SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Kaynak Merkezi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Kaynak Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Kaynak Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım'da yaşlılara yönelik Rus zulmü belgelendi: 60 yaş üstü en az 64 siyasi tutsak var Haber

Kırım'da yaşlılara yönelik Rus zulmü belgelendi: 60 yaş üstü en az 64 siyasi tutsak var

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 8 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı "Baskı Altındaki Ak Saçlar: Rusya İşgal Altındaki Kırım’da Yaşlıları Neden Zulme Uğratıyor?" başlıklı raporunda, işgal altındaki yarımadada yaşanan insan hakları ihlallerinin korkunç boyutunu gözler önüne serdi. Rapora göre, Ekim 2026 itibarıyla 60 yaşın üzerinde en az 64 Kırımlı siyasi tutsağın (49 erkek ve 15 kadın) varlığı belgelendi. İşgalciler tarafından hürriyetinden yoksun bırakılan yaşlı siyasi tutsaklardan 44'ünün hakkında uydurma iddialarla hapis cezaları verilirken, 20 kişinin ise insanlık dışı koşullara sahip tutukevlerinde yargılanmayı beklediği açıklandı. 77 YAŞINDAKİ SİYASİ TUTSAĞA 22 YIL HAPİS TALEBİ İşgalci yönetim; yaşlı Kırımlıları ve Kırım Tatarlarını "vatana ihanet", "ajanlık", "sabotaj hazırlığı", Rusya'da yasaklı olan örgütlere üyelik, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerini finanse etmek veya Numan Çelebicihan Taburu ile bağlantılı olmak gibi uydurma iddialarla hedef alıyor. Kırım’daki en yaşlı siyasi tutsak, Rus savcılığının 22 yıl hapis cezası istediği 77 yaşındaki Volodımır Ananyev olurken; en yaşlı kadın siyasi tutsak ise 71 yaşındaki Halına Dovgopola olarak kayıtlara geçti. HAPİSLERDE YAŞLI TUTSAKLAR ÖLÜME TERK EDİLİYOR Raporda, yaşlı tutsakların en az üçünün resmî engelli statüsünün bulunduğu ve hapishane koşullarının bu kişilerin hayatı için doğrudan hayati tehlike oluşturduğu vurgulandı. Yetersiz tıbbi bakım ve ağır cezaevi şartları nedeniyle daha önce hayatını kaybeden siyasi tutsaklara da dikkat çekildi. Rus hapishanelerinde ve tutukevlerinde can veren 2. derece engelli Cemil Gafarov'un yanı sıra Kostyantın Şıring ve Rüstem Virati olmak üzere en az üç yaşlı Kırımlı siyasi tutsağın işgalcilerin zindanlarında yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.

Kırım Tatar siyasi tutsağın kızından uluslararası topluma yardım çağrısı: "İnsanlar listedeki birer sayıdan ibaret değil" Haber

Kırım Tatar siyasi tutsağın kızından uluslararası topluma yardım çağrısı: "İnsanlar listedeki birer sayıdan ibaret değil"

Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından dün Kıyiv’de düzenlenen "Numan Çelebicihan Taburu Davasında Kremlin'in Esirleri: Rusya Ukrayna Vatandaşlarını Nasıl Takip Ediyor ve Onlar Eve Nasıl Geri Getirilir?" başlıklı basın toplantısında, Kırım Tatar siyasi tutsak Nasrulla Seydaliyev’in kızı Leyla Seydaliyeva babasının Rus cezaevindeki insani olmayan koşullarını ve yaşadığı hak ihlallerini anlattı. Rusya’nın, Kırım Tatarlarına ve işgale karşı çıkan Ukraynalılara baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde "Numan Çelebicihan Taburu Davası" kapsamında hiçbir kanıtlanmış suçu olmaksızın hapsedilen Nasrulla Seydaliyev, Altay Cumhuriyeti’nin Mayma köyünde bulunan cezaevinde alıkonuluyor. "YARI YARIYA KİLO KAYBETTİ, TELEFON VE GÖRÜŞME YASAKLI" Beş yıldır babasından uzakta hukuk mücadelesi verdiklerini belirten Leyla Seydaliyeva, babasının sağlık durumunun kritik aşamaya geldiğini şu sözlerle ifade etti: Babam beş yıldır hiçbir kanıtlanmış suçu olmaksızın Numan Çelebicihan Taburu davası kapsamında Mayma köyündeki cezaevinde yasa dışı cezasını çekiyor. Telefonla arama hakkı yok, paket alma hakkı yok, ailesiyle görüşme hakkı yok. Cezaevi koşulları ve yaşa bağlı hastalıklar nedeniyle kilosunun neredeyse yarısını kaybetti. Daha önce bulunmayan kalp rahatsızlığı, varis ve yüksek tansiyon sorunları ortaya çıktı. "HER SAYININ ARKASINDA BİR İSİM VE BİR HAYAT VAR" Ukrayna devlet makamlarına ve uluslararası topluma seslenen Seydaliyeva, Rusya’nın elindeki tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması için çabaların artırılması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: İnsanlar listedeki birer sayıdan ibaret değil. Her sayının arkasında bir insanın adı, soyadı ve bugün kaderi işgalcinin elinde olan bir hayat duruyor. Tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması için destek olmanızı rica ediyorum. Bu zor zamanlarımızda siyasi tutsak ailelerinin yanında olan Kırım Tatar Kaynak Merkezine de minnettarım. SİYASİ TUTSAK NASRULLA SEYDALİYEV Rus işgal güçleri, 4 Mart 2022 tarihinde Kırım’da yaşayan oğlunu ziyaret etmek için geldiği sırada Nasrulla Seydaliyev’i alıkoydu. Ardından Seydaliyev sözde Numan Çelebicihan Taburu üye olma iddiasıyla tutuklandı. 30 Kasım 2022’de işgalci mahkeme haksız yere alıkonulan Kırım Tatarı hakkında 9 yıl hapis cezası kararı aldı. Kırım Tatarına yöneltilen suçlamalar, yalnızca gizli tanık ifadelerine ve Rus güvenlik birimleriyle sistematik biçimde çalışan sözde uzman raporlarına dayandırıldı.

Rusya’dan Kırım Tatar Kaynak Merkezine siber saldırı: Eskender Bariyev'den açıklama geldi Haber

Rusya’dan Kırım Tatar Kaynak Merkezine siber saldırı: Eskender Bariyev'den açıklama geldi

