SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar güreşçiler Bişkek’te Ukrayna’yı temsil etti: "Amacımız halkımızı dünyaya tanıtmak" Haber

Kırım Tatar güreşçiler Bişkek’te Ukrayna’yı temsil etti: "Amacımız halkımızı dünyaya tanıtmak"

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen ve 90’dan fazla ülkeden 42 farklı branşta yaklaşık 4 bin sporcuyu bir araya getiren 6. Dünya Göçebe Oyunları tamamlandı. Geleneksel sporların ve göçebe kültürünün sergilendiği dev organizasyonda Kırım Tatar sporcular da Ukrayna bayrağı altında er meydanına çıktı. Kırım Tatar güreşçiler Hamza Acımambetov ile Ervin Acımambetov, organizasyonda "Alış" ve "Kırgız Güreşi" kategorilerinde mücadele etti. Zorlu müsabakaların yaşandığı Alış güreşi kategorisinde Ervin Acımambetov, yarı finalde Polonyalı rakibine mağlup olarak turnuvayı 4. sırada tamamladı. Kazak Güreşi kategorisinde yarışan Hamza Acımambetov ise Belaruslu rakibini mağlup etmeyi başardı ancak bir sonraki turda Moldovalı rakibine yenilerek madalya şansını kaybetti. Genç sporcular, turnuvanın kendileri için benzersiz bir tecrübe olduğunu ifade etti. "TEMEL AMACIMIZ HALKIMIZI DÜNYAYA TANITMAK" Sporcuların hem babası hem de antrenörü olan Marlen Kasabciyev, hazırlık sürecinin darlığına rağmen sporcuların ellerinden gelenin en iyisini sergilediklerini belirtti. Organizasyonun seviyesine ve edindikleri tecrübeye dikkat çeken Kasabciyev şu değerlendirmelerde bulundu: Temel amacımız Kırım Tatar halkımızı tanıtmak ve dünyaya varlığımızı göstermekti. Dünya Göçebe Oyunları’na son derece güçlü sporcular katıldı. Bizim için çok iyi bir ders ve tecrübe oldu. Sporcularımız aslında serbest güreş branşında uzmanlaşmış durumda. Ancak bu organizasyonun ardından Alış kategorisindeki çalışmalarımızı artıracağız ve bu alandaki turnuvalara daha fazla katılarak halkımızı daha iyi temsil etmeyi planlıyoruz.

