SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işgal

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işgal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşgal altındaki Kırım'da hayat pahalılığı derinleşiyor: Fiyatlar yüzde 50'ye varan oranlarda arttı! Haber

İşgal altındaki Kırım'da hayat pahalılığı derinleşiyor: Fiyatlar yüzde 50'ye varan oranlarda arttı!

Rus işgali altındaki Kırım'da, Rusya Devlet Duması için düzenlenen yasa dışı seçimlerin ardından ekonomik ve sosyal sorunlar giderek ağırlaşıyor. Gıda fiyatlarının Rusya'nın komşu bölgelerine kıyasla yüzde 30 ile 50 daha yüksek olduğu yarımadada, akaryakıt sıkıntısı, uzun süreli elektrik kesintileri ve sosyal destek programlarındaki kısıtlamalar halkın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Rusya'nın 2014 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Kırım'da, Rusya Devlet Duması için gerçekleştirilen yasa dışı seçimlerin ardından hayat pahalılığı, akaryakıt yetersizliği ve enerji altyapısındaki sorunlar giderek belirginleşiyor. Yarımada sakinleri, temel ihtiyaç ürünlerindeki yüksek fiyatlar nedeniyle alışveriş yapmak için Rusya'ya gitmek zorunda kalırken, işgalci yönetimin sosyal yardım ve tazminat programlarını kısıtlaması da halkın tepkisine yol açıyor. Ukrayna haber kanalı Suspilne Kırım'a konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilci Yardımcısı Denıs Çıstikov, Rus işgal yönetiminin yasa dışı seçimler öncesinde toplumsal huzursuzluğu azaltmak amacıyla ekonomik sorunların etkilerini geçici olarak gizlemeye çalıştığını, ancak seçimlerin ardından biriken sorunların gün yüzüne çıktığını belirtti. Çıstikov, "Kırım sakinlerinin kendileri de yasa dışı seçimlerden sonra durumun daha da kötüleşeceğinin farkındaydı. Öncelikle toplumsal gerilimi azaltmak ve kamuoyunda olumlu bir görüntü oluşturmak amacıyla bütçeye ilişkin bütün yükleri seçim sonrasına ertelediler. İkinci önemli etken ise kış mevsiminin yaklaşması." ifadelerini kullandı. KIRIM'DA ELEKTRİK KESİNTİLERİ GÜNLÜK YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLİYOR Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yarımadanın enerji altyapısındaki sorunların daha da ağırlaşabileceğine dikkat çeken Çıstikov, mevcut elektrik sisteminin artan enerji ihtiyacını karşılamaya hazır olmadığını söyledi. Özellikle Kırım'ın kuzeybatısında ciddi altyapı sorunları yaşandığını belirten Çıstikov, Bahçesaray ve Kezlev'den de (Yevpatoriya) düzenli elektrik kesintilerine ilişkin şikâyetler aldıklarını aktardı. Çıstikov, "Enerji sistemine yönelik yükün artacağının farkındalar ancak sistem neredeyse hiç iyileştirilmedi, onarılmadı ve kış dönemine hazırlanmadı. Bu durum özellikle Kırım'ın kuzeybatısı için geçerli. Bahçesaray ve Kezlev'den de düzenli elektrik kesintilerine ilişkin bilgiler geliyor. Her gün bir kentte sözde onarım çalışmaları yürütüldüğünü öğreniyoruz ancak bu yerleşim yerlerinde elektrik üç ila altı saat boyunca kesiliyor." dedi. KIRIM'DA GIDA FİYATLARI RUSYA'YA GÖRE YÜZDE 30 İLE 50 DAHA YÜKSEK Temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışları nedeniyle Kırım sakinlerinin giderek daha fazla Rusya'ya alışverişe gitmeye başladığı bildirildi. Sosyal medya platformlarında, gıda alışverişi yapmak ve internet üzerinden verilen siparişleri teslim almak amacıyla Rusya'ya düzenlenen ortak yolculuklara ilişkin ilanların yayıldığı belirtildi. Ayrıca, Kırım'da yaşayan fakat güvenlik gerekçesiyle ismini saklayan bir kadın, Rusya'nın Krasnodar kentindeki gıda fiyatlarıyla Akmescit'teki (Simferopol) fiyatları karşılaştırarak aradaki farkın günlük yaşam üzerindeki etkisini anlattı. Kadın, "Bakıyorum ve gerçekten içim acıyor. Krasnodar'da 3 bin rubleye alınabilen bir alışveriş sepeti, Akmescit'te 5 bin rubleye mal oluyor." ifadelerini kullandı. Rusya yanlısı yerel blog yazarı Aleksandr Pogodayev de yarımadadaki fiyatların Rusya'nın komşu bölgelerine kıyasla oldukça yüksek olduğunu belirterek, "Sonuçlar üzücü. Kırım'da her şey yüzde 30 ile 50 daha pahalı, bazen fiyatlar neredeyse iki katına çıkıyor. İndirimleri