Rus bilgisayar korsanlarının düzenlediği siber saldırılar kapsamında, işgal altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan Kırım Tatar Kaynak Merkezinin Instagram hesabı hedef alındı. “RUS HACKERLAR, GERÇEKLERİN BİRİNCİL KAYNAĞINA KARŞI BİR SAVAŞ YÜRÜTÜYOR” Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, olaya ilişkin resmî sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, söz konusu hesabın silindiğine dikkat çekerek “Füzeler, aralıksız olarak Kıyiv’i ve Ukrayna’nın diğer kentlerini hedef alırken Rus hackerlar, işgal altındaki Kırım ile Herson (Kherson) ve Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin işgal altındaki sivil yerleşimlerinde, gerçeklerin birincil kaynağına karşı bir savaş yürütüyor.” değerlendirmesini yaptı. Siber saldırıların “KillNet” ve diğer hacker gruplarına mensup Rus bilgisayar korsanları tarafından gerçekleştirildiğini kaydeden Bariyev, “KillNet”in, NATO üyesi ülkeler ile Ukrayna’yı destekleyen diğer ülkelerin devlet kurumlarına, kritik altyapılarına ve internet sitelerine yönelik geniş çaplı siber saldırılar düzenlemesiyle tanındığını hatırlattı. “BU SİBER SALDIRI, İŞGALCİLERİN DUYDUĞU ÖFKENİN ÇARESİZCE BİR DIŞA VURUMUDUR” Kırım Tatar Kaynak Merkezinin, hem Kırımlıların bireysel hakları hem de Kırım’daki yerli halkların insan haklarının ihlal edilmesini ele aldığını dile getiren Bariyev, Merkezin Kırım’ın işgalden kurtarılması amacıyla faaliyette bulunmasının da Rus işgalcileri rahatsız ettiğini vurguladı. Öte yandan Bariyev, “Faaliyetlerimiz, Rusya’nın yarımadayla ilgili mitlerini yıkıyor ve düşman propagandasını sistematik olarak etkisiz hâle getiriyor.” şeklinde konuştu. Bununla birlikte Rusların yalanlar üzerine kurdukları bir siyaset yürüttüğünü dile getiren Bariyev, Rusların gerçeklerle yüzleşemediğini kaydederek “Bu siber saldırı, işgalcilerin, Rusya’nın kanlı rejiminin gerçek yüzünün Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından her gün dünyaya gösterilmesinden dolayı duyduğu öfkenin çaresizce bir dışa vurumudur.” dedi. “KIRIM’IN İŞGALDEN KURTARILMASININ ÖNÜNE GEÇEMEZSİNİZ” Rusya’nın siber saldırılarının Merkezin çalışmalarına engel olamayacağını belirten Bariyev, açıklamasında Rus işgalcilere hitap ederek şu ifadelere yer verdi: Sosyal medya hesabımızı yok edebilirsiniz ancak gerçeği asla silemez, bizi korkutamaz ve Kırım’ın işgalden kurtarılmasının önüne geçemezsiniz. Ekibimiz söz veriyor: Daha da büyük bir azimle çalışacağız. Kırım Tatar Kaynak Merkezi olarak her türlü baskıya rağmen faaliyetlerimize bir dakika bile ara vermiyoruz. Her savaş suçunuzu kaydetmeye ve bunları tüm uluslararası platformlarda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz. “SİBER TERÖRİSTLERE VERİLECEK EN İYİ YANIT, DAYANIŞMAMIZDIR!” Öte yandan, Merkezin Instagram hesabının mümkün olan en kısa sürede geri alınması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Bariyev, “Siber teröristlere verilecek en iyi yanıt dayanışmamızdır!” ifadelerini kullanarak, Merkezin Instagram hesabına Ruslar tarafından getirilen erişim engeli devam ettiği sürece bütün gelişmelerin alternatif platformlarda yayımlanacağını dile getirdi. “KIRIM UKRAYNA’YDI, UKRAYNA’DIR VE UKRAYNA OLARAK KALACAKTIR!” Rusya’nın siber saldırılarına karşı Merkezin resmî internet sayfası ile sosyal medya hesaplarının takibe alınması çağrısını yapan Bariyev, son olarak şu ifadelere yer verdi: İşgalcilere bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Kırım Ukrayna’ydı, Ukrayna’dır ve Ukrayna olarak kalacaktır!

Rus mahkemesinden Kırım Tatar avukat Amet Abultayırov’a 16 yıl hapis cezası Haber

