SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işgal

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işgal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya, işgal altındaki topraklarda sistematik Ruslaştırma uyguluyor Haber

Rusya, işgal altındaki topraklarda sistematik Ruslaştırma uyguluyor

Ukrayna Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Müdürlüğü (HUR), geçici olarak işgal altında olan Ukrayna topraklarında Rusya'nın yürüttüğü politikaların demografik yapıyı ağır şekilde etkilediğini bildirdi. HUR, Rusya'nın Ukrayna kimliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan sistematik bir iskân ve Ruslaştırma politikası uyguladığını açıkladı. İstihbarat açıklamasına göre işgal altındaki bölgelerde doğum oranları kritik seviyelere gerilerken ölüm oranları ise Rusya ortalamasının üzerine çıktı. İstihbarat verilerine göre, işgal altındaki Donetsk bölgesinde 2025 yılında doğal nüfus artış hızı binde eksi 9,9 olarak kaydedildi ve bu oran Rusya ortalamasından 2,4 kat daha kötü seviyede gerçekleşti. HUR, Donetsk ve Luhansk bölgelerinde 2001 yılında yaklaşık 7,37 milyon olan nüfusun 2024 yılı başında yaklaşık 3,75 milyona düştüğünü bildirdi. Açıklamada, aktif çatışmalar, sağlık ve sosyal hizmetlerin kötüleşmesi, baskılar, zorunlu Ruslaştırma, Rus ordusuna zorla seferberlik ve mülkiyet haklarının ihlal edilmesinin Ukrayna nüfusunun bölgeden ayrılmasına neden olduğu ifade edildi. TÜRKİSTAN VE KUZEY KAFKASYA KÖKENLİ İŞÇİLERİ YERLEŞTİRİYOR Ukrayna istihbaratına göre Rusya, boşalan bölgeleri kendi vatandaşları ile Türkistan ve Kuzey Kafkasya'dan getirilen iş gücüyle dolduruyor. Açıklamada, 2024 itibarıyla işgal altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde yaklaşık 200 bin etnik Rus ile 100 bin civarında Türkistan ve Kafkasya kökenli işçinin bulunduğu, yalnızca 2026 yılının başından bu yana Donetsk'e yaklaşık 10 bin yeni işçinin getirildiği belirtildi. Ukrayna askerî istihbaratı, Rusya'nın işgal altındaki bölgelere gönderdiği memur, öğretmen, doktor ve diğer kamu çalışanlarına yüksek maaşlar, kira desteği ve çeşitli mali teşvikler sağladığını, ayrıca Ukraynalılara ait konut ve arazilerin yeni yerleşimcilere tahsis edildiğini bildirdi. Açıklamaya göre, 2025 yılında yalnızca Kırım'da Rus askerlerine yaklaşık 4 bin arsa dağıtıldı. İŞGAL POLİTİKASI SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR Ukrayna istihbaratı, Rusya'nın uzun vadeli yerleştirme planları kapsamında Mariupol ve Kalmius bölgelerinin nüfusunun 2035 yılına kadar Rus vatandaşlarının bölgeye taşınmasıyla önemli ölçüde artırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Kırım için hazırlanan planların ise 2036 ve 2042 yıllarına kadar uzandığı belirtildi. HUR, işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürütülen iskân ve Ruslaştırma politikasının, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 8. maddesi kapsamında işgalci devletin kendi sivil nüfusunu işgal altındaki topraklara nakletmesini yasaklayan hüküm çerçevesinde savaş suçu niteliği taşıdığını bildirdi.

