SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İrpin

QHA - Kırım Haber Ajansı - İrpin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İrpin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna: Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez nitelikte Haber

Ukrayna: Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez nitelikte

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Oleksandr Mişenko (Mischenko), Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimi ve saldırıları sonrasında gelişmeyi sürdüren Ukrayna-Azerbaycan ilişkileri üzerine Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC’a demeç verdi. Ukrayna ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, her iki ülkenin mevcut statüsü olan stratejik ortaklık düzeyine tamamen uygun olduğuna ve stratejik ortaklığın her iki ülkenin de birbirinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemesi anlamına geldiğine işaret eden Bakan Yardımcısı. “Biz, Azerbaycan'ın topraklarını işgalden kurtarmasını ve toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ukrayna da kendi toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmek için mücadele ediyor.” ifadelerini kullandı. AZERBAYCAN, UKRAYNA’YA JENERATÖRLERİN GÖNDERİLMESİNDE VE İNSANİ YARDIMDA BÜYÜK ROL OYNADI Oleksandr Mişenko, Ukrayna için en kritik dönemde jeneratörlerin gönderilmesi ve Kıyiv ile diğer bölgelerdeki sivillerin hayatını kurtaran insani yardımları nedeniyle Azerbaycan'a teşekkürlerini iletti. Öte yandan Bakan Yardımcısı, Ukrayna'nın İrpin kentinin yeniden inşasında Azerbaycan’ın aktif rol almasını büyük memnuniyetle karşılayarak, “Rus ordusu, Ukrayna şehirlerini sürekli hedef alıyor. Bu nedenle Azerbaycan'ın sağladığı yardım paha biçilmez niteliktedir. Ayrıca Ukrayna vatandaşlarının sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkân sağladığı için Azerbaycan devletine teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. “İKİ KARDEŞ HALK VE DOST ÜLKE OLARAK TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR STRATEJİK ORTAKLIĞA SAHİBİZ” Bununla birlikte Bakan Yardımcısı, bugün Azerbaycan ile Ukrayna'nın hem ekonomik iş birliği hem de bölgelerarası iş birliği komisyonunun çalışmalarını yeniden başlatmak için girişimlerde bulunduğunu kaydederek diğer iş birliği alanlarını da görüştüğünü dile getirdi. Aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimi sonucu bir tehdit unsuru hâline gelen mayınların temizlenmesi konusunu da gündeme taşıyan Oleksandr Mişenko, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Azerbaycan'ın daha önce işgal altında bulunan toprakların yeniden imarı konusundaki tecrübesi, bizim için paha biçilmez bir bilgi kaynağıdır. Bu deneyim, bizim için son derece önemlidir. Zaferden sonra bunun (yeniden inşanın) zorlu bir süreç olacağını biliyoruz. İki kardeş halk ve dost ülke olarak tam teşekküllü bir stratejik ortaklığa sahibiz.

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı! Haber

The Telegraph: ABD, Polonya'yı Rusya'nın olası provokasyonlarına karşı uyardı!

