Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Başkanı Ünsaldı: Kıbrıs Türkleri, Kırım Tatarlarının sürgün acısını paylaşıyor
Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Başkanı Tolga Ünsaldı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82’nci yıl dönümünde Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla anma mesajı paylaştı.
Kırım Tatar Sürgünü’nün acısının hala hafızalarda olduğunu belirten Ünsaldı, “15 dakika içinde evlerinden çıkartılarak itiş kakış balık istifi vaziyette tren vagonlarına bindirilen büyük çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olan 250 bin civarında Kırım Tatar Türkü aç susuz Türkistan’a ve Sibirya’ya sürgün edildi.” dedi.
“KIRIM TATARLARININ ACILARI DİNMEDİ”
Ünsaldı, sürgüne tâbi tutulanların on binlercesinin sürgün edildiği yere ulaşamadan yolda hayatını kaybettiğini aktararak, “Sürgün yıllarında nüfusun neredeyse yarısı açlık, bitkinlik ve hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Bilinen verilere göre hayatını kaybedenlerin yarısı toplumun geleceği olan çocuklardı. Üzerinden 82 yıl geçmiş olmasına rağmen Kırım Tatar halkının gasp edilen hakları hala iade edilmemiş, acıları dinmemiştir. Kırım’ın hukuk dışı ilhakı yeni acılara kapı aralamıştır.” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türklerinin de geçmişte büyük acılar yaşadığını belirten Ünsaldı, “Acıları hâlâ taze olan biz Kıbrıs Türkleri, sürgünü en acı şekilde tecrübe eden ve maruz kaldığı bu büyük sürgüne rağmen ayakta kalmayı başarabilmiş, bir ve beraber olabilmeyi başarmış Kırım Tatar Türklerinin acısını paylaşıyor, hatıralarını saygıyla anıyoruz.” diye konuştu.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.