SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işkence

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işkence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Olena Kondratyuk: Rusya yaklaşık 7 bin Ukraynalı askeri esir tutuyor ve bunların yüzde 95'i işkence görüyor Haber

Olena Kondratyuk: Rusya yaklaşık 7 bin Ukraynalı askeri esir tutuyor ve bunların yüzde 95'i işkence görüyor

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine sistematik olarak işkence uyguladığını ve kasıtlı olarak tıbbi yardımdan mahrum bıraktığını açıkladı. Kondratyuk, Rus esaretindeki Ukraynalı askerlerin yüzde 95’inden fazlasının ağır işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirterek, bu uygulamaların Cenevre Sözleşmesi’nin açık bir ihlali ve birer savaş suçu olduğunu vurguladı. BİNLERCE SİVİL VE ASKER RUS HAPİSHANELERİNDE REHİN "Savaş Esirlerinin Sağlık Hakkı ve Tıbbi Tedavi Haklarının İhlali" başlıklı raporun tanıtımında konuşan Parlamento Başkan Yardımcısı Kondratyuk, esir takasları ve mevcut esir sayılarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana 400'den fazlası sivil olmak üzere 9 bini aşkın Ukrayna vatandaşının Rus esaretinden kurtarıldığını belirten Kondratyuk, “Şu anda Rusya'nın elinde yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esirinin bulunuyor. Alıkonulan sivil Ukraynalıların sayısının ise 10 ile 20 bin arasında. Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlası Rus esaretindeyken işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor." dedi. ANESTEZİSİZ AMPUTASYON VE KASITLI TIBBİ İHMAL Rusya'nın esirleri son derece ağır ve geri dönülemez sağlık sorunlarıyla iade ettiğini söyleyen Kondratyuk, Kremlin'in tıbbi imkânsızlıkları bir silah olarak kullandığına dikkat çekti. Yakın zamanda Rusya tarafından iade edilen 375 askerin naaşında yapılan incelemelerde de işkence ve tıbbi yardım eksikliğinin açıkça görüldüğünü belirten Başkan Yardımcısı, "Yaraların çürümeye terk edilmesi, anestezisiz uzuv kesimleri, sarhoş personel tarafından anestezi uygulanmadan çekilen dişler ve Olenivka Katliamı sonrası yaralıların turnikelerinin sökülmesi gibi dehşet verici vakalar mevcut. Tıbbi yardımın kasıtlı olarak engellenmesi, Rusya'nın özel bir savaş enstrümanıdır ve Roma Statüsü'nün 8. maddesi uyarınca doğrudan savaş suçudur." ifadelerini kullandı. “BU SAVAŞ UKRAYNA HALKINA YÖNELİK BİR SOYKIRIMDIR” Rusya'nın çocukları kaçırması, sivil halka yönelik kitlesel katliamları ve esirlere uyguladığı vahşetin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Olena Kondratyuk, bu tablonun Ukrayna halkına yönelik soykırım politikasının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. İlk kez bu raporla Rusya'nın esirlere yönelik suçlarının tıbbi boyutunun sistemli bir şekilde belgelendiğini belirten Kondratyuk, toplanan bu verilerin uluslararası ceza mahkemelerinde Rusya Federasyonu'na karşı güçlü birer kanıt oluşturacağını ifade etti. Kondratyuk, esaret altındaki binlerce Ukraynalının kurtarılması ve rehabilitasyonunun devletin en öncelikli görevi olduğunu sözlerine ekledi.