Kırım Tatar kökenli akademisyen Prof. Dr. Mustafa Pultar hayatını kaybetti Haber

Kırım Tatar kökenli akademisyen Prof. Dr. Mustafa Pultar hayatını kaybetti

Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünün eski öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Pultar, 5 Eylül 2026’da hayatını kaybetti. Kırım Tatarı kökenli olan Pultar’ın eşi Gönül Pultar, Kazan Tatar asıllı siyasetçi Sadri Maksudi Arsal’ın torunu ve Türkiye'nin ilk kadın diplomatı Adile Ayda’nın kızıydı. 1991-2022 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünde görev yapan Pultar, akademik kimliğinin yanı sıra yöneticiliği, mimarlık eğitimine katkıları ve denizcilik alanındaki çalışmalarıyla tanındı. 1 Mart 1940’ta İstanbul’da doğan Pultar, Robert College’de eğitim gördü. Ardından Princeton Üniversitesinde lisansüstü eğitimini tamamlayarak 1965 yılında doktora derecesini aldı. Türkiye’ye döndükten sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) akademik kariyerine başlayan Pultar, burada Mimarlık Bölümünde görev yaptı. ODTÜ’de akademik çalışmalarının yanı sıra yönetici olarak da görev alan Pultar, Mimarlık Fakültesinde dekan yardımcılığı ve üniversite başkan yardımcılığı yaptı; iki kez fakülte dekanlığına seçildi. Mimarlık eğitiminin geliştirilmesine yönelik çok sayıda çalışmada rol alan Pultar, doktora programının kurulması ile Endüstri Ürünleri Tasarımı ve Yapı Bilimi ve Çevresel Tasarım alanlarının geliştirilmesine katkı sağladı. BİLKENT ÜNİVERSİTESİNDE ÖNEMLİ GÖREVLER ÜSTLENDİ Pultar, 1991 yılında Bilkent Üniversitesine katılarak İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümünün lisansüstü programında görev aldı. Akademik çalışmalarının yanı sıra Bilkent Laboratuvar ve Uluslararası Okulunun kuruluş sürecinde de aktif rol üstlenen Pultar, okulun kurucu genel müdürlüğünü beş yıl boyunca yürüttü. DENİZCİLİK ALANINDA ESERLER BIRAKTI Emekliliğinin ardından İstanbul’a dönen Pultar, denizcilik alanındaki çalışmalarına ağırlık verdi. Osmanlı döneminde Arap alfabesiyle yayımlanan denizcilik metinlerini Latin alfabesine aktaran Pultar, Türkçe kapsamlı bir denizcilik sözlüğü hazırlamak üzere çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar kapsamında 2007 yılında Yıldız Adları Sözlüğü, 2011 yılında Kamûs-u Bahrî: Deniz Sözlüğü ve 2012 yılında Deniz Balıkları Sözlüğü yayımlandı. Akademik yaşamı boyunca çok sayıda mimarlık öğrencisinin eğitimine katkıda bulunan, lisansüstü tez ve doktora çalışmalarına danışmanlık yapan Pultar için 2010 yılında Kadir Has Üniversitesinde bir sempozyum düzenlendi ve kendisi için Türkçe-İngilizce bir armağan kitabı yayımlandı. Bilkent Üniversitesi, Pultar’ın vefatını duyururken ailesine, yakınlarına, öğrencilerine, meslektaşlarına ve Bilkent camiasına başsağlığı diledi. Prof. Dr. Mustafa Pultar’ın cenazesi, 8 Eylül 2026 Salı günü Bostancı Kuloğlu Camii’nde kılınacak ikindi namazının ardından İçerenköy Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedilecek. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Kırım Tatar diasporasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Kırım Tatar edebiyatının unutulmaz ismi: Yunus Kandım doğumunun 67. yılında anılıyor Haber

