SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Platformu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Platformu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Platformu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanı Çubarov: Kırım, Rusya için bir yaşam alanı değil, askeri üstür! Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Kırım, Rusya için bir yaşam alanı değil, askeri üstür!

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de dün gerçekleştirilen 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu, düzenlenen panellerle Kırım'daki son durumu gözler önüne serdi. Yarımadada yürütülen kimlik mücadelesi, artan baskılar, Ruslaştırma politikaları, gençlerin siyasi bilincinin dönüştürülmesi ve kültürel mirasın yok edilmesi gibi hayati konuların masaya yatırıldığı panelde en çarpıcı açıklama Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’dan geldi. “KENDİLERİNE BOYUN EĞMEYEN İNSANLARI YARIMADADAN SÜRÜYORLAR” KTMM Başkanı Refat Çubarov, Kremlin’in Kırım’a bakış açısını ve yarımadada yürüttüğü demografik mühendisliği şu sözlerle ifşa etti: Rusya Federasyonu, 2014 yılında Kırım'ı işgal ederken burayı yalnızca Ukrayna'ya ve diğer devletlere karşı yeni bir saldırı dalgası başlatabileceği bir askerî üs olarak gördü. Eğer Kırım bir askerî üsse, o zaman Rusya'nın işgali kabul etmeyen insanlara ihtiyacı yoktur. İşte bu yüzden işgale boyun eğmeyen herkesi, özellikle de Kırım Tatar halkını yarımadadan dışlayıp sürmek istiyorlar. Tam 12 yıldır çocuklarımızın zihinlerini yıkayıp öldürmek için her şeyi yaptılar. Yarımadada tam bir Ruslaştırma, asimilasyon, Kırım tarihinin çarpıtılması ve Rus tarihi hafızasının zorla dayatılması süreci yaşandı. Çubarov, Ukrayna'nın şimdiden işgalden kurtarma sonrasına hazırlanması gerektiğini belirterek; tarihi yer adlarının geri iade edilmesi, Kırım Tatar ve Ukrayna kimliğini yeniden canlandıracak yeni ders kitapları ile programların bugünden hazırlanması çağrısında bulundu. 2022’DEN SONRA BASKILAR KAT KAT ARTTI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olga Kurışko ise tam ölçekli işgal girişiminin başladığı 2022 yılından sonra yarımadadaki baskıların akılalmaz bir boyuta ulaştığını belirtti. Kurışko, Rusya'nın idari ve ceza kanunlarında yaptığı değişikliklerle sivil halkı tamamen nefessiz bıraktığını söyledi: Bugün Kırım’da Ukrayna’ya yönelik en ufak bir kamusal destek veya işgalci yönetime yönelik basit bir eleştiri bile doğrudan hapis ya da kovuşturma gerekçesi sayılabiliyor. Özellikle son dönemde idari gözaltı ve tutuklamaların sayısında muazzam bir artış var. İnsanları gözaltına alıp, kendi siyasi duruşları ve fikirleri yüzünden kameralar karşısında zorla özür diledikleri videolar kaydetmeye zorluyorlar. Rusya 12 yılda Kırım'da kendi sesine sahip olmanın neredeyse imkânsız olduğu bir korku imparatorluğu inşa etti. Bu şartlarda Ukrayna veya Kırım Tatar kimliğini korumak olağanüstü zor; insanlar bu kimliği ancak işgal bölgesinden kaçıp kurtulduklarında açıkça yaşayabiliyorlar. "EN BÜYÜK TEHLİKE ÇOCUKLARA SAVAŞIN BİR NORM OLDUĞUNUN DAYANILMASI” Almenda Sivil Toplum Eğitim Merkezi Ulusal Savunculuk Bölüm Başkanı Valentina Potapova, Kırım’daki eğitim sisteminin bir beyin yıkama mekanizmasına dönüştüğünü vurguladı. Kimliğin hayatın ilerleyen dönemlerinde yeniden kazanılabileceğini ancak bozulan "siyasi bilincin" tamirinin çok daha zor olduğunu belirten Potapova, "Rusya Federasyonu bugün eğitim sistemi aracılığıyla çocuklara savaşı normal bir olgu gibi algılamayı, Rus saldırganlığını haklı görmeyi ve diktatörlüğe rıza göstermeyi öğretiyor. Eğitim, eleştirel düşünceyi yok ederek sadece savaşa hazır askerler yetiştiriyor. İşgal bittiğinde yüzleşeceğimiz en büyük sorun bu olacak." uyarısında bulundu. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Uzmanı Andriy Lutsık da Rusya'nın Kırım'da sadece kültürel mirası yok etmediğini, Ukrayna ve Kırım Tatar varlığını tamamen silerek yarımada üzerindeki kontrolünü kalıcı kılmak adına Kırım halkının siyasi ve kültürel kimliğine topyekûn, planlı bir imha saldırısı yürüttüğünü ifade etti.

