SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Kaynak Merkezi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Kaynak Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Kaynak Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar siyasi tutsak Server Mustafayev’den zindandan mektup: "Öz vatanımızda efendi olarak kalacağız" Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Server Mustafayev’den zindandan mektup: "Öz vatanımızda efendi olarak kalacağız"

İşgalci Rusya tarafından haksız yere 14 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırım Tatar siyasi tutsak, insan hakları savunucusu, yurttaş gazeteci Server Mustafayev, alıkonulduğu Rus cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Mustafayev mektubunda, Rus işgal rejiminin baskılarına maruz kalan soydaşlarına destek mesajı vererek Kırım Tatarlarını birlik ve beraberliğe çağırdı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev sosyal medya hesabı üzerinden siyasi tutsağın kaleme aldığı mektubunu paylaştı. Mustafayev, mektubunda ailesiyle görüşmesine imkan sağlayan ve sürekli dayanışma gösteren Kırım Tatar halkına teşekkür etti. "YENİ İFTİRALAR VE BASKILAR KENDİ TOPRAĞIMIZI TERK ETMEMİZE NEDEN OLMAMALI" Görüşme sırasında vatan Kırım'dan hem sevindirici hem de endişe verici haberler aldığını belirten Mustafayev, mektubunda şu ifadelere yer verdi: Her şeye rağmen Kırım'da kalan Kırım Tatarları bir kez daha ağır imtihanlardan geçmek zorunda kalıyor. Bu dönemde yaşananları atlatmak zor, ancak hem bugünümüz için hem de gelecek nesiller için çok önemli. Son yıllarda cesur gençlerimize yönelik yeni iftiraların ve baskıların nasıl arttığına hep birlikte şahit oluyoruz. Ancak yalanlara boyun eğmeyerek, birbirimize destek olarak bir halk olarak güçlü kalacak; Kırım'da yaşamaya, dini ve kültürel geleneklerimizi korumaya devam edeceğiz." Halkını sabırlı olmaya davet eden Mustafayev, nisan ayı sonunda kendi ailesinin ve evinin de savaşın yıkıcı etkilerinden zarar gördüğünü aktararak, "İki güç çatıştığında olan sıradan insanlara oluyor. Nisanda benim ailem de bu imtihandan geçti. Ancak değerli toplumumuzun desteği sayesinde bu korkunç imtihanı kolayca atlattık." dedi. "KIRIM'DAN GİTMEK ÇÖZÜM DEĞİL, BİZİM BAŞKA BİR EVİMİZ YOK" Kırım Tatarlarının öz vatanlarında kalmaları gerektiğinin altını çizen insan hakları savunucusu mektubunu şu sözlerle tamamladı: Bazıları Kırım'dan ayrılmamız gerektiğini söylüyor. Peki bizi nerede bekliyorlar? Başka nerede bir ana vatanımız var? Tabii ki son yıllarda Kırım'dan ayrılanlar oldu, münafık hainler de kendilerini gösterdi. Fakat halkımızın büyük çoğunluğu öz vatanı Kırım'da yaşamaya devam ediyor. Birliğimiz, inancımız ve geleneklerimiz temelimiz olarak kaldığı sürece, Allah'ın izniyle bu günleri de atlatacak ve öz toprağımızın efendisi olarak kalacağız.

