SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

QHA - Kırım Haber Ajansı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump: Rusya ile ilk kez bir anlaşmaya bu kadar yakın olabiliriz Haber

Trump: Rusya ile ilk kez bir anlaşmaya bu kadar yakın olabiliriz

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, South Carolina'da katılacağı seçim mitingi öncesinde Beyaz Saray'dan ayrılırken basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı. İran'a yönelik askeri müdahaleden Rusya ile yürütülen diplomatik temaslara kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Trump, kararlarının arkasında durdu. Donald Trump, "İran'la savaşa girmekten pişman mısınız?" şeklindeki soruya verdiği yanıtta şu ifadeleri kullandı: Hayır. Bence yaptığımız en iyi işlerden biri bu. İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engelledik. Daha önceki başkanların bu yönde bir adım atmadığını kaydeden Trump, kendisi İran'la savaşa girmeseydi Tahran'ın "çoktan nükleer silaha sahip olup bunu kullanacağını" savundu. "RUSYA İLE ANLAŞMAYA ÇOK YAKIN OLABİLİRİZ" Öte yandan Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yaptığı son görüşmeye atıf yaparak, Moskova ile yürüttükleri müzakerelerin iyi gittiğini belirtti. ABD Başkanı, "Şu anda Ukrayna konusunda Rusya ile müzakere ediyoruz. Uzun zamandır ilk kez bir anlaşmaya bu kadar yakın olabiliriz. Bir anlaşmaya yakın olduğunuzda ve çok hassas müzakereler yürütüyorsanız, belki de bir anlaşmaya çok yakındır." açıklamasında bulundu. Amerikan kamuoyunda bazı çevrelerin bu ortamda ABD'nin Rusya'ya yaptırım uygulamasını beklediğini anımsatan Trump, "Müzakereler yürütürken bu durumda yaptırım uygulamazsınız." şeklinde konuştu. Rusya'nın serbest bıraktığı Stephen Hubbard adlı ABD vatandaşının şu an yolda olduğunu ve bu hususta Moskova'ya teşekkür ettiklerini de dile getiren Trump, Rusya'nın İran'la savaş sürecine müdahil olmamasından da memnun olduklarını anlattı. Trump, "Rusya'nın İran sürecindeki etkisi çok az oldu, elbette çok daha fazlasını yapabilirlerdi ancak neredeyse hiçbir şey yapmadıklarından eminim. Bu da dikkate almanız gereken bir husus." yorumunu yaptı. ABD Başkanı ayrıca, bir soru üzerine, Elon Musk'ın sahibi olduğu Starlink şirketinin Ukrayna ordusuna sağladığı interneti sınırlandırmasıyla ilgili olarak kendisinin herhangi bir ilgisinin olmadığını ifade etti. Trump, "Bu konuyla bir ilgim yok. Kimin dahli var bilmiyorum." açıklamasında bulundu.

Traktör FC’den İran Futbol Federasyonuna acil mektup: Etnik hakaretlere soruşturma talebi Haber

Traktör FC’den İran Futbol Federasyonuna acil mektup: Etnik hakaretlere soruşturma talebi

