SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsmail Gaspıralı

QHA - Kırım Haber Ajansı - İsmail Gaspıralı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmail Gaspıralı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İsmail Bey Gaspıralı'nın vefatının 112. yıl dönümü Haber

İsmail Bey Gaspıralı'nın vefatının 112. yıl dönümü

Bugün Rus işgali altında olan Kırım'da 1851 yılında doğan İsmail Bey Gaspıralı'nın 112. vefat yıl dönümü kaydediliyor. Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı, saygı ve rahmetle anılıyor. Bütün yaşamı boyunca Türk topluluklarının esenliği ve gelişimi için çaba göstermiş olan İsmail Bey Gaspıralı, bugün halen “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” sloganıyla, bütün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor. Türk dünyasında modernleşmenin esaslarını ve gereklerini net bir şekilde ortaya koyabilmiş olan İsmail Bey Gaspıralı, kuşkusuz Kırım Tatar halkının en büyük gurur kaynaklarından ve fikir adamlarından biri. Soyadını babasının doğum yeri ve bugün Rus işgali altındaki Kırım’ın Gaspıra köyünden alan İsmail Bey Gaspıralı, 1851 yılında Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de doğdu. Sırasıyla Bahçesaray, Akmescit, Voronej ve Moskova’da eğitimini devam ettirdi. Daha 17 yaşını bile doldurmadan Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de Rusça öğretmenliğine başlayan Gaspıralı, 1872 yılında Kırım’dan ayrılarak, Paris’e gitti. Burada geçirdiği 2 yıl boyunca ünlü Rus edebiyatçı İvan Turgenyev’in asistanlığı da dahil olmak üzere çeşitli işlerle hayatını kazandı. İSMAİL BEY GASPIRALI VE MİLLİ UYANIŞ İÇİN YAYINCILIK 1874 yılında eskiden beri istediği gibi bir Osmanlı zabiti olmak için İstanbul’a geçen Gaspıralı, 1 yıllık bekleyişinin ardından müraacatına olumlu yanıt alamadığı için Kırım’a geri döndü. 1878-1884 yılları arasında Bahçesaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten Gaspıralı, Kırım ve yurtdışındaki ülkelerde yaptığı gözlemler ve geniş tecrübe birikimiyle birlikte yabancıların hakimiyeti altında yaşayan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve milli bir uyanış yaratmak amacıyla yayıncılığa başladı. Rusya Müslümanları hakkında pek çok yazı kaleme alan Gaspıralı, Türk-Müslüman topluluklarının ayağa kalkması için gerekli eğitim ve reformun gerçekleştirebilmesi adına çağa uygun bir maarif sisteminin hayata geçirilmesi konusunda büyük çaba gösterdi. GASPIRALI'NIN TÜRK MODERNLEŞMESİNE KATKISI Millî maarif sistemiyle birlikte Gaspıralı’nın tasavvurunda Türk toplulukları için ortak bir edebi dilin teşekkülü bulunuyordu. Ortak bir edebi dilin katkısıyla birlikte milli bir Türk basını teşkil edilerek tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Bu şekilde milli kaynaşma ve bilinç sağlanabilecekti. Yine bu amaç doğrultusunda ilk nüshasını 22 Nisan 1883’de Türk dilinde gerçekleştirdiği “Tercüman” gazetesini hayata geçirdi. Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan gazetede Tatarca ve diğer Türk dillerinden de takviye kelimeler kullanılmaktaydı. Bahçesaray merkezli gazete önceleri haftada bir gün, 1903’te haftada iki gün, 1912’de günlük hale geldi. Tercüman gazetesiyle birlikte Gaspıralı’nın maarif reformu düşüncesinin en güzel örneği olan “Usûl-ü Cedîd” ve okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Modern eğitimin gereklerine uygun olarak dizayn edilen ve donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanısıra, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslâm’ın esaslarını öğretmeye yönelik dersler yer almakta, buna bir üst basamakta genel coğrafya ve tarih, İslâm ve memleket tarihi hakkında giriş bilgileri ve tabiat bilgisi dersleri de ilâve olunmaktaydı. Karşılaştığı büyük engellere rağmen Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar “Ceditçiler” olarak bilinen milli reformcuların yetiştirilmesine büyük katkı sağladı. Bütün yaşamı boyunca Türk topluluklarının esenliği ve gelişimi için çaba göstermiş olan İsmail Bey Gaspıralı, bugün halen “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” sloganıyla, bütün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor. Türk ve İslam toplumlarında modernleşmenin esaslarını ve gereklerini net bir şekilde ortaya koyabilmiş olan İsmail Bey Gaspıralı, kuşkusuz Kırım Tatar halkının en büyük gurur kaynaklarından ve fikir adamlarından biri olmaya devam ediyor. Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914’de Bahçesaray’da hayata gözlerini yumdu. Kırım Haber Ajansı olarak, Türk dünyasında birlik için ömrünü vakfeden büyük Kırım Tatar aydını Gaspıralı İsmail Bey'i vefatının 109. yılında saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz...

