SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kerkük

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kerkük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kerkük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’ın Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa ile bir araya geldi. Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen görüşmede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç’ın da hazır bulunduğu kaydedildi. Kabulde, Irak ve bölgedeki son gelişmeler ile Irak’ın kurucu unsurlarından Türkmenlerin durumu değerlendirildi. Erdoğan, Irak'taki kültürel ve beşerî zenginliğin adeta sembolü olan Kerkük'te huzurun muhafazasının tüm bölgenin hayrına olduğunun altını çizerek, burada sağlanacak başarının tüm bölgenin ihyası ve terörden arındırılması hedefine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ SÜRECEK” Erdoğan, göreve gelmesinin ardından tüm kesimlerle yakın ilişkiler kuran Ağa’yı tebrik ederek, Irak'ın geneli ve Kerkük'te huzurun daim kılınması için Türkiye'nin desteğinin güçlü bir şekilde süreceğini belirtti. Ağa, Kerkük'e destekleri için Erdoğan'a teşekkür ederek, Türkmenler olarak Irak'ın kalkınma ve güvenliğine her daim katkıda bulunmaya devam edeceklerini belirtti. Ağa, ayrıca Türkmenlerin anayasal hak ve hürriyetlerini savunmayı da sürdüreceklerini kaydetti.

Kerkük Valisi Ağa: Türk dünyasının tecrübelerini Kerkük'e intikal ettireceğiz Haber

Kerkük Valisi Ağa: Türk dünyasının tecrübelerini Kerkük'e intikal ettireceğiz

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Kerkük vilayetinde 102 yıl sonra yönetimi devralan ilk Türkmen vali olan Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa, Türkiye'nin başkenti Ankara'da yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğinin ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) özel demeç verdi. Bayram tatilinden bu yana Ankara'da devlet kurumları ve siyasi parti liderleriyle bir araya geldiğini ifade eden Ağa, Kerkük'te sadece bir dönemlik valilik yapmayı değil; tüm etnik unsurları kucaklayan adil bir idari sistemi kalıcı hâle getirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Kerkük Valisi ve ITC Başkanı Mehmet Seman Ağa, QHA’ya yaptığı açıklamada Kerkük vilayetinde hayata geçirmeyi planladıkları projeleri, Türkiye ziyaretinin detaylarını ve Kerkük’ün Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılması sonrasındaki hedeflerini açıkladı. pic.twitter.com/svMlLWsIgN — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 4, 2026 "HEDEFİMİZ BİR DÖNEMLİK VALİLİK DEĞİL, BUNU SİSTEM HÂLİNE GETİRMEK" Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa, 102 yıldan sonra Kerkük'e gelen bir Türkmen vali olarak öncelikli olarak Bağdat'a ve bütün Araplara, Kürtlere ve Hristiyanlara bir mesaj vermek istediklerini kaydetti. Bu mesajı, maruz kaldıkları tüm asimilasyon politikalarına rağmen kentte devlet adamlığı kimliğine yaraşır şekilde adaletli bir yönetim sergileyerek vereceklerini belirten Vali Ağa, "Bizim hedefimiz bugün sadece bir dönemlik valilik almak değildir. Bunu bir sistem hâline dönüştürmek ve önümüzdeki süreçlerde Kerkük'te bütün milletlerin sırayla valisi olması gerektiğini Irak siyasi denkleminde tescil etmektir." dedi. Eşitlik kavramı yerine "adalet" vurgusu yapan Ağa, ayrım yapmaksızın tüm Arap, Kürt ve Türkmen mahallelerine hizmeti adil bir şekilde götüreceklerini ifade etti. AĞA: KERKÜK TÜM IRAK'I BESLİYOR AMA ALTYAPISI YOK Kerkük’ün Orta Doğu’daki jeopolitik krizlerde ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi durumlarda kritik bir sorumluluk üstlendiğini hatırlatan Mehmet Seman Ağa, kentin Irak’ın tek petrol ihraç noktası olduğunu ve tüm ülkeyi beslediğini belirtti. Buna karşın şehrin geçmiş yönetimler tarafından tamamen ihmal edildiğini söyleyen Ağa, şu ifadeleri kullandı: Şehir tamamen ihmal edilmiş. Kerkük'e sadece konut yapmakla memleket ayağa kalkmaz. Altyapı, enerji, eğitim ve sağlık hizmetleri eksik kalmıştır. Kerkük'te devasa bir petrol şirketi olmasına rağmen bir rafinerinin bulunmaması oldukça ayıp bir konudur. TÜRKİYE'NİN SANAYİ TECRÜBESİ KERKÜK'E TAŞINIYOR: OSTİM, TİKA VE MÜTEAHHİTLER BİRLİĞİ DEVREDE Kerkük'ün eksikliklerini tamamlamak adına Ankara'da çok yönlü iş birliği köprüleri kurduklarını açıklayan Mehmet Seman Ağa; Türkiye ziyareti kapsamında OSTİM, TİKA ve Türkiye Müteahhitler Birliği gibi kritik kuruluşlarla masaya oturduklarını belirtti. Türkiye'nin sanayi ve altyapı konusundaki büyük tecrübesini Kerkük'e aktarmak istediklerini söyleyen Ağa, "Gelen Türk şirketlerinin yapacağı tüm hizmetler sadece Türkmenlere has değil; Araplar, Kürtler ve Hristiyanlar dahil tüm Kerküklüler içindir." ifadelerini kullandı. İKİ BÜYÜK PROJE: KALKINMA YOLU VE HİCAZ DEMİR YOLU Kalkınma Yolu Projesi'nin Irak ve Türkiye için hayati öneme sahip olduğu değerlendirmesinde bulunan Ağa, bu projenin 2028 yılına kadar tamamlanması gerektiğini belirtti. Kerkük Valiliği olarak projeye tam destek vereceklerini kaydeden Ağa, projenin Hicaz Demir Yolu ayağının stratejik değerine dikkat çekti. Basra'daki Faw Limanı'ndan Türkiye'ye, oradan da dünyaya yıllık en az 2,5 milyon ton yük taşınacağını ifade eden Ağa, bu büyük entegrasyon için Basra-Bağdat-Kerkük-Musul hattında acilen yeni otobanların ve demir yollarının açılması gerektiğini vurguladı. TÜRK DÜNYASI BELEDİYELER BİRLİĞİ İLE HANGİ ORTAK PROJELER VAR? Türkiye'deki siyasi temasları kapsamında hem Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) hem de AK Parti Genel Merkezini ziyaret ettiğini açıklayan Mehmet Seman Ağa, liderlerden tam destek sözü aldığını belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, partisine ait tüm belediyelere Kerkük'e yardım etmeleri yönünde talimat verdiğini aktaran Ağa; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu ile görüşmesinde de aynı güçlü desteği gördüklerini ve Kerkük'ün Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılması yönünde söz aldıklarını ifade etti. Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında yürütülecek çalışmaların Kerkük’teki tüm etnik ve siyasi kesimleri kapsayacağını vurgulayan Ağa, gelecekte gerçekleştirilecek toplantılara Kerkük Belediye Başkanı ile belediye meclisindeki Arap, Kürt ve Türkmen temsilcilerin de katılacağını söyledi. "Türkmenler olarak toprağımıza, coğrafyamıza, anayasamıza bağlı bir toplumuz." diyen Ağa, "Türk Dünyası Belediyeler Birliğinin tecrübelerini Kerkük'e intikal ettireceğiz." şeklinde konuştu.