Rusya Ukraynalı esirlere  695 farklı işkence yöntemi uyguluyor Haber

Rusya Ukraynalı esirlere 695 farklı işkence yöntemi uyguluyor

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, Rus ordusunun Ukraynalı savaş esirlerine ve sivil rehinelere karşı uyguladığı 695 farklı işkence ve kötü muamele biçiminin resmî olarak kayıt altına alındığını açıkladı. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Lubinets, esirlerin maruz kaldığı fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin boyutlarını gözler önüne serdi. RUSYA VAHŞİ İŞKENCE YÖNTEMLERİNE BAŞVURUYOR Rusya'nın işlediği savaş suçlarına atıfta bulunan “Rus Yapımı Esaret” adlı projenin tanıtımında konuşan Lubinets, esirlere yönelik sistematik şiddetin vahşet boyutuna ulaştığını belirtti. Esirlerin saatlerce boğulmaya çalışıldığını, üzerlerine köpeklerin salındığını ve elektroşok cihazlarıyla kalıcı hasarlar verildiğini aktaran Lubinets, uygulanan yöntemlerden örnekler verdi. Esirlerin günde 18 saat boyunca ayakta durmaya zorlandığını ve yorulup oturanların acımasızca darbedildiğini aktaran Lubinets, Rus gardiyanların "berber" adını verdiği özel bir işkence yönteminde ise tıraş bahanesiyle saçlarla birlikte esirlerin kafa derilerinin yüzüldüğünü, çığlık atanlara ise elektrik verildiğini ifade etti. ULUSLARARASI KIZILHAÇ KOMİTESİ GÖREVİNİ YAPMIYOR Konuşmasında uluslararası kuruluşların bu insanlık dramı karşısındaki sessizliğini ve eylemsizliğini sert bir dille eleştiren Lubinets, Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin bu suçların sergilendiği etkinliğe davet edilmelerine rağmen katılım göstermediklerini vurguladı. Uluslararası kurumların kendi yetki ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri gerçeğiyle yüzleşmekten kaçındıklarını belirten Ombudsman, küresel arabuluculuk mekanizmalarının etkisiz kalması nedeniyle esir takasları ve insani konular için Rus muhatabı Tatyana Moskalkova ile doğrudan iletişim kurmak zorunda kaldığını dile getirdi. YÜZLERCE UKRAYNALI ASKER HÜCREDE MAHKUM EDİLDİ Ukrayna Ombudsmanlık Ofisinin güncel verilerine göre Rusya Federasyonu, uluslararası hukuka aykırı olarak kurduğu düzmece mahkemelerde en az 2 bin 112 Ukraynalı savaş esirini yasa dışı olarak yargılayıp mahkûm etti. Sözde yargılamalar neticesinde Ukraynalı askerlerin birçoğuna Rus toplama kamplarında 20 ila 30 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları verildi. Ağır cezalarla hücrelere mahkûm edilen bu askerlerin arasında, Mariupol savunmasında yer alan yaklaşık 250 Azov Taburu askerinin da bulunduğu resmî olarak teyit edildi.