Kırım Tatar edebiyatının unutulmaz ismi: Yunus Kandım doğumunun 67. yılında anılıyor

Kırım Tatar şair, yazar, mütercim ve gazeteci Yunus Kandım (Yunus Qandım), doğum günü olan 4 Eylül’de Kırım Tatarları ve Türk dünyası sevdalıları tarafından anılıyor. 46 yıllık kısa ömrüne sayısız önemli çalışma sığdıran Yunus Kandım, 4 Eylül 1959’da sürgün yeri olan Özbekistan’ın Taşkent bölgesine bağlı Akkurgan (Aqqurğan) bölgesinde dünyaya geldi. Babasını küçük yaşta kaybeden yazar, 1981 yılında Taşkent Devlet Pedagoji Enstitüsünün Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Kandım, edebi ve sanatsal faaliyetlerine de bu enstitüde öğrenim gördüğü yıllarda adım attı. Kandım’ın “Oquv Zalında” adlı ilk şiiri 1979 yılında “Lenin Bayrağı” gazetesinde yayımlandı. Bazı şiirleri ise 1982’de Taşkent’te basılan “Qarılğaçlar” adlı derlemede yer aldı. Şairin “Sen Deñizge Beñzeysiñ” başlıklı ilk şiir kitabı ise 1988 yılında okurla buluştu. VATAN KIRIM’DA BASIN VE EĞİTİM MÜCADELESİ 1981 yılından, eşi Sabriye Hanım ve çocuklarıyla birlikte vatan Kırım’a döndüğü 1989 yılına kadar Lenin Bayrağı gazetesinde çalışan Kandım; vatanına kavuştuktan sonra Akmescit’te çıkan Dostluq (Qırım) ve Yañı Dünya gazetelerinde gazetecilik mesleğini sürdürdü. Akmescit’teki Kırım Devlet Pedagoji ve Mühendislik Üniversitesinin Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümünde akademisyenlik de yapan Kandım, Ukraince ve Türk dillerinden Kırım Tatar diline çok sayıda çeviri kazandırdı. Özbek, Karakalpak ve Kazak şairlerin eserlerini Kırım Tatarcaya aktardı. Ukrain edebiyatının Kırım Tatar dilinde tanınmasına büyük önem veren yazar; Volodımır Sosyura, Pavlo Tıçına ve Lesya Ukrayinka gibi Ukrayna edebiyatının klasikleşmiş isimlerinin eserlerini Kırım Tatarcaya tercüme etti. Toplamda 3 ciltten oluşan Kırım Tatar Edebiyatı Antolojisi kitabını hazırlayan Yunus Kandım, 30’dan fazla bilimsel makaleye de imza attı. CENGİZ DAĞCI ESERLERİNİN KIRIM TATAR TÜRKÇESİYLE BULUŞTURDU Büyük yazar Cengiz Dağcı’nın Türkiye Türkçesinde yayımlanmış Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, Onlar da İnsandı, Anneme Mektuplar ve Hatıralarda Cengiz Dağcı adlı eserlerini Kırım Tatarcaya çevirerek usta yazarın Kırım’da ve soydaşları arasında daha geniş kitlelerce tanınmasına vesile oldu. Şiirleri 30’dan fazla şarkıya güfte olan ünlü şair; Türkiye, Romanya, Baltık ülkeleri ve Türkistan coğrafyasında düzenlenen birçok uluslararası konferansta Kırım Tatar kültürünü temsil etti. Kandım, 1992-2001 yılları arasında toplam 5 romanın tercümesini tamamladı. Kültür ve edebiyat alanındaki üstün hizmetlerinden dolayı 2000 yılında kendisine "Ukrayna Devlet Sanatçısı" ünvanı verilen Yunus Kandım, 20 Mart 2005 tarihinde henüz 45 yaşındayken Akmescit’te hayata gözlerini yumdu.

