SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kezlev

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kezlev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kezlev haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımlıları zorla Rus ordusuna alan sözde Askerî Komiser Litvınenko’ya Ukrayna’dan savaş suçu suçlaması Haber

Kırımlıları zorla Rus ordusuna alan sözde Askerî Komiser Litvınenko’ya Ukrayna’dan savaş suçu suçlaması

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), işgal altındaki Kırım'ın Kezlev (Yevpatoriya) bölgesinde Rus işgal idaresi adına askerî komiserlik yapan Denis Litvinenko hakkında soruşturma başlattı. SBU Kırım Özerk Cumhuriyeti Başmüdürlüğü, Ukrayna vatandaşlarını yasa dışı yollarla Rusya Silahlı Kuvvetlerine kaydetmek ve zorla askere almakla suçlanan Litvinenko’ya resmî olarak suçlama yöneltti. "Ukrayna Halkının Cellatları Kitabı" projesi verilerine göre, 1978 Vinnıtsya doğumlu Denis Litvinenko uzun yıllardır Kırım’daki işgalci yapılarda görev yapıyor. Litvınenko, 2018-2021 yılları arasında sözde Kezlev ve Sak Şehirleri Askeri Komiserliği Planlama, Görevlendirme, Hazırlama ve Seferberlik Kaynaklarının Muhasebesi Dairesi Başkanı olarak görevi yaptı, ardından sözde askerî komiser vekilliği üstlendi. Mart 2024’ten bu yana ise Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Kezlev ve Sak bölgelerinden sorumlu sözde Askeri Komiser görevini yürütüyor. Soruşturma dosyasında Litvinenko’nun, 18 yaşına giren Ukraynalı gençlere bizzat askerlik çağrı belgeleri imzalayarak onları zorla işgalci ülkenin ordusuna dahil ettiği iki somut vaka belgelendi. Bu doğrultuda Litvınenko hakkında Ukrayna Ceza Kanunu'nun 438. maddesinin 1. fıkrası (Savaş yasaları ve geleneklerinin ihlali) uyarınca şüpheli bildirimi yapıldı. Şahsa ayrıca vatana ihanet ve iş birlikçilik suçlamaları yöneltildi. 53 BİN İNSAN ZORLA ASKEREYE ALINDI, 570 KİŞİYE CEZA VERİLDİ Litvınenko’nun faaliyetlerinin, işgalci güçlerin Kırım’da yürüttüğü sistematik zorunlu askerlik politikasının bir parçası olduğu vurgulandı. İşgal yönetimi 2015-2025 yılları arasında düzenlediği 22 yasa dışı askere alma kampanyayla yaklaşık 53 bin Ukrayna vatandaşını zorla Rus ordusuna aldı. Rus işgal mahkemeleri ise Rus ordusunda hizmet etmeyi reddeden sivillere baskı kurmak amacıyla askerlikten kaçma suçlamasıyla 625’ten fazla ceza davası açarak 570’in üzerinde mahkûmiyet kararı verdi. İşgal altındaki bölgelerde koruma altındaki sivillerin işgalci devletin ordusunda hizmet etmeye zorlanması Uluslararası İnsani Hukuku ve Roma Statüsü'nü ihlal eden açık bir savaş suçu teşkil ediyor.

Rusya, işgal altındaki Kırım’da 23 kültürel miras alanını yatırımcılara satıyor Haber