Irak Türklüğünün bugünü ve geleceği Ankara'da tartışıldı Haber

Irak Türklüğünün bugünü ve geleceği Ankara'da tartışıldı

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Irak’ta Türkmen varlığının ve hak mücadelesinin kalbi olan Kerkük'te bir asrı aşkın bir zaman diliminin ardından Türkmen bir valinin idari yönetimin başına geçmesi, Türk dünyasında tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen “Kerkük’te Türkmen Vali Dönemi ve Irak’ta Türkmen Temsiliyeti” başlıklı panelde, Irak Türklüğünün tarihî mücadelesi, güncel siyasi gelişmeler ve Türkmenlerin devlet kurumlarındaki temsili ele alındı. Panele konuşmacı olarak katılan Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa, Türkmenlerin Irak’ın siyasi, toplumsal ve kültürel yapısındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ORSAM Başkanı Kadir Temiz moderasyonunda gerçekleşen panele, çok sayıda akademisyen, araştırmacı, diplomat, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve basın mensubu katıldı. TEMİZ: IRAK'TA GÜÇLENEN İSTİKRAR TALEBİ VAR Kadir Temiz, programın başında ORSAM olarak Irak'ta son yıllarda yaptıkları saha çalışmalarında bütün farklılıklara rağmen giderek güçlenen bir istikrar talebi olduğunu kaydederek, bu durumun temel nedenlerinden bir tanesinin Irak'ın içindeki bütün toplumsal grupların sürece katılımı olduğunu belirtti. Uzun yıllar boyunca savaş, terör ve mezhepsel çatışmaların bölgeyi yıprattığını belirten Temiz, "Irak'ta Türkmenlerin temsiliyeti meselesi sadece Türkmenlerin değil; Türkmenlerin dışında Kürtlerin, Arapların diğer etnik ve dini toplumların temsiliyeti tartışmasıdır." dedi. AĞA: IRAK'IN ÇİMENTOSU OLDUK Mehmet Seman Ağa ise panelde yaptığı konuşmasında, Irak Türkmenleri olarak onlarca yıl boyunca asimilasyon politikalarına maruz kaldıklarını vurgulayarak şunları kaydettti: Açıkça söylüyorum. Gururla söylüyorum, Türkmenler olarak biz ayakta kaldık. Mücadele ettik. Dört kez katliam yaşamamıza, yüzlerce insanlarımız idam sehpasına çıkmasına rağmen bir mücadele söz konusuydu. Gururla söylüyorum ki, Türkmenler olarak asla Irak'ın parçalanması noktasına herhangi bir projenin içerisine yer almadık. Aksine Irak'ın çimentosu olduk. Türkmeneli şeridi coğrafyası dediğimiz, kızıl elmamız olan Türkmeneli'de; Telafer'den Mendeli'ye kadar, onun kuzeyindeki Kürtler ve güneyindeki Şii-Sünni Arapların arasında, iki tarafı bağlayarak adeta kardeşliği ve Irak'ın birliğini biz sağladık. "IRAK KİMLİĞİNİ TAŞIMAKTAN UTANMADIK VE GURURLA TAŞIDIK" Ağa, Türkmenler olarak Bağdat’taki temaslarında sürekli olarak Kerkük’te Türkmenlerin aslî unsur olduğunu vurguladıklarını dile getirdi. Türkmenlerin hiçbir zaman ülkeyi bölme amacı güden bir siyaset izlemediğinin altını çizen Kerkük Valisi, Türkiye ile var olan soydaşlık bağını suistimal etmenin aksine her zaman destek bağlamında hayata geçtiğini belirtti. Türkiye ile birlikte Türkmenlerin hep birlikte Sünni, Şii, Kürt veya Arap herkese kucak açtığını vurguladı. Irak merkezî yönetiminin Türkmenleri birçok defa mağdur ettiğini dile getiren Ağa, "Türkmenler olarak hiçbir zaman Irak kimliğini taşımaktan utanmadık ve gururla taşıdık." ifadelerini kullandı. "KERKÜK’ÜN BARIŞI IRAK’IN İSTİKRARI, IRAK’IN İSTİKRARI İSE ORTADOĞU’NUN BARIŞ VE İSTİKRARIDIR" Türkmenler olarak Bağdat ile Ankara arasında köprü olduklarını belirten Seman Ağa, geçen yıl Irak'ta ortaya çıkan su sorunu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptıkları görüşme netince çözdüklerini anımsattı. "Türkiye'de de kriz olmasına rağmen ve orman yangınları olmasına rağmen sağ olsunlar barajları bize açtılar." diyen Ağa, o yazı bu yardım sayesinde atlattıklarını söyledi. Valilik görevine seçilme sürecinde Türkiye'nin büyük destek verdiğini söyleyen Ağa, "Bizim temel hedefimiz Kerkük’te barışı, huzuru ve kardeşliği kalıcı hâle getirmektir. Aynı zamanda Kerkük’te dönüşümlü valilik modelinin kurumsal bir sistem olarak yerleşmesini amaçlıyoruz. Çünkü Kerkük’ün barışı Irak’ın istikrarı, Irak’ın istikrarı ise Ortadoğu’nun barış ve istikrarıdır." şeklinde konuştu. MERKEZÎ HÜKÛMETTE TÜRKMEN BAKAN YER ALACAK MI? Öte yandan Türkiye'nin bölgedeki politikalarına da değien Ağa, "Türkiye her zaman Irak'ın toprak bütünlüğünden yanadır. Komşu ülke olarak Irak'ın egemenliğine en çok saygı gösteren ülke Türkiye'dir." değerlendirmesinde bulundu. Irak Türklüğünün siyaset sahasında uzunca süredir dile ettiği Türkmen Bakan talebine ilişkin de konuşan Seman Ağa, bu noktadaki taleplerinin ranta dayalı bir istek olmadığının altını çizdi. Kabinede yer alacak bir Türkmen'in Telafer'den Mendeli'ye Türkmeneli'nin durumunu, derdini, sıkıntısını Başbakana taşıyacağını kaydetti. Ağa, Türkiye ziyareti öncesinde Irak merkezî yönetimiyle görüştüğünü ve bu noktada da Irak Türkmen Cephesine bir devlet bakanlığı seviyesinde bakanlık verilmesi sözünü aldıklarını belirtti. Bakanlık hususunda, aile, illerden sorumlu ve dışişlerden sorumlu olmak üzere üç farklı bakanlığın gündemde olduğunu ancak hangisinin olacağının netleşmediğini açıklayan Ağa, Dışileri Bakanlığı ile olası bir çift başlılığa sebebiyet vermemek adına Dışişlerden Sorumlu Devlet Bakanlığına sıcak bakmadıklarını belirtti. Bir asrı aşkın zamanın ardından Kerkük vilayetinde Türkmen bir valinin göreve başlaması sonrasında bölgedeki son gelişmeler ile Türkmenlerin Irak siyasetindeki varlık mücadelesi ORSAM'da düzenlenen panelde masaya yatırıldı. Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet… pic.twitter.com/NzgPt9DL7S — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) June 4, 2026