İngiliz The Telegraph gazetesi, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Polonya'yı Rusya'nın ülke topraklarında gerçekleştirebileceği olası provokasyonlara karşı uyardığını bildirdi. Gazetenin, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, söz konusu provokasyonların önümüzdeki birkaç ay içinde gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. FARKLI PROVOKASYON SENARYOLARI GÜNDEMDE Haberde, olası senaryolar arasında enerji santralleri gibi kritik altyapı tesislerine SİHA saldırılar düzenlenmesi, hava saldırısı izlenimi oluşturacak girişimlerde bulunulması ve böylece Polonya'nın hava savunma sistemlerini devreye sokmasının hedeflenmesi yer aldı. Kaynaklara göre, Rusya veya Belarus askerlerinden oluşan küçük birliklerin Polonya sınırındaki bölgelere sınırlı çapta kara ihlali gerçekleştirmesi ihtimali de değerlendiriliyor. BALTIK ÜLKELERİ DE HAZIRLIKLARINI ARTIRIYOR Bunun yanında haberde, Estonya, Letonya ve Litvanya'nın olası bir Rus saldırısına karşı yaklaşık 400 bin kişinin tahliyesine yönelik planlar hazırladığı belirtildi. Baltık ülkelerinin, son yıllarda yaşanan siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ile Rus savaş uçakları ve SİHA hava sahası ihlalleri nedeniyle NATO müttefiklerini uzun süredir olası Rus tehdidine karşı uyardığı ifade edildi. POLONYA: TEHDİT KISA VADEDE ORTAYA ÇIKABİLİR Rusya, NATO ülkelerine saldırı planladığı yönündeki söylemlerini reddederken, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya kaynaklı tehdidin birkaç yıl sonra değil, gelecek aylarda gerçek bir risk hâline gelebileceğini vurguladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko ise Rusya'nın bugün Avrupa'ya karşı geniş çaplı bir savaş yürütecek kapasiteye sahip olmadığını, ancak yeni bir seferberlik ilan edilmesi halinde 2028 yılına kadar bu kapasiteyi oluşturabileceğini açıkladı. HİBRİT SALDIRILAR VURGUSU Öte yanda analistler, Rusya'nın son yıllarda NATO ülkelerine yönelik sabotaj girişimleri, elektronik harp faaliyetleri, GPS sinyallerinin karıştırılması, siber saldırılar ve kundaklama olayları gibi hibrit yöntemlere başvurduğunu, bu nedenle Avrupa ülkelerinin güvenlik tedbirlerini artırdığını belirtiyor. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı topyekûn savaş, tüm dünyayı küresel güvenlik açısından endişelendirmeye başladı. Rus ordusunun Buça ve İrpin gibi Ukrayna kentlerinde sivillere yönelik düzenlediği katliamlar, Moskova'nın ne uluslararası hukuka ne de insan haklarına saygı duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bunun yanında, Ukrayna'ya karşı savaşı başlatan Rusya, Avrupa ülkelerine de silahlı insansız hava araçları (SİHA) göndererek ve savaş uçaklarıyla hava sınırı ihlalleri gerçekleştirerek gerilimi artırıyordu. Bu nedenle Rusya'nın ilerleyen yıllarda 3. Dünya Savaşı'nı ilan ederek Avrupa topraklarına yürüyebileceği gündeme geliyor.

Ukrayna'nın İrpin kentinden Aliyev'e "fahri hemşehrilik" Haber

Ukrayna'nın İrpin kentinden Aliyev'e "fahri hemşehrilik"

Ukrayna'nın İrpin şehri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e olan şükran borcunu en yüksek onur unvanıyla ödedi. İrpin Belediye Meclisi 30 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği oturumda, Aliyev’e "İrpin Şehri Fahri Hemşehrisi" ünvanı verilmesi kararlaştırıldı. Belediye yönetimi tarafından yapılan açıklamada, bu kararın sadece bir lideri onurlandırmak değil, İrpin halkı ile Azerbaycan halkı arasındaki köklü dostluk ve dayanışmayı temsil ettiği vurgulandı. ZARİFA ALİYEVA'NIN İZİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ BAĞLAR İrpin’in Azerbaycan ile olan ilişkisi, stratejik ortaklığın çok ötesinde tarihi bir derinliğe sahip. Şehirde; Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in annesi, dünyaca ünlü göz hastalıkları uzmanı Zarifa Aliyeva'nın adını taşıyan bir park, cadde, lise ve müze bulunuyor. Açıklamada, bu bağların "ortak barış arzusu" ile harmanlandığı ifade edildi. 2026 YILINDA DEVAM EDEN YENİDEN İNŞA HAMLESİ Azerbaycan, Rusya'nın topyekûn işgal girişiminin ilk günlerinden itibaren İrpin’in yeniden ayağa kalkmasında kilit rol oynadı. Bu kapsamda Azerbaycan hükümetinin katkılarıyla İrpin’de “Lingvist” Lisesi ve şehir polikliniği yeniden inşa edildi. Ayrıca iki ülke liderleri arasındaki son görüşmede İrpin’e gönderilmek üzere elektrikli otobüslerin teslim edildiği açıklandı. 2026 yılı için planlanan projeler de dikkat çekiyor. Azerbaycan finansmanıyla İrpin’de kültür evi, spor okulu ve çeşitli konut projelerinin yeniden inşa edilmesi hedefleniyor. TÜM AZERBAYCAN HALKINA ATFEDİLDİ Belediye Meclisi, alınan kararın sembolik önemine dikkat çekerek, "Bu fahri unvanı, şahsında Cumhurbaşkanı Aliyev'e sunarken; İrpin toplumunu yürekten destekleyen ve Ukrayna'nın zaferine inanan tüm Azerbaycan halkına ithaf ediyoruz," ifadelerini kullandı.

