SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işgal

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işgal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Sadece bir sürgün değil soykırım”: Kırım Tatar sokak sanatçısı Hanım’dan direniş çağrısı Haber

“Sadece bir sürgün değil soykırım”: Kırım Tatar sokak sanatçısı Hanım’dan direniş çağrısı

Kırım’ın Akyar (Sevastopol) kentinden olan ve “Hanım” takma adıyla çalışmalarını sürdüren Kırım Tatar sokak sanatçısı, sanatın kendisi için hem bir tanıklık hem de direniş biçimi olduğunu söyledi. Suspilne Kırım’a konuşan sanatçı, ailesinin 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nda zorla sürgün edildiğini hatırlatarak, yaşananların “deportasyon değil, bir soykırım” olduğunu vurguladı. Ailesinin Türkistan ve Ural bölgelerinde sürgün hayatı yaşadığını anlatan Hanım, 1990’larda Kırım’a dönüşün ise istikrar getirmediğini, Yarımada'da da sürekli yer değiştirmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Akyar'ın, Kırım Tatar izlerinin sistemli şekilde silindiği son adresleri olduğunu kaydetti. Sanatçının eğitim hayatı teknik ve beşeri alanları kapsasa da sanatla profesyonel olarak 30’lu yaşlardan sonra ilgilenmeye başladığını belirten Hanım, sosyal sokak sanatını toplumsal travmalar ve siyasi gerçekler hakkında konuşmanın bir yolu olarak gördüğünü söyledi. Ayrıca ailesi Kırım’da bulunduğu için anonim çalışmayı tercih ettiğini de ekledi. HANIM: SANAT DİRENİŞ OLMALI, PROPAGANDA DEĞİL Hanım, işgal altındaki Kırım’da sokak sanatının propaganda aracına dönüştürüldüğünü belirterek, Rus yönetiminin duvar resimlerinde yalnızca “özel askerî operasyon” temalı ve Rus askerlerini yücelten görsellere izin verdiğini söyledi. Bu uygulamanın 2025 yılında işgal yönetimi yetkililerince açıkça ilan edildiğini hatırlattı. Kırım yollarında çok sayıda propaganda görseli belgelediğini ifade eden sanatçı, “Sokak sanatı direnişin dili olmalı. Kırım’da ise duvarlar propaganda afişlerine dönüştürüldü.” dedi. SİYASİ TUTSAK SANATÇI İÇİN PROJE Hanım, 2022’de Kezlev'de (Yevpatoriya) savaş karşıtı eylem sonrası tutuklanan ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı sanatçı Bohdan Ziza’ya destek amacıyla “Yetim İçin” adlı sanat projesini hayata geçirdiklerini anlattı. KırımSOS ile birlikte yürütülen proje kapsamında en az 10 Ukrayna kentinde duvar resimleri, performanslar ve sergiler düzenlendiğini belirten Hanım, bu çalışmalarla Kırım’daki direnişin görünür kılınmasının amaçlandığını ifade etti. "KIRIM UKRAYNA'NIN BİR PARÇASI OLMAYA DEVAM EDECEK" Hanım, sanatın Kırım gerçeğini ve Kırım Tatar halkının hafızasını korumanın yollarından biri olduğunu vurgulayarak, “Kırım vardı, var olmaya ve Ukrayna’nın parçası olmaya devam edecek. Sanat, bunu anlatmanın yollarından biridir.” ifadelerini kullandı.

İşgalciler "kara liste" oluşturdu: Ukrayna yanlısı Kırımlı aktivistlere yönelik baskılar artıyor Haber

İşgalciler "kara liste" oluşturdu: Ukrayna yanlısı Kırımlı aktivistlere yönelik baskılar artıyor