Kanser hastası Kırım Tatar siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev inme geçirdi Haber

Kanser hastası Kırım Tatar siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev inme geçirdi

Rus zindanlarında tutulan ağır hasta Kırım Tatar siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev’in sağlık durumu kritik eşiği aştı. Tutsak eşi Aliye Abdulgaziyeva, Çelyabinsk’teki Traktorozavodskiy Bölge Mahkemesinde görülen duruşmanın ardından eşinin hayati tehlike atlattığını duyurdu. Aliye Abdulgaziyeva’nın aktardığı bilgilere göre, beyin tümörü teşhisi konulan ve şeker hastası olan ve cezaevi hastanesinde tedavi görmesi gereken Abdulgaziyev, sabah saatlerinde farklı hapishanelerde toplanan tutuklularla birlikte cezaevi nakil aracına bindirilerek saatlerce susuz ve aç bir şekilde mahkeme mahkeme gezdirildi. MİKRO İNME GEÇİRDİ Nakil sırasında fenalaşan Abdulgaziyev, durumunu şu sözlerle eşine aktardı: Dilim dışarı sarktı, salyalarım akmaya başladı. Üstümü başımı düzeltecek, silinecek gücüm kalmamıştı. Kapılara vurarak yardım istedim, kafamı çarptım. Görevliler durumumu 'yeterince ağır' bulmayarak ambulans çağırmayı reddetti. Sadece başka bir tutuklu bana bir şişe su uzatabildi. Eşiyle yaptığı telefon görüşmesini aktaran Aliye Abdulgaziyeva, Tofik Abdulgaziyev’in muhtemelen bir mikro inme geçirdiğini; vücudunun sağ tarafının uyuştuğunu, kolunu ve bacağını hareket ettiremediğini, yüzünün bir tarafında mimik kaybı oluştuğunu ve konuşmasının ağır şekilde peltekleştiğini bildirdi. KANSER VE KALP HASTASI TUTSAĞA "MAHKEMEYE SAYGISIZLIK" CEZASI Yaşanan bu insani drama rağmen Yargıç Alena Zakorçemnaya, "mahkemeye saygısızlık" (Rusya Ceza Kanunu Madde 297/2) iddiasıyla Abdulgaziyev hakkında 100 bin ruble para cezası kararı verdi. Yargıcın, karar öncesinde Abdulgaziyev’in engelli emekli maaşı alıp almadığını özellikle sorguladığı belirtildi. Tofik Abdulgaziyev’e daha önce çift taraflı zatürre, akciğerde sıvı toplanması, anemi, kronik kalp yetmezliği ve kötü huylu beyin tümörü teşhisleri konulmuş ve yakın zamanda resmi olarak engelli statüsü verildiğini belirten Abdülgaziyeva, “Evet, yakın zamanda engellilik yardımlarını güvence altına almayı ve kendisine emekli maaşı bağlamayı başardık. Devlet emekli maaşını ödemeye devam edecek ve şimdi, Yargıç Zakorchemnaya'nın kararıyla ceza parasının ödenmesi için maaşına el konulacak." dedi. "ŞEHADET GETİRMEYE BAŞLADI" Eşinin 12 yıllık hapis cezasının 6 yılını geride bıraktığını ve cezaevi şartlarında hayatta kalmasının mucizelere kaldığını belirten Aliye Abdulgaziyeva, "Tofik, son zamanlarda kelime-i şehadeti sıkça tekrarlamaya başladı. Tüm kamuoyundan ve halkımızdan eşimin sağlığı için dua etmelerini rica ediyorum" çağrısında bulundu. YOĞUN BAKIMA KALDIRILMIŞTI Tofik Abdülgaziyev Mart 2024'te Rusya'nın Verhneuralsk cezaevinde kritik durumdayken Çelyabinsk kentindeki hastanelerden birinin yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. Hastanede Tofik Abdulgaziyev’e verem teşhisi konuldu. Ayrıca doktorlar, siyasî tutsağın bir dizi başka hastalığının da bulunduğu söyledi. Konulan teşhisler arasında; iki taraflı zatürre, küçük sol taraflı hidrotoraks (akciğerlerde sıvı), orta derecede anemi, mitral kapakta hasara neden olan bağ dokusu displazisi sendromu (kalp hastalığı), kronik kalp yetmezliği, kronik gastrit ve nefrolitiazis (böbrek taşları) bulunuyor. RUS MAHKEMESİ, AĞIR HASTA SİYASİ TUTSAĞIN TAHLİYESİNE İZİN VERMEDİ! Rus yasalarına göre bile hapisteki koşullara uygun olmayan hastalıklara sahip olan ve tahliye edilmesi gereken Abdulgaziyev alıkonulmaya devam ediyor. Tahliye istemi, aksi yöndeki rapora rağmen Temmuz 2024’te Rusya’nın Çelyabinsk kentindeki mahkeme tarafından reddedilmişti TÜMÖRLERİN NEDENİ BEYİN TÜBERKÜLOZU OLABİLİR 1 Aralık 2025'ten bu yana Çelyabinsk cezaevinde tutulan Abdülgaziyev’in, doktorlar tarafından onkoloji merkezine sevk edildiği ve beynin derin bölgelerinde birden fazla tümör bulunduğunun tespit edildiği kaydedildi. Doktorların, tümörlerin daha önce teşhis edilmemiş beyin tüberkülozuna bağlı gelişmiş olabileceğini dile getirdiği aktarıldı. “TOFİK, ARTIK GÜCÜNÜN TÜKENDİĞİNİ SÖYLÜYOR” 2026 yılının başında sağlık durumunun daha da ağırlaştığı ortaya çıkan Abdülgaziyev’in eşine vücudunda koordinasyon bozukluğu yaşadığını, yürümekte ciddi zorluk çektiğini, şiddetli baş dönmeleri ve burun kanamaları yaşadığını, nefes darlığı çektiğini ve kan şekerinin 26 seviyesine kadar çıktığını haber verdiği kaydedildi. Kan şekerini düşürmek için sürekli insülin iğnesinin yapıldığı belirtilen Kırım Tatar siyasi tutsağın ayrıca bacaklarında yoğun titreme yaşadığı ve ayakta durmakta zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine eşi Aliye Kurtametova, eşinin derhal serbest bırakılması çağrısını yineleyerek “Durumu son derece kritik. Daha önce kardeşimiz Cemil Gafarov’u kaybettik. O zaman da ailesi yardım istemişti ama kimse sesini duymamıştı. Tofik, artık gücünün tükendiğini söylüyor.” şeklinde konuştu. 12 YIL HAPİS CEZASI 2019 yılında işgal altındaki Kırım'da hukuksuz bir şekilde alıkonulan Tofik Abdülgaziyev, Mayıs 2022’de Rostov-na-Donu’daki Güney Bölge Askerî Mahkemesi tarafından yasa dışı bir şekilde 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha önce Kırım’daki siyasi tutuklu ailelere destek faaliyetlerinde yer alan Abdülgaziyev, “Kırım Dayanışması” üyesi ve “Kırım Çocukluğu” projesinin de aktif katılımcılarından biri olarak biliniyor.

Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem İsmailov yeni yaşını Rus zindanlarında karşıladı Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem İsmailov yeni yaşını Rus zindanlarında karşıladı

İşgalci Rusya’nın Kırım Tatar halkına yönelik bakı politikaları kapsamında alıkonulan ve yasa dışı olarak 13,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem İsmailov, bugün 42 yaşına bastı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, üç çocuk babası ve uluslararası ekonomi mezunu İsmailov’un yaklaşık 10 yıldır parmaklıklar arkasında alıkonulduğunu hatırlatıldı. Açıklamada, “Rus baskısı nedeniyle Rüstem, doğum gününü evinden ve akrabalarından uzakta kutlamak zorunda. Rusya, Ukrayna vatandaşlarına yönelik siyasi saikli zulmü durdurmalı ve yasa dışı olarak hapsedilenlerin tamamını serbest bırakmalı.” denildi. EKİM 2016’DA ALIKONULDU İsmailov, 12 Ekim 2016 tarihinde işgal altındaki Kırım'da Kırım Tatarlarının evlerine düzenlenen toplu baskınların ardından alıkonuldu. Rusya'nın 2003 yılında "terör örgütü" kabul ettiği ve işgal sonrası Kırım'a yasa dışı şekilde dayattığı mevzuat çerçevesinde "Hizb-ut Tahrir üyesi olmak" iddiasıyla suçlandı. İŞKENCE, PSİKİYATRİK BASKI VE ŞİZO CEZALARI Aralık 2016'da Akmescit’teki (Simferopol) FSB binasında işkence gördüğünü, darbedildiğini ve tehdit edildiğini açıklayan İsmailov, ardından zorunlu psikiyatrik muayeneye sevk edildi. 2019 yılında Rostov’daki mahkeme tarafından 14 yıl hapis cezasına çarptırılan İsmailov'un cezası daha sonra 13,5 yıla indirildi. Halen Başkurdistan Cumhuriyeti’ndeki 2 No’lu Cezaevinde (IK-2) cezasını çeken Kırım Tatar tutsağın, cezaevi yönetiminin ağır baskılarına maruz kaldığı ve sadece namaz kıldığı gerekçesiyle defalarca hücre cezasına atıldığı bildirildi.

Kırım Tatar güreşçiler Dünya Göçebe Oyunları’nda: "Amacımız halkımızı ve vatanımızı tanıtmak" Haber

Kırım Tatar güreşçiler Dünya Göçebe Oyunları’nda: "Amacımız halkımızı ve vatanımızı tanıtmak"

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te 90'dan fazla ülkeden, 42 farklı spor dalında 4 bin sporcuyu bir araya getiren 6. Dünya Göçebe Oyunları, Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenen görkemli törenle başladı. "Güçte birlik, ruhta birlik" sloganıyla hayata geçirilen organizasyonun resmî açılışı, katılımcı ülkelerin geleneksel kortej yürüyüşüyle gerçekleşti. Geleneksel sporların ve göçebe kültürünün yaşatıldığı dev organizasyonun açılışındaki geçit törenine Kırım Tatar sporcular damga vurdu. Ukrayna’yı temsil eden Kırım Tatar güreşçiler Hamza Acımambetov ile Ervin Acımambetov, ellerinde Ukrayna bayrağıyla stadyumdaki binlerce izleyiciyi selamladı. Kırgızistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları, görkemli bir açılış töreniyle başladı. Geleneksel sporların ve göçebe kültürünün yaşatıldığı dev organizasyonun açılışındaki geçit törenine Kırım Tatar sporcular damga vurdu.​ Ukrayna’yı temsil eden Kırım Tatar… pic.twitter.com/7xZ10NsAej — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) August 31, 2026 Tarihi geçit töreninin ardından genç sporcular ve antrenörleri, heyecanlarını ve hedeflerini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. "SAHNEDE BİNLERCE İNSANIN ALKIŞINI DUYMAK GURUR VERİCİYDİ” Böyle büyük ve uluslararası bir organizasyonda yer almanın tarif edilemez bir heyecan yarattığını belirten sporcular, Kırgızistan'da son derece sıcak ve misafirperver bir şekilde karşılandıklarını ifade etti. Açılış törenindeki atmosferi paylaşan Acımambetov kardeşler, "Geçit töreninde sahneye çıktığımız an binlerce insanın coşkulu alkışlarını duymak bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu duyguyu yaşamak ve Ukrayna bayrağını taşımak unutulmaz bir andı. Burada Kırım Tatar halkını teslim ettiğimiz için çok gururluyuz." dedi. GÜREŞE KIRIM’DA BAŞLADILAR: HEDEF ALIŞ VE KIRGIZ GÜREŞİNDE MADALYA Spora olan tutkularının çocukluk yıllarına dayandığını aktaran sporcular, güreş kariyerlerine henüz küçük yaşlardayken vatan Kırım'da başladıklarını belirtti. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası ölçekte bir dizi müsabakaya katılarak tecrübe kazanan genç yetenekler, 6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında "Alış" (Geleneksel Kuşak Güreşi) ve "Kırgız Güreşi" kategorilerinde mindere çıkacak. Müsabakalara son derece iyi hazırlandıklarını belirten sporcular, turnuvanın kendileri için deneyim kazanmak için büyük bir fırsat olduğunu ve Bişkek'ten madalya ile dönmeyi hedeflediklerini vurguladı. "ASIL AMACIMIZ KIRIM TATAR HALKINI DÜNYAYA TANITMAK” Sporcuların hem babası hem de antrenörü Marlen Kasabciyev (Kasabdzhiyev), sporcuların farklı güreş çeşitlerinde uzmanlaştığını ve Ukrayna Alış Federasyonu Başkanı Artur Avramidi’nin daveti üzerine 6. Dünya Göçebe Oyunları’nda katıldıklarını aktardı. Marlen Acımambetov, Bişkek’teki varlıklarının temel amacını şu sözlerle açıkladı: Bizim buradaki en büyük gayemiz; sadece bir madalya kazanmak değil, dünyaya Kırım Tatar sporcularının yeteneğini göstermek, vatanımız Kırım’ı ve Kırım Tatar halkının kadim kültürünü dünya arenasında en iyi şekilde temsil etmek ve tanıtmaktır. Katıldığımız tüm etkinliklerde Kırım Tatar bayrağımızı açıyoruz ve insanlara Kırım Tatar halkını tanıyoruz. İnsanlar halkımızı, kültürümüzü bilmelidir.