Kerkük, Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılıyor Haber

Kerkük, Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılıyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, nisan ayında Kerkük Valisi seçilen Muhammed Sema Ağa ile AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Görüşme sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Zorlu, Kerkük’ün Irak-Türkiye ilişkisinde çok önemli bir sembol olduğunu belirtti. “AĞA, BÜTÜN KERKÜKLÜLERİN VALİSİ” Kerkük’te Türkmen bir valinin göreve gelmesinin gurur verici olduğunu aktaran Zorlu, “Her ne kadar Türkmen bir vali olsa da şu ana kadar kapsayıcı, uzlaştırıcı ve soğukkanlı yönetimiyle Kerkük'te sadece Türkmenlerin değil, orada yaşayan, köken ve mezhep ayrımı gözetmeksizin bütün yurttaşların valisi olma hüviyetini de çoktan kazanmış durumda. Bu da bize ayrı bir mutluluk veriyor." diye konuştu. Zorlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’taki Türkmenlerin hakları, hukukları, kimlikleri, dillerini koruyabilmeleri ve anayasal hakları konusunda son derece hassas olduğunu ve bu süreci bizzat takip ettiğini aktardı. Türkiye ile Irak arasında önemli stratejik adımların atıldığını kaydeden Zorlu, “Özellikle Kalkınma Yolu Projesi önümüzdeki süreçte gerek iki ülke ilişkilerini gerekse bölgemizin barış, güvenlik ve huzurunu yakından ilgilendiriyor. Kerkük de bunun bir kesişme noktası. İnanıyoruz ki Kerkük'ün güvenliği ve huzuru, Irak'ın güvenliği ve huzuru demek. Bu da bölgemizin aslında barış ve güvenliğine hizmet edecek çok önemli bir adım." diye konuştu. “KERKÜK, TÜRK DÜNYASI BELEDİYELER BİRLİĞİNE KATILACAK” Görüşmede, Kerkük’te kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi başta olmak üzere pek çok konuyu istişare ettiklerini belirten Zorlu, konuşulan başlıkları raporlaştırarak Türkiye’deki ilgili kuruluşlara ileteceklerini kaydetti. Zorlu, Kerkük’ün Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılacağını duyurarak şu ifadeleri kullandı: Sayın Valimizin de girişimleriyle Kerkük'ün Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılması konusunda bir değerlendirmemiz oldu. Bu konuda birliğin başkanı Konya büyükşehir belediye başkanımızla bir görüşme gerçekleştirdim. İnşallah ilk toplantıda Kerkük, Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılacak. Böylelikle Kerkük, bu sahadaki bütün belediyelerimizle, kardeş belediyelerle çok daha yoğun bir iletişim ve etkileşim içerisinde olacak. “ÇOK BÜYÜK MÜJDE” Ağa, Kerkük'ün Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılımına ilişkin, “Çok önemli bizim için. Çok büyük bir müjde.” dedi. Kerkük’te 102 yıl sonra Türkmen bir valinin seçildiğini anımsatan Ağa ise, Türkiye'nin sınırları dışındaki Türklerin ayakta kalabilmelerinin ve mücadele edebilmelerinin Türkiye’nin güçlü dış politikasına bağlı olduğunu ifade etti. Valilik seçiminde Türkiye’nin desteğine atıfta bulunan Ağa, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, güçlü politikasıyla bu çalışma olmasaydı, kurumların destekleri olmasaydı, Kerkük'te bir Türkmen vali seçilemezdi, bu bir gerçektir.” şeklinde konuştu. “KABİNEDE, TÜRKMEN BAKAN OLACAK” Irak’ta yeni kurulacak kabineye ilişkin konuşan Ağa, Türkmen bir ismin bakanlığa getirilmesini beklediklerini dile getirerek, “Aldığımız duyumlar, yaptığımız ziyaretler sonucu Bağdat'ta bize verilen söz, mutlaka yeni kurulacak olan hükûmette, bakanlık kabinesinde bir Türkmen bakan olacaktır. Şu anda son temaslardayız. Allah'ın izniyle o bakanlık da geldikten sonra Türkiye ile Irak ilişkileri daha da güçlenecektir." dedi. Görüşme sonrasında Ağa tarafından Zorlu’ya Kerkük haritası hediye edilirken, Zorlu ise Türk Dünyası Vizyon Belgesi ile Nevruz: Türk Dünyasının Ortak Mirası adlı eserleri Ağa’ya hediye etti.