Kıyiv’de 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yapıldı: "Rusya diplomasiye hazır değilse ordumuz gerekeni yapıyor" Haber

Kıyiv’de 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yapıldı: "Rusya diplomasiye hazır değilse ordumuz gerekeni yapıyor"

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de bugün düzenlenen 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu, Ukrayna devlet yetkilileri, uluslararası diplomatlar ve hukukçuların katılımıyla gerçekleştirildi. Zirvede, Ukrayna ordusunun son haftalarda Kırım’da gerçekleştirdiği başarılı operasyonların yarımadanın işgalden kurtarma sürecini hızlandırdığı vurgulanırken; Kırım'ın Avrupa güvenliği için taşıdığı stratejik önem ve Rusya üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiği net bir dille ifade edildi. “KIRIM UKRAYNA’DIR: RUSYA DİPLOMASİYE HAZIR DEĞİLSE ORDUMUZ GEREKENİ YAPIYOR” Zirvede konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Yevgen Perebıynis, Kırım’ın dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olarak kalacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Uluslararası ortaklarımızın tamamı çok iyi biliyor ki, Ukrayna bugün sadece kendi bağımsızlığını değil, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve tüm Avrupa'nın güvenliğini savunuyor. Ukrayna Savunma Güçlerinin son günlerde ve haftalarda Kırım'da sergilediği etkili askeri operasyonlar, yarımadanın mutlaka işgalden kurtarılacağını bir kez daha kanıtlamıştır. Elbette önceliğimiz diplomatik çabalardır; ancak Rusya bugün diplomasiye hazır olmadığı için ordumuz Ukrayna topraklarına barışı getirmek ve Ukrayna'nın Kırım üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etmek adına bugün mümkün ve imkansız olan her şeyi yapmaktadır. Bugün, savaş meydanında bu tarihi zaferleri kazanan tüm askerlerimize en kalbi şükranlarımı sunmak istiyorum. Ukrayna, işgali meşrulaştırmaya veya yarımada üzerindeki egemenliğini sorgulatmaya yönelik hiçbir girişimi asla kabul etmeyecektir. Şuna inancımız tamdır ki; Ukrayna’nın uluslararası alanda tanınmış sınırları dahilindeki toprak bütünlüğü yeniden tesis edilmeden, kalıcı ve adil bir barışın sağlanması mümkün değildir. Etkinlikte ayrıca, Kırım Platformu Parlamenter Zirvesi’nin bu yıl Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da gerçekleştirileceği hatırlatıldı. BİRLEŞİK KRALLIK: KIRIM’IN İŞGALİNİ ASLA TANIMAYACAĞIZ Zirveye katılan Birleşik Krallık’ın Kıyiv Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Charlotte Surun, Londra yönetiminin Kırım'ın işgalini tanımama politikasından asla taviz vermeyeceğini yineledi. Adaletin tesis edilmesinde Kırım’ın politikanın tam merkezinde yer aldığını belirten Surun, "Birleşik Krallık, Kırım’daki insan hakları ihlallerine yanıt olarak yaptırım baskısını sürdürmek, Rusya'nın suçlarını belgeleyerek hesap verilebilirliği sağlamak ve Ukrayna'nın yarımada üzerinde tam kontrolü yeniden kazanmasını desteklemek için ortaklarıyla birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edecektir." dedi. KIRIM’DA GİZLİ DİRENİŞ BÜYÜYOR: “İŞGALCİLER HALKI CEZALANDIRIYOR” Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olga Kurışko ise Ukrayna ordusunun cephede ve Kırım’daki askerî hedeflerde inisiyatifi ele geçirmesiyle birlikte, işgal altında yaşayan sivil halkın Rusya’ya karşı gösterdiği gizli ve açık direnişin gözle görülür şekilde arttığını açıkladı. Neredeyse her gece Rus askeri ve lojistik tesislerinin vurulduğunu söyleyen Kurışko, "İnsanlar artık Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine olan desteklerini ve tutumlarını açıkça ifade etmeye başladılar. Bu durum karşısında panikleyen Rus işgalciler, halka yönelik idari para cezaları ve idari kovuşturmalarla baskıyı artırmaya çalışıyor." diyerek Kırım sakinlerine imkânı olanların güvenlikleri için yarımadadan ayrılmaları çağrısında bulundu ve evrak süreçlerinde destek sözü verdi. “SİYASİ TUTSAKLARI UNUTMA HAKKIMIZ YOK” Kurışko ayrıca, Rusya Adalet Bakanlığının siyasi tutsakları savunan "Kırım Dayanışması" sivil hareketini "yabancı ajan" listesine eklemesini sert dille eleştirdi. Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcı Yardımcısı Vitaliy Sekretar ise bu adımın sivillerin adil yargılanma hakkını elinden almayı amaçladığını, ancak avukatlara yönelik bu kasti baskıların uluslararası mahkemelerde Rusya’nın "insanlığa karşı işlediği sistematik suçların" en büyük kanıtı olacağını vurguladı. Ukrayna’nın siyasi tutsaklar konusunu gündemde tutmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Dışişleri Bakan Yardımcısı Perebıynis şu ifadeleri kullandı: Rusya’nın gözaltı ve tutukevlerinde bulunan Ukraynalı siyasi tutsakları unutmaya hakkımız yok. Onların isimleri uluslararası kürsülerde yankılanmaya devam etmeli, serbest bırakılmaları ise insan haklarının korunmasına yönelik uluslararası çabaların temel önceliklerinden biri olarak kalmalıdır. Kırım Tatarları, işgalci yönetimin baskıcı politikalarının ana hedeflerinden biri haline geldi. İşte bu yüzden Ukrayna, Kırım Tatar halkının 1944 yılındaki sürgününün bir soykırım olarak tanınması ve işgal altındaki Kırım'da Kırım Tatarlarına yönelik günümüzdeki zulüm biçimleri hakkında dünyanın bilgilendirilmesi yönündeki uluslararası çalışmalarını sürdürmektedir. Tüm zorluklara rağmen uluslararası hukuk, mücadelemizin en güçlü aracı olmaya devam ediyor. Kırım meselesini uluslararası kuruluşların gündemine taşıyor ve Rusya’nın işlediği suçlardan dolayı adalet önünde hesap vermesini kararlılıkla talep ediyoruz. “RUSYA KIRIM’IN İŞGALİNİ EĞİTİM ÜZERİNDEN MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR” Dışişleri Bakan Yardımcısı Perebıynis, Rusya'nın Kırım limanları üzerinden Ukrayna tahıllarını yasa dışı yollarla dünya pazarına sürme şemalarını belgelediklerini aktardı. Rusya'nın Kırım'daki gayrimeşru varlığını eğitim ve akademik dünya üzerinden meşrulaştırmaya çalıştığına dikkat çeken diplomat, "İşgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren Rus yükseköğretim kurumlarının uluslararası projelere, akademik değişimlere ve araştırma programlarına katılmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Bu kurumlarla kurulacak her türlü uluslararası bağ, işgali tanımama politikamızı baltalar." dedi. Perebıynis son olarak, Rus işgal güçleri tarafından yasa dışı şekilde Rusya’ya kaçırılan veya zorla yerinden edilen Ukraynalı çocukların evlerine dönmesi için uluslararası arenada çok sert ve yaptırım odaklı bir mekanizma üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Kıyiv’de kritik zirve: 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yarın başlıyor Haber