Rus mahkemesinden Kırım Tatar avukat Amet Abultayırov’a 16 yıl hapis cezası

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya'ya bağlı Krasnodar Bölge Mahkemesinin 35 yaşındaki Kırım Tatar avukat Amet Abultayırov hakkında yasa dışı bir mahkûmiyet kararı verdiğini bildirdi. Mahkeme, "vatana ihanet" iddiasıyla yargılanan Abultayırov’u 16 yıl 3 ay hapis cezasına, 540 bin ruble para cezasına çarptırdı. Rus iddia makamının tezine göre, Abultayırov Eylül 2023’te Varşova’da Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR) ile işbirliği yaptı. İddianamede, Abultayırov'un radyo sinyallerini önlemek için özel alıcılar aldığı, bir tanıdığını bu sürece dâhil ettiği ve Rus devlet kurumlarının radyo görüşmelerini toplayıp aktarmak üzere ekipman kurduğu öne sürüldü. Rus tarafı, bu faaliyetler karşılığında Abultayırov'un 2 bin dolar ödeme aldığını iddia etti. AKYAR’IN BAŞARILI AVUKATI VE HAYVANSEVER BİR GÖNÜLLÜ Amet Abultayırov, işgalci güçler tarafından alıkonulmadan önce Akyar’da (Sivastopol) hukuk alanında çalışıyordu. Arazi ve konut ihtilafları, mal paylaşımı ve tüketici haklarının korunması vakalarında uzmanlaşan 35 yaşındaki avukat, aynı zamanda yerel hayvan barınaklarına aktif olarak yardım eden bir gönüllü olarak tanınıyordu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yöneticisi Zarema Bariyeva’nın aktardığı bilgilere göre, Abultayırov 1 Kasım 2024 tarihinde Akyar’da Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından yasa dışı bir şekilde gözaltına alındı ve Rusya Ceza Kanunu’nun 275. maddesi uyarınca "vatana ihanetle" suçlandı. AİLE BOYU BASKI: KAYINPEDERİ İLE BİRLİKTE GÖZALTINA ALINDI Süreç dâhilinde yalnızca Abultayırov değil, eşinin babası olan 58 yaşındaki küçük işletme sahibi Vitaliy Şçurov da gözaltına alındı. Damadı ile birlikte Akyar'da ticari faaliyetler yürüten Şçurov ve Abultayırov, ilk olarak Akyar’daki tutukevine konuldu. Ardından Moskova’daki Lefortovo tutukevine yasa dışı bir şekilde nakledilen iki isimden Şçurov, Akmescit’teki (Simferopol) 2 No.lu tutukevine, Abultayırov ise Krasnodar Bölgesindeki 1 No.lu tutukevine gönderildi. 3 DURUŞMADA IŞIK HIZIYLA VERİLEN HUKUKSUZ KARAR Dava, Krasnodar Bölge Mahkemesi Ceza Davaları Kurulu Yargıcı Vladimir Gorban tarafından görüldü. Yargılama sürecinin ise işgal altındaki bölgenin dışında yürütülmesi ve davanın sıra dışı bir hızla sonuçlandırılması dikkati çekti. Yargıç, karmaşık radyoteknik kanıtları ve uzman raporlarını sadece üç duruşmada tamamlayarak 4 saatten az bir değerlendirme süresinin ardından mahkûmiyet kararını açıkladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, yaşananların bir ailenin erkek fertlerini hedef alan sistematik baskıların açık bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Amet Abultayırov, Vitaliy Şçurov ve Kremlin’in elindeki tüm siyasi tutsakların derhâl serbest bırakılmasını talep ediyoruz!” ifadelerini kullandı.

Ukraynalı asker Serhiy Osetrov, 4 yıldır Rus esareti altında! Haber

Ukraynalı asker Serhiy Osetrov, 4 yıldır Rus esareti altında!