Gazi Üniversitesi ile Kerkük Kültür Derneği, Ankara Antlaşması’nın 100. yılı münasebetiyle toplantı düzenledi Haber

Gazi Üniversitesi ile Kerkük Kültür Derneği, Ankara Antlaşması’nın 100. yılı münasebetiyle toplantı düzenledi

Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırmalar Merkezi (TÜRKDAM) ile Kerkük Kültür Derneği tarafından Türkiye ve Irak arasındaki siyasi sınırları belirlemek ve komşuluk ilişkilerini düzenlemek amacıyla Birleşik Krallık ve Türkiye arasında 5 Haziran 1926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması’nın 100’üncü yılı münasebetiyle yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi. TÜRKMENELİ’NDE YAŞANAN GELİŞMELER ELE ALINDI Toplantı, 11 Mayıs 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi Rektörlüğünde bulunan toplantı salonunda düzenlendi. Açış ve selamlama konuşmalarının ardından Osmanlı öncesi ve sonrasında Irak’taki Türk varlığının anlatıldığı bir belgeselin gösterimi yapıldı. Toplantıda, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkiler ile Kerkük ve Musul başta olmak üzere Türkmeneli’nde yaşanan son gelişmeler ele alındı. Kerkük Kültür Derneği Başkanı Dr. Şemsettin Küzeci, TÜRKDAM Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy, Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan, Dr. Sinan Demirtürk ve Doç. Dr. Servet Avşar’ın konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda Ankara Antlaşması’nın maddeleri detaylı bir şekilde masaya yatırılarak değerlendirildi. GAZİ ÜNİVERSİTESİ İLE KERKÜK KÜLTÜR DERNEĞİ ARASINDA PROTOKOL İMZALANDI Ayrıca toplantı öncesinde Kerkük Kültür Derneği ile Gazi Üniversitesi arasında akademik ve kültürel iş birliğini hedefleyen protokol Gazi Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörü Prof. Dr. Selami Candan ve Kerkük Kültür Derneği Başkanı Dr. Şemsettin Küzeci tarafından imzalandı. İmza merasiminde Türk Dünyası Uygulama ve Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy ile Kerkük Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Ömer Türkmenoğlu ile Doç. Dr. Servet Avşar da hazır bulundu.

Azerbaycanlı Türkolog İsayev: Irak Türkmenleri millî varlıklarını yaşatmak amacıyla edebiyata daha sıkı bağlandı Haber

Azerbaycanlı Türkolog İsayev: Irak Türkmenleri millî varlıklarını yaşatmak amacıyla edebiyata daha sıkı bağlandı