Azov’un Sağlık Hizmetleri Başkanı Rus esaretinde işkenceyle katledildi Haber

Azov’un Sağlık Hizmetleri Başkanı Rus esaretinde işkenceyle katledildi

Ukrayna Ulusal Muhafızları 1. Kolordu Komutan Yardımcısı Svyatoslav Palamar, Azov Taburunun Sağlık Hizmetleri Başkanı Oleksandr Krohmalyuk’un Rus esaretinde maruz kaldığı ağır işkenceler sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Mariupol'da bulunan Azovstal Fabrikası'nın savunulmasının ardından esir düşen ve cenazesi aylar sonra ülkesine iade edilen askerî hekimin, otopsi raporuyla işkenceyle öldürüldüğü tescillendi. AZOVSTAL’DA ESİR DÜŞEN ASKERİ HEKİM İŞKENCE MERKEZİNDEN GEÇTİ Svyatoslav Palamar’ın yayımladığı açıklamaya göre, lakabı "Kroha" olan askerî tıp uzmanı Oleksandr Krohmalyuk, Azov saflarına 2016 yılında katıldı ve Rusya'nın geniş çaplı işgali sırasında kritik kurtarma operasyonlarında görev aldı. Mariupol kuşatması esnasında Azovstal Fabrikası'nda yüzlerce askerin hayatını kurtaran Krohmalyuk, tahliye sürecinde Rus ordusuna esir düştü. Esareti boyunca Rusya'nın en ağır işkence merkezleri olarak bilinen Olenivka Hapishanesi ve Taganrog toplama kampında tutulan Ukraynalı hekimin, son olarak Kamışın’daki 2 Nolu Tutukevinde alıkonulduğu tespit edildi. OTOPSİ RAPORU VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ Rusya ile Ukrayna arasında Eylül 2025'te gerçekleştirilen geniş kapsamlı naaş değişimi programı kapsamında Ukrayna'ya iade edilen naaşlar arasında Krohmalyuk’un da bulunduğu belirtildi. Lviv’de 22 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirilen resmî adli tıp muayenesi ve otopsi raporu, askerî hekimin ölüm nedenini doğrudan Rus güçlerinin uyguladığı şiddete bağladı. Resmî kayıtlara geçen otopside, Krohmalyuk’un göğüs kafesine aldığı künt travma ve çoklu kaburga kırıkları nedeniyle hayatını kaybettiği, bu durumun da sistematik uygulanan işkencenin açık bir kanıtı olduğu vurgulandı. CENEVRE SÖZLEŞMESİ RUSYA TARAFINDAN YOK SAYILIYOR Komutan Yardımcısı Svyatoslav Palamar, yaşanan bu trajedinin uluslararası insancıl hukuk sisteminin iflas ettiğinin bir başka göstergesi olduğunu ifade etti. Rusya Federasyonu'nun savaş esirlerinin korunmasına yönelik Cenevre Sözleşmesi’ni açıkça ve küstahça çiğnediğini belirten Palamar, “Ukraynalı savaş esirlerinin işkenceye maruz bırakılması ve öldürülmesi, Rusların kasıtlı ve barbarca bir devlet politikasıdır. Sistematik ve belgelenmiş olmasına rağmen cezasız kalıyor.” dedi. Hayatını kaybeden kahraman hekimin kızı ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, babasının cenaze töreninin 24 Mayıs tarihinde Çerkası kentinde düzenleneceğini duyurdu.

BM'den korkunç bilanço: Rusya’nın Ukrayna’daki saldırıları "endişe verici" düzeyde arttı Haber

BM'den korkunç bilanço: Rusya’nın Ukrayna’daki saldırıları "endişe verici" düzeyde arttı

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik artan saldırılarını ve diplomatik bir çözümün yokluğunu görüşmek üzere 20 Nisan’da New York’ta toplandı. Toplantıda konuşan BM Ortadoğu, Avrupa, Amerika, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Halid Hiari (Mohamed Khaled Khiari), Rusya’nın sivil katliamlarına ve savaş esirlerine uyguladığı işkencelere dair kan donduran veriler paylaştı. BM Genel Sekreter Yardımcısı Hiari, son dönemde Ukrayna genelinde sivil kayıpların ve yıkımın dramatik bir şekilde tırmandığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Ukrayna'daki gelişmeler hakkında Güvenlik Konseyine son bilgilendirmemizi yaptığımızdan beri, düşmanlıkların endişe verici bir şekilde tırmandığını gördük… Rus saldırıları, Ukrayna genelinde artan sivil kayıplar ve yıkımla birlikte yoğunlaşmaya devam ediyor. Hiari, özellikle 15 Nisan'ı 16 Nisan'a bağlayan gece gerçekleştirilen saldırının, bu yılın en ölümcül saldırısı olduğunu ve tek bir gecede en az 20 sivilin hayatını kaybettiğini belirtti. SON BİR AYDA EN AZ 211 SİVİL ÖLDÜ BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği verilerine göre sadece geçtiğimiz ay Rus saldırılarında en az 211 sivil hayatını kaybetti, bin 206 kişi yaralandı. Öte yandan Şubat 2022'den bu yana 784'ü çocuk olmak üzere en az 15 bin 578 Ukraynalı sivil hayatını kaybetti, 43 bin 352 kişi yaralandı. RUSYA SAVAŞ ESİRLERİNE İŞKENCE UYGULUYOR Rusya'nın savaş esirlerine işkence uyguladığını vurgulayan BM Genel Sekreter Yardımcısı, serbest bırakılan Ukraynalı savaş esirlerinin tamamının, esaret altındayken Rusya tarafından işkenceye veya kötü muameleye maruz kaldıklarını bildirdiğini aktardı. Rusya'ya savaş esirlerine ve alıkonulan tüm kişilere derhal erişim sağlanma çağrısında bulunan Hiari, Rusya tarafından zorla sınır dışı edilen Ukraynalı çocukların geri gönderilmesi için çabaların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. RUSYA KÜRESEL GÜVENLİĞİ BALTALIYOR Hiari, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın uluslararası hukuku ve küresel güvenliği baltalamaya devam ettiğini ifade etti. Diplomatik bir ilerlemenin kaydedilememesinin gerilimi daha da artırdığını belirten Hiari, bölgesel istikrarsızlığın küresel boyuta taşınma riski taşıdığı uyarısında bulunuldu.

