SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işkence

QHA - Kırım Haber Ajansı - Işkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işkence haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var Haber

Rusya'nın elinde 17 binden fazla sivil esir var

Ukraynalı ve uluslararası insan hakları örgütlerinin Haziran 2026 raporuna göre, Rusya'nın yasa dışı olarak alıkoyduğu Ukraynalı sivil sayısının 17 bini bulabileceği tahmin ediliyor. Sova Uzman Grubu, Sivil Özgürlükler Merkezi ve Savaş Arşivi gibi kuruluşların ortak hazırladığı raporda, 24 Şubat 2022 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 8 bin 221 sivilin kaçırılışının isim isim belgelendiği aktarıldı. Ancak Rus makamlarının bilgi gizlemesi, hapishane konumlarını saklaması ve Kızılhaç dahil uluslararası gözlemcilere erişim izni vermemesi nedeniyle gerçek sayının bu tahminlerin de üzerinde olabileceği vurgulanıyor. GİZLİ HÜCRELERDE TAM TECRİT VE SİSTEMATİK İŞKENCE Rapora göre sivil alıkoymalar, münferit olaylar olmaktan ziyade işgal altındaki bölgelerde direnişi kırmak ve korku iklimi yaratmak amacıyla yürütülen planlı bir Rus devlet politikası olarak uygulanıyor. Kaçırılan Ukraynalılar resmî cezaevlerinin yanı sıra işgal altındaki bölgelerde bodrum katları ve garajlar dâhil 200'den fazla gizli noktada, dış dünyayla hiçbir bağları olmadan tamamen izole ediliyor. Üstelik serbest bırakılan sivillerin yüzde 91'inden fazlası sistematik işkenceye, cinsel şiddete, havasız ve karanlık hücrelerde duyusal yoksunluğa maruz kaldığını ifade ediyor. Rus rejiminin sivilleri yasa dışı iç mevzuatlarla "savaş esiri" statüsünde konumlandırması ise uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. SOSYAL AKTİF NÜFUS VE KADINLAR HEDEFTE Rusya'nın baskı politikası, işgal bölgelerinde toplumu yönlendirme potansiyeli olan sosyal açıdan aktif nüfusu hedef alıyor. Rehin alınanların çoğunluğunu yerel yöneticiler, öğretmenler, doktorlar, iş insanları ve aktivistler oluştururken, alıkonulan kişilerin yaş ortalamasının 43 olduğu belirtiliyor. Çoğunluğu erkeklerden oluşan bu esir kampı sisteminde, aralarında her yaştan en az bin 720 kadının da bulunduğu trajik bir gerçek olarak öne çıkıyor. Hak savunucuları, Rusya'nın bu sivilleri kendi rızasıyla bırakmayacağını vurgulayarak; Kremlin'e baskı yapılması, evrensel yargı yetkisinin kullanılması ve bu terörü uygulayan FSB, Rus Ceza İnfaz Kurumu (FSIN) ile Askerî Polis birimlerine karşı çok daha sert yaptırımların devreye sokulması çağrısında bulundu.

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı Haber

Uluslararası örgütlerden Kırımlı yurttaş gazeteci İrına Danılovıç için BM'ye acil çağrı

