SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işkence

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işkence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç Rus cezaevinde ölüm tehditleri alıyor Haber

Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç Rus cezaevinde ölüm tehditleri alıyor

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın alıkonulduğu cezaevinde Rusya Federal Ceza İnfaz Kurumu (FSİN) personelinin gözetiminde ve teşvikiyle diğer mahkumlar tarafından açıkça ölümle tehdit edildiği bildirildi. Özgürsüzlüğe Mektuplar (Pisma v nevolyu) insan hakları girişiminin "Arhipelag UFSİN" projesinin aktardığı ve Danılovıç’ın kız kardeşi Olha Novıtskaya tarafından doğrulanan bilgilere göre, cezaevi yönetimi strateji değiştirerek yurttaş gazeteciye yönelik baskı ve tacizleri diğer mahkumlar eliyle yürütüyor. "YÖNETİMİN CEZASIZLIK GÜVENCESİYLE ÖLÜMLE TEHDİT EDİYORLAR" Siyasi tutsağın kız kardeşi Olha Novıtskaya, Kırım.Realii haber ajansına yaptığı açıklamada, uyuşturucu suçlarından hükümlü iki kişinin cezaevi yönetiminin sessiz onayı ve cezasızlık güvencesiyle Danılovıç’a yönelik sistemli bir psikolojik ve fiziksel terör estirdiğini belirtti. Novıtska, hükümlülerin cezaevi görevlilerinin gözü önünde "Polisleri dize getirdik, seni öldürürsek de bize hiçbir şey olmaz" diyerek açıkça ölüm tehditleri savurduklarını ve cezaevinde yasak olmasına rağmen görevlilerin göz yumduğu radyolarla yüksek sesli müzik yayını yaparak Danılovıç'ı uykusuz ve huzursuz bıraktıklarını vurguladı. Söz konusu bilgileri teyit eden "Arhipelag UFSİN" projesi hak savunucuları ayrıca, cezaevinde Danılovıç'a karşı en acımasız tutumu sergileyen FSİN görevlisinin 1992 doğumlu Galina S. olduğunu deşifre etti. SİSTEMATİK İŞKENCE VE SAĞLIK HİZMETİNDEN MAHRUM BIRAKMA Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, Eylül 2026’da yaptığı açıklamada Rus cezaevi yönetiminin Danılovıç’a yönelik fiziksel ve psikolojik işkencelerde diğer mahkumları aktif şekilde tetikçi olarak kullandığını duyurmuştu. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve İnsan Hakları Vakfı (HRF) yetkilileri, Danılovıç’ın hızla kötüleşen sağlık durumu nedeniyle BM’nin altı özel raportörüne acil müdahale çağrısında bulunmuş, ancak Rus makamlarından hiçbir yanıt alınamamıştı. Bunun üzerine "Kırım Süreci" insan hakları örgütü, BM İfade Özgürlüğü Özel Raportörü'ne, hapsedilen gazetecilere yönelik baskıları öncelikli stratejik gündeme alması için resmi öneri sunmuştu. DÖRT YILDIR TIBBİ YARDIM BEKLİYOR Kırımlı yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu İrına Danılovıç, 29 Nisan 2022 tarihinde işgalci Rus güçleri tarafından hukuksuz bir şekilde alıkonuldu ve ardından sistematik işkencelere maruz bırakıldı. Avukatı Ayder Azamatov'un açıklamalarına göre, sekiz gün boyunca başına torba geçirilerek ormana götürülüp ölümle tehdit edilen Danılovıç, yalan makinesi eşliğinde sorgulandı ve boş kağıt imzalamaya zorlandı. Bu baskıların sonucunda, çantasına patlayıcı madde yerleştirildiği iddiasıyla kurgulanan bir dava neticesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutukluluk süreci boyunca sağlık durumu hızla kötüleşen Danılovıç, geçirdiği mikro felç ve şiddetli işitme kaybına rağmen tıbbi yardıma erişemedi, bu durumu protesto etmek amacıyla başlattığı açlık grevi de sonuçsuz kaldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Rusya'nın Zelenokumsk şehrindeki kadın cezaevinde haksız yere alıkonulan Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor.

