SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Kaynak Merkezi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Kaynak Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Kaynak Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" Haber

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor"

Ukrayna Parlamentosunda (Verhovna Rada), Sovyet rejiminin en karanlık suçlarından biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alan "Dün Cezalandırılmadı; Bugün Tekrarlanıyor" başlıklı sergi açıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) desteğiyle hazırlanan sergi, Ukraynalı sanatçı Andriy Yermolenko tarafından hayata geçirildi. Sergi; Kırım'ın işgalden kurtarılması, insan hakları ve Ukrayna'nın yerli halklarının haklarının korunması uğruna verilen 12 yıllık mücadeleyi konu alan 17 posterden oluşuyor. Serginin açılışı, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenine; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov katıldı. Sergi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü bir soykırım suçu olarak hatırlatmanın ötesinde, Sovyet rejiminin suçları ile Rusya Federasyonu'nun günümüzde Kırım Tatar ve Ukrayna halkına yönelik politikaları arasında paralellikler kurmayı amaçlıyor. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk yaptığı açılış konuşmasında, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesinin, Rusya’nın işlediği suçlar karşısında uzun yıllardır süregelen cezasızlığının bir başka kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Cezalandırılmayan kötülük tekerrür eder, cezalandırılmayan kötülük geri döner. Bugün görevimiz; hem parlamento düzeyinde hem de uluslararası toplum düzeyinde bu kötülüğün cezalandırılmasını sağlamak için gereken her şeyi yapmaktır.” ifadelerini kullandı. KTMM Başkanı Çubarov ise, "Bu sergi sadece 1944 trajedisini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda cezalandırılmayan kötülüğün geri dönme eğiliminde olduğunun da bir kanıtı niteliğini taşıyor. Sergi, geçmiş ile günümüz arasındaki bağa ve layıkıyla mahkum edilmeyen suçların tekerrür edebileceğine dikkat çekiyor." şeklinde konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, serginin Ukrayna Parlamentosunda düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Kırım Tatar halkının sürgününü bir "soykırım eylemi" olarak tanıyan ilk kurumun 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu olduğunu hatırlatan Bariyev, Rusya'nın 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinin, aynı soykırımcı politikanın bir devamı olduğunun altını çizdi. Bariyev, “Bu bizim için sadece geçmişle ilgili bir mesele değil. Bu; adalet, tarihi hafıza ve gelecek meselesidir. Güçlerimizi birleştirdiğimiz, dünyayı bilgilendirdiğimiz ve mücadele ettiğimiz sürece adaleti, Kırım'ın işgalden kurtarılmasını ve Ukrayna'nın zaferini yakınlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov Rusya’nın “teröristler listesine” alındı Haber

Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov Rusya’nın “teröristler listesine” alındı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 22 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov’un, Rusya’nın “teröristler ve aşırılıkçılar” listesine dâhil edildiğini bildirdi. Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askerî Mahkemesi 2 Nisan 2026’da Kırım Tatar ve Ukraynalı aktivistlere baskı uygulamak için kurgulanan sözde "Numan Çelebicihan Taburu Davası" çerçevesinde Asanov’u 20 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Karara göre, Asanov’un cezasının ilk 5 yılını cezaevinde, kalan kısmını ise kolonide geçirmesi öngörüldü. SAVAŞ ESİRİ STATÜSÜNDE Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Asanov ve aynı taburdan diğer kişilerin Üçüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında savaş esiri sayıldığını vurgulayarak, bu kişilerin “terör faaliyetleri” değil, Ukrayna’yı savunma amacıyla savaştıklarını belirtti. Açıklamada, esirlerin sorgu görüntülerinin yayımlanmasının da uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğuna dikkat çekildi. GÖZALTI SÜRECİ Edinilen bilgilere göre, Asanov 26 Ağustos 2024’te söz konusu tabura katıldıktan kısa süre sonra, 18 Ekim 2024’te Donetsk bölgesindeki çatışmalar sırasında esir düştü. İlk olarak işgal altındaki Herson bölgesinde bulunan Çongar’daki bir gözaltı merkezinde tutulan Asanov, daha sonra Donetsk’e, ardından da Rostov-na-Donu’ya sevk edildi. Savaş esiri statüsünün International Uluslararası Kızılhaç Komitesi bünyesindeki Merkezi Arama Ajansı tarafından da teyit edildiği bildirildi. NUMAN ÇELEBİCİHAN TABURU NEDİR? Numan Çelebicihan Taburu fikri Ukrayna’da 2016 yılından beri tartışılıyordu. Bununla birlikte tabur resmî olarak, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal girişimi ve saldırısını başlattığı 24 Şubat 2022 tarihinden sonra kuruldu. Rusya Yüksek Mahkemesi, siyasi bir şekilde 1 Haziran 2022'de Numan Çelebicihan Taburu’nu sözde “terör örgütü” olarak tanıdı. Rus özel servisleri bu bahaneyi öne sürerek, Kırım Tatar halkına ve Ukraynalı aktivistlere karşı baskı uygulamaya başladı. EN AZ 66 KİŞİ ALIKONULUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre; işgalciler, 2014 yılından bu yana sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde; 19’u işgal altındaki Kırım’dan, 47'si işgal altındaki Herson bölgesinden olmak üzere toplamda en az 55 kişiyi alıkoydu. KIRIM TATARI RÜSTEM VİRATİ RUS ESARETİNDE CAN VERDİ 12 Mart 2025 tarihinde Rus işgal güçleri tarafından Herson bölgesinde sözde Numan Çelebicihan Taburu Üyesi olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati'nin, esaret altındayken hayatını kaybettiği öğrenildi. İŞGALCİLER, NUMAN ÇELEBİCİHAN DAVASINI KIRIM TATARLARINDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN KULLANIYOR KrımSOS İnsan Hakları Örgütü Uzmanı Yevgeniy Yaroşenko, bu hususta, “İşgalci Rus yönetimi, Numan Çelebicihan Taburu Davası'nı, Herson bölgesinde yaşayan Kırım Tatarlarından ‘Kırım’ın ablukası’ için intikam almak için kullanıyor”ifadelerini kullanmıştı.

Kırım’da siyasi tutsak sayısı ikiye katlandı: Geniş çaplı savaş sonrası baskılar zirveye ulaştı Haber

Kırım’da siyasi tutsak sayısı ikiye katlandı: Geniş çaplı savaş sonrası baskılar zirveye ulaştı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya'nın 24 Şubat 2022 yılında başlattığı geniş çaplı işgal girişiminden bu yana Kırım’daki siyasi baskıların korkutucu boyutlara ulaştığını açıkladı. Verilere göre yarımadadaki siyasi tutsak sayısı, geniş çaplı savaş öncesi döneme kıyasla yüzde yüzün üzerinde bir artış gösterdi. ​DÖRT YILDA 282 YENİ TUTSAK ​Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından işgal altındaki Kırım’da baskı düzeyinin keskin bir şekilde arttığını duyurdu. Bariyeva, son dört yıl içerisinde 282 kişinin daha siyasi nedenlerle alıkonulduğunu belirterek, bu rakamın 2022 öncesindeki toplam tutsak sayısını geride bıraktığına dikkat çekti. Hak savunucusu, her bir vakanın hukukçular ve analistler tarafından titizlikle incelendiğini ve yalnızca doğrulanmış bilgilerin kamuoyuyla paylaşıldığını vurguladı. SİYASÎ TUTSAK SAYISI: 520 ​Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından paylaşılan veriler, özellikle yerli halk olan Kırım Tatarlarının sistematik olarak hedef alındığını ortaya koyuyor. 15 Şubat 2022 tarihinde Kırım’da 169’u Kırım Tatarı olmak üzere toplam 238 siyasi tutsak bulunurken, 20 Nisan 2026 itibarıyla bu sayı 277’si Kırım Tatarı olmak üzere toplam 520’ye yükseldi. Mevcut durumda Rus cezaevlerinde ve tutukevlerinde 180’i Kırım Tatarı olmak üzere toplam 351 kişinin haksız yere parmaklıklar ardında tutulduğu bildirildi. "HER RAKAMIN ARDINDAN KIRILMIŞ BİR HAYAT VAR" Zarema Bariyeva, paylaşılan istatistiklerin sadece sayılardan ibaret olmadığını, her bir verinin işgalciler tarafından hayatı karartılan bir insanı temsil ettiğini ifade etti. Bu kişilerin Ukrayna devletinin korumasına ihtiyaç duyduğunu ve uluslararası toplumun desteğini beklediğini söyleyen Bariyeva, Kremlin’in sivil rehinelerinin özgürlüğü için ses çıkaran gazetecilere ve medya kuruluşlarına teşekkür etti. Kırım’daki yasa dışı tutuklamaların ve insan hakları ihlallerinin hem Ukrayna hem de dünya medyasında gündemde tutulmasının, adaletin tesisi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu Haber