Güney Azerbaycan Türklerinin takımı Traktör Tebriz, Malavan takımıyla karşılaşması çevresinde yaşanan tartışmaların ardından İran futbolunun üst düzey yetkililerine resmî mektup gönderdi. Kulüp, etnik ve ayrımcı nitelikteki sloganların ve takım futbolcularının ailelerine yönelik hakaretlerin incelenmesini talep etti. Kulübün üst yöneticisi ve yönetim kurulu üyeleri tarafından gönderilen mektup, İran Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Lig Organizasyonu Başkanı, Disiplin Komitesi ve federasyonun güvenlik biriminden sorumlu yetkililere iletildi. Traktör FC yönetimi, ırkçı ve ayrımcı davranışlara karşı kararlı önlemler alınmasını ve benzer olayların tekrarlanmasının önüne geçilmesini istedi. Kulüp ayrıca konunun yalnızca futbol sahasındaki olaylarla sınırlı olmadığını, toplumsal güvenliğin korunması açısından da ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı. Traktör, ilgili kurumları bildirilen olayları kapsamlı biçimde incelemeye çağırdı. GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİNE YÖNELİK IRKÇI SLOGANLAR TRAKTÖR-MALAVAN MAÇINI İPTAL ETTİRDİ İran futbol liginde Güney Azerbaycan Türklerinin takımı Traktör Tebriz ile Malavan arasında oynanması planlanan karşılaşma, ev sahibi takımın bazı taraftarlarının Traktör futbolcularına ve Azerbaycan Türklerinin millî kimliğine yönelik ırkçı ve etnik içerikli sloganları nedeniyle iptal edilmişti. İran futbol liginin dokuzuncu haftasında, 18 Ekim 2026’da Bender Enzeli kentindeki Sirus Gayegaran (Tahti) Stadı’nda oynanması planlanan Malavan-Traktör Tebriz karşılaşması, maç öncesinde yaşanan olaylar nedeniyle gerçekleştirilemedi. Yayımlanan haberlere göre iki takımın futbolcuları ısınmak üzere sahaya çıktığında Malavan taraftarlarından bazıları, Traktör futbolcularına ve takıma yönelik hakaret içeren ifadeler kullandı. Tribünlerden ayrıca etnik ayrımcılık içeren ve Azerbaycan Türklerinin millî kimliğini hedef alan ırkçı sloganlar atıldı. Traktör futbolcuları Şüca Halilzade ve Alirıza Beyranvand da hedef alınan isimler arasında yer aldı. TEKNİK DİREKTÖRÜN MÜDAHALESİ SONUÇ VERMEDİ Malavan Teknik Direktörü Maziar Zare, tribünlerdeki hakaret içerikli sloganların durdurulması için birkaç kez saha kenarına gelerek taraftarlara çağrıda bulundu. Ancak müdahaleler sonuç vermedi ve gerginlik devam etti. Bunun üzerine Traktör Teknik Direktörü Cevad Nekunam, maçın hakemi Bijan Haydari ve organizasyon yetkilileri sorunun çözülmesi amacıyla uzun süre görüşmeler gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 dakikalık gecikmeye rağmen hakaret içerikli sloganların sürmesi nedeniyle karşılaşma başlatılamadı. TRAKTÖR FUTBOLCULARI SAHAYI TERK ETTİ Yaşanan gelişmelerin ardından Traktör futbolcuları, kulübün üst yöneticisi Hüccet Kerimi’nin talimatı ve kulüp sahibi Muhammedrıza Zünuzi’nin onayıyla sahayı terk ederek soyunma odasına gitti. Daha sonra Malavan futbolcuları da sahadan ayrıldı ve karşılaşmanın iptal edildiği duyuruldu. Olayların ardından taraftarlar stadyumdan çıkarılırken Traktör takımı, polis eşliğinde Bender Enzeli kentinden ayrıldı.

İngiliz istihbaratı: Rusya ve İran’ın Birleşik Krallık’taki hibrit saldırıları yoğunlaştı Haber

İngiliz istihbaratı: Rusya ve İran’ın Birleşik Krallık’taki hibrit saldırıları yoğunlaştı