Kırımlı eski siyasi tutsak Davıdenko AKPM’de konuştu: "Alıkonulan siviller için kesintisiz uluslararası eylem başlatılmalı" Haber

Kırımlı eski siyasi tutsak Davıdenko AKPM’de konuştu: "Alıkonulan siviller için kesintisiz uluslararası eylem başlatılmalı"

Fransa’nın Strazburg kentinde 28 Eylül-2 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Sonbahar Oturumu'nda konuşan eski Kırımlı siyasi tutsak Kostyantın Davıdenko, Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulan Ukraynalı sivillerin kurtarılması için uluslararası topluma somut bir mekanizma çağrısında bulundu. "Esaretteki Siviller" (Tsvilni v Poloni) sivil toplum kuruluşu tarafından aktarılan bilgilere göre Davıdenko, mevcut diplomatik ve hukuki araçların tek bir amaç etrafında yeterince entegre edilemediğini belirterek, tüm sivil tutsaklar için kalıcı bir mekanizmanın kurulmasını önerdi. "HER SİVİL İÇİN KESİNTİSİZ ULUSLARARASI EYLEM SÜRECİ BAŞLATILMALI" AKPM kürsüsünden uluslararası sisteme seslenen Davıdenko, Rusya’nın bilgi vermemesinin veya erişimi engellemesinin yeni bir bekleme sürecine değil, doğrudan bir sonraki yaptırım aşamasına geçilmesine vesile olması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: Uluslararası sistem halihazırda diplomatik kanallar, BM mekanizmaları, yaptırımlar, parlamenter süreçler ve hukuki prosedürler gibi birçok araca sahip. Ancak sorun, bu araçların somut bir insanı bulmak ve eve döndürmek hedefi etrafında yeterince birleştirilememiş olmasıdır. Her sivil tutsak için doğrulanmış gerçekleri, erişilebilir uluslararası prosedürleri, yaptırım gerekçelerini ve atılacak bir sonraki adımı içeren bir 'tırmanma dosyası' oluşturulmalıdır. Yanıt alınamaması sürecin bittiği anlamına gelmemeli. Eğer Rusya bir kişinin tutulduğu yeri gizliyor, varlığını doğrulamıyor veya erişim sağlamıyorsa, bu durum yeni bir bekleme dönemini değil, bir sonraki uluslararası eylem aşamasını tetiklemelidir. Amaç sadece baskı kurmak değil, insanları eve getirmektir. Her sivil hakkında elde edilen bilgiler, kişi bulunup serbest bırakılana kadar sürekli uluslararası eyleme dönüştürülmelidir." 17 BİNDEN FAZLA SİVİL KAYIP: GİZLİ ZİNDANLAR VE SİSTEMATİK İŞKENCE Ukraynalı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin Haziran 2026 raporuna göre, Rusya'nın yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukraynalı sivil sayısının 17 bini bulabileceği tahmin ediliyor. Sova Uzman Grubu, Sivil Özgürlükler Merkezi ve Savaş Arşivi gibi kuruluşların ortak hazırladığı raporda, 24 Şubat 2022 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 8 bin 221 sivilin kaçırılışının isim isim belgelendiği aktarıldı. Ancak Rus makamlarının bilgi gizlemesi, hapishane konumlarını saklaması ve Kızılhaç dahil uluslararası gözlemcilere erişim izni vermemesi nedeniyle gerçek sayının bu tahminlerin de üzerinde olabileceği vurgulanıyor. Kaçırılan Ukraynalılar resmî cezaevlerinin yanı sıra işgal altındaki bölgelerde bodrum katları ve garajlar dâhil 200'den fazla gizli noktada, dış dünyayla hiçbir bağları olmadan tamamen izole ediliyor. Üstelik serbest bırakılan sivillerin yüzde 91'inden fazlası sistematik işkenceye, cinsel şiddete, havasız ve karanlık hücrelerde duyusal yoksunluğa maruz kaldığını ifade ediyor. Rus rejiminin sivilleri yasa dışı iç mevzuatlarla "savaş esiri" statüsünde konumlandırması ise uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. 7 YILLIK CEZA BİTMESİNE RAĞMEN HAPİSTE TUTULMUŞTU İşgal altındaki Kırım'da gayrimenkul değerleme uzmanı olarak çalışan Kostyantın Davıdenko, 11 Şubat 2018'de Akmescit'te (Simferopol) Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) elemanlarınca sokak ortasında darp edilerek gözaltına alınmıştı. Uydurma "casusluk" suçlamasıyla Moskova'daki Lefortovo tutukevine götürülen Davıdenko, sözde yargılama sonucunda 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasının resmî süresi Şubat 2025'te dolmasına rağmen Rus makamları Davıdenko'yu yasa dışı bir şekilde alıkoymaya devam etmişti. Kırımlı siyasi tutsak, ancak 24 Ağustos 2025 tarihinde Ukrayna ile Rusya arasında gerçekleşen 68. esir takası kapsamında serbest bırakılarak özgürlüğüne kavuştu.

