SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Kaynak Merkezi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Kaynak Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Kaynak Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde Haber

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde

Kıyiv’de düzenlenen "İşgal Koşullarında Kırımlı Kadınlar: Baskılar ve Mücadele" başlıklı basın toplantısında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Rus işgal yönetiminin Kırım'da kadınlara yönelik başlattığı siyasi içerikli ceza davaları ve baskılarının korkunç bilançosunu açıkladı. Bariyeva, yarımadanın işgalinden bu yana en az 84 kadının siyasi gerekçelerle ceza davalarına maruz kaldığını ve bu baskıların özellikle 2022 yılındaki topyekûn işgal girişiminin ardından dramatik bir şekilde arttığını belirtti. EN AZ 60 KADIN RUS ZİNDANLARINDA Haziran 2026 itibarıyla elde edilen ve doğruluğu kesinleşen verilere göre, siyasi nedenlerle zulüm gören en az 60 kadın şu an Rusya ve işgal altında bulunan Kırım'daki cezaevlerinde tutuluyor. Bu kadınların 29'u Rusya Federasyonu'ndaki cezaevlerinde hükümlü olarak bulunurken, 31'i ise henüz sözde mahkeme süreci devam eden tutuklular olarak tutukevlerinde alıkonuluyor. 13 kadına yönelik adli kontrol ve denetimli serbestlik uygulanırken, 11 kadın ise işgal yönetimi tarafından gıyaben yargılanıyor. Hak savunucusu Bariyeva, Rus makamlarının birçok kadını Kırım Yarımadası dışına, Rusya’nın iç bölgelerine kaçırdığını ve bu kişilerin tam olarak hangi cezaevinde tutulduklarını (inkomünikado statüsü) tespit etmenin her geçen gün zorlaştığını vurguladı. Ayrıca Rusya'nın zulüm taktiklerini sürekli değiştirerek kadınları Interpol mekanizmaları üzerinden hem Rusya hem de Avrupa Birliği (AB) topraklarında durdurup gözaltına almaya çalıştığı ifade edildi. EN YAYGIN SUÇLAMA “VATANA İHANET” Kırım’da kadınların gözaltına alınması ve tutuklanması için Rus mahkemelerinin en sık başvurduğu uydurma suçlamalar ve sayısal dağılımı hakkında Bariyeva şu açıklamada bulundu: "İşgal altındaki Kırım’da kadınların gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen en yaygın suçlamalar arasında şunlar yer alıyor: 'Vatana ihanet' en az 38 vaka, 'Casusluk' en az 5 vaka, 'Hizb-ut Tahrir davası' 4 vaka, 'Numan Çelebicihan Taburu davası' 6 vaka ve 'Yehova Şahitleri davası' 7 vaka." Bariyeva, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin raporuna göre, sadece 2024-2026 yılları arasında Kırım'da kadınlara yönelik 57 yeni tutuklama vakasının kayıtlara geçtiğini hatırlattı. 71 YAŞINDAKİ NİNELERDEN 19 YAŞINDAKİ KIZLARA KADAR HERKES HEDEFTE Rusya'nın acımasız ceza mekanizması yaşlı, genç veya hasta gözetmeksizin işletiliyor. Rus zindanlarında tutulan kadınlar arasında 11 yaşlı kadın bulunuyor. Bunların arasında 71 yaşındaki Akyar (Sivastopol) sakini Galina Dovgopola ve 70 yaşındaki Anna Sotsenko yer alıyor. Buna karşın, işgalcilerin hedefinde 13 genç kız da bulunuyor. Bu gruptaki en genç siyasi tutsaklar ise aylardır Kırım’daki tutukevinde tutulan 19 yaşındaki Nasibe Saidova ile 20 yaşındaki Yuliya Sokolova. 400’DEN FAZLA ÇOCUK ANNE BABASIZ KALDI Zarema Bariyeva, Rusya’nın Kırım halkına yönelik yürüttüğü bu sistematik yıldırma ve hapis politikasının çok ağır bir toplumsal faturasının olduğunu hatırlattı. Yarımadada anne veya babası (bazen her ikisi de) siyasi davalar nedeniyle hapse atılan 400’den fazla çocuk, ebeveyn sevgisinden ve bakımından mahrum bırakılmış durumda. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Bariyeva, acı gerçeklere şu şekilde dikkat çekti: "Şu ana kadar belgeleyebildiğimiz ve doğrulayabildiğimiz her şey, buz dağının sadece görünen kısmı. Rusya'nın Kırım'da kadınlara ve ailelere çektirdiği acıların tam ve gerçekçi tablosuna ancak Kırım işgalden kurtarıldıktan sonra ulaşabileceğiz."