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında Haber

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında

10 Eylül Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Ukrayna ana karasında Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için adımlar atılırken, Rus işgal altındaki Kırım'da yerli halkın dilinin varoluşsal bir tehdit ve ağır baskılar altında olduğunu vurguladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, işgalci Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini sözde "resmi dil" olarak tanımasına rağmen, resmi kurum internet sayfalarında Kırım Tatarca sürümlere yer verilmediği, resmî yazışmaların yalnızca Rusça yürütüldüğü ve Kırım Tatarca konuşan çalışanların işten çıkarılmayla tehdit edildiği belirtilerek, “Bu uygulamalar, Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Sözleşmesi’nin 2, 8, 15 ve 17. maddelerinin açık ihlalidir.” denildi. MAHKEMELERDE ANA DİL YASAĞI VE EĞİTİMDE SİSTEMATİK ERİME İşgalci yargı organlarının, Kırım Tatar siyasi tutsakların "duruşmaları" sırasında ana dillerinde konuşmalarını en az 16 kez yasakladığına dikkat çekilen açıklamada, “Remzi Bekirov, Riza İzetov, Raim Ayvazov, Şaban Umerov, Farhod Bazarov, Ruslan Süleymanov, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Yaşar Muyedinov, Servet Gaziyev, Erfan Osmanov, Lenur Halilov ve Raif Fevziyev gibi siyasi tutsaklar, mahkeme salonunda Kırım Tatarca konuştukları için hakim kararıyla salondan çıkarıldı veya engellendi.” şeklinde kaydedildi. İşgal öncesinde Kırım’da Kırım Tatar dilinde eğitim veren 15 okul ve 384 sınıf bulunurken, işgal yönetimi okulların statüsünü değiştirerek bu sayıyı düşürdü. İşgalci yönetiminin verilerine göre, Kırım Tatarca eğitim veren okul sayısı 7’ye düşürüldü, 3 okul karma statüye geçirildi, 6 okulun ise özel statüsü kaldırılarak genel eğitim okuluna dönüştürüldü. Anadilde eğitim veren sınıf sayısı 384'ten 119'a geriledi. Kırım Tatarca eğitim yalnızca 9. sınıfa kadar ve velilerin yazılı başvurusu şartıyla sınırlandırıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Okul yönetimlerinin velilere ‘Kırım'da tek bir anadil vardır, o da Rusçadır’, ‘Sınıf ve öğretmen yok’ veya ‘Ders kitabı yetersiz’ gibi gerekçelerle baskı yapıyor. Ayrıca velileri dilekçelerini geri çekmeye zorlandığı ve Kırım Tatar dili ve edebiyatı ders saatlerinin kısıtlandığı tespit edildi.” ifadeleri kullanıldı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİ'NDEN MÜCADELE VURGUSU Kırım Tatar Kaynak Merkezi, ana dilin korunmasının ancak devlet desteği, etnik medyanın (radyo, gazete, dijital içerik) güçlendirilmesi ve nitelikli eğitim kadrolarının yetiştirilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Merkez, Kırım Tatar dil ve edebiyatının toplumsal, eğitsel ve kültürel alanda hak ettiği yeri alması için uluslararası alandaki hukuki ve kamuoyu çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi. 10 EYLÜL KIRIM TATAR DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlanıyor. Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti. 10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI 10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor. Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmamış olabilir; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı Haber

İşgalciler Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’un cezasını 21 yıla çıkardı

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Rus işgalcilerin 27 yaşındaki Kırım Tatar siyasi tutsak Mamut Belyalov’a yönelik zulmü derinleştirdiğini duyurdu. İşgalci mahkeme tarafından kurgulanmış "vatana ihanet" davası kapsamında ikinci kez yargılanan Belalov’un hapis cezası 21 yıla yükseltildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, İçki (Sovetskoye) kasabası sakini Mamut Belyalov ilk olarak Kasım 2024'te sözde "suikasta yardım", "yasa dışı silah ve patlayıcı bulundurma" suçlamalarıyla 12 yıl hapis cezasına ve sözde Kırım Turizm Bakanı Vadim Volçenko'ya 1 milyon ruble tazminat ödemeye mahkûm edilmişti. Aralık 2025'te temyiz mahkemesi bu cezayı 11 yıl 6 aya indirmişti. HAKKINDA YENİ DAVA AÇILDI Öte yandan sözde mahkeme kararı açıklandıktan hemen sonra Belyalov hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı. İşgalci Rus makamlarının yeni iddialarına göre Belyalov, 2022 yazında Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile iletişime geçerek Vadim Volçenko'ya yönelik suikast hazırlığına katıldı. Belyalov'un tetikçiye para, silah, mühimmat ve patlayıcı teslim edeceği, ancak Rus işgal güçleri (FSB) tarafından yakalanması sebebiyle bu eylemi gerçekleştiremediği öne sürüldü. Soruşturma sürecinde Belyalov, Akmescit (Simferopol) tutukevinden sık sık FSB binasına götürülerek psikolojik işkenceye maruz bırakıldı. Aile görüşmeleri kılıfı altında ses ve görüntü kaydı alınan odalarda Belyalov ve akrabaları, Ukrayna'ya destekleri ve "özel askerî harekât" (Rusya'nın Ukrayna'nın işgaline verdiği isim) hakkındaki görüşleri sorgulanarak provokasyonlara maruz bırakıldı. Öte yandan, Belyalov'un 2022 yılındaki ilk alıkonulması sırasında kullandığı VAZ 2111 markalı otomobiline dahi olaydan 4 yıl sonra (27 Mayıs 2026 tarihinde) el konuldu. "SÜRESİ BİTEN TUTSAKLARA İKİNCİ CEZA VERİLİYOR" Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Bariyev, Belyalov dosyasının münferit bir olay olmadığını vurguladı. İşgalci yönetimin ceza sürelerini tamamlayan ya da hapiste bulunan Ukrayna vatandaşlarına ek dosyalar açarak ceza sürelerini uzatmayı bir yöntem hâline getirdiğini belirten Bariyev; Serhiy Lıhomanov, Hennadiy Lımeşko ve Oleksandr Doljenkov gibi siyasi tutsakların da cezaları bittikten hemen sonra ikinci kez mahkûm edildiklerini hatırlattı.

