SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bulgaristan’da anlamlı etkinlik: Şumnu'da Kırım Tatar kültürünü ve tarihini anlatan sergi açıldı Haber

Bulgaristan’da anlamlı etkinlik: Şumnu'da Kırım Tatar kültürünü ve tarihini anlatan sergi açıldı

Bulgaristan’ın Şumnu kentindeki Panayot Volov Ev Müzesi, Kırım Tatar halkının zengin kültürünü ve tarihini gözler önüne seren "Keşif: Bulgaristan Bölümü" adlı uluslararası sergiye ev sahipliği yapıyor. Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümüne ithaf edilen sergi, 7 farklı ülkeden sanatçı ve zanaatkârların eserlerini bir araya getiriyor. Ukrayna tarafından yürütülen "Kırım Tatar Araştırmaları Uluslararası Eğitim, Kültür ve Sanat Projesi" çerçevesinde hayata geçirilen sergi, 9 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen resmî törenle ziyarete açıldı. Ukrayna Geleneksel Kültürü Sivil Toplum Kuruluşu tarafından başlatılan ve bu yıl 4. yılına giren proje kapsamındaki sergi, Kırım Tatarlarının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başındaki yaşamını, mimarisini ve geleneklerini yansıtan nadide eserleri barındırıyor. Kültürel zenginliğiyle dikkat çeken sergide Ukrayna, Brezilya, Bulgaristan, Fransa, Almanya, Portekiz ve Kanada olmak üzere 7 farklı ülkedeki 25 kadın zanaatkar tarafından üretilen ve dönemin Kırım'ı ile Bulgaristan'daki Kırım Tatar kültürünü yansıtan 30 oyuncak bebek kompozisyonu yer alıyor. Bunun yanı sıra Burgaz’daki sanat okulu öğrencileri tarafından tuvale aktarılan "Kırım Tatar Mimari Anıtları" serisinden 23 tablo da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Kırım ve Ukrayna'daki ustaların elinden çıkan geleneksel Kırım Tatar altın işleme sanatının nadide örnekleri ile Şumnu'nun Tsarev Brod köyündeki Kırım Tatar topluluğuna ait otantik aile yadigârları da serginin en değerli parçalarını oluşturuyor. Açılış programına katılan konuklar, sergilenen eserleri inceledikten sonra Kırım Tatar mutfağına ait geleneksel ev yapımı lezzetlerin sunulduğu gastronomi bölümünde kültürel lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu. “KIRIM TATAR KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUZ” Ukrayna Geleneksel Kültürü adlı sivil toplum kuruluşunun (STK) Başkanı ve Kırım Tatar Araştırmaları Projesi Koordinatörü Valeriya Levkivska, serginin açılış konuşmasında projenin gelişim sürecine değinerek Şumnu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve müze kuratörü Dr. Milena Georgieva’ya teşekkürlerini sundu. Konuşmasında projenin önemine dikkat çeken Levkivska şu ifadeleri kullandı: "Projemiz Kasım 2022'de başladı ve o günden bu yana büyüyerek gelişiyor. Bugüne kadar Ukrayna ve Bulgaristan'da 12 sergi ile 20'den fazla kültürel ve sanatsal etkinlik gerçekleştirdik. Bu proje; ortakların, danışmanların, sanatçıların ve zanaatkârların ortak emeğinin bir ürünüdür. Kırım Tatar kültürünü birlikte araştırmaya ve dünya genelinde popülerleştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz." Sergi, 9 Temmuz 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