Kırım Tatarlarının haklarını savunan Nataliya Belitser hayatını kaybetti Haber

Kırım Tatarlarının haklarını savunan Nataliya Belitser hayatını kaybetti

Ukrayna’da insan hakları, demokrasi, Kırım'ın asli unsurlarının ve ulusal azınlıkların korunması alanlarında uzun yıllar boyunca çok kritik çalışmalara imza atan ünlü Ukraynalı bilim insanı, analist ve insan hakları savunucusu Nataliya Belitser yaşamını yitirdi. Vefat haberini sosyal medya üzerinden duyuran Kırım Tatar Kaynak Merkezi, “Kırım Tatar Kaynak Merkezi ekibi, Nataliya Belitser'in ailesine, arkadaşlarına ve meslektaşlarına başsağlığı dileklerini ileterek, insan hakları hareketinin gelişimine ve yerli halkların haklarının korunmasına yaptığı katkının mirasının önemli bir parçası olarak kalacağını vurguluyor.” ifadelerini kullandı. Özellikle Kırım Tatar halkının ve Ukrayna'daki diğer yerli halkların haklarının uluslararası düzeyde tanınması ve yasalaşması için ömrünü adayan Belitser’in vefatı, bilim ve hak savunuculuğu camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. YERLİ HALKLAR HAKLAR KONUSUNDA UZMAN Nataliya Belitser, yerli halklar ve ulusal azınlıkların hakları konusunda Ukrayna’nın en saygın uzmanlarından biri olarak kabul ediliyordu. Belitser, uzun yıllar boyunca Kırım Tatar Kaynak Merkezi başta olmak üzere birçok insan hakları kuruluşuyla ortak projeler yürüttü. Özellikle 2019 yılında Ukrayna’da düzenlenen "Ulusal İnsan Hakları Konferansı" kapsamında, yerli halkların kolektif haklarının Ukrayna anayasası ve mevzuatında nasıl uygulanacağına dair stratejik tavsiye kararlarının ve kriterlerin hazırlanmasında bizzat rol oynadı. Bu çalışmalar, Ukrayna'da yerli halklara ilişkin tarihi yasaların çıkarılmasına giden süreçte önemli birer yapı taşı oldu. AKADEMİK MİRAS: “YERLİ BİR HALK OLARAK KIRIM TATARLARI” Nataliya Belitser, sadece bir aktivist değil, aynı zamanda kaleme aldığı akademik çalışmalarla geleceğe büyük bir miras bırakan bir araştırmacıydı. Belitser tarafından yazılan "Yerli Bir Halk Olarak Kırım Tatarları" adlı kitap, Kırım Tatar halkının tarihini, millî kimliğini ve uluslararası hukuk çerçevesindeki haklarını derinlemesine inceleyen en önemli kaynak eserlerden biri oldu.

Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik baskısı sürüyor: 63 yaşındaki öğretmen “terörist” ilan edildi Haber

Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik baskısı sürüyor: 63 yaşındaki öğretmen “terörist” ilan edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında sivil halkı sindirmek ve Kırım Tatar kimliğini itibarsızlaştırmak için yargıyı nasıl bir terör aracı olarak kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Herson’a bağlı Rıkovo köyünde ömrünü çocuklara adamış 63 yaşındaki matematik öğretmeni Kırım Tatarı Saliye Azmeyeva’nın Rus işgal yönetimi tarafından "terörist" ilan edildiğini bildirdi. EĞİTİME ADANAN 38 YIL VE UYDURMA “TERÖR” SUÇLAMASI Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Zarema Bariyeva’nın aktardığına göre, 1944 yılında Sovyet rejimi tarafından Türkistan'a sürülen Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak Özbekistan'da doğan Saliye Öğretmen, ömrünün 38 yılını köy okulunda çocuklara matematik öğreterek geçirdi. 2015 yılında Saliye Azmeyeva, Rıkovo Kırım Tatar Yerel Meclisi Başkanı olarak seçildi. 2022 yılındaki Rus işgali, yaşlı öğretmen için kabusa dönüştü. Can güvenliği nedeniyle Haziran 2022'de Ukrayna kontrolündeki güvenli bölgeye tahliye olan eğitimcinin arkasından Rus istihbaratı (FSB) akıl almaz bir ceza davası kurguladı. HAKKINDA ULUSLARARASI ARAMA KARARI ÇIKARILDI İşgalciler Saliye Öğretmeni, 2015'teki barışçıl Kırım ablukasına katılmak, Numan Çelebicihan Taburuna üye olmak ve Kırım Tatar Yerel Meclisi Başkanlığı yapmak gibi uydurma iddialarla suçladı. Rusya Federal Mali İzleme Servisi (Rosfinmonitoring), Ocak 2024’te sivil öğretmen Azmeyeva’yı resmi "Aşırıcılar ve Teröristler" listesine ekledi. Kremlin, baskıyı Ukrayna dışına da taşımak amacıyla yaşlı kadın hakkında uluslararası kırmızı bültenle arama kararı çıkarttı. Söz konusu siyasi takibat derin bir kişisel trajediye de yol açtı. Saliye Azmeyeva’nın 37 yıllık hayat arkadaşı, işgal koşullarının yarattığı ağır strese dayanamayarak Mart 2023'te köyünde hayatını kaybetti. Saliye Öğretmen, Rus işgalcilerin tutuklama ve işkence tehditleri nedeniyle eşinin cenazesine katılamadı. Saliye Azmeyeva’nın tek isteğinin; doğup büyüdüğü köyüne dönmek, işgale kalbi dayanmayan eşinin mezarını ziyaret etmek ve Ukrayna’nın barışçıl egemenliği altında, torunlarıyla birlikte huzur içinde yaşlanmak olduğunu belirten Zarema Bariyeva, “Ancak Rus emperyalizminin propaganda mitleri, sivil öğretmenleri terörist ilan ederek bu insani hakkı gasp etmeye devam ediyor." şeklinde vurguladı. “13 YILDIR DEVAM EDEN SAVAŞTA RUSYA’NIN TERÖR ENSTRÜMANLARI GİDEREK ARSIZLAŞTI” Rusya'nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü hibrit savaşın ve sivil baskı politikalarının dönüşümüne dikkat çeken Bariyeva, Rusya'nın Kırım Tatarlarını hedef alan dezenformasyon ve yaftalama stratejisini şu şekilde ifade etti: Savaşın 13. yılında, işgal altındaki topraklarda vatandaşlarımıza yönelik zulüm vakalarını analiz ettiğimizde, Rusların ne kadar planlı hareket ettiğini ve baskı taktiklerini nasıl sinsice değiştirdiğini görebiliyoruz. Kremlin, heybesinden her geçen gün daha rafine terör araçları ve daha arsız baskı yöntemleri çıkarıyor. İşgalin başından bu yana Kırım Tatarlarına yapıştırmadıkları yafta kalmadı: Teröristler, aşırıcılar, sabotajcılar, dolandırıcılar, casuslar, hainler, dini fanatikler... Tüm bu absürt ve asılsız suçlamalar tek bir amaca hizmet ediyor; Haklı davamızı itibarsızlaştırmak ve koca bir halka uyguladıkları kitlesel baskıları uluslararası toplum nezdinde meşrulaştırmak.