İstanbul’da diplomasi ve sanat Ukrayna için buluştu: "Savaşın Yolu: Irpin" belgeseliyle topyekûn işgalinin 4. yılı anıldı Haber

İstanbul’da diplomasi ve sanat Ukrayna için buluştu: "Savaşın Yolu: Irpin" belgeseliyle topyekûn işgalinin 4. yılı anıldı

Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde; Moldova, Ukrayna ve Fransa’nın İstanbul başkonsoloslukları anlamlı bir dayanışma etkinliğine imza attı. Fransız Enstitüsü’nde 25 Şubat’ta düzenlenen programda, savaşın dehşetini ve Ukrayna halkının direnişini konu alan Moldova yapımı "Savaşın Yolu: Irpin" (The Path of War: Irpin) belgeseli izleyicilerle buluştu. Etkinliğe diplomatik misyon temsilcileri, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Fransa’nın İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Marie Guile, Rusya’nın "yasa dışı ve acımasız saldırganlığını" en sert şekilde kınadıklarını belirtti. 1945’ten bu yana Avrupa topraklarındaki en ağır çatışmanın yaşandığını vurgulayan Guile, Fransa ve Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’ya siyasi, ekonomik ve askeri desteğinin artarak süreceğini ifade etti. Guile, konuşmasında ayrıca savaş bölgelerinde hayatını kaybeden, aralarında Fransızların da bulunduğu gazetecileri anarak; "Gerçekleri dünyaya anlatan basın mensuplarının cesareti önünde saygıyla eğiliyoruz" dedi. ROMAN NEDİLSKIY: MÜCADELEMİZ HAKİKAT VE İNSAN ONURU İÇİN Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, 24 Şubat 2022’nin Avrupa tarihini kökten değiştirdiğini ve bu saldırının özgürlük değerlerine bir suikast olduğunu söyledi. Nedilskıy, gösterimi yapılan "Savaşın Yolu: Irpin" belgeselinin, işgal sırasında işlenen savaş suçlarını belgelediğini ancak aynı zamanda Ukrayna halkının küllerinden doğma iradesini de gösterdiğini belirtti. Moldova ile AB yolunda ortak bir kadere sahip olduklarını ifade eden Başkonsolos, “Bu dört yıl boyunca Ukrayna dimdik ayakta kaldı. Savunucularının cesareti, halkının birliği, uluslararası ortaklarının desteği ve adalete olan sarsılmaz inancı sayesinde direndi. Ancak mücadelemiz yalnızca cephede değil; aynı zamanda hafıza, hakikat ve insan onuru için verilen bir mücadeledir.” dedi. SERGİU GURDUZA: BARBARCA MUAMELEYİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ Moldova Başkonsolosu Sergiu Gurduza ise Rusya’nın saldırısını "yasa dışı ve haksız bir savaş" olarak nitelendirerek Ukrayna halkının tüm dünyaya ilham verdiğini dile getirdi. Rus saldırganlığını sert bir dille eleştiren Gurduza, “Esaret altında kötü muameleye maruz kalan, aşağılanan savaş esirlerinin barbarca gördüğü muameleyi de unutmayacağız. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı işlediği dehşet verici suçları tarif etmek için kelimeler yetersiz kalıyor. Saldırgan Rusya, özellikle Ukraynalı çocuklar için sivil yaşamın temel koşullarını sistematik biçimde yok etmiş, en genç nesil üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakmıştır. Bu suçların cezasız kalmasına izin verilmemelidir. Ukrayna adil bir barışı hak ediyor.” ifadelerini kullandı. İRPİN’İN YIKIMI VE DİRENİŞİ BEYAZ PERDEDE Konuşmaların ardından belgeseli hazırlayan Moldovalı gazeteciler Andrei Captarenco ve Viorica Tataru, sahneye çıkarak "Savaşın Yolu: Irpin" filminin zorlu çekim süreci ve tanıklık ettikleri olaylar hakkında izleyicilere bilgi verdi. Ardından gösterimi yapılan belgeselde; İrpin şehrindeki ağır sivil kayıpları, altyapıda meydana gelen yıkım ve tüm bu felaketlere rağmen Ukrayna halkının sergilediği sarsılmaz toplumsal dayanıklılık gözler önüne serildi.

