SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsrail

QHA - Kırım Haber Ajansı - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Venedik Bienali Rusya krizi ile başladı: Jüri istifa etti, ödüller iptal edildi Haber

Venedik Bienali Rusya krizi ile başladı: Jüri istifa etti, ödüller iptal edildi

Rusya ve İsrail’in katılımı nedeniyle protestoların gölgesinde açılan 61. Venedik Bienali, jüri üyelerinin toplu istifası sonrası bu yıl “Altın Aslan” ödülleri olmadan başladı. Aynı zamanda Bienalin sanat yönetmeni Koyo Kouoh tarafından seçilen “In Minor Keys” kolektifindeki sanatçılar ile ulusal pavilyon temsilcileri, “İzleyici Aslanı”” ödülü yarışmasından çekildiklerini duyurdu. Sanatçılar yayımladıkları ortak bildiride, jüri üyelerinin istifasıyla dayanışma amacıyla bu kararı aldıklarını belirtti. Açıklamaya 50’den fazla sanatçı destek verdi. Böylece bienalde “Altın Aslan” ve “İzleyici Aslanı” ödülleri verilmeyecek. Bunun yerine ziyaretçiler, Giardini ve Arsenale sergi alanlarında en iyi ulusal pavilyon ile “In Minor Keys” ana küratöryel sergisinin en iyi katılımcısını elektronik posta yoluyla anonim oylamayla belirleyecek. Sonuçların bienalin kapanış gününde açıklanacağı bildirildi. ULUSLARARASI JÜRİ RUSYA'NIN KATILIMI ÜZERİNE GÖREVLERİNDEN AYRILDI Krizin merkezinde ise Rusya’nın bienale yeniden kabul edilmesi yer alıyor. Uluslararası jüri, Rus pavilyonunun yeniden açılmasına yönelik tepkiler nedeniyle görevlerinden ayrılmıştı. Avrupa Komisyonu da Rusya’nın katılımı sebebiyle festival organizatörüne sağlanan finansmanı durdurma kararı aldı. AB VE UKRAYNA'DAN TEPKİ Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Gençlik, Kültür ve Spor Komiseri Glenn Micallef, organizatörlerin Rus pavilyonunu yeniden açmasına ve Rus yetkilileri davet etmesine tepki göstererek bienale katılmayacağını açıkladı. 22 Avrupa ülkesi, İtalya'da düzenlenecek Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi'ne Rusya'nın katılmasına izin verilmesi dolayısıyla Venedik Bienal Vakfına mektup yazarak tepki gösterdi. Aralarında Fransa, Almanya, İspanya, Romanya, Polonya, Norveç ve Ukrayna’nın da bulunduğu 22 Avrupa ülkesi, Rusya’nın İtalya’da düzenlenecek Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi’ne katılmasına izin verilmesine tepki gösterdi. Söz konusu ülkelerin Dışişleri ve Kültür Bakanları, kararın geri alınması talebiyle Venedik Bienali Vakfına ortak mektup gönderdi. İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli de Rus pavilyonunu protesto etmek amacıyla bienalin açılış törenine katılmama kararı aldı. Daha önce Ukrayna, Rusya’nın bienale katılımının engellenmesi için uluslararası yaptırım girişimlerinde bulunacağını açıklamıştı.

Ukrayna’dan İsrail’e ültimatom: Çalıntı tahılı ithal edemezsiniz! Haber

Ukrayna’dan İsrail’e ültimatom: Çalıntı tahılı ithal edemezsiniz!

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarından çaldığı tahılı taşıyan Panormitis isimli geminin İsrail’in Hayfa Limanı'na demirlemesi üzerine İsrail’in Kıyiv Büyükelçisi Michael Brodsky'nin bakanlığa çağrıldığı belirtti. Sıbiha, “Ukrayna-İsrail arasındaki dostane ilişkiler, her iki ülkeye de fayda sağlayacak potansiyele sahip ve Rusya'nın Ukrayna'dan çalınan tahıllarla yaptığı yasa dışı ticaret, bu ilişkileri baltalamamalıdır.” ifadesini kullandı. İsrail’in 12 Nisan 2026 tarihinde Ukrayna topraklarından çalınan 43 bin 700 ton buğdayı taşıyan Rus yük gemisi Abinsk’in Hayfa Limanı’na demirlemesine izin verdiğine atıfta bulunan Sıbiha, “İsrail'i çalıntı tahılı kabul etmemesi ve ilişkilerimize zarar vermemesi konusunda bir kez daha uyarıyoruz. Bu bağlamda, protesto notamızı iletmek ve uygun önlemler alınmasını talep etmek üzere yarın sabah İsrail'in Kıyiv Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına resmen çağırdık.” açıklamasında bulundu. ZELENSKIY'DAN SERT TEPKİ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarından çaldığı tahılın İsrail tarafından ithal edilmesi nedeniyle taraflara yaptırım uygulanacağını açıkladı. Zelenskıy, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarından çaldığı tahıl yüklü geminin İsrail’in Hayfa Limanı’na demirlemesi üzerine bir açıklama yayımladı. “BU SUÇTAN GELİR ELDE EDENLERE YAPTIRIM UYGULANACAK” Zelenskıy, İsrail makamlarının ülke limanlarına demirleyen gemilerin taşıdıkları yükten habersiz olmalarının mümkün olmadığını ve çalıntı buğdayın İsrail tarafından ithal edilmesinin gayrimeşru olduğunu belirtti. Ukrayna’nın bu tür hadiseleri önlemek amacıyla diplomatik kanallar üzerinden gerekli adımları attığını ancak İsrail’in buna yönelik bir önlem almadığını belirten Zelenskıy, İsrail’in başta kendi yasalarını ihlal ettiğini kaydetti. Zelenskıy, çalıntı tahıl üzerinden gelir elde edecek gerçek ve tüzel kişiler için yaptırım paketi hazırlanacağını ve ilgili kişilerin Avrupa Birliği (AB) tarafından da yaptırımlara dâhil edilmesi için AB ülkelerinin konu hakkında bilgilendirileceğini açıkladı.