Türk dünyasının öncü kadınlarından Şefika Gaspıralı’nın 51. vefat yıl dönümü Haber

Türk dünyasının öncü kadınlarından Şefika Gaspıralı’nın 51. vefat yıl dönümü

Türk boyları ve halklarında kadının, özellikle “hatun” anlayışı çerçevesinde, aile ve toplum hayatının yanı sıra siyasi yaşamda da önemli bir konuma sahip olduğu biliniyor. Türk kadınları, aile düzeninin yanı sıra devlet ve toplum hayatında da önemli roller üstlenerek siyasi ve sosyal gelişmelere katkı sundu. İslamiyet’in kabulünden sonraki süreçte ise dinî anlayışların zamanla Arap kültürüyle özdeşleştirilmesi, bazı Türk toplumlarında geleneksel aile ve toplumsal yapının değişmesine yol açtı. Bu değişim, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında Türk dünyasında eğitim, toplumsal dönüşüm ve kadınların toplumdaki konumuna ilişkin yeni fikirlerin ortaya çıkmasıyla yeniden tartışılmaya başlandı. Söz konusu dönemde bazı aydınlar, Türk toplumlarının geleneksel değerlerini yeniden ele alarak eğitim ve sosyal hayatın geliştirilmesi için çalışmalar yürüttü. Bunun önemli örneklerinden biri, 1886 yılında Kırım’da dünyaya gelen Şefika Gaspıralı. Türk dünyasında eğitim ve fikir hareketlerinin önde gelen isimlerinden İsmail Bey Gaspıralı’nın kızı olarak yetişen Şefika Gaspıralı, ilerleyen yıllarda eğitim, kadın hakları ve toplumsal gelişim alanlarında önemli çalışmalar yürüttü. Çocukluk ve gençlik yılları, babasının Bahçesaray’da yürüttüğü eğitim faaliyetleri ve 1883'den itibaren yayımladığı Tercüman gazetesinin oluşturduğu fikir ortamında geçti. Dönemin sosyal ve kültürel meselelerini yakından takip eden Şefika, erken yaşlardan itibaren eğitim ve basın çalışmalarına ilgi gösterdi. Dönemin toplumsal koşullarında kadınların eğitim imkanlarının sınırlı olduğu bir ortamda yetişen Şefika, kız çocuklarının eğitim almasını yalnızca bireysel bir hak olarak değil, toplumun geleceği açısından da önemli bir mesele olarak değerlendirdi. Kırım Tatar kadınlarının eğitim, kültür ve sosyal yaşamda daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan Şefika, kadınların kendi düşüncelerini ifade edebilmeleri ve toplumsal meseleler hakkında söz sahibi olabilmeleri için eğitim ve basının önemli araçlar olduğuna inandı. ALEM-İ NİSVAN KADINLARIN SESİ OLDU Şefika Gaspıralı'nın, 1905 yılında yayımlanmaya başlayan Alem-i Nisvan dergisinin editörlüğünü üstlenmesi, hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Kadınlara yönelik yayıncılık alanında öncü bir girişim olan dergide eğitim, aile, çocuk yetiştirme, kadınların toplumdaki konumu ve kültürel meseleler ele alındı. Yayın, kadınların yalnızca okuyucu olarak değil, fikirlerini ortaya koyan ve yazılarıyla kamuoyuna seslenen bireyler olarak da görünürlük kazanmasına imkan sağladı. Bu yönüyle Alem-i Nisvan, Kırım Tatar kadınlarının sosyal ve kültürel hayattaki konumunu güçlendiren önemli yayınlardan biri olarak öne çıktı. 1917’DE MİLLÎ HAREKETİN İÇİNDE YER ALDI Rusya’da 1917 yılında yaşanan siyasi gelişmeler, Kırım Tatarlarının geleceğine ilişkin yeni bir dönemin başlamasına yol açtı. Bu süreçte Kırım Tatar Millî Kurultayının toplanmasıyla şekillenen millî harekette kadınların da aktif rol alması gerektiğini savunan isimler arasında Şefika Gaspıralı da yer aldı. Numan Çelebicihan ve Cafer Seydamet gibi dönemin önde gelen Kırım Tatar aydınlarıyla aynı siyasi ve kültürel ortamda faaliyet gösteren Şefika, kadınların millî meselelerde söz sahibi olması gerektiğini dile getirdi. Kırım’ın Bolşeviklerin kontrolüne girmesinin ardından bir süre Azerbaycan’da yaşayan Şefika Gaspıralı, daha sonra Türkiye’ye taşındı. Yaşamının geri kalan bölümünün önemli bir kısmını İstanbul’da geçiren Gaspıralı, Kırım’dan uzakta olmasına rağmen bölgedeki gelişmeleri yakından takip etti ve Kırım Tatar toplumunun kültürel varlığının korunmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. MİRASI KIRIM TATARLARININ HAFIZASINDA YAŞIYOR 31 Ağustos 1975’te İstanbul’da hayatını kaybeden Şefika Gaspıralı, geride kadınların eğitimine, basın hayatına ve toplumsal yaşama katılımına ilişkin öncü çalışmalar bıraktı. Onun mücadelesi, Kırım Tatar toplumunda kadınların eğitim ve kültür alanındaki rolünün güçlenmesinin yanı sıra Türk dünyasında kadınların kamusal hayattaki varlığının gelişimi açısından da önem taşıyor. Babası, İsmail Gaspıralı’nın fikirlerinden beslenen, ancak kendi dönemi içinde bağımsız bir çalışma alanı oluşturan Şefika Gaspıralı, bugün Kırım Tatar tarihinin önemli kadın şahsiyetlerinden biri olarak hatırlanıyor.