Refat Çubarov: "Bişkek Arena'da Ukrayna bayrağını taşıyan Kırım Tatar sporcular alkışlarla karşılandı, Putin ise izledi" Haber

Refat Çubarov: "Bişkek Arena'da Ukrayna bayrağını taşıyan Kırım Tatar sporcular alkışlarla karşılandı, Putin ise izledi"

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 31 Ağustos 2026 tarihinde Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki yeni Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Çubarov, açılışın yalnızca spor organizasyonu değil, göçebe uygarlıklarının mirasını öne çıkaran uluslararası bir kültür ve siyaset olayı olduğunu vurguladı. "STADYUM UKRAYNA BAYRAĞINI ALKIŞLADI" Törendeki ulusal kafilelerin geçidinde Ukrayna heyetinin durumuna dikkat çeken Çubarov, anlaşılabilir nedenlerle Ukrayna kafilesinin oldukça az sayıda katılımcıdan oluştuğunu belirtti. Ukrayna'yı kuşak güreşi branşında mücadele eden iki genç Kırım Tatar sporcunun temsil ettiğini aktaran Çubarov, sayıca az olmalarına rağmen Ukrayna bayrağı ile yürüyen kafilenin tıklım tıklım dolu stadyum tarafından büyük bir coşku ve alkışla karşılandığını ifade etti. "PUTİN'İN YÜZ İFADESİNİ HAYAL EDEBİLİRİZ” Açılış töreninin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi için Bişkek'te bulunan ülke liderlerini de bir araya getirdiğini aktaran KTMM Başkanı; Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev, Kasım Cömert Tokayev ve Narendra Modi gibi liderlerin tribünlerde yer aldığını belirtti. Çubarov, Ukrayna kafilesine yapılan alkış yağmuru sırasında stadyumda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in durumunu şu sözlerle dile getirdi: Açılışı ve Ukrayna'ya yönelik bu coşkulu alkışları izleyen Rusya lideri Putin'in yüzünün nasıl nefret dolu bir ifadeyle kasıldığını ancak hayal edebiliriz.

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı! Haber

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı!

