SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insan Hakları

QHA - Kırım Haber Ajansı - Insan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov'un durumu kritik eşiği geçti Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov'un durumu kritik eşiği geçti

Kanser teşhisi nedeniyle tahliyesine karar verilen ancak daha sonra tahliye kararı yasa dışı bir şekilde iptal edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’un durumunun kritik eşiği geçtiği bildirildi. Karaciğer kanseri başta olmak üzere çok sayıda ağır hastalıkla mücadele eden Halilov artık kendi başına hareket edemez duruma geldi. Mahkeme veya hastane sevklerinde sedyeyle taşınan siyasi tutsak, yürümek zorunda kaldığında ise ancak çevredekilerin yardımıyla veya duvarlara tutunarak ayakta kalabiliyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva’nın aktardığına göre Lenur Halilov, yaklaşık iki ay önce tutulduğu cezaevinden Rusya Federal Ceza İnfaz Servisinin (FSIN) Arhangelsk bölgesindeki hastanesine sevk edildi. Ancak burada kendisine uygulanan tedavi (kemoterapi) hiçbir sonuç vermedi. Tedavinin hastalığın ilerlemesini durduramadığı gibi, Halilov’un katlanılamaz boyutlara ulaşan ağrılarını dindirmede dahi yetersiz kaldı. Halilov’un sağlık durumu gerekçesiyle tahliye edilmek için yeniden girişimlerde bulunduğunu ancak şu ana kadar olumlu bir sonuç alamadığını belirten Zudiyeva, şunları kaydetti: Her geçen gün zaman daha da daralıyor. Eşi Umida Hudoyberdiyeva, her gün yardım çağrılarında bulunuyor ve insani, hukuki bir çözüm bulunacağına dair umudunu asla kaybetmiyor. Böyle bir çözüm, Rusya ve Ukrayna arasında bir esir takası olabilir; bu da Lenur Halilov'un gerekli tıbbi bakımı almasını ve hayatını sürdürmesini sağlayabilir. Bir diğer yasal seçenek ise mahkeme yoluyla sağlık nedenleriyle serbest bırakılmasıdır. Ancak, akrabalar sağduyu ve böyle bir sonuca dair umutlarını giderek kaybediyorlar. Bir insanın, alınması apaçık olan insani bir kararın çıkmasını göremeden hayatını kaybetmesi durumunda, bu sorumluluğu kimin üstleneceğini anlamak gerçekten güçtür. İŞGALCİ RUSYA, TAHLİYE KARARINI İPTAL EDEREK HALİLOV’U TEKRAR TUTUKLAMIŞTI Halilov, Rusya tarafından yasa dışı yollarla 10 Haziran 2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklanarak 18 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ekim 2022’den bu yana tutulduğu Vladimir cezaevinden Şubat 2025’te Arhangelsk’teki 1 numaralı cezaevine transfer edilen Halilov’un, hemen sonra cezaevinin hastanesine kaldırıldığı aktarıldı. 2025 yılının temmuz ayı ortalarına kadar söz konusu hastanede kalan Halilov’a en son kanser teşhisi konuldu. Halilov’un hapisteyken lenf bezlerinde metastaz yapan birincil karaciğer kanseri, kronik hepatit C, ikinci derece hipertansiyon, küçük karaciğer kistleri, sol böbrek kisti ve böbrek taşları dâhil olmak üzere birçok sağlık sorunundan muzdarip olduğu bildirildi. Ağustos 2025’te kötü huylu kanserli tümör ve “hastalığı cezayı önleyen hastalıklar listesinde” olduğu için Halilov, hapishanede tutulamayacağı kararı ile serbest bırakılmıştı. Öte yandan işgalciler bu tahliye kararını yasa dışı bir şekilde iptal ederek 8 Kasım 2025 tarihinde kendisini tekrar tutuklamıştı. Söz konusu hastalıklar, Rusya hükûmetinin 54 sayılı kararnamesine göre cezaevi koşullarında tutulması yasak olan rahatsızlıklar arasında yer alıyor.

Rusya’nın Kırım’daki korku düzeni: İşkence, kaçırılma ve alıkonulmalar rutin hâle geldi! Haber

Rusya’nın Kırım’daki korku düzeni: İşkence, kaçırılma ve alıkonulmalar rutin hâle geldi!