gösteren sarı fiyat etiketleri bile durumu kurtarmıyor." değerlendirmesinde bulundu. Bununla birlikte Çıstikov, işgal altındaki Kırım'da enflasyonun Rusya genelindeki seviyenin yaklaşık iki katına ulaştığını ifade etti. AKARYAKIT SATIŞINA 30 LİTRE SINIRLAMASI GETİRİLDİ Kırım'da devam eden akaryakıt sıkıntısı, ulaşım ve günlük yaşamı da olumsuz etkilemeye devam ediyor. Akyar'da (Sivastopol) akaryakıt satışında kullanılan QR kod uygulamasının kaldırılmasına rağmen benzin satışına yönelik katı sınırlamalar sürüyor. Çıstikov, işgal yönetiminin benzin istasyonlarında akaryakıt bulunduğu yönünde bir görüntü oluşturmaya çalıştığını, ancak satışa sunulan miktarın son derece sınırlı olduğunu belirtti. Çıstikov, "Bütün benzin istasyonlarında yakıt bulunuyor ancak fiyatı 100 Rus rublesi. Bu da federal bütçeden sağlanan sübvansiyonlar sayesinde mümkün oluyor. Öte yandan yakıt miktarı oldukça az. Bazı istasyonlarda günde yaklaşık 100 araca yetecek kadar benzin bulunuyor." dedi. Araç başına akaryakıt satışının 30 litreyle sınırlandırıldığını aktaran Çıstikov, bu uygulamanın yakıt tedarikinde istikrar sağlandığı izlenimini oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Akaryakıt sıkıntısının günlük yaşam üzerindeki etkisini anlatan Akyarlı bir kadın ise kiralamak istediği daireyi, emlak danışmanının benzin bulmakta zorlanması nedeniyle göremediğini söyledi. Kadın, yaşadığı olayı anlatarak, "Telefon açtım, emlak danışmanı cevap verdi. Daireyi beğendiğimizi ve görmek istediğimizi söyledim. Bana, 'Eğer yalnızca daireye bakmak istiyorsanız ve hemen kiralamayacaksanız size göstermeye gelmem. Çünkü Akyar'da benzin hem çok pahalı hem de bulması son derece zor." şeklinde konuştu. SOSYAL YARDIMLAR KISITLANDI, TAZMİNATLAR ÖDENMEDİ Ekonomik sıkıntıların derinleştiği yarımadada, işgal yönetiminin ücretsiz gaz tüpü dağıtımını durdurduğu ve iki günden uzun süre elektrik kesintisi yaşayan sakinlere vaat edilen tazminatları henüz ödemediği bildirildi. Çıstikov, işgalci yetkililerin ödemeleri gerçekleştirmek yerine çeşitli bürokratik işlemlerle süreci uzattığını belirterek, biriken borçların yaklaşık 5 milyar rubleye ulaştığını ifade etti. Çıstikov, "Bir çalışma yürütülüyormuş görüntüsü oluşturuyorlar. Bilgi topluyor, hak sahiplerini belirliyorlar ancak bugün itibarıyla söz konusu ödemelerden kaynaklanan borçları yaklaşık 5 milyar rubleye ulaştı. Çeşitli bürokratik engeller çıkarıyorlar ve bu durum yerel düzeyde toplumsal gerilimi artırıyor." kelimeleri kullandı. AKARYAKITTA RUS ORDUSUNA ÖNCELİK TANINIYOR Kırım'ın Aluşta kentinde ise Ukrayna'ya karşı yürütülen savaşa katılan Rus askerlerine her pazartesi günü sıra beklemeden akaryakıt sağlanacağına ilişkin duyuruların yayımlandığı belirtildi. Söz konusu uygulamada askerler için de araç başına 20 litrelik sınır öngörüldü. Çıstikov, "Sivil halkın alması gereken yakıtı artık 'özel askerî operasyon' katılımcıları alıyor. Dolayısıyla sivillere daha az yakıt kalıyor. Bu, yakıt miktarının arttığını değil, sıradan vatandaşlardan alınarak savaşa katılanlara verildiğini gösteriyor." vurguladı. İŞLETMELERE VAAT EDİLEN YAKLAŞIK 4 MİLYAR RUBLELİK DESTEK BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR Öte yandan Kırım'daki Rus işgal yönetiminin sözde başkanı Sergey Aksyonov, olağanüstü hâl sürecinde ekonomik kayıplar yaşayan, özellikle de yaz turizm sezonundaki başarısızlıktan etkilenen işletmelere faaliyetlerini durdurdukları dönemler için tazminat ödeneceğini açıklamıştı. Bu kapsamda yaklaşık 4 milyar rublelik kaynak ayrıldığı belirtilmesine rağmen, Çıstikov'a göre söz konusu paranın işletmelere aktarıldığına veya kullanıldığına ilişkin henüz herhangi bir bilgi bulunmuyor. Çıstikov, "Kaynakların ayrıldığı söylendi ancak şu ana kadar bu paradan tek bir rublenin bile nereye aktarıldığına veya nasıl kullanıldığına ilişkin bilgi yok. Son açıklamalara baktığımızda harcama önceliklerinin yeniden gözden geçirildiğini görüyoruz. Sosyal altyapı, halk ve işletmelerle ilgili bütün harcamalar azaltılırken askerî harcamalar daha fazla gündeme geliyor." dedi.