İşgal altındaki Kırım’da "Her Eve Bir Bayrak" kampanyası başlatıldı Haber

İşgal altındaki Kırım’da "Her Eve Bir Bayrak" kampanyası başlatıldı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 26 Haziran Kırım Tatar Milli Bayrak Günü öncesinde işgal altındaki Kırım'da millî kimliği ve aidiyeti korumak amacıyla büyük bir sivil hareketin başlatıldığını bildirildi. Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatar gençler, millî sembolleri canlı tutmak ve evleri bayraklarla donatmak için "Her Eve Bir Bayrak" adlı yeni bir toplumsal girişim başlattı. LEVADKİ KÖYÜNDE 12 METRELİK BAYRAK DİREĞİ DİKİLDİ Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, sosyal medyada "crimeaflag" ekibi öncülüğünde örgütlenen Kırım Tatar gençlerinin başlattığı bu anlamlı proje, aslında yarımadada yaşayan halktan gelen yoğun talep ve mesajlar üzerine hayata geçirildi. Proje çerçevesinde, Kırım'ın Levadki köyünde 12 metrelik dev bir bayrak direği dikildi ve özel ekipmanlar kullanarak dayanıklı malzemeden yeni bir Kırım Tatar milli bayrağı (Tarak Tamgalı Gökbayrak) hazırladı. Girişim ortakları, Kırım Tatar bayrağını sadece resmî törenlerde dalgalanan bir sembol olmaktan çıkarıp her Kırım Tatarı ailesinin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Amaçlarının evlerde millî bayrak bulundurmayı köklü ve güzel bir aile geleneğine dönüştürmek olduğunu belirten gençler, Kırım içindeki ve dışındaki tüm soydaşlarını bu kampanyaya destek vermeye çağırdı. GÖKBAYRAK: KIRIM TATARLARININ YARIMADADAKİ VARLIK ŞİFRESİ 2009 yılında, birçoğu Kırım Haber Ajansında (QHA) çalışan bir grup Kırım Tatar genç, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü etkinliğini hazırlamak için organizasyon komitesini oluşturdu ve komite başkanlığını o zaman Kırım Haber Ajansı İngilizce sayfası editörü olan Rüstem Ablâtif üstlendi. Gençlerin aktif çalışmaları neticesinde 26 Haziran 2009 tarihinde Akmescit’in merkez meydanında ilk kez Kırım Tatar Millî Bayrak Bayramı organize edildi. O günün sembolü de, dönemin Bursa Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Merhum Başkanı Adnan Süyen’in 2009 yılında diktirip armağan ettiği 21×12 metre boyutlarına sahip dünyanın en büyük Kırım Tatar Bayrağı oldu. 2010 yılında Kırım Tatar Millî Kurultayı, II. Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Haziran gününün Kırım Tatar Bayrak Günü olarak kutlanmasına ilişkin kararı kabul etti. O yıldan bu yana Kırım Tatarları, her yıl 26 Haziran’da Kırım Tatar Millî Bayrak Günü’nü milli bir bayram havasında kutlamaya devam ediyor. 26 Haziran Kırım Tatar Bayrak Günü, bugün Kırım Tatarları için sadece kültürel bir kutlama değil, aynı zamanda tarihi hafızayı, kültürü ve öz kimliği koruma mücadelesinin en somut ifadesi olarak kabul ediliyor. Özellikle Rus işgali altındaki mevcut koşullarda, Kırım’ın yerli halkının kendi kültürel mirasına ve kimliğine sahip çıkması hayati bir varoluş mücadelesine dönüşmüş durumda. Kırım Tatar Kaynak Merkezi yaptığı açıklamada bu sivil girişimi sonuna kadar desteklediğini ilan ederek tüm Kırım sakinlerini projeye omuz vermeye davet ederek şu ifadelere yer verdi: Millî sembollerin korunup yaygınlaştırılması Kırım Tatar halkının birliğini güçlendirmeye, değerlerini gelecek nesillere aktarmaya ve Kırım Tatar kimliğini vurgulamaya önemli bir katkıdır. Sonuçta, bir evin üzerinde dalgalanan veya bir kamusal alana yerleştirilen her Kırım Tatar bayrağı, yenilmezliğin, tarihin, hatıranın ve Kırım Tatar halkının kendi topraklarındaki geleceğine olan inancının sembolüdür.