Kırımlı siyasi tutsak İrına Danılovıç'a Rus cezaevinde sistematik işkence Haber

Kırımlı siyasi tutsak İrına Danılovıç'a Rus cezaevinde sistematik işkence

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın Rusya’daki cezaevinde ağır hak ihlalleri ve kötü muameleyle karşı karşıya kaldığı bildirildi. Daniloviç’in sağlık durumunun kritik aşamaya geldiğini ve cezaevi yönetiminin tıbbi yardımı kasıtlı olarak engellediği aktarıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinin, Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Novitska’ya dayanarak yaptığı açıklamaya göre, cezaevi idaresi Danılovıç’ın mevcut sağlık sorunlarını bir işkence aracına dönüştürmüş durumda. İrına Danılovıç’ın ciddi işitme kaybı yaşamasına ve bu konuda tıbbi kısıtlamaları bulunmasına rağmen, koğuşunda uzun süreler boyunca kasıtlı olarak çok yüksek sesli yayınlar yapıldığı belirtiliyor. Bu uygulama, mahkûmun fiziksel acı çekmesine ve nörolojik durumunun kötüleşmesine neden olan bir psikolojik baskı yöntemi olarak değerlendiriliyor. DÖRT YILDIR TIBBİ YARDIM BEKLİYOR Kırımlı yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu İrına Danılovıç, 29 Nisan 2022 tarihinde işgalci Rus güçleri tarafından hukuksuz bir şekilde alıkonuldu ve ardından sistematik işkencelere maruz bırakıldı. Avukatı Ayder Azamatov'un açıklamalarına göre, sekiz gün boyunca başına torba geçirilerek ormana götürülüp ölümle tehdit edilen Danılovıç, yalan makinesi eşliğinde sorgulandı ve boş kağıt imzalamaya zorlandı. Bu baskıların sonucunda, çantasına patlayıcı madde yerleştirildiği iddiasıyla kurgulanan bir dava neticesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutukluluk süreci boyunca sağlık durumu hızla kötüleşen Danılovıç, geçirdiği mikro felç ve şiddetli işitme kaybına rağmen tıbbi yardıma erişemedi, bu durumu protesto etmek amacıyla başlattığı açlık grevi de sonuçsuz kaldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor.

Savaş esirlerine işkence: Vurulan Rus generali Mariupol’da verdiği sözü tutmadı Haber

