SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kgaö

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kgaö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kgaö haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dr. Sabir Askeroğlu: Türkiye ve Kazakistan Türk dünyasında birbirini tamamlıyor Haber

Dr. Sabir Askeroğlu: Türkiye ve Kazakistan Türk dünyasında birbirini tamamlıyor

Cihan Özkan QHA/Ankara Uzun yıllardır Rus dış politikası, güvenlik stratejileri, Türk dünyası ve Avrasya jeopolitiği üzerine yoğunlaşan ve Ukrayna-Rusya Savaşı üzerine kitap çalışması yürüten analist Dr. Sabir Askeroğlu, Kazakistan’ın dış politika hamlelerini, Türkiye ile ilişkilerini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Düşünce kuruluşlarında uzman ve stratejist olarak görevler alan Askeroğlu, Kazakistan’ın dış ve güvenlik politikasını, jeopolitik gerçeklikler ile küresel güç mücadelesinin ortaya çıkardığı dönemsel konjonktür üzerine inşa ettiğini belirterek, ülkenin soğuk savaş sonrası küresel ekonomiye entegre olmaya çalıştığını, Rusya’nın yanında ABD ve Çin ile de güvenlik alanında iş birliğini geliştirdiğini kaydetti. “KAZAKİSTAN, DENGE SİYASETİNİ KORUDU” Kazakistan’ın, Türkiye ile askerî teknik ve kültürel alanlardaki ilişkilerine de ayrıca önem verdiğine işaret eden Askeroğlu, “2000'li yıllardan itibaren Rusya ile hem ikili anlaşmalar hem de Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üzerinden müttefikliğini sürdürürken; Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), ABD ile C5+1 Platformu ve Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üzerinden ortaklıklarını geliştirmeye devam etti.” dedi. Askeroğlu, Kazakistan’ın kendisini dış yatırımlara açarak ekonomik açıdan cazibe merkezi hâline gelmeye çalıştığını, taraf olduğu uluslararası güvenlik mekanizmalarını herhangi bir aktörün aleyhine kullanmaktan kaçındığını kaydetti. Kazakistan'ın çok yönlü dış politika anlayışı ile büyük güçler arasında denge kurabildiğini vurgulayan Askeroğlu, “Kazakistan, bu dengeyi bugüne kadar büyük ölçüde korumayı başarmıştır.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR” Türk toplulukları ve Türk devletlerinin her birinin Türk dünyasının önemli ve vazgeçilmez bileşenleri olduğunu anımsatan Askeroğlu, Türk devletlerinin kendi aralarındaki ve Ankara ile geliştirdikleri ilişkilerin Türk dünyasının kültürel entegrasyonuna hizmet ettiğini belirtti. Ankara ile Astana arasındaki ilişkilerin bu çerçevede özel bir öneminin olduğunu aktaran Askeroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: Ankara ile Astana arasındaki ilişkiler de bu çerçevede özel bir önem taşımaktadır. Coğrafi konumu ve tarihsel-siyasi geçmişi nedeniyle Türkiye ile Kazakistan, Türk dünyasında birbirini tamamlayan iki önemli aktördür. Benzer durum diğer Türk devletleri için de geçerlidir. Bu nedenle siyasi kültürler arasındaki farklılıklar ve ortak yönler dikkate alınarak stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi, daha sağlıklı ve sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır. “RUSYA, TÜRKİSTAN’I ‘ETKİ ALANI’ GÖRÜYOR” Askeroğlu, Kazakistan’ın jeopolitik konumu nedeniyle büyük güçlerin güvenlik politikalarını dikkate almak zorunda olduğunu ifade ederek, “Türkiye'nin bölgedeki etkisini ve bağlarını güçlendirmesi yalnızca Rusya tarafından değil, Çin tarafından da yakından takip edilmektedir. Rusya, Türkistan coğrafyasını kendi ‘etki alanı’ olarak görmekte; Kazakistan'ı ise diğer Türk devletlerinden farklı bir konumda değerlendirerek güney sınırlarının güvenliği açısından hayati önemde kabul etmektedir.” şeklinde konuştu. “RUSYA, TÜRK DEVLETLERİNİN İLİŞKİLERİNDEN RAHATSIZ” Askeroğlu, Rusya’nın resmî millî güvenlik doktrinlerinden yola çıkarak yaptığı değerlendirmede, Rusya’nın yalnızca Kazakistan'ın değil, genel olarak Türkistan coğrafyasındaki devletlerin Türkiye, ABD veya Avrupa Birliği (AB) ile ekonomik ve stratejik ilişkilerinin kendi ilişkilerinin önüne geçmesinden rahatsızlık duyduğunu kaydetti. “RUSYA, ESKİ KAPASİTESİNE SAHİP DEĞİL” Kazakistan Meclisinin, 17 Haziran 2026'da onayladığı ve kriz durumlarında KGAÖ birliklerinin ülkeye giriş, geçici konuşlanma ve transit geçiş prosedürlerini hızlandıran ve kolaylaştıran kararına değinen Askeroğlu, “KGAÖ'nün son yıllarda zayıflama sürecine girdiği ve Rusya'nın da Ukrayna Savaşı nedeniyle komşu ülkeler üzerinde geçmişte sahip olduğu ölçüde nüfuz kurabilecek kapasiteye sahip olmadığı dikkate alındığında, alınan bu kararın Kazakistan'ın egemen devlet imajını zayıflatacağını düşünmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Moskova’da ipler koptu: Ermenistan için rotada Türkiye mi var? Haber