Rusya'nın “aşırılıkçı ve terörist” listesine Kırım ve işgal altındaki bölgelerden 33 kişi eklendi Haber

Rusya'nın “aşırılıkçı ve terörist” listesine Kırım ve işgal altındaki bölgelerden 33 kişi eklendi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, resmî sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada Rusya'nın yalnızca 2026 yazında Kırım, Herson ve Zaporijjya'dan 33 kişiyi sözde "teröristler ve aşırılıkçılar" listesine aldığını bildirdi. RUSYA, SÖZDE LİSTEYİ SİSTEMATİK BİR BASKI UNSURU OLARAK KULLANIYOR Söz konusu uygulamanın uzun zamandır devam ettiğini belirten Bariyeva, Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım ile Ukrayna’nın Herson (Kherson) ile Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin Rus işgali altında olan noktalarında yerel halka baskı uygulamak, her türlü sivil direnişi ve farklı görüşü bastırmak amacıyla sistematik olarak bu yönteme başvurduğunu ifade etti. ZAREMA BARİYEVA, SÖZDE LİSTEYE ALINANLARIN İSİMLERİNİ PAYLAŞTI Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü, işgal altındaki Kırım’da 2026 yazı içerisinde 14, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde ise 19 kişinin sözde listeye alındığını kaydetti. Kırım’da haziran ayında 7, temmuz ayında 4 ağustos ayında ise 3 kişi; Zaporijjya ve Herson bölgelerinde ise haziran ayında 9, temmuz ayında 4, ağustos ayında ise 6 kişi Rusya tarafından sözde “terörist ve aşırılıkçı” olarak ilan edildi. “VATANDAŞLARIMIZIN BU TÜR LİSTELERE ALINMASI ADELETE DEĞİL, SİYASİ BASKI VE ZULME İŞARET ETMEKTEDİR” Bariyeva, açıklamasına son olarak şu ifadelere yer verdi: Vatandaşlarımızın bu tür listelere alınması adalete değil, siyasi baskı ve zulme işaret etmektedir. Bu durumun en vahim yanı ise söz konusu kararların siyasi saiklerle yürütülen davalar kapsamında, çoğu zaman da herhangi bir mahkeme hükmü olmaksızın alınmasıdır. Bu durum, masumiyet karinesi ilkesini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Rusya, bu mekanizmayı Ukrayna yanlısı tutumlarını açıkça ortaya koyan kişilere karşı ek bir intikam ve cezalandırma aracı olarak kullanmaktadır.

Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile AGİT temsilcileri görüştü: İnsan hakları ihlalleri belgelenmeye devam edecek Haber

Kırım Tatar Kaynak Merkezi ile AGİT temsilcileri görüştü: İnsan hakları ihlalleri belgelenmeye devam edecek