Rusya, işgal altındaki Kırım’da 23 kültürel miras alanını yatırımcılara satıyor

2014’ten bu yana Rus işgali altında bulunan Kırım’da Kremlin tarafından atanan sözde yönetim, kültürel miras alanlarını yatırımcılara kiralama, kullanım hakkını devretme, sözde “restorasyon” gerçekleştirme ve ticari amaçlarla değerlendirme seçenekleriyle sunuyor. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasına göre, Rusya’nın “Nasledie.dom.rf” platformunda Kırım’daki 23 taşınmaz yatırım amacıyla listeleniyor. Söz konusu taşınmazlar arasında Alupka’daki Vorontsov Sarayı kompleksinin ana binası ile Kezlev'deki (Yevpatoriya) Aleksandr Puşkin Tiyatrosu binası da yer alıyor. Her iki yapı da Ukrayna mevzuatına göre ulusal öneme sahip kültürel miras alanları arasında bulunuyor. KÜLTÜREL MİRAS ALANLARI YATIRIM PLATFORMUNDA Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği, Kırım’daki kültürel miras alanlarının Rus yatırım platformunda listelenmesini, yatırım için tanıtılmasını, ihaleye hazırlanmasını veya yatırımcılara devredilmesini değerlendirerek, bu uygulamaların yalnızca işgalci devletin ekonomik politikalarının bir unsuru olarak değil, aynı zamanda işgal altındaki bölgelerdeki taşınmazlar ve kültürel miras üzerinde fiilî tasarruf aracı olarak değerlendirilebileceği belirtildi. Açıklamada, söz konusu uygulamaların kültürel miras alanlarının kullanım biçiminin değiştirilmesi, özgün görünümüne müdahale edilmesi ve Ukrayna’nın kültürel mirasın korunmasından sorumlu kurumlarının onayı olmadan çalışma yürütülmesi riskini beraberinde getirdiği ifade edildi. YALTA VE KEZLEV'DE 5 KÜLTÜREL MİRAS ALANI Rus yatırım platformunda işgal altındaki Yalta ve Kezlev'de bölgesel öneme sahip 5 kültürel miras alanının da yatırımcılara sunulduğu belirtildi. Platformdaki “Kırım Cumhuriyeti” bölgesi filtrelendiğinde 23 yatırım nesnesinin görüldüğünü aktaran Ukrayna tarafı, “yerel öneme sahip” statüsüne göre ise 21 taşınmazın listelendiğini bildirdi. Temsilcilik, Rusya tarafından platformda sunulan tüm taşınmazların Ukrayna mevzuatına göre koruma statüsüne sahip olmadığını ve bu nedenle söz konusu yapıların hukuki statülerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Ukrayna’nın Devlet Taşınmaz Anıtlar Sicili'ne göre, platformda yer alan 10 taşınmaz sicile kayıtlı veya kültürel miras alanı olarak koruma altında bulunuyor. Beş taşınmaz ise Ukrayna’nın Devlet Taşınmaz Anıtlar Sicili'nde yer almamasına rağmen 1 Ocak 2013 tarihli Kırım Özerk Cumhuriyeti'ndeki yerel ve ulusal öneme sahip anıtlar ile yeni tespit edilen kültürel miras alanları listesinde yer alıyor. İŞGAL ALTINDAKİ YAPILAR TİCARİ KULLANIMA AÇILABİLİR Ukrayna makamlarının aktardığına göre, Rusya tarafından ihaleye hazırlanmakta olan beş taşınmazın tamamı kötü durumda bulunuyor, kullanılmıyor ve mühendislik altyapısına sahip değil. Ukraynalı uzmanlar, bu durumun Rusya açısından söz konusu yapıların sözde “restorasyon” programlarına dahil edilmesi için gerekçe oluşturabileceğini belirtti. Uzmanlara göre, taşınmazların çoğunun Yalta, Kezlev ve Koreyiz gibi ticari açıdan cazip veya turistik bölgelerde bulunması, yatırım ilgisinin yalnızca kültürel mirasın korunması amacıyla sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor. Yapıların turizm, otelcilik, sanatoryum veya diğer ticari faaliyetlerde kullanılması ihtimali de bulunuyor. Öte yandan Rusya’nın platformunda otel olarak kullanılmak üzere sunulan taşınmazlar için, otelin en az 500 metrekare alana sahip olması, en az 10 odadan oluşması ve işletmeye açıldıktan sonraki bir yıl içinde en az üç yıldızlı sınıflandırmaya sahip olması şartıyla yüzde 6 faizli kredi imkânı sunulduğu belirtildi.