Ukrayna’da esir alınan Wagner savaşçısından kan donduran itiraf: Mali’de esirler üzerinde işkenceli askerî eğitim Haber

Ukrayna’da esir alınan Wagner savaşçısından kan donduran itiraf: Mali’de esirler üzerinde işkenceli askerî eğitim

Ukrayna ordusu tarafından esir alınan eski bir "Wagner" paralı askeri, Rus talim gruplarının Mali’deki askerî eğitimler sırasında Afrikalı esirleri canlı kadavra ve hedef olarak kullandığını ifşa etti. Ukraynalı gazeteci Dmıtro Karpenko’ya röportaj veren esir Rus askeri, insanlık dışı eğitim metodlarının detaylarını aktardı. Eski Wagner mensubunun ifadelerine göre, 2023-2024 yılları arasında Mali'de görev yapan Rus eğitmenler, ele geçirilen Afrikalı esirleri taktik tıp derslerinde kullandı. Savaşçılara kanamayı durdurma ve turnike uygulama eğitimi vermek amacıyla esirlere ağır yaralar açıldı. Bu süreçte esirlerden birinin bacağına patlayıcı bağlanarak infilak ettirildi ve ardından uzvu kopan esir üzerinde kanama müdahalesi denendi. Bir başka esirin kasık atardamarı ateşli silahla vurulurken, bir diğer esir ise Rus askerlerinin kalbe bıçak saplama eğitimi için hedef olarak kullanıldı. Başka bir Afrikalı esirin bacağı ise baltayla kesildikten sonra üzerinde turnike sıkma pratikleri gerçekleştirildi. Eski Wagner üyesi, bu vahşice eğitimler sırasında kullanılan tüm esirlerin hayatını kaybettiğini doğruladı. Mali'deki Wagner birliklerinde Eylül 2023 ile Nisan 2024 tarihleri arasında görev yaptığını belirten işgalci asker, 2025 yılında Rusya’ya döndükten sonra Rusya Savunma Bakanlığı ile resmî sözleşme imzaladığını aktardı. Sözleşmenin ardından Rus askeri istihbaratına (GRU) bağlı 14. Özel Kuvvetler Tugayına sevk edilen eski Wagner mensubu, Ukrayna'ya karşı yürütülen işgal harekatına katıldığı sırada Ukrayna güçlerince esir alındı.

Melitopol’daki gizli Rus işkencehanesi mahkemede açığa çıktı: "Elektrik verdiler, iğne yaptılar, çocuklarımla tehdit ettiler" Haber

Melitopol’daki gizli Rus işkencehanesi mahkemede açığa çıktı: "Elektrik verdiler, iğne yaptılar, çocuklarımla tehdit ettiler"

