SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kıbrıs Cumhuriyeti

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kıbrıs Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıbrıs Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Doç. Dr. Balyemez: Gaspıralı'nın Türk fikir hareketi üzerindeki etkisini Kıbrıs'ta görmek mümkündür Haber

Doç. Dr. Balyemez: Gaspıralı'nın Türk fikir hareketi üzerindeki etkisini Kıbrıs'ta görmek mümkündür

Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez, Kıbrıs'ın Türkiye için önemini stratejik bir ileri karakol olmanın ötesinde, 500 yıllık köklü bir gönül bağı ve millî dava olarak tanımladı. Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) kuruluşundan Kıbrıs Barış Harekatı’na, CIA raporlarındaki çarpıcı gerçeklerden millî mücadelenin lider kadrosuna kadar pek çok kritik konuya değinen Balyemez, Kıbrıs davasının bir "şeref meselesi" olduğunun altını çizdi. Kıbrıs’ın Türkiye için öneminden ve Kıbrıs’taki Türk varlığından bahseden Doç. Dr. Balyemez, Türkiye’nin Kıbrıs Türkleriyle olan bağının güvenlik meselesinden ziyade köklerden gelen bir bağlılıktan kaynaklandığını söyledi. Anadolu’dan gönderilerek Kıbrıs’ta iskân edilen Türklerin köklerinin halen Anadolu’da dinamik olarak durduğundan söz etti. "KIBRIS BİZİM MİLLÎ DAVAMIZDIR. KIBRIS'TAKİ TÜRKLER BİZİM KARDEŞİMİZDİR" Türkiye’nin Kıbrıs’ta olan Türk varlığını kendi öz varlığı gibi değerlendirmesi gerektiğine değinen Balyemez, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında hazırlanan bir CIA raporunda Kıbrıs’taki Türk birliğinin Türkiye’ye maliyetinin Türkiye’de mevcut olan bir birliğin maliyetinin bir buçuk katı olduğundan bahsettiğini belirtti. "Türkiye Kıbrıs'taki bu mücadeleyi bir kâr zarar veya çıkar boyutunda değil, bir şeref boyutunda değerlendiriyordu." diyen Balyemez, "Dolayısıyla Kıbrıs, bir mill'i davadır. Bunu sadece güvenlik boyutuna indirgersek şayet, kendi gerçekliğimize aykırı düşünmüş oluruz. Yani Amerikalı bunu 3 yıllık bir analizle tespit ederken, bizim 500 yıllık bir köke dayanan ilişkiyi ve bağı, sadece buna indirgememiz bence çok yanlış olur. Kıbrıs bizim millî davamızdır. Kıbrıs'taki Türkler bizim kardeşimizdir." ifadelerini kullandı. "KIBRIS'TA MÜCADELE ADADA İNGİLİZ HAKİMİYETİNİN BAŞLAMASI İLE ORTAYA ÇIKTI" Kıbrıs meselesinin yaklaşık 150 yıllık kökleri olduğuna atıf yapan Balyemez, “1878 yılında Kıbrıs'ın İngiliz yönetimine geçmesi neticesinde, Türklük mücadelesi de başlamıştır” dedi.. Jön Türk hareketinin burada çok büyük bir etkisi olduğuna işaret eden Balyemez, "Aynı dönemde hem Gaspıralı'nın hem Akçura'nın Anadolu'daki fikrî, Türk fikrî hareketi üzerindeki etkisinin yansımalarını Kıbrıs'ta da görmek mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. KIBRIS’TAKİ İLK TOPLUM LİDERİ: MÜFTÜ ZİYAETTİN EFENDİDİR Müftü Ziyaettin Efendi’nin 1900’lü yıllardan itibaren Kıbrıs Türk Millî Mücadelesi'nin öne çıkan ismi olduğunu söyleyen Balyemez, Kıbrıs’ın 1923 yılında