SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

QHA - Kırım Haber Ajansı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran'da Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlere yönelik baskılar artıyor! Haber

İran'da Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlere yönelik baskılar artıyor!

İran'da son dönemde yaşanan siyasi ve güvenlik gelişmelerinin ardından sivil ve siyasi faaliyetlere yönelik kısıtlamaların ağırlaştığı bildirildi. GünAz TV'nin haberine göre; çeşitli raporlara göre vatandaşlar, sivil toplum aktivistleri, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi aktivistler gözaltı, tutuklama ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kalıyor. Bazı kişiler hakkında uzun süreli hapis ve idam cezası riski bulunduğu belirtiliyor. Bu süreçten, özellikle Güney Azerbaycan Türklerinin haklarının savunulması amacıyla faaliyet gösteren sivil ve siyasi aktivistlerin de etkilendiği ifade ediliyor. Son bir yıl içerisinde Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Tahran, Elburz, Erdebil, Zencan, Kazvin ve Hemedan başta olmak üzere farklı eyaletlerde çok sayıda Güney Azerbaycan Türkü aktivistin gözaltına alınarak tutuklandığı, bazı aktivistlerin ise ceza soruşturması, tekrarlanan ifade çağrıları ve adli kontrol uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığı aktarılıyor. Aktivistlerin önemli bir bölümünün "güvenliği bozmak amacıyla yasa dışı örgüt kurmak veya bu tür örgütlere üye olmak", "devlet güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla toplantı düzenlemek ve anlaşmak" ve "rejim karşıtı propaganda yapmak" gibi güvenlik suçlamalarıyla yargılandığı ve mahkûm edildiği belirtiliyor. ADİL YARGILANMA KONUSUNDA ENDİŞELER Aktivistlere ilişkin bazı davalarda adil yargılanma standartlarına uyulmadığı yönünde ciddi endişeler bulunduğu bildiriliyor. Raporlarda, bazı sanıkların seçtikleri avukatlara zamanında ve etkili biçimde erişemediği, duruşmaların çok kısa sürede gerçekleştirildiği ve sanıkların dosya kapsamını inceleyerek etkili savunma hazırlama imkânından mahrum bırakıldığı belirtiliyor. Ayrıca güvenlik güçlerinin baskısı, uzun süreli sorgular, kötü muamele ve tehdit yoluyla itiraf alınmaya çalışıldığı yönünde açıklamaların bulunduğu aktarılıyor. Aktivistlerin mahkûmiyetlerinde güvenlik kurumlarınca hazırlanan raporların önemli rol oynadığı, kültürel, dilsel ve toplumsal kimlikle bağlantılı barışçıl faaliyetlerin de bazı davalarda cezai kovuşturmanın gerekçesi olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. İfade ve düşünce özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile kültürel ve dilsel kimliği koruma hakkının ise İran Anayasası ve uluslararası insan hakları belgeleri kapsamında güvence altında olduğu belirtiliyor. İran'ın Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye taraf olduğu hatırlatılırken, bu kapsamda adil yargılanma, masumiyet karinesi, avukata erişim, işkence ve kötü muamele yasağı gibi temel haklara saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanıyor. TUTUKLU AKTİVİSTLERİN SAĞLIK DURUMLARI DA GÜNDEMDE Tutuklu bulunan bazı Güney Azerbaycan Türkü aktivistlerin sağlık durumlarına ilişkin de endişe verici bilgiler bulunduğu bildiriliyor. Bazı mahkûmların çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğu ve uzman sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğu, ancak tıbbi hizmetlere, hastanelere sevke veya gerekli ilaçlara erişimde kısıtlamalar ve gecikmeler yaşadığı aktarılıyor. Bu durumun İran'ın iç hukukundaki düzenlemelerin yanı sıra devletin uluslararası sağlık hakkı yükümlülükleri ve Birleşmiş Milletlerin (BM) Mahpuslara Muameleye İlişkin Asgari Standart Kuralları'yla da bağdaşmadığı ifade ediliyor. 21 GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKÜ AKTİVİST TUTUKLU Açıklamada şu anda cezaevlerinde tutulan Güney Azerbaycan Türkü aktivistlerin isimleri de paylaşıldı. Listede Abbas Lisani, Esger Ekberzade, Siyamek Mirzayi, Yusuf Kari, Araz Aman, Ayaz Seyfxah, Ayet Mehralibeyli, Bağır Hacızade, Ali Babayi, Ali Vasıki, Emin Tegizade, Fatime Ateşi Hiyavi, Kerem Merdane, Mahmud Okçalı, Mehemmed Meliki, Mürtaza Pervin, Rıza Selimi, Salar Tahir Efşar, Semed Heyderi, Tahir Nekavi ve Vedud Esedi yer alıyor. Ayrıca onlarca Güney Azerbaycan Türkü aktivistin kefaletle geçici olarak serbest bırakıldığı, ancak haklarındaki davaların sürdüğü veya verilen mahkûmiyet kararlarının infaz aşamasına geldiği belirtiliyor. Açıklamada, Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlerin temel haklarına tam olarak riayet edilmesi, yargı süreçlerinin adil yargılanma standartlarına uygun yürütülmesi ve tutukluların sağlık ve insan onurunun korunması çağrısında bulunuluyor. Devletler, BM özel raportörleri, BM'nin İran Hakikat Araştırma Misyonu ve uluslararası insan hakları kuruluşlarından da söz konusu davaları yakından takip etmeleri isteniyor.