İşgalci Rusya, esir aldığı Ukraynalılara zulmetmeye devam ediyor. Ukrayna ordusunun 93. Müstakil Motorlu Piyade Alayı “Holodnıy Yar” bünyesinde ülkesini savunan ve aslen Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgesinden olan 45 yaşındaki Serhiy Osetrov 4 yıldır Rus esareti altında yaşam mücadelesi veriyor. “TÜM HAYATINI GEÇİRDİĞİ VE ÇOK SEVDİĞİ ŞEHRİNİ SAVUNMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYORDU” Ukraynalı savaş esirinin durumuna ilişkin resmî sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, “2022 yılında Rusya ve işgalci ordusu haince ülkemize saldırdığında Ukrayna genelinde askerlik şubelerinin önünde oluşan kuyrukları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. O dönemde vatanı savunmaya gitmek, bir annenin çocuğunu tehlikeden koruması kadar doğal bir davranıştı.” ifadelerini kullandı. Osetrov’un, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimi başladığında Zaporijjya’da olduğunu ve hiç tereddüt etmeden askerlik şubesine gittiğini belirten Bariyeva, “Çünkü 1981 yılında doğduğu ve tüm hayatını geçirdiği ve çok sevdiği şehrini savunması gerektiğini biliyordu. Serhiy burada üniversiteden mezun olmuş ve mobilya parçaları üreten bir fabrikada ustabaşı olarak çalışmıştı. Yakınları ve ailesi de burada yaşamıştı.” dedi. RUS BİR GAZETECİ, OSETROV’UN AİLESİNE OĞULLARININ HAYATTA OLDUĞUNU BİLDİRDİ Öte yandan Osetrov’un askerlik şubesine gittiğinde ciddi asker açığı yaşanan Harkiv (Kharkiv) istikametinde savaşmak üzere “Holodnıy Yar” birliğine yönlendirildiğini kaydeden Bariyeva, Osetrov’un annesinin ise 22 Nisan 2022 sabahı oğlunun sesini son kez duyduğunu ve Ukraynalı askerden bir ay boyunca hiçbir haber alınamadığını aktardı. Bariyeva, daha sonra Rus bir gazetecinin Osetrov’un hayatta olduğunu ve Rusya’nın elinde esir bulunduğunu haber verdiğini kaydederek gazetecinin, Osetrov’un ailesine bu bilgiyi Ukrayna’daki yakınlarına iletmesini yönünde ricada bulunduğunu ifade etti. “SERHİY, 4 YILDIR RUSYA’NIN ELİNDE ESİR VE AİLESİYLE İLETİŞİMİ TAMAMEN KOPMUŞ DURUMDA” Osetrov’un annesinin Haziran 2022’de Rus medyasının Ukraynalı savaş esirleriyle ilgili hazırladığı bir videoya rastladığını ve oğlunun da videoda yer aldığını fark ettiğini dile getiren Bariyeva, 22 Nisan’da Osetrov’un kendisi ile birlikte kaybolan 8 silah arkadaşının da görüntülerde yer aldığına işaret etti. Bununla birlikte “Serhiy 4 yıldır Rusya’nın elinde esir ve ailesiyle iletişimi tamamen kopmuş durumda.” ifadelerini kullanan Bariyeva, bu süre boyunca Osetrov’dan yalnızca Kasım 2023’te kısa bir mektubun geldiğini belirtti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü, Osetrov’un mektubunda annesine esir düştüğünü haber verdiğini ve mektubun Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) aracılığıyla Ukraynalı askerin annesine ulaştırıldığını kaydetti. “GÜNÜMÜZDE BİR İNSANIN TELEFONLA ÇOCUKLARINI ARAYAMAMASINI HAYAL ETMEK BİLE ZOR” Öte yandan “Günümüzde, cep telefonu ve internet çağında, bir insanın telefonu eline alıp anne babasını veya çocuklarını yıllarca arayamamasının nasıl bir duygu olduğunu hayal etmek bile zor. Ancak ne yazık ki Rusların eline esir düştüğünüzde yaşanan tam olarak bu.” ifadelerine yer veren Bariyeva, Rusya’nın uluslararası hukuku kendi çıkarına göre yorumladığına işaret etti. Rusya’dan “insanlık” beklemenin boşa zaman kaybı olduğunu dile getiren Bariyeva, savaş esirlerinin takas aracılığıyla vatanlarına dönmesini beklemenin gerektiğini vurguladı. İŞGALCİ RUSLAR, KIRIM’DAKİ 2 NO’LU TUTUKEVİNDE OSETROV’UN DIŞ DÜNYAYLA BAĞLANTISINI KESTİ! Osetrov’un ailesinin, yalnızca esir takasıyla ülkesine dönen silah arkadaşlarından bilgi alabildiğine dikkat çeken Bariyeva, Ukraynalı askerin ilk olarak Rusya’nın Kursk bölgesindeki bir tutukevinde görüldüğüne dair haber alındığını, buna rağmen Ukrayna ordusunun bölgeye operasyon düzenlemesinin ardından Osetrov’un işgal altındaki Kırım’a nakledildiğini bildirdi. “SERHİY OSETROV’A VE KREMLİN’İN TÜM ESİRLERİNE ÖZGÜRLÜK!” Ayrıca, şu ana kadar elde edilebilen bilgilere göre Osetrov’un Rus işgali altındaki Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentindeki 2 No’lu tutukevinde tecrit edildiğinin altını çizen ve Osetrov'a Rus işgalciler tarafından yaşatılan işkence ve kötü muameleye dikkat çeken Bariyeva, son olarak şu ifadelere yer verdi: Bir annenin yüreği huzur nedir, bilmiyor. Annesinin oğluna mektup yazmadığı tek bir gün bile yok ancak bu mektupların oğluna ulaşıp ulaşmadığı veya en azından bir kez cevap alabilme şansının olup olmadığı bilinmiyor. Ondan hiçbir haber yok. Serhiy’in kalbi hasta. Annesi, esaretten kurtulan askerlerden, oğlunun işkenceye maruz kaldığı ve içinde bulunduğu kan donduran koşulları öğreniyor. Bunları anlatmak ona dayanılmaz derecede acı veriyor fakat oğlunun tutukevindeki tüm zorluklara dayanacağına, kendisinin ve babasının ise bu imtihanın üstesinden geleceğine yürekten inanıyor. Serhiy’nin hikâyesi, her gün yakınlarının hayatı için mücadele eden yüzlerce Ukraynalı ailenin hikâyesidir. Esaret, unutulmamalıdır. İnsanlarımız hakkında konuşmak, haklarının ihlal edildiğini tüm dünyaya haykırmak ve hepsinin geri getirilmesini talep etmek zorundayız. Serhiy ve tüm Ukraynalı savaş esirleri için verilen mücadele her gün devam ediyor. Onlar orada, insanlık dışı koşullarda ve seslerini duyurma hakkından mahrum bırakılmışken biz ise burada, boyun eğmeden onların güçlü sesi olmak zorundayız! Serhiy Osetrov’a ve Kremlin’in tüm esirlerine özgürlük!