Rusya'nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askerî Mahkemesinde, Rus işgalcilerin Melitopol’de kurduğu gizli işkencehaneye dair kan donduran ayrıntılar ifşa oldu. Uydurma suçlamalarla tutuklanan 53 yaşındaki Olga Kapralova, gözleri bağlı ve başına poşet geçirilerek elektrikli işkenceye ve darbeye maruz kaldığını açıkladı. Olga Kapralova, eşi Gennadiy Kapralov ve komşuları Kırım Tatarı Dilâver Kurşutov ile birlikte 2023 yılında Rus işgal güçleri tarafından kaçırıldı. Ardından 3 kişi sözde vali Yevgeniy Balitskiy'yi ve Rus askerlerini metadon ile zehirleme girişimiyle suçlandı. Aynı davada yargılanan komşuları Dilyaver Kurşutov Eylül 2025'te 10 yıl hapis cezasına çarptırılırken Kapralov çiftinin yargı süreci halen devam ediyor. AYLARCA ALIKONULDU VE İŞKENCEYE MARUZ BIRAKILDI Mahkemedeki sorgusunda tüm suçlamaları reddeden Olga Kapralova, soruşturma aşamasında işkence altında alınan ifadelerini geri çekti. Ağustos-Kasım 2023 tarihleri arasında hiçbir resmî tutuklama kararı ve hukuki statü olmadan gizli bir merkezde tutulduğunu belirten Kapralova şu ifadeleri kullandı: Nerede olduğumu anlamayayım diye beni sürekli gözlerim kapalı şekilde sevk ettiler. Avukatıma, aileme erişimim yoktu. İlk dönemde ağır fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldım. Çocuklarımın ve torunlarımın can güvenliğiyle beni tehdit ettiler. Kasım 2023'e kadar kritik bir durumdaydım ve önüme koydukları her kağıdı imzalamak zorunda kaldım. "GİDROMASH" FABRİKASI YAKININDAKİ GİZLİ MERKEZ Maskeli ve sivil kıyafetli kişilerce tutulduğu binanın yerini boyalı pencerelerdeki küçük boşluklardan tespit ettiğini aktaran Kapralova, pencerden Melitopol’daki "Gidromaş" fabrikasının saatini ve Novıy Melitopol bölgesine uzanan tek köprüyü gördüğünü belirtti. Binanın, işgal öncesinde kızıyla birlikte gittiği eski bir sivil poliklinik olduğunu teşhis etti. Alıkonulduğu süre boyunca yaşadığı vahşeti anlatan Kapralova, "Kafama poşet geçirip kollarımı arkadan bağladılar. Elektrik verdiler, boğmaya çalıştılar, ne olduğunu bilmediğim maddeler enjekte ettiler ve beni neyle olduğunu bilmediğim cisimlerle dövdüler." dedi. Resmî tutuklama işleminin ardından işkencenin yerini psikolojik baskıya bıraktığını kaydeden Kapralova, sorgu yetkililerinin "İtiraz ederseniz ekstra işkence için geri döneriz." diyerek kendisini tehdit ettiğini söyledi. EŞİNİN İŞKENCE ÇIĞLIKLARINA DAYANAMAYIP İNTİHAR ETMEK İSTEDİ Daha önce ifade veren eşi Gennadiy Kapralov da camları ziftle kaplı aynı binayı tarif etmiş ve esirlerin elektrikli işkencelerden sırılsıklam hâlde hücreye döndüklerini anlatmıştı. Gennadiy, yan hücrede tutulan eşi Olga’nın işkence altındaki çığlıklarını duyunca intihara teşebbüs ettiğini, ancak korumalar tarafından son anda kurtarıldığını mahkemede aktarmıştı.

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor! Haber

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor!

Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın savaş esirlerine yönelik muamelesi konusunda propaganda yürüttüğünü ve Ukrayna'nın Rus esirlere kötü davrandığına ilişkin asılsız bir algı oluşturmaya çalıştığını açıkladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine yönelik muamelesini aklamaya yönelik dezenformasyon kampanyasını sürdürdüğünü bildirdi. Merkezden yapılan açıklamada, Rusya İnsan Hakları Ombudsmanı Yuliya Lanttratova'nın Ukrayna'da Rus savaş esirlerinin tutulduğu ve Kızılhaç temsilcilerinin alınmadığı iddia edilen yerler bulunduğunu öne sürdüğü belirtildi. Lanttratova ayrıca Rus askerlerinin "resmî" Ukrayna esaretine girmeden önce uzun süre işkence gördüğünü iddia etti. Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığı vurgulandı. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bağımsız uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütlerinin Ukrayna'daki Rus savaş esirlerinin durumunu belgelediğini ve haklarına yönelik uygulamaları izlediğini belirtti. BM, RUSYA'DAKİ İŞKENCELERİ BELGELEDİ Merkez, Rus propagandasının gerçeklerin yerine asılsız iddiaları koymaya çalıştığını ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının Rusya'da tutulan Ukraynalı savaş esirlerine yönelik sistematik işkence vakalarını defalarca belgelediği kaydedildi. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı Sekreterya Başkanı Bohdan Ohrimenko ise Rusya'nın Ukrayna'ya, işkence, fiziksel tükenme ve yeterli tıbbi bakım sağlanmaması belirtileri taşıyan 375 Ukraynalı savaş esirinin cesedini teslim ettiğini açıkladı. Merkez, Rus propagandasının bu tür açıklamalarla Rusya'daki Ukraynalı savaş esirlerine yönelik çok sayıda belgelenmiş uluslararası insancıl hukuk ihlalinden dikkatleri uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı temsilcisi Oleh Guşçın da daha önce yaptığı açıklamada, tarih boyunca insanlığın geliştirdiği işkence yöntemlerinin Ukraynalı esirlere Rusya'daki esaretleri sırasında uygulandığını ifade etmişti.

