SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işkence

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işkence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil" Haber

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil"

Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, kalıcı bir barışın ancak Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu tutulmasıyla inşa edilebileceğini vurguladı. Melnık, adaletin barışın önünde bir engel değil, en temel şartı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 26 Ocak’ta uluslararası barış ve güvenliğin korunması için "hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi" temalı açık bir oturum düzenledi. Oturumda konuşan Ukrayna’nın BM Daimi Temsilci Andriy Melnık, Rusya’nın yargılanma sürecinin diplomasiye engel olduğu yönündeki eleştirilere sert bir yanıt verdi. “ADALET BARIŞIN TEMELİDİR” Melnık, uluslararası arenada sıkça dile getirilen "barışa ulaşmak için adalet bir kenara bırakılmalı" veya "sorumluların yargılanması müzakereleri zorlaştırır" argümanlarını reddetti. Tarihin bu konuda net bir yanıt verdiğini hatırlatan diplomat, şu ifadeleri kullandı: Adalet ve sorumluluk barışın önündeki engeller değildir; aksine barışın temelidir. Nürnberg ve diğer uluslararası mahkemeler göstermiştir ki; yargı şiddeti durdurur ve kalıcı barışa hizmet eder. “SİSTEMATİK VAHŞET RUSYA’NIN BİLİNÇLİ POLİTİKASI” Konuşmasında Rusya'nın işgal ettiği topraklarda sivillere yönelik gerçekleştirdiği infazlar, zorunlu sürgünler, işkence ve cinsel saldırılara değinen Melnık, tüm bu eylemlerin münferit olaylar olmadığını vurguladı. Ukraynalı diplomat, Buça'daki katliamları örnek göstererek, bu suçların Rusya'nın "bilinçli ve hedefli bir planının" parçası olduğunu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca Moskova'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına dikkat çeken diplomat, "Koca şehirler karanlığa ve soğuğa gömüldü, milyonlarca sivil su ve ısıtmadan mahrum bırakıldı. Dünya tarihinde sivillere bu denli büyük acılar çektirmeyi amaçlayan çok az örnek vardır." dedi. “SEÇİCİ ADALET VE DOKUNULMAZLIĞA HAYIR” Güvenlik Konseyi üyelerine, "Bu denli büyük suçlara gözümüzü kapatıp müzakerelere devam edebilir miyiz? Kalıcı bir barış, bu ihlallere karşı bilinçli bir kayıtsızlık üzerine inşa edilebilir mi?" sorularını yönelten Melnık, hukukun üstünlüğünün barışın anahtarı olduğunu belirtti. "Saldırı suçu", "insanlığa karşı suçlar" ve "savaş suçları" işleyenlerin istisnasız yargılanması gerektiğini vurgulayan Ukrayna temsilcisi, "Seçici adalet veya dokunulmazlık söz konusu olamaz. Adaletsiz bir barış geçicidir; sorumluluk üzerine kurulan bir barış ise uzun ömürlü olma şansına sahiptir." ifadelerini kullandı.