Zelenskıy’dan 2014 Kırım özeleştirisi: "Emir verilip karşılık verilseydi bugün bu boyutta bir topyekûn savaş yaşanmazdı" Haber

Zelenskıy’dan 2014 Kırım özeleştirisi: "Emir verilip karşılık verilseydi bugün bu boyutta bir topyekûn savaş yaşanmazdı"

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmeye başladığı dönemde Ukrayna ordusuna ülkeyi koruma ve işgale karşı koyma emri verilmiş olsaydı, bugün yaşanan topyekûn savaşın gidişatının çok farklı olabileceğini belirtti. Zelenskıy, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın asıl başlangıç noktasının Kırım Yarımadası'nın gasp edilmesi olduğunu vurguladı. “EN BÜYÜK HATA KARŞILIK VERMEMEKTİR” Girişimci ve yatırımcı Steven Bartlett’in sunduğu dünyaca ünlü "The Diary of a CEO" adlı podcast programında konuşan Cumhurbaşkanı Zelenskıy, 2014 yılındaki yönetimsel hatalara ve emir eksikliğine dikkat çekti ve sürecin o dönem açık bir savaş olarak algılanmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Bizim hatamız onlara karşılık vermemekti. Eğer o dönem devleti savunmak için net bir emir verilmiş olsaydı, eminim ki bugün içinde bulunduğumuz formatta topyekûn bir savaş yaşanmazdı. En azından bana öyle geliyor. “YEŞİL ADAMLAR YALANLARIYLA YAVAŞ BİR İŞGAL YÜRÜTTÜLER” Rusya’nın Kırım’ı Şubat-Mart 2014 tarihindeki işgal sürecinin adım adım ve yavaş bir şekilde ilerlediğini aktaran Ukrayna lideri, o günlerde yaşanan belirsizliği şu sözlerle anlattı: Bu bir gerçek. Sadece bu işgal çok yavaş ilerledi ve tam olarak bir savaşa benzemiyordu. Neden mi? Çünkü Ukrayna o anda savaşmıyordu. Kırım'ı işgal ettiklerinde elbette silah sesleri duyuldu ancak Rusya uzun süre oradakilerin kendi askerleri olduğunu kabul etmedi. Üniformalarında hiçbir işaret olmadığı için 'yeşil adamlar' olarak adlandırılıyorlardı ve ne tür bir askerî güç olduğunu anlayamıyordunuz. "SINIRI SİLAHLA İHLAL EDENLERE KARŞI NET EMİR VERİLMEDİ” Zelenskıy, dönemin Ukrayna yönetiminin silahlı saldırganlara karşı kararlı bir tutum sergileyemediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Yarımadada elinde silahlarla dolaşan insanlar vardı. O dönemin temel sorunu, Ukrayna yönetiminden 'Topraklarınızı koruyun, birileri sınırlarınızı silahla ihlal etti' şeklinde net ve kesin emirlerin çıkmamış olmasıydı.