Ermenistan'da Rus yanlısı muhalefet lideri Gagik Tsarukyan gözaltına alındı! Haber

Ermenistan'da Rus yanlısı muhalefet lideri Gagik Tsarukyan gözaltına alındı!

Ermenistan'da Rusya yanlısı muhalefet partisi Müreffeh Ermenistan'ın lideri ve iş insanı Gagik Tsarukyan, büyük çaplı dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamaları kapsamında gözaltına alındı. Ermenistan Soruşturma Komitesinden yapılan açıklamaya göre, 2022-2024 yıllarını kapsayan bir ceza soruşturması kapsamında Tsarukyan'ın liderliğini yaptığı öne sürülen bir grubun, büyük ölçekli dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklama faaliyetlerinde bulunduğuna dair bulgular elde edildi. Soruşturmaya göre şüpheliler, İran ile Ermenistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirme vaadiyle İran vatandaşlarıyla anlaşmalar yaptı, ortak şirketler kurdu ve lojistik taşımacılığı üzerinden ülkeye 52 araç, iş makinesi, yakıt ve çeşitli ürün ithal etti. Yetkililer, ürünlerin ülkeye girişinin ardından gümrük beyannameleri ile diğer resmî belgelerin sahte olarak düzenlendiğini, yaklaşık 8,13 milyar Ermeni dramı (yaklaşık 21 milyon ABD doları) değerindeki mal varlığının dolandırıcılık yoluyla ele geçirildiğini öne sürdü. Soruşturma dosyasında, suçtan elde edilen gelirlerin sahte ithalat belgeleri düzenlenmesi, malların sahte evraklarla devredilmesi ve yasa dışı gelirlerin yasal kazançlarla karıştırılması yoluyla aklandığı iddia edildi. Olayla ilgili Tsarukyan'ın yanı sıra bir şüpheli daha gözaltına alındı. RUS YANLISI PARTİNİN BAŞKANLIĞINI YÜRÜTÜYOR Gagik Tsarukyan, haziran ayında yapılan parlamento seçimlerinde meclise giremeyen Rusya yanlısı Müreffeh Ermenistan Partisinin genel başkanlığını yürütüyor. Ermenistan'da son parlamento seçimleri 7 Haziran'da gerçekleştirilmiş, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi seçimlerden zaferle ayrılmıştı. Paşinyan, seçim sonuçlarını "tarihî bir zafer" olarak nitelendirmişti.