Ukraynalı çocukların gözünden savaş: “İrpin-Benim Evim” kitabı Ankara'da tanıtıldı Haber

Ukraynalı çocukların gözünden savaş: “İrpin-Benim Evim” kitabı Ankara'da tanıtıldı

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarında; Şubat-Mart 2022 işgal döneminde Ukrayna’nın İrpin şehrinde yaşanan çatışmaları çocukların gözünden anlatan “İrpin-Benim Evim” isimli eser Türkçeye kazandırıldı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği, Ukrayna Dostluk Derneği, İrpin Belediyesi Sürdürülebilir Kalkınma Ajansının destekleriyle hazırlanan ve Türkçeye çevrilen "İrpin Benim Evim" kitabının tanıtımı, 2 Ekim 2025 tarihinde Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde gerçekleşti. Kitap tanıtım programı, Ukrayna’yı savunurken hayatını feda eden kahraman askerler ve Rusya’nın saldırılarında hayatını kaybeden masum sivilleri anmak üzere saygı duruşu ile başladı. Ardından Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, programın açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. TÜRKİYE İLK EL UZATAN ÜLKELERDENDİ Büyükelçi Celâl, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarından itibaren Ukrayna’ya ilk el uzatan ülkelerden birinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurguladı. Celâl, yardım kuruluşları ve özellikle Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ile Volodımır Zelenskıy’ın eşleri Emine Erdoğan ve Olena Zelenska’nın himayelerinde yürütülen projeler sayesinde yaklaşık iki bin Ukraynalı çocuğun Türkiye’ye ulaştığını ifade etti. Celâl, bu çocukların 56 yetimhaneden ve Odesa bölgesinden gelen 34 yetim çocuktan oluştuğunu kaydetti. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA “DÜNYA KÖTÜLÜĞE ALIŞMAMALIDIR” Resmî verilere göre 600'den fazla Ukraynalı çocuğun hayatını kaybettiğini, bin dört yüzden fazlasının yaralandığını ve yaklaşık 20 bin çocuğun Rusya’ya yasa dışı şekilde götürüldüğünü hatırlatan Celâl, “Bugün Ukrayna'da Rus ordusunun işlediği 170 binden fazla savaş suçu belgelendi. Bunlar sivillere; kadınlara, çocuklara, yaşama ve insan onuruna karşı işlenmiş suçlardır. Biz eminiz ki Rusya Federasyonu bu suçlar için uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanmalı ve hesap vermelidir. Saldıran adil bir şekilde cezalandırılmalıdır, dünya kötülüğe alışmamalı, sessiz kalmamalıdır.” ifadelerini kullandı. Rusya’nın işlediği savaş suçlarının uluslararası hukuk çerçevesinde cezalandırılması gerektiğini belirten Büyükelçi, “Buça ve İrpin şehirleri bu suçların sembolü hâline geldi. Ama aynı zamanda dirilişin ve yeniden doğuşun da simgesi oldular.” dedi. “ŞEHRİMİZ UKRAYNA’NIN GELECEĞİ İÇİN DİRENDİ” İrpin Belediye Başkanı Oleksandr Markuşın programa çevrim içi olarak katıldı. Markuşın konuşmasında, 2022’de başlayan topyekûn Rus işgal girişimi sırasında şehrin gösterdiği direnişi ve yaşanan sivil kayıpları anlattı. Markuşın, savaşın ilk günlerinde İrpin halkının bölgesel savunma kuvvetleriyle birlikte hem şehrini hem de ülkesini savunmaya başladığını belirtti. Şehrin topçu saldırıları, hava bombardımanları ve tank saldırılarıyla ağır yıkıma uğradığını vurgulayan Markuşın, “Şehrimizin en büyük kurbanları arasında çocuklarımız, kadınlarımız ve sivillerimiz vardı. Günlerce sığınaklarda kalmak zorunda kaldılar.” dedi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA “ŞEHRİMİZ BİR DİRENİŞ SİMGESİ OLDU” İrpin ile büyük şehir arasındaki mesafenin yalnızca 5 kilometre olduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı, bu hattın savaşın en kanlı sayfalarından biri haline