Kırım Tatar siyasi tutsak Server Mustafayev’den zindandan mektup: "Öz vatanımızda efendi olarak kalacağız" Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Server Mustafayev’den zindandan mektup: "Öz vatanımızda efendi olarak kalacağız"

İşgalci Rusya tarafından haksız yere 14 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırım Tatar siyasi tutsak, insan hakları savunucusu, yurttaş gazeteci Server Mustafayev, alıkonulduğu Rus cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Mustafayev mektubunda, Rus işgal rejiminin baskılarına maruz kalan soydaşlarına destek mesajı vererek Kırım Tatarlarını birlik ve beraberliğe çağırdı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev sosyal medya hesabı üzerinden siyasi tutsağın kaleme aldığı mektubunu paylaştı. Mustafayev, mektubunda ailesiyle görüşmesine imkan sağlayan ve sürekli dayanışma gösteren Kırım Tatar halkına teşekkür etti. "YENİ İFTİRALAR VE BASKILAR KENDİ TOPRAĞIMIZI TERK ETMEMİZE NEDEN OLMAMALI" Görüşme sırasında vatan Kırım'dan hem sevindirici hem de endişe verici haberler aldığını belirten Mustafayev, mektubunda şu ifadelere yer verdi: Her şeye rağmen Kırım'da kalan Kırım Tatarları bir kez daha ağır imtihanlardan geçmek zorunda kalıyor. Bu dönemde yaşananları atlatmak zor, ancak hem bugünümüz için hem de gelecek nesiller için çok önemli. Son yıllarda cesur gençlerimize yönelik yeni iftiraların ve baskıların nasıl arttığına hep birlikte şahit oluyoruz. Ancak yalanlara boyun eğmeyerek, birbirimize destek olarak bir halk olarak güçlü kalacak; Kırım'da yaşamaya, dini ve kültürel geleneklerimizi korumaya devam edeceğiz." Halkını sabırlı olmaya davet eden Mustafayev, nisan ayı sonunda kendi ailesinin ve evinin de savaşın yıkıcı etkilerinden zarar gördüğünü aktararak, "İki güç çatıştığında olan sıradan insanlara oluyor. Nisanda benim ailem de bu imtihandan geçti. Ancak değerli toplumumuzun desteği sayesinde bu korkunç imtihanı kolayca atlattık." dedi. "KIRIM'DAN GİTMEK ÇÖZÜM DEĞİL, BİZİM BAŞKA BİR EVİMİZ YOK" Kırım Tatarlarının öz vatanlarında kalmaları gerektiğinin altını çizen insan hakları savunucusu mektubunu şu sözlerle tamamladı: Bazıları Kırım'dan ayrılmamız gerektiğini söylüyor. Peki bizi nerede bekliyorlar? Başka nerede bir ana vatanımız var? Tabii ki son yıllarda Kırım'dan ayrılanlar oldu, münafık hainler de kendilerini gösterdi. Fakat halkımızın büyük çoğunluğu öz vatanı Kırım'da yaşamaya devam ediyor. Birliğimiz, inancımız ve geleneklerimiz temelimiz olarak kaldığı sürece, Allah'ın izniyle bu günleri de atlatacak ve öz toprağımızın efendisi olarak kalacağız.