Kırım, 2014 yılından beri Rus işgali altında bulunuyor. Rusya ise yarımadada baskı ve korku ortamı yaratmak adına Kırımlıların insan haklarını çeşitli yollarla ihlal ediyor. Rus işgali altındaki Kırım'da insan hakları ihlallerini kayda alan insan hakları örgütü "İrade" tarafından Rusya’nın savaş suçları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerine ilişkin derlenen veriler gündeme damga vurdu. Kırımlıların Ruslar tarafından işkenceye maruz kaldığı, alıkonulduğu, zorla kaybetme vakalarına kurban gittiği ve Ukrayna’ya karşı savaşmaya zorlandığına dair elde edilen bulgular, yarımadadaki insan hakları ihlallerinin boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Kırım’daki baskıların şiddeti Memorial İnsan Hakları Merkezi tarafından da doğrulandı. Yakın zamanda araştırmayı paylaşan Merkez, siyasi nedenlerle baskıya uğrayan Rus vatandaşlarına kıyasla Kırımlıların işkenceye maruz kalma olasılığının neredeyse iki kat daha fazla olduğunu açıkladı. RUS İŞGALCİLER KIRIMLILARA AĞIR FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK İŞKENCE UYGULUYOR “Qırım.Aqiqat” haber sayfasının İrade’nin rapora dayanarak hazırladığı habere göre, Kırım’daki insan hakları savunucuları sadece son 3 ayda 6 işkence vakasını kayıt altına aldığı belirtildi. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) yetkililerinin Kırımlılara işkence uygularken kullandığı yöntemler, sistematik ve ağır fiziksel şiddetten başlayıp mağdurların yakınlarına zarar verme tehdidiyle uygulanan psikolojik işkenceye kadar uzanıyor. Bununla birlikte işgalci Ruslar tarafından kısa süre önce kaçırılan Kırımlı Anatoliy Kobzar’ın uğradığı işkence sonucu birkaç dişinin kırıldığı, kulak zarlarının yırtıldığı ve vücudunda çeşitli kırıkların oluştuğuna dikkat çekildi. İnsan hakları savunucularının raporlarında, Rusya tarafından Kırımlılara sözde “devlete ihanet” suçlaması yöneltilmeden önce söz konusu mağdurların sistematik işkenceye uğradığına ve son derece ağır biçimde darbedildiğine ilişkin başka vakalar da yer alıyor. KIRIMLILAR, RUSYA’NIN İSTEDİĞİ İFADELERİ VERMEYE ZORLANIYOR Bununla birlikte, daha farklı yöntemlerin kullanıldığı vakaların da bulunduğu dile getirildi. Bu vakalar arasında, Rusya tarafından alıkonulan bir Kırımlının, 3 gün boyunca aç bırakılarak hakkında ceza davası uydurulacağı tehdidiyle Rusya’nın istediği ifadeleri vermeye zorlanırken, bu işkencenin geride herhangi bir fiziksel iz bırakmaması dikkat çekti. Benzer şekilde, Rusya tarafından uydurulan düzmece ceza davalarında, Kırımlı bir "şüphelinin", reşit olmayan oğlunun "suç ortağı" olarak gözaltına alınmasıyla tehdit edildikten sonra istenilen ifadeleri vermek zorunda bırakıldığına dair başka örnekler de bulunuyor. RUSYA, KIRIM’DA BASKI, KORKU VE GÜVENSİZLİK ORTAMI YARATTI Ayrıca mart ve mayıs ayları arasında İrade insan hakları aktivistleri, aralarında Gurzuf sakini Marina Riff'in kaçırılma vakasının da bulunduğu 5 yeni zorla kaybetme vakası kaydetti. Riff'in hikâyesinin ise "Qırım.Aqiqat" tarafından ayrıntılı olarak anlatıldığı bildirildi. İnsan hakları aktivistlerinin, yeni vakalara ek olarak daha önce kaçırılan 8 Kırım sakininin hukuki durumuna ilişkin paylaştığı güncel bilgilere göre ise bu kişilerin tamamı, sözde “vatana ihanet” veya “casusluk” suçlamalarıyla itham edildi. Öte