SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

QHA - Kırım Haber Ajansı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Traktör Tebriz'den İran Futbol Federasyonun kararlarına tepki: “Bizi ezmek istiyorlar” Haber

Traktör Tebriz'den İran Futbol Federasyonun kararlarına tepki: “Bizi ezmek istiyorlar”

İran Futbol Federasyonu Disiplin Komitesinin Güney Azerbaycan Türklerinin takımı Traktör Tebriz kulübüne yönelik kararı, kulüp yönetiminin sert tepkisine yol açtı. Federasyon, Traktör Tebriz’in menajeri Hüdadad Azizi’ye 4 ay futboldan men cezası verdi. Traktör Tebriz Kulübü Yönetim Kurulu Sözcüsü Muhammed Hasan Nejad, “360” programında yaptığı açıklamada, İran futbolunda “totaliter bir azınlığın” bulunduğunu ve bu grubun onlarca yıldır hakemlik ile futboldaki karar alma süreçlerini kendi kontrolünde tutmaya çalıştığını bildirdi. Nejad, Traktör’ün söz konusu yapıya karşı durduğu için baskı ve ağır cezalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Kulüp Sözcüsü, “Traktör’ü federasyondaki totaliter yönetimin karşısında durduğu için ezmek istiyorlar.” ifadeleriyle federasyona yönelik eleştirilerini sertleştirdi. CEZALARDA EŞİTSİZLİK VURGUSU İran Futbol Federasyonunun kararını değerlendiren Nejad, Traktör Tebriz ile Golgohar Sircan arasında oynanan karşılaşmada yaşanan gerginliğe de değindi. Nejad’a göre, maç sırasında yaşanan sözlü tartışmanın başlamasında Golgohar Sircan oyuncusu Omid Alahşah’ın da rolü bulunmasına rağmen futbolcuya 4 maçlık ceza verildi. Buna karşılık Traktör Tebriz’in menajeri Hudadad Azizi’nin 4 ay futboldan men edilmesi, kulüp yönetimi tarafından orantısız bir yaptırım olarak değerlendirildi. Nejad, İran futbolunda kararların tüm takımlara eşit uygulanmadığını vurgulayarak, Traktör’ün maruz kaldığı uygulamaların kulübe yönelik baskının göstergesi olduğunu bildirdi. “KURALLAR HERKESE EŞİT UYGULANMALI” Traktör Kulübü Sözcüsü ayrıca Traktör futbolcularına yönelik hakaret ve küfürlere dikkat çekti. Sportmenlik dışı davranışların cezalandırılmasına karşı olmadıklarını belirten Nejad, ancak bunun tüm takımlara ve futbolculara aynı standartlarla uygulanması gerektiğini söyledi. Nejad, hakaret ve futbol sahasındaki sınırları aşan davranışlar cezalandırılıyorsa, federasyonun bu konuda çifte standart uygulamaması gerektiğini vurguladı.

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor Haber

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi. Millî lider Kırımoğlu, konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin en büyük destekçilerinden birinin İran olduğunu, bu nedenle tarafsız bir devletmiş gibi değerlendirilemeyeceğini belirtti. İran menşeli Şâhid tipi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Ukrayna topraklarında sivillere karşı kullandığının altını çizen Kırımoğlu, “İran’a karşı hiçbir sempatim yok. Bize karşı savaşıyorlar. İnsanlarımızı ve çocuklarımızı Şâhid’lerle öldürüyorlar. Tarafsız bir ülke değil.” dedi. Kırımoğlu, geçtiğimiz haftalarda Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde Rus petrolü taşıdığı belirtilen yaptırım altındaki İran gemisine yönelik saldırısının ardından Tahran’dan gelen savaş tehdidini de değerlendirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın İran’a yönelik “Siz zaten uzun zamandır savaştasınız. Çoktan beri (Rusya’ya) silah veriyorsunuz. Sizin silahlarınızla bize karşı savaşıyorlar.” sözlerini anımsatan Kırımoğlu, İran’ın Ukrayna’nın karşısında Rusya’nın en güçlü destekçileri arasında yer aldığını vurguladı. “BAZI GEMİ SAHİPLERİ YÜKSEK KAZANÇ UĞRUNA TEHLİKEYE ATILIYOR” Karadeniz’deki gerginliğe ve Ukrayna’nın Rusya’nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı “gölge filo” gemilerine yönelik operasyonlarını değinen Kırımoğlu, “Rusya’nın Karadeniz Filosunda sağlam gemi kalmadı. Ukrayna’nın operasyonları nedeniyle Rusya sadece denizaltılarını kullanabiliyor.” diye konuştu. Kırımoğlu, Karadeniz’in aktif savaş sahası olduğunu buna dair Ukrayna’nın resmî seyir uyarıları yayımlayarak bazı bölgelerin deniz trafiğine kapandığını ilan ettiğini anımsatarak, bazı Türk bayraklı veya sahipli gemilerin Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî politikasının aksine yüksek kazanç uğruna canlarını tehlikeye attığına dikkati çekti. “BAKANLIK, ARMATÖRLERE GEREKLİ UYARILARI YAPIYOR” Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, armatörlere Rusya ile ticarete ilişkin gerekli uyarıları yaptığını belirterek, “Biz de Kırım Derneği olarak, Rusya’dan mal alan ya da Rusya’ya mal taşıyan bu gemilerin yaptırımlara maruz kalacağı yönünde defalarca uyarılar yaptık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da deniz ticaret odaları ve armatörler başta olmak üzere konuyla ilgili kesimlere gerekli uyarıları yaptığını da biliyoruz.” ifadelerini kullandı. “60 TÜRK GEMİSİ YAPTIRIM ALTINA ALINDI” Bu faaliyetler nedeniyle pek çok Türk sahipli geminin yaptırımlara dâhil edildiğini belirten Bayar, “Yaklaşık 60 Türk gemisi Avrupa Birliği, ABD ve Japonya gibi ülkeler tarafından yaptırım listesine kaydedildi. Bu gemilerin artık bu ülkelerin limanlarına demir atması mümkün değil. Bu gemiler aynı zamanda Türkiye’nin itibarını da zedeliyor. Madalyonun diğer tarafını da görmek gerekiyor.” dedi.