Rusya’nın başlattığı savaşın ağır bedeli: İşgal altındaki Kırım’da tahıllar tarlalarda çürüyor Haber

Rusya’nın başlattığı savaşın ağır bedeli: İşgal altındaki Kırım’da tahıllar tarlalarda çürüyor

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve Kırım Yarımadası’nı askerî lojistik merkezine dönüştürmesi, bölgedeki ekonomik ve sosyal hayatı bitirme noktasına getirdi. İşgalci yönetimin bu yıl 2 milyon tona yakın rekor rekolte açıklamasına rağmen, Rusya'nın bölgeye taşıdığı savaş şartları nedeniyle Kırım’daki üreticiler yüksek üretim maliyetleri, fahiş akaryakıt fiyatları, sürekli elektrik kesintileri ve tıkalı lojistik yollar nedeniyle ürünlerini zararına satmak ya da tarlada çürümeye terk etmek zorunda kalıyor. YÜKSEK MALİYETLER VE SÜREKLİ ELEKTRİK KESİNTİLERİ Kırım’da yaşanan felaketin birincil sorumlusu olan Rus işgal yönetimi, yarımadadaki sivil kaynakları ordunun emrine sunarken yerel halkı ve üreticileri tam bir çaresizliğe itti. Moskova'nın sebep olduğu akaryakıt krizi nedeniyle dizel yakıtın litresi bazı dönemlerde 450 rubleye (265,76 TL) kadar tırmandı. Bunun yanı sıra Ukrayna'nın karşı saldırıları sonucu yarımadada kronik hale gelen elektrik kesintileri, tahıl kurutma ve depolama tesislerini çalışamaz hale getirdi. Çiftçiler teknolojiyi işletebilmek adına fahiş fiyatlarla jeneratör yakıtı ödemek zorunda kaldı. İşgalci yönetimin sözde Tarım Bakanı Denis Kratyuk, yarımadada yetişen buğdayın kaliteli (3. ve 4. sınıf buğday) olduğunu kabul etse de alım fiyatlarındaki çöküşün "lojistik ve bazı özel nedenlerden" kaynaklandığını belirterek çaresizliği itiraf etti. "15 RUBLEYE ÜRETİP 6-10 RUBLEYE SATMAK AÇIKÇA İFLASTIR" Kırım'daki "Taygan" Safari Parkı ile Yalta "Skazka" Hayvanat Bahçesi ve tarım işletmelerinin sahibi sahibi, iş birlikçi Oleg Zubkov bile bu yıl tahıl fiyatlarının belirlenme mekanizmasını "akıl dışı" olarak nitelendirdi. Sosyal medya üzerinden paylaştığı açıklamalarda, kilosu 13 ila 15 rubleye mal edilen buğday için tüccarların en fazla 10 ruble verdiğini, bazı bölgelerde ise bu rakamın 6 rubleye kadar düştüğünü belirten Zubkov, "Geçen yıl akaryakıtın litre fiyatı 70 rubleyken tahılın kilosu 15 rubleydi. Bu yılki enflasyon ve mazot fiyatlarıyla adil alım fiyatı en az 20 ruble olmalıydı. Üreticinin kilosuna 15 ruble harcadığı ürünü 6-10 rubleye satması felakettir. Bu barbarca. Yatırım yapan, risk alan ancak üretim maliyetlerini geri kazanamayan üreticilere yapılan bu muamele kabul edilemez." diyerek tepki gösterdi. Zubkov, deposundaki tonlarca tahılı satmak yerine kendi hayvanlarına yem yapacağını söylerken, birçok çiftçinin tarlalarını terk ettiğine dikkat çekti. "HARMANI TOPLAMAK ÇÜRÜTMEKTEN DAHA MASRAFLI" Rusya'nın yarımadada yarattığı felaketin boyutları saha örnekleriyle daha net ortaya çıkıyor. "Cemaat.media"ya konuşan Canköy yakınlarında arpa yetiştiren Mihail adındaki bir çiftçi, temmuz ayında olgunlaşan ürününü tarlada toplamadan bıraktı. Akaryakıt fiyatlarının fahiş seviyelere ulaşması nedeniyle ürünü toplamanın maliyetini hesaplayan çiftçi, "Tarlada bırakmak, son paramızla mazot alıp ürünü toplamaktan daha kârlı çıktı." diyerek acı gerçeği özetledi. Akmescit (Simferopol) bölgesinde çiftçilik yapan Zarina ise yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getirdi: Ton başına maliyetimiz 14 bin rubleyi buldu. Şimdi bize kilo başına 6 ruble teklif ediyorlar. Kabul etmek zorundayız çünkü daha yüksek bir teklif gelmeyecek ve kışlık ekim yapmamız gerekiyor. Ya da artık hiç ekim yapmamalı mıyız? Tam bir çıkmaz içindeyiz. KREMLİN’E YAKIN ARACILARIN TAHIL VURGUNU Durumu değerlendiren Kırım’ın Yeniden Entegrasyonu Derneği, Kırım’daki üreticilerin elindeki tahılı satabilmesinin tek yolunun işgalci yönetime yakın ve tahılı Rusya’ya taşıma olanağına sahip aracılarla iş birliği yapmak olduğunu kaydediyor. Ukrayna ordusunun Keriç (Kerç) Köprüsü ve Rus askerî lojistik hatlarına yönelik nokta atışları nedeniyle mahsulün yarımada dışına çıkarılması imkânsızlaşırken, yalnızca Kremlin ile bağlantılı kargo şirketleri Keriç Boğazı üzerinden mal taşıyabiliyor. Bu aracılar ise çiftçinin elindeki ürünü maliyetinin çok altında kapatıyor. ÇÖZÜM YOK, "BUĞDAY YERİNE AYÇİÇEK" ÖNERİSİ VAR Savaşın ve işgalin getirdiği yıkıma karşı hiçbir somut çözüm sunamayan Rus yönetimi, çiftçilere buğday ekim alanlarını daraltmalarını; bunun yerine taşıması daha kolay olan ayçiçeği, kanola ve keten gibi ürünlere yönelmelerini tavsiye ediyor. Ancak tarlasını sürecek mazotu dahi bulamayan Kırım çiftçisi, önümüzdeki dönemde kışlık ekim yapıp yapmama konusunda büyük bir belirsizlik yaşıyor. İşgalci Kremlin rejiminin basiretsiz politikaları ve savaştaki ısrarı, yakın gelecekte Kırım Yarımadası’nda ciddi bir gıda krizini ve toplumsal çöküşü tetikleme riski taşıyor.