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (CTRC) ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) temsilcileri bir araya geldi. Çalışma toplantısına, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Merkez Müdürü Zarema Bariyeva ile Merkez Avukatı Ludmila Korotkıh’ın (Lyudmila Korotkykh) yanı sıra ODIHR Başkanı Şan (Shan) Patel ile Araştırma Görevlisi Orse Bonev ve Palina Şçerbava (Shcherbava) katıldı. KIRIM’A YÖNELİK BİR İNSANİ MÜDAHALE PLANININ OLUŞTURULMASI GEREKİYOR Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım ile Ukrayna’nın Herson (Kherson) ve Zaporijjya (Zaporizhzhia) bölgelerinin işgal altındaki noktalarında yaşanan insan hakları ihlallerinin ele alındığı toplantıda Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Rusya tarafından uygulanan siyasi baskılar ve yasa dışı gözaltı, tutuklama ve sözde mahkûmiyet kararlarına ilişkin güncel verileri paylaştı. Rusya tarafından baskılara maruz kalan, tecrit edilen ve kimliği belirlenen Ukrayna vatandaşlarının sayısına da ayrıca dikkat çekildi. Bununla birlikte, hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de AGİT çatısı altında Kırım Tatarları başta olmak üzere Kırım’a yönelik bir insani müdahale planının oluşturulması gerektiği ifade edilirken bu konunun Yarımada’daki gerginliğin yükselmesi ve Rusya’da eylül ayında ilan edilmesi beklenen olası bir seferberlik bağlamında önem taşıdığı belirtildi. ALIKONULAN UKRAYNA VATANDAŞLARININ GEREKLİ BELGELERE ERİŞİMİ GÖRÜŞÜLDÜ Öte yandan Kırım Tatar Kaynak Merkezi temsilcileri, Rusya tarafından alıkonulanlar başta olmak üzere Ukrayna vatandaşlarının üçüncü ülkelerde dahi ihtiyacı olan belgelere ulaşabilmelerini sağlayacak mekanizmalar üzerinde uluslararası ölçekteki çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Rusya’nın Kırım Tatar Kaynak Merkezine ve merkez çalışanlarına yönelik baskıları ile sözde “yabancı ajan” olarak ilan ettiği ve 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerine son vermek mecburiyetinde kalan Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) insan hakları girişimine yönelik uyguladığı baskılar da görüşme kapsamında mercek altına alındı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİNİN ÇALIŞMALARI, AGİT RAPORLARI ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Bariyev, KTMM’nin Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından Kırım Tatar halkının temsilci organı olarak hukuki statüsünün resmen tanınmasına verilen katkılardan ötürü AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi ile AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği Ofisine teşekkürlerini iletti. AGİT temsilcileri ise nitelikli ve doğrulanmış bilgiler için Kırım Tatar Kaynak Merkezine teşekkürlerini ifade ederek Merkezin AGİT raporları açısından büyük önem taşıyan bilgiler sağladığını dile getirdi. Taraflar, insan hakları ihlallerinin belgelenmesi ve işgal altındaki Ukrayna topraklarındaki duruma uluslararası toplumun dikkatini çekmek adına çalışmalarını sürdürmekte mutabakata vardı.

Rusya’nın Kırım’da hiçbir hukuki statü tanımadan alıkoyduğu 12 kişinin daha kimliği tespit edildi! Haber

Rusya’nın Kırım’da hiçbir hukuki statü tanımadan alıkoyduğu 12 kişinin daha kimliği tespit edildi!