“Büyük Türkçe Sözlük” yayımlandı: Hemedan Türklerinin diline önemli katkı Haber

“Büyük Türkçe Sözlük” yayımlandı: Hemedan Türklerinin diline önemli katkı

İran'ın Hemedan eyaletinde yaşayan Türklerin yerel dil ve lehçesini kayıt altına alan “Büyük Türkçe Sözlük” yayımlandı. Yazar, şair ve çevirmen Azim Serudeliri tarafından 18 yıllık araştırmanın sonucunda hazırlanan sözlükte, Hemedan’ın yerel Türk dili ve lehçesinde kullanılan 9 bin 116 kelime ve ifade yer alıyor. 18 YILLIK ARAŞTIRMANIN ÜRÜNÜ Hemedan eyaletinin Türk nüfusunun yoğun olduğu Famen şehrinden olan Azim Serudeliri, uzun yıllar boyunca bölgenin dil özellikleri üzerine araştırmalar yürüttü. Bu çalışmaların sonucunda hazırlanan “Büyük Türkçe Sözlük”, Hemedan Türklerinin günlük yaşamda kullandığı kelime ve ifadeleri bir araya getiriyor. Sözlükte yer alan 9 bin 116 kelime ve ifade, bölgede konuşulan Türkçenin kendine özgü kelime hazinesinin belgelenmesi açısından önem taşıyor. Eserin, Hemedan Türklerinin dil ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. HEMEDAN AĞZI TÜRKÇESİNİN SÖZ VARLIĞI KAYIT ALTINA ALINDI Yerel ağız ve lehçelerin yazılı kaynaklarla belgelenmesi, dil mirasının korunması açısından önem taşıyor. “Büyük Türkçe Sözlük” de Hemedan bölgesinde kullanılan Türkçe kelimeleri ve ifadeleri kapsamlı şekilde bir araya getirerek bölgenin dil zenginliğini ortaya koyuyor. Çalışma, aynı zamanda Hemedan Türklerinin kültürel kimliğinin önemli unsurlarından biri olan yerel dilin araştırılması için kaynak niteliği taşıyor. YAZARIN DAHA ÖNCEKİ ESERLERİ Azim Serudeliri daha önce de Türk dili ve edebiyatı alanında eserler kaleme aldı. Yazarın “Türkçe Hikmetli Meseller”adlı kitabı daha önce yayımlanırken, Türkçe şiirlerinden oluşan “Kızıl Dağlar” adlı eseri de okuyucuyla buluştu. “Büyük Türkçe Sözlük” ise Serudeliri’nin 18 yıllık çalışmasının ürünü olarak Hemedan Türklerinin diline odaklanan en kapsamlı eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sözlük, bölgede kullanılan 9 bin 116 kelime ve ifadeyi kayıt altına alarak Hemedan Türkçesinin söz varlığının korunmasına önemli bir katkı sunuyor.