Lozan Antlaşması ile hukuken Birleşik Krallık'a devredilmesinden iki yıl sonra Kıbrıs’ta İngiliz sömürge yönetimi ilan edildiğini belirterek, bunun üzerine Kıbrıs’ta Kemalist Halkçı Hareket'in ortaya çıktığını, bu hareketin liderliğini Mısırlızade Mehmet Necati Özkan, Raşit Doğruyol ve Mehmet Remzi Okan’ın yaptığını beyan etti. 1930'lu yıllarda Mısırlızade Mehmet Necati Özkan bu hareketin liderliğinin tamamen üstlendiğini, Özkan’ın İngiliz sömürge yönetimine karşı hak arama mücadelesinde öne çıktığını ve İngiliz sömürge yönetimine kafa tutan ilk lider olduğunu kaydeden Balyemez, Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’tan önce adada mücadeleyi başlatan ismin Necati Özkan olduğunu ifade etti. İkinci Dünya Savaşı'nın hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’taki dinamikleri doğrudan etkilediğinden de bahisle, 1937 yılında Dr. Fazıl Küçük’ün adaya geldiğini, Küçük’ün halka sağlık hizmetleri verirken bir taraftan da mücadelenin içine yavaş yavaş girdiğini belirten Balyemez, 1943’te Lefkoşa’da yapılan belediye seçimlerinde 11 meclis üyesinden, Türklere ayrılan 5 kişilik kontenjandan birine Necati Özkan, birine de Dr. Fazıl Küçük’ün seçildiğini Dr. Küçük’ün siyasi olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesindeki liderliğinin ortaya çıktığını belirtti. Balyemez, Dr. Küçük’ün Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi ile mücadeleye devam ettiğini, 1949 yılında Faiz Kaymak’ın mücadelenin önde gelen isimlerinden biri olduğunun üzerinde durarak, verilen bu ikili mücadelenin 1957 yılından Denktaş’ın Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu başkanı olmasıyla sonra Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş birlikteliği ile devam ettiğine dikkat çekti. Uzman, Türklerin Rumlarla beraber 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, siyasi, anayasal, kurucu bir unsur olarak Kıbrıs’ın geleceğine dair kararlarda yer aldığını vurgulayarak bu sürecin 21 Aralık 1963 tarihinde gerçekleşen Kanlı Noel saldırıları ile sonlandığını ve devletin yıkıldığını kaydetti. "Cumhuriyet yıkıldıktan sonra 1973'e kadar Denktaş'la Dr. Fazıl Küçük omuzdaşlık yaparak bu mücadeleye devam ediyorlar" diyen Balyemez, 1973 yılında Dr. Fazıl Küçük’ün bayrağı Denktaş'a teslim ederek kendisinin pasif mücadeleye devam ettiğini belirtti. "KKTC, 18. TÜRK DEVLETİDİR!" Mücadeledeki kişileri sadece Mısırlızade Necati Özkan, Faiz Kaymak, Dr. Fazıl Küçük, Denktaş'la sınırlandırmanın vefasızlık olacağı değerlendirmesinde bulunan Balyemez, TMT'nin kurucularından olan Dr. Burhan Nalbantoğlu, Osman Örek, Niyazi Manyera, Kenan Atakol ve İsmail Bozkurt gibi isimlerinden mücadelenin önde gelen isimlerinden olduğunu ifade etti. Kıbrıs’ta İngiliz sömürge yönetiminin başlamasından sonra ilk reaksiyonun Rumlardan geldiğini söyleyen uzman, Enosis istekleri doğrultusunda hareket eden Rumların ilk olarak İngilizlere tepki gösterdiğini daha sonra bu hareketin yönünün Türklere döndüğünü