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu

Kırım Tatar Gazetecilik Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 2014 yılından bu yana en az 25 Kırımlı gazetecinin siyasi baskılara maruz kaldığını ve medya üzerindeki sistematik baskının bir "özgürlük krizine" dönüştüğünü duyurdu. Türk dünyasının büyük ismi, Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk dünyasına kazandırdığı en önemli miraslardan biri olan Tercüman gazetesinin yayın hayatına başladığı 10 Nisan tarihi, Kırım Tatar Gazetecilik Günü olarak kaydediliyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, 143 yıl önce millî uyanışın ve özgür basının simgesi olan bu mirasın, günümüzde işgal altındaki Kırım’da ağır bir darbe aldığı vurgulanarak, "İşgal altındaki Kırım’da medya ortamının mevcut durumu; bağımsız düşüncenin zulme uğradığı ve ifade özgürlüğünün fiilen yok edildiği derin bir özgürlük krizin örneğidir." denildi. 25 GAZETECİ ZULMÜN HEDEFİ OLDU Merkezin paylaştığı verilere göre, işgalci yönetim profesyonel gazetecileri ve yurttaş gazetecilik yapan aktivistleri sistematik olarak hedef alıyor. Bugüne kadar toplamda 25 Kırımlı gazeteci işgalci yetkililer tarafından kovuşturmaya uğradı, gözaltına alındı veya hapsedildi. Özellikle Kırım Tatarca yayın yapan "Qırım" gazetesi örneğinde olduğu gibi, yayın organları "bilgiyi çarpıtma" veya "ifade özgürlüğünü kötüye kullanma" gibi asılsız iddialarla baskı altına alındı. Editörlerin evlerine düzenlenen baskınlar ve el konulan ekipmanlar, bağımsız gazeteciliği susturma politikasının birer parçası olarak kayıtlara geçti. 21 İSİM HALEN ALIKONULUYOR Açıklamada, Kırım’daki gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilerin bedel ödemeye devam ettiği hatırlatılırken şu ifadelere yer verildi: Şu an itibarıyla 21 gazeteci Rus cezaevlerinde hukuksuz bir şekilde alıkonuluyor. Bunlar: Aziz Azizov, Amet Süleymanov, Asan Ahtemov, Volodımır Dudka, Vilen Temeryanov, Gennadiy Osmak, Dmıtro Shtıblikov, Ernes Ametov, Irına Danılovıç, Irına Levçenko, Marlen Asanov, Osman Arifmemetov, Aleksey Bessarabov, Remzi Bekirov, Ruslan Süleymanov, Rüstem Osmanov, Rüstem Şeyhaliyev, Seyran Saliyev, Sergey Tsıgipa, Server Mustafayev, Timur Ibragimov. Diğer dört isim; Nariman Celâl, Mıkola Semena, Nariman Memedeminov ve Vladıslav Yesıpenko, esir takasları kapsamında veya yasa dışı hapis cezalarının sona ermesinin ardından serbest bırakıldılar. “KIRIM TATAR GAZETECİLERİ MÜCADELEYİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEDİR” İşgalin başladığı 2014 yılından bu yana uygulanan baskıların, birçok profesyonel gazeteciyi can güvenliği nedeniyle yarımadayı terk etmeye zorladığını belirten Kırım Tatar Kaynak Merkezi, “Günümüzde Kırım, Avrupa'da gazetecilik faaliyeti yürütmek için en tehlikeli bölgelerden biri haline gelmiştir. Buna rağmen Kırım Tatar gazeteciler; hakikat, halkları ve ifade özgürlüğü uğruna verdikleri mücadeleyi kararlılıkla sürdürmektedirler.” şeklinde vurguladı.

