekle tehdit edilerek Ukrayna’ya karşı savaştırdığı biliniyor. İnsan hakları savunucuları, Rus emniyet güçlerinin özellikle Türkistan coğrafyasından gelenleri hedef alan geniş kapsamlı baskınlar düzenlediğine dikkat çekiyor. Bu süreçte uygulanan "sınır dışı" tehdidinin, Rus Savunma Bakanlığı ile sözleşme imzalayarak "askerlik hizmeti karşılığı vatandaşlık" veya "ceza muafiyeti" tekliflerini kabul ettirmek için bir şantaj aracına dönüştüğü belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte eklenen "orduyu diskredite etme" veya "kamu düzenine uymama" gibi suçlamaların muğlaklığı, göçmenlerin keyfi olarak gözaltına alınmasının önünü açıyor. 2025 yılında 72 bin kişinin sınır dışı edildiği Rusya’da, 2026 yılı itibarıyla bu sayının artması ve göçmenlerin en küçük bir idari ihlalde deport listesine alınması öngörülüyor. HUKUKİ KILIF ALTINDA SEFERBERLİK Duma’nın 2024’ten bu yana göçmenler hakkında kabul ettiği 22 farklı yasa, aslında sessiz bir "göçmen seferberliği"nin altyapısını oluşturuyor. Rusya ordusunun personel ihtiyacını karşılamak için kendi vatandaşları yerine "harcanabilir" gördüğü göçmen nüfusu kullanma eğilimi, bu yeni yasal düzenlemelerle resmi bir zemine oturtuluyor. Özellikle Türkistanlılar için Rusya’da çalışmak, artık sadece ekonomik bir mücadele değil; hapis, sınır dışı edilme veya tanımadıkları bir savaşta ön saflara sürülme tehlikesiyle örülü bir hayatta kalma savaşına dönüşmüş durumda.

Kırım’da hak ihlalleri raporu: 2026’nın ilk çeyreğinde 57 yasa dışı tutuklama Haber

Kırım’da hak ihlalleri raporu: 2026’nın ilk çeyreğinde 57 yasa dışı tutuklama

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rus işgali altındaki Kırım’da 2026 yılının ilk üç ayında yaşanan hak ihlallerine ilişkin analizini yayımladı. Rapora göre, işgal yönetimi kontrolündeki sözde mahkemeler yılın ilk çeyreğinde 18’i Kırım Tatarı olmak üzere toplam 57 kişi hakkında yasa dışı tutuklama kararı kabul etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki insan hakları durumuna ilişkin 2026 yılı birinci çeyrek raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan verilere göre, Ocak-Mart döneminde yarımadada 17 yasa dışı gözaltı ve 6 ev araması gerçekleştirildi. Ayrıca, işgalci mahkemeler 18 Kırım Tatarı hakkında olmak üzere 57 yasa dışı tutuklama kararı aldı, işgal güçleri ise 2’si Kırım Tatarı olmak üzere 17 kişiyi yasa dışı şekilde sorguladı. Bununla birlikte adil yargılanma hakkının 68 vakada ihlal edildiği, bu ihlallerin 22’sinin doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldığı belirtildi. SAĞLIK HAKKI İHLALLERİNDE KIRIM TATARLARI İLK SIRADA Raporda dikkat çeken en çarpıcı verilerden biri, siyasi tutsakların fiziksel ve ruhsal sağlık haklarına yönelik ihlaller oldu. Birinci çeyrekte tespit edilen 23 sağlık hakkı ihlalinin 20’sinin Kırım Tatar siyasi mahkumlara yönelik olduğu açıklandı. Bariyev, bu durumun cezaevlerindeki baskının sistematik bir parçası olduğunu vurguladı. Öte yandan, resmî kayıtlara geçen ev araması sayısındaki düşüşün yanıltıcı olabileceğini ifade eden Bariyev, artan baskılar nedeniyle halkın bu tür olayları bildirmekten çekindiğini, ihlallerin ancak aylar sonra gün yüzüne çıkabildiğini belirtti. İŞGAL ALTINDAKİ DİĞER BÖLGELERDE DURUM İhlallerin kapsamı sadece Kırım ile sınırlı kalmadı. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin raporunda, Rus işgali altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki duruma da yer verildi. Yılın ilk üç ayında bu bölgelerde en az 2 yasa dışı gözaltı ve 22 yasa dışı tutuklama vakasının belgelendiği aktarıldı. Bu veriler, işgalci yönetimin baskı politikasını yeni ele geçirdiği topraklarda da benzer yöntemlerle sürdürdüğünü gösteriyor. "AMACIMIZ SİYASİ MAHKUMLARIN SESİNİ DUYURMAK” Eskender Bariyev, hazırladıkları üç aylık analizlerin temel amacının siyasi tutsakların maruz kaldığı hukuksuzlukları uluslararası kamuoyuna ve siyasetçilere duyurmak olduğunu belirtti. Bariyev, "Bu çalışmalar, siyasi tutsaklarımıza nasıl yardım edebileceğimizi anlamamız, siyasetçilerin ve kamuoyunun dikkatini esaret altında, hapislerde alıkonulan siyasi tutsakların sorunlarına çekmemiz için gereklidir; böylece bizlerin onları unutmadığımızı ve serbest bırakılmaları için elimizden gelen herşeyi yapmaya çalıştığımızı görüyorlar.” dedi.