Savaş esirlerine işkence: Vurulan Rus generali Mariupol’da verdiği sözü tutmadı

Rus askerî istihbaratının (GRU) iki numaralı ismi Korgeneral Vladimir Alekseyev’e yönelik Moskova’da düzenlenen suikast girişimi, Rusya’nın savaş hukukuna yönelik ihlallerini yeniden gündeme taşıdı. Ukrayna tarafı, Alekseyev’in Mariupol kuşatması sonunda verdiği resmî garantileri çiğneyen isim olduğunu hatırlattı. Azov Ulusal Muhafızlarınaın1. Kolordu Komutanı Denis Prokopenko (Rediş), sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Alekseyev’in Mayıs 2022’de Mariupol’da Azovstal Fabrikası’ndan çıkan Mariupol garnizonuna ilişkin müzakerelerde Rus heyetinin en üst düzey temsilcisi olduğunu hatırlattı. Prokopenko’ya göre Alekseyev, söz konusu görüşmeler sırasında Rusya’nın savaş esirlerine yönelik Cenevre Sözleşmesi’ne uyacağını, Ukraynalı esirler için “normal tutukluluk koşullarının” sağlanacağını bizzat taahhüt etti ve bu taahhüt yazılı belgeye bağlandı. Aynı süreçte Ukrayna tarafının, yaralı üç Rus askerini insani gerekçelerle teslim ettiğini belirten Prokopenko, bu askerlere tıbbi yardım, yiyecek ve su sağlandığını vurguladı. “Ancak, Vınnitsa doğumlu, vatan haini Alekseyev’in asker sözü boş çıktı.” diyen Prokopenko, Azov mensubu esirlere sistematik işkence yapıldığını, tıbbi yardımdan mahrum bırakıldıklarını ve aç bırakıldıklarını hatırlattı. Öte yandan Ukrayna askerî istihbaratına göre Alekseyev, sivil hedeflere yönelik saldırılar için istihbarat hazırlanmasından ve Herson bölgesindeki sözde “referandumun” organize edilmesinden sorumlu isimler arasında yer alıyor. LAVROV SUİKAST GİRİŞİMİNİ “BARIŞ SÜRECİNE ENGEL” OLARAK SUNDU Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Alekseyev’e yönelik saldırının ardından yaptığı açıklamada, olayı "terörist bir eylem" olarak nitelendirerek Ukrayna’yı suçladı. AGİT Başkanı Ignazio Cassis ile yaptığı görüşmenin ardından konuşan Lavrov, suikast girişiminin barış müzakerelerini sabote etme girişimi olduğunu ileri sürdü. Lavrov, saldırının arkasında Ukrayna’nın olduğu iddiasını dile getirirken, Rus tarafı bu yönde herhangi bir somut kanıt sunmadı. Rusya Dışişleri Bakanı, müzakere sürecinin geleceğine ilişkin değerlendirme yapmayacağını, bu konuda kararın Rusya yönetimi tarafından alınacağını söyledi. MARİUPOL’DA TESLİM OLAN UKRAYNALI ASKERLERİN BİRKAÇ AY İÇİNDE İADE EDİLMESİ GEREKİYORDU Kenti savunan Ukraynalı askerler gıda, cephanelik ve ilaç eksikliğine rağmen yaklaşık 3 ay boyunca tam abluka altında Rus işgal güçlerine karşı mücadele etti. Ukrayna üst düzey yönetiminin Ukraynalı askerlerin hayatta kalmasını sağlamak için verdiği emir doğrultusunda, Mariupol’daki Azovstal Fabrikası'nda abluka altında düşmana karşı mücadele eden Ukrayna askerleri, Rusya’ya teslim oldu. Rusya ile Ukrayna arasında yapılan ve Birleşmiş Milletler (BM) ile Uluslararası Kızılhaç Komitesinin garantör olduğu anlaşmaya göre birkaç ay içinde Azovstal’da teslim olan Ukraynalı askerlerin Ukrayna’ya iade edilmesi gerekiyordu. Ancak her zamanki gibi savaş suçlusu Kremlin rejimi verdiği sözünden geri döndü.

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil" Haber

Ukrayna'dan BM Güvenlik Konseyinde adalet çağrısı: "Hesap sorulmadan barış mümkün değil"

Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Andriy Melnık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, kalıcı bir barışın ancak Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu tutulmasıyla inşa edilebileceğini vurguladı. Melnık, adaletin barışın önünde bir engel değil, en temel şartı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 26 Ocak’ta uluslararası barış ve güvenliğin korunması için "hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi" temalı açık bir oturum düzenledi. Oturumda konuşan Ukrayna’nın BM Daimi Temsilci Andriy Melnık, Rusya’nın yargılanma sürecinin diplomasiye engel olduğu yönündeki eleştirilere sert bir yanıt verdi. “ADALET BARIŞIN TEMELİDİR” Melnık, uluslararası arenada sıkça dile getirilen "barışa ulaşmak için adalet bir kenara bırakılmalı" veya "sorumluların yargılanması müzakereleri zorlaştırır" argümanlarını reddetti. Tarihin bu konuda net bir yanıt verdiğini hatırlatan diplomat, şu ifadeleri kullandı: Adalet ve sorumluluk barışın önündeki engeller değildir; aksine barışın temelidir. Nürnberg ve diğer uluslararası mahkemeler göstermiştir ki; yargı şiddeti durdurur ve kalıcı barışa hizmet eder. “SİSTEMATİK VAHŞET RUSYA’NIN BİLİNÇLİ POLİTİKASI” Konuşmasında Rusya'nın işgal ettiği topraklarda sivillere yönelik gerçekleştirdiği infazlar, zorunlu sürgünler, işkence ve cinsel saldırılara değinen Melnık, tüm bu eylemlerin münferit olaylar olmadığını vurguladı. Ukraynalı diplomat, Buça'daki katliamları örnek göstererek, bu suçların Rusya'nın "bilinçli ve hedefli bir planının" parçası olduğunu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca Moskova'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına dikkat çeken diplomat, "Koca şehirler karanlığa ve soğuğa gömüldü, milyonlarca sivil su ve ısıtmadan mahrum bırakıldı. Dünya tarihinde sivillere bu denli büyük acılar çektirmeyi amaçlayan çok az örnek vardır." dedi. “SEÇİCİ ADALET VE DOKUNULMAZLIĞA HAYIR” Güvenlik Konseyi üyelerine, "Bu denli büyük suçlara gözümüzü kapatıp müzakerelere devam edebilir miyiz? Kalıcı bir barış, bu ihlallere karşı bilinçli bir kayıtsızlık üzerine inşa edilebilir mi?" sorularını yönelten Melnık, hukukun üstünlüğünün barışın anahtarı olduğunu belirtti. "Saldırı suçu", "insanlığa karşı suçlar" ve "savaş suçları" işleyenlerin istisnasız yargılanması gerektiğini vurgulayan Ukrayna temsilcisi, "Seçici adalet veya dokunulmazlık söz konusu olamaz. Adaletsiz bir barış geçicidir; sorumluluk üzerine kurulan bir barış ise uzun ömürlü olma şansına sahiptir." ifadelerini kullandı.