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor! Haber

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, işgal altındaki Kırım'da düzmece bir dava çerçevesinde 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan 26 yaşındaki siyasi tutsak Mamut Belalov'un alıkonulduğu tutukevinde ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve tıbbi yardıma erişiminin engellendiği bildirdi. Bariyev, Belalov’un ailesi tarafından gönderilen ilaçların kendisine verilmediğini ve ağır enfeksiyon riskiyle karşı karşıya olduğunu aktardı. Eskender Bariyev, 6 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işgal altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentindeki 2 No’lu tutukevinde alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belalov’un maruz kaldığı insanlık dışı koşulları kamuoyuyla paylaştı. Belalov’un cezaevinde idrar yolu hastalıklarına yakalandığını ve durumunun her geçen gün kötüleştiğini belirten Bariyev, Rus işgalci yönetiminin siyasi tutsağa karşı sergilediği tutumu "insanlık dışı" olarak nitelendirdi. Açıklamasında Bariyev, şu ifadelere yer verdi: Mamut Balalov’un idrar yolunda akut iltihaplanma var ve ateşi çok yüksek. Tutukevinin revirinde ilaç yok, ailesi tarafından gönderilen ilaçlar ise kendisine teslim edilmiyor. Mevcut enfeksiyon böbrek iltihabına ve diğer kronik hastalıklara yol açabilir. Tüm bunlara rağmen, gün boyunca yatağına uzanması, hatta oturması bile yasaklanıyor. Bariyev ayrıca, Belalov’a ne olduğu belirsiz bazı ilaçların verildiğini ancak bu ilaçların içeriği hakkında bilgi paylaşılmadığını, siyasi tutsağın sistematik sorgulara maruz bırakıldığını ve ailesiyle görüşme ya da telefonla konuşma hakkının engellendiğini ekledi. MAMUT BELALOV DAVASI Kendisi de eski bir siyasi tutsak olan Ukrayna'nın mevcut Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Nisan 2023’te Akmescit tutukevinde alıkonulduğu dönemde rastladığı Kırım Tatarı Mamut Belalov’un hikâyesini kaydederek insan hakları savunucularına iletmişti. İşgalciler, Kefe (Feodosiya) bölgesi İçki kasabası sakini genç Kırım Tatarını 9 Eylül 2022 tarihinde alıkoydu. Daha sonra işgalciler, acımasız işkencelere maruz kalan Belalov’u, Kırım’ın sözde Turizm Bakanına cinayet girişiminde bulunmakla suçladı. 2024 yılında işgalci mahkeme Belalov’u 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Volçenko ise Belalov'dan bir milyon ruble manevi tazminat talep etmişti. 17 Aralık 2025 tarihinde görülen temyiz davasında, Belyalov’un 12 yıllık hapis cezası 6 ay indirilerek 11 yıl 6 aya düşürüldü. 28 Aralık 2025 tarihinde 27 yaşına giren Belyalov, ömrünün son 3 yıl 4 ayını Rus esaretinde geçirdi. FSB SİYASİ TUTSAĞA ZULMETMEYE DEVAM EDİYOR Yasa dışı mahkûmiyetin ardından Kırım Tatarı, işgal altındaki Kırım'dan Rusya'nın Volgograd kentindeki 19 numaralı cezaevine nakledildi. Ancak kısa bir süre önce Belalov'un sebepsiz bir şekilde Kırım'a geri getirilerek Akmescit’teki 2 No'lu tutukevine yerleştirildiği öğrenildi. Ekim 2025’te açıklama yapan Eskender Bariyev, siyasi tutsağın avukatı olmaksızın tutukevinden çıkarılarak FSB binasına götürüldüğünü ve burada "şiddetli bir sorgulamadan" geçirildiğini akratmıştı. Bariyev, yaşananları Rus işgal adalet sisteminin özeti olarak nitelendirerek şunları kaydetmişti: Bu, Rusya'nın Kırım'daki işgalci adalet sisteminin özü hakkında bilmeniz gereken her şeydir. İşkence, işgalcilerin Kırım'da rehber edindiği ilkelerle gerçekleştirildi: Ukrayna mevzuatını görmezden geliyoruz, uluslararası hukuku duymuyoruz ve duymak istemiyoruz, Rus mevzuatını ise istediğimiz kişiye istediğimizi yapıyoruz diye uyguluyoruz.