Ayetullah Ali Hamaney 4 ay sonra törenle defnedilecek Haber

Ayetullah Ali Hamaney 4 ay sonra törenle defnedilecek

İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden eski dinî lider Ayetullah Ali Hamaney için yaklaşık dört ay sonra düzenlenecek kapsamlı cenaze ve anma programına hazırlanıyor. 4-9 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek törenlerin, İran İslam Cumhuriyeti tarihinin en büyük devlet organizasyonlarından biri olması bekleniyor. Tahran yönetiminin, savaş koşulları, ateşkes süreci ve ardından başlayan diplomatik temaslar nedeniyle ertelenen defin işlemlerinin ardından Hamaney için ülke genelinde ve Irak'ta milyonlarca kişinin katılımıyla gerçekleştirilecek törenler planladığı bildirildi. İran'ın dinî liderlik makamına geçen Mücteba Hamaney'in, babasının cenaze törenlerine güvenlik gerekçeleri nedeniyle katılıp katılamayacağı ise belirsizliğini koruyor. BEŞ GÜN SÜRECEK CENAZE PROGRAMI Anma programı 4 Temmuz'da başkent Tahran'daki Musalla Camisi'nde başlayacak. Burada devlet yetkilileri, yabancı heyetler ve dinî liderlerin katılımıyla ilk resmî tören gerçekleştirilecek. 7 Temmuz günü ise cenaze korteji, Tahran'ın en önemli sembolik güzergâhlarından biri olan İmam Hüseyin Meydanı ile Özgürlük Meydanı arasında yaklaşık 10 kilometrelik hat boyunca ilerleyecek. İran rejimi, bu yürüyüşe milyonlarca kişinin katılmasını bekliyor. Ardından Hamaney'in naaşı, Şii dünyasının en önemli dinî merkezlerinden biri olan Kum kentine götürülecek. Burada Hz. Fatıma Masume Türbesi ile Cemkeran Camisi arasında düzenlenecek törenlerde milyonlarca kişinin yer alacağı tahmin ediliyor. IRAK'TA DA ANMA TÖRENLERİ DÜZENLENECEK Cenaze programı yalnızca İran ile sınırlı kalmayacak. Hamaney'in naaşı daha sonra Irak'ın Necef ve Kerbela kentlerine götürülecek. Şiiliğin en kutsal merkezleri arasında yer alan ve Hz. Ali ile Hz. Hüseyin'in türbelerinin bulunduğu şehirlerde dinî törenler gerçekleştirilecek. İlk planlamada Bağdat'ın da cenaze güzergâhında yer aldığı ancak zaman yetersizliği nedeniyle programdan çıkarıldığı bildirildi. 9 Temmuz'da ise Hamaney'in naaşı doğduğu şehir olan Meşhed'de toprağa verilecek. Defin töreninin, İmam Rıza Türbesi yakınlarında düzenlenmesi planlanıyor. MÜCTEBA HAMANEY TÖRENE KATILABİLECEK Mİ? İran lideri Mücteba Hamaney'in Hindistan Temsilcisi Ayetullah Hakim Elahi, güvenlik riskleri nedeniyle Mücteba Hamaney'in cenaze törenlerinde kamuoyu önüne çıkmasının kesin olmadığını açıkladı. ABD ve İsrail saldırılarında ağır yaralandığı belirtilen Mücteba Hamaney, savaşın başlamasından bu yana kamuoyunda yeni bir görüntü vermedi. İRAN YÖNETİMİ MİLYONLARI SEFERBER EDİYOR İranlı yetkililer cenaze törenlerine ülkenin dört bir yanından milyonlarca kişinin katılması için kapsamlı hazırlık yaptı. Bu kapsamda; otellerde yüzde 50 indirim uygulanıyor. Okullar, spor salonları ve camiler şehir dışından gelen ziyaretçilerin konaklaması için hazırlandı. Otobüs ve tren seferleri cenaze güzergâhlarına göre yeniden düzenlendi. Tahran başta olmak üzere birçok şehirde hava sahasında geçici kısıtlamalar uygulanacak. Şehirlere giriş çıkışlarda yoğun güvenlik önlemleri alınırken kritik bölgelerde Devrim Muhafızları ve Besic güçleri görev yapacak. Yetkililer, ABD veya İsrail tarafından yeni bir saldırı ihtimaline karşı da güvenlik seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını duyurdu. "BU TÖREN İSLAM CUMHURİYETİ İÇİN REFERANDUM NİTELİĞİNDE" İranlı üst düzey din adamları, cenaze törenlerinin yalnızca bir veda programı olmadığını, aynı zamanda İslam Cumhuriyeti'ne halk desteğinin göstergesi olacağını savunuyor. Kum Cuma İmamı Ayetullah Muhammed Saidi, devlet medyasına yaptığı açıklamada, "Şehit liderimizin cenazesine gösterilecek büyük katılım, fiilen İslam Cumhuriyeti için yeni bir referandum olacaktır." ifadelerini kullandı. İran yönetimi de törenlerin, ABD ve İsrail'e karşı ülkenin birlik ve direncini göstermeyi amaçladığını belirtiyor. TOPLUMDA FARKLI GÖRÜŞLER DİKKAT ÇEKİYOR Bununla birlikte ülkede cenaze törenlerine ilişkin farklı görüşlerin bulunduğu ifade ediliyor. Son yıllarda ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve yaptırımlar nedeniyle yaşanan protestolar, toplumdaki memnuniyetsizliği artırmıştı. Bazı Tahran sakinleri cenaze törenlerine katılmayacaklarını belirtirken, kentten geçici olarak ayrılmayı tercih edenlerin de bulunduğu bildiriliyor. Diğer yandan Besic üyeleri ve rejim destekçileri ise Hamaney'in ölümünü "şehadet" olarak nitelendirerek cenaze törenlerine geniş katılım çağrısı yapıyor. ÇOK SAYIDA YABANCI HEYET TAHRAN'A GELİYOR Cenaze törenlerine birçok ülkeden üst düzey heyetin katılması bekleniyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif başkanlığındaki heyetin Tahran'a geleceği açıklanırken, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitri Medvedev'in de törenlerde yer alması bekleniyor. Çin ve Hindistan'dan dışişleri düzeyinde temsilcilerin de İran'a gitmesi planlanıyor. HAMANEY'İN TABUTU İLK KEZ PAYLAŞILDI Öte yandan Ayetullah Ali Hamaney'in resmî sosyal medya hesabından cenaze töreni öncesinde dikkat çeken bir paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Hamaney'in tabutunun üzerine Kerbela'daki Hz. Hüseyin Türbesi'nin simgelerinden biri olan ve üzerinde "Ya Hüseyin" yazılı siyah bayrağın serildiği görüldü. Söz konusu paylaşım, Şii geleneğinde Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesi ile Hamaney'in ölümünün aynı "şehadet" anlayışı içerisinde değerlendirildiği mesajı olarak yorumlandı.