Moskova’da ipler koptu: Ermenistan için rotada Türkiye mi var?

Güney Kafkasya’da jeopolitik fay hatları Nisan 2026 itibarıyla yeniden hareketlendi. 1 Nisan’da Moskova’da gerçekleşen Vladimir Putin ile Nikol Paşinyan arasındaki zirvenin herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona ermesi, iki ülke arasındaki güvenlik ve enerji temelli derin görüş ayrılıklarını tescilledi. Rusya’nın güvenilir bir garantör olma vasfını yitirmesiyle oluşan boşlukta Türkiye, bölgesel istikrarın anahtarı ve yapıcı bir arabulucu olarak öne çıkıyor. ENERJİ BAĞIMLILIĞI TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR Ermenistan Parlamentosu Başkanı Alen Simonyan’ın zirvenin hemen ardından 4 Nisan 2026’da yaptığı açıklama, sürecin seyrini etkileyen önemli gelişmelerden biri oldu. Simonyan, Rus gaz fiyatlarında artış olması hâlinde ülkesinin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliğini gözden geçirebileceğini belirtti. Bu açıklama, Erivan’ın Moskova’ya yönelik artan enerji bağımlılığını ve buna bağlı siyasi hassasiyetlerini gündeme taşıdı. Analistlere göre bu durum, Ermenistan’ın alternatif enerji projelerine yönelme ihtimalini artırırken, Türkiye’yi potansiyel bir ortak olarak öne çıkarıyor. RUSYA’DAN EKONOMİK ABLUKA: "KONYAK VE TARIM" DARBESİ Moskova yönetimi, diplomatik tıkanıklığı ekonomik baskı araçlarıyla derinleştiriyor. 7 Nisan 2026’da Rusya’nın alkol regülatörü, Ermenistan’ın en büyük ihracat kalemlerinden olan "Proşyan Konyak Fabrikası"nın lisansını iptal etti. "Teknik" gerekçelerle sunulan bu kısıtlamalar, tarım ve gıda ürünlerine yönelik sertifikasyon engelleriyle birleşince, Ermeni üreticiler için yeni ticaret koridorları bulmak bir zorunluluk haline geldi. Bu senaryoda Türk lojistik ve transit rotaları, Ermenistan ekonomisi için hayati bir "can damarı" olma özelliği taşıyor. KAFKASYA’DA YENİ DENKLEM: ANKARA’NIN STRATEJİK KAZANIMI Erivan’ın Rus yörüngesinden çıkış süreci, Ankara’nın diplomatik ve ekonomik nüfuzunu pekiştirmesi için geniş bir fırsat penceresi açıyor. Türkiye; Gürcistan, Ermenistan ve İran arasındaki ulaşım sisteminde eksik olan halkayı tamamlayarak bölgesel bir ticaret merkezi olma yolunda ilerliyor. Enerji fiyatlarına ilişkin belirsizlikler ve ticari kısıtlamalar, Ermenistan açısından alternatif iş birliği arayışlarını hızlandırırken, Türkiye’nin enerji ve ticaret koridorlarında sunduğu çeşitlendirme seçenekleri dikkat çekiyor. Uzmanlar, Rusya’nın sistemli baskılarının aksine Türkiye’nin sunduğu öngörülebilir ve karşılıklı kazanca dayalı iş birliği modelinin Erivan’da karşılık bulmaya başladığını belirtiyor. Nisan 2026’da yaşanan bu olaylar dizisi, Rusya’nın bölgedeki etkisinin zayıfladığı ve Türkiye’nin Kafkasya’nın ana aktörü olarak perçinlendiği uzun vadeli bir eğilimi temsil ediyor.