İşgal altındaki Kırım’da alıkonulan iki Kırım Tatarı, 20 aydan uzun süre aileleriyle görüştürülmedi Haber

İşgal altındaki Kırım’da alıkonulan iki Kırım Tatarı, 20 aydan uzun süre aileleriyle görüştürülmedi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iki Kırım Tatarı Enver Çauş ve Müslim Mambetov’un 25 Aralık 2024’te alıkonulduğunu ve yaklaşık 20 ay boyunca Akmescit’teki (Simferopol) 2 No’lu Cezaevi’nde tutulduklarını bildirdi. Bariyev, iki gencin bu süre boyunca aileleriyle herhangi bir iletişim kurmasına izin verilmediğini belirtti. Çauş ve Mambetov’un gözaltında tutulduğu bilgisi, haklarında yürütülen mahkeme sürecinin ardından Ağustos 2026’da kamuoyuna yansıdı. Böylece aileleri, yakınlarının yaklaşık 20 ay boyunca nerede ve hangi koşullarda tutulduğunu ancak uzun bir süre sonra öğrenebildi. Ailelerin bu süreçte Rusya Federal Güvenlik Servisine (FSB) karşı şikayet ve dava başvurularında bulunduğu fakat sonuç alamadığı kaydedildi. Rus işgal makamlarının, iki Kırım Tatarının alıkonulduğu ancak 18 Ağustos’ta gerçekleştirilen mahkeme duruşmasının ardından kabul ettiği bildirildi. Bunun yanında Bariyev, aynı dosya kapsamında sekiz kişinin "vatana ihanet" suçlamasıyla alıkonulduğunu belirterek, bu kişilerin Andriy Bryuhanov, Taras Hudak, Enver Çauş, Olha Tsırık, Hlib Kutsenko, Anatoliy Revut, Evelina Melnıçuk ve Tetyana Diyakunovska olduğunu açıkladı. AİLELERİ, İLK KEZ KAFESİN ARDINDAN GÖRDÜLER Rus işgal makamlarının Çauş ve Mambetov’u, Ukrayna istihbarat servislerine bilgi aktarmak ve para transferi yapmakla suçladığı belirtildi. İki Kırım Tatarı hakkında yöneltilen "vatana ihanet" suçlamasının 20 yıla kadar hapis cezası öngördüğü ifade edildi. Başkan Bariyev, Mambetov’un tutsaklık tedbirine ilişkin ilk mahkeme duruşmasının 28 Ağustos’ta yapıldığını, Çauş’un duruşmasının ise 2 Eylül’de gerçekleştirilmesinin planlandığını kaydetti. Ayrıca, Bariyev’in aktardığına göre aileler, çocuklarını yasa dışı bir şekilde gözaltına alınmalarından bu yana ilk kez Akmescit'teki Kıyivskiy Bölge Mahkemesinin avlusunda, konvoy eşliğinde götürülürken ve yalnızca bir kafesin ardından görebildi. Çauş ve Mambetov’un, gözaltına alındıkları gün üzerlerinde bulunan kıyafetleri giymeyi sürdürdükleri, bu süre boyunca kendilerine paket veya ilaç ulaştırılmasına izin verilmediği bildirildi. Bunu yanı sıra, tam izolasyon altında tutulduğu süre boyunca Enver Çauş’un iki büyükbabasını ve kardeşini kaybettiği, ancak kendisinin bu ölümlerden haberdar olmadığı belirtildi. İKİ GENÇ DE KEZLEV’DE DÜNYAYA GELDİ Öte yandan, Enver Çauş ve Müslim Mambetov’un, Kırım’ın Kezlev (Yevpatoriya) kentindeki Kırım Tatarlarının yoğun olarak yaşadığı İsmail Bey bölgesinde doğup büyüdüğü ifade edildi. Eskender Bariyev, ailelerinin 1990'lı yıllarda sürgün edildikleri yerlerden tarihî vatanları Kırım'a dönme hayali kurduğunu ve çocuklarını kendi topraklarında yetiştirdiğini belirtti. Ayrıca, Kırım Tatar Kaynak Merkezi daha önce, iki ay süren çalışmalar sonucunda Rus işgali altındaki Akmescit'te bulunan 2 No’lu cezaevinin gizli hücrelerinde tutulan 12 kişinin kimliğinin tespit edildiğini açıklamıştı.