yandan yaklaşık 2 yıl önce kaçırılan Yaltalı Kristina Markova, işgalci mahkeme tarafından haksız yere 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2025 yılının yaz aylarında kaçırıldığı bildirilen Kefeli (Feodosiya) Taras Hudak ise kapalı görülen duruşmanın ardından sözde “vatana ihanet” suçundan haksız yere hapis cezasına mahkûm edildi. Bunun yanı sıra, 2 yıl süren tam tecridin ardından, Yedi Kuyu (Lenino) kasabasında FSB görevlileri tarafından kaçırılan Elvira Ablazova, Larisa Gayday ve Tamara Simonenko’nun (Pavlenko) da vatana ihanet ile suçlandığı bildirildi. MAĞDUR SAYISI ONLARCA KİŞİYE ULAŞTI Ancak insan hakları savunucularının ortaya çıkardığı bu bilgilerin buz dağının yalnızca görünen kısmını oluşturduğu vurgulandı. İrade girişiminin verilerine göre, 2025 yılının ilk baharında Kırım’da sözde "terörizm" iddiasıyla en az 4 kişi ve güya "Ukrayna casusu" olduğu gerekesiyle en az 10 kişi alıkonuldu. Aynı zamanda girişimin raporunda, bu düzmece davalar kapsamında alıkonulan kişiler hakkında bilgi bulunmadığı ve içinde bulundukları koşulları öğrenmenin mümkün olmadığı belirtiliyor. 2026 yılının ilk baharında "gözaltına alınanlar" arasında, Kasım 2024'te ilk Karay Türkü siyasi tutsak Saha Mangubi’nin de bulunduğu dile getirildi. Mangubi’nin resmî olarak "yakalanmadan" önce 15 ay boyunca Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentindeki 2 No'lu tutukevinde elle tutulur herhangi bir suçlama olmaksızın tam tecrit altında tutulmasına da dikkat çekildi. Diğer "casus" ve "terörist" olarak itham edilenlerin ise ne kadar süre önce alıkonulduğu ise belirsizliğini koruyor. RUSYA, KIRIM’DA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ HEDEF ALIYOR Ukrayna'yı destekleyen veya Rusya karşıtı görüşler dile getiren Kırımlılara uygulanan baskılar ise artıyor. Son 6 ay boyunca ayda 2 alıkonulmanın gerçekleştiği kaydedilirken bahar aylarında bu sayının daha da yükseldiği, ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yapılan alıkonulmaların ise yaklaşık bir buçuk kat arttığı belirtildi. Bununla birlikte, son dönemde kamuoyu önünde aşağılayıcı muamele ve diğer gayriresmî baskı yöntemlerinin azalmasına rağmen uzmanlar bu durumu, işgalci Rus yönetiminin daha sert ve doğrudan baskı yöntemlerine yönelmesiyle açıklıyor. KIRIMLILAR, İŞGALCİ RUS ORDUSUNDA UKRAYNA’YA KARŞI SAVAŞMAYA ZORLANIYOR Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını hedef aldığı topyekûn işgal girişimi ve saldırıları 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana devam ediyor. Kırımlıların işgaci Rus ordusunda Ukrayna’ya karşı savaşmayı reddetmeleri nedeniyle açılan düzmece davalar da baskıların önemli bir göstergesi hâline geldi. Kırım'daki bazı işgalci mahkemelerde bu suçlamalar kapsamında son birkaç yıl içerisinde açılan ilk düzmece davalar görülmeye başlandı. Yerel halka karşı açılan düzmece davaların sayısı 17'den 43'e çıkarak yaklaşık 2 buçuk kat arttı. Bu durum, Rusya’nın zorla askere alma uygulamalarının kapsamının önemli ölçüde genişlediğini gösteriyor. Ayrıca son 3 ay içinde Kırım'da en az 8 sözde "terörle mücadele" tatbikatının düzenlendiği, yolların kapatıldığı ve Kırımlıların telefonlarının kontrol edildiği belirtildi. Bu durum ise Rus işgal yönetiminin büyük baskınlara hazırladığı şeklinde değerlendiriliyor.