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor Haber

Rusya, Şâhid tipi SİHA'ları Çin menşeli turbojet motorlarla donatıyor

İşgalci Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı Şâhid tipi SİHA'ların artık pervaneli eski modeller yerine çok daha hızlı turbojet motorlu versiyonlarla değiştirildiği bildirildi. Füzeyi andıran bu yeni nesil SİHA'ların saatte 480 kilometreye varan hıza ulaştığı, bu hızın önceki modellerin neredeyse üç katına denk geldiği kaydedildi. The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Şâhid'lerde kullanılan turbojet motorların Çin'den tedarik edildiği aktarıldı. ABD'li ve Ukraynalı yetkililer, İran'ın Şâhid üretiminde motor parçaları, servo motorlar, jiroskoplar ile navigasyon sistemlerinde kullanılan anten, modem ve SIM kart gibi bileşenler için Çin'i uzun süredir başlıca tedarik merkezi olarak kullandığını belirtti. HAVA SAVUNMASINI BASKILIYOR Yaklaşık 20 bin dolara üretilebilen Şâhid'lerin düşük maliyeti sayesinde Ukrayna'nın hava savunma kapasitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğu kaydedildi. Ukraynalı yetkililer, yeni turbojet modellerinin Ukrayna'nın önleme İHA'larından daha hızlı olduğunu, bu nedenle düşürülmelerinin ancak savaş uçakları veya sınırlı sayıdaki hava savunma füzeleriyle mümkün olabildiğini bildirdi. Bu durumun Ukrayna'yı çok daha pahalı mühimmat harcamaya zorladığı ifade edildi. Ukrayna'nın normal şartlarda Rusya'nın gönderdiği eski model tek yönlü SİHA'ların yüzde 90'ından fazlasını durdurabildiği, ancak yeni turbojet modelleriyle bu oranın düştüğü aktarıldı. Bazı yeni Şâhid modellerinde kendilerini düşürmeye çalışan uçak ve helikopterlere karşı uçaksavar silahlarının tespit edildiği kaydedildi. Batı menşeli parçaların, uygulanan yaptırımları delen Hong Kong merkezli paravan şirketler aracılığıyla İran ve Rusya'ya ulaştırıldığı belirtildi.

Kremlin’in sıkı müttefiki İran'da da akaryakıt krizi başladı Haber

Kremlin’in sıkı müttefiki İran'da da akaryakıt krizi başladı

İran’ın başkenti Tahran ve çevresindeki benzin istasyonlarında, yakıt sıkıntısı ve fiyatların artırılacağı endişesi nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştuğu bildirildi. İran’daki yakıt kaynaklarının yönetiminden sorumlu Enerji Optimizasyon Örgütü, ülkede “kritik” düzeyde benzin kıtlığı yaşandığı uyarısında bulundu. Financial Times gazetesinin haberine göre, İran’ın günlük yaklaşık 135 milyon litrelik benzin talebine karşılık yaklaşık 15 milyon litrelik arz açığı bulunduğu belirtildi. Bir benzin istasyonu görevlisi, sürücülerin savaşın yeniden başlayabileceği veya yakıt fiyatlarının artırılabileceği endişesiyle araçlarının depoları tamamen boşalmadan istasyonlara geldiğini aktardı. İran’da araç başına 20 litre benzin satış sınırı uygulanması nedeniyle sürücülerin yakıt ihtiyaçlarını karşılamak için istasyonlara tekrar tekrar gitmek zorunda kaldığı kaydedildi. İran’ın önemli bir ham petrol üreticisi olmasına rağmen uzun süredir benzin ihtiyacının bir bölümünü ithalat yoluyla karşıladığı belirtildi. Ancak ABD’nin 14 Temmuz’da yeniden başlattığı deniz ablukasının İran’ın yakıt tedarik imkanlarını ciddi şekilde kısıtladığı aktarıldı. Bunun yanı sıra, savaşın ilk haftalarında ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda İran’ın bazı rafineri tesislerinin zarar gördüğü bildirildi. İran’ın yeterli rafineri kapasitesine sahip olmaması nedeniyle ithalata duyduğu ihtiyacın, abluka ve saldırıların ardından daha da arttığı kaydedildi. RUSYA’DA DA AKARYAKIT KISITLAMALARI YENİDEN BAŞLADI İran’daki yakıt krizinin yaşandığı dönemde, ülkenin sıkı müttefiki Rusya’da da akaryakıt krizinin yeniden derinleştiği bildirildi. Rusya tarafından “istenmeyen kuruluş” ilan edilen The Moscow Times'ın aktardığına göre, Ukrayna’nın savaşın en önemli finans ayağı olan Rusya’daki petrol rafinerileri ve depolama tesislerine yönelik saldırılarının ardından ülkenin farklı bölgelerinde yakıt satışlarına yeniden kısıtlamalar getirildi. Moskova ve çevresindeki bazı istasyonlarda benzin satışının araç başına 50-60 litreyle sınırlandırıldığı belirtildi. Rystad Energy verilerine göre, Rusya’daki rafinerilerin işleme hacminin mevsimsel ortalamanın yaklaşık üçte biri altında kaldığı aktarıldı. Ağustos ayının başından bu yana 10’dan fazla petrol rafinerisinin saldırıya uğradığı ve en az beşinin faaliyetlerini durdurduğu bildirildi. Rafineri kapasitesindeki kayıplar nedeniyle Rusya’nın benzin ihracatını yasakladığı, ihtiyacını Hindistan ve Belarus başta olmak üzere çeşitli ülkelerden yapılan ithalatla karşıladığı anımsatıldı. İran’da ise yakıt krizini yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı ve devletin uzun süredir uyguladığı benzin sübvansiyonlarının mali yükünün artırdığı belirtildi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da mevcut sübvansiyon sisteminin devlet bütçesi üzerindeki baskısına dikkat çektiği aktarıldı. İran rejiminin yakıt kotalarını azaltmayı planladığı, ancak fiyatlandırma konusunda henüz nihai kararın alınmadığı açıklandı. Kerman eyaletinde benzin fiyatlarını artırmaya yönelik pilot uygulamanın ise başlatılmasından birkaç saat sonra durdurulduğu bildirildi.