Kıyiv’de Kırım’ın kültürel mirasının korunması ele alındı: "İşgalden kurtuluşu beklemeden harekete geçmeliyiz" Haber

Kıyiv’de Kırım’ın kültürel mirasının korunması ele alındı: "İşgalden kurtuluşu beklemeden harekete geçmeliyiz"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği, 14 Ekim tarihinde Kıyiv’de işgal altındaki Kırım Yarımadası’nın kültürel mirasının tespiti, belgelenmesi ve korunmasına yönelik kapsamlı bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Etkinliğe devlet kurumlarının temsilcileri, kolluk kuvvetleri, bilim insanları, müze çalışanları, sivil toplum kuruluşları ve alanında uzman isimler katıldı. Toplantıda; Rusya’nın Kırım’da yürüttüğü yasa dışı arkeolojik kazılar, Ukrayna müze koleksiyonlarına el koyması, tarihi eserleri tahrip etmesi ile devlet kültür varlıkları envanterlerindeki eksiklikler ve işgal altındaki bölgede yaşanan ihlallerin belgelenmesindeki zorluklar masaya yatırıldı. KIRIM PİLOT BÖLGE OLACAK: İHLALLER VE YIKIMLAR UYDU GÖRÜNTÜLERİYLE BELGELENİYOR Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, toplantıda yaptığı konuşmada, yarımadanın kültürel mirasına ilişkin verilerin toplanması ve sistematize edilmesi için etkin bir mekanizmanın kurulması gerektiğini vurguladı. Mevcut verilerin düzenlenmesi adına Kırım’ın bir pilot proje olarak ele alınmasını öneren Kurışko, bu çalışmaların işgalden kurtuluşu beklenmeden hemen şimdi başlatılması gerektiğinin altını çizdi. Temsilciliğin Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Savcılığı ile yakın iş birliği içinde yürüttüğü ihlal izleme çalışmalarına değinen Kurışko; kültürel varlıkların tahribine ve gasp edilmesine karışan kişilere karşı uluslararası yaptırımların başlatıldığını ve konunun Kırım Platformu çerçevesinde uluslararası kamuoyuna taşındığını belirtti. KÜLTÜREL MİRASI KORUMAK İÇİN UYGULANABİLECEK PRATİK ADIMLAR Bununla birlikte yuvarlak masa toplantısında uzmanlar, kültürel mirası korumak adına uygulanabilecek pratik araçları değerlendirdi. Bu kapsamda, işgalcilerin tarihi eserlere ve sit alanlarına verdiği zararların uydu fotoğraflarıyla anlık olarak belgelenmesinin yanı sıra yasa dışı yollarla Rusya’ya kaçırılan müze eserlerinin uluslararası alanda aranması, güçlü bir hukuki delil tabanının oluşturulması ve gelecekte bu eserlerin Ukrayna'ya iadesini sağlayacak mekanizmaların kurulması öne çıkan temel adımlar oldu. Kırım Temsilcisi Olha Kurışko, "Geçici olarak işgal edilmiş topraklarla çalışma konusunda benzersiz bir deneyime sahibiz. Bu birikimi diğer devlet kurumlarıyla paylaşmaya ve deneyimi olmayan yapılar için ortak olmaya hazırız." değerlendirmesinde bulundu.

