SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Kaynak Merkezi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Kaynak Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Kaynak Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

66 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak aylardır hücre cezasında tutuluyor Haber

66 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak aylardır hücre cezasında tutuluyor

Rus makamlarının, işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde 9 yıl hapis cezasına mahkûm edilen 66 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak Nasrulla Seydaliyev’in 28 Ağustos 2025’ten bu yana hücre cezasında tutulduğu bildirildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’ne bağlı Mayma köyündeki cezaevinde alıkonulan Nasrulla Seydaliyev’in aylarca ceza hücresinde tutulduğu ayrıca cezaevi yönetiminin ona ailesiyle görüşmesine ve kendisine paket göndermesine izin vermediği bildirildi. Merkezin aktardığına göre, son dört ay boyunca Seydaliyev bir kere bile açık havaya çıkarılmadı. Bununla birlikte cezaevi yönetiminin, metal çerçeveli olduğu gerekçesiyle gözlük kullanmasını da yasakladığı, bu yasağın tek kişilik hücrede tutulmasına rağmen uygulandığı ifade edildi. Bu durumun, yaşlı siyasi tutsağın sağlık durumunu daha da ağırlaştırdığına dikkat çekildi. SİYASİ TUTSAK NASRULLA SEYDALİYEV Rus işgal güçleri, 4 Mart 2022 tarihinde Kırım’da yaşayan oğlunu ziyaret etmek için geldiği sırada Nasrulla Seydaliyev’i alıkoydu. Ardından Seydaliyev sözde Numan Çelebicihan Taburu üye olma iddiasıyla tutuklandı. 30 Kasım 2022’de işgalci mahkeme haksız yere alıkonulan Kırım Tatarı hakkında 9 yıl hapis cezası kararı aldı. Kırım Tatarına yöneltilen suçlamalar, yalnızca gizli tanık ifadelerine ve Rus güvenlik birimleriyle sistematik biçimde çalışan sözde uzman raporlarına dayandırıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, daha önce yaptığı açıklamada, Seydaliyev’in cezaevinde kaldığı süre boyunca sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini aktardı. Vücut ağırlığının yaklaşık yarısını kaybeden siyasi tutsağın kemik iltihabı, yüksek tansiyon, bacaklarda ödem ve varis sorunları yaşadığı, ancak kendisine yeterli tıbbi yardım sağlanmadığı ifade edildi.

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi Haber

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi

Rus işgal yönetimi siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan Rusya’nın derinliklerine sevk ederek hem fiziksel hem de psikolojik baskı uygulamaya devam ediyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından 27 Ocak 2026 tarihinde yapılan açıklamada, 2025 yılında işgalci Rus yönetiminin düzmece davalar çerçevesinde alıkoyduğu 53 Kırımlı siyasi tutsağını yasa dışı olarak Rusya’ya sevk ettiğini bildirdi. Bunlardan 39’unun Kırım Tatarı olduğu belirtildi. Önceki yıllarla kıyaslandığında, bu sistematik uygulamanın hız kesmediği görülüyor; 2024’te 45 yasa dışı sevk etme vakasının 38’i, 2023’te ise 68 vakanın 59’u Kırım Tatarlarını hedef aldı. “İŞGALCİLER SİYASİ TUTSAKLARI TOPLUMSAL DESTEKTEN KOPARMAK İSTİYOR” Hak savunucuları, siyasi tutsakların Rus cezaevlerine sevk edilme sürecinin insanlık dışı koşullarda gerçekleştirildiğini vurguluyor.Kırım Tatar Kaynak Merkezine göre işgal yönetimi, tutukluları bilerek Yarımada dışına göndererek onları ailelerinden, avukatlarından ve toplumsal dayanışmadan koparmayı hedefliyor. Bu uygulama, savunma hakkını fiilen kısıtlayan bir baskı aracına dönüşmüş durumda. Son bir yılda Rusya’ya sevk edilen isimler arasında Aleksandr Sizikov (iki kez), İrına Danılovıç, Asan Ahtemov, Enver Mamutov, Server Gaziyev, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Lenur Seydametov, Leman Zekeryayev, Halil Mambetov ve daha birçok siyasi tutsak yer aldı. Hak savunucuları, bazı isimlerin birden fazla kez serv sürecine maruz kaldığını da belirtti.