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti Haber

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgal yönetiminin 2026 yılının şubat ve mart aylarında 10 Kırım sakinini daha resmî "aşırılıkçı ve teröristler" listesine eklediğini duyurdu. Ukrayna vatandaşlarını hedef alan bu hamle, yarımadadaki muhalif sesleri ekonomik ve sosyal olarak tamamen yalnızlaştırmayı amaçlayan sistematik bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamaya göre, Rusya Federasyonu'nun "terörizm ve aşırılıkçı faaliyetlere karıştığına dair bilgi bulunan kuruluşlar ve şahıslar" listesine eklenen isimler arasında Akmescit (Simferopol), Akyar (Sivastopol), Kerç, Kefe (Feodosiya) ve Alupka gibi şehirlerden farklı yaş gruplarına mensup bireyler bulunuyor. Listeye dahil edilen isimler arasında Maksım Suprun, Dmıtro Girenko, Kostyantın Kolçenko, Anna Moroz (Panova), Viktor Bondarenko, Oleksandr Rebedak, Andriy Blohin, Dmıtro Dolgopolov, Danilo Romanov ve İvan Ulanovskiy yer alıyor. Eskender Bariyev, bu kişilerin listeye eklenmesinin herhangi bir hukuki dayanaktan ziyade, işgal politikalarına karşı duran veya Ukrayna kimliğini koruyan bireylere yönelik doğrudan bir siyasi yıldırma çabası olduğunu vurguladı. "EK BİR CEZA VE ARTAN BASKI" Bir kişinin söz konusu listeye dahil edilmesinin, Rus mevzuatına göre ağır yaptırımları beraberinde getirdiğini belirten Bariyev, “İlgili şahısların tüm banka hesapları bloke edilirken, mülkleri üzerinde tasarruf hakları kısıtlanıyor ve bu durum kişileri fiili bir ekonomik izolasyona sürüklüyor. Ukrayna vatandaşlarının bu listeye dahil edilmesi genellikle siyasi amaçlı cezai kovuşturmalara dayanıyor ve bu da bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Bu tür durumlarda mali kısıtlamalar ek bir ceza biçimi ve artan bir baskı haline geliyor." ifadelerini kullandı.