İşgal altındaki Kırım’da bütçe çöküşü: Moskova yarımadayı gözden çıkardı Haber

İşgal altındaki Kırım’da bütçe çöküşü: Moskova yarımadayı gözden çıkardı

Rusya’nın işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’nda bütçe krizinin boyutları her geçen gün derinleşirken, Moskova’daki merkezi yönetimin bölgeye sağladığı doğrudan finansal desteği kesmeye başladığı bildirildi. Kırım işgal idaresinin 2026 yılı için bütçe limitlerinde yaşanan felaket düzeyindeki kesintileri resmen kabul etmesi, yarımadada yaklaşan ekonomik çöküşün ilk somut işareti olarak değerlendiriliyor. AKSYONOV İTİRAF ETTİ: “ASKERİ HARCAMALAR YÜZÜNDEN BÜTÇEYİ KISTIK” İnjir Media haber ajansının hazırladığı habere göre, Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, 9 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın artan maliyetleri yüzünden işgal idaresinin bütçe kaynaklarını kısmak zorunda kaldığını itiraf etti. Aksyonov, bütçe kaynaklarının yetersizliği nedeniyle bazı sorunların artık "manuel müdahale" ile çözülmeye çalışıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Savunma ve güvenlik konularına ayrılan harcamaların artması nedeniyle bu yıla ilişkin bütçe finansmanı limitleri sınırlandırılmıştır. Ekonomik veriler, işgal altındaki Kırım’ın tamamen Moskova’dan gelen bütçe transferlerine bağımlı olduğunu ortaya koyuyor. 2024 yılında 272,1 milyar rublelik bütçe gelirinin 173,4 milyar rublesi (yüzde 63,7) Karşılıksız Bütçe Transferlerinden oluşurken; 2025 yılında 124,7 milyar rublelik öz gelire karşılık karşılıksız aktarılan tutar 140,55 milyar ruble seviyesinde kalmıştı. KREMLİN “ÖNCELİKLİ SAVUNMA GİDERLERİ” BAHANESİYLE DESTEĞİ KESİTİ Kırım’a aktarılması planlanan kaynakların kesilmesinde sadece Rus ekonomisindeki genel kriz değil, Kremlin’in bölgeye yönelik değişen yaklaşımı da belirleyici oluyor. Moskova, 2026 bütçesinde Kırım için öngörülen 121,15 milyar rublelik teşvik ve yardım ödeneğini serbest bırakmakta acele etmiyor. Bu kesintiler resmî söylemde "savunma ve güvenlik sektörünün öncelikli ihtiyaçları" ile gerekçelendirilse de, gerçek nedenlerin farklı olduğu ortada. Kırım’ın propaganda medyasında pazarlanan "hızlı gelişen bölge, refah yarımadası ve turizm merkezi" imajının artık Kremlin için bir karşılığı kalmadı. Savaş yarımadaya her geçen gün daha da yaklaşırken gerçeklerle tamamen çelişen bu imajı Rus iç kamuoyuna veya uluslararası topluma satamayacağını anlayan Moskova, "Kırım projesine" daha fazla finansman aktarmama kararı aldı. AKSYONOV İDARESİ ÇARESİZ: AKARYAKIT PİYASASI SPEKÜLASYONA TESLİM EDİLDİ Kendi kaderine terk edilen Aksyonov liderliğindeki işgal yönetimi ise kriz karşısında eylemsizlik stratejisini benimsedi. Aksyonov idaresinin krize karşı attığı tek adım, kısıtlı akaryakıt stoklarının fahiş fiyatlarla satıldığı spekülatif bir enerji piyasasının oluşmasına göz yummak oldu. Sözde seçimlerin hemen ardından yarımadadaki hayat pahalılığı üzerindeki baskı kaldırılırken, 10 Ekim tarihinden itibaren Kırım’daki akaryakıt istasyonlarında motorin (dizel) yeniden tamamen tükendi. Akaryakıt istasyonu çalışanları durumu tedarik hacimlerinin düşmesiyle açıklarken; bu kriz, ekim dönemindeki tarım üreticilerini doğrudan vurarak halkı erişilemez fiyatlarla yakıt aramaya mecbur bırakıyor. Aksyonov ve ekibinin seçim sürecinde vaat ettiği "istikrar, turizm hamlesi ve altyapı projeleri" illüzyonu kısa sürede dağılırken; yarımada sakinleri kronik elektrik ve su kesintileri, akaryakıt kıtlığı, çöken altyapı ve kontrolsüz fiyat artışlarıyla baş başa kaldı. Moskova’nın kriz karşısındaki sessizliği ise, durumun daha da ağırlaşması halinde faturanın tamamen Aksenov’a kesileceği ve kendisinin bir "günah keçisi" olarak feda edileceği şeklinde yorumlanıyor.