Kıyiv’de kritik zirve: 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu yarın başlıyor

Kırım’ın işgalden kurtarılması ve Karadeniz güvenliği, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de masaya yatırılacak. Kırım Platformu Uzmanlar Ağı, 30 Haziran gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Forum için hazırlıklarını tamamladı. Ukraynalı ve yabancı uzmanların yanı sıra üst düzey hükûmet yetkililerini bir araya getirecek olan kritik forum, Kırım'ın geleceğini şekillendirecek yeni jeopolitik dinamikleri ele alacak. Kırım İnsan Hakları Grubu tarafından yapılan açıklamada, etkinliğin önemine ve sahadaki askerî gerçekliğine şu ifadelerde dikkat çekildi: Kırım'ı izole etme operasyonu stratejik bir plan olmaktan çıkıp aktif bir faza geçmiştir. Ukrayna'ya ait insansız hava araçları, işgal altındaki Kırım'da Rus ordusunun lojistik ikmal hatlarını tek tek kesmektedir. Aynı zamanda jeopolitik çevre de ortakların tutumları, güvenlik mimarisi ve müzakere süreçleriyle birlikte dönüşmektedir. Kırım Platformu Uzmanlar Ağı, bu yeni sınamaları göz önünde bulundurarak 5. Uluslararası Forum'un düzenlenmesini kararlaştırmıştır. Savaş koşulları ve yüksek güvenlik riskleri nedeniyle forumun gerçekleştirileceği yer bilgisinin sadece akredite olan katılımcılara etkinlikten bir gün önce bildirileceği açıklandı. KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ VE RUSYA’NIN SAVAŞ SUÇLARI MASADA Bölgesel güvenliğin geleceğini belirleyecek zirvede Ukraynalı ve uluslararası uzmanlar, devlet temsilcileriyle birlikte; Karadeniz'deki güvenlik dengelerinin bugünkü değişimi, yeni jeopolitik gerçekler ışığında Kırım'ın işgalden kurtarılmasına yönelik gerçekçi senaryolar, Rusya'nın yarımadada işlediği savaş suçlarının hesabının sorulması ve uluslararası yargı mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi gibi üç ana konu üzerinde odaklanacak. GÜÇLÜ ORGANİZASYON ORTAKLIĞI Zirve, Ukrayna devlet kademeleri ile Kırım Tatar toplumunun en üst düzey kurumlarını bir araya getiren güçlü bir ortaklık tarafından organize ediliyor. Etkinlik; Kırım Platformu Uzmanlar Ağı öncülüğünde, Kırım Platformu Ofisi, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilciliği, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) aktif desteğiyle gerçekleştiriliyor. Forumun resmî medya ortaklığını ise Media Center Ukraine üstleniyor.