Rusya'dan bir Kırım Tatar kadın hakkında daha yasa dışı mahkûmiyet kararı! Haber

Rusya'dan bir Kırım Tatar kadın hakkında daha yasa dışı mahkûmiyet kararı!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, resmî sosyal medya hesabı üzerinden 31 Mart 2026 tarihinde yaptığı paylaşımda Kırım Tatar kadınlara Rusya tarafından yaşatılan ağır insan hakları ihlallerini gündeme getirerek bir Kırım Tatar kadının daha alıkonulduğuna dikkat çekti. BARİYEVA, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAK SEVİL ÇAKAL’IN SESİNİ DUYURDU Bariyeva; Kırım’dan Sevil Çakal’a Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 280. Maddesi uyarınca sözde “aşırıcı faaliyetlerde bulunma” iddiasıyla, Aralık 2025’te dava açıldığını belirtti. Kırım’daki “Akmescit SIZO” tutukevinde tutulan 35 yaşındaki Kırım Tatar kadının 19 Aralık 2025 tarihinde Rusya’nın sözde terörist listesine alındığını bildiren Bariyeva, Çakal’ın aynı zamanda 3 Şubat 2026 tarihinde, Akmescit’te bulunan sözde Zeleznodorojnıy Bölge Mahkemesi Hakimi Sinçenko (Snetkova) tarafından suçlu bulunduğunu aktardı. “BİLMEDİĞİMİZ DAHA KAÇ VAKA VAR?” Hâlihazırda söz konusu vakalara benzer daha bilinmeyen pek çok insan hakları ihlalinin yaşanıyor olabileceğini vurgulayan Bariyeva, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin her geçen gün Ukrayna ve Ukrayna vatandaşlarının aleyhine işlediğini kaydetti. Öte yandan Bariyeva; Rusya’nın, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nu kullanarak Kırım’da gitgide daha fazla kadına zulmettiğine, yüzlerce erkeği ise hapse attığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Bilmediğimiz daha kaç vaka var acaba? Ama şunu biliyorum ki işgal, her gün Ukrayna ve vatandaşlarına karşı çalışıyor. Kırım'da işgalciler tarafından cezai maddeler uyarınca yargılanan kadınların sayısı, yüzlerce erkek siyasi mahkûmla birlikte her geçen gün artıyor. Ne yazık ki kadınların tutuklanması da sistematik hale gelmeye başladı. Tutuklu kadınlar, çoğu uzun süre tecrit altında tutuluyor ve akrabaları, arkadaşları, avukatları ve insan hakları aktivistleri mağdurlara ulaşamıyor. Kadınlar korunma haklarından mahrum bırakılıyor, dış dünyadan izole ediliyor ve hem psikolojik hem de fiziksel baskıya maruz kalıyor." RUSYA, KIRIM TATAR KADINLARI ASILSIZ İDDİALARLA TUTUKLUYOR Bununla birlikte Bariyeva; Hatice Büyükçan’ın Eski Kırım’dan Akmescit’e (Simferopol) gitmek üzere otobüse bindiği ve bu sırada suça teşebbüs etme, terörle ilişkili suçlar, silah bulundurma ve üretme ile vatana ihanet suçlarını içeren; Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 30, 20, 222.1, 223.1 ve 275. maddeleri uyarınca Rusya tarafından suçlu bulunduğunu hatırlattı. Bariyeva, Büyükçan’ın alıkonulduğunun 6 Mayıs 2025 tarihinde öğrenildiğini belirtti. Öte yandan Bariyeva; 24 yaşındaki Kırım Tatar kadının Kırım’da bulunan gözaltı merkezinde 69 günü aşkın bir süre boyunca alıkonulduğunu, bu bilginin ailesinden özellikle saklandığını ve Büyükçan’ın ilgili maddeler uyarınca herhangi bir yargılamaya tabi tutulmaksızın tutukluluk hâlinin devam ettiğini aktardı. Büyükçan, hâlihazırda Rusya’nın Rostov bölgesindeki Novoçerkassk kentindeki 3 no’lu “SIZO” tutukevinde “vatana ihanet” ve “terör saldırısı hazırlığı” şeklindeki asılsız iddialarla tutuklu bulunuyor. HATİCE BÜYÜKÇAN AĞIR BASKI, TEHDİT VE PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ BIRAKILDI Büyükçan’ın 7 Mayıs 2025 tarihinde Rus güvenlik güçleri (FSB) tarafından alıkonulduğu öğrenilse de gözaltı gerekçesi ve nerede tutulduğuna ilişkin resmî bir açıklama yapılmamıştı. Bununla birlikte iki aydan uzun süren sessizliğin ardından Rus propaganda haber ajansları, FSB’ye atıfta bulunarak Büyükçan’ın bulanıklaştırılmış yüzüyle yer aldığı bir “itiraf videosu” yayımlamıştı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi ise kaçırıldıktan 69 gün sonra ortaya çıkan bu videonun, genç kadının uzun süredir FSB tarafından alıkonulduğu ve bu süreçte baskı, tehdit ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını kanıtladığını belirtmişti. Ayrıca videoda yer alan sözde “itirafların”, Rus işgal güçlerinin dava uydurma amacıyla sıkça başvurduğu yöntemlerden biri olarak bilindiği vurgulanmıştı. ONLARCA KIRIM TATAR VE UKRAİN KADIN, RUSYA TARAFINDAN ALIKONULDU Ayrıca Kırım Tatar Kaynak Merkezinin Mart 2026’da paylaştığı verilere göre, Rus işgali altındaki Kırım’da yaklaşık 52 kadının siyasi baskı ve zulme maruz kaldığı belirtilmişti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimî Temsilciliğinin yayımladığı raporda ise Kırım’daki kadınların haklarını savunurken ciddi baskı, tehdit ve haksız tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı ortaya konulmuştu. Rapora göre, Kremlin’in çoğu zaman kadın siyasi tutukluları “casusluk”, “terörizm”, “vatana ihanet”, “aşırıcılık” veya “Rus ordusunu itibarsızlaştırma” gibi suçlamalarla yargıladığı tespit edilmişti. Buna rağmen birçok kadın, tehdit ve baskılara rağmen haklarını savunmaya devam ediyor ve onlarca Kırım Tatar ve Ukrain kadın, hâlâ işgalci Rusya’nın cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerinde yasa dışı şekilde tutuluyor.