İşgal altındaki Kırım’da, Rus işgal yönetimine muhalif olan veya Ukrayna yanlısı duruş sergileyen vatandaşlara yönelik baskılar yeni bir boyuta ulaştı. Hak savunucuları, işgal güçlerinin "sadakatsiz" gördüğü kişileri sivil hayattan tamamen dışlamak ve Yarımada'yı terk etmeye zorlamak için kayıt dışı bir "kara liste" sistemi uyguladığını bildirdi. Güvenlik gerekçesiyle ismini gizli tutan bir Kırımlı insan hakları savunucusu, Krym.Realii’ye yaptığı açıklamada, Rus işgal güçlerinin yıllar içinde hazırladığı fişleme listelerinin artık günlük yaşamı felç eden bir tecrit aracına dönüştüğünü aktararak şunları kaydetti: Kırım Yarımadası’nın işgali yılları boyunca Rus işgal güçleri, Ukrayna yanlısı tutuma sahip Kırımlı aktivistler, insan hakları savunucuları, sivil toplum temsilcileri ve yurttaş gazetecilerden oluşan listeler oluşturdu. Artık bu listelerde yer alan kişiler, giderek daha fazla imkândan mahrum bırakılıyor. Örneğin, güvenlik kurumlarının onayının gerektiği işlerde çalışmaları neredeyse imkânsız hâle geliyor. Güvenlik güçlerinin onay vermemesi nedeniyle, insanların bir tesisin bekçiliği gibi basit pozisyonlar için bile işe alınmadığı vakaları biliyorum.” Baskı araçlarının yalnızca istihdamla sınırlı kalmadığını belirten savunucu, son dönemde yeni ve hukuka aykırı uygulamaların devreye sokulduğunu da söyledi. Buna göre, Ukrayna yanlısı olduğu bilinen bazı Kırımlılara Rusya tarafından verilen yurt dışı pasaportlarının düzenlenmesi keyfi gerekçelerle reddediliyor. Hak savunucusu, “Bu reddiyeler açıkça siyasi nedenlere dayanıyor. Oysa Rusya’nın kendi mevzuatında, bu tür bir gerekçeyle pasaport verilmemesini öngören herhangi bir resmî hüküm yok.” ifadelerini kullandı. İnsan hakları savunucuları, işgal yönetiminin bu uygulamalarla Kırım’daki muhalif sesleri tamamen susturmayı ve Yarımada'nın demografik yapısını zorla değiştirmeyi hedeflediğine dikkat çekiyor.

BM’den Rusya’ya tokat gibi yanıt: “Kendi kaderini tayin” Kırım ve Donbas'ta geçerli değil! Haber

BM’den Rusya’ya tokat gibi yanıt: “Kendi kaderini tayin” Kırım ve Donbas'ta geçerli değil!

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna toprakları için öne sürdüğü "halkların kendi kaderini tayin etme" ilkesinin bu bölgelerde geçerli olmadığını açıkladı. Guterres, Kırım ve Donbas vakalarında Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ilkesinin öncelikli olduğunu vurguladı. BM Genel Sekreteri António Guterres, New York’ta düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde gerçekleştirdiği sözde referandumları meşrulaştırmak için kullandığı hukuki argümanları kesin bir dille reddetti. Bir Rus gazetecinin, "BM’nin Kırım ve Donbas’ı halkların kendi kaderini tayin hakkı kapsamında değerlendirip değerlendiremeyeceği" yönündeki sorusuna yanıt veren Guterres, BM sisteminde iki temel ilkenin bulunduğunu hatırlatarak, “Birinci ilke devletlerin toprak bütünlüğüdür. Diğer ilke ise halkların kendi kaderini tayin hakkıdır.” dedi. Ancak bu ikinci ilkenin her durumda otomatik olarak uygulanamayacağını vurgulayan BM Genel Sekreteri, söz konusu hakkın kullanılabilmesi için belirli koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. BM HUKUK İŞLERİ OFİSİ KARARI: “UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ ESASTIR” BM Genel Sekreteri, konuya ilişkin BM Hukuk İşleri Ofisi'nin kapsamlı bir inceleme yaptığını ve şu sonuca ulaştığını ifade etti: "Yaptığımız hukuki değerlendirme sonucunda, kendi kaderini tayin ilkesinin Kırım ve Donbas vakalarında uygulanamayacağı kanaatine vardık. Dolayısıyla, mevcut durumda Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ilkesi her şeyin üzerinde ve önceliklidir." RUSYA’NIN “GRÖNLAND” TAKTİĞİ ÇÖKTÜ Rus propaganda kanallarının geçen günlerde yaydığı bilgilere göre Moskova, Grönland'ın statüsüyle ilgili tartışmaları örnek göstererek işgal ettiği bölgeler için BM’den benzer bir "kendi kaderini tayin hakkı" tanınmasını talep etmişti. Guterres’in açıklamaları, Rusya’nın uluslararası hukuku manipüle ederek işgali yasallaştırma çabalarına BM nezdinde indirilmiş bir hukuki darbe niteliği taşıyor. Bu açıklama, BM’nin Rusya tarafından düzenlenen ve uluslararası toplum tarafından "yasa dışı" olarak kabul edilen sözde referandumları tanımayacağının en üst düzeyden teyidi olarak kaydediliyor.