Ukrayna'dan Kırım’daki Rus askerî tesislerine ağır darbe: Operasyon merkezleri vuruldu Haber

Ukrayna'dan Kırım’daki Rus askerî tesislerine ağır darbe: Operasyon merkezleri vuruldu

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 26 Mart’ı 27 Mart’a bağlayan gece işgal altındaki Kırım Yarımadası’nda bulunan Rus askerî hedeflerine yönelik bir dizi saldırı gerçekleştirdi. Operasyonlarda Rusya’nın silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve insansız deniz araçlarını (İDA) yönettiği kritik üsler ile gelişmiş radar sistemleri başarıyla imha edildi. AKYAR’DA İDA ÜSSÜ HEDEF ALINDI Ukrayna Özel Operasyon Kuvvetleri (SSO), yerel direniş hareketleriyle koordineli bir şekilde çalışarak Akyar’daki (Sivastopol) Rus İDA operatörlerinin bulunduğu üsse başarılı bir saldırı düzenledi. "Middle Strike" birimleri tarafından yürütülen operasyonda, SSO'ya ait kamikaze SİHA’ların belirlenen hedeflere ulaştığı bildirildi. Bu darbenin, Rusya'nın Karadeniz'deki operasyon kabiliyetini ve lojistik yönetimini doğrudan etkilediği belirtildi. “VALDAY” RADARI VE SİHA KOMUTA MERKEZİ İMHA EDİLDİ Öte yandan Ukrayna Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, gece boyunca süren operasyonların diğer ayakları Sarabuz (Gvardeyskoye) ve Kezlev (Evpatoriya) bölgelerinde yoğunlaştı. Sarabuz’da Rus ordusunun küçük boyutlu SİHA’ları tespit etmek ve onlara karşı koymak için kullandığı gelişmiş "Valday" radar kompleksi vuruldu. Kezlev’de ise Rus güçlerinin SİHA’larını koordine etmek için kullandığı "Forpost" yer kontrol istasyonu etkisiz hâle getirildi.

Kırım’da Rus savunma hattına ağır darbe: Pantsir sistemleri ve radar istasyonları imha edildi Haber

Kırım’da Rus savunma hattına ağır darbe: Pantsir sistemleri ve radar istasyonları imha edildi

Ukrayna Deniz Kuvvetleri ve Özel Harekat Kuvvetleri (SSO), işgal altındaki Kırım'da Rus askerî hedeflerine yönelik eşgüdümlü bir operasyon gerçekleştirdi. 8 Mart’ı 9 Mart’ta bağlayan gece düzenlenen saldırılarda, Rusya'nın kritik hava savunma sistemleri, silahlı insansız hava aracı (SİHA) kontrol merkezleri ve stratejik radar istasyonları imha edilerek Rus ordusunun bölgedeki gözetleme kapasitesine ağır bir darbe indirildi. Ukrayna Deniz Kuvvetlerinden yapılan açıklamaya göre, Özel Harekat Kuvvetleri ile birlikte yürütülen operasyon kapsamında Rusya’nın hava ve deniz varlıkları hedef alındı. Saldırılarda, Rusya’nın en modern hava savunma araçlarından olan 3 adet Pantsir-S1 füze sistemi isabet alarak saf dışı bırakıldı. Operasyonun deniz ayağında ise, Kezlev (Evpatoriya) ilçesine bağlı Novoazernoye’de Rus ordusuna ait "BK-16" projesi (02510) süratli çıkarma botu başarıyla vuruldu. HAVA ÜSSÜ VE SİHA ALTYAPISI HEDEF ALINDI Kırım'daki Rus askerî lojistiğini felç etmeyi hedefleyen Ukrayna birlikleri, İslam Terek (Kirovskoye) yerleşimimde bulunan hava üssündeki askerî altyapıyı da hedef aldı. Bu stratejik noktada Rusya'nın saldırı ve keşif amaçlı kullandığı "Orion" tipi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) depolama alanı vurulurken, bu SİHA’ları yöneten 4 adet kontrol istasyonu tamamen imha edildi. Ayrıca bölgedeki bir mobil saldırı grubunun da etkisiz hale getirildiği bildirildi. RUSYA’NIN “GÖZLERİ” KÖR EDİLDİ Bununla birlikte Özel Operasyon Kuvvetleri (SSO) tarafından paylaşılan bilgilerde, Rusya’nın erken uyarı ve hava takip kapasitesine yönelik stratejik bir hamle yapıldığı vurgulandı. Kezlev yakınlarında gerçekleştirilen saldırılarda; 5N84A "Oborona-14" radar istasyonu, "Nebo-U" tipi gelişmiş radar sistemi, yönü ve oryantasyonu gizleyen radyo-şeffaf kubbeler içindeki 2 adet özel radar istasyonu imha edildi. Ukraynalı yetkililer, radyo-şeffaf kubbelerin antenlerin her yöne dönmesine olanak sağladığını ancak bu sistemlerin imha edilmesiyle Rusya'nın hava hedeflerini tespit ve yok etme kabiliyetinin ciddi şekilde zayıflatıldığını belirtti.

