SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İşkence

QHA - Kırım Haber Ajansı - İşkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşkence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor Haber

Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi: Oğlum özgürlüğünü bekliyor

Rusya tarafından işgal edilen Herson bölgesinde 23 Temmuz 2022’de kaçırılan Kırım Tatarı siyasi mahkûm Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun Rusya’daki cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Anneler Günü'ne özel olarak gerçekleştirilen röportajda Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Ayşe Kurtamet, oğlunun hâlen Rusya’nın Rusya’nın Pskov bölgesindeki 6 numaralı cezaevinde alıkonulduğunu belirtti. Anne Ayşe Kurtamet, oğluyla uzun süre iletişim kuramadıklarını belirterek, “Bazen yedi gün boyunca hiç haber alamıyoruz. Her böyle dönem çok ağır geçiyor.” dedi. Kurtamet, oğlunun sık sık disiplin hücresine gönderildiğini ve bunun cezaevinde rutin hâline geldiğini ifade etti. Appaz’ın şu anda ceza kolonisindeki bir tekstil atölyesinde çalıştığını belirten anne, oğlunun yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıpranmayı da anlattı. “Vladimir Merkezi” olarak bilinen önceki mahkûm yerinden sonra oğlunun yaklaşık 10 kilo verdiğini söyleyen Ayşe Kurtamet, spor salonuna gitmesine de izin verilmediğini kaydetti. Appaz Kurtamet’in cezaevinde resim yaparak, kitap okuyarak ve dil çalışarak ayakta kalmaya çalıştığını aktaran anne, oğlunun Ray Bradbury’nin “Karahindiba Şarabı” kitabını okuduğunu ve bunun ona moral verdiğini söyledi. "MAHKÛMİYET ALTINDA KIRIM TATARCA ÇALIŞIYOR" Cezaevinde küçük bir İngilizce konuşma grubu kurduklarını belirten Ayşe Kurtamet, daha sonra başka bir Kırım Tatarının da katılmasıyla Kırım Tatarca çalışmaya başladıklarını ifade etti. “Oğlum çok yorgun. Bazen takas edilip özgürlüğüne kavuşacağına dair umudu olduğunu söylüyor ama bu umut giderek zayıflıyor.” diyen anne, Appaz’ın sürekli baskı altında yaşadığını belirtti. DIŞ DÜNYADAN ZORLA KOPLARILDI Ayşe Kurtamet, oğlunun dış dünyadan kopmaktan korktuğunu, telefon görüşmelerinde kendisine yapay zekâ gibi yeni gelişmeleri sorduğunu anlattı. Tutuklanmadan önce aktif bir yaşam sürdüren Appaz’ın Türkçe teknik destek verdiğini, Kırım Tatarca dersleri düzenlediğini ve turizm sektöründe çalıştığını söyleyen anne, oğlunun aile evine ve bahçelerine büyük bağlılık duyduğunu ifade etti. “Appaz benim en küçük çocuğum ve tek oğlum. Eve girdiğinde her yer aydınlanırdı.” diyen Ayşe Kurtamet, yaşamını oğluna kavuşma umuduyla sürdürdüğünü söyledi. APPAZ KURTAMET KİMDİR? Appaz Kurtamet 19 Ağustos 2002’de Herson bölgesindeki Novooleksiyivka kasabasında dünyaya geldi. Babası Halil Kurtamet, iş insanı ve kasabadaki Müslüman cemaatinin lideriydi. (Halil Kurtamet, 7 Kasım 2023’te Rus güvenlik güçlerince alıkonuldu.) 2022'deki Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinden önce Appaz, Kıyiv’de bir IT şirketinde çalışıyor ve gönüllü faaliyetlerde bulunuyordu. Ondan önce bir yıl boyunca Odesa’da yaşamış, burada Kırım Tatar Kültür Merkezinde Kırım Tatar dili öğretmeni olarak çalışmıştı. Topyekûn savaşın başlamasıyla birlikte Appaz, annesi Ayşe Kurtamet ile birlikte daha güvenli olan Lviv’e taşındı. Annesi, Mayıs 2022'de doğum yapmak üzere olan büyük kızına destek olmak için Türkiye’ye gitti. Appaz ise Temmuz 2022’de ailesinin Novooleksiyivka’daki