İran'dan Avrupa'daki ABD üslerine saldırı tehdidi! Haber

İran'dan Avrupa'daki ABD üslerine saldırı tehdidi!

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal saldırılarının en büyük destekçilerinden İran rejiminin, ABD ile çatışmanın yeniden başlaması ihtimali dahilinde kapsamlı misilleme seçeneklerini değerlendirdiği bildirildi. Financial Times’a (FT) konuşan İran rejimine yakın iki kaynak, İran güçlerinin Güneydoğu Avrupa’daki ABD varlıklarına yönelik saldırı ihtimalini gündeme aldığını söyledi. Kaynaklardan biri, ABD’nin yakıt ikmal uçakları için kullanımına izin verilen Bulgaristan’daki Bezmer Hava Üssü’nün olası hedeflerden biri olduğunu belirtti. Kıbrıs’taki Birleşik Krallık askerî varlıklarının da ABD’nin yeni bir saldırı başlatması halinde İran’ın misilleme seçenekleri arasında bulunduğu kaydedildi. Kaynaklar ayrıca İranlı yetkililerin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz altı fiber optik kablolara saldırı ihtimalini de değerlendirdiğini aktardı. İRAN’DAN AVRUPA’YI VURMA TEHDİDİ İran Devrim Muhafızları ve diğer askerî yetkililer, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde İran’ın Orta Doğu dışındaki hedefleri de vurabileceği mesajını verdi. Kaynaklardan biri, ABD’nin İran altyapısına saldırması durumunda Tahran’ın çatışmayı bölgenin dışına taşımaya hazırlandığını söyledi. İkinci kaynak ise İran’ın misillemesine “hiçbir sınırlama” getirmeyeceğini iddia ederek, “ABD sınırı aşarsa, İran ne pahasına olursa olsun kendini savunacak, bölgenin ötesine geçecek ve Avrupa’yı da vuracaktır.” tehdidinde bulundu. İran Devrim Muhafızları da daha önce Birleşik Krallık’ı, ABD’nin Birleşik Krallık askerî üslerini İran’a yönelik saldırılarda kullanması durumunda tehdit etmişti. Yetkililer, “İran topraklarına saldırı düzenlemek için kullanılan herhangi bir üs, meşru bir hedef olarak kabul edilecektir.” açıklamasında bulunmuştu. UZMANLAR: TEHDİT GERÇEK ANCAK SINIRLI Londra merkezli Royal United Services Institute (RUSI) araştırmacısı Sidharth Kaushal, İran’ın Avrupa’daki hedeflere yönelik füze tehdidinin “gerçek, ancak sınırlı” olduğunu değerlendirdi. Kaushal, İran’ın Güney ve Güneydoğu Avrupa’daki ABD varlıklarına orta menzilli balistik füzelerle saldırabileceğini ancak uzun mesafelerde bu füzelerin etkisinin sınırlı kalabileceğini belirtti. FT’nin kaynakları, İran yönetiminin ABD’nin olası yeni saldırısına vereceği karşılığın Vaşington’un atacağı adımlara bağlı olacağını belirtti. Tahran’da bazı kesimlerin ise ABD ile yapılacak yeni bir anlaşmaya güvenmediği ve Vaşington’a daha ağır bedel ödetilmesi gerektiğini savunduğu aktarıldı. Bu yaklaşımın, İran’ın yeni güvenlik kadrolarına sertlik yanlısı isimleri getirmesiyle daha da güçlendiği değerlendirildi.