Kırım Platformu'nun mart 2026 raporu yayımlandı: Kırım’daki baskı ve zulümler ele alındı Haber

Kırım Platformu'nun mart 2026 raporu yayımlandı: Kırım’daki baskı ve zulümler ele alındı

Kırım Platformu, Mart 2026 raporunu yayımladı. Raporda; 2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’da Rusya tarafından günlük bazda yaşatılan insan hakları ihlalleri ve zulümler, çocukların ve gençlerin Ruslaştırılması ve askerîleştirilmesi, Kırım’ın askerî bir üs hâline getirilmesi, Kırım’ın çevresel tahribata uğratılması ve kültürel mirasının yıkıma uğratılması, Kırımlıların özel mülklerinin haczedilmesi ve millîleştirilmesi, Kırım’a yabancıların getirilerek işgalin meşrulaştırılması ve diğer konular ele alındı. KIRIM’DA İŞGALCİ RUSYA’NIN BASKI VE ZULÜM ORTAMI HÜKÜM SÜRÜYOR Mart ayı içerisinde Yarımada’nın altyapısında ciddi bir istikrarsızlık görüldü. Kırım sakinleri, sıklıkla elektrik kesintileri yaşarken Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) noktalarında ise benzin kıtlığı yaşandı. Bununla birlikte Kırım’da benzin için şubat ayında litre başında 75,99 ruble ödenirken mart ayında 77,47 ruble şeklinde zam görüldü. Sivillere ve özel sektöre uygulanan baskılar ise artış gösterdi. Akmescit’te Rus ordusuna alınmaktan “kaçtığı” öne sürülen sivillerin evlerine baskınlar düzenlendi. Rusya’nın Kırım’daki telefon tamircilerinden kullanıcı bilgileri aldığı ve kullanıcıların rehberlerinde Ukrayna hattı kullanan numaraları da aradığı tespit edildi. Yarımada’daki yaşam standartları gitgide zorlaşırken işgalci Rusya’nın Kırım’a yıllık olarak yerleştirdiği 5 bin ile 7 bin arasında aile, yerli halkı Kırım Tatarları ve diğer etnik gruplardan oluşan Kırım’ın demografik yapısının ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor. KIRIM’DA RUSYA KAYNAKLI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ YAŞANIYOR Raporda, “Aşırı faaliyette bulunma” ve “terörün meşrulaştımak” iddialarıyla tutuklamaların yaşandığı Kırım’da son derece ağır bir baskı ortamının mevcut olduğu aktarılıyor. Rapora göre; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırım’daki 300 siyasi tutsağın onlarcasının kadın olduğunu belirterek Rusya’nın, toplum içinde korkuya sebep olmak için kadınlara yaşattığı zulmü bir nevi araç olarak kullandığını ifade etti. Sosyal medyada Ukrayna’yı destekleyen herhangi bir duruşun veya bilgi paylaşımının ise hukuki yaptırımlara tabi tutulduğu dile getirilirken sosyal medyada yapılan yorumların çeşitli asılsız iddialarla Kırım sakinlerinin aleyhine kullanıldığı aktarıldı. Öte yandan, siyasi tutsakların ve gözaltında tutulanların sağlık durumlarıyla ilgili sorunların yaşandığı da belirtilirken siyasi tutsakların akrabaları tarafından ziyaret edilmesine engel olunduğu ve yargı boyutunda da usulsüzlüklerin yapıldığı kaydedildi. RUSYA’DAN KIRIM’A EKONOMİK KUŞATMA VE İŞGALİ MEŞRULAŞTIRMA GİRİŞİMİ Sanayi, inşaat, lojistik ve tarım gibi sektörler içerisinde, Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijjya (Zaporizhzhia) ve Herson (Kherson) bölgelerindeki Rus kontrolündeki şirketler ile Kırım’da Rus kontrolü altında olan şirketler arasında yaklaşık 90 anlaşmanın yapıldığı belirtildi. Bu şekilde Kırım’ı ekonomik kıskaca alma girişiminde bulunan Rusya’nın, ayrıca Kırım’ın işgalini meşrulaştırmak ve Kırım’daki sözde Rus yönetiminin uluslararası ölçekte tanınması adına uluslararası platformlar, eğitim programları ve kültürel etkinlikleri kullandığı bildirildi.

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko: Rusya Kırım’daki hak ihlallerini gizliyor Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko: Rusya Kırım’daki hak ihlallerini gizliyor