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü Haber

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yürüttüğü sistematik propaganda ve askerileştirme (militarizasyon) faaliyetlerinin bilançosuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Bariyev, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus işgali altındaki okullarda eğitim gören gençlerin, Rusya’nın emperyal emelleri için nasıl "top yemi" haline getirildiğini anlattı. Bariyev’in aktardığına göre, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin analizleri sonucunda, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus eğitim programlarıyla yetiştirilen 318 Kırımlının, para karşılığında Ukrayna’ya karşı savaştığı ve daha sonra Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği tespit edildi. Bariyev, işgal altındaki topraklarda çocukların maruz kaldığı Rus ideolojik aşılama ve askerileştirme faaliyetlerinin sıkça dile getirildiğini ancak bu sürecin somut sonuçlarının nadiren ortaya konduğunu belirtti. Paylaşılan verilerin, Rusya’nın uzun vadeli propaganda politikasının sahadaki etkilerini açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Bariyev, “Putin'in; Ukrayna'da doğup büyüyen Kırımlıların beyinlerini yıkayarak, hiçbir utanç ve vicdan azabı duymadan kendi ülkelerine ve vatandaşlarına karşı silahlanıp savaşa girmeye ikna etmesi yaklaşık 12 yılını aldı. Putin Rusya'sının her yıl işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü propagandaya akıttığı milyonlarca ruble, işgalcilere istedikleri sonucu veriyor.” dedi. Bariyev, Rus ideolojisini benimseyen ya da eleştirel düşünme yetisini kaybeden kişilerin, işgal rejiminin mağduru haline gelerek “top yemi”ne dönüştürüldüğünü ve Rusya tarafından emperyal hedefler uğruna gözünü kırpmadan kullanıldığını dile getirdi. Rus işgalinin her yılıyla birlikte Ukrayna döneminde doğmuş Kırımlıların sayısının azaldığını, işgal sırasında çocuk olan birçok kişinin ise yoğun propaganda ve militarizasyonun etkisi altına girdiğini kaydeden Bariyev, “Bugün itibarıyla, Ukrayna topraklarında etkisiz hale getirilen Kırımlıların sayısı bin 800’ü aşmış durumda. 2022 yılında, bu kardeş katliamı niteliğindeki savaşa dahil olmamak ve Rusya'nın işlediği suçlara ortak edilmemek için ellerinden geleni yapan insanlardan yüzlerce mesaj ve telefon aldık. Kırım Yarımadası halkının büyük bir çoğunluğunun bu şekilde onurlu bir duruş sergilemiş olmasından memnuniyet duyuyorum." dedi.

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un vatandaşlığını iptal etti Haber

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un vatandaşlığını iptal etti