evini ziyaret etmeye karar verdiğini annesine bildirdi. İŞGALCİLER TARAFINDAN KAÇIRILAN GENÇTEN AYLARCA HABER ALINAMADI Kırım Tatarı Appaz Kurtamet 23 Temmuz 2022 tarihinde Herson bölgesinde alıkonulduktan sonra Çongar kontrol noktasından geçirilerek işgal altındaki Kırım'a götürüldü. Daha sonra günlerce genç Kırım Tatarı hakkında hiçbir haber alınamadı. Appaz Kurtamet kaybolduktan 2 hafta sonra babasına, oğlunun tutukevinde alıkonulduğu bildirildi ve oğlunun kaçırılması ile ilgili “yaygara koparmaması” istendi. Daha sonra Appaz Kurtamet’in işgalci güçler tarafından Kırım’da alıkonulduğu ortaya çıktı. Appaz Kurtamet kaçırıldıktan 3 ay sonra ekim ayında Kırım’daki sözde mahkeme hakkında tutuklama kararı çıkardı. Kırım Tatar aktivist Elmaz Kırımlı, Appaz Kurtamet Kırım Taburunda görev yapan arkadaşına 500 grivna borç verdiği için işgalcilerce “terör örgütü finanse etmekle” suçlandığını aktarmıştı. GENÇ KIRIM TATARINA DÜZMECE SUÇLAMALAR ÇERÇEVESİNDE 7 YIL HAPİS CEZASI Akmescit kentinde faaliyet gösteren sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi sözde yargıcı Oksana Kraçevskaya, Nisan 2023’te güya “terör örgütü finanse etmekle”suçlanan Appaz Kurtamet’i suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis cezası kararı aldı. Kasım 2023’te Kurtamet’in Rusya’daki cezaevine sevk edildiği öğrenildi. Kırım Tatarı siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, Rus işgal güçlerinin oğluna özgürlük karşılığında “iş birliği” yapma teklifinde bulunduğunu ancak oğlunun halkına ihanet etmeyi reddederek bu teklifi kabul etmediğini anlatmıştı. İŞGALCİLER AİLELERE BASKI UYGULUYOR Rus işgal güçleri, Kasım 2023’te Herson bölgesine bağlı Novooleksiyivka kasabasında yaşayan Kırım Tatar siyasî tutsak Appaz Kurtamet’in babası Halil Kurtamet’i alıkoydu. İşgalciler, Halil Kurtamet’i Numan Çelebicihan Taburu’na mensup olmakla suçladı. Daha sonra hakkında 8 yıl hapis cezası kararı alındı. Kırım Tatarı siyasi tutsak Appaz Kurtamet’in annesi Ayşe Kurtamet, oğlunun özgürlüğü için kararlılıkla mücadele ediyor. ANNE AYŞE KURTAMET'İN MÜCADELESİ Ayşe Kurtamet, şimdiye dek Birleşmiş Milletler, Ukrayna ve Türkiye cumhurbaşkanlarına çağrılarda bulundu. Aynı zamanda, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde protesto eylemleri düzenleyerek uluslararası toplumu, Rusya’nın siyasi tutsaklara yönelik baskılarına karşı harekete geçmeye çağırdı. Ayşe Kurtamet, oğlunun sadece Kırım Tatar kimliği ve aktif vatandaşlık duruşu nedeniyle hedef alındığını sık sık vurguluyor. Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu binası önünde 10 Temmuz’da düzenlediği tek kişilik protesto eylemi sırasında yaptığı konuşmada acılı anne, “Tek başıma mücadele ediyorum. Bütün ailem hapiste. Yardıma ihtiyacım var.” ifadelerini kullandı. Oğlunun 19 yaşında tutuklandığını, şimdi ise 22 yaşında olduğunu belirten Ayşe Kurtamet, “Üç yıldır hiçbir suçu olmadan ceza çekiyor. Suçsuz yere hüküm giydi. Ayrıca Appaz alıkonulduktan yaklaşık bir yıl sonra babası da alıkonuldu. Ona da baskı uygulandı, işkence gördü. Daha sonra aynı suçlamayla 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı...Oğlumun özgürlüğü için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Sık sık yurtdışına çıkarak sesimi duyurmaya çalışıyorum. En büyük dileğim daha fazla etkinliğe katılarak adaletsizlikleri dünyaya duyurmak, hem oğlumun hem de eşimin esaretini görünür kılmak.” dedi.