Trump, Türkiye’den böyle çıkarılmış: Gizli uçak değişikliğini doğruladı Haber

Trump, Türkiye’den böyle çıkarılmış: Gizli uçak değişikliğini doğruladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, temmuz ayında NATO Zirvesi için bulunduğu Türkiye’den ayrılırken güvenlik gerekçesiyle kamuoyundan gizlenen kapsamlı bir plan kapsamında uçak değiştirdiği ortaya çıktı. ABD’li bir yetkiliye göre Trump, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda eski başkanlık uçağından gizlice indirilerek bir ikram aracının içerisinde daha küçük bir askerî uçak olan C-32A’ya götürüldü. Söz konusu operasyonun, İran kaynaklı olası bir tehdit nedeniyle gerçekleştirildiği belirtildi. Olayın ayrıntıları, ilk olarak Washington Post gazetesi tarafından gündeme getirilirken CNN tarafından da doğrulandı. Trump, kendisine uçak değiştirmesi yönünde Gizli Servis ve ordunun tavsiyede bulunduğunu söyledi. ABD Başkanı, “Onların istediğini yapıyorum.” ifadelerini kullanarak, kendisine yönelik çok sayıda tehdit bulunduğunu ancak söz konusu tehdidin ayrıntılarını özellikle sormadığını belirtti. YENİ AİR FORCE ONE DA PLANIN PARÇASIYDI Trump, Türkiye ziyaretine Katar tarafından ABD’ye hediye edilen ve gelecekte Air Force One olarak kullanılması planlanan yeni uçakla gelmişti. Ancak Türkiye’den ayrılışı öncesinde, Trump’ın yeni uçak yerine daha eski başkanlık uçağıyla Türkiye’den ayrılacağı açıklandı. O dönemde bu değişikliğin uçağın güvenlik kapasitesine ilişkin endişeler nedeniyle yapıldığı değerlendirilmişti. Öte yandan ortaya çıkan yeni bilgiler, eski uçağın kullanılmasının da daha kapsamlı bir güvenlik planının parçası olduğunu gösterdi. Trump, eski Air Force One’a bindikten sonra kamuoyuna ve uçuşu takip eden gazetecilere fark ettirmeden uçaktan ayrıldı ve daha küçük C-32A’ya geçti. Katar tarafından verilen yeni uçak, eski Air Force One ve Trump’ın gizlice transfer edildiği C-32A olmak üzere üç uçak Türkiye’den ayrı ayrı Birleşik Krallık'a hareket etti. Trump daha sonra Birleşik Krallık'ta yeni Katar uçağına geçerek ABD’ye dönüş yolculuğunu bu uçakla tamamladı. ABD’li yetkililere göre eski başkanlık uçağında Trump olmadan Türkiye’den ayrılan isimler arasında Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent de bulunuyordu. Böylece kamuoyunun ve uçuşu takip eden basın mensuplarının Trump’ın hangi uçakta bulunduğunu kesin olarak anlaması zorlaştırıldı. “DAHA FAZLA HEDEF OLABİLECEK UÇAK” Trump, daha sonra yaptığı açıklamada kendisini taşıyan uçağın hedef alınma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyledi. ABD Başkanı, “Bence daha fazla hedef alınabilecek uçak oydu.” diyerek kamuoyunun bilmediği tehditlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Beyaz Saray Sözcüsü Steven Cheung ise Trump ve beraberindeki personelin güvenliğini sağlamak için mevcut tüm imkânların kullanıldığını belirtti. Cheung, yeni Air Force One’ın yüksek güvenlik protokolleriyle donatıldığını ve Trump’ın çok sayıda düşmanın hedefinde olduğunu söyledi. GAZETECİLERE PERDE TALİMATI Trump’ın Türkiye’den ayrılışı sırasında uçaktaki gazetecilere verilen talimatlar da operasyonun olağan dışı olduğuna ilişkin önemli ipuçları ortaya koydu. Başkanlık uçağındaki basın mensuplarından uçuş boyunca kabin camlarının perdelerini kapalı tutmaları istendi. Politico’dan Megan Messerly’nin aktardığına göre bu talimatın son derece sıra dışı olduğu değerlendirildi. Bir Gizli Servis görevlisinin basın bölümüne gelerek gazetecilere perdeleri kapalı tutmaları gerektiğini yeniden hatırlattığı belirtildi. Fotoğrafçılardan biri perdeyi kaldırmaya çalıştığında