SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnsan Hakları

QHA - Kırım Haber Ajansı - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı Haber

BM: 2025’te Ukrayna’da sivil kayıplar rekor seviyeye ulaştı

Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, 2025 yılının Ukrayna’da geniş çaplı Rus işgalinin başlangıcından bu yana siviller açısından en kanlı yıl olduğunu açıkladı. İzleme misyonu tarafından hazırlanan aylık rapora göre, çatışmaya bağlı şiddet olayları 2025’te 2 bin 514 sivilin ölümüne, 12 bin 142 sivilin yaralanmasına yol açtı. Raporda, 2025’teki toplam sivil can kaybı ve yaralı sayısının 2024’e kıyasla yüzde 31, 2023’e kıyasla ise yüzde 70 arttığı belirtildi. Doğrulanan vakaların yüzde 97’si, Ukrayna hükûmetinin kontrolündeki bölgelerde Rus silahlı kuvvetlerinin saldırıları sonucu meydana geldi. BM Ukrayna İnsan Hakları Misyonu Başkanı Danielle Bell, sivil kayıplardaki artışın yalnızca cephe hattındaki çatışmaların yoğunlaşmasından değil, aynı zamanda uzun menzilli silahların daha yaygın kullanılmasından kaynaklandığını vurguladı. Bell, bu durumun ülke genelinde siviller için riski ciddi biçimde artırdığını kaydetti. Rapora göre, 2025’teki sivil kayıpların yüzde 63’ü cepheye yakın bölgelerde yaşandı. Özellikle yaşlı nüfusun ağır bedel ödediği belirtilirken, cephe hattına yakın yerleşimlerde hayatını kaybeden sivillerin yüzde 45’inden fazlasının 60 yaş üstü olduğu kaydedildi. BM ayrıca, cephe hattı yakınlarında kısa menzilli SİHA’ların kullanımının dramatik biçimde arttığını; bu saldırılarda 577 sivilin öldüğünü, 3 bin 288 kişinin yaralandığını ve bunun 2024’e göre yüzde 120 artış anlamına geldiğini bildirdi. Uzun menzilli füze ve seyir mühimmat saldırıları ise 2025’teki sivil kayıpların yüzde 35’inden sorumlu oldu. Raporda, Rusya’nın Haziran 2025’ten itibaren uzun menzilli silah kullanımını artırmasının ve ekim ayında enerji altyapısına yönelik geniş çaplı saldırıları yeniden başlatmasının, cephe gerisindeki kentlerde yaşayan sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. BM’ye göre, elektrik, su ve ısınma kesintileri özellikle zorlu kış koşullarında ülke genelinde siviller için hayati risk oluşturuyor.

Ukrayna ve Türkiye, Ukrayna vatandaşlarını Rus esaretinden kurtarmak için iş birliğini güçlendiriyor Haber

Ukrayna ve Türkiye, Ukrayna vatandaşlarını Rus esaretinden kurtarmak için iş birliğini güçlendiriyor

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, bugün Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca ile çevrim içi bir görüşme gerçekleştirdi. Rus esaretinde alıkonulan Ukraynalı asker ailelerinin temsilcilerinin de katıldığı görüşmede, Rusya ile yürütülen insani müzakerelerde Türkiye’nin üstlendiği kritik rol ve esirlerin geri getirilmesi için atılacak yeni adımlar ele alındı. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Dmıtro Lubinets, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, toplantıda Türkiye’nin Ukrayna ile ilgili insani konularda somut ilerleme sağlayan az sayıdaki ülkelerden biri olduğuna dikkat çektiğini ve esir ailelerine verdikleri kararlı destekten dolayı Türk ortaklarına teşekkür ederek, Türkiye’nin arabuluculuğunun can kurtaran bir nitelik taşıdığını vurguladığını aktardı. Görüşmenin ana gündem maddesini savaş esirleri, özel koşullarda kaybolan kişiler ve yasa dışı şekilde alıkonulan siviller oluşturdu. Lubinets ayrıca, Rusya’nın savaş esirlerini yasa dışı şekilde yargılayarak Cenevre Sözleşmeleri'ni ihlal ettiğini ve bu durumun esirlerin hayatını tehlikeye attığına dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca ise, daha önce Türkiye’de düzenlenen görüşmeler sırasında Ukraynalı savunucuların aileleri tarafından iletilen kayıp listeleri ile ağır hasta ve ağır yaralı savaş esirlerine ilişkin bilgilerin resmi olarak Rus tarafına aktarıldığını teyit etti. Toplantı sonunda taraflar, kurumlar arasında sürekli bir iletişim mekanizması kurulması konusunda mutabakata vardı. Bu kapsamda, esir ailelerinin mektuplarının Türk ombudsmanı aracılığıyla Rusya’ya iletilmesi ve bu yazışmalara yanıt verilmesinin talep edilmesi ihtimali de gündeme alındı. Ukrayna tarafı ayrıca, doğrulama amacıyla güncellenmiş kayıp listelerini, iade edilmesi gereken ağır hasta ve ağır yaralı esirlerin bilgilerini, uzun süredir esaret altında bulunan savaş esirlerini ve yasa dışı tutulan sivillerin isimlerini yeniden iletmeyi planladığını bildirdi. Görüşmenin sonunda Dmıtro Lubinets, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'yı resmi bir ziyaret için Ukrayna’ya davet etti. Ayrıca Ukrayna tarafı, vatandaşlarının haklarının korunması ve en kısa sürede evlerine dönebilmeleri için her türlü yapıcı diyaloğa hazır olduklarını yineledi.