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi Haber

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (KTRM), BM Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) 19. oturumu kapsamında Cenevre'de önemli bir panel düzenledi. "Çatışma ve Çatışma Sonrası Yeniden İnşa Koşullarında Yerli Halklar" başlıklı etkinlik, Kırım Tatarlarının yaşadığı hak ihlallerini dünya kamuoyuna sundu. Panel öncesinde, Ukrayna kökenli ABD’li yönetmen Krıstına Paşçın’ın (Christina Paschin) Kırım Tatar halkının kimlik mücadelesini ve Rus işgalinin sonuçlarını anlatan Hafızaya Kazınanlar (Etched in Memory) adlı belgeselinin fragmanı gösterildi. "BU SADECE TOPRAK İŞGALİ DEĞİL, KİMLİĞİ SİLME GİRİŞİMİ” Ukrayna’nın BM Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Yevgeniy Tsımbalyuk, panelin açılış konuşmasında Rusya’nın emperyalist hırslarına dikkat çekerek şunları kaydetti: Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sadece bir toprak gaspı değildir. Bu, milli kimliği silmeye, tarihi yeniden yazmaya ve kendi emperyal anlatılarını dayatmaya yönelik geniş bir politikanın parçasıdır. Rusya, işgal altındaki Ukrayna topraklarında Ukraynasızlaştırma, zorunlu asimilasyon ve demografik yapıyı değiştirme politikası uygulayarak, işgal altında yaşayan insanların temel haklarını ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ediyor. DOKUZ YILDA 10 BİNDEN FAZLA İNSAN HAKLARI İHLALİ Etkinlikte söz alan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki güncel hak ihlallerine ilişkin raporu paylaştı. “Savaş suçlarının ve insan hakları ihlallerinin temel nedeni işgaldir.” diyen Bariyev, yaşanan baskıların tesadüfi olmadığını, Rus Çarlığı’nın 1783’teki işgali ve Sovyet rejiminin 1944’teki sürgünüyle başlayan soykırım politikasının modern şekliyle bir devamı olduğunu belirtti. Merkezin verilerine göre 2017-2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 bin 727 temel insan hakkı ihlali yaşandı ve bu ihlallerin 7 bin 166’sı doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Bölgede 545 siyasi amaçlı ceza davası açıldığı, 183'ü Kırım Tatarı olmak üzere 372 siyasi tutsak bulunduğu, 61 kişinin öldürüldüğü ve 29 kişinin zorla kaybedildiği açıklandı. Bariyev ayrıca, 2024-2025 yıllarında 30 kadının tutuklandığını, toplamda ise 84 kadının (20'si Kırım Tatarı, 1'i Karay Türkü) adli takibata uğradığını belirterek, Rusya’nın ceza hukukunu muhalif kimliği bastırmak için bir araç olarak kullandığını vurguladı. “Bugün Ukrayna'nın yerli halkları, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklar, açık siyasi ve hukuki korumaya ihtiyaç duyuyor.” diyen Bariyev uluslararası topluma; Kırım Tatar halkına yönelik sistemli baskıların insanlığa karşı suç olarak tanınması, baskılardan sorumlu kişilere yönelik bireysel yaptırımların ve uluslararası ceza mekanizmalarının güçlendirilmesi, siyasi tutsakların korunması ve yerli halk temsilcilerinin Kırım’ın işgalden kurtarma süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu. RUSYA İÇİNDEKİ AZINLIKLAR DA TEHLİKEDE Panelde konuşan Sami halkı ve Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesi (ICIPR) Temsilcisi Andrey Danilov ise Rusya Federasyonu içindeki yerli halkların durumuna değindi. Danilov, bu halkların onlarca yıldır yoğun bir Ruslaştırma politikasına maruz kaldığını ve dillerini kullanmalarının yasaklandığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta yerli halkları orantısız bir şekilde askere aldığını vurgulayan Danilov, bu durumun zaten sayıca az olan bu halklar için ciddi bir demografik tehdit oluşturduğunu ve bu suça ortak edilmemeleri gerektiğini ifade etti. Panelin moderatörü, Kırım Tatar Kaynak Merkezi hukukçusu Lyudmyla Korotkıh, Rusya’nın işlediği suçların belgelenmesinin gelecekte adaletin sağlanması için en temel şart olduğunu vurguladı.

Kırım Temsilciliği: Rusya, propagandasını yaymak ve işgali meşrulaştırmak için yabancı gençleri maşa olarak kullanıyor Haber

Kırım Temsilciliği: Rusya, propagandasını yaymak ve işgali meşrulaştırmak için yabancı gençleri maşa olarak kullanıyor