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Moldova’da düzenlenen 3. Karadeniz Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı topyekûn işgal saldırısı başlattıktan sonra yarımadadaki baskıların şiddetlendiğini belirtti. Kurışko, siyasi tutsak sayısındaki artışa dikkat çekerken, bu mahkumların büyük çoğunluğunun Kırım Tatarları olduğunu ve Rusya’nın bölgedeki hak ihlallerini sistemli olarak gizlediğini vurguladı. Moldova’nın ev sahipliğinde bugün gerçekleşen konferansta konuşan Kurışko, 2014’ten bu yana Kırım’ın siyasi zulüm, işkence ve ifade özgürlüğünün yok edildiği bir bölge hâline geldiğine dikkat çekti. Karadeniz bölgesinin güvenliğinin sadece askerî değil, aynı zamanda işgal altında yaşayan insanların haklarını kapsayan insani bir boyutu olduğunu hatırlatan Temsilci, Rusya'nın özellikle son iki yılda hukuksuz tutuklamalara dair bilgileri kamuoyundan saklamak için özel bir çaba sarf ettiğinin altını çizerek, “Şu anda, özellikle de geniş çaplı işgalden sonra, çok sayıda siyasi tutsağımız var. Ve bunların çoğu Kırım Tatarı. Şu anda, Rusya Federasyonu'nun Kırım Yarımadası’nda yaşanan zulümle ilgili bilgileri gizlediğini görüyoruz.” dedi. ÇOCUKLAR EĞİTİM ARACILIĞIYLA ASKERÎLEŞTİRİLİYOR Yarımadadaki mevcut duruma dair Kurışko’nun dikkat çektiği en çarpıcı başlıklardan biri, çocukların ve gençlerin sistematik olarak askerîleştirilmesi oldu. İlkokul çağından itibaren çocukların yoğun bir propaganda ve askerî eğitime maruz kaldığını belirten Kurışko, işgalci yönetimin Kırım’ı, çocuklara insansız hava aracı (İHA) kullanımı eğitimi verilen "tam döngülü" tek bölge olarak tanımladığını aktardı. Bu durumun, yeni nesli Rusya'nın ideolojik vizyonuna zorla dâhil etme stratejisinin bir parçası olduğu vurgulandı. ÇEVRE TEHDİTLERİ VE EKONOMİK USULSÜZLÜKLER Rus saldırganlığının Karadeniz ve Avrupa genelinde ciddi çevresel riskler oluşturduğunu dile getiren Kurışko, deniz kirliliğinin ekolojik dengeleri sarstığını ifade etti. Ayrıca Rusya’nın, Ukrayna topraklarından çalınan tahılları yasa dışı yollarla dünya pazarına sürmek için Kırım limanlarını stratejik bir merkez olarak kullandığını belirtti. Rusya'nın uluslararası yaptırımları delmek için kullandığı "gölge filosuyla" mücadele edilmesi gerektiğini savunan Kurışko, Kırım’ın işgalden kurtarılması için Kırım Platformu’nun desteklenmesi çağrısında bulundu.

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz" Haber

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Derneği Genel Merkezinde 27 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen özel toplantıda Kırım Tatar diasporasının önde gelen isimleriyle buluştu. Türkiye’deki Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı sergilediği kararlı duruşun vurgulandığı görüşmede Kurışko; Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden ve Kırım’dan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Ziyarette Olha Kurışko'ya Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov eşlik ederken, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Namık Kemal Bayar, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay başta olmak üzere Kırım Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin yer aldığı heyet hazır bulundu. BAYAR: DÜNYADAKİ BÜTÜN KIRIM TATARLARININ YEKVÜCUT HAREKET ETMELERİNİ SAĞLADIK Namık Kemal Bayar, konuşmasında Kırım Derneğinin 70 yıllık köklü bir tarihi olduğundan bahsederek, Türkiye’de 110 bin dernek bulunduğunu ve bunların yalnızca 134’ünün "Kamu Yararına Çalışır Dernek" statüsünde olduğunu Kırım Derneğinin de bu dernekler arasında olduğunu ifade etti. Bayar, özellikle 2014’te Kırım'da yaşanan işgal sonrası “Hem Türkiye’de hem dünyadaki bütün Kırım Tatarlarının Rusya’nın Kırım’ı işgaline karşı yekvücut hareket etmelerini sağladık.” diye konuştu. Bayar ayrıca, Donald Trump döne ile bilrlikte ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna dikkat çekti. "UKRAYNA’NIN KIRIM’DAN VAZGEÇMEMESİNDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!" Ukrayna’nın Kırım’dan vazgeçmemesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Tuncer Kalkay ise, “Ukrayna halkının verdiği mücadelelerin değerini çok iyi biliyoruz. Başarılar diliyor ve geleceğimizi onlarla belirlemeye çalışıyoruz, Ukrayna’dan yana tavır koyduk, Kırım Ukrayna için önemli, Ukrayna’nın vazgeçmemesi bizi mutlu ediyor, biz oradan aldığımız güç ile mücadeleye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. "DÜNYAYA KIRIM TATARCA SESLENİLDİ" Namık Kemal Bayar’ın ABD’deki başkanlık değişimi sonrası ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna değinmesine cevaben Olha Kurışko, Türkiye’de yaptığı görüşmelerde ortak endişenin müzakere süreci ile ilgili olduğunu ve endişe gerektirecek bir durum olmadığını “Ukrayna, Kırım konusunu en üst düzeyde faaliyetlerde ve platformlarda dile getiriyor.” sözleriyle dile getirdi. Kurışko ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım Platformu'nda bir araya geldiklerini ve Kırımoğlu’nun dünyaya Kırım Tatarca seslendiğini de vurguladı. Aynı zirvede Kırım Tatar seramik sanatçısı Rüstem Skibin tarafından tasarlanan "Dünya" isimli kalkanın sembol olarak seçilmesini ise, “Rusya tarafından dünyaya yayılan kötülüğe karşı Kırım direnişinin sembolüydü.” olarak ifade etti. Kırım Temsilcisi, “Geçici işgale Kırım’ın verdiği direnişin altını çizmiş olduk.” diye ekledi. "SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİ GÜNDEMİMİZDE" Stokholm’de gerçekleşen Kırım Tatar Parlamenterler Zirvesi'nde, Kırım Tatar siyasi mahkumlarının isimlerini dile getirdiğini söyleyen Kurışko, çeşitli mecralarda konunun takipçisi olduklarını belirtti. Öte yandan zirvenin düzenlenmesi için Londra’dan onay geldiğini sözlerine ekledi ve Karadeniz Güvenlik Konferansı’nı da takip edeceklerini kaydetti. Kurışko, “İşgal edilen topraklar hakkında konuşurken bu konu Karadeniz’in güvenliğinden ayrı tutulmamalıdır.” diye ifade etti. "ULUSLARARASI ARENADA KIRIM KONUSUNDAKİ ÇABALARIMIZI SEFERBER EDİYORUZ" Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarımız açıklamalarından anlaşılması gerekenin bütün toprakları olduğunu vurgulayan Kurışko, “Biz kendi toprağımız için mücadele veriyoruz, uluslararası arenada Kırım konusundaki çabalarımızı seferber ediyoruz" diye ekledi. Kurışko son olarak, Kırım Tatar diasporasının Ukrayna ve vatandaşlarına olan destekleri için teşekkür etti. Olha Kurışko görüşmenin akabinde dernek binasını gezerek, sergilenen fotoğrafları inceledi.