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve ABD merkezli İnsan Hakları Vakfı (HRF), Rusya tarafından düzmece bir dava çerçevesinde haksız yere alıkonulan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç için harekete geçti. İki uluslararası örgüt, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki altı özel raportöre acil bir mektup göndererek, Danılovıç’ın hayatını tehdit eden insanlık dışı hapishane koşullarına ve maruz kaldığı psikolojik işkencelere derhâl müdahale edilmesini talep etti. 2022 yılında işgal altındaki Kırım’da hukuksuz bir şekilde alıkonulan ve ardından Rusya’nın Stavropol bölgesindeki Zelenokumsk şehrinde bulunan cezaevine nakledilen Danılovıç’ın sağlık durumunun kritik bir aşamada olduğu bildirildi. “İZ BIRAKMAYAN İŞKENCE”: SÖNMEYEN IŞIKLAR, DİNMEYEN YÜKSEK SESLİ MÜZİK Siyasi tutsağa yakın kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Zelenokumsk’taki cezaevi yönetimi İrina Daniloviç’e yönelik sistematik bir psikolojik baskı ve tecrit politikası uyguluyor. Hücrede sabahtan akşama kadar aralıksız olarak çok yüksek sesli müzik çalındığı, geceleri ise uyumasını engellemek amacıyla parlak ışıkların sürekli açık bırakıldığı aktarıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) bu yöntemleri tıp literatüründe ve uluslararası hukukta yer alan "iz bırakmayan işkence" olarak tanımladı. Dış dünyayla bağı tamamen koparılan Danılovıç’a, moral bulması için gönderilen destek mektuplarının hiçbirinin ulaştırılmadığı belirtildi. Ağır bir depresyon sürecine giren Kırımlı yurttaş gazetecinin, zaten var olan nörolojik rahatsızlıklarının şiddetlendiği ve ilerleyen işitme kaybı nedeniyle kalıcı sağırlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. “İRINA BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİNİN BEDELİNİ ÖDÜYOR, BM DERHAL HAREKETE GEÇMELİ” RSF Savunuculuk ve Yardım Direktörü Antoine Bernard, BM’ye yapılan başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada Rusya’nın uyguladığı şiddete şu sözlerle dikkat çekti: İrına Danılovıç, Rus hapishanelerinde keyfi olarak tutulup insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalarak, bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin bedelini ödüyor. Sağlık durumu derin bir endişe kaynağıdır. RSF ve HRF olarak BM’yi derhâl eyleme geçmeye çağırıyoruz. Rusya bu işkenceye son vermeli, gazeteciyi derhal serbest bırakmalı ve Ukraynalı gazetecilere yönelik uyguladığı bu şiddetin hesabını uluslararası hukuk önünde vermelidir. HRF Hukuk Danışmanı Anna van Dyke ise Danılovıç’ın hızla bozulan sağlığı ve hayati tehlike arz eden cezaevi koşulları karşısında uluslararası mekanizmaların vakit kaybetmeden devreye girmesi gerektiğini belirtti. Hak savunucuları, Rusya Federasyonu'nun kendi topraklarında ve işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında hâlen en az 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı olarak hapishanelerde rehin tuttuğunu hatırlatarak, sivil gazetecilerin korunması için küresel baskının artırılması çağrısını yineledi. SİYASİ TUTSAK İRINA DANILOVIÇ Rus işgali altındaki Kırım’da, Yarımada'daki sağlık sorunlarını gündeme getiren yurttaş gazeteci İrına Danılovıç 29 Nisan 2022 tarihinde yasa dışı olarak alıkonuldu. İşgal güçleri, yurttaş gazetecinin evinde arama yaptı ve ailesine, hakkında 10 gün tutuklama kararı alındığını bildirdi. DANILOVIÇ’A İŞKENCE UYGULANDI Avukat Ayder Azamatov, 14 Mayıs 2022’te yurttaş gazeteci İrına Danılovıç ile görüşebildikten sonra durumuna ilişkin açıklama yaptı. 8 gün boyunca Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sözde Kırım Müdürlüğünde alıkonulduğunu bildiren avukat, FSB görevlilerinin, Danılovıç’ı kafasına torba geçirerek ormana götürüp öldürmekle tehdit ettiğini, günde sadece bir defa yemek verdiğini anlattı. İşgalcilerin 3 gün peş peşe yurttaş gazeteciyi yalan makinesine bağlayarak sorguladığını aktaran avukat, “Yabancı istihbarat servisleri, medya ve örgütler, Kırım Dayanışması sivil teşkilâtı, Kırımlı siyasi tutsakların akrabaları ve avukatları ile olan bağlantıları hakkında sorular soruldu. Danılovıç tüm sorulara olumsuz yanıt verdi ve yalan makinesi bunu doğruladı.” dedi. 8 gün sonra FSB görevlilerinin serbest bırakılması karşılığında Danılovıç'a boş kağıt imzalamasını teklif ettiğini aktaran avukat, “İmza attıktan sonra, İrına Danılovıç’a çantasında sözde 200 patlayıcı maddenin bulunduğunu söylediler ve mahkemeye götürdüler. Sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, hakkında tutuklama kararı aldı.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİ MAHKEMEDEN YURTTAŞ GAZETECİYE HAPİS CEZASI Sözde Kefe Kent Mahkemesi, 28 Aralık 2022’de Danılovıç’ı suçlu bularak hakkında 7 yıl hapis ve 50 bin ruble para cezası kararı aldı. TEDAVİ ALAMAYAN YURTTAŞ GAZETECİDEN AÇLIK GREVİ KARARI Gördüğü işkence ve kötü alıkonulma şartları nedeniyle İrına Danilovıç’ın sağlık durumu kötüleşti. İrına Danılovıç, uygun tedavi koşullarının sağlanmamasını protesto etmek amacıyla 21 Mart 2023’te açlık grevi başlatmıştı. Danılovıç yazdığı dilekçede, 4 aydır işitme sorunları yaşadığını ve sürekli olarak sol kulağında duyduğu çınlamanın dayanılmaz baş ağrısına sebep olduğunu aktarmıştı. Mini inme (mikro felç) geçirdiğini belirten yurttaş gazeteci, Kasım 2022’den beri tedavi talebinde bulunduğunu ancak tutukevi yönetiminin ve sözde hakimin bunu görmezden geldiğini bildirmişti. Danılovıç açlık grevine tedavi görene veya ölene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Açlık grevini 2 hafta sürdüren İrına Danılovıç, işgalcilerin tedavi vaatlerine inanarak 6 Nisan 2023 tarihinde açlık grevine son verdi ancak uygun tedavi alamadı. Ağustos ayında Danılovıç’ın, tutukevinde uygun tedavi göremediği için sol kulağındaki işitme duyusunu tamamen kaybettiği bildirildi. Ayrıca Kasım 2023’da Rus cezaevinde yapılan muayene sonuçlarının Danılovıç’ın Akmescit tutukevinde alıkonulurken felç geçirdiğini teyit ettiğini aktarıldı. İHTİYAÇ DUYDUĞU İLAÇLARI ALAMIYOR İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç’ın 2024 yılının ağustos ayında aktardığına göre cezaevinde görevli olan Doktor Lidiya Morozova, kulak hastalığının şiddetli seyri nedeniyle Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanının İrina Danılovıç’a yazdığı ksilometazolin ilacını keyfi bir şekilde kestiği için siyasi tutsağın sağlık durumu kötüleşti. İlgili ilaç İrına Danılovıç’a 2 kere KBB uzmanları tarafından yazılmıştı ancak şu an siyasi tutsak bu ilacı alamıyor. İlacı kullanmaya bıraktıktan sonra İrına Danılovıç’ın sağlık durumunun kötüleştiğini, sık sık nefes darlığı krizleri geçirdiğini ve kulaklarındaki çınlamanın arttığını belirtildi. Siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Danılovıç, ilgili tüm tarafları kardeşine uygulanan insanlık dışı muamelesini dikkate almaya çağrısında bulundu.