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var Haber

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var

Ukraynalı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin Haziran 2026 raporuna göre, Rusya'nın yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukraynalı sivil sayısının 17 bini bulabileceği tahmin ediliyor. Sova Uzman Grubu, Sivil Özgürlükler Merkezi ve Savaş Arşivi gibi kuruluşların ortak hazırladığı raporda, 24 Şubat 2022 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 8 bin 221 sivilin kaçırılışının isim isim belgelendiği aktarıldı. Ancak Rus makamlarının bilgi gizlemesi, hapishane konumlarını saklaması ve Kızılhaç dahil uluslararası gözlemcilere erişim izni vermemesi nedeniyle gerçek sayının bu tahminlerin de üzerinde olabileceği vurgulanıyor. GİZLİ HÜCRELERDE TAM TECRİT VE SİSTEMATİK İŞKENCE Rapora göre sivil alıkoymalar, münferit olaylar olmaktan ziyade işgal altındaki bölgelerde direnişi kırmak ve korku iklimi yaratmak amacıyla yürütülen planlı bir Rus devlet politikası olarak uygulanıyor. Kaçırılan Ukraynalılar resmî cezaevlerinin yanı sıra işgal altındaki bölgelerde bodrum katları ve garajlar dâhil 200'den fazla gizli noktada, dış dünyayla hiçbir bağları olmadan tamamen izole ediliyor. Üstelik serbest bırakılan sivillerin yüzde 91'inden fazlası sistematik işkenceye, cinsel şiddete, havasız ve karanlık hücrelerde duyusal yoksunluğa maruz kaldığını ifade ediyor. Rus rejiminin sivilleri yasa dışı iç mevzuatlarla "savaş esiri" statüsünde konumlandırması ise uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. SOSYAL AKTİF NÜFUS VE KADINLAR HEDEFTE Rusya'nın baskı politikası, işgal bölgelerinde toplumu yönlendirme potansiyeli olan sosyal açıdan aktif nüfusu hedef alıyor. Rehin alınanların çoğunluğunu yerel yöneticiler, öğretmenler, doktorlar, iş insanları ve aktivistler oluştururken, alıkonulan kişilerin yaş ortalamasının 43 olduğu belirtiliyor. Çoğunluğu erkeklerden oluşan bu esir kampı sisteminde, aralarında her yaştan en az bin 720 kadının da bulunduğu trajik bir gerçek olarak öne çıkıyor. Hak savunucuları, Rusya'nın bu sivilleri kendi rızasıyla bırakmayacağını vurgulayarak; Kremlin'e baskı yapılması, evrensel yargı yetkisinin kullanılması ve bu terörü uygulayan FSB, Rus Ceza İnfaz Kurumu (FSIN) ile Askerî Polis birimlerine karşı çok daha sert yaptırımların devreye sokulması çağrısında bulundu.