Ankara'da Kırım diplomasisi: Temsilci Olha Kurışko, Türk Dışişleri ile bir araya geldi Haber

Ankara'da Kırım diplomasisi: Temsilci Olha Kurışko, Türk Dışişleri ile bir araya geldi

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, 26 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi A. Berris Ekinci ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kırım’daki siyasi baskılar, kültürel mirasın tahribi ve Rusya’nın "gölge filosunun" Karadeniz güvenliğine yönelik tehditleri ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği tarafından ziyarete ilişkin olarak yapılan yazılı açıklamada, görüşmeye ayrıca Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ile Büyükelçilik temsilcilerinin katıldığı aktarıldı. Kurışko, görüşmede Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği kararlı destek, Kırım’ın yasa dışı işgalinin tanınmamasına yönelik tutumu ve Kırım Platformu zirvelerine farklı düzeylerde katılımından dolayı teşekkür etti. Toplantıda, işgal altındaki Kırım Yarımadası’ndaki mevcut durum hakkında bilgi veren Kurışko, Rusya tarafından yürütülen siyasi baskılar, artan baskı politikaları ve özellikle Kırım Tatar halkına yönelik sistematik insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Görüşmede ayrıca, işgalci yönetimin kültürel mirasın tahrip edilmesine yönelik politikaları ile Kırım’ın yoğun askerîleştirilmesinin hem yarımadanın ekolojisi hem de Karadeniz havzası üzerindeki olumsuz etkileri ele alındı. Taraflar, Rusya Federasyonu’nun “gölge filosu” olarak adlandırılan yasa dışı deniz faaliyetlerinin, Azak-Karadeniz bölgesindeki tüm ülkeler için oluşturduğu tehditleri de değerlendirdi. Görüşmenin sonunda Olha Kurışko, Ukrayna ile Türkiye arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, adil ve kalıcı bir barışın diplomatik yollarla sağlanması ve Kırım dâhil olmak üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi için ortak çabaların devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet TBMM'de: "Savaşı bitirmek için sadece sözler değil pratik destek lazım" Haber

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet TBMM'de: "Savaşı bitirmek için sadece sözler değil pratik destek lazım"

Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Kostyantın Kasay, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov'un yer aldığı; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başkanlığındaki heyet, 18 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Türk parlamenterle görüştü. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Yahya Çelik başkanlığındaki heyette ise AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç yer aldı. ÇELİK: ÜLKEMİZ TÜM PLATFORMLARDA UKRAYNA'YA DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEKTİR Görüşmede Yahya Çelik, "Türkiye adil ve kalıcı bir barışa ulaşılması için diyalog ve diplomasinin her zaman destekçisi olmuştur" diyerek, ABD'nin barışa yönelik diplomatik çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. ABD tarafından önerilen planın kalıcı bir barış anlaşmasının inşası için stratejik bir çerçeve sunduğuna işaret eden Çelik, "İmzalanacak herhangi bir anlaşma uluslararası hukukun temellerini gözetmelidir. Bu konudaki karar tabiatıyla Ukrayna'nın ve Ukrayna halkının olacaktır. Ülkemiz dün olduğu gibi bugün ve yarın da ilgili tüm platformlarda Ukrayna'ya desteğini sürdürecektir." ifadelerini kullandı. "Bu yıl içerisindeki İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelerde insani konular başta olmak üzere diplomatik süreçte kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır." diyen Çelik, gerek teknik düzeyde, gerekse liderler düzeyinde ileriki müzakere turlarına ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını belirtti. KIRIMOĞLU: BİZİM İÇİN ADALET YALNIZCA ULUSLARARASI HUKUKUN ESAS ALINMASIYLA MÜMKÜN Millî lider Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada Ukrayna-Rusya Savaşı'nın 2014'te Kırım Yarımadası'nın işgaliyle başladığını vurguladı. 2022 yılında başlayan topyekûn işgal girişiminde Rusya'nın iki gün içerisinde Kıyiv'i, bir hafta hafta içerisinde tüm Ukrayna'yı işgal edeceğini iddia ettiğini ancak bugün savaşın bin 380'inci gününde olduklarını kaydeden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, edindikleri malumatlara göre Rusya'nın bu süreçte bir milyonun üzerinde kayıp verdiğini belirtti. Milli lider, savaşta Rusya kadar olmasa da Ukrayna olarak çok ciddi kayıp verdiklerini ve her gün çok kıymetli insanları kaybettiklerini dile getirdi. Kırımoğlu, tüm dünyadan adil barış çağrıları geldiğini ancak adil barışın herkes için başka bir anlam taşıdığını kaydederek, Rusya'nın açıkça Kırım, Herson, Zaporijjya, Donetsk ve Lugansk olmak üzere Ukrayna'nın 5 bölgesinin Rus toprağı olarak tanınması istediğinin altını çizdi. Rusya'nın taleplerini açık açık dile getirdiklerini ve tekrarladıklarını söyleyen Kırımoğlu, "Rusların adaleti işte bu; bizim topraklarımızı işgal edecek, onu Rus toprağı olarak tanıyacağız. Oysa bizim için adalet ve barış yalnızca uluslararası hukukun esas alınmasıyla mümkün." dedi. ABD tarafından teklif edilen 28 maddelik barış planına değinen Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, "Son yüz yıl içerisinde böyle adaletsiz bir proje görülmemiştir" şeklinde konuştu. Kırımoğlu, imzalanacak antlaşmanın uluslararası kaidelere uygun olmadığı bir senaryoda bunun sadece daha kanlı bir savaş için mola vermek olacağını vurguladı. 2014'te Kırım'ın işgal edilmesinden bugüne değin daima Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği destekten ötürü Türkiye'ye daima minnettar olduklarını belirten Kırımoğlu, 2025 yılı içerisinde New York ve Stockholm’de gerçekleşen Kırım Platformu zirvelerinde yapılan çıkışların Ukrayna kamuoyunda büyük yankı uyardığını kaydetti. "EĞER KIRIM YARIMADASI KURTULMAZSA KIRIM TATAR HALKININ GELECEĞİ YOK" Millî lider, Kırım Tatarları olarak 1944 Sürgünü ve Soykırımı sonrasında yarım asır boyunca vatana dönüş için mücadelere ettiklerini anımsatarak; 2014 yılında yaşanan işgal sonrasında yeniden vatanlarını terk etmek zorunda bırakıldıklarını ve bu sürecin hâlen devam ettiğini dile getirdi. Adı konulmamış bu sürgün sürecinin Kırım Tatar halkını tüm dünyaya dağıttığına ve 40-50 farklı ülkede yaşama tutunmak zorunda kaldıklarına işaret eden Kırımoğlu, "Eğer Kırım Yarımadası kurtulmazsa Kırım Tatar halkının geleceği yok. Ya insanlar yine vatanlarını terk edecek ya da orada Ruslaştırılacak ve millî kimliklerini kaybedecek; mankurt olacak. Elbette, Kırım'ın kurtarılması Ukrayna için toprak bütünlüğünün sağlanması noktasında önemli ama biz Kırım Tatarları için yer yüzünde millet olarak kalmak ya da yok olmak meselesidir." ifadelerini kullandı. Türkiye'de son süreçte Kırım'dan kimi işbirlikçilerin Rusya tarafından getirilerek, Türk kamuoyunu aldatmak ve Kırım'da her şeyin normal ve iyi olduğu yalanını yaymak için etkinliklerin düzenlendiğine işaret eden Kırımoğlu, bu konuda Türkiye'nin dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savaş sürecinde almış olduğu pozisyondan çok memnun olduklarını yineleyen ve teşekkür eden Kırımoğlu, "Ama bu savaşı bitirmek için sadece açıklamalar yeterli değil pratik destek de bekliyoruz." dedi. ÇİYGÖZ'DEN TBMM HEYETİNE DAVET Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz ise görüşmede, TBMM heyetini bir kez daha Ukrayna'ya gelip oradaki durumu kendi gözleriyle görmeye davet etti. Öte yandan mevcut barış planlarının bir geleceğinin olmadığının altını çizen Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının ve parlamentosunun bu planları kabul etmeyeceğini söyledi. Ukrayna Milletvekili Kostyantın Kasay da Türk mevkidaşlarını Ukrayna'ya davet ederek, Ukrayna'daki mevcut durumu aktardı. Rus saldırıları sebebiyle ülkede elektrik hizmetinin tam anlamıyla verilemediğine dikkat çeken Kasay, "Bugün Rusya Federasyonu ve Rusya ordusu Ukrayna devletiyle ya da ordusuyla savaşmıyor. Ukrayna halkına ve sivillere karşı bir savaş veriliyor" dedi.

