SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihlal

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ihlal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihlal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AİHM'in Kırım Tatarları için verdiği kritik kararı Av. Bayar QHA'ya değerlendirdi Haber

AİHM'in Kırım Tatarları için verdiği kritik kararı Av. Bayar QHA'ya değerlendirdi

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2014-2017 yılları arasında Kırım'da Ukrayna yanlısı veya Kırım Tatar toplumuna yönelik baskıları protesto eden 43 ayrı başvuruyu karara bağladı. Mahkeme; Rusya'nın Kırım'da uyguladığı yasaların hukuka uygun olmadığını, kurulan sözde mahkemelerin ise yasayla kurulmuş yargı organı vasfı taşımadığını belirterek; ifade, toplantı ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine hükmetti. AİHM'nin 20 Ocak 2026 tarihli kararını, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda değerlendiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar; işgal altındaki Kırım'da Rus kanunlarına dayanılarak verilen tüm hükümlerin "yok" hükmünde (mutlak butlan) olduğunun tescillendiğini belirtti. Bayar, kararın 1948 Cenevre Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesiyle olan bağını vurgulayarak, bu sonucun gelecekteki davalar için bir "emsal" teşkil ettiğini kaydetti. "AİHM KARARI, HALKIMIZ İÇİN ÖNEMLİ BİR HUKUK ZAFERİDİR" AİHM'nin "Bekirov ve diğerleri Rusya'ya karşı" davası ile ilgili olarak olduğu kararın Kırım'ın işgalinden bu yana Kırım'daki mahkemelerin Rus kanunlarına dayanarak verdiği kararların "mutlak butlanla batıl" olduğuna dair ortaya koydukları tezin doğruluğunu teyit eden bir karar olduğunu dile getiren Av. Namık Kemal Bayar, "AİHM, bu kararda özellikle ve altını vurgulayarak işgal altındaki Kırım’da mevcut mahkemelerin Rus kanunlarını uygulamasının kanunsuz olduğu gerekçesine dayanarak 43 müracaatı Rusya aleyhine sonuçlandırmıştır." ifadelerini kullandı. Kırım’ın işgalinden bu yana Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerine ve insanlık suçlarına karşı bu ihlal ve suçlar nedeniyle mağdur olan şahısların AİHM'e müracaat etmeleri gerektiğini her ortamda dile getirdiklerini anımsayan Av. Bayar, "Esasen, AİHM’ye müracaat için biri olağan diğeri ise olağanüstü olmak üzere iki yol bulunmaktadır. Olağan yol, iç hukuk yollarının tüketilmesi, yani Rusya’nın uygulamalarına karşı Rus mahkemelerinde tüm dava yollarının bitirilmesi sonrasında müracaat edilmesidir. Mağduriyet yaşayan arkadaşlarımızın çoğu bu yolu tercih etmiştir. Burada esas, Sovyet dönemi milli harekete karşı açılan davalarda olduğu gibi bir yol izlenerek milletimizin haklarının Rus mahkemeleri önünde savunularak kayıtlara ve tarihe geçmesini sağlamak idi. Elbette o dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat da söz konusu değildi." dedi. "Ancak, işgalden sonra biz AİHM’ye olağanüstü müracaat yolunun yani Rus mahkemelerinde dava açmaksızın doğrudan AİHM’ye müracaat yolunun kullanılması gerektiğini de tavsiye ettik." diyen Bayar, bir kısım davaların bu yol kullanılarak açıldığını kaydetti. Hangi müracaat yolu tercih edilirse edilsin tüm davalarda Rusya’nın Kırım’da yargılama yetkisi olmadığı savının mutlaka dile getirilmesi gerektiğini de defaatle hem yazılı hem sözlü olarak dava açacak ya da açan kişilere ilettiklerini belirten Bayar, "Gerçekten de 1948 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ne göre işgal altındaki bir toprakta işgalcinin hukukunun uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştı ve bu hükme göre Rusya’nın Kırım’da kendi hukukunu uygulaması asla yasal olamazdı." değerlendirmesinde bulundu. “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” davasının gerekçesinde AİHM'nin işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın kendi kanunlarını uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesinde düzenlenen “Adil Yargılanma Hakkı”nın ihlal edildiği de hüküm altına alınarak Rusya’nın ve Kırım’daki Rus mahkemelerinin yasa dışı ve hukuksuz olduğu bir kez daha kesinleştirildiğinin altını çizen Bayar şöyle devam etti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6. Maddesinin 1.cümlesine göre “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” AİHM, davada verdiği kararla Kırım’daki mahkemelerin bu cümleye uygun olmadığını yani yasa ile kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkemeler olmadığını açıkça tespit ve ilan etmiştir. O halde, işgalin başından beri savunduğumuz tez artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kabul görmüş ve Kırım’da Rusya kanunlarına göre işleyen mahkemelerin ve bunların verdiği tüm kararların “mutlak butlan ile batıl” yani “yok” hükmünde olduğu artık tescillenmiştir. AİHM kararı, halkımız için önemli bir hukuk zaferidir ve gelecekte Rusya’ya karşı açılacak davalara da emsal teşkil edecektir.

KDTP Başkanı Damka, Türklere yönelik ayrımcılıkları şikâyet etti Haber

KDTP Başkanı Damka, Türklere yönelik ayrımcılıkları şikâyet etti

Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, Prizren Belediye Başkanı Şakir Totaj (Shaqir Totaj) ile görüştü. KDTP’nin resmî sayfasında 25 Aralık 2024 tarihinde yaptığı açıklamaya göre Damka görüşmede, Kosova’da yaşayan Türklere karşı yapılan ayrımcılık, haksızlık ve hak ihlalleri konusunda şikâyette bulundu.  HAK VE MEVZUAT İHLALİ Açıklamada Kosova’da Türkçenin kullanımı ve Türklerin iş alanlarında istihdamı gibi çeşitli alanlar bağlamında; belediyede iki Türkçe tercüman bulunmasına rağmen tercümelerdeki yetersizlikler, iş alımları için açılan 134 kamu görevlisi ve 25 kamu hizmetlisi pozisyonunda Türkçe öğretmenliği dışında hiçbir Türkün istihdam edilmemesi, doktor ve hemşire alımlarında toplamda 30’dan fazla kişinin istihdam edilmesine rağmen Türklerin bu süreçten dışlanması, Türkçenin belediye tabelalarında mevzuata uygun olarak yer verilmemesi ve Belediyenin bağlı olduğu mevzuatlara aykırı olarak resmî dillerin eşitliğinin sağlanmaması konuları ele alındı. Ayrıca açıklamaya göre, bölgedeki 70’e yakın şirket ve girişimler için toplam 1,4 milyon avro destek sağlanması ve özellikle Prizren Türk Kültür Merkezi başta olmak üzere diğer projelere verilen katkılar da görüşmenin gündem maddeleri arasında yer aldı. GÖRÜŞME SONRASI İLGİNÇ DETAY Öte yandan yapılan görüşmenin Prizren Belediyesi tarafından paylaşılmadığına işaret edilen açıklamada; KDTP’nin taleplerine rağmen görüşmede çekilen fotoğrafların KDTP’ye ulaştırılmadığı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.