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı

Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere alıkonularak 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eczacı ve iki çocuk annesi Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova tutulduğu cezaevindeki insanlık dışı şartları protesto etmek amacıyla açlık grevi başlattı. 8 Haziran 2026'dan bu yana hiçbir şey yemeyen Ersmambetova'nın sağlık durumunun kritik bir eşiğe geldiği bildirildi. Kırım İnsan Hakları Grubunun aktardığı bilgilere göre, Ersmambetova'nın tutulduğu cezaevindeki koşullar tam anlamıyla bir hak ihlali tablosu çiziyor. Daha önce verem hastalarının karantina amacıyla tutulduğu hijyenden uzak bir hücreye konulan Kırım Tatar kadının kaldığı yerde tuvaletin bozuk olduğu ve çalışmadığı belirtildi. Cezaevi yönetiminin ise mahkumlara açıkça "burayı tamir etmeyeceğiz" diyerek durumu psikolojik ve fiziksel işkence aracına dönüştürdüğü aktarıldı. Bununla birlikte hapisteyken kan şekeri tehlikeli seviyelere yükselen Ersmambetova'nın vücudunda ciddi alerjik reaksiyonlar ve ağır döküntüler baş gösterdiği, ancak kendisine gerekli tıbbi müdahalenin sağlanmadığı öğrenildi. DÜZMECE DAVAYLA ÇOCUKLARINDAN KOPARILAN BİR ANNE Kırım'ın Seyitler (Nijnegorsk) bölgesi sakini iki çocuk annesi, 37 yaşındaki Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova eczacı olarak çalışıyordu. Annesinin cenazesinden sadece bir hafta sonra alıkonulan Ersmambetova’nın geride bıraktığı 9 yaşındaki kızı ve 16 yaşındaki oğlu, engelli olan 70 yaşındaki dedeleriyle birlikte yaşıyordu. Alıkonulmadan önce Niyara Ersmambetova tüm aileyi geçindiriyordu. Rus işgal güçleri kadını 2025 yılı mayıs ayında alıkoyarak “Ateş” adlı direniş hareketiyle iş birliği yapmakla ve Rus ordusuna ait yakıt depoları ile hava savunma mevzilerine ilişkin bilgileri iletmekle suçladı. Sözde yargılama süreci jet hızıyla ilerletilerek Aralık 2025'te Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi tarafından Ersmambetova'ya "vatana ihanet" suçlamasıyla 15 yıl ağır hapis cezası verildi. Son olarak Nisan 2026'da Rusya’nın Soçi kentindeki Üçüncü Temyiz Mahkemesi, Kırım Tatar siyasi tutsağın cezasına karşı yapılan itiraz başvurusunu da tamamen reddederek 15 yıllık düzmece hükmü onamıştı.

