SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Özerk Cumhuriyeti

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Özerk Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Özerk Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) tarafından ortak iftar programı tertip edildi. “Kırım Cephesi” girişiminin desteğiyle, 6 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, bu yıl ikinci kez düzenlendi. İlki geçen yıl tertip edilen ve geleneksel hâle gelen iftar programına, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşayeva, Kırım Özerk Cumhuriyeti Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov başta olmak üzere çok sayıda isim yer aldı. Programa ayrıca; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Ukrayna'da akredite olan Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri, askerî personel ve devlet yetkilileri katıldı. Ukrayna için hayatını kaybeden askerler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan iftarda Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve KTMM Başkanı Refat Çubarov birer konuşma yaptı. "GERÇEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞIN YOLU KIRIM’IN İŞGALİNİN SONA ERMESİNDEN GEÇER" Refat Çubarov konuşmasında, Ramazan ayının Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım’ın işgali bağlamında özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Çubarov, “Rusya’nın Şubat 2014’te Kırım’ı işgaliyle başlayan savaş 13. yılına girerken; Ramazan, aynı zamanda vicdan, sorumluluk ve hakikat sınavıdır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu belirten Çubarov, Ukrayna ordusuna teşekkür etti. Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da baskı altında yaşayan Kırım Tatarları dikkat çeken Çubarov, Kırım’da Ramazan ayının arama ve tutuklamalar gölgesinde geçtiğini belirterek, “Sadece halkına ve Ukrayna devletine sadık kaldıkları için insanlar hapishanelerde iftar yapmak zorunda bırakılıyor” dedi. Çubarov ayrıca, Kırım’ın özgürlüğünün adil ve kalıcı barışın anahtarı olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’da gerçek ve sürdürülebilir barışın yolu Kırım’ın işgalinin sona ermesinden geçer” değerlendirmesinde bulundu. "SAVAŞ KIRIM'IN İŞGALİYLE BAŞLADI VE KIRIM'IN İŞGALDEN KURTARILMASIYLA SONA ERECEKTİR" "Bugün bu mübarek akşamı sizlerle paylaşmak benim için büyük bir onurdur. Bu bizim için artık her zamankinden daha geleneksel bir hâl aldı. Üst üste ikinci kez Dışişleri Bakanlığı bünyesinde iftarda buluşuyoruz ve devam eden savaş ortamında bu gelenek özel bir anlam kazanıyor." sözleriyle konuşmasına başlayan Bakan Sıbiha, "Zira bu savaş Kırım'ın işgaliyle başladı ve bir gün mutlaka Kırım'ın işgalden kurtarılmasıyla sona erecektir." dedi. Sıbiha konuşmasını şöyle sürdürdü: Tam 12 yıl önce Rus "yeşil adamcıklarının" tüfeklerinin gölgesinde sözde bir referandum yapılacağını ilan edilmişti. Dünya, saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik bu girişimi tanımadı. Rusya'nın sahte referandumlarının hukuki sonuçları hükümsüzdür. O gün Kırım parlamentosunun duvarları önünde neler yaşandığını hatırlamak önemlidir. Kırım şehirlerinin meydanlarına kimlerin çıktığını, kimin işgale "Hayır" demekten korkmadığını... Savaşın ilk kurbanlarından biri olan Reşat Ametov'un adını asla unutmayacağız. İşgale karşı tek kişilik protesto için sokağa çıkmış ve cesareti nedeniyle işkenceyle katledilmişti. İşgalciler, haysiyetin bakışına dayanamadıkları için onun gözünü oydular. Bu yıl Ramazan'ı başta Orta Doğu olmak üzere dünya için daha zorlu ve çalkantılı zamanlarda karşıladıklarını kaydeden Bakan, "Ukrayna, gelişmeleri yakından takip etmekte ve İran rejiminin pervasız saldırganlığıyla karşı karşıya kalan devlet ve halklarla dayanışmasını ifade etmektedir. Azerbaycan, Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye ile dayanışma içindeyiz. Aynı şekilde İran halkının da bir gün özgürlük ve demokratik değerler içinde yaşayabilmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve Haber