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev Haber

Tuvali yarım kalan bir deha: Abdurefi Abiyev

30 Mayıs 1879’da Akmescit’in Çokurça köyünde bir çobanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Abdurefi Abiyev, köklerinden kopmadan dünyaya açılmayı başaran, Kırım Tatar halkının Avrupa görmüş ilk ve en vizyoner sanatçılardan biriydi. İçindeki sönmez sanat ateşi ve yeteneği, onu önce Moskova’daki saygın Stroganov Güzel Sanatlar Akademisi’ne, ardından da resmin kalbi sayılan Paris’teki prestijli Julien Akademisi’ne kadar taşımıştı. “ÜNER SANAYİ” İLE BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ DOKUDU 1917 yılında, edindiği tüm birikimle vefakar vatanına geri dönen Abiyev, en yakın yol arkadaşı ünlü etnograf Üsein Bodaninskiy ile omuz omuza vererek Kırım Tatar kültürünün ve zanaatinin kalbi sayılan Bahçesaray "Üner Sanayi" Güzel Sanatlar ve Sanayi Okulu’nu kurdu. Okulun ilk müdürü olarak, genç beyinlere sadece teknik resmi ve çizgileri değil; milli kimliği, estetiği ve vatan sevgisini aşıladı. BİTMEYEN SÜRGÜNLER VE DİNMEYEN SANAT AŞKI Kırım Tatar kimliğini ve kültürünü tavizsiz bir şekilde savunması, Sovyet rejiminin gözünde onu kısa sürede bir "tehdit" haline getirdi. 1928 yılında, dönemin meşum "milliyetçilikle mücadele" kampanyaları kapsamında görevinden alınarak Türkmenistan’a sürgün edildi. AKMESCİT’TE SUSTURULAN FIRÇA VE ÇALINAN MİRAS Stalin rejiminin acımasız cellatları, 1938 yılında bu büyük dehayı tutukladı. Aynı yıl, Akmescit’teki o karanlık zindanlarda, onlarca Kırım Tatar münevveriyle birlikte suçsuz yere kurşuna dizilerek katledildi. Katil rejim onun canını aldı, bedenini meçhul bir çukura gömdü ancak ruhundaki özgürlük anlayışını silemedi. Büyük sanatçının trajedisi ne yazık ki ölümüyle de sınırlı kalmadı. El emeği, göz nuru muazzam tabloları ve sanatsal mirasının çok büyük bir kısmı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı esnasında Sovyetler tarafından barbarca yağmalandı ve yok edildi. Bugün fiziki bir mezarı veya günümüze ulaşan geniş bir sergisi olmasa da Abdurefi Abiyev, kalemiyle ve fırçasıyla halkının hafızasında silinmez bir iz, sönmeyen bir meşale olarak yaşamaya devam ediyor. Kırım Tatar halkı, doğumunun 147. yılında büyük ustasını rahmet ve minnetle anıyor.

Kırım Tatar aydın Bekir Çobanzade’nin dil tarihi mirasını ele alan monografi yayımlandı Haber

Kırım Tatar aydın Bekir Çobanzade’nin dil tarihi mirasını ele alan monografi yayımlandı