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilciliği, Rusya'nın hem geçici işgal altındaki Ukrayna topraklarında hem de uluslararası arenada gençleri kendi siyasi, ideolojik ve askerî hedefleri doğrultusunda nasıl birer araç haline getirdiğini gözler önüne seren kapsamlı bir analiz yayımladı. Moskova'nın resmî söylemlerinde sürekli olarak "düşman Batı" anlatısını işlemesine rağmen, Kremlin destekli programların büyük bir kısmının doğrudan yabancı gençlik kitlelerini hedef aldığı vurgulandı. “RUS EVLERİ” VE TARİH PROPAGANDA AĞI Yayımlanan makalede, Rusya'nın dış politikasında tarih manipülasyonunun ve ideolojik "endoktrinasyonun" (beyin yıkama) çok önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Eğitim, kültür ve gençlik programları maskesi altında yabancı gençlere çarpıtılmış bir tarih anlatısı sunuluyor; Sovyet geçmişi romantize edilerek "SSCB'nin büyüklüğü", "kardeş halkların birliği" ve Rusya'nın sözde "kurtarıcı misyonu" gibi mitler aşılanıyor. Bu faaliyetler, askerileştirmeyi ve savaşı devlet hedeflerine ulaşmak için doğal bir araç olarak görmeyi normalleştiriyor. Bu sistematik asimilasyon ve etki ajanlığı faaliyetleri, doğrudan Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışan ve Vladimir Putin tarafından 2008 yılında küresel etkiyi artırmak amacıyla kurulan Rusya Uluslararası İnsani İşbirliği Ajansı (Rossotrudniçestvo) vasıtasıyla yürütülüyor. Ajans bünyesinde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Asya, ABD ve Afrika'da açılan "Rus Evleri" (Russkiy Dom), özellikle 2014 yılındaki Kırım işgalinin ardından tamamen birer propaganda merkezine dönüştürüldü. Bu merkezleri ziyaret eden yabancılara, "halkların birliği" adı altında Ukrayna tarihini yok sayan içerikler sunuluyor ve Kırım’ın işgali meşrulaştırılmaya çalışılıyor. “ARTEK” KAMPI VE YENİ ARAYIŞLAR "Rus Evleri"nin yürüttüğü en stratejik faaliyetlerden biri de yabancı gençleri işgal altındaki Kırım'da bulunan uluslararası çocuk merkezi "Artek" kamplarına çekmek oldu. Sovyet döneminden kalma bu çocuk sembolü, günümüzde tamamen ideolojik bir silah olarak kullanılıyor. Nitekim 2025 yılında işgalci yönetim, 67'den fazla ülkeden getirilen çocuklara "Çocuk Barış Deklarasyonu" adı altında bir metin imzalatarak BM Genel Sekreteri'ne gönderdi ve çocukları siyasi emellerine alet etti. Ancak Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Haziran 2026'da başlattığı geniş kapsamlı askeri yıpratma harekatı dengeleri değiştirdi. Ukrayna ordusunun Rus askeri lojistiğini, köprüleri, feribot geçişlerini ve yakıt altyapısını SİHA ve füzelerle yoğun ateş altına alması sebebiyle işgalci yönetim, güvenlik gerekçesiyle Artek dahil yarımadadaki tüm çocuk kamplarını 1 Eylül'e kadar kapatmak zorunda kaldı. Fiziki kampların kapatılmasıyla köşeye sıkışan Rusya, propaganda faaliyetlerini dijital ortama ve yeni formatlara kaydırdı. Haziran ayının sonunda "Rus Evleri" üzerinden "Ortak Hafıza: Büyük Vatanseverlik Savaşı Yıllarında Naziler ve İş Birlikçileri Tarafından Sovyet Halkına Yönelik Soykırım" başlıklı uluslararası bir yarışma başlatıldı. 14-35 yaş arası Rus ve yabancı vatandaşların katılımına açık olan ve başvuruları 25 Eylül'e kadar süren bu yarışmanın kazananlarına, ilerleyen süreçte Artek kampına öncelikli katılım veya Rusya'nın belirlediği "Hafıza Mekanları" rotalarında ücretsiz turlar vaat ediliyor. ULUSLARARASI HUKUK İHLALİ VE KÜRESEL TOPLUMA ÇAĞRI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Temsilciliği, Rusya'nın bu adımlarla yarımadadaki gerçek durumu gizlemeye çalıştığını vurguladı. Makalede, Kırım'da başta Kırım Tatarları olmak üzere sivil nüfusa yönelik sistemli baskı, zulüm ve hak ihlalleri sürerken, yabancı gençlerin buraya getirilmesinin dünya kamuoyunda sahte bir "olumlu imaj" yaratma çabası olduğu kaydedildi. Temsilcilik, yabancı ülke vatandaşlarının Ukrayna yasalarını çiğneyerek geçici işgal altındaki Kırım Yarımadası'na giriş yapmasının sadece Ukrayna ulusal mevzuatının ihlali anlamına gelmediğini; aynı zamanda devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı ilkelerini barındıran uluslararası hukukun temel kaidelerine de tamamen aykırı olduğunu hatırlattı. Uluslararası topluma acil bir çağrıda bulunan Temsilcilik, çocukların ve gençlerin Rusya'nın bu sözde yarışmalarına ve propagandalara alet edilmesinin önüne geçilmesi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşı meşrulaştırma çabalarına karşı küresel düzeyde set çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Cephedeki askerin çizimleri posta pulu oldu: "Kırım'da başladı, Kırım'da bitecek!" pul serisi Kıyiv'de tanıtıldı Haber