Kıyiv’de anlamlı etkinlik: Rusya’nın esir tuttuğu Ukraynalı ve Kırım Tatar kadınların durumu ele alındı Haber

Kıyiv’de anlamlı etkinlik: Rusya’nın esir tuttuğu Ukraynalı ve Kırım Tatar kadınların durumu ele alındı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv, Kırım başta olmak üzere Rusya’nın işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında kadınlara yönelik artan sistematik baskılarını gözler önüne seren anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 17 Haziran'da düzenlenen "Esaretten Mektuplar: İşgal Altındaki Topraklarda ve Rus Hapishanelerinde Sivil Kadınların Kaderi" başlıklı etkinlikte, Rus zindanlarında tutulan sivil kadınların gönderdiği mektuplar okunurken, Rus işgali sırasında esir alınıp işkence gören kadınların canlı tanıklıklarına yer verildi. KIRIM’DA TOPLU TUTUKLAMALAR VE SAĞLIK DURUMU KRİTİK OLAN SİYASİ TUTSAKLAR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın özellikle son dönemde kadın aktivistler ve siviller üzerindeki baskıyı radikal şekilde artırdığına dikkat çekti. Etkinlikte, yakın zamanda Kırım'da uydurma gerekçelerle gözaltına alınan dört Kırım Tatarı kadının (Fevziye Osmanova, Elviza Aliyeva, Nasibe Saidova ve Esma Nimetulayeva) en az 14 Eylül’e kadar hücrede tutulacağı belirtildi. Ayrıca Rus hapishanelerinde hukuksuzca rehin tutulan İrına Danılovıç ve Halına Dovhopolaya gibi sağlık durumu son derece kritik olan ve acil tedaviye ihtiyaç duyan sivil kadınların durumuna özel vurgu yapıldı. Sivil Esirlerin Korunması Girişimi Başkanı Tetyana Katrıçenko, Rusya'nın hem kadınları hem de erkekleri korkunç şartlar altında esir tuttuğunu ve bu suçun boyutunun her geçen gün büyüdüğünü ifade etti. Katrıçenko, şu ana kadar gözaltında tutulduğu yer kesin olarak doğrulanan 193 kadının olduğunu, ancak yeri bilinmeyenlerle birlikte toplamda en az 260 sivil kadının Rusya'nın elinde esir olduğunu açıkladı. “BENİ SABOTAJCI İLAN EDİP ELEKTRİK AKIMI VERDİLER” Rus esaretinden ve işkencelerinden kurtulmayı başaran Luhansk bölgesine bağlı Krasnoriçenske yerleşim yeri muhtarı Halına Hlobçasta, yaşadığı dehşet dolu günleri salondakilerle paylaştı. Köyünün işgali sırasında Rus askerleri tarafından rehin alınan ve sergilediği dirençle Ukrayna'da "Yılın Güçlü Kadınları" ödülüne layık görülen Hlobçasta, sorgu anlarını şu sözlerle anlattı: "Kendini komutan Denis olarak tanıtan biri bana 'Köyde neler dönüyor anlat' dedi. Ben de 'Görmüyor musunuz, köyün neredeyse tamamı emekli yaşlılar' dedim. Bizim Ukrayna döneminde yerel yönetimle yaptığımız yol tamiratı yazışmalarını bilgisayarda bulunca yüzüme üç kez sertçe vurup beni 'sabotajcı' ilan ettiler. Gözlerimi bağlayıp köy okulundaki spor salonuna götürdüler. Orada su diye inleyen 11 köylü daha vardı, içlerinde daha önde kalp krizi geçirmiş biri de bulunuyordu. Beni müdür odasına çıkarıp ellerimi arkaya kıvırdılar, üzerime bir şeyler sürdüler ve vücuduma elektrik verdiler. Bunu tam beş kez tekrarladılar, acısı tarif edilemez." 71 YAŞINDAKİ SİYASİ TUTSAK HALINA DOVHOPOLAYA’NIN RUS CEZAEVİNDEN GÖNDERDİĞİ MEKTUP Etkinliğin en çarpıcı anlarından biri, 2019 yılında Akyar’daki (Sivastopol) evinde düzmece "vatana ihanet ve Ukrayna istihbaratına bilgi sızdırma" suçlamasıyla FSB tarafından tutuklanan ve 12 yıl hapse mahkûm edilen 71 yaşındaki Kırımlı Halına Dovhopolaya’nın Vladimir Bölgesindeki 1 No'lu Kadın Cezaevi'nden gönderdiği Mayıs 2026 tarihli mektubun okunması oldu. Kıyiv Uluslararası Kadınlar Kulübü Başkanı Mary K. Leonard tarafından okunan mektupta şu ifadeler yer aldı: "Buradaki en korkunç şey nakil süreciydi. Kış, soğuk ve don tam altı ay sürdü. Böyle bir kış daha kaldıramam. 71 yaşında olmama rağmen ruhum hala güçlü, ilkelerime sadığım. Genç mahkumlar arasında çok dostum var. Rusya Ceza Kanunu'nun 275. maddesinden (vatana ihanet) hüküm giydiğim için erken tahliye veya daha hafif bir kampa nakledilme şansım hukuken yok. Şu an eklem rahatsızlığım (proksi-artroz) nedeniyle acil ameliyat olmam gerekiyor ama bu sistemde mümkün görünmüyor. Sevgili kardeşim Vlad, beni unutmadığın için teşekkürler. Kırım'a geri dönmeyeceğim. Aralık 2025'te Moskova'ya Rus vatandaşlığından çıkmak için resmi başvuru yaptım; gelen yanıt ne 'evet' ne 'hayır' oldu. Vlad, umarım seni vatanımızda kucaklayabilirim. Güçlü kalın, ben sizinleyim. Sevgiyle, Olena."