Urmiye Gölü'nde umut veren yükseliş: Su miktarı 4,1 milyar metreküpe ulaştı Haber

Urmiye Gölü'nde umut veren yükseliş: Su miktarı 4,1 milyar metreküpe ulaştı

Dünyanın 2. büyük tuz gölü olan Güney Azerbaycan'daki Urmiye Gölü'ndeki su miktarının 4 milyar 100 milyon metreküpe ulaştığı bildirildi. Bu rakamın geçen yılın aynı dönemine kıyasla birkaç kat daha yüksek olduğu belirtildi. Yerel basında yer alan haberlere göre, gölün mevcut durumu son altı yılın kritik seviyeleriyle karşılaştırıldığında en iyi seviyede bulunuyor. Uzmanlar, son haftalarda bölgede etkili olan yoğun yağışlar, kar örtüsünün erimesi, göle dökülen nehirlerdeki su seviyelerinin yükselmesi ve barajlardan kontrollü su bırakılmasının göldeki iyileşmenin başlıca nedenleri olduğunu ifade etti. "SONUÇ PROJE ÇIKTISI DEĞİL" Öte yandan İran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve çevre bilimci Mesud Tecrişi, gölde gözlenen toparlanmanın Urmiye Gölü'nü canlandırma projelerinin bir sonucu olmadığını söyledi. Tecrişi, mevcut iyileşmenin büyük ölçüde yoğun yağışlar gibi doğal etkenlerden kaynaklandığını belirtti. Yetkililer, yüzölçümü bakımından İran'ın en büyük tuz göllerinden biri olan Urmiye Gölü'nün tam kapasiteye ulaşabilmesi için su hacminin yaklaşık 30 milyar metreküp olması gerektiğini kaydediyor. Gölün normal kabul edilen ortalama su hacmi ise yaklaşık 15 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor. URMİYE GÖLÜ NEDEN KURUYOR? Dünyanın 2. büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü'nde son 20 yıldır su seviyesi son derece azalmış durumda. İran'ın kuzeyinde yaşayan Güney AzerbaycanTürkleri ise bu durumdan İran rejimini sorumlu tutuyor. Güney Azerbaycanlı aktivistler Urmiye Gölü'nün kurumasında İran rejiminin kasıtlarına dair birçok örnek sıralıyor. Öncelikli nedenlerden biri olarak Urmiye Gölü havzasındaki nehirlerin üzerine hesapsızca inşa edilen barajlar olarak görülüyor. İran rejiminin göle akan nehirler üzerine tam 25 baraj inşa ettiği biliniyor. Ayrıca gölün ortasına inşa edilen köprü yolunun gölü kuzey ve güney olarak ikiye ayırırarak su geçişini kısıtladığını, bu nedenle gölün güney kısmının kurumasının hızlandığı vurgulanıyor. Yine tarım amaçlı açılan derin su kuyularının göle akan yeraltı kaynaklarını kuruttuğu belirtiliyor. Tüm bunları 2000'li yılların başından beri ifade ettiklerini belirten Türk aktivistler ve çevreciler verilen sözlerin yerine getirilmediğini aktarıyor. Özellikle bu konu hakkında yapılan tüm gösterilerde yüzlerce insanın tutuklamalara tabi olduğu belirtiliyor. Urmiye Gölü meselesi Güney Azerbaycanlıların Türk dili ve kimlik meselesinden sonra en çok itirazda bulunduğu konu olarak görülüyor.