Rusya, Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın tutukluluk süresini uzattı Haber

Rusya, Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın tutukluluk süresini uzattı

Türkiye’de geçirdiği ameliyattan sonra ailesini ziyaret etmek üzere Kırım’a gitmek isterken Ekim 2025’te Rusya’nın Soçi Havalimanı’nda Rus güçleri tarafından alıkonulan üç çocuk annesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın (Gavrılyuk) düzmece “yargı süreci” devam ediyor. Eşi Andriy Gavrıyuk’un aktardığı bilgilere göre, 6 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen duruşmada Rus mahkemesi, 42 yaşındaki kadının tutukluluk hâlinin devamına hükmetti. Şu an Krasnodar’daki 1 Numaralı tutukevinde tutulan Gavrilyuk, 17 Ağustos 2026’ya kadar parmaklıklar ardında kalacak. TÜRKİYE’DEN KIRIM’A GİDERKEN ALIKONULDU 42 yaşındaki Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova, geçen yıl Türkiye’de geçirdiği bir cerrahi operasyonun ardından Kırım’daki ailesini ve hasta teyzesini ziyaret etmek için yola çıktı. 31 Ekim 2025 tarihinde Soçi Havalimanı’nda Rus güvenlik güçleri tarafından durdurulan Abduraşıtova, sözde “sınır görevlilerinin emirlerine uymama” iddiasıyla önce 14 günlük idari tutukluluğa mahkûm edildi. Ancak bu sürenin sonunda serbest bırakılmak yerine izi kaybettirilen kadının, hukuksuz bir şekilde önce Abhazya’ya, ardından Rusya’nın Voronej bölgesindeki bir tutukevine götürüldüğü anlaşıldı. CEZAEVİNDE İŞKENCE VE SAĞLIK İHMALİ Ailesinin verdiği bilgilere göre, sorgu sırasında fiziksel şiddete maruz kalan Abduraşıtova’nın Türkiye’de yapılan ameliyatına ait dikişleri gördüğü darbeler ve tıbbi bakım eksikliği nedeniyle açıldı. Hayati tehlikesi bulunmasına rağmen tıbbi yardımdan mahrum bırakılan ve dış dünyayla iletişimi kesilen Abduraşıtova, daha sonra Krasnodar’daki bir cezaevine nakledildi. Ardından Rus makamları, üç çocuk annesi kadını Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine finansal destek sağladığı iddiasıyla "vatana ihanet" ile suçlayarak hakkında tutuklama kararı aldı.

ZMINA’dan Kırım raporu: "300 siyasi tutsaktan 100’ünün sağlık durumu kritik" Haber

ZMINA’dan Kırım raporu: "300 siyasi tutsaktan 100’ünün sağlık durumu kritik"