Cephedeki askerin çizimleri posta pulu oldu: "Kırım'da başladı, Kırım'da bitecek!" pul serisi Kıyiv'de tanıtıldı

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nın direnişini ve özgürlük mücadelesini simgeleyen "Kırım’da başladı, Kırım’da bitecek!" adlı yeni bir posta pulu serisi tanıtıldı. Söz konusu özel proje, Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile #LiberateCrimea hareketi aktivistlerinin ortak girişimiyle hayata geçirildi. GENÇ AKTİVİSTLERİN FİKİRLERİ CEPHEDEKİ SANATÇIYLA HAYAT BULDU Pulların sanatsal tasarımını, aynı zamanda Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde asker olarak görev yapan ünlü sanatçı Andriy Yermolenko üstlendi. Tasarım sürecinde #LiberateCrimea hareketinin genç aktivistlerinden ilham aldığını belirten Yermolenko, "Bu kadar çok gencin Kırım için içtenlikle mücadele ettiğini gördüğümde, yarımadanın Ukrayna’ya mutlaka geri döneceğini bir kez daha anladım. Benim için bu proje sadece çizimlerden ibaret değil; pes etmeyen ve savaşmaya devam eden insanların hikâyesidir." dedi. “KIRIM’IN EVİNE DÖNMESİNİ GEREKTİĞİNİ TÜM DÜNYAYA HATIRLATIYORUZ” Tanıtım etkinliğinde konuşan ünlü yönetmen, oyuncu, Kırım Evi Kültür Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar yönetmen Ahtem Seitablayev, bu tür kültürel projelerin de işgalden kurtarma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Posta pullarının geçmişi, bugünü ve geleceğin Ukrayna Kırımına dair vizyonu birleştirdiğini söyleyen Seitablayev, bu adımın Kırım’ın özgürleşmesi yolunda hem Ukrayna içinde hem de uluslararası arenada yarımadanın unutulmaması adına güçlü bir hatırlatıcı olacağını vurgulayarak şu ifadelerini kullandı: Bu, Kırım'ın işgalden kurtarılması yolunda atılmış bir başka adımdır. Bu tür projeler hem Ukrayna’da hem de yurt dışında yarımadanın hâlâ işgal altında olduğunu ve mutlaka evine dönmesi gerektiğini hatırlatmaya yardımcı oluyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev de Kırım konusunun Ukrayna ve dünya gündeminde sürekli canlı tutulması gerektiğinin altını çizdi. Bariyev, "Kırım’ı sistemli bir şekilde hatırlatmak zorundayız. Bu tür girişimler sayesinde uluslararası ortaklarımızın dikkati yarımadanın işgalden kurtarılması hedefinden uzaklaşmayacaktır." şeklinde konuştu. 8 PULLUK ÖZEL SET UKRPOŞTA’DA SATIŞTA Ukrayna Devlet Posta Servisi "Ukrpoşta" Filatelik Ürünleri Departmanı Müdürü Nataliya Muhina, sekiz puldan oluşan bu özel serinin resmî çevrim içi mağaza üzerinden siparişe açıldığını duyurdu. Pulların tüm dünyaya filateli sanatı aracılığıyla Kırım’ı anlattığını belirten Muhina, geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana Ukrpoşta’nın Kırım temalı birçok popüler seriye imza attığını hatırlattı. Ayrıca daha önce yayımlanan "Kırım Köprüsü: Bir Daha!", "Kırım Hazineleri: Geri Dönüş" ve Kırım Tatar geleneksel nakışlarını içeren pul serilerinin ardından, bu yeni adımın da geçici işgale karşı haklı bir ses yükseltme amacı taşıdığını vurguladı.