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını yoğunlaştırdığı süreçte, savaşın gidişatı, işgal altındaki Kırım’daki gelişmeler, Kırım Tatarlarının yaşadığı baskılar ve Türk dünyasının Kırım meselesine yaklaşımına ilişkin QHA’nın sorularını yanıtladı. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiğini ve son zamanlarda hava saldırılarının sıklığının arttığını belirten Kırımoğlu, “Rusya, füze ve SİHA saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Günde yaklaşık 50 ile 60 arasında hava saldırı alarmı uyarısı yapılıyor. Ancak Rusya ağır kayıplar veriyor. Savaş süresince bir milyon 475 bin asker etkisiz hâle getirildi. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanı yaralı, esir ve kayıp.” diye konuştu. “RUSYA’NIN KARADENİZ FİLOSU YOK EDİLDİ” Kırımoğlu, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı güçlü bir karşı saldırı yaptığına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: Rusya’nın Karadeniz Filosu neredeyse yok edildi. Rusya, Azak Denizi’ne iç göl gibi bakıyordu. Şimdi Azak’a gemi sokmaya bile korkuyorlar. Kırım’da Ukrayna operasyonları nedeniyle, işgalden sonra yarımadaya gelen Ruslar kaçacak yer arıyor. Kırım’daki işgalci askerler bile ailelerini Rusya’ya gönderiyor. Çünkü biliyorlar ki Kırım, Rusya’da kalmayacak. Öte yandan Kremlin diktatörü Putin’in barış için direttiği şartların Ukrayna’nın tamamen teslim olması anlamına geleceğini dile getiren Kırımoğlu, “Rusya, emellerine ulaşıncaya kadar bu savaşı sürdürmeyi planlıyor. Kırım başta olmak üzere Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson’un Rus toprağı olarak tanınmasını istiyorlar. Rusya, Kırım’dan, işgal altındaki Ukrayna topraklarının son karışından çıkıncaya kadar bu savaş bitmeyecek.” ifadelerini kullandı. “RUS PROPAGANDASI BÜYÜK ÖLÇÜDE TESİRSİZ” Kırımoğlu, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yeni nesiller üzerinde ciddi bir propaganda faaliyeti yürüttüğünü, ancak Kırım Tatarlarının dirayetli duruşu nedeniyle bu propagandanın büyük ölçüde başarısız olduğunu belirtti. “Sovyetler Birliği’nin 70 yıl boyunca sürdürdüğü Rus Sovyet propagandasının bize hiçbir tesiri olmadı. Neyin gerçek neyin yalan olduğunu anne babalarımız bize anlatıyordu.” diyen Kırımoğlu, işgal sonrası Rus propagandasının tesiri altında kalanların bu süreci çok çabuk atlatabileceklerini kaydetti. İşgal altındaki Kırım’da Ruslaştırma politikaları nedeniyle bazı çocukların anadilleri Kırım Tatarca yerine Rusça konuştuğunu bunun temel sebebinin yarımadadaki ağır baskı atmosferi olduğunu belirtti. “TÜRKİYE’NİN KIRIM PLATFORMU ZİRVESİ’NDE YER ALMASI OLDUKÇA ÖNEMLİ” 6. Kırım Platformu Zirvesi’nin bu yıl ABD’nin New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezinde düzenleneceği bilgisini paylaşan Kırımoğlu, Türkiye’nin bu zirvede güçlü bir biçimde yer almasının Kırım Tatarları açısından oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Kırımoğlu, “Geçen sene Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bu zirvede çok iyi bir konuşma yapmıştı. Bu konuyla ilgili görüşmelerimizi de yaptık. Türkiye’nin bu zirveye katılması çok önemli. Ukrayna Cumhurbaşkanı (Volodımır) Zelenskıy, bu konuda bizden ricacı da olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zirveye katılması bizi gerçekten memnun eder.” ifadelerini kullandı. “UKRAYNA GÖZLEMCİ ÜYELİK İÇİN TDT NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNDU” Ayrıca, Ukrayna’da yüzbinlerce Türk'ün yaşadığını ve bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Ukrayna’nın gözlemci üye olup olmayacağına yönelik çeşitli zamanlarda görüşmeler yürüttüklerini belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’da yaşayan sadece Kırım Tatarı sayısı 350 bin civarında bunun yanında Azerbaycan Türkleri, Kazan Tatarları da olmak üzere ciddi bir seviyede Türk nüfusu var. TDT Genel Sekreteri ile Ukrayna’nın gözlemci üye statüsüne ilişkin bir görüşmem de oldu. Ancak müspet bir gelişme yaşanmadı.” diye konuştu. Rusya’nın da TDT’ye gözlemci üye olmak istediği yönünde bilgi aldıklarını bildiren Kırımoğlu, Rusya Federasyonu bünyesinde de pek çok Türk halkının yaşadığını ama Rusya’nın TDT’ye kabul edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle Ukrayna’nın da önünün tıkandığını aktardı. “TDT, KIRIM’I GÜNDEMİNE ALMALI” Kırımoğlu, TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ekim ayında Türkiye’de düzenleneceğini anımsatarak, “Bu gibi toplantılarda Kırım’ı konuşmak, Kırım’ı anlatmak ve işgal karşısında net bir pozisyon alınması gerçekten iyi olur. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının bu hususta bir müracaatı var ancak henüz bir gelişme olmadı.” dedi. Türk dünyasının, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırıları karşısında ortak bir tutum sergileyemediğini ve “darmadağınık” bir görünüme sahip olduğunu söyleyen Kırımoğlu, bazı Türk devletlerinin Rusya’yı desteklediğini ve bunun “anormal” bir durum olduğunu söyleyerek, “İnsanların Kırım’da ve Ukrayna’da yaşananlar hakkında bilgilendirmemiz ve çok çalışmamız gerekiyor. Ancak bunun için yeterince gücümüz yok.” şeklinde konuştu. “MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI POTANSİYELE SAHİP” Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da değerlendiren Kırımoğlu, anlaşmanın beraberinde büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Suudi Arabistan, epeyce bir potansiyele sahip. Pakistan, nükleer bir güç. Türkiye de liderliğiyle ve bölgesel etkisiyle önemli bir aktör. Mısır’ın da bu anlaşmaya dâhil olacağı söyleniyor ancak kesin karar alınmadı. Anlaşmanın yol haritası ve programının netleşmesiyle bazı şeyler daha anlaşılır olacaktır. Ancak biz Suudi Arabistan’ın Kırım’ın işgali ve Rusya’nın topyekûn işgal saldırıları konusunda bir destek göremedik.