2012 yılında kurulan ZMINA İnsan Hakları Merkezi, Kırım ve yeni işgal edilen bölgelerdeki hak ihlallerini belgeleyerek dünya kamuoyuna duyuruyor. Merkezin hazırladığı raporlar; Ukrayna Ombudsmanlık Ofisi ve Başsavcılık gibi resmi makamların yanı sıra uluslararası diplomatik mercilere de sunuluyor. Kuruluşun temel önceliği ise Rus hapishanelerindeki siyasi tutsakların serbest bırakılması için savunuculuk yapmak. Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, şu an doğrudan siyasi gerekçelerle yargılanan ve nerede olduğu bilinen 300 kişi olduğunu, ancak gerçek rakamın bunun çok üzerinde olduğunu ifade etti. Nesterenko, dış dünya ile bağı tamamen kesilmiş bir grubun varlığına dikkat çekerek şunları kaydetti: Dış dünyayla tamamen bağlantısı kesilmiş durumda alıkonulan yaklaşık 100 kişi var. Rusya, geniş çaplı işgalinin başından bu yana bu insanları mahkeme, soruşturma veya avukat, aile erişimi olmadan alıkoyuyor. Belirttiğim 300 kişi; nerede olduklarını, sağlık durumlarını, mahkumiyet alıp almadıklarını bildiğimiz vakalardır. Bilgileri avukatlardan, akrabalardan, insan hakları savunucularından ve aktivistlerden alıyoruz. Ancak 2023’ten beri akrabalarla iletişim kurmakta zorlanıyoruz; çünkü kuruluşumuz Rusya (ve dolayısıyla işgal altındaki bölgelerdeki sözde yönetim) tarafından ‘yasa dışı’ ilan edildi. Bu nedenle akrabaları riske atmamaya çalışıyoruz. HAPİSHANELERDE TIBBİ İHMAL: “SADECE PARASETAMOL VE AKTİF KÖMÜR VERİLİYOR” İnsan hakları örgütlerinin siyasi tutsakların sağlık durumuna ilişkin yapılan analizler, tablonun son iki yılda hızla kötüleştiğini gösteriyor. Nesterenko, işkence, rutubet ve kötü beslenme nedeniyle kronik hastalıkların ağırlaştığını belirterek hapishanelerdeki "tedavi" adı altındaki süreci şu sözlerle anlattı: Geçen yıl tıbbi yardım verilmemesi üzerine bir araştırma yaptık ve tüm siyasi tutsak vakalarını analiz ettik. Kırım ve Rusya'daki ceza infaz kurumlarındaki durumu anlamaya odaklandık. Genel durum çok kötü. İki yıl önce sağlık sorunu olan 65 siyasi tutsak vardı; ve bu tutsaklardan yaklaşık yarısı uygun tıbbi yardımın sağlanmadığını bildirmişti. Şimdi ise 300 siyasi tutsaktan 100’ünde sağlık sorunları mevcut. Farklı hapishanelerde durum farklı. Bazılarda durum çok kötü değil, bazılarında ise çok kötü. Özellikle işgal altındaki Kırım’daki hapislerde... Rusya, Kırım’daki altyapıya yatırım yaptığını iddia ediyor ama tutukluların en temel ihtiyaçlarını, yani tıbbi tedavi haklarını sağlamıyor. İnsanlar ya içeride gördükleri işkenceler yüzünden hastalanıyor ya da kronik hastalıklarıyla içeri giriyorlar. Ancak rutubet, soğuk, sağlıksız koşullar, kötü beslenme ve zamanında tedavi sağlanmaması nedeniyle bu hastalıklar ağırlaşıyor. Yani insanların sağlık durumu kötüleşiyor ve kötü hapishane koşularında iyileşme ihtimalleri çok düşük. Ayrıca ailelerin gönderdiği ilaç paketleri çoğu zaman teslim edilmiyor veya revire ulaşsa bile hastaya verilmiyor. Rusya, Kırım’daki kurumlara ilaç tedarik etmiyor. Tutuklulara genellikle sadece ‘parasetamol’ ve ‘aktif kömür’ veriliyor; her hastalık bu ikisiyle tedavi edilmeye çalışılıyor. Buna ek olarak neredeyse tüm siyasi tutsakların diş sorunları var ancak diş sorunları yaşayan tutsaklara ise tek sunulan 'tedavi' dişin çekilmesi. MESAFE BİR BAŞKA İŞKENCE TÜRÜ OLARAK KULLANILIYOR Siyasi tutsakların çoğunun Kırım Tatarı olduğunu hatırlatan Nesterenko, ailelerin yaşadığı ekonomik ve coğrafi izolasyona değindi. Tutsakların Kırım’dan 5-7 bin kilometre uzaklıktaki Rus cezaevlerine nakledilmesinin bir cezalandırma yöntemi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Bazı durumlarda siyasi tutsakların aileleri tutsağın tedaviye götürülmesi veya doktorun hapishaneye getirilmesi için anlaşmalar yapabiliyor. Ancak bu çok nadir oluyor ve bunun için para gerekiyor. Öte yandan siyasi tutsakların çoğu Kırım Tatarı; aileleri çok çocuklu ve eşleri çocuklara bakabilmek için tek başına çalışmak zorunda kalıyor. Bu yüzden çoğu ailede Kırım'dan 5-7 bin kilometre uzaktaki bir Rus cezaevinde alıkonulan siyasi tutsağı ziyaret etmek için seyahat edebilecek ve gerekli tıbbi bakımı sağlayabilecek özel bir doktoru davet edecek kadar maddi imkan yok.