Kadim Türk yurdu Kırım, 2014 yılından beri Rus işgali altında bulunuyor. Rus işgalciler, Kırım Tatarları başta olmak üzere yarımada halkının insan haklarını ihlal ederek Kırımlıları çeşitli zulümlere maruz bırakıyor. Rusya tarafından hürriyetinden mahrum bırakılan Kırımlılar ise tecrit edilerek insanlık dışı muamelelere maruz kalıyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi (CTRC) Müdürü Zarema Bariyeva, resmî sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2 aylık titiz çalışma sonucunda Rus işgalcilerin yıllarca hiçbir hukuki statü tanımadan, düzenli olarak işkenceye maruz bırakarak alıkoyduğu ve Akmescit (Simferopol) 2 No’lu tutukevinde gizli hücrelerde sakladığı 12 kişinin daha kimliğinin tespit edildiğini bildirdi. “YAŞANANLARI ANLATMAYA KELİMELER KİFAYETSİZ KALIYOR” Bariyeva, “Yaşananları anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalıyor. Geride, Kırım’daki yakınları ve aktivistlerle gerçekleştirdiğimiz yüzlerce görüşme var. Elimizde, yakınlarının nihayet bu kişilerin işlemedikleri suçlar nedeniyle Ukrayna vatandaşlarının işgalci yönetim tarafından nerede saklandığını öğrenebildiği yeni bir isim listesi bulunuyor.” ifadelerini kullandı. Resmî sosyal medya hesabından 22 Haziran’da yaptığı paylaşımda söz konusu kişilerin kimler olduğunu detaylıca açıkladığını hatırlatan Bariyeva, “Bu kişiler, Rusya’nın kamuoyunun gözünden uzak tuttuğu ve yıllarca hiçbir hukuki statü tanımadan, düzenli olarak işkenceye maruz bırakarak alıkoyduğu insanlardır. İşgalciler, bazen ancak belirli sayıda yıl geçtikten sonra ‘merhamet gösterip’ onları ‘serbest bırakabilir’.” dedi. “KIRIM, VATANDAŞLARIMIZIN TECRİT EDİLDİĞİ VE İŞKENCE GÖRDÜĞÜ BİR AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Öte yandan “Kırım uzun zamandır, işgal güçlerinin hem Ukraynalı sivil rehineleri hem de savaş esirlerini getirdiği büyük bir dağıtım merkezine dönüşmüş durumda.” şeklinde konuşan Bariyeva, Ukrayna’nın farklı farklı bölgelerinden insanların Rus işgalciler tarafından Yarımada’daki tutukevlerine götürüldüğünü kaydederek bu süreçteki hukuksuzluğa dikkat çekti. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin bu suçları belgelemeye yönelik çalışmalarının aralıksız olarak devam ettiğini aktaran Bariyeva, “Tüm medeni dünyanın şunu bilmesi için sistemli şekilde çalışmaya devam edeceğiz: İşgalcilerin elinde Kırım, bir zamanlar dünyaca ünlü bir tatil beldesiyken vatandaşlarımızın tam bir hukuki tecrit altında tutulduğu ve işkence gördüğü bir açık hava hapishanesine dönüştürüldü.” değerlendirmesini yaptı. “PUTİN DURDURULMAZSA DAHA BÜYÜK BİR TERÖR DALGASIYLA KARŞI KARŞIYA KALACAĞIZ” Kırım başta olmak üzere Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarının ancak tamamen kurtarıldığı takdirde bu baskı mekanizmasının durdurulabileceğini kaydeden Bariyeva, Rus saldırganlığına karşı direnmek için son derece ağır bir bedel ödendiğini ifade etti. Rus işgalcilerin yaşattığı zulmü yalnızca Ukrayna’nın değil, tüm dünyanın dikkate alması gerektiğini belirten Bariyeva, “Putin bugün durdurulmazsa daha da büyük bir terör dalgasıyla karşı karşıya kalacağız.” dedi. Ayrıca Bariyeva, şu değerlendirmelerde bulundu : Tüm bu insanların yakın zamanda takas listelerine alınacağını ve Ukrayna’nın yalnızca vatandaşlarını değil, topraklarını da geri alabileceğini, ayrıca Rusya’nın tüm savaş suçlularının hak ettikleri cezaya çarptırılacağını içtenlikle umut ediyorum. Bariyeva'nın açıkladığı listeye göre alıkonulan Kırımlıların listesi şu şekilde: İhor Viktorovıç Pohribniy (Ihor Viktorovych Pohribnyi) 1994 ve Akyar (Sivastopol) doğumlu. Anatoliy Vitaliyovıç Yemets (Anatolii Vitaliyovych Yemets), 1973 ve Vinnıtsya (Vinnytsia) doğumlu, Koreyiz kasabasında ikamet ediyor. Vlada Eskenderivna Sahermanova, 2004 ve Keriç (Kerç) doğumlu. Oleh Serhiyovıç Hermanenko (Oleh Serhiyovych Hermanenko), 2000 ve Keriç (Kerç) doğumlu. İlliya Volodimirovıç Naboyçenko (İllia Volodymyrovych Naboychenko), 2004 ve Yeni Kapı (Krasnoperekopsk) doğumlu. Selim Dilyaverovıç Edemov, 2007 ve Akmescit (Simferopol) doğumlu. Dmitro Hennadiyovıç Sizintsev (Dmytro Hennadiyovych Sizintsev), 1993 ve Krıvıy Rih (Kryvyi Rih) doğumlu, Alupka’da ikamet ediyor. Anatoliy Anatoliyovıç Babiy (Anatolii Anatoliyovych Babiy) Volodımır Oleksandrovıç Yakovenko (Volodymyr Oleksandrovych Yakovenko) Yevhen Vyaçeslavovıç Anohin (Yevhen Vyacheslavovych Anokhin) Maksım Viktorovıç Ovçınnikov (Maksym Viktorovych Ovchynnikov) Yaroslav Şişkov (Yaroslav Shishkov)

Kıyiv’de "Çalınan Mutluluk" sergisi: Rus esaretindeki sivil tutsakların hikâyeleri sanatla anlatıldı Haber