Kırım'da Kırım Tatarca eğitim için dijital seferberlik Haber

Kırım'da Kırım Tatarca eğitim için dijital seferberlik

İşgal altındaki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarları ana dillerini ve millî kimliklerini koruma mücadelesini destekleyen dijital bir girişimde bulundu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Azat.team ekibinin, yarımadada Kırım Tatarca eğitime erişimde yaşanan ciddi kısıtlamalara karşı velileri bir araya getirmeyi amaçlayan "sinif.ru" platformu geliştiriğini bildirdi. Azat.team ekibi tarafından tanıtılan platformun en dikkat çekici yeniliği, Kırım’daki tüm genel eğitim okullarını listeleyen interaktif bir harita oldu. Sistem sayesinde Kırım Tatarı veliler, çocuklarını göndermek istedikleri okulu harita üzerinden bularak ana dilde sınıf açılması için dijital başvuru yapabiliyor ve aynı okul için istekte bulunan diğer ailelerin listesine dahil olabiliyor. Geliştiricilerin aktardığı bilgilere göre, bir okulda resmî olarak Kırım Tatarca eğitim veren bir millî sınıfın açılma prosedürünü başlatabilmek için sadece altı çocuğun başvurusu yeterli oluyor. Proje kurucuları, Kırım'da ana dilde eğitim isteme noktasında birçok velinin kendisini yalnız hissettiğini ve çevrelerinde benzer talebe sahip başka aile olmadığını düşündüğünü belirtiyor. Yayına giren interaktif harita tam da bu noktada devreye girerek aynı okulda ana dil eğitimi hedefleyen ortak fikirlere sahip velileri buluşturmayı, çabaları birleştirmeyi ve Kırım Tatarca eğitim talebini görünür kılmayı amaçlıyor. KIRIM TATARCA YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDA UNESCO sınıflandırmasına göre Kırım Tatar dilinin, dünya üzerinde "yok olma tehlikesi altındaki diller" kategorisinde yer aldığını hatırlatan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, “Yerli Kırım Tatar halkı için ana dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda tarihi hafızanın, kültürün, geleneklerin ve millî kimliğin en önemli taşıyıcısı ve koruyucusu olarak kabul ediliyor.” ifadelerini kullandı Rus işgali altındaki Kırım'da Kırım Tatar dilinin öğrenilmesine yönelik imkanların oldukça kısıtlı bir çerçevede ilerlediğine dikkat çeken Kırım Tatar Kaynak Merkezi şunları kaydetti: Kırım Tatarları, yarımadada kendi dillerinde eğitim veren sınıflar açmaya çalışırken sürekli olarak bürokratik engellerle karşılaşıyor ve dilin günlük yaşam ile eğitimdeki kullanım alanı her geçen gün daha da daraltılıyor. Bu baskı ortamında ‘sinif.ru’ gibi sivil dijital girişimler, bir halkın varoluş şifresi olan ana dilini gelecek nesillere aktarabilmesi adına en kritik savunma mekanizmalarından biri haline geliyor.

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor" Haber

1944 Sürgünü için Ukrayna Parlamentosunda anlamlı sergi: "Dün Cezalandırılmadı, Bugün Tekrarlanıyor"

Ukrayna Parlamentosunda (Verhovna Rada), Sovyet rejiminin en karanlık suçlarından biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı konu alan "Dün Cezalandırılmadı; Bugün Tekrarlanıyor" başlıklı sergi açıldı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından, Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) desteğiyle hazırlanan sergi, Ukraynalı sanatçı Andriy Yermolenko tarafından hayata geçirildi. Sergi; Kırım'ın işgalden kurtarılması, insan hakları ve Ukrayna'nın yerli halklarının haklarının korunması uğruna verilen 12 yıllık mücadeleyi konu alan 17 posterden oluşuyor. Serginin açılışı, Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenine; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov katıldı. Sergi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü bir soykırım suçu olarak hatırlatmanın ötesinde, Sovyet rejiminin suçları ile Rusya Federasyonu'nun günümüzde Kırım Tatar ve Ukrayna halkına yönelik politikaları arasında paralellikler kurmayı amaçlıyor. Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk yaptığı açılış konuşmasında, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesinin, Rusya’nın işlediği suçlar karşısında uzun yıllardır süregelen cezasızlığının bir başka kanıtı olduğunu vurgulayarak, “Cezalandırılmayan kötülük tekerrür eder, cezalandırılmayan kötülük geri döner. Bugün görevimiz; hem parlamento düzeyinde hem de uluslararası toplum düzeyinde bu kötülüğün cezalandırılmasını sağlamak için gereken her şeyi yapmaktır.” ifadelerini kullandı. KTMM Başkanı Çubarov ise, "Bu sergi sadece 1944 trajedisini hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda cezalandırılmayan kötülüğün geri dönme eğiliminde olduğunun da bir kanıtı niteliğini taşıyor. Sergi, geçmiş ile günümüz arasındaki bağa ve layıkıyla mahkum edilmeyen suçların tekerrür edebileceğine dikkat çekiyor." şeklinde konuştu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, serginin Ukrayna Parlamentosunda düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Kırım Tatar halkının sürgününü bir "soykırım eylemi" olarak tanıyan ilk kurumun 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu olduğunu hatırlatan Bariyev, Rusya'nın 2014 yılındaki Kırım'ın işgalinin, aynı soykırımcı politikanın bir devamı olduğunun altını çizdi. Bariyev, “Bu bizim için sadece geçmişle ilgili bir mesele değil. Bu; adalet, tarihi hafıza ve gelecek meselesidir. Güçlerimizi birleştirdiğimiz, dünyayı bilgilendirdiğimiz ve mücadele ettiğimiz sürece adaleti, Kırım'ın işgalden kurtarılmasını ve Ukrayna'nın zaferini yakınlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov Rusya’nın “teröristler listesine” alındı Haber

Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov Rusya’nın “teröristler listesine” alındı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 22 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Kırım Tatarı savaş esiri Seyran Asanov’un, Rusya’nın “teröristler ve aşırılıkçılar” listesine dâhil edildiğini bildirdi. Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askerî Mahkemesi 2 Nisan 2026’da Kırım Tatar ve Ukraynalı aktivistlere baskı uygulamak için kurgulanan sözde "Numan Çelebicihan Taburu Davası" çerçevesinde Asanov’u 20 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Karara göre, Asanov’un cezasının ilk 5 yılını cezaevinde, kalan kısmını ise kolonide geçirmesi öngörüldü. SAVAŞ ESİRİ STATÜSÜNDE Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Asanov ve aynı taburdan diğer kişilerin Üçüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında savaş esiri sayıldığını vurgulayarak, bu kişilerin “terör faaliyetleri” değil, Ukrayna’yı savunma amacıyla savaştıklarını belirtti. Açıklamada, esirlerin sorgu görüntülerinin yayımlanmasının da uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğuna dikkat çekildi. GÖZALTI SÜRECİ Edinilen bilgilere göre, Asanov 26 Ağustos 2024’te söz konusu tabura katıldıktan kısa süre sonra, 18 Ekim 2024’te Donetsk bölgesindeki çatışmalar sırasında esir düştü. İlk olarak işgal altındaki Herson bölgesinde bulunan Çongar’daki bir gözaltı merkezinde tutulan Asanov, daha sonra Donetsk’e, ardından da Rostov-na-Donu’ya sevk edildi. Savaş esiri statüsünün International Uluslararası Kızılhaç Komitesi bünyesindeki Merkezi Arama Ajansı tarafından da teyit edildiği bildirildi. NUMAN ÇELEBİCİHAN TABURU NEDİR? Numan Çelebicihan Taburu fikri Ukrayna’da 2016 yılından beri tartışılıyordu. Bununla birlikte tabur resmî olarak, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal girişimi ve saldırısını başlattığı 24 Şubat 2022 tarihinden sonra kuruldu. Rusya Yüksek Mahkemesi, siyasi bir şekilde 1 Haziran 2022'de Numan Çelebicihan Taburu’nu sözde “terör örgütü” olarak tanıdı. Rus özel servisleri bu bahaneyi öne sürerek, Kırım Tatar halkına ve Ukraynalı aktivistlere karşı baskı uygulamaya başladı. EN AZ 66 KİŞİ ALIKONULUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre; işgalciler, 2014 yılından bu yana sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde; 19’u işgal altındaki Kırım’dan, 47'si işgal altındaki Herson bölgesinden olmak üzere toplamda en az 55 kişiyi alıkoydu. KIRIM TATARI RÜSTEM VİRATİ RUS ESARETİNDE CAN VERDİ 12 Mart 2025 tarihinde Rus işgal güçleri tarafından Herson bölgesinde sözde Numan Çelebicihan Taburu Üyesi olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati'nin, esaret altındayken hayatını kaybettiği öğrenildi. İŞGALCİLER, NUMAN ÇELEBİCİHAN DAVASINI KIRIM TATARLARINDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN KULLANIYOR KrımSOS İnsan Hakları Örgütü Uzmanı Yevgeniy Yaroşenko, bu hususta, “İşgalci Rus yönetimi, Numan Çelebicihan Taburu Davası'nı, Herson bölgesinde yaşayan Kırım Tatarlarından ‘Kırım’ın ablukası’ için intikam almak için kullanıyor”ifadelerini kullanmıştı.