CSIS raporu: Ukrayna-Rusya Savaşında toplam askerî kayıp 2 milyonu aştı Haber

CSIS raporu: Ukrayna-Rusya Savaşında toplam askerî kayıp 2 milyonu aştı

ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı işgal girişiminden bu yana Rusya ve Ukrayna'nın toplam askerî kaybının (ölü ve yaralı) 2 milyon sınırını aştığını ortaya koydu. Rapora göre, her iki taraf da cephede devasa insani kayıplar yaşarken, 2026 yılı itibarıyla Rusya ordusunun cephedeki ilerleyişi sadece yavaşlamakla kalmadı, aynı zamanda lojistik ve askeri dengeler Ukrayna lehine değişmeye başladı. RUSYA’NIN KAYBI 1,4 MİLYON: ASKERE ALINANDAN DAHA FAZLA ASKER ÖLÜYOR CSIS analizinde tarafların askerî kayıplarına ilişkin çarpıcı rakamlar paylaşıldı. Rusya Federasyonu’nun toplam kayıbının yaklaşık 1,4 milyon kişi olduğu belirtilirken, bu rakamın 450 binini doğrudan savaş meydanında ölen askerlerden oluştuğu kaydedildi. Ukrayna’nın toplam kayıbı (ölü, yaralı ve kayıp) ise 525 bin ile 625 bin arasında tahmin ediliyor. Bu sayı içinde hayatını kaybeden Ukrayna askerlerinin sayısının 125 bin ile 150 bin arasında olduğu değerlendiriliyor. Araştırmada dikkat çeken en kritik detaylardan biri Rusya'nın insan gücü krizi oldu. 2026 yılında Rusya, cephede ayda ortalama 30 binden fazla asker kaybediyor. Buna karşın Kremlin'in ayda sözleşmeli olarak orduya katabildiği yeni asker sayısı 27 bin civarında kalıyor. Bu durum, Rus ordusunun her ay net olarak eridiğini gösteriyor. RUS ORDUSU ELE GEÇİRDİĞİNDEN DAHA FAZLA TOPRAK KAYBEDİYOR CSIS uzmanları, Ukrayna'nın özellikle kamikaze SİHA'lar kullanarak savaşı Rusya topraklarına taşımasının ve cephedeki direncinin sonuç verdiğini belirtiyor. Raporda, Rus ordusunun 2024 yılından bu yana ilk kez ele geçirdiğinden daha fazla toprağı kaybettiği vurgulandı: "Rus birlikleri 2026 yılının hem nisan hem de mayıs aylarında, işgal ettikleri alandan çok daha fazla toprak kaybetti. Rusya'nın bu iki aydaki net toprak kaybı yaklaşık 400 kilometrekareyi buldu." RESMÎ RAKAMLAR GİZLENİYOR, BAĞIMSIZ KAYNAKLAR DOĞRULUYOR Hem Moskova hem de Kıyiv yönetimleri askerî strateji ve moral gerekçesiyle kendi kayıplarını resmî olarak açıklamıyor. Rusya Savunma Bakanlığı, kendi kayıplarına dair son resmî açıklamayı kısmi seferberliğin ilan edildiği 21 Eylül 2022'de yapmıştı. Buna karşın bağımsız kaynaklar ve istihbarat raporları CSIS'in verilerini destekler nitelikte. Rusya'nın bağımsız medya kuruluşları Meduza ve Mediazona’nın isim isim doğrulanmış listeler üzerinden yaptıkları araştırmaya göre, Rus ordusunun 2025 sonu itibarıyla net ölüm sayısını 352 bin olarak hesaplanmıştı. (261 bin kesin ölüm, 90 bin mahkemece ölü/kayıp kabul edilenler). Birleşik Krallık Savunma Bakanlığının Mayıs 2026 verilerine göre, 2022'den bu yana hayatını kaybeden Rus askeri sayısı 500 bine yaklaşmış durumda.

Kıyiv’de 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yapıldı: "Rusya diplomasiye hazır değilse ordumuz gerekeni yapıyor" Haber

Kıyiv’de 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yapıldı: "Rusya diplomasiye hazır değilse ordumuz gerekeni yapıyor"

