SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Özerk Cumhuriyeti

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Özerk Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Özerk Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım’da "milyarlık yağma": İşgalciler 120’den fazla tesisi gasp etti Haber

Kırım’da "milyarlık yağma": İşgalciler 120’den fazla tesisi gasp etti

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği tarafından yayımlanan kapsamlı rapor, işgalci Rus yönetimin on yıldır sürdürdüğü mülkiyet yağmasını gözler önüne serdi. Rapora göre Rusya, 2014 yılından bu yana Kırım’ın devlet varlıklarını "özelleştirme" adı altında yasa dışı olarak şahıslara ve paravan şirketlere devrediyor. Makine mühendisliğinden şarapçılığa, sağlık turizminden liman altyapısına kadar pek çok stratejik sektörü kapsayan bu süreçte, 120’den fazla dev tesisin mülkiyet yapısı hukuksuz bir şekilde değiştirildi. TARİHİ ŞARAP FABRİKASI VE SANATORYUM SATILDI Gasp sürecinin ilk aşamasında, Ukrayna'nın kültürel mirası sayılan dünyaca ünlü işletmeler hedef alındı. 2017 yılında Sudak’ta bulunan 1878 kuruluşlu efsanevi "Novıy Svit" (Novıy Svet) Şampanya Fabrikası, benzersiz yeraltı mahzenleriyle birlikte satıldı. Ardından 2020 yılında Kırım bağcılığının kalbi sayılan "Massandra" Şarap İşletmesi, 5,3 milyar rubleyi aşan bir bedelle yasa dışı olarak elden çıkarıldı. Benzer şekilde Alupka yakınlarındaki "Ay-Petri" Tesisi gibi turistik tesisler de işgalci yönetimin bütçe açığını kapatmak için kullandığı birer ticari araç haline getirildi. HUKUKSUZ YÖNTEMLER VE İHALE OYUNU İşgalci yönetimin, mülkleri elden çıkarmak için ihalesiz ve açık artırmasız yöntemler geliştirdiği belirlendi. Rusya federasyon yasalarının Kırım’da uygulanmasıyla, küçük ve orta ölçekli işletmelere kiraladıkları mülkleri ihalesiz satın alma hakkı tanındı. Ayrıca, mülklerin doğrudan işgalci idarenin kontrolündeki anonim şirketlerin "sermayesine" eklenmesi gibi yöntemlerle açık ticaret usulleri tamamen devre dışı bırakıldı. Akyar’da (Sivastopol) ise 2023 yılında bölgenin en büyük üreticilerinden olan İnkerman Şarap Fabrikası’nın satışı, bu yağma politikasının en büyük halkalarından biri oldu. Yürütülen tüm bu faaliyetlerin 1907 Lahey Sözleşmesi’nin 55. maddesine açıkça aykırı olduğunu hatırlatan kırım Temsilciliği açıklamada şu ifadelere yer verdi: Kırım’da on yılı aşkın süredir sistematik ve kasıtlı bir şekilde yürütülen yasa dışı 'özelleştirme' süreci tüm hızıyla devam ediyor. Söz konusu satışlardan elde edilen gelirler bölge halkının refahı yerine, işgalci yapıların bütçe açıklarını kapatmak için kullanılıyor. Bu durum, işgalin Ukrayna topraklarını sömüren bir rant mekanizmasına dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Ayrıca, bu faaliyetler uluslararası hukukla da doğrudan çelişiyor. 1907 tarihli Lahey Sözleşmesi’nin 55. maddesi, işgalci devletin işgal altındaki kamu malları üzerinde mülkiyet sahibi gibi tasarrufta bulunmasını kesin bir dille yasaklıyor; bu mülklerin mülkiyet hakları saklı kalmak kaydıyla yalnızca geçici olarak idare edilebileceğine hükmediyor. Ukrayna yönetimi, bu kapsamda yapılan hiçbir anlaşmayı tanımıyor. El konulan tüm varlıklar hukuken Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin, Akyar şehrinin ve Ukrayna halkı ile vatandaşlarının mülkiyeti olmaya devam ediyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Budanov: KTMM, Kırım Tatarlarının meşru sesidir Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Budanov: KTMM, Kırım Tatarlarının meşru sesidir