Rus mahkemesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın esaret süresini uzattı Haber

Rus mahkemesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın esaret süresini uzattı

Rus mahkemesi, Türkiye’de geçirdiği ameliyattan sonra ailesini ziyaret etmek üzere Kırım’a gitmek isterken Ekim 2025’te Rusya’nın Soçi Havalimanı’nda Rus güçleri tarafından haksız yere alıkonulan üç çocuk annesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın (Havrılyuk) tutukluluk süresini uzattı. Kırım İnsan Hakları Grubuna açıklama yapan tutsak kadının eşi Andriy Havrylyuk, Krasnodar’daki Oktyabrskıy Bölge Mahkemesi 14 Ekim 2026 tarihine kadar uzattığını bildirdi. TÜRKİYE’DEN KIRIM’A GİDERKEN ALIKONULDU 42 yaşındaki Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova, geçen yıl Türkiye’de geçirdiği bir cerrahi operasyonun ardından Kırım’daki ailesini ve hasta teyzesini ziyaret etmek için yola çıktı. 31 Ekim 2025 tarihinde Soçi Havalimanı’nda Rus güvenlik güçleri tarafından durdurulan Abduraşıtova, sözde “sınır görevlilerinin emirlerine uymama” iddiasıyla önce 14 günlük idari tutukluluğa mahkûm edildi. Ancak bu sürenin sonunda serbest bırakılmak yerine izi kaybettirilen kadının, hukuksuz bir şekilde önce Abhazya’ya, ardından Rusya’nın Voronej bölgesindeki bir tutukevine götürüldüğü anlaşıldı. CEZAEVİNDE İŞKENCE VE SAĞLIK İHMALİ Ailesinin verdiği bilgilere göre, sorgu sırasında fiziksel şiddete maruz kalan Abduraşıtova’nın Türkiye’de yapılan ameliyatına ait dikişleri gördüğü darbeler ve tıbbi bakım eksikliği nedeniyle açıldı. Hayati tehlikesi bulunmasına rağmen tıbbi yardımdan mahrum bırakılan ve dış dünyayla iletişimi kesilen Abduraşıtova, daha sonra Krasnodar’daki bir cezaevine nakledildi. Ardından Rus makamları, üç çocuk annesi kadını Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine finansal destek sağladığı iddiasıyla "vatana ihanet" ile suçlayarak hakkında tutuklama kararı aldı.

Rus esaretinden kurtulan Kırım Tatarı Umerova BM'de anlattı: "İşgal altındaki herkes doğrudan tehdit altında" Haber

Rus esaretinden kurtulan Kırım Tatarı Umerova BM'de anlattı: "İşgal altındaki herkes doğrudan tehdit altında"