2. Türk Dünyası Yazarlar Buluşması Ankara'da başladı Haber

2. Türk Dünyası Yazarlar Buluşması Ankara'da başladı

Ankara'daki Ulucanlar Cezaevi Müzesinde, Türk Dünyası Yazarlar Birliği Derneği ile Kızılelma Kadın Gençlik ve Çocuk Derneği tarafından, Altındağ Belediyesinin katkılarıyla tertip edilen 2. Türk Dünyası Yazarlar Buluşması başladı. 19-21 Temmuz tarihleri arasında devam edecek etkinlikte, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından şairler, yazarlar ve akademisyenler bir araya gelecek. Program kapsamında başta Kırım olmak üzere, Doğu Türkistan, Kıbrıs ve Güney Azerbaycan Türkleri üzerine söyleşiler düzenleniyor. Etkinlik kapsamında Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kızılelma Kadın Gençlik ve Çocuk Derneği Başkanı Dr. Yasemin Meydan ile şair, yazar, eğitimci ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında görevli Muhterem Şahin, Türk dünyasının ortak kültürel hafızasının korunmasının önemini vurguladılar. MEYDAN: TÜRK DÜNYASINA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ Kızılelma Kadın Gençlik ve Çocuk Derneği Genel Başkanı Dr. Yasemin Meydan, etkinliğin ikincisini düzenlediklerini belirterek Türk dünyasına yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. Türk dünyasına, Turan ülküsüne ve Kızılelma idealine büyük önem veriyoruz. Bu nedenle alanında uzman isimleri bir araya getirmeye özen gösterdik. Programımızda Kırım, Doğu Türkistan, Kıbrıs ve Güney Azerbaycan üzerine söyleşiler gerçekleştirilecek. Çocuklara yönelik Türk dünyası masalları kaleme aldığını anlatan Meydan, ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret etti. Bugüne kadar 147 masal yazdığını belirten Meydan, "Çocuklarımız önce kendi ata kültürünü, kendi kahramanlarını tanımalı. Daha sonra dünyanın diğer büyük yazarlarını da okusunlar. Ancak önce kendi kültürel mirasımızı öğrenmeleri gerektiğine inanıyorum." ifadelerini kullandı. "KIRIM BİZİM KANAYAN YARAMIZ" Kırım'ın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Meydan, "Kırım bizim kanayan yaramız. Gençliğimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun mücadelesiyle, Kerkük'ün ve Doğu Türkistan'ın kanayan yarasıyla geçti. Türk dünyası için yaptığımız her çalışmayı gönülden sürdürüyoruz ve bu alanda üretmeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu. Meydan ayrıca çocuklara yönelik hazırladığı eserler arasında "Kırım'ın Altın Kanatları" isimli kitabın da yer aldığını ve Kırım üzerine dört masal kaleme aldığını bildirdi. ŞAHİN: KÜLTÜR VE EDEBİYAT BİZİ ORTAK NOKTADA BULUŞTURUYOR Şair, yazar ve eğitimci Muhterem Şahin ise bu tür organizasyonların Türk dünyasının kaynaşmasına büyük katkı sağladığını belirtti. Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen şair ve yazarlarla aynı ortamda bulunmak çok kıymetli. Kültür, sanat ve edebiyat bizi ortak noktada buluşturan en önemli alanlardır. Bu etkinliklerin sayısının artması geleceğimiz açısından son derece önemlidir. "KIRIM BİR GÜN HÜR OLACAK" Kırım'ın Türk dünyası için taşıdığı öneme değinen Şahin, "Kırım bizim kanayan yaramızdır ancak aynı zamanda kalbimizde yaşattığımız büyük bir umuttur. Kırım Tatarları Türk dünyasının önemli bir parçasıdır. Kırım'ın bir gün yeniden hür ve bağımsız olacağına yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı. Genç Yürekler Derneğinin faaliyetlerinde de yer alan Şahin, Genç Yürekler dergisinin son sayısını Gaspıralı İsmail Bey'e ayırdıklarını belirterek, "Gaspıralı İsmail Bey'in 'Dilde, fikirde, işte birlik' ülküsü bugün de Türk dünyasının yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Onun ortaya koyduğu fikirler bizim için hâlâ rehber niteliğindedir." değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda QHA'ya teşekkür eden Şahin, ajansın Türk dünyasına ilişkin kültürel faaliyetleri düzenli olarak kamuoyuna aktardığını belirterek çalışmalarında başarılar diledi. PROGRAMDA KIRIM RÜZGÂRI Öte yandan programa, 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü sahibi yazar Hülya Başarangil Demir ile Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Kırım Tatar Müzesi sorumlusu, Yüksek Kimya Mühendisi Hasan Kırımer de katıldı. Demir ve Kırımer, kaleme aldıkları eserleri katılımcılarla buluştururken, etkinlik boyunca Kırım'ı ve Kırım Tatar halkının tarihini, kültürünü ve mücadelesini tanıtma fırsatı buldu. Program kapsamında yürüttükleri kültürel ve toplumsal çalışmalar dolayısıyla teşekkür belgesi ile ödüllendirilen Demir ve Kırımer, Kırım Tatar kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması yönündeki çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Ankara’da dombra ezgileri: Genç Yürekler Dergisi’nden özel konser! Haber

Ankara’da dombra ezgileri: Genç Yürekler Dergisi’nden özel konser!

