SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

QHA - Kırım Haber Ajansı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran’ın Türkiye’deki casusluk ağı çökertildi: İncirlik ve SİHA sevkiyatı hedefteydi Haber

İran’ın Türkiye’deki casusluk ağı çökertildi: İncirlik ve SİHA sevkiyatı hedefteydi

İstanbul merkezli beş ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, İran istihbarat servisi adına Türkiye’de bilgi topladıkları ve siyasal ile askeri casusluk faaliyeti yürüttükleri öne sürülen biri İran uyruklu toplam 6 şüpheli tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatının (MİT) ortak çalışmasıyla yürütülen soruşturmada, şüphelilerin İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat birimleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında, zanlıların Türkiye’de bulunan askerî üsler ve stratejik öneme sahip bölgeler ile yurt dışındaki kritik noktalar hakkında bilgi topladıkları, aynı zamanda lojistik destek faaliyetlerinde yer aldıkları tespit edildi. Şüphelilerin, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’ne yönelik keşif ve gözetleme faaliyetleri yürüttükleri, ayrıca Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere yönelik operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere silahlı insansız hava aracı (SİHA) sevkiyatına ilişkin faaliyetlere karıştıkları belirlendi. EŞ ZAMANLI OPERASYONLAR DÜZENLENDİ Toplanan istihbarı bilgilerin İran istihbarat servisine aktarıldığının tespit edilmesi üzerine İstanbul, Van, Samsun, Yalova ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda İran uyruklu Ashkan Jalali ile Remzi Beyaz, Alican Koç, Erhan Ergelen, Taner Özcan ve Cemal Beyaz gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 6 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İran’daki protestolarda ölü sayısı 4 bin 519’a yükseldi Haber

İran’daki protestolarda ölü sayısı 4 bin 519’a yükseldi

İran’daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 519’a yükseldiği açıklandı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 519’a çıktığını açıkladı. HRANA’nın paylaştığı verilere göre, ülke genelinde yaşanan olaylar kapsamında şu ana kadar 26 bin 314 kişi gözaltına alındı. Ajans, hayatını kaybedenler arasında 197 güvenlik görevlisinin de bulunduğunu bildirdi. HRANA, bir gün önce yayımladığı raporda ölü sayısının 4 bin 29 olduğunu duyurmuştu. İRAN’DAKİ PROTESTOLAR İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlamış, kısa sürede birçok kente yayılmıştı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen gösterilerin ardından İran yönetimi internet erişimini kısıtlamıştı. Son günlerde ise internetin kısmen ve sınırlı şekilde yeniden kullanıma açıldığı bildiriliyor. Gösteriler büyük ölçüde şiddetini kaybetse bile Virginia eyaleti merkezli HRANA, ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeyi sürdürüyor. İran rejimi ise olaylarda hayatını kaybeden ya da yaralanan sivillerin toplam sayısına ilişkin henüz resmî bir açıklama yapmadı. Yetkililer, 3 bin 700’den fazla güvenlik görevlisinin yaralandığını ve “terör örgütleriyle bağlantılı olduğu” veya olayları provoke ettiği iddia edilen 3 bin kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

İran, protestocuların cenazelerini para karşılığı teslim ediyor! Haber

İran, protestocuların cenazelerini para karşılığı teslim ediyor!

İran'da Aralık 2025'in son günlerinde başlayan protestolar ülke ve dünya genelindeki etkisini sürdürürken, rejim güçleri tarafından uygulanan saldırganlık nedeniyle çok sayıda gösterici hayatını kaybetti. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından bildirilen son verilere göre protestolarda kimliği tespit edilen 3 bin 308 kişi yaşamını yitirdi. İRAN CENAZELERİ SATIYOR MU? Öte yandan Güney Azerbaycan medya servisi Azad İran ve GünazTV'nin gündeme getirdiği haberlere göre İran, protestolarda yaşamını yitiren göstercilerin naaşlarının ailelerine para karşılığında teslim ettiğini bildirdi. Ayrıca bazı durumlarda protestoculara karşı kimyasal madde kullanıldığı, bazı durumlarda ise doğrudan ateş açıldığı kaydedildi. GünazTV'nin QayiNews'e atıfla servis ettiği Şiraz vilayetide rejim karşıtı 16 yaşındaki Kaşkay Türkü Cabir Panahi'nin ve BaydagNews'e dayandırdığı 17 yaşındaki Kaşkay Türkü Abulfaz Heydari Musul'un rejim güçleri tarafından öldürüldüğü haberinde bir başka iddia gündeme geldi. Bu olaylarda ise, ailelerin yakınlarının protestolarda ölmediğine dair resmî beyan vermeye zorlandığı kaydedildi. GENÇLERİN NAAŞI KOŞUL BELİRTİLEREK VERİLDİ Rejim güçlerinin naaşları ailelerin protestolarda ölmediğini beyan etmesi şartıyla verildiği vurgulandı. İRAN’DAKİ PROTESTOLAR İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle başkent Tahran’daki Büyük Çarşı esnafının başlattığı eylemlerle başlamış, kısa sürede birçok kente yayılmıştı. Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestoların ardından İran rejimi, ülkede internet erişimini kısıtlamıştı.