Kırım’da haksız yere alıkonulan 4 Kırım Tatar kadın Rusya'ya sürülüyor Haber

Kırım’da haksız yere alıkonulan 4 Kırım Tatar kadın Rusya'ya sürülüyor

İşgal altındaki Kırım’da evlerine düzenlenen yasa dışı baskınlarla alıkonulan dört Kırım Tatar kadının davasında yeni ve ağır bir safhaya geçildi. İnsan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva’nın aktardığı bilgilere göre; 19 yaşındaki Nasiba Saidova, 40 yaşındaki Esma Nimetulayeva, 22 yaşındaki Fevziye Osmanova ve 21 yaşındaki Elviza Aliyeva’nın yargılandığı davanın ön duruşması bugün Rostov-na-Donu’ndaki Güney Bölge Askerî Mahkemesinde görüldü. Kırım’daki Akmescit (Simferopol) 1 No’lu tutukevinden video konferans yöntemiyle kapalı oturuma bağlanan Kırım Tatar kadınlar hakkında mahkeme, hukuksuz tutukluluk süresini 28 Mart 2027 tarihine kadar 6 ay daha uzatma kararı aldı. AKMESCİT ZİNDANLARINDAN RUSYA’YA SÜRGÜ Mahkemenin uzatma kararının ardından dört Kırım Tatar kadınının Akmescit’ten alınarak Rusya Federasyonu’nun Rostov-na-Donu kentindeki 1 No’lu tutukevine sevk edileceği öğrenildi. Bir sonraki duruşma tarihi 23 Ekim olarak belirlenirken, duruşmanın gerçekleşmesi Rusya Federal Ceza İnfaz Servisinin (FSIN) kadın tutsakları bu tarihe kadar Rostov'a nakletme hızına bağlı olacak. KADINLAR SİYASÎ HEDEF HÂLİNE GELDİ İşgalci Rus güçleri 15 Ekim 2025 tarihinde aralarında siyasî tutsak Remzi Nimetulayev'in eşi Esma Nimetulayeva'nın da olduğu dört Kırım Tatar kadını haksız gerekçelerle alıkoyarak FSB Ofisine götürdü. Ertesi gün sözde mahkemeye çıkarılan Esma Nimetulayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova sözde "terör örgütü faaliyeti yürütmek ve ilgili örgütün faaliyetlerine katılmakla" suçlanarak tutuklandı. İŞGALCİLERDEN BAŞÖRTÜSÜNE FİZİKSEL MÜDAHALE Gözaltı merkezine getirildiği ilk günlerde FSB görevlisi bir kadının Fevziye Osmanova'nın başörtüsü takmasını yasakladığı, hatta erkek görevlilerin yanında başörtüsünü yırttığı bildirildi. Öte yandan kendisiyle birlikte zorla alıkonulan diğer iki siyasî tutsak Esma Nimetulayeva ve Nasiba Saidova'nın da aynı muameleyle karşı karşıya kaldığı öğrenildi. KIRIM’DAN MOSKOVA’YA ADALET YOLCULUĞU Haksız yere alıkonulan dört Kırım Tatar kadının aileleri başta olmak üzere 16 Kırım Tatarından oluşan heyet Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Tatyana Moskalkova ile görüşmek amacıyla 29 Ekim’de Kırım’dan Moskova’ya yola çıktı. Hak arayışı yolunda son 36 saat içinde Rus kolluk kuvvetleri tarafından 5 defa alıkonulan Kırım Tatarları, Rusya Ombudsmanlık Ofisine ulaşmaya başardı. Nasiba Saidova, Fevziye Osmanova ve Elviza Aliyeva’nın aileleri ile avukat Nazim Şeyhmambetov, haksız yere alıkonulan Kırım Tatar kadınların serbest bırakılması talebini içeren dilekçeyi Rusya Ombudsman Ofisine sundu. Dilekçeye Kırım’ın farklı şehir ve köylerinden toplanan 6,5 bin imza atıldı. Heyet aynı dilekçeyi Rusya Başsavcılığına ve Devlet Başkanlığı İdaresine de sundu. Ancak bu çabalar hiçbir sonuç vermedi.