Azerbaycan Millî İlimler Akademisi (AMEA) Nizamî Gencevi Edebiyat Enstitütüsünde görev yapan ve Azerbaycan ile Irak Türkmen kültürleri üzerine çalışmaları olan Azerbaycanlı Türkolog Dr. Orhan İsayev; Irak Türkmen edebiyatının Osmanlı edebiyatı ile olan ilişkisi, Irak Türkmenlerinin edebiyat ile verdiği varlık mücadelesi, Azerbaycan edebiyatındaki muhaceret akımının önemi ve Irak Türkmenlerine yaşatılan baskılara yönelik Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. IRAK TÜRKMENLERİ İLE AZERBAYCAN HALKI İLİŞKİLERİNİN KÖKENİ NEREYE DAYANIYOR? Azerbaycan Türkleri ile Irak Türkmenlerinin ortak tarihi ve kültürünü en başından itibaren ele alan İsayev, öncelikle Selçuklu Devleti zamanından başlayarak Osmanlı Devleti’ne kadar olan süre zarfında 1534 yılına kadar Azerbaycanlılar ve Irak Türkmenlerinin yaşadığı “Türkmeneli” arazisinin büyük devletlerin kontrolünde olduğunu belirtti. İsayev, Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra Atebeyler Devleti’nin ortaya çıktığını belirterek “Hem Irak’ta atabeylikler oldu hem de Azerbaycan’da Azerbaycan atabeyleri veya Eldegezler Devleti kuruldu. Irak’taki Atabeyler, Nahçıvan’dan idare olunmaya başlandı. Hülaküler ortaya çıktı, tabii ki Moğol kökenliydiler ama bu araziler, yine aynı merkezden idare olunmaya başlandı. Sonra ise Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Sefeviler gibi Azerbaycanlı Türkmen devletleri, bu arazileri yine tek bir merkezden, bir bayrak altında idare ettiler.” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte “Şimdiki Güney Azerbaycan yani Tebriz, Erdebil ve Hoy, Irak ile Suriye Türkmenleri ve Doğu Anadolu’da yaşayan Türkmenler, bu devletlerin hâkimiyeti altına girdi ve bu yüzden biz, söz konusu arazinin dil, edebiyat, folklor ve sözlü edebiyat bakımından Azerbaycan ile aynı olduğunu görüyoruz. Bu yüzden biz, bu araziyi ‘Azerbaycan Etnomedeni Alanı’ olarak adlandırıyoruz. Tabii, Irak Türkmenlerinin yaşadığı ve başkenti Kerkük olan ‘Türkmeneli’ arazisi de buna dâhildir. Onların konuşma dili, biz ona ‘Menşet ağzı’ diyoruz, Azerbaycan Türkçesine yakın olduğu hâlde edebi dili Türkiye Türkçesidir.“ şeklinde konuşan İsayev, Irak Türkmenlerinin yazı dilinin Türkiye Türkçesi olmasının sebebinin ise Osmanlı Devleti’nin 1534 yılında Irak’ı fethettikten sonra 1917’ye kadar idaresi altında tutması olduğunu kaydetti. “IRAK VE AZERBAYCAN TÜRKMENLERİNİN DİLİ, İKİZ KARDEŞLER KADAR BİRBİRİNE YAKINDIR” Irak Türkmenleri açısından büyük öneme sahip Kerküklü halk bilimci Ata Terzibaşı’nın çalışmalarının, Irak Türkmenlerine ait hoyrat, mani ve destan gibi sözlü edebiyat eserlerinin Azerbaycan Türkçesiyle birebir aynı olduğunu ortaya koyduğunu belirten İsayev, Terzibaşı’nın şu sözlerine atıf yaptı: Irak Türkmenlerinin dili ile Azerbaycan Türkmenlerinin dili, ikiz kardeşler kadar birbirine yakındır. Arada uzun yıllar ayrılık olmasına rağmen bu diller arasında önemli farklılıklar oluşmamıştır. Bu şunu gösterir: Irak Türkmenleri, konuşma dillerini hâlâ konuşup korumayı başarmışlardır. Öte yandan İsayev, Terzibaşı’nın “Hoyratlar ve Maniler” kitabından yola çıkarak Irak Türkmenlerinin hoyratlarının Azerbaycanlıların bayatıları ile konu ve yapı bakımından birebir aynı olduğunu ve manilerin de buna dâhil olduğunu kaydetti. “TÜRK HALKLARININ AYNI SOYDAN GELDİĞİNİ FOLKLOR KANITLAMIŞTIR” Nasreddin Hoca’yı ise hem Irak Türkmenlerinin hem de Azerbaycanlıların “Molla Nasreddin” olarak adlandırdığını beyan eden İsayev, iki halka ait şarkıların da aynı olduğuna dikkat çekti. Türk halklarının “Dede Korkut”, “Köroğlu”, “Manas” gibi ortak destanları olsa da kendilerine ait millî destanları da olduğunu dile getiren İsayev, “Arzu Kamber” destanının ise Irak Türkmenleri arasındaki bilinirliğine dikkat çekerek söz konusu destanın Azerbaycan’da dört farklı türünün olduğunu ve her birisinin Kerkük türüne birçok bakımdan uyumlu olduğunu ifade etti. Bununla birlikte İsayev, şu değerlendirmelerde bulundu: Bir halkın dilini de değiştirmek mümkündür. Tarihini de yanlış istikamette araştırmak mümkündür ama folklor yanlış yazılamaz çünkü folklor, bir halkın düşüncesinin ürünüdür. O, asırlardan beri geldiği için hiçbir zaman ona tesir ve nüfuz etmeye hiç kimsenin gücü yetmemiştir. Bu yüzden Türk halklarının aynı soydan geldiğini folklor kanıtlamıştır. IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINDA HİKÂYE TÜRÜ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI? Irak Türkmen edebiyatının üç büyük devre (merheleye) ayrılabileceğini dile getiren İsayev, Irak Türkmen edebiyatının 16. yüzyılın ikinci yarısına kadar dil ve edebi süreç bakımından Azerbaycan edebiyatının bir hissesi olduğunu ve söz konusu dönemin “Bağdat Edebi Mühiti” olarak adlandırıldığını kaydetti. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın sonlarına kadar ise Irak Türkmen edebiyatının Osmanlı edebiyatı kapsamına girdiğini belirten İsayev, “20. yüzyılın sonlarından bugüne kadar Irak Türkmen edebiyatı millîleşti, özleşti çünkü siyasi süreçler, onların (Irak Türkmenlerinin) millî varlığının korunması için edebiyata sıkı sıkıya bağlanmalarını gerektirdi.” dedi. Irak Türkmen edebiyatında hikâye yazımının Osmanlı devrinde ortaya çıktığını dile getiren İsayev, Irak Türkmen ve Osmanlı edebiyatındaki hikâye yazımındaki temaların farklılığına dikkat çekti. Osmanlı edebiyatında hikâye türünün ilk kez 18. yüzyılda, Aziz Efendi sayesinde ortaya çıktığını beyan ederek buna karşın Irak Türkmen edebiyatında ilk hikâye türünün bundan 200 yıl sonra kayda geçtiğini belirtti. IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINDA İLK HİKÂYE ÖRNEĞİ “MÜBARİZE-İ AŞK” Bununla birlikte “Bazı araştırmacılar, Irak Türkmen edebiyatında hikâye türünün 1914 yılında, Mekkil Hebib’in ‘Gözlük’ adlı hikâyesiyle başladığını yazar ama bizim araştırmalarınız onu gösterdi ki bundan 5 yıl kadar önce ‘Maarif’ dergisinde Mahmut Nedim’in ‘Mübarize-i Aşk’ adlı bir hikâyesi yayımlandı. Demek ki Irak Türkmen edebiyatındaki ilk hikâye örneğinin 1909 yılında çıktığı hesap edilebilir.” şeklinde konuşan İsayev, Servetifünun ve Tanzimat dönemlerinde Osmanlı edebiyatının kendine özgü özelliklerinin bulunsa da bu özelliklerin Tanzimat dönemine dâhil olduğuna ve Tanzimat dönemindeki Avrupa etkisiyle Romantizm akımının ise önemli farklılıklar teşkil ettiğine dikkat çekti. IRAK TÜRKMENLERİ, EDEBİYATLA VARLIK MÜCADELESİ VERDİ Irak Türkmenlerinin hikâye yaratıcılığının daha çok realizm üzerinde durduğunu vurgulayan İsayev, bunun