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Hizb-ut Tahrir Davası çerçevesinde 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un Rus vatandaşlığının iptal edildiği öğrenildi. Bu karar nedeniyle Kantemirov, yasa dışı hapis cezasını tamamladıktan sonra Kırım Yarımadası Rusya’nın işgali altında kalmaya devam ederse ailesinin yanına ve dört çocuğuna geri dönemeyecek. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Kırımlı siyasi tutsak Eldar Kantemirov, Rusya Federasyonu tarafından vatandaşlığından resmen çıkarılan yeni kişi oldu.” şeklinde bildirdi. Bariyeva, Rusya’nın Kırım sakinlerini vatandaşlıktan çıkararak, siyasi saiklerle verilen yasa dışı hapis cezalarının ardından dahi insanların kendi evlerine dönmesini engellemeyi hedeflediğini belirtti. Bariyeva, “Yani, Eldar Kantemirov ve diğer birçok Kırım Tatarı, serbest bırakıldıktan sonra bile Kırım’a, evlerine ve ailelerine dönemeyecek. Kırım Rus işgali altında kaldığı sürece, bu insanların ailelerine kavuşması fiilen imkânsız hale geliyor.” ifadelerini kullandı. Bariyeva’nın açıklamasına göre Rusya, mevzuatında yaptığı değişikliklerle, “terörizm”, “vatana ihanet”, “yabancı bir devletle iş birliği” ya da askerlik kaydına alınmama gibi suçlamalar yöneltilen kişilerin vatandaşlıktan çıkarılmasının önünü açtı. RUS HAPİSHANELERİNDE SAĞLIĞI BOZULDU Halihazırda 45 yaşında olan Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un, Rusya’nın Buryatya bölgesindeki cezaevinde tutulduğu belirten Bariyeva, Kantimirov’un cezaevindeki koşullar nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını kaydetti. “Tutukluluk kimseye fayda sağlamaz ve Eldar da bunun istisnası olmadı. Gözaltına alındıktan sonra, genç yaşına rağmen kendisine Parkinson hastalığı teşhisi konuldu. Daha sonra ise kış aylarında ısıtması olmayan hücrede tutulması nedeniyle böbrek hastalığı ağırlaştı.” diyen Bariyeva, siyasi tutsağın alıkonulduğu Dimitrovgrad ve Ulan-Ude bölgelerinde kış aylarında ortalama sıcaklığın eksi 18 ile eksi 30 derece arasında değiştiğine dikkat çekti. Bariyeva ayrıca, Kantimirov’un cezasını Kırım’a daha yakın bir cezaevinde çekmesi için yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını ifade etti. SİYASİ TUTSAK ELDAR KANTEMİROV Eldar Kantemirov, Rus işgal güçleri tarafından 10 Haziran 2019’da 38 yaşındayken gözaltına alındı. İşgalci yönetim, 16 Ağustos 2021’de Kantemirov’u düzmece Hizb ut-Tahrir Davası kapsamında 12 yıl hapis ve bir yıl idari gözetim cezasına çarptırdı. Eldar Kantemirov, 4 çocuk babası, Kıyiv İslam Üniversitesi mezunu, din alimi, Arap dili uzmanı ve Arap dili öğretmenidir. Şu anda Kırım’dan 7 bin kilometre uzaklığında Buryatya'daki 8 numaralı cezaevinde tutuluyor.

İşgalin acı bilançosu: Kırım'da balıkçılık üç kat azaldı Haber

İşgalin acı bilançosu: Kırım'da balıkçılık üç kat azaldı

İşgal altındaki Kırım’ın sözde "Tarım Bakanlığı" verileri, yarımadadaki balıkçılık sektörünün uğradığı büyük zararı gözler önüne serdi. 2014 yılında 15,5 bin ton olan yıllık av miktarı, son verilere göre 4,7 bin tona kadar düştü. Söz konusu verileri değerlendiren Kırım Tatar Kaynak Merkezi Uzmanı ve hukukçu Borıs Babin, bu düşüşün doğrudan Rus saldırganlığının bir sonucu olduğunu belirtti. “SAVAŞ VE KISITLAMALAR AV ALANLARINI DARALTTI” Balık kaynaklarındaki azalmanın özellikle 2022 yılından itibaren hızlandığına dikkat çeken Babin, "Saldırgan tarafın başlattığı geniş çaplı işgal girişimi sonrası avlanma bölgelerine getirilen ağır kısıtlamalar, Karadeniz’deki balıkçılık faaliyetlerini felç etti." dedi. EKOLOJİK FELAKETLER DENİZ EKOSİSTEMİNİ VURDU Uzman, balık miktarındaki düşüşün sadece askeri yasaklarla ilgili olmadığını, Rusya’nın neden olduğu çevre felaketlerinin deniz yaşamını zehirlediğini belirterek, “Kahovka Barajı'nın Rusya tarafından patlatılması, Kerç Boğazı’nda ‘Volgoneft’ tankerlerinin yaşadığı kazalar sonucu binlerce ton mazotun denize yayılması ve Rusya kuvvetlerinin deniz sahasındaki geniş çaplı askeri deniz hareketliliği tüm bunlar durumu olumsuz etkiliyor.” şeklinde konuştu. “RUS BİLİM İNSANLARI GERÇEK DURUMU GİZLİYOR” Babin, Rusya kontrolündeki araştırmacıların yayınlarında deniz ekosistemine verilen zararı olduğundan az gösterdiklerini ve gerçekleri manipüle ettiklerini savundu. Rusya'nın bu ekolojik yıkımdan dolayı uluslararası düzeyde sorumlu tutulması gerektiğini belirten uzman, zararın kayıt altına alınmasının tazminat süreçleri için kritik olduğunu vurguladı. Babin, "Bu zararın hesaplanması, Rusya'nın saldırganlığının bedelini ödeyeceği uluslararası sorumluluk mekanizmalarının ve yeni oluşturulan hasar kayıt sistemlerinin bir parçası olmalıdır." dedi.