Olena Kondratyuk: Rusya yaklaşık 7 bin Ukraynalı askeri esir tutuyor ve bunların yüzde 95'i işkence görüyor Haber

Olena Kondratyuk: Rusya yaklaşık 7 bin Ukraynalı askeri esir tutuyor ve bunların yüzde 95'i işkence görüyor

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine sistematik olarak işkence uyguladığını ve kasıtlı olarak tıbbi yardımdan mahrum bıraktığını açıkladı. Kondratyuk, Rus esaretindeki Ukraynalı askerlerin yüzde 95’inden fazlasının ağır işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirterek, bu uygulamaların Cenevre Sözleşmesi’nin açık bir ihlali ve birer savaş suçu olduğunu vurguladı. BİNLERCE SİVİL VE ASKER RUS HAPİSHANELERİNDE REHİN "Savaş Esirlerinin Sağlık Hakkı ve Tıbbi Tedavi Haklarının İhlali" başlıklı raporun tanıtımında konuşan Parlamento Başkan Yardımcısı Kondratyuk, esir takasları ve mevcut esir sayılarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana 400'den fazlası sivil olmak üzere 9 bini aşkın Ukrayna vatandaşının Rus esaretinden kurtarıldığını belirten Kondratyuk, “Şu anda Rusya'nın elinde yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esirinin bulunuyor. Alıkonulan sivil Ukraynalıların sayısının ise 10 ile 20 bin arasında. Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlası Rus esaretindeyken işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor." dedi. ANESTEZİSİZ AMPUTASYON VE KASITLI TIBBİ İHMAL Rusya'nın esirleri son derece ağır ve geri dönülemez sağlık sorunlarıyla iade ettiğini söyleyen Kondratyuk, Kremlin'in tıbbi imkânsızlıkları bir silah olarak kullandığına dikkat çekti. Yakın zamanda Rusya tarafından iade edilen 375 askerin naaşında yapılan incelemelerde de işkence ve tıbbi yardım eksikliğinin açıkça görüldüğünü belirten Başkan Yardımcısı, "Yaraların çürümeye terk edilmesi, anestezisiz uzuv kesimleri, sarhoş personel tarafından anestezi uygulanmadan çekilen dişler ve Olenivka Katliamı sonrası yaralıların turnikelerinin sökülmesi gibi dehşet verici vakalar mevcut. Tıbbi yardımın kasıtlı olarak engellenmesi, Rusya'nın özel bir savaş enstrümanıdır ve Roma Statüsü'nün 8. maddesi uyarınca doğrudan savaş suçudur." ifadelerini kullandı. “BU SAVAŞ UKRAYNA HALKINA YÖNELİK BİR SOYKIRIMDIR” Rusya'nın çocukları kaçırması, sivil halka yönelik kitlesel katliamları ve esirlere uyguladığı vahşetin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Olena Kondratyuk, bu tablonun Ukrayna halkına yönelik soykırım politikasının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. İlk kez bu raporla Rusya'nın esirlere yönelik suçlarının tıbbi boyutunun sistemli bir şekilde belgelendiğini belirten Kondratyuk, toplanan bu verilerin uluslararası ceza mahkemelerinde Rusya Federasyonu'na karşı güçlü birer kanıt oluşturacağını ifade etti. Kondratyuk, esaret altındaki binlerce Ukraynalının kurtarılması ve rehabilitasyonunun devletin en öncelikli görevi olduğunu sözlerine ekledi.