Birleşik Krallık iç istihbarat teşkilatı MI5’in Direktörü Ken McCallum, Rusya’nın Ukrayna’nın müttefiklerini hedef alan faaliyetlerini artırdığı ve kullandığı yöntemlerin konvansiyonel çatışmanın eşiğine yaklaştığı uyarısında bulundu. Reuters’ın haberine göre 13 Ekim’de ülkesine yönelik tehditleri değerlendirdiği yıllık konuşmasını yapan McCallum, Almanya’daki bir havalimanında kargo uçağına yönelik silahlı insansız hava aracı saldırısı (SİHA) girişimini ve Polonya’nın enerji altyapısına yönelik siber saldırıyı örnek gösterdi. “AVRUPA ÜLKELERİNİ TEDİRGİN ETMEYE ÇALIŞMASI TESADÜF DEĞİL” Rusya’nın Birleşik Krallık açısından hâlâ “bir numaralı saldırgan” olduğunu belirten McCallum, Avrupa’daki faaliyetlerle Ukrayna cephesindeki durum arasındaki bağlantıya dikkat çekti. McCallum, “Rus saldırganların, Ukrayna’daki askerî ilerlemelerinin asgari düzeyde ve korkunç derecede maliyetli olduğu bir dönemde diğer Avrupa ülkelerini tedirgin etmeye çalışması tesadüf değildir.” ifadelerini kullandı. Devlet kaynaklı tehditlerin son 10 yılda 4 katına çıktığını söyleyen McCallum, MI5’in bu tehditlere karşı Soğuk Savaş dönemindekinden daha fazla kaynak ayırdığını açıkladı. İRAN ASKERÎ TESİSLERE YÖNELİYOR Rusya’nın yakın müttefiki İran’ın Birleşik Krallık’taki faaliyetlerini de değerlendiren McCallum, Tahran’ın bu yıl askerî tesisler gibi daha zorlu hedeflere yönelme konusunda belirgin bir değişim gösterdiğini söyledi. Geçen yıl İran bağlantılı operasyonlar kapsamında 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham, bir gün önce yaptığı açıklamada, ABD bombardıman uçaklarının kullandığı RAF Fairford Hava Üssü’ne yönelik saldırı planının arkasında büyük olasılıkla İran’ın bulunduğunu belirtmişti. Olayın ardından ABD, bombardıman uçaklarını üsten çekmişti. Devam eden soruşturma nedeniyle Fairford hakkında ayrıntı veremeyeceğini belirten McCallum, benzer girişimlerin başka ülkelerde de görüldüğünü söyledi. McCallum, İran’ın Birleşik Krallık’taki operasyon kapasitesinin kullandığı suçluların ve aracıların becerileriyle sınırlı olduğunu da kaydetti. Şimdiye kadar ülkede görülen faaliyetlerin, SİHA’larla karmaşık saldırılar düzenleme düzeyine ulaşmadığını belirtti. BİYOLOJİK SİLAH UYARISI McCallum, yapay zekânın terör örgütleri tarafından kullanılmasının da güvenlik risklerini artırdığını söyledi. Bu alandaki en büyük endişelerinden birinin, teknolojinin biyolojik silah geliştirmek veya yeni patojenler üretmek amacıyla kullanılması olduğunu ifade etti.

ABD, yeni tehdit üzerine Birleşik Krallık’taki bombardıman uçaklarını geri çekti Haber

ABD, yeni tehdit üzerine Birleşik Krallık’taki bombardıman uçaklarını geri çekti

ABD, uzun menzilli bombardıman uçaklarını Birleşik Krallık’taki RAF Fairford Üssü’nden çekti. Uçakların ABD’ye dönüşü, üsse yönelik saldırı planladığından şüphelenilen kişilerin gözaltına alınmasından birkaç gün sonra, yeni bir tehdidin ortaya çıkması üzerine gerçekleşti. CNN’e konuşan ABD’li bir yetkili, “RAF Fairford’a konuşlandırılmış olan tüm ABD bombardıman uçaklarının artık ABD’deki ana üslerine geri döndüğünü teyit edebiliriz” diyerek geri çekilmeyi doğruladı. Yetkili, kararın gerekçesine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Konuya yakın bir kaynak, tehdidi ciddi olarak nitelendirirken uçakların bölgedeki başka bir üs yerine doğrudan ABD’ye gönderilmesinin olağan dışı olduğunu belirtti. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı ise yorum yapmadı. İRAN’A YÖNELİK OPERASYONLARDA KULLANILMIŞTI RAF Fairford, İran’a yönelik savaşa katılan ABD’ye ait B-1 bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapmıştı. Üs, uzun menzilli saldırılardan sorumlu ABD Küresel Saldırı Komutanlığının operasyonlarında da kullanılmıştı. SALDIRI PLANI İDDİASIYLA İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR Birleşik Krallık polisi, 27 Eylül’de üs yakınlarında terör ve patlayıcılarla ilgili suç şüphesiyle 5 kişiyi gözaltına almıştı. Londra bölgesinden, yaşları 23 ile 25 arasında değişen Birleşik Krallık vatandaşlarının daha sonra kefaletle serbest bırakıldığı bildirildi. Polis, olay yerindeki 3 minibüste patlayıcı bulunmadığını açıkladı. Soruşturma kapsamında perşembe günü de 25 yaşındaki Birleşik Krallık-İran çifte vatandaşı bir kişi gözaltına alındı. İRAN ŞÜPHESİ Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham, 30 Eylül’de BBC’ye yaptığı açıklamada, İran’ın olayda rol oynadığına dair güçlü işaretler bulunduğunu aktardı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da soruşturmaya konu saldırı planında yabancı bir aktörün rolü olduğunu ileri sürdü, ancak ayrıntı vermedi. İran ise olayla bağlantısı olduğu iddiasını reddederek suçlamaları asılsız olarak nitelendirdi. İran devlet medyasına göre Tahran yönetimi, Birleşik Krallık büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırdı. Görüşmede İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, Londra’dan İran’a yönelik tutumunu gözden geçirmesini istedi.