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile Kırım Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev, 9 Şubat’ta Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Aktar (Sivastopol) Savcılığında düzenlenen toplantıda Savcı Nariman Süleymanov ile bir araya geldi. Görüşmeye ayrıca Kırım Tatar Kaynak Merkezi avukatlarından Lyudmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh) ile Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü İzleme Grubu Başkanı Denis Yaşnıy da katıldı. KTMM Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıda, geçici olarak işgal altında bulunan Kırım’daki mevcut durum, insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının haklarının korunmasına yönelik iş birliği olanakları ele alındı. Taraflar, Kırım’ın işgalden kurtarılması ve yeniden entegrasyonu sürecinde ihtiyaç duyulan görevler çerçevesinde Ukrayna mevzuatının zamanında güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Katılımcılar, devlet kurumları, KTMM ve sivil toplum arasında sürekli ve nitelikli bir diyalogun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu iş birliğinin, işgal koşullarında işlenen suçlara etkin şekilde müdahale edilmesi ve Kırım’ın işgalden kurtarılması meselesinin ulusal ve uluslararası gündemde tutulması açısından gerekli olduğu belirtildi. Görüşmede ayrıca, Kırım Tatar halkının 1944 sürgününün bir soykırım suçu olarak soruşturulmasının tamamlanması ve bu yönde bir mahkeme kararının alınmasının önemi üzerinde duruldu. Sürecin hızlandırılması için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Taraflar, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılmasının ardından yeniden entegrasyon sürecine yönelik yasal altyapının ele alınması amacıyla; bakanlıklar, kolluk kuvvetleri, özel servisler, Ukrayna milletvekilleri, KTMM ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ortak etkinlikler düzenlenmesi konusunda da mutabakata vardı.

Kırım’da mobil internet kesintileri: Rusya bilgi akışını kontrol altına almayı hedefliyor Haber

Kırım’da mobil internet kesintileri: Rusya bilgi akışını kontrol altına almayı hedefliyor

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilciliği, işgal altındaki yarımadada son dönemde artış gösteren internet kesintilerinin ardındaki gerçek nedenleri deşifre etti Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilci Yardımcısı Denıs Çıstikov, Ukrayna devlet televizyonu Suspilne'ye yaptığı açıklamada, mobil internet kesintilerinin Rusya’nın bilgi alanını tek sesli hale getirme çabasının göstergesi olduğunu söyledi. Çıstikov, bu tür uygulamaların otoriter rejimlerde yaygın olduğunu belirterek, “Bilgi alanını kontrol etmeye çalışan tüm devletlerde tek bir ses olur, alternatif düşüncelere yer verilmez. Bu yolla farklı bilgi başlıklarının gündeme gelmesi engellenir.” dedi. AMAÇ BİLGİ AKIŞININ ENGELLENMESİ Çıstikov, internet kısıtlamalarının bir diğer nedeninin ise Ukrayna’ya ait silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) saldırılarını zorlaştırma girişimi olduğunu kaydetti. Yetkili, mobil şebekelerin hem navigasyon hem de yarımadadan bilgi aktarımı amacıyla kullanıldığını vurgulayarak, “Geçici olarak işgal altındaki Kırım’da yaşayan Ukrayna vatandaşlarından saldırıların sonuçlarına ve güzergâhlara ilişkin bilgiler alıyoruz. Bu bilgiler hem medyada hem de sosyal ağlarda yer alıyor. İşgal yönetimi bu nedenle mobil internete erişimi imkânsız hale getirmeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı. 2026 SEÇİMLERİ ÖNCESİ BİLGİ İZOLASYONU Çistikov ayrıca, bilgi izolasyonunun Rusya’nın 2026 yılında yapılması planlanan seçimlere hazırlığıyla da bağlantılı olduğunu dile getirdi. Rus yönetiminin hem kendi kamuoyundan hem de işgal altındaki bölgelerden gerçek durumu gizlemekte giderek zorlandığını kaydetti. Öte yandan, Kırım’daki işgal yönetiminin başındaki Sergey Aksyonov, internet kısıtlamalarının Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş sona erene kadar devam edeceğini açıklamıştı. Ukrayna Millî Direniş Merkezi ise internet kesintilerinin acil servisler, sağlık kurumları ve finansal hizmetlerde ciddi aksamalara yol açtığını bildirmişti.