Kırım’da siyasi tutsak sayısı ikiye katlandı: Geniş çaplı savaş sonrası baskılar zirveye ulaştı Haber

Kırım’da siyasi tutsak sayısı ikiye katlandı: Geniş çaplı savaş sonrası baskılar zirveye ulaştı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya'nın 24 Şubat 2022 yılında başlattığı geniş çaplı işgal girişiminden bu yana Kırım’daki siyasi baskıların korkutucu boyutlara ulaştığını açıkladı. Verilere göre yarımadadaki siyasi tutsak sayısı, geniş çaplı savaş öncesi döneme kıyasla yüzde yüzün üzerinde bir artış gösterdi. ​DÖRT YILDA 282 YENİ TUTSAK ​Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından işgal altındaki Kırım’da baskı düzeyinin keskin bir şekilde arttığını duyurdu. Bariyeva, son dört yıl içerisinde 282 kişinin daha siyasi nedenlerle alıkonulduğunu belirterek, bu rakamın 2022 öncesindeki toplam tutsak sayısını geride bıraktığına dikkat çekti. Hak savunucusu, her bir vakanın hukukçular ve analistler tarafından titizlikle incelendiğini ve yalnızca doğrulanmış bilgilerin kamuoyuyla paylaşıldığını vurguladı. SİYASÎ TUTSAK SAYISI: 520 ​Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından paylaşılan veriler, özellikle yerli halk olan Kırım Tatarlarının sistematik olarak hedef alındığını ortaya koyuyor. 15 Şubat 2022 tarihinde Kırım’da 169’u Kırım Tatarı olmak üzere toplam 238 siyasi tutsak bulunurken, 20 Nisan 2026 itibarıyla bu sayı 277’si Kırım Tatarı olmak üzere toplam 520’ye yükseldi. Mevcut durumda Rus cezaevlerinde ve tutukevlerinde 180’i Kırım Tatarı olmak üzere toplam 351 kişinin haksız yere parmaklıklar ardında tutulduğu bildirildi. "HER RAKAMIN ARDINDAN KIRILMIŞ BİR HAYAT VAR" Zarema Bariyeva, paylaşılan istatistiklerin sadece sayılardan ibaret olmadığını, her bir verinin işgalciler tarafından hayatı karartılan bir insanı temsil ettiğini ifade etti. Bu kişilerin Ukrayna devletinin korumasına ihtiyaç duyduğunu ve uluslararası toplumun desteğini beklediğini söyleyen Bariyeva, Kremlin’in sivil rehinelerinin özgürlüğü için ses çıkaran gazetecilere ve medya kuruluşlarına teşekkür etti. Kırım’daki yasa dışı tutuklamaların ve insan hakları ihlallerinin hem Ukrayna hem de dünya medyasında gündemde tutulmasının, adaletin tesisi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu Haber

Kırım’da basın özgürlüğü baskı altında: 25 gazeteci işgalci yönetimin hedefi oldu