Genç Yürekler Dergisi tarafından düzenlenen "Dombra Konseri", Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde düzenlendi. Program kapsamında, Kazakistan’ın Almatı şehrinden davet edilen ve “Deli Ozan” lakabıyla bilinen, dombra sanatçısı Semih İpek sahne aldı. Etkinliğin açılışında konuşan Kırım Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu üyesi ve Genç Yürekler Dergisi Yazı İşleri Müdürü Cem Arslan, derginin son sayısının Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı’ya ithaf edildiğini belirterek bu kapsamda özel bir sayı hazırladıklarını söyledi. Ayrıca Arslan, derginin etkinlik kapsamında katılımcılara hediye olarak sunulduğunu ifade etti. Genç Yürekler Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Hüseyin Kanat ise derginin yaklaşık 6 yıldır çıkarıldığını ve 16. sayıya ulaştığını vurgulayarak, etkinlikler de gerçekleştirdiklerini bildirdi. "KIRIM'IN GELECEĞİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ" Programda söz alan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Derneğinin faaliyetlerine değinerek Kırım’ın geleceği ve özgürlüğü için mücadele ettiklerini söyledi. Bayar ayrıca, insani yardım ve araştırma alanında faaliyet gösteren ANDA Derneği ile birlikte Anadolu’dan Ukrayna’ya yönelik bir yardım kampanyası başlattıklarını belirterek, etkinliğe katılan misafirlere bu sürece destek olmaları çağrısında bulundu. DELİ OZAN’DAN TÜRK DÜNYASI EZGİLERİ Konuşmaların ardından sahne alan dombra sanatçısı Semih İpek, Türkistan coğrafyası ile Nogay, Azerbaycan ve Anadolu’ya ait şarkılar, müzikleri ve bu eserlerin hikâyelerini dinleyicilerle paylaştı. Sanatçı, icra ettiği eserlerde acı ve sevgi temalarını öne çıkarırken, Rus İmparatorluğu'nun istilasına karşı direnen Nogay köyünü anlatan “Kangalı” türküsünü ve eşine yazdığı kendi eserini seslendirdi. Sanatçının çaldığı ezgiler, dinleyicileri bozkırlara ve dağlara götürürken, anlatıcı yeteneğiyle izleyicileri güçlü duygularla buluşturdu. İpek, Türk dünyasının sanat ve kültür âleminin ne kadar güçlü ve çeşitliliklerle dolu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. HEDİYELEŞME VE İKRAM SOFRASI Program kapsamında Semih İpek, Kırım Derneği Genel Merkezi Başkanı Mükremin Şahin’e Azerbaycan’da neşredilen, İsmail Bey Gaspıralı’nın yazıları ve mektuplarını içeren bir kitabı hediye etti. Genç Yürekler Dergisi Yayın Kurulu üyesi Kanat’a ise Türkistan coğrafyasının ruhunu yansıtan dombra figürü takdim edildi. Programın sonunda, Dr. Ahmed İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi bünyesinde hizmet veren Kırım Tatar mutfağı Qalaqay’da katılımcılara ikramlar sunuldu.

İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Özdaşlı: “Dilde, işte, fikirde birlik şiarıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz" Haber

İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Özdaşlı: “Dilde, işte, fikirde birlik şiarıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz"

“Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir” başlıklı panel İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü tarafından 27 Mart 2026 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi'nde düzenlendi. İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı ve MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Esma Özdaşlı, panel sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını cevapladı. “İSMAİL GASPIRALI DIŞ POLİTİKA ENSTİTÜSÜ OLARAK HEDEFİMİZ ANKARA VE TÜRK DÜNYASI MERKEZLİ BİR DIŞ POLİTİKA EKSENİ OLUŞTURMAK” İsmail Gaspıralı Dış Politika Ensitüsü’nün kuruluş tarihinin 13 Ekim 2025 olduğunu ifade eden Özdaşlı, Enstitü’nün kuruluşunun basına duyurulmasının 3 Ekim’de olduğunu, bu tarihin tesadüfen seçilmiş bir tarih değil, “Türk Devletleri İşbirliği Günü” olması nedeniyle özellikle seçildiğini belirtti. Özdaşlı, 13 Ekim’in ise Ankara’nın başkent ilan edildiği gün olması nedeniyle önemli olduğuna değinerek burada verilen mesajın MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin vizyonu ile Ankara ve Türk dünyası merkezli bir dış politika ekseni oluşturmak olduğunu vurguladı. Enstitü’nün faaliyetlerine dair açıklamalarda bulunan Özdaşlı, kuruluş tarihinden itibaren yapılan faaliyetlerle ilgili olarak Azerbaycan’ın Hocalı kasabasında gerçekleşen soykırım ile ilgili bir programı Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde (AHBVÜ) düzenlediklerini, programa Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov'un da katıldığını belirtti. Özdaşlı, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği ile Türk devletleri arasındaki iş birliğine yönelik başka bir etkinlik daha düzenlediklerini sözlerine ekledi. Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliği ile de bir program yaptıklarını kaydeden Özdaşlı, bu programın Kazakistan’daki anayasa değişikliği ile ilgili bir panel olduğunu ifade etti. “ŞEFİKA GASPIRALI YALNIZCA TÜRK DÜNYASINDA DEĞİL, DÜNYADA DA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR” İsmail Gaspıralı Enstitüsü olarak gelecekteki hedeflerine dair açıklamalarda bulunan Özdaşlı, “İsmini aldığımız, gururla taşıdığımız İsmail Gaspıralı Beyefendi’nin vizyonu, onun bize yüzyıllar ötesinden vermiş olduğu mesajlar doğrultusunda, yani ‘dilde, fikirde, işte birlik” ülküsü çerçevesinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi. Bununla birlikte Özdaşlı, Şefika Hanım’ın Türk dünyasına, bütün Türk kadınlarına örnek teşkil edebilecek bir kadın olduğunu söyledi. Özdaşlı, “Şefika Hanım’ın hayatının çok fazla anlatılmadığı düşüncesinden hareketle ve Sayın Genel Başkanımızın talimatlarıyla bu programı gerçekleştirdik. Türk dünyasının ilk kadın vekillerinden 1917 gibi daha dünyada 6 ülkede kadınların seçme seçilme hakkına sahip olduğu bir tarihte, Şefika Gaspıralı’nın Kırım Halk Cumhuriyeti’nde 5 kadın vekilden biri olduğunu biliyoruz. Yine dünyada bir mecliste başkan vekilliği sıfatıyla görev yapan ilk kadındır. Sadece Türk dünyasında değil, bütün dünyada bir ilki gerçekleştirmiştir.” diye konuştu. Özdaşlı, çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Şefika Hanım’ın, benimsediği ülküyü taşımak ve başkalarına aktarmak için mücadeleyle dolu bir hayat sürdüğünü ifade etti. Bu süreçte muhaceret hayatı yaşadığını ve hikâyesinin büyük zorluklar içerdiğini belirten Özdaşlı, 1917’de kurulan Kırım Halk Cumhuriyeti’nin Bolşevikler tarafından yıkılmasının ardından Şefika Hanım’ın Azerbaycan’a göç ettiğini aktardı. İlk eşi Nesib Bey Yusufbeyli’nin Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ilk bakanlarından biri olduğunu hatırlatan Özdaşlı, Azerbaycan’ın işgali üzerine Şefika Hanım’ın Memduh Şevket Esendal’ın yardımıyla Türkiye’ye geçmek zorunda kaldığını söyledi. Özdaşlı, Şefika Hanım’ın 1975’teki vefatına kadar yaşamını Türkiye’de sürdürdüğünü ve tüm zorluklara rağmen ideallerinden vazgeçmediğini vurguladı. “ŞEFİKA GASPIRALI” ADININ VERİLDİĞİ SOKAĞIN AÇILIŞI YAPILDI Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bir sokağa “Şefika Gaspıralı” adının verilmesi sürecinin nasıl geliştiği ve yaptıkları açış programına dair de açıklamalarda bulunan Özdaşlı, bir sokağın “Şefika Gaspıralı” ismini taşıması ile ilgili sürecin MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin tensip ve talimatları ile gerçekleştirildiğini belirtti. MHP Pursaklar ilçe başkanı Veysel Yıldırım ve Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin’in destekleri ile sokağın açılışının yapıldığını ifade eden Özdaşlı, amaçlarının sokaktan geçen kişilerin bu büyük Türk kadınını tanımalarını, bir kişi bile ismini duysa bunun kendileri için kıymetli olduğunu vurguladı.

"Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir" paneli yoğun ilgi gördü Haber

"Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir" paneli yoğun ilgi gördü

İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü tarafından düzenlenen “Şefika Gaspıralı: Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir” başlıklı panel 27 Mart Cuma günü Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan program Şefika Gaspıralı’nın hayatını ve fikir dünyasını daha yakından tanımak üzere hazırlanan sinevizyon gösterisi ile devam etti. "ŞEFİKA HANIM TÜRK KADIN UYANIŞININ EN PARLAK ÖRNEĞİDİR" Sinevizyon gösteriminin ardından, program MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topcu tarafından yapılan açılış konuşması ile devam etti. Topcu, MHP Genel Başkan Yardımcısı olarak yapmakta olduğu açılış konuşması nedeniyle büyük bir onur ve sorumluluk duyduğunu ifade etti ve şu şekilde konuştu: Şefika Hanım'ın hayatı sadece bir kadının mücadelesi değil, bütün bir milletin, özellikle Türk halkının, Türk kadınının uyanışının, eğitimle yükselişinin ve fikir dünyasında söz sahibi oluşunun en parlak örneğidir. 1886'da Kırım'ın Bahçesarayı'nda doğan Şefika Gaspıralı, büyük düşünür İsmail Gaspıralı'nın kızı ve en yakın yardımcısıydı. Şefika Gaspıralı, babası İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' şiarını kadınlar için hayata geçiren eşsiz bir liderdir. O henüz 20. yüzyılın başlarında kadınların eğitim hakkı, mesleki gelişimi, toplumsal görünürlüğü ve düşünsel özgürlüğü için cesurca mücadele etmiştir. 1917'de Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kurultayında milletvekili seçildi. Başkanlık divanında yer aldı. Siyasette, eğitimde, basında aktif rol aldı. Hayatının hiçbir döneminde zorluklardan yılmadı. İki kez ölüm tehlikesi atlattı. Eşini kaybetti. İki küçük çocuğuyla önce Azerbaycan'a sonra Türkiye'ye sığındı. Yanında getirdiği dev arşiv Türk uyanışının tarihî belgeleriydi.” Topcu, Şefika Hanım’ın Türkiye’de yokluk içerisinde yaşamasına rağmen Kırım Kadınlar Cemiyeti'ni kurduğunu, Kızılay’da görev yaptığını, Emel ve Kırım dergilerine yazılar yazdığını, 1975 yılında İstanbul’da vefat ettiğinde, geride “Türk kadınının onurlu mücadelesinin unutulmaz bir mirasını bıraktığını” vurguladı. Topcu, Şefika Hanım’ın hayatının “cesaret, ilim ve vatan sevgisi birleştiğinde” bütün engellerin aşılmasının örneği olduğunu belirtti ve “Kadın eğitilirse toplum eğitilir, millet aydınlanır” ifadelerini kullandı. Topcu’nun konuşmasının ardından Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bir sokağa Şefika Gaspıralı adının verilmesine dair yapılan kurdele töreninden görüntüler izletildi. ŞEFİKA GASPIRALI'NIN TÜRK DÜNYASINDAKİ ÖNCÜ ROLÜ VURGULANDI Video gösteriminin ardından panele geçildi. İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkan Yardımcısı Dr. Kadir Ertaç Çelik moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ilk sözü Gazi Üniversitesi Emekli Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali Yakıcı aldı. Yakıcı, Şefika Gaspıralı’nın kadın aydınlanmasında önemli bir yeri olan ilk kız mektebini kurduğundan bahisle sözlerine başlayarak eğitimde ve basında Kadın Alemi dergisini çıkardığını söyledi. Türk mitolojisinde kadına değinen Yakıcı, mitolojinin önemini vurguladığı konuşmasında “Türk mitolojisinde kadın bir değerdir” sözlerini kullandı. Yakıcı’dan sonra söz alan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Bengül Bolat konuşmasında Türk kültürünün cinsiyet ayrımı bulunmayan bir kültür olduğuna değinerek tarihî kendi içerisindeki şartlar içinde değerlendirmek gerekir vurgusunu yaptı. Şefika Gaspıralı’nın çalışmaları ile ilgili dikkat çeken hususun 1917’de Batı’da seçme seçilme olgusu gündeme gelmeden Kırım’da vekillik yapması olduğunu ifade eden Bolat, bu durumun Türk kadınının ne kadar ileride olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi. TÜRK DÜNYASINDA YAYIMLANAN İLK KADIN DERGİSİ Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk, katıldığı panelde yaptığı konuşmada, 1870-1917 yılları arasında İsmail Gaspıralı döneminde Çarlık Rusyası’nın yoğun baskılarının yaşandığını, ancak buna rağmen Türk dünyasında güçlü bir varoluş bilincinin ortaya çıktığını ifade etti. Bu dönemi “Türk dünyası ayağa kalkmak için çırpınıyor” sözleriyle tanımlayan Türk, söz konusu yıllarda 435 gazetenin yayımlanmaya başlamasının bu uyanışın en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı. Gaspıralı’nın 1883 yılında çıkardığı Tercüman Gazetesi’nin yalnızca Kırım’da değil, tüm Türk dünyasında büyük yankı uyandırdığını belirtti. Türk, 1887 yılında kadınlara yönelik bir yayın çıkarma fikrinin ilk olarak Şefika Gaspıralı’nın annesi tarafından ortaya atıldığını, ancak dönemin Rus yönetiminin buna izin vermediğini aktardı. Bu sürecin ardından, Şefika Gaspıralı tarafından çıkarılan Âlem-i Nisvan adlı derginin ilk sayısının 1906 yılında yayımlandığını ifade etti. Söz konusu derginin Türk dünyasında yayımlanan ilk kadın dergisi olduğunu belirten Türk, bu girişimin kadınların sosyal ve kültürel hayattaki rolünün güçlenmesi açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu sözlerine ekledi. "DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK" MHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Esma Özdaşlı, Şefika Gaspıralı’nın yalnızca İsmail Gaspıralı’nın kızı olmadığını, aynı zamanda onun fikirlerinin uygulayıcısı ve en sadık yol arkadaşlarından biri olduğunu ifade etti. Özdaşlı, Türk dünyasına hitap eden Âlem-i Nisvan dergisinin de Şefika Gaspıralı tarafından yayımlandığını hatırlatarak, bu girişimin dönemin şartları içinde son derece önemli bir adım olduğunu vurguladı. İsmail Gaspıralı’nın düşüncelerinin kendi dönemini aşan bir vizyon taşıdığını belirten Özdaşlı, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının hâlihazırda da geçerliliğini koruduğunu dile getirdi. Özdaşlı ayrıca, bu anlayışın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) tarafından da benimsenen temel ilkelerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Program plaket takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Çağını Aşan Bir Bilge: Türk Dünyasının Tercümanı İsmail Bey Gaspıralı Haber