Kırım Müslümanları Dini İdaresi: Han Camisi’nin ele geçirilmesi Kırım’daki dini baskıların devamıdır Haber

Kırım Müslümanları Dini İdaresi: Han Camisi’nin ele geçirilmesi Kırım’daki dini baskıların devamıdır

Rusya tarafından 2014 yılında işgal edilen Kırım’da bağımsız dini cemaatlere baskı uygulanmaya devam ediyor. Rus işgal yönetiminin aralık ayında Kezlev’deki (Yevpatoria) tarihi Han Camisi’ni (Cuma Camisi) zorla kontrol altına aldığı öğrenildi. Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, Rus işgal güçlerinin Kezlev’deki tarihî Han Camisi’ne baskın düzenlemesini, işgal altındaki Kırım’da dini cemaatlere yönelik süregelen baskının bir parçası olarak değerlendirdi. Açıklamada, Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Müftülüğünün de sürece dahil olduğu operasyonun, bir “cemaatler arası anlaşmazlık” ya da “mahkeme kararlarının uygulanması” olarak sunulamayacağı vurgulanarak, “Bu, Müslüman yaşamını işgal yönetiminin hiyerarşisine tabi kılmayı amaçlayan, ‘böl ve yönet’ anlayışına dayalı bir operasyondur.” ifadelerine yer verildi. Kırım Müslümanları Dini İdaresine göre asıl mesele, taraflar arasındaki eski anlaşmazlıklar değil; işgal rejiminin hiçbir özerkliğe tahammül etmemesi. Açıklamada, “Bugün ‘uyum sağlamayanlar’ tasfiye ediliyor, yarın başkaları hedef alınabilir. En önemli ders ise şu: İşgal yönetimine sergilenen göstermelik sadakat hiçbir garanti sağlamaz. Aksine, kimi daha sonra ‘pazarlık unsuru’ olarak kullanabileceklerini gösterir. İşgal koşullarında ‘bizden olanlar’ yoktur; sadece kontrol edilenler ve henüz baskı altına alınmamış olanlar vardır.” denildi. Açıklamada, camiye düzenlenen baskının asıl amacının işgal yönetimine sadık bir imamın zorla atanması olduğu belirtilirken, “Kremlin’e bağlı Kırım Müftülüğü ise caminin ele geçirilmesini ve kapatılmasını, cemaati tasfiye eden işgal mahkemesi kararlarına dayandırarak ‘yasal’ göstermeye çalışıyor. Bu, tekelleşmenin işleyiş mekanizmasıdır: Önce yargı yoluyla ‘tasfiye’, ardından kutsal mekânın güç kullanılarak ‘boşaltılması’.” şeklinde kaydedildi ve bu tür baskıların sona ermesi için Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması gerektiği vurgulandı. “KIRIM TATAR HALKINA YÜRÜTÜLEN SİSTEMATİK BASKININ GÖSTERGESİ” Öte yandan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) de Han Camisi’nin ele geçirilmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu süreçte kilit rolü işgal yönetimiyle iş birliği içinde hareket eden müftü Emirali Ablayev’in oynadığını vurguladı. KTMM açıklamasında, Han Camisi’ne yönelik müdahalenin Kırım Tatar halkına karşı yürütülen sistematik baskının açık bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamada, “Han Camisi’nin ele geçirilmesi, Kırım Tatarlarına yönelik sistematik baskının, dini özgürlüğün yok edilmesinin ve Rusya’nın Kırım’daki işgal politikalarını meşrulaştırma çabalarının bir başka adımıdır.” ifadelerine yer verildi. KEZLEV’DEKİ CUMA CAMİSİ (HAN CAMİSİ) Mimar Sinan tarafından tasarlanan cami, 1552-1564 yılları arasında inşa edildi. Kırım’ın en büyük ve en görkemli camisi olan Cuma Camisi'nin yapımı 1552’de Kırım Hanı I. Devlet Giray tarafından başlatıldı. I. Devlet Giray Han, camiyi inşa etmek için Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ı görevlendirdi ancak Mimar Sinan’ın, Kırım’a gidip gitmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte Mimar Sinan'ın 1550-1557 yılları arasında Süleymaniye Camisi'nin yapımıyla meşgul olduğu için Kırım’a gitmediği ve verdiği talimatlarla kalfası ile yerli ustaların inşa ettiği tahmin ediliyor. Savaş olduğu için cami yapımı uzun sürmüş, 1564 yılında tamamlanmıştır. Hanların taç giyme törenlerinde de kullanılmış olan ve çok kubbeli yapısıyla Ukrayna’nın en büyük camileri arasında yer alan eser, Kezlev’in tarihi merkezinin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Rus işgali altındaki Kırım’da tarihi Han Camisi’ne müdahale: Cemaat Cuma Namazı'ndan uzaklaştırıldı! Haber