sebebinin Irak Türkmenlerinin Osmanlı Devleti’nden ayrıldıktan sonra Arapların olduğu bir muhite düşmesi şeklinde değerlendirerek “Vaktiyle orada dominant bir halk olan Türkmenler, Irak Devleti kurulduktan sonra azınlık konumuna düştüler. Tabii ki Araplaşmamak için öz dillerini, edebiyatlarını ve kültürlerini yitirmemek için edebiyatlarını daha da millîleştirdiler. Bu yüzden Irak Türkmen edebiyatının hikâyeciliği daha millî ve realist oldu.” dedi. En ağır manzume ile yazılan, anonim “Belki Gelir”, “Gelmez ve Gelmeyecek”, “Bekledi” hikâyelerini örnek göstererek bu hikâyenin İngiliz işgaline karşı yazıldığını dile getiren İsayev, “Mübarize-i Aşk” eserinde de benzer realist hususların olduğunu ifade ederek “Irak Türkmen edebiyatı, Osmanlı edebiyatının bir hissesi olsa da hikâye yazımında daha çok serbest hareket ettiler. Osmanlı tesiri, buraya o kadar da nüfuz edemedi.” dedi. AZERBAYCAN MUHACERET EDEBİYATI, AZERBAYCAN’IN BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNDU Bununla birlikte İsayev, Azerbaycan edebiyatının ise 20. yüzyılda Sovyet edebiyatının bir hissesi olduğunu kaydederek “Moskova’dan gelen emirler, Azerbaycan edebiyatına etki etti. Bütün eserler, günlük ideoloji kapsamında yazıldı. Bu yüzden bir 20. yüzyıl Azerbaycan edebiyatını Azerbaycan Sovyet edebiyatı olarak adlandırıyoruz. Bizim ayrıca muhaceret edebiyatımız da var. 1918 yılında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurulmuştu ve 23 ay sonra Sovyetler, o devleti devirdi." şeklinde konuştu. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurucuları arasında, başta Türkiye’de yaşamış ve mezarı Ankara’da bulunan Mehmet Emin Resulzade olduğunu kaydeden İsayev, hem Resulzade hem de kendisinin Türkiye, Almanya ve Fransa’da yaşamış olan dava arkadaşlarının hayatta olduğu dönemde Azerbaycan’ın muhaceret edebiyatının şekillendiğini beyan etti. Aynı devirde Azerbaycan Sovyet edebiyatı ve Azerbaycan muhaceret edebiyatının hâkim olduğunu fakat bu edebiyat tarzlarının farklı ideolojilere sahip olduğunu dile getiren İsayev, muhaceret edebiyatının daha millî olduğunu, Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve Türk dünyasına yakınlaşmasını savunduğunu vurguladı. “HER İKİ DÖNEMDE DE TÜRKMENLER BASKI ALTINDAYDI” Öte yandan “Aynı süreç, Irak Türkmen edebiyatında da devam ediyordu yalnız Irak Türkmen edebiyatında Türkmenler, Irak’ın içinde bile o mücadeleyi sürdürebiliyordu. Önce bu, İngiliz işgali sebebiyle İngilizlere karşıydı. Daha sonra orada bir kraliyet kuruldu, kukla bir devlet kuruldu ve o da İngilizlerin nezareti altındaydı. 1958 yılında ise Irak’ta bir Arap devleti kuruldu. Her üç dönemde de Türkmenler baskı altındaydı. Sonradan Saddam Hüseyin rejimi geldi ve burada durum daha da kötüleşti. Bu yüzden Irak Türkmenleri, öz varlıklarını koruyabilmek için edebiyata, kaleme sarıldı.” ifadelerini kullanan İsayev, Irak Türkmenlerinin edebiyatındaki farklılıkların siyasetle bağlantılı olduğunu belirterek Irak, Azerbaycan ve aynı zamanda Türkiye’nin 20. yüzyılda ayrı siyasi istikametlerde ilerlemesinin de bu farklılıklar açısından önemini dile getirdi. “EDEBİYAT, YAZILI ESERLERİN OLMASI SEBEBİYLE BİZE DAHA DERİN BİLGİ VERİR” İsayev, ayrıca “Tarihe bakıldığında ise bu arazide, Hazar Denizi’nden Batı’ya doğru giden Oğuzların kurduğu devletlerden, medeniyetlerden bahsediyoruz. Burada ortak yönler haddinden de çoktu. Öncelikle dil: Bu alanda yaşayan Türklerin dili, Türkistan’da yaşayan Türklerin dilinden farklıdır. Onlarda (Türkistan) daha çok Kıpçak ve Karluk elementleri baskınken Azerbaycan, İran, Irak, Suriye ve Türkiye Türkleri, Oğuzcada yazmaktadır. Buna karşın edebiyat, yazılı eserlerin olması sebebiyle bize daha derin bilgi verir. Burada biraz daha derin bir inceleme yaparak söz konusu arazide yaşayan Türklerin hangi dile ve hangi edebiyata daha yakın olduğunu görebiliyoruz.” şeklinde konuşarak İmadeddin Nesimi, Gazi Bürhaneddin, Cahanşah (Həqiqi), Abdülkadir Meragi, Mehemmed Füzûlî, Ahdî-i Bağdâdî’yi hem Irak Türkmen hem de Azerbaycan edebiyatının temsilcileri olarak tanımlayan İsayev, söz konusu isimlerin yaşadığı dönemin siyasi atmosferinin dil, kültür ve edebiyat bakımından birleştirici bir unsur olduğunu kaydetti. 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra Osmanlı ve Sefevi devletleri arasında meydana gelen çatışmalar neticesinde Osmanlı Devleti’nin Irak arazisini kontrolü altına almasıyla Irak Türkmenlerinin Osmanlı vatandaşı olma hakkına eriştiğini hatırlatan İsayev, bu tarih itibariyle Irak Türkmen edebiyatının Osmanlı edebiyatının bir hissesi hâline gelmeye başladığını kaydetti. IRAK TÜRKMEN VE AZERBAYCAN EDEBİYATINDA VATANPERVERLİK Irak Türkmenlerinde edebî dilin ağırlıkla Türkiye Türkçesi olduğunu bildiren İsayev, Irak Türkmenlerinin halk şairlerinin ise Azerbaycan Türkçesinden daha çok istifade ettiğini dile getirerek bu durumun Irak Türkmen edebiyatının zenginliğini gösterdiğinin altını çizdi. Öte yandan İsayev, 21. yüzyılın teknoloji çağı olduğunu belirterek “Bundan önceki dönemlerde edebiyatın insanlara, beşeriyete olan tesiri bugün o derecede kendini göstermemektedir. Butün dünyada bu böyledir. Kitaplar az okunmakta, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar ise hayatımıza daha çok dâhil oldu. Yine de edebiyat yaşıyor. Azerbaycan’da şiirler yazılıyor. Büyük şairler ve yazarlar var. Irak Türkmenleri de bizden farklı olarak bağımsız olmadıkları için ve birtakım sorunlar yaşadıkları için onların edebiyata olan bağlılıkları, bizden de Türkiye Türklerinden de daha çoktur. Onların gazetelerinde, televizyonlarında ve dergilerinde haddinden çok millî ruhu olan şiirlere rastlanılmakta ama ben Azerbaycan ve Türkiye dergilerini incelediğimde maalesef millî ruhu olan şiirlerin az olduğunu görüyorum.” değerlendirmesini yaptı. Ayrıca II. Karabağ Savaşı kaynaklı olarak Azerbaycan’da 2020 yılı civarında millî ruhun ve vatanperverliğin edebiyata daha çok yansıdığını kaydeden İsayev; internet sayfalarında, dergilerde ve gazetelerde de bu temadaki şiirlerde ve hikâyelerde artış olduğunu dile getirdi. Buna karşın savaş sona erdiğinde daha çok romantik temalı eserlerin ortaya çıktığını beyan ederek Türkiye için de aynı durumun söz konusu olduğunu ifade eden İsayev, son olarak şu değerlendirmeye yer verdi: Irak Türkmenleri ise öz millî varlıklarını yaşatmak amacıyla edebiyata daha sıkı bağlandı ve edebiyatlarında millî ruhta olan, millî düşünceyi ihtiva eden eserler yazıldı ve yazılmaktadır.