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, 10 Ağustos 2026 tarihinde New York’taki BM Genel Merkezinde Ukraynalı savaş esirleri, sivil tutuklular ve yabancı ülke vatandaşlarına yönelik uluslararası insani hukuk ihlallerini görüşmek üzere "Arria Formülü" kapsamında özel bir oturum gerçekleştirdi. Ukrayna'nın girişimleriyle Letonya ve Birleşik Krallık tarafından düzenlenen toplantıda, Rus esaretinden kurtulan tanıklar ve insan hakları temsilcileri söz aldı. Oturumun en dikkat çeken konuşmacılarından biri, Rusya tarafından 21 ay boyunca yasa dışı bir şekilde alıkonulduktan sonra esir takası ile serbest bırakılan eski siyasi tutsak, insan hakları savunucusu Kırım Tatarı Leniye Umerova oldu. Umerova, 2022 sonunda ağır hasta babasını ziyaret etmek amacıyla işgal altındaki Kırım'a giderken alıkonulduğunu belirtti. Vladikavkaz ve Beslan'daki tutukevlerinde uydurma idari suçlamalarla tutulduğunu anlatan Umerova, mahkemenin serbest bırakma kararına rağmen cezaevi kapısından çıkar çıkmaz kafasına çuval geçirilerek tekrar kaçırıldığını ve başka bir cezaevine atıldığını ifade etti. “BAŞIMA GELENLER BİR SİSTEMİN PARÇASI” Umerova, yaşadıklarının bireysel bir durum değil, sistemli bir baskı mekanizması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Benim başıma gelenler sistemin bir parçasıdır. Rusya, işgal altındaki topraklarda Ukraynalı sivilleri alıkoymak için yasa dışı gözaltıları, tecridi, düzmece idari ve cezai suçlamaları, işkenceleri ve 'atlıkarınca' yöntemiyle ardı ardına verilen tutuklama kararlarını kullanıyor. İnsanlar kaçırılıyor, dış dünyayla ve avukatlarıyla iletişimi kesilerek tecrit ediliyor. İşgal altındaki topraklarda yaştan, cinsiyetten ve meslekten bağımsız olarak herkes doğrudan tehdit altındadır." Umerova, işgal altındaki Kırım'da en az 84 kadın hakkında düzmece cezai kovuşturma başlatıldığını ve bu kadınların büyük çoğunun şu anda Rus hapishanelerinde alıkonulduğunu ifade etti. ESİRLERİN YÜZDE 95’İ İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELEYE UĞRUYOR Toplantıda sunum yapan BM Genel Sekreteri İnsan Hakları Yardımcısı Claudia Fuentes-Julio, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından belgelenen dehşet verici verileri kamuoyuyla paylaştı. Şubat 2022'den bu yana serbest bırakılan 910 Ukraynalı savaş esiri ve 403 sivil dâhil olmak üzere toplam 2 bin 129 kişiyle gizli mülakat yapıldığını aktaran Fuentes-Julio, görüşülen Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95’inden fazlasının Rus esaretinde işkence ve ağır kötü muameleye maruz kaldığını bildirdiğini aktararak esirlerin yarısından fazlasının cinsel şiddete uğradığını beyan ettiğine dikkat çekti. Ayrıca OHCHR’ın 129 Ukraynalı savaş esirinin infaz edildiğini, 48 esirin ise işkence, tıbbi yardımın reddedilmesi ve gayri insani koşullar nedeniyle yaşamını yitirdiğini belgelediğini belirtildi. Belgelenmiş işkence yöntemleri hakkında bilgi veren Fuentes-Julio, ağır sopalar ve tahta cisimlerle darp, elektrik şoku verilmesi, üzerlerine eğitimli köpeklerin salınması ve sahte infaz mizansenlerinin en sık uygulanan yöntemler arasında yer aldığını ifade etti. Toplantıya katılan temsilciler, Rusya üzerindeki uluslararası baskının artırılması, esir tutulan tüm sivillerin serbest bırakılması, cezaevlerine uluslararası erişimin sağlanması ve işlenen savaş suçlarının faillerinin yargılanması gerektiğini altını çizdi.