ise hemen indirmesi istendi. Beyaz Saray personeli, talimatın Gizli Servis tarafından verildiğini söylemekle yetindi. Ankara Esenboğa Havalimanı’nda kaydedilen görüntülerde, eski Air Force One’ın yanında bir ikram aracının bulunduğu görüldü. Söz konusu araç, uçağın taksi yapmaya başlamasından yaklaşık yedi dakika önce uçağın yanında görüntülendi. Daha sonra ortaya çıkan bilgiler, Trump’ın bu araç aracılığıyla uçaktan çıkarılarak C-32A’ya geçirildiğini ortaya koydu. BİRLEŞİK KRALLIK'TA İKİNCİ UÇAK DEĞİŞİKLİĞİ Eski Air Force One, Birleşik Krallık'taki RAF Mildenhall Üssü’ne yerel saatle 22.29’da indi. Ancak gazetecilere Trump’ın uçaktan inişini görüntülemek üzere pozisyon almaları gerektiği yaklaşık 20 dakika sonra bildirildi. Bu gecikmenin, Trump’ın daha küçük uçaktan inerek eski Air Force One’a yeniden geçmesine ve basın tarafından fark edilmeden görüntülenmesine olanak sağlayabilecek kadar uzun olduğu belirtildi. CNN’in daha önceki uçuşlardan elde ettiği verilere göre basın havuzunun başkanın uçaktan inişini görüntülemek için hazırlanması genellikle çok daha kısa sürüyordu. Mildenhall’daki görüntülerde merdiven aracının ve uçak kapısının, gazetecilere görüntü alınacağı bildirildiği sırada zaten hazır olduğu görüldü. Ayrıca pistte normalden daha fazla güvenlik personelinin bulunduğu gözlendi. Trump, saat 23.01’de Katar tarafından verilen yeni başkanlık uçağına geçti. Basın mensupları, Trump’ın bir uçaktan diğerine yürüdüğü anları görüntüledi. TRUMP DAHA ÖNCE GERÇEK NEDENİ AÇIKLAMAMIŞTI Trump, uçak değişikliğinin nedenini daha önce soran gazetecilere, Birleşik Krallık'taki ABD askerlerine yeni uçağı inceleme fırsatı vermek amacıyla böyle bir değişiklik yapıldığını söylemişti. Kendisine başka bir sorun olup olmadığı sorulduğunda ise “sorun yok” yanıtını vermişti. Gazetecilere neden perdeleri kapalı tutmalarının söylendiği sorulduğunda ise Trump, “Muhtemelen tehlikeli bir uçuştasınız.” ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca gazetecilere, güvenlik gerekçesiyle uçak değişikliğinin gerekli olduğunu ima ederek esprili bir şekilde “Belki bir gün meslek değiştirmek istersiniz.” demişti. KONGRE'NİN BİLGİLENDİRİLMEDİĞİ İDDİASI Olayın ortaya çıkmasının ardından ABD Kongresi'nde de tartışma başladı. Demokrat bir ulusal güvenlik danışmanı, istihbarat çalışmalarını denetleyen ve “Gang of Eight” olarak bilinen üst düzey Kongre grubunun olay hakkında bilgilendirilmediğini söyledi. Yetkili, başkanın hareketlerinin nasıl yönetileceğinin Kongre'nin doğrudan müdahil olduğu bir konu olmadığını belirtirken, tehdidin kendisi konusunda Kongre'nin bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ise olayın, Kongre'nin anayasal yetkilerini yeniden güçlendirmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Schumer, yönetimi ciddi bir tehdidi Kongre ve kamuoyundan saklamakla eleştirdi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Salı günü CNN'in, Air Force One'ın tehdit altındayken uçurulmasının ABD'lileri riske atıp atmadığı yönündeki sorusunu yanıtsız bıraktı. Trump, Türkiye'den başlayan ve Birleşik Krallık üzerinden devam eden yolculuğunun ardından Maryland'deki Joint Base Andrews'e ulaştı. Yerel saatle 01.23'te Air Force One'dan inen Trump, başkanlık makamı için kullanılan zırhlı araç “The Beast”e geçti. Ortaya çıkan ayrıntılar, Trump’ın Türkiye’den ayrılışının kamuoyuna aktarılandan çok daha kapsamlı bir güvenlik operasyonu olduğunu gösterirken, operasyonun arkasındaki İran kaynaklı tehdidin niteliği ve Kongre'nin neden bilgilendirilmediği konularındaki tartışmaların da sürmesine neden oldu.