İran’ın Rusya bağlantılı gölge bankacılık ağına ABD’den yaptırım Haber

İran’ın Rusya bağlantılı gölge bankacılık ağına ABD’den yaptırım

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), “Ekonomik Dışlama Operasyonu” (Operation Economic Outcast) kapsamında, İran’ın alt acenteler, sahte ticari belgeler, sahte ithalat ve ihracat kayıtları ile yanıltıcı mal tanımlarını kullanarak yaptırımları aşmak, yasa dışı fonları aktarmak ve küresel finans sistemini zedelemek amacıyla kullandığı ve Rusya ile bağlantılı olduğu belirtilen bankacılık ağı A7’ye yaptırım uygulama kararı aldı. A7 AĞI, “ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ” OLARAK YAPTIRIM LİSTESİNE ALINDI ABD Hazine Bakanlığının resmî internet sayfasından 1 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, Mali Suçları Önleme Ağının (FinCEN), finans kuruluşlarının A7 ağıyla bağlantılı şüpheli faaliyetleri tespit edip bildirmelerine yardımcı olmak amacıyla bir uyarı yayımladığı kaydedildi. A7, ABD Hazine Bakanlığının Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından “uluslararası suç örgütü” olarak kabul edilip yaptırım listesine alınırken ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise A7’nin hedef alınmasıyla birlikte İran’ın ve müttefiklerinin dış dünyadan izole edilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü dile getirdi. A7 ağı aracılığıyla, yaptırım uygulanan kişiler ve sektörlerle bağlantılı ödemeleri sıradan ticari işlemler gibi göstermek için özel olarak kurulmuş ve üçüncü ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerden oluşan, küresel bir alt acente ağı oluşturulduğuna da dikkat çekildi. A7 AĞI, İŞGALCİ RUSYA’NIN YASA DIŞI FİNANSAL FAALİYETLERİNİN ÖNÜNÜ AÇIYOR! Öte yandan, Ukrayna’ya gerçekleştirdiği topyekûn işgal saldırıları nedeniyle yaptırımlara tabi tutulan Rusya’nın da A7 ağı aracılığıyla yasa dışı ticari işlemler yürüttüğü ve yaptırımlardan kaçarak kara para akladığına vurgu yapıldı. Bakanlığın A7’ye dayandırdığı açıklamaya göre kara para ağı aracılığıyla, Ocak 2026’den bu yana günde 2 binden fazla işlem gerçekleştirildiği ve toplam işlem hacminin 7,5 trilyon rubleyi aştığı kaydedildi. Bu miktar, Rusya Federasyonu’nun 2025 yılındaki dış ticaret hacminin yaklaşık yüzde 13’üne (91,5 milyar dolar) denk geliyor. OCAK 2025 VE HAZİRAN 2026 ARASINDAKİ İŞLEM TUTARI 17 MİLYAR DOLARI AŞTI İşgalci Rusya’nın yasa dışı finans faaliyetlerini kolaylaştıran alt acentelerin, İran Merkez Bankası, Devrim Muhafızları, İran destekli terör örgütleri ve diğer pek çok aktörün uluslararası finans sistemi üzerinden para transfer etmelerine olanak sağlayan kanallar oluşturduğu bildirildi. Ağının alt acentelerinin, devlet aktörleri dışında fidye yazılımı grupları ve kısıtlı malları temin etmeye çalışan tedarikçiler de dâhil olmak üzere birçok siber suçlunun, uluslararası finans sistemi üzerinden para transfer etmesine de aracılık ettiği aktarıldı. FinCEN tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ise A7 Ağının alt acentelerinin, Ocak 2025 ile Haziran 2026 arasında küresel çapta toplam 17 milyar dolardan fazla işlem gerçekleştirdiği tespit edildi. İRAN, YASA DIŞI PETROL TİCARETİ VE SİLAH TEDARİKİ İÇİN DE A7 AĞINDAN YARARLANDI Ayrıca A7 ağının alt acenteleri, İran’ın yasa dışı petrol satışlarını ve silah tedarikini kolaylaştırmak amacıyla da faaliyette bulundu. Ağun alt acentelerinden birinin, İran petrolünün ABD yaptırımlarına ve diğer uluslararası yaptırımlara aykırı şekilde taşınması ve satışı için kullanılan ve İran’ın “gölge filosu” olarak bilinen tankerler, denizcilik şirketleri ve paravan şirketleri ile bağlantılı kuruluşlarla doğrudan işlem gerçekleştirdiği aktarıldı. Söz konusu alt acente ve kardeş şirketinin, İran’ın yaptırımları delmesini sağlayan kuruluşlardan yaklaşık 140 milyon dolar aldığı kaydedilirken, bir başka alt acentenin de İran’ın yaptırımlardan kaçınması ve silah tedariki faaliyetleriyle bağlantılı bir şirkete yaklaşık 1,6 milyon dolar aktardığı belirtildi.