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de bugün düzenlenen 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu, Ukrayna devlet yetkilileri, uluslararası diplomatlar ve hukukçuların katılımıyla gerçekleştirildi. Zirvede, Ukrayna ordusunun son haftalarda Kırım’da gerçekleştirdiği başarılı operasyonların yarımadanın işgalden kurtarma sürecini hızlandırdığı vurgulanırken; Kırım'ın Avrupa güvenliği için taşıdığı stratejik önem ve Rusya üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiği net bir dille ifade edildi. “KIRIM UKRAYNA’DIR: RUSYA DİPLOMASİYE HAZIR DEĞİLSE ORDUMUZ GEREKENİ YAPIYOR” Zirvede konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Yevgen Perebıynis, Kırım’ın dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olarak kalacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Uluslararası ortaklarımızın tamamı çok iyi biliyor ki, Ukrayna bugün sadece kendi bağımsızlığını değil, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve tüm Avrupa'nın güvenliğini savunuyor. Ukrayna Savunma Güçlerinin son günlerde ve haftalarda Kırım'da sergilediği etkili askeri operasyonlar, yarımadanın mutlaka işgalden kurtarılacağını bir kez daha kanıtlamıştır. Elbette önceliğimiz diplomatik çabalardır; ancak Rusya bugün diplomasiye hazır olmadığı için ordumuz Ukrayna topraklarına barışı getirmek ve Ukrayna'nın Kırım üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etmek adına bugün mümkün ve imkansız olan her şeyi yapmaktadır. Bugün, savaş meydanında bu tarihi zaferleri kazanan tüm askerlerimize en kalbi şükranlarımı sunmak istiyorum. Ukrayna, işgali meşrulaştırmaya veya yarımada üzerindeki egemenliğini sorgulatmaya yönelik hiçbir girişimi asla kabul etmeyecektir. Şuna inancımız tamdır ki; Ukrayna’nın uluslararası alanda tanınmış sınırları dahilindeki toprak bütünlüğü yeniden tesis edilmeden, kalıcı ve adil bir barışın sağlanması mümkün değildir. Etkinlikte ayrıca, Kırım Platformu Parlamenter Zirvesi’nin bu yıl Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da gerçekleştirileceği hatırlatıldı. BİRLEŞİK KRALLIK: KIRIM’IN İŞGALİNİ ASLA TANIMAYACAĞIZ Zirveye katılan Birleşik Krallık’ın Kıyiv Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Charlotte Surun, Londra yönetiminin Kırım'ın işgalini tanımama politikasından asla taviz vermeyeceğini yineledi. Adaletin tesis edilmesinde Kırım’ın politikanın tam merkezinde yer aldığını belirten Surun, "Birleşik Krallık, Kırım’daki insan hakları ihlallerine yanıt olarak yaptırım baskısını sürdürmek, Rusya'nın suçlarını belgeleyerek hesap verilebilirliği sağlamak ve Ukrayna'nın yarımada üzerinde tam kontrolü yeniden kazanmasını desteklemek için ortaklarıyla birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edecektir." dedi. KIRIM’DA GİZLİ DİRENİŞ BÜYÜYOR: “İŞGALCİLER HALKI CEZALANDIRIYOR” Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olga Kurışko ise Ukrayna ordusunun cephede ve Kırım’daki askerî hedeflerde inisiyatifi ele geçirmesiyle birlikte, işgal altında yaşayan sivil halkın Rusya’ya karşı gösterdiği gizli ve açık direnişin gözle görülür şekilde arttığını açıkladı. Neredeyse her gece Rus askeri ve lojistik tesislerinin vurulduğunu söyleyen Kurışko, "İnsanlar artık Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine olan desteklerini ve tutumlarını açıkça ifade etmeye başladılar. Bu durum karşısında panikleyen Rus işgalciler, halka yönelik idari para cezaları ve idari kovuşturmalarla baskıyı artırmaya çalışıyor." diyerek Kırım sakinlerine imkânı olanların güvenlikleri için yarımadadan ayrılmaları çağrısında bulundu ve evrak süreçlerinde destek sözü verdi. “SİYASİ TUTSAKLARI UNUTMA HAKKIMIZ YOK” Kurışko ayrıca, Rusya Adalet Bakanlığının siyasi tutsakları savunan "Kırım Dayanışması" sivil hareketini "yabancı ajan" listesine eklemesini sert dille eleştirdi. Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcı Yardımcısı Vitaliy Sekretar ise bu adımın sivillerin adil yargılanma hakkını elinden almayı amaçladığını, ancak avukatlara yönelik bu kasti baskıların uluslararası mahkemelerde Rusya’nın "insanlığa karşı işlediği sistematik suçların" en büyük kanıtı olacağını vurguladı. Ukrayna’nın siyasi tutsaklar konusunu gündemde tutmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Dışişleri Bakan Yardımcısı Perebıynis şu ifadeleri kullandı: Rusya’nın gözaltı ve tutukevlerinde bulunan Ukraynalı siyasi tutsakları unutmaya hakkımız yok. Onların isimleri uluslararası kürsülerde yankılanmaya devam etmeli, serbest bırakılmaları ise insan haklarının korunmasına yönelik uluslararası çabaların temel önceliklerinden biri olarak kalmalıdır. Kırım Tatarları, işgalci yönetimin baskıcı politikalarının ana hedeflerinden biri haline geldi. İşte bu yüzden Ukrayna, Kırım Tatar halkının 1944 yılındaki sürgününün bir soykırım olarak tanınması ve işgal altındaki Kırım'da Kırım Tatarlarına yönelik günümüzdeki zulüm biçimleri hakkında dünyanın bilgilendirilmesi yönündeki uluslararası çalışmalarını sürdürmektedir. Tüm zorluklara rağmen uluslararası hukuk, mücadelemizin en güçlü aracı olmaya devam ediyor. Kırım meselesini uluslararası kuruluşların gündemine taşıyor ve Rusya’nın işlediği suçlardan dolayı adalet önünde hesap vermesini kararlılıkla talep ediyoruz. “RUSYA KIRIM’IN İŞGALİNİ EĞİTİM ÜZERİNDEN MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR” Dışişleri Bakan Yardımcısı Perebıynis, Rusya'nın Kırım limanları üzerinden Ukrayna tahıllarını yasa dışı yollarla dünya pazarına sürme şemalarını belgelediklerini aktardı. Rusya'nın Kırım'daki gayrimeşru varlığını eğitim ve akademik dünya üzerinden meşrulaştırmaya çalıştığına dikkat çeken diplomat, "İşgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren Rus yükseköğretim kurumlarının uluslararası projelere, akademik değişimlere ve araştırma programlarına katılmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Bu kurumlarla kurulacak her türlü uluslararası bağ, işgali tanımama politikamızı baltalar." dedi. Perebıynis son olarak, Rus işgal güçleri tarafından yasa dışı şekilde Rusya’ya kaçırılan veya zorla yerinden edilen Ukraynalı çocukların evlerine dönmesi için uluslararası arenada çok sert ve yaptırım odaklı bir mekanizma üzerinde çalıştıklarını belirtti.