Rusya Ukraynalı esirlere  695 farklı işkence yöntemi uyguluyor Haber

Rusya Ukraynalı esirlere 695 farklı işkence yöntemi uyguluyor

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, Rus ordusunun Ukraynalı savaş esirlerine ve sivil rehinelere karşı uyguladığı 695 farklı işkence ve kötü muamele biçiminin resmî olarak kayıt altına alındığını açıkladı. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Lubinets, esirlerin maruz kaldığı fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin boyutlarını gözler önüne serdi. RUSYA VAHŞİ İŞKENCE YÖNTEMLERİNE BAŞVURUYOR Rusya'nın işlediği savaş suçlarına atıfta bulunan “Rus Yapımı Esaret” adlı projenin tanıtımında konuşan Lubinets, esirlere yönelik sistematik şiddetin vahşet boyutuna ulaştığını belirtti. Esirlerin saatlerce boğulmaya çalışıldığını, üzerlerine köpeklerin salındığını ve elektroşok cihazlarıyla kalıcı hasarlar verildiğini aktaran Lubinets, uygulanan yöntemlerden örnekler verdi. Esirlerin günde 18 saat boyunca ayakta durmaya zorlandığını ve yorulup oturanların acımasızca darbedildiğini aktaran Lubinets, Rus gardiyanların "berber" adını verdiği özel bir işkence yönteminde ise tıraş bahanesiyle saçlarla birlikte esirlerin kafa derilerinin yüzüldüğünü, çığlık atanlara ise elektrik verildiğini ifade etti. ULUSLARARASI KIZILHAÇ KOMİTESİ GÖREVİNİ YAPMIYOR Konuşmasında uluslararası kuruluşların bu insanlık dramı karşısındaki sessizliğini ve eylemsizliğini sert bir dille eleştiren Lubinets, Uluslararası Kızılhaç Komitesi temsilcilerinin bu suçların sergilendiği etkinliğe davet edilmelerine rağmen katılım göstermediklerini vurguladı. Uluslararası kurumların kendi yetki ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri gerçeğiyle yüzleşmekten kaçındıklarını belirten Ombudsman, küresel arabuluculuk mekanizmalarının etkisiz kalması nedeniyle esir takasları ve insani konular için Rus muhatabı Tatyana Moskalkova ile doğrudan iletişim kurmak zorunda kaldığını dile getirdi. YÜZLERCE UKRAYNALI ASKER HÜCREDE MAHKUM EDİLDİ Ukrayna Ombudsmanlık Ofisinin güncel verilerine göre Rusya Federasyonu, uluslararası hukuka aykırı olarak kurduğu düzmece mahkemelerde en az 2 bin 112 Ukraynalı savaş esirini yasa dışı olarak yargılayıp mahkûm etti. Sözde yargılamalar neticesinde Ukraynalı askerlerin birçoğuna Rus toplama kamplarında 20 ila 30 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları verildi. Ağır cezalarla hücrelere mahkûm edilen bu askerlerin arasında, Mariupol savunmasında yer alan yaklaşık 250 Azov Taburu askerinin da bulunduğu resmî olarak teyit edildi.