Ukrayna-İran geriliminin ardından kritik temas: Sıbiha ve Arakçi görüştü Haber

Ukrayna-İran geriliminin ardından kritik temas: Sıbiha ve Arakçi görüştü

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 81. oturumu kapsamında bulunduğu New York’ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. Sıbiha, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu görüşmenin temmuz ayında yaptıkları telefon görüşmesinin devamı olduğunu belirterek, “Diplomasi, zorlu koşullarda bile doğrudan diyalog kurmaktan ibarettir.” ifadelerini kullandı. GERİLİMİN ARDINDAN DİPLOMATİK TEMAS Ukrayna Dışişleri Bakanı, görüşmede iki ülke arasındaki gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemek amacıyla karşılıklı olarak atılabilecek adımların ele alındığını aktararak, tarafların “mevcut iletişim kanallarını açık tutma konusunda mutabık kaldığını” bildirdi. Sıbiha ve Arakçi’nin görüşmesi, Ukrayna ile İran arasında son dönemde artan gerilimin ardından gerçekleşti. İki ülke arasındaki gerilim Ukrayna'nın, Hazar Denizi'nde Rusya ile ilişkili askerî kargo taşımacılığı yapan İran’a ait bir gemiye saldırı düzenlemesi sonrasında daha da yükselmişti. Bu süreçte Rusya’nın yakın müttefiki olan İran makamları söz konusu saldırının “cevapsız kalmayacağını” açıklamıştı. Söz konusu temasla birlikte taraflar arasındaki iletişim kanallarının korunması ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesine yönelik diplomatik çabalar gündeme geldi. BARIŞ VE İSTİKRAR VURGUSU Sıbiha ayrıca görüşmede Ortadoğu ve Avrupa’daki durumun yanı sıra devam eden barış çabalarının çeşitli yönleri hakkında görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti. Ukrayna Dışişleri Bakanı, Ukrayna’nın her iki bölgede de barış ve istikrarın bir an önce yeniden tesis edilmesini destekleyen tutumunu yineledi.

Rusya ve Çin, İran yaptırımlarının bağımsız izlenmesine ilişkin BM görev süresini uzatmadı Haber

Rusya ve Çin, İran yaptırımlarının bağımsız izlenmesine ilişkin BM görev süresini uzatmadı