İşgalci yönetim Kırım'da "olağanüstü hâl" ilan etti Haber

İşgalci yönetim Kırım'da "olağanüstü hâl" ilan etti

İşgal altındaki Kırım'da Rusya tarafından atanan sözde yönetim, yarımada genelinde "olağanüstü hâl" (acil durum) rejimi ilan etti. Rus işgali altındaki Kırım'ın sözde başkanı Sergey Aksyonov, yaptığı açıklamada olağanüstü hâl kararının bugün saat 13.00 itibarıyla yürürlüğe girdiğini duyurdu. Aksyonov, kararın mali ve ekonomik ilişkilerin, kredi ve sözleşme yükümlülüklerinin düzenlenmesi ile meydana gelen zararların giderilmesine ilişkin süreçleri kapsadığını öne sürdü. İşgalci yönetim, söz konusu uygulamanın Akyar'daki (Sivastopol) Rus işgal yönetimiyle koordinasyon içinde alındığını ve Kırım Yarımadası'nın tamamında eş zamanlı olarak yürürlüğe gireceğini iddia etti. Olağanüstü hâl ilanının gerekçesine ilişkin ise ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Öte yandan Ukrayna'nın Rus işgali altındaki Kırım'da bulunan askerî ve lojistik hedeflere yönelik gerçekleştirdiği nokta operasyonların ardından yarımadada yakıt ve temel ihtiyaç ürünlerinde ciddi sıkıntılar yaşanmaya başladığı biliniyor. UKRAYNA'NIN SALDIRILARI YARIMADADA HAYATI DURMA NOKTASINA GETİRDİ Ukrayna ordusunun Rus askerî altyapısını hedef alan başarılı saldırıları sonrasında akaryakıt tedarikinde aksaklıklar meydana gelirken, çok sayıda akaryakıt istasyonu yakıt yetersizliği nedeniyle faaliyetlerini durdurdu. Yakıt sıkıntısı nedeniyle bazı bölgelerde toplu taşıma seferleri de iptal edildi. Kriz yalnızca akaryakıtla sınırlı kalmadı. Un, şeker ve sıvı yağ gibi temel gıda ürünlerinde de arz sıkıntısı yaşanırken, birçok markette bu ürünlerin satışına kota uygulanmaya başlandı. Öte yandan işgalci yönetim, güvenlik gerekçesiyle motosiklet, ATV ve elektrikli scooter gibi çeşitli motorlu ve elektrikli araçların kullanımına da kısıtlama getirdi. Kararın, söz konusu araçların çıkardığı sesin insansız hava araçlarını (İHA) andırması nedeniyle alındığı belirtildi. Son dönemde Ukrayna'nın Kırım'daki Rus askerî tesisleri, hava savunma sistemleri ve lojistik altyapısına yönelik art arda düzenlediği saldırılar, işgal altındaki yarımadada hem askerî hem de sivil yaşamı etkileyen yeni sorunları beraberinde getirdi.