Azov’un Sağlık Hizmetleri Başkanı Rus esaretinde işkenceyle katledildi Haber

Azov’un Sağlık Hizmetleri Başkanı Rus esaretinde işkenceyle katledildi

Ukrayna Ulusal Muhafızları 1. Kolordu Komutan Yardımcısı Svyatoslav Palamar, Azov Taburunun Sağlık Hizmetleri Başkanı Oleksandr Krohmalyuk’un Rus esaretinde maruz kaldığı ağır işkenceler sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Mariupol'da bulunan Azovstal Fabrikası'nın savunulmasının ardından esir düşen ve cenazesi aylar sonra ülkesine iade edilen askerî hekimin, otopsi raporuyla işkenceyle öldürüldüğü tescillendi. AZOVSTAL’DA ESİR DÜŞEN ASKERİ HEKİM İŞKENCE MERKEZİNDEN GEÇTİ Svyatoslav Palamar’ın yayımladığı açıklamaya göre, lakabı "Kroha" olan askerî tıp uzmanı Oleksandr Krohmalyuk, Azov saflarına 2016 yılında katıldı ve Rusya'nın geniş çaplı işgali sırasında kritik kurtarma operasyonlarında görev aldı. Mariupol kuşatması esnasında Azovstal Fabrikası'nda yüzlerce askerin hayatını kurtaran Krohmalyuk, tahliye sürecinde Rus ordusuna esir düştü. Esareti boyunca Rusya'nın en ağır işkence merkezleri olarak bilinen Olenivka Hapishanesi ve Taganrog toplama kampında tutulan Ukraynalı hekimin, son olarak Kamışın’daki 2 Nolu Tutukevinde alıkonulduğu tespit edildi. OTOPSİ RAPORU VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ Rusya ile Ukrayna arasında Eylül 2025'te gerçekleştirilen geniş kapsamlı naaş değişimi programı kapsamında Ukrayna'ya iade edilen naaşlar arasında Krohmalyuk’un da bulunduğu belirtildi. Lviv’de 22 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirilen resmî adli tıp muayenesi ve otopsi raporu, askerî hekimin ölüm nedenini doğrudan Rus güçlerinin uyguladığı şiddete bağladı. Resmî kayıtlara geçen otopside, Krohmalyuk’un göğüs kafesine aldığı künt travma ve çoklu kaburga kırıkları nedeniyle hayatını kaybettiği, bu durumun da sistematik uygulanan işkencenin açık bir kanıtı olduğu vurgulandı. CENEVRE SÖZLEŞMESİ RUSYA TARAFINDAN YOK SAYILIYOR Komutan Yardımcısı Svyatoslav Palamar, yaşanan bu trajedinin uluslararası insancıl hukuk sisteminin iflas ettiğinin bir başka göstergesi olduğunu ifade etti. Rusya Federasyonu'nun savaş esirlerinin korunmasına yönelik Cenevre Sözleşmesi’ni açıkça ve küstahça çiğnediğini belirten Palamar, “Ukraynalı savaş esirlerinin işkenceye maruz bırakılması ve öldürülmesi, Rusların kasıtlı ve barbarca bir devlet politikasıdır. Sistematik ve belgelenmiş olmasına rağmen cezasız kalıyor.” dedi. Hayatını kaybeden kahraman hekimin kızı ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, babasının cenaze töreninin 24 Mayıs tarihinde Çerkası kentinde düzenleneceğini duyurdu.

BM'den korkunç bilanço: Rusya’nın Ukrayna’daki saldırıları "endişe verici" düzeyde arttı Haber

BM'den korkunç bilanço: Rusya’nın Ukrayna’daki saldırıları "endişe verici" düzeyde arttı

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik artan saldırılarını ve diplomatik bir çözümün yokluğunu görüşmek üzere 20 Nisan’da New York’ta toplandı. Toplantıda konuşan BM Ortadoğu, Avrupa, Amerika, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Halid Hiari (Mohamed Khaled Khiari), Rusya’nın sivil katliamlarına ve savaş esirlerine uyguladığı işkencelere dair kan donduran veriler paylaştı. BM Genel Sekreter Yardımcısı Hiari, son dönemde Ukrayna genelinde sivil kayıpların ve yıkımın dramatik bir şekilde tırmandığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Ukrayna'daki gelişmeler hakkında Güvenlik Konseyine son bilgilendirmemizi yaptığımızdan beri, düşmanlıkların endişe verici bir şekilde tırmandığını gördük… Rus saldırıları, Ukrayna genelinde artan sivil kayıplar ve yıkımla birlikte yoğunlaşmaya devam ediyor. Hiari, özellikle 15 Nisan'ı 16 Nisan'a bağlayan gece gerçekleştirilen saldırının, bu yılın en ölümcül saldırısı olduğunu ve tek bir gecede en az 20 sivilin hayatını kaybettiğini belirtti. SON BİR AYDA EN AZ 211 SİVİL ÖLDÜ BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği verilerine göre sadece geçtiğimiz ay Rus saldırılarında en az 211 sivil hayatını kaybetti, bin 206 kişi yaralandı. Öte yandan Şubat 2022'den bu yana 784'ü çocuk olmak üzere en az 15 bin 578 Ukraynalı sivil hayatını kaybetti, 43 bin 352 kişi yaralandı. RUSYA SAVAŞ ESİRLERİNE İŞKENCE UYGULUYOR Rusya'nın savaş esirlerine işkence uyguladığını vurgulayan BM Genel Sekreter Yardımcısı, serbest bırakılan Ukraynalı savaş esirlerinin tamamının, esaret altındayken Rusya tarafından işkenceye veya kötü muameleye maruz kaldıklarını bildirdiğini aktardı. Rusya'ya savaş esirlerine ve alıkonulan tüm kişilere derhal erişim sağlanma çağrısında bulunan Hiari, Rusya tarafından zorla sınır dışı edilen Ukraynalı çocukların geri gönderilmesi için çabaların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. RUSYA KÜRESEL GÜVENLİĞİ BALTALIYOR Hiari, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın uluslararası hukuku ve küresel güvenliği baltalamaya devam ettiğini ifade etti. Diplomatik bir ilerlemenin kaydedilememesinin gerilimi daha da artırdığını belirten Hiari, bölgesel istikrarsızlığın küresel boyuta taşınma riski taşıdığı uyarısında bulunuldu.