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı Haber

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı

Ukrayna’da 22 Ocak’ta kaydedilen Birlik Günü vesilesiyle, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Ukrayna Milletvekili ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz “Avrupa Dayanışması” Partisinden milletvekilleriyle birlikte Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin cephedeki birliklerini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, 14 farklı tugaya bağlı olarak görev yapan askeri birliklere silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve teknik ekipman desteği sağlandı. Toplam değeri yaklaşık 30 milyon grivna olan yardım paketinde 125 adet “Blıskavka” SİHA, fiber optik dahil olmak üzere 555 FPV-SİHA, jeneratörler, taşınabilir şarj istasyonları, Starlink uydu iletişim setleri ve çeşitli elektronik ekipmanlar yer aldı. Yardım teslim töreni sırasında Ukraynalı askerlerin Birlik Günü’nü tebrik eden Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının birlik ve dayanışmasının önemine dikkat çekti. Çiygöz, geçici olarak işgal altında bulunan bölgelerde yaşayan insanların da Ukrayna ile bağlarını koparmadığını vurguladı. “Size Kırım’dan, Donetsk’ten ve Luhansk’tan yurttaşlarımızın selamlarını getirdim. Onlar geleceklerini Ukrayna’sız düşünmüyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve birliği sizin hizmetiniz sayesinde ayakta duruyor.” diyen Çiygöz, desteklerin süreceğini belirtti. İşgal altındaki topraklarda yaşayan Ukraynalıların direnişini sürdürdüğünü ifade eden Çiygöz, bu direncin Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine, Ukrayna halkına ve devlete olan inançtan kaynaklandığını söyledi.

Kırım Müslümanları Dini İdaresi: Han Camisi’nin ele geçirilmesi Kırım’daki dini baskıların devamıdır Haber

Kırım Müslümanları Dini İdaresi: Han Camisi’nin ele geçirilmesi Kırım’daki dini baskıların devamıdır