Refat Çubarov: İşgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak Haber

Refat Çubarov: İşgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Kırım'daki Rus askeri hedeflerine yönelik operasyonları artarken, yarımadada derin akaryakıt ve altyapı krizi baş gösteriyor. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, işgal altındaki yarımadadaki son durumu, halkın ruh halini ve Ukrayna ordusunun Kırım stratejisini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Çubarov, yakıt krizi, ekonomik sıkıntılar ve askeri tesislere yönelik bombardımanlar nedeniyle Kırım halkının hayatının şüphesiz çok zorlaştığını belirterek, "Kırım'ın özgürleşmesini bekleyen, Ukrayna devletine sadık kalan insanlar, yaşadıkları tüm bu korku ve zorluklara rağmen büyük bir sabır gösteriyorlar. Onlar, ‘Dayanmaya hazırız, ancak en önemlisi başlayan şeyin Kırım'ın kurtuluşuyla sona ermesidir.’ diyorlar. Bir keresinde bir vatandaşımız bana, '2023 yılındaki o meşhur karşı taarruz döneminde yaşadığımız hayal kırıklığını yeniden yaşamak istemiyoruz' demişti. Yani yüz binlerce Kırım Tatarı ve etnik Ukraynalı Kırım’ın işgalden kurtarılmasını bekliyor ve dayanmaya hazırlar.” ifadelerini kullandı. “KERÇ KÖPRÜSÜNÜN YIKILMASI RUSLAR İÇİN ÖLÜMCÜL BİR ŞOK OLUR” Yarımadadaki ikinci grup olan ve işgalden sonra bölgeye yasa dışı yollarla yerleşen Rus nüfusun ise gelecekleri konusunda inanılmaz derecede kaygılı olduğunu aktaran Çubarov, "Çünkü bir şekilde Kırım’ın güya 'kadim bir Rus toprağı' olduğuna kendilerini inandırmışlardı ya da Putin’e ve Kremlin propagandasına inanmak işlerine gelmişti. Ancak yasa dışı olarak yerleştikleri bu toprakların aslında işgal edilmiş, çalınmış bir mülk olduğunu içten içe kendileri de çok iyi biliyorlar." dedi. Şu an için kitlesel bir kaçış yaşanmasa da bu kaygı durumunu tam bir paniğe dönüştürecek yeni kırılma noktalarının kapıda olduğuna dikkat çeken KTMM Başkanı, "Kerç Köprüsü'nün tamamen yıkılması veya ağır hasar alması böyle bir etki yaratacaktır. Bu köprünün ortadan kaldırılması, Rusların Kırım’a, kendilerine ve Rusya'nın gücüne dair tüm zihinsel algılarına indirilecek şok edici, ölümcül bir darbe olur." değerlendirmesinde bulundu. Çubarov, şu an için yarımadayı terk edenlerin çoğunlukla tatil için gelip lojistik zorluklarla karşılaşan Rus turistler olduğunu sözlerine ekledi. “İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARIN ÖZGÜRLEŞTİRİLMESİ KIRIM’DAN BAŞLAYACAK” Kırım etrafında çok net ve planlı bir tam abluka stratejisinin yürütüldüğünü gözlemlediğini ifade eden Çubarov, işgalcilerin Rostov-on-Don'dan başlayıp işgal altındaki Mariupol ve Melitopol üzerinden Kırım'a bağladığı kara koridorunun büyük ölçüde Ukrayna ordusunun ateş kontrolü altına girdiğini vurguladı. Bu durumun Rusya'nın askeri birliklerine ve sivil alanlara akaryakıt ile gıda tedarik etme kabiliyetine ağır bir darbe vurduğunu belirten Çubarov, "Kırım’ın dış dünyadan tamamen izole edilmesi, işgal ordusunun operasyonlarını yürütebilmesi için gereken tüm hayati sistemlerin felç olması anlamına gelecek. Görünen o ki Ukrayna tarafı, Rusları masaya oturmaya veya askerlerini çekmeye zorlayacak adımları kararlılıkla atıyor." dedi. Bugüne kadar kullanılan "Savaş Kırım'la başladı, Kırım'ın kurtuluşuyla bitecek" sloganının artık güncellendiğini belirten Çubarov, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öyle bir an gelecek ki masada Rusların önüne koyacağımız tek şart ordularını Kırım'dan çekmeleri olacak. Bu yüzden o eski sloganın bugün biraz revize edilmesinin vakti geldi: Savaş Kırım'la başladı ve işgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi de Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.