Çağını Aşan Bir Bilge: Türk Dünyasının Tercümanı İsmail Bey Gaspıralı

İsmail Bey Gaspıralı, ünlü “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” şiarıyla Türkiye’de ve Türk dünyasında bayraklaşan büyük bir mefkure ve hamle insanıydı. Onun eserleri, Tercüman gazetesiyle yaydığı misyon ve hayata geçirdiği “Usûl-ü Cedîd” okulları, Türk modernleşmesine büyük bir katkı sağladı. Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı, 20 Mart 1851’de Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de dünyaya geldi. İsmail Bey, eğitimine Bahçesaray, Akmescit, Voronej ve Moskova’da devam etti. Henüz 17 yaşındayken Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de eğitmenlik yaptı. İsmail Gaspıralı, 1874'te bir Osmanlı zabiti olma arzusu ile İstanbul’a geldi burada Osmanlı aydınlarıyla bir araya geldi ve çeşitli dergilerde makaleler yazdı.  Çağını aşan bu büyük bilge, milli bir basının oluşturulmasını ve tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Öyle ki; İstanbul'daki bir kayıkçıyla Doğu Türkistan'daki koyun çobanının dahi anlayabileceği bir ortak dil hayal etmişti. Bu doğrultuda, ünlü Tercüman gazetesi, 22 Nisan 1883’te yayın hayatına başladı. Türk dil birliğinin öncüsü olan Tercüman gazetesi, 1912 yılına gelindiğinde günlük olarak çıkmaya başlamış ve Türk dünyasında büyük bir etkinlik kazanmıştı. Tercüman gazetesi ve beraberinde Gaspıralı’nın modern eğitim reformu düşüncesinin en güzel örneği olan Usûl-ü Cedîd okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sundu. Çağdaş eğitim gereksinimlerine uygun biçimde donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslam esaslarını öğretmeye yönelik dersler verilmekteydi. Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar "Ceditçiler" olarak adlandırılan milli reformcuları yetiştirmede büyük bir rol oynadı.  GASPIRALI İSMAİL BEY VE MİLLİ UYANIŞ İÇİN YAYINCILIK 1874 yılında eskiden beri istediği gibi bir Osmanlı zabiti olmak için İstanbul’a geçen Gaspıralı, 1 yıllık bekleyişinin ardından müraacatına olumlu yanıt alamadığı için Kırım’a geri döndü. 1878-1884 yılları arasında Bahçesaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten İsmail Bey, Kırım ve yurt dışındaki ülkelerde yaptığı gözlemler ve geniş tecrübe birikimiyle birlikte yabancıların hakimiyeti altında yaşayan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve milli bir uyanış yaratmak amacıyla yayıncılığa başladı. Rusya Müslümanları hakkında pek çok yazı kaleme alan Gaspıralı, Türk-Müslüman topluluklarının ayağa kalkması için gerekli eğitim ve reformun gerçekleştirebilmesi adına çağa uygun bir maarif sisteminin hayata geçirilmesi konusunda büyük çaba gösterdi. GASPIRALI'NIN TÜRK MODERNLEŞMESİNE KATKISI Milli maarif sistemiyle birlikte Gaspıralı’nın tasavvurunda Türk toplulukları için ortak bir edebi dilin teşekkülü bulunuyordu. Ortak bir edebi dilin katkısıyla birlikte milli bir Türk basını teşkil edilerek tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Bu şekilde milli kaynaşma ve bilinç sağlanabilecekti. Yine bu amaç doğrultusunda ilk nüshasını, 22 Nisan 1883’de Türk dilinde gerçekleştirdiği “Tercüman” gazetesini hayata geçirdi. Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan gazetede diğer Türk lehçelerinden de takviye kelimeler kullanılmaktaydı. Bahçesaray merkezli gazete önceleri haftada bir gün, 1903’te haftada iki gün, 1912’de günlük hale geldi. Tercüman gazetesiyle birlikte Gaspıralı’nın maarif reformu düşüncesinin en güzel örneği olan “Usûl-ü Cedîd” ve okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Modern eğitimin gereklerine uygun olarak dizayn edilen ve donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanısıra, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslâm’ın esaslarını öğretmeye yönelik dersler yer almakta, buna bir üst basamakta genel coğrafya ve tarih, İslâm ve memleket tarihi hakkında giriş bilgileri ve tabiat bilgisi dersleri de ilâve olunmaktaydı. Karşılaştığı büyük engellere rağmen Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar “Ceditçiler” olarak bilinen milli reformcuların yetiştirilmesine büyük katkı sağladı. Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914’de Bahçesaray’da hayata gözlerini yumdu. Ömrü boyunca birlik içinde ve güçlü bir Türk dünyası hayalinin peşinden koşan, fikirleri ve eserleriyle Kırım’dan Türk dünyasına milli aydınlanma hareketlerine ışık tutan Gaspıralı’yı, doğumunun 174. yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Türk dünyası, bu büyük fikir adamını asla unutmayacaktır!