İran’daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 308’e yükseldi Haber

İran’daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 308’e yükseldi

İran’daki protestolarda hayatını kaybedenlerinin sayısının 3 bin 308’e yükseldi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 308’e yükseldiğini açıkladı. HRANA’nın yayımladığı son rapora göre, ülke genelinde devam eden gösteriler sırasında 24 bin 266 kişi gözaltına alındı. Ajans, protestolarda çıkan olaylarda yaşamını yitirenlerin sayısının her geçen gün arttığını bildirdi. İranlı yetkililer ise şu ana kadar gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin net bir rakam paylaşmadı. Resmî makamlar, “terör örgütleriyle bağlantılı olduğu” ya da “olayları provoke ettiği” öne sürülen yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığını duyurdu. HRANA, bir gün önce yayımladığı raporda ölü sayısını 3 bin 90 olarak açıklamıştı. İRAN’DAKİ PROTESTOLAR İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle başkent Tahran’daki Büyük Çarşı esnafının başlattığı eylemlerle başlamış, kısa sürede birçok kente yayılmıştı. Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestoların ardından İran rejimi, ülkede internet erişimini kısıtlamıştı.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehdizade, İran'daki olaylara Tebriz'den baktı Haber

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehdizade, İran'daki olaylara Tebriz'den baktı

İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında yaşadığı sert değer kaybı ve artan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnaf eylem başlatmış, kısa sürede yankı bulan protestolar ülkenin birçok kentine yayılmıştı. Protestolar sırasında çıkan olayların ardından internet kesintisi yaşanmıştı. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), bugün devam eden protesto gösterilerinde 2 bin 615 kişi kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Ayrıca 2 bin 54 kişinin yaralandığı ve 18 bin 470 kişinin de gözaltına alındığı aktarıldı. DR. MEHDİZADE PROTESTOLARIN ARKA PLANINI DEĞERLENDİRDİ Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mehsa Mehdizade, aralık ayında halkın rejim güçlerine karşı başlattığı protestolarda yer alan Güney Azerbaycanlılara dikkat çektiği değerlendirme yazısını Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla paylaştı. Azerbaycan Türklerinin İran'daki protestolara Tebriz merkezli bakmasının son derece önemli olduğunu aktaran Dr. Mehdizade, enformasyon ve algı savaşının yaşandığını vurguladı. Bu bağlamda Azerbaycanlıların büyük ölçüde yalnız bırakıldığının altını çizen Mehdizade, "Bu yalnızlık sadece görünürlükle ilgili değil; bilginin nerede üretildiği, kimler tarafından süzüldüğü ve hangi mutfakta pişirildiğiyle doğrudan ilgilidir." yorumunu yaptı. Türkiye'de medyanın olaylara Fars merkezli bakış açısıyla baktığını vurgulayan Mehdizade, meselenin Güney Azerbaycan gerçeğinin çarpıtılarak aktarılmasına neden olduğunu, İran'ın toplum bilimi açısından tanımanın "zaten" zor olduğunu söyledi. "GÜNEY AZERBAYCAN MESELESİNİN DOĞRU OKUNMASI VE AKTARILMASINDA SORUMLUYUZ" "Görünür olan her şey gerçek değildir." değerlendirmesinde bulunan Mehdizade, "Bugün gerek ana akım medyada, gerek sosyal medyada, gerekse düşünce kuruluşlarında Güney Azerbaycan meselesinin doğru okunması ve doğru aktarılması için kolektif bir sorumluluğa ihtiyacımız var. Özellikle Batılı ya da dış güçlerin sponsor olduğu, ciddi finansmanla görünür kılınan anlatıların otomatik olarak 'doğru' kabul edilmesi son derece tehlikelidir." ifadelerini kullandı. Mehdizade, Tahran'ın sorunları çözmek yerine bastırmayı, susturmayı ve ertelemeyi tercih ettiğini sözlerine ekleyerek, zaman zaman meydana gelen sessizliğin sorunların çözüldüğü anlamına gelmediğinin, aksine daha da büyümesine yol açtığının altını çizdi. Bu kaotik ortamda Türkiye ve Azerbaycan'daki aydınlara, akademisyenlere ve kanaat önderlerine ihtiyaç olduğunu belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı, vicdan sahibi herkesin bu ihtiyaca karşılık vermesi gerektiğini söyledi. Kendisinin de meseleye Tebriz-Bakü-Ankara hattı üzerinden baktığını dile getiren Mehdizade, tek bir perspektifle sorunların görülemeyeceğini kaydetti. "İRAN'I İÇTEN İÇE PARÇALAYAN ASIL ŞEY SORUNLARI BASTIRAN YÖNETİM ŞEKLİDİR" Mehdizade açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "'ABD yaptı', 'İsrail yaptı', 'ABD İran’ı parçalamak istiyor' gibi söylemlerin tek başına açıklayıcı bir analiz çerçevesi olarak sunulmasını doğru bulmuyorum. Ancak bu, ABD'yi ya da İsrail’i aklamak anlamına da gelmez. Yıllardır ekonomik olarak ağır bedeller ödeyen, siyasal temsilden yoksun bırakılan, baskı altında yaşayan bir ülkede, halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesi ABD ve İsrail gibi güçler tarafından da çıkarları doğrultusunda istismar edilmektedir. Bu güçlerin amacı demokrasi ya da özgürlük değildir; var olan kırılganlıkları kendi jeopolitik hesapları için kullanmaktır. Bu durum son derece acı vericidir. Asıl kaosu büyüten ve İran’ı içten içe parçalayan şey, dış müdahaleden önce, orada yaşayan insanların gerçek sorunlarını perdeleyen, inkâr eden ve bastıran yönetim anlayışıdır. Dış aktörler bu kırılgan zemini sadece fırsata çevirir. Yani bu tablo bir neden değil, bir sonuçtur." Olaya Tebriz merkezli bakılması gerektiğini yineleyen Mehdizade, Tebriz'e sahip çıkmanın zorunlu ve hayatî bir mesele olduğunu vurguladı. Mehdizade, "Unutulmamalıdır ki Güney Azerbaycan meselesi sadece kültürel ya da etnik bir konu değildir." dedi. Mehdizade bu hususta, "Türkiye’de Güney Azerbaycan meselesini doğru okuyan, sahayı tanıyan, Tebriz’den bakabilen ve bunu doğru şekilde aktarabilen insanlara ihtiyacımız var. Bu bir duygusal talep değil; tarihsel, stratejik ve insani bir zorunluluktur." çağrsıında bulundu.

İran'daki protestolarda 2 bin kişinin öldüğü açıklandı Haber

İran'daki protestolarda 2 bin kişinin öldüğü açıklandı

İranlı bir yetkili, ülke genelinde iki haftadır süren protestolarda güvenlik personeli de dâhil olmak üzere yaklaşık 2 bin kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansına konuşan yetkili, bu açıklamanın, yetkililerin sert müdahale sürecinde yaşanan yüksek can kaybını ilk kez bu ölçekte kabul etmesi açısından dikkat çekici olduğunu belirtti. Yetkili, ölümlerin hem protestocular hem de güvenlik güçleri arasında yaşandığını ifade ederken, olayların sorumlusu olarak “teröristler” olarak tanımladığı grupları işaret etti. Ancak hayatını kaybedenlerin dağılımına ilişkin detaylı bir bilgi paylaşmadı. PROTESTOLAR BÜTÜN HIZIYLA DEVAM EDİYOR Ağır ekonomik koşullar nedeniyle patlak veren protestoların, son en az üç yılda İran yönetiminin karşı karşıya kaldığı en büyük iç krizlerden biri olduğu değerlendiriliyor. 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana iktidarda olan İran’daki dinî yönetim, protestolara karşı ikili bir yaklaşım benimsedi. Yetkililer, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yapılan gösterileri “meşru” olarak nitelendirirken, güvenlik güçleri tarafından sert müdahaleler de sürdürülüyor. Tahran yönetimi, huzursuzluğun ABD ve İsrail tarafından kışkırtıldığını öne sürerek, protestoların “terörist unsurlar” tarafından istismar edildiğini iddia ediyor. Daha önce bir insan hakları örgütü, yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini açıklamış ve binlerce kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. Öte yandan son günlerde uygulanan internet kısıtlamaları ve iletişim kesintileri, ülkedeki gelişmelere dair bilgi akışını büyük ölçüde zorlaştırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.