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kırılo Budanov (Kyrylo Budanov), Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) Ukrayna yasalarına göre Kırım Tatar halkının resmî temsilci organı olarak statüsünün kesinleşmesi sürecini başlatan kararnamesini stratejik ve tarihi bir adım olarak nitelendirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kırılo Budanov sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Kırım Tatarlarının sesi olan Kırım Tatar Millî Meclisi, giderek daha güçlü ve kendine güvenli hale geliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, KTMM’nin devlet sistemimiz içerisinde 'Kırım Tatar halkının temsil organı' olarak net bir hukuki ve siyasi statü kazanmasını öngören kararnameyi imzaladı. Meclis ve Kurultay; zorlu tarihi dönemlerde Kırım Tatarlarının haklarını, özellikle de tarihi topraklarında yaşama haklarını savunmada önemli rol oynayan temel öz örgütlenme biçimleridir.” ifadelerini kullandı. Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı sergilediği cesur direnişi hatırladıklarını ve yarımadada Ukrayna’nın dönüşünü bekleyen Kırımlıların sadakatini bildiklerini ifade eden Budanov, bu yasal tescilin direniş ruhuna verilen en güçlü yanıt olduğunu belirtti. İşgalci Rus yönetiminin Kırım’ı ele geçirdikten hemen sonra meşru temsil organlarını yasaklayıp yerine "kukla ve içi boş" yapılar kurmaya çalışmasına dikkat çeken Budanov, “Ukrayna'nın tarihi misyonu; Stalinizm ve Putinizm'in dehşet verici soykırım uygulamalarına maruz kalmış olan Ukrayna ve Kırım Tatar halkları için toprak bütünlüğünü ve adaleti yeniden tesis etmektir. Meclis, Kırım Tatarlarının meşru otoritesidir. Kırım Özerk Cumhuriyeti, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna toprağıdır. Yarımadanın işgalden kurtarılması; yarımadaya özgürlüğü, meşru kurumları ve hukukunun Kırım'a geri dönmesi için mücadelemize hep birlikte devam ediyoruz.” açıklamasında bulundu. KTMM'NİN STATÜSÜ RESİMLEŞİYOR Cumhurbaşkanı Zelenskıy, 2 Nisan 2026 tarihinde 293/2026 numaralı kararnameyi imzalayarak Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve öz yönetim organlarının hukuki statüsünün güçlendirilmesi yolunda stratejik bir adım attı. Kararname, KTMM'nin "Kırım Tatar halkının temsilci organı" olarak hukuki statüsünün resmen tescil edilmesini öngörüyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Kırım Tatar halkının sürdürülebilir kalkınma hakkının desteklenmesini ve etnik, kültürel, dilsel ve dinî kimliğinin korunmasına yönelik devlet garantilerinin güçlendirilmesini temel amaç olarak belirliyor. Bu doğrultuda Ukrayna Bakanlar Kuruluna, KTMM'nin yasal statüsünün belirlenmiş prosedür çerçevesinde sabitlenmesi için gerekli tüm işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması talimatı verildi. KTMM’nin bu statüye kavuşması, sadece sembolik bir anlam taşımıyor, aynı zamanda Kırım Tatar toplumunun Ukrayna devlet mekanizmalarıyla olan ilişkisinde doğrudan bir muhataplık zemini oluşturuyor. Rus işgali altındaki Kırım'da 2016 yılında "aşırılıkçı örgüt" ilan edilerek faaliyetleri yasaklanan KTMM için Ukrayna'da alınan bu tescil kararı, uluslararası platformlarda Kırım Tatarlarının meşru temsil hakkının savunulması noktasında da Ukrayna'nın elini güçlendiren bir hamle niteliği taşıyor.

Kırım’dan göç edenlerin sayısı artıyor: Gerçek rakamlar resmî verilerin çok üzerinde Haber

Kırım’dan göç edenlerin sayısı artıyor: Gerçek rakamlar resmî verilerin çok üzerinde

Ukrayna Sosyal Politika, Aile ve Birlik Bakanlığı verilerine göre, 2015-2026 yılları arasında Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar’dan (Sivastopol) evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşların resmî başvuru sayısında istikrarlı bir artış yaşanıyor. Ancak uzmanlar, kayıt dışı yerleşimler nedeniyle gerçek rakamların çok daha yüksek olduğu konusunda uyarıyor. "Golos Krımu" (Kırım’ın Sesi) gazetesinin Bakanlık verilerine dayanarak hazırladığı habere göre, Ocak 2026 itibarıyla Ukrayna’da resmi olarak iç sığınmacı olarak kaydedilen kişilerin sayısı 55 bin 387’ye ulaştı. Resmi verilere göre Ocak 2015’te Kırımlı iç sığınmacı sayısı 3 bin 869 iken Ocak 2022’de bu sayı 52 bin 209 oldu. Bakanlığın sağladığı verileri değerlendiren Kırım Platformu Uluslararası Uzman Ağı koordinatörlerinden Andriy Şçekun, "Bu istatistikler sadece sayılar değil,parçalanan hayatların ve işgalin yol açtığı demografik değişimlerin boyutunun teyididir." dedi. RESMÎ VERİLER VE GERÇEKLİK ARASINDAKİ UÇURUM Hak savunucuları ve uzman kuruluşlar, Kırım’dan Ukrayna’nın kontrolündeki bölgelere sığınan iç göçmenlerin gerçek sayısının, resmî verilerin en az 2,5 katı olduğunu ifade ediyor. Analitik merkezlerin tahminlerine göre hâlihazırda Ukrayna kontrolündeki topraklarda yaşayan Kırımlının sayısı 150 bini aşmış durumda bulunuyor. Birçok Kırımlı göçmen; Kıyiv, Lviv, Odesa ve Dnipro gibi büyük şehirlere yerleşerek iş ve konut sahibi olduğu için resmî "İç Göçmen" statüsüne başvurmuyor. Bu durum, resmî istatistiklerin gerçek tablonun gerisinde kalmasına neden oluyor.