Trump'tan İran mesajı: "Ateşkes yapmak istemiyorum" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Ateşkes yapmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada İran ile devam eden savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Donald Trump, ülkesi ile İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılarda "karşı tarafı kelimenin tam anlamıyla yok etmekte olduklarını" belirterek bu durumda "ateşkes istemediğini" dile getirdi. "KARŞI TARAFI KELİMENİN TAM ANLAMIYLA YOK EDERKEN ATEŞKES YAPMAZSINIZ" İran'la ateşkese varılması ve diyalog zeminine dönülmesi ihtimalini değerlendiren Trump, "Ateşkes yapmak istemiyorum. Bilirsiniz, karşı tarafı kelimenin tam anlamıyla yok ederken ateşkes yapmazsınız." ifadelerini kullandı. Trump, İsrail'in saldırıları ABD ile aynı anda bitirmeye hazır olup olmayacağı sorusunu ise, "Sanırım öyle. İlişkimiz çok iyi. Aşağı yukarı benzer şeyler istiyoruz. Ne mi istiyoruz? İkimiz de zafer istiyoruz." şeklinde yanıtladı. Saldırıların başlamasından bu yana gemi trafiğinin sert şekilde düştüğü Hürmüz Boğazı'nı ABD'nin kullanmadığını söyleyen Trump, bu konuya Avrupa, Güney Kore, Japonya ve Çin'in "müdahil olması gerektiğini" savundu. Trump, İran hakkında, "Askerî açıdan tek yaptıkları, boğazı tıkamak. Askerî açıdan bakıldığında işleri bitik." diye konuştu. "ORTA DOĞU’DA BÜYÜK ASKERİ ÇABALARI AZALTMAYI DÜŞÜNÜRKEN HEDEFLERE ÇOK YAKLAŞIYORUZ" Öte yandan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran'ın terörist rejimine ilişkin Orta Doğu'daki büyük askerî çabalarımızı azaltmayı düşünürken hedeflerimize çok yaklaşıyoruz." ifadelerini kullanırken, İran'ın füze kabiliyetini, fırlatma rampalarını ve bunlarla ilgili her şeyi tamamen etkisiz hale getirdiklerini söyledi. Trump, ayrıca İran'ın savunma sanayisini yok ettiklerini, uçaksavar silahları da dahil olmak üzere donanmasını ve hava kuvvetlerini ortadan kaldırdıklarını yazdı. İran'ın nükleer kapasiteye yaklamasına asla izin vermeyeceklerini, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ABD'nin hızlı ve güçlü bir şekilde tepki verebileceği bir konumda olduğunu belirten Trump, ayrıca İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Kuveyt dahil Orta Doğu'daki müttefiklerine en üst düzeyde koruma sağlayabileceklerini savundu. Trump, "Hürmüz Boğazı, gerektiğinde onu kullanan diğer ülkeler tarafından korunmalı ve denetlenmelidir. ABD kullanmıyor. İstenirse, bu ülkelerin Hürmüz çabalarına yardımcı olacağız, ancak İran'ın tehdidi ortadan kalktıktan sonra buna gerek kalmamalı. Daha da önemlisi, bu onlar için kolay bir askerî operasyon olur." dedi. ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI İsrail ve ABD, Tahran ile Vaşington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askerî saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldürüldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı bin 348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

İran, Arap ülkelerine 28 Şubat’tan beri 3 bin 95 füze ve SİHA saldırısında bulundu Haber

İran, Arap ülkelerine 28 Şubat’tan beri 3 bin 95 füze ve SİHA saldırısında bulundu