İsmail Bey Gaspıralı'nın doğumunun 173. yıl dönümü Haber

İsmail Bey Gaspıralı'nın doğumunun 173. yıl dönümü

Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı, saygı ve rahmetle anılıyor. Soyadını babasının doğum yeri ve bugün Rus işgali altındaki Kırım’ın Gaspıra köyünden alan İsmail Bey Gaspıralı, 1851 yılında Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de doğdu. Sırasıyla Bahçesaray, Akmescit, Voronej ve Moskova’da eğitimini devam ettirdi. Daha 17 yaşını bile doldurmadan Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de Rusça öğretmenliğine başlayan Gaspıralı, 1872 yılında Kırım’dan ayrılarak, Paris’e gitti. Burada geçirdiği 2 yıl boyunca ünlü Rus edebiyatçı İvan Turgenyev’in asistanlığı da dahil olmak üzere çeşitli işlerle hayatını kazandı. GASPIRALI İSMAİL BEY VE MİLLİ UYANIŞ İÇİN YAYINCILIK 1874 yılında eskiden beri istediği gibi bir Osmanlı zabiti olmak için İstanbul’a geçen Gaspıralı, 1 yıllık bekleyişinin ardından müraacatına olumlu yanıt alamadığı için Kırım’a geri döndü. 1878-1884 yılları arasında Bahçesaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten Gaspıralı, Kırım ve yurtdışındaki ülkelerde yaptığı gözlemler ve geniş tecrübe birikimiyle birlikte yabancıların hakimiyeti altında yaşayan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve milli bir uyanış yaratmak amacıyla yayıncılığa başladı. Rusya Müslümanları hakkında pek çok yazı kaleme alan Gaspıralı, Türk-Müslüman topluluklarının ayağa kalkması için gerekli eğitim ve reformun gerçekleştirebilmesi adına çağa uygun bir maarif sisteminin hayata geçirilmesi konusunda büyük çaba gösterdi. GASPIRALI'NIN TÜRK MODERNLEŞMESİNE KATKISI Milli maarif sistemiyle birlikte Gaspıralı’nın tasavvurunda Türk toplulukları için ortak bir edebi dilin teşekkülü bulunuyordu. Ortak bir edebi dilin katkısıyla birlikte milli bir Türk basını teşkil edilerek tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Bu şekilde milli kaynaşma ve bilinç sağlanabilecekti. Yine bu amaç doğrultusunda ilk nüshasını 22 Nisan 1883’de Türk dilinde gerçekleştirdiği “Tercüman” gazetesini hayata geçirdi. Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan gazetede Tatarca ve diğer Türk dillerinden de takviye kelimeler kullanılmaktaydı. Bahçesaray merkezli gazete önceleri haftada bir gün, 1903’te haftada iki gün, 1912’de günlük hale geldi. Tercüman gazetesiyle birlikte Gaspıralı’nın maarif reformu düşüncesinin en güzel örneği olan “Usûl-ü Cedîd” ve okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Modern eğitimin gereklerine uygun olarak dizayn edilen ve donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanısıra, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslâm’ın esaslarını öğretmeye yönelik dersler yer almakta, buna bir üst basamakta genel coğrafya ve tarih, İslâm ve memleket tarihi hakkında giriş bilgileri ve tabiat bilgisi dersleri de ilâve olunmaktaydı. Karşılaştığı büyük engellere rağmen Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar “Ceditçiler” olarak bilinen milli reformcuların yetiştirilmesine büyük katkı sağladı. Bütün yaşamı boyunca Türk topluluklarının esenliği ve gelişimi için çaba göstermiş olan İsmail Bey Gaspıralı, bugün halen “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” sloganıyla, bütün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor. Türk ve İslam toplumlarında modernleşmenin esaslarını ve gereklerini net bir şekilde ortaya koyabilmiş olan İsmail Bey Gaspıralı, kuşkusuz Kırım Tatar halkının en büyük gurur kaynaklarından ve fikir adamlarından biri olmaya devam ediyor. Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914’de Bahçesaray’da hayata gözlerini yumdu. Kırım Haber Ajansı, Türk dünyasında birlik için ömrünü vakfeden büyük Kırım Tatar aydını Gaspıralı İsmail Bey'i doğumunun (20 Mart 1851) 173. yılında saygı, özlem ve rahmetle anıyor.