Ukrayna Ombudsmanlığı ve Kırım Savcılığından Kırım’daki hak ihlallerine karşı ortak mücadele kararı Haber

Ukrayna Ombudsmanlığı ve Kırım Savcılığından Kırım’daki hak ihlallerine karşı ortak mücadele kararı

Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov ve Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcısı Nariman Süleymanov, işgal altındaki yarımadada yaşayan vatandaşların haklarını korumak amacıyla stratejik bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya’nın hak ihlallerine karşı uluslararası hukuki mekanizmaların ve kurumlar arası eşgüdümün güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov’un sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, Kıyiv’de gerçekleşen görüşmede, geçici olarak işgal altındaki Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar’da (Sivastopol) yaşayan Ukrayna vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin korunması için atılacak adımlar kapsamlı şekilde ele alındı. Taraflar, işgal altındaki topraklarda işlenen savaş suçlarının belgelenmesi, çocukların Rusya Federasyonu’na yasa dışı sınır dışı edilmesinin önlenmesi ve eğitim kurumlarındaki baskılara karşı ortak bir hat oluşturulması konularında mutabık kaldı. Görüşmenin odak noktalarından birini, Ukrayna vatandaşlarına yönelik siyasi zulme karışan kişilerin uluslararası arananlar listesine alınması ve yaptırım politikalarının bir hesap verebilirlik aracı olarak kullanılması oluşturdu. Ayrıca, Kırım’daki cezaevlerinde tutulan vatandaşların Rusya’ya yasa dışı şekilde nakledilmesi ve tıbbi yardımdan mahrum bırakılması gibi "işkence" kapsamına giren uygulamalarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Kırım'dan Ukrayna anakarasına göçmek zorunda kalan sığınmacıların Ukrayna kontrolündeki bölgelerde karşılaştığı bürokratik engellerin ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması da öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Elvin Kadirov, Ukrayna Ombudsmanlık Ofisinin bu ihlalleri uluslararası platformlarda kararlılıkla dile getirmeye devam edeceğini belirtirken, Kırım Savcılığına savaş suçlarını titizlikle belgeleme konusundaki çalışmaları için teşekkür etti. Toplantı sonucunda, her iki kurumun da kendi yetki alanları dahilinde Rusya'nın yasa dışı kovuşturmalarına ve hak ihlallerine karşı sistematik bir iş birliği sürdürmesi kararı alındı.

