SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kazan Tatarı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kazan Tatarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kazan Tatarı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ord. Prof. Dr. Sadri Maksudi'nin aramızdan ayrılışının 69. yıl dönümü Haber

Ord. Prof. Dr. Sadri Maksudi'nin aramızdan ayrılışının 69. yıl dönümü

Hem Türkiye’nin hem de Tataristan’ın ortak nişanesi Sadri Maksudi 69 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Ord. Prof. Dr. Sadri Maksudi Arsal devlet adamı, düşünür ve bilim adamı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında büyük katkılar sundu. Bizzat Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’ye gelen Maksudi, uzmanlık alanı hukukun yanısıra özellikle dil ve tarih alanlarında önemli çalışmalar yaparak ciddi bir rol oynadı. Sadri Maksudi, Ankara Hukuk Fakültesi’nin kurucu öğretim üye kadrosunda yer aldı ve Cumhuriyet hukuku eğitimini yerleştirilmesi ve dünyada ilk defa Türk Hukuk Tarihi disiplinini oluşturulması için büyük çaba sarf etti. Türklerin İslamiyet öncesi tarihinin gün yüzüne çıkmasını da sağladı. 1880'de Kazan’ın Taşsu köyünde dünyaya gelen Maksudi, Kazan’da eğitim hayatına başladı. Daha sonra Maksudi, eğitimci olan abisi Ahmet Hadi ile birlikte Kırım'a giderek fikir hayatının ilk tohumlarını attı. Kırım’da geçirdiği süre boyunca “manevi babam” dediği İsmail Gaspıralı’nın fikirlerinden genç yaşta etkilendi. Kazan’a dönüşünde Rus Öğretmen Okulundan mezun oldu ve Paris’e hukuk eğtiimi almak üzere gitti. 1906 yılında Çarlık Rusya’sına geri dönen Sadri Maksudi’yi hareketli günler bekliyordu. Çünkü ülkede Duma adlı parlamento kurulmuş, bir yandan Ceditçilik serpilmeye başlamış ve abisi de önde gelen Ceditçilerden biri olmuştu. Sadri Maksudi böyle bir dönemde Çarlık Dumasında Kazan temsilcisi olarak bulundu. “EĞER ÖYLE BİR ŞEY OLURSA BÜTÜN RUSYA MÜSLÜMANLARINI KARŞINIZDA BULURSUNUZ” Sadri Maksudi Duma’da görev aldığı süreç içerisinde yüreğinin yarısı Anadolu’da atmaktaydı. İstanbul’da II. Meşrutiyet’in ilanı sonrası Sadri Maksudi’nin girişimi ile Duma’dan Meclis-i Mebusan’a kutlama mesajı gönderildi. Yüreğinde büyük bir Türkiye sevdası taşıyan ve gelişmeleri yakından takip eden Sadri Maksudi, 1917 Devriminin gerçekleştiği sırada Kazan’da avukatlık yapıyordu. Devrim sonrasında St. Petersburga geri gelerek yapılan bir toplantıda boğazların işgali söz konusu olunca, “eğer öyle bir şey olursa bütün Rusya Müslümanlarını karşınızda bulursunuz” diyerek efsanevi sözlerini haykırdı. 1917 yılında sular yine durulmuyordu. Sadri Maksudi, 1917’de Kazan Hanlığı toprakları üzerindeki ilk devletleşme adımı diyebileceğimiz “İdil-Ural Devleti” nin ilk Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Eğer bolşevikler Milli-Medeni Muhtariyet’i lağvedip bütçesine el koymasalardı, er geç tam bağımsız bir devlete dönüşmesi kaçınılmazdı. Muhtariyet yönetimi tepkisini ortaya koyarak Paris Barış Konferansı’na davalarını duyrulması için, Sadri Maksudi başkanlığında üç kişilik bir heyet gönderse de bu girişimler sonuç vermedi. Bu yaşanan gelişmeler sonrasında Sadri Maksudi Fransa’ya taşınarak fikir hayatına ağırlık verdi ve çok geçmeden Sorbonne Üniversitesinde dersler vermeye başladı. Sadri Maksuditabii bu yıllarda da Türkiye’deki gelişmeleri takip etmeyi bırakmadı ve Mustafa Kemal Atatürk’ü tanımayı çok istiyordu. "HER ŞEYE RAĞMEN GİTMELİYİM" Sadri Maksudi, Atatürk ile 24 Kasım 1924’te bir araya geldiği görüşmenin ardından Türkiye’ye davet edildi. Atatürk, devleti kurduktan sonra ilk olarak çağdaş hukuk sistemi oluşturmak ve bunun öğretileceği bir eğitim kurumu açmak istiyordu. Sadri Maksudi işte tam da bu amaçla Türkiye’ye çağrıldı. Maksudi, 1925’te ailesiyle gelince Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ve Arsal soyadını aldı. Türkiye’ye gelmek istemesini ise şu ifadelerle açıkladı:“Mustafa Kemal bu işi millî şuur sayesinde başardı. Milletleri yapan da ayakta tutan da millî şuurdur. Millî şuuru doğuran tarih şuurudur. Türkiyenin bir dil akademisine bir de Tarih akademisine ihtiyacı vardır. Benim ikisine de hizmetim olabilir. Her şeye rağmen gitmeliyim.” Sadri Maksudi Arsal’ın canla başla büyük emek vereceği Türkiye yılları bu şekilde başladı. Sadri Maksudi, yükseköğretimde sayısız öğrenci yetiştirdi, TBMM’de 12 yıl milletvekiliği yaparak sayısız önemli yasanın altına imzasını attı. Yurtdışında katıldığı toplantılarda ise Türkiye’yi büyük bir gurur ve şerefle temsil etti. 1930’da yayımlanan Türk Dili İçin adlı eseri, dil devriminin önünü açtı ve Maksudi, Türkiye’ye gelme amacı olan TDK ve TTK'nın kurulmasında öncülük etti. Vatanından ayrı kaldığı özlem dolu bu yıllarda Türkiye’ye ve Türklüğe büyük hizmetler veren Sadri Maksudi Arsal 20 Şubat 1957 yılında İstanbul’da dünyaya gözlerini yumdu.