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı Haber

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların durumunun uluslararası alanda daha görünür kılınması çağrısında bulundu. Daniloviç, özellikle sivil esirlerin serbest bırakılması konusunun barış planında ayrı bir madde olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kırım’daki insan hakları ihlallerini takip ederek kamuoyuna duyuran "Mahkeme: Kırım Bölümü" adlı girişim tarafından bugün yapılan açıklamada, siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın akrabaların aracılığıyla ilettiği mesajda, “Dünya, Ukraynalı çocukların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterdi. Ancak bu noktada durmanın zamanı değil. Rusya’daki hapishanelerde tutulan Ukraynalı kadınlar ve yaşlıların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterme zamanı geldi.” ifadelerini kullandığını aktardı. Danılovıç ayrıca kendisine destek veren kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek, bu dayanışmanın hayatta kalma gücü verdiğini belirtti. Sağlık durumuna da değinen Daniloviç, sürekli baş ağrısı çektiğini, kulaklarında uğultu ve çınlama olduğunu, bu nedenle kendisine ulaştırılan az sayıdaki mektuba bile cevap vermekte zorlandığını aktardı. Buna rağmen farklı ülkelerden tanımadığı insanların gönderdiği destek mesajlarını çok kıymetli bulduğunu kaydetti. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, yarımadadaki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’in Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor. Yurttaş gazeteci, bu uygulamaları Nazi Almanyası'nın gizli polisi Gestapo'nun yöntemlerine benzetti. Daha önce de kötü hijyen koşulları, soğukta ya da yağmur altında saatlerce ayakta bekletilme gibi insanlık dışı cezalandırmalara maruz kaldığını duyurmuştu.

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti Haber

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Kırım başta olmak üzere Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarında devam eden insan hakları ihlallerine karşı net ifadeler içeren yeni bir karar kabul etti. Kararda; başta Kırım Tatarları, gazeteciler ve siyasi tutsaklar olmak üzere yasa dışı tutulan tüm kişilerin serbest bırakılması talep edildi. BM Genel Kurulu 18 Aralık’ta "Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Dahil Olmak Üzere Ukrayna'nın Geçici Olarak İşgal Altında Olan Topraklarında İnsan Haklarının Durumu" başlıklı güncellenmiş kararı kabul etti. Oylamada 79 ülke "evet" oyu kullanırken, 16 ülke karşı çıktı, 73 ülke ise çekimser kaldı. Rusya ile birlikte karara karşı oy kullanan ülkeler arasında Çin, Belarus, Kuzey Kore, İran, Suriye, Küba, Nikaragua, Mali, Eritre ve Sudan gibi ülkeler yer aldı. UKRAYNA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEK Kararda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırgan savaşı açıkça kınandı ve Ukrayna’nın uluslararası düzeyde tanınmış sınırları içindeki egemenliğini ve toprak bütünlüğü teyit edildi ayrıca Ukrayna topraklarının statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin tanınmayacağı vurgulandı. BM Genel Kurulu aldığı kararla, Rusya’dan saldırganlığı derhal durdurmasını ve tüm askeri güçlerini Ukrayna topraklarından çekmesini talep etti. Kararda ayrıca işgal altındaki bölgelerin askerileştirilmesi, zorla seferberlik uygulamaları, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcilerine yönelik baskılar ile özellikle Kırım’daki kültürel mirasın tahrip edilmesine ilişkin ciddi endişeler dile getiriliyor. UKRAYNALI ESİRLERE YÖNELİK İŞKENCELER KINANDI Bu yılki karar metni, Ukraynalı savaş esirleri ve yasa dışı şekilde alıkonulan sivillere yönelik işkence, insanlık dışı muamele ve ağır hak ihlallerini açıkça kınayan yeni hükümlerle güçlendirildi. Metin, Rusya’nın hem işgal altındaki bölgelerde hem de kendi topraklarında zorla kaybetmeler ve işkence uyguladığına dair bulgular ortaya koyan Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporlarına dayanıyor. ESİRLERİN ALIKONULDUĞU YERLERİ AÇIKLAMA TALEBİ BM Genel Kurulu, Rusya’nın kaçırılan veya esir alınan Ukraynalıların akıbeti ve nerede tutulduklarına ilişkin bilgi vermeyi sistematik biçimde reddetmesini de kınayarak, Moskova’dan bu bilgileri derhal açıklamasını talep etti. Ayrıca Rusya’ya, Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere uluslararası mekanizmaların esirlerin tutulduğu yerlere engelsiz erişimini sağlaması, uygun tıbbi bakım sunması, kapsamlı esir takası gerçekleştirmesi ve aralarında Kırım Tatarları, siyasi tutsaklar, gazeteciler ve sivillerin de bulunduğu tüm yasa dışı alıkonulanları serbest bırakması çağrısında bulunuldu. “UTANÇ LİSTESİ” UYARISI YAPILDI Kararda, BM Genel Sekreteri’nin Rusya’nın çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet suçları nedeniyle “utanç listesine” alınabileceğine dair uyarısı da hatırlatıldı. Ayrıca Rusya’nın, üçüncü yıl üst üste Ukraynalı çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması ile eğitim ve sağlık tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle benzer bir listede "ağır ihlalci" olarak yer aldığına dikkat çekildi. BM Genel Kurulu’nun Kırımdaki insan hakları durumuna ilişkin kararları 2016’dan bu yana her yıl kabul edilirken, 2023’ten itibaren bu kararlar Rus işgali altında bulunan tüm Ukrayna topraklarını kapsıyor.

