Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı talep eden girişiminin organizatörü konuştu: “Yanlış anlaşıldık”
Mustafa KOÇYEGİT
QHA Ankara
Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde sosyal medya aracılığıyla açılan “Kırım Tatarları: Göç ve Vatandaşlık Programı” isimli grup, büyük bir tartışma yarattı. Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden grubun kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşması ve beraberinde gelen tartışmalar üzerine Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov yaptığı açıklamada, söz konusu girişimi eleştirerek, bu yaklaşımın Moskova’nın Kırım’ı yerli halkı olan Kırım Tatarlarından tamamen arındırma hedefiyle birebir örtüştüğünü kaydetti. Kırım Tatarlarının göç ettirilmesi ve Türk vatandaşlığı almaları fikrini sert bir şekilde reddeden Çubarov, “Kısaca söylemek gerekirse, eğer II. Katerina ya da Stalin bugün hayatta olsalardı, bu fikri ortaya atanları ilk tebrik edenler arasında yer alırlardı.” ifadelerini kaydetti.
Kırım Haber Ajansı (QHA), Kırım Tatarlarının Türk vatandaşlığı alabilmesi maksadıyla sosyal medyada oluşturulan grubun organizatörü İsmail Osmanov'a ulaşarak, yapının temel amaçlarını ve nihai hedeflerini sordu.
İşgal altındaki yarımdada Rusya'nın tatbik ettiği "Kırım'ı Tatarsızlaştırma" politikasına hizmet edeceği yönünde eleştiriler alan oluşumun kurucusu, yanlış anlaşıldıklarını belirterek temel amaçlarını aktardı.
OSMANOV: KIRIM TATARLARINI GÖÇE ÇAĞIRMIYORUZ
İsmail Osmanov, kamuoyunda yaşanan tarışmalar ile birlikte kendilerinin, Kırım Tatarlarını Kırım'dan Türkiye'ye göç etmeye davet eden bir pozisyonda algılandığını ancak böyle bir maksat taşımadıklarını vurguladı. "Kırım Tatarlarını göçe çağırmıyoruz. Biz, hiçbir yerde bu ya da benzeri bir ifade kullanmadık" diyen İsmail Osmanov, sadece 2014'ten bu yana Kırım'dan çıkanlar için karşı karşıya kalınan ve çözülemeyen sorunlara bir şekilde çözüm bulmayı hedeflediklerini kaydetti.
UZUN DÖNEM İKAMET ÖNEMLİ AMA SORUNLAR BİTMEDİ
"Allah razı olsun, Türkiye Cumhuriyeti bizlere uzun dönem ikamet izni tanıdı ve bizi birçok sorundan kurtardı." şeklinde konuşan Osmanov, bu uygulama ile yıllık ya da iki yılda bir izin yenilenme ve sigorta mecburiyetinden muaf tutulduklarını belirtti. Bununla birlikte bazı temel sorunlarla baş başa kaldıklarını belirten Osmanov, özellikle çalışma hayatı ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda güçlükler yaşadıklarını kaydetti.
Diploma denkliği konusunun başlı başına bir sorun olduğunu ancak istihdam edilme süreçlerinin Türk vatandaşlarından farklı ve daha maliyetli bir prosedür gerektiğinden bazı işverenlerin yabancı statüsündeki kişileri işe almak istemediğini, diploma denkliği alan kişilerin dahi bu nedenle iş bulmakta zorlandığını dile getirdi.
Sağlık alanında da sorunlar yaşandığını belirten Osmanov, iş bulunamaması sonucu sigortası olmayan ailelerin yüksek sağlık giderleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bu ve benzeri sorunların çözümü için bir araya geldiklerini belirten Osmanov, sosyal medyada hayata geçen girişimin ortaya çıkmasının temel nedenlerinin bunlar olduğunu dile getirdi.
BURSA MİLLETVEKİLİ İLE TEMAS KURULDU
Osmanov, yaşanan sorunların çözümü için çeşitli temaslarda bulunduklarını belirterek, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PArti) Bursa Milletvekili Osman Mesten ile de görüştüklerini açıkladı.
Görüşmede vatandaşlık konusunun gündeme geldiğini aktaran Osmanov, milletvekilinin kendilerine Türkiye’nin bazı bölgelerinde nüfusun artırılmasına yönelik çeşitli programların zaman zaman değerlendirilebildiğini anlattığını söyledi.