Birleşik Türkmeneli'nin nişanesi Irak Türkmen Cephesi 31 yaşında! Haber

Birleşik Türkmeneli'nin nişanesi Irak Türkmen Cephesi 31 yaşında!

Irak Türkmenlerinin siyasi hareketi Irak Türkmen Cephesi (ITC), 24 Nisan 1995’te Türkmen yurdu Erbil’de kuruluşunu ilan etti. Cephenin oluşturulmasında Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı, Erbil Türkmeni Prof. Dr. İhsan Doğramacı büyük rol oynadı. IRAK'TA TÜRKLERİN BİRLİĞİNİN NİŞANESİ IRAK TÜRKMEN CEPHESİ Irak Türkmen Cephesinin kuruluşu; diğer Türkmen siyasi ve kültürel grupları olan Irak Milli Türkmen Partisi, Türkmeneli Partisi, Türkmen Bağımsızlar Hareketi, Türkmen Kardeşlik Ocağı, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği gibi oluşumların bir araya gelmesiyle sağlandı. 1997 yılında yapılan kurultay sonucunda ITC; Irak’ın toprak bütünlüğü içerisinde Türkmenlerin ve diğer milletlerin meşru haklarına kavuşması, Irak’ta demokratik, insan hak ve özgürlüklerine saygılı çoğulcu parlamenter bir sistemin kurulması, Irak’ta yaşayan tüm etnik, mezhebi ve dini azınlıklar arasında eşitliğin sağlanması, siyasi ve idari yapının eşit haklar ilkesi esaslarına göre düzenlenmesi gibi temel prensipleri parti programı olarak kaydetti. ITC, TÜM DÜNYADAKİ TÜRKMENLERİ TEMSİL EDİYOR Irak Türkmen Cephesinin kuruluşunun ilan edilmesi, Türkmenlerin ekonomik, kültürel ve siyasi arenada atılım gerçekleştirmesini sağladı. Irak Türkmen Cephesinin ilk başkanlığını Turan Ketene yaptı. Türkiye’de de yakından tanınan cephenin 7. başkanı Erşat Salihi, 10 yıl (2011-2021) boyunca bu görevi ifa etti. Erşat Salihi, 2021 yılında bu görevi Hasan Turan’a devretti. Şu an ise bu görevi Kerkük valisi olarak seçilen Muhammed Saman Ağaoğlu devam ettiriyor. BÖLGEDEKİ TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI MÜCADELE VERİYORLAR Millî ve kültürel hareketin öncüsü olan ITC, Saddam rejiminin devrildiği 2003 yılından sonra Irak'ta değişen yönetimle birlikte demokratik bir sistemi destekledi. Irak Türkmen Cephesi, özellikle Kerkük, Telafer ve Musul’da DEAŞ militanlarına karşı mücadelede aktif rol oynadı. ITC, sadece Irak'taki değil, tüm dünyadaki Türkmenleri temsil etme görevini üstlendi. ITC, kuruluşundan bugüne Türkmen milletinin meşru haklarını savunan ve Türkmen toplumunu bütün dünyada temsil eden yegane kurum olarak bilinmektedir. BÖLGEDEKİ TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI MÜCADELE VERİYORLAR Milli ve kültürel hareketin öncüsü olan ITC, Saddam rejiminin devrildiği 2003 yılından sonra Irak'ta değişen yönetimle birlikte demokratik bir sistemi destekledi. Irak Türkmen Cephesi, özellikle Kerkük, Telafer ve Musul’da DEAŞ militanlarına karşı mücadelede aktif rol oynadı. ITC, sadece Irak'taki değil, tüm dünyadaki Türkmenleri temsil etme görevini üstlendi. ITC, kuruluşundan bugüne Türkmen milletinin meşru haklarını savunan ve Türkmen toplumunu bütün dünyada temsil eden yegane kurum olarak bilinmektedir.