Kırımlı siyasi tutsak Bogdan Ziza Rus cezaevinde işkence görüyor Haber

Kırımlı siyasi tutsak Bogdan Ziza Rus cezaevinde işkence görüyor

Kırımlı ressam, siyasi tutsak Bogdan Ziza’nın alıkonulduğu Rus cezaevinde ağır işkenceye maruz kaldığı ve sağlık durumunun kritik biçimde kötüleştiği öğrenildi. Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de düzenlenen “İnsan Hakları Günü. Kırım 2025: Direnişin Sanatı” başlıklı basın toplantısında konuşan siyasi tutsak Bogdan Ziza’nın kız kardeşi Aleksandra Barkova, kardeşinin bir yıldır güneş ışığı görmediğini belirtti. Bu koşulların kardeşinin fiziksel durumunu dramatik biçimde etkilediğini vurgulayan Barkova, “Bogdan’ın sağlığı kötüleşti, birçok açıklanamayan belirti ortaya çıktı. Cezaevinde işkenceler devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Barkova, kardeşinin sağlık durumunun ayrıntılarını güvenlik gerekçeleriyle açıklayamadığını, ancak cezaevinde sözde tedavinin de işkencenin bir parçası olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Orası tam bir işkencehane. Diş çektirmeye gidiyorsun; ya ağırmaya devam etsin diye çekmiyorlar ya da yanlış dişi, hem de anestezisiz çekiyorlar. Ukrayna vatandaşları siyasi tutsakların hiçbir seçeneği yok; bu acıya katlanmak zorundalar. Ama bu sadece görünen yüzü. Bogdan’ın asıl sağlık sorunları çok daha ciddi ve uzun süreli tutsaklık bunları derinleştirdi. Rusya’nın hedeflediği de buydu.” KIRIMLI SİYASİ TUTSAK BOGDAN ZİZA Kırımlı ressam Bogdan Ziza, Mart 2022’de Rusya’nın Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgal girişimini kınamak için Kezlev yönetim binasına mavi ve sarı boya atarak protesto eylemi gerçekleştirdi. Daha sonra işgal güçleri Ziza’yı alıkoydu ve ona “terörizm eylemi düzenleme” ve “terör çağrıları yapma” gibi bir dizi suçlama yöneltti. Haziran 2023’te Rus mahkemesi, Kezlev'deki sözde belediye binasına sarı mavi renklerde boya attığı için “terörizm” ile suçlanan Ziza’yı suçlu bularak hakkında 15 yıl hapis cezası kararı aldı.