Kırım Tatar Gazetecilik Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 2014 yılından bu yana en az 25 Kırımlı gazetecinin siyasi baskılara maruz kaldığını ve medya üzerindeki sistematik baskının bir "özgürlük krizine" dönüştüğünü duyurdu. Türk dünyasının büyük ismi, Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk dünyasına kazandırdığı en önemli miraslardan biri olan Tercüman gazetesinin yayın hayatına başladığı 10 Nisan tarihi, Kırım Tatar Gazetecilik Günü olarak kaydediliyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, 143 yıl önce millî uyanışın ve özgür basının simgesi olan bu mirasın, günümüzde işgal altındaki Kırım’da ağır bir darbe aldığı vurgulanarak, "İşgal altındaki Kırım’da medya ortamının mevcut durumu; bağımsız düşüncenin zulme uğradığı ve ifade özgürlüğünün fiilen yok edildiği derin bir özgürlük krizin örneğidir." denildi. 25 GAZETECİ ZULMÜN HEDEFİ OLDU Merkezin paylaştığı verilere göre, işgalci yönetim profesyonel gazetecileri ve yurttaş gazetecilik yapan aktivistleri sistematik olarak hedef alıyor. Bugüne kadar toplamda 25 Kırımlı gazeteci işgalci yetkililer tarafından kovuşturmaya uğradı, gözaltına alındı veya hapsedildi. Özellikle Kırım Tatarca yayın yapan "Qırım" gazetesi örneğinde olduğu gibi, yayın organları "bilgiyi çarpıtma" veya "ifade özgürlüğünü kötüye kullanma" gibi asılsız iddialarla baskı altına alındı. Editörlerin evlerine düzenlenen baskınlar ve el konulan ekipmanlar, bağımsız gazeteciliği susturma politikasının birer parçası olarak kayıtlara geçti. 21 İSİM HALEN ALIKONULUYOR Açıklamada, Kırım’daki gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilerin bedel ödemeye devam ettiği hatırlatılırken şu ifadelere yer verildi: Şu an itibarıyla 21 gazeteci Rus cezaevlerinde hukuksuz bir şekilde alıkonuluyor. Bunlar: Aziz Azizov, Amet Süleymanov, Asan Ahtemov, Volodımır Dudka, Vilen Temeryanov, Gennadiy Osmak, Dmıtro Shtıblikov, Ernes Ametov, Irına Danılovıç, Irına Levçenko, Marlen Asanov, Osman Arifmemetov, Aleksey Bessarabov, Remzi Bekirov, Ruslan Süleymanov, Rüstem Osmanov, Rüstem Şeyhaliyev, Seyran Saliyev, Sergey Tsıgipa, Server Mustafayev, Timur Ibragimov. Diğer dört isim; Nariman Celâl, Mıkola Semena, Nariman Memedeminov ve Vladıslav Yesıpenko, esir takasları kapsamında veya yasa dışı hapis cezalarının sona ermesinin ardından serbest bırakıldılar. “KIRIM TATAR GAZETECİLERİ MÜCADELEYİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEDİR” İşgalin başladığı 2014 yılından bu yana uygulanan baskıların, birçok profesyonel gazeteciyi can güvenliği nedeniyle yarımadayı terk etmeye zorladığını belirten Kırım Tatar Kaynak Merkezi, “Günümüzde Kırım, Avrupa'da gazetecilik faaliyeti yürütmek için en tehlikeli bölgelerden biri haline gelmiştir. Buna rağmen Kırım Tatar gazeteciler; hakikat, halkları ve ifade özgürlüğü uğruna verdikleri mücadeleyi kararlılıkla sürdürmektedirler.” şeklinde vurguladı.

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti Haber

Rus işgal yönetimi Kırım'da 2 ayda 10 kişiyi "terörist" ilan etti

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgal yönetiminin 2026 yılının şubat ve mart aylarında 10 Kırım sakinini daha resmî "aşırılıkçı ve teröristler" listesine eklediğini duyurdu. Ukrayna vatandaşlarını hedef alan bu hamle, yarımadadaki muhalif sesleri ekonomik ve sosyal olarak tamamen yalnızlaştırmayı amaçlayan sistematik bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamaya göre, Rusya Federasyonu'nun "terörizm ve aşırılıkçı faaliyetlere karıştığına dair bilgi bulunan kuruluşlar ve şahıslar" listesine eklenen isimler arasında Akmescit (Simferopol), Akyar (Sivastopol), Kerç, Kefe (Feodosiya) ve Alupka gibi şehirlerden farklı yaş gruplarına mensup bireyler bulunuyor. Listeye dahil edilen isimler arasında Maksım Suprun, Dmıtro Girenko, Kostyantın Kolçenko, Anna Moroz (Panova), Viktor Bondarenko, Oleksandr Rebedak, Andriy Blohin, Dmıtro Dolgopolov, Danilo Romanov ve İvan Ulanovskiy yer alıyor. Eskender Bariyev, bu kişilerin listeye eklenmesinin herhangi bir hukuki dayanaktan ziyade, işgal politikalarına karşı duran veya Ukrayna kimliğini koruyan bireylere yönelik doğrudan bir siyasi yıldırma çabası olduğunu vurguladı. "EK BİR CEZA VE ARTAN BASKI" Bir kişinin söz konusu listeye dahil edilmesinin, Rus mevzuatına göre ağır yaptırımları beraberinde getirdiğini belirten Bariyev, “İlgili şahısların tüm banka hesapları bloke edilirken, mülkleri üzerinde tasarruf hakları kısıtlanıyor ve bu durum kişileri fiili bir ekonomik izolasyona sürüklüyor. Ukrayna vatandaşlarının bu listeye dahil edilmesi genellikle siyasi amaçlı cezai kovuşturmalara dayanıyor ve bu da bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Bu tür durumlarda mali kısıtlamalar ek bir ceza biçimi ve artan bir baskı haline geliyor." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.