geldiğini ifade etti. Tahliye operasyonları sırasında sivillerin saldırıya uğradığını anımsatan Markuşın, arkasında görülen hasarlı sivil araçların bu dönemin tanıkları olduğunu söyledi. Çocukların savaşın en ağır yüzüyle karşı karşıya kaldığını belirten Markuşın, “Çocuklarımızın gözünden savaş anlatılmalı dedik. Onların anlattıklarıyla bugün ilk bir eser ortaya çıktı. Çocuklar korkularını, gözyaşlarını ve acılarını ama aynı zamanda güçlerini ve inançlarını paylaştılar.” cümlelerini sarf etti. Markuşın, İrpin’in Ukrayna’nın geleceğini belirleyen şehirlerden biri olduğunun altını çizerek, “Şehrimiz işgale karşı koydu ve Ukrayna’nın bir parçası olarak kalmaya devam etti. Bu direnişin temel gücü ve kuvveti, kahraman Ukrayna Silahlı Kuvvetleri oldu. Onlara minnettarız.” dedi. “İRPİNLİ ÇOCUKLARIN SESİ TÜRKÇE DE DUYULACAK” Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel, eserin yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda bir halkın hafızası ve savaş suçlarının tanıklığı olduğunu vurguladı. Yüksel, kitabın Türkçeye çevrilmesi fikrinin, 2024 yılında Kıyiv’e gerçekleştirilen resmî ziyaret sırasında doğduğunu belirtti. Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ve Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği temsilcileriyle birlikte Ukrayna’daki yetkililerle yapılan temaslarda İrpin şehrini de ziyaret ettiklerini hatırlatan Yüksel, “Orada gördüklerimiz insanlık dışı olayların canlı tanıklarıydı. İrpinli çocukların yazdığı şiirler ve çizimler bize savaşın en saf ve en sarsıcı tanıklığını gösterdi. İşte o anda bu kitabın Türkçeye çevrilmesi gerektiğini düşündüm.” dedi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Yüksel aynı zamanda, “Bu kitap yalnızca bir anlatı değil, Putin rejiminin Ukrayna’da işlediği savaş suçlarının bir başka delilidir. Çocukların sesi ne kadar çok dile çevrilirse, dünyada o kadar fazla insan bu gerçeği görecektir.” diye konuştu. Kitabın asıl sahiplerinin İrpinli çocuklar olduğunu vurgulayan Yüksel, onların cesur kalemleri sayesinde yaşananların kayıt altına alındığını dile getirerek, “Yaşadıkları tüm korkuya rağmen şiirler, resimler ve satırlar aracılığıyla bizlere seslerini ulaştırdılar. Bu eser onların yüreklerinden çıkan bir çığlıktır ve artık Türkçede de duyulacaktır.” cümlelerini sarf etti. “DÜNYA KÖTÜLÜKLERE ALIŞMAMALI, ZALİMLER İÇİN CEHENNEM OLMALI” Türkiye Ukrayna Dostluk Kurulu Üyesi ve İyi Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan yaptığı konuşmada, savaşın siviller ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Türkkan, sözlerine Büyükelçi Celâl’e hitaben, “Dünya keşke kötülüklere alışmasa” sözleriyle başladı. Türkkan, yaklaşık dört yıldır Ukrayna’daki savaşın yol açtığı ölümleri yakından takip ettiğini belirterek, “Bu olaylar dünyanın yüz karasıdır. Bu sadece bir kitap değil, bizden sonraki nesillerin hafızasına nakşedilecek çok önemli bir eserdir.” dedi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Bosna Savaşı sırasında yaşadığı bir anıyı da paylaşan Türkkan, oradaki bir çocuğun annesine söylediği, "Anne, çocukları küçük mermiyle öldürüyorlar değil mi?" sözünün hafızasında derin bir iz bıraktığını ifade ederek, “Ben bu dünyanın zalimler için cehennem olmasını istiyorum. Allah’tan niyazım budur.” diye konuştu. “SAVAŞ CİNAYETTİR; ÇOCUKLARA MİRAS BIRAKILAN DÜŞMANLIK SONLANDIRILMALI” Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer ise Ukraynalı çocukların yaşadığı travmalara dikkat çekerek, savaşın nerede olursa olsun savunma amacını aşan birer