AB Konseyi rehinelere işkence uygulayan 10 Rus'a yaptırım uyguladı Haber

AB Konseyi rehinelere işkence uygulayan 10 Rus'a yaptırım uyguladı

Avrupa Birliği Konseyi, 20 Kasım 2025'te rehin alınan Ukraynalı sivillere karşı kötü muamelede bulunan 10 Rus'a yaptırım uygulama kararı aldı. Yaptırım uygulanan kişilerin Rusya Federasyonu Federal Cezaevi Hizmetleri Ana Müdürlüğünün Rostov bölgesindeki üst düzey yetkilileri olduğu kaydedildi. AB Konseyi, aralarında gazeteci Viktorya Roşçina'nın da bulunduğu en az 15 rehinenin işkence sonunda öldürüldüğünü anımsattığı açıklamasında, rehinelere kötü muamalede bulunanların yaptırıma tâbi tutulduğunu belirtti. Açıklamada, rehinelerin düzenli olarak şiddete maruz kaldığı, gıda sıkıntısı çektiği, herhangi bir hukukî ve tıbbî yardıma erişemediği bildirildi. Ayrıca yaptırımların gazetecilere ve aktivistlere yönelik kovuşturmalarda yer alan Rus hakimleri kapsadığı da aktarıldı. REHİNELERDEN GAZETECİ ROŞÇİNA 2024'TE HAYATINI KAYBETTİ 3 Ağustos 2023'te kaybolan gazeteci Viktorya Roşçina'nın, Mayıs 2024'te işgalci Rus birlikleri tarafından esir alındığı ortaya çıkmıştı. Gazetecinin 10 Ekim 2024'te bildirilen ölümü ise Ukrayna basını tarafından doğrulanmıştı. İnsan Hakları Medya Girişimi, Viktorya Roşçina'nın; Berdyansk'taki 77 No'lu Ceza İnfaz Kurumu ve Rusya'da "Ukraynalılar için Rusya Federasyonu'ndaki en acımasız gözaltı yerlerinden biri" olarak bilinen Taganrog'daki 2 No'lu Tutuklama Merkezi olmak üzere en az iki hapishanede tutulduğunu kaydetmişti. GAZETECİLİKTE CESARET ÖLDÜLÜ ALMIŞTI Öte yandan Roşçina'nın cenazesi şubat ayında 757 Ukraynalının cenaze takasında teslim edilmişti. Ukrayna'nın pek çok basın organında çalışan Roşçina, 2022'de Uluslararası Kadın Medya Vakfının "Gazetecilikte Cesaret Ödülü'ne" layık görülmüştü.