Şubat ayı sonunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail, İran’a operasyon düzenlemeye başladı. İran karşı saldırıya geçti ve 28 Şubat’tan 10 Mart’a kadar geçen 10 günlük süreçte 7 Arap ülkesine 3 bin 95 füze ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile saldırı düzenledi. Anadolu Ajansı (AA) tarafından gündeme taşınan habere göre, Körfez ülkelerinde birçok kritik noktanın hedef alındığı saldırılarda, “en çok hedef alınan ülke” Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), “en az saldırıya maruz kalan ülke” ise Umman oldu. BAE Savunma Bakanlığı, saldırıların başlangıcından günümüze 253 balistik füze, bin 440 İHA ve 8 seyir füzesinin tespit edildiğini duyurdu. Açıklamada 233 füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edilirken, 18’inin denize, 2’sinin ülke topraklarına düştüğü bilgisi de yer aldı. 1440 İHA’dan 1359’unun engellendiği 81’inin ülke topraklarına düştüğü de yar alan bilgiler arasında. 9 Mart 2026 Pazartesi günü BAE’de havada imha edilen füze parçalarının isabeti neticesinde ise 2 kişi yaralandı. Kuveyt Savunma Bakanlığınca yapılan açıklamada ülkeye 238 füze ve 430 kadar İHA saldırısının yapıldığını, saldırıların büyük ölçüde engellendiği duyuruldu. İran 9 Mart Pazartesi günü, Kuveyt’te ABD’ye ait iki helikopter üssünü vurduğunu duyurdu. Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada 102 füze ile 173 İHA’nın etkisiz hale getirildiği bildirildi. Katar Savunma Bakanlığı, hava sahasına yönelen 149 füze ve 69 İHA’nın engellendiğini ayrıca 2 adet “Su-24” tipi savaş uçağının düşürüldüğünü duyurdu. 9 Mart günü ise Katar, İran’dan fırlatılan 17 balistik füze ve 6 İHA’nın engellendiğini açıkladı. Ürdün ordusunun açıklaması ise 60 füze ve 59 İHA’nın ülke topraklarını hedef aldığı ve 108’inin imha edildiği yönünde. Suudi Arabistan, Şeybe Petrol Sahası ve Prens Sultan Hava Üssü'nü hedef alan en az 9 füze ve 97 İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale geldiğini açıkladı. Ummanlı yetkililerin açıklamasına göre ülke topraklarına en az 8 İHA saldırısı gerçekleşti.

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler: Kıbrıs Türk halkı anavatan Türkiye ile yoluna devam edecektir! Haber

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler: Kıbrıs Türk halkı anavatan Türkiye ile yoluna devam edecektir!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, katıldığı televizyon programında gündemi değerlendirdi. RUM YÖNETİMİ VE İSRAİL ARASINDAKİ TEHLİKELİ İŞ BİRLİĞİ TRT’nin KKTC'den gerçekleştirdiği özel yayına katılan Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) egemenliğini İsrail’e teslim ettiğini ve bu durumun dengeleri olumsuz etkilediğini kaydetti. Güney Kıbrıs’ın İsrail ve Yunanistan ile iş birliği yapmasının protokole bağlanarak duyurulduğunu hatırlatan Öztürkler, bu sürecin sadece siyasi anlaşmalarla sınırlı olmadığını, adanın silah deposu haline gelmesine yönelik adımlar atıldığını ifade etti. Meclis Başkanı, İsrail ve Yunanistan’la yürütülen iş birliğinin bölge açısından riskli olduğuna da değinerek, GKRY’nin silahlanma faaliyetlerinin yalnız Kıbrıs Türk halkına yönelik olmadığını, bu iş birliğinin bölge için riskli hesaplar içerdiğini de belirtti. ÖZTÜRKLER'DEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE EŞİT EGEMENLİK VURGUSU Rum tarafının, Türkiye’nin garantörlüğünü hedef alan açıklamalar yaptığını ve bir taraftan silahlanmayı sürdürürken, diğer taraftan da Türk askerinin adadan ayrılması yönünde söylemler üretildiğini vurgulayan Öztürkler, KKTC için Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığının hayati önem taşıdığını belirterek, “Türk askeri adaya barış, huzur ve istikrar getirmiştir. Bunun bozulmasına asla izin vermeyeceğiz.” dedi. KKTC’nin egemen bir devlet olduğunu ve uluslararası toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Öztürkler, Rum tarafının bir taraftan çözüm mesajları verirken diğer yandan EOKA mensuplarını kahraman ilan ettiğini, Girne ve Mağusa’ya geri dönecekleri söylemlerini sürdürdüğünü, Kıbrıs Türk liderlerinin ise yıllardır “uzlaşmaz” gösterilmeye çalışıldığını ifade etti. Meclis Başkanı, “İki devletli çözüm ve egemen eşitlik temelinde duruşa saygı gösterilmedikçe müzakerelerin ilerlemesi mümkün olmayacaktır.” diyerek, GKRY’nin Kıbrıs Türklerini azınlık olarak görmesi nedeniyle bugüne kadar sürdürülebilir bir anlaşma sağlanamadığının da üzerinde durdu ve GKRY’nin anlaşma istemediğini, Rum yönetiminin bu konuda sahte bir algı oluşturduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.