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı Haber

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve ABD merkezli İnsan Hakları Vakfı (HRF), Rusya tarafından düzmece bir dava çerçevesinde haksız yere alıkonulan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç için harekete geçti. İki uluslararası örgüt, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki altı özel raportöre acil bir mektup göndererek, Danılovıç’ın hayatını tehdit eden insanlık dışı hapishane koşullarına ve maruz kaldığı psikolojik işkencelere derhâl müdahale edilmesini talep etti. 2022 yılında işgal altındaki Kırım’da hukuksuz bir şekilde alıkonulan ve ardından Rusya’nın Stavropol bölgesindeki Zelenokumsk şehrinde bulunan cezaevine nakledilen Danılovıç’ın sağlık durumunun kritik bir aşamada olduğu bildirildi. “İZ BIRAKMAYAN İŞKENCE”: SÖNMEYEN IŞIKLAR, DİNMEYEN YÜKSEK SESLİ MÜZİK Siyasi tutsağa yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Zelenokumsk’taki cezaevi yönetimi İrina Daniloviç’e yönelik sistematik bir psikolojik baskı ve tecrit politikası uyguluyor. Hücrede sabahtan akşama kadar aralıksız olarak çok yüksek sesli müzik çalındığı, geceleri ise uyumasını engellemek amacıyla parlak ışıkların sürekli açık bırakıldığı aktarıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) bu yöntemleri tıp literatüründe ve uluslararası hukukta yer alan "iz bırakmayan işkence" olarak tanımladı. Dış dünyayla bağı tamamen koparılan Danılovıç’a, moral bulması için gönderilen destek mektuplarının hiçbirinin ulaştırılmadığı belirtildi. Ağır bir depresyon sürecine giren Kırımlı yurttaş gazetecinin, zaten var olan nörolojik rahatsızlıklarının şiddetlendiği ve ilerleyen işitme kaybı nedeniyle kalıcı sağırlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. “İRINA BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİNİN BEDELİNİ ÖDÜYOR, BM DERHAL HAREKETE GEÇMELİ” RSF Savunuculuk ve Yardım Direktörü Antoine Bernard, BM’ye yapılan başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada Rusya’nın uyguladığı şiddete şu sözlerle dikkat çekti: İrına Danılovıç, Rus hapishanelerinde keyfi olarak tutulup insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalarak, bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin bedelini ödüyor. Sağlık durumu derin bir endişe kaynağıdır. RSF ve HRF olarak BM’yi derhâl eyleme geçmeye çağırıyoruz. Rusya bu işkenceye son vermeli, gazeteciyi derhal serbest bırakmalı ve Ukraynalı gazetecilere yönelik uyguladığı bu şiddetin hesabını uluslararası hukuk önünde vermelidir. HRF Hukuk Danışmanı Anna van Dyke ise Danılovıç’ın hızla bozulan sağlığı ve hayati tehlike arz eden cezaevi koşulları karşısında uluslararası mekanizmaların vakit kaybetmeden devreye girmesi gerektiğini belirtti. Hak savunucuları, Rusya Federasyonu'nun kendi topraklarında ve işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında hâlen en az 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı olarak hapishanelerde rehin tuttuğunu hatırlatarak, sivil gazetecilerin korunması için küresel baskının artırılması çağrısını yineledi. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, Yarımada'daki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin, Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı.” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’ın Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. İHTİYAÇ DUYDUĞU İLAÇLARI ALAMIYOR İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç’ın 2024 yılının ağustos ayında aktardığına göre cezaevinde görevli olan Doktor Lidiya Morozova, kulak hastalığının şiddetli seyri nedeniyle Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanının İrina Danılovıç’a yazdığı ksilometazolin ilacını keyfi bir şekilde kestiği için siyasi tutsağın sağlık durumu kötüleşti. İlgili ilaç İrına Danılovıç’a 2 kere KBB uzmanları tarafından yazılmıştı ancak şu an siyasi tutsak bu ilacı alamıyor. İlacı kullanmaya bıraktıktan sonra İrına Danılovıç’ın sağlık durumunun kötüleştiğini, sık sık nefes darlığı krizleri geçirdiğini ve kulaklarındaki çınlamanın arttığını belirtildi. Siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç, ilgili tüm tarafları kardeşine uygulanan insanlık dışı muamelesini dikkate almaya çağrısında bulundu.

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı

Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere alıkonularak 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eczacı ve iki çocuk annesi Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova tutulduğu cezaevindeki insanlık dışı şartları protesto etmek amacıyla açlık grevi başlattı. 8 Haziran 2026'dan bu yana hiçbir şey yemeyen Ersmambetova'nın sağlık durumunun kritik bir eşiğe geldiği bildirildi. Kırım İnsan Hakları Grubunun aktardığı bilgilere göre, Ersmambetova'nın tutulduğu cezaevindeki koşullar tam anlamıyla bir hak ihlali tablosu çiziyor. Daha önce verem hastalarının karantina amacıyla tutulduğu hijyenden uzak bir hücreye konulan Kırım Tatar kadının kaldığı yerde tuvaletin bozuk olduğu ve çalışmadığı belirtildi. Cezaevi yönetiminin ise mahkumlara açıkça "burayı tamir etmeyeceğiz" diyerek durumu psikolojik ve fiziksel işkence aracına dönüştürdüğü aktarıldı. Bununla birlikte hapisteyken kan şekeri tehlikeli seviyelere yükselen Ersmambetova'nın vücudunda ciddi alerjik reaksiyonlar ve ağır döküntüler baş gösterdiği, ancak kendisine gerekli tıbbi müdahalenin sağlanmadığı öğrenildi. DÜZMECE DAVAYLA ÇOCUKLARINDAN KOPARILAN BİR ANNE Kırım'ın Seyitler (Nijnegorsk) bölgesi sakini iki çocuk annesi, 37 yaşındaki Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova eczacı olarak çalışıyordu. Annesinin cenazesinden sadece bir hafta sonra alıkonulan Ersmambetova’nın geride bıraktığı 9 yaşındaki kızı ve 16 yaşındaki oğlu, engelli olan 70 yaşındaki dedeleriyle birlikte yaşıyordu. Alıkonulmadan önce Niyara Ersmambetova tüm aileyi geçindiriyordu. Rus işgal güçleri kadını 2025 yılı mayıs ayında alıkoyarak “Ateş” adlı direniş hareketiyle iş birliği yapmakla ve Rus ordusuna ait yakıt depoları ile hava savunma mevzilerine ilişkin bilgileri iletmekle suçladı. Sözde yargılama süreci jet hızıyla ilerletilerek Aralık 2025'te Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi tarafından Ersmambetova'ya "vatana ihanet" suçlamasıyla 15 yıl ağır hapis cezası verildi. Son olarak Nisan 2026'da Rusya’nın Soçi kentindeki Üçüncü Temyiz Mahkemesi, Kırım Tatar siyasi tutsağın cezasına karşı yapılan itiraz başvurusunu da tamamen reddederek 15 yıllık düzmece hükmü onamıştı.