KGAÖ, Avrupa'nın Ukrayna'ya asker göndermesi durumunda Rusya'ya destek verecek Haber

KGAÖ, Avrupa'nın Ukrayna'ya asker göndermesi durumunda Rusya'ya destek verecek

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Genel Sekreteri İmangali Tasmagambetov, Avrupa'dan Ukrayna'ya askeri birlik gönderilmesi halinde KGAÖ'nün Rusya'ya yardım sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Rus propaganda haber ajansı İzvestiya’ya verdiği demeçte Tasmagambetov, Kremlin'in NATO karşıtı söylemlerini tekrarlayan açıklamalarda bulundu. NATO'nun İsveç ve Finlandiya'nın ittifaka katılmasının ardından artan etkinliğinin endişe verici olduğunu belirten Tasmagambetov, bu durumun NATO ve KGAÖ gibi iki askeri-politik ittifak arasındaki cephe temas hattının genişletilmesine yol açtığını ileri sürdü. Avrupa'nın Ukrayna'ya asker gönderilmesiyle ilgili yapılan tartışmalara değinen Tasmagambetov, bu tür girişimlerin daha önce de gündeme geldiğini belirtti. Ancak, şu ana kadar bu askerî birliklerin Ukrayna'da resmi olarak bulunmadığını vurguladı. Ayrıca Avrupa'daki halkın, ekonomik ve sosyal sorunlardan bunaldığı bir dönemde hükûmetlerinin böyle bir karar almasının halk tarafından onaylanmayacağını ileri sürdü.  Tasmagambetov, Avrupa'nın Ukrayna'ya asker göndermesi halinde KGAÖ’nün, örgütün tüzüğü çerçevesinde Rusya'ya çeşitli yardım seçenekleri sunmaya hazır olduğunu açıkladı. Ancak, hangi tür yardımların yapılacağına dair detay vermedi. AVRUPA UKRAYNA'YA ASKER GÖNDERME OLASILIĞINI DEĞERLENDİRİYOR Son haftalarda Avrupa'da Ukrayna'ya asker gönderme konusundaki tartışmalar yoğunlaşmış durumda. Avrupa liderleri, Donald Trump yönetiminin göreve gelmesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nin Ukrayna'daki savaşa yaklaşımını "değiştirdiğini" kabul etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 5 Mart'ta yaptığı açıklamada savaşın Ukrayna'nın teslimiyetiyle sona ermemesi gerektiğini vurgulayarak, barışın "her ne pahasına olursa olsun" sağlanmaması gerektiğini belirtti. Barışın kalıcı ve garantili olması gerektiğini savunan Macron, bu bağlamda, barış anlaşmalarının ardından Avrupa ordularının Ukrayna'ya yerleştirilmesinin, bu anlaşmaların garantörü olarak gündeme gelebileceğini kaydetti. Macron, Rusya'nın sadece Ukrayna için değil, AB ülkeleri için de tehlike oluşturduğunu, ordusunu güçlendirmeye devam ettiğini ve Ukrayna ile yetinmeyebileceğini vurguladı. Rusya'nın farklı ülkelerdeki seçimlere müdahalesini, sabotajlarını ve siber saldırılarını, Rusya'nın saldırganlığının "sınır tanımadığının" örnekleri olarak gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.