Avrupa Parlamentosu Rusya’daki Duma seçimlerini tanımadı: "Meşru bir yasama organı değil" Haber

Avrupa Parlamentosu Rusya’daki Duma seçimlerini tanımadı: "Meşru bir yasama organı değil"

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Rusya’da gerçekleşen Devlet Duması seçimlerinin sonuçlarını tanımayı reddederek oluşan yeni parlamentoyu "meşru bir temsil ve yasama organı" olarak kabul etmediklerini açıkladı. AP Genel Kurulu'nda 8 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen kararda, Rusya'daki seçimlerin demokratik standartlardan tamamen uzak olduğu vurgulandı. Karar tasarısı 41 "hayır" ve 39 "çekimser" oya karşı 482 "evet" oyu ile ezici bir çoğunlukla kabul edildi. "SEÇİMLER NE ÖZGÜR NE DE ADİLDİ" Kabul edilen kararda, muhalif ve savaş karşıtı aktörlerin seçim sürecinden sistematik olarak elendiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: Yabloko Partisi de dahil olmak üzere demokratik ve savaş karşıtı siyasi aktörlere yönelik sistematik baskı ve engellemeler, seçimlerde tespit edilen ağır ihlaller ve bağımsız gözlem mekanizmalarının yokluğu dikkate alındığında bu seçimler ne özgür ne de adil olmuştur. Açıklanan resmi sonuçlar, gerçek bir siyasi seçenekten mahrum bırakılan Rus halkının özgür iradesinin güvenilir bir yansıması olarak değerlendirilemez. AP milletvekilleri, Vladimir Putin rejimi tarafından işlenen tüm seçim ihlallerini, Rusya'daki demokrasiden kalan son kırıntıların da kasten yok edilmesini, seçmenlerin zorlanmasını ve bağımsız gözlemcilerin tehdit edilmesini sert bir dille kınadı. Ayrıca sahte "uluslararası gözlemcilerin" rejime siyasi meşruiyet ve dezenformasyon sağlamak amacıyla bir araç olarak kullanıldığı ifade edildi. İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA SEÇİM TİYATROSUNA TEPKİ VE YENİ YAPTIRIM ÇAĞRISI Avrupa Parlamentosu, Rusya’nın seçimleri Ukrayna’nın işgal altındaki Kırım, Donetsk, Herson, Luhansk ve Zaporijjya bölgelerinin yanı sıra Moldova’nın ayrılıkçı Transdinyester bölgesi ile Gürcistan’ın işgal altındaki Abhazya ve Güney Osetya bölgelerinde de düzenlemesini yasa dışı ilan ederek kınadı. Rusya’daki savaş karşıtı hareketlere, bağımsız gazetecilere ve insan hakları savunucularına desteğini yineleyen parlamenterler, tüm siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi. Kararda ayrıca Rusya’daki siyasi zulme ve Ukrayna’ya yönelik saldırganlığa karışan yetkililere dönük yaptırımların genişletilmesi talep edildi. AP, yaptırım listesine yargıçların, savcıların, Rosfinmonitoring (Rusya Mali İzleme Servisi) çalışanlarının ve Merkez Seçim Komitesi üyelerinin de dahil edilmesini istedi. Rusya’da 18-20 Eylül tarihlerinde gerçekleşen “seçimlerde” iktidardaki Birleşik Rusya Partisi 349 sandalye kazanırken, geriye kalan tüm siyasi oluşumlara yalnızca 101 sandalye kaldı. Bu sonuç, Duma tarih boyunca tek bir partinin elde ettiği en yüksek sandalye sayısı olarak kayıtlara geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.