Virskıy Dans Topluluğundan tarihinde bir ilk: "Ağır Ava ve Kaytarma" dev sahnede sergilendi Haber

Virskıy Dans Topluluğundan tarihinde bir ilk: "Ağır Ava ve Kaytarma" dev sahnede sergilendi

Ukrayna'nın dünyaca ünlü Pavel Virskıy Akademik Ulusal Dans Topluluğu, Kırım Tatar kültürünün en önemli simgelerinden biri olan geleneksel "Ağır Ava ve Kaytarma" dansını tarihinde ilk kez Kıyiv'deki büyük sahnede izleyicilerin beğenisine sundu. İsviçre'nin desteği ve "Alem" Sivil Toplum Kuruluşunun organizasyonuyla hayata geçirilen gösteri, sanatseverlerden büyük alkış topladı. KIRIM TATAR HALK DANSI BÜYÜK GÖRSEL ŞÖLENE DÖNÜŞTÜ Projenin Sanat Direktörü Esma Adciyeva; koreografi, müzik, geleneksel nakış motifleriyle bezenmiş kostümler ve projeksiyon haritalama teknolojisine kadar uzanan titiz bir hazırlık süreci yürüttüklerini belirtti. Adciyeva, "Bizim için esas önemli olan, dansın otantik yapısını bozmadan modern sahne dilini yakalamaktı. Bu sadece bir dans gösterisi değil; Kırım Tatar kültürünün güzelliğini, karakterini ve özgünlüğünü geniş kitlelere aktarma fırsatıdır." dedi. Sahneye koyma sürecinde koreograf Elnara Halilova ve danışman koreograf Cemile Osmanova görev alırken; Pavel Virskıy Akademik Ulusal Dans Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mıroslav Vantuh, koreograf Volodımır Tuyahin ve Halına Vantuh çalışmalara destek verdi. KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİNDE YER ALIYOR Kökleri en az 18. yüzyıla dayanan "Ağır Ava ve Kaytarma", Kırım Tatar düğün geleneklerinin vazgeçilmez bir parçası kabul ediliyor. Ağır ve görkemli ritmiyle "Ağır Ava" ile hızlı ve coşkulu "Kaytarma" bölümlerinden oluşan dans, 2024 yılında Ukrayna'nın Somut Olmayan Ulusal Kültürel Miras Listesi'ne dâhil edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.