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezinden BM İnsan Hakları Komitesine rapor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesine, Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 22. Maddesi'nin 38. Genel Yorumuna dair bir analiz raporu gönderdi. Sözleşmenin ilgili maddesi, örgütlenme özgürlüğünü koruma altına alıyor. RAPORDA, KIRIM TATAR MİLLÎ MECLİSİNE YER VERİLDİ Merkez hazırladığı raporda; dernek kurma özgürlüğünün, kimlik, temsil ve egemenlik hususundaki anahtar bir mekanizma olduğunu, dolayısıyla yerli halklar için özel öneme sahip olduğunu vurguladı. “Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) yasaklanması, yasa dışı faaliyetler sebebiyle değil, Rus işgalini reddeden bir halkın tamamına ve temsili organına yöneltilen bir tepkidir” değerlendirmesinin yapıldığı rapor, Rusya Federasyonu’nun, 2016 yılında yasakladığı ve Uluslararası Adalet Divanının hükmüne rağmen, yasağını hâlâ kaldırmadığı KTMM’ye dikkat çekti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh); Ukrayna Parlamentosu Vekhovna Rada’nın 20 Mart 2014 tarihli kararıyla, KTMM’yi, Kırım Tatarlarının siyasi arenada temsil organı olarak kabul ettiğini vurgulayarak, Verhovna Radanın, Ukrayna’nın Yerli Halklar Kanunu'nu 2021 yılında onayladığını, akabinde bu konuda çeşitli önergelerin ise Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından onayladığını hatırlattı. KTMM’NİN YASAL STATÜSÜNÜN ONAYINDA GECİKMELER YAŞANIYOR Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinin akabinde, Kırım Tatarları ve Ukraynalılar başta olmak üzere, Kırım’ın yerli halklarının sistematik baskıya ve zulme maruz kaldığını ve KTMM’nin, Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisine 14 Haziran 2023 tarihinde yasal statü elde etmek adına başvuru yaptığını hatırlatan Merkez yetkilileri; Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisinin, akabinde Ukrayna Bakanlar Kuruluna önerge gönderdiğini, bu önergenin gerekli onay aşamalarından geçtiğini, fakat Ukrayna Bakanlar Kurulunun henüz konuyla ilgili bir karara varmadığını belirtti. KTMM’nin yasal statüsünün onayında yaşanan bu gecikmenin, hukuki açıdan belirsizliğe yol açtığını vurgulayan Merkez yetkilileri, KTMM ile görüşmelerin yapılmasına rağmen, prosedürün resmiyetinin ve hukuki geçerliliği olmadığına dikkat çekerek, Ukrayna devletinin Kırım Tatar halkına yönelik kararlar alırken, Kırım Tatarlarını temsil eden organın hesaba katılmadığını aktardı. MERKEZ DE RUSYA’NIN İSTENMEYEN ÖRGÜTLER LİSTESİNDE BULUNUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgalci Rusya’nın, örgütleri “istenmeyen” olarak ilan etmesini de sunduğu raporda ele aldı. Rusya’nın teşkilâtları “istenmeyen” olarak sınıflandırması; örgütlerin faaliyetlerini bütünüyle yasaklayarak, örgütlenme özgürlüğünü ihlal ediyor. Merkez öte yandan, “Bugün, Rusya’nın ‘istenmeyen örgütler’ listesinde yaklaşık 200 uluslararası ve Ukrayna kökenli örgüt bulunuyor. Bunların arasında, 2024 yılının ocak ayında listeye eklenen Kırım Tatar Kaynak Merkezi de var” dedi. Ayrıca, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Ludmıla Korotkıh, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı açıklamada: "Örgütlenme özgürlüğü; ayrımcılığa karşı korunma hakkı başta olmak üzere ve diğer haklarla da doğrudan bağlantılı olması sebebiyle, özellikle işgal koşulları altında, en temel haklardan biridir. Bu tür hak ihlallerini kaydedip belgelemek ve ilgili raporları uluslararası mercilere sunmanın önemi yadsınamaz. Bilgilendirmenin de ötesinde, bu rapor, uluslararası standartların gelişimi açısından bir kaynak görevi görecektir. BM İnsan Hakları Komitesinin, Genel Yorumlarında, işgal altında örgütlenme özgürlüğünün korunmasına yönelik kararlı bir duruş sergilemenin yanı sıra, özellikle bu tür koşullar altında, örgütlenme hakkının korunmasına ve bu haktan yararlanabilmeye dair öneriler sunacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı.