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor! Haber

Kırım’da sessiz çığlık: Siyasi tutsak Mamut Belalov ölüme terk ediliyor!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, işgal altındaki Kırım'da düzmece bir dava çerçevesinde 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan 26 yaşındaki siyasi tutsak Mamut Belalov'un alıkonulduğu tutukevinde ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve tıbbi yardıma erişiminin engellendiği bildirdi. Bariyev, Belalov’un ailesi tarafından gönderilen ilaçların kendisine verilmediğini ve ağır enfeksiyon riskiyle karşı karşıya olduğunu aktardı. Eskender Bariyev, 6 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işgal altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentindeki 2 No’lu tutukevinde alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belalov’un maruz kaldığı insanlık dışı koşulları kamuoyuyla paylaştı. Belalov’un cezaevinde idrar yolu hastalıklarına yakalandığını ve durumunun her geçen gün kötüleştiğini belirten Bariyev, Rus işgalci yönetiminin siyasi tutsağa karşı sergilediği tutumu "insanlık dışı" olarak nitelendirdi. Açıklamasında Bariyev, şu ifadelere yer verdi: Mamut Balalov’un idrar yolunda akut iltihaplanma var ve ateşi çok yüksek. Tutukevinin revirinde ilaç yok, ailesi tarafından gönderilen ilaçlar ise kendisine teslim edilmiyor. Mevcut enfeksiyon böbrek iltihabına ve diğer kronik hastalıklara yol açabilir. Tüm bunlara rağmen, gün boyunca yatağına uzanması, hatta oturması bile yasaklanıyor. Bariyev ayrıca, Belalov’a ne olduğu belirsiz bazı ilaçların verildiğini ancak bu ilaçların içeriği hakkında bilgi paylaşılmadığını, siyasi tutsağın sistematik sorgulara maruz bırakıldığını ve ailesiyle görüşme ya da telefonla konuşma hakkının engellendiğini ekledi. MAMUT BELALOV DAVASI Kendisi de eski bir siyasi tutsak olan Ukrayna'nın mevcut Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Nisan 2023’te Akmescit tutukevinde alıkonulduğu dönemde rastladığı Kırım Tatarı Mamut Belalov’un hikâyesini kaydederek insan hakları savunucularına iletmişti. İşgalciler, Kefe (Feodosiya) bölgesi İçki kasabası sakini genç Kırım Tatarını 9 Eylül 2022 tarihinde alıkoydu. Daha sonra işgalciler, acımasız işkencelere maruz kalan Belalov’u, Kırım’ın sözde Turizm Bakanına cinayet girişiminde bulunmakla suçladı. 2024 yılında işgalci mahkeme Belalov’u 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Volçenko ise Belalov'dan bir milyon ruble manevi tazminat talep etmişti. 17 Aralık 2025 tarihinde görülen temyiz davasında, Belyalov’un 12 yıllık hapis cezası 6 ay indirilerek 11 yıl 6 aya düşürüldü. 28 Aralık 2025 tarihinde 27 yaşına giren Belyalov, ömrünün son 3 yıl 4 ayını Rus esaretinde geçirdi. FSB SİYASİ TUTSAĞA ZULMETMEYE DEVAM EDİYOR Yasa dışı mahkûmiyetin ardından Kırım Tatarı, işgal altındaki Kırım'dan Rusya'nın Volgograd kentindeki 19 numaralı cezaevine nakledildi. Ancak kısa bir süre önce Belalov'un sebepsiz bir şekilde Kırım'a geri getirilerek Akmescit’teki 2 No'lu tutukevine yerleştirildiği öğrenildi. Ekim 2025’te açıklama yapan Eskender Bariyev, siyasi tutsağın avukatı olmaksızın tutukevinden çıkarılarak FSB binasına götürüldüğünü ve burada "şiddetli bir sorgulamadan" geçirildiğini akratmıştı. Bariyev, yaşananları Rus işgal adalet sisteminin özeti olarak nitelendirerek şunları kaydetmişti: Bu, Rusya'nın Kırım'daki işgalci adalet sisteminin özü hakkında bilmeniz gereken her şeydir. İşkence, işgalcilerin Kırım'da rehber edindiği ilkelerle gerçekleştirildi: Ukrayna mevzuatını görmezden geliyoruz, uluslararası hukuku duymuyoruz ve duymak istemiyoruz, Rus mevzuatını ise istediğimiz kişiye istediğimizi yapıyoruz diye uyguluyoruz.

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı Haber

Kırımlı siyasi tutsak Danılovıç’tan çağrı: Siyasi tutsakların serbest bırakılması barış planında ayrıca ele alınmalı

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların durumunun uluslararası alanda daha görünür kılınması çağrısında bulundu. Daniloviç, özellikle sivil esirlerin serbest bırakılması konusunun barış planında ayrı bir madde olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kırım’daki insan hakları ihlallerini takip ederek kamuoyuna duyuran "Mahkeme: Kırım Bölümü" adlı girişim tarafından bugün yapılan açıklamada, siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın akrabaların aracılığıyla ilettiği mesajda, “Dünya, Ukraynalı çocukların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterdi. Ancak bu noktada durmanın zamanı değil. Rusya’daki hapishanelerde tutulan Ukraynalı kadınlar ve yaşlıların geri getirilmesi için neler yapabileceğini gösterme zamanı geldi.” ifadelerini kullandığını aktardı. Danılovıç ayrıca kendisine destek veren kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek, bu dayanışmanın hayatta kalma gücü verdiğini belirtti. Sağlık durumuna da değinen Daniloviç, sürekli baş ağrısı çektiğini, kulaklarında uğultu ve çınlama olduğunu, bu nedenle kendisine ulaştırılan az sayıdaki mektuba bile cevap vermekte zorlandığını aktardı. Buna rağmen farklı ülkelerden tanımadığı insanların gönderdiği destek mesajlarını çok kıymetli bulduğunu kaydetti. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, yarımadadaki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisinin (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’in Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor. Yurttaş gazeteci, bu uygulamaları Nazi Almanyası'nın gizli polisi Gestapo'nun yöntemlerine benzetti. Daha önce de kötü hijyen koşulları, soğukta ya da yağmur altında saatlerce ayakta bekletilme gibi insanlık dışı cezalandırmalara maruz kaldığını duyurmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.