TRT Türkiye'nin Sesi Radyosunda İsmail Gaspıralı konuşulacak Haber

TRT Türkiye'nin Sesi Radyosunda İsmail Gaspıralı konuşulacak

TRT Türkiye’nin sesi radyosunun bugünkü konuğu Tarihçi Kürşat İsmayıl olacak. Adem Yeşil’in hazırlayıp sunduğu Türk dünyası ve edebiyatın konuşulduğu  programda “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” sloganıyla, bütün Türk dünyasının yolunu aydınlatan İsmail Gaspıralı ele alınacak. “İsmail Gaspıralı” konulu program bugün saat 12.05’te başlayacak. İSMAİL GASPIRALI Bütün yaşamı boyunca Türk topluluklarının esenliği ve gelişimi için çaba göstermiş olan İsmail Bey Gaspıralı, bugün halen “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” sloganıyla, bütün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor. Türk dünyasında modernleşmenin esaslarını ve gereklerini net bir şekilde ortaya koyabilmiş olan İsmail Bey Gaspıralı, kuşkusuz Kırım Tatar halkının en büyük gurur kaynaklarından ve fikir adamlarından biri. Soyadını babasının doğum yeri ve bugün Rus işgali altındaki Kırım’ın Gaspıra köyünden alan İsmail Bey Gaspıralı, 1851 yılında Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de doğdu. Sırasıyla Bahçesaray, Akmescit, Voronej ve Moskova’da eğitimini devam ettirdi. Daha 17 yaşını bile doldurmadan Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de Rusça öğretmenliğine başlayan Gaspıralı, 1872 yılında Kırım’dan ayrılarak, Paris’e gitti. Burada geçirdiği 2 yıl boyunca ünlü Rus edebiyatçı İvan Turgenyev’in asistanlığı da dahil olmak üzere çeşitli işlerle hayatını kazandı. GASPIRALI İSMAİL BEY VE MİLLİ UYANIŞ İÇİN YAYINCILIK 1874 yılında eskiden beri istediği gibi bir Osmanlı zabiti olmak için İstanbul’a geçen Gaspıralı, 1 yıllık bekleyişinin ardından müraacatına olumlu yanıt alamadığı için Kırım’a geri döndü. 1878-1884 yılları arasında Bahçesaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten Gaspıralı, Kırım ve yurtdışındaki ülkelerde yaptığı gözlemler ve geniş tecrübe birikimiyle birlikte yabancıların hakimiyeti altında yaşayan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve milli bir uyanış yaratmak amacıyla yayıncılığa başladı. Rusya Müslümanları hakkında pek çok yazı kaleme alan Gaspıralı, Türk-Müslüman topluluklarının ayağa kalkması için gerekli eğitim ve reformun gerçekleştirebilmesi adına çağa uygun bir maarif sisteminin hayata geçirilmesi konusunda büyük çaba gösterdi. GASPIRALI'NIN TÜRK MODERNLEŞMESİNE KATKISI Milli maarif sistemiyle birlikte Gaspıralı’nın tasavvurunda Türk toplulukları için ortak bir edebi dilin teşekkülü bulunuyordu. Ortak bir edebi dilin katkısıyla birlikte milli bir Türk basını teşkil edilerek tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Bu şekilde milli kaynaşma ve bilinç sağlanabilecekti. Yine bu amaç doğrultusunda ilk nüshasını 22 Nisan 1883’de Türk dilinde gerçekleştirdiği “Tercüman” gazetesini hayata geçirdi. Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan gazetede Tatarca ve diğer Türk dillerinden de takviye kelimeler kullanılmaktaydı. Bahçesaray merkezli gazete önceleri haftada bir gün, 1903’te haftada iki gün, 1912’de günlük hale geldi. Tercüman gazetesiyle birlikte Gaspıralı’nın maarif reformu düşüncesinin en güzel örneği olan “Usûl-ü Cedîd” ve okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Modern eğitimin gereklerine uygun olarak dizayn edilen ve donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanısıra, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslâm’ın esaslarını öğretmeye yönelik dersler yer almakta, buna bir üst basamakta genel coğrafya ve tarih, İslâm ve memleket tarihi hakkında giriş bilgileri ve tabiat bilgisi dersleri de ilâve olunmaktaydı. Karşılaştığı büyük engellere rağmen Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar “Ceditçiler” olarak bilinen milli reformcuların yetiştirilmesine büyük katkı sağladı. Türk ve İslam toplumlarında modernleşmenin esaslarını ve gereklerini net bir şekilde ortaya koyabilmiş olan İsmail Bey Gaspıralı, kuşkusuz Kırım Tatar halkının en büyük gurur kaynaklarından ve fikir adamlarından biri olmaya devam ediyor. Türk dünyasındaki milli uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914’de Bahçesaray’da hayata gözlerini yumdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.