Buça Katliamı: Ukrayna ilk kez bir Rus komutanı resmen suçladı Haber

Buça Katliamı: Ukrayna ilk kez bir Rus komutanı resmen suçladı

Ukrayna makamları, 2022 yılında Buça’da işlenen sivillere yönelik katliamla ilgili ilk kez bir Rus komutana resmî olarak suçlama yöneltti. 76. Muharebe Hava İndirme Tümenine bağlı birliğin 28 yaşındaki komutanı Teğmen Yuriy Kim, 17 sivili öldürmek ve en az dört kişiye işkence yapmakla suçlandı. Daha önce Ukrayna, yalnızca Rus askerlerine yönelik suç duyurularında bulunmuştu. Birlik komutanına yöneltilen bu suçlama, Buça soruşturmalarında bir ilk olma özelliği taşıyor. Kim hakkında hazırlanan iddianamenin tanık ifadeleri, olay yeri rekonstrüksiyonları, adli tıp analizleri ve açık kaynak verilerine dayanarak hazırlandığı belirtildi. “ÖLDÜRÜN” EMRİ VERDİ Soruşturma dosyasına göre Kim, askerlerine Ukrayna ordusuna destek verdiğini düşündüğü sivilleri “takip etmelerini, yaralamalarını ve öldürmelerini” emretti. Ayrıca öldürülen bazı sivillerin cesetlerinin yakılmasını da emrederek suç izlerini gizlemeye çalıştı. Öte yandan Kim’in bazı cinayetlerde bizzat yer aldığı da iddia ediliyor. BİR ANNENİN İFADELERİYLE KİMLİĞİ ORTAYA ÇIKTI Kim’in Buça’daki suçlara karıştığı ilk kez 2024’te ortaya çıkmıştı. Yerel bir sakin olan Nadiya Çeredniçenko, Ukraynalı gazetecilere verdiği röportajda oğlunu öldüren Rus askerlerden birinin Kim olduğunu teşhis etmişti. Rus işgal güçleri evine baskın düzenleyerek Çeredniçenko’nun oğlu Volodımır’ı kaçırmış ve başından vurarak öldürmüştü. Askerler gencin telefonunda Ukrayna ordusuna gönderdiği Rus mevzilerine ait görüntüler bulmuştu. KİM’İN KİMLİĞİ VE GEÇMİŞİ Ukrayna askeri istihbaratına göre Teğmen Kim, 3 Temmuz 1997 doğumlu ve Moskova yakınlarındaki Balaşiha’da ikamet ediyor. Sosyal medya hesaplarında, St. Petersburg Suvorov Askeri Okulu mezunu olduğunu belirtiyor. 2022’de bir askerin paylaştığı fotoğrafta Kim’in Buça’da Rus askerlerle birlikte ateş başında oturduğu görülmüştü. BUÇA’DA EN AZ 381 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ 24 Şubat-31 Mart 2022 tarihleri arasında Buça’da 381 sivil öldürüldü. Rusya, katliamdaki sorumluluğunu reddetmeye devam ediyor. Yetkililer, Kim’e yöneltilen suçlamanın Buça soruşturmalarında kritik bir aşama olduğunu vurgulayarak, “Bu, adalet yolunda önemli bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan İşcan: Ukrayna'da öncelik çatışmanın sonlandırılması ve diplomasinin yeniden canlandırılması olmalı Haber

Erdoğan İşcan: Ukrayna'da öncelik çatışmanın sonlandırılması ve diplomasinin yeniden canlandırılması olmalı