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında Haber

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında

10 Eylül Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Ukrayna ana karasında Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için adımlar atılırken, Rus işgal altındaki Kırım'da yerli halkın dilinin varoluşsal bir tehdit ve ağır baskılar altında olduğunu vurguladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, işgalci Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini sözde "resmi dil" olarak tanımasına rağmen, resmi kurum internet sayfalarında Kırım Tatarca sürümlere yer verilmediği, resmî yazışmaların yalnızca Rusça yürütüldüğü ve Kırım Tatarca konuşan çalışanların işten çıkarılmayla tehdit edildiği belirtilerek, “Bu uygulamalar, Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Sözleşmesi’nin 2, 8, 15 ve 17. maddelerinin açık ihlalidir.” denildi. MAHKEMELERDE ANA DİL YASAĞI VE EĞİTİMDE SİSTEMATİK ERİME İşgalci yargı organlarının, Kırım Tatar siyasi tutsakların "duruşmaları" sırasında ana dillerinde konuşmalarını en az 16 kez yasakladığına dikkat çekilen açıklamada, “Remzi Bekirov, Riza İzetov, Raim Ayvazov, Şaban Umerov, Farhod Bazarov, Ruslan Süleymanov, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Yaşar Muyedinov, Servet Gaziyev, Erfan Osmanov, Lenur Halilov ve Raif Fevziyev gibi siyasi tutsaklar, mahkeme salonunda Kırım Tatarca konuştukları için hakim kararıyla salondan çıkarıldı veya engellendi.” şeklinde kaydedildi. İşgal öncesinde Kırım’da Kırım Tatar dilinde eğitim veren 15 okul ve 384 sınıf bulunurken, işgal yönetimi okulların statüsünü değiştirerek bu sayıyı düşürdü. İşgalci yönetiminin verilerine göre, Kırım Tatarca eğitim veren okul sayısı 7’ye düşürüldü, 3 okul karma statüye geçirildi, 6 okulun ise özel statüsü kaldırılarak genel eğitim okuluna dönüştürüldü. Anadilde eğitim veren sınıf sayısı 384'ten 119'a geriledi. Kırım Tatarca eğitim yalnızca 9. sınıfa kadar ve velilerin yazılı başvurusu şartıyla sınırlandırıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Okul yönetimlerinin velilere ‘Kırım'da tek bir anadil vardır, o da Rusçadır’, ‘Sınıf ve öğretmen yok’ veya ‘Ders kitabı yetersiz’ gibi gerekçelerle baskı yapıyor. Ayrıca velileri dilekçelerini geri çekmeye zorlandığı ve Kırım Tatar dili ve edebiyatı ders saatlerinin kısıtlandığı tespit edildi.” ifadeleri kullanıldı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİ'NDEN MÜCADELE VURGUSU Kırım Tatar Kaynak Merkezi, ana dilin korunmasının ancak devlet desteği, etnik medyanın (radyo, gazete, dijital içerik) güçlendirilmesi ve nitelikli eğitim kadrolarının yetiştirilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Merkez, Kırım Tatar dil ve edebiyatının toplumsal, eğitsel ve kültürel alanda hak ettiği yeri alması için uluslararası alandaki hukuki ve kamuoyu çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi. 10 EYLÜL KIRIM TATAR DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlanıyor. Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti. 10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI 10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor. Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmamış olabilir; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı Haber