belirtti. "Kurdukları EOKA tedhiş örgütü ile Türklere yaşam hakkı bırakmayan Rumlara karşı mücadele etmek üzere Kıbrıs Türkleri, Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurdu" diye ekleyen Balyemez, TMT’den önce "Var olmak lazımsa kan akıtmamak niye?" cümlesindeki kelimelerin ilk harflerinden alan Volkan’ın Dr. Fazıl Küçük tarafından kurulduğunu, ayrıca Kara Çete, 9 Eylül Çetesi gibi mahalli teşkilatlar kurulduğu bilgisini paylaştı. TMT’nin Burhan Nalbantoğlu, Rauf Denktaş ve o dönem Türkiye Konsolosluğunda görevli Kemal Tanrısevdi tarafından 15 Kasım 1957 tarihinde kurulduğunu aktaran Balyemez, 26 Kasım 1957 tarihinde; bütün örgütlerin lağvedildiğini, örgüt üyelerinin bundan sonra TMT'nin çatısı altında toplandığını belirten bildirinin yayınlandığını, Türkiye’nin desteğini almak isteyen Kıbrıs Türklerinin Başbakan Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatih Üçlü Zorlu'nun tabiri caizse kapısını aşındırdıklarını kaydetti. Bal yemez, söz konusu taleplerin kabul gördüğünü ve TMT'nin Türkiye tarafından hem askerî hem maddi hem de malzeme açısından desteklenmesine karar verildiğini belirtti. "TSK 1974 HAREKATI'NI KIBRIS'TAKİ MÜCAHİT VE MÜCAHİDELERLE BERABER VERMİŞTİR" “Kıbrıs'ı İstirdat Planı” adıyla Kıbrıs'ı geri alma planı oluşturulduğunu dile getiren Balyemez şöyle devam etti: Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Seferberlik Tetkik Dairesinden görevli subaylar gizli görevlerle adaya gönderiliyor. Bunların çoğu öğretmen. Üniforma giymiyorlar. Bunlara söylenen talimat şu; Kıbrıs'ta eğer yakalanırsanız ve deşifre olursanız biz sizi tanımıyoruz. Siz şu andan itibaren izindesiniz, izindeyken bu özgür iradenizle kabul etmiş olduğunuz bir şey olduğu için sizin arkanızda durmayacağız. Dolayısıyla orada mümkün olduğu kadar gizli bir örgütlenme olacak. İşte bu örgütlenmenin ilk lideri de Albay Ali Rıza Vuruşkan. Kasım 1957'de kurulan Türk Mukavemet Teşkilatını tekrar organize etmek için adaya İş Bankaşı müfettişi maske göreviyle gidiyor. İsmi de Ali Rıza Vuruşkan değil, Ali Conan. Kendisi aynı zamanda Kore Harekatı'na katılmış, Kore Harbi'ne katılmış olmasından dolayı bu mahlası kullanıyor. Ve Türk Mukavemet Teşkilatı, Kıbrıs'ta hem Kıbrıs Türk kardeşlerimizin namus güvenliğini sağlarken toplumun bir arada olmasına da büyük bir destek veriyor. 1963-1974 arasında mücadele veren mücahit ve mücahidelere de değinen uzman, "1974 Barış Harekatı'nı Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk kardeşlerimizin kurmuş oldukları bu direniş örgütü mücahit ve mücahidelerle beraber vermiştir. Adada onların destekleri belki de bizim bu harekatta çok az zayiat vererek başarılı olmamıza etkin olan faktörlerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu. Doç. Dr. Mehmet Balyemez değerlendirmesinde son olarak şu ifadeleri kullandı: Türk milleti olarak birlikte olmamız gerekir, bir olmamız gerekir. Ortak bir ülküde, ortak bir eylem birliğiyle çalışıp mücadele etmemiz gerekir.