Kırım Platformu Zirvesi katılımcılarından ortak mesaj: Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar mutlaka geri döndürülmeli Haber

Kırım Platformu Zirvesi katılımcılarından ortak mesaj: Rusya’nın kaçırdığı Ukraynalı çocuklar mutlaka geri döndürülmeli

İsveç’in başkenti Stockholm’de, 70’ten fazla ülkenin ve uluslararası kuruluşun katılımıyla 4. Kırım Platformu Parlamenter Zirvesi düzenlendi. Zirve bu yıl Kırım’ın işgalden kurtarılması ve işgal altındaki bölgelerde insan haklarının korunmasına yönelik en geniş kapsamlı uluslararası toplantı oldu. Zirvenin en kritik bölümlerinden biri, Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocuklar konusunu ele alan özel oturumdu. Bu oturuma, çocuk hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla bilinen İsveç Kraliçesi Silvia da katılarak konuya verilen uluslararası önemi vurguladı. İsveç Parlamentosu (Riksdag) Başkanı Andreas Norlen yaptığı konuşmada, "Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü acımasız savaşın tüm suçları arasında, binlerce çocuğun kaçırılması en acımasız olanlardan biridir. Bu Ukraynalı çocukların yaşadığı acı ve çaresizliği hayal etmek ve evlerine duydukları özlemin boyutunu kavramak zor.” dedi. Estonya Parlamentosu Başkanı Lauri Hussar, “Rusya tarafından ülkelerinden yasa dışı olarak çıkarılan Ukraynalı çocuklar evlerine dönmeli, suçlular hesap vermeli ve dondurulmuş Rus varlıkları tazminat için kullanılmalı.” şeklinde vurguladı. Yale Üniversitesi araştırmacısı Nathaniel Raymond, Rusya’nın sistematik şekilde yürüttüğü çocuk kaçırma ve zorla Ruslaştırma faaliyetlerine ilişkin yeni verileri sundu. Rapora göre, Rusya en az 35 bin Ukraynalı çocuğu kaçırıldı, en az 314 çocuk yasa dışı şekilde Rus ailelere verildi, Rusya’da Ukraynalı çocukların alıkonulması ve kimliklerinin silinmesi için kullanılan 210 kurum tespit edildi, en az 39 merkezde çocuklara askeri eğitim veriliyor. Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, Rusya Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova’nın Ukraynalı çocukların zorla Ruslaştırıldığını kamuoyunda açıkça itiraf ettiğini hatırlatarak bunun “planlı bir kimlik yok etme siyaseti” olduğunu vurguladı. Kırım’ın işgalinden bu yana süren bu uygulamaların ilk olarak yarımadada test edildiğini söyleyen Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, 2014 sonrası işgalcilerce başlatılan “Umut Treni: Kırım” adlı projede Rus vatandaşlarının Kırım’a getirilerek Ukraynalı çocukları “evlat edinmeye” yönlendirildiğini hatırlattı. Ukrayna resmî olarak 19 binden fazla çocuğun Rusya’ya kaçırıldığını açıkladı ancak Yale verilerine göre gerçek sayı çok daha yüksek olabilir. İşgal altındaki bölgelerde yaklaşık 1,5 milyon çocuk, psikolojik baskı, Rus vatandaşlığı dayatma, ideolojik yönlendirme ve askeri eğitim gibi uygulamalara maruz kalıyor. Ukrayna, Rusya tarafından kaçırılan çocukların geri dönüşü konusunda uluslararası ortaklarına net talepler iletti. Buna göre Kıyiv, Rusya’dan kaçırılan tüm çocukların eksiksiz listesinin talep edilmesini, uluslararası misyonların çocukların bulunduğu bölgelere erişiminin sağlanmasını, siyasi ve diplomatik baskının artırılmasını ve çocuklar konusunun olası tüm barış müzakerelerinde zorunlu bir başlık hâline getirilmesini istedi. Zirveye katılan ülkeleri temsilcileri, binlerce Ukraynalı çocuk yasa dışı şekilde alıkonulurken Rusya ile gerçek bir barıştan söz edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca çocukların Kremlin tarafından bir propaganda aracı olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Oturumun kapanışında ise güçlü bir mesaj verildi: Dünya bu haberlere alışma lüksüne sahip değil. Ukraynalı çocukların akıbeti, BM’den ulusal parlamentolara kadar tüm uluslararası platformlarda gündemde tutulmalı. Ukrayna, her bir çocuğun evine dönmesi için küresel ölçekte eşgüdümlü hareket çağrısı yaparken, bu sürecin temelinin uluslararası dayanışma olması gerektiğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.