Kırım’daki siyasi tutuklulara 2025'te yaklaşık 2 bin mektup gönderildi Haber

Kırım’daki siyasi tutuklulara 2025'te yaklaşık 2 bin mektup gönderildi

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, 2025 yılı içerisinde Ukraynalılar ve diğer ülkelerden katılımcılar tarafından Kırım’daki siyasi mahkûmlara yaklaşık 2 bin mektup gönderildiğini bildirdi. Mektuplar, “Özgür Kırım’a Mektuplar” adlı proje kapsamında kaleme alındı. Söz konusu girişim, Nisan 2023’te Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği öncülüğünde hayata geçirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurişko, projenin Ukrayna sınırlarını aştığını belirterek, uluslararası temaslar sırasında yabancı ortaklara da siyasi tutuklulara mektup yazma çağrısı yaptıklarını ifade etti. Kurışko, “Bu girişimi uluslararası toplantılara da taşıyoruz. Yabancı ortaklarımızın da katılımıyla ‘Özgür Kırım’a Mektuplar’ artık farklı ülkeleri kapsayan bir dayanışma ağına dönüştü.” dedi. TUTUKLULAR İÇİN DIŞ DÜNYAYA AÇILAN PENCERE Kırım’daki siyasi tutuklu sanatçı Bohdan Ziza’nın kız kardeşi Oleksandra Barkova, mektupların hayati önem taşıdığını belirterek, ailesiyle iletişimin yalnızca yazılı mesajlar üzerinden sağlanabildiğini söyledi. Ayrıca, eski siyasi tutuklu Leniye Umerova da Rus cezaevlerinde mektupların sıkı sansürden geçirildiğini, buna rağmen dışarıdan gelen her mesajın tutuklular için güçlü bir moral kaynağı olduğunu dile getirdi. Umerova, “Bu mektuplar, insanın tamamen unutulmadığını hissetmesini sağlıyor. Tel örgülerin ve duvarların ötesinde hâlâ bir hayat ve umut olduğunu hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı. UKRAİNCE MEKTUPLARA İZİN VERİLMİYOR Girişimin organizatörleri arasında yer alan “ZMINA” İnsan Hakları Merkezinden proje yöneticisi Viktoriya Nesterenko, Rus cezaevi tarafından uygulanan sansüre atıf yaparak özellikle Ukraince olarak yazılan mektuplara izin vermediğini belirtti. Nesterenko, Ukraince yazılan mesajların sansürü aşabilmesi için tercüme edildiğini, daha sonra taranarak yurt dışındaki gönüllüler aracılığıyla Rusya’daki cezaevlerine gönderildiğini kaydetti.

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti Haber

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Kırım başta olmak üzere Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarında devam eden insan hakları ihlallerine karşı net ifadeler içeren yeni bir karar kabul etti. Kararda; başta Kırım Tatarları, gazeteciler ve siyasi tutsaklar olmak üzere yasa dışı tutulan tüm kişilerin serbest bırakılması talep edildi. BM Genel Kurulu 18 Aralık’ta "Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Dahil Olmak Üzere Ukrayna'nın Geçici Olarak İşgal Altında Olan Topraklarında İnsan Haklarının Durumu" başlıklı güncellenmiş kararı kabul etti. Oylamada 79 ülke "evet" oyu kullanırken, 16 ülke karşı çıktı, 73 ülke ise çekimser kaldı. Rusya ile birlikte karara karşı oy kullanan ülkeler arasında Çin, Belarus, Kuzey Kore, İran, Suriye, Küba, Nikaragua, Mali, Eritre ve Sudan gibi ülkeler yer aldı. UKRAYNA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEK Kararda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırgan savaşı açıkça kınandı ve Ukrayna’nın uluslararası düzeyde tanınmış sınırları içindeki egemenliğini ve toprak bütünlüğü teyit edildi ayrıca Ukrayna topraklarının statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin tanınmayacağı vurgulandı. BM Genel Kurulu aldığı kararla, Rusya’dan saldırganlığı derhal durdurmasını ve tüm askeri güçlerini Ukrayna topraklarından çekmesini talep etti. Kararda ayrıca işgal altındaki bölgelerin askerileştirilmesi, zorla seferberlik uygulamaları, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcilerine yönelik baskılar ile özellikle Kırım’daki kültürel mirasın tahrip edilmesine ilişkin ciddi endişeler dile getiriliyor. UKRAYNALI ESİRLERE YÖNELİK İŞKENCELER KINANDI Bu yılki karar metni, Ukraynalı savaş esirleri ve yasa dışı şekilde alıkonulan sivillere yönelik işkence, insanlık dışı muamele ve ağır hak ihlallerini açıkça kınayan yeni hükümlerle güçlendirildi. Metin, Rusya’nın hem işgal altındaki bölgelerde hem de kendi topraklarında zorla kaybetmeler ve işkence uyguladığına dair bulgular ortaya koyan Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporlarına dayanıyor. ESİRLERİN ALIKONULDUĞU YERLERİ AÇIKLAMA TALEBİ BM Genel Kurulu, Rusya’nın kaçırılan veya esir alınan Ukraynalıların akıbeti ve nerede tutulduklarına ilişkin bilgi vermeyi sistematik biçimde reddetmesini de kınayarak, Moskova’dan bu bilgileri derhal açıklamasını talep etti. Ayrıca Rusya’ya, Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere uluslararası mekanizmaların esirlerin tutulduğu yerlere engelsiz erişimini sağlaması, uygun tıbbi bakım sunması, kapsamlı esir takası gerçekleştirmesi ve aralarında Kırım Tatarları, siyasi tutsaklar, gazeteciler ve sivillerin de bulunduğu tüm yasa dışı alıkonulanları serbest bırakması çağrısında bulunuldu. “UTANÇ LİSTESİ” UYARISI YAPILDI Kararda, BM Genel Sekreteri’nin Rusya’nın çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet suçları nedeniyle “utanç listesine” alınabileceğine dair uyarısı da hatırlatıldı. Ayrıca Rusya’nın, üçüncü yıl üst üste Ukraynalı çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması ile eğitim ve sağlık tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle benzer bir listede "ağır ihlalci" olarak yer aldığına dikkat çekildi. BM Genel Kurulu’nun Kırımdaki insan hakları durumuna ilişkin kararları 2016’dan bu yana her yıl kabul edilirken, 2023’ten itibaren bu kararlar Rus işgali altında bulunan tüm Ukrayna topraklarını kapsıyor.