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov'un sağlık durumu kötüleşiyor!

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir” davası çerçevesinde yasa dışı alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Ali Mamutov’un ailesi, Rusya’daki tutukevinde tutulan siyasi tutsağın sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini ve gerekli tedavinin sağlanmadığını bildirdi. Kırım Dayanışması’na konuşan eşi Lenara Şeyhlislamova, 50 yaşındaki Mamutov’un gözaltında bulunduğu süreçte sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Ailenin aktardığına göre Ali Mamutov’da yüksek kan şekeri, böbrek taşı ve şiddetli sırt ağrıları ortaya çıktı. Ayrıca siyasi tutsağın önemli ölçüde kilo kaybettiği belirtildi. Mamutov’un ayrıca, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra hepatit C hastalığına yakalandığını ifade ettiği kaydedildi. Ailesi, hastalığın tutsaklık sürecinde ortaya çıktığını aktardı. Bunun yanında siyasi tutsağın ailesinin, gerekli ilaçları kendi imkânlarıyla cezaevine ulaştırmaya çalıştığı ifade edildi. KIRIM’DA TOPLU BASKIN: 10 KİŞİ ALIKONULDU Rus işgal güçleri, 5 Mart 2024 tarihinde sabah erken saatlerde Bahçesaray ile Canköy kentlerinde yaşayan 10 Kırım Tatarının evinde arama gerçekleştirdi. Aramaların ardından Bahçesaray’da; Memet Lyumanov, Rüstem Osmanov, Mustafa Abduramanov, Aziz Azizov; Canköy’de; Remzi Kurtnezirov, Nariman Ametov, Enver Halilayev, Arsen Kaşka, Ali Mamutov ve Vahid Mustafayev olmak üzere toplamda 10 Kırım Tatarı alıkonuldu. Avukatların verdiği bilgiye göre, işgalciler 10 Kırım Tatarına sözde terör örgütü üyesi olma ve faaliyetlerini düzenleme çerçevesinde suçlamalar yöneltti. Ardından sözde mahkeme sağlık durumu nedeniyle tansiyon hastası, kısmi felç Remzi Kurtnezirov hakkında ev hapsi diğer 9 kişi hakkında ise tutuklama kararı almıştı. Öte yandan Uluslararası insan hakları kuruluşları ve hak savunucuları, Kırım Tatarlarına yönelik bu davaların siyasi saiklerle yürütüldüğünü defalarca dile getirdi. MAHKEME AĞIR HAPİS CEZALARI VERDİ Rus mahkemesi 21 Mayıs 2026’da davada kararını açıklamıştı. Kurgulama dava çerçevesinde mahkeme, Remzi Kurtnezirov hakkında 20 yıl, Nariman Ametov hakkında 15 yıl, Enver Halilayev hakkında 14,5 yıl hapis cezası verdi. Vahid Mustafayev ile Ali Mamutov ise 14’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İşgal altındaki Kırım’da 9 Mayıs etkinlikleri: Çocuklar savaş duygusuyla büyüyor! Haber

İşgal altındaki Kırım’da 9 Mayıs etkinlikleri: Çocuklar savaş duygusuyla büyüyor!