Yeni Zelanda’dan Rusya’ya yeni yaptırım paketi Haber

Yeni Zelanda’dan Rusya’ya yeni yaptırım paketi

Yeni Zelanda, Rusya’ya yönelik yaptırımlarını genişletti. Yeni yaptırım paketi kapsamında Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşa destek verdikleri gerekçesiyle 20 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulandı. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters tarafından yapılan açıklamada, yaptırımların Kremlin’in hibrit savaş yöntemlerine destek veren, Rusya bağlantılı siber suç faaliyetlerine katkı sağlayan ve Ukrayna karşıtı propaganda yayan kişi ve kurumları hedef aldığı belirtildi. Peters, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı desteklemek amacıyla çevrim içi platformları kötüye kullananlar, yaptırımlar da dâhil olmak üzere gerçek sonuçlarla karşılaşacak.” ifadelerini kullandı. Yeni Zelanda ayrıca, Rusya’ya yönelik yaptırımların aşılmasında kullanıldığı belirtilen alternatif bir ödeme hizmeti sağlayıcısına da yaptırım kararı aldı. Açıklamada, söz konusu ödeme altyapısının Rusya’nın savaşı sürdürmesine katkı sağladığı ifade edildi. KUZEY KORE VE İRAN BAĞLANTISI Yeni yaptırımların, Rusya’nın askerî-sanayi kompleksine katkı sağlayan yapıların yanı sıra, Rus ordusuna destek verdikleri belirtilen Kuzey Kore ve İran bağlantılı kişi ve kuruluşları da kapsadığı bildirildi. Yeni Zelanda hükûmeti şubat ayında da Rusya ve İran’dan 23 kişi ile 13 şirketi yaptırım listesine eklemiş, ayrıca Rus petrolüne yönelik fiyat tavanını Avrupa Birliği (AB) tarafından belirlenen 44,10 dolar seviyesine düşürmüştü.

Trump ve Putin Ukrayna’da ateşkes seçeneğini görüştü Haber

Trump ve Putin Ukrayna’da ateşkes seçeneğini görüştü

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2026 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna’daki savaşta olası bir ateşkesi ele aldıklarını açıkladı. Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Putin ile “iyi bir görüşme” gerçekleştirdiklerini belirterek, Ukrayna’daki savaş için “küçük bir ateşkes” önerdiğini ve Putin'in buna sıcak bakabileceğini ifade etti. İki liderin kamuoyuna yansıyan son telefon görüşmesi 9 Mart’ta gerçekleşmişti. RUSYA'DAN ATEŞKES TEKLİFİ Kremlin tarafından yapılan açıklamada ise görüşmede, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yıl dönümüne denk gelen 9 Mayıs kutlamaları kapsamında geçici bir ateşkes önerisinin gündeme geldiği belirtildi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin’in bu tarihe yönelik geçici ateşkes teklif ettiğini ve Trump’ın buna olumlu yaklaştığını söyledi. Uşakov, yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmenin “dostane ve iş odaklı” geçtiğini belirterek, Trump’ın Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmanın yakın olduğuna inandığını ifade etti. "ÖNCELİK SİZİN SAVAŞINIZ" ABD Başkanı ayrıca Putin’in, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum meselesinde yardımcı olmayı teklif ettiğini ancak önceliğin Ukrayna’daki savaşın sona ermesi olduğunu vurguladı. “Önce sizin savaşınızı bitirmek istiyorum.” diyen Trump, Moskova’nın bu konuda rol üstlenmesi yerine Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne odaklanmasını istediğini belirtti. RUSYA İRAN'IN URANYUMUNU ÜLKE DIŞINA ÇIKARMAK İSTİYOR Kremlin, Putin’in İran konusunda ne tür öneriler sunduğuna ilişkin detay paylaşmazken, Moskova’nın daha önce İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülke dışına çıkarma teklifinde bulunduğu biliniyor. Trump, daha önce de Putin hakkında olumlu açıklamalar yaparken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ı (Volodimir Zelenski) Rusya ile anlaşmaya yanaşmamakla eleştirmişti.