Tam 34 yıl önce bugün Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığını tanıdı Haber

Tam 34 yıl önce bugün Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığını tanıdı

Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Parlamentosu 24 Ağustos 1991 tarihinde, Ukrayna’nın bağımsızlığını ilan eden belgeyi kabul etti ve 1 Aralık 1991 tarihinde düzenlenen referandumda Ukraynalıların yüzde 90’ı Ukrayna’nın bağımsızlığı için oy verdi. Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri oldu. Türkiye Cumhuriyeti 16 Aralık 1991 tarihinde Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıdı. Tarih boyunca tarihi, coğrafi ve kültürel yakınlıkları olan iki ülke arasındaki ilişkiler her alanda artarak devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti ile Ukrayna Arasında Dostluk ve İşbirliği Anlaşması 1993'te onaylandı. 2011'de iki ülke arasında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) mekanizmasıyla stratejik ortaklık düzeyine yükseltildi. Türkiye, Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin Rusya tarafından işgalini tanımadı ve her platformda Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek veriyor. BAĞIMSIZLIĞIN İLK ADIMI Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (USSC) Verhovna Radası 16 Temmuz 1990 tarihinde, Ukrayna’nın kendi anayasasının hukuki temelini oluşturacak Ukrayna Devlet Egemenliği Deklarasyonu'nu kabul etti. Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin 12 Haziran’da ve Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin 23 Haziran’da kabul ettikleri egemenlik deklarasyonlarının ardından, Ukrayna’da kabul edilen deklarasyonda, Ukrayna “Bölge sınırları içerisinde egemen, bağımsız, bütün, bölünmez ve dış ilişkilerde eşit haklara sahip bir devlet” olarak ilan edildi. “Yasalar önünde aynı haklara sahip, milliyeti, cinsiyeti, dini, eğitim düzeyi, siyasi görüşü, mesleği, sosyal konumu ve mal varlığı gözetilmeksizin tüm vatandaşların oluşturduğu Ukrayna halkı” ibaresini getiren söz konusu deklarasyonda aynı zamanda Ukrayna halkının ekonomik, bilimsel, kültürel, dini bağımsızlığı da ilan edildi. Bunun yanı sıra deklarasyonda tarafsız bir ülke statüsü tercih edilirken, herhangi askerî bloka girmeme ve nükleer silahların kullanım, üretim ve alımından vazgeçme prensibine bağlılık mecburiyeti getirildi. Buna rağmen USSC Verhovna Radası’nın bağımsızlığını ilan etme yetkisine sahip olmamasından dolayı Ukrayna’nın egemenliği uluslararası düzeyde kabul edilmemişti. BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU 24 Aralık 1991’de ikinci kez Ukrayna Bağımsızlık Bildirisi kabul eden USSC Verhovna Radası, bildiriyi referanduma taşıdı. 1 Aralık 1991’de sandık başına giden Ukrayna halkı yüzde 90,32 oranında bağımsızlığı destekledi ve aynı gün yüzde 61,6 oyla ilk Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kravçuk’u seçti. 16 Temmuz 1990 Ukrayna Devlet Egemenliği Deklarasyonu, 24 Aralık 1991 Ukrayna Bağımsızlık Bildirisinin temelini oluşturuyor. 2014 yılında Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni işgal eden Rusya, 2022 yılından bu yana Ukrayna'nın tamamına yönelik olarak işgal girişimi ve saldırılarını sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.