Bakü Devlet Üniversitesi (BDU) Filoloji Fakültesi Azerbaycan Dilbilimi Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Pervin Eyvazov’un kaleme aldığı “Bekir Çobanzade: Dil Tarihi Konsepsiyası” adlı monografi yayımlandı. “Elm” Yayınları tarafından 2026 yılında yayımlanan 296 sayfalık eser, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı ile Emektar Bilim İnsanı, “Şöhret” nişanlı akademisyen Tofik Hacıyev'in doğumunun 90. yılına ithaf edildi. "BİLİMSEL GÖRÜŞLERİNİ KAPSAMLI ŞEKİLDE İNCELEYEN İLK ÇALIŞMA" Monografi, seçkin Kırım Tatar Türkolog Bekir Çobanzade’nin dil tarihi alanındaki bilimsel görüşlerini kapsamlı biçimde inceleyen ilk çalışma olma özelliği taşıyor. Eserde, Bekir Çobanzade’nin dil tarihine ilişkin görüşleri dört bölüm hâlinde ele alınıyor. Tarihî gramer ve edebî dil meseleleri çerçevesinde fonetik, söz varlığı ve morfolojik yapının tarihî gelişimi sistemli şekilde incelenirken, bilim insanının dil tarihi konularına yaklaşımı ayrıntılı olarak değerlendiriliyor. Monografide ayrıca Çobanzade’nin edebî dil anlayışı üzerinde duruluyor. Edebî dil tarihinin dönemlendirilmesi, edebî şahsiyetlerin dili ve ortak Türk edebî dili hakkındaki görüşleri günümüz bilimsel yaklaşımlarıyla karşılaştırmalı olarak ele alınıyor. Kitabın baş bilimsel editörlüğünü ve ön söz yazarlığını Bakü Devlet Üniversitesi Azerbaycan Dilbilimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tofik Hacıyev üstlenirken, editörler arasında Türkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meherrem Memmedov ile Filoloji Bilimleri Öğr. Üyesi Dr. Kızılgül Abdullayeva yer alıyor. Eserin hakem kurulunda ise Prof. Dr. Reyhan Hebibli’nin yanı sıra Türkiye’den Prof. Dr. Ahmet Buran, Prof. Dr. Süleyman Kaan Yalçın ve Doç. Dr. Kenan Acar bulunuyor. Eserin, Türkoloji ve dilbilim alanında çalışan uzmanlar, akademisyenler, genç araştırmacılar ve öğrencilerin yanı sıra Bekir Çobanzade’nin bilimsel mirasına ilgi duyan okuyucular için önemli bir kaynak niteliği taşıdığı kaydedildi. BEKİR SITKI ÇOBANZADE KİMDİR? 27 Mayıs 1893 tarihinde Doğan Çobanzade, Kırım'da Karasupazar'da ilk ve orta öğretim tahsilini yaptı. 1909 yılında liseyi okumak için İstanbul'a giderek Arapça ve Fransızca öğrenildi. 1915'te Odesa'ya giden Çobanzade burada da Slav dillerini topladı. KIPÇAKLARA AİT İLK SÖZLÜK: CODEX CUMANICUS'U (KUMAN/KIPÇAK SÖZLÜĞÜ) TANITTI 1916 ise Budapeşte Üniversitesine giden Çobanzade, Kıpçak lehçesinin en önemli yazılı kaynağı olan Codeks Cumanicus'u (Kuman Kitabı veya Kıpçak Kitabı) inceledi. 1920'de bu üniversitede doktor ünvanını alan Çobanzade, 1920'de ise vatan Kırım'a geri döndü. 1926 YILINDA BAKÜ I. TÜRKOLOJİ KONGRESİSİ'NE KATILDI 1926 Bakü'de düzenlenen I. Türkoloji Kongresi'nde “Türk Lehçeleri Arasında Karşılıklı İlişkiler” ve “Türk Tatar Dillerinde İlmi Terminoloji Meydana Getirme”olayların önemli tebliğler veren Çobanzade, Azerbaycan Birliği Yeni Alfabeler Merkez Komitesi, Terminoloji Komitesi gibi komisyonlarda Türk takvimlerinin yılda bir kez alfabesi, imlası ve terminolojisi hakkında pek çok çalışma yaptı. Almanca, Fransızca, Arapça, Macarca, Çekce ve Lehçe'yi çok iyi bilen Çobanzade, Türk şivelerinin hemen hepsiyle ilgili eserler verdi. Hemen bütün Türk lehçeleri ve Türk dilbilimi hakkında hemen hemen 120'den fazla kitap ve makaleleri bulunan Çobanzade, 1932'de SSCB İlimler Akademisi Kafkas Şubesinin, 1935'ten itibaren Azerbaycan Şubesinin daimi üyesi oldu ve 1935'te Paris Linguistik Cemiyetine üye olarak seçildi. Yine bu dönemde “Yanı Çolban” , “İleri” ve “Okuv İşleri” adlı dergilerde bilimsel makaleler yazan Çobanzade, farklı üniversitelerde profesör, dekan ve rektör olarak çalıştı. SOVYET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU Bütün Türk dünyasında tanınan bilim insanı, ünlü Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade 13 Ekim 1937'de Sovyet terörü tarafından Azerbaycan sınırlarında kurşuna dizilerek şehit edildi.

Kırım Tatarları Kıyiv’de Kurban Bayramı’nı coşkuyla kutladı! Haber

Kırım Tatarları Kıyiv’de Kurban Bayramı’nı coşkuyla kutladı!