Kazan Tatar millî hareketi emektarı Agliullin, Rusya tarafından yine alıkonuldu! Haber

Kazan Tatar millî hareketi emektarı Agliullin, Rusya tarafından yine alıkonuldu!

Baskıcı politikaya sahip olan Putin Rusyası, bir kez daha Kazan Tatar millî hareketi emektarı Zinnur Agliullin'i sorguya aldı.  AGLİULLİN SORGULAMANIN TATARCA YAPILMASINI TALEP ETTİ Daha önce düzmece suçlamalarla Rus kolluk kuvvetleri tarafından evine baskın düzenlenen 73 yaşındaki Agliullin, 15 Ekim 2024 tarihinde alıkonularak, Soruşturma Komitesine götürüldü ve sorguya alındı. Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Agliullin şu ifadeleri kullandı: Dün akşam polis evime geldi ve beni sorguya götürdüler. Benim ilkem sadece Tatarca konuşmak, bu yüzden tercüman aracılığıyla iletişim kurduk. Hissediyorum ki, ceza soruşturması sona eriyor ve yakında mahkeme olacak. Sorgulayan kişi, Tatarları sevmeyen biri. Ben Tatar soruşturmacı olmasını istedim. "İKTİDARA KARŞI OLUMSUZ BİR TUTUM SERGİLERSEN SORGUYA GÖTÜRÜÜYORLAR" Son bir yıl içinde evimde 3 kez arama yapıldı  ve bundan çok bıktım. Yaşama özgürlüğü tanımıyorlar. Akşam saatlerinde sadece dışarı çıkardılar. Giden insanlar bir daha dönmesin. Burada güçlü bir baskı var. İktidara, Ruslara karşı olumsuz bir tutum sergilersen, hemen alıp götürüyorlar. Rejimler her zaman olmuştur ama bu kadar yoğun değildi. Onlara hiçbir delil, yasa, hatta Anayasa da gerekmez. Eğer dışarıda güçlü bir şekilde durup, diğer halkların dikkatini çekemezseniz, burada ikinci bir aşama başlayacak. Şu anda fiziksel olarak yok etme ihtimaline sahipler. Burada korkutucu bir atmosfer var. Daha önce aktivistlerle çalışan insanların evlerine, dairelerine giriyorlar. Yanımda dolaşan insanları sorguluyorlar. Bu artık ruhsal bir terör biçimi aldı. Bu onların saldırganlığının mı yoksa zulmünün bir belirtisi mi bilemiyorum. Şu anda ciddi bir baskı yapıyorlar. "MİLLÎ HAREKETÇİLERİN İSİMLERİNİ BİR YERE YAZMALISINIZ" Neden suçlandığımı dinledim. Hiçbir delil yok ama bunlara gerek de yok. Yasalar işlemiyor. Artık alarm vermek gerektiğini düşünüyorum. Giden insanlar asla geri dönmesin, onların kaderi Navalni'ninki ile benzer olacaktır. Burada merhamet de yok, acımak da. Mahkemeyi bekliyoruz. O, muhtemelen BRICS Zirvesi'nden sonra olacak. Bana destek göstereceksiniz umudundayım. Benim işimi, Tataristan'da doğan Ruslar yürütüyor. Tavsiyem: Millî harekette çalışan insanların isimlerini yazmak, akılda tutmak lazım. Zaman değişecek ve onlar sorumluluk alacaklar. AKTİVİST AGLUİLLİN, 1990'LI YILLARDA AÇLIK GREVİ DÜZENLEMİŞTİ 1990’lı yıllarda Kazan Tatar Halk Merkezi liderliği görevini yürüten Agliullin, Ağustos 1990’da Tataristan’a cumhuriyet statüsünün verilmesi talebiyle açlık grevi düzenleyen aktivistlerden biriydi. 73 yaşındaki millî hareket emektarı Agliullin, Mayıs 2024’te gözaltına alınmıştı. Birkaç saat süren sorgudan sonra aktivist serbest bırakılmıştı. Son olarak Agliullin, 18 Eylül 2024 tarihinde de Rus kolluk kuvvetleri tarafından alıkonulmuştu. 