Rus işgali altındaki Kırım’da tarihi Han Camisi’ne müdahale: Cemaat Cuma Namazı'ndan uzaklaştırıldı!

Rusya tarafından 2014 yılında işgal edilen Kırım’da bağımsız dini cemaatlere baskı uygulanmaya devam ediyor. Rus işgal yönetiminin Kezlev’deki (Yevpatoria) tarihi Han Camisi’ni zorla kontrol altına aldığı bildirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanın Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rus işgal güçlerinin desteğiyle Kezlev’deki 16. yüzyıldan kalan Han Camisi’nin zorla ele geçirildiğini duyurdu. Açıklamada, 26 Aralık 2025 tarihinde Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Müftülüğünün, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve sözde polis desteğiyle yerel Müslüman cemaatini Cuma Namazı'ndan uzaklaştırdığı ve camiye kendi belirlediği bir imamı dayattığı aktarıldı. Temsilcilik, bu adımı “tarihi ve dini mirasa yönelik açık bir ihlal” olarak nitelendirdi. Yerel cemaat ise olay sırasında sert müdahalelerin yaşandığını, bazı kişilerin alıkonularak bilinmeyen yerlere götürüldüğünü ve caminin kullanım hakkına ilişkin devam eden hukuki süreçlere rağmen yargı dışı baskı uygulandığını bildirdi. KEZLEV’DEKİ CUMA CAMİSİ (HAN CAMİSİ) Mimar Sinan tarafından tasarlanan cami, 1552-1564 yılları arasında inşa edildi. Kırım’ın en büyük ve en görkemli camisi olan Cuma Camisi'nin yapımı 1552’de Kırım Hanı I. Devlet Giray tarafından başlatıldı. I. Devlet Giray Han, camiyi inşa etmek için Osmanlı mimarı Mimar Sinan’ı görevlendirdi ancak Mimar Sinan’ın, Kırım’a gidip gitmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte Mimar Sinan'ın 1550-1557 yılları arasında Süleymaniye Camisi'nin yapımıyla meşgul olduğu için Kırım’a gitmediği ve verdiği talimatlarla kalfası ile yerli ustaların inşa ettiği tahmin ediliyor. Savaş olduğu için cami yapımı uzun sürmüş, 1564 yılında tamamlanmıştır. Hanların taç giyme törenlerinde de kullanılmış olan ve çok kubbeli yapısıyla Ukrayna’nın en büyük camileri arasında yer alan eser, Kezlev’in tarihi merkezinin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.