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, Kurban Bayramı dolayısıyla yoğun katılımlı kutlama programı düzenlendi. Kurban Bayramı’nın birinci günü olan 27 Mayıs 2026 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dinî İdaresi Camisi’nde bayram namazı kılındı, bayram hutbesi okundu. Cemaat, Kırım Müslümanları Dinî İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov’un arkasında saf tutarak bayram namazını eda etti. Namaz ve hutbenin ardından camide bulunan Müslümanlar birbirleriyle bayramlaşarak birlik ve dayanışma mesajı verdi. “KIRIM’A MUTLAKA KAVUŞACAĞIZ” Bayramlaşma programına Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da katıldı. Bayram namazı sonrasında Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına konuşan Kırımoğlu, Kurban Bayramı’nın Kırım Tatar halkı ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, gelecek bayramın işgalden kurtarılmış özgür Kırım’da milletçe birlikte kutlanması temennisinde bulunduğunu vurguladı. Savaşın devam ettiğine dikkat çeken Kırımoğlu, yaşananların bir sınav süreci olduğunu belirterek, bayram günlerinde Ukrayna’ya başarı dilenmesi gerektiğini ifade etti. Kırımoğlu ayrıca cephede hayatını kaybeden askerler için rahmet, yaralılar için ise şifa dileğinde bulunarak, Kırım’a mutlaka yeniden kavuşacaklarını söyledi. "KIRIM'DA BASKILAR VE ZULÜMLER DEVAM EDİYOR" Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov QHA'ya verdiği demeçte, "Bugün Kıyiv’de yaşayan Kırım Tatarları olarak hepimizin bir arada olması çok büyük bir mutluluk. Ancak işgal altındaki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarlarından uzaktayız. 12 yıldır süren işgal, çok büyük imtihanları beraberinde getirdi. Kırım'daki baskılar, zulümler ve takibatlar hâlâ devam ediyor." dedi. KTMM Başkanı ayrıca, "Şu an işgal altındaki Kırım'da olan herkesin; bu bayram günlerinde kendi yakınlarını, akrabalarını ziyaret ederken siyasi tutsakların ailelerini de mutlaka ziyaret etmelerini canı gönülden dilerim." ifadelerini kullandı. "MÜCADELEMİZ ZAFERLE SONUÇLANACAK" QHA mikrofonlarına konuşan Kırım Müslümanları Dinî İdaresi Başkanı Müftü Rüstemov, "Bugün mübarek Kurban Bayramı'nı kutluyoruz. Kırım işgal edildikten sonra 12., geniş çaplı işgal şartları altında 4. kez. Bu, biz Müslümanlar ve Kırım Tatarları için en büyük bayramdır. Bu bayram bize Allah sevgisini, O'na tam bir teslimiyeti ve fedakarlığı öğretir. Bizim şu an yaptığımız da tam olarak budur. Mücadelemiz sürüyor ve bunun mutlaka zaferle sonuçlanacağına tüm kalbimle inanıyorum." cümlelerini sarf etti. "BU BAYRAM; MERHAMETİN, İYİLİĞİN VE SICAKLIĞIN BAYRAMIDIR" Birlik Kırım Tatar Lisesi Müdürü Olha Kıça ise, "Bu bayram; merhametin, iyiliğin ve sıcaklığın bayramıdır. Ülkemizdeki tüm vatandaşların yaşadığı o zorlu, uykusuz gecelere rağmen yine de ayağa kalkacak, kendimiz, birbirimiz ve çocuklarımız için mutlu günler var edecek içsel gücü buluyoruz. Çünkü bu çok önemli; şu an savaşın ortasında büyüyen çocukların her şeye rağmen bir çocukluk yaşayabilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu. BAYRAM PANAYIRI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Bayram namazının ardından geleneksel bayramlaşma ve şenlik etkinlikleri düzenlendi. Kutlamalar kapsamında katılımcılara geleneksel ikramlar sunulurken, Ukraynalı ve Kırım Tatar zanaatkârların el emeği ürünleri ile yöresel lezzetlerin sergilendiği bir bayram panayırı kuruldu. Çocuklar için özel eğlenceler ve hediyelerin hazırlandığı etkinlikte, cami avlusunda misafirlere pilav ve geleneksel Kırım Tatar yemekleri ikram edildi. Bayram atmosferi içerisinde çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıldı. Program kapsamında ayrıca Kırım Tatarlarının geleneksel millî güreş sporu olan Küreş müsabakaları da gerçekleştirildi.