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgalcilerin 27 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’a yönelik zulmü derinleştirdiğini duyurdu. İşgalci mahkeme tarafından kurgulanmış "vatana ihanet" davası kapsamında ikinci kez yargılanan Belalov’un hapis cezası 21 yıla yükseltildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, İçki (Sovetskoye) kasabası sakini Mamut Belyalov ilk olarak Kasım 2024'te sözde "suikasta yardım", "yasa dışı silah ve patlayıcı bulundurma" suçlamalarıyla 12 yıl hapis cezasına ve sözde Kırım Turizm Bakanı Vadim Volçenko'ya 1 milyon ruble tazminat ödemeye mahkûm edilmişti. Aralık 2025'te temyiz mahkemesi bu cezayı 11 yıl 6 aya indirmişti. HAKKINDA YENİ DAVA AÇILDI Öte yandan sözde mahkeme kararı açıklandıktan hemen sonra Belyalov hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı. İşgalci Rus makamlarının yeni iddialarına göre Belyalov, 2022 yazında Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile iletişime geçerek Vadim Volçenko'ya yönelik suikast hazırlığına katıldı. Belyalov'un tetikçiye para, silah, mühimmat ve patlayıcı teslim edeceği, ancak Rus işgal güçleri (FSB) tarafından yakalanması sebebiyle bu eylemi gerçekleştiremediği öne sürüldü. Soruşturma sürecinde Belyalov, Akmescit (Simferopol) tutukevinden sık sık FSB binasına götürülerek psikolojik işkenceye maruz bırakıldı. Aile görüşmeleri kılıfı altında ses ve görüntü kaydı alınan odalarda Belyalov ve akrabaları, Ukrayna'ya destekleri ve "özel askerî harekât" (Rusya'nın Ukrayna'nın işgaline verdiği isim) hakkındaki görüşleri sorgulanarak provokasyonlara maruz bırakıldı. Öte yandan, Belyalov'un 2022 yılındaki ilk alıkonulması sırasında kullandığı VAZ 2111 markalı otomobiline dahi olaydan 4 yıl sonra (27 Mayıs 2026 tarihinde) el konuldu. "SÜRESİ BİTEN TUTSAKLARA İKİNCİ CEZA VERİLİYOR" Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, Belyalov dosyasının münferit bir olay olmadığını vurguladı. İşgalci yönetimin ceza sürelerini tamamlayan ya da hapiste bulunan Ukrayna vatandaşlarına ek dosyalar açarak ceza sürelerini uzatmayı bir yöntem hâline getirdiğini belirten Bariyev; Serhiy Lıhomanov, Hennadiy Lımeşko ve Oleksandr Doljenkov gibi siyasi tutsakların da cezaları bittikten hemen sonra ikinci kez mahkûm edildiklerini hatırlattı.

Rusya'nın “aşırılıkçı ve terörist” listesine Kırım ve işgal altındaki bölgelerden 33 kişi eklendi Haber

Rusya'nın “aşırılıkçı ve terörist” listesine Kırım ve işgal altındaki bölgelerden 33 kişi eklendi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, resmî sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada Rusya'nın yalnızca 2026 yazında Kırım, Herson ve Zaporijjya'dan 33 kişiyi sözde "teröristler ve aşırılıkçılar" listesine aldığını bildirdi. RUSYA, SÖZDE LİSTEYİ SİSTEMATİK BİR BASKI UNSURU OLARAK KULLANIYOR Söz konusu uygulamanın uzun zamandır devam ettiğini belirten Bariyeva, Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım ile Ukrayna’nın Herson (Kherson) ile Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin Rus işgali altında olan noktalarında yerel halka baskı uygulamak, her türlü sivil direnişi ve farklı görüşü bastırmak amacıyla sistematik olarak bu yönteme başvurduğunu ifade etti. ZAREMA BARİYEVA, SÖZDE LİSTEYE ALINANLARIN İSİMLERİNİ PAYLAŞTI Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü, işgal altındaki Kırım’da 2026 yazı içerisinde 14, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde ise 19 kişinin sözde listeye alındığını kaydetti. Kırım’da haziran ayında 7, temmuz ayında 4 ağustos ayında ise 3 kişi; Zaporijjya ve Herson bölgelerinde ise haziran ayında 9, temmuz ayında 4, ağustos ayında ise 6 kişi Rusya tarafından sözde “terörist ve aşırılıkçı” olarak ilan edildi. “VATANDAŞLARIMIZIN BU TÜR LİSTELERE ALINMASI ADELETE DEĞİL, SİYASİ BASKI VE ZULME İŞARET ETMEKTEDİR” Bariyeva, açıklamasına son olarak şu ifadelere yer verdi: Vatandaşlarımızın bu tür listelere alınması adalete değil, siyasi baskı ve zulme işaret etmektedir. Bu durumun en vahim yanı ise söz konusu kararların siyasi saiklerle yürütülen davalar kapsamında, çoğu zaman da herhangi bir mahkeme hükmü olmaksızın alınmasıdır. Bu durum, masumiyet karinesi ilkesini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Rusya, bu mekanizmayı Ukrayna yanlısı tutumlarını açıkça ortaya koyan kişilere karşı ek bir intikam ve cezalandırma aracı olarak kullanmaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.