Kıyiv’de "Çalınan Mutluluk" sergisi: Rus esaretindeki sivil tutsakların hikâyeleri sanatla anlatıldı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de 19 Ağustos tarihinde, Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulan sivil tutsaklara ithaf edilen "Çalınan Mutluluk" başlıklı resim sergisinin tanıtımı gerçekleştirildi. “Özgür Siviller” sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenen sergide yer alan 16 kolaj tablo, Rusya Federasyonu tarafından özgürlüğünden mahrum bırakılan binlerce Ukraynalı sivilin ve ailelerinin gerçek yaşam öykülerini anlatıyor. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARININ HİKÂYELERİ DE YER ALDI Serginin açılışında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi İletişim Müdürü Valentına Manjula, sivil tutsakların serbest bırakılması için yürütülen ortak mücadelenin önemine dikkat çekti. Kırımlı siyasi tutsaklar Serhiy Lıhomanov, Rüstem Gugurik ve Serhiy Tsıhıpa’nın hikâyelerini anlatan Manjula, "Topyekun işgalin başlangıcından bu yana Kırım Tatar Kaynak Merkezi; işgal altında bulunan Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde işgalciler tarafından 'incommunicado' (dış dünyayla iletişimi kesilmiş) statüsünde yasa dışı olarak alıkoyulan insanlara ilişkin 99 vakayı kamuoyuna duyurdu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi ekibi, tutsakların yakınlarıyla birlikte, Ukrayna'nın işgal edilmiş topraklarında ve Rusya Federasyonu bölgesinde yasa dışı şekilde tutulan kişilerin bulunduğu yerlerin tespiti için elinden gelen tüm çabayı gösteriyor." dedi. Çalınmış Mutluluk sergisi; hâlen yasa dışı tutuklu bulunan insanları sanat aracılığıyla hatırlatan, topluma ve uluslararası kamuoyuna onların özgürlüğü için verilen mücadeleyi durdurmama çağrısında bulunan platformlardan biri oldu.

Rusya, ABD merkezli Kırım Tatar Vakfını "istenmeyen kuruluş" ilan etti Haber

Rusya, ABD merkezli Kırım Tatar Vakfını "istenmeyen kuruluş" ilan etti

Rusya Federasyonu Başsavcılığı, Amerika Birleşik Devletleri merkezli Kırım Tatar Vakfı (Crimean Tatar Foundation) adlı sivil toplum kuruluşunu "istenmeyen kuruluşlar" listesine dahil etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya Başsavcılığı tarafından yayımlanan kararda, vakfın 2021 yılında kurulduğu ve New York merkezli faaliyet gösterdiği iddia edildi. Ancak Kırım Tatar Vakfını resmi internet sayfasında kuruluş tarihinin 2023 olduğu bilgisi yer alıyor. Rus makamları, vakfın Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine insansız hava araçları (İHA), koruyucu askerî teçhizat, jeneratör, araç ile haberleşme ve gözetleme ekipmanı sağladığını öne sürerek karara gerekçe gösterdi. Rusya Başsavcılığı ayrıca, vakfın Kırım Tatar halkının sürgün tarihine ilişkin konferanslar, sergiler ve paneller düzenlediğini; Kırım'ın Rusya tarafından işgal edildiği ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırganlık politikaları yönünde kamuoyu oluşturduğunu belirtti. KIRIM TATAR KURUMLARINA YÖNELİK BASKILAR DEVAM EDİYOR İşgalci Rusya Federasyonu, Kırım Tatar milli kurumlarına ve bağımsız medyaya yönelik baskı politikasını aralıksız sürdürüyor. İşgal yönetimi, Kırım Tatar halkının meşru temsil organı Kırım Tatar Millî Meclisini (KTMM) 2016 yılında sçzde "aşırılıkçı örgüt" ilan ederek tüm faaliyetlerini yasaklamıştı. Baskı ağını zamanla genişleten Moskova; Kırım Haber Ajansı (QHA), ATR Televizyonu ve Avdet Gazetesi gibi Kırım Tatar medya kuruluşlarının yayınlarını durdurup faaliyet imkanı ve şansı vermedi, 2024 yılında ise Kırım Tatar Kaynak Merkezini "istenmeyen kuruluş" listesine dahil etti. Son olarak Rusya Adalet Bakanlığı, 26 Haziran 2026’daki Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara daha imza attı. Bakanlık; Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil insan hakları hareketini ve bünyesindeki çok sayıda gazeteci, aktivist ile insan hakları savunucusunu resmen "yabancı ajan" ilan etti.