Kıbrıs Türklüğünün unutulmaz lideri Rauf Raif Denktaş Haber

Kıbrıs Türklüğünün unutulmaz lideri Rauf Raif Denktaş

Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) kuruluşu için verdiği mücadele ile adını tarihe altın harflerle kazıyan KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 14 yıl önce bugün Lefkoşa'da hayatını kaybetti. Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesinde önemli bir konumu olan Rauf Raif Denktaş, ömrü boyunca Kıbrıs Türklüğü adına mücadele etti. Hayatı, fikirleri ve siyaset sahnesindeki mücadelesiyle gelecek nesillere ışık tutan Denktaş, başta Kıbrıs ve Türkiye olmak üzere bütün Türk dünyasında her zaman saygı ve sevgiyle karşılandı. ÖĞRETMEN DENKTAŞ Rauf Raif Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs'ın Baf kasabasında doğdu. Yargıç merhum Mehmet Raif Bey’in en küçük oğlu olan Rauf Denktaş 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi. Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesinde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve 1941 yılında Lefkoşa İngiliz Okulu'ndan mezun oldu. Daha sonra bir süre Gazimağusa'da tercümanlık, mahkemelerde memurluk ve İngiliz Okulunda öğretmenlik yaptı. HUKUKÇU DENKTAŞ 1944’de British Council’dan burslu olarak Birleşik Krallık'ta hukuk tahsili yapmış ve 1947 yılında Lincoln's Inn'den mezun olmuştur. Aynı yıl Kıbrıs'a dönüp avukatlığa başlamıştır. Rauf Denktaş,1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Denktaş, 1956 yılında başsavcılığa kadar yükseldi. FİKİR ADAMI DENKTAŞ 1942 yılında Dr. Fazıl Küçük’ün yayınlamaya başladığı "Halkın Sesi" gazetesinde, babasından ve onun milliyetçi, Atatürkçü arkadaşlarından işiterek öğrendiği “Türk Haklarının İngilizler tarafından gasbedildiği” konularının ele alındığını gören Denktaş, Dr. Fazıl Küçük’le tanışır ve Halkın Sesi’nde imzalı veya imzasız, bazen Akın Yılmaz adı altında yazılar yazmaya başlar. MÜCADELE ÖNDERİ DENKTAŞ 27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingte Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Halka ilk hitabını bu vesileyle ve 24 yaşındayken yaptı. Türk toplumunun iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak'ın teklifi ve Fazıl Küçük'ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresinde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden emeklilik hakkını kazanmasına altı ay kala, İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI VE "TOROS" DENKTAŞ 1958 yılında Rum teröristler, Türk köylerine saldırınca Türkler de bu olayları protesto etti. Zürih-Londra antlaşmaları öncesinde Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara'ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk Askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. Enosis'le mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş, 1958 yılında hükûmetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla 1 Ağustos 1958'de Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu. LİDER DENKTAŞ 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile, 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında emeği geçti. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisiyle İcra Komitesi Başkanlığına seçildi. 16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş bir sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı. 1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından istenmeyen adam ilan edildi. Yeşilada'ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. 1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a döndü. SİYASETÇİ DENKTAŞ 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığına seçildi. 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi. 1974 Kıbrıs Harekâtı'nın ardından 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. CUMHURBAŞKANI DENKTAŞ 15 Kasım 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanından sonra tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 2000 yılındaki seçimlerde yüzde 43.67 oranında oy aldı ve seçim ikinci tura kaldı; ama ikinci tura kalan diğer aday olan Derviş Eroğlu'nun çekilmesi üzerine seçimden galip olarak çıktı. 2004 yılında BM genel sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Sorunu'nun çözümü için hazırladığı Annan Planı'na karşı çıktı ve 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı. YAZAR DENKTAŞ Siyasi hayatının yanı sıra yazar kimliğiyle de öne çıkan Rauf Denktaş, 1985'ten vefatına kadar birçok kitap ve makale kaleme aldı. Fotoğrafçılığı da çok severek yapan Denktaş, Kıbrıs'ı anlatan çok sayıda fotoğraf sergisi açtı. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesine 8 Ocak 2012 gecesi organ yetmezliği teşhisi ile kaldırılan Rauf Raif Denktaş, tedavi gördüğü hastanede 13 Ocak 2012 tarihinde 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. Vefatının ardından Türkiye ve KKTC'de ulusal yas ilan edildi. 17 Ocak 2012 günü yapılan devlet töreni ile Lefkoşa'da bulunan Cumhuriyet Parkı'na defnedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.