Rusya tarafından 2014 yılında işgal edilen Kırım’da bağımsız dini cemaatlere baskı uygulanmaya devam ediyor. Rus işgal yönetiminin aralık ayında Kezlev’deki (Yevpatoria) tarihi Han Camisi’ni (Cuma Camisi) zorla kontrol altına aldığı öğrenildi. Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, Rus işgal güçlerinin Kezlev’deki tarihî Han Camisi’ne baskın düzenlemesini, işgal altındaki Kırım’da dini cemaatlere yönelik süregelen baskının bir parçası olarak değerlendirdi. Açıklamada, Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Müftülüğünün de sürece dahil olduğu operasyonun, bir “cemaatler arası anlaşmazlık” ya da “mahkeme kararlarının uygulanması” olarak sunulamayacağı vurgulanarak, “Bu, Müslüman yaşamını işgal yönetiminin hiyerarşisine tabi kılmayı amaçlayan, ‘böl ve yönet’ anlayışına dayalı bir operasyondur.” ifadelerine yer verildi. Kırım Müslümanları Dini İdaresine göre asıl mesele, taraflar arasındaki eski anlaşmazlıklar değil; işgal rejiminin hiçbir özerkliğe tahammül etmemesi. Açıklamada, “Bugün ‘uyum sağlamayanlar’ tasfiye ediliyor, yarın başkaları hedef alınabilir. En önemli ders ise şu: İşgal yönetimine sergilenen göstermelik sadakat hiçbir garanti sağlamaz. Aksine, kimi daha sonra ‘pazarlık unsuru’ olarak kullanabileceklerini gösterir. İşgal koşullarında ‘bizden olanlar’ yoktur; sadece kontrol edilenler ve henüz baskı altına alınmamış olanlar vardır.” denildi. Açıklamada, camiye düzenlenen baskının asıl amacının işgal yönetimine sadık bir imamın zorla atanması olduğu belirtilirken, “Kremlin’e bağlı Kırım Müftülüğü ise caminin ele geçirilmesini ve kapatılmasını, cemaati tasfiye eden işgal mahkemesi kararlarına dayandırarak ‘yasal’ göstermeye çalışıyor. Bu, tekelleşmenin işleyiş mekanizmasıdır: Önce yargı yoluyla ‘tasfiye’, ardından kutsal mekânın güç kullanılarak ‘boşaltılması’.” şeklinde kaydedildi ve bu tür baskıların sona ermesi için Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması gerektiği vurgulandı. “KIRIM TATAR HALKINA YÜRÜTÜLEN SİSTEMATİK BASKININ GÖSTERGESİ” Öte yandan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) de Han Camisi’nin ele geçirilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu süreçte kilit rolü işgal yönetimiyle iş birliği içinde hareket eden müftü Emirali Ablayev’in oynadığını vurguladı. KTMM açıklamasında, Han Camisi’ne yönelik müdahalenin Kırım Tatar halkına karşı yürütülen sistematik baskının açık bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamada, “Han Camisi’nin ele geçirilmesi, Kırım Tatarlarına yönelik sistematik baskının, dini özgürlüğün yok edilmesinin ve Rusya’nın Kırım’daki işgal politikalarını meşrulaştırma çabalarının bir başka adımıdır.” ifadelerine yer verildi. KEZLEV’DEKİ CUMA CAMİSİ (HAN CAMİSİ) Mimar Sinan tarafından tasarlanan cami, 1552-1564 yılları arasında inşa edildi. Kırım’ın en büyük ve en görkemli camisi olan Cuma Camisi'nin yapımı 1552’de Kırım Hanı I. Devlet Giray tarafından başlatıldı. I. Devlet Giray Han, camiyi inşa etmek için Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ı görevlendirdi ancak Mimar Sinan’ın, Kırım’a gidip gitmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte Mimar Sinan'ın 1550-1557 yılları arasında Süleymaniye Camisi'nin yapımıyla meşgul olduğu için Kırım’a gitmediği ve verdiği talimatlarla kalfası ile yerli ustaların inşa ettiği tahmin ediliyor. Savaş olduğu için cami yapımı uzun sürmüş, 1564 yılında tamamlanmıştır. Hanların taç giyme törenlerinde de kullanılmış olan ve çok kubbeli yapısıyla Ukrayna’nın en büyük camileri arasında yer alan eser, Kezlev’in tarihi merkezinin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

İşgal altındaki Kırım’da Rus askerlerinden yılbaşı skandalları! Haber

İşgal altındaki Kırım’da Rus askerlerinden yılbaşı skandalları!

Ukrayna toprağı olan ve 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da yılbaşı tatili süresince işgalci Rus askerleri arasında çok sayıda askerî disiplin ihlalinin kayda geçtiği bildirildi. Olayların, muharebe nöbetinde bulunan birlikler de dâhil olmak üzere farklı askerî ve yarı askerî unsurları kapsadığı belirtildi. Kırım.Realii’ye isminin açıklanmaması şartıyla konuşan #LiberateCrimea sivil kampanyasından Kırımlı bir aktivist, ihlallerin özellikle “Bars-Kırım” adı verilen sözde “topyekûn savunma” birliklerinde yoğunlaştığını ifade etti. Aktivist sorunun yalnızca alkol tüketimiyle sınırlı olmadığını bildirdi. Rus askerlerinin kendilerini cezasız hissetmesi nedeniyle saldırgan davranışların arttığına dikkat çekildi. Aktivist, “Bars-Kırım ve diğer askerî ya da yarı askerî birliklere mensup askerlerin karıştığı holiganlık ve taşkınlık olaylarına dair çok sayıda sinyal alıyoruz. Sıklıkla kendi aralarında kavga ediyorlar.” ifadelerini kullandı. “AHLAKİ ÇÖKÜŞ” VURGUSU Aktivist, Kırım’daki sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandıran somut bir olaya da işaret etti ve bir mobil operasyon grubunda görev yapan askerin, sarhoş meslektaşları tarafından ağır şekilde darp edildiğinin gündeme geldiğini bildirdi. Ayrıca, bu tür olayların Rus askerleri arasındaki moral ve disiplin çöküşünü gözler önüne serdiğini belirten Aktivist, “Ukrayna yanlısı Kırımlılar açısından bu tablo, işgalci güçlerin içten içe zayıfladığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.” dedi. Söz konusu durumun, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin işgal altındaki Kırım’daki askerî hedeflere yönelik operasyonlarını daha etkili hâle getirdiği görüşünün de yerel halk arasında dile getirildiği aktarıldı.