Ukrayna’dan Şâhid SİHA’larına karşı yoğun mücadele! Haber

Ukrayna’dan Şâhid SİHA’larına karşı yoğun mücadele!

Ukrayna, Rusya’nın savaşta yoğun şekilde kullandığı İran yapımı Şâhid tipi silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) karşı mücadelesini artırıyor. Ülkenin kuzeydoğusunda sisli bir arazide görev yapan SİHA ekipleri, gece boyunca ekran başında hedefleri takip ederek söz konusu saldırı araçlarını düşürmeye çalışıyor. Ukraynalı askerlerden oluşan yüzlerce ekip, Rusya’nın en etkili silahlarından biri hâline gelen Şâhid SİHA'larını etkisiz hâle getirmek için görev yapıyor. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansına konuşan ekip komutanı Borıs, “Bir Şâhid’i düşürmek için 50 SİHA kullanmak gerekse bile buna değer. Çünkü tek bir Şâhid çok daha büyük zarara yol açabilir.” ifadelerini kullandı. İran tarafından geliştirilen ve Rusya tarafından “Geran” adıyla kullanılan bu düşük maliyetli uzun menzilli SİHA'lar, geliştirilmiş navigasyon sistemleri, daha güçlü motorlar ve daha büyük savaş başlıklarıyla Ukrayna için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Rusya, her ay binlerce Şâhid tipi SİHA ile saldırılar düzenliyor. Ukrayna Hava Kuvvetlerinin verilerine göre, bu SİHA'ların büyük bölümü düşürülse de geçen ay fırlatılan yaklaşık 6 bin 500 SİHA'dan binden fazlası hedeflerine ulaşarak askerî altyapı, şehirler ve enerji tesislerinde ciddi hasara yol açtı. Bu saldırılar milyonlarca insanın ısınma ve elektrik erişimini de olumsuz etkiledi. ÖNLEME ORANI YÜZDE 90 SEVİYESİNE YÜKSELDİ Şubat ayında Ukrayna Savunma Bakanı Mıhaylo Fedorov, Rusya’nın fırlattığı uzun menzilli SİHA'larının yüzde 95’inin etkisiz hâle getirilmesini hedefleyen bir program başlattıklarını duyurdu. Ancak veriler, o dönemde başarı oranının yüzde 85’in biraz üzerinde olduğunu gösterdi. Yetkililer, yürütülen çalışmaların kademeli olarak sonuç verdiğini ve son dönemde önleme oranının yüzde 90 seviyesine yükseldiğini belirtiyor. Kara savaşının yavaşladığı bir dönemde hava savunmasının güçlendirilmesi, Ukrayna’nın savaşta ayakta kalabilmesi açısından kritik görülüyor. Buna karşın uzmanlar, binlerce hava savunma ekibini kapsayan sistemin ülke genelinde tam kapasiteyle çalışmasının aylar sürebileceğini ve Rusya ile süren teknolojik rekabet nedeniyle elde edilen kazanımların kalıcı olmayabileceğini vurguluyor. Nitekim 2025 başında bir Şâhid’i düşürmeyi başaran ilk önleyici SİHA sistemi, Rusya’nın bu araçların hızını saatte 170 kilometreden 200 kilometrenin üzerine çıkarmasıyla birkaç ay içinde etkisini yitirdi.