İşgal altındaki Kırım'ın Keriç (Kerç) kentinde bulunan Keriç Anaokulu No. 5’te 9 Mayıs kapsamında “Zafer Geçidi” etkinliği düzenlendi. Kırım İnsan Hakları Grubu’nun açıklamasına göre etkinlikte çocuklar asker, denizci, pilot ve sağlık görevlisi kostümleri giyerek yürüyüş yaptı. Programda ayrıca “Ölümsüz Alay” formatında bir çocuk yürüyüşü de gerçekleştirildi. ÇOCUKLARA ASKERÎ EĞİTİM VE İHA YARIŞMALARI Akmescit'te (Simferopol) ise okul çağındaki çocukların insansız hava aracı (İHA) kontrolü yarışmalarına dâhil edildiği bildirildi. Etkinliğe yüzlerce öğrencinin katıldığı aktarıldı. Bunun yanı sıra, İnkerman’da düzenlenen “Zaferin Mirasçıları” adlı dövüş turnuvasına çocukların ve ailelerinin katıldığı belirtildi. “PROPAGANDA VE MİLİTARİZASYON ARACI” İnsan hakları savunucuları, bu tür etkinliklerin çocukların bilinç dünyasında savaş ile “kutlama” kavramını iç içe geçirdiğini ve militarist değerleri normalleştirdiğini ifade ediyor. Kırım İnsan Hakları Grubu Temsilcisi İrına Sedova, bu uygulamaların çocuklara savaş ve silah kullanımına yönelik olumlu bir bakış açısı kazandırdığını, bunun ise psikolojik ve pedagojik açıdan ciddi riskler taşıdığını söyledi. Sedova ayrıca, bu ideolojinin küçük yaşlardan itibaren çocuklara aktarıldığını ve bunun toplumsal değerleri zayıflattığını vurguladı. KIRIM’DA GENİŞLEYEN MİLİTARİZASYON POLİTİKASI Açıklamaya göre işgal altındaki Kırım’da yüzlerce kadet (askerî) sınıfı, askerî eğitim programları ve “yurtsever” kamplar faaliyet gösteriyor. Bu kamplarda sadece yaz döneminde on binlerce çocuğun eğitim aldığı belirtiliyor. Ayrıca okullarda Rus eğitim sisteminin tamamen uygulanması ve Ukraynaca dilinin eğitimden giderek çıkarılması da eleştiriliyor.

Avrupa Konseyinden Rusya'ya sert tepki: "Ukraynalı çocukların evlat edindirilmesi gaddarlıktır” Haber

Avrupa Konseyinden Rusya'ya sert tepki: "Ukraynalı çocukların evlat edindirilmesi gaddarlıktır”

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Strazburg’da düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin 50. oturumunda yaptığı konuşmada, Rusya tarafından hukuka aykırı şekilde alıkonulan ve evlat edindirilen Ukraynalı çocukların durumuna dikkat çekti. O’Flaherty, bu uygulamayı "tarif edilemez bir gaddarlık" olarak nitelendirdi. Komiser O’Flaherty, çocukların ailelerinden ve köklerinden koparılmasının gelişimsel süreçleri üzerindeki yıkıcı etkisine vurgu yaptı. Rusya’daki evlat edinme süreçlerinin uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Komiser, şu ifadeleri kullandı: Rusya'daki evlat edinme vakaları tek kelimeyle sarsıcıdır. Bu durumun gaddarlığını tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Çocukluk döneminin hassasiyeti ve hızlı gelişimi göz önüne alındığında, bu çocukların ailelerinden ve sevdiklerinden uzak geçirdikleri her dakika, onlara telafisi mümkün olmayan devasa bir zarar veriyor. O’Flaherty, uluslararası camianın bu çocukların Ukrayna’ya güvenli bir şekilde dönmesi için elindeki tüm imkanları seferber etmesi gerektiğini vurguladı. Avrupa Konseyi sisteminin bir bütün olarak bu çocukların özgürleşmesi ve ailelerine kavuşması için kararlılıkla çalışacağını ifade eden Komiser, konunun öncelikli gündem maddesi kalmaya devam edeceğini kaydetti. EN AZ 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Savaşın Çocukları” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgal girişiminin başlangıcından bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun kaçırıldığı belgelendi. Öte yandan Ukraynalı yetkililer, gerçek sayının 200 bin ila 300 bin arasında olabileceğini ifade ediyor. PUTİN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde kaçırılması suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova yönetimi ise söz konusu suçlamaları reddediyor ABD Dışişleri Bakanlığı, sağlanan finansmanın kaçırılan çocukların geri getirilmesine yönelik diplomatik ve insani çabalara önemli katkı sunacağını vurguladı.