Rus işgali altındaki topraklarda zorla seferberlik: Kırım ilk sırada! Haber

Rus işgali altındaki topraklarda zorla seferberlik: Kırım ilk sırada!

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR) Sözcüsü Yevheniy Yerin, Suspilne Kırım’a yaptığı açıklamada, Rus işgal yönetiminin seferberliği ağırlıklı olarak Rusya Federasyonu kimliği dayatılan kişiler üzerinden yürüttüğünü söyledi. Yerin, işgal altındaki bölgelerde Rusya kimliğini dayatma sürecinin hızlandırıldığını ve bunun seferberliğin temel altyapısını oluşturduğunu vurguladı. KIRIM, ZORLA ASKERE ALIMDA İLK SIRADA Yerin, seferberlik sisteminin en gelişmiş olduğu bölgenin Kırım olduğunu belirterek, işgalin başladığı 2014 yılından bu yana en az 22 yasa dışı askere alma kampanyasının düzenlendiğini kaydetti. Her yıl ortalama 5 bin kişinin Rus ordusuna alındığını ifade eden Yerin, bunun her kampanya döneminde yaklaşık 2 bin 500 kişi anlamına geldiğini söyledi. Rusya’nın Kırım’da uzun süredir kurduğu askerî komiserlik ağı sayesinde süreci sorunsuz yürüttüğünü belirten Yerin, Kırım halkının işgal altındaki diğer bölgeler içinde Rus ordusuna en fazla zorla katılan grup olduğunu dile getirdi. DONETSK VE LUHANSK’TA İKİ AŞAMALI SÜREÇ Donetsk ve Luhansk bölgelerinde seferberliğin iki aşamada gerçekleştirildiğini aktaran Yerin, ilk dönemde sözde “LNR” (sözde Luhansk Halk Cumhuriyeti) ve “DNR” (sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti) yapıları aracılığıyla, bu bölgelerin işgalinin ardından ise Rus askerî komiserlikleri üzerinden asker toplandığını ifade etti. HERSON VE ZAPORİJJYA’DA BASKI ARTIYOR Yerin, son dönemde Herson ve Zaporijjya’nın işgal altındaki kesimlerinde seferberlik kapasitesinin artırılmasına yönelik yoğun bir çaba gözlemlendiğini belirtti. Kimlik dağıtımıyla eş zamanlı olarak nüfusun askerî kayda alındığını vurgulayan Yerin, bu kişilerin potansiyel asker adayı olarak fişlendiğini kaydetti. İşgal altındaki bölgelerde yaşayanlara Ukrayna’nın “Hoçu Jıt” (Yaşamak İstiyorum) projesinden yararlanmaları çağrısında bulunan Yerin, bu proje kapsamında Rus ordusunun suç niteliğindeki faaliyetlerine katılmak istemeyenlere yol haritası ve destek sağlandığını ifade etti. OKULLAR VE KAMPLAR PROPAGANDA ARACI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilci Yardımcısı Denıs Çıstikov, Rusya’nın yasa dışı seferberliği sürdürdüğünü, okullar ve çocuk kamplarını propaganda ve geleceğin askerlerini yetiştirme aracı olarak kullandığını belirtti. Çıstikov, 2025 yılında Rusya’nın işgal altındaki Kırım’daki yaz kamplarına rekor düzeyde bütçe ayrıldığını söyledi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, Aralık 2025’te yayımladığı raporda, Haziran-Kasım 2025 döneminde Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde, özellikle Kırım’da çocukların ve eğitimin sistematik biçimde askerileştirdiğini belgeledi.