Kırım Tatar Kaynak Merkezi: Hansaray’ı yok ederek Rusya Kırım Tatarlarına dair tarihi hafızayı silmeyi amaçlıyor Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezi: Hansaray’ı yok ederek Rusya Kırım Tatarlarına dair tarihi hafızayı silmeyi amaçlıyor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Kırım'ın Bahçesaray kentinde bulunan Kırım Tatar saray mimarisinin dünyadaki tek örneği olan Hansaray’ın işgalci Rus yönetimi tarafından sistematik olarak yok edilmeye devam ettiğini duyurdu. Sözde "restorasyon" adı altında yürütülen çalışmaların bilimsel normlardan uzak müdahalelerle yapısal deformasyonlara yol açtığını ve yerleşkedeki arkeolojik eserlerin yasa dışı kazılarla yarımadanın dışına kaçırıldığını belirten merkez, açıklamasında bu yıkımın ayrıca Kırım Tatar halkının yarımadadaki varlığına dair maddi kanıtları ortadan kaldırmayı hedefleyen kasıtlı bir devlet politikası olduğu vurguladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgalcilerin Bahçesaray'daki tarihi Hansaray’da devam ettirdiği sözde “restorasyon” çalışmaların iç yüzüne dair çarpıcı veriler paylaştı. İşgalci yönetimin bu süreci uluslararası kamuoyuna "kültürel mirası koruma" olarak sunduğunu belirten merkez, sahadaki gerçekliğin tam tersi olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, mevcut çalışmaların "restorasyonla hiçbir ilgisi olmadığı ve aslında yerli Kırım Tatar halkının eşsiz tarihi mirasının yıkımına yol açtığı" ifade edildi. TAHRİBAT DEKORATİF PANOLARLA GİZLENİYOR Sözde “restorasyon” süreçlerindeki teknolojik ihlallerin binalarda kalıcı hasar bıraktığı belirtilirken, yapıların ayakta kalabilmesi için geçici metal destekler kullanılmak zorunda kalındığı bildirildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgalci yetkililerin bu fiziksel çöküşü gizlemek için başvurduğu yöntemi şu şekilde ifade etti: Hansaray’ın duvarları son derece bakımsız bir durumda. İşgalci makamlar bu durumu gizlemek ve görsel bir aldatmaca yaratmak için duvarları dekoratif süslemeli brandalarla kapatıyor. YASA DIŞI KAZILARLA ÇIKARILAN YÜZ BİNLERCE ESER RUSYA'YA KAÇIRILIYOR Saray yerleşkesinde yürütülen kontrolsüz arkeolojik kazıların boyutu da endişe verici seviyelere ulaştı. Açıklamada, kazılar sırasında on binlerce, hatta yüz binlerce tarihi eserin gün yüzüne çıkarıldığı ancak bu buluntuların uygunsuz koşullarda saklandığı vurgulandı. Daha da önemlisi, bu eserlerin önemli bir kısmının "sergileme bahanesiyle yarımada dışına, hatta yurt dışına kaçırıldığı" belirtildi. "KIRIM TATAR HAFIZAYI SİLME POLİTİKASI" Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 16. yüzyıla dayanan ve dünyadaki tek Kırım Tatar saray mimarisi örneği olan Hansaray’a yönelik bu müdahalelerin bir tesadüf değil, bilinçli bir devlet politikası olduğunu vurgulayarak şu açıklamada bulundu: Sistematik yıkım, Rusya Federasyonu'nun yarımadadaki Kırım Tatarlarına dair tarihi hafızayı silmeye yönelik geniş kapsamlı politikasının bir parçasıdır. Maddi kanıtların yok edilmesi, yerli halkın anavatan haklarını inkar etmek için bir zemin hazırlamaktadır. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, uluslararası toplumu duruma daha fazla dikkat etmeye ve işgalci yetkililerin yasa dışı eylemlerine karşılık vermeye çağırıyor. Açıklamada ayrıca, kültürel mirasa zarar verenlerin eninde sonunda hukuk önünde hesap vereceği hatırlatan merkez, Polonya’da gözaltına alınan ve iadesi onaylanan Rus arkeolog Aleksandr Butyagin vakası ibretlik bir örnek olarak gösterdi.