Çubarov’dan kritik Kırım uyarısı: "Moskova askerî işgalden etnik ve demografik dönüşüme geçti" Haber

Çubarov’dan kritik Kırım uyarısı: "Moskova askerî işgalden etnik ve demografik dönüşüme geçti"

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kremlin'in işgal altındaki Kırım'ı askerî güçle elinde tutamayacağını nihayet anladığını ve bu nedenle yarımadayı Rus nüfusuyla doldurarak kitlesel bir demografik ve etnik dönüşüm aşamasına geçtiğini açıkladı. Çubarov, Rusya’nın Kırım’da konut inşaatları ve krediler yoluyla, metrekareleri tank ve füzeler kadar tehlikeli birer silaha dönüştürdüğünü vurguladı. KREMLİN’E 12 YILDA 1 MİLYON RUS SÖMÜRGECİ BİLE YETMEDİ Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilgili açıklama yapan Refat Çubarov, Rusya’nın 12 yıllık işgali boyunca Kırım’a yaklaşık 1 milyon Rus vatandaşını yasa dışı şekilde yerleştirdiğini hatırlattı. Uzmanların "eşi benzeri görülmemiş" olarak nitelendirdiği bu devasa yer değiştirme dalgasının bile artık Kremlin tarafından yarımadayı elde tutmak için yeterli bir garanti olarak görülmediğini belirten Çubarov, "Ukrayna'ya karşı uzayan savaşın arka planında Moskova, kontrolün yarımadaya yasa dışı olarak yerleştirilen Rus vatandaşı sayısına bağlı olacağı daha zorlu senaryolara hazırlanıyor." dedi. “İNŞAAT PROJELERİYLE BEŞİNCİ KOL FAALİYETLERİ YÜRÜTÜLÜYOR” Kırım’ın sözde başkanı, Kremlin kuklası Sergey Aksyonov ile Rusya’nın devlet konut geliştirme kurumu "DOM.RF" yönetimi arasında yapılan görüşmelere dikkat çeken KTMM Başkanı, bürokratik gündemin arkasında hain bir planın yattığını söyledi. Çubarov, "Amaç; Rusların Kırım’a yasa dışı göçünü kurumsallaştırmak ve hızlandırmaktır. Rusya; ev, kredi, iş imkânları ve sosyal yükümlülüklerle doğrudan devlete göbekten bağlı yüz binlerce yeni sömürgeciyi yarımadaya çekerek mevcut düzeni korumaya odaklı bir 'beşinci kol' inşa ediyor. Bu hamle, Kırım'ın gelecekteki işgalden kurtarılma sürecini olabildiğince sancılı hâle getirme stratejisidir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’A YERLEŞEN HER RUS SUÇLUDUR VE SINIR DIŞI EDİLMELİDİR” Rusya’nın bir yandan Kırım’ı kendi nüfusuyla doldururken diğer yandan yerli Kırım Tatar halkını baskı, hapis ve sürgün politikalarıyla yarımadadan planlı bir şekilde uzaklaştırdığına dikkat çeken Çubarov, bu demografik mühendisliğin uluslararası hukuka göre bir savaş suçu olduğunu belirtti. Ukrayna devletinin bu kararları titizlikle belgelemesi gerektiğini ifade eden KTMM Başkanı, Ukrayna mevzuatında acilen yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulunarak şunları kaydetti: 27 Şubat 2014 tarihinden işgalin son gününe kadar Kırım’a yasa dışı yollarla yerleşen her Rusya vatandaşı, yabancı veya vatansız kişi kesinlikle birer suçludur. Bu suçlular için uygulanacak en hafif ceza, Ukrayna’dan sınır dışı edilmek olmalıdır. Bu yasal mekanizmaları şimdiden mevzuatımıza dahil etmeliyiz. Eğer şimdi hazırlanmazsak, hayat ileride bize bunun bedelini çok daha ağır ödetir.

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov hastaneye kaldırıldı! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov hastaneye kaldırıldı!