Rusya, haksız yere alıkoyduğu 4 Kırım Tatar kadını "terörist" ilan etti Haber

Rusya, haksız yere alıkoyduğu 4 Kırım Tatar kadını "terörist" ilan etti

Rusya, Kırım'da 15 Ekim 2025 tarihinde evlerine yapılan baskınlarla haksız yere alıkonulan Esma Nimetulayeva, Elvize Aliyeva, Fevziye Osmanova ve Nasibe Saidova’yı “aşırılıkçılar ve teröristler listesine” ekledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, dört Kırım Tatar kadının 11 Aralık 2025 tarihinde “aşırılıkçılar ve teröristler listesine” eklendiğini belirterek, bu adımın işgalci yönetimin Kırım Tatar halkına yönelik baskıları artırmaya yönelik yeni bir hamle olduğuna dikkat çekti. Merkeze göre, Kırım Tatar kadınların “aşırıcı ve terörist” olarak damgalanması açık bir siyasi baskı aracıdır. Zira Rusya mevzuatına göre bu listeye alınan kişilerin banka hesapları otomatik olarak durduruluyor, mal varlıkları üzerinde tasarruf hakları kısıtlanıyor ve fiili bir ekonomik tecrit uygulanıyor. Bu uygulamanın temel hukuk ilkeleriyle, özellikle de masumiyet karinesiyle açıkça çeliştiği belirtilen açıklamada, “Zira söz konusu listeye dahil edilme işlemi, mahkeme kararı olmaksızın gerçekleştirilebilmekte ve bu durum, Rusya’nın ‘aşırılıkla ve terörle mücadele’ mevzuatını muhalif sesleri susturmak için kötüye kullandığını göstermektedir.” denildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya Federasyonu’nun bu uygulamalarını ağır bir insan hakları ihlali olarak nitelendirerek, bunun ifade özgürlüğüne, düşünce ve vicdan özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu ve işgal altındaki Kırım’da yerli Kırım Tatar halkına karşı sürdürülen ayrımcı politikanın devamı niteliği taşıdığını vurguladı. KADINLAR SİYASÎ HEDEF HÂLİNE GELDİ İşgalci Rus güçleri 15 Ekim 2025 tarihinde aralarında siyasî tutsak Remzi Nimetulayev'in eşi Esma Nimetulayeva'nın da olduğu dört Kırım Tatar kadını haksız gerekçelerle alıkoyarak FSB Ofisine götürdü. Ertesi gün sözde mahkemeye çıkarılan Esma Nimetulayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova sözde "terör örgütü faaliyeti yürütmek ve ilgili örgütün faaliyetlerine katılmakla" suçlanarak tutuklandı. İŞGALCİLERDEN BAŞÖRTÜSÜNE FİZİKSEL MÜDAHALE Gözaltı merkezine getirildiği ilk günlerde FSB görevlisi bir kadının Fevziye Osmanova'nın başörtüsü takmasını yasakladığı, hatta erkek görevlilerin yanında başörtüsünü yırttığı bildirildi. Öte yandan kendisiyle birlikte zorla alıkonulan diğer iki siyasî tutsak Esma Nimetulayeva ve Nesibe Saidova'nın da aynı muameleyle karşı karşıya kaldığı öğrenildi. KIRIM’DAN MOSKOVA’YA ADALET YOLCULUĞU Haksız yere alıkonulan dört Kırım Tatar kadının aileleri başta olmak üzere 16 Kırım Tatarından oluşan heyet Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Tatyana Moskalkova ile görüşmek amacıyla 29 Ekim’de Kırım’dan Moskova’ya yola çıktı. Hak arayışı yolunda son 36 saat içinde Rus kolluk kuvvetleri tarafından 5 defa alıkonulan Kırım Tatarları, Rusya Ombudsmanlık Ofisine ulaşmaya başardı. Nasibe Saidova, Fevziye Osmanova ve Elvize Aliyeva’nın aileleri ile avukat Nazim Şeyhmambetov, haksız yere alıkonulan Kırım Tatar kadınların serbest bırakılması talebini içeren dilekçeyi Rusya Ombudsman Ofisine sundu. Dilekçeye Kırım’ın farklı şehir ve köylerinden toplanan 6,5 bin imza atıldı. Heyet aynı dilekçeyi Rusya Başsavcılığına ve Devlet Başkanlığı İdaresine de sundu.