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi Haber

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (KTRM), BM Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) 19. oturumu kapsamında Cenevre'de önemli bir panel düzenledi. "Çatışma ve Çatışma Sonrası Yeniden İnşa Koşullarında Yerli Halklar" başlıklı etkinlik, Kırım Tatarlarının yaşadığı hak ihlallerini dünya kamuoyuna sundu. Panel öncesinde, Ukrayna kökenli ABD’li yönetmen Krıstına Paşçın’ın (Christina Paschin) Kırım Tatar halkının kimlik mücadelesini ve Rus işgalinin sonuçlarını anlatan Hafızaya Kazınanlar (Etched in Memory) adlı belgeselinin fragmanı gösterildi. "BU SADECE TOPRAK İŞGALİ DEĞİL, KİMLİĞİ SİLME GİRİŞİMİ” Ukrayna’nın BM Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Yevgeniy Tsımbalyuk, panelin açılış konuşmasında Rusya’nın emperyalist hırslarına dikkat çekerek şunları kaydetti: Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sadece bir toprak gaspı değildir. Bu, milli kimliği silmeye, tarihi yeniden yazmaya ve kendi emperyal anlatılarını dayatmaya yönelik geniş bir politikanın parçasıdır. Rusya, işgal altındaki Ukrayna topraklarında Ukraynasızlaştırma, zorunlu asimilasyon ve demografik yapıyı değiştirme politikası uygulayarak, işgal altında yaşayan insanların temel haklarını ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ediyor. DOKUZ YILDA 10 BİNDEN FAZLA İNSAN HAKLARI İHLALİ Etkinlikte söz alan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki güncel hak ihlallerine ilişkin raporu paylaştı. “Savaş suçlarının ve insan hakları ihlallerinin temel nedeni işgaldir.” diyen Bariyev, yaşanan baskıların tesadüfi olmadığını, Rus Çarlığı’nın 1783’teki işgali ve Sovyet rejiminin 1944’teki sürgünüyle başlayan soykırım politikasının modern şekliyle bir devamı olduğunu belirtti. Merkezin verilerine göre 2017-2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 bin 727 temel insan hakkı ihlali yaşandı ve bu ihlallerin 7 bin 166’sı doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Bölgede 545 siyasi amaçlı ceza davası açıldığı, 183'ü Kırım Tatarı olmak üzere 372 siyasi tutsak bulunduğu, 61 kişinin öldürüldüğü ve 29 kişinin zorla kaybedildiği açıklandı. Bariyev ayrıca, 2024-2025 yıllarında 30 kadının tutuklandığını, toplamda ise 84 kadının (20'si Kırım Tatarı, 1'i Karay Türkü) adli takibata uğradığını belirterek, Rusya’nın ceza hukukunu muhalif kimliği bastırmak için bir araç olarak kullandığını vurguladı. “Bugün Ukrayna'nın yerli halkları, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklar, açık siyasi ve hukuki korumaya ihtiyaç duyuyor.” diyen Bariyev uluslararası topluma; Kırım Tatar halkına yönelik sistemli baskıların insanlığa karşı suç olarak tanınması, baskılardan sorumlu kişilere yönelik bireysel yaptırımların ve uluslararası ceza mekanizmalarının güçlendirilmesi, siyasi tutsakların korunması ve yerli halk temsilcilerinin Kırım’ın işgalden kurtarma süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu. RUSYA İÇİNDEKİ AZINLIKLAR DA TEHLİKEDE Panelde konuşan Sami halkı ve Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesi (ICIPR) Temsilcisi Andrey Danilov ise Rusya Federasyonu içindeki yerli halkların durumuna değindi. Danilov, bu halkların onlarca yıldır yoğun bir Ruslaştırma politikasına maruz kaldığını ve dillerini kullanmalarının yasaklandığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta yerli halkları orantısız bir şekilde askere aldığını vurgulayan Danilov, bu durumun zaten sayıca az olan bu halklar için ciddi bir demografik tehdit oluşturduğunu ve bu suça ortak edilmemeleri gerektiğini ifade etti. Panelin moderatörü, Kırım Tatar Kaynak Merkezi hukukçusu Lyudmyla Korotkıh, Rusya’nın işlediği suçların belgelenmesinin gelecekte adaletin sağlanması için en temel şart olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.