Urmiye Gölü’nde 20 yıl sonra umut: Su seviyesi yeniden yükseliyor Haber

Urmiye Gölü’nde 20 yıl sonra umut: Su seviyesi yeniden yükseliyor

Güney Azerbaycan'ın incisi Urmiye Gölü, yıllardır süren kuraklık ve su kıtlığının ardından yeniden canlanma belirtileri gösteriyor. Son dönemde artan yağışlar ve El Nino etkisinin sürmesi, gölün geleceğine ilişkin umutları artırıyor. Doğu Azerbaycan Bölgesel Su Şirketi verilerine göre, bu yağış döneminde Urmiye Gölü havzasına ulaşan su miktarı 4,5 milyar metreküpü aştı. Bu miktarın, göl için belirlenen su tahsisinin üzerinde olduğu belirtildi. Göl havzasındaki yağış miktarı da 391 milimetreye ulaştı. Bu rakam, geçen yıla göre yüzde 67, uzun dönem ortalamasına göre ise yüzde 33,4 daha yüksek. EL NİNO UMUTLARI ARTIRIYOR İklim tahminlerine göre El Nino hava olayının sonbahar ve kış aylarında devam etme ihtimali yüksek. Araştırmalar, El Nino dönemlerinin İran genelinde ve özellikle ülkenin kuzeybatısında yağışların artmasına katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Ancak uzman değerlendirmelerine göre El Nino’nun Urmiye havzasında mutlaka daha fazla yağış getireceğinin garantisi bulunmuyor. GÖLÜN KURTULUŞU YALNIZCA YAĞIŞA BAĞLI DEĞİL Urmiye Gölü’nün kalıcı şekilde toparlanabilmesi için yağışların yanı sıra su kaynaklarının doğru yönetilmesi, göle ayrılan su payının düzenli olarak sağlanması ve yeraltı sularının aşırı kullanımının önlenmesi gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki sonbahar, Urmiye Gölü’nün geleceği açısından kritik bir dönem olabilir. Yağışların sürmesi ve etkili su yönetimi, göldeki iyileşmenin devam etmesine katkı sağlayabilir. URMİYE GÖLÜ NEDEN KURUYOR? Dünyanın 2. büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü'nde son 20 yıldır su seviyesi son derece azalmış durumda. İran'ın kuzeyinde yaşayan Güney Azerbaycan Türkleri ise bu durumdan İran rejimini sorumlu tutuyor. Güney Azerbaycanlı aktivistler Urmiye Gölü'nün kurumasında İran rejiminin kasıtlarına dair birçok örnek sıralıyor. Öncelikli nedenlerden biri olarak Urmiye Gölü havzasındaki nehirlerin üzerine hesapsızca inşa edilen barajlar görülüyor. İran rejiminin göle akan nehirler üzerine tam 25 baraj inşa ettiği biliniyor. Ayrıca gölün ortasına inşa edilen köprü yolunun gölü kuzey ve güney olarak ikiye ayırarak su geçişini kısıtladığını, bu nedenle gölün güney kısmının kurumasının hızlandığı vurgulanıyor. Yine tarımsal sulama amaçlı açılan derin su kuyularının göle akan yeraltı kaynaklarını kuruttuğu belirtiliyor. Urmiye Gölü meselesi Güney Azerbaycanlıların Türk dili ve kimlik meselesinden sonra en çok itirazda bulunduğu konu olarak görülüyor.

İran Savaşı ABD'nin silah stoklarını tüketti: Bu durum Rusya ve Çin'i güçlendirebilir! Haber

İran Savaşı ABD'nin silah stoklarını tüketti: Bu durum Rusya ve Çin'i güçlendirebilir!