İşgal altındaki Kırım’da “zorla kaybetme” vakası daha: Genç kadından aylardır haber yok Haber

İşgal altındaki Kırım’da “zorla kaybetme” vakası daha: Genç kadından aylardır haber yok

İşgal altındaki Kırım’da, Rus pasaportu almayı reddeden ve Ukrayna belgelerini kullanmaya devam eden Marına Rıff, Kasım 2025’ten bu yana kayıp. Genç kadının bir “göç idaresi” ziyareti sonrası alıkonulduğu düşünülüyor. Kırım İnsan Hakları Grubunun raporuna göre, Marına Rıff ile son temas 12 Kasım 2025 tarihinde kuruldu. Akmescit’teki (Simferopol) Rus kontrolündeki bir göç idaresine giden Rıff’tan o günden bu yana haber alınamıyor. Rıff'ın yakınları, kadının işgalden sonra Rus pasaportuna başvurmadığını ve ısrarla Ukrayna vatandaşlık belgelerini kullanmaya devam ettiğini, bu durumun işgalci yetkililer nezdinde onu hedef haline getirdiğini belirtiyor. HUKUKSUZ GÖZALTI VE SUÇLAMA İnsan hakları savunucuları, yürüttükleri araştırmalar sonucunda Rus kontrolündeki sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesinin Rıff hakkında gizli bir karar aldığını ortaya çıkardı. Mahkeme kayıtlarına göre, genç kadına "aşırıcılık sembolleri sergileme" ve "Rus ordusunu itibarsızlaştırma" suçlamalarıyla 14 gün idari hapis cezası verildi. Ancak bu sürenin dolmasına rağmen Marına Rıff serbest bırakılmadı ve ailesine nerede tutulduğuna dair hiçbir resmi bilgi verilmedi. UKRAYNA YANLISI TUTUMU NEDENİYLE HEDEF ALINDI Kırım İnsan Hakları Grubu, Rıff’ın başına gelenlerin tesadüf olmadığını, tamamen açık sözlü Ukrayna yanlısı tutumuyla ilişkili olduğunu vurguluyor. Baskı ve tehditlere rağmen Ukrayna kimliğini koruyan kadının, Akmescit’teki tutukevlerinden (SİZO) birinde tecrit edilmiş halde tutulduğundan endişe ediliyor. Hak savunucuları, bu durumu "zorla kaybetme" vakası olarak nitelendirdi.

Kırımoğlu, Ukraynalı STK temsilcileriyle bir araya geldi Haber

Kırımoğlu, Ukraynalı STK temsilcileriyle bir araya geldi

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov ile birlikte Ukraynalı sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Temsilciliği tarafından organize edilen görüşmeye Ukrayna Rehabilitasyon Kuvvetleri Birliği Başkanı İhor Dubinin ve hayır kurumlarının temsilcileri katıldı. Görüşmede işgalden etkilenen vatandaşların tedavi ve topluma kazandırılması süreçleri ele alındı. PSİKOLOJİK DESTEK VE ADAPTASYON SÜRECİ Görüşmenin ana gündem maddesini, Rusya’nın saldırganlığı sonucu mağdur olan bireylerin psikolojik rehabilitasyonu ve tıbbi tedavi süreçlerinin sistematik hale getirilmesi oluşturdu. Katılımcılar, Kırım dahil işgal altında bulunan Ukrayna bölgelerinde gelen siviller ile bölge kökenli askerlerin yaşadığı travmaların atlatılması için yeni ve etkili çözüm yaklaşımlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun vadeli adaptasyon programlarının, hem mağdurlar hem de aileleri için hayati önem taşıdığı ifade edildi. “SAVAŞ KIRIM’DA BAŞLADI” Toplantıda, Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığın Kırım’ın işgaliyle başladığı hatırlatılarak, işgal altındaki bölgede zor şartlar altında yaşamını sürdüren insanlar ile hukuksuz bir şekilde özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin unutulmaması gerektiği belirtildi. Kırım’dan gelen askerlerin ve siyasi tutsak ailelerinin desteklenmesinin, devletin ve sivil toplumun öncelikli görevi olduğu altı çizildi. SOMUT PROJELER YOLDA Görüşme sonunda taraflar, sadece sorunları konuşmak yerine somut adımlar atmak üzere mutabakata vardı. Bu kapsamda, Kırım ve Akyar’dan (Sivastopo) gelen vatandaşlara doğrudan yardım sağlamayı amaçlayan ortak projelerin başlatılması kararlaştırıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.