Kazan Tatar edebiyatının ve basın dünyasının öncüsü Ayaz İshakî Haber

Kazan Tatar edebiyatının ve basın dünyasının öncüsü Ayaz İshakî

Kazan Tatar edebiyatının ve basın dünyasının tanınmış isimlerinden, Kazan Tatarlarının aydınlanması ve özgür bir İdil-Ural devletinin kurulmasını savunan Ayaz İshakî, vefatının 70. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anılıyor. Ayaz İshakî, Kazan ilinin Çistay ilçesinin Yevşirme köyünde 23 Şubat 1878’de dünyaya geldi. Öğrencilik döneminde gerçekleşen devrim hareketlerine aktif olarak katıldı. İshakî, büyük Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın çıkardığı "Tercüman" gazetesini okuyarak fikir dünyasını genişletti. 1897’de Kazan'da yeni açılan Emirhanovlar Medresesi’nde çalışmaya başladı ve öğrencileri aktif katılıma teşvik eden yenilikçi bir eğitim metodu geliştirdi. 1905 yılı devrimini destekledi ve Tatar halkını uyandırmaya çalıştı. BAĞIMSIZ BİR İDİL-URAL DEVLETİ Ayaz İshakî, Çarlık rejimine karşı yazıları ve faaliyetleri nedeniyle sürekli olarak takip edildi ve hapse atıldı. 1907’de Arhangil vilayetine sürgün edildi. Bu dönemde Tatar gençlerinin devrimci hareketlere katılımını anlatan "Tartışma" adlı dramını yazdı. 1913'te genel afla serbest bırakıldı ancak Kazan'da yaşamasına izin verilmedi. Bu yüzden mücadelesine Petersburg'da devam etti ve "İl" gazetesini çıkardı. 1917’de Şubat Devrimi'ni sevinçle karşılayan Ayaz İshakî, Türk halklarının birliği ve millî özerklik için mücadele etti. Ancak, Ekim Devrimi sonrasında Bolşeviklerin baskısı altında milliyetçi düşüncelerini savunmak zorlaştı. Ufa'da Millî Meclis kurulduğunda, İshakî bağımsız bir İdil-Ural devletinin kurulmasını savundu. YAZDIĞI ESERLER, ONUN GENİŞ BİLGİ BİRİKİMİNİ VE ELEŞTİREL BAKIŞ AÇISINI YANSITIYOR 1918'de Paris Sulh Konferansı’na delege olarak gönderilen İshakî, Rusya'ya dönmedi ve sürgün hayatı başladı. Harbin, Paris, Berlin ve Varşova gibi şehirlerde yaşadı. 1939'da Türkiye'ye göç ederek İstanbul’a, ardından Ankara’ya yerleşti. 22 Temmuz 1954’te Ankara’da vefat eden Ayaz İshakî, vasiyeti üzerine İstanbul’daki Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi. Ayaz İshakî’nin yaşamı boyunca yazdığı eserler, onun geniş bilgi birikimini ve eleştirel bakış açısını yansıtmaya, mücadelesi, Tatar halkı ve Türk dünyası için bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.