Azerbaycanlı araştırmacı-yazar Ahmed: Batı Azerbaycan’a dönüş, Azerbaycan’ın aktif gündemindedir
1985 yılında Revan’da doğan; Azerbaycanlı araştırmacı, yazar ve Bakü’de yayımlanan Çapar Tarih Dergisi Editörü Dr. Dilgam Ahmed, Batı Azerbaycan’a dönüş konusunda Kırım Haber Ajansına (QHA) dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dr. Ahmed; Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen etnik temizlik sürecini geçmişten bugüne ele alarak, Azerbaycanlıların Batı Azerbaycan’a geri dönebilmeleri adına hâlihazırda yürütülen faaliyetlerden bahsetti.
"ŞU AN, BATI AZERBAYCAN’DA BİR TÜRK DAHİ YAŞAMAMAKTADIR"
Batı Azerbaycan’da Azerbaycanlılara karşı işlenen zulümlerin, Rusya’nın, 19. yüzyılda, Kafkasya’yı işgalinden itibaren başladığını kaydeden Ahmed, Rus işgaline kadar, Revan bölgesinde, Azerbaycan Türklerinin kurduğu Revan Hanlığı’nın mevcut olduğunu hatırlatarak, "Güney Kafkasya’da, Azerbaycan bölgesinde, hem güneyinde hem kuzeyinde 30’un üzerinde hanlık kurulmuştur. Bu hanlıklardan birisi de Revan Hanlığı’ydı. Revan Hanlığı, 1827 senesinde Rusya tarafından işgal edildi, öncesinde de Azerbaycan’ın kuzey hanlıkları işgal edilmişti" dedi. 1803 yılından itibaren bu işgallerin başladığını ve Rusya ile Kaçar Hanedanlığı arasında gerçekleşen ikinci savaştan sonra, 1827 yılında Revan Hanlığı’nın işgal edilmesine işaret eden Ahmed, 1828 yılında Kaçarlar ve Rusya arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması sonucu ise, Revan Hanlığı’nın Rusya’ya dâhil edildiğini ve Ermenilerin, İran’ın içlerinden Batı Azerbaycan’a; 1829 senesinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Edirne Antlaşması’ndan sonra da Anadolu’daki Ermenilerin, Azerbaycan’ın Karabağ, Zengezur ve Nahçıvan ve Revan bölgelerine göç ettirilmeye başlandığını belirterek, "Bu göçler sayesinde Rusya, Türk dünyasını parçalamak için yavaş yavaş Ermenistan projesine başladı ve Revan Hanlığı’nın işgal edilmiş bölgelerinde bir Ermeni vilayeti oluşturarak, daha sonrasında ise Erivan Valiliği (Erivan Guberniyası) meydana getirip Ermeni nüfusunun artmasına sebep oldu. Ermeniler, kısa zaman içerisinde bölgedeki Azerbaycan Türklerine, 1918-1920 yıllarına kadar zulmetmeye başladılar. 1915 senesindeki Ermeni Tehciri’nden sonra ise Ermeni çeteleri; Güney Kafkasya’ya akın ederek, Zengezur’da ve Nahçıvan’da büyük felaketlere neden oldular. Tabii, Ermeni Bolşeviklerin faaliyetleri ve Stepan Şaumyan’ın, Bakü’de iktidarı ele geçirmesinden sonra, 1918 senesinde yaptığı katliamlar da söz konusudur. Bu süreç, 1827 senesinde, Revan Hanlığı’nın işgaliyle başlayan bir süreçtir ve maalesef, hâlen devam etmektedir. Ne acı ki şu an, Batı Azerbaycan’da bir Türk dahi yaşamamaktadır" değerlendirmesini yaptı.
AZERBAYCANLILARIN BATI AZERBAYCAN’A GERİ DÖNÜŞÜ
Azerbaycan’ın, Batı Azerbaycan’a geri dönüş üzerine bir devlet politikasının olduğunu ve bu politikanın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından desteklendiğini belirten Ahmed, "Hiçbir şekilde savaş hedeflenmeksizin Azerbaycan hükûmeti, Batı Azerbaycan’da doğmuş insanların, kendi yurtlarına dönüp orada yaşamasını istemektedir" dedi. 1988 senesinde, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, Batı Azerbaycan’dan Azerbaycan’ın içlerine 300 bin kişinin geldiğini, ve bu kişilerin torunlarıyla birlikte de sayılarının şu anda bir milyonu geçtiğini vurgulayan Ahmed, "Bu kadar insanın geri dönüşü, gönüllülük esasına göre olacaktır. İnsanlar döndükten sonra orada güvenli şekilde yaşamalıdır. Nasıl ki 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra kurtarılmış topraklara göç oldu, şimdi de bizlerin oraya gitmesi ve orada yaşaması lazımdır" ifadelerini kullanan Ahmed, Azerbaycanlıların, Batı Azerbaycan’a döndükleri zaman sahip olacağı temel hak ve özgürlüklerinin korunacağını belirterek, "Şu anda, özellikle de 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra, bu konu Azerbaycan’da aktif olarak gündemdedir ve devletin de böyle bir projesi vardır" şeklinde konuştu.
“TÜRKLER GİDİYOR, HEMEN EŞYALARINI YAKALIM”
Ermenilerin Taşnak ideolojisinin, Azerbaycanlılara yaşatılan zulümlerin kaynağı olduğunu vurgulayarak, Ermenistan’ın en büyük sorununun Ermeni Kilisesi olduğunu belirten Ahmed, son olarak şu değerlendirmede bulundu:
Biz 1988 yılında Revan’dan göç ettiğimiz zaman, bizim kendi komşularımız, ‘Türkler gidiyor, hemen eşyalarını yakalım’ diye beyanda bulunmuşlardı. Biz Sovyet döneminde dahi, orada çok güvenli bir şekilde yaşamıyorduk. 1915-1918 senelerinde ve sonrasında 1940’lı yıllara kadar, Revan’dan, Türkiye’ye ve Azerbaycan’ın içlerine birçok akın olmuştu. Ermenilerin, güya eski zamanlardan beri bu topraklarda yaşadıklarına dair bir mitolojileri ve Karadeniz’den Hazar Denizi’ne kadar olan alanı kapsayan, ‘Denizden denize Ermenistan’ şeklinde bir Taşnak ideolojileri var. Tarihin hiçbir döneminde, söz konusu alanı dolduracak kadar Ermeni yaşamamıştır.