Rusya bir Kırım Tatarını daha hapse attı: Ameliyatlı haliyle işkence gördü Haber

Rusya bir Kırım Tatarını daha hapse attı: Ameliyatlı haliyle işkence gördü

Türkiye’de geçirdiği ameliyattan sonra ailesini ziyaret etmek üzere Kırım’a gitmek isteyen üç çocuk annesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova (Gavrılyuk) Rusya’nın Soçi Havalimanı’nda Rus güvenlik güçleri tarafından alıkonularak hapishaneye gönderildi. Ağır işkencelere maruz kalan Abduraşıtova’ya sözde "vatana ihanet" suçlamanın yöneltildiği biliniyor. Suspilne Kırım haber ajansına konuşan Diana Abduraşıtova’nın eşi Andriy Gavrılyuk’un aktardığına göre, 42 yaşındaki Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova, geçtiğimiz yıl Türkiye’de geçirdiği bir cerrahi operasyonun ardından Kırım’daki ailesini ve hasta teyzesini ziyaret etmek için yola çıktı. 31 Ekim 2025 tarihinde Soçi Havalimanı’nda Rus güvenlik güçleri tarafından durdurulan Abduraşıtova, sözde “sınır görevlilerinin emirlerine uymama” iddiasıyla önce 14 günlük idari tutukluluğa mahkum edildi. Ancak bu sürenin sonunda serbest bırakılmak yerine izi kaybettirilen kadının, hukuksuz bir şekilde önce Abhazya’ya, ardından Rusya’nın Voronej bölgesindeki bir tutukevine götürüldüğü anlaşıldı. CEZAEVİNDE İŞKENCE VE SAĞLIK İHMALİ Andriy Gavrylyuk, cezaevinde yaşanan sürece dair dehşet verici detaylar paylaştı. Ailesinin verdiği bilgilere göre, sorgu sırasında fiziksel şiddete maruz kalan Abduraşıtova’nın Türkiye’de yapılan ameliyatına ait dikişleri gördüğü darbeler ve tıbbi bakım eksikliği nedeniyle açıldı. Hayati tehlikesi bulunmasına rağmen tıbbi yardımdan mahrum bırakılan ve dış dünyayla iletişimi kesilen Abduraşıtova, daha sonra Krasnodar’daki bir cezaevine nakledildi. Rus makamları, üç çocuk annesi kadını Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine finansal destek sağladığı iddiasıyla "vatana ihanet" ile suçlayarak tutukluluk süresini 17 Mayıs 2026’ya kadar uzattı. Diana Abduraşıtova’nın ailesi, düzmece suçlamayla haksız yere alıkonulan kadının serbest bırakılması ve uğradığı hak ihlallerinin durdurulması için başta Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç olmak üzere uluslararası örgütlerle iş birliği içinde hukuk mücadelesini sürdürüyor.

Ukrayna Ombudsmanlığı ve Kırım Savcılığından Kırım’daki hak ihlallerine karşı ortak mücadele kararı Haber

Ukrayna Ombudsmanlığı ve Kırım Savcılığından Kırım’daki hak ihlallerine karşı ortak mücadele kararı

Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov ve Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcısı Nariman Süleymanov, işgal altındaki yarımadada yaşayan vatandaşların haklarını korumak amacıyla stratejik bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya’nın hak ihlallerine karşı uluslararası hukuki mekanizmaların ve kurumlar arası eşgüdümün güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov’un sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, Kıyiv’de gerçekleşen görüşmede, geçici olarak işgal altındaki Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar’da (Sivastopol) yaşayan Ukrayna vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin korunması için atılacak adımlar kapsamlı şekilde ele alındı. Taraflar, işgal altındaki topraklarda işlenen savaş suçlarının belgelenmesi, çocukların Rusya Federasyonu’na yasa dışı sınır dışı edilmesinin önlenmesi ve eğitim kurumlarındaki baskılara karşı ortak bir hat oluşturulması konularında mutabık kaldı. Görüşmenin odak noktalarından birini, Ukrayna vatandaşlarına yönelik siyasi zulme karışan kişilerin uluslararası arananlar listesine alınması ve yaptırım politikalarının bir hesap verebilirlik aracı olarak kullanılması oluşturdu. Ayrıca, Kırım’daki cezaevlerinde tutulan vatandaşların Rusya’ya yasa dışı şekilde nakledilmesi ve tıbbi yardımdan mahrum bırakılması gibi "işkence" kapsamına giren uygulamalarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Kırım'dan Ukrayna anakarasına göçmek zorunda kalan sığınmacıların Ukrayna kontrolündeki bölgelerde karşılaştığı bürokratik engellerin ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması da öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Elvin Kadirov, Ukrayna Ombudsmanlık Ofisinin bu ihlalleri uluslararası platformlarda kararlılıkla dile getirmeye devam edeceğini belirtirken, Kırım Savcılığına savaş suçlarını titizlikle belgeleme konusundaki çalışmaları için teşekkür etti. Toplantı sonucunda, her iki kurumun da kendi yetki alanları dahilinde Rusya'nın yasa dışı kovuşturmalarına ve hak ihlallerine karşı sistematik bir iş birliği sürdürmesi kararı alındı.

Rus ordusunda işkence ve vahşet: Ölüme gitmek istemeyen askerlere cinsel şiddet emri Haber

Rus ordusunda işkence ve vahşet: Ölüme gitmek istemeyen askerlere cinsel şiddet emri

Ukrayna Savunma Bakanlığı Başmüdürlüğü (HUR) tarafından ele geçirilen telsiz kayıtları, Rus komutanların, kesin olarak askerlerin ölümüyle sonuçlanacağını bariz olan saldırılara katılmayı reddederek hayatını kurtarmaya çalışan askerlere yönelik tecavüz ve sakatlama emirleri verdiğini ortaya koydu. Kayıtlar, Rus ordusu içindeki sözde disiplinin insani değerler yerine orta çağ yöntemlerini andıran sistematik bir şiddetle sağlandığını kanıtlıyor. Kamuoyuyla paylaşılan ses kayıtlarında, cephe hattındaki "çıkmaz" saldırılara gitmek istemeyen bir askerin (Rus askeri terminolojisinde "beş yüzüncü" olarak adlandırılan firari/retçi) yakalanmasının ardından yaşananları gün yüzüne çıkarıyor. Bir askerin yakalanan “firari askerle” ilgili rapor vermesi üzerine, Rus birliğinin komutanı telsiz başında dehşet verici emirler veriyor. Rus subayın telsizdeki küfürlü ve saldırgan ifadelerinde, yakalanan askere yönelik cinsel şiddet uygulanması, sakat bırakılması ve bağlı tutularak insanlık dışı koşullarda bırakılması talimatı verdiği duyuluyor. Rus ordusunun "kendi adamlarımızı geride bırakmayız" sloganının, ordunun içinde bile kendi askerlerine işkence etme ve onları birer "köle" gibi tutma pratiğine dönüştüğü görülüyor. Ukrayna askerî istihbaratı tarafından yapılan açıklamada, bu tür yöntemlerin Rus ordusu içinde istisnai bir durum olmadığı, alışılmış bir uygulama haline geldiği vurgulandı. Mevzilerini terk etmeye çalışan veya emirlere karşı gelen askerlerin, kendi komutanları tarafından bağlanarak ölüme terk edildiği, fiziksel ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı veya yerinde infaz edildiği ifade edildi. Bu durumun, cephedeki Rus askerleri arasında moral çöküşünü derinleştirdiği ve ordunun ancak ağır bir baskı ve vahşet mekanizmasıyla ayakta durabildiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.