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz" Haber

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Kırım’ın yasa dışı ilhakının 12. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, uluslararası hukuka aykırı olan bu fiili durumun tanınmadığını bir kez daha teyit etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteğin vurgulandığı açıklamada, Kırım Tatar Türklerinin haklarının korunacağı mesajı verildi. Bakanlığın resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteği devam eden ülkemiz, Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere Yarımada’daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir. 16 MART 2014: KIRIM'DA SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM 16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) tarafından ortak iftar programı tertip edildi. “Kırım Cephesi” girişiminin desteğiyle, 6 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, bu yıl ikinci kez düzenlendi. İlki geçen yıl tertip edilen ve geleneksel hâle gelen iftar programına, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşayeva, Kırım Özerk Cumhuriyeti Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov başta olmak üzere çok sayıda isim yer aldı. Programa ayrıca; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Ukrayna'da akredite olan Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri, askerî personel ve devlet yetkilileri katıldı. Ukrayna için hayatını kaybeden askerler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan iftarda Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve KTMM Başkanı Refat Çubarov birer konuşma yaptı. "GERÇEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞIN YOLU KIRIM’IN İŞGALİNİN SONA ERMESİNDEN GEÇER" Refat Çubarov konuşmasında, Ramazan ayının Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım’ın işgali bağlamında özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Çubarov, “Rusya’nın Şubat 2014’te Kırım’ı işgaliyle başlayan savaş 13. yılına girerken; Ramazan, aynı zamanda vicdan, sorumluluk ve hakikat sınavıdır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu belirten Çubarov, Ukrayna ordusuna teşekkür etti. Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da baskı altında yaşayan Kırım Tatarları dikkat çeken Çubarov, Kırım’da Ramazan ayının arama ve tutuklamalar gölgesinde geçtiğini belirterek, “Sadece halkına ve Ukrayna devletine sadık kaldıkları için insanlar hapishanelerde iftar yapmak zorunda bırakılıyor” dedi. Çubarov ayrıca, Kırım’ın özgürlüğünün adil ve kalıcı barışın anahtarı olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’da gerçek ve sürdürülebilir barışın yolu Kırım’ın işgalinin sona ermesinden geçer” değerlendirmesinde bulundu. "SAVAŞ KIRIM'IN İŞGALİYLE BAŞLADI VE KIRIM'IN İŞGALDEN KURTARILMASIYLA SONA ERECEKTİR" "Bugün bu mübarek akşamı sizlerle paylaşmak benim için büyük bir onurdur. Bu bizim için artık her zamankinden daha geleneksel bir hâl aldı. Üst üste ikinci kez Dışişleri Bakanlığı bünyesinde iftarda buluşuyoruz ve devam eden savaş ortamında bu gelenek özel bir anlam kazanıyor." sözleriyle konuşmasına başlayan Bakan Sıbiha, "Zira bu savaş Kırım'ın işgaliyle başladı ve bir gün mutlaka Kırım'ın işgalden kurtarılmasıyla sona erecektir." dedi. Sıbiha konuşmasını şöyle sürdürdü: Tam 12 yıl önce Rus "yeşil adamcıklarının" tüfeklerinin gölgesinde sözde bir referandum yapılacağını ilan edilmişti. Dünya, saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik bu girişimi tanımadı. Rusya'nın sahte referandumlarının hukuki sonuçları hükümsüzdür. O gün Kırım parlamentosunun duvarları önünde neler yaşandığını hatırlamak önemlidir. Kırım şehirlerinin meydanlarına kimlerin çıktığını, kimin işgale "Hayır" demekten korkmadığını... Savaşın ilk kurbanlarından biri olan Reşat Ametov'un adını asla unutmayacağız. İşgale karşı tek kişilik protesto için sokağa çıkmış ve cesareti nedeniyle işkenceyle katledilmişti. İşgalciler, haysiyetin bakışına dayanamadıkları için onun gözünü oydular. Bu yıl Ramazan'ı başta Orta Doğu olmak üzere dünya için daha zorlu ve çalkantılı zamanlarda karşıladıklarını kaydeden Bakan, "Ukrayna, gelişmeleri yakından takip etmekte ve İran rejiminin pervasız saldırganlığıyla karşı karşıya kalan devlet ve halklarla dayanışmasını ifade etmektedir. Azerbaycan, Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye ile dayanışma içindeyiz. Aynı şekilde İran halkının da bir gün özgürlük ve demokratik değerler içinde yaşayabilmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve Haber

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile Kırım Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev, 9 Şubat’ta Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Aktar (Sivastopol) Savcılığında düzenlenen toplantıda Savcı Nariman Süleymanov ile bir araya geldi. Görüşmeye ayrıca Kırım Tatar Kaynak Merkezi avukatlarından Lyudmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh) ile Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü İzleme Grubu Başkanı Denis Yaşnıy da katıldı. KTMM Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıda, geçici olarak işgal altında bulunan Kırım’daki mevcut durum, insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının haklarının korunmasına yönelik iş birliği olanakları ele alındı. Taraflar, Kırım’ın işgalden kurtarılması ve yeniden entegrasyonu sürecinde ihtiyaç duyulan görevler çerçevesinde Ukrayna mevzuatının zamanında güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Katılımcılar, devlet kurumları, KTMM ve sivil toplum arasında sürekli ve nitelikli bir diyalogun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu iş birliğinin, işgal koşullarında işlenen suçlara etkin şekilde müdahale edilmesi ve Kırım’ın işgalden kurtarılması meselesinin ulusal ve uluslararası gündemde tutulması açısından gerekli olduğu belirtildi. Görüşmede ayrıca, Kırım Tatar halkının 1944 sürgününün bir soykırım suçu olarak soruşturulmasının tamamlanması ve bu yönde bir mahkeme kararının alınmasının önemi üzerinde duruldu. Sürecin hızlandırılması için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Taraflar, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılmasının ardından yeniden entegrasyon sürecine yönelik yasal altyapının ele alınması amacıyla; bakanlıklar, kolluk kuvvetleri, özel servisler, Ukrayna milletvekilleri, KTMM ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ortak etkinlikler düzenlenmesi konusunda da mutabakata vardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.