Rusya ve Çin, İran'a yönelik Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının uygulanmasını bağımsız biçimde izleyen uzmanlar panelinin görev süresinin uzatılmasını öngören karar tasarısını veto etti. BM Güvenlik Konseyinde 17 Eylül 2026 tarihinde yapılan oylamada 15 üyeden 11'i tasarının uzatılması yönünde oy kullanırken, Pakistan ve Somali çekimser kaldı. Rusya ve Çin'in vetosu nedeniyle karar kabul edilmedi. Söz konusu uzmanlar paneli, İran'a yönelik yaptırımların ihlal edilip edilmediği konusunda Güvenlik Konseyine bağımsız ve kanıta dayalı raporlar sunmak ve gerekli görülmesi hâlinde yeni adımlar konusunda tavsiyelerde bulunmakla görevliydi. Ancak BM Güvenlik Konseyi, panel üyelerinin atanması konusunda uzlaşı sağlanamaması nedeniyle son bir yıldır İran yaptırımlarına ilişkin bağımsız uzmanlar paneli olmadan faaliyet gösteriyordu. Panel üyelerinin atanabilmesi için Güvenlik Konseyinin uzlaşıya varması gerekiyor. Rusya ve Çin, oylama sırasında Batılı ülkelerinin İran meselesini Güvenlik Konseyinde siyasallaştırdığını iddia etti. ABD: İZLEME BOŞLUĞU OLUŞTU ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Jennifer Locetta ise oylamanın ardından yaptığı açıklamada, bağımsız uzmanlar panelinin bulunmamasının yaptırım ihlallerinin tespit edilmesi ve raporlanması açısından önemli bir boşluk oluşturduğunu söyledi. Locetta, bağımsız panelin Güvenlik Konseyinin yaptırım ihlallerine ilişkin "tarafsız ve kanıta dayalı" temel bilgi kaynaklarından biri olduğunu belirterek, panelin bulunmamasının İran yönetimi ve yaptırımlardan kaçınan kişiler açısından avantaj oluşturduğunu vurguladı. İRAN YAPTIRIMLARI YENİDEN YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİ İran'a yönelik BM yaptırımları, Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya'nın Tahran'ı 2015 tarihli nükleer anlaşmayı ihlal etmekle suçlamasının ardından yaklaşık bir yıl önce yeniden yürürlüğe girmişti. Söz konusu anlaşma, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı ve nükleer silah geliştirmesini engellemeyi amaçlıyordu. İran ise nükleer silah geliştirmeyi hedeflediği yönündeki suçlamaları reddediyor. ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde 2018 yılında ABD'yi 2015 tarihli İran nükleer anlaşmasından çekmiş ve anlaşmayı "gelmiş geçmiş en kötü anlaşma" olarak nitelendirmişti.

ABD, savaşa rağmen İranlı üst düzey hükûmet yetkililerine BM Genel Kurulu için vize verdi Haber

ABD, savaşa rağmen İranlı üst düzey hükûmet yetkililerine BM Genel Kurulu için vize verdi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, İran yönetiminin üst düzey temsilcilerinin gelecek hafta New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarına katılabilmesi için vize verileceğini açıkladı. Reuters’ın yayımladığı habere göre, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, İran yönetiminin “ana delegasyonunun” ABD’nin BM Genel Merkezi’ne ev sahipliği yapan ülke olarak yükümlülükleri doğrultusunda Genel Kurul toplantılarına katılmasına izin verileceğini belirtti. Vize verilecek isimler arasında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin de bulunduğu bildirildi. HAREKETLİLİK VE ALIŞVERİŞ KISITLAMASI ABD Dışişleri Bakanlığı, İran heyetinin New York’taki hareketlerinin kısıtlanacağını ve lüks ürünler ile diğer bazı malları satın almasının yasaklanacağını bildirdi. ABD, önceki yıllarda da İranlı yetkililerin New York’taki hareketlerini BM Genel Merkezi, İran’ın BM misyonu, büyükelçinin ikametgâhı ve John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı arasındaki güzergâhlarla sınırlandırmıştı. Ayrıca, 1947’de imzalanan BM Genel Merkezi Anlaşması uyarınca ABD, yabancı diplomatların BM’ye erişimini sağlamakla yükümlü. Vaşington ise güvenlik, terörizm ve dış politika gerekçeleriyle vize vermeyi reddetme hakkının bulunduğunu belirtiyor. ABD, FİLİSTİNLİ TEMSİLCİLERE VİZE VERMEDİ Öte yandan, ABD Devlet Başkanı Donald Trump yönetimi kısa süre önce Filistinli temsilcilerin BM Genel Kuruluna katılmak üzere ABD’ye girişine izin vermeyeceğini açıklamış ve geçen yıl uygulamaya konulan vize yasağını sürdürme kararı almıştı. Bunun yanında ABD Dışişleri Bakanlığı, kararın Filistin yönetiminin İsrail-Filistin çatışmasını “uluslararasılaştırmaya” yönelik faaliyetleri ve İsrail aleyhine uluslararası yargı kurumlarına yaptığı başvurularla bağlantılı olduğunu açıklamıştı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın da ABD vizesi alamayan isimler arasında bulunduğu bildirilmişti. Bunun yanı sıra, BM Genel Kurulunun 81. oturumu 8 Eylül’de başlamıştı. Genel Kurulun üst düzey haftası ise 22-28 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın da genel görüşmelerde konuşma yapması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.