Kanser teşhisi nedeniyle tahliyesine karar verilen daha sonrasında ise tahliye kararı yasa dışı bir şekilde iptal edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’un hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kırım Dayanışması platformunun (Krymskaya Solidarnost) 25 Mayıs 2026 tarihli habere göre, Rus işgali altındaki Kırım’da Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurgulanan sözde "Hizb-ut Tahrir Davası" kapsamında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Lenur Halilov’un, iki aydır Rusya’nın Arhangelsk (Arkhangelsk) bölgesindeki bir hastanede karaciğer kanseri ve diğer ağır hastalıklar nedeniyle yatmakta olduğu aktarıldı. "GÜCÜ KALMADI, ONA SADECE AĞRI KESİCİ VERİYORLAR..." Kırım Dayanışmasına demeç veren Halilov'un eşi Umida Hudoyberdiyeva, "Gücü kalmadı. Onu onkoloji uzmanlarının kendisini tedavi edebileceği başka bir hastaneye sevk etmek istiyorlar. Ona sadece ağrı kesici veriyorlar, başka hiçbir şey vermiyorlar. Bazen tekerlekli bir sandalyede oturuyor, çok kaygılanıyorum." şeklinde konuştu. Eşiyle yaklaşık 3 haftadır iletişim kurulamadığını belirten Hudoyberdiyeva, eşiyle telefon görüşmesi yapmak için ilettiği talebin uzun bir süre onaylanmadığını ancak eşinin kısa süre önce kendisini arayabildiğini belirtti. Ekim 2022’den bu yana tutulduğu Vladimir cezaevinden Şubat 2025’te Arhangelsk’teki 1 numaralı cezaevine transfer edilen Halilov’un, hemen sonra cezaevinin hastanesine kaldırıldığı aktarıldı. 2025 yılının temmuz ayı ortalarına kadar söz konusu hastanede kalan Halilov’a en son kanser teşhisi konuldu. Halilov’un hapisteyken lenf bezlerinde metastaz yapan birincil karaciğer kanseri, kronik hepatit C, ikinci derece hipertansiyon, küçük karaciğer kistleri, sol böbrek kisti ve böbrek taşları dâhil olmak üzere birçok sağlık sorunundan muzdarip olduğu bildirildi. İŞGALCİ RUSYA, TAHLİYE KARARINI İPTAL EDEREK HALİLOV’U TEKRAR TUTUKLAMIŞTI Halilov, Rusya tarafından yasa dışı yollarla 10 Haziran 2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklanarak 18 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ağustos 2025’te kötü huylu kanserli tümör ve “hastalığı cezayı önleyen hastalıklar listesinde” olduğu için Halilov, hapishanede tutulamayacağı kararı ile serbest bırakılmıştı. Öte yandan işgalciler bu tahliye kararını yasa dışı bir şekilde iptal ederek 8 Kasım 2025 tarihinde kendisini tekrar tutuklamıştı. Bu hastalıklar, Rusya hükûmetinin 54 sayılı kararnamesine göre dahi cezaevi koşullarında tutulması yasak olan rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Halilov’un eşi, Rusya Federasyonu kamu hizmeti portalı “Gosuslugi”den mesaj aldığını ve bu mesajda 1 Nisan 2025 tarihinde Rusya Federasyonu Sağlık Bakanlığı tarafından Halilov’a 3. derece engelli statüsü ile birlikte "tıbbi amaçlı ürünlerin indirimli/ücretsiz (ayrıcalıklı) şartlarda sağlanması hakkı" verildiğini bildirdi. Buna karşın Halilov’un ihtiyacı olan ilaçlardan yararlanamamadığı bildirilmişti. KIRIM TATARLARI AĞIR TAKİBAT ALTINDA Rus işgal güçleri, 10 Haziran 2019 sabahı Aluşta, Karasupazar ve Akmescit bölgelerinde Kırım Tatarlarının evlerine yasa dışı bir baskın düzenledi. Baskınlar sonrasında Eskender Süleymanov, Ayder Cepparov, Riza Omerov, Enver Omerov, Ruslan Mesutov, Lenur Halilov, Ruslan Nagayev, Eldar Kantemirov gözaltına alındı. Ayrıca, 9 Haziran 2019’u 10 Haziran 2019’a bağlayan gece, mahkeme duruşmasına katılmak üzere Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrinde giden KırımTatar siyasi tutsakların akrabalarının bulunduğu bir araç, Kerç Köprüsü’ne giriş yaptığı sırada işgalci güçler tarafından durduruldu. Bunun sonucunda, Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem İsmailov’un kayınpederi Eskender Omerov alıkonuldu. Ocak 2021'de Rusya’nın Güney Askeri Bölge Mahkemesi, Kırım Tatarlar siyasi tutsakları Enver Omerov 18 yıl, Ayder Cepparov 17 yıl hapis ve Riza Omerov 13 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Öte yandan Rus mahkemesi, Ağustos 2021’de Lenur Halilov, Ruslan Nagayev, Ruslan Mesutov ve Eldar Kantimirov hakkında aldığı kararları açıkladı. Buna göre; Lenur Halilov 18 yıl, Ruslan Mesutov 18 yıl, Ruslan Nagayev 13 yıl, Eldar Kantemirov 12 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.