cinayet olduğunu vurguladı. Sümer, konuşmasında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerine atıfla “Savaş, savunma için yapılmadığı sürece bir cinayettir.” dedi. Sümer, savaşın en ağır yükünü çocukların taşıdığını belirterek, “Ukrayna’da ilk ayda 4,3 milyon çocuk yerinden edildi; bu, ülke çocuk nüfusunun yüzde 60’ı demektir. Çocuklar güvenliğe, istikrara, eğitim ve psikososyal desteğe, ve en çok da barışa ihtiyaç duyuyor.” ifadelerini kullandı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Mariupol’den örnek vererek bombardımandan kurtulan bir çocuğun konuşmayı bıraktığını, Gazze’de bir çocuğun ise insani yardım yolunda bacağını kaybettiğini anlatan Sümer, savaşın yarattığı travmaların azaltılmasına yönelik somut adımlar atıması çağrısında bulunarak, “Savaşları hemen bitiremeyebiliriz ama çocuklarımızın bilinçaltında oluşan düşmanlıkları azaltabiliriz. Dünyamızın gelecekte sahipleri olan çocuklarımıza bu düşmanlıkları ve bu kötü izleri miras bırakmamalıyız.” dedi. Sümer konuşmasını, dünyaya ve karar vericilere seslenerek, “Ukrayna, Gazze ve dünyanın her yerindeki savaşları durdurun.” çağrısıyla sonlandırdı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA PROJE EKİBİNE CELÂL’DEN TEŞEKKÜR BELGESİ TAKDİMİ Ardından program, kitabın proje ekibine teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle devam etti. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Büyükelçi Celâl, Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel, Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Celil Sümer, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin, Gazeteci ve Yazar Gönül Şamilkızı, Kırım Ailesi Üyesi Eva Mariia Molçanova ve Araştırmacı Yazar, Şair Canfer Balçık’a teşekkür belgelerini takdim etti. “ZAMANSIZ BÜYÜYEN ÇOCUKLAR” Programda ayrıca "Rus İşgalinin İnsanî Boyutu: Suçlar, Çocuklar, Kurtuluş" başlıklı panel gerçekleştirildi. Gazeteci ve Yazar Şamilkızı moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Rus saldırganlığına rağmen umudunu asla yitirmeyen savunmasız Ukraynalı çocuklar ele alındı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Şamilkızı konuşmasında, Ukrayna’daki savaşın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yaşanan trajediyi barındıran kitap üzerinden değerlendirdi. Şamilkızı, “Savaş, insanların ve çocukların ne kadar zamansız büyüdüğünü gösteren bir vakittir. Bu kitapta karşılaştığımız cümlelerin çoğu küçük çocuklara ait ama onların sözleri çoğu zaman büyüklerin bile dile getiremeyeceği kadar derin ve ağır ifadeler taşıyor.” dedi. Kitapta yer alan metinleri okurken duygulandığını dile getiren Şamilkızı, “O çocuklar yaşadıklarını büyük cümlelerle, ağır ifadelerle kaleme almışlar. Okurken bir kez daha savaşlara lanet ettim. Çocukları erken büyümek zorunda bırakan savaşlara, teröristlere, insanlığı karanlığa sürükleyenlere lanet ettim.” ifadelerini kullandı. “HER RAKAMIN ARKASINDA BİR HAYAT VAR” KTMM Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Yüksel konuşmasına, Ukrayna’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında kitabı keşfetme ve Türkçeye kazandırma sürecinden bahsederek başladı. Yüksel, projenin Kıyiv ziyaretleri sırasında kilise, mezarlık ve tahliye güzergâhlarında yapılan görüşmelerle şekillendiğini, çocukların çizim ve anlatılarının çevirisinde ise büyük sorumluluk üstlendiklerini anlattı. Yüksel, kitabın Türkçeye aktarılmasının kolay olmadığını; metinlerin ardındaki gerçekleri, çocukların yaşadıklarını doğru aktarmak için yoğun araştırma gerektiğini