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu Haber

NATO’da zirve formatı değişebilir: Yıllık toplantılar tartışma konusu

NATO’nun, yıllık zirve düzenleme uygulamasını gözden geçirerek toplantı sıklığını azaltmayı değerlendirdiği bildirildi. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının 27 Nisan 2026 tarihli diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bu adımın arkasında Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump arasında yaşanabilecek olası gerilimleri önleme isteği de bulunuyor. Habere göre bazı NATO üyeleri, liderler düzeyindeki toplantıların temposunun düşürülmesini savunuyor. Diplomatik kaynaklar, 2027’de Arnavutluk’ta yapılması planlanan zirvenin sonbahara kaydırılabileceğini, 2028’de ise zirve düzenlenmeyebileceğini ifade etti. Kaynakların bir kısmı bu ihtimalin nedenlerinden biri olarak Trump’ın tutumunu gösterirken, diğerleri daha genel diplomatik ve stratejik gerekçelere dikkat çekti. Bazı ülkelerin ise zirvelerin iki yılda bir yapılmasını önerdiği, ancak henüz nihai kararın alınmadığı ve son sözün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye ait olduğu belirtildi. NATO: TOPLANTILAR SÜRMEYE DEVAM EDECEK NATO yetkilileri Reuters’a yaptıkları açıklamada, ittifakın devlet ve hükûmet başkanları düzeyindeki toplantılarını sürdürmeye devam edeceğini, zirveler arasında da istişare ve karar alma süreçlerinin devam edeceğini vurguladı. Diplomatlar ve analistler, yıllık zirvelerin “gösterişli sonuçlar” üretme baskısı yaratarak uzun vadeli stratejik planlamayı zorlaştırdığını savunuyor. Bir diplomat, “Az sayıda ama nitelikli zirve, kötü zirvelerden daha iyidir.” değerlendirmesinde bulundu. NATO ZİRVESİ ANKARA'DA NATO’nun 77 yıllık tarihinde zirve sıklığının dönemlere göre değiştiğine dikkat çekilirken, Soğuk Savaş boyunca yalnızca sekiz zirve düzenlendiği, buna karşılık 2021’den bu yana liderlerin her yıl bir araya geldiği hatırlatıldı. Bu yılki NATO zirvesinin 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılması planlanıyor. Öte yandan Trump’ın, ABD’nin İran’la olası bir çatışmasında NATO müttefiklerinden destek alamaması durumunda ittifakın kolektif savunma ilkesini sorguladığı ve ABD’nin NATO’dan ayrılmasını gündeme getirdiği de ifade edildi.

Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde silah sesleri: Trump'a suikast girişimi mi? Haber

Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde silah sesleri: Trump'a suikast girişimi mi?

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen geleneksel akşam yemeğinde silah sesleri duyuldu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trumpi yaşanan güvenlik paniği nedeniyle salondan çıkarıldı. Vaşington'daki (Washington) Hilton Otel’de düzenlenen etkinlikte, yemek servisi başladıktan kısa süre sonra salonda bağrışma ve silah sesleri duyuldu. Canlı yayına da yansıyan olay sırasında Trump’ın koruma ekiplerinin uzun namlulu silahlarla hızla müdahale ettiği görüldü. Güvenlik birimleri, bariyerleri aşarak Trump ve eşi Melania Trump’ı koruma çemberine alarak salondan uzaklaştırdı. Olay anında bazı davetlilerin panikle çığlık attığı, bazılarının ise “USA” şeklinde tezahüratta bulunduğu duyuldu. ABD medyasında yer alan ilk bilgilere göre, otelde bir şüpheli gözaltına alındı ancak bu bilgi başlangıçta resmî makamlarca doğrulanmadı. Kısa süreli paniğin ardından organizasyonun devam edeceği duyuruldu. TRUMP: “SİLAHLI SALDIRGAN YAKALANDI” Trump, olaydan kısa süre sonra sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada saldırganın yakalandığını belirterek, “Oldukça hareketli bir akşamdı. Gizli servis ve kolluk kuvvetleri harika bir iş çıkardı. Hızlı ve cesurca hareket ettiler.” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında ise saldırının detaylarını paylaşan Trump, “Birden fazla silah taşıyan bir kişi güvenlik kontrol noktasına saldırdı. Gizli servis tarafından etkisiz hâle getirildi. Bir polis memuru yaralandı ancak durumu iyi.” dedi. Trump ayrıca, yaşanan olayın ardından etkinliğin yeniden planlanacağını ve 30 gün içinde tekrar düzenleneceğini açıkladı. SALDIRININ BAĞLANTISI ARAŞTIRILIYOR Saldırının uluslararası bir gelişmeyle bağlantılı olup olmadığına ilişkin soruları yanıtlayan Trump, olayın İran’la ilişkili olduğuna dair bir bulgu olmadığını ancak soruşturmanın sürdüğünü ifade etti. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle incelendiğini ve güvenlik önlemlerinin gözden geçirileceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.