Osmanov, bu görüşmenin ardından kaç kişinin böyle bir talebe destek vereceğini görmek amacıyla söz konusu grubun kurulduğunu ifade etti.
“10 BİN KİŞİ HEDEFİ YANLIŞ YORUMLANDI”
Tepki çeken “10 bin kişi” hedefinin de yanlış anlaşıldığını savunan Osmanov, bunun Kırım’dan insan taşımaya yönelik bir plan olmadığını söyledi.
Osmanov, grup içerisinde yaşanan tartışmalar sırasında daha fazla kişinin sürece katılmasını teşvik etmek amacıyla bu ifadeyi kullandığını belirterek, “Amaç sesimizi daha güçlü duyurabilmekti.” dedi.
“AMACIMIZ TÜRKİYE’DE YAŞAYAN KIRIM TATARLARININ SORUNLARI”
Osmanov, girişimin yalnızca Türkiye’de yaşayan veya Türkiye’ye yerleşmiş Kırım Tatarlarını ilgilendirdiğinin altını çizerek, son dönemde özellikle Rusya tarafından baskı gören siyasi mahkûmların ailelerinin Türkiye’ye geldiğini ve bu kişilerin barınma, iş ve sosyal destek konularında çeşitli sorunlarla karşılaştığını söyledi.
Bu ailelere destek olmaya çalıştıklarını ifade eden Osmanov, vatandaşlık konusunun da bu sorunların çözümüne katkı sağlayabileceği düşüncesiyle gündeme geldiğini kaydetti.
“DEVLET DESTEĞİ OLURSA SORUNLAR HAFİFLER”
Türkiye’ye gelen Kırım Tatarlarının büyük bölümünün burada kalıcı bir yaşam kurmaya çalıştığını belirten Osmanov, amaçlarının yeni göçleri teşvik etmek değil, mevcut topluluğun yaşam koşullarını iyileştirmek olduğunu söyledi.
Osmanov, “Biz Kırım’daki insanlara gelin çağrısı yapmıyoruz. Ancak buraya gelmiş, burada yaşam kurmaya çalışan insanların sorunlarının çözülmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
QHA'nın sorusu üzerine mevcut sorunların Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği ile paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda ise Osmanov, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'in Bursa ziyaretinde kendilerine aktardıklarını ve sorunların gündeme taşınması nokrasında söz aldıklarını belirtti.
KREMLİN, TÜRK YURDU KIRIM'I TÜRKSÜZLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYOR
Rusya, 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesi sonrasında ilk olarak, yarımadasının aslî sahibi olan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve KTMM Başkanı Refat Çubarov başta olmak üzere millî davanın önde gelen isimlerinin Kırım'a girişini yasakladıktan sonra KTMM dahil olmak üzere tüm millî kurum ve kuruluşları yasakladı. Hukuksuz uygulamaların birbirini takip ettiği Kırım'da çok sayıda Kırım Tatarı siyasi ve dini baskılar sonucu düzmece davalar ile alıkonuldu. 20 yıla varan hapis cezaları ile yasa dışı şekilde mahkûm edilen en az 151 Kırım Tatarı hâlen özgürlüğünden mahrum şekilde Rus cezaevlerinde bulunuyor.
2022 yılında Ukrayna'ya yönelik olarak başlatılan ve halen devam eden topyekûn işgal girişimi sürecinde ise söz konusu baskılar artarak devam etti. Başlangıçta yalnızca Kırım Tatar erkekler hedefteyken, son dönemde kadınlar da uydurma sebeplerle yasa dışı şekilde alıkonulmaya başladı. Öte yandan savaş süresince Kırım Tatar gençler, seberberlik adı altında Rus ordusuna zorla alınarak kendi devletleri olan Ukrayna'ya karşı savaşmaya zorlandı.
Tüm bu koşullar altında, adeta yarı açık bir cezaevine dönüştürülen Kırım Yarımadası'ndan çeşitli tahminlere göre yaklaşık 50 bin Kırım Tatarı, zorunlu olarak başta Türkiye olmak üzere Avrupa ve Amerika'daki çok sayıda ülkeye çıkmak zorunda kaldı. Vatandan ayrılmanın acısını adeta ikinci bir sürgün olarak yaşayan Kırım Tatarları, ayrıca gittikleri ülkelerde bir çok sorunla karşı karşıya kalıyor.