vurguladı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Konuşmasında 9 yaşındaki Maksim’in örneğini veren Yüksel, çocuğun tahliye esnasında ailesini kaybettiğini ve “18 yaşında olsaydım savunmaya katılırdım.” diye yazdığını aktardı. Yüksel, bu ve benzeri çocuk anlatılarının kitabın sayfalarında canlı tutulduğunu ve okuyucuların bu hikâyeleri hissederek okumalarını istediğini söyledi. Yüksel, sözlerini “Her bir rakamın arkasında bir insan, bir çocuk, bir aile var; bu gerçekleri unutturmamalıyız.” diyerek tamamladı. "BU ESERDE DUYULMASI GEREKEN ONLARCA ÇOCUĞUN SESİ VAR" Kitabın tasarımcısı ve düzenleyicisi Sofiya Martinyuk ve kitapta yer alan “Anne Beni Çocukluğuma Geri Götür” şiirinin yazarı Artem Povodyuk çevrim içi olarak panele katıldı. Martinyuk, bu eserin sadece bir kitap değil, savaşın bir hikâyesi olduğuna vurgu yaptı ve “Bu eserde dünyada duyulması gereken onlarca çocuğun hikâyesi var. ” dedi. Povodyuk ise, “Anne Beni Çocukluğuma Geri Götür” isimli şiirini katılımcılarla paylaştı. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA SAVAŞ ÇOCUKLARI DERİNDEN SARSIYOR Kırım Ailesi Üyesi Eva Mariia Molçanova Rusya’nın saldırıları sırasında yaşadıklarını anlatarak savaşın çocuklar başta olmak üzere siviller üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Molçanova, saldırıların askerî hedeflerle sınırlı kalmayıp sivilleri ve sivil alanları da hedef aldığını belirtti. Yaklaşık üç yıl önce yaşadıkları travmayı “Hepimiz tedirgindik, havaalanında tahliyeyi bekliyorduk” sözleriyle aktaran Molçanova, savaşın özellikle çocuk ve gençlerin hayallerini, eğitimini ve geleceklerini derinden sarstığını vurguladı. “OYNARKEN GÜLMÜYOR ÇOCUKLAR” Araştırmacı Yazar, Şair Canfer Balçık da Ukrayna’da savaş sırasında yaşadıklarına dair tanıklıklarını ve bu süreçte kaleme aldığı şiirlerini paylaştı. Savaşın ilk günlerinde İrpin Köprüsü’nün yıkılışına tanıklık ettiğini söyleyen Balçık, orada gördüğü manzaraların yazarlık hayatına derin izler bıraktığını ifade etti. Kendisini en çok etkileyen anılardan birinin, cepheye giden bir babayla vedalaşan anne ve çocuğun sahnesi olduğunu dile getiren Balçık, “Çocuk hem ağlıyor hem babasına sarılıyor, aynı anda da niye gidiyorsun dercesine dövüyordu. Annesi, gözyaşlarını görmemesi için çocuğunu kenara çekti. Bu sahneyi unutamadım.” dedi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Balçık, savaş öncesi gittiği bir anaokulunda çocukların neşeyle oynayıp güldüklerini, savaş sonrası ise aynı çocukların oyun oynarken gülmediklerini gözlemlediğini anlattı. Bu durumun kendisini çok etkilediğini vurgulayan Balçık, “Çocuklar gülmeli dedim ve o an bir şiir yazdım. Artık oynarken gülmüyorlardı.” ifadelerini kullandı. “Oynarken Gülmeyen Çocuklar” başlıklı şiirinde savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerini kaleme alan Balçık, şiirlerini ve gözlemlerini bir kitap hâline getirmeye karar verdiğini açıkladı. Kitabında savaşın askeri boyutundan ziyade sivillerin, özellikle çocukların ve kadınların yaşadıklarına odaklandığını belirten Balçık, “Bu eserle hem Türk kamuoyunu hem de dünyayı savaşın insani boyutları konusunda bilinçlendirmek istiyorum.” dedi. Fotoğraf: Elif Başak Boyacı/QHA Kitapta şiirler, hikâyeler ve çizimlerle oluşturulmuş savaş günlükleri yer alıyor. Sayfalarında, küçük yazarların endişeleri, umutları ve şehirlerine duydukları sevgi hayat buluyor. Ayrıca bu eser, dünyanın hiçbir yerinde çocukların yaşamaması gereken olaylara tanıklık eden genç İrpinlilerin duygu ve düşüncelerini yansıtıyor.