Türkiye’den Kerkük’te Türkmen Vali seçilmesine destek: "Gecikmiş bir hakkın teslimi" Haber

Türkiye’den Kerkük’te Türkmen Vali seçilmesine destek: "Gecikmiş bir hakkın teslimi"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Kerkük’te Türkmen bir valinin göreve başlamasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu’nun Kerkük Valisi olarak göreve başlamasının memnuniyetle karşılandığı bildirildi. Bakanlık, Kerkük Vilayet Meclisinin 16 Nisan 2026 tarihli oturumunda vali seçilen Ağaoğlu’nun, Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'den mazbatasını alarak 20 Nisan itibarıyla resmen görevine başladığını hatırlattı. Açıklamada, çok kültürlü yapıya sahip Kerkük’te Türkmen bir valinin seçilmesinin; kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzur açısından “son derece önemli ve tarihî bir gelişme” olduğu vurgulandı. Bu adımın aynı zamanda Irak ve Kerkük’ün asli unsurlarından olan Türkmenler için “gecikmiş bir hakkın teslimi” olarak değerlendirildiği ifade edildi. Kerkük’te üst düzey idari görevlerin, farklı bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşılmasının sadece Türkmenler için değil, tüm Kerkük halkı için adil bir kazanım olduğuna dikkat çekildi. Türkiye, söz konusu gelişmenin Irak ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkı sağlamasını temenni etti. KERKÜK'TE TÜRKMEN VALİ DÖNEMİ: 102 YILLIK HASRET BİTTİ! Kadim Türkmen şehri Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi. Kerkük Vilayet Meclisi'nde 16 Nisan 2026 tarihinde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha'nın istifası kabul edilirken, yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa seçildi. Seçilmesinin ardından valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Vali Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi. Konuşmasında “Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım” ifadelerini kullanan Vali Ağa, “Burada sadece bir kesimi veya bir bileşeni temsil etmek için bulunmuyorum. Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım. Kerkük hepimizin mülküdür ve ortaklık bu aziz ilin istikrarının anahtarıdır.” dedi. “KERKÜK GÜL DEMETİDİR” Kerküklülerin yaşadıkları temel sorunları hatırlatan Vali Ağa, öncelik vereceği çalışma alanlarını şu şekilde sıraladı: Yakıt krizinin çözümü ve koordinasyon içinde elektrik verilme saatlerinin artırılması. Çiftçilerin haklarının korunması, hasat ve pazarlama süreçlerinin başarıyla yönetilmesi. Kerkük’ün ‘petrodolar’ haklarının takip edilmesi ve eğitim, sağlık, ticaret ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesi. Kerkük gençleri için yeni iş imkânlarının yaratılması. Vali Ağa, "Kerkük bir gül demetidir. Bu demetin her bir rengini koruyarak hizmet edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’dan Kerkük Valisi Seman Ağa’ya tebrik mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’dan Kerkük Valisi Seman Ağa’ya tebrik mesajı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kerkük Vilayeti Valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa’ya tebrik mesajı gönderdi. Topçu, 16 Nisan 2026 tarihli mesajında, Seman Ağa’nın Kerkük Valiliği görevine seçilmesini büyük bir memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Kerkük’ün Türkmen varlığının tarihi başkenti olduğuna dikkat çeken Topçu tebrik mesajında şu ifadeleri kullandı: Irak’ın Kerkük Vilayeti Valiliği görevine seçilmenizi çok büyük bir memnuniyetle öğrendim. Kerkük; Türkmen varlığının tarihî başkenti ve Irak’ın etnik, kültürel mozaiğinin,barış, hoşgörü ve kardeşliğin sembolüdür. Üstlenmiş olduğunuz bu kutsal emaneti, adalet ve eşitlik temelinde tüm Kerküklüler için huzur ve güven ortamının tesisine vesile olacak şekilde başarıyla yerine getirecek, tüm kardeşlerimizin haklarının korunmasında ve Kerkük’ün demografik ve kültürel yapısının muhafaza edilmesi hususlarında göstereceğiniz gayretle de, Irak’ın istikrar ve bütünlüğüne çok büyük katkıda bulunacaksınız. En içten tebriklerimle, Cenab-ı Haktan muvaffakiyetler diler, saygılar sunarım. KERKÜK'TE TÜRKMEN VALİ DÖNEMİ: “102 YILLIK HASRET BİTTİ” Kadim Türkmen şehri Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa seçildi. Kerkük Vilayet Meclisi'nde 16 Nisan 2026 tarihinde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha'nın istifası kabul edilirken, yeni vali olarak ITC Başkanı Ağa seçildi. Seçilmesinin ardından valilik binasında basın toplantısı düzenleyen Vali Ağa, Türkmenlerin yaklaşık 100 yıllık Kerkük yönetimi hasretinin sona erdiğini söyledi. Konuşmasında “Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım” ifadelerini kullanan Vali Ağa, “Burada sadece bir kesimi veya bir bileşeni temsil etmek için bulunmuyorum. Tüm Kerküklülerin hizmetkârı olacağım. Kerkük hepimizin mülküdür ve ortaklık bu aziz ilin istikrarının anahtarıdır.” dedi. “KERKÜK GÜL DEMETİDİR” Kerküklülerin yaşadıkları temel sorunları hatırlatan Vali Ağa, öncelik vereceği çalışma alanlarını şu şekilde sıraladı: Yakıt krizinin çözümü ve koordinasyon içinde elektrik verilme saatlerinin artırılması. Çiftçilerin haklarının korunması, hasat ve pazarlama süreçlerinin başarıyla yönetilmesi. Kerkük’ün ‘petrodolar’ haklarının takip edilmesi ve eğitim, sağlık, ticaret ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesi. Kerkük gençleri için yeni iş imkânlarının yaratılması. Vali Ağa, "Kerkük bir gül demetidir. Bu demetin her bir rengini koruyarak hizmet edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.