Rus zindanlarında sessiz infaz: Kırım Tatarı Gugurik sağır olma riskiyle karşı karşıya Haber

Rus zindanlarında sessiz infaz: Kırım Tatarı Gugurik sağır olma riskiyle karşı karşıya

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde 8 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasî tutsak Rüstem Gugurik’in sağlık durumunun kritik seviyesine ulaştığı duyuruldu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya’nın Buryatya Cumhuriyeti’nde bulunan 8 numaralı cezaevinde tutulan 50 yaşındaki siyasî mahkum Rustem Gugurik’in yaşam mücadelesine dair sarsıcı detaylar paylaştı. Mahkumun eşi Viktoriya Gugurik’ten alınan bilgilere göre, siyasi tutsağın kronik hastalıkları cezaevi yönetimi tarafından görmezden gelinerek adeta bir "sessiz infaz" süreci işletiliyor. TEDAVİ EDİLMEYEN İLTİHAP BİR KULAĞINI TAMAMEN SAĞIR BIRAKTI Gugurik’in cezaevi koşullarında uzun süredir devam eden şiddetli kulak ağrıları ve buna eşlik eden iltihaplı akıntılar, gerekli tıbbi müdahalenin yapılmaması sonucu ağır sonuçlara yol açtı. Bir kulağındaki duyma yetisini tamamen kaybeden Gugurik, enfeksiyonun diğer kulağına sıçraması nedeniyle tam sağırlık riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Ailesi, defalarca doktor başvurusu yapılmasına rağmen ya hiçbir ilaç verilmediğini ya da verilen ilaçların yetersiz dozda tutulduğunu vurguladı. KALP SORUNLARI VE ESKİ 40 ALTINA DÜŞEN HAVA SICAKLIĞI Gugurik’in sağlık sorunları sadece işitme kaybıyla sınırlı değil. Sürekli yüksek tansiyon ve nefes darlığından şikayet eden siyasi tutsağa, hayati önem taşıyan hipertansiyon ilaçları yerine sadece "kan sulandırıcı" verildiği bildirildi. Geçtiğimiz aylarda kalbinin durumunu izlemek için takılan "Holter" cihazının sonuçları ise ne kendisine ne de ailesine açıklanarak gizleniyor. Diş protezlerini kendi imkanlarıyla sökmek zorunda kalan ve beslenme zorluğu çeken Gugurik, 80 kişilik kalabalık koğuşlarda, hava sıcaklığının eksi 42 dereceye kadar düştüğü Sibirya ikliminde hayatta kalmaya çalışıyor. AİLESİNİN GÖNDERDİĞİ PAKETLER TUTSAĞA ULAŞTIRILMIYOR Herson bölgesinin işgalinden önce düzenli tedavi gören Gugurik, tutuklanmasının ardından Sibirya’nın ücra bir köşesine nakledilerek ailesinden ve tıbbi imkanlardan koparıldı. Bölgenin coğrafi uzaklığı nedeniyle ailesi tarafından gönderilen gıda veya ilaç paketlerinin adrese ulaşmadığı veya bozulmuş şekilde teslim edildiği belirtiliyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, tıbbi bakım sağlanamaması, insanlık dışı koşullarda gözaltında tutulma ve sağlık şikayetlerinin görmezden gelinmesinin insan haklarının ağır ihlali olduğunu vurgulayarak uluslararası kuruluşları derhal müdahale etmeye ve Rüstem Gugurik’in serbest bırakılmasını sağlamak için elinden gerekeni yapmaya çağırdı. KIRIM TATARI RÜSTEM GUGURİK 2022'DEN BU YANA ALIKONULUYOR Rus işgali altındaki Ukrayna'nın Herson bölgesine bağlı Novooleksiyivka kasabasında yaşayan Rüstem Gugurik, ailesiyle birlikte 27 Şubat 2022 tarihinde akrabalarını ziyaret etmek için Kırım’a giriş yapmak istedi. Kontrol noktasında bulunan işgalciler, Rüstem Gugurik ile beraber eşini ve 5 yaşındaki çocuğunu alıkoydu. Aile, kontrol noktasında 56 saat alıkonulduktan sonra Akmescit’teki (Simferopol) FSB şubesine götürüldü. Rus işgali altında bulunan Kırım’daki sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, Numan Çelebicihan Taburuna üye olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Gugurik’i 8,5 yıl hapis cezasına mahkûm etti.