“İrpin – Benim Evim” isimli eser Türkçeye çevrildi Haber

“İrpin – Benim Evim” isimli eser Türkçeye çevrildi

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarında; işgalin Şubat-Mart 2022 döneminde Ukrayna’nın İrpin şehrinde yaşanan çatışmaları çocukların gözünden anlatan “İrpin-Benim Evim” isimli eser Türkçeye kazandırıldı. Kitapta şiirler, hikâyeler ve çizimlerle oluşturulmuş savaş günlükleri yer alıyor. Sayfalarında, küçük yazarların endişeleri, umutları ve şehirlerine duydukları sevgi hayat buluyor. Ayrıca bu eser, dünyanın hiçbir yerinde çocukların yaşamaması gereken olaylara tanıklık eden genç İrpinlilerin duygu ve düşüncelerini yansıtıyor. 2024 YILINDA KARARLAŞTIRILMIŞTI Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, eser ile ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada; kitabın Türkçeye çevrilme fikrinin Eylül 2024’te Türkiye ve Romanya’dan Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ile Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği temsilcilerinin Kıyiv’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ortaya çıktığını duyurdu. Yüksel, “O zaman yapılan resmî görüşmeler esnasında misafirler İrpin’i ziyaret etti. Bu kitap orada onlara ilk kez gösterildi. Ve o an Ukraynalı çocukların sesi, Ukrayna sınırlarının ötesinde, daha fazla ülkede yankı bulabilsin diye kitabın Türkçeye çevrilmesi fikri doğdu.” dedi. RESMÎ TANITIMI GERÇEKLEŞTİRİLECEK Yüksel ayrıca yakın zamanda kitabın tanıtımının gerçekleştirileceğini de bildirdi ve “Bu kitap yalnızca yaratıcı bir proje değil, bir hafıza çalışmasıdır. Bir kanıttır… Ve bizler, İrpinli çocukların sesiyle bu hafızayı korumakla sorumluyuz!” ifadelerini kullandı.

TİKA'dan Ukrayna’daki özel gereksinimli çocuklara destek Haber

TİKA'dan Ukrayna’daki özel gereksinimli çocuklara destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de bulunan İrpin şehrindeki Kolibri Anaokuluna özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için oluşturulan duyu odalarına donanım desteği sağladı. Anaokulu, Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'ya karşı başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırılar esnasında zarar görmüş, yine aynı yıl içerisinde TİKA tarafından yenilerek hizmete açılmıştı. Projenin teslim töreni; Türkiye'nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen, İrpin Belediye Başkanı Oleksandr Markuşin, TİKA Ukrayna Koordinatörü Yahya Kemal Tunca, İrpin Şehir Meclisi Eğitim ve Bilim Dairesi Başkanı Oleh Bilorus ve Anaokulu Müdürü Yuliya Sekret’in katılımıyla gerçekleşti. TİKA, #Ukrayna’da özel gereksinimli çocukları destekliyor ???????????????? ????Kiev bölgesinde, İrpin şehrinde yer alan Kolibri Anaokulunda oluşturulan duyu odalarına donanım desteğinde bulunuldu. ????Duyu odaları, savaş travması yaşayan çocukların günlük yaşam becerilerini geliştirmeyi… pic.twitter.com/iIYelbKH41 — TİKA (@Tika_Turkiye) November 26, 2024 ÇOCUKLARIN TOPLUMA KAZANDIRILMASI HEDEFLENİYOR Toplam 245 çocuğa eğitim sunan anaokulunda 14 çocuk özel eğitime ihtiyaç duyuyor. Okul bünyesinde kurulan duyu odaları ise savaş travması yaşayan ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların günlük yaşam becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.