KTMM Başkanı Çubarov: Yurt dışında yaşayan her Kırım Tatarı, Kırım’ın elçisidir Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Yurt dışında yaşayan her Kırım Tatarı, Kırım’ın elçisidir

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, bugün sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği “2025-2026: Yanımıza ne alıyoruz ve nereye gidiyoruz?” başlıklı canlı yayında Kırım Tatar halkının mevcut durumunu değerlendirdi. Kırım Tatar halkının geleceğinin hafıza, kültür, inanç ve geleneklerin korunmasına bağlı olduğunu belirten Çubarov, “Halkımızı korursak, mutlu bir geleceğimiz olur.” dedi. Çubarov, Kırım Tatarlarının varlığını sürdürebilmesinde öncelikle kendi güçlerine güvenmeleri gerektiğini vurgulayarak, 2026 yılında özellikle farklı ülkelerdeki Kırım Tatar diasporasının sesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ukrayna’da yerli halklara ilişkin yasal çerçevenin mevcut olduğunu hatırlatan Çubarov, devletin Kırım Tatar halkının sesini duyması için güçlü hukuki argümanlar geliştirilmesinin yeterli olacağını ifade etti. "KIRIM’DA YAŞANANLARA DAİR DAHA FAZLA GERÇEK ANLATILMALIDIR" Asıl zorluğun, Kırım Tatarlarının bugün yaşamak zorunda kaldığı Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada ve ABD gibi ülkelerde olduğunu belirten Çubarov, “Yurt dışındaki her Kırım Tatarı, Kırım’ın bir elçisidir. Daha fazla savunuculuk, daha fazla temas ve işgal altındaki Kırım’da yaşananlara dair daha fazla gerçek anlatılmalıdır.” şeklinde konuştu. DİASPORA İÇİNDEKİ KOORDİNASYON VE İŞ BİRLİĞİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Ancak tek başına güçlü bir sesin yeterli olmayacağını vurgulayan Çubarov, diaspora içindeki koordinasyon ve iş birliğinin hayati önem taşıdığını söyledi. Kırım Tatar topluluklarının kendi aralarında ve KTMM ile sürekli iletişim halinde olması gerektiğini vurgulayan Çubarov, “Bu etkinliğimizin temel şartıdır.” dedi. Sürgün yıllarındaki “inisiyatif grupları” deneyimine dikkat çeken Çubarov, farklı ülkelerde yaşayan az sayıda Kırım Tatar ailesinin dahi bir araya gelerek ortak sorunları tartışması ve çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. Bu sürecin doğal olarak dilin korunması, çocukların Kırım Tatar dilini öğrenmesi ve kültürün yaşatılması gibi temel konulara odaklanacağını ifade etti. SİYASİ TUTSAKLARIN AİLELERİNE DESTEK ÇAĞRISI Konuşmasında Rusya tarafından haksız yere alıkonulan siyasi tutsakların ailelerine destek konusuna da değinen Çubarov, özellikle Kırım’da yaşayanlara seslenerek, alıkonulan Kırım Tatarlarının yakınlarına hukuki ve insani destek sağlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Uluslararası girişimlerin Rusya’nın tutumu nedeniyle sınırlı kaldığını belirten Çubarov, yerelde dayanışmanın hayati olduğunu söyledi. "KIRIM'IN ÖZGÜRLÜĞÜ, BİZİM GERİ DÖNÜŞÜMÜZDÜR" Refat Çubarov, tüm bu çabaların tek bir temel hedefe hizmet ettiğini belirterek, “Yaptığımız her şey Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılmasına ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesisine yöneliktir. Kırım’ın özgürlüğü, bizim geri dönüşümüzdür. Ve biz mutlaka geri döneceğiz, hepimiz birleşeceğiz ve birlikte hareket ederek Kırım Tatar halkının kendi vatanında güvenli bir şekilde gelişmesini sağlayacak adımları atacağız.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.