Kırım’da siyasi baskı artıyor: Tutsak mağdur sayısı bir yılda 487’ye ulaştı Haber

Kırım’da siyasi baskı artıyor: Tutsak mağdur sayısı bir yılda 487’ye ulaştı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, işgal altındaki Kırım'da son bir yıl içinde siyasi gerekçelerle yargılanan ve takip edilen kişi sayısında korkutucu bir artış yaşandığını duyurdu. Merkezin verilerine göre, bir yıl önce 371 olarak kaydedilen siyasi tutsak ve baskı altındaki kişi sayısı 487’ye yükseldi. Bu kişilerden 273’ünün Kırım Tatarı olduğu belirtildi. Geçen yıl ise siyasi gerekçelerle kovuşturulan Kırım Tatarların sayısı 229 kişi idi. Bu artış, işgalci yönetimin özellikle yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları üzerindeki sistematik baskıyı daha da derinleştirdiğini ortaya koyuyor. Güncel tabloda yer alan 487 mağdurun yaklaşık yüzde 56’sını Kırım Tatarları oluşturuyor. Siyasi gerekçelerle takip edilen kişilerin mevcut durumlarına dair detayları paylaşan Kırım Tatar Kaynak Merkezine göre; 227 kişi (133’ü Kırım Tatarı) halihazırda cezaevlerinde hükümlü olarak tutuluyor. 99 kişi (47’si Kırım Tatarı) tutukevlerinde mahkeme süreçlerini beklerken, 60 kişi (29’u Kırım Tatarı) denetimli serbestlik veya adli kontrol şartıyla takip ediliyor. Ayrıca, 63 (36’sı Kırım Tatarı) kişinin serbest bırakıldığı ancak takip altında tutulduğu, 38 kişinin (28’i Kırım Tatarı) ise aktif olarak kovuşturmaya maruz kaldığı kaydedildi. İnsan hakları savunucuları, siyasi davaların kapsamının genişlediğini belirterek, neredeyse her gün listeye yeni isimlerin eklendiğini ve hukuki süreçlerin şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütüldüğüne dikkat çekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.