Ukrayna Ombudsmanı: Rusya, Kızılhaç’ın savaş esirlerine erişimini sistematik olarak engelliyor Haber

Ukrayna Ombudsmanı: Rusya, Kızılhaç’ın savaş esirlerine erişimini sistematik olarak engelliyor

Rusya, Ukraynalı savaş esirlerinin bulunduğu tesislere Uluslararası Kırmızı Haç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin erişimini sistematik olarak engellemeye devam ediyor. Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Komiseri (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rus tarafının savaş esirleri konusunu Ukrayna'yı itibarsızlaştırmak ve dezenformasyon yaymak için bir araç olarak kullandığını ifade etti. Lubinets, Kremlin’in baskı altında alınmış ifadeleri ve manipülatif materyalleri propaganda amacıyla dolaşıma soktuğunu, bu kampanyaların amacının esir haklarını korumak değil, uluslararası alanda Ukrayna’ya olan güveni sarsmak olduğunu belirtti. Ukrayna'nın ise uluslararası insani hukuk kurallarına ve Cenevre Sözleşmelerine tam uyum gösterdiğinin altı çizildi. BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDE ARRİA FORMÜLÜ TOPLANTISI Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, bugün Rusya tarafından alıkonulan Ukraynalı savaş esirleri ve sivil tutukluların durumunu görüşmek üzere Arria Formülü kapsamında özel bir oturum düzenleyecek. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, oturuma ilişkin yaptığı açıklamada, canlı tanıklıkların Rus esaretinde Ukraynalılara uygulanan sistematik işkence ve kötü muameleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sereceğini belirtti. Sıbiha, uluslararası erişimin acilen sağlanması, ihlallerin durdurulması, sorumluların hesap vermesi ve yasa dışı şekilde tutulan tüm Ukrayna vatandaşlarının evlerine dönmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var Haber

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var

Ukraynalı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin Haziran 2026 raporuna göre, Rusya'nın yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukraynalı sivil sayısının 17 bini bulabileceği tahmin ediliyor. Sova Uzman Grubu, Sivil Özgürlükler Merkezi ve Savaş Arşivi gibi kuruluşların ortak hazırladığı raporda, 24 Şubat 2022 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 8 bin 221 sivilin kaçırılışının isim isim belgelendiği aktarıldı. Ancak Rus makamlarının bilgi gizlemesi, hapishane konumlarını saklaması ve Kızılhaç dahil uluslararası gözlemcilere erişim izni vermemesi nedeniyle gerçek sayının bu tahminlerin de üzerinde olabileceği vurgulanıyor. GİZLİ HÜCRELERDE TAM TECRİT VE SİSTEMATİK İŞKENCE Rapora göre sivil alıkoymalar, münferit olaylar olmaktan ziyade işgal altındaki bölgelerde direnişi kırmak ve korku iklimi yaratmak amacıyla yürütülen planlı bir Rus devlet politikası olarak uygulanıyor. Kaçırılan Ukraynalılar resmî cezaevlerinin yanı sıra işgal altındaki bölgelerde bodrum katları ve garajlar dâhil 200'den fazla gizli noktada, dış dünyayla hiçbir bağları olmadan tamamen izole ediliyor. Üstelik serbest bırakılan sivillerin yüzde 91'inden fazlası sistematik işkenceye, cinsel şiddete, havasız ve karanlık hücrelerde duyusal yoksunluğa maruz kaldığını ifade ediyor. Rus rejiminin sivilleri yasa dışı iç mevzuatlarla "savaş esiri" statüsünde konumlandırması ise uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. SOSYAL AKTİF NÜFUS VE KADINLAR HEDEFTE Rusya'nın baskı politikası, işgal bölgelerinde toplumu yönlendirme potansiyeli olan sosyal açıdan aktif nüfusu hedef alıyor. Rehin alınanların çoğunluğunu yerel yöneticiler, öğretmenler, doktorlar, iş insanları ve aktivistler oluştururken, alıkonulan kişilerin yaş ortalamasının 43 olduğu belirtiliyor. Çoğunluğu erkeklerden oluşan bu esir kampı sisteminde, aralarında her yaştan en az bin 720 kadının da bulunduğu trajik bir gerçek olarak öne çıkıyor. Hak savunucuları, Rusya'nın bu sivilleri kendi rızasıyla bırakmayacağını vurgulayarak; Kremlin'e baskı yapılması, evrensel yargı yetkisinin kullanılması ve bu terörü uygulayan FSB, Rus Ceza İnfaz Kurumu (FSIN) ile Askerî Polis birimlerine karşı çok daha sert yaptırımların devreye sokulması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.