Türkiye’nin eski Kıyiv Büyükelçisi (2005-2009) ve Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite (UNCAT) Başkan Yardımcısı Erdoğan İşcan, Rusya’nın Kırım’ın işgaliyle Ukrayna’ya karşı başlattığı saldırganlığın İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel güvenlik mimarisinin kırılganlığını açığa çıkardığını ifade etti. “GÜÇ DENGESİ DEĞİŞİYOR” Ukrinform’dan Olha Budnık'a verdiği röportajda Erdoğan, mevcut küresel güvenlik sisteminin kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini ve çok kutuplu bir dünya düzenine geçişin sancılarının yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Güç dengesi değişiyor. Uluslararası hukukun üstünlüğü kavramı giderek aşınıyor. Yeni küresel aktörlerin ortaya çıkışına tanık oluyoruz. Çok kutuplu bir sistem ve yeni bir güç dengesi şekilleniyor gibi görünüyor. Bu koşullarda, stratejik hedefler ‘reel politikanın’ gereklerini dikkate almalı ve buna göre taktiksel adımlar atılmalıdır. Kırım'ın işgalinden sonra, geniş çaplı bir savaşı önlemek için adımlar atılmasını umuyordum. Böyle bir senaryoyu en kötü senaryo olarak dışlamadım. Şubat 2022'ye kadar yazdığım yazılarda, bunun asla gerçekleşmemesini umarak bu endişemi dile getirmeye çalıştım. Ukrayna ve Batılı müttefiklerin muhtemel bir saldırganlık eylemini önceden görmesi ve bu olasılığı ortadan kaldıracak bir politika izlemesi gerektiğini belirterek, “Gerçekçi bir eylem planı seçmeli ve saldırganı caydırmak için yaratıcı diplomasi araçlarını kullanmalıydılar.” dedi. “RUSYA’NIN UKRAYNA’YA YÖNELİK SALDIRISI ULUSLARARASI HUKUKUN AÇIK BİR İHLALİ” Büyükelçi İşcan Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna'ya yönelik saldırının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğuna şüphe yoktur. Bu, BM Şartı'nın 2(4) maddesinde açıkça yer alan temel bir ilkeye vahşice bir saldırıdır. Devletlerin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma tehdidinden veya kullanımından kaçınmak, dünyada barış ve güvenliğin sağlanması için temel bir yükümlülüktür.” şeklinde konuştu. "ÖNCELİK SAVAŞIN DURDURULMASI VE DİPLOMASİNİN YENİDEN CANLANMASI” Ukrayna halkının zor zamanlardan geçtiğini ve milyonlarca insanın yerinden edildiğini ya da evsiz kaldığını belirten İşcan, hâlâ pek çok kişinin bu acımasız savaşın yıkıcı sonuçlarından muzdarip olduğunu söyledi. İşcan, yaşananları geri döndürme arzusunu dile getirerek, mevcut aşamada önceliğin ne olması gerektiği konusundaki kesin inancını şöyle ifade etti: Bu aşamada, samimiyetle inanıyorum ki, öncelik; askerî çatışmanın derhal sonlandırılması ve Ukrayna halkını tatmin edecek bir çözüme ulaşmayı hedefleyen diplomasinin yeniden canlandırılması olmalıdır. Büyükelçi, bu sürecin uzun ve karmaşık olacağının farkında olduğunu da belirtti. Ayrıca, küresel güvenlik sisteminin dönüşümü bağlamında ortaya çıkabilecek yeni güç dengelerinin gelecekteki müzakereler üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacağını sözlerine ekledi. “İŞKENCE YASAĞI HİÇBİR KOŞULDA SINIRLANAMAZ” BM İşkenceye Karşı Komite Başkan Yardımcısı Erdoğan İşcan, Rusya'nın Ukrayna’da uyguladığı işkence ve kötü muamele vakaları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İşcan, işkence yasağının uluslararası hukukun en temel normu olduğunu vurgulayarak, “İşkence yasağı, uluslararası hukukun jus cogens (emredici) normudur; hiçbir koşulda -hatta savaş ya da çatışma dönemlerinde bile- sınırlandırılamaz.” dedi. İşcan, UNCAT'ın devletlerin sözleşmeye uyumunu düzenli aralıklarla incelemek, bireysel başvuruları değerlendirmek, sistematik işkence uygulamalarına dair güvenilir bilgiler alındığında gizli soruşturma başlatmak gibi üç temel işlevi olduğunu ifade etti. “RUSYA KOMİTE YETKİSİNİ TANIMADIĞI SÜRECE SORUŞTURMA AÇILAMAZ” İşcan, Komitenin, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine ve sivillere uyguladığı işkenceleri araştırma yetkisine ilişkin şu açıklamada bulundu: İşkenceye Karşı Sözleşme’nin sistematik işkence soruşturması yetkisi veren 20. maddesi, taraf devletin bu yetkiyi tanıdığını beyan etmesini gerektiriyor. SSCB, İşkenceye Karşı Komitenin Sözleşme'nin 20. maddesi kapsamındaki yetkisini tanımamıştı. Rusya Federasyonu da bu çekinceyi geri çekmemiştir ve bu nedenle Komite, Rusya'ya karşı 20. madde kapsamında bir soruşturma başlatamaz. Yine de uluslararası toplumun diplomatik ve siyasi kanallar üzerinden baskı kurarak devletleri iş birliğine ikna edebileceğini belirten İşcan, “Örneğin, hükümetlerarası BM İnsan Hakları Konseyi ve İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan bağımsız özel prosedürler belirli girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, Ukrayna'daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonu'nun raporları, sahadaki insan hakları durumu hakkında önemli bilgiler sağlamaktadır. Ayrıca, müdahale eden devletler iş birliği yapmaya istekli olursa, BM insan hakları sisteminin bağımsız soruşturmalar başlatabilecek başka organları da bulunmaktadır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.