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve Haber

Kırım’ın geleceği masada: KTMM heyeti ile Kırım Savcılığı arasında kritik zirve

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile Kırım Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev, 9 Şubat’ta Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Aktar (Sivastopol) Savcılığında düzenlenen toplantıda Savcı Nariman Süleymanov ile bir araya geldi. Görüşmeye ayrıca Kırım Tatar Kaynak Merkezi avukatlarından Lyudmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh) ile Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü İzleme Grubu Başkanı Denis Yaşnıy da katıldı. KTMM Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıda, geçici olarak işgal altında bulunan Kırım’daki mevcut durum, insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının haklarının korunmasına yönelik iş birliği olanakları ele alındı. Taraflar, Kırım’ın işgalden kurtarılması ve yeniden entegrasyonu sürecinde ihtiyaç duyulan görevler çerçevesinde Ukrayna mevzuatının zamanında güncellenmesinin önemine dikkat çekti. Katılımcılar, devlet kurumları, KTMM ve sivil toplum arasında sürekli ve nitelikli bir diyalogun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu iş birliğinin, işgal koşullarında işlenen suçlara etkin şekilde müdahale edilmesi ve Kırım’ın işgalden kurtarılması meselesinin ulusal ve uluslararası gündemde tutulması açısından gerekli olduğu belirtildi. Görüşmede ayrıca, Kırım Tatar halkının 1944 sürgününün bir soykırım suçu olarak soruşturulmasının tamamlanması ve bu yönde bir mahkeme kararının alınmasının önemi üzerinde duruldu. Sürecin hızlandırılması için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Taraflar, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılmasının ardından yeniden entegrasyon sürecine yönelik yasal altyapının ele alınması amacıyla; bakanlıklar, kolluk kuvvetleri, özel servisler, Ukrayna milletvekilleri, KTMM ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ortak etkinlikler düzenlenmesi konusunda da mutabakata vardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.