Kırımlı siyasi tutsak İrına Danılovıç'a Rus cezaevinde sistematik işkence Haber

Kırımlı siyasi tutsak İrına Danılovıç'a Rus cezaevinde sistematik işkence

İşgal altındaki Kırım’da, düzmece bir dava çerçevesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın Rusya’daki cezaevinde ağır hak ihlalleri ve kötü muameleyle karşı karşıya kaldığı bildirildi. Daniloviç’in sağlık durumunun kritik aşamaya geldiğini ve cezaevi yönetiminin tıbbi yardımı kasıtlı olarak engellediği aktarıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinin, Kırımlı aktivist, yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak İrına Danılovıç’ın kız kardeşi Olga Novitska’ya dayanarak yaptığı açıklamaya göre, cezaevi idaresi Danılovıç’ın mevcut sağlık sorunlarını bir işkence aracına dönüştürmüş durumda. İrına Danılovıç’ın ciddi işitme kaybı yaşamasına ve bu konuda tıbbi kısıtlamaları bulunmasına rağmen, koğuşunda uzun süreler boyunca kasıtlı olarak çok yüksek sesli yayınlar yapıldığı belirtiliyor. Bu uygulama, mahkûmun fiziksel acı çekmesine ve nörolojik durumunun kötüleşmesine neden olan bir psikolojik baskı yöntemi olarak değerlendiriliyor. DÖRT YILDIR TIBBİ YARDIM BEKLİYOR Kırımlı yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu İrına Danılovıç, 29 Nisan 2022 tarihinde işgalci Rus güçleri tarafından hukuksuz bir şekilde alıkonuldu ve ardından sistematik işkencelere maruz bırakıldı. Avukatı Ayder Azamatov'un açıklamalarına göre, sekiz gün boyunca başına torba geçirilerek ormana götürülüp ölümle tehdit edilen Danılovıç, yalan makinesi eşliğinde sorgulandı ve boş kağıt imzalamaya zorlandı. Bu baskıların sonucunda, çantasına patlayıcı madde yerleştirildiği iddiasıyla kurgulanan bir dava neticesinde 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutukluluk süreci boyunca sağlık durumu hızla kötüleşen Danılovıç, geçirdiği mikro felç ve şiddetli işitme kaybına rağmen tıbbi yardıma erişemedi, bu durumu protesto etmek amacıyla başlattığı açlık grevi de sonuçsuz kaldı. RUS CEZAEVİNDE MAHKUMLARA İŞKENCE UYGULANIYOR Danılovıç, Temmuz 2025’te Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Pina Picierno’ya yazdığı mektupta, alıkonulduğu Rus cezaevinde sistematik işkencelere maruz kaldığını duyurdu. Cezaevi yönetiminin mahkûmlar için dayanılmaz koşullar yaratmak amacıyla acımasız yöntemleri kullandığını aktaran Danılovıç, cezaevindeki mahkûm kadınlara uygulanan yöntemleri “iz bırakmayan işkence” şeklinde nitelendirdi. Gündüz ve gece boyunca hiç kapatılmayan yüksek güçlü projektör ışıkları nedeniyle mahkûmlar uykusuz kalıyor, gözlerinde sürekli ağrı oluşuyor. Sabah saat altıdan itibaren barakalarda saatlerce yüksek sesli hoparlör sistemleri çalıştırılıyor; bu durum özellikle Danılovıç’ın hassas kulakları için dayanılmaz fiziksel acıya neden oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.