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İran'a karşı yürüttüğü savaş, özellikle hava savunma füzeleri başta olmak üzere ülkenin silah stoklarında ciddi azalmaya yol açtı. Bu durumun Rusya veya Çin ile olası bir çatışma hâlinde Vaşington açısından ek riskler oluşturabileceği ve Ukrayna'nın durumunu da etkilediği bildirildi. The New York Times'ın (NYT) haberine göre, milyonlarca dolar değerindeki füzelerin stokları, Başkan Donald Trump yönetimindeki yetkililer arasında endişeye yol açacak ölçüde azaldı. Yaşanan mühimmat sıkıntısı nedeniyle Vaşington, Avrupa ve Asya'daki bazı ortaklarına yönelik silah sevkiyatlarının bir bölümünü erteledi. Bunun yanında, İran savaşı nedeniyle ABD'nin, aralarında hava savunma füzelerinin de bulunduğu çok sayıda mühimmat türünde stoklarının önemli bölümünü kullandığı belirtildi. Pentagon'un İran'a karşı savaşta bin 500'den fazla Patriot önleme füzesi kullandığı ve bu stokların yeniden oluşturulmasının 2 yıldan fazla sürebileceği kaydedildi. ABD'nin elinde şu anda bin 700'den az Patriot önleme füzesi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Trump yönetiminin, savunma sanayisi şirketleriyle üretimi hızlandırmak ve kapasiteyi artırmak için çalışmalar yürüttüğü bildirildi. MÜHİMMAT SIKINTISI UKRAYNA'YI DA ETKİLİYOR NYT'ye göre mühimmat stoklarındaki azalma en fazla Ukrayna'yı etkiliyor. Analistler, temel sorunun Rusya'nın füze üretimini önemli ölçüde artırması, buna karşılık Ukrayna'nın Batılı ortaklarının hava savunma sistemleri ve mühimmat üretimini aynı hızda artıramaması olduğunu belirtiyor. Ukrayna'nın ABD ile her ay Patriot önleme füzeleri tedarik edilmesine yönelik bir anlaşmaya vardığı, ancak mevcut miktarın ihtiyaçları karşılamak için yeterli olmadığı aktarıldı. ATACMS VE UZUN MENZİLLİ FÜZELERİN STOKLARI DA AZALDI ABD'nin İran savaşı sırasında bazı uzun menzilli füze stoklarını da büyük ölçüde tükettiği belirtildi. Bunlar arasında ATACMS ve Precision Strike Missile gibi sistemlerin bulunduğu kaydedildi. Bu füzelerin Rusya veya Çin'le olası bir savaş durumunda kritik önem taşıyabileceği ifade edildi. Bunun yanı sıra Moskova ve Pekin'in, ABD'nin silah stoklarını açık kaynakların yanı sıra casus uydular ve diğer gözetleme araçları üzerinden yakından takip ettiği bildirildi. NYT ayrıca, ABD'nin İran'la uzun süreli bir savaşa girmesinin Rusya ve Çin'in çıkarına olabileceğini değerlendirdi. ABD'NİN ASYA-PASİFİK'TEKİ ASKERİ KAPASİTESİ DE ZAYIFLADI İran savaşı nedeniyle ABD'nin Asya-Pasifik bölgesindeki bazı askeri kaynaklarını Orta Doğu'ya kaydırdığı belirtildi. ABD Hint-Pasifik Komutanlığının, İran savaşında kullanılan mühimmatın önemli kaynaklarından biri haline geldiği ve Çin'le olası bir çatışmada kritik öneme sahip Tomahawk füzeleri ile diğer uzun menzilli silahların bir bölümünün Orta Doğu'ya gönderildiği aktarıldı. Güney Kore ve diğer Asya ülkelerinden yüzlerce gelişmiş önleme füzesinin de Orta Doğu'ya sevk edildiği bildirerek, bir ABD uçak gemisi saldırı grubu ile gelişmiş donanma destroyerlerinin bir bölümünün İran operasyonlarını desteklemek üzere bölgeden çekildiği belirtildi. GÜNEY KORE VE JAPONYA'NIN GÜVENLİK ENDİŞESİ ARTIYOR NYT'nin değerlendirmesine göre, olası bir Kuzey Kore savaşı durumunda Güney Kore'deki ABD birlikleri daha savunmasız hale gelebilir. Bunun nedeni olarak Pentagon'un bazı taktik istihbarat unsurlarını Orta Doğu'ya kaydırması ve hava savunma sistemlerini bölgeden çekmesi gösterildi. ABD'de, Güney Kore ve Japonya'nın Vaşington'ın kendilerini nükleer olmayan konvansiyonel silahlarla koruma kapasitesini sorgulamaya başlayabileceği ve bunun sonucunda kendi nükleer silahlarını geliştirmeye daha fazla yönelebileceği endişesi bulunuyor. AVRUPALI MÜTTEFİKLER ALTERNATİF SİLAH KAYNAKLARI ARIYOR Haberde, ABD'nin mühimmat stoklarındaki azalmanın uzun vadeli sonuçlarının Avrupa ve Asya'daki müttefikleri de etkileyebileceği belirtildi. Bu kapsamda bazı Avrupalı müttefiklerin ABD dışındaki ülkelerden silah satın alma seçeneklerini araştırmaya başladığı aktarıldı. Öte yandan ABD Başkanı Trump daha önce ülkesinin "muazzam mühimmat stoklarına" sahip olduğunu belirtmiş ve ABD'nin silah stoklarının tükendiğine ilişkin basına sızdırılan bilgilerin kaynağının bulunması için soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.