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı Haber

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi 2 Aralık’ta Kıyiv’de gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında "Yerli Halklar Yasası: Yerli Halkların Haklarının Gerçekleştirilmesinin Garantisi" başlıklı panel düzenlendi. Panelde Ukrayna’daki yerli halkların statüsü, yasal çerçevenin güçlendirilmesi ve yerli halkların işgal koşullarında korunmasına yönelik mekanizmalar ele alındı. Panele; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özel Temsilcisi Olha Kurışko, BM Yerli Halklar Hakları Uzman Mekanizması Üyesi ve İnuit Kutup Çevresi Konseyi Başkanı Dalee Sambo Dorough, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Ukrayna Uluslararası Hukuk Derneği Başkanı Olga Butkevıç ve Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo katıldı. Oturum, Ukrayna Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev tarafından yönetildi. “KIRIM TATARLARININ STATÜSÜNE DAİR AYRI YASA GEREKLİ” Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, genel bir çerçeve sağlayan Yerli Halklar Yasası'nın yanı sıra, Kırım Tatar halkının statüsünü ayrıntılı biçimde düzenleyecek özel bir yasanın hazırlanmasının zorunlu olduğunu belirtti. 2022’de hazırlanan ve ilgili kurumlarla uyumlandırılan taslağın AGİT’ten olumlu görüş aldığını, şimdi ise Avrupa Konseyi’nden değerlendirme beklediklerini açıkladı. Aynı zamanda Taşeva uluslararası ortaklarla etkileşim sürecinin daha karmaşık olduğunu, çünkü birçok kuruluşun ağırlıklı olarak ulusal azınlıklarla çalıştığını ifade etti. KIRIM TATAR DİLİ KONUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, temsilcilik için en önemli önceliklerden birinin Kırım Tatar dili ve edebiyatının geliştirilmesi olduğunu söyledi. Yerli Halklar Yasası sonrası kabul edilen Kırım Tatar Dilini Geliştirme Stratejisi ve kurulan ulusal komisyonun, bakanlıklar arasındaki yetki devri sorunları nedeniyle yaklaşık bir yıldır tam kapasiteyle çalışamadığını aktardı. Kurışko, “Kırım Temsilcisi olarak işgal meselesi benim için de önemli, çünkü yasa ve devlet politikasının varlığı Ukrayna'ya yerli halkları korumak için ek argümanlar ve fırsatlar sağlıyor. Bugün Kırım işgal altındayken ve siyasi tutsakların çoğu Kırım Tatarı iken Ukrayna ek koruma mekanizmaları uygulamalıdır." dedi. “DİL POLİTİKASI: AVRUPA STANDARTLARIYLA UYUMLU VE KAPSAYICI OLMALI” Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, dil politikasının Avrupa standartları ile Ukrayna siyasi ulusunun güçlendirilmesini ve yerli halkların kimliklerinin korunmasını birleştirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Ukrayna ile uzman iş birliğinin önemine dikkat çeken Haug, bu sayede 2023 İnsan Hakları Komiseri raporundaki bulgular aracılığıyla Kırım'daki insan hakları savunucularına yönelik zulme dikkat çekildiğini hatırlattı. “ASIL ZORLUK, YASAYI HAYATA GEÇİRMEK” BM Yerli Hakları Uzman Mekanizması Üyesi Dalee Sambo Dorough, yerli halklara ilişkin yasal düzenlemelerin en büyük zorluğun uygulama aşaması olduğunu belirtti. Kanada’nın 2021 sonrası ilerlemelerinden örnek veren Dorough, kültürel ve siyasi hakların hâlâ tam güvence altında olmadığını söyledi. Dorough, Ukrayna yasasının en önemli avantajının “yerli halk” tanımının net bir biçimde yapılmış olması olduğunu kaydetti ve yasanın etkin uygulanması için uluslararası mekanizmaların ve yeterli mali kaynakların gerekli olduğunu ifade etti. “KTMM’İN STATÜSÜ NETLEŞMELİ, İŞGALDEN KURTARILMASI SONRASI DÖNEM İÇİN HAZIRLIK YAPILMALI” Uluslararası hukuk uzmanı Olga Butkevıç, yasanın uygulanmasının iki yönde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Birinci hemen alınabilecek kararlar örneğin KTMM’nin temsilci organ olarak yasal tescilinin tamamlanması; ikinci ise işgalden kurtarılması sonrası dönem için hazırlık kapsamında yerli halkların mülkiyeti, iş birlikçilerin sorumluluğu ve anayasal değişiklikler dahil, Kırım'ın işgalden kurtarılması sonrası döneme yönelik normatif çözümlerin hazırlanması. Butkevıç, bu konuların uluslararası alanda her zaman popüler olmayabileceğini ancak savunulması gerektiğini vurguladı. “YERLİ HALKLARIN KORUNMASI İÇİN GERÇEK ARAÇ YASA VE ALT DÜZENLEMELER” KTMM Üyesi Eskender Bariyev, yerli halk kavramının kökenden değil; dil, kültür, gelenek, kimlik ve inançların korunması ile öz yönetim hakkından kaynaklandığını ifade etti. Bariyev bu sorunların bir bildirgeyle değil, ancak gerçek hakların korunmasının bir aracı olarak yasayla çözülebileceğini belirterek, yerli halklara ilişkin yasanın tam anlamıyla yürürlüğe girmesi için 17 alt yasal düzenlemenin kabul edilmesi gerektiğini hatırlattı. “TOPLUMUN BİLGİ EKSİKLİĞİ UYGULAMAYI YAVAŞLATIYOR” Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo, Ukrayna toplumunun yerli halklarla ilgili temel kavramları yeterince bilmediğini, bu nedenle yasayı destekleyen kamu talebinin oluşmadığını kaydederek halkın bilinçlendirilmesinin hem siyasi iradeyi hem de reform sürecini güçlendireceğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.