Kırım Temsilciliği ile ABD Helsinki Komisyonu arasında kritik görüşme: İşgal altındaki ihlaller ele alındı Haber

Kırım Temsilciliği ile ABD Helsinki Komisyonu arasında kritik görüşme: İşgal altındaki ihlaller ele alındı

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, ABD Helsinki Komisyonu (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu) heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki yarımadada artan hak ihlalleri, mülklere el konulması ve çocukların kaçırılması gibi kritik konular ele alındı. Başkent Kıyiv’deki Kırım Temsilciliği Ofisinde 20 Mart tarihinde gerçekleşen görüşmeye ABD Helsinki Komisyonu kıdemli danışmanları Shannon Simrell ve Bakhtiyar Nishanov katıldı. Toplantıda, Rusya'nın Kırım'ı sadece askerî bir üs olarak değil, aynı zamanda sivil halk üzerinde baskı kurmak ve yasa dışı faaliyetlerini yürütmek için bir merkez olarak kullandığı vurgulandı. KIRIM’DAKİ SİSTEMATİK İHLALLER Heyete yarımadadaki güncel durum hakkında detaylı bilgi veren Kırım Temsilcisi Kurışko, Ukrayna vatandaşlarına ait mülklerin "kamulaştırma" adı altında gasp edildiğini, gençlerin hukuksuz bir şekilde Rus ordusuna askere alındığını ve bilgi alanının tamamen kontrol altında tutulduğunu belirtti. Ayrıca işgalcilerin eğitim alanını askerileştirilmesine ve Kırım'ı, Ukraynalı çocukların yasa dışı nakli ve sınır dışı edilmesi için bir lojistik merkez olarak kullanmasına dikkat çekti. PARÇALANAN AİLELER VE DİNİ HAKLARIN İHLALİ Görüşmede insan hakları ihlallerinin insani boyutunu çarpıcı örneklerle dile getiren Olha Kurışko, mart ayı itibarıyla 159'u Kırım Tatarı olmak üzere toplam 286 kişinin siyasi kovuşturmaya maruz kaldığını açıkladı. Bu baskıların bir örneği olarak, düzmece bir dava çerçevesinde mahkûm edilen Kırım Tatarı Remzi Nimetullayev ve 2025 yılında gözaltına alınan eşi Esma Nimetullayeva'nın durumu paylaşıldı. Beş çocuk sahibi olan çiftin alıkonulmasıyla çocukların hem annesiz hem de babasız bırakıldığına dikkat çekildi. Ramazan Bayramı vesilesiyle dini özgürlüklerin kısıtlanmasına da değinen Kurışko, cezaevlerindeki siyasi mahkûmlara oruç ibadetine uygun yemek verilmediğini, ibadetlerin engellendiğini ve dini hakların sistematik olarak ihlal edildiğini belirtti. KIRIMOĞLU: BASKILARIN YÜZDE 70 KIRIM TATARLARINA YÖNELİK Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın Kırım Tatar ve Ukrayna kitaplarını yasakladığını, ev baskınları ve keyfi gözaltıların sürdüğünü ifade etti. Kırımoğlu, yarımadada uydurma gerekçelerle gerçekleştirilen gözaltıların yaklaşık yüzde 70'inin doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldığını vurguladı. Toplantının sonunda, Kırım Platformu kapsamında bu yıl Londra'da düzenlenecek Parlamento Zirvesi ve küresel güney ülkelerini (Afrika, Asya, Latin